Sözcük Türleri

120 questions

Question 41Question

(I) Gökyüzünde süzülen martıların sesini dinliyorum sessizce. (II) Denizden esen tatlı rüzgâr, içimi ferahlatan bir serinlik sunuyor bana. (III) Uzaklarda kaybolan gemilerin nereye gittiğini merak etmek... (IV) Kıyıya vuran dalgaların çıkardığı sesler ruhumu dinlendiriyor. (V) Zamanın nasıl geçtiğini hissetmeden oturuyorum burada saatlerce.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde çekimli bir fiil (eylem) yoktur?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Üçüncü cümlede çekimli bir fiil bulunmamaktadır.
Üçüncü cümlede çekimli bir fiil bulunmamaktadır. Bu cümledeki 'kaybolan' ve 'gittiğini' sözcükleri sıfat-fiil; 'merak etmek' sözcüğü ise isim-fiildir. Cümle, yüklemi bulunmayan eksiltili bir yapıya sahiptir ve kip ile şahıs eki almış herhangi bir çekimli eyleme yer verilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada yer alan tüm c��mlelerdeki eylem kökenli sözcükler belirlenir.
Birinci cümlede 'süzülen', 'dinliyorum'; ikinci cümlede 'esen', 'ferahlatan', 'sunuyor'; üçüncü cümlede 'kaybolan', 'gitti��ini', 'merak etmek'; dördüncü cümlede 'vuran', 'çıkardığı', 'dinlendiriyor'; beşinci cümlede 'geçtiğini', 'hissetmeden', 'oturuyorum' sözcükleri tespit edilir.
Eylem soylu sözcüklerin çekimli fiil mi yoksa fiilimsi mi olduğunu ayırt edebilmek için ilk olarak bunları belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen eylem soylu sözcüklerin kip ve şahıs eki alıp almadığı kontrol edilir.
Birinci cümlede 'dinle-yor-um' (şimdiki zaman, birinci tekil kişi), ikinci cümlede 'sun-uyor' (şimdiki zaman, üçüncü tekil kişi), dördüncü cümlede 'dinlendir-iyor' (şimdiki zaman, üçüncü tekil kişi) ve beşinci cümlede 'otur-uyor-um' (şimdiki zaman, birinci tekil kişi) şeklinde çekimlenmiş eylemler bulunur.
Bir eylemin çekimli fiil olabilmesi için mutlaka haber ya da dilek kiplerinden birini alması ve bir şahsa bağlanması gerekir.
3
Üçüncü cümledeki eylem soylu kelimelerin yapıları ve ekleri analiz edilir.
Üçüncü cümlede yer alan 'kaybol-an' ve 'git-tiğ-i-ni' sözcükleri sıfat-fiil eki almış birer sıfat-fiildir. 'merak et-mek' ise isim-fiil eki almış bir isim-fiildir. Cümlede kip ve şahıs eki almış herhangi bir çekimli eylem yer almamaktadır.
Fiilimsiler eylem anlamını taşımaya devam etseler de çekim eki almadıkları için çekimli fiil özelliğine sahip değillerdir.

Key Concept

Çekimli fiiller ile fiilimsi (eylemsi) türündeki sözcüklerin ayırt edilmesi.
Question 42Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük ve ekleri, üstlendikleri işlev ve tür bakımından sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kendi kuşağındaki şairlerin dil hassasiyetini takdir etmekle birlikte, kendisininkini her zaman daha özgün bir yerde konumlandırırdı.
Edebî eserin kalıcılığını sağlayan şey üsluptur; yazar onu bir kuyumcu titizliğiyle işlemedikçe kalıcı olamaz.
Toplumsal dönüşümün sancılarını aktaran yapıtların birçoğu, d��nemin edebiyat çevrelerince başlangıçta soğuk karşılanmıştır.
Modernleşme sürecinin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisini bu denli derin işleyen şair, gücünü nereden almaktadır?

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cümlelerde geçen koyu harfli sözcük ve eklerin doğru eşleştirmesi şu şekildedir: 'kendisininkini' sözcüğü ilgi zamiriyle, 'onu' sözcüğü işaret zamiriyle, 'birçoğu' sözcüğü belgisiz zamirle, 'nereden' sözcüğü ise soru zamiriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede her sözcük ve ek kendi dil bilgisi işlevine uygun olarak atanmıştır. 'kendisininkini' sözcüğündeki '-ki' ekinin ilgi zamiri olduğu, 'onu' sözcüğünün insan dışı bir kavram olan üslup sözcüğünü karşıladığı için işaret zamiri olduğu, 'birçoğu' sözcüğünün iyelik eki alarak belgisiz zamire dönüştüğü ve 'nereden' sözcüğünün yer ismi yerine geçen bir soru zamiri olduğu görülür.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'kendisininkini' sözcüğünün ek yapısını incelemek.
Sözcüğün 'kendisinin-ki-n-i' şeklinde eklerine ayrıldığı ve tamlayan ekinden (-in) sonra gelen '-ki' ekinin 'dil hassasiyeti' isminin yerini tuttuğu belirlenir.
Tamlayan ekinden sonra gelerek bir ismin yerini tutan '-ki' eki ilgi zamiridir.
2
İkinci cümledeki 'onu' sözcüğünün hangi varlığı karşıladığını tespit etmek.
Sözcüğün, insan dışı soyut bir kavram olan 'üslup' sözcüğünün yerini tuttuğu belirlenir.
'O' ve 'onu' sözcükleri insan dışı varlık ya da kavramları karşıladıklarında kişi zamiri değil, işaret zamiri olurlar.
3
Üçüncü cümledeki 'birçoğu' sözcüğünün türünü ve cümledeki görevini çözümlemek.
Belirsizlik bildiren sözcüğün bir ismi nitelemek yerine çekim eki alarak doğrudan isimlerin yerini tuttuğu tespit edilir.
Belgisiz sözcükler çekim eki alarak (iyelik eki) ismin yerini tuttuklarında belgisiz zamir olurlar.
4
Dördüncü cümledeki 'nereden' sözcüğünün soru işlevini belirlemek.
Soru bildiren sözcüğün yönelme/çıkma durum eki alarak bir yer isminin yerini tuttuğu saptanır.
Soru kelimeleri isimlerin yerini tuttuğunda soru zamiri görevini üstlenir.

Key Concept

Zamirler (Adıllar)
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

Derecelendirme zarfları; sıfatların, fiillerin, fiilimsilerin ya da zarfların anlamını derece, miktar veya üstünlük yönünden etkileyen sözcüklerdir. Bu sözcükler, cümlede bir sıfatı ya da zarfı derecelendirme göreviyle kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, bir sıfatı derecelendirme göreviyle kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Toplantıya katılan kurul üyeleri, sunulan raporlar üzerine son derece yapıcı değerlendirmeler yaptılar.

Answer

Toplantıya katılan kurul üyeleri, sunulan raporlar üzerine son derece yapıcı değerlendirmeler yaptılar. cümlesindeki 'son derece' söz��, 'yapıcı' niteleme sıfatının anlamını derecelendirmiştir.
Doğru cevap, 'son derece yapıcı değerlendirmeler' ifadesinin yer aldığı cümledir. Bu cümlede 'yapıcı' sözcüğü, 'değerlendirmeler' ismini niteleyen bir sıfattır. 'son derece' söz öbeği ise bu sıfatın derecesini belirterek bir sıfatı derecelendirme görevi üstlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen derecelendirme bildiren sözcükleri tespit etmek.
Cümlelerde sırasıyla 'daha', 'son derece', 'çok', 'epey' ve 'pek' sözcükleri veya söz öbekleri belirlenmiştir.
Sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirlemek için öncelikle derecelendirme bildiren yapıların bulunması gerekir.
2
Belirlenen derecelendirme sözcüklerinin hangi sözcük türün�� etkilediğini analiz etmek.
Seçeneklerdeki sözcüklerin etki ettiği kelimeler şu şekildedir: 'daha' sözcüğü 'hızlı' zarfını; 'son derece' sözü 'yapıcı' sıfatını; 'çok' sözcüğü 'çiçek' ismini (sıfat olarak); 'epey' sözcüğü 'beğenildi' fiilini; 'pek' sözcüğü ise 'yakında' zarfını etkilemiştir.
Derecelendirme zarfının sıfatı mı yoksa zarfı mı etkilediğini belirlemek için etki ettiği kelimenin türünü incelemek şarttır.
3
Sıfatı derecelendiren seçeneği doğru cevap olarak işaretlemek.
'son derece yapıcı değerlendirmeler' yapısındaki 'son derece' zarfının, niteleme sıfatı olan 'yapıcı' sözcüğünün anlamını pekiştirip derecelendirdiği netleşmiştir.
Soruda sadece sıfatı derecelendirme göreviyle kullanılan yapının bulunması istendiği için bu analize göre doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

Derecelendirme zarflarının sıfatları ve zarfları niteleme/belirtme işlevleri ile sıfat-zarf ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 44Question

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olan zamirleri (adılları), sağda verilen zamir türleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar.
Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır.
Roman kahramanlarının iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum.
Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar cümlesindeki 'kendi' dönüşlülük zamiriyle; Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır cümlesindeki 'orası' işaret zamiriyle; Roman kahramanların��n iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum cümlesindeki 'hangisi' soru zamiriyle; Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi cümlesindeki 'bize' kişi zamiriyle eşleşir.
Altı çizili sözcüklerin işlevleri sırasıyla dönüşlülük zamiri, işaret zamiri, soru zamiri ve kişi zamiri olarak tespit edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Toplumun sorunlarını dert edinen her yazar, eserlerinde kendi iç dünyasından da izler sunar.' cümlesinde altı çizili olan 'kendi' sözcüğü dönüşlülük zamiridir. Bu sözcük dönüşlülük zamiri türüyle eşleşir.
'Kendi' sözcüğü Türkçede dönüşlülük anlamı taşıyan ve şahıs zamirlerinin bir alt türü veya ayrı bir tür olarak kabul edilen dönüşlülük zamiridir.
2
İkinci cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Zamanın hızla akıp giden nehrinde orası, geçmiş ile geleceğin kesiştiği tek güvenli limandır.' cümlesinde altı çizili olan 'orası' sözcüğü işaret zamiridir. Bu sözcük işaret zamiri türüyle eşleşir.
'Orası' sözcüğü, bir yer isminin yerini işaret yoluyla temsil ettiğinden işaret zamiridir.
3
Üçüncü cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Roman kahramanlarının iç çatışmalarını en iyi yansıtan eserlerin hangisi olduğunu araştırıyorum.' cümlesinde altı çizili olan 'hangisi' sözcüğü soru zamiridir. Bu sözcük soru zamiri türüyle eşleşir.
'Hangisi' sözcüğü, soru sorma yoluyla bir ismin yerini tuttuğu için soru zamiridir.
4
Dördüncü cümledeki zamiri tespit edip türünü belirleme.
'Kütüphanedeki eski ciltlerin kokusu, bize geçmiş zamanların hatıralarını fısıldıyor gibiydi.' cümlesinde altı çizili olan 'bize' sözcüğü kişi zamiridir. Bu sözcük kişi zamiri türüyle eşleşir.
'Bize' sözcüğü, konuşan kişileri (birinci çoğul şahsı) temsil ettiği için şahıs (kişi) zamiridir.

Key Concept

Zamirler (adıllar), isimlerin yerini geçici olarak tutan sözcüklerdir ve kişi, işaret, belgisiz, soru ve dönüşlülük gibi türlere ayrılırlar.
Question 45Question

Çekimli fiiller, kip ve şahıs eki alarak çekimlenen fiillerdir. İsim-fiiller (fiilimsiler) ise fiil kök veya gövdelerine gelen eklerle türetilseler de artık isim soylu sözcük haline geldiklerinden çekimli fiil kabul edilmezler.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde çekimli fiil yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Usta yazarın en büyük arzusu, gelecek nesillere rehberlik edecek nitelikli eserler bırakmaktı.

Answer

Usta yazarın en büyük arzusu, gelecek nesillere rehberlik edecek nitelikli eserler bırakmaktı.
Doğru seçenekteki cümlede yer alan 'bırakmaktı' sözcüğü, '-mak' isim-fiil ekini almıştır. Fiilimsiler çekimli fiil değildir. Cümlenin kalanında da başka bir çekimli fiil bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki yüklemleri ve fiil soylu sözcükleri tespit edin.
Cümlelerde geçen yüklemler sırasıyla şunlardır: 'bırakmaktı', 'boyardı', 'anıyordu', 'sallıyordu', 'götürüyor'.
Çekimli fiil olup olmadıklarını belirlemek için öncelikle yüklemleri incelememiz gerekir.
2
Yüklemlerin kip ve şahıs eki alıp almadığını (çekimli fiil olup olmadığını) kontrol edin.
'boyardı' (boya-r-dı), 'anıyordu' (an-ı-yor-du), 'sallıyordu' (sallı-yor-du) ve 'götürüyor' (götür-üyor) sözcükleri zaman ve şahıs bildirdikleri için çekimli fiildir. 'bırakmaktı' ise isim-fiildir.
Fiilimsiler kip ve şahıs eki alarak çekimlenemez, yalnızca ek-fiil alarak yüklem olabilirler.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
İçinde fiilimsi barındıran fakat çekimli fiil barındırmayan cümle, doğru cevaptır.
Soruda çekimli fiil barındırmayan cümle sorulmaktadır.

Key Concept

Çekimli fiil ile fiilimsi arasındaki farklar
Question 46Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme belirteci, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını derecelendirmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı.

Answer

Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı.
Doğru yanıt, derecelendirme belirtecinin bir zarfı derecelendirdiği cümledir. 'Kritik kararların alınacağı bu kurulda üyelerin sorunları çok sakin tartışması herkesi şaşırttı' cümlesinde 'tartışması' eylemsidir (isim-fiil). Eylemsiyi durum yönünden belirten 'sakin' sözcüğü durum zarfıdır. Bu zarfın önüne gelen 'çok' sözcüğü de bir derecelendirme zarfı olarak başka bir zarfı derecelendirmiştir. Diğer tüm cümlelerde derecelendirme belirteçleri sıfatları etkilemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen derecelendirme belirteçlerini (zarflarını) tespit etmek.
Derecelendirme belirteçleri şunlardır: 'son derece', 'daha', 'çok', 'en', 'oldukça'.
Soruda bu belirteçlerin hangi türde sözcükleri derecelendirdiği sorulmaktadır.
2
Belirteçlerin derecelendirdiği sözcüklerin türlerini belirlemek.
Belirteçlerin nitelediği kelimeler sırasıyla: 'önemli' (sıfat), 'cesur' (sıfat), 'sakin' (zarf), 'olgun' (sıfat), 'titiz' (sıfat) olarak bulunmuştur.
Zarfın sıfatı mı yoksa başka bir zarfı mı etkilediğini ayırt etmek.
3
Eylemsiyi (fiilimsiyi) niteleyen sözcüğün türünü belirleyerek farklı olanı bulmak.
'Tartışması' isim-fiilini niteleyen 'sakin' sözcüğü eylemsiyi etkilediği için zarftır. Dolayısıyla 'çok' belirteci burada bir zarfı derecelendirmiştir. Diğer cümlelerde ise sıfatlar derecelendirilmiştir.
Doğru seçeneğe karar vermek.

Key Concept

Derecelendirme Zarfları ve Sözcük Türlerinin Ayrımı
Question 47Question

Türkçede belirtme durumu eki olan '-ı / -i / -u / -ü' ile üçüncü teklik şahıs iyelik eki olan '-ı / -i / -u / -ü' sıklıkla karıştırılmaktadır. İyelik eki eklendiği sözcüğün kime ya da neye ait olduğunu belirtirken belirtme durumu eki ise cümlede eylemden etkilenen varlığı (nesneyi) belirtir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde '-ı / -i / -u / -ü' eki, eklendiği sözcüğe belirtme durumu (hâl) eki görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaşça koydu.

Answer

Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaş��a koydu.
Doğru cevap, 'Defteri çantasından çıkarıp masaya yavaşça koydu.' cümlesidir. Bu cümledeki 'defteri' sözcüğü, eylemin ('çıkarıp' fiilimsisinin) neyi etkilediğini belirten ve sözcüğün nesne görevinde kullanılmasını sağlayan belirtme durumu (hâl) ekini almıştır. Herhangi bir aitlik ilişkisi taşımamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde '-ı / -i / -u / -ü' eki alan isimleri tespit etmek.
'sonu', 'yazısı', 'defteri', 'ekranı' ve 'sesi' sözcükleri belirlenmiştir.
İnceleme yapacağımız hedef ekleri taşıyan sözcükleri ortaya koymak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Sözcüklerin aitlik bildirip bildirmediğini ve isim tamlaması içinde yer alıp almadığını kontrol etmek.
'Yolun sonu', 'Onun yazısı', 'Telefonun ekranı' ve 'Çocuğun sesi' ifadelerinin belirtili isim tamlaması olduğu ve bu sözcüklerin üçüncü tekil şahıs iyelik (aitlik) eki taşıdığı belirlenmiştir.
İyelik ekleri eklendikleri varlığın kime veya neye ait olduğunu gösterir; bu durumu netleştirmek için tamlama ilişkileri analiz edilir.
3
Geriye kalan sözcüğü eylemle olan ilişkisi bakımından incelemek.
'Defteri çantasından çıkarıp...' cümlesinde 'defteri' sözcüğünün bir aitlik taşımadığı, 'neyi çıkarıp' sorusuna cevap vererek belirtme durumu eki aldığı saptanmıştır.
Belirtme durumu ekinin cümlede nesne kurma işlevini teyit etmek için bu adım uygulanır.

Key Concept

İsim çekim eklerinden iyelik eki ile belirtme durumu ekinin işlevsel ayrımı
Estimated Time:45s
Question 48Question

I. Yazar, bu eserinde sıradan insanların dramını yalın bir dille aktarmaya çalışmış.
II. Şiirlerinde çocukluk günlerine duyduğu ��zlemden ötürü hüzünlü bir hava hâkimdir.
III. Fırtınaya rağmen balıkçılar sabaha karşı denize açılmaktan çekinmediler.
IV. Yeni projesini tamamlamak üzere laboratuvarda günlerce uykusuz kaldı.
V. Onun gibi yetenekli bir gencin bu alanda başarısız olması düşünülemez.

Bu cümlelerdeki edatlarla (ilgeçlerle) ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V. cümlede benzerlik anlamı kuran edat, yönelme durum ekiyle (-e) kurulmuş bir ilgeç öbeğidir.

Answer

Beşinci cümlede benzerlik anlamı kuran edatın yönelme durum ekiyle kurulmuş bir ilgeç öbeği olduğu ifadesi yanlıştır.
Beşinci cümlede geçen 'Onun gibi' ifadesindeki 'gibi' edatı, yönelme durum ekiyle (-e) değil, ilgi (tamlayan) ekiyle (-in/-un) öbekleşmiştir. Bu yüzden benzerlik anlamı kuran edatın yönelme durum ekiyle kurulduğunu belirten yargı yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki edat ve işlevi belirlenir.
'yalın bir dille' ifadesinde 'dille' kelimesindeki '-le' eki 'ile' edatının ekleşmiş halidir ve araç ilgisi kurmuştur.
'ile' edatının ünlü uyumlarına uyarak ekleşebildiğini ve araç anlamı kattığını doğrulamak.
2
İkinci cümledeki edat ve kattığı anlam incelenir.
'özlemden ötürü' ifadesindeki '-den ötürü' edatının ayrılma durum ekiyle öbekleştiği ve neden-sonuç ilgisi kurduğu tespit edilir.
Edatların hal ekleriyle öbekleşme ve cümle düzeyinde neden-sonuç ilgisi kurma özelliklerini kontrol etmek.
3
Üçüncü cümledeki edat sayıları ve durum ekleri kontrol edilir.
'Fırtınaya rağmen' (-e rağmen) ve 'sabaha karşı' (-e karşı) olmak üzere yönelme durum ekiyle kurulmuş iki edat grubu belirlenir.
Yönelme hal ekiyle öbekleşen edatları ve bunların cümledeki varlığını doğrulamak.
4
Dördüncü cümledeki edatın kattığı anlam ilgisi çözümlenir.
'tamamlamak üzere' öbeğindeki 'üzere' edatının cümleye amaç-sonuç anlamı kattığı görülür.
'üzere' edatının amaç ile neden anlamı arasındaki farkı ayırt etmek.
5
Beşinci cümledeki edat öbeğinin dil bilgisel yapısı çözümlenir.
'Onun gibi' öbeğinde 'gibi' edatı 'onun' zamirine gelen ilgi (tamlayan) ekiyle öbekleşmiştir. Yönelme durum eki kullanılmamıştır.
Gibi edatının zamirlerle ilgi eki alarak öbekleşme kuralını doğrulamak ve yanlış olan seçeneği belirlemek.

Key Concept

Edatların (ilgeçlerin) cümleye kattığı anlam ilgileri ve ad durum ekleriyle öbekleşme özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 49Question

Türkçede derecelendirme (miktar) belirteçleri; eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını derece yönüyle pekiştiren veya sınırlandıran sözcüklerdir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, diğerlerinden farklı türde bir sözcüğün anlamını etkilemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Genç müzisyen, sahnede kendisinden beklenenden daha profesyonelce hareket ederek herkesi şaşırttı.

Answer

Genç müzisyenle ilgili olan ve 'daha' derecelendirme zarfının 'profesyonelce' durum zarfını etkilediği cümle doğru cevaptır.
Genç müzisyenden bahsedilen seçenekte geçen 'daha' derecelendirme zarfı, eylemsiyi niteleyen 'profesyonelce' durum zarfını etkilemiştir. Diğer seçeneklerde ise derecelendirme zarfları sırasıyla 'sürükleyici', 'eski', 'yapıcı' ve 'sessiz' sıfatlarını etkilediğinden doğru cevap budur.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde yer alan derecelendirme (miktar) zarflarını belirlemek.
Cümlelerde sırasıyla 'oldukça', 'daha', 'en', 'son derece' ve 'gayet' sözcükleri derecelendirme zarflarıdır.
Sözcüklerin görevlerini belirlemek için önce zarf niteliğindeki kelimeleri bulmamız gerekir.
2
Bu zarfların hangi türdeki sözcükleri etkilediğini tespit etmek.
'oldukça' sözcüğü 'sürükleyici' sıfatını, 'daha' sözcüğü 'profesyonelce' zarfını, 'en' sözcüğü 'eski' sıfatını, 'son derece' sözcüğü 'yapıcı' sıfatını, 'gayet' sözcüğü 'sessiz' sıfatını etkilemiştir.
Derecelendirme zarflarının sıfatları mı yoksa zarfları mı nitelediğini ayırt etmek.
3
Seçenekleri karşılaştırarak farklı olanı saptamak.
Dört seçenekte derecelendirme zarfı sıfatın derecesini artırırken, bir seçenekte zarfın derecesini artırmıştır.
Soruda bizden diğerlerinden farklı türdeki bir sözcüğün anlamını etkileyen belirteci bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Derecelendirme zarflarının niteleme sıfatlarını ya da zarfları etkileme görevi
Question 50Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, çekimli bir fiil değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sanatçının asıl hedefi, insan ruhunun gizemli dehlizlerine ulaşmaktı.

Answer

Sanatçının asıl hedefi, insan ruhunun gizemli dehlizlerine ulaşmaktı.
Yüklemi isim-fiil olan cümlede geçen 'ulaşmaktı' sözcüğü, 'ulaş-' fiiline gelen '-mak' isim-fiil (fiilimsi) ekiyle isimleşmiştir. Bu kelime ek-fiilin geçmiş zaman ekini (-tı) alarak yüklem olmuştur. Türkçe dil bilgisinde fiilimsiler çekimli fiil sayılmaz, bu nedenle bu cümlenin yüklemi çekimli bir fiil değildir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin yüklemlerini tespit etmek.
Yüklemler sırasıyla 'ulaşmaktı', 'sarardı', 'ele alıyor', 'etkileyecek' ve 'ulaştı' olarak belirlenir.
Çekimli fiil olup olmadıklarını belirlemek için yüklem konumundaki sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Yüklem olan sözcüklerin türünü ve eklerini analiz etmek.
'ulaşmaktı' sözcüğü 'ulaş-' fiiline gelen '-mak' isim-fiil ekiyle fiilimsiye dönüşmüştür. Diğer seçeneklerdeki yüklemler ise kip ve şahıs ekleri almış çekimli fiillerdir.
Fiilimsiler ek-fiil alarak yüklem olabilseler de dil bilgisinde çekimli fiil (eylem) kategorisinde değerlendirilmezler, isim soylu sözcük kabul edilirler.
3
Çekimli fiil olmayan seçeneği belirlemek.
Yüklemi isim-fiil olan cümle doğru cevap olarak seçilir.
Soru kökü bizden çekimli fiil olmayan yüklemi bulmamızı talep etmektedir.

Key Concept

Çekimli fiiller ile fiilimsi yüklemlerin ayırt edilmesi
Estimated Time:45s
Question 51Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli olarak verilen isimler ile bu isimlerin dil bilgisel özellikleri eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, sol sütundaki cümlelerde yer alan isimleri sağ sütundaki uygun yapısal ve anlamsal açıklamalarla nasıl eşleştirirsiniz?

Click a left item, then click its matching right item

Items

Yeni anayasa taslağı üzerinde çalışan kurulun üyeleri, yarın son toplantısını yapacak.
Yazarın toplumsal olaylara dair özgün düşünceleri, edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Kış aylarında pencereden sızan soğuktan korunmak için kalın perdeler astılar.
Bilim insanları, insanlığın ortak mirasını korumak için yeni bir proje başlattı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki cümlelerde geçen isimler, sağ sütundaki tanımlarla sırasıyla eşleşmektedir: 'kurulun' kelimesi topluluk adı ve ilgi ekiyle; 'düşünceleri' kelimesi fiilden türemiş soyut isim, çoğul ve iyelik ekleriyle; 'soğuktan' kelimesi fiilden türemiş somut isim ve ayrılma ekiyle; 'insanlığın' kelimesi ise somut isimden türemiş soyut isim ve ilgi ekiyle eşleşir.
Verilen cümlelerdeki isimler çözümlendiğinde: 'kurulun' sözcüğü topluluk adıdır ve ilgi durumu eki almıştır; 'düşünceleri' sözcüğü düşün- fiilinden türemiş soyut bir isim olup çoğul ve iyelik eki almıştır; 'soğuktan' sözcüğü soğumak fiilinden türemiş somut bir isimdir ve ayrılma eki almıştır; 'insanlığın' sözcüğü ise somut bir isim olan insan kelimesinden türetilip soyut anlam kazanmış ve ilgi eki almıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki 'kurulun' sözcüğünün incelenmesi
'Kurul' kelimesinin birden fazla kişiden oluşan bir heyeti temsil etmesi nedeniyle topluluk adı olduğu, '-un' ekinin de ilgi (tamlayan) eki olduğu belirlenir. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün anlam ve ek yapısının tespiti için.
2
İkinci cümledeki 'düşünceleri' sözcüğünün incelenmesi
'Düşünmek' eyleminden türetilen 'düşünce' sözcüğünün soyut bir isim olduğu, yazarın düşünceleri ifadesinde '-ler' çoğul ve '-i' iyelik ekini barındırdığı görülür. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Türetim şeklinin ve çekim eklerinin işlevlerinin belirlenmesi için.
3
Üçüncü cümledeki 'soğuktan' sözcüğünün incelenmesi
'Soğumak' eyleminden türeyen 'soğuk' sözcüğünün beş duyu organından biriyle (dokunma) hissedilebildiği için somut olduğu ve ayrılma durum eki olan '-tan' ekini aldığı saptanır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Sözcüğün anlamsal niteliğinin (somut/soyut) ve hal ekinin tespit edilmesi için.
4
Dördüncü cümledeki 'insanlığın' sözcüğünün incelenmesi
Somut bir isim olan 'insan' kelimesine '-lık' eki getirilerek soyut bir kavrama dönüştüğü ('insanlık') ve '-ın' ilgi eki aldığı görülür. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Türetim sonrası anlam değişiminin ve ilgi ekinin belirlenmesi için.

Key Concept

İsimlerin yapısal özellikleri, türeme yolları, anlam türleri (somut, soyut, topluluk) ve aldıkları çekim ekleri (iyelik, hal ekleri).
Question 52Question

Aşağ��daki cümlede boş bırakılan yeri, verilen tanımdan yola çıkarak uygun dil bilgisi terimiyle doldurunuz.

Fill in the blanks below

Türkçede biçimce tekil olduğu hâlde anlamca birden çok varl��ğı bünyesinde barındıran 'aile', 'millet', 'sürü' gibi isimlere adı verilir.
Show answer & explanation

Answer

topluluk (veya topluluk ismi / topluluk adı)
Verilen tanım ve örnekler, dil bilgisinde 'topluluk ismi' (veya 'topluluk adı') olarak adlandırılan kavramı açıklamaktadır. Bu sözcükler çoğul eki almadıkları hâlde anlamca birden fazla varlığı kapsarlar.

Step-by-Step Solution

1
Tanımda verilen özellikleri analiz edin.
Tanım, biçimce tekil olan (çoğul eki almamış) fakat anlamca çokluk bildiren isimleri işaret etmektedir.
Soruda verilen 'aile', 'millet' ve 'sürü' kelimelerinin yapısal ve anlamsal özellikleri bunu doğrulamaktadır.
2
Bu özellikleri karşılayan dil bilgisi terimini belirleyin.
Bu özelliklere sahip isim grubu 'topluluk ismi' (veya 'topluluk adı') olarak adlandırılır.
Dil bilgisinde isimler sayılarına göre tekil, çoğul ve topluluk isimleri olarak üçe ayrılır.

Key Concept

Sayılarına Göre İsimler (Topluluk İsimleri)
Question 53Question

Kimi zaman çocukluğun o loş ve kokulu odalarında, geçmişin gölgesiyle örülü bir sessizlik karşılar bizi. Zamanın bu amansız akışında, insan ruhunun derinliklerine sızan her hüzün, aslında yitirilen bir cennetin habercisidir.

Bu parçada geçen isimlerle (adlarla) ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: "insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasında, tamlayan grubunu oluşturan isimlerin tümü türemiş yapılıdır.

Answer

Tamlayan grubunu oluşturan isimlerin tümünün türemiş yapılı olduğu yargısı söylenemez.
"insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasında tamlayan öbeği "insan ruhunun" söz öbeğidir. Bu öbekteki "insan" ve "ruh" kelimeleri basit yapılı isimlerdir, dolayısıyla tamlayanı oluşturan isimlerin tümünün türemiş olduğu söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki "insan ruhunun derinlikleri" zincirleme isim tamlamasını ve tamlayan öbeğini belirlemek.
İsim tamlamasında tamlayan grubu "insan ruhunun", tamlanan ise "derinlikleri" sözcüğüdür.
Seçenekteki tezi doğrulamak veya çürütmek amacıyla tamlayan grubundaki sözcükleri ayrıştırmak gerekir.
2
Tamlayan öbeğindeki "insan" ve "ruh" sözcüklerinin yapısal özelliklerini analiz etmek.
"insan" ve "ruh" sözcükleri yapım eki almamıştır, dolayısıyla basit yapılı isimlerdir. Sadece tamlanan olan "derinlikleri" (derin-lik) türemiştir.
Tamlayanda yer alan kelimelerin türemiş olup olmadığını saptamak yargının yanlışlığını gösterir.
3
Elde edilen verilerle seçeneği karşılaştırarak söylenemeyecek olan yargıyı kesinleştirmek.
Tamlayan öbeğindeki isimlerin tamamı türemiş değil basit yapılı olduğundan bu yargı yanlıştır.
Soru kökünde bizden söylenemeyecek olan seçeneği bulmamız istenmiştir.

Key Concept

İsimlerin Yapısı ve İsim Tamlamaları
Question 54Question

Edebiyat dünyasında (I) en verimli dönemini yaşayan yazar, son romanında (II) gayet samimi bir dil kullanmıştır. Eserdeki (III) fazla detay, okuru (IV) daha derin bir düşünce dünyasına davet ederken yazarın (V) oldukça özgün üslubu da dikkat çekmektedir.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, bir sıfatı derecelendiren miktar belirteci (zarfı) görevinde kullanılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: III

Answer

Numaralanmış sözcüklerden üçüncü sırada yer alan 'fazla' sözcüğü zarf değil, sıfat görevindedir.
Parçadaki 'fazla' sözcüğü 'detay' isminin önüne gelerek onu miktar yönüyle belirten bir belgisiz sıfattır. Bu nedenle bir sıfatı derecelendiren miktar zarfı değildir.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki numaralanmış sözcüklerin hangi türdeki sözcükleri etkilediğini incelemek.
I, II, IV ve V numaralı sözcüklerin sıfatları nitelediği, III numaralı sözcüğün ise bir adı etkilediği görülür.
Zarflar fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve kendi türünden sözcükleri etkilerken; sıfatlar adları niteler veya belirtir.
2
Sıfatları etkileyen sözcüklerin görevlerini belirlemek.
'en verimli', 'gayet samimi', 'daha derin' ve 'oldukça özgün' öbeklerinde geçen 'en', 'gayet', 'daha' ve 'oldukça' sözcükleri derecelendirme (üstünlük/aşırılık) bildiren miktar zarflarıdır.
Sıfatların anlamını miktar ve derece yönüyle pekiştiren sözcükler derecelendirme zarfı olarak adlandırılır.
3
Üçüncü sözcük olan 'fazla' sözcüğünün işlevini belirlemek.
'fazla detay' öbeğinde 'detay' sözcüğü bir addır (isim). Bu adın önüne gelerek onu miktar bakımından belirten 'fazla' sözcüğü bir belgisiz sıfattır.
Adların önüne gelerek onları belirten sözcükler zarf değil, sıfat görevini üstlenir.

Key Concept

Derecelendirme Zarfı ve Sıfat Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 55Question

Gökyüzünün kurşuni bir renge büründüğü o soğuk sonbahar sabahında, limandan kalkan son gemi ufukta (I) yavaşça kayboldu. Genç adam, ahşap iskelede (II) tek ba��ına durmuş, rüzgârın sert uğultusuna karşı gözlerini uzaklara dikmişti. İçinde biriken o tarif edilemez hüzün, dalgalarla birlikte kıyıya vuruyordu. O an, geçmişin (III) en güzel günlerini hatırlayarak derin bir iç çekti. Ne kadar dirense de zamanın bu acımasız akışına karşı koyamayacağını (IV) çok (V) iyi biliyordu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV. sözcük, bir ismi miktar yönünden belirten sıfat görevindedir.

Answer

Dördüncü sözcük olan 'çok' ifadesinin bir ismi miktar yönünden belirten bir sıfat olduğunu belirten yargı yanlıştır. Bu sözcük, kendisinden sonra gelen 'iyi' durum zarfını derecelendiren bir miktar belirtecidir.
Dördüncü sözcük olan 'çok', cümlede bir ismin önüne gelip onu belirtmemiştir. Kendisinden sonra gelen ve 'biliyordu' eylemini niteleyen 'iyi' durum zarfının anlamını derecelendiren bir miktar zarfı olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla bu sözcüğün sıfat olduğunu öne süren seçenek yanlıştır ve aranılan doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci sözcüğün (yavaşça) türünü ve işlevini belirleme.
'yavaşça' sözcüğü 'kayboldu' eylemini durum yönünden etkilediği için durum zarfıdır.
Eylemleri durum bakımından tamamlayan sözcükler durum zarfı (belirteci) olur.
2
İkinci sözcüğün (tek başına) türünü ve işlevini belirleme.
'tek başına' sözü, 'durmuş' sıfat-fiilini (fiilimsiyi) durum yönünden etkilediği için durum zarfıdır.
Zarflar eylemlerin yanı sıra fiilimsileri de etkileyebilir.
3
Üçüncü sözcüğün (en) türünü ve işlevini belirleme.
'en' sözcüğü, 'günler' isminin niteleme sıfatı olan 'güzel' sözcüğünü derecelendirdiği için miktar (derecelendirme) zarfıdır.
Sıfatları derecelendiren sözcükler miktar belirtecidir.
4
Dördüncü (çok) ve beşinci (iyi) sözcüklerin türlerini ve ilişkilerini belirleme.
'iyi' sözcüğü 'biliyordu' eylemini etkileyen bir durum zarfıdır; 'çok' sözcüğü ise bu zarfı derecelendiren bir miktar zarfıdır. 'çok' sözcüğü bir isimle ilişkili olmadığı için sıfat değildir.
Zarflar başka zarfları derecelendirebilir; ismi miktar yönünden etkilemedikleri sürece sıfat olamazlar.

Key Concept

Zarfların cümledeki işlevleri, eylemleri, fiilimsileri, sıfatları ve diğer zarfları derecelendirme/etkileme rolleri ile sıfat-zarf ayrımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 56Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralmasına uğramış bir çekimli fiil kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Rüzgâr saçlarında eski bir masal fısıldıyor.

Answer

Rüzgâr saçlarında eski bir masal fısıldıyor.
Doğru yanıt olan cümlede yüklem 'fısıldıyor' sözcüğüdür. Bu sözcüğün kökü 'fısılda-' fiilidir. Geniş ünlüyle biten bu fiil, şimdiki zaman eki olan '-yor' ekini aldığında sondaki 'a' sesi daralarak 'ı' sesine dönüşmüştür ve ünlü daralması gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde yer alan yüklemleri belirleyin ve bu yüklemlerin çekimli fiil olup olmadığını kontrol edin.
'fısıldıyor' (çekimli fiil), 'geliyor' (çekimli fiil), 'vardı' (ek-fiil almış isim), 'aramaktı' (ek-fiil almış isim-fiil/fiilimsi), 'uyuyor' (çekimli fiil).
Soruda hem çekimli fiil olma hem de ünlü daralması şartı aranmaktadır.
2
Çekimli fiillerin köklerini ve eklerini inceleyerek ünlü daralması gerçekleşip gerçekleşmediğini analiz edin.
'fısılda-yor' birleşiminde 'a' ünlüsü 'ı' sesine dönüşmüştür. 'gel-i-yor' ve 'uyu-yor' eylemlerinde ise daralma yoktur.
Ünlü daralması, 'a' veya 'e' geniş ünlüleriyle biten fiillerin şimdiki zaman eki (-yor) aldığında daralarak 'ı, i, u, ü' seslerine dönüşmesiyle oluşur.

Key Concept

Çekimli fiillerin tespiti ve bu fiillerde şimdiki zaman ekinin (-yor) yol açtığı ünlü daralması ses olayının ayırt edilmesi.
Estimated Time:1m 30s
Question 57Question

Sıfatlar (ön adlar), isimlerin önüne gelerek onları renk, şekil, durum gibi yönlerden niteleyen ya da işaret, sayı, belgisizlik, soru gibi yönlerden belirten sözcüklerdir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çok' (veya çekim eki almış biçimi olan 'çoğu') sözcüğü sıfat görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kütüphanede tezim için 'çok' kaynak incelemek zorunda kaldım.

Answer

Kütüphanede tezim için 'çok' kaynak incelemek zorunda kaldım.
Kütüphanede tezim için 'çok' kaynak incelemek zorunda kaldım. cümlesindeki 'kaynak' sözcüğü bir isimdir. 'Çok' sözcüğü bu ismin önüne gelerek miktar yönüyle onu belirtmiş ve belgisiz sıfat görevini üstlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki isimlerin ve bu isimleri etkileyen sözcüklerin tespit edilmesi.
Seçeneklerde yer alan isimler ve onları etkileyebilecek 'çok / çoğu' sözcükleri belirlenmiştir.
Sıfatlar, kendilerinden sonra gelen isimleri nitelemek veya belirtmekle görevlidir.
2
'Çok' ve 'çoğu' sözcüklerinin cümlelerde hangi türden kelimeleri etkilediğinin analiz edilmesi.
Birinci cümlede fiili, üçüncü cümlede sıfatı, beşinci cümlede ise zarfı etkilediği; dördüncü cümlede ise çekim eki alarak ismin yerini tuttuğu görülmüştür.
Sözcüğün türü, cümle içerisindeki ilişkilerine ve üstlendiği görevlere göre değişir.
3
İkinci cümledeki 'çok kaynak' ifadesinin incelenmesi.
'Kaynak' isminin önüne gelen 'çok' sözcüğünün ismi miktar yönünden belirttiği ve belgisiz sıfat olduğu saptanmıştır.
İsimlerin miktarını kesinlik bildirmeden belirten sözcükler belgisiz sıfat grubuna girer.

Key Concept

Sıfatlar (Ön Adlar) ve Diğer Sözcük Türleriyle (Zarf, Zamir) Farkları
Estimated Time:1m 0s
Question 58Question

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, cümlenin anlam ve yapı bütünlüğünü sağlayacak şekilde uygun isim çekim ekleriyle (iyelik ve hâl ekleri) tamamlayınız.

Fill in the blanks below

Sanatın toplumsal işlev her dönem tartışılagelmiştir; ancak bireyin kendi iç dünyası yansıtmadaki başarısı yadsınamaz.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa üçüncü tekil kişi iyelik eki olan '-i', ikinci boşluğa ise belirtme durumu eki olan '-nı' getirilmelidir.
Cümledeki anlam ilişkilerine göre ilk boşluğa tamlanan (iyelik) eki olan '-i', ikinci boşluğa ise nesne ilişkisi kuran belirtme durumu eki olan '-nı' getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İlk boşluğun dahil olduğu isim tamlaması ilişkisini belirleme
'Sanatın toplumsal işlevi' ifadesi belirtili isim tamlaması oluşturmaktadır.
'Sanatın' tamlayanına bağlı olan 'işlev' sözcüğü tamlanan konumundadır ve aidiyet belirten üçüncü tekil kişi iyelik ekini almalıdır.
2
İkinci boşluğun dahil olduğu sözcüğün cümledeki işlevini ve alması gereken eki belirleme
'dünyasını' sözcüğü 'yansıtmadaki' fiilimsinin nesnesi durumundadır ve belirtme durumu eki almalıdır.
'iç dünyası' tamlaması zaten iyelik eki (-sı) taşımaktadır. Bu ifadenin nesneleşerek eylemsiye bağlanması için belirtme (yükleme) hâli ekini alması gerekir. İyelik ekinden sonra gelen durum eki araya pronominal 'n' sesini alarak '-nı' biçimine dönüşür.

Key Concept

İsim Çekim Ekleri (İyelik ve Hâl Ekleri)
Question 59Question

(I) Son derece etkileyici bir üslupla kaleme alınan bu roman, okuru ilk sayfadan itibaren sarıp sarmalıyor. (II) Yazar, karakterlerin iç dünyasını oldukça başarılı tasvirlerle gözler önüne sermiş. (III) Dönemin toplumsal yapısı da eserde en ince ayrıntısına kadar titizlikle işlenmiş. (IV) Kitabın kahramanı, zor durumlar karşısında pek soğukkanlı davranarak çevresindekileri şaşırtıyor. (V) Sanatçı, bu son yapıtında çok sade bir Türkçe tercih ederek geniş kitlelere ulaşmayı başarmış.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde derecelendirme zarfı, bir zarfın anlamını derecelendirme göreviyle kullanılm��ştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümlede kullanılan 'pek' derecelendirme zarfı, durum zarfı olan 'soğukkanlı' sözcüğünün anlamını derecelendirmiştir.
Dördüncü cümlede yer alan 'pek' derecelendirme zarfı, 'davranarak' fiilimsisini niteleyen 'soğukkanlı' durum zarf��nın önüne gelmiştir. Dolayısıyla burada derecelendirme zarfı bir zarfın anlamını derecelendirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış cümlelerde yer alan derecelendirme zarflarını tespit edin.
Birinci cümlede 'son derece', ikinci cümlede 'oldukça', üçüncü cümlede 'en', dördüncü cümlede 'pek' ve beşinci cümlede 'çok' s��zcükleri derecelendirme (miktar) zarflarıdır.
Derecelendirme zarflarının hangi sözcükleri nitelediğini anlamak için önce kendilerini belirlemek gerekir.
2
Bulunan derecelendirme zarflarının yöneldiği ve anlamını derecelendirdiği sözcüklerin türlerini belirleyin.
'son derece' -> 'etkileyici' (sıfat), 'oldukça' -> 'başarıl��' (sıfat), 'en' -> 'ince' (sıfat), 'pek' -> 'soğukkanlı' (zarf), 'çok' -> 'sade' (sıfat) sözcüklerini etkilemiştir.
Dördüncü cümledeki 'soğukkanlı' sözcüğü 'davranarak' zarf-fiilini (fiilimsi) etkilediği için bir durum zarfıdır. Diğer cümlelerdeki 'etkileyici', 'başarılı', 'ince' ve 'sade' sözcükleri ise birer ismi etkilediği için sıfattır.
3
Farklı türdeki sözcüğü derecelendiren cümleyi doğru cevap olarak seçin.
Dördüncü cümlede derecelendirme zarfı bir zarfı derecelendirdiği için doğru cevap bu seçenektir.
Soru kökünde derecelendirme zarfının bir zarfı derecelendirmesi istenmektedir.

Key Concept

Derecelendirme (miktar) zarflarının sıfatları veya zarfları derecelendirme görevi.
Question 60Question

Sol sütunda verilen cümlelerde yer alan edatların (ilgeçlerin) cümlelere kattığı anlam ilgilerini, sağ sütundaki kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sabaha karşı aniden başlayan yoğun kar yağışı yolları tamamen ulaşıma kapattı.
Bu yapıt, edebiyatımızda doğrudan o döneme özgü kültürel dinamikleri yansıtmaktadır.
Kütüphanedeki eski el yazması eserleri incelemek üzere uzmanlardan oluşan bir kurul görevlendirildi.
Tüm uyarılara karşın tarihî köprünün üzerinden ağır vasıtaların geçişine izin verilmesi tepki çekti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

"Sabaha karşı" zaman ilgisiyle, "o döneme özgü" özgülük (haslık) ilgisiyle, "incelemek üzere" amaç ilgisiyle, "uyarılara karşın" ise karşıtlık (rağmenlik) ilgisiyle eşleşmelidir.
Verilen cümlelerdeki edatların her biri, eklendikleri sözcüklerle birlikte sırasıyla zaman, özgülük (haslık), amaç ve karşıtlık (rağmenlik) anlam ilgileri kurmuştur. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler edatların cümledeki işlevlerine tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki edat grubunun ve kattığı anlamın belirlenmesi.
"Sabaha karşı" ifadesinde "-e karşı" edatının zaman ilgisi kurduğu tespit edilmiştir.
Cümledeki zaman bildiren ögeyi ve bu anlamı kuran edatı çözümlemek için.
2
İkinci cümledeki edat grubunun ve kattığı anlamın belirlenmesi.
"döneme özgü" ifadesinde "-e özgü" edatının haslık, aitlik (özgülük) anlamı kattığı belirlenmiştir.
Sözcüğün cümlede kurduğu aitlik ilgisini tespit etmek için.
3
Üçüncü cümledeki edat grubunun ve kattığı anlamın belirlenmesi.
"incelemek üzere" yapısında "üzere" edatının amaç anlamı kurduğu saptanmıştır.
Eylemin hangi amaç doğrultusunda yapıldığını açıklayan edatı belirlemek için.
4
Dördüncü cümledeki edat grubunun ve kattığı anlamın belirlenmesi.
"uyarılara karşın" yapısında "-e karşın" edatının rağmenlik, karşıtlık anlamı kattığı saptanmıştır.
Cümlede kurulan karşıt durum ilişkisini ve edatın işlevini bulmak için.

Key Concept

Edatların (İlgeçlerin) Cümlede Kurduğu Anlam İlgileri
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 3 / 6Next
Sözcük Türleri Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 3 | Examkin