Cümlede Anlam

241 questions

Question 201Question

Aşağıda verilen cümleleri, içerdikleri baskın duygu veya durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Lisedeyken öğretmenlerimin yeteneğimi fark edip açtığı o atölye çalışmalarına düzenli katılsaydım şimdi bambaşka bir yerde olabilirdim.
Bunca yıllık dostluğumuza rağmen, hazırladığın o büyük projede bana ufacık da olsa bir görev vermeyi düşünmemişsin.
İş yerindeki bu adaletsiz iş bölümünü defalarca yöneticilere iletmemize rağmen hâlâ hiçbir somut adım atılmıyor.
Çarpık kentleşmenin getirdiği o estetikten uzak apartman blokları, artık şehir sakinlerinin dikkatini bile çekmiyor; herkes yanından sessizce geçip gidiyor.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Yapılan eşleştirmelere göre; atölye çalışmalarına katılamamaktan duyulan üzüntü hayıflanma ile, projede görev verilmemesine kırılma sitem ile, iş yerindeki adaletsizliğe dert yanma yakınma ile, kentleşme çirkinliğinin sıradanlaşması ise kanıksama ile eşleşmektedir.
Cümlelerdeki duygular incelendiğinde; atölye çalışmasına katılmadığı için üzülen kişinin ifadesi hayıflanma, projede görev verilmemesine dostuna kırılan kişinin ifadesi sitem, iş yerindeki haksızlığı başkalarına anlatan kişinin ifadesi yakınma ve çirkin binalara alışan insanların durumu kanıksama olarak doğru biçimde eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümleyi analiz ederek konuşmacının geçmişteki duruma yönelik tavrını belirlemek
Lisedeki atölye çalışmalarına katılmamış olmaktan dolayı duyulan üzüntünün 'hayıflanma' olduğu tespit edilir.
Geçmişte yapılmayan bir eyleme veya kaçırılan bir fırsata duyulan üzüntü hayıflanma kavramıyla karşılanır.
2
İkinci cümleyi analiz ederek kırgınlığın kime yöneldiğini belirlemek
Dostun hazırladığı projede görev vermemesinden duyulan kırgınlığın doğrudan muhataba söylenmesinin 'sitem' olduğu tespit edilir.
Kırgınlığın muhatabın kendisine yapıcı bir dille söylenmesi sitemin temel özelliğidir.
3
Üçüncü cümledeki şikayet tonunu ve muhatabı incelemek
İş yerindeki adaletsiz iş bölümünden başkalarına dert yanılmasının 'yakınma' olduğu tespit edilir.
Bir durumdan duyulan rahatsızlığın başkalarına dert yanarak anlatılması yakınmadır.
4
Dördüncü cümledeki alışma ve tepkisizlik durumunu değerlendirmek
Çirkin binaların artık dikkat çekmemesi ve yadırganmamasının 'kanıksama' olduğu tespit edilir.
Olumsuz bir durumun zamanla olağan karşılanması kanıksama durumunu ifade eder.

Key Concept

Cümlelerin bildirdiği duygu ve durumları (sitem, yakınma, hayıflanma, kanıksama) anlamsal tonlarına göre ayırt etme.
Question 202Question

Başkasına veya kendimize ait sözlerin, biçimsel değişikliklerle ya da olduğu gibi aktarıldığı cümlelerde doğrudan veya dolaylı anlatım yollarından yararlanılır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğrudan veya dolaylı anlatım söz konusu değildir?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, bu kitabında çocukluk yıllarında yaşadığı kasabanın sıcak ve samimi atmosferini betimlemiştir.

Answer

Yazarın kitabında çocukluk yıllarında yaşadığı kasabayı betimlediğini ifade eden seçenek doğrudur çünkü bu cümlede doğrudan ya da dolaylı yoldan aktarılan herhangi bir söz veya düşünce bulunmamaktadır.
Doğrudan veya dolaylı anlatımın bulunabilmesi için bir başkasının ya da konuşmacının kendi sözünün aktarılması gerekir. Kasaba atmosferinin betimlendiği belirtilen seçenekte ise herhangi bir aktarılan söz bulunmamaktadır. Bu cümle, sadece yazarın eserinde neyi ele aldığını açıklayan nesnel bir yargı niteliğindedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin hangilerinde bir başkasına veya konuşmacının kendisine ait bir sözün aktarıldığını belirleyin.
Sanatçının, yazarın, eleştirmenin ve roman karakterinin ifadelerinin aktarıldığı cümleler elenir.
Doğrudan veya dolaylı anlatım içeren cümleleri ayırt etmek.
2
Aktarılan sözlerin biçimini inceleyin.
Tırnak içindeki aktarımın doğrudan, -diğini/-eceğini ekleriyle yapılanların ise dolaylı anlatım olduğunu teyit edin.
Seçeneklerdeki anlatım türlerinin doğruluğunu kesinleştirmek.
3
Hiçbir aktarım içermeyen, yalnızca bir durumu betimleyen veya bildiren cümleyi tespit edin.
Yazarın kasaba atmosferini betimlediğini bildiren cümlede bir söz aktarımı olmadığı görülür.
Doğru yanıta ulaşmak.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatımlı Cümleler
Question 203Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ayraç içinde verilen duygu veya durum cümleyle uyuşmamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: O kadar destek olmama rağmen en zor anımda bir kez olsun yanımda olup bana destek vermedi. (Sitem)

Answer

O kadar destek olmama rağmen en zor anımda bir kez olsun yanımda olup bana destek vermedi cümlesi yakınma bildirmektedir, dolayısıyla sitem kavramıyla uyuşmamaktadır.
Dostluk ilişkisinde bir kişinin, diğer kişinin kendisine destek olmamasına dair duyduğu kırgınlığı doğrudan o kişiye söylemek yerine üçüncü bir kişiye anlatarak şikayet etmesi yakınma anlamı taşır. Cümlede geçen 'bana destek vermedi' ifadesi eylemin üçüncü kişi tarafından yapıldığını ve bunun başkasına anlatıldığını gösterir. Sitem olması için ifadenin doğrudan muhatabına yönelik olması ('bana destek vermedin' şeklinde) gerekirdi. Dolayısıyla bu cümle ayraç içindeki sitem kavramıyla uyuşmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen duygu ve durum ifadelerini belirlemek için her seçenekteki cümleyi ve ayraç içindeki kavramı inceleyin.
Seçeneklerde sırasıyla hayıflanma, küçümseme, sitem, kanıksama ve azımsama kavramlarının yer aldığı görülür.
Sorunun bizden istediği yanlış eşleştirmeyi bulabilmek için her seçeneğin semantik yapısını analiz etmemiz gerekir.
2
Sitem ve yakınma arasındaki farkı analiz edin.
Sitem, doğrudan ilgili kişiye yöneltilen kırgınlık ifadesidir (2. şahıs anlatımı). Yakınma ise bir kişinin durumunu veya başkasının davranışını üçüncü kişilere şikayet etmektir (3. şahıs anlatımı).
Cümledeki 'bana destek vermedi' ifadesinin üçüncü şahıs anlatımıyla kurulduğunu ve bu yüzden sitem değil yakınma bildirdiğini görmek gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramların cümlelerle uyuşup uyuşmadığını kontrol edin.
Diğer tüm seçeneklerdeki duygu ve durum eşleştirmeleri kavramsal olarak doğrudur.
Doğru cevabın netleşmesi için çeldiricilerin elenmesi gerekir.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem ile Yakınma Arasındaki Fark)
Question 204Question

(I) Tanpınar, edebiyat üzerine yazdığı denemelerde, geçmişle bağını koparan bir yazarın geleceğe seslenemeyeceğini belirtir. (II) Sanatçının bu görüşü, geleneksel değerlerin modern formlarla harmanlanması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. (III) Ancak günümüzün bazı genç romancıları, "Bizim geçmişin gölgesine de��il, bugünün ışığına ihtiyacımız var," diyerek bu yaklaşıma karşı çıkmaktadır. (IV) Bu durum, edebiyatta kuşaklar arası bir anlayış farkının ve estetik çatışmanın yaşandığını açıkça göstermektedir. (V) Sonuçta her kuşak, kendi gerçeğini ve kendi dilini oluşturarak edebiyat tarihindeki yerini almaya çalışacaktır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde sırasıyla dolaylı ve doğrudan anlatıma yer verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III
Doğru seçenekte yer alan birinci cümlede Tanpınar'ın görüşü, kendi sözcüklerimizle değiştirilerek ve '-eceğini belirtir' yapısı kullanılarak dolaylı olarak aktarılmıştır. Üçüncü cümlede ise genç romancıların sözü, hiçbir değişiklik yapılmadan, tırnak içinde ve 'diyerek' sözcüğü eşliğinde doğrudan aktarılmıştır. Bu durum sırasıyla dolaylı ve doğrudan anlatım kuralına tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümleleri tek tek inceleyerek bir başkasına ait söz ya da düşünce aktarıp aktarmadıklarını belirlemek.
I. cümlede Tanpınar'ın bir görüşünün aktarıldığı, III. cümlede ise genç romancıların bir sözünün paylaşıldığı saptanır. Diğer cümlelerde ise bir söz aktarımı yoktur.
Doğrudan veya dolaylı anlatımın varlığı için öncelikle cümlede bir aktarılan ileti bulunmalıdır.
2
Aktarılan sözlerin biçimsel özelliklerini inceleyerek anlatım türünü saptamak.
I. cümlede Tanpınar'ın sözünün '-eceğini belirtir' yapısıyla yani dolaylı anlatımla aktarıldığı görülür. III. cümlede ise genç romancıların sözünün hiç değiştirilmeden tırnak içinde ve 'diyerek' ifadesiyle yani doğrudan anlatımla aktarıldığı belirlenir.
Sözün aktarılma biçimi (olduğu gibi veya biçimi değiştirilerek) anlatımın doğrudan mı dolaylı mı olduğunu belirler.
3
Soru kökündeki 'sırasıyla' ifadesine dikkat ederek doğru seçeneği belirlemek.
I. cümlede dolaylı anlatım, III. cümlede doğrudan anlatım yapıldığı için 'I ve III' ifadesi doğru cevaptır.
Soru bizden önce dolaylı, ardından doğrudan anlatım içeren cümleleri sırasıyla bulmamızı istemektedir.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Question 205Question

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığı duygu ve durumları dikkate alarak uygun kavramlarla tamamlayınız.

Fill in the blanks below

Konuşucunun geçmişteki tutumlarına yönelik sergilediği duygusal yaklaşımlar, eylemin gerçekleşip gerçekleşmeme durumuna göre biçimlenir. Bu bağlamda, 'Keşke dün akşam o kırıcı sözleri onun yüzüne söylemeseydim.' diyen bir konuşmacı duyduğunu ifade ederken; 'Gençliğimde bu güzel şehirleri gezmek varken evde oturmuşum.' diyen bir konuşmacı ise yaşamaktadır.
Show answer & explanation

Answer

Birinci boşluğa 'pişmanlık', ikinci boşluğa ise 'hayıflanma' kavramı getirilmelidir.
Yapılan bir eylemden duyulan üzüntü 'pişmanlık' (birinci boşluk), yapılmayan/kaçırılan bir eylemden duyulan üzüntü ise 'hayıflanma' (ikinci boşluk) kavramıyla ifade edilir. Bu sebeple sırasıyla bu kavramlar getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümleyi ('Keşke dün akşam o kırıcı sözleri onun yüzüne söylemeseydim.') eylemin gerçekleşme durumu yönünden inceleyiniz.
Bu cümlede konuşmacı, geçmişte bizzat yaptığı (kırıcı sözler söyleme) bir eylemden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir. Yapılan bir işten duyulan bu üzüntü 'pişmanlık' kavramı ile karşılanır.
Cümledeki eylemin gerçekleşmiş olması (sözlerin söylenmiş olması) bizi pişmanlık kavramına götürür.
2
İkinci cümleyi ('Gençliğimde bu güzel şehirleri gezmek varken evde oturmuşum.') eylemin gerçekleşme durumu yönünden inceleyiniz.
Bu cümlede ise konuşmacı, geçmişte yapmadığı, kaçırdığı bir fırsattan (şehirleri gezmek yerine evde oturmak) ötürü duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir. Yapılmayan bir eylemden veya kaçırılan bir fırsattan duyulan bu üzüntü 'hayıflanma' kavramı ile karşılanır.
Eylemin gerçekleşmemiş olması (gezme işinin yapılmaması) ve kaçırılan fırsata yanılması bizi hayıflanma kavramına götürür.

Key Concept

Cümlede Pişmanlık ve Hayıflanma Duygularının Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 206Question

Aşağıdaki I. grupta numaralanmış cümleleri, II. grupta harflerle belirtilen ve bu cümlelerle anlamca en yakın (özdeş) olan karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Nitelikli bir okur, bir yapıtı sadece yazarın dünyasını anlamak için değil, kendi içsel derinliklerini keşfetmek için de okur.
II. İnsanlar arasındaki gerçek bağlar, kelimelerin çokluğunda değil, sessiz anlarda paylaşılan duygu birliğinde gizlidir.
III. Geçmişi hafızasından silip atan toplumlar, geleceğe doğru attıkları her adımda yön duygusunu yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
IV. Düşüncenin özgürleşmesi, dogmatik kalıpların kırılmasıyla ve zihnin bilinmeyen sınırlara doğru yol almasıyla başlar.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Nitelikli okurla ilgili olan birinci cümle, yazarın zihnini kavramanın ötesine geçmekle ilgili cümleyle; insanlar arasındaki gerçek bağla ilgili olan ikinci cümle, konuşmadan anlaşabilmekle ilgili cümleyle; geçmişi silip atmakla ilgili olan üçüncü cümle, tarihsel birikimi unutmakla ilgili cümleyle; düşüncenin özgürleşmesiyle ilgili olan dördüncü cümle ise fikri hürriyete kavuşmakla ilgili cümleyle eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin tamamı, cümlelerin anahtar kavramlarının semantik karşılıklarıyla bire bir örtüşmesi esasına dayanır. Nitelikli okur kendi içsel dünyasını keşfeder; insanlar arasındaki sessiz bağ ortak hislerde vücut bulur; geçmişi unutan toplum yönünü yitirir ve düşüncenin özgürleşmesi dogmatik kalıpların kırılmasıyla başlar.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Nitelikli okurun yazarın dünyasını anlamaktan ziyade kendi içsel derinliklerini keşfetme amacını taşıyan birinci cümle, edebi eseri okurken yazarın zihnini kavrama sınırlarını aşıp kendi serüvenini arayan cümleyle eşleşir.
Her iki cümlede de okuma eyleminin sadece yazarı anlama amacı taşımayıp okurun kendi benliğini ve iç dünyasını keşfetme sürecine hizmet ettiği vurgulanmaktadır.
2
İkinci cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Kelimelerin ötesindeki sessiz paylaşımların ve duygu birliğinin önemini vurgulayan ikinci cümle, uzun cümleler yerine konuşmadan da anlaşabilen ortak hislere değinen cümleyle eşleşir.
İki cümlede de bireyler arasındaki hakiki iletişimin ve bağın sözlü ifadelere değil, sessizce paylaşılan ortak duygusal zeminlere dayandığı belirtilmiştir.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Geçmişi unutan toplumların gelecekte yön bulamayacağını belirten üçüncü cümle, tarihsel birikimini unutarak yarınlarında pusulasız kalıp hedeflerini yitiren toplulukları anlatan cümleyle eşleşir.
Her iki yargıda da geçmişin ve tarihsel hafızanın kaybedilmesinin, geleceğin inşasında yön kaybına ve belirsizliğe yol açacağı fikri ortak olarak işlenmiştir.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme ve anlamca en yakın olan karşılığını bulma.
Düşüncenin özgürleşmesini dogmatik kalıpların kırılması ve bilinmeyen sınırlara gidilmesiyle bağdaştıran dördüncü cümle, fikri hürriyetin kalıplaşmış inançları aşma ve keşfedilmemiş alanlara yönelmeyle mümkün olduğunu söyleyen cümleyle eşleşir.
İki cümlede de zihinsel özgürlüğün, dayatılan peşin kabullerin ve dogmaların aşılmasıyla ve yeni ufuklara açılmayla sağlanabileceği ana düşüncesi aktarılmaktadır.

Key Concept

Cümlede Anlam - Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Question 207Question

I. Edebiyat dünyasına adım attığım ilk yıllarda, üslup konusunun bu kadar hayati bir öneme sahip olduğunu kavrayamamıştım.
II. Günler geçtikçe ve yazdıkça, dilin bir sanatçı için her şey demek olduğunu düşünmeye başladım.
III. Nitekim ünlü bir eleştirmen, bir söyleşisinde, "Yazar, kendi dilini inşa edemediği sürece edebiyat tarihinde bir gölgeden ibaret kalır." diyordu.
IV. Büyük romancı da bana verdiği bir öğütte, özgünlüğün taklitle elde edilemeyeceğini açıkça belirtmişti.
V. Zamanla anladım ki gerçek bir yazar, başkalarının ayak izlerini takip ederek kendi özgün yolunu asla bulamaz.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, bir sözün söyleyenin ağzından çıktığı gibi değil de aktaran kişinin kendi ifadesiyle verildiği bir anlatım biçimi kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Büyük romancının öğüdünün aktarıldığı dördüncü cümle
Büyük romancının özgünlük üzerine söylediği söz, aktaran kişinin kendi cümle yapısına uyarlanarak (-eceğini belirtmişti biçiminde) verilmiştir. Dolaylı anlatımın tanımı gereği, sözün söyleyenin ağzından çıktığı gibi değil de aktaranın ifadesiyle verilmesi bu cümlede gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümleleri tek tek inceleyerek bir başkasına veya geçmişteki bir söyleme ait söz aktarımı içeren cümleleri belirlemek.
Birinci, ikinci ve beşinci cümlelerde söz aktarımı yoktur; sadece yazarın kendi düşünce ve durumları yer almaktadır. Üçüncü ve dördüncü cümlelerde ise aktarılan ifadeler mevcuttur.
Doğrudan veya dolaylı anlatımın varlığı için bir sözün ya da iletinin aktarılması şarttır.
2
Söz aktarımı yapılan üçüncü ve dördüncü cümlelerin aktarılış biçimlerini (yapılarını) incelemek.
Üçüncü cümlede eleştirmenin sözü tırnak işareti içinde ve değiştirilmeden aktarılmıştır (doğrudan anlatım). Dördüncü cümlede ise romancının sözü, aktaran kişinin kendi kelimeleri ve dil yapısıyla (-eceğini belirtmişti) birleştirilerek verilmiştir (dolaylı anlatım).
Aktarılan sözün orijinal biçimiyle korunması doğrudan anlatımı; aktaranın diline uyarlanması ise dolaylı anlatımı oluşturur.
3
Elde edilen analiz sonucunu seçeneklerle eşleştirmek.
Soru kökünde dolaylı anlatımın tanımı yapılarak bu anlatıma sahip cümle sorulmuştur. Bu doğrultuda dördüncü cümlenin yer aldığı seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Dördüncü cümle romancının sözünü dolaylı aktarımla vermektedir.

Key Concept

Doğrudan anlatım, başkasına ait bir sözün hiç değiştirilmeden, tırnak içinde veya iki virgül arasında verilmesidir. Dolaylı anlatım ise başkasına ait sözün, aktaran kişinin cümle yapısına uydurularak (genellikle -diğini, -eceğini ekleriyle) ifade edilmesidir.
Question 208Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde başkasından alınan bir söz, aktaran kişinin kendi ifadesiyle biçimlendirilerek yansıtılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ünlü şair, şiirlerinde kelimelerin ses uyumuna dikkat etmeyenlerin kalıcı eserler bırakamayacağını dile getirdi.

Answer

Ünlü şair, şiirlerinde kelimelerin ses uyumuna dikkat etmeyenlerin kalıcı eserler bırakamayacağını dile getirdi.
Doğrudan anlatımda başkasına ait sözler hiçbir değişiklik yapılmadan, genellikle tırnak içinde veya iki virgül arasında aktarılır. Dolaylı anlatımda ise başkasının sözü, aktaran kişinin kendi cümlesine dil bilgisi kurallarıyla (genellikle fiilimsiler yardımıyla) bağlanarak aktarılır. Kelimelerin ses uyumuna dikkat etmeyenlerin kalıcı eserler bırakamayacağını dile getirdiğini belirten cümlede, şairin 'Kelimelerin ses uyumuna dikkat etmeyenler kalıcı eserler bırakamaz.' şeklindeki sözü, aktaran kişinin cümlesine sıfat-fiil eki (-ecek) ve iyelik ekleriyle bağlanarak dolaylı anlatımla aktarılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerdeki aktarım biçimlerini ve yüklemlerin yapısını inceleyin.
Cümlelerin bir kısmında başkasının özgün ifadesinin korunduğu, bir kısmında ise sözün değiştirilerek aktarıldığı görülür.
Doğrudan anlatımlı cümlelerde söz sahibinin orijinal ifadesi değiştirilmeden verilir; dolaylı anlatımlı cümlelerde ise aktarılan söz, aktaran kişinin kendi cümlesine ekler yardımıyla (-eceği, -diği) bağlanır.
2
Aktaran kişinin kendi ifadesiyle biçimlendirdiği (dolaylı anlatım yapılan) cümleyi tespit edin.
Dolaylı anlatım özelliğine sahip cümle belirlenir.
Bu yapı, dolaylı anlatımın tipik dil bilgisel göstergesidir.

Key Concept

Doğrudan ve Dolaylı Anlatımlı Cümleler
Question 209Question

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri içerdikleri baskın duygu veya durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bunca yıllık dostluğumuza rağmen Ankara'ya geldiğinde bana uğramadan döneceğini hiç tahmin etmemiştim.
Üniversite yıllarında sunulan o yurt dışı staj programına başvurmak yerine vaktimi boşa geçirmemin bedelini bugün hâlâ ödüyorum.
Toplu taşıma araçlarındaki bu bitmek bilmeyen gürültü ve düzensizlik, artık yolcuların hiçbirini rahatsız etmiyor, herkes yolculuğunu sessizce sürdürüyor.
Yazarın son kitabında dil kurallarına hiç dikkat etmediğini, özensiz cümlelerle okuru adeta hiçe saydığını kime anlatsam boş.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dostluğa rağmen aranmamış olmaya kırılma cümlesi sitemle; geçmişteki staj fırsatının kaçırılmasına üzülme hayıflanmayla; ulaşımdaki gürültüye herkesin alışması kanıksamayla; yazarın özensizliğinden dert yanılması yakınmayla eşleşir.
Eşleştirilen cümlelerin her biri taşıdıkları anlam tonuna göre sitem, hayıflanma, kanıksama ve yakınma kavramlarıyla örtüşmektedir. Dostluğa kırılma sitemi, kaçırılan fırsat hayıflanmayı, gürültüye alışma kanıksamayı ve yazarın özensizliği yakınmayı temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede yakın olunan bir kişinin vefasızlığına duyulan kırgınlık doğrudan muhatabına söylendiği için sitem duygusu belirlenir.
Sitem, sevilen veya yakın hissedilen birinin davranışına karşı duyulan üzüntünün yumuşak bir dille kişiye söylenmesidir.
2
İkinci cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede geçmişte yapılmayan bir eylemden (staja başvurmama) dolayı duyulan üzüntü dile getirildiği için hayıflanma duygusu belirlenir.
Hayıflanma, kaçırılan bir fırsat veya yapılmayan bir iş için kişinin kendi kendine duyduğu üzüntüdür.
3
Üçüncü cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede gürültülü ve düzensiz bir duruma artık kimsenin tepki göstermediği, bu durumun herkesçe normal karşılandığı belirtildiği için kanıksama durumu belirlenir.
Kanıksama, çok tekrarlanan olumsuz bir duruma alışma, onu artık yadırgamama durumudur.
4
Dördüncü cümleyi analiz ederek bildirilen duygu veya durumu tespit etmek.
Cümlede yazarın özensizliği ve kurallara uymaması gibi olumsuz bir durumun yarattığı rahatsızlık üçüncü bir kişiye aktarıldığı için yakınma duygusu belirlenir.
Yakınma (şikayet), bir durumdan duyulan memnuniyetsizliği başkalarına dert yanarak anlatmaktır.

Key Concept

Cümlede Anlam İlişkileri ve Duygular
Estimated Time:2m 0s
Question 210Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "sitem" anlamı vardır?

Show answer & explanation

Answer: O kadar hazırlık yapıp şehre kadar geldin de bir kez olsun kapımı çalıp hâlimi hatırımı sormak aklına gelmedi.

Answer

O kadar hazırlık yapıp şehre kadar geldin de bir kez olsun kapımı çalıp hâlimi hatırımı sormak aklına gelmedi.
Doğru cevap olan cümlede, konuşan kişi doğrudan muhatabına seslenerek onun gerçekleştirdiği bir eylemden (şehre geldiği hâlde kendisini ziyaret etmemesinden) dolayı duyduğu kırgınlığı ve sitemi ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlede sitem duygusunun tanımı ve özellikleri belirlenir.
Sitem; bir kişinin yaptığı bir davranıştan veya yapmadığı bir görevden ötürü duyulan kırgınlığın, doğrudan ve incitmeden o kişinin kendisine bildirilmesidir. Sitem cümlelerinde muhatap doğrudan doğruya karşımızdaki kişidir.
Seçeneklerdeki cümleleri doğru tasnif edebilmek için kavramsal çerçeve kurulur.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin yansıttığı duygu ve durumlar tek tek incelenir.
Misafirin şehre gelmesine rağmen konuşmacıyı ziyaret etmemesi durumuna yönelik kırgınlık, doğrudan ikinci şahsa yönelik bir üslupla aktarılmıştır. Diğer cümlelerde sırasıyla pişmanlık, yakınma, hayıflanma ve kanıksama durumları tespit edilmiştir.
Doğru seçeneği belirlemek ve diğer çeldirici duygu durumlarını elemek için detaylı cümle analizi yapılır.

Key Concept

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem, Yakınma, Pişmanlık, Küçümseme vb.)
Question 211Question

Edebî yapıtların değerlendirildiği cümleler; ele alınan konuyu belirten 'içerik (konu)' cümleleri ve bu konunun işleniş yolunu, dil ve anlatım özelliklerini gösteren 'üslup (biçem)' cümleleri olarak iki grupta incelenebilir.

Buna göre, sol sütunda verilen numaralanmış cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre sağ sütundaki tanımlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Romanın başkarakteri olan yaşlı balıkçının fırtınalı bir gecede denizde kaybolan teknesini ararken yaşadı��ı içsel hesaplaşmalar eserin ana eksenini oluşturuyor.
Yazar; imgelerin gücünden yararlanarak oluşturduğu kapalı anlatım tarzıyla okuru sürekli bir anlam arayışına sürüklüyor.
Şair; doğup büyüdüğü Anadolu coğrafyasının bozkır manzaralarını, kelimelerin ses uyumundan ve halk deyişlerinden yararlanan lirik bir üslupla dile getirmiş.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle 'Yalnızca eserde neyin anlatıldığına (konuya) odaklanan cümle' tanımıyla, ikinci cümle 'Yalnızca eserin dil, anlatım ve söyleyiş özelliklerine odaklanan cümle' tanımıyla, üçüncü cümle ise 'Eserin hem konusuna hem de dil ve anlatım özelliklerine birlikte yer veren cümle' tanımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; birinci cümle yalnızca eserin konusunu (balıkçının teknesini araması) içerdiği için içerik tanımıyla; ikinci cümle yalnızca dil ve anlatım özelliklerini (imgesel ve kapalı anlatım) ele aldığı için üslup tanımıyla; üçüncü cümle ise hem konuyu (bozkır manzaraları) hem de üslubu (lirik üslup ve halk deyişleri) barındırdığı için ortak tanımla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede yaşlı balıkçının yaşadığı içsel hesaplaşmaların romanın ana eksenini oluşturduğu söylenerek eserin konusu belirtilmiştir, dil özelliklerine yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu cümle içerik tanımıyla eşleşir.
Eserde işlenen konuyu, temayı bildiren yargılar içerik cümleleridir.
2
İkinci cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede 'imgelerin gücü' ve 'kapalı anlatım tarzı' ifadeleriyle yazarın dili nasıl kullandığı, yani biçemi belirtilmiş; konuya değinilmemiştir. Dolayısıyla bu cümle üslup tanımıyla eşleşir.
Sanatçının eserini nasıl yazdığını, dili nasıl kullandığını belirten yargılar üslup cümleleridir.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliklerini çözümlemek.
Cümlede 'Anadolu coğrafyasının bozkır manzaraları' ifadesi konuyu (içeriği); 'kelimelerin ses uyumu, halk deyişleri ve lirik üslup' ifadeleri ise dil ve anlatımı (üslubu) bildirmektedir. Dolayısıyla bu cümle hem içerik hem üslup tanımıyla eşleşir.
Eserin hem neyi anlattığını hem de nasıl anlattığını bir arada içeren yargılar hem içerik hem üslup özelliğine sahiptir.

Key Concept

İçerik ve Üslup Cümleleri Ayrımı
Question 212Question

"Sanatçı, yaratım sürecinin çetin şartlarında dingin bir liman ��zlemiyle yanıp tutuşan değil, önüne çıkan azgın dalgaların çıkardığı seslerden özgün bir beste yapabilen kişidir."

Buna göre, yukarıdaki cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gerçek sanatçı, üretim esnasında karşılaştığı zorlukları aşmak için sakin bir ortama çekilmeyi dilemek yerine bu engelleri yapıtları için birer esin kaynağı haline getiren kişidir.

Answer

Gerçek sanatçının, üretim esnasında karşılaştığı zorlukları aşmak için sakin bir ortama çekilmeyi dilemek yerine bu engelleri yapıtları için birer esin kaynağı haline getiren kişi olduğunu belirten yargı doğrudur.
Öncüldeki cümlede gerçek bir sanatçının yaratım sürecinde huzurlu ve korunaklı bir alana ('dingin bir liman') sığınma beklentisi içinde olmadığı; tam tersine, karşısına çıkan zorlukları ve karmaşayı ('azgın dalgaların çıkardığı sesler') kendi sanatına malzeme ve esin kaynağı yaparak özgün eserler ('özgün beste') ortaya koyduğu belirtilmiştir. Bu durum, sanatçının sakin bir ortama çekilmeyi dilemek yerine engelleri yapıtları için esin kaynağı yapmasını ifade eden yargıyla anlamsal olarak tamamen örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki cümlenin temel anlam ögelerini belirlemek.
'Dingin bir liman özlemiyle yanıp tutuşan değil' ifadesinin zorluktan kaçıp kolaya/huzura sığınmama; 'azgın dalgaların sesinden özgün beste yapma' ifadesinin ise zorlukları, karmaşayı yaratıcı bir güce ve esin kaynağına dönüştürme anlamına geldiği saptanmıştır.
Cümledeki mecazlı ve soyut ifadeleri çözümleyerek seçeneklerle karşılaştırılabilir somut yargılara ulaşmak.
2
Seçenekleri analiz ederek öncüldeki düşünceyle örtüşen cümleyi bulmak.
Sanatçının sakin bir ortama çekilmeyi istemek yerine zorlukları esin kaynağı yapması gerektiğini belirten ifadenin öncül cümleyle tamamen örtüştüğü ve özdeş olduğu saptanmıştır.
Zorluklardan kaçınmama ve onları sanata dönüştürme temalarını barındıran doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Cümlede yakın ve özdeş anlamlılık ilişkisi kurulurken cümlenin anahtar kavramlarının, mecazlarının ve iletilerinin eş anlamlı ya da yakın anlamlı kelimelerle yeniden kurulması esastır.
Estimated Time:2m 0s
Question 213Question

Edebî eserlerin değerlendirildiği cümlelerde yazarın neyi anlattığı 'içerik (konu)', bu konuyu nasıl anlattığı ise 'üslup (biçem)' ile ilgilidir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ele alınan eserin hem içeriğine hem de üslup özelliklerine yer verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yazar, son romanında büyükşehir hayatının yalnızlaştırdığı bireyin iç dünyasını, devrik cümlelerin ve eksiltili anlatımların ağırlıkta olduğu şiirsel bir dille aktarıyor.

Answer

Büyükşehir hayatının yalnızlaştırdığı bireyin iç dünyasını konu edinen ve bunu devrik ile eksiltili cümlelerin ağırlıkta olduğu şiirsel bir dille aktaran cümle hem içerik hem de üslup özelliklerini bir arada barındırmaktadır.
Doğru seçenekte, eserin konusu olan 'büyükşehir hayatının yalnızlaştırdığı bireyin iç dünyası' (içerik) ile bu konunun işleniş biçimi olan 'devrik cümlelerin ve eksiltili anlatımların ağırlıkta olduğu şiirsel bir dil' (üslup) özellikleri bir arada verilmiştir. Bu sayede cümle, tanımda belirtilen iki yönü de eksiksiz karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki içerik (konu) ögelerini belirlemek.
Yazarın neyi anlattığı tespit edilir: 'büyükşehir hayatının yalnızlaştırdığı bireyin iç dünyası'.
İçerik, yapıtta ele alınan konuyu, temayı ve olay örgüsünü ifade eder.
2
Cümledeki üslup (biçem) ögelerini belirlemek.
Yazarın konuyu nasıl anlattığı tespit edilir: 'devrik cümlelerin ve eksiltili anlatımların ağırlıkta olduğu şiirsel bir dille'.
Üslup, yazarın dil kullanımını, kelime seçimini, cümle yapısını ve anlatım tarzını gösterir.
3
İki unsurun da aynı cümlede yer alıp almadığını kontrol ederek sonuca ulaşmak.
Hem içerik hem de üslup belirteçlerinin tek bir cümlede birleştirildiği seçenek doğru yanıt olarak belirlenir.
Soru kökü, iki özelliğin de aynı yargı içinde bulunmasını zorunlu kılmaktadır.

Key Concept

Edebî eserlerde içerik (konu) ve üslup (biçem) özelliklerinin belirlenmesi.
Question 214Question

Aşağıda verilen cümleleri, edebî eserlerin değerlendirilmesinde taşıdıkları anlam özelliklerine göre sağ sütundaki kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanatçı bu eserinde, I. Dünya Savaşı yıllarında Doğu Cephesi'nde yaşanan siper savaşlarını ve askerlerin psikolojik mücadelelerini gözler önüne seriyor.
Yazar, kahramanlarının ruh tahlillerini yaparken kısa, eksiltili cümleler kullanmayı tercih etmiş ve süssüz, oldukça yalın bir anlatım sergilemiştir.
Eserinde modern insanın yalnızlık ve yabancılaşma sorunlarını işleyen romancı, bu temayı betimlemelerin yoğun olduğu, bol çağrışımlı ve kapalı bir dille sunmaktadır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümlenin İçerik Cümlesi, ikinci cümlenin Üslup Cümlesi ve üçünc�� cümlenin Hem İçerik Hem Üslup Cümlesi ile eşleşmesi gerekir.
Birinci cümlenin eserin konusunu ele aldığı için İçerik Cümlesi ile; ikinci cümlenin dil ve anlatım özelliklerini belirttiği için Üslup Cümlesi ile; üçüncü cümlenin ise hem konuyu hem de anlatım tarzını barındırdığı için Hem İçerik Hem Üslup Cümlesi ile eşleşmesi gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi ögeleri ve anlamı yönüyle incelemek.
Cümledeki 'Doğu Cephesi'nde yaşanan siper savaşları ve askerlerin psikolojik mücadeleleri' ifadesinin eserin konusunu (ne anlatıldığını) ortaya koyduğunu belirlemek.
Eserde ele alınan temanın veya konunun tespiti, o cümlenin içerik cümlesi olduğunu gösterir.
2
İkinci cümleyi dil ve anlatım özellikleri yönüyle incelemek.
Cümledeki 'kısa, eksiltili cümleler' ve 'süssüz, oldukça yalın bir anlatım' ifadelerinin yazarın dili kullanma biçimini (nasıl anlattığını) yansıttığını saptamak.
Yazarın dil ve anlatım tarzına, sözcük tercihlerine ve cümle yapılarına dair belirlemeler üslup cümlelerinin temel özelliğidir.
3
Üçüncü cümleyi hem konu hem de dil-anlatım yönüyle değerlendirmek.
Cümledeki 'modern insanın yalnızlık ve yabancılaşma sorunları' ifadesinin eserin konusunu (içeriğini), 'betimlemelerin yoğun olduğu, bol çağrışımlı ve kapalı bir dil' ifadesinin ise eserin üslubunu yansıttığını belirlemek.
Aynı cümlede hem 'ne anlatılıyor' (içerik) hem de 'nasıl anlatılıyor' (üslup) sorularının cevabı bulunduğu için bu cümle her iki özelliği de taşır.

Key Concept

İçerik ve Üslup Cümleleri
Question 215Question

Aşağıda I. grupta verilen cümleleri, II. gruptaki anlamca en yakın (özdeş) kar��ılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Geçmişin olaylarını bugünün ahlak ve değer yargılarıyla yargılamak, tarihçiyi gerçeğe değil, yalnızca kendi çağının aynasına götürür.
Bir edebi eseri başka bir dile aktarırken kelimelerin sözlükteki karşılıklarına sıkı sıkıya bağlı kalmak, yazarın ruhunu feda edip cesedini kurtarmaya benzer.
Bilgi, alıcıya zahmetsizce ve hazır bir paket hâlinde sunulduğunda kalıcı bir kazanıma dönüşmez; zihnin onu kendi çabasıyla işlemesi gerekir.
Bir kentin kimliğini korumak, onu geçmişte donmuş bir müze gibi saklamakla değil; eskiyi yeninin dinamizmine eklemlemekle mümkündür.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Geçmişin olaylarını bugünün yargılarıyla değerlendirmenin sınırlılığını belirten cümle, tarihsel gelişmeleri kendi döneminden soyutlamanın araştırmacıyı kendi dönemine hapsedeceğini belirten cümleyle; kelime düzeyinde çevirinin eserin özünü kaybettireceğini söyleyen cümle, sözcük yapısını koruma çabasının biçimsel taklitle yetinmek olduğunu söyleyen cümleyle; bilginin zihinde işlenerek edinilmesini savunan cümle, emek harcanmadan edinilen bilginin kalıcı olamayacağını söyleyen cümleyle; kentsel korumada eski ve yeninin eklemlenmesini savunan cümle ise tarihî dokuyu bugünün yaşam pratikleriyle bütünleştirmeyi savunan cümleyle eşleşir.
I. grupta verilen cümleler, sırasıyla tarih felsefesi, çeviri kuramı, bilişsel öğrenme ve kentsel koruma alanlarında kavramsal düzeyde özdeş veya yakın anlamlar taşıyan II. gruptaki cümlelerle doğru şekilde eşleşmiştir. Tarih yazıcılığına dair cümle geçmişi kendi dönemi dışındaki yargılarla değerlendirmeyi eleştiren cümleyle; edebi çeviriye dair cümle biçimsel çevirinin özü kaybettireceğini söyleyen cümleyle; etkin öğrenmeye dair cümle bilginin hazır alınmasının kalıcı olmayacağını savunan cümleyle; kentsel korumaya dair cümle ise eski ile yeninin bütünleşmesini savunan cümleyle anlamca özdeştir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi anlamsal ögelerine ayırma ve II. grupta karşılığını arama
Tarih yazıcılığında bugünün değer yargılarını kullanmanın tarihçiyi kendi çağının sınırlarına hapsedeceğini (kendi çağının aynasına götüreceğini) belirten ifade, tarihsel gelişmeleri yaşandığı dönemin koşullarından bağımsız ele almanın araştırmacıyı kendi döneminin kabullerine götüreceğini savunan ifade ile anlamsal olarak bire bir uyuşmaktadır.
Tarihsel perspektif ve anakronizm eleştirisi üzerinden özdeş yargıların saptanması.
2
İkinci cümleyi anlamsal ögelerine ayırma ve II. grupta karşılığını arama
Edebi eserin kelimelerini sözlük anlamıyla çevirmenin eserin ruhunu kaybettireceğini, sadece dış yapısını (cesedini) kurtaracağını söyleyen mecazi ifade; sözcük düzeyindeki yapıyı koruma çabasının yapıtın özünü feda etmek pahasına biçimsel taklitle yetinmek olduğunu belirten ifade ile anlamca örtüşmektedir.
Çeviri sürecindeki biçimsel sadakat ile sanatsal öz arasındaki karşıtlığın çözümlenmesi.
3
Üçüncü cümleyi anlamsal ögelerine ayırma ve II. grupta karşılığını arama
Hazır sunulan bilginin kalıcı olmayıp zihnin kendi çabasıyla işlenmesi gerektiğini savunan ifade; bilişsel süreçlerle yapılandırılmayan ve emek harcanmadan edinilen bilginin kalıcı olamayacağını belirten ifade ile anlamca özdeştir.
Etkin öğrenme ve zihinsel yapılandırma kavramlarının benzer ifadelerle eşleştirilmesi.
4
Dördüncü cümleyi anlamsal ögelerine ayırma ve II. grupta karşılığını arama
Kent kimliğinin korunması için eskinin yeniye eklemlenmesi gerektiğini ifade eden cümle; tarihî dokunun yaşatılmasını geçmişin unsurlarının bugünle bütünleştirilmesine bağlayan cümle ile anlamca en yakın durumdadır.
Kentsel koruma felsefesindeki bütünleşme ve eklemlenme kavramlarının eşleştirilmesi.

Key Concept

Cümleler arası yakın ve özdeş anlam ilişkilerini, eş anlamlı sözcükler ve kavramsal örtüşmeler üzerinden tespit etme.
Question 216Question

Gerçek bir felsefi sorgulama; zihne hazır cevaplar sunmaktan ziyade, doğru kabul edilen yargıların etrafındaki güvence duvarlarında gedikler açmakla başlar.

Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Felsefenin asıl işlevi, zihni önceden belirlenmiş kalıplarla doldurmak değil, mutlak doğru sayılan düşüncelerin sarsılmaz sanılan temellerini sorgulamaya açmaktır.

Answer

Felsefenin asıl işlevi, zihni önceden belirlenmiş kalıplarla doldurmak değil, mutlak doğru sayılan düşüncelerin sarsılmaz sanılan temellerini sorgulamaya açmaktır.
Öncüldeki cümlede geçen 'hazır cevaplar sunmamak' ifadesi doğru seçenekteki 'zihni önceden belirlenmiş kalıplarla doldurmamak' ile; 'doğru kabul edilen yargıların etrafındaki güvence duvarlarında gedikler açmak' ifadesi ise 'mutlak doğru sayılan düşüncelerin sarsılmaz sanılan temellerini sorgulamaya açmak' ile tam olarak örtüşmektedir. Bu nedenle bu iki cümle anlamca özdeştir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki cümlenin temel yargısını ve anahtar mecazlarını çözümleme.
Cümlede gerçek felsefi sorgulamanın zihne hazır cevaplar vermediği (kalıplaşmış bilgilere karşı olduğu) ve doğru kabul edilen yargıların güvence duvarlarında gedikler açtığı (sorgulanamaz sanılan doğruları sarstığı) belirlenmiştir.
Anlamca en yakın veya özdeş olan seçeneği bulabilmek için öncelikle stimülüsteki temel mesajın doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin anlamlarını öncüldeki yargıyla karşılaştırma.
'Felsefenin asıl işlevinin zihni önceden belirlenmiş kalıplarla doldurmak olmadığı' ifadesi 'zihne hazır cevaplar sunmaktan ziyade' kısmıyla; 'mutlak doğru sayılan düşüncelerin sarsılmaz sanılan temellerini sorgulamaya açmak' ifadesi ise 'doğru kabul edilen yargıların etrafındaki güvence duvarlarında gedikler açmak' kısmıyla tam olarak örtüşmektedir.
Mecazi ifadelerin yerine kullanılan eş anlamlı veya yakın anlamlı söz gruplarını tespit ederek cümlenin orijinal anlam sınırlarını korumak hedeflenmektedir.

Key Concept

Cümlede yakın ve özdeş anlamlılığı belirlerken mecazlı söyleyişleri çözümleyerek yargıların doğruluğunu korumak.
Estimated Time:1m 30s
Question 217Question

"Bir eleştirmenin görevi, eserin kusurlarını birer birer ayıklayıp önüne sermek değil; okura, eserin derinliklerinde gizlenen anlam odalarının anahtarlarını sunmaktır."

Bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eleştirmen, yapıttaki eksiklikleri listelemek yerine okuyucunun eserdeki gizli anlamları keşfetmesine yardımcı olan bir rehber olmalıdır.

Answer

Eleştirmenin yapıttaki eksiklikleri listelemek yerine okuyucunun eserdeki gizli anlamları keşfetmesine yardımcı olan bir rehber olması gerektiğini belirten yargı, verilen cümleyle anlamca özdeştir.
Verilen cümlede eleştirmenin görevinin eserin eksikliklerini göstermekten ziyade, okuyucunun eserdeki kapalı ve derin anlamları kendi başına çözebilmesi için ona yol göstermek (anahtar sunmak) olduğu vurgulanmaktadır. Eleştirmenin yapıttaki eksiklikleri listelemek yerine okuyucunun eserdeki gizli anlamları keşfetmesine yardımcı olan bir rehber olması gerektiğini belirten cümle, bu düşünceyi farklı sözcüklerle ve tam olarak ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen cümlenin anahtar kelimelerini ve anlam ögelerini belirleme.
"Kusurları ayıklayıp önüne sermek" ifadesi eserdeki eksikliklerin belirtilmesine, "anlam odalarının anahtarlarını sunmak" ifadesi ise okuyucunun gizli anlamları çözmesine rehberlik etmeye karşılık gelmektedir.
Cümlenin iletmek istediği temel düşünceyi ve bu düşünceyi oluşturan kavramları netleştirmek gerekir.
2
Seçenekleri bu iki temel kavram doğrultusunda analiz etme.
Seçenekler incelendiğinde, eleştirmenin eksiklikleri belirtmekten ziyade okuyucuya eserin gizli kalmış derinliklerini keşfetmede rehberlik etmesi gerektiği fikrini taşıyan ifade aranır.
Anlamca en yakın veya özdeş olan cümleyi saptamak için seçeneklerin asıl cümledeki kavramsal çerçeveyle örtüşüp örtüşmediği kontrol edilir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Eleştirmenin yapıttaki eksiklikleri listelemek yerine okuyucunun eserdeki gizli anlamları keşfetmesine yardımcı olan bir rehber olması gerektiğini savunan yargı, asıl cümledeki düşünceyi farklı kelimelerle tam olarak karşılamaktadır.
İki cümlenin de odaklandığı ana fikir aynıdır; her ikisi de eleştirmenin asıl işlevinin kusur bulmak değil, anlamı keşfetmede yol göstermek olduğunu savunur.

Key Concept

Cümleler Arasındaki Anlam İlişkileri (Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler)
Question 218Question

(I) İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenen İskender Lahdi, 1887 yılında Lübnan'daki Sayda kraliyet nekropolünde yapılan kazılarda Osman Hamdi Bey tarafından keşfedilmiştir. (II) Milattan önce 4. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen bu lahit, yaklaşık 25 ton ağırlığındadır ve tümüyle Pentelik mermerinden yontulmuştur. (III) Lahit yüzeyindeki kabartmaların yüksekliği yaklaşık 1,5 metre olup bu kabartmalar izleyenlerde derin bir hayranlık uyandıran kusursuz sahneler barındırır. (IV) Bu sahnelerin bazılarında, antik dönemde mermer üzerine uygulanan renklendirme tekniklerine ait kırmızı, sarı ve mor boya pigmentlerinin izleri tespit edilmiştir. (V) Arkeolojik araştırmalar, lahdin Büyük İskender'in kendisi için değil, onun döneminde yaşayan Sayda Kralı Abdalonymus için ��retildiğini ortaya koymaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

III numaralı cümle
III numaralı cümlede geçen 'derin bir hayranlık uyandıran' ve 'kusursuz' ifadeleri tamamen kişisel bir değerlendirme, beğeni ve yorum içerdiği için bu cümle öznel bir nitelik taşır. Diğer tüm cümleler ise kanıtlanabilir nitelikte nesnel yargılardır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümleleri tek tek ele alarak nesnel (kanıtlanabilir) ve öznel (kişisel görüş içeren) olarak sınıflandırmak.
I, II, IV ve V numaralı cümlelerin nesnel; III numaralı cümlenin ise öznel olduğu belirlenir.
Kanıtlanabilirlik açısından farklı olan cümleyi bulabilmek için her bir yargının öznellik/nesnellik durumunu tespit etmek gerekir.
2
Nesnel olduğu düşünülen cümleleri doğrulamak.
I, II, IV ve V numaralı cümlelerde kişisel duygu, beğeni veya yoruma yer verilmediği, doğruluğunun veya yanlışlığının kanıtlanabileceği görülür.
Cümlelerin bilimsel ve tarihî veriler içermesi nesnellik kriterini doğrular.
3
Öznel olan cümleyi tespit edip gerekçesini açıklamak.
III numaralı cümlede yer alan 'yaklaşık 1,5 metre' ifadesi nesnel bir veri olsa da cümlenin devamındaki 'derin bir hayranlık uyandıran' ve 'kusursuz' sözleri kişisel beğeni ve yoruma dayalı olduğu için cümle bütünüyle öznel anlatımlıdır.
Bir yargının içinde öznel bir değerlendirmenin bulunması, o yargıyı kanıtlanabilirlik açısından öznel kılar.

Key Concept

Öznel ve Nesnel Anlatım Ayrımı
Question 219Question

Aşağıdaki I. grupta numaralanmış cümleleri, II. grupta verilen anlamca en yakın (özdeş) karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Bir düşünce, zihnin konfor alanını bozup insanı kendi kabulleriyle hesaplaşmaya zorladığı oranda kıymet kazanır.
II. Edebiyatın asıl gücü, okura yabancı olduğu yaşamları tanıtmasında değil; ona, aşina olduğu dünyayı şaşırtıcı bir pencereden sunmasındadır.
III. Toplumsal uzlaşı, bireylerin farklı görüşleri yok etmesiyle değil, bu farklılıkların bir arada var olabileceği zeminleri inşa etmesiyle mümkündür.
IV. Özgün bir anlatı, henüz keşfedilmemiş konuları bulup çıkarmakla değil; sıradan gerçekleri benzersiz bir biçimde dile getirmekle ortaya çıkar.

Matches

Show answer & explanation

Answer

I numaralı cümle ile 'Fikirlerin değeri...', II numaralı cümle ile 'Yazınsal yapıtlar...', III numaralı cümle ile 'Toplumda barış...', IV numaralı cümle ile 'Yaratıcı bir söylem...' cümleleri eşleşmektedir.
I. cümle zihnin kalıplarını kırmaya odaklandığı için 'Fikirlerin değeri...' cümlesiyle, II. cümle aşina olunan dünyayı farklı göstermeyi işlediği için 'Yazınsal yapıtlar...' cümlesiyle, III. cümle uzlaşıyı farklılıkların bir arada var olmasına bağladığı için 'Toplumda barış...' cümlesiyle, IV. cümle ise sıradanlığı benzersiz anlatmaya odaklandığı için 'Yaratıcı bir söylem...' cümlesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
I. cümleyi anahtar kavramları yönünden çözümlemek ve II. grupta aramak.
Cümlenin odağı, düşüncelerin konforu bozma ve kişiyi sorgulatmaya yöneltme derecesine dayanır. Bu durum, alışılmış kalıpların sarsılıp kendini sorgulama derecesini belirten üçüncü cümle ile eşleşir.
Zihinsel kabulleri yıkmak ve kendini sorgulamak eş anlamlı durumlardır.
2
II. cümleyi anahtar kavramları yönünden çözümlemek ve II. grupta aramak.
Cümle, bilinen dünyayı şaşırtıcı biçimde sunmanın edebiyatın asıl gücü olduğunu söyler. Bu anlamı, bildiği gerçekliği alışılmışın dışında bir bakış açısıyla vermekten bahseden dördüncü cümle karşılar.
Aşina olunan dünya ve bildiği gerçeklik ifadeleri anlamca denktir.
3
III. cümleyi anahtar kavramları yönünden çözümlemek ve II. grupta aramak.
Cümle, uzlaşının farklılıkları silmek yerine ortak yaşam zeminleri kurmakla olacağını savunur. Karşıt düşünceleri yok etmeyip ortak alanlarda barındırmayı öne çıkaran birinci cümle bu anlamı verir.
Ortak zemin inşa etmek ile ortak alanlar oluşturmak aynı amaca hizmet eder.
4
IV. cümleyi anahtar kavramları yönünden çözümlemek ve II. grupta aramak.
Cümle, özgünlüğü yeni konular bulmakta değil sıradan şeyleri benzersiz söylemekte bulur. Herkesin bildiğini kendine has aktarmayı söyleyen ikinci cümle bu anlamı taşır.
Benzersiz dile getirmek ve kendine has tarzda aktarmak özdeş ifadelerdir.

Key Concept

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Question 220Question

Aşağıda soldaki sütunda numaralanmış cümleler, sağdaki sütunda ise bu cümlelerin anlatım özelliklerine dair açıklamalar yer almaktadır. Buna göre, sol sütundaki cümleler ile sağ sütundaki açıklamalar eşleştirildiğinde doğru eşleştirme nasıl olmalıdır?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yazarın son romanı, yayımlandığı ilk ayda elli bin adet satarak haftalarca en çok satanlar listesinin zirvesinde yer aldı.
Sanatçının tuval üzerine yağlı boya kullanarak çizdiği bu tabloda, pastel tonların ağırlıkta olduğu melankolik bir atmosfer hâkimdir.
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı kanunla, ilkokul mezunu çocukları öğretmen olarak yetiştirmek amacıyla açılmıştır.
Yönetmen, filminde kullandığı sıra dışı kamera açılarıyla izleyiciyi sarsıcı bir iç hesaplaşmanın eşiğine sürüklüyor.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle sayısal verilerden yararlanan nesnel anlatımla, ikinci cümle sanat eserine dair kişisel izlenim içeren öznel anlatımla, üçüncü cümle tarihî-hukuki nesnel anlatımla, dördüncü cümle ise teknik ögeleri yorumlayan öznel anlatımla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; birinci cümle sayısal verilere dayanan nesnel açıklamaya, ikinci cümle kişisel estetik yorum içeren öznel açıklamaya, üçüncü cümle tarihsel-hukuki nesnel açıklamaya, dördüncü cümle ise teknik ögeleri yorumlayan öznel açıklamaya karşılık gelir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümleyi analiz etme
Cümledeki 'elli bin adet' ve 'en çok satanlar listesi' ifadeleri kanıtlanabilir sayısal verilerdir.
Nicel verilerin kanıtlanabilirlik durumunu saptayarak doğru açıklamayla eşleştirmek.
2
İkinci cümleyi analiz etme
Cümledeki 'melankolik atmosfer' ifadesi kişisel bir estetik algıya ve duygusal yoruma dayanır.
Renklerin uyandırdığı duygunun kişiden kişiye değişebileceğini belirleyip öznel anlatımı bulmak.
3
Üçüncü cümleyi analiz etme
Cümledeki kanun tarihi, numarası ve kuruluş amacı tamamen belgelenebilir nesnel bilgilerdir.
Tarihî ve hukuki verilerin kanıtlanabilirliğini doğrulayarak ilgili nesnel açıklamayla eşleştirmek.
4
Dördüncü cümleyi analiz etme
Cümledeki 'sıra dışı kamera açıları' ve 'sarsıcı iç hesaplaşma' ifadeleri yorum ve beğeni içerdiğinden özneldir.
Teknik unsurlara eklenen kişisel yargıları ayırt edip uygun öznel açıklamayla eşleştirmek.

Key Concept

Öznel ve Nesnel Anlatımlı Cümleler
PreviousPage 11 / 13Next