All practice questions

6755 questions

Question 1381Question

Cümlede yüklemin bildirdiği ve öznenin gerçekleştirdiği işten etkilenen, belirtme durum eki almamış ögeye belirtisiz nesne denir. Belirtisiz nesneyi doğru bulabilmek için öncelikle yüklem ve özne tespit edilmeli, ardından yükleme "ne" sorusu yöneltilmelidir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemden etkilenen öge belirtisiz nesne görevindedir?

Show answer & explanation

Answer: Son yapıtıyla büyük beğeni toplayan şair, modern insanın yalnızlığını dile getirdiği şiirlerinde çarpıcı imgeler kullanmış.

Answer

Modern insanın yalnızlığını dile getirdiği şiirlerinde çarpıcı imgeler kullanmış cümlesindeki 'çarpıcı imgeler' ifadesi belirtisiz nesnedir.
Şairin şiirlerinde kullandığı ögeyi bulmak için özne tespit edildikten sonra sorulan 'Ne kullanmış?' sorusu 'çarpıcı imgeler' sıfat tamlamasını verir. Bu öge belirtme durum eki almadığı için belirtisiz nesnedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlenin yüklemini ve öznesini doğru şekilde belirlemek.
Yüklem 'kullanmış' (etken fiil), özne 'Son yapıtıyla büyük beğeni toplayan şair' olarak tespit edilir.
Nesne aranmadan önce öznenin bulunması, belirtisiz nesne ile öznenin karıştırılmasını engeller.
2
Özne belirlendikten sonra yükleme 'ne' sorusunu yöneltmek.
'Ne kullanmış?' sorusuna 'çarpıcı imgeler' cevabı alınır.
Yalın durumdaki bu söz öbeği eylemden etkilenen ögedir ve belirtisiz nesneyi oluşturur.

Key Concept

Belirtisiz Nesne
Question 1382Question

(I) Permafrost, en az iki yıl boyunca kesintisiz olarak donmuş halde kalan toprak, kaya ya da organik madde katmanını ifade eden coğrafi bir terimdir. (II) Genellikle kutup bölgelerinde ve yüksek dağ zirvelerinde karşımıza çıkan bu donmuş tabakalar, yeryüzünün karasal alanlarının önemli bir bölümünü kaplar. (III) İçlerinde binlerce yıllık bitki ve hayvan kalıntılarını barındıran bu yapılar, organik karbonu atmosferden uzak tutarak gezegenin karbon dengesinde kritik bir rol üstlenir. (IV) Son yıllarda küresel sıcaklıkların hızla artması, bu hassas donmuş toprakların yapısında ciddi bozulmalara yol açmaktadır. (V) Sıcaklık artışıyla çözülen topraktan atmosfere salınan yüksek miktardaki metan ve karbondioksit gazları, sera etkisini daha da kuvvetlendirmektedir. (VI) Bilim insanları, bu çözülmenin yarattığı geri besleme döngüsünün önümüzdeki yıllarda iklim krizini daha da derinleştireceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
Paragraftaki ilk üç cümle permafrostun tanımına, coğrafi yayılımına ve karbon dengesindeki doğal işlevine odaklanmıştır. Ancak dördüncü cümleden itibaren küresel sıcaklık artışıyla bu donmuş toprakların yapısının bozulması ve çözülmesi gibi farklı bir konuya geçiş yapılmıştır. Sonraki cümleler de bu çözülmenin çevresel etkilerini sürdürdüğü için paragraf dördüncü cümleden itibaren ikiye bölünmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk üç cümlesi incelendiğinde, permafrost tabakasının ne olduğu, nerede yer aldığı ve karbon dengesindeki doğal rolü gibi genel tanımlayıcı bilgilerin aktarıldığı görülür.
İlk üç cümlenin konu bütünlüğü içinde permafrostun doğal yapısını açıkladığı saptanır.
Birinci paragrafın ana konusunu ve kapsamını belirlemek için.
2
Dördüncü cümleden itibaren küresel sıcaklık artışının bu donmuş toprakların yapısında bozulmalara ve erimeye yol açtığı belirtilerek yeni bir düşünce halkasına geçildiği tespit edilir.
Konunun yönünün küresel ısınmanın olumsuz etkilerine ve çözülme sürecine kaydığı belirlenir.
Paragrafın ikiye bölüneceği geçiş noktasını saptamak için.
3
Beşinci ve altıncı cümleler incelenerek, bu cümlelerin erimenin ardından gerçekleşen gaz salınımı ve iklim krizi döngüsü gibi dördüncü cümleyle başlayan yeni konunun devamı olduğu doğrulanır.
Dördüncü cümleden sonraki kısmın kendi içinde bir bütünlük oluşturduğu ve ikinci paragrafı kurduğu kesinleşir.
Bölünme noktasından sonraki akışın doğruluğunu teyit etmek için.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Estimated Time:2m 0s
Question 1383Question

Deneme, yazarın herhangi bir konudaki kişisel görüşlerini, kanıtlama kaygısı gütmeden, samimi bir üslupla dile getirdiği yazı türüdür. Bu yönüyle deneme, nesnel verilere dayanan makaleye göre yazarın iç dünyasına daha çok kapı aralar. Bu türün kurucusu kabul edilen Montaigne, 'Her insanda insanlığın bütün halleri vardır.' diyerek denemelerinde bireyden hareketle insanı açıklamaya çalışmıştır. Türk edebiyatında Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu gibi isimler bu türün en yetkin örneklerini vererek denemenin sınırlarını genişletmişlerdir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sayısal verilerden yararlanma

Answer

Sayısal verilerden yararlanma
Parçanın bütünü incelendiğinde herhangi bir istatistiksel bilgiye veya sayısal karşılaştırmaya yer verilmediği görülmektedir. Bu nedenle sayısal verilerden yararlanma yöntemi kullanılmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ilk cümleyi incelemek ve bir kavramın açıklanıp açıklanmadığını kontrol etmek.
Giriş cümlesinde deneme türünün tanımı yapılmıştır.
Yazarın konuyu açıklamak için tanım cümlesi kurup kurmadığını belirlemek amacıyla.
2
Metinde farklı kavramların kıyaslanıp kıyaslanmadığına bakmak.
Deneme ile makale türleri karşılaştırılmıştır.
Kavramlar arasındaki farkların karşılaştırma yoluyla somutlaştırılıp somutlaştırılmadığını anlamak için.
3
Metinde bir yazarın görüşünün doğrudan aktarılıp aktarılmadığını tespit etmek.
Montaigne'in doğrudan alıntılanan sözüyle tanık gösterilmiştir.
Düşüncenin inandırıcılığını artırmak için birinin sözüne başvurulup başvurulmadığını görmek amacıyla.
4
Düşünceyi somutlaştırmak için örnek kişilerin veya eserlerin verilip verilmediğini kontrol etmek.
Nurullah Ataç ve Sabahattin Eyüboğlu isimleri örnek olarak sunulmuştur.
Soyut düşüncenin örneklerle desteklenip desteklenmediğini belirlemek için.
5
Metinde istatistiksel verilerin, sayıların veya nicel ölçümlerin olup olmadığını araştırmak.
Metinde hiçbir sayısal veri bulunmamaktadır.
Hangi seçenekteki yöntemin metinde yer almadığını belirleyerek doğru cevaba ulaşmak için.

Key Concept

Paragrafta düşünceyi geliştirme yollarını belirleme
Question 1384Question

(I) 19. yüzyılın ortalarında fotoğraf makinesinin icat edilmesi, görsel sanatlar dünyasında adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. (II) O güne kadar dış dünyayı olduğu gibi tuvale aktarma görevini üstlenen ressamlar, bu yeni teknolojinin sunduğu mutlak gerçeklik karşısında kendi rollerini sorgulamaya başlamışlardır. (III) Fotoğrafın icadı, kimyasal süreçlerin ve optik merceklerin bir araya gelmesiyle elde edilen teknik bir başarı olarak tarihe geçmiştir. (IV) Nitekim bu arayışlar, resmin doğayı taklit etmekten kurtulup izlenimcilik ve kübizm gibi özgür, öznel ve soyut akımlara yönelmesini tetiklemiştir. (V) Böylece resim sanatı, gerçekliği birebir kopyalamak yerine, sanatçının iç dünyasını ve duygu durumunu ifade ettiği yeni bir varoluş alanı kazanmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Üçüncü cümle
Üçüncü cümle metnin genel konusundan sapmaktadır. Paragrafın genelinde fotoğrafın icadının resim sanatı ve ressamlar üzerindeki dönüştürücü etkisinden bahsedilirken, üçüncü cümlede fotoğrafın icadının teknik, optik ve kimyasal boyutlarına değinilmiştir. Bu durum paragrafın ana konusundan farklı bir yöne kayılmasına neden olarak düşüncenin akışını bozmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirlemek amacıyla tüm cümleleri okuyun.
Metnin genelinde fotoğraf makinesinin icadının resim sanatı, ressamlar ve sanatsal akımlar üzerindeki dönüştürücü etkisinin işlendiği belirlenir.
Düşüncenin akışını bozan cümleyi tespit edebilmek için öncelikle metnin ana konusunun ne olduğunu anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağları inceleyin.
İkinci cümledeki 'kendi rollerini sorgulamaya başlamışlardır' ifadesinin, dördüncü cümledeki 'bu arayışlar' ifadesiyle doğrudan yapısal ve anlamsal bir bağ kurduğu görülür. Ancak üçüncü cümlenin teknik detaylara girdiği tespit edilir.
Akışı bozan cümleler genellikle aradaki anlamsal bağlantıyı kesen ve kendinden sonraki cümlenin kendinden önceki cümleyle doğrudan bağlanmasını engelleyen cümlelerdir.
3
Konunun dışına sapan veya konuyu farklı bir bakış açısından ele alan cümleyi belirleyip doğruluğunu kontrol edin.
Üçüncü cümlenin fotoğrafın kimyasal ve optik süreçlerinden bahsederek sanatsal etkileşim odağından tamamen saptığı ve akışı bozduğu kesinleştirilir.
Emin olmak için akışı bozduğu düşünülen cümle metinden çıkarılarak okunduğunda metnin daha tutarlı bir bütün haline geldiği gözlemlenir.

Key Concept

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Estimated Time:2m 0s
Question 1385Question

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, parantez içindeki fiillerin belirtilen kurallara göre ünlü daralmasına uğramış doğru biçimleriyle doldurunuz. (1. boşluk için 'başlamak' fiilinin şimdiki zaman 3. tekil şahıs çekimi; 2. boşluk için 'demek' fiilinin zarf-fiil eki (-e) almış çekimi getirilmelidir.)

Fill in the blanks below

Her akşam aynı saatte sahilde yürüyen yaşlı adam, denizin dalgalarını izlerken derin hayallere dalmaya ve içinden geçenleri kimseler duymasın fısıldıyor.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa gelmesi gereken sözcük 'başlıyor', ikinci boşluğa gelmesi gereken sözcük ise 'diye' şeklindedir.
İlk boşlukta 'başla-' eyleminin sonundaki geniş '-a' ünlüsü, '-yor' ekinin etkisiyle daralarak 'ı' sesine dönüşmüş ve 'başlıyor' olmuştur. İkinci boşlukta ise 'de-' eylemine gelen '-e' zarf-fiil eki, 'y' kaynaştırma sesinin etkisiyle daralarak 'diye' biçimini almıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk boşluk için verilen 'başlamak' fiilinin şimdiki zaman çekimi uygulanır.
'Başlamak' fiili geniş ünlü olan '-a' sesiyle biter. Bu fiile şimdiki zaman eki olan '-yor' getirildiğinde, fiilin sonundaki '-a' geniş ünl��sü daralarak '-ı' dar ünlüsüne dönüşür ve 'başlıyor' biçimini alır.
Türkçede sonu '-a, -e' geniş ünlüleriyle biten fiillere şimdiki zaman eki (-yor) getirildiğinde bu geniş ünlüler daralarak 'ı, i, u, ü' dar ünlülerine dönüşür.
2
İkinci boşluk için verilen 'demek' fiilinin zarf-fiil eki (-e) ile çekimi uygulanır.
'Demek' fiil köküne zarf-fiil eki olan '-e' getirildiğinde, araya giren '-y' kaynaştırma sesinin etkisiyle kökteki geniş 'e' ünlüsü daralarak 'i' sesine dönüşür ve sözcük 'diye' halini alır.
'Demek' ve 'yemek' eylemleri, şimdiki zaman eki (-yor) dışında da kaynaştırma ünsüzünün (y) etkisiyle ünlü daralmasına uğrayan istisnai eylemlerdendir.

Key Concept

Türkçede sonu geniş ünlüyle (-a, -e) biten sözcüklerin, şimdiki zaman eki (-yor) ya da kaynaştırma ünsüzünün (-y) etkisiyle daralarak dar ünlüye (ı, i, u, ü) dönüşmesine ünlü daralması denir.
Estimated Time:1m 30s
Question 1386Question

Geçişli eylemlerin yüklem olduğu bazı cümlelerde nesne, herhangi bir durum (hâl) eki almadan yalın halde bulunur. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemin bildirdiği işten etkilenen öge, durum eki almadan kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sanatçı, çocukluk yıllarında babasından miras kalan eski bir saatten esinlenerek dün gece yeni bir şiir yazdı.

Answer

Sanatçı, çocukluk yıllarında babasından miras kalan eski bir saatten esinlenerek dün gece yeni bir şiir yazdı.
Sanatçının yeni bir şiir yazdığını belirten cümlede yüklem olan 'yazdı' geçişli eylemine sorulan 'Özne kim?' sorusunun cevabı 'Sanatçı' (özne) olup, ardından sorulan 'Ne?' sorusuna cevap veren 'yeni bir şiir' söz öbeği herhangi bir durum eki taşımadığı için belirtisiz nesnedir.

Step-by-Step Solution

1
Yüklemleri belirleyip geçişlilik durumunu kontrol edin.
Sanatçının yeni bir şiir yazdığını bildiren cümlede yüklem 'yazdı' eylemidir ve geçişlidir.
Belirtisiz nesne bulmak için cümlenin geçişli bir yükleme sahip olması gerekir.
2
Özneyi tespit edin.
Yazan kim? sorusuna 'Sanatçı' cevabı alınır; bu öge cümlenin gerçek öznesidir.
Özneyi belirlemeden nesne aramaya başlamak, yalın haldeki özne ile belirtisiz nesnenin karıştırılmasına yol açabilir.
3
Özneyi bulduktan sonra yükleme 'Ne?' sorusunu yönelterek belirtisiz nesneyi arayın.
Sanatçı ne yazdı? sorusuna 'yeni bir şiir' cevabı alınır.
Durum eki almamış (yalın haldeki) bu sıfat tamması grubu cümlenin belirtisiz nesnesidir.

Key Concept

Cümlenin Ögeleri - Belirtisiz Nesne
Question 1387Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, bu cümlelerde kazandıkları anlamları dikkate alarak sağ sütundaki karşıt (zıt) anlamlılarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Törendeki doğal ve içten konuşmasıyla salondakilerin beğenisini kazandı.
Şairin şiirlerinde yer alan derin imgeler, okuyucunun hayal gücünü zorluyor.
Sanatçının kuru bir dille kaleme aldığı bu makale, okuyucuyu sarmıyor.
Müzakerelerde sergilediği esnek tavırlar sayesinde kriz büyümeden çözüldü.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümledeki 'doğal' sözcüğü 'yapmacık' ile, ikinci cümledeki 'derin' sözcüğü 'yüzeysel' ile, üçüncü cümledeki 'kuru' sözcüğü ise 'süslü' ile eşleşir. Dördüncü cümledeki 'esnek' sözcüğünün zıttı olan 'katı' veya 'tavizsiz' ifadesi ile sağ sütundaki çeldirici olan 'sığ' sözcüğü eşleşmeden kalır.
Doğal sözcüğü samimi anlamında olup karşıtı yapmacıktır. Derin sözcüğü yoğun anlamında olup karşıtı yüzeyseldir. Kuru sözcüğü yalın ve süssüz anlamında olup karşıtı süslüdür.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını belirleme
"Doğal" sözcüğü içtenlik, "derin" sözcüğü yoğunluk/kapsamlılık, "kuru" sözcüğü süssüzlük/yalınlık, "esnek" sözcüğü ise uzlaşmacılık anlamını taşımaktadır.
Sözcüklerin karşıt anlamlılık ilişkisi kurulurken cümle içinde kazandıkları gerçek veya mecaz anlamlar esas alınmalıdır.
2
Belirlenen anlamların bağlamsal karşıtlarını bularak doğru eşleşmeleri gerçekleştirme
"Doğal" ile "yapmacık", "derin" ile "yüzeysel", "kuru" ile "süslü" sözcükleri eşleşir.
Mecaz anlam kazanan sözcüklerin karşıt anlamlıları da bu mecaz anlamlara göre belirlenmelidir.
3
Eşleşmeyen çeldirici ögeleri analiz etme
"Sığ" sözcüğü "derin"in gerçek anlamdaki zıttı olsa da bu cümledeki mecaz anlamıyla eşleşmez. "Esnek" sözcüğünün karşıtı olan "katı" ise sağ sütunda yer almaz.
Öğrencilerin kelimelerin sadece ilk sözlük anlamlarına odaklanarak hata yapmalarını engellemek için çeldiriciler dikkatle elenmelidir.

Key Concept

Karşıt (zıt) anlamlılığın bağlamsal ve mecaz/gerçek anlam katmanlarına göre belirlenmesi.
Question 1388Question

Cümlenin ögeleri belirlenirken isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, deyimler ve birleşik fiiller gibi söz öbekleri bölünemez; bu öbekler bir bütün olarak aynı ögeyi oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem köşeli ayraç ([ ]) içinde yanlış gösterilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Masanın üzerindeki antika saat, dedemden kalan en değerli [hatıraydı].

Answer

Masanın üzerindeki antika saat, dedemden kalan en değerli [hatıraydı] cümlesi
Köşeli ayraç içinde sadece 'hatıraydı' kelimesinin gösterildiği cümlede yüklem yanlış belirlenmiştir. 'Dedemden kalan en değerli hatıraydı' ifadesi bir sıfat tamlamasıdır. Dil bilgisinde sıfat tamlamaları birer söz öbeğidir ve ögelerine ayrılırken bölünemez. Cümlenin yüklemi sadece 'hatıraydı' değil, tamlamanın tamamı olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki cümlelerin yüklem olarak gösterilen kıs��mlarını ve bu kısımların dil bilgisel yapılarını incelemek.
A'da deyim (can kulağıyla dinliyordu), B'de sıfat tamlaması (şirketin geleceğini belirleyecek önemli bir belgedir), C'de tek bir isim (hatıraydı), D'de birleşik fiil (uyuyakaldı) ve E'de basit fiil (karşıladı) köşeli ayraç içine alınmıştır.
Yüklemin tek bir sözcükten mi yoksa bölünemez bir söz öbeğinden mi oluştuğunu belirlemek.
2
Köşeli ayraç içindeki ifadenin öncesinde onunla yapısal bağ kuran ve tamlama oluşturan kelimeler olup olmadığını kontrol etmek.
Söz öbeklerinin bölünmezliği kuralına aykırı bir ayrım yapılıp yapılmadığını saptamak.
3
Hatalı seçeneği belirlemek.
Sıfat tamlamasının tamlayanı konumundaki kelimeler dışarıda bırakılarak sadece tamlanan olan isim yüklem olarak gösterildiği için yanlışlık yapılmıştır.
Sorunun kökünde verilen kural doğrultusunda yanlış öge ayrımını ortaya çıkarmak.

Key Concept

Yüklem belirlenirken söz öbeklerinin (tamlamalar, deyimler, birleşik eylemler) bölünmezliği kuralı.
Question 1389Question

(I) Sakin Şehir (Cittaslow) hareketi, 1999 yılında İtalya'da küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye karşı yerel kimliği ve yaşam kalitesini korumak amacıyla başlatılmıştır. (II) Kentlerin kendi ritimlerinde kalkınmasını savunan bu felsefe, hızlı tüketim kültürünün dayatmalarına karşı alternatif bir yaşam modeli sunar. (III) Bir kentin bu birliğe üye olabilmesi için çevre politikaları, altyapı, sosyal uyum ve yerel üretimin desteklenmesi gibi yetmişten fazla kritere uyması gerekir. (IV) Küresel ölçekte turizm sektörü, son yıllarda çevre dostu ve sürdürülebilir seyahat alternatiflerine olan yatırımlarını hızla artırmaktadır. (V) Bu kriterlerin temel amacı ise tarihî dokuyu korumak, el sanatlarını yaşatmak ve kent sakinlerinin yaşam standartlarını yükseltmektir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle)
Dördüncü cümlede, genel olarak turizm sektörünün küresel düzeydeki sürdürülebilir seyahat yatırımlarından bahsedilmiştir. Oysa parçanın diğer tüm cümlelerinde Sakin Şehir (Cittaslow) hareketinin ne olduğu, felsefesi ve bu harekete üye olabilmek için gereken kriterler üzerinde durulmaktadır. Beşinci cümle, doğrudan üçüncü cümlede geçen kriterlere gönderme yaparak akışı devam ettirdiğinden, dördüncü cümle iki bağlantılı ifade arasına girerek düşüncenin akışını bozmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin ortak konusunu ve bu konunun sınırlarını belirleme
Parçada Cittaslow (Sakin Şehir) hareketinin felsefesi, üyelik süreci ve bu süreçteki kriterlerin amacı anlatılmaktadır.
Cümleler arası anlam ve yapı ilişkisini kurabilmek için ortak konunun sınırlarını çizmek gerekir.
2
Cümlelerin birbirine bağlayıcı ögelerle nasıl bağlandığını analiz etme
Üçüncü cümlede geçen 'yetmişten fazla kritere uyması gerekir' ifadesi ile beşinci cümledeki 'Bu kriterlerin temel amacı' ifadesinin anlamsal ve yapısal olarak birbirine bağlı olduğu görülür.
Paragraftaki düşünce zincirini koparan cümleyi tespit etmek için anahtar kelimeler ve gönderme ifadeleri incelenmelidir.
3
Bağlantıyı koparan cümleyi belirleme
Üçüncü ve beşinci cümle arasına giren dördüncü cümle, konuyu 'küresel turizm yatırımlarına' kaydırarak bu zinciri koparmaktadır.
Akışı bozan cümleyi aradan çıkardığımızda parçanın anlamca bütünlük kazandığını teyit etmek gerekir.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konudan sapan ya da iki bağlantılı cümle arasına girerek düşünce zincirini koparan cümleyi tespit etmek gerekir.
Estimated Time:1m 30s
Question 1390Question

Romanın (I) 12'nci bölümünde yazar, kahramanın çocukluk anılarını anlatırken mahallede oynadıkları (II) beştaş oyununa da atıfta bulunur. Bu çocukluk günlerinde arkadaşlarıyla (III) üçer dörder gruplar halinde sokakta koşturduklarını, ceplerindeki (IV) 15'er kuruşu birleştirip bakkaldan leblebi tozu aldıklarını yazar. Eserin genelinde (V) 20. yüzyılın başlarındaki İstanbul hayatına dair çarpıcı ayrıntılar yer almaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

IV numaralı sözcükte üleştirme sayısı rakamla yazılmıştır, doğrusu 'on beşer' olmalıdır.
IV numaralı '15'er' ifadesinde üleştirme sayısı rakamla yazılmıştır. TDK kurallarına göre üleştirme sayıları rakamla değil, yalnızca harfle ('on beşer') yazılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözdeki sıra sayısının ekini incelemek.
12 sayısı ünlüyle bittiği için ek '-nci' şeklinde doğru getirilmiştir.
Sıra sayılarına getirilen eklerin doğruluğunu kontrol etmek.
2
İkinci sözdeki oyun adının yazılışını incelemek.
Sayılardan oluşan oyun adlarının bitişik yazılması kuralına göre 'beştaş' yazımı doğrudur.
Oyun adlarının yazım kurallarını doğrulamak.
3
Üçüncü ve dördüncü sözlerdeki üleştirme sayılarını karşılaştırmak.
'üçer dörder' ifadesinin harfle yazılması doğruyken '15'er' ifadesinin rakamla yazılması yanlıştır.
Üleştirme sayılarının rakamla yazılıp yazılamayacağını belirlemek.
4
Beşinci sözdeki yüzyıl ifadesinin yazımını kontrol etmek.
Yüzyılların Romen rakamıyla yazılması ve kesme işaretiyle ek alması doğrudur.
Tarihî dönemlerin ve yüzyılların yazım kurallarını kontrol etmek.

Key Concept

Sayıların Yazım Kuralları
Estimated Time:1m 30s
Question 1391Question

Zamanın hızla akıp giden nehrinde, geçmişe özlem duyan yazar (I) yalnız hissettiği anlarda yazı masasına sığınırdı. Romanlarında (II) içeri odaların loş ışığında geçen konuşmaları aktarırken kahramanların ruhsal derinliklerini (III) en ince ayrıntısına kadar yansıtmayı başarırdı. Toplumsal sorunlara (IV) yukarıdan bakan aydın tavrından uzak durarak halk��n arasına (V) geri dönmeyi her zaman bir erdem olarak kabul etmişti.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II. sözcük, yer-yön belirteci olarak kullanılmıştır.

Answer

İkinci sözcük olan 'içeri' sözcüğü zarf değil, sıfat görevinde kullanılmıştır.
İkinci sözcük olan 'içeri' sözcüğü, bir ismin ('odaların') önüne gelerek onu niteleyen/belirten bir sıfat görevi üstlenmiştir. Yer-yön bildiren sözcüklerin zarf olabilmesi için bir fiili veya eylemsiyi yalın halde belirtmesi gerekir. Bu nedenle bu sözcüğün yer-yön belirteci olduğu ifadesi yanlıştır ve aranan doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki birinci sözcük olan 'yalnız' sözcüğünün işlevini belirlemek.
'yalnız' sözcüğü 'hissettiği' sıfat-fiilinin (eylemsi) durumunu bildiren bir durum zarfıdır.
Eylemsilere sorulan 'nasıl' sorusu durum zarfını buldurur.
2
İkinci sözcük olan 'içeri' sözcüğünün işlevini incelemek.
'içeri' sözcüğ�� 'odaların' isminin önüne gelerek onu nitelemiş/belirtmiş ve sıfat görevini üstlenmiştir.
Yer-yön bildiren sözcükler bir ismin önüne geldiklerinde sıfat olurlar, zarf olarak kullanılamazlar.
3
Üçüncü sözcük olan 'en' sözcüğünü incelemek.
'en' sözcüğü 'ince' niteleme sıfatının derecesini belirten bir miktar zarfıdır.
Sıfatların önüne gelerek üstünlük bildiren 'en' sözcüğü derecelendirme (miktar) zarfıdır.
4
Dördüncü sözcük olan 'yukarıdan' sözcüğünün durumunu değerlendirmek.
'yukarıdan' sözcüğü ayrılma durum eki (-dan) aldığı için isimleşmiştir.
Yer-yön zarfları çekim eki aldıklarında zarf özelliklerini kaybederek isim olurlar.
5
Beşinci sözcük olan 'geri' sözcüğünün işlevini kontrol etmek.
'geri' sözcüğü 'dönmeyi' isim-fiilini (eylemsi) yön yönünden belirten bir yer-yön zarfıdır.
Yer-yön sözcükleri yalın halde bir eylemi veya eylemsiyi belirttiğinde yer-yön zarfı olur.

Key Concept

Zarfların (belirteçlerin) cümle içindeki görevleri, türleri ve sıfat ya da isimlerle olan farkları.
Question 1392Question

(I) Yazılı kültürün henüz gelişmediği dönemlerde toplumsal belleğin korunması ve aktarımı, bütünüyle sözlü gelenek mekanizmaları üzerinden yürütülmekteydi. (II) Bu gelenek içinde yetişen destan anlatıc��ları, binlerce mısralık anlatıları zihinlerinde tutabilmek için uyak, ritim ve kalıp ifadeler gibi birtakım bellek destekleyici yöntemlere başvuruyorlardı. (III) Anlatı esnasında icra edilen ezgiler de ritmik yapıyı destekleyerek anlatıcının hafızasını taze tutmasına katkı sağlayan önemli birer yardımcıydı. (IV) Sözlü ürünlerin kâğıda geçirilme aşamasında ise anlatıcıların dilsel tercihlerinde ve üslubunda bazı zorunlu değişiklikler yapılmıştır. (V) Nitekim anlatıcı, bu ritmik kalıplar ve formüller sayesinde metni harfiyen ezberlemek zorunda kalmıyor, ana çatıya sadık kalarak doğaçlama yapabiliyordu.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle, parçanın genelinde ele alınan sözlü anlatıcıların hafıza teknikleri konusundan saparak ürünlerin yazıya geçirilme sürecindeki üslup değişikliklerine odaklandığı için düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümle, parçanın odağında yer alan 'sözlü gelenek anlatıcılarının hafıza teknikleri ve doğaçlama yetenekleri' konusundan uzaklaşarak 'sözlü ürünlerin yazıya aktarılma sürecindeki dilsel ve üslupsal değişimler' gibi farklı bir konudan bahsetmektedir. Bu durum düşüncenin akışını kesintiye uğratmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın genel konusunu ve ana düşünce yönünü belirleme
Parçada, sözlü kültür dönemindeki destan anlatıcılarının binlerce dizeyi akıllarında tutmak için kullandıkları hafıza yöntemleri (uyak, ritim, kalıplar, müzik) ele alınmaktadır.
Paragraftaki cümlelerin ortak bir düşünce etrafında birleşip birleşmediğini anlamak için konunun sınırlarını çizmek gerekir.
2
Her bir cümlenin bir önceki ve bir sonraki cümleyle olan anlamsal ve yapısal bağlantısını inceleme
Birinci, ikinci ve üçüncü cümleler sırasıyla sözlü gelenek, anlatıcıların hafıza teknikleri ve ezgilerin bu belleğe katkısını anlatır. Beşinci cümle ise 'Nitekim' bağlayıcısıyla başlayarak bu tekniklerin (ritmik kalıplar ve formüller) doğaçlamaya nasıl imkan tanıdığını açıklar. Ancak dördüncü cümle, konuyu 'sözlü ürünlerin yazıya geçirilmesi sırasındaki dil ve üslup değişikliklerine' kaydırır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için cümleler arasındaki geçişlerin ve anahtar kelimelerin uyumunu kontrol etmek şarttır.
3
Akışı bozan cümleyi paragraftan çıkarıp sağlamasını yapma
Dördüncü cümle çıkarıldığında üçüncü cümledeki 'ezgilerin ritmik yapıyı desteklemesi' ifadesi, beşinci cümledeki 'bu ritmik kalıplar ve formüller sayesinde...' açıklamasına doğrudan bağlanmakta ve anlam bütünlüğü kusursuz bir şekilde sağlanmaktadır.
Parçadan çıkarılan cümlenin ardından akışın düzelmesi, doğru cevabın dördüncü cümle olduğunu kesinleştirir.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun dışına çıkan veya konuya farklı bir bakış açısından yaklaşan cümleyi tespit etmek gerekir. Genellikle akışı bozan cümleden sonra gelen cümle, akışı bozan cümleden önceki cümleye anlamsal ve yapısal (bağlayıcı unsurlarla) olarak bağlanır.
Question 1393Question

Aşağıdaki parçada dil bilgisi kurallarına göre boş bırakılan yerleri uygun terimlerle tamamlayınız.

Fill in the blanks below

Türkçede sözcüklerin türleri cümle içindeki kullanımlarına göre belirlenir. Örneğin, 'en büyük hedef' tamlamasındaki 'büyük' sözcüğü niteleme sıfatıdır; ancak bu sıfatın derecesini belirten 'en' sözcüğü sıfat değil, türündedir. Öte yandan, 'bazı insanlar' ifadesindeki 'bazı' sözcüğü ismi belirsizlik yönüyle etkilediği için belgisiz sıfattır; fakat bu sözcük çekim eki alarak 'bazıları' şekline dönüştüğünde artık sıfat olmaktan çıkıp görevini üstlenir.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa 'zarf' (veya 'belirteç'), ikinci boşluğa ise 'zamir' (veya 'adıl') terimleri getirilmelidir.
Türkçede sıfatların derecesini belirten 'en' sözcüğü derecelendirme zarfıdır. Belgisiz sıfat olan 'bazı' sözcüğü ise çekim eki aldığında sıfat özelliğini yitirerek belgisiz zamir olur. Bu nedenle boşluklara sırasıyla zarf ve zamir terimleri getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Derecelendirme bildiren sözcüğün işlevini belirleme
'en büyük hedef' öbeğindeki 'en' sözcüğünün 'büyük' sıfatını miktar y��nünden derecelendirdiği görülür. Türkçede sıfatları derecelendiren bu tür sözcükler zarf (belirteç) görevindedir.
Sıfatların önüne gelerek onları miktar, derece ya da üstünlük yönünden etkileyen sözcükler zarf grubuna girer.
2
Belgisiz sözcüğün çekim eki alarak üstlendiği yeni görevi saptama
'bazı insanlar' tamlamasındaki 'bazı' sözcüğü ismi belirttiği için sıfattır. Ancak çekim eki alarak 'bazıları' biçimine dönüştüğünde bir ismin yerini tuttuğu için zamir (adıl) olur.
Sıfatlar çekim eki aldıklarında genellikle adlaşır veya zamirleşir; belgisiz sıfatlar çekim eki aldıklarında belgisiz zamir görevini üstlenir.

Key Concept

Sıfatların zarflarla ve zamirlerle olan işlevsel farkları ile çekim eki alarak zamirleşme süreçleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 1394Question

(I) Araştırmacılar, kazı alanının güney kesiminde yer alan tapınağın MÖ IV. yüzyıla ait olduğunu tahmin ediyorlar. (II) Bu önemli keşfin detaylarını paylaşmak üzere yarın saat 14.00'da bir basın toplantısı düzenleneceği duyuruldu. (III) Toplantıya katılan yerli ve yabancı yaklaşık yüz elli gazetecinin soruları arkeologlar tarafından yanıtlanacak. (IV) Kazılarda elde edilen buluntuların %35'lik kısmının restorasyon çalışmaları hemen başlatılacak. (V) Eserlerin sergileneceği yeni müzenin, şehrin kuruluşunun 80'inci yıl dönümünde ziyarete açılması planlanıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde sayıların yazımıyla ilgili bir yazım yanlışı yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: II.

Answer

II. cümle
II. cümlede geçen '14.00'da' ifadesinin yazımı yanlıştır. Saat bildiren sayılarda dakika kısmı sıfır olduğunda ek, saate göre getirilir. '14.00' ifadesi 'on dört' şeklinde okunduğundan, getirilecek bulunma durumu eki ünsüz benzeşmesine uğrayarak '-te' olmalı ve '14.00'te' şeklinde yazılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış cümlelerde yer alan sayıları ve bu sayılara getirilen ekleri tespit etmek.
I. cümlede 'MÖ IV. yüzyıla', II. cümlede '14.00'da', III. cümlede 'yüz elli', IV. cümlede '%35'lik' ve V. cümlede '80'inci' ifadeleri incelenecek unsurlar olarak belirlendi.
Yazım hatasının hangi kullanımda gerçekleştiğini bulmak için sayıları ayrıştırmak gerekir.
2
Saatlere getirilen eklerin kuralını hatırlamak ve uygulamak.
Saat başlarında (dakikası '00' olan durumlarda) ek, sıfırlara göre değil saate göre getirilir. '14.00' yazımı 'on dört' olarak seslendirilir. 'Dört' kelimesi sert ünsüzle bittiği için yönelme/bulunma eki sertleşerek '-te' olmalıdır. Dolayısıyla doğru yazım '14.00'te' olmalıdır, '14.00'da' yazımı yanlıştır.
Türkçedeki ünsüz benzeşmesi ve saatlere ek getirilme kurallarını doğrulamak.
3
Diğer cümlelerdeki sayı yazımlarını denetlemek.
Roman rakamıyla yüzyıl yazımı (IV. yüzyıla), sayıların ayrı yazılması (yüz elli), yüzde işaretinin kullanımı (%35'lik) ve sıra sayısının ek uyumu (80'inci - sekseninci) kurallara tamamen uygundur.
Çeldirici seçeneklerin doğruluğundan emin olmak.

Key Concept

Sayıların ve Saatlerin Yazımı ile Sayılara Getirilen Eklerin Kuralları
Estimated Time:2m 0s
Question 1395Question

Aşağıdaki cümleleri, bu cümlelerde vurgulanan ögelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Dün akşam bize o güzel kitabı Ayşe getirdi.
Sanatçı, son eserini sessizce tamamladı.
Bu taze çiçekleri dün anneme aldım.
Kardeşim, kütüphaneden yeni romanlar seçti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dün akşam bize o güzel kitabı Ayşe getirdi cümlesi Özne ile, Sanatçı, son eserini sessizce tamamladı cümlesi Zarf Tümleci ile, Bu taze çiçekleri dün anneme aldım cümlesi Dolaylı Tümleç ile, Kardeşim, kütüphaneden yeni romanlar seçti cümlesi Belirtisiz Nesne ile eşleşmelidir.
Verilen cümlelerin tamamı yüklemi sonda olan kurallı fiil cümleleridir. Bu tür cümlelerde vurgu yüklemden hemen önceki sözcük veya söz öbeğinin üzerindedir. Birinci cümlede 'Ayşe' (özne), ikinci cümlede 'sessizce' (zarf tümleci), üçüncü cümlede 'anneme' (dolaylı tümleç) ve dördüncü cümlede 'yeni romanlar' (belirtisiz nesne) yüklemlerden hemen önce geldiği için vurgulanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümlenin yüklemini ve hemen öncesindeki ögeyi belirleyin.
Yüklem 'getirdi' fiilidir. Hemen öncesindeki 'Ayşe' sözcüğü öznedir.
Fiil cümlelerinde vurgu yüklemden hemen önceki ögededir.
2
İkinci cümlenin yüklemini ve hemen öncesindeki ögeyi belirleyin.
Yüklem 'tamamladı' fiilidir. Hemen öncesindeki 'sessizce' sözcüğü zarf tümlecidir.
Eylemin durumunu belirten ve yükleme en yakın olan öge vurgulanmıştır.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini ve hemen öncesindeki ögeyi belirleyin.
Yüklem 'aldım' fiilidir. Hemen öncesindeki 'anneme' sözcüğü dolaylı tümleçtir.
Yönelme durumu eki almış olan ve yükleme en yakın duran öge dolaylı tümleç olarak vurgulanmıştır.
4
Dördüncü cümlenin yüklemini ve hemen öncesindeki ögeyi belirleyin.
Yüklem 'seçti' fiilidir. Hemen öncesindeki 'yeni romanlar' söz grubu belirtisiz nesnedir.
Yüklemden hemen önce yer alan yalın haldeki nesne vurgulanmıştır.

Key Concept

Fiil cümlelerinde vurgunun yüklemden hemen önceki ögeye ait olması
Estimated Time:1m 30s
Question 1396Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya sözcük gruplarını, bu sözcüklerin büyük harfle yazılmasını sağlayan Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ulaşım ağının genişletilmesiyle Boğaz'ın iki yakası arasındaki etkileşim daha da artmıştır.
Bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte tarım sektöründe yeni bir dönem başlayacaktır.
Resmî yazışmada, Sayın Rektör'ün onayının ardından süreç resmen başlatılacaktır.
Araştırmacılar, bu el yazmasının Orta Çağ'ın sonlarında kaleme alındığını öngörüyor.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki cümlelerin sırasıyla kısaltmalı söyleyiş kuralı (Sağ 1), belirli kanun kuralı (Sağ 2), makam/unvan kuralı (Sağ 3) ve çağ/dönem kuralı (Sağ 4) ile eşleşmesi gerekmektedir.
Doğru eşleştirmede; 'Boğaz' kısaltmalı söyleyiş kuralıyla, 'Kanun' belirli bir kanunu kastetme kuralıyla, 'Sayın Rektör' makam/unvan kuralıyla ve 'Orta Çağ' çağ/dönem adlarının yazılışı kuralıyla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki 'Boğaz' kelimesinin kullanımını incelemek.
'Boğaz' kelimesi İstanbul veya Çanakkale Boğazı yerine kısaltmalı söyleyiş olarak kullanılmıştır.
Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda yer adının ilk harfi büyük yazılır kuralı geçerlidir.
2
İkinci cümledeki 'Kanun' kelimesinin kullanımını incelemek.
Belirli bir kanun kastedilerek 'Kanun' şeklinde kullanılmıştır.
Belirli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde bu sözcüklerin büyük harfle başlaması kuralı geçerlidir.
3
Üçüncü cümledeki 'Sayın Rektör' ifadesini incelemek.
Saygı sözünün ardından makam bildiren bir kelime gelmiştir.
Saygı bildiren sözlerden sonra gelen makam, mevki, unvan bildiren kelimelerin büyük harfle başlaması kuralı geçerlidir.
4
Dördüncü cümledeki 'Orta Çağ' ifadesini incelemek.
'Orta Çağ' tarihî bir çağ adıdır.
Tarihî olay, çağ ve dönem adlarının büyük harfle başlaması kuralı geçerlidir.

Key Concept

Büyük harflerin yazım kuralları ve bu kuralların cümle içerisindeki özel kullanımları
Estimated Time:3m 0s
Question 1397Question

Aşağıdaki paragrafta yazarın konuyu ele alış biçimi ve anlatım tarzı verilmiştir:

"Edebiyatın toplumsal bir fayda sağlama zorunluluğu olmadığını savunanlar, sanatın sadece kendisi için var olduğunu iddia ederler. Onlara göre şiir ya da roman, okura bir şeyler öğretmek ya da ahlaki bir kılavuz olmak zorunda değildir. Oysa bu bakış açısı, insanın sosyal bir varlık olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. İster doğrudan ister dolaylı olsun, her edebi eser üretildiği toplumun değerlerinden, sorunlarından ve inançlarından beslenir. Yazar, fildişi kulesinde oturan ve dış dünyaya gözlerini kapayan bir yalıtılmışlık içinde üretemez. Dolayıs��yla, edebiyatı toplumsal bağlamından koparıp sadece estetik bir haz aracına indirgemek, onun gücünü ve etki alanını daraltmaktan başka bir işe yaramaz."

Bu parçanın yazarı, edebiyatın işlevine yönelik yerleşik bir görüşe karşı çıkarak kendi düşüncesini savunmak ve okuyucuyu ikna etmek amacıyla tartışmacı anlatım biçimini kullanmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Bu parçada yerleşik bir görüşe karşı çıkılarak yazarın kendi düşüncesini savunması ve okuyucuyu ikna etmeye çalışması sebebiyle tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığı yargısı doğrudur.
Bu parçada yazar, edebiyatın toplumsal yönünü reddeden yaygın anlayışı eleştirmekte ve kendi tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. 'Oysa bu bakış açısı...' ifadesiyle başlayan sorgulama ve okuru ikna etme çabası tartışmacı anlatımın en belirgin niteliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel düşünceler ve yazarın konuyu sunuş amacını saptamak.
Yazarın edebiyatın toplumsal işleviyle ilgili iki zıt kutbu ele aldığı ve birini savunduğu saptanmıştır.
Anlatım biçimini doğru belirlemek için metnin yazılış amacının (bilgi verme, olay aktarma, fikir savunma veya izlenim kazandırma) netleştirilmesi gerekir.
2
Metindeki dilsel ve mantıksal ipuçlarını (bağlaçlar, karşı çıkış ifadeleri vb.) incelemek.
"Oysa", "Dolayısıyla" gibi geçiş ifadeleri ve "iddia ederler... oysa bu bakış açısı..." şeklindeki tez-antitez yapısı bulunmuştur.
Bu tür yapılar, yazarın yerleşik kanıları sarsıp kendi düşüncesini ispatlamaya çalıştığı tartışmacı anlatım tekniğine has belirteçlerdir.
3
Elde edilen verileri anlatım biçimlerinin teorik tanımlarıyla eşleştirmek.
Düşünceleri çarpıştırarak okuyucuyu ikna etme amacı taşıyan bu üslubun tartışmacı anlatım biçimine karşılık geldiği netleşmiş ve ifadenin doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
Tartışmacı anlatımın temel hedefi, okuyucunun mevcut kanılarını değiştirip kendi tezi yönünde düşünmesini sağlamaktır.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Tartışmacı Anlatım)
Estimated Time:1m 30s
Question 1398Question

(I) Sanayi Devrimi öncesinde insanlığın uyku düzeni, günümüzdeki gibi kesintisiz sekiz saatlik tek bir bloktan oluşmuyor; "bifazik" yani iki aşamalı bir yapı sergiliyordu. (II) İnsanlar hava karardıktan kısa süre sonra ilk uykularına yatar, gece yarısı uyanıp birkaç saat uyanık kalır, ardından gün ağarana dek ikinci uykularına çekilirlerdi. (III) Bu iki uyku arasındaki uyanıklık dönemi; dua etmek, kitap okumak, komşularla sohbet etmek veya ev işlerini tamamlamak için en verimli zaman dilimi olarak görülürdü. (IV) Günümüzde uyku bozukluklarının tedavisi için geliştirilen modern tıbbi yöntemler ve uyku laboratuvarları, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. (V) Ancak yapay ışıklandırma teknolojisinin yaygınlaşması ve fabrikalarda vardiyalı çalışma sistemine geçilmesi, bu geleneksel iki aşamalı uyku alışkanlığını tamamen ortadan kaldırarak insan biyolojisini tek aşamalı uykuya zorladı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümle parçanın anlam bütünlüğünü bozmaktadır. Parçanın genelinde Sanayi Devrimi öncesindeki geleneksel iki aşamalı (bifazik) uyku düzeni ve bu düzenin Sanayi Devrimi ile nasıl tek aşamalı hâle geldiği anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu dışına çıkılarak günümüzdeki uyku bozukluklarının tıbbi tedavilerinden ve uyku laboratuvarlarından bahsedilmiştir. Bu durum paragrafın genel akışıyla ve tarihsel anlatımıyla uyuşmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metnin konusunu ve ana düşüncesini belirlemek.
Paragrafta Sanayi Devrimi öncesindeki geleneksel iki aşamalı (bifazik) uyku düzeninin yapısı ve bu düzenin Sanayi Devrimi ile uğradığı değişim ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin genel sınırlarını ve yazarın odaklandığı konuyu netleştirmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin tarihsel bir gelişim sırasıyla birbirine bağlandığı görülür. Birinci cümlede kavram tanıtılır; ikinci cümlede nasıl uygulandığı açıklanır; üçüncü cümlede aradaki uyanıklık süresi detaylandırılır; beşinci cümlede ise 'Ancak' bağlacıyla bu yapının nasıl sona erdiği anlatılır.
Düşüncenin akışını boğan cümle, genellikle bu zincirleme anlamsal bağın dışına çıkan ve konuya farklı bir bakış açısı getiren cümledir.
3
Konunun dışına çıkan veya farklı bir yöne kayan cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümlede, geçmişteki uyku düzeninin tarihsel gelişiminden tamamen uzaklaşılarak günümüzdeki uyku bozukluklarının tedavisi ve uyku laboratuvarlarının hedeflerine değinilmiştir.
Bu cümle, metnin genelindeki tarihsel ve sosyolojik perspektifle uyum sağlamamakta, konuyu klinik ve modern bir boyuta taşıyarak akışı bozmaktadır.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, metnin genelinde işlenen konunun sınırlarının dışına çıkan, konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşan ya da anlamsal bütünlük zincirini kıran cümleyi tespit etmek gerekir.
Question 1399Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşme nedeni belirtilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı.

Answer

Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı.
Yolcuların havaalanında beklemek zorunda kalması eylemi, uçuş seferlerinin iptal edilmesi gibi gerçekleşmiş bir nedene bağlıdır. Cümledeki '-diğinden' eki bu neden-sonuç ilişkisini sağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlere bağlı gerçekleşen yargıları belirleyin.
Cümlelerde gerçekleşen eylemler (beklemek zorunda kalma, sıraya girme, sefer düzenleme, çalışma başlatma, izin verilme) tespit edilir.
Yargıların hangi anlam ilgisiyle (neden, amaç, koşul) birbirine bağlandığını çözümlemek için temel eylemleri bulmak gerekir.
2
Cümlelerdeki ek ve edatların (üzerine, amacıyla, için, -diğinden, -se) işlevlerini inceleyin.
'-diğinden' ekinin neden-sonuç; '-mak üzere', '-mak amacıyla' ve '-mak için' yapılarının amaç-sonuç; '-se' ekinin ise koşul-sonuç anlamı kurduğu belirlenir.
Türkçede bu dil bilgisi unsurları cümleler arası anlam ilişkilerini kuran temel belirleyicilerdir.
3
Eylemin gerekçesini (nedenini) bildiren cümleyi seçin.
'Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı' cümlesinde eylemin gerçekleşme nedeni (seferlerin iptal edilmesi) bildirilmiştir.
İptal edilme eylemi gerçekleşmiş bir durumdur ve beklemek eyleminin doğrudan nedenidir.

Key Concept

Neden-Sonuç İlişkili Cümleler
Question 1400Question

Zaman, insan zihninin dış dünyada gerçekleşen değişimleri ardışık bir düzen içinde algılama biçimidir. Ancak bu son derece soyut kavram, modern çağda teknolojik hızın kıskacında kalarak bambaşka bir çehre kazanmıştır. Günümüz insanı zamanı saniyelerle yarışan ve hızla tüketilmesi gereken bir nesne olarak görürken geleneksel toplumlar onu doğanın ritmine tümüyle uyumlu, dingin bir akış olarak yaşamıştır. Bu kültürel durum, insan algısında derin bir yarılmaya yol açar; öyle ki artık hacimli bir edebî eseri günlerce sindirerek okumak yerine hızlıca göz gezdirip geçmek, derin dostluk sohbetlerinin yerini anlık dijital mesajlara bırakmak bu dönüşümün en belirgin pratik yansımalarıdır. Nitekim Henri Bergson, zamanın mekanik araçlarla dilimlenmesinin getirdiği yapaylığa dikkat çekerek onun ancak insan bilinciyle kavranabilen kesintisiz bir 'süre' olduğunu önemle savunur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Tanımlama - Karşılaştırma - Tanık gösterme

Answer

Tanımlama - Karşılaştırma - Tanık gösterme seçeneği parçadaki tüm düşünceyi geliştirme yollarını doğru yansıtmaktadır.
Parçanın ilk cümlesinde zamanın tanımı yapılmıştır (tanımlama). Üçüncü cümlede ise günümüz insanı ile geleneksel toplumların zaman algıları kıyaslanmıştır (karşılaştırma). Son cümlede ise Henri Bergson'un felsefi tezi dolaylı olarak aktarılarak yazarın düşüncesine destek sağlanmıştır (tanık gösterme). Bu nedenle tanımlama, karşılaştırma ve tanık gösterme yollarına birlikte başvurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki tanımlama ögesini belirleme
"Zaman, insan zihninin dış dünyada gerçekleşen değişimleri ardışık bir düzen içinde algılama biçimidir." ifadesinin 'Zaman nedir?' sorusuna cevap verdiği görülür.
Tanımlama tekniğinin varlığını teyit etmek.
2
Parçadaki karşılaştırma ögesini belirleme
"Günümüz insanı zamanı saniyelerle yarışan... görürken geleneksel toplumlar onu doğanın ritmine tümüyle uyumlu... yaşamıştır." cümlesinde modern ve geleneksel toplumların zaman algıları kıyaslanmıştır.
Karşılaştırma tekniğinin varlığını teyit etmek.
3
Parçadaki tanık gösterme ögesini belirleme
Henri Bergson'un zaman hakkındaki görüşü dolaylı aktarım yoluyla ("...olduğunu önemle savunur") yazarın tezini desteklemek amacıyla kullanılmıştır.
Tanık gösterme tekniğinin varlığını teyit etmek.

Key Concept

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Karşılaştırma, Tanık Gösterme, Örneklendirme)
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 70 / 338Next
All practice questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin