Paragrafta Ana Düşünce

292 questions

Question 221Question

Bir toplumun mutfak kültürü, yalnızca karın doyurma ihtiyacına verilen pratik bir yanıt ya da coğrafi sınırların sunduğu malzemelerin rastgele bir araya gelişi değildir. Yemek, tabağa aktarılan bir kültürel kod, geçmişten bugüne taşınan kolektif bir hafıza biçimidir. Bir coğrafyadaki pişirme teknikleri, baharat kullanımı ve sofra ritüelleri; o toplumun göçlerini, inançlarını, komşularıyla olan tarihsel etkileşimlerini ve doğayı algılama biçimini ele verir. Örneğin, bugün Anadolu mutfağındaki bir yemeğin yapılış aşamalarında Orta Asya'dan Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyanın izlerini sürmek mümkündür. Dolayısıyla mutfak, bir ulusun tarihsel serüvenini, toplumsal dönüşümlerini ve kimliğini nesiller boyu koruyarak günümüze aktaran sessiz ama en canlı arşivlerden biridir. Yemek kültürünü sadece damak tadı veya gastronomi uzmanlığı üzerinden okumak, onun bu derin toplumsal ve kültürel bağ kurucu işlevini gözden kaçırmak anlamına gelir.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yemek kültürü, temel beslenme ihtiyacının ötesinde, bir toplumun tarihsel serüvenini ve kültürel kimliğini koruyup sonraki kuşaklara aktaran bir bellek işlevi görür.

Answer

Yemek kültürünün temel beslenme ihtiyacının ötesinde, toplumun tarihsel serüvenini ve kültürel kimliğini koruyup sonraki kuşaklara aktaran bir bellek işlevi gördüğünü belirten yargıdır.
Paragrafın genelinde yemek ve mutfak kültürünün sadece beslenme amacı taşımadığı, toplumsal bellek, kimlik ve tarihsel aktarım aracı olarak işlev gördüğü üzerinde durulmuştur. Bu durum, yemek kültürünün temel beslenme ihtiyacının ötesinde, toplumsal kimlik ve hafızayı aktaran bir işlev taşıdığı yönündeki yargıyla tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve cümleler arasındaki anlam ilişkilerini belirleme.
Metinde 'mutfak kültürü', 'kolektif hafıza', 'kültürel kod', 'tarihsel serüven', 'canlı arşiv' ve 'kimliği nesiller boyu aktarma' ifadelerinin öne çıktığı görülür.
Yazarın üzerinde durduğu temel kavramları saptayarak metnin odak noktasını belirlemek.
2
Paragraftaki yardımcı düşünceleri ve örnekleri ana düşünceden ayırma.
Anadolu mutfağından verilen örnek ve mutfak ritüellerinin detayları, ana düşünceyi desteklemek için kullanılan yardımcı ögeler olarak belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki yardımcı düşünce tuzaklarına düşmemek ve sadece asıl iletilmek istenen mesajı bulmak.
3
Son cümledeki çıkarımı ve metnin bütünündeki mesajı sentezleyerek ana düşünceyi ifade eden seçeneği bulma.
Mutfak kültürünün sadece damak tadı veya beslenme değil, kültürel kimliği taşıyan canlı bir arşiv ve bellek olduğu sonucuna ulaşılır. Bu mesajı en doğru şekilde sentezleyen seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Yazarın asıl savunmak istediği tezi netleştirip doğru seçenekle eşleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce (Metnin yazar tarafından kaleme alınış amacı ve okuyucuya iletilmek istenen asıl mesaj)
Estimated Time:2m 0s
Question 222Question

Aşağıdaki parçayı dikkate alarak verilen yargıyı değerlendiriniz.

Parça:

Mimarlık, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan teknik bir yapı inşası değil; içinde filizlendiği toplumun değerlerini, yaşam biçimini ve kültürel hafızasını mekâna yansıtan sessiz bir anlatıdır. Bir kentin sokaklarında yürürken karşılaştığımız yapılar, o kentin geçmişiyle bugünü arasında kurulan köprülerdir. Modern dönemde yükselen tekdüze, cam ve çelik yığınlarından oluşan gökdelenler, işlevsellik ve alan tasarrufu sağlasa da kentin özgün kimliğini ve kültürel sürekliliğini sekteye uğratmaktadır. Çünkü her bina, ait olduğu dönemin estetik anlayışını ve insan ilişkilerini somutla��tırır. Geleceğin mimarisini inşa ederken sadece mühendislik başarılarına ve teknolojik imkânlara odaklanmak, insanı kendi ürettiği mekânda yabancılaştırmaktadır. Gerçek bir mimari başarı, geçmi��in izlerini silmeden, toplumsal ruhu modern dünyanın ihtiyaçlarıyla harmanlayarak geleceğe aktarabilmektedir.

Yargı:
Mimari eserlerin gerçek başarısı, teknolojik gelişmişliklerinden ziyade, kültürel mirası ve toplumsal belleği koruyarak modern çağın gereksinimleriyle harmanlayabilmelerinde yatmaktadır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı doğrudur çünkü parçada gerçek mimari başarının geçmişin izlerini koruyarak modern ihtiyaçlarla harmanlanmasında yattığı savunulmaktadır.
Verilen yargı, parçanın son kısmındaki geçmişin izlerini silmeden toplumsal ruhu modern dünyanın ihtiyaçlarıyla harmanlama ifadesini başarıyla sentezleyerek ana düşünceyi doğru yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ana konusunu ve yazarın odaklandığı temel eleştiriyi belirleme.
Mimarinin yalnızca teknik/işlevsel bir boyutunun olmadığı, kültürel hafıza ve toplumsal değerlerin mekânsal yansıması olduğu tespit edilir. Yazarın modern dönemdeki tekdüze, yalnızca teknoloji ve işlevsellik odaklı yapıları eleştirdiği görülür.
Yazarın neye karşı çıktığını anlamak, savunulan ana fikri belirlemek için ilk adımdır.
2
Parçadaki sonuç cümlesini analiz ederek yazarın sunduğu başarı tanımını saptama.
Parçanın son cümlesinde gerçek mimari başarının; geçmişin izlerini silmeden toplumsal ruhu modern dünyanın ihtiyaçlarıyla harmanlayarak geleceğe aktarabilmek olduğu belirlenir.
Ana düşünce genellikle parçanın son kısımlarında bir sonuca bağlanarak özetlenir.
3
Değerlendirilmesi istenen yargı ile parçanın ana düşüncesini karşılaştırma.
Yargıda belirtilen kültürel mirası koruyarak modern çağın gereksinimleriyle harmanlama ifadesinin, parçadaki geçmişin izlerini silmeden toplumsal ruhu modern dünyanın ihtiyaçlarıyla harmanlayarak geleceğe aktarma düşüncesini tam olarak karşıladığı doğrulanır.
Önerilen yargının parçanın temel mesajı ile tutarlı olup olmadığını saptamak için doğrudan karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Paragrafın ana düşüncesi, yazarın okuyucuya vermek istediği temel mesajdır ve yardımcı düşüncelerle desteklenerek genellikle metnin sonunda veya bütününde sentezlenir.
Question 223Question

Fotoğraf, icat edildiği ilk günlerden itibaren nesnel gerçekliğin en sadık ve güvenilir taşıyıcısı olarak kabul edilmiştir. Merceğin önündeki dünyaya ait ışığın duyarlı bir yüzey üzerinde bıraktığı fiziksel iz, hayatın dondurulmuş, müdahale edilmemiş bir anı olarak sunulur ve bu durum ona belgesel bir güç kazandırır. Oysa daha yakından bakıldığında, her fotoğraf karesinin aslında çekildiği ana ait mutlak bir hakikati değil, fotoğrafç��nın o hakikat havuzundan yaptığı öznel bir seçimi barındırdığı görülür. Fotoğrafçı, çerçevenin içine neyin dahil edileceğine karar verirken aynı zamanda neyin dışarıda bırakılacağını da belirler; böylece gerçeği kendi bakış açısıyla yeniden kurgular. Işık, gölge, açı ve an seçimi gibi teknik müdahaleler, nesnel olduğu varsayılan görüntüyü bir yorum nesnesine dönüştürür. Dolayısıyla fotoğraf makinesi dünyayı olduğu gibi kaydeden tarafsız ve mekanik bir göz olmaktan ziyade, gerçeği belirli bir estetik ve zihinsel süzgeçten geçirerek yeniden üreten, inşa edilmiş bir anlatı aracıdır.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fotoğrafın, gerçekliği tarafsızca yansıtan bir araç olmaktan ziyade, yaratıcısının öznel tercihleriyle biçimlenen bir kurgu olduğu

Answer

Fotoğrafın, gerçekliği tarafsızca yansıtan bir araç olmaktan ziyade, yaratıcısının öznel tercihleriyle biçimlenen bir kurgu olduğu
Fotoğrafın, gerçekliği tarafsızca yansıtan bir araç olmaktan ziyade, yaratıcısının öznel tercihleriyle biçimlenen bir kurgu olduğunu ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü paragrafın bütününde fotoğrafın nesnelliği sorgulanmakta ve son cümlede fotoğrafın tarafsız bir mekanik göz değil, estetik ve zihinsel bir süzgeçten geçirilerek üretilen inşa edilmiş bir anlatı olduğu net bir biçimde ortaya konmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek konuyu tespit etmek
Paragrafta fotoğrafın nesnellik iddiası ile fotoğrafçının öznel müdahaleleri arasındaki çelişki ele alınmaktadır.
Ana düşünceyi belirlemek için öncelikle yazarın üzerinde durduğu konunun çerçevesini çizmek gerekir.
2
Yazarın konuya getirdiği bakış açısını ve asıl savunulan fikri (özellikle sonuç cümlelerinden) belirlemek
Son cümlede yer alan 'Dolayısıyla fotoğraf makinesi dünyayı olduğu gibi kaydeden tarafsız ve mekanik bir göz olmaktan ziyade, gerçeği belirli bir estetik ve zihinsel süzgeçten geçirerek yeniden üreten, inşa edilmiş bir anlatı aracıdır.' ifadesinden hareketle asıl iletilmek istenen mesaja ulaşılır.
Yazarın metnin sonunda bağladığı yargı, doğrudan metnin ana düşüncesini/savını barındırır.
3
Seçenekleri analiz ederek yardımcı düşünceleri ve metin dışı yorumları eleyip ana düşünceyi karşılayan seçeneği bulmak
Yazarın asıl anlatmak istediğini en kapsamlı şekilde özetleyen yargının, fotoğrafın tarafsız bir araç olmayıp öznel bir kurgu olduğunu ifade eden seçenek olduğu görülür.
Doğru yanıt, metindeki ana düşünceyi birebir kelimelerle tekrarlamak yerine farklı sözcüklerle sentezleyen genel yargı olmalıdır.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 224Question

Resim sanatı, yüzyıllar boyunca doğanın birebir kopyalanması, nesnel gerçekliğin tuval üzerine kusursuz bir biçimde aktarılması olarak algılanmıştır. Klasik dönem ustalarının doğayı taklit etme (mimesis) çabası, resmi adeta bir ayna vazifesine indirgemiş; ressamın başarısı da taklidin gerçeğe yakınlığıyla ölçülmüştür. Ancak modernizmle birlikte bu anlayış köklü bir kırılma yaşamıştır. Ressam art��k dış dünyayı olduğu gibi yansıtan pasif bir gözlemci değil, kendi zihinsel süzgecinden geçirdiği gerçekliği yeniden inşa eden aktif bir öznedir. Bir sanat eseri, dış dünyadaki bir nesneyi ne kadar aslına uygun tasvir ettiğiyle değil, sanatçının o nesneye yüklediği özgün anlam ve hissettirdiği duygu yoğunluğuyla değer kazanır. Dolayısıyla resim, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkıp sanatçının içsel gerçekliğinin ve dünyayı algılama biçiminin özgün bir ifadesi haline gelmiştir. Bu durum, izleyiciyi de yalnızca sunulanı tüketen bir alıcı olmaktan çıkarıp eserin anlam dünyasını tamamlayan bir ortak kılmaktadır.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Resmin, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkarak sanatçının öznel dünyasının yansıdığı ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüşmesi

Answer

Resmin, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkarak sanatçının öznel dünyasının yansıdığı ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüşmesi
Doğru cevap, resmin doğayı taklit etmekten çıkıp sanatçının öznel dünyasını yansıtan ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüştüğünü belirten yargıdır. Paragrafın girişinde klasik dönemin taklit anlayışı özetlenmiş, ardından modern dönemde ressamın gerçekliği yeniden inşa eden aktif bir özne haline gelişi açıklanmış ve son cümlede bu durumun izleyiciyi de eserin anlam dünyasını tamamlayan bir ortak kıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla metnin bütününü ve asıl iletilmek istenen mesajı bu yargı tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve kavramsal değişimi belirleme
Metinde klasik dönemdeki 'doğayı taklit etme (mimesis)' anlayışı ile modern dönemdeki 'ressamın gerçekliği zihinsel süzgecinden geçirerek yeniden inşa etmesi' karşılaştırılmaktadır.
Metnin hangi kavramsal zıtlık üzerine kurulduğunu anlayarak ana düşüncenin temelini tespit etmek.
2
Paragrafın sonuç kısmındaki yeni çıkarımı analiz etme
Sanatçının içsel gerçekliğini yansıtan eserin, izleyiciyi de yalnızca tüketen değil, anlamı tamamlayan bir ortak haline getirdiği belirtilmektedir.
Yazarın sadece sanatçıya değil, eserin alımlanma sürecindeki izleyiciye de vurgu yaptığını görmek.
3
Metnin bütününü kapsayan en genel yargıyı (ana düşünceyi) seçeneklerde arama
Hem sanatçının öznel dışavurumunu hem doğayı kopyalamaktan uzaklaşılmasını hem de izleyicinin anlamı tamamlama rolünü sentezleyen seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Yardımcı düşünceleri eleyip metnin tamamını en iyi özetleyen yargıya ulaşmak.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Estimated Time:2m 0s
Question 225Question

Dijital teknolojilerin hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte, geçmişe dair her veriyi kaydetme ve saklama eğilimi olağanüstü bir boyuta ulaşmıştır. Artık e-postalarımızdan fotoğraf arşivlerimize, günlük alışkanlıklarımızdan sosyal medya paylaşımlarımıza kadar her şey kalıcı dijital izlere dönüşmektedir. Ancak bu sınırsız bellek biriktirme arzusu, ironik bir biçimde insan zihninin en temel işlevlerinden biri olan 'unutma' eylemini gölgede bırakmaktadır. İnsan beyni, bilgileri seçerek, eleyerek ve önem sırasına koyarak çalışır; yani unutmak, zihinsel sağlığın ve yaratıcı düşüncenin sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir mekanizmadır. Her detayın kayıt altında tutulduğu ve hiçbir şeyin silinmediği bir dünyada, zihnimiz sürekli bir veri yükü altında ezilmekte, yeni sentezler yapma ve geleceğe odaklanma yetisini kaybetmektedir. Dolayısıyla geçmişin yükünden kurtulup zihinsel özgürlüğe kavuşabilmek, bilginin sınırsızca depolanmasından ziyade, nelerin unutulması gerektiğini seçebilme becerisine bağlıdır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zihinsel verimliliğin ve gelişimin korunması, her bilginin saklanmasından ziyade zihnin seçici bir şekilde unutma işlevini gerçekleştirebilmesine bağlıdır

Answer

Zihinsel verimliliğin ve gelişimin korunması, her bilginin saklanmasından ziyade zihnin seçici bir şekilde unutma işlevini gerçekleştirebilmesine bağlıdır.
Doğru seçenek parçanın ana düşüncesini tam olarak yansıtmaktadır. Parçada dijital çağda her verinin depolanmasının insan zihnini olumsuz etkilediği, zihnin sağlıklı kalabilmesi ve yaratıcı sentezler yapabilmesi için seçici bir şekilde unutmaya ihtiyaç duyduğu vurgulanmaktadır. Dolayısıyla zihinsel verimlilik ve gelişim, sınırsız depolamadan ziyade nelerin unutulacağını seçebilme yetisiyle ilişkilendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümleleri incelenir.
Dijitalleşme ile birlikte her verinin kaydedilmesinin zihne getirdiği aşırı yük ve bunun unutma eylemini engellediği saptanır.
Metnin hangi sorun veya olgu üzerine kurulduğunu tespit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Unutma eyleminin zihinsel sağlık ve yarat��cılık açısından işlevi değerlendirilir.
Unutmanın, insan beyninin sağlıklı çalışması ve yeni sentezler üretebilmesi için zorunlu bir mekanizma olduğu belirlenir.
Yazarın unutma eylemine yüklediği olumlu anlamı ve gerekçelerini kavramak için bu analiz yapılır.
3
Paragrafın sonuç cümlesi analiz edilerek ana fikir sentezlenir.
Zihinsel özgürlüğün, sınırsız veri biriktirmekten değil, nelerin unutulacağını seçebilmekten geçtiği sonucuna ulaşılır ve bu durum doğru seçenekle eşleştirilir.
Yazarın asıl vurgulamak istediği yargıyı (ana düşünceyi) belirlemek ve yardımcı fikirlerden ayırt etmek için sonuç cümlesindeki özetleyici mesaj saptanır.

Key Concept

Bir paragrafta yazarın okuyucuya vermek istediği temel mesajı (ana düşünceyi), yardımcı düşünceler ve metinden çıkarılamayacak öznel yorumlar arasından ayırt ederek bulma.
Estimated Time:2m 0s
Question 226Question

Aşağıdaki parçadan hareketle verilen yargının doğru olup olmadığını belirleyiniz.

Parça:
Bahçe düzenleme sanatı, tarih boyunca insanın doğayla kurduğu ilişkinin en estetik ve somut dışavurumlarından biri olmu��tur. İnsan, vahşi doğayı kendi zihinsel şablonlarına göre şekillendirirken aslında sadece çevreye müdahale etmez; aynı zamanda doğayla uyum arayışını veya ona hükmetme arzusunu da mekâna yansıtır. Batı'nın geometrik ve simetrik bahçeleri insanın doğa üzerindeki mutlak kontrolünü ve rasyonel aklın zaferini simgelerken, Doğu'nun minyatür göller ve doğal taşlarla bezeli bahçeleri insanı doğanın içinde eritmeyi, onun ritmine uyum sağlamayı hedefler. Ancak hangi üslup benimsenirse benimsensin, bir bahçe tasarlamak, doğayı tamamen kendi hâline bırakmak ile onu tamamen yapaylaştırmak arasındaki o hassas dengede durmayı gerektirir. Gerçek bir bahçe tasarımı, bitkilerin kendi gelişim süreçlerine saygı duyarak insan eliyle biçimlendirilen bir ortak yaşam alanı yaratmaktır. Bu yönüyle bahçe, ne salt doğanın kendisidir ne de tümüyle insan yapımı bir mimari üründür; aksine, kültür ile tabiatın sürekli bir diyalog içinde olduğu, birbirini dönüştürdüğü yaşayan bir ara kesittir.

Yargı: Bahçe düzenleme sanatı, ne tamamen insan kontrolündeki yapay bir alan ne de kendi haline bırakılmış yabani bir doğadır; o, kültür ile doğanın karşılıklı etkileşimiyle biçimlenen bir ara alandır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Doğru (Yargı, parçanın ana düşüncesini doğru şekilde yansıtmaktadır.)
Verilen yargı, parçanın son bölümünde vurgulanan ve bahçe düzenleme sanatının özünü oluşturan 'kültür ile tabiatın birbirini dönüştürdüğü yaşayan bir ara kesit' olduğu tezini doğru bir şekilde özetlemektedir. Bahçe ne doğadan tamamen bağımsız yapay bir yapıdır ne de el değmemiş yaban hayattır; ikisinin ortak etkileşim alanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyarak yazarın bahçe tasarımı konusundaki temel tezini ve Doğu-Batı örneklerini analiz etmek.
Yazar, farklı kültürlerin doğaya müdahale biçimlerini örneklese de bahçe tasarımını genel olarak doğayı serbest bırakmak ile yapaylaştırmak arasındaki denge olarak tanımlamaktadır.
Parçadaki örneklerin ve yardımcı düşüncelerin hangi temel düşünceyi desteklemek için sunulduğunu tespit etmek gerekir.
2
Parçanın sonuç cümlesinde yer alan sentezi incelemek.
Bahçenin ne sadece doğa ne de sadece insan ürünü olduğu, ikisinin sürekli diyalog içinde olduğu bir ara kesit olduğu belirlenir.
Sonuç cümlesi, yazarın asıl ulaştırmak istediği yargıyı, yani paragrafın ana düşüncesini özetler.
3
Sunulan yargıyı ulaşılan ana düşünce ile karşılaştırarak doğruluk değerini saptamak.
Yargı cümlesinin, parçanın sonundaki 'ara kesit' ve 'karşılıklı etkileşim' tezini tam olarak karşıladığı ve ana düşünceyle örtüştüğü görülür.
Yargının doğruluğu, parçadaki ana fikrin doğru bir şekilde özetlenip özetlenmediğine bağlıdır.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 227Question

Parça:
Bilimsel bilgi üretimi genellikle başarı hikayeleri, kesin doğrular ve çığır açan keşifler üzerinden doğrusal bir hat üzerinde kesintisizce ilerliyormuş gibi sunulur. Oysa bilimin gerçek serüveni, görkemli zaferlerden ziyade, sessiz sedasız kabullenilen başarısızlıklar ve yanlışlanmış varsayımlarla örülüdür. Bir teorinin çöküşü ya da titizlikle hazırlanan bir deneyin beklenenin aksine sonuçlanması, bilimi geriye götürmez; aksine, araştırmacılara yürüdükleri patikanın sınırlarını net biçimde göstererek yeni ve daha sağlam yolların keşfedilmesini sağlar. Hata, bilimin doğasında var olan ve onu dinamik tutan en önemli kurucu unsurdur. Çünkü her yanlış kapı, bizi doğruya bir adım daha yaklaştırırken, bilimin dogmalardan arınarak sürekli kendini yenilemesine imkan tanır. Dolayısıyla bilimi sadece ulaşılan nihaî teknik sonuçlar üzerinden değerlendirmek, onun metodolojik doğasını anlamayı zorlaştırır; zira bilimi bilim yapan temel nitelik, varılan hedeften ziyade, hatalardan ders çıkararak durmaksızın ilerlenen o arayış sürecinin kendisidir.

Soru:
Bu parçada dile getirilen düşünceler göz önünde bulundurulduğunda, 'Bilimi asıl var eden ve geliştiren unsur, ulaşılan kesin sonuçlar değil; başarısızlıkla sonuçlanan varsayımların sorgulanması ve hatalardan ders çıkarılarak ilerlenen arayış sürecidir.' yargısı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı doğrudur.
Verilen yargı, parçanın bütününde savunulan ve son cümlede özetlenen 'bilimi asıl nitelendiren şeyin sonuçlardan ziyade hatalardan öğrenerek ilerleme süreci olduğu' ana düşüncesini doğrudan karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın anahtar kavramlarını ve genel iletisini analiz etmek.
Parçada bilimsel ilerlemenin doğrusal bir başarı hattından ibaret olmadığı; başarısızlıklar, yanlışlanmış varsayımlar ve hatalar sayesinde bilimin kendini yenilediği ve dinamik kaldığı sonucuna ulaşılır.
Ana düşünceyi belirlemek için yazarın üzerinde durduğu temel argümanları saptamak gerekir.
2
Parçada sunulan yargı ile soru kökündeki yargıyı karşılaştırmak.
Soru kökündeki 'Bilimi asıl var eden ve geliştiren unsur... hatalardan ders çıkarılarak ilerlenen arayış sürecidir.' yargısı, parçadaki 'bilimi bilim yapan temel nitelik, varılan hedeften ziyade, hatalardan ders çıkararak durmaksızın ilerlenen o arayış sürecinin kendisidir.' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.
Yargının doğruluğunu doğrulamak için parçanın sonuç kısmındaki sentezleyici cümle ile birebir anlamsal eşdeğerlik aranır.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Question 228Question

Şiir çevirisi, bir dildeki sözcükleri başka bir dildeki karşılıklarıyla eşleme eyleminin çok ötesindedir. Her dil, kendi kültürünün, tarihsel birikiminin ve coğrafyasının izlerini taşır. Bir şairin mısralarına yüklediği anlam, sadece sözlükteki tanımlarla değil, o dilin ses estetiği, ritmi ve çağrış��msal derinliğiyle şekillenir. Dolayısıyla çevirmen, kaynak metindeki kelimeleri hedef dile taşırken aslında o kelimelerin arkasındaki duygusal atmosferi ve kültürel kodları yeniden inşa etmek zorundadır. Bu durum, çeviriyi mekanik bir aktarımdan ziyade, özgün metnin ruhuna sadık kalınarak gerçekleştirilen yeni bir yaratıcı yazım süreci haline verir. Şiiri başka bir dile aktaran kişi, yalnızca bir köprü vazifesi görmez; aynı zamanda o şiirin hedef dilde yeniden doğmasını sağlayan ikinci bir yaratıcıya dönüşür. Çeviri şiirde yakalanan başarı, orijinal yapıttaki kelimelerin birebir korunmasından değil, o yapıtın okurda uyandırdığı estetik hazzın hedef dildeki muadilini üretebilmekten geçer.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşa��ıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şiir çevirisi, sözcüklerin mekanik bir şekilde aktarılmasından ziyade, eserin estetik ve duygusal etkisinin hedef dilde yeniden yaratılması sürecidir.

Answer

Şiir çevirisi, sözcüklerin mekanik bir şekilde aktarılmasından ziyade, eserin estetik ve duygusal etkisinin hedef dilde yeniden yaratılması sürecidir.
Şiir çevirisinin mekanik bir aktarımdan ziyade estetik ve duygusal etkinin hedef dilde yeniden yaratılması süreci olduğunu belirten seçenek doğrudur. Çünkü paragrafın genelinde şiir çevirisinin sadece bir kelime eşleme olmadığı, dilin kültürel ve duygusal kodlarının hedef dilde yeniden kurulmasıyla sağlanan yaratıcı bir süreç olduğu ve başarısının bu estetik muadili üretebilmekten geçtiği vurgulanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ana konusunu ve yazarın şiir çevirisine dair bakış açısını belirleme
Metinde şiir çevirisinin kelimelerin sözlük anlamlarını eşlemekten ibaret olmadığı, kültürel ve duygusal kodların hedef dilde yeniden inşası gerektiği belirtilmiştir.
Ana düşünceyi belirlemek için öncelikle yazarın üzerinde durduğu temel olguyu saptamak gerekir.
2
Metindeki yardımcı düşünceleri ve örnekleyici bilgileri ayrıştırma
Dillerin tarihsel birikimi yansıtması, şairin mısralardaki ses ve ritim öğelerini kullanması, çevirmenin kültürel aktarım yapması gibi ifadelerin ana düşünceyi destekleyen yan unsurlar olduğu görülmüştür.
Yan fikirleri eleyerek yalnızca paragrafın tamamını kapsayan ve yazarın iletmek istediği nihai mesaja odaklanmak önemlidir.
3
Yazarın vermeyi amaçladığı mesajı (ana düşünceyi) sentezleme ve seçeneklerle karşılaştırma
Yazarın asıl iletisi, şiir çevirisinin mekanik bir aktarım değil, estetik etkiyi hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir süreç olduğudur. Bu mesaj en uygun şekilde doğru seçenekte ifade edilmiştir.
Seçenekler arasında sadece yardımcı düşünce olan veya metni aşan ifadeleri eleyip, metnin tamamını kapsayan sentezi bulmak gerekir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Question 229Question

Aşağıdaki parçada savunulan temel düşünce göz önünde bulundurulduğunda, belirtilen yargının bu parçanın ana düşüncesi olup olmadığını belirleyiniz.

Parça:
Müzik, genellikle seslerin uyumlu bir birlikteliği ve ardışıklığı olarak tanımlanır; ancak bu tanım, müziğin en temel kurucu unsurlarından birini, yani sessizliği göz ardı etme eğilimindedir. Oysa sessizlik, müzikal yapıda yalnızca sesin fiziksel olarak kesintiye uğraması ya da iki nota arasındaki boş bir zaman dilimi değildir. Aksine sessizlik, sesin sınırlarını belirleyen, ritme gerilim ve nefes kazandıran, notaların taşıdığı anlamsal yükü derinleştiren kurucu ve aktif bir ögedir. Notaların tınısı ancak etrafını çevreleyen sessizliğin sağladığı kontrast sayesinde belirginleşir ve dinleyicide estetik bir karşılık bulur. Sessizliğin bilinçli bir biçimde kompozisyona dahil edilmediği, durmaksızın devam eden bir ses yığını, dinleyici için anlamlı bir müzikal deneyim üretmekten uzak, kaotik bir gürültüye dönüşür. Dolayısıyla müzikte sessizlik, bir yokluk hali değil; sesin varoluşunu, ritmin akışını ve eserin bütününde saklı olan duygusal gerilimi yapılandıran, sesi anlamlı kılan asli bir varlıktır.

Yargı:
Müzikte sessizlik, seslerin bulunmadığı pasif bir aralık olmanın ötesinde; notalara anlam kazandıran, eserin estetik bütünlüğünü ve duygusal gerilimini şekillendiren aktif ve kurucu bir unsurdur.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Belirtilen yargı, parçanın ana düşüncesini tam ve doğru bir şekilde yansıttığı için doğrudur.
Parçadaki ana düşünce, sessizliğin pasif bir duraklama değil, müzikal yapıya anlam ve estetik gerilim katan kurucu bir öge olduğudur. Sunulan yargı da bu tezi tam olarak karşıladığı için doğru kabul edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın konusunu ve anahtar kelimelerini belirleme.
Parçada 'müzikte sessizlik' konusunun ele alındığı, sessizliğin sesle ilişkisi ve kurucu rolü üzerine durulduğu belirlenir.
Metnin hangi temel izlek etrafında kurulduğunu anlayarak ana düşünceye ulaşmak.
2
Yazarın savunulan ana fikrini özetleyen yargıları tespit etme.
Sessizliğin bir yokluk değil, eseri yapılandıran, notalara derinlik ve anlam kazandıran kurucu bir unsur olduğu sonucuna ulaşılır.
Parçadaki temel tezi netleştirerek karşılaştırma zeminini hazırlamak.
3
Verilen yargı ile metindeki ana düşünceyi karşılaştırma.
Verilen yargının, sessizliğin 'aktif ve kurucu bir unsur' olduğunu belirterek parçanın ana düşüncesiyle tam olarak örtüştüğü saptanır.
Yargının doğruluğuna dair nihai karar vermek.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Estimated Time:2m 0s
Question 230Question

Parça:
Bilim tarihine dönüp baktığımızda, büyük keşiflerin ardında genellikle kusursuz bir doğrusal ilerleme değil, büyük sapmalar ve yöntemsel hatalar görürüz. Bugün ders kitaplarında nihai birer zafer olarak sunulan kuramlar, aslında yüzlerce yanlış varsayımın, hatalı hesaplamanın ve başarısız deneyin elenmesiyle şekillenmiştir. Bilim insanı, hipotezinin geçersizliğini kanıtlayan her veriyle aslında doğruya bir adım daha yaklaşır. Çünkü yanlışın tespiti, araştırma alanının sınırlarını daraltarak gerçeğin sakland��ğı patikayı belirginleştirir. Ne var ki günümüzün akademi dünyası, başarı odaklı yayın politikaları nedeniyle olumsuz sonuçlanan bilimsel araştırmaları genellikle görünmez kılma eğilimindedir. Bu dışlayıcı tutum, bilimin doğasında var olan deneme-yanılma döngüsünü sekteye uğratmakta ve yeni kuşak araştırmacıları risk almaktan, bilinmeyene yönelmekten alıkoymaktadır. Oysa hataların bilimsel bilginin inşasındaki kurucu ve yol gösterici rolünü yadsımak, bilimi sadece ulaşılmış sonuçlar yığınına indirgemek demektir; bilim, her şeyden önce dinamik bir yöntem ve bitimsiz bir arayış sürecidir.

İfade:
Bilimin dinamik ve sürekli bir arayış süreci olabilmesi, sonuçsuz kalan veya hatalı sonuç veren bilimsel çalışmaların da sürecin kurucu birer parçası olarak kabul edilmesine bağlıdır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen ifade paragrafın ana düşüncesini yansıtmaktadır, dolayısıyla doğrudur.
Verilen ifade doğrudur çünkü parçada bilimin doğrusal değil, hatalar ve başarısızlıklar yoluyla ilerleyen dinamik bir süreç olduğu vurgulanmaktadır. Yazar, günümüz akademisindeki olumsuz sonuçları gizleme eğilimini eleştirerek hataların bilimsel bilginin inşasındaki kurucu ve yol gösterici rolüne dikkat çekmiştir. Dolayısıyla, bilimin canlı bir arayış olması bu hataların kabullenilmesine bağlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafı dikkatle okuyarak yazarın ele aldığı temel konuyu ve eleştirdiği durumları belirleyin.
Metinde bilimsel sürecin doğrusal olmadığı, hata ve başarısızlıkların doğruya giden yolu netleştirdiği ve akademideki başarı odaklı yayıncılığın bu süreci engellediği saptanmıştır.
Ana düşünceyi belirlemek için yazarın savunduğu temel tezi ve karşı çıktığı görüşü netleştirmek gerekir.
2
Paragrafın son cümlelerindeki vurguları analiz edin ve yazarın ulaştığı nihai yargıyı tespit edin.
Yazar, hataların dışlanmasının bilimi durağanlaştırdığını belirterek bilimin asıl gücünün sonuçlarda değil, dinamik bir arayış sürecinde olduğunu belirtmiştir.
Türkçe paragraf sorularında ana düşünce genellikle son bölümlerde sentezlenerek okuyucuya sunulur.
3
Verilen ifade ile parçadan çıkarılan ana düşünceyi karşılaştırarak doğruluk derecesini değerlendirin.
İfadedeki 'sonuçsuz ve hatalı çalışmaların kurucu parça olarak kabul edilmesi gerektiği' tezi, metnin ana fikri olan 'hataların bilimsel bilginin inşasındaki kurucu rolünün yadsınamayacağı' düşüncesiyle tam olarak örtüşmektedir.
İfadenin parçanın ana düşüncesini doğru bir şekilde sentezleyip sentezlemediğini doğrulamak için anlam eşdeğerliği kontrol edilir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 231Question

Modern yaşamın hızı, insanı sürekli bir eylem hâlinde bulunmaya ve her boşluğu dışsal bir uyaranla doldurmaya zorlamaktadır. Akıllı cihazlar, dijital platformlar ve kesintisiz bilgi akışı, zihnin kendi başına kalmasını neredeyse tamamen engellemektedir. Oysa insanın kendi içine dönebilmesi, düşüncelerini olgunlaştırabilmesi ve özgün tasarımlar üretebilmesi için 'can sıkıntısı' olarak adlandırılan o eylemsizlik anlarına yaşamsal bir ihtiyacı vardır. Can sıkıntısı, zihnin dış dünyadan gelen gürültüyü susturup kendi derinliklerindeki sesleri duymaya başladığı kurucu bir eşiktir. Sürekli bir şeylerle meşgul olmak bireyi üretken kılıyor gibi görünse de aslında zihinsel bir sığlaşmaya yol açmaktadır. Buna karşın hiçbir şey yapmadan geçirilen zamanlar, insanın içsel bir muhasebe yapmasına ve yaratıcı potansiyelini harekete geçirmesine imkân sağlar. Dolayısıyla modern insanın bir an önce kurtulmak istediği bu durağanlık, zihnin tükenişi değil; aksine yenilenmenin, yaratıcılığın ve kendini keşfetmenin en verimli zeminidir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dış dünyayla bağın koptuğu durağan zaman dilimleri, insanın kendi içine yönelmesini sağlayarak yaratıcı potansiyelini besler.

Answer

Dış dünyayla bağın koptuğu durağan zaman dilimleri, insanın kendi içine yönelmesini sağlayarak yaratıcı potansiyelini besler.
Dış dünyayla bağın koptuğu durağan zaman dilimlerinin yaratıcı potansiyeli beslediğini savunan ifade, metnin ana düşüncesidir. Yazar paragraf boyunca can sıkıntısı olarak nitelenen boşluk anlarının yaratıcılığa, kendini keşfetmeye ve zihinsel derinleşmeye olan katkılarını temellendirmiş ve sonucu bu durağanlığın yaratıcılığın verimli bir zemini olduğuna bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metni okuyarak yazarın ele aldığı konuyu tespit etmek.
Metinde modern yaşamın getirdiği aşırı meşguliyet ile buna zıt bir durum olan eylemsizlik/can sıkıntısı anları karşılaştırılmaktadır.
Ana düşünceyi belirlemek için öncelikle paragrafın hangi kavramlar etrafında şekillendiğini anlamak gerekir.
2
Yazarın konuya ilişkin temel tezini ve bakış açısını belirlemek.
Yazar, can sıkıntısı olarak görülen boş zamanların zihnin kendi sesini duyması ve yaratıcılık için gerekli bir zemin olduğunu savunmaktadır.
Ana düşünce, yazarın konuya dair okuyucuya iletmek istediği asıl mesajdır.
3
Savunulan temel tezi en iyi özetleyen ve metnin bütünü kapsayan genel yargıyı bulmak.
Dış dünyadaki uyarılardan uzaklaşılan durağan anların, insanın iç dünyasına dönmesini sağlayarak yaratıcılığını beslediği sonucuna ulaşılır.
Doğru seçenek, metindeki yardımcı düşünceleri veya aşırı genelleyici/çelişkili ifadeleri eleyerek elde edilen kapsayıcı yargıyı içermelidir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Question 232Question

Parça:
Tarih yazımı, ge��mişte meydana gelmiş olayların kuru bir dökümünü yapmaktan ibaret değildir; aksine bu olayları anlamlı bir bütünlük içinde yeniden inşa etme çabasıdır. Tarihçi, geçmişin uçsuz bucaksız veri yığınından bazılarını seçip bazılarını elerken ve bunları belirli bir olay örgüsüne kavuştururken kaçınılmaz olarak edebi ve anlatısal mekanizmalardan yararlanır. Bu durum, tarihin bilimsel nesnelliğine gölge düşüren yapısal bir kusur olarak görülmemelidir. Çünkü insan zihni, ancak kurgusal bir hikâye formu aracılığıyla geçmişi anlaşılır kılabilir ve dağınık olaylar arasında anlamlı neden-sonuç ilişkileri kurabilir. Dolayısıyla tarihçinin yaptığı temel eylem, geçmişi bir ayna gibi aynen yansıtmak değil, geçmişe kendi döneminin ve dilinin sunduğu olanaklarla yeni bir anlam kazandırmaktır. Tarihsel gerçeklik, geçmişe ait belgelere sadık kalmakla başlasa da ancak tarihçinin zihninde kurduğu bu anlatısal yapı sayesinde günümüz insanı için yaşayan, işlevsel ve dinamik bir tarih bilincine dönüşür.

Yargı:
Tarih yazımı, yalnızca geçmişteki verileri aktaran nesnel bir süreç olmayıp tarihçinin olayları kurgusal bir anlatı çatısı alt��nda birleştirerek geçmişi anlamlandırma ve bugünün insanına ulaştırma faaliyetidir.

Bu parçaya göre, yukarıdaki yargı parçanın ana düşüncesidir.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı parçanın ana düşüncesidir. Bu nedenle ifade doğrudur.
Verilen yargı, yazarın metinde savunmuş olduğu 'tarihçinin anlatı ve kurgu yoluyla geçmişi günümüz insanı için anlamlı kılma' düşüncesini tam olarak özetlemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçayı okuyarak yazarın odaklandığı anahtar kavramları (tarih yazımı, nesnellik, anlatısallık, anlamlandırma) belirlemek.
Yazarın tarih yazımını kuru bir bilgi dökümü olarak görmediği ve anlatısal boyuta vurgu yaptığı saptandı.
Metnin bütününde verilmek istenen temel iletiyi doğru saptayabilmek.
2
Metindeki yardımcı fikirleri (belgelere bağlı kalmak, olay örgüsü kurmak) asıl savunulan düşünceden ayırmak.
Belgelere bağlılığın bir başlangıç noktası olduğu fakat asıl değerin anlatısal kurguyla ortaya çıktığı ayırt edildi.
Yardımcı düşünceleri ana düşünceyle karıştırma hatasının önüne geçmek.
3
Verilen yargının metnin tamamını kapsayan sentez bir ifade olup olmadığını kontrol etmek.
Yargının, parçanın tamamını özetleyen ve yazarın vermeyi amaçladığı mesajı karşılayan bir ifade olduğu görüldü.
Yargının doğruluğuna ilişkin nihai kararı vermek.

Key Concept

Tarih yazımı bağlamında kurgusallık ve anlamlandırma ilişkisi üzerinden paragrafta ana düşünceyi saptama.
Estimated Time:2m 0s
Question 233Question

Edebiyat, yalnızca estetik bir haz kaynağı ya da boş zamanları dolduran bir uğraş değildir; o, insanın kendi sınırlarının dışına çıkarak başkaların��n dünyasını deneyimlemesini sağlayan en güçlü araçlardan biridir. Bir roman kahramanının acısıyla kederlenip sevinciyle mutlu olurken aslında kendi benliğimizin dışındaki dünyalara pencereler açarız. Psikoloji alanında yapılan güncel araştırmalar, düzenli olarak nitelikli kurgusal eserler okuyan bireylerin, gerçek yaşamda başkalarının duygu ve düşüncelerini anlama, yani empati kurma becerilerinin belirgin düzeyde geliştiğini göstermektedir. Çünkü edebiyat, bizi siyah ve beyazlardan oluşan tek düze bir dünyadan kurtararak insan ruhunun grilerini, karmaşık labirentlerini tanımaya zorlar. Karşılaştığımız her karakter, yaşamın farklı bir yönünü ve insanın kırılganlığını bize hatırlatır. Dolayısıyla kurmaca eserlerle kurduğumuz ilişki, toplumsal yaşamda daha anlayışlı, önyargılardan arınmış ve çevreye karşı duyarlı bireyler olmamızın zeminini hazırlar. Kısacası edebiyat okuru olmak, sadece kelimeler arasında bir yolculuk yapmak değil, insan olmanın ortak paydasında buluşabilme olgunluğuna erişmektir.

Bu parçada edebiyatla ilgili olarak asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangidir?

Show answer & explanation

Answer: Kurmaca eserlerin, okura farklı yaşamları ve insanlık durumlarını tanıtarak onun duygu dünyasını zenginleştirdiği ve çevreye karşı daha anlayışlı bir birey olmasını sağladığı

Answer

Kurmaca eserlerin, okura farklı yaşamları ve insanlık durumlarını tanıtarak onun duygu dünyasını zenginleştirdiği ve çevreye karşı daha anlayışlı bir birey olmasını sağladığı
Doğru yanıt, metnin ana fikrini en iyi şekilde özetleyen yargıdır. Metnin tamamında edebiyatın bireyi kendi dünyasının sınırlarından kurtarıp farklı yaşamlarla bağ kurmasını sağladığı, bu yolla okurun empati becerisini geliştirerek onu daha duyarlı ve anlayışlı biri yaptığı anlatılmaktadır. Bu durum, kurmaca eserlerin okuru dönüştürücü ve toplumsal ilişkilerde olgunlaştırıcı yönünü asıl fikir olarak ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Metni dikkatle okuyarak yazarın üzerinde durduğu konuyu belirlemek.
Metnin, edebiyatın ve kurgusal eserlerin bireyin empati kurma becerisi ile toplumsal duyarlılığı üzerindeki etkisini ele aldığı saptandı.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle yazarın hangi konuyu işlediğini doğru tespit etmek gerekir.
2
Yazarın bu konuyu ele alırken okura ulaştırmak istediği temel iletiyi (mesajı) belirlemek.
Edebi eserlerin okuru kendi sınırlarının dışına çıkararak başkalarının iç dünyasını anlamasını sağladığı, böylece toplumsal yaşamda daha duyarlı, anlayışlı ve olgun bir birey haline getirdiği mesajına ulaşıldı.
Ana düşünce, yazarın konuya ilişkin savunduğu asıl tezi veya iletmek istediği temel mesajı temsil eder.
3
Seçenekleri inceleyerek yardımcı düşünceleri ve metin dışı yorumları eleyip asıl iletiyi karşılayan yargıyı bulmak.
Metinde geçen bilimsel araştırma detayı (yardımcı düşünce) ve metni aşan öznel yorumlar (çatışmaların tamamen yok edilmesi gibi) elenerek asıl iletiyi en kapsamlı şekilde sentezleyen seçenek belirlendi.
Seçeneklerdeki tuzakları aşarak yalnızca metinden doğrudan çıkarılabilen en genel ve kapsayıcı yargıyı bulmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Saptama
Estimated Time:2m 0s
Question 234Question

Fotoğraf, icat edildiği ilk dönemlerde nesnel gerçekliğin kusursuz bir kopyası ve tarihin tarafsız bir belgesi olarak kabul ediliyordu. Kameranın karşısında duran nesne ya da insan neyse, kimyasal süreçlerin ardından kart üzerinde beliren görüntü de onun mutlak bir yansımasından ibaretti. Ancak teknolojinin ve sanatsal kuramların gelişmesiyle birlikte bu mekanik anlayış köklü bir değişime uğradı. Günümüzde fotoğraf sanatı, yalnızca dış dünyadaki somut unsurları kaydetme işlevi görmez; aksine, fotoğrafçının seçtiği kadraj, ışık oyunları, odak noktası ve perspektif aracılığıyla gerçeği kendi zihninde yeniden inşa ettiği estetik bir eylemdir. Her fotoğraf karesi, deklanşöre basıldığı anın pasif bir çıktısı olmaktan öte, sanatçının dünyayı algılama ve yorumlama biçiminin görsel bir sentezidir. Dolayısıyla bir fotoğrafı layıkıyla anlamlandırmak, karede doğrudan göze çarpan fiziksel nesneleri teşhis etmekten ziyade, o nesnelerin düzenlenişi arkasında yatan öznel sanatsal vizyonu ve hissi kavrayabilmekten geçer. Bu bağlamda fotoğraf, gerçeğin kendisinden çok, o gerçeğe bakan gözün hikâyesini anlatır.

Bu parçadan hareketle, 'Fotoğraf, nesnel dünyayı bire bir aktaran bir araç olmaktan ziyade, fotoğrafçının kişisel yorumuyla biçimlenen sanatsal bir yeniden yaratımdır.' yargısının parçanın ana düşüncesi olduğu söylenebilir mi?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı doğrudur çünkü parçada fotoğrafın dış dünyayı nesnel olarak kopyalamaktan ziyade fotoğrafçının öznel yorumu ve bakış açısıyla gerçeği yeniden üreten sanatsal bir yaratım süreci olduğu savunulmaktadır.
Verilen yargı doğrudur çünkü paragrafın bütününde fotoğrafın dış dünyayı mekanik olarak kopyalamaktan ziyade sanatçının öznel bakış açısı, kadraj ve ışık seçimleriyle gerçeği yeniden ürettiği sanatsal bir eylem olduğu savunulmaktadır. Bu durum önermedeki 'fotoğrafçının kişisel yorumuyla biçimlenen sanatsal bir yeniden yaratımdır' ifadesiyle bire bir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki ana düşünceyi ve yardımcı düşünceleri belirlemek için metni analiz etmek
Metinde fotoğrafın tarihsel süreçte nesnel bir kopyalama aracından öznel bir sanatsal vizyon yansıtma aracına dönüştüğü anlatılmaktadır.
Ana düşünceyi doğru tespit etmek, verilen önermenin doğruluğunu sınamak için gereklidir.
2
Önermede sunulan 'fotoğrafçının kişisel yorumuyla biçimlenen sanatsal bir yeniden yaratım' ifadesini parçadaki vurgularla karşılaştırmak
Parçadaki 'fotoğrafçının gerçeği kendi zihninde yeniden inşa ettiği estetik bir eylem' ve 'sanatçının dünyayı algılama biçiminin görsel bir sentezi' ifadeleriyle önermenin tamamen örtüştüğü görülür.
Önermenin metnin genelini temsil eden ana düşünce olup olmadığını doğrulamak.
3
Önermenin doğruluğu hakkında nihai karara varmak
Önerme, parçanın temel iletisini (ana düşüncesini) eksiksiz ve doğru bir şekilde özetlemektedir.
Soruyu doğru cevaplandırmak.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 235Question

Parça:

Kütüphaneler, yalnızca kitapların tasnif edilip korunduğu sessiz mekânlar olmanın ötesinde, insanın bilgiyle kurduğu ilişkinin fiziksel ve mekânsal sınırlarını belirleyen birer kültür odağıdır. Dijital ekranlardan yapılan okumalar, bilginin hızla tüketilmesine ve zihnin uçucu bir dikkat dağınıklığına kapılmasına zemin hazırlarken kütüphanelerin sunduğu somut atmosfer, okuru zihinsel bir derinleşmeye davet eder. Bir kütüphane rafının önünde durmak, tesadüfi keşiflere olanak tanır ve aranan kitabın yanındaki diğer eserlerle kurulan görsel temas, zihnin yaratıcı çağrışımlar yapmasını sağlar. Ayrıca kütüphanedeki sessizlik, bireysel bir yalnızlık barındırsa da aynı amaç doğrultusunda bir araya gelmiş insanların oluşturduğu sessiz bir topluluk bilincini besler. Bu durum, okuru sadece metinle baş başa bırakmaz, aynı zamanda bilginin kolektif değerini hissettirerek paylaşılan bir entelektüel kimlik oluşturur. Dolayısıyla kütüphane mekânı, okuma eylemini tekilleşmekten kurtarıp derinlikli ve toplumsal bir deneyime dönüştürür.

Bu parçada kütüphanelerle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fiziksel mekânın ve bu mekândaki ortak paylaşımın, okuma eylemini bilişsel derinliğe sahip toplumsal bir sürece kavuşturduğu

Answer

Fiziksel mekânın ve bu mekândaki ortak paylaşımın, okuma eylemini bilişsel derinliğe sahip toplumsal bir sürece kavuşturduğu
Doğru yanıt kütüphane mekânının ve oradaki sessiz paylaşımın okuma eylemine kattığı derinliği ve toplumsallığı özetlemektedir. Metnin son cümlesi, kütüphane mekânının okumayı tekilleşmekten kurtarıp derinlikli ve toplumsal bir deneyime dönüştürdüğünü doğrudan belirterek bu düşünceyi doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve temel tezini belirlemek
Metinde kütüphane mekânının fiziksel varlığı, sunduğu somut atmosferin zihinsel derinleşmeye katkısı ve sessiz topluluk bilinciyle oluşturduğu kolektif değer vurgulanmaktadır.
Yazarın asıl savunmak istediği düşünceye giden ipuçlarını yakalamak için
2
Metnin sonuç cümlesini ve genel yargısını analiz etmek
Son cümlede 'Dolayısıyla kütüphane mekânı, okuma eylemini tekilleşmekten kurtarıp derinlikli ve toplumsal bir deneyime dönüştürür.' ifadesiyle tüm metnin tezi özetlenmiştir.
Ana düşüncenin genellikle metnin sonunda sentezlendiğini doğrulamak için
3
Seçenekleri eleyerek ana düşünceyi en genel ve kapsayıcı şekilde ifade eden şıkkı bulmak
Fiziksel mekân ve ortak paylaşımın okuma eylemine derinlik ve toplumsallık kazandırdığını belirten seçenek, metnin tamamını en iyi özetleyen yargı olarak belirlenir.
Yardımcı düşünceleri ve aşırı genellemeleri doğru şıktan ayırt etmek için

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce (Metnin asıl iletisi ve yazarın temel amacı)
Estimated Time:2m 0s
Question 236Question

Metin:

Fotoğraf makinesinin icadı, görsel sanatlar dünyasında başlangıçta büyük bir kriz ve geleneksel sanatın sonu olarak algılansa da aslında resim sanatının tarihsel gelişimindeki en özgürleştirici kırılma noktalarından biridir. O güne kadar resimden beklenen temel işlev, dış dünyayı, nesneleri ve insanı gerçeğe en yakın şekilde tuvale aktarmak, yani bir anlamda hayatı belgelemekti. Ancak fotoğrafın bu nesnel belgeleme görevini mekanik bir kusursuzlukla üstlenmesi, ressamları taklitçi birer tasvircilikten kurtarmıştır. Gerçeğin aynen kopyalanması zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla sanatçılar; biçimi parçalamaya, renkleri özgürce kullanmaya ve kendi iç dünyalarını, öznel izlenimlerini tuvale yansıtmaya yönelmişlerdir. Böylece dış gerçekliğin taklidi yerini, sanatçının öznel yorumuna ve duygu dünyasına bırakmış; izlenimcilikten kübizme, oradan soyut sanata uzanan geniş bir arayış alanı doğmuştur. Kısacası fotoğraf, resmi ortadan kaldırmamış; aksine onun dış dünyaya bağımlılığını sonlandırarak kendi öz dilini konuşan özerk bir disipline dönüşmesini sağlamıştır.

Bu metne göre, fotoğrafın nesnel belgeleme işlevini üstlenmesi resim sanatını dış dünyayı taklit etme zorunluluğundan kurtarmış ve onun özerk bir disiplin haline gelmesinin yolunu açmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Bu metne göre, fotoğrafın nesnel belgeleme işlevini üstlenmesinin resim sanatını taklit zorunluluğundan kurtararak özerkleştirdiği yargısı doğrudur.
Bu yargı, metinde savunulan temel düşünceyi eksiksiz ve doğru bir biçimde özetlemektedir. Fotoğrafın dış dünyayı belgeleme işlevini üstlenerek resmi taklitçilikten kurtardığı ve onun özerkleşmesini sağladığı tezi metnin ana fikridir.

Step-by-Step Solution

1
Metni okuyarak yazarın savunduğu temel tezi (ana düşünceyi) belirlemek.
Yazarın temel tezi, fotoğrafın belgeleme işlevini üstlenerek resim sanatını dış dünyayı birebir yansıtma zorunluluğundan kurtardığı ve resmin kendi sınırlarını aşarak özerkleşmesini sağladığıdır.
Ana düşünce metnin bütününe yayılmış olan ve yazarın okuyucuya iletmek istediği asıl iletidir.
2
Verilen yargı ifadesini incelemek ve metindeki ana düşünceyle karşılaştırmak.
İfadede geçen yargının metnin ana düşüncesini tam olarak karşıladığı görülür.
Yargı ile metindeki ana tezin örtüşme düzeyini belirlemek için karşılaştırma yapılmalıdır.
3
Yargının doğruluğuna karar vermek.
İfade metne göre kesinlikle doğrudur.
Metindeki açıklamalar bu yargıyı doğrudan destekler ve doğrular.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Question 237Question

Tarihî yapıların restorasyonunda karşı karşıya gelinen en çetin açmazlardan biri, özgünlük ile işlevsellik arasındaki hassas dengedir. Bir antik tiyatroyu ya da kaleyi restore ederken amaç, onu ilk in��a edildiği günkü görünümüne kavuşturmak mı olmalıdır, yoksa zamanın getirdiği aşınmaları ve yaşanmışlık izlerini korumak mı? Günümüz koruma kuramcıları, geçmişin izlerini tamamen silerek sıfırdan yapılmış gibi pırıl pırıl parıldayan yapıların tarihsel gerçeği tahrif ettiğini savunmaktadır. Çünkü bir yapıyı 'yeni gibi' yapmak, aslında onun yüzyıllar boyunca biriktirdiği toplumsal belleği ve tarihî tanıklığı yok etmektir. Öte yandan, harabe hâlindeki bir yapıyı tamamen kendi kaderine terk etmek de onun geleceğe aktarılmasını engeller. Bu bağlamda ça��daş restorasyon anlayışı, yapının mimari bütünlüğünü korurken zamanın bıraktığı izleri de görünür kılmayı, böylece geçmiş ile gelecek arasında kopuk bir köprü kurmak yerine zamanın sürekliliğini hissettirmeyi hedefler.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nitelikli bir restorasyon çalışması, tarihî yapıyı ilk günkü hâline getirmek yerine onun zaman içindeki yaşanmışlığını ve yapısal bütünlüğünü birlikte korumayı amaçlamalıdır.

Answer

Nitelikli bir restorasyon çalışmasının, tarihî yapıyı ilk günkü hâline getirmek yerine onun zaman içindeki yaşanmışlığını ve yapısal bütünlüğünü birlikte korumayı amaçlaması gerektiği yönündeki yargıdır.
Nitelikli bir restorasyon çalışmasının tarihî yapıyı ilk günkü hâline getirmek yerine onun zaman içindeki yaşanmışlığını ve yapısal bütünlüğünü birlikte korumayı amaçlaması gerektiğini ifade eden yargı doğrudur. Çünkü parçada çağdaş restorasyon anlayışının, yapıyı tamamen yenilemek ya da kendi kaderine terk etmek yerine, mimari bütünlük ile zamanın izlerini bir arada koruyarak zamanın sürekliliğini hissettirmeyi hedeflediği belirtilmiştir. Bu durum parçanın genelinde savunulan asıl düşüncedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel tartışmayı ve anahtar kavramları belirleyin.
Metin, restorasyondaki iki uç yaklaşımı (yapıyı tamamen yenileyerek özgünlüğünü bozmak ya da kendi kaderine terk etmek) ele almakta ve her ikisinin de olumsuz sonuçlarına değinmektedir.
Ana düşünceyi belirlemek için yazarın neyi eleştirdiğini ve neyi savunduğunu anlamak gerekir.
2
Yazarın savunduğu nihai çözümü ve sentez cümlesini bulun.
Metnin son cümlesinde çağdaş restorasyon anlayışının, mimari bütünlüğü korurken zamanın izlerini de görünür kılarak zamanın sürekliliğini hissettirmeyi hedeflediği belirtilmiştir.
Yazarın önerdiği bu sentez, paragrafın asıl iletmek istediği ana düşüncesini oluşturur.
3
Seçenekleri değerlendirerek yardımcı düşünceleri ve metin dışı yorumları eleyin.
Yapıyı tamamen yenilemenin zararları ve kendi hâline bırakmanın olumsuzlukları yardımcı düşüncelerdir. Çağdaş restorasyonun hem bütünlüğü hem de yaşanmışlık izlerini koruma amacını sentezleyen yargı doğru cevaptır.
Bu sentez, metnin ana düşüncesini en kapsamlı ve doğru şekilde karşılar.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Question 238Question

Geleneksel mektup yazma kültürü, sadece iki insan arasında haberleşmeyi sağlayan sıradan bir eylem değil; yazanın kendi zamanını, duygusal dünyasını ve muhatabına verdiği kıymeti somutlaştıran estetik bir köprüdür. E-postaların ve anlık mesajlaşma uygulamalarının hâkim olduğu dijital çağda, kelimeler kontrolsüzce ve hızla tüketilirken mektup yazmak, bilinçli bir yavaşlamayı, kendi içine dönmeyi ve düşünceyi kelimelerle damıtmayı gerektiren zihinsel bir süreçtir. Modern iletişim araçları bize sınırsız bir hız sunarken ilişkilerimizin samimiyetinden ve birbirimize ayırdığımız özel zamandan gizlice bir şeyler eksiltmektedir. Mektup yazarken gösterilen özen, kâğıt üzerindeki kelimelerin titizlikle seçilmesi ve mektubun ulaşmasını beklemenin doğurduğu yapıcı sabır, aslında insan ilişkilerini derinleştiren en temel unsurlardır. Gün��müz insanının yaşadığı derin yalnızlığın ve yüzeysel iletişim krizinin arka planında, bu tür yavaş ve emek isteyen paylaşım biçimlerinden hızla uzaklaşılmış olması yatar. Bu yönüyle bakıldığında mektubun hayatımızdan çekilmesi, yalnızca teknik bir iletişim aracının tarih olması değil, insan ilişkilerindeki sabrın, derinliğin ve duygusal olgunluğun da yavaş yavaş kaybedilmesi demektir.

Buna göre, bu köşe yazısından hareketle "İletişim araçlarının hızlanması ve dijitalleşmesi, insan ilişkilerinin kalitesinde ve duygusal derinliğinde bir aşınmaya yol açmaktadır." yargısı doğru bir değerlendirme midir?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

İletişim araçlarının hızlanması ve dijitalleşmesinin insan ilişkilerinin niteliğini ve derinliğini olumsuz etkilediği yargısı doğrudur.
Metinde modern iletişimin getirdiği hızın ilişkilerimizi yüzeyselleştirdiği ve mektup yazmanın sağladığı derinlik ile sabrı yok ettiği açıkça vurgulanmaktadır. Bu nedenle, sunulan yargı metnin ana fikriyle birebir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metnin genelini okuyarak yazarın değindiği temel konuyu tespit etmek.
Yazarın geleneksel mektup yazma kültürü ile modern dijital iletişim araçlarını karşılaştırdığı görülür.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metnin hangi konuyu ele aldığını anlamak gerekir.
2
Metindeki yardımcı düşünceleri ve ana fikri destekleyen argümanları analiz etmek.
Mektubun sabır, özen ve derinlik gerektirdiği; dijital araçların ise hızı öncelerken samimiyet ve derinlikten çaldığı tespit edilir.
Yazarın metin boyunca savunduğu temel tezi destekleyen yan unsurları belirlemek ana düşünceyi netleştirir.
3
Paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı ve genel yargıyı (ana düşünceyi) belirlemek ve öncüldeki ifadeyle karşılaştırmak.
Metnin ana düşüncesinin 'dijitalleşme ve hızın ilişkilerdeki derinliği aşındırdığı' olduğu görülür. Öncüldeki ifade bu ana düşünceyi tam olarak özetlemektedir.
Öncüldeki ifadenin metinden çıkarılabilecek en genel doğru yargı olup olmadığını teyit etmek için son karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Question 239Question

Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, yeryüzündeki genetik çeşitliliğin başarılı bir şekilde korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Son yıllarda küresel iklim krizinin yıkıcı etkilerini azaltmak ve gıda güvenliğini teminat altına almak amacıyla kurulan modern tohum bankaları, tarımsal biyoçeşitliliği geleceğe taşıma gayretinin en somut adımlarından biridir. Ancak bu teknolojik merkezler, sadece bitki türlerinin tohumlarını dondurarak saklayan pasif depolar olarak görülmemelidir. Tohum bankalarının asıl işlevi, saklanan genetik materyalin değişen çevre koşullarına uyum yeteneğini sürekli incelemek ve bu bilimsel verileri aktif tarımsal üretime entegre etmektir. Bir tohumu doğal ortamından koparıp yalnızca koruma altına almak, onun evrimsel gelişim sürecini kesintiye uğratmak anlamına gelir. Oysa sürdürülebilir bir gelecek, tohumların sadece soğuk odalarda saklanmasıyla değil; onların toprakla, iklimle ve yerel tarım pratikleriyle sürekli etkileşim hâlinde tutulmasıyla mümkündür. Dolayısıyla tohum bankacılığı, statik bir koruma kalkanı olmaktan ziyade dinamik bir yaşam döngüsünün sürdürülebilir parçası olarak kurgulanmalıdır.

Bu parçada tohum bankacılığı ile ilgili olarak asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tohum bankalarının, bitkisel çeşitliliği sadece korumakla kalmayıp bu genetik mirası hayatın aktif akışına katan devingen bir yapıda olması gerektiği

Answer

Tohum bankalarının, bitkisel çeşitliliği sadece korumakla kalmayıp bu genetik mirası hayatın aktif akışına katan devingen bir yapıda olması gerektiği
Doğru cevap, tohum bankalarının bitkisel çeşitliliği sadece fiziksel olarak saklayan pasif depolar olmaktan çıkıp doğa ve tarım pratikleriyle etkileşim içinde olan aktif bir sürece dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden seçenektir. Metnin son cümlesinde de belirtildiği üzere, tohum bankacılığı statik bir koruma kalkanı olmak yerine dinamik bir yaşam döngüsünün parçası olarak kurgulanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metni okuyarak yazarın asıl vermek istediği mesajı (ana düşünceyi) belirleyin.
Yazarın tohum bankacılığına yönelik sadece statik koruma odaklı değil, dinamik ve aktif katılım içeren bir işlev yüklenmesi gerektiği vurgusunu saptayın.
Paragrafta ana düşünceyi saptamak için yazarın konuya bakış açısı ve asıl iletisi incelenmelidir.
2
Paragraftaki anahtar ifadeleri ve özellikle son cümleyi saptayın.
'Tohum bankacılığı, statik bir koruma kalkanı olmaktan ziyade dinamik bir yaşam döngüsünün sürdürülebilir parçası olarak kurgulanmalıdır' ifadesi yazarın asıl iletmek istediği mesajı özetler.
Paragrafın son cümlesi genellikle ana düşüncenin sentezlendiği yerdir.
3
Seçenekleri değerlendirerek yardımcı düşünceleri eleyin ve ana düşünceyi karşılayan seçeneği bulun.
Tohum bankalarının bitkisel çeşitliliği sadece korumakla kalmayıp bu genetik mirası aktif yaşama katması gerektiğini ifade eden seçenek bulunur. Diğer seçenekler ya yardımcı düşüncedir ya da metin sınırlarını aşan yorumlar barındırır.
Doğru seçenek ana düşünceyi doğrudan ve kapsamlı şekilde ifade etmelidir.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Question 240Question

Çeviri, bir dildeki sözcüklerin başka bir dildeki sözlük karşılıklarıyla yer değiştirmesinden ibaret mekanik bir aktarım süreci değildir. Her dil, içine doğduğu kültürün dünyayı algılama, anlamlandırma ve sınıflandırma biçiminin ta kendisidir. Dolayısıyla bir metni çevirmek, yalnızca dilsel kodları değiştirmek değil; o metnin arkasındaki kültürel evreni, tarihsel birikimi ve zihniyet dünyasını erek dilde yeniden inşa etmektir. Nitekim iyi bir çevirmen, kaynak metne kelimesi kelimesine sadık kalmaya çalışırken onun ruhunu ve alt metinlerini gözden kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Çeviri eylemi, iki farklı kültürün karşılaşma alanında gerçekleşen yaratıcı bir yeniden yazma sürecidir. Bu süreçte erek dilin olanakları ölçüsünde kaynak metindeki anlam katmanlarının, estetik değerlerin ve yazarın üslubunun korunarak yeni bir kültürel bağlamda yaşatılması hedeflenir. Bu yönüyle çeviri, diller arası bir köprü olmanın ötesinde, dü��üncenin ve sanatın sınırlarını genişleten felsefi bir yeniden üretim faaliyetidir.

Bu parçada çeviri eylemiyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sözcük düzeyinde bir aktarımın ötesine geçerek kaynak metnin taşıdığı kültürel ve düşünsel dünyayı hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir süreç olduğu

Answer

Sözcük düzeyinde bir aktarımın ötesine geçerek kaynak metnin taşıdığı kültürel ve düşünsel dünyayı hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir süreç olduğu
Metinde çevirinin salt kelime düzeyinde bir eşleştirme olmadığı, aksine bir dilin arkasındaki kültürel evreni ve düşünce sistemini hedef dilde yaratıcı bir şekilde yeniden inşa etme eylemi olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle asıl anlatılmak istenen, çevirinin sözcük aktarımının ötesine geçip kültürel ve düşünsel dünyayı hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir süreç olduğudur.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak yazarın üzerinde durduğu konuyu ve bu konu aracılığıyla okuyucuya ulaştırmak istediği temel iletiyi belirlemek.
Metinde çevirinin salt kelime kelime aktarımdan öte, kültürel ve zihinsel bir yeniden üretim süreci olduğu saptanır.
Ana düşünce sorularında yazarın metni yazma amacını ve okuyucuya vermek istediği mesajı doğru tespit etmek esastır.
2
Seçenekleri analiz ederek metinde yardımcı düşünce olarak sunulan yargıları ana düşünceden ayırmak.
Dillerin kültürün yansıması olması ve kelimesi kelimesine çevirinin yetersiz kalması gibi bilgilerin yardımcı düşünce olduğu belirlenir.
YKS'de güçlü çeldiriciler genellikle metinde geçen ama ana düşünce olmayan yardımcı düşüncelerden oluşturulur.
3
Paragrafın genelini kapsayan, metindeki ana fikri en kapsamlı ve özgün şekilde karşılayan seçeneği bulmak.
Sözcük aktarımının ötesine geçip kültürel ve düşünsel dünyayı hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir süreç olduğunu belirten yargının ana düşünce olduğu netleşir.
Doğru seçenek metindeki tek bir cümleyi aynen tekrarlamaz, metnin ana fikrini sentezleyerek ifade eder.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
PreviousPage 12 / 15Next
Paragrafta Ana Düşünce Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 12 | Examkin