Cümlede Anlam
241 questions
"Bir sanatçının kendi sınırlarını aşması, ancak yürümekten en çok korktuğu patikalarda ayak izi bırakmasıyla mümkündür."
Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
"Bir yazarın üslubuna özgünlük katması, dilin yerleşik kalıplarını kırmasından ziyade, o kalıpların içine kendi sesinin rüzgârını üflemesiyle mümkündür."
Bu cümleye anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdaki numaralanmış cümleleri, yanlarında verilen anlatım özellikleri ve gerekçeleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki I. grupta verilen cümleleri, II. grupta verilen ve bu c��mlelerle anlamca en yakın (özdeş) olan karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
"Edebiyat, hayatın birebir kopyasını sunan bir albüm değil; gerçeğin insan ruhundaki yankılarını estetik bir dille yeniden inşa eden bir aynadır."
Bu cümleyle anlamca en yakın olan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağ��daki cümlelerin hangisinde nesnel bir veri, kişisel bir değerlendirmeyle birlikte verilmiştir?
Nitelikli bir çeviri; kaynak metindeki sözcükleri bire bir hedef dile aktarmakla değil, satır aralarında gizlenen duygu ve düşünce dünyasını hedef dilin kendi anlatım olanaklarıyla yeniden biçimlendirmekle ortaya çıkar.
Bu cümleyle anlamca en yakın olan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Sol sütunda verilen cümleleri, sağ sütundaki anlamca en yakın (özdeş) olan karşılıklarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
"Zihni hazır bilgilerle doldurarak onu bir depo hâline getirmek insanı gerçek bir düşünür yapmaz; asıl düşünürlük, o bilgileri zihnin kendi laboratuvarında işleyip onlardan özgün sentezler üretebilmektir."
Bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Bilim insanları, kutup bölgelerindeki buzul erimelerinin derin deniz akıntılarına etkisini gözlemlemek amacıyla Atlas Okyanusu'nda uzun soluklu bir araştırma başlattı. (II) Araştırma ekibi, zorlu kış şartlarında veri kaybı yaşamamak için okyanus tabanına yerleştirilecek ölçüm cihazlarını özel bir yalıtım malzemesiyle kapladı. (III) Bölgedeki şiddetli fırtınalar deniz trafiğini tehlikeye soktuğundan ölçüm istasyonlarının konumu kıyıya daha yakın güvenli bölgelere kaydırıldı. (IV) Toplanan verileri anlık olarak ana merkeze iletmek üzere uydularla entegre çalışan yüksek frekansl�� bir iletişim sistemi kuruldu. (V) Projenin ikinci aşamasında elde edilen bulguları uluslararası kamuoyuyla paylaşmak için geniş kapsamlı bir sempozyum düzenlenmesi planlanıyor.
Bu parçada numaralanm��ş cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
Aşağıdaki I. grupta verilen cümleleri, II. grupta verilen ve bu cümlelerle anlamca en yakın (özdeş) olan karşılıklarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
(I) Bilim insanları, okyanus taban��ndaki yüksek basınçlı ekosistemleri daha yakından gözlemlemek üzere özel tasarlanmış derin deniz araçları geliştiriyor. (II) Bu araçların gövdesinde basınca dayanıklı titanyum alaşımlar kullanılıyor çünkü en ufak bir yapısal hata tonlarca ağırlıktaki suyun altında büyük bir felakete yol açabilir. (III) Son yıllarda geliştirilen yeni nesil sonar cihazları, deniz haritalama çalışmalarında daha önce ulaşılamayan çözünürlükte veriler elde edilmesini sağladı. (IV) Işık almayan bu karanlık bölgelerde yaşayan bazı organizmalar, avcılarından korunabilmek amacıyla vücutlarındaki kimyasal tepkimelerle biyolüminesans ışığı üretir. (V) Güneş ışığının ulaşmadığı okyanus derinliklerindeki bu zorlu ortam, fotosentez yerine kemosentez yapan canlıların evrimsel süreçlerini kavramamızda önemli bir rol oynamaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde sırasıyla 'amaç-sonuç' ve 'neden-sonuç' ilişkisi kurulmuştur?
(I) Doğadaki benzersiz tasarımları insan yapımı sistemlere uyarlama disiplini olan biyomimikri, son yıllarda sürdürülebilir mühendisliğin temel taşlarından biri hâline gelmiştir. (II) Araştırmacılar, hızlı trenlerin tünellerden geçerken çıkardığı yüksek gürültüyü azaltabilmek amacıyla yalıçapkını kuşlarının gaga yapısını modellemişlerdir. (III) Kuşun suya dalarken gösterdiği aerodinamik uyum, trenin hava direncini asgariye indirerek enerji verimliliğini artmıştır. (IV) Yeni nesil trenler, doğadan ödünç alınan bu aerodinamik form sayesinde tünel çıkışlarında oluşan yüksek basınç dalgalarını engellemektedir. (V) Doğa, milyarlarca yıllık deneme yanılma süreciyle mükemmelleştirdiği tasarımları barındırdığından bilim insanları için tükenmez bir laboratuvar vazifesi görmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde sırasıyla "amaç-sonuç" ve "neden-sonuç" ilişkisi bulunmaktadır?
(I) Son yıllarda ekolojik dengenin korunması amacıyla yürütülen yeşil dönüşüm projeleri, sanayi kuruluşlarının üretim süreçlerini yeniden yapılandırmasını zorunlu kılmıştır. (II) Birçok firma, karbon ayak izini azaltmak üzere sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya başlamıştır. (III) Bu doğrultuda rüzgâr ve güneş enerjisi tesislerinin kurulumu hız kazanmış, çevre dostu teknolojiler yaygınlaşmıştır. (IV) Yatırımların kısa sürede yüksek maliyetler doğurması ise bazı yerel işletmelerin finansal darboğaza girmesine yol açmıştır. (V) Dönüşüm sürecinde yaşanan bu ekonomik zorluklar nedeniyle devlet, yeşil enerji yatırımlarına yönelik yeni bir hibe ve teşvik paketi açıklamı��tır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleştirilmesindeki temel amaç belirtilmiştir?
(I) Klasik ebru sanatında, suyun yoğunluğunu artırıp boyaların yüzeyde kalmasını sağlamak amacıyla kitre adı verilen bitkisel bir zamk kullanılır. (II) Kitre, doğada kendiliğinden yetişen geven otunun gövdesinden süzülen bir öz su olduğundan tamamen organik ve sürdürülebilir bir yapıya sahiptir. (III) Hazırlanan kitreli suyun üzerine damlatılan boyaların dibe çökmeden homojen bir biçimde yayılması amacıyla karışıma öd sıvısı eklenir. (IV) Öd sıvısı, boyaların birbirine karışmasını engellemek üzere renklerin arasına görünmez bir gerilim duvarı örer. (V) Ebru yapımında yüzyıllardır bu doğal ve geleneksel formüllerden yararlanıldığından, günümüze kadar ulaşan eserler renklerinin canlılığını korumayı başarmıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur?
(I) Sanat eserlerinin insan zihninde uyandırdığı estetik hazzı sinir bilimi yöntemleriyle çözümlemek amacıyla son yıllarda nöroestetik çalışmaları hız kazanmıştır. (II) Bu yeni disiplin çerçevesinde yürütülen araştırmalar sayesinde, beynin sanat algısı sırasındaki elektriksel tepkileri somut verilerle ortaya konmaktadır. (III) Araştırmacılar, estetik deneyimlerin nörolojik temellerini tam olarak haritalandırmak üzere katılımcılara farklı sanat akımlarına ait tablolar göstermektedirler. (IV) Bireylerin sanat eserleri karşısında hissettiği duygusal coşku, beyindeki ödül merkezlerinin uyarılmasıyla doğrudan bağlantılı olduğundan nöroestetik çalışmaları sanat çevrelerince de ilgiyle takip edilmektedir. (V) Ancak estetik beğeninin tamamen kişisel ve kültürel kodlara bağlı olduğunu savunan bazı sanat tarihçileri, bu biyolojik indirgemeciliğe temkinli yaklaşmaktadır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem amaç-sonuç hem de neden-sonuç ilişkisine yer verilmiştir?
(I) Deneysel arkeoloji, antik dönem seramik üretim teknolojilerini yerinde incelemek amacıyla kazı alanında replika fırınlar inşa etmiştir. (II) Araştırmacılar fırınların iç sıcaklığını ölçmek üzere yüksek ısıya dayanıklı modern sensörler kullanmışlardır. (III) Kazı raporlarında seramiklerin pişirilme derecelerine dair kesin veriler bulunmad��ğından fırınlama aşamasında farklı sıcaklıklar denenmiştir. (IV) Yapılan denemeler sonucunda bazı seramiklerde çatlaklar oluştuğu için fırının yalıtım malzemesi yeniden gözden geçirilmiştir. (V) Replika fırınlardan elde edilen veriler, antik dönemdeki fırınlama teknolojisinin sanılandan daha gelişmiş olduğunu ortaya koymuştur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?