Paragraf

590 soru

Soru 161Soru

Mimarlık ve çevre tasarımı alanındaki yeni eğilimler, mekânları sadece işlevsel veya estetik objeler olarak değil, insan ilişkilerini ve toplumsal belleği inşa eden canlı yapılar olarak ele almaktadır. Bir binanın kapısının nereye açıldığı, pencerelerinin hangi açıyla ışık aldığı veya koridorlarının genişliği, orada yaşayan insanların birbiriyle karşılaşma sıklığını ve dolayısıyla kurdukları sosyal bağların niteliğini doğrudan belirler. Mekân, içine yerleştirilen yaşamın sessiz bir düzenleyicisidir. Bu yüzden, mimari tasarımlarda yalnızca mühendislik hesaplarına ya da görsel cazibeye odaklanmak, o mekânı kullanacak olan insanların toplumsal ve psikolojik ihtiyaçlarını göz ardı etmek anlamına gelir. Başarılı bir mimari, insanı mekâna uyduran değil, mekânı insanın birliktelik kurma doğasına göre biçimlendiren mimaridir.

Bu parçada mimari tasarımla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mimari tasarımların başarısı, estetik ve teknik mükemmellikten ziyade insan ilişkilerini destekleyecek biçimde insan doğasına göre şekillendirilmesinde yatmaktadır

Cevap

Mimari tasarımların başarısının, estetik ve teknik mükemmellikten ziyade insan ilişkilerini destekleyecek biçimde insan doğasına göre şekillendirilmesinde yattığı
Doğru yanıt olan seçenek, parçadaki 'Başarılı bir mimari, insanı mekâna uyduran değil, mekânı insanın birliktelik kurma doğasına göre biçimlendiren mimaridir.' ifadesini tam olarak karşılamaktadır. Parçada mimarinin asıl başarısının estetik veya teknik hesaplardan ziyade, insan doğasına ve insan ilişkilerine uygun mekânlar üretmek olduğu savunulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin son cümlesine odaklanılarak ana düşünceyi veren anahtar yargı tespit edilir.
Son cümlede 'Başarılı bir mimari, insanı mekâna uyduran değil, mekânı insanın birliktelik kurma doğasına göre biçimlendiren mimaridir.' yargısına ulaşılır.
Paragrafın ana düşüncesi genellikle metnin sonunda yer alan sonuç cümlelerinde özetlenir.
2
Bu yargıyı en doğru şekilde karşılayan seçenek belirlenir.
Mimarinin başarısının, fiziksel ve teknik özelliklerden çok, insan ilişkilerini ve doğasını desteklemesine bağlı olduğunu belirten seçenek doğru kabul edilir.
Ana düşünce sorusunda yazarın okuyucuya iletmek istediği temel mesaj aranmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 162Soru

Dijital çağın getirdiği bilgi bombardımanı, okuma alışkanlıklarımızı da kökten değiştirdi. Artık ekranlar karşısında derinlemesine okumak yerine, metinlerin üzerinde hızla göz gezdiriyor, anahtar kelimeleri seçerek hızlıca tüketiyoruz. Bu durum, yüzeysel bir bilgi edinme sağlasa da zihinsel odaklanma ve eleştirel düşünme becerilerimizi zayıflatıyor. İşte bu noktada 'yavaş okuma' akımı, modern yaşamın hız dayatmasına karşı bir direniş olarak ortaya çıkıyor. Yavaş okuma, sadece kelimeleri yava��ça telaffuz etmek değil; yazarın dünyasına nüfuz etmek, satır aralarını okumak ve metinle aktif bir diyalog kurmaktır. --------. Dolayısıyla yavaş okuma, dijital çağda zihinsel bağımsızlığımız�� korumanın ve entelektüel derinliğimizi yeniden kazanmanın en etkili yollarından biridir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu süreçte okur, metni pasif bir alıcı olarak tüketmekten vazgeçip kendi düşünceleriyle onu yeniden inşa eden aktif bir özneye dönüşür.

Cevap

Metni pasif bir alıcı olarak tüketmek yerine kendi düşünceleriyle onu yeniden inşa eden aktif bir özneye dönüşmekten bahseden ifade doğru cevaptır.
Doğru seçenek, boşluktan önceki cümlede geçen 'okurun metinle aktif bir diyalog kurması' ifadesini doğrudan açıklar niteliktedir. Okurun pasif bir alıcı olmaktan çıkıp aktif bir özneye dönüşmesi, bu diyalog sürecinin doğal bir sonucudur. Ayrıca boşluktan sonra gelen ve yavaş okumanın 'zihinsel bağımsızlık kazandırma' rolünü belirten cümleyle de tam bir sebep-sonuç ilişkisi kurmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleyin.
Paragrafta dijital çağda hızlı okuma alışkanlığının getirdiği yüzeyselliğe karşı 'yavaş okuma' akımının zihinsel derinlik ve aktif okuma sağlayan yönü savunulmaktadır.
Doğru cümleyi seçebilmek için metnin anlamsal eksenini kavramak gerekir.
2
Boşluktan önceki ve sonraki cümlelerin anlamsal ve yapısal bağlantılarını analiz edin.
Boşluktan önceki cümlede okurun 'metinle aktif bir diyalog kurmasından' bahsedilmekte, boşluktan sonraki cümlede ise yavaş okumanın 'zihinsel bağımsızlığı koruma' yönüne değinilmektedir.
Boşluğa gelecek cümle, bu iki yargı arasında köprü kurarak anlam akışını sağlamalıdır.
3
Seçenekleri bu bağlam doğrultusunda değerlendirerek çelişen veya konuyu saptıran yargıları eleyin.
Okurun pasiflikten aktif özneye dönüşmesini anlatan cümle, 'aktif diyalog' ve 'zihinsel bağımsızlık' ifadeleriyle kusursuz bir uyum göstermektedir. Diğer seçenekler ise ticari süreçler, hızlı okuma avantajları, göz sağlığı veya klasik eserlerin dili gibi ilgisiz konulara sapmaktadır.
Bağlamla doğrudan örtüşen tek seçeneğin doğruluğunu teyit etmek için eleme yöntemi kullanılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşünce akışına göre boşluk doldurma.
Soru 163Soru

Yavaş okuma hareketi, dijital çağın getirdiği hızlı ve yüzeysel bilgi tüketimine karşı bir tepki olarak doğmuştur. Bu yaklaşım, metinleri sadece hızlıca taramak yerine, kelimelerin derinliğine inerek, yazarın üslubunu ve düşünsel katmanlarını sindirmeyi amaçlar. Yavaş okuma, okuyucunun metinle aktif bir diyalog kurmasını sağlayarak eleştirel düşünme becerisini ve odaklanma süresini artırır. Günümüzde bilgiye erişim hızı artsa da, bu durum zihinsel derinleşmeyi zorlaştırmakta ve yüzeysel okuma alışkanlıklarını beslemektedir. Yavaş okuma ise bireye, bilgi yığınları arasında kaybolmadan, okuma eyleminin kendisinden estetik ve entelektüel bir haz alma imkânı sunar.

Bu parçaya göre yavaş okuma hareketi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim müfredatlarındaki hızlı okuma tekniklerinin tamamen sonlandırılmasını talep ettiği

Cevap

Eğitim müfredatlarındaki hızlı okuma tekniklerinin tamamen sonlandırılmasını talep ettiği
Doğru cevap olarak belirlenen ifade, yavaş okuma hareketinin eğitim müfredatlarındaki hızlı okuma tekniklerinin tamamen kaldırılmasını savunduğunu iddia etmektedir. Ancak paragrafta bu hareketin hızlı okumaya bir tepki olarak doğduğu ve okuyucuya derinleşme imkânı sunduğu anlatılsa da, resmi eğitim müfredatlarına yönelik böyle bir radikal talepte bulunulduğuna dair hiçbir bilgi veya çıkarım yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice incelemek
Soru kökünün olumsuz olduğunu ('çıkarılamaz') tespit edip parçanın ana konusunun yavaş okuma hareketi olduğunu belirlemek
Parçadan çıkarılamayacak olan yardımcı düşünceyi bulmak için öncelikle olumsuz soru kökünü doğru analiz etmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki ifadelerle karşılaştırarak doğruluğunu kontrol etmek
Dijital çağın bilgi tüketimine karşı duruş, metnin derinlikli katmanlarının ve yazarın üslubunu kavrama amacı, eleştirel düşünme ve odaklanmanın artırılması ve bilgi yığınları içinde kaybolmadan haz alınması gibi yargıların parçadaki cümlelerle doğrudan örtüştüğünü belirlemek
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için seçeneklerin parçada yer alan bilgilerle doğruluğunu denetlemek esastır.
3
Parçada bulunmayan veya parçadan yola çıkılarak ulaşılamayacak olan genel yargıyı saptamak
Parçada yavaş okumanın nitelikleri ve faydaları anlatılmasına rağmen, eğitim müfredatlarındaki hızlı okuma tekniklerinin tamamen sonlandırılmasını talep ettiğine dair hiçbir bilgi veya çıkarım bulunmadığından bu yargının çıkarılamayacağını saptamak
Parçada değinilmeyen veya yazarın savunmadığı aşırı genelleştirilmiş bir ifade doğru cevabı oluşturur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 164Soru

Yavaş gazetecilik, günümüzün hız odaklı dijital habercilik anlayışına tepki olarak doğan alternatif bir medya akımıdır. Bu akım, anlık haber akışının yarattığı yüzeyselliğin önüne geçerek okuyucuya daha derinlikli, araştırılmış ve güvenilir içerikler sunmayı amaçlar. Hızlı habercilikte sıklıkla karşılaşılan doğrulama eksikliği ve tıklama odaklılık gibi sorunları aşmayı hedefleyen yavaş gazetecilik, haberin arka planındaki neden-sonuç ilişkilerini ve insan hikayelerini ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, sadece bilgi vermeyi değil, okuyucunun olaylar üzerinde derinlemesine düşünmesini sağlamayı da önemser.

Bu parçada yavaş gazetecilikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijital habercilikten daha hızlı bir haber iletim yöntemi sunmayı hedeflediğine

Cevap

Dijital habercilikten daha hızlı bir haber iletim yöntemi sunmayı hedeflediğine
Yavaş gazetecilik akımı, hız odaklı dijital haberciliğe tepki olarak ortaya çıkmıştır. Parçada bu akımın derinliğe, doğrulamaya ve insan hikayelerine önem verdiği belirtilmiş ancak dijital habercilikten daha hızlı bir haber iletim yöntemi sunmayı hedeflediğine değinilmemiştir; aksine bu durum akımın temel felsefesiyle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak yavaş gazetecilik akımının niteliklerini belirlemek.
Yavaş gazeteciliğin hız odaklı dijital haberciliğe bir tepki olduğu, derinlik, güvenilirlik, doğrulama, neden-sonuç ilişkileri ve insan odaklılık gibi değerleri önemsediği anlaşılır.
Yardımcı düşünce sorularında doğru sonuca ulaşmak için öncelikle parçadaki temel yargıların tespiti gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları parçadaki cümlelerle karşılaştırmak.
Derinlemesine düşünme, doğrulama sorunlarını aşma, neden-sonuç ilişkileri ve insani ögeleri ön plana çıkarma ile anlık akışın yüzeyselliğini engelleme amaçlarının parçada doğrudan yer aldığı görülür.
Parçada değinilen yardımcı düşünceleri eleyerek değinilmeyeni bulmak amaçlanır.
3
Parçadaki yavaşlık ve hız karşıtlığı bağlamında kalan seçeneği değerlendirmek.
Akımın adının 'yavaş gazetecilik' olması ve 'hız odaklı haberciliğe tepki' olarak doğması, daha hızlı bir iletim yöntemi sunmayı hedeflemediğini, tam tersine süreci nitelik adına yavaşlattığını gösterir.
Parçanın bütünüyle çelişen yargıyı saptayarak doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Değinilmeyen Düşünceyi Bulma)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 165Soru

Kütüphaneler, yalnızca kitapların depolandığı ve sessizce okunduğu mekanlar değildir; onlar bir toplumun geçmişten bugüne biriktirdiği tüm bilgi birikimini ve kültürel mirası barındıran yaşayan hafıza merkezleridir. Geçmiş kuşakların düşüncelerini, keşiflerini ve sanat eserlerini koruyarak geleceğe aktaran bu kurumlar, bireylerin toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirir ve insanlığın ortak kültüründe buluşmasını sağlar. Bu yönüyle kütüphaneler, bir toplumun entelektüel kimliğinin en önemli koruyucusudur.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanelerin kültürel mirası ve toplumsal hafızayı korumadaki rolü

Cevap

Kütüphanelerin kültürel mirası ve toplumsal hafızayı korumadaki rolü
Paragrafta kütüphanelerin sadece kitap saklanan sessiz yerler olmadığı, toplumun bilgi birikimini ve kültürel mirasını geleceğe taşıyan yaşayan hafıza merkezleri olduğu anlatılmaktadır. Bu durum kütüphanelerin kültürel mirası ve toplumsal hafızayı koruma işlevini doğrudan açıklamaktadır. Dolayısıyla doğru yanıt kütüphanelerin bu rolünü belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak yazarın ne hakkında konuştuğunu (paragrafın konusunu) belirlemek.
Paragrafın kütüphanelerin toplumsal hafıza, kültürel miras ve entelektüel kimliği koruma işlevinden bahsettiği görülür.
Konu, paragrafta 'ne anlatılıyor?' sorusunun cevabıdır.
2
Seçenekleri inceleyerek paragraftaki ana mesajı (ana düşünceyi) veya yan unsurları eleyip doğrudan konuyu veren seçeneği bulmak.
Kütüphanelerin kültürel mirası ve toplumsal hafızayı korumadaki rolünü ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Doğru seçenek parçanın tamamını kapsayan konuyu tam olarak karşılamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu: Bir paragrafta üzerinde durulan düşünce, olay, durum ya da kavram paragrafın konusudur. Konuyu bulmak için 'Bu parçada ne anlatılıyor?' sorusu sorulur. Konu, parçanın tamamını kapsamalıdır.
Soru 166Soru

Bazı çevreler, şehir hayatının getirdiği gürültünün insanı dinamik tuttuğunu, onu sürekli uyanık ve ��retken kıldığını iddia eder. Güya korna sesleri, iş makinelerinin gürültüsü ve insan kalabalığının uğultusu modern yaşamın ritmidir. Oysa bu koca bir yanılgıdır. Gürültü, zihni beslemek bir yana, insanın düşünce dünyasını ipotek altına alan, odaklanma yeteneğini sinsi bir virüs gibi kemiren bir düşmandır. Yapılan son bilimsel çalışmalar, sessizliğin beynin yeni hücreler üretmesine yardımcı olduğunu gösterirken gürültünün insanı ruhsal ve zihinsel açıdan tükettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Hareketlilik ile kaosu birbirine karıştırmamak gerekir; gerçek üretkenlik gürültüde değil, derin bir sessizliğin getirdiği odaklanmada saklıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartışma

Cevap

Tartışma tekniğinin ağır bastığı seçenek doğrudur.
Parçada yazar, şehir gürültüsünün insanı dinamik kıldığına inanan yaygın bir düşünceye karşı çıkmaktadır. Metindeki 'Güya' ve 'Oysa bu koca bir yanılgıdır' gibi ifadeler, yazarın bir tartışma ortamı yaratarak kendi fikrini okuyucuya kabul ettirmeye çalıştığını gösterir. Bu durum tartışmacı anlatımın en tipik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlelerindeki yazarın üslubunu ve yaklaşımını analiz edin.
Yazarın 'Bazı çevreler... iddia eder. Güya...' diyerek başkalarına ait bir gör��şü ortaya koyduğu görülür.
Tartışmacı anlatımlarda genellikle yazarın karşı çıktığı bir 'karşı görüş' ile başlanır.
2
Yazarın kendi fikrini nasıl sunduğunu ve bu fikir geçişini sağlayan bağlaçları inceleyin.
'Oysa bu koca bir yanılgıdır' ifadesiyle yazarın karşıt görüşe saldırdığı ve kendi tezini savunmaya başladığı tespit edilir.
Yazarın okuyucuyu kendi düşüncesine ikna etme çabası tartışma tekniğinin temel amacıdır.
3
Metinde nesnel bilgi verme, olay anlatma veya tasvir etme gibi diğer tekniklerin baskınlığını değerlendirin.
Bilimsel araştırmalardan bahsedilse de bunun temel amacının yine yazarın kendi tezini kanıtlamak olduğu, metnin bir olay (öyküleme) veya tasvir (betimleme) içermediği belirlenir.
Açıklama tekniği nesnel bilgi aktarımıyla sınırlıyken, tartışma tekniğinde bu bilgiler bir tezi savunmak için araç olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Tartışmacı anlatım tekniğinde yazar, yerleşik bir kanıyı değiştirmeyi hedefler; soru-cevaplara, karşı çıkışlara ve öznel kanıtlamalara yer verir.

İpuçları

1
Yazarın metne başlarken başkalarının görüşlerine 'güya' diyerek yaklaşması ve ardından 'oysa bu koca bir yanılgıdır' demesi hangi anlatım tekniğine işaret eder?
2
Metinde bir olay anlatımı (öyküleme) veya bir yerin resmedilmesi (betimleme) yoktur. Yazarın amacı sadece bilgi vermek de değildir; aksine bir tezi savunmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Tartışmacı anlatım ile açıklayıcı anlatımı birbirinden ayırmak için yazarın konuya karşı tarafsız olup olmadığına bakın. Yazar taraf tutuyorsa ve karşıt görüşü çürütmeye çalışıyorsa cevap tartışmadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

Siberkondri, bireylerin kendilerinde hissettikleri fiziksel veya psikolojik belirtileri internet üzerinden araştırarak kendilerine ciddi teşhisler koyması ve bunun sonucunda yoğun bir sağlık kaygısı yaşaması durumudur. Geleneksel hipokondrinin dijitalleşmiş bir türevi olan bu eğilim, bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte yaygınlaşmıştır. İnternetteki arama motorları ve sağlık forumları, tıbbi konularda uzman olmayan kişilere sınırsız veri sunarken bu verilerin doğruluğunu denetleme yetisi kazandırmaz. Birey, basit bir baş ağrısını ölümcül bir hastalığın belirtisi olarak yorumlayıp paniğe kapabilir. Siberkondriye yakalanan kişiler, doktorların koyduğu teşhislere inanmama, sürekli ikinci bir görüş arama ve tıp otoritelerine karşı güvensizlik besleme eğilimi gösterir. Bu durum, hem hekim-hasta ilişkisini zedelemekte hem de sağlık sisteminde gereksiz tetkik ve poliklinik yoğunluğuna yol açmaktadır.

Bu parçadan hareketle siberkondri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin maddi yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla hekime başvurmak yerine kendi kendilerini tedavi etme arayışından doğduğu

Cevap

Bireylerin maddi yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla hekime başvurmak yerine kendi kendilerini tedavi etme arayışından doğduğu
Doğru cevap olan ifade parçada siberkondrinin ortaya çıkış nedeni olarak ekonomik veya maddi kaygılardan bahsedilmediği için söylenemez. Aksine, parçada bu bireylerin doktorların teşhislerine inanmayıp sürekli yeni hekim görüşü aradıkları ve sağlık sisteminde yoğunluğa sebep oldukları vurgulanmıştır. Bu yüzden maddi yükümlülüklerden kaçındıkları veya hekime gitmedikleri yargısı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel ifadeleri ve siberkondrinin tanımını analiz etmek
Siberkondrinin, bireylerin internetteki tıbbi bilgileri denetimsizce okuyarak kendilerine teşhis koymaları ve sağlık kaygısı yaşamaları olduğu saptanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin paragraftaki bilgilerle eşleşip eşleşmediğini kontrol etmek için zemin hazırlanır.
2
Seçenekleri paragrafta yer alan yardımcı düşüncelerle karşılaştırmak
Geleneksel kaygının dijital uzantısı olması, denetimsiz bilgiyle hatalı çıkarım yapılması, hekim-hasta ilişkisinin zedelenmesi ve poliklinik yoğunluğuna neden olunması gibi yargıların paragrafta doğrudan desteklendiği görülür.
Doğrulanamayan ve parçada geçmeyen yanlış seçeneği tespit etmek amacıyla bu karşılaştırma yapılır.
3
Parçada ekonomik kaygılardan veya maddi yükümlülüklerden kaçınma konusunun yer alıp almadığını kontrol etmek
Parçada siberkondrinin ortaya çıkış nedeni olarak maddi veya ekonomik faktörlerden bahsedilmediği, aksine bu kişilerin sürekli hekim görüşü arayarak sağlık sisteminde gereksiz yoğunluğa neden olduğu tespit edilir.
Maddi yükümlülüklerden kaçınarak kendi kendini tedavi etme arayışı ifadesinin parçayla çeliştiği ve söylenemeyecek olan yargı olduğu kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 168Soru

Fotoğraf, icat edildiği ilk günlerden itibaren gerçekliği olduğu gibi donduran, nesnel bir belge olarak kabul edilmiştir. Ancak bir fotoğrafçı, vizörden bakıp deklanşöre basacağı anı seçerken aslında dünyadan belirli bir kesiti ayıklamakta, diğer her şeyi çerçeve dışında bırakmaktadır. Bu yönüyle her fotoğraf karesi, iddia edildiğinin aksine, gerçekliğin kendisi değil; fotoğrafçının kişisel bakış açısı, estetik kaygıları ve toplumsal algısıyla şekillenmiş öznel bir kurgudur. Dolayısıyla kameranın teknik nesnelliği, üretilen görüntünün tarafsızlığı anlamına gelmez.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fotoğrafın, nesnel bir belge olmaktan ziyade fotoğrafçının seçici müdahalesiyle şekillenen öznel bir kurgu olduğu.

Cevap

Fotoğrafın, nesnel bir belge olmaktan ziyade fotoğrafçının seçici müdahalesiyle şekillenen öznel bir kurgu olduğu
Doğru seçenek parçanın ana düşüncesini tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta kameranın teknik yapısının nesnel olmasına rağmen, fotoğrafçının kadraj seçimi, dünyadan belli bir kesiti ayıklaması ve dışarıda bıraktıkları nedeniyle fotoğrafın aslında öznel bir kurgu haline geldiği vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesindeki genel kabulün (fotoğrafın nesnelliği) sorgulanmaya başlandığı geçiş noktası belirlenir.
Yazar, 'Ancak...' ifadesiyle fotoğrafın nesnelliği düşüncesine karşı çıkmaktadır.
Ana düşünce sorularında, yazarın bir düşünceyi çürütmek veya yeni bir bakış açısı sunmak için kullandığı geçiş ifadeleri ana fikre giden yolu gösterir.
2
Yazarın sunduğu gerekçeler analiz edilir.
Fotoğrafçının vizörden bakarak yaptığı seçimlerin ve kadraj dışı bıraktıklarının öznel bir müdahale olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın savını desteklemek için kullandığı örnekler ve açıklamalar, ana düşünceyi destekleyen yardımcı fikirleri oluşturur.
3
Son cümledeki özetleyici yargı değerlendirilir.
'Kameranın teknik nesnelliği, üretilen görüntünün tarafsızlığı anlamına gelmez' ifadesiyle fotoğrafın aslında öznel bir kurgu olduğu netleştirilir.
Son cümleler genellikle paragraf boyunca tartışılan konuyu bir sonuca bağlar ve ana düşünceyi barındırır.

Anahtar Kavram

Paragrafta ana düşünce, yazarın okuyucuya iletmek istediği en temel mesajdır ve genellikle parçanın sonundaki özetleyici cümlelerde veya karşıtlık bildiren bağlaçlardan sonra belirginleşir.
Soru 169Soru

Çin bambu ağacının yetişme süreci sabır ve emek gerektiren ilginç bir örnektir. Bambu tohumu ekildikten sonra ilk dört yıl boyunca sulanır ve gübrelenir. Ancak bu süre zarfında toprak yüzeyinde bambuya dair hiçbir gelişme görülmez. Beşinci yıla gelindiğinde ise filizlenen bambu, yalnızca altı hafta içinde yaklaşık yirmi beş metre boya ulaşır. Aslında bitki, ilk dört yıl boyunca toprak üstünde görünmese de toprak altında yüzlerce metrelik güçlü bir kök sistemi geliştirmektedir. Bu sağlam kök sistemi sayesinde daha sonra hızla uzayacak olan gövdesini ayakta tutabilir.

Bu parçadan Çin bambu ağacı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk dört yıl boyunca toprak altında da herhangi bir gelişim göstermediği

Cevap

İlk dört yıl boyunca toprak altında da herhangi bir gelişim göstermediği yargısı parçadan çıkarılamaz.
Doğru seçenek olan ilk dört yıl boyunca toprak altında da herhangi bir gelişim göstermediği ifadesi, metinle doğrudan çelişmektedir. Çünkü metinde ağacın toprak altında yüzlerce metrelik güçlü bir kök sistemi geliştirdiği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapıda olduğunu (çıkarılamaz) belirlemek.
Sorunun, parçada değinilmeyen veya parçadaki bilgilerle çelişen yargıyı bulmamızı istediği anlaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için öncelikle olumsuz soru kökünü dikkate almak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen bilgileri parçadaki cümlelerle eşleştirmek.
Yetiştirilmenin emek ve sabır gerektirdiği, ilk dört yıl toprak üstünde gelişim olmadığı, beşinci yıldaki büyümenin hızı ve kök sisteminin gövdeyi desteklediği bilgileri doğrulanır.
Yardımcı düşünce sorularında her seçeneğin metindeki karşılığını aramak elemeyi kolaylaştırır.
3
Metinle çelişen veya metinde yer almayan seçeneği belirlemek.
İlk dört yıl boyunca toprak altında da gelişim gösterilmediği iddiasının, metindeki 'toprak altında yüzlerce metrelik güçlü bir kök sistemi geliştirmektedir' ifadesiyle çeliştiği saptanır.
Yanlış olan ve dolayısıyla doğru cevap olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Analizi

İpuçları

1
Soru kökündeki 'çıkarılamaz' ifadesine dikkat edin; parçada değinilmeyen ya da parçayla çelişen bir bilgiyi arıyorsunuz.
2
Parçada ağacın ilk dört yıl boyunca toprak üstünde büyümediği söyleniyor, peki bu sürede toprak altında ne yaptığına dair bir bilgi var mı?
3
Metinde ağacın toprak altında yüzlerce metrelik güçlü bir kök sistemi geliştirdiği belirtildiğine göre, toprak altında da gelişim göstermediğini söylemek doğru olur mu?

Daha Fazla Pratik

Benzer yardımcı düşünce sorularında olumsuz soru köklerini yuvarlak içine alarak okuma alışkanlığı kazanmak hataları azaltacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

I. Söz konusu çatışma zihinde belirdiğinde, kişi üzerinde ciddi bir psikolojik baskı ve rahatsızlık hissi yaratır.
II. Ancak bu rasyonalizasyon süreci her zaman gerçeği yansıtmaz ve çoğunlukla kişinin kendini kandırmasıyla sonuçlanır.
III. İnsanlar, sahip oldukları değerler veya inançlarla bağdaşmayan eylemlerde bulunduklarında içsel bir huzursuzluk yaşarlar.
IV. Bu gerginliği ortadan kaldırmak isteyen birey; ya mevcut inançlarını değiştirir ya da sergilediği davranışı rasyonalize ederek haklı çıkarmaya çalışır.
V. Psikolojide "bilişsel çelişki" olarak adlandırılan bu durum, bireyin zihninde birbiriyle çatışan iki düşüncenin aynı anda var olmasından kaynaklanır.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, baştan dördüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Anlamlı bir bütün oluşturulduğunda baştan dördüncü sırada IV numaralı cümle yer alır.
Doğru sıralama III - V - I - IV - II şeklindedir. Giriş cümlesi olan ve insanların yaşadığı içsel huzursuzluğu anlatan üçüncü cümleyi, bu durumu 'bilişsel çelişki' olarak tanımlayan beşinci cümle takip eder. Ardından zihindeki bu çatışmanın yarattığı psikolojik baskıyı belirten birinci cümle gelir. Bu baskının oluşturduğu gerginliğe karşı bireyin geliştirdiği rasyonalizasyon çabasını açıklayan dördüncü cümle baştan dördüncü sırada yer alır. Son olarak bu rasyonalizasyonun kendini kandırmayla sonuçlanabileceğini belirten ikinci cümleyle paragraf tamamlanır. Bu nedenle dördüncü sırada olan cümle dördüncü cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi (giriş cümlesini) belirlemek için kendinden önceki bir yargıya gönderme yapmayan bağımsız ifadeyi tespit etme.
III numaralı cümlenin kendinden önceki bir konuya at��fta bulunmayan, genel bir yargı içeren bağımsız bir giriş cümlesi olduğu belirlenir.
Paragraf oluşturulurken ilk cümlenin bağlaç veya işaret sıfatı gibi köprü sözcükler içermemesi gerekir.
2
Giriş cümlesinde ortaya konan durum ile bağlantı kuran ikinci cümleyi bulma.
V numaralı cümlenin 'bu durum' ifadesiyle III numaralı cümledeki 'içsel huzursuzluk yaşama' durumuna gönderme yaptığı ve bu durumu tanımladığı belirlenir.
Anlamsal sürekliliği sağlamak için kavramsal tanımlamaların hemen giriş cümlesinin ardından gelmesi uygundur.
3
Tanımlanan çelişkinin zihinsel sürecini açıklayan üçüncü cümleyi belirleme.
I numaralı cümlenin 'söz konusu çatışma' ifadesiyle V numaralı cümledeki 'zihinde birbiriyle çatışan iki düşüncenin var olması' durumuna atıfta bulunduğu saptanır.
'Çatışan iki düşünce' ifadesi doğrudan 'söz konusu çatışma' ifadesine bağlanır.
4
Bu çatışmanın yarattığı gerginlikle başa çıkma yollarını sunan dördüncü cümleyi belirleme.
IV numaralı cümlenin 'bu gerginliği' ifadesiyle I numaralı cümlede sözü edilen 'psikolojik baskı ve rahatsızlık hissi' durumunu karşıladığı ve sıralamada dördüncü sırada yer aldığı görülür.
Rahatsızlık ve baskı hissi psikolojik bir gerginlik oluşturduğundan, 'bu gerginlik' ifadesi mantıksal bağı kurar.
5
Sonuç cümlesini belirleyerek sıralamayı tamamlama.
II numaralı cümlenin 'ancak bu rasyonalizasyon süreci' ifadesiyle IV numaralı cümledeki 'rasyonalize ederek haklı çıkarmaya çalışmak' eylemine bağlandığı ve paragrafı sonlandırdığı doğrulanır.
'Rasyonalize etmek' eyleminden sonra 'bu rasyonalizasyon süreci' ifadesinin gelmesi dilsel bütünlüğü tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve cümleler arası dilsel-anlamsal bağlar
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 171Soru

I. Kahve, tropikal iklimlerde yetişen kahve ağacının meyvelerinden elde edilen popüler bir içecektir.
II. Bu meyveler olgunlaştığında elle titizlikle toplanır ve çekirdekleri ayrıştırılır.
III. Kurutulan bu çekirdekler, daha sonra yüksek sıcaklıklarda kavrularak bildiğimiz kahve aromasına kavuşur.
IV. Son aşamada ise kavrulan kahve çekirdekleri öğütülür ve demlenmeye hazır hâle getirilir.
V. Toplanan yaş çekirdekler, bozulmalarını önlemek amacıyla geniş alanlara serilerek güneşte kurutulur.

Bu parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış cümlelerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve V

Cevap

Üçüncü ve beşinci cümleler yer değiştirmelidir.
Üçüncü ve beşinci cümleler yer değiştirdiğinde paragraf anlamlı bir bütün oluşturur. İkinci cümleden sonra yaş çekirdeklerin kurutulmasını anlatan beşinci cümle gelmeli, ardından da kurutulan bu çekirdeklerin kavrulmasından bahseden üçüncü cümle gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki olayların kronolojik sırasını belirleme.
Kahve üretim aşamaları: toplama-ayrıştırma (II), kurutma (V), kavurma (III), öğütme (IV) sırasıyla gerçekleşmelidir.
Paragraftaki anlam akışını doğru takip edebilmek için eylemlerin gerçekleşme sırasını tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ifadelerini (köprü sözcükleri) inceleme.
V. cümledeki 'Toplanan yaş çekirdekler' ifadesi II. cümledeki 'toplanır ve çekirdekleri ayrıştırılır' eylemine bağlanır. III. cümledeki 'Kurutulan bu çekirdekler' ifadesi ise V. cümledeki 'kurutulur' eylemine bağlanır.
Metin içindeki işaret ve bağlantı ögeleri, cümlelerin doğru sırasını bulmamızı sağlar.
3
Anlam akışını bozan cümleleri yer değiştirerek metni yeniden okuma.
III ve V numaralı cümleler yer değiştirdiğinde paragraf tamamen anlamlı ve akıcı bir bütün oluşturur.
Yer değiştirmenin doğruluğunu teyit etmek için metnin son hali kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Cümlelerin Yerini Değiştirme

İpuçları

1
Cümlelerdeki iş ve eylemlerin kronolojik (zaman) sırasına dikkat edin.
2
Üçüncü cümledeki 'Kurutulan bu çekirdekler' ifadesinden önce kurutma eyleminin nerede geçtiğini bulun.
3
İkinci cümlede toplanan çekirdeklerin kurutulması işlemi beşinci cümlede anlatılmaktadır; dolayısıyla kurutulmuş çekirdeklerden bahseden üçüncü cümle beşinci cümleden sonra gelmelidir.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde kronolojik süreç içeren (üretim, yapım aşamaları gibi) paragraflarda cümle yer değiştirme soruları çözerek pratiğinizi artırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Cümlelerin ilk sözcüklerine ve bağlaçlarına odaklanarak bir sonraki cümlenin hangisi olması gerektiğini tahmin edebilirsiniz. Örneğin ikinci cümleden sonra yaş çekirdeklerin kurutulmasından bahseden beşinci cümlenin gelmesi gerektiğini 'yaş çekirdek' ifadesiyle hızlıca görebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 172Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Çevirmen:
- Bir dilin mizahını ya da şiirsel tınısını başka bir dile aktarırken sözcüklerin bire bir karşılıklarını bulmak çoğunlukla yetersiz kalır. Çünkü her dil, kendi kültürel kodlarını ve toplumsal hafızasını taşır. Bu noktada çevirmen, sadece metni aktaran bir aracı değil; o mizahı ya da şiiri hedef dilde yeniden üreten bir yaratıcıya dönüşmek zorundadır.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Çevirmen:
- Kesinlikle. Ancak bu serbestlik, yazarın niyetini ve metnin ruhunu zedeleyecek boyuta ulaşmamalıdır. Çevirmenin buradaki sınır çizgisi, yazarın sesini bastırmadan, onun anlatmak istediğini hedef kültürün okuruna en tanıdık yolla ulaştırmaktır. Yani sadakat, sözcüklere değil, metnin hissettirdiği duyguya ve yarattığı etkiye olmalıdır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Edebi türlerin çevirisinde, kelimesi kelimesine bir aktarımın ötesine geçme zorunluluğunu neye bağlıyorsunuz?
II. Çevirmene atfettiğiniz bu yaratıcı rol, asıl metne ve yazara bağlılık ilkesiyle bir çelişki yaratmaz mı?

Cevap

Edebi türlerin çevirisinde, kelimesi kelimesine bir aktarımın ötesine geçme zorunluluğunu neye bağlıyorsunuz? ve Çevirmene atfettiğiniz bu yaratıcı rol, asıl metne ve yazara bağlılık ilkesiyle bir çelişki yaratmaz mı? sorularının yer aldığı seçenektir.
Edebi türlerin çevirisinde kelimesi kelimesine aktarımın ötesine geçme zorunluluğunu ve bu yaratıcı rolün sadakat ilkesiyle çelişip çelişmeyeceğini soran seçenek doğrudur. Çevirmen, ilk yanıtında sözcüklerin bire bir karşılığının yetersizliğini dilin kültürel kodları taşımasına bağlamaktadır. İkinci yanıttaki 'Kesinlikle. Ancak bu serbestlik...' ifadesi ise gazetecinin yaratıcı rolün sadakat ilkesiyle çelişip çelişmeyeceği sorusuna doğrudan bir karşılıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki birinci cevabı incelemek.
Çevirmenin, şiir ve mizah çevirisinde kelimesi kelimesine çevirinin yetersiz olduğunu, çünkü her dilin kendi kültürel kodlarını taşıdığını ve bu yüzden çevirmenin hedef dilde yeniden üreten bir yaratıcı olması gerektiğini belirttiğini görmek.
Bu açıklama, gazetecinin kelimesi kelimesine aktarımın ötesine geçme zorunluluğunun nedenine yönelik bir soru sorduğunu gösterir.
2
Diyalogdaki ikinci cevabı incelemek.
Çevirmenin 'Kesinlikle' diyerek başladığını, ancak bu serbestliğin yazarın niyetine zarar vermemesi gerektiğini ve sınır çizgilerini korumak gerektiğini açıkladığını görmek.
Bu durum, gazetecinin çevirmene verilen yaratıcı rolün orijinal metne sadakatle çelişip çelişmediğine dair bir soru yönelttiğini kanıtlar.
3
Seçenekleri analiz etmek.
Doğru seçenekte yer alan soruların diyalogdaki boşluklarla anlamsal ve mantıksal olarak tam uyum sağladığını tespit etmek.
Doğru yanıtı belirlemek için iki sorunun da cevap akışına uyması gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama ve Bağlamsal Uyum
Soru 173Soru

Tarih yazımında belgelere dayalı çalışmanın, geçmişin gerçeğini bütünüyle ve nesnel bir şekilde yansıtmaya yeteceği savunulur. Oysa belgeler, onları kaleme alanların bakış açılarını, dönemin iktidar ilişkilerini ve kişisel eğilimlerini barındıran öznel kayıtlardır. Dolayısıyla bir tarihçi, arşivdeki vesikaları doğrudan doğruya mutlak gerçek kabul etmek yerine, onların ardındaki niyetleri भी sorgulayarak işe başlamalıdır. Tarihsel gerçeklik, belgelerin sadece okunmasıyla değil, eleştirel bir süzgeçten geçirilmesiyle inşa edilir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartışma

Cevap

Tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığı seçenek doğrudur.
Parçada tarih yazımında belgelere dayalı çalışmanın mutlak bir nesnellik sağladığı yönündeki yaygın görüşe karşı çıkılmış, belgelerin öznel niteliği ve tarihçinin eleştirel yaklaşması gerektiği tezi savunulmuştur. Yazar okuyucunun fikrini değiştirmeyi hedeflediği için metinde tartışmacı anlatım ağır basmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı ve yazarın bu iddiaya yaklaşımını analiz edin.
Parçanın girişinde 'belgelere dayalı çalışmanın geçmişi nesnel yansıtmaya yeteceği' yönündeki genel kabul gören görüş verilmiş, hemen ardından 'Oysa' ifadesiyle bu görüşe karşı çıkılmıştır.
Yazarın genel bir görüşe karşı kendi tezini sunup sunmadığını anlamak, anlatım tekniğini belirlemede ilk adımdır.
2
Metinde kullanılan diğer ifadeleri ve yazarın amacını değerlendirin.
Yazar, belgelerin tarafsız olmadığını savunarak tarihçilerin belgeleri eleştirel bir süzgeçten geçirmesi gerektiğini söylemektedir. Bu durum, okuyucunun fikrini değiştirme amacı taşıdığını gösterir.
Okuyucuyu ikna etme ve mevcut bir tezi çürütme amacı taşıyan yazılarda baskın teknik tartışmadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Tartışmacı Anlatım Tekniği

İpuçları

1
Parçadaki 'Oysa' kelimesine ve yazarın genel kabul gören bir görüşe karşı koyduğu tavra dikkat edin.
2
Yazar sadece tarih belgelendirmesi hakkında tarafsız bilgi mi veriyor, yoksa bir fikri çürütmeye mi çalışıyor?
3
Yerleşik bir görüşü hedef alarak kendi tezini ispat etmeye çalışan yazarın kullandığı teknik tartışmadır.

Daha Fazla Pratik

Tartışmacı ve açıklayıcı anlatım biçimleri arasındaki temel farkı kavramak için, yazarın okuyucuya doğrudan bilgi aktarıp aktarmadığına veya mevcut bir kanıyı yıkmaya çalışıp çalışmadığına odaklanın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 174Soru

Eko-dilbilim, dil ile çevre arasındaki etkileşimi inceleyen ve dilin ekolojik krizlerin şekillenmesinde ya da çözülmesindeki rolünü araştıran modern bir disiplindir. Bu alan, sadece çevreyle ilgili kelime dağarcığını analiz etmekle kalmaz; aynı zamanda dildeki antroposantrik (insan merkezli) yapıların, doğayı insanın emrinde sonsuz bir kaynak gibi sunan söylemlerin izini sürer. Örneğin, dilde hayvanlar veya nehirler için kullanılan nesneleştirici ifadeler, insanın çevreye yönelik tahakkümcü tutumunu meşrulaşt��rmaktadır. Eko-dilbilimciler, doğaya duyarlı yeni anlatılar ve kavramlar inşa ederek ekolojik bilincin dil aracılığıyla yeniden kurulabileceğini savunurlar. Dilin bu dönüştürücü gücü, çevre politikalarının yasal metinlerinden gündelik konuşma kalıplarına kadar geniş bir alanda ekolojik adaleti tesis etmenin temel anahtarı olarak görülmektedir.

Bu parçadan hareketle eko-dilbilimle ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dil bilimcilerin doğaya zarar veren eylemleri doğrudan engellemek için yasal yaptırımlar uyguladığına

Cevap

Dil bilimcilerin doğaya zarar veren eylemleri doğrudan engellemek için yasal yaptırımlar uyguladığı yargısı
Parçada, dilin dönüştürücü gücünün çevre politikalarının yasal metinlerinde ekolojik adaleti tesis etmenin temel anahtarı olduğu belirtilmektedir. Ancak bu durum, dil bilimcilerin doğrudan yasal yaptırımlar uyguladığı ya da doğaya zarar veren eylemleri fiilen engellediği anlamına gelmez. Dolayısıyla dil bilimcilerin yasal yaptırım uygulama gibi bir yetki veya faaliyeti olduğuna dair bir bilgiye ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve eko-dilbilimin sınırlarını belirlemek amacıyla metni dikkatlice okumak.
Eko-dilbilimin dil ile çevre etkileşimini, dildeki insan merkezli yapıları ve doğaya yönelik söylemleri inceleyen dönüştürücü bir disiplin olduğu saptanmıştır.
Metnin genel çerçevesini ve yardımcı düşünceleri tespit edebilmek için konunun anlaşılması gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan yargıları paragraftaki ifadelerle tek tek karşılaştırmak.
Kelime dağarcığı dışındaki analizler, insan merkezli yapıların tahakkümü meşrulaştırması, yeni anlatıların önerilmesi ve ekolojik adalet potansiyeli gibi yargıların metinde doğrudan veya dolaylı olarak yer aldığı görülmüştür.
Yardımcı düşünce sorularında yanlış seçeneklerin metindeki karşılıklarını bulmak eleme yöntemini kolaylaştırır.
3
Metinde doğrudan geçmeyen veya metindeki bilgilerle çelişen, aşırı genelleme yapılmış yargıyı tespit etmek.
Dil bilimcilerin doğrudan yasal yaptırımlar uyguladığına dair bir ifadenin metinde bulunmadığı, sadece dilin yasal metinlerdeki adaleti tesis etme gücünden bahsedildiği anlaşılmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metinden çıkarılamayacak aşırı veya yanlış yorumlanmış yargıyı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Metinde değinilmeyen/çıkarılamayacak olan yargıyı bulma)
Soru 175Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Karar yorgunluğu, bireylerin gün içinde ardı ardına karar vermek zorunda kalması sonucu zihinsel olarak tükenmesi ve buna bağlı olarak kararlarının kalitesinde düşüş yaşanması durumunu ifade eder. Sosyal psikolojide ego tükenmesi (ego depletion) kuramıyla açıklanan bu olguya göre, insanın irade gücü ve seçici karar alma kapasitesi sınırlı bir enerji kaynağına benzer. Birey, sabah kıyafet seçiminden iş yerindeki karmaşık analizlere kadar yaptığı her seçimde bu kaynaktan harcar. Gün ilerledikçe bu zihinsel kaynaklar azaldığı için beyin, enerji tasarrufu sağlamak adına iki temel savunma mekanizmasından birini devreye sokar: İlki, alternatifleri derinlemesine düşünmeksizin dürtüsel kararlar vermek; ikincisi ise karar vermeyi tamamen erteleyerek eylemsiz kalmaktır. Modern yaşamın getirdiği bilgi bombardımanı ve bitmek bilmeyen seçenekler, bireyleri sürekli bir karar alma döngüsüne sokarak bu yorgunluğu kronik hale getirmektedir. Yapılan ampirik araştırmalar, özellikle yoğun bilişsel çaba gerektiren meslek gruplarında çalışanların, günün ilerleyen saatlerinde aldıkları kararların risk analizinden yoksun, aceleci veya statükoyu korumaya yönelik olduğunu göstermektedir. Örneğin, mesailerinin son saatlerindeki yargıçların şartlı tahliye taleplerini reddetme eğiliminin artması ya da hekimlerin daha zahmetsiz reçetelere yönelmesi bu durumun somut yansımalarıdır. Dolayısıyla karar yorgunluğu, sadece bireysel bir motivasyon kaybı veya geçici bir yorgunluk hissi değil; aynı zamanda hukuk, tıp ve iş d��nyasında hayati sonuçlara yol açabilen sistematik bir bilişsel problemdir.

Bu parçadan hareketle karar yorgunluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar verme mekanizmasında yer alan bilişsel süreçlerin uzmanlık düzeyi yüksek bireylerde yorgunluktan etkilenmediği

Cevap

Karar yorgunluğunun uzmanlık düzeyi yüksek bireylerde bilişsel süreçleri etkilemediği yönündeki iddia parçadan çıkarılamaz.
Uzmanlık düzeyi yüksek bireylerin karar yorgunluğundan etkilenmediğini öne süren ifade parçadan çıkarılamaz. Aksine parçada, yoğun bilişsel çaba gerektiren meslek gruplarından olan yargıçların şartlı tahliye taleplerini reddetme eğiliminin artması ve hekimlerin zahmetsiz reçetelere yönelmesi gibi örneklerle, uzmanların da karar yorgunluğundan doğrudan etkilendiği somut biçimde ortaya konmaktadır. Bu nedenle bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapıda olduğunu belirleyerek parçadaki anahtar kelimeleri ve yargıları analiz etmek.
Sorunun, parçada değinilmeyen ya da parçayla çelişen bir yargıyı bulmamızı istediği anlaşılır.
Okuma stratejisini doğru kurmak ve olumsuz soru kökünü gözden kaçırmamak.
2
Seçeneklerde sunulan iddiaları parçadaki ilgili cümlelerle tek tek karşılaştırmak.
İrade gücünün sınırlı bir kaynak olduğu, günlük basit seçimlerin enerji tükettiği, beynin alternatifleri düşünmeden hızlı karar verdiği ve bu durumun toplumsal/kurumsal alanlarda hatalara yol açtığı bilgileri parçada bulunurken, yüksek uzmanlığın karar yorgunluğunu engellediğine dair bir bilginin olmadığı tespit edilir.
Parçadaki yardımcı düşünceleri belirleyerek yanlış seçenekleri elemek.
3
Uzmanlık düzeyi yüksek meslek gruplarına dair parçadaki örnekleri değerlendirmek.
Parçada yargıç ve hekim gibi yüksek uzmanlık gerektiren mesleklerde de karar yorgunluğunun ciddi etkileri olduğu belirtildiğinden, uzman kişilerin bu durumdan etkilenmediği tezinin parçayla çeliştiği kesinleşir.
Doğru seçeneğin parçayla çeliştiğini doğrulayarak çözümü tamamlamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 176Soru

(I) Tuz, tarih boyunca sadece bir lezzet artırıcı değil, besinleri uzun süre saklamanın en etkili yolu olarak da hayati bir öneme sahip olmuştur. (II) Buzdolabının icadından çok önce, et ve balık gibi kolay bozulan gıdalar tuzlanarak saklanmış ve bu sayede kıtlık dönemlerinin önüne geçilmiştir. (III) Günümüzde aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıklarına yol açtığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. (IV) Besin maddelerini koruma gücü, tuzu antik çağlarda o kadar değerli kılmıştır ki Roma İmparatorluğu'nda askerlerin maaşları zaman zaman tuzla ödenmiştir. (V) Bu değerli madenin elde edildiği tuz yatakları ve ticaret yolları, devletlerin ekonomik sınırlarını ve askeri stratejilerini belirlemede doğrudan rol oynamıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafın genelinde tuzun tarih boyunca gıdaları korumak için kullanılması, bu işlevi nedeniyle taşıdığı değer ve devletlerin ekonomisindeki stratejik rolü anlatılmaktadır. Ancak üçüncü cümlede bu tarihsel/ekonomik bağlamdan çıkılarak tuzun günümüzdeki sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedilmiştir. Bu cümle çıkarıldığında paragraftaki anlam bütünlüğü eksiksiz bir şekilde sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana temasını belirleme
Paragrafta genel olarak tuzun tarihsel süreçte besin maddelerini saklamadaki önemi, kazandığı değer ve bu değerin ticari/ekonomik sonuçları işlenmektedir.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle paragrafın ne anlattığını (ana eksenini) anlamamız gerekir.
2
Her bir cümlenin kendinden önceki ve sonraki cümlelerle olan anlamsal ve yapısal ilişkisini inceleme
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler birbirine anlamca ve 'besin koruma gücü', 'değerli maden' gibi anahtar ifadelerle bağlanmaktadır. Üçüncü cümle ise bu tarihsel ve ekonomik bağlamdan tamamen koparak konunun sağlık boyutuna (aşırı tüketimin tansiyon ve kalp hastalıklarına yol açmasına) geçmiştir.
Akışı bozan cümleler genellikle aynı genel konudan bahsetse de konunun farklı bir yönüne, farklı bir tona veya bakış açısına kayan cümlelerdir.
3
Akışı bozan cümleyi tespit edip seçeneği belirleme
Üçüncü cümlenin çıkarılması durumunda birinci, ikinci ve dördüncü cümleler arasındaki geçişin pürüzsüz ve anlamlı olduğu görülür. Dolayısıyla akışı bozan cümle üçüncü cümledir.
Doğru yanıtın doğrulanması için akışı bozduğu düşünülen cümle çıkarılarak paragrafın bütünlüğü yeniden kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun farklı bir yönüne değinen veya anlatım biçimi/tonu bakımından diğer cümlelerden ayrılan cümleyi tespit etmek gerekir.
Soru 177Soru

Sanat eserlerinin restorasyonu, geçmişin estetik değerlerini bugüne taşıma gayretinden ibaret değildir; aynı zamanda eserin 'otantik' kimliği ile zamanın getirdiği tahribat arasında kurulan hassas bir dengedir. Bir esere yapılan her müdahale, onun tarihsel yaşanmışlığına vurulan bir sekte olarak görülebileceği gibi, gelecek nesillerle buluşmasını sağlayan bir köprü de olabilir. Bu durum, restoratörü yalnızca bir teknisyen değil, eserin ruhuna yön veren felsefi bir karar verici konumuna getirir. Zira amaç, eseri ilk üretildiği g��nkü kusursuzluğuna döndürmek değil, onun zaman içindeki yolculuğuna saygı duyarak aşınmış yerlerini aslına en yakın şekilde korumaktır.

Bu parçada restorasyon çalışmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserin özgün kimliğini koruma ile zamanın izlerine saygı gösterme arasında kurulan felsefi dengenin restorasyonun temelini oluşturduğu

Cevap

Eserin özgün kimliğini koruma ile zamanın izlerine saygı gösterme arasında kurulan felsefi dengenin restorasyonun temelini oluşturduğu
Doğru olan seçenekte restorasyonun temel felsefi boyutu tam olarak ifade edilmiştir. Yazar, restorasyonun sadece teknik bir süreç olmadığını, eserin tarihi yaşanmışlığı (zamanın izleri) ile özgün kimliğini koruma arasındaki hassas dengede şekillendiğini savunmaktadır. Bu da parçada asıl üzerinde durulan konudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesini analiz etme
Restorasyonun sadece geçmişin estetik değerini taşımak olmadığı, otantik kimlik ile zamanın tahribatı arasındaki denge olduğu belirlenir.
Paragrafın giriş cümlesi genellikle konunun sınırlarını çizer.
2
Gelişme cümlelerindeki anahtar kavramları tespit etme
Müdahalenin tarihi yaşanmışlığa sekte vurabileceği veya gelecek nesillere köprü kurabileceği, bu yüzden restoratörün felsefi bir karar verici olduğu saptanır.
Yazarın konuyu hangi bakış açısıyla (felsefi boyut ve denge arayışı) ele aldığını anlamak için bu kavramlar önemlidir.
3
Sonuç cümlesini değerlendirme
Amacın eseri ilk günkü kusursuzluğuna döndürmek değil, zaman içindeki yolculuğuna saygı duyarak aslına en yakın korumak olduğu görülür.
Sonuç cümlesi konunun odak noktasını netleştirir ve asıl üzerinde durulan fikri destekler.
4
Seçenekleri karşılaştırarak doğru konuyu saptama
Eserin özgün kimliği ile zamanın izleri arasındaki felsefi dengenin önemini belirten seçeneğin doğru olduğu bulunur.
Elde edilen veriler doğrudan doğru seçenekte ifade edilen felsefi denge vurgusuyla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu

İpuçları

1
Paragrafın ilk cümlesinde restorasyonun ne olduğu ve ne olmadığına dair yapılan ayrıma dikkat edin.
2
Yazarın restoratöre yüklediği 'felsefi karar verici' rolünü ve son cümledeki 'zaman içindeki yolculuğa saygı duyma' ifadesini göz önünde bulundurun.
3
Restorasyonun amacının eseri ilk günkü kusursuzluğuna döndürmek olmadığını belirten son cümleye odaklanarak seçeneklerdeki 'ilk günkü kusursuzluk' veya teknik vurguları eleyin.

Daha Fazla Pratik

Bu konuyu pekiştirmek için benzer şekilde bir kavramın sadece pratik işlevini değil, kavramsal/felsefi boyutunu da tartışan paragraf soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Paragraftaki anahtar kelimeleri (restorasyon, otantik kimlik, zamanın tahribatı/izleri, felsefi denge) listeleyerek bu kelimeleri içinde barındıran veya en doğru şekilde özetleyen seçeneği arayabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 178Soru

Bilişsel yedeklik, beynin yaşlanma veya çeşitli nörolojik hasarlar karşısında zihinsel işlevlerini koruma ve sürdürme kapasitesini ifade eder. Bu kavram, benzer beyin hasarlar��na veya nörodejeneratif süreçlere sahip bireylerin neden oldukça farklı düzeylerde klinik belirtiler sergilediğini açıklar. Eğitim seviyesi, entelektüel merak, zihinsel olarak zorlayıcı mesleklerde çalışmak ve aktif sosyal etkileşim gibi yaşam boyu süren uyarımlar bilişsel yedekliğin gelişimini destekler. Beyin, bu süreçte alternatif sinaptik bağlantılar ve yedek nöral ağlar inşa ederek hasar gören bölgelerin işlevlerini esnek bir şekilde telafi eder. Ancak bilişsel yedeklik, mevcut nörolojik patolojiyi biyolojik olarak ortadan kaldırmaz veya geriletmez; yalnızca bu patolojinin bilişsel performans üzerindeki olumsuz etkilerinin klinik olarak dışa vurulmasını öteler. Bu durum, yedekliği yüksek bireylerde hastalık belirtileri nihayetinde görünür hâle geldiğinde, altta yatan hasarın zaten çok ileri düzeyde olmasına ve dolayısıyla klinik çöküşün beklenenden daha hızlı gerçekleşmesine yol açar.

Bu parçadan "bili��sel yedeklik" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel olarak aktif bir yaşam sürmenin, nörodejeneratif hastalıkların biyolojik olarak başlamasını engellediği

Cevap

Zihinsel olarak aktif bir yaşam sürmenin, nörodejeneratif hastalıkların biyolojik olarak başlamasını engellediği yargısı parçadan çıkarılamaz.
Parçada bilişsel yedekliğin mevcut nörolojik patolojiyi biyolojik olarak ortadan kaldırmadığı veya geriletmediği, yalnızca bu patolojinin bilişsel performans üzerindeki olumsuz etkilerinin klinik olarak dışa vurulmasını ötelediği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla zihinsel olarak aktif bir yaşam sürmenin, bu hastalıkların biyolojik olarak başlamasını engellediği veya durdurduğu yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel yargılar analiz edilerek bilişsel yedekliğin sınırları ve işlevleri belirlenir.
Bilişsel yedekliğin biyolojik patolojiyi ortadan kaldırmadığı veya geriletmediği, sadece klinik belirtileri ötelediği saptanır.
Olumsuz soru köküne göre parçada yer almayan ya da parçayla çelişen seçeneği bulmak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Seçeneklerde sunulan yargılar parçadaki cümlelerle eşleştirilir.
Diğer tüm seçeneklerin parçada doğrudan veya dolaylı olarak karşılığı bulunurken, zihinsel uyarımın hastalıkların biyolojik olarak başlamasını engellediğine dair ifadenin parçayla çeliştiği belirlenir.
Doğru seçeneği netleştirmek ve çeldiricileri elemek için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Olumsuz Soru Kökü Analizi)
Soru 179Soru

Kintsugi, kırılan seramik eşyaları altın, gümüş veya platin gibi değerli metaller içeren özel bir reçineyle birleştirme sanatıdır. Kökeni 15. yüzyıl Japonya'sına dayanan bu gelenek, hasarlı nesneyi gizlemek yerine onun kırıklarını ve kusurlarını yüceltmeyi amaçlar. Felsefi olarak, bir nesnenin tarihindeki kırılmaların ve onarımların onu daha değerli ve benzersiz kıldığı fikrini savunur. Kintsugi sanatı, hayatın getirdiği yaraları gizlemeye çalışmak yerine onları kabullenip olgunlaşmanın ve direnç kazanmanın bir sembolü olarak günümüzde psikoloji ve kişisel gelişim alanlarında da metaforik olarak kullanılmaktadır.

Bu parçadan hareketle "kintsugi" sanatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırılan eşyaların hasarlarını tamamen kapatarak onların ilk günkü görünümünü geri kazandırmayı hedeflediğine

Cevap

Kırılan eşyaların hasarlarını tamamen kapatarak onların ilk günkü görünümünü geri kazandırmayı hedeflediği yargısına ulaşılamaz; çünkü kintsugi kusurları gizlemeyi değil, aksine görünür kılarak ön plana çıkarmayı amaçlar.
Kintsugi felsefesine göre amaç kusurları ve kırıkları gizlemek değil, aksine onları değerli metallerle birleştirerek ön plana çıkarmak ve yüceltmektir. Dolayısıyla eşyaların hasarlarını kapatıp ilk günkü orijinal görünümünü geri kazandırmayı hedeflediği yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'ulaşılamaz' ifadesi analiz edilir.
Seçeneklerde parçayla çelişen ya da parçada bulunmayan ifadenin bulunması gerektiği tespit edilir.
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için olumsuz soru kökünü dikkate almak gerekir.
2
Seçenekler tek tek paragraftaki cümlelerle eşleştirilir.
Değerli metallerin kullanımı, yüzyıllar öncesine dayanan geçmiş, mecazi kullanım ve benzersizlik yargıları parçadaki ifadelerle doğrudan doğrulanır.
Parçada açıkça yer alan veya doğrudan çıkarılabilen yargıların elenmesi gerekir.
3
Çelişkili yargıyı barındıran seçenek belirlenir.
Eşyaların ilk günkü görünümünü geri kazandırmayı ve hasarları kapatmayı hedeflediği iddiası, parçadaki 'hasarlı nesneyi gizlemek yerine onun kırıklarını ve kusurlarını yüceltmeyi amaçlar' felsefesiyle tamamen çelişir.
Parçadaki felsefeye zıt düşen ifadenin doğru cevap olduğu kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Soru kökünün 'ulaşılamaz' şeklinde bittiğine dikkat edin. Parçadan doğrudan çıkarılabilen seçenekleri elemelisiniz.
2
Parçada kintsugi sanatının amacının kırıkları gizlemek mi yoksa onları ön plana çıkarıp yüceltmek mi olduğunu inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 180Soru

I. Yapay zekanın tarihsel gelişiminde sembolik yaklaşım, zihni mantıksal kurallarla işleyen bir bilgisayar olarak görür.
II. Bu görüşe göre öğrenme, dış dünyadaki bilgilerin soyut semboller ve kurallar hâlinde zihne aktarılmasıyla gerçekleşir.
III. Nitekim insan beyninin biyolojik yapısından ilham alan bağlantıcı yaklaşım, bilgiyi kurallarla değil, yapay sinir ağları arasındaki etkileşimle açıklar.
IV. Ancak 1980'lerden itibaren bu kural tabanlı modelin, insan zihninin örüntü tanıma gibi esnek becerilerini açıklamakta yetersiz kaldığı fark edilmiştir.
V. Bu yeni paradigma sayesinde yapay zekâ, belirsiz ve eksik verilerden bile anlamlı sonuçlar çıkarabilen dinamik bir yapıya kavuşmuştur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

III ve IV numaralı cümlelerin yer değiştirmesi
Parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için üçüncü ve dördüncü cümleler yer değiştirmelidir. İkinci cümlede yer alan 'kurallar' ifadesi, dördüncü cümledeki 'bu kural tabanlı model' ifadesiyle doğrudan ilişkilidir. Dördüncü cümledeki modelin yetersiz kalması durumundan sonra üçüncü cümledeki 'Nitekim... bağlantıcı yaklaşım...' açıklaması gelmelidir. Bu sıralama sağlandığında beşinci cümledeki 'Bu yeni paradigma' ifadesi de bağlantıcı yaklaşımı niteleyerek anlam akışını tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kelimeleri ve zamirleri/bağlaçları tespit etmek
Birinci cümledeki 'sembolik yaklaşım' ile ikinci cümledeki 'Bu görüşe göre' ifadesi birbirini takip etmektedir. İkinci cümledeki 'kurallar' ifadesi ile dördüncü cümledeki 'bu kural tabanlı model' ifadesi arasında köprü kurulmaktadır. Üçüncü cümledeki 'bağlantıcı yaklaşım' ise beşinci cümledeki 'Bu yeni paradigma' ifadesiyle ilişkilidir.
Cümleler arası mantıksal ve anlamsal bağları kuran anahtar ifadeleri belirlemek, yapısal bozukluğun nerede başladığını görmeyi sağlar.
2
Akışın koptuğu yeri belirlemek
İkinci cümleden sonra gelen üçüncü cümledeki 'Nitekim' bağlacı, kendinden önceki sembolik kurallarla çelişen bağlantıcı yaklaşıma geçiş yapar. Ancak burada bir gerekçelendirme veya zıtlık belirtilmeden doğrudan geçiş yapılmıştır. Dolayısıyla akış ikinci cümleden sonra bozulmaktadır.
Anlam akışındaki mantıksal sıçramayı tespit etmek için bağlaçların işlevini analiz etmek gerekir.
3
Alternatif sıralamaları test etmek
İkinci cümleden sonra dördüncü cümle getirildiğinde ('bu kural tabanlı modelin yetersiz kaldığı'), sembolik modelin sınırları çizilmiş olur. Ardından üçüncü cümle getirildiğinde ('Nitekim... bağlantıcı yaklaşım...'), bu yetersizliğin nasıl aşıldığı açıklanmış olur. Son olarak beşinci cümledeki 'Bu yeni paradigma' ifadesi bağlantıcı yaklaşımı niteleyerek parçayı tamamlar.
Doğru yer değiştirmeyi bulmak için aday cümlelerin yerlerini değiştirip anlam bütünlüğünü kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümlelerin Mantıksal ve Semantik Uyumu
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 9 / 30Sonraki
Paragraf Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 9 | Examkin