Paragrafta Anlatım Biçimleri
84 questions
Hava tahminlerinin uzun vadede neden hep başarısız olduğunu hiç düşündünüz mü? Klasik fizik, evrenin saat gibi işleyen düzenli bir makine olduğunu ve tüm girdileri tam olarak bilirsek geleceği kusursuzca öngörebileceğimizi savunuyordu. Oysa kaos teorisi, bu determinist bakış açısının temellerini kökten sarstı. Bu teoriye göre, dinamik sistemlerdeki başlangıç koşullarında meydana gelen en ufak bir sapma, zamanla öngörülemez ve devasa sonuçlar doğurabilir. Edward Lorenz’in meşhur benzetmesiyle ifade edersek, Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpışı, ABD'de bir kasırgaya yol açabilir. İşte bu yüzden, atmosfer gibi milyarlarca değişkenin etkileşimde olduğu sistemlerde kesin gelecek tahminleri yapmak imkânsızdır. Zaten kaotik düzen de düzensizliğin içindeki gizli bir uyumdan başka bir şey değildir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Sanatın doğayı taklit ettiği yönündeki klasik kuramın günümüzde geçerliliğini yitirdiğini savunanların tezine karşı çıkan aşağıdaki parçanın anlatımında tartışmacı anlatım biçimi ağır basmaktadır:
"Sanatın doğayı taklit ettiği yönündeki klasik kuram, modern çağın soyut arayışlarıyla birlikte geçerliliğini bütünüyle yitirmiş gibi görünmektedir. Birçok sanat eleştirmeni, günümüz sanatçısının artık dış dünyaya sırtını döndüğünü ve yalnızca kendi içsel dehlizlerinde kaybolduğunu iddia eder. Oysa en radikal soyutlama bile dış dünyanın formlarından, ışığından ve deviniminden beslenmek zorundadır. Bir ressam tuvaline sadece kendi zihnindekileri aktardığını iddia etse de o zihni şekillendiren, yine dış dünyadaki somut algıların ta kendisidir. Dolayısıyla modern sanatın doğadan tamamen koptuğunu savunmak, insan bilincinin dış dünyayla olan kaçınılmaz bağını göz ardı etmektir. Sanatçı doğayı aynen kopyalamaz, onu kendi algı süzgecinden geçirerek yeniden üretir."
Zamanı, akıp giden bir nehir gibi doğrusal ve durdurulamaz bir süreç olarak kabul etmek, modern insanın en büyük yanılgılarından biridir. Oysa zaman, saat kadranındaki ritmik tıkırtılardan ibaret nesnel bir olgu değildir. Biyolojik saatimizden psikolojik durumumuza kadar pek çok değişken onun hızını ve yönünü tayin eder. Örneğin heyecanla beklenen bir buluşmanın öncesindeki dakikalar adeta bir asır gibi uzarken yoğun bir üretkenlik anında saatler göz açıp kapayıncaya kadar eriyip gider. Einstein’ın da belirttiği gibi, "Zaman, tamamen algılayanın konumuna ve hızına bağlı olan göreli bir kavramdır." Dolayısıyla zamanı sabit bir cetvelle ölçmeye çalışmak, rüzgârı avuçlarımızda tutmak istemekten farksızdır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Sanatın sadece bir estetik zevk aracı olduğunu ileri sürenler, onun toplumsal dönüştürücü gücünü hafife almaktadır. Onlara göre sanat eseri, toplumdan yalıtılmış bir fildişi kulede, yalnızca güzellik kaygısıyla üretilir. Oysa sanat, doğduğu toplumun çelişkilerini, acılarını ve umutlarını yansıtan bir aynadır. Nitekim ünlü düşünür Tolstoy, 'Sanat, insanların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan, onları aynı duygularda birleştiren bir araçtır.' diyerek sanatın bu birleştirici ve toplumsal yönünü vurgulamıştır. Kendi kabuğuna çekilmiş, topluma yabancılaşmış bir sanatın ömrü saman alevinden farksızdır. Toplumsal meselelere duyarsız kalan eserler kalıcı olamazken, insanlığın ortak dertlerini odağına alan eserler yüzyılları aşarak günümüze ulaşır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?