Paragrafta Yardımcı Düşünceler
298 questions
Fotoğraf makinesinin icadı, 19. yüzyılda sanat dünyasında derin bir sarsıntıya yol açtı. O güne dek dış dünyayı olduğu gibi yansıtma, yani taklit etme (mimesis) görevini üstlenen resim sanatı, bu teknik gelişmeyle birlikte varoluşsal bir kriz yaşadı. Çünkü hiçbir ressam, nesneleri bir makine kadar hızlı ve gerçeğe yakın kopyalayamazdı. Bu durum, ressamları doğayı aynen aktarmaktan vazgeçmeye ve insan zihninin, duygularının soyut dışavurumlarına yönelmeye zorladı. İzlenimcilik ve ardından gelen kübizm gibi modern sanat akımları, fotoğrafın resme dayattığı bu özgürleşmenin birer ürünü olarak doğdu. Böylece resim, nesnel gerçekliği tasvir etme zorunluluğundan kurtularak kendi özerk dilini inşa etmeye başladı.
Bu parçadan hareketle fotoğrafın icadı ve resim sanatıyla ilişkisine dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kütüphaneler, insanlığın bilgi birikimini koruma ve aktarma ihtiyacının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Tarihteki ilk kütüphaneler, Mezopotamya'da kil tabletlerin belirli bir düzen içinde arşivlenmesiyle kurulmuştur. Bu dönemde kütüphaneler, yalnızca devlet kayıtlarının ve ticari belgelerin saklandığı resmi depolar niteliğindeydi. Zamanla bilginin yaygınlaşması ve parşömen gibi yeni yazı malzemelerinin kullanılmasıyla kütüphanelerin işlevi de değişti. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde kütüphaneler, felsefi tartışmaların yapıldığı, edebi eserlerin incelendiği ve halkın kullanımına açık olan k��ltürel merkezler haline geldi. Günümüzde ise dijital kütüphanelerin yaygınlaşması, bilgiye erişimi sınırları aşan ve anlık bir boyuta taşımıştır.
Bu parçadan kütüphanelerle ilgili olarak a��ağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Modern yaşamın getirdiği teknolojik ivmelenme, bireyin zamanla kurduğu ilişkiyi kökten sarsarak 'kronofobi' adı verilen yeni bir kaygı türünü beslemektedir. Geçmişte doğanın ritmine ve mevsimsel döngülere göre şekillenen zaman algısı, günümüzde saniyelerin ve anlık bildirimlerin tahakkümü altındadır. Bu durum, insanı sürekli bir 'yetişememe' ve 'kaçırma' korkusuyla yüz yüze bırakır. Hızın kutsandığı bu yeni düzende, derinlemesine düşünme ve odaklanma gerektiren eylemler yerini yüzeysel ve parçalı deneyimlere bırakmaktadır. Sonuçta modern birey, zamanı verimli kullanma çabasının esiri haline gelerek kendi ürettiği hızın altında ezilmektedir. Yaşamı anlar toplamı olarak tüketmek, insanı şimdiki zamanın zenginliğinden kopararak sürekli geleceğe ya da geçmişe ait bir kaygı sarmalına hapsetmektedir.
Bu parçadan hareketle 'kronofobi' ve modern insanın zaman algısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Dijital platformların gündelik yaşamı kuşattığı günümüzde, bireyin kültürel tüketim tercihleri büyük oranda algoritmik kürasyon sistemleri tarafından şekillendirilmektedir. Kullanıcı verilerini durmaksızın analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler sunan bu sistemler, ilk bakışta arama maliyetini azaltıp konfor alanı sağlasa da uzun vadede estetik deneyimin doğasını aşındırmaktadır. Zira benzer beğeni örüntülerine sıkışan birey, 'filtre balonu' adı verilen kapalı devre bir kültürel ekosistemin içine hapsolmaktadır. Sanatsal keşfin temel motoru olan rastlantısallık (serendipity) ve bilişsel uyumsuzluğun yerini, aşina olunanın konforlu tekrarı aldığında, estetik algı tek tipleşmekte ve zihinsel esneklik körelmektedir. Algoritmanın sunduğu 'öngörülebilirlik', sanatı sadece bir tüketim nesnesine indirgemekle kalmayıp yaratıcı edimin barındırdığı beklenmedik sıçramaların ve sarsıcı deneyimlerin de önünü kesmektedir.
Bu parçadan hareketle algoritmik kürasyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Geleneksel Türk ebru sanatı, sadece bir boyama tekniği değil, aynı zamanda uygulayıcısına sabır ve dinginlik aşılayan bir meditasyon yöntemidir. Kitre adı verilen özel bir zamkla yoğunlaştırılmış su üzerine serpilen boyalar, sanatçının ruh halini anlık olarak yansıtır. Her bir damlanın su üzerindeki hareketi benzersiz olduğundan, yapılan bir ebrunun birebir aynısını tekrar üretmek imkânsızdır. Bu durum, ebru sanatını hem biricik kılar hem de her denemede yeni bir keşif duygusu uyandırır. Günümüzde bu sanat, modern terapi merkezlerinde stresi azaltmak amacıyla da yaygın şekilde kullanılmaktadır.
Buna göre, paragrafta yer alan belirgin özellikleri kendileriyle eşleşen yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Camın üretimi, Mezopotamya ve Mısır’da boncuk yapımıyla başlamış olsa da bu malzemenin mimari bir ögeye dönüşmesi Roma İmparatorluğu döneminde gerçekleşmiştir. Romalılar, üfleme tekniğini geliştirerek camı seri üretilebilir ve düz plakalar hâline getirilebilir kılmışlardır. Bu yenilik, tapınak ve saray gibi yapılarda pencerelerin camla kaplanmasını sağlayarak iç mekân tasarımlarını kökten değiştirmiştir. Dış dünyadan yalıtılmış ama gün ışığıyla aydınlanan korunaklı alanlar, mimarlık tarihinde yeni bir estetik anlayışın doğmasına yol açmıştır.
Buna göre, parçadaki cümleleri ifade ettikleri yardımcı düşüncelerle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Müzikolog ve çevre bilimci R. Murray Schafer tarafından ortaya atılan 'ses manzarası' (soundscape) kavramı, bireyin çevresiyle kurduğu işitsel ilişkiyi estetik ve ekolojik bir boyutta ele alır. (I) Geleneksel müzik anlayışının aksine ses manzarası, doğadaki rüzgâr fısıltısından sanayi bölgelerindeki mekanik gürültülere kadar kulağımıza ulaşan her türlü ses bile��enini bütünsel bir kompozisyon olarak kabul eder. (II) Bu yaklaşım, modern kent yaşamının insanı kendi doğal işitsel çevresine yabancılaştırdığını ve bu yabancılaşmanın bireysel ve toplumsal refahı olumsuz etkilediğini savunur. (III) Dolayısıyla ses manzarasını korumak ve iyileştirmek, sadece gürültü kirliliğini azaltma çabası değil, aynı zamanda insanın çevreyle olan ontolojik bağını yeniden inşa etme girişimidir. (IV) Günümüzde akustik ekoloji çalışmaları, kent tasarımlarında sadece görsel ögelerin değil, işitsel dokunun da planlanması gerektiğini vurgulayarak bu kavramı pratik bir boyuta taşımaktadır.
Buna göre, parçada numaralanmış cümleleri içerdikleri yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Metin:
Sanat yapıtlarının restorasyonu, geçmişin estetik değerlerini geleceğe aktarma gayesi taşırken beraberinde ciddi bir otantiklik paradoksu barındırır. (I) Bir eserin zaman içinde uğradığı bozulmaları gidererek onu ilk yapıldığı andaki durumuna döndürme çabası, kaçınılmaz olarak eserin tarihsel yaşanmışlık izlerini siler. (II) Çünkü malzemenin doğal yaşlanma süreci ve eserin fiziksel bütünlüğünde biriken zaman katmanları da onun tarihsel kimliğinin ayrılmaz parçalarıdır. (III) Bu bağlamda, geçmişin ruhunu korumak adına yapılan her müdahale, yapıtın özgünlüğüne vurulan yapay bir darbe niteliği taşıyabilir. (IV) Dolayısıyla çağdaş restorasyon kuramları, eseri ilk günkü hâline getirmek yerine, onun geçirdiği zamansal dönüşümü de koruma altına alan asgari müdahale ilkesini savunmaktadır.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Tarih boyunca müzik, yalnızca bir sanat dalı ve eğlence aracı olarak görülmemiş; insan ruhunu ve bedenini iyileştirici gücüyle tıp alanında da kullanılmıştır. Özellikle İslam dünyasında Farabi, müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyen ilk bilim insanlarından biridir. Farabi, geliştirdiği makam sistemi sayesinde farklı müzik tonlarının insan ruhunda farklı duygusal durumlar uyandırdığını keşfetmiştir. Örneğin, rast makamının neşe ve huzur verdiğini, nihavent makamının ise sakinleştirici bir etkiye sahip olduğunu belirtmiştir. Onun bu çalışmaları, Osmanlı döneminde darüşşifalarda ruhsal hastalıkların tedavisinde müzikten yararlanılmasının yolunu açmıştır. Günümüzde de modern psikolojide müzik terapi, geleneksel tıbbın sunduğu bu köklü birikimden yararlanarak bireyin zihinsel sağlığını desteklemek amacıyla aktif olarak uygulanmaktadır.
Bu parçadan müzik terapi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Vezüv Yanardağı’nın MS 79 yılındaki patlamasıyla küller altında kalan Herculaneum kentinde, karbonlaşmış yüzlerce antik parşömen rulosu bulunmuştur. Kömürleşmiş olmaları nedeniyle dokunulduğu an ufalanıp yok olma riski taşıyan bu belgeler, yüzyıllar boyunca okunamamıştır. Ancak günümüzde geliştirilen yapay zekâ algoritmaları ve üç boyutlu tomografi taramaları sayesinde bu ruloları fiziksel olarak açmaya gerek kalmadan satır satır okumak mümkün hâle gelmiştir. Bilgisayarlı tomografiyle parşömenin katmanları taranmakta, ardından yapay zekâ yazılımları mürekkebin parşömen üzerindeki hafif kabartılarını ve doku değişikliklerini tespit ederek harfleri görünür kılmaktadır. Bu teknolojik ilerleme, antik dünyaya ait kayıp metinlerin gün yüz��ne çıkarılması konusunda arkeoloji dünyasında yeni bir çığır açmıştır.
Bu parçadan hareketle sözü edilen parşömenler ve onları okuma yöntemiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ula��ılamaz?
İnka İmparatorluğu’nda yazının bulunmayışı, gelişmiş bir idari yapının kurulmasına engel olmamıştır. ��nkalar; sayısal verileri kaydetmek, nüfus sayımı yapmak, vergi kayıtlarını tutmak ve hatta takvimsel bilgileri arşivlemek için 'kipu' adı verilen karmaşık bir düğüm sistemi kullanmışlardır. Farklı renklerde, kalınlıklarda ve uzunluktaki pamuk veya yün iplerin ana bir ipe bağlanmasıyla oluşturulan kipular, üzerlerindeki düğümlerin türü ve konumuna göre anlam kazanıyordu. Her bir düğüm pozisyonu, ondalık sayı sistemindeki basamakları temsil ederken renkler ise kaydedilen nesnenin veya kavramın türünü gösteriyordu. Kipu okuyucuları olan 'kipukamoyoklar', bu sistem sayesinde imparatorluğun en ücra köşelerindeki ekonomik hareketliliği merkezden denetleyebiliyordu. Bu özgün veri depolama yöntemi, yazının işlevsel bir alternatifi olmanın ötesinde, İnkaların soyut düşünme yeteneğinin ve bürokratik dehasının somut bir kanıtıdır.
Bu parçada 'kipu' sistemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Platon, Phaedrus diyalo��unda Sokrates’in ağzından yazının icadına yönelik ciddi bir eleştiri sunar. Mısır tanrısı Theuth’un kral Thamus’a yazıyı 'hafızanın ve bilgeliğin ilacı' olarak sunmasına karşın Thamus, yazının tam tersi bir etki yaratacağını savunur. Ona göre yazı, insan zihninde tembellik yaratacak ve ezberleme zahmetinden kaçınan bireylerin içsel belleklerini zayıflatacaktır. İnsanlar, bilgiyi kendi ruhlarında sindirmek yerine dışsal işaretlerin otoritesine güvenmeye başlayacak; böylece gerçekten bilgeleşmeden, yalnızca bilge görünerek derinlikten yoksun bir bilgi yığınına sahip olacaklardır. Yazı, canlı diyalogda var olan dinamik soru-cevap sürecinin yerine sabit, cevap veremeyen donuk bir temsili koyarak hakikatin keşfini zorlaştırır.
Bu parçaya göre yazının icadı ve etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Japonya'da ortaya çıkan kintsugi sanatı, kırılan veya çatlayan seramik kapların altın, gümüş ya da platin tozuyla karıştırılmış özel bir reçine kullanılarak birleştirilmesi esasına dayanır. Bu geleneksel teknik, nesnenin hasar gören kısımlarını gizlemek yerine onları daha belirgin hâle getirerek ön plana çıkarır. Kintsugi felsefesi, kusurların ve yaşanmışlıkların gizlenmesi gereken birer ayıp değil, nesnenin tarihine değer katan benzersiz unsurlar olduğunu savunur. Böylece onarılan eşya, ilk hâlinden daha estetik ve kıymetli bir esere dönüşür. Bu sanat dalı, insan yaşamındaki zorlukların, hayal kırıklıklarının ve ruhsal yaraların da kişiyi çirkinleştirmediğini, aksine onu olgunlaştırıp güzelleştirdiğini simgeler.
Bu parçadan hareketle kintsugi sanatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Likenler, algler ve mantarların bir araya gelmesiyle oluşan ortak yaşam (simbiyoz) formlarıdır. Kök ve iletim demetleri bulunmayan bu canlılar, gereksinim duydukları su ve mineral gibi maddeleri doğrudan atmosferden alırlar. Bu morfolojik yapıları nedeniyle ortamdaki hava kirliliğine, özellikle de kükürt dioksit oranına karşı son derece hassastırlar. Kirliliğin yoğun olduğu endüstriyel bölgelerde liken türlerinin hızla yok olması, temiz kırsal alanlarda ise çeşitliliklerinin artması, onları ekosistem sağlığını izlemede güvenilir birer biyoindikatör haline getirmiştir. Likenlerin bünyelerinde biriken ağır metallerin laboratuvar ortamında analiz edilmesi, yapay cihazlara kıyasla çok daha düşük maliyetli ve geniş alanlara yayılan kesintisiz bir çevresel izleme olanağı sunar. Dolayısıyla modern ekoloji, bu canlıları sadece doğanın bir parçası olarak değil, aynı zamanda çevre kirliliğini ölçen doğal birer denetim mekanizması olarak kabul etmektedir.
Bu parçada likenlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Sessizlik, sadece gürültünün yokluğu değil; beynin kendini yenileme ve yapılandırma sürecinin etkin bir bileşenidir. (I) Yapılan nörolojik araştırmalar, beynin herhangi bir dış uyarana maruz kalmadığı sessizlik anlarında 'varsayılan mod şebekesi' adı verilen sistemin devreye girdiğini göstermektedir. (II) Bu sistemin aktifleşmesi, bireyin kendi iç dünyasına yönelerek anılarını anlamlandırmasına ve empati yeteneğini geliştirmesine olanak tanır. (III) Ayrıca gün içinde maruz kalınan yüksek d��zeydeki seslerin hipokampusta yarattığı stres hasarı, düzenli sessizlik süreleriyle önemli ölçüde azaltılabilmektedir. (IV) Dahası, sessiz bir ortamda geçirilen zamanın beyinde yeni nöron oluşumunu (nörojenez) tetiklediği ve böylece öğrenme kapasitesini doğrudan artırdığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Nöromimariyi ele alan aşağıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler eşleştirilmek istenmektedir.
Metin:
(I) Nöromimari, mekânsal tasarımın insan beyni ve biyolojik yapısı üzerindeki doğrudan etkilerini deneysel metotlarla inceleyen ve nörobilim ile mimariyi birleştiren disiplinler arası bir alandır. (II) Klasik mimarlık anlayışının estetik ve işlevsellik odaklı sınırlarını geride bırakarak bireyin bilişsel süreçlerini, karar mekanizmalarını ve duygusal tepkilerini mekân üzerinden anlamlandırmayı hedefler. (III) Sektörde yapılan son bilimsel araştırmalar; yüksek tavanlı odaların insan zihninde özgürlük hissi yaratarak soyut düşünceyi ve yaratıcılığı tetiklediğini, dar ve basık alanların ise odaklanmayı kolaylaştırırken aynı zamanda stres seviyesini yükselttiğini doğrulamaktadır. (IV) Buradan hareketle geleceğin tasarım felsefesi, yapıları sadece fiziksel barınaklar olarak görmekten vazgeçip insan fizyolojisiyle doğrudan uyumlu, sağlığı destekleyici yaşam alanları kurgulamayı kaçınılmaz bir sorumluluk olarak kabul edecektir.
Buna göre, numaralanmış cümleler ile sağda verilen yardımcı düşüncelerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Metin:
(I) Henri Bergson, modern bilimin zamanı uzamsallaştırma eğilimini eleştirerek 'süre' (durée) kavramını ortaya atar. (II) Bilimsel zaman, saatin kadranındaki eşit aralıklar gibi parçalara bölünmüş, ölçülebilir ve homojen bir yapıya sahipken; gerçek süre, geçmişin şimdiki ana kesintisizce aktığı, bölünemez ve dinamik bir akıştır. (III) Bergson’a göre insan bilinci, zamanı mekansal dilimlere ayırarak değil, anların birbiri içinde eridiği bu heterojen akışla kavrar. (IV) Zira zihin, geçmiş yaşantıları bir kenara yığıp saklamaz; aksine, geçmiş, şimdiki anın inşasında sürekli bir kurucu güç olarak varlığını sürdürür. (V) Dolayısıyla, hayatı ve bilinci mekanik zamanın şablonlarıyla açıklamaya çalışmak, varoluşun kendisini statik bir yanılsamaya indirgemek demektir.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Çin’de Tang Hanedanlığı döneminde (618-907) ortaya çıkan ve 'uçan para' olarak adlandırılan ilk kâğıt paralar, başlangıçta bugünkü anlamda bir devlet parası değildi. Bu sistem, tüccarların ticari yolculuklarında büyük miktardaki ağır bakır sikkeleri taşımaktan kaçınmak için kullandıkları bir tür teminat belgesi niteliğindeydi. Değerli madenlerini güvenilir zenginlere veya kurumlara teslim eden tüccarlar, karşılığında aldıkları bu belgeleri alışverişlerinde maden yerine devrediyordu. Kolay taşınabilirliği nedeniyle ticareti büyük ölçüde kolaylaştıran bu belgeler, Song Hanedanlığı döneminde devlet eliyle resmiyet kazanarak dünyadaki ilk gerçek kâğıt para sisteminin kurulmasına öncülük etmiştir.
Bu parçadan 'uçan para' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Biyo-sanat; canlı dokuları, organizmaları ve bakterileri doğrudan sanatsal bir mecra olarak kullanan, çağdaş sanatın sınır uçlarındaki bir akımdır. Klasik sanatın doğayı taklit ya da temsil etme (mimesis) kaygısının aksine biyo-sanat, canlılığın kendisini doğrudan sanatsal sürecin merkezine konumlandırır. Genetik mühendisliği tekniklerini kullanan öncüler, canlıların DNA dizilimlerine müdahale ederek yaratıcılık ile biyolojik mühendislik arasındaki ontolojik ayrımı flulaştırırlar. Bu müdahale, sanat eserinin 'biricikliği' ve 'sanatçının yaratıcı otoritesi' gibi geleneksel estetik kategorileri sarsarken, izleyiciyi de yeni bir etik konumlanmaya zorlar. Zira laboratuvar ortamında biçimlendirilen bu yapılar, yalnızca seyirlik birer estetik nesne olmaktan çıkıp ahlaki sorumluluk alanımıza dâhil olan yeni yaşam formlarına dönüşür.
Bu parçadan biyo-sanatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Metin:
(I) İnsan beyninde koku uyarılarını işleyen merkezler, duygusal tepkilerimizi ve uzun süreli anılarımızı kontrol eden amigdala ve hipokampus gibi yapılarla doğrudan ve yakın bir komşuluk içindedir. (II) Diğer tüm duyusal veriler önce talamus adı verilen bir aktarma istasyonunda filtrelenip sınıflandırıldıktan sonra bilince ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu bellek merkezlerine ulaşır. (III) Bu eşsiz nörolojik rota, çok uzun yıllar önce yaşanmış sıradan bir çocukluk anısının bile tanıdık bir kokuyla karşılaşıldığı anda tüm canlılığıyla zihnimizde yeniden uyanmasını sağlar. (IV) Dolayısıyla kokuların hayatımızdaki etkisi sadece geçici bir hoşnutluk yaratmakla sınırlı kalmayıp bireysel geçmişimizi saklayan güçlü birer anahtar görevi görür.
Soru:
Yukarıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches