Paragraf

590 soru

Soru 181Soru

Köyün girişindeki virajı dönünce karşınıza çıkan eski yel değirmeni, zamanın yıpratıcı etkisine direnmeye çalışıyordu. Rüzgârda ağır ağır dönen gri kanatları, çatlak taş duvarları ve etrafını saran yabani otlar sessiz bir yalnızlığı fısıldıyordu. Değirmenin hemen yanından akan ince dere, güneşin son ışıkları altında gümüş bir şerit gibi parıldıyordu.

Bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Betimleme

Cevap

Betimleme seçeneği doğrudur çünkü paragrafta yel değirmeni ve çevresi kelimelerle resmedilerek durağan bir manzara tasvir edilmiştir.
Doğru anlatım tekniği betimlemedir. Parçada yel değirmeninin dış görünüşü, taş duvarları, rüzgarda dönen kanatları ve yanından akan dere gibi ayrıntılar kelimeler vasıtasıyla okuyucunun zihninde bir resim gibi canlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak yazarın amacını belirlemek.
Yazarın amacının bilgi vermek ya da bir olay anlatmak değil, bir sahneyi zihinde canlandırmak olduğu belirlenir.
Anlatım tekniğini doğru saptamak için yazarın yazış amacını kavramak ilk adımdır.
2
Paragraftaki ifadelerin hareketlilik mi yoksa durağanlık mı bildirdiğini incelemek.
Gri kanatlar, çatlak duvarlar ve derenin parıldaması gibi ögelerin durağan bir resim oluşturduğu fark edilir.
Durağan tasvirler betimleme tekniğine, hareket ve olay akışı ise öyküleme tekniğine işaret eder.
3
Seçeneklerdeki anlatım teknikleriyle paragrafın özelliklerini eşleştirmek.
Görsel ögelerin kelimelerle zihinde canlandırılması betimleme tekniği ile tam olarak uyuşmaktadır.
Kelimelerle resim çizme sanatı betimleyici anlatımın temel tanımıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta betimleme (tasvir etme) anlatım tekniğinin belirlenmesi

İpuçları

1
Paragrafı okurken zihninizde bir manzara fotoğrafı canlanıp canlanmadığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Benzer metinlerde olay akışının olup olmadığını kontrol ederek öyküleme ile betimleme arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Metindeki sıfatlara (eski yel değirmeni, gri kanatlar, çatlak taş duvarlar, ince dere) odaklanarak tasvir edici ögelerin yoğunluğunu ölçebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 182Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Biyomimikri, doğadaki modelleri, sistemleri ve unsurları inceleyerek bunları insanların karşılaştığı karmaşık sorunları çözmek amacıyla taklit eden veya onlardan ilham alan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, doğayı sadece bir hammadde deposu veya sömürülecek bir kaynak olarak görmekten ziyade, milyarlarca yıllık evrimsel süreçte mükemmelleşmiş bir mentör, bir model ve ölçü birimi olarak kabul eder. Geleneksel endüstriyel tasarım süreçleri çoğunlukla yüksek enerji tüketimi, toksik maddelerin kullanımı ve yoğun atık üretimiyle sonuçlanırken; biyomimikri sürdürülebilirliği, kendi kendini temizlemeyi ve yüksek enerji verimliliğini tasarımların merkezine yerleştirir. Örneğin, hızlı trenlerin tünellerden geçerken oluşturduğu gürültüyü azaltmak için yalıçapkını kuşunun gagasından esinlenilmesi ya da binaların havalandırma sistemlerinde termit yuvalarının mimari yapısının taklit edilmesi bu disiplinin en bilinen pratik çıktılarındandır. Doğadaki her organizma, milyonlarca yıldır devam eden zorlu doğal seçilim süzgecinden geçerek hayatta kalmayı başarmış, en az enerjiyle en yüksek performansı gösteren birer tasarım harikasıdır. Dolayısıyla biyomimikri, insanlığa sadece mekanik veya mimari çözümler sunmakla kalmaz; aynı zamanda ekolojik dengenin korunması adına doğa ile kurduğumuz tahrip edici ilişkiyi onarıcı ve uyumlu bir ortaklığa dönüştürme potansiyeli taşır. Bu felsefe, insan yapımı sistemlerin doğal ekosistemlerin bir parçası olarak yeniden kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda biyomimikri, sadece doğayı taklit etmekle sınırlı kalmayıp insanlığın gelecekteki teknolojik gelişimini doğayla bütünleşik ve sürdürülebilir kılma vizyonunu taşır.

Bu parçadan hareketle "biyomimikri" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğadaki tüm canlı mekanizmaların, insan yapımı endüstriyel sorunların her birine doğrudan uygulanabilecek hazır çözümler sunduğuna

Cevap

Doğadaki tüm canlı mekanizmaların, insan yapımı endüstriyel sorunların her birine doğrudan uygulanabilecek hazır çözümler sunduğu yargısına ulaşılamaz.
Doğadaki tüm canlı yapıların insan yapımı her endüstriyel problem için doğrudan ve hazır çözümler sunduğu yargısı yanlıştır. Parçada biyomimikrinin doğadan ilham aldığı, onu model ve mentör olarak gördüğü belirtilmiş ancak doğadaki her yapının doğrudan uygulanabilecek hazır bir formül olduğu yönünde bir iddiaya yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak biyomimikri kavramının tanımını ve kapsamını belirleyin.
Biyomimikrinin doğadaki modelleri ve sistemleri inceleyerek insan sorunlarına çözümler bulmayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşım olduğu anlaşılır.
Parçanın genel konusunu ve ana sınırlarını çizmek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları parçadaki ifadelerle tek tek karşılaştırın.
Çevre sorunlarına onarıcı yaklaşım, evrimsel sürecin verimliliği, doğanın mentör olarak görülmesi ve hızlı tren/havalandırma örneklerinin tamamı parçadaki cümlelerle eşleşir.
Doğru ve yanlış çıkarımları birbirinden ayırt etmek için seçenek eleme yöntemi uygulanmalıdır.
3
Parçadaki sınırları aşan, aşırı genelleme veya yanlış yorum içeren seçeneği tespit edin.
Doğadaki tüm canlı mekanizmaların her probleme doğrudan uygulanabilecek hazır çözümler sunduğu iddiasının parçada yer almadığı ve parçanın genel mantığıyla çeliştiği görülür.
Biyomimikri doğadan ilham alır ancak tüm canlıların insan sorunlarına doğrudan entegre hazır formüller sunduğu genellemesi parçadan çıkarılamaz.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 183Soru

Sanatçı, eserlerinde sadece toplumsal sorunları dile getirmekle yetinmez; aynı zamanda bu sorunların temelinde yatan insani çatışmaları ve duyguları da derinlemesine inceler. Toplumun aksayan yönlerini adeta bir ayna gibi yansıtırken bireyin iç dünyasındaki yalnızlığı, korkuları ve fırtınaları da asla göz ardı etmez. Onun yaratım sürecinde toplumsal gerçeklik ile bireysel ruh halleri her zaman birbirini besleyen ve tamamlayan iki önemli unsurdur. Bu nedenle ----.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: toplumsal bir konuyu ele alırken bile bireyin iç dünyasını çözümlemekten vazgeçmez

Cevap

toplumsal bir konuyu ele alırken bile bireyin iç dünyasını çözümlemekten vazgeçmez
Doğru yanıt, paragrafta vurgulanan toplumsal gerçeklik ile bireysel iç dünyanın bütünleşmesi düşüncesini doğrudan desteklemektedir. Sanatçının bu iki unsuru iç içe barındırdığı belirtildiği için, 'Bu nedenle' ifadesinden sonra toplumsal bir konuyu ele alırken dahi bireyin iç dünyasını çözümlemekten vazgeçmediği yargısı getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ana düşünceyi ve anahtar kelimeleri belirlemek.
Yazarın toplumsal gerçeklik ile bireysel ruh hallerinin iç içe geçtiğini ve birbirini tamamladığını savunduğu görülür.
Paragrafın sonundaki boşluğa gelecek cümlenin bu bütünlüğü yansıtması gerekir.
2
Seçenekleri 'Bu nedenle' bağlantı ifadesiyle uyumu yönünden incelemek.
Toplumsal konuyu ele alırken bile bireyin iç dünyasını çözümlemekten vazgeçmediğini belirten ifadenin anlamsal akışı tamamladığı saptanır.
Son cümle, önceki cümlelerde anlatılan bu iki yönün birbiriyle bütünleşmesinin doğrudan bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam ve Yapısal Bütünlük
Tahmini Süre:45s
Soru 184Soru

Sanal müzelerin ve dijital arşivlerin hızla yaygınlaşması, Walter Benjamin'in 'sanat eserinin teknik yollarla çoğaltılması' üzerine geliştirdiği 'aura' (özgünlük/hâle) kavramını çağdaş sanat tartışmalarının merkezine taşımıştır. Dijital ortama aktarılan yapıtlar, fiziksel mekânın dayattığı sınırlılıkları aşarak küresel ölçekte eş zamanlı bir erişilebilirliğe kavuşsa da eserin tarihsel tekilliği ve 'şimdi ve buradalığı' olarak tanımlanan aurasından yoksun kalmaktadır. Dijital ekran karşısındaki izleyici; eserin özgün malzeme dokusunu, zamanın üzerinde bıraktığı fiziksel izleri ve sergilendiği mekânın mimari atmosferiyle kurduğu ontolojik bağı derinlemesine deneyimleyememektedir. Sanat alımlamasını geniş kitlelere yayarak demokratikleştiren bu teknolojik dönüşüm, ironik biçimde estetik alımlamanın derinliğini azaltmakta ve sanat yapıtını sıradan birer hızlı tüketim nesnesine dönüştürmektedir. Sonuç olarak, sanal sergilerin sunduğu pürüzsüz görsel kusursuzluk, fiziksel sanat nesnesiyle kurulan doğrudan ve aracısız karşılaşmanın bireyde yarattığı entelektüel sarsıntıyı ve kalıcı duygusal izlenimi tam anlam��yla ikame edememektedir.

Bu parçadan hareketle sanal sergiler ve dijitalleştirilmiş sanat eserleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ziyaretçi ile sanat eseri aras��nda, fiziksel sergilerden daha doğrudan ve aracısız bir bağ kurulmasına zemin hazırladığı

Cevap

Ziyaretçi ile sanat eseri arasında, fiziksel sergilerden daha doğrudan ve aracısız bir bağ kurulmasına zemin hazırladığı yargısı bu parçadan çıkarılamaz.
Metinde fiziksel sanat nesnesiyle kurulan doğrudan ve aracısız karşılaşmanın izleyicide yarattığı bilişsel ve duygusal sarsıntının sanal sergiler tarafından ikame edilemediği vurgulanmıştır. Bu sebeple sanal sergilerin ziyaretçi ile eser arasında fiziksel sergilerden daha doğrudan ve aracısız bir bağ kurduğunu söylemek metnin ana düşüncesi ve yardımcı düşünceleriyle açıkça çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen anahtar kavramlar ve yardımcı düşünceler tespit edilir.
Sanal sergilerin sanat eserinin 'şimdi ve buradalığı' (aurası), malzeme dokusu, zamanın izleri ve mekânsal ontolojik bağı hissettiremediği anlaşılır.
Parçadaki temel iddiaları ve sınırları doğru belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen yargılar metindeki ifadelerle eşleştirilerek test edilir.
Fiziksel sınırları aşma, ontolojik bağın kurulamaması, sanatın demokratikleşirken hızlı tüketim nesnesi olması ve zamanın izlerinin algılanamaması gibi yardımcı düşüncelerin metinde yer aldığı görülür.
Metinde doğrudan veya dolaylı olarak değinilen yardımcı düşünceleri elemek için bu karşılaştırma yapılır.
3
Metindeki doğrudan ve aracısız karşılaşma ifadesinin hangi durum için kullanıldığı analiz edilir.
Metinde 'doğrudan ve aracısız karşılaşma' özelliğinin fiziksel sanat nesnesine ait olduğu ve sanal sergilerin bunu ikame edemediği açıkça belirtilmiştir.
Söz konusu seçenekteki iddiayla metindeki ifadenin çeliştiğini kesinleştirmek için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Değinilmeyen/Söylenemeyecek Yargıyı Belirleme)
Soru 185Soru

Müzeler, tarihsel nesneleri gündelik hayatın akışından ve kendi işlevsel bağlamlarından kopararak vitrinlerin arkasına yerleştirir. Bu eylem, nesnenin yaşamla olan organik bağını kesintiye uğratır; bir zamanlar dokunulan, yıpranan ve yaşayan bir nesne artık sadece seyredilen birer imgeye dönüşür. Ancak bu yalıtma, nesneyi sadece dondurmakla kalmaz; ona yeni, estetik ve kurgusal bir anlatı kazandırır. Ziyaretçi nesneye baktığında onun geçmişteki gerçek işlevini değil, müzenin kurguladığı tarihsel temsili tüketir. Dolayısıyla müze, geçmişi muhafaza eden bir depo olmanın ötesinde, nesneleri kendi gerçekliğinden koparıp onlara yeni bir kimlik giydiren etkin bir anlam üreticisidir.

Bu parçada müzelerle ilgili olarak vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihsel nesneleri özgün işlevlerinden kopararak onlara kurgusal ve yeni bir anlam alanı üretmeleri

Cevap

Tarihsel nesneleri özgün işlevlerinden kopararak onlara kurgusal ve yeni bir anlam alanı üretmeleri
Paragrafın son cümlesinde, müzelerin geçmişi koruyan birer depo olmanın ötesinde nesnelere yeni kimlikler giydiren etkin bir anlam üreticisi olduğu belirtilmiştir. Bu durum, tarihsel nesnelerin özgün işlevlerinden koparılarak onlara kurgusal ve yeni bir anlam alanı yaratılması düşüncesini doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki yönelimi analiz etmek.
Müzelerin nesneleri kendi bağlamlarından kopardığı ve onlara seyirlik bir imge kimliği yüklediği saptanır.
Ana düşüncenin altyapısını oluşturan yardımcı argümanları doğru kavramak.
2
Paragrafın sonuç cümlesini özenle incelemek.
Müzelerin geçmişi saklayan bir depo olmaktan ziyade nesneleri kendi gerçekliğinden koparıp yeni bir kimlik kazandıran anlam üreticileri olduğu belirlenir.
Sonuç cümleleri genellikle yazarın asıl iletmek istediği ana mesajı özetler.
3
Elde edilen ana mesajı seçeneklerle karşılaştırarak doğru ifadeyi saptamak.
Nesneleri özgün işlevlerinden kopararak kurgusal ve yeni bir anlam alanı üretildiğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Çeldirici seçenekleri eleyerek doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Soru 186Soru

Plastisfer, okyanuslardaki makro ve mikro boyutlu plastik atıklar üzerinde gelişen; bakteriler, algler, mantarlar ve tek hücreliler gibi mikroskobik organizmalardan oluşan yapay bir ekolojik yaşam alanını ifade eder. Geleneksel organik denizel substratlardan farklı olarak bu sentetik yüzeyler, üzerindeki canlı topluluklarına son derece dayanıklı, hidrofobik ve uzun ömürlü bir tutunma zemini sunmaktadır. Yapılan güncel moleküler araştırmalar, plastisfer sakinlerinin plastik polimer zincirlerini parçalayabilen bazı enzim ve metabolik yollara sahip olduğunu ortaya koysa da bu parçalanmanın hızı ve doğadaki net verimliliği henüz tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Öte yandan bu yapay mikro-ekosistemler, bünyelerinde barındırdıkları bazı zararlı patojenleri ve istilacı organizmaları okyanus akıntıları vasıtasıyla kıtalararası mesafelere taşıyarak küresel biyoçeşitlilik ile halk sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Tüm bu karma��ık dinamiklerine rağmen plastisfer, denizel besin ağının alt basamaklarıyla entegre olarak modern ekolojik dengenin göz ardı edilemeyecek bir unsuru haline gelmiştir.

Bu parçadan hareketle plastisfer ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plastik polimerleri ayrıştırabilen metabolik özellikleri sayesinde okyanuslardaki plastik atıkların çevreye verdiği zararları tamamen ortadan kaldırdığına

Cevap

Plastik polimerleri ayrıştırabilen metabolik özellikleri sayesinde okyanuslardaki plastik atıkların çevreye verdiği zararları tamamen ortadan kaldırdığına
Parçada plastisfer sakinlerinin plastik polimer zincirlerini parçalayabilen metabolik yollara sahip olduğu belirtilse de bu parçalanmanın doğadaki net verimliliğinin henüz kanıtlanmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca plastisferin biyoçeşitlilik ve halk sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, plastik atıkların çevreye verdiği zararların tamamen ortadan kaldırıldığı çıkarımı yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın dikkatli bir şekilde okunması ve anahtar ifadelerin belirlenmesi
Paragrafta plastisferin tanımı, yapısı, barındırdığı canlıların özellikleri, taşıdığı riskler ve ekolojik sistemle entegrasyonu hakkında bilgi sahibi olundu.
Metnin genel bağlamını ve yardımcı düşüncelerini tespit etmek için ilk okuma gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen iddiaların paragraftaki cümlelerle tek tek eşleştirilmesi
Doğal denizel yüzeylere kıyasla dayanıklılık, plastik polimerleri ayrıştırma potansiyeli, patojenlerin taşınması ve besin ağıyla bütünleşme gibi bilgilerin metinde yer aldığı belirlendi.
Yardımcı düşünce sorularında doğru sonuca ulaşmak için her bir seçeneğin metindeki karşılığının bulunması gerekir.
3
Ulaşılamayacak olan ifadenin saptanması
Plastik atıkların çevreye verdiği zararların tamamen ortadan kaldırıldığına yönelik bir bilginin metinde yer almadığı, aksine bu sürecin etkinliğinin kesinleşmediği ve çeşitli tehditler barındırdığı tespit edildi.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak, metinle çelişen veya metinde bulunmayan kesin yargıyı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 187Soru

Bilimin doğrusal ve pürüzsüz bir çizgide, sürekli birikerek ilerlediği düşüncesi yaygın bir yanılgıdır. Çoğu insan, yeni buluşların eski bilgilerin üzerine adeta birer tuğla koyar gibi eklendiğini sanır. Oysa bilim tarihi, bu pembe tabloyu yalanlayan devrimsel kopuşlarla doludur. Thomas Kuhn’un 'paradigma değişimi' olarak adlandırdığı bu kopuşlar, eski kuramların yavaşça ve uyum içinde erimesiyle değil, mevcut kabullerin yetersiz kaldığı bir kriz dönemiyle başlar. Yeni bir kuram, eskisinin cilalanmış bir sürümü değildir; aksine dünyayı algılama biçimimizi kökten değiştiren yepyeni bir gözlüktür.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartışma

Cevap

Tartışma
Parçanın genelinde yazar, bilimin doğrusal ve birikerek ilerlediği yönündeki yaygın inanışın yanlış olduğunu savunmaktadır. Yazar bu yerleşik düşünceyi çürütmek ve kendi tezini ortaya koymak amacıyla 'yanılgıdır', 'sanır', 'oysa', 'yalanlayan' gibi ifadelere başvurarak okuyucuyla bir fikir tartışmasına girmektedir. Bu durum, metinde tartışmacı anlatım tekniğinin ağır bastığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş cümlesini ve yazarın ele aldığı konuyu analiz etmek.
Yazarın 'bilimin doğrusal ve pürüzsüz bir çizgide ilerlediği' genel kabulünü 'yaygın bir yanılgı' olarak nitelendirdiğini belirlemek.
Yazarın konuya yaklaşım tarzını saptamak için bu adım gereklidir.
2
Metnin gövdesinde kullanılan dilsel ipuçlarını ve yazarın amacını incelemek.
'Oysa', 'sanır', 'yalanlayan' gibi ifadelerin kullanıldığını ve yazarın okuyucunun mevcut fikrini değiştirmeye çalıştığını tespit etmek.
Bu tür karşıtlık bildiren bağlaçlar ve yargı belirten sözcükler, yazarın bir düşünceyi çürütme amacı taşıyan tartışma tekniğini kullandığını gösterir.
3
Diğer anlatım tekniklerinin metindeki varlığını sorgulamak.
Metinde bilgi verme unsurları yer alsa da bunun bir tezi savunmak için araç olarak kullanıldığını; betimleyici unsurların somutlaştırma amacı taşıdığını ve herhangi bir olay akışının bulunmadığını görmek.
Metinde ağır basan anlatım tekniğini diğer ikincil unsurlardan arındırarak netleştirmek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Teknikleri - Tartışmacı Anlatım
Soru 188Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Sosyolog Mark Granovetter tarafından 1973 yılında yay��mlanan ve sosyolojinin en etkili makalelerinden biri kabul edilen 'zayıf bağların gücü' kuramı, bireylerin sosyal ağlarındaki ilişkilerin niteliği ile bilgi akışı arasındaki dinamik ilişkiyi mercek altına alır. Granovetter, sosyal ağlarda yer alan bağları temel olarak 'güçlü bağlar' (yakın arkadaşlar, aile bireyleri, düzenli görüşülen dostlar) ve 'zayıf bağlar' (tanıdıklar, eski i�� arkadaşları, ara sıra karşılaşılan kişiler) olmak üzere iki ana kategoriye ayırır. Kuramsal çerçeveye göre, bireyin yakın çevresini oluşturan güçlü bağlar, benzer sosyoekonomik yapılarda ve aynı bilgi havuzlarında hareket ettikleri için yeni fırsatların keşfinde genellikle yetersiz kalır. Çünkü bu sıkı gruptaki insanlar çoğunlukla aynı bilgi kaynaklarına erişebilir ve benzer bakış açılarına sahiptir. Buna karşın, daha seyrek iletişim kurduğumuz ve farklı sosyal çevrelerde yer alan zayıf bağlar, bireyin doğrudan erişiminin olmadığı dış dünyadaki ağlara birer köprü vazifesi görür. Dolayısıyla, yeni bir iş bulma, farklı bir fikir geliştirme ya da yenilikçi bir bilgiye ulaşma sürecinde zayıf bağlar, güçlü bağlara kıyasla çok daha stratejik ve belirleyici bir role sahiptir. Granovetter’in bu öncü çalışması, toplumsal yapıda bireyler arası mesafelerin ve gevşek görünen ilişkilerin, toplumsal bütünleşme ve bilgi yayılımı açısından sanılandan çok daha hayati bir işlev üstlendiğini ortaya koymuştur. Günümüzde dijital sosyal ağların ve çevrimiçi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte zayıf bağların bu işlevi daha da görünür hale gelmiş ve coğrafi sınırları aşan küresel bir bilgi akışını tetiklemiştir.

Bu parçadan hareketle 'zayıf bağlar' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin gündelik hayatında en sık görüştüğü ve en yakın hissettiği kişilerden oluştuğuna

Cevap

Zayıf bağların bireyin gündelik hayatında en sık görüştüğü ve en yakın hissettiği kişilerden oluştuğu yargısı yanlış olup, parçaya göre bu özellik güçlü bağlara aittir.
Parçada zayıf bağların, tanıdıklar, eski iş arkadaşları veya ara sıra karşılaşılan kişilerden oluştuğu belirtilmiştir. Bireyin gündelik hayatında en sık görüştüğü ve en yakın hissettiği kişiler ise 'güçlü bağlar' olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle zayıf bağların en sık görüşülen ve en yakın hissedilen kişilerden oluştuğu yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki 'zayıf bağlar' tanımını ve özelliklerini tespit etme.
Zayıf bağların tanıdıklar, eski iş arkadaşları gibi daha seyrek görüşülen kişilerden oluştuğu; güçlü bağların ise yakın arkadaşlar ve aile gibi sık görüşülen kişilerden oluştuğu belirlendi.
Seçeneklerdeki ifadelerin hangisinin zayıf bağların tanımı ve özellikleriyle çeliştiğini bulabilmek için temel tanımları netleştirmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki bilgi akışıyla karşılaştırarak analiz etme.
Köprü vazifesi görme, dijitalleşmeyle görünürlüğün artması, yeni iş/fikir edinme ve toplumsal bütünleşmedeki rollerin paragrafta doğrudan zayıf bağlara atfedildiği; en sık görüşülen kişilerden oluştuğu ifadesinin ise güçlü bağların özelliği olduğu görüldü.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için doğru yargıları eleyerek sonuca ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 189Soru

Biyomimikri, doğadaki yapı ve sistemleri taklit ederek insanların karşılaştı��ı sorunlara çözümler üreten bir yaklaşımdır. Bu disiplin, doğanın milyonlarca yıllık evrim süreciyle geliştirdiği verimli yöntemleri örnek alır. Örneğin, hızlı tren tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasından esinlenilmesi, trenin tünellerden geçerken çıkardığı gürültüyü azaltmış ve hızını artırmıştır. Biyomimikri; doğayı sadece süslemek amacıyla değil, enerji verimliliği sağlayan ve çevreye zarar vermeyen sürdürülebilir teknolojiler geliştirmek amacıyla kullanır.

Bu parçaya göre biyomimikri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğadan esinlenilerek üretilen cihazların imalat maliyetlerini azalttığına

Cevap

Doğadan esinlenilerek üretilen cihazların imalat maliyetlerini azalttığına
Doğru cevap imalat maliyetlerinin azaldığına dair ifadedir. Parçada biyomimikrinin enerji verimliliği ve çevreye zarar vermeme gibi faydalarından bahsedilmiş olsa da üretim ya da imalat maliyetlerini düşürdüğüne veya ekonomik tasarruf sağladığına yönelik hiçbir bilgi yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak ana konuyu ve yardımcı düşünceleri belirleyin.
Parçanın biyomimikri kavramını, doğadan esinlenerek yapılan tasarımları (örneğin hızlı tren) ve bu yaklaşımın sürdürülebilirlik ile enerji verimliliği gibi amaçlarını anlattığını tespit ettik.
Parçanın genel çerçevesini çizmek, seçeneklerdeki bilgilerin parçada yer alıp almadığını hızlıca taramaya yardımcı olur.
2
Seçenekleri tek tek inceleyerek parçadaki ilgili cümlelerle eşleştirin.
Dört seçeneğin parçadaki çeşitli cümlelerle doğrudan eşleştiğini, ancak imalat veya üretim maliyetlerinin azalmasıyla ilgili bir ifadenin parçada bulunmadığını gördük.
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için parçada değinilmeyen ya da parçadaki bilgilerle çelişen ifadeyi bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Değinilmeyen Düşünceyi Bulma)

İpuçları

1
Soru kökünün olumsuz olduğuna dikkat edin. Parçada doğrudan veya dolaylı olarak bahsedilmeyen seçeneği aramalısınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 190Soru

Müzikteki esler ya da konuşma esnasındaki duraklamalar, ilk bakışta sadece birer boşluk, işitsel bir kesinti veya eylemsizlik anı olarak algılanabilir. Oysa sessizlik, sanılandan çok daha aktif bir rol üstlenerek sesin ve sözün sınırlarını çizen, onlara asıl estetik ve anlamsal değerini kazandıran kurucu bir ögedir. Nota aralarındaki o sessiz boşluklar olmasaydı en kusursuz melodi bile karmaşık bir gürültü yığınından ibaret kalırdı; kelimeler arasındaki duraklamalar olmasaydı beşerî iletişim, anlaşılması imkânsız tekdüze bir ses akışına dönüşürdü. Dolayısıyla sessizlik, sesin karşıtı veya onun yokluğu değildir; aksine sesin var olabilmesi ve zihinde anlamlı bir yankı bulabilmesi için gereken temel zemindir. Tıpkı bir tablodaki boş alanların figürleri görünür kılması gibi, yaşamdaki ve sanattaki sessizlik anları da anlamın belirginleşmesini sağlar.

Bu parçada sessizlikle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sessizliğin, ses ve sözün karşıtı olmaktan ziyade onların belirginleşmesini ve anlam kazanmasını sağlayan kurucu bir zemin olduğu.

Cevap

Sessizliğin, ses ve sözün karşıtı olmaktan ziyade onların belirginleşmesini ve anlam kazanmasını sağlayan kurucu bir zemin olduğu.
Doğru yanıt, paragrafın bütününde savunulan ve yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği temel mesajı tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta sessizliğin sesin karşıtı veya yokluğu olmadığı, aksine sesin var olabilmesi ve zihinde anlamlı bir yankı bulabilmesi için gereken temel zemin olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu durum, sessizliğin ses ve söze anlam kazandıran kurucu bir unsur olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki anahtar kelimeleri ve konuyu belirlemek.
Yazarın müzikteki esler, konuşmadaki duraklamalar ve resimdeki boşluklar gibi örneklerle sessizlik kavramını ele aldığı saptanmıştır.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle konunun ne olduğunu ve hangi örneklerle desteklendiğini belirlemek gerekir.
2
Yazarın bu örnekler üzerinden sessizlik kavramına yüklediği anlamı ve getirdiği asıl yorumu analiz etmek.
Sessizliğin bir boşluk veya eylemsizlik olmadığı; aksine sesi, sözü ve figürü kuran, onlara anlam kazandıran kurucu bir zemin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ana düşünce, konunun yazar tarafından nasıl yorumlandığını ve okuyucuya hangi mesajı iletmek istediğini gösteren temel yargıdır.
3
Elde edilen bu ana düşünceyi seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak en kapsamlı ve doğru yargıyı seçmek.
Sessizliğin ses ve sözün karşıtı değil, onların belirginleşmesini ve anlam kazanmasını sağlayan kurucu bir zemin olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülmüştür.
Doğru seçenek, paragraftaki yardımcı düşünceleri veya yüzeysel çıkarımları değil, yazarın asıl iletmek istediği temel mesajı içermelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 191Soru

Çeviri, uzun yıllar boyunca bir dilden diğerine sözcüklerin mekanik bir şekilde aktarılması süreci olarak gör��lmüştür. Oysa nitelikli bir edebi çeviri, yalnızca sözlük dağarcığının eşleştirilmesinden ibaret değildir. Her dil, kendi kültürünün, özgün dünya görüşünün ve tarihsel birikiminin canlı bir taşıyıcısıdır. Bir çevirmen, kaynak metindeki kelimelerin ardında yatan kültürel kodları derinlemesine çözümleyip bunları hedef dilin duygu ve düşünce evrenine yeniden inşa ederken aslında eseri baştan yaratır. Bu bağlamda çevirmen, yazarın gölgesinde kalmış edilgen bir aktarıcı değil; metne kendi sanatsal duyarlılığını katan, onu yeniden üreten bir yaratıcı ortaktır. Dolayısıyla başarılı bir çeviri, iki farklı dil ve kültür arasında kurulan kuru bir köprü değil, yeni bir estetik var oluştur.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebi çeviri, sözcüklerin aktarımının ötesine geçerek çevirmenin sanatsal katkısıyla şekillenen yeniden bir üretim sürecidir.

Cevap

Edebi çeviri, sözcüklerin aktarımının ötesine geçerek çevirmenin sanatsal katkısıyla şekillenen yeniden bir üretim sürecidir.
Yazar paragrafta nitelikli bir çevirinin sadece kelimelerin kuru bir aktarımı olmadığını, aksine çevirmenin kendi sanatsal duyarlılığıyla eseri yeniden kurduğunu ve yeni bir estetik varoluş ortaya koyduğunu vurgulamaktadır. Bu doğrultuda edebi çevirinin çevirmenin katkısıyla şekillenen yeniden bir üretim süreci olduğunu belirten ifade doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve temel savını belirlemek
Çeviri, çevirmen, sanatsal duyarlılık, yeniden yaratmak, estetik varoluş kavramları öne çıkmaktadır. Yazar, çevirmenin mekanik bir aktarıcı olmadığını savunmaktadır.
Ana düşünce sorularında metnin temel iddiasını belirlemek doğru şıkka ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Yardımcı düşünceleri ve giriş cümlelerini ana düşünceden ayırmak
Çevirinin tarihsel algısı ve dillerin kültürel yapısı yardımcı düşüncelerdir. Asıl mesaj, sonuç cümlesinde de belirtildiği gibi çevirinin yeni bir estetik varoluş ve üretim olmasıdır.
Konu ile ana düşünceyi karıştırmamak ve yazarın asıl varmak istediği sonucu saptamak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek metnin ana savıyla eşleşen ifadeyi bulmak
Çevirinin çevirmenin sanatsal duyarlılığıyla şekillenen yeniden bir üretim süreci olduğunu belirten seçenek, yazarın asıl anlatmak istediği düşünceyi tam olarak karşılamaktadır.
Seçeneklerdeki ifadelerin metindeki ana yargıyla anlamca örtüşüp örtüşmediğini denetlemek sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 192Soru

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızın neredeyse her alanına giren dijital klavyeler, hızlı not almayı kolaylaştırarak büyük bir pratiklik sunmaktadır. Ancak gerçekleştirilen bazı bilimsel araştırmalar, ders çalışırken ya da toplantılarda doğrudan el yazısıyla not tutmanın öğrenme sürecini çok daha olumlu etkilediğini göstermektedir. Klavyeyle yazarken söylenenleri kelimesi kelimesine, zihinsel bir süzgeçten geçirmeden mekanik olarak kaydetme eğilimindeyizdir. Buna karşın, el yazısıyla not alırken sınırlı yazma hızımız nedeniyle duyduklarımız�� özetlemek, kendi ifadelerimizle yeniden yapılandırmak zorunda kalırız. Bu zorunluluk, beynin bilgiyi işleme sürecini aktif hale getirerek öğrenilenlerin hafızada daha kalıcı olmasını sağlar. Dolayısıyla el yazısının sunduğu yavaşlık, zihnimizin bilgiyi derinlemesine kavramasına yardımcı olan değerli bir avantaja dönüşür.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: El yazısıyla not tutmanın, bilgiyi zihinsel süreçlerden geçirerek kalıcı öğrenmeyi sağladığı

Cevap

El yazısıyla not tutmanın, bilgiyi zihinsel süreçlerden geçirerek kalıcı öğrenmeyi sağladığı
Doğru yanıt, el yazısıyla not tutmanın yavaşlığı sebebiyle bilgiyi zihinde yeniden yapılandırmaya zorladığını ve bu durumun öğrenilenleri daha kalıcı kıldığını ifade etmektedir. Metnin son cümlesindeki yavaşlığın kavrama sürecine katkısı vurgusu bu düşünceyi doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana fikrini bulmak için yazarın üzerinde durduğu konuyu ve bu konuda savunduğu tezi belirleyin.
Yazar, klavye ile yazma ve el yazısı ile yazma arasındaki farkı ele almakta ve el yazısının öğrenmeye etkisini savunmaktadır.
Ana düşünce sorularında konunun ötesine geçip yazarın okuyucuya vermek istediği mesaja odaklanmak gerekir.
2
Metnin son cümlesinde yer alan sonuç bildiren yargıyı analiz edin.
El yazısının sunduğu yavaşlığın, bilgiyi derinlemesine kavramaya yardımcı olduğu ve kalıcılığı artırdığı sonucuna ulaşılır.
Paragraftaki ana düşünce genellikle sonuç bildiren son cümlelerde özetlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 193Soru

Düzenli ve yeterli uykunun, insan beyninin bilgi işleme ve depolama süreçlerinde hayati bir rolü vardır. Gün boyunca öğrenilen yeni bilgiler, uyku esnasında beyindeki nöral bağlantılar aracılığıyla pekiştirilerek kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılır. Araştırmalar, özellikle uykunun derin evrelerinde hafıza konsolidasyonunun (pekiştirilmesinin) en üst seviyeye ulaştığını göstermektedir. Uykusuzluk çeken bireylerde ise odaklanma güçlü��ünün yanı sıra öğrenilen bilgileri hatırlama oranında ciddi bir düşüş gözlenir. Dolayısıyla kaliteli bir uyku düzeni, zihinsel performansın ve güçlü bir hafızanın korunması için vazgeçilmez bir unsurdur.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzenli uykunun hafıza ve bellek pekiştirme üzerindeki işlevi

Cevap

Düzenli uykunun hafıza ve bellek pekiştirme üzerindeki işlevi
Doğru seçenek, paragrafın tamamını kapsayan ve metinde neyden söz edildiğini doğrudan ifade eden ifadedir. Metin boyunca uykunun bellek üzerindeki pekiştirici rolü ve işlevi açıklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyden bahsedildiğini belirlemek için metni analiz etmek.
Metinde düzenli uykunun insan beyninin bilgi işleme, depolama ve belleği pekiştirme süreçleri üzerindeki etkisi anlatılmaktadır.
Konu, paragrafta en çok üzerinde durulan ve açıklanan durumdur.
2
Seçenekleri konunun kapsamına göre incelemek ve ayırt etmek.
Paragrafın genelini kapsayan ifadenin 'Düzenli uykunun hafıza ve bellek pekiştirme üzerindeki işlevi' olduğu belirlenir.
Diğer seçenekler ya metnin sadece bir kısmını kapsar (dar kapsamlıdır), ya metnin sınırlarını aşar (geniş kapsamlıdır) ya da yazarın amacını/ana düşüncesini yansıtır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu
Soru 194Soru

Gün boyunca edindiğimiz bilgilerin kalıcı hâle gelmesi için uyku son derece önemlidir. Beynimiz, biz uykudayken gün içinde karşılaştığımız deneyimleri sınıflandırır ve gereksiz olanları ayıklayarak önemli bilgileri hafıza merkezine kaydeder. ----. Bu nedenle, sınavlara hazırlanan öğrencilerin uykusuz kalarak ders çalışması, öğrenme sürecini olumlu etkilemek bir yana, öğrenilenlerin hatırlanmasını zorlaştırır.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir başka deyişle, uyku sırasında zihnimiz bilgileri işleyerek hafızayı sağlamlaştırır.

Cevap

Bir başka deyişle, uyku sırasında zihnimiz bilgileri işleyerek hafızayı sağlamlaştırır.
Doğru yanıt olan 'Bir başka deyişle, uyku sırasında zihnimiz bilgileri işleyerek hafızayı sağlamlaştırır.' cümlesi, kendinden önceki cümlede anlatılan beynin uykudayken bilgileri sınıflandırıp kaydetmesi sürecini özetler ve pekiştirir. Aynı zamanda, kendinden sonra gelen 'Bu nedenle...' diye başlayan ve uykusuzluğun öğrenmeyi zorlaştırdığını söyleyen cümleyle doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurarak anlam bütünlüğünü tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve düşünce akışını belirleme
Paragrafın ilk iki cümlesinde uykunun bilgileri kalıcı hale getirmedeki önemi ve beynin uykudayken bilgileri sınıflandırıp hafızaya kaydettiği açıklanmaktadır.
Boşluğa getirilecek cümlenin hem önceki cümledeki bilgi kaydetme süreciyle hem de sonraki cümledeki uykusuzluğun öğrenmeyi zorlaştırması tespitiyle uyumlu olması gerekir.
2
Boşluktan sonra gelen cümlenin anlam yönünü inceleme
Boşluktan sonraki cümle 'Bu nedenle...' ifadesiyle başlamakta ve öğrencilerin uykusuz kalmasının öğrenmeyi zorlaştırdığını belirtmektedir.
'Bu nedenle' bağlacı, boşluğa gelecek cümlenin uykunun hafızayı güçlendirici/öğrenmeyi pekiştirici etkisiyle doğrudan ilgili bir yargı barındırması gerektiğini gösterir.
3
Seçenekleri anlamsal tutarlılık açısından değerlendirme
Uyku sırasında zihnimizin bilgileri işleyip hafızayı sağlamlaştırdığını belirten ifade, boşluktan önceki beynin bilgileri kaydetme süreci ile boşluktan sonraki uykusuzluğun hatırlamayı zorlaştırması tespiti arasında kusursuz bir köprü kurmaktadır.
Diğer seçenekler uyku ihtiyacı, uyku kalitesi tavsiyeleri, zihinsel yorgunluk veya uykusuzluğun nedenleri gibi genel konulara değinse de öğrenme ve hafıza bağlamından kopuktur.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve boş bırakılan yerin önceki/sonraki cümlelerle dil ve düşünce yönünden tamamlanması.

İpuçları

1
Paragrafta boş bırakılan yerden önce beynin uykuda ne yaptığı, boşluktan sonra ise uykusuz kalmanın sınava hazırlananlar üzerindeki olumsuz sonucu anlatılmaktadır.
Tahmini Süre:50s
Soru 195Soru

Pomodoro Tekniği, 1980'lerin sonlarında Francesco Cirillo tarafından geliştirilen bir zaman yönetimi yöntemidir. Bu teknik, geleneksel olarak 25 dakikalık çalışma ve ardından gelen 5 dakikalık kısa bir mola süresinden oluşan 'pomodoro' adı verilen zaman dilimlerine dayanır. Dört pomodoro döneminden sonra, yaklaşık 15-30 dakikalık daha uzun bir mola verilir. Yöntemin temel amacı, çalışma süresini planlı molalarla bölerek zihnin odaklanma kapasitesini artırmak ve zihinsel yorgunluğu azaltmaktır.

Bu parçaya göre Pomodoro Tekniği ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tekniği uygularken bireysel olarak çalışılması gerektiğine

Cevap

Tekniği uygularken bireysel olarak çalışılması gerektiğine
Parçanın genelinde Pomodoro Tekniği'nin tanımı, uygulanış süreleri, mola düzeni ve amacı anlatılmaktadır. Ancak tekniğin uygulanırken mutlaka tek başına (bireysel) çalışmayı gerektirip gerektirmediğine dair hiçbir bilgiye veya yönlendirmeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı, parçada değinilmeyen yardımcı düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ilk cümlesi incelenir.
Yöntemin 1980'lerin sonlarında Francesco Cirillo tarafından geliştirildiği belirlenir. Bu, geliştiricisinin kim olduğuna ve hangi dönemde ortaya çıktığına dair seçeneği eler.
Yardımcı düşünce sorularında parçada doğrudan geçen bilgileri tespit etmek gerekir.
2
Parçanın ikinci cümlesi incelenir.
Geleneksel olarak 25 dakikalık çalışma ve 5 dakikalık kısa mola sürelerinden oluştuğu görülür. Bu durum, çalışma ve kısa mola sürelerinin kaçar dakikadan oluştuğuna dair seçeneği eler.
Parçadaki zaman dilimlerine yönelik somut verileri doğrulamak hedeflenir.
3
Parçanın üçüncü cümlesi incelenir.
Dört pomodorodan sonra 15-30 dakikalık uzun mola verileceği bilgisine ulaşılır. Bu da uzun molaların sıklığı ve süresiyle ilgili seçeneği eler.
Uzun mola düzenine ilişkin bilgiyi metinden doğrulamak gerekir.
4
Parçanın son cümlesi incelenir.
Temel amacın zihnin odaklanma kapasitesini artırmak ve zihinsel yorgunluğu azaltmak olduğu anlaşılır. Bu da tekniğin uygulanmasındaki temel hedefe yönelik seçeneği eler.
Tekniğin amacına yönelik yargıyı metinden doğrulamak hedeflenir.
5
Metnin tamamı göz önünde bulundurularak kalan seçenek değerlendirilir.
Metinde tekniğin çalışma biçiminin (bireysel ya da grup halinde) nasıl olması gerektiğine dair bir açıklama bulunmadığı tespit edilir.
Metinde yer almayan, doğrudan ulaşılamayan seçeneğin doğru cevap olduğunu kesinleştirmek için yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 196Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

(1) Plasebo etkisi, hastaların farmakolojik olarak etkisiz bir maddeyi gerçek bir ilaç gibi aldıklarında iyileşme eğilimi göstermesi durumudur. Bu etki, zihnin iyileşme beklentisiyle vücutta salgılanan nörokimyasal maddelerin bir sonucudur. Zihin, tedavi edildiğine inandığında, ağrıyı azaltan kimyasalları doğal olarak üretmeye başlar.

(2) Öte yandan, nosebo etkisi bunun tam tersi olarak çalışır. Kişi, olumsuz yan etkileri olacağına inandığı etkisiz bir maddeyi aldığında, tamamen beklentiye bağlı olarak gerçek fiziksel rahatsızlıklar yaşamaya başlar. Her iki durum da insan zihninin fiziksel beden üzerindeki güçlü etkisini kanıtlamaktadır.

Bu parçaya göre plasebo ve nosebo etkilerinin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel beklentilerin fiziksel beden üzerinde belirleyici rol oynaması

Cevap

Zihinsel beklentilerin fiziksel beden üzerinde belirleyici rol oynaması
Doğru yanıt, zihinsel beklentilerin fiziksel beden üzerinde belirleyici rol oynamasını ifade eden seçenektir. Metnin son cümlesinde her iki durumun da insan zihninin ve inançlarının fiziksel beden üzerindeki güçlü etkisini kanıtladığı açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramları ve tanımları inceleyin.
Birinci paragrafta plasebo etkisinin olumlu beklentilerle iyileşme sağladığı, ikinci paragrafta ise nosebo etkisinin olumsuz beklentilerle rahatsızlık yarattığı belirtilmiştir.
Her iki durumun ortak yönünü bulmak için tanımların kesişim noktasını belirlemek gerekir.
2
Paragrafın sonuç cümlesini analiz edin.
Son cümlede her iki durumun da insan zihninin fiziksel beden üzerindeki güçlü etkisini kanıtladığı ifade edilmiştir.
Bu cümle, yazarın iki paragrafta anlattığı durumları ortak bir sonuca bağladığı anahtar yerdir.
3
Seçenekleri analiz ederek sonuçla eşleştirin.
Zihinsel beklentilerin beden üzerindeki belirleyici rolünü ifade eden seçenek doğru yanıt olarak belirlenir.
Zihnin beden üzerindeki etkisi, beklentilerin fiziksel yansıması anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraflarda ortak yargı ve sonuç çıkarma

İpuçları

1
Metnin son cümlesinde her iki durumun ortak olarak neyi kanıtladığına odaklanın.
2
Plasebo ve nosebo etkilerinin ortak paydası, kullanılan maddelerin kendisinden ziyade hastanın bu maddelere yönelik inanç ve beklentileridir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 197Soru

I. Okur, bu kurmaca dünyaya adım attığında kendi gerçeklik algısını askıya alarak metnin kurallarına boyun eğer.
II. Ancak bu boyun eğme, edilgen bir teslimiyetten ziyade, yazarın inşa ettiği evreni kendi zihinsel şemalarıyla yeniden ürettiği aktif bir süreçtir.
III. Bu nedenle, bir edebî eserin başarısı, sadece yazarın kurduğu dünyanın tutarlılığıyla değil, okurda başlattığı bu yeniden üretim süreciyle ölçülür.
IV. Edebî metinler, dış dünyadaki gerçekliği doğrudan yansıtmak yerine onu sanatsal bir süzgeçten geçirerek yeniden inşa eder.
V. Dolayısıyla okuma eylemi, iki farklı zihnin kurmaca bir düzlemde buluştuğu ve anlamı ortaklaşa inşa ettiği dinamik bir diyalog hâlini alır.

Yukarıdaki numaralanmı�� cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle Roma rakamıyla II numaralı cümle olur.
Paragrafın anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için öncelikle bağımsız bir yargı bildiren IV numaralı giriş cümlesi gelmelidir. Ardından, bu cümledeki kurmaca kavramını sürdüren I numaralı cümle gelerek 'bu kurmaca dünyaya' ifadesiyle bağlantı sağlar. I numaralı cümlenin sonundaki 'boyun eğer' ifadesi, II numaralı cümlede 'Ancak bu boyun eğme' şeklinde karşılandığı için II numaralı cümle üçüncü sırada yer alır. Dolayısıyla doğru yanıt II numaralı cümledir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesi olmaya en uygun ifadeyi belirlemek.
IV numaralı cümle, genel bir yargıyla konuyu başlattığı ve kendisinden önce başka bir cümleye gönderme yapan bir ifade içermediği için giriş cümlesidir.
Paragrafın ana konusunu tanıtan ve bağımsız bir yargı bildiren cümleler giriş cümlesi olmaya uygundur.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramlardan yola çıkılarak anlam akışını sürdüren ikinci cümleyi tespit etmek.
IV numaralı cümledeki 'yeniden inşa eder' ifadesi ve genel kurmaca vurgusu, I numaralı cümledeki 'bu kurmaca dünyaya' ifadesiyle bağlanır. Böylece sıralama IV - I şeklini alır.
Cümleler arasındaki zamirler ve işaret sıfatları anlamsal bağları kurmada belirleyicidir.
3
İkinci cümleden sonra gelecek ve bağlantı unsurlarını koruyacak üçüncü cümleyi belirlemek.
I numaralı cümlenin sonundaki 'boyun eğer' ifadesi, II numaralı cümlenin başındaki 'Ancak bu boyun eğme' ifadesiyle doğrudan eşleşir. Bu durumda sıralama IV - I - II şeklinde devam eder ve baştan üçüncü cümle II olur.
Metin içindeki eylem ve kavram tekrarları, mantıksal zincirin halkalarını oluşturur.
4
Geriye kalan cümleleri anlamlı bir sonuca bağlayarak sıralamayı doğrulamak.
II numaralı cümledeki 'yeniden ürettiği aktif bir süreçtir' ifadesi, III numaralı cümledeki 'bu yeniden üretim süreciyle' bağlantısına yönlendirir. Son olarak V numaralı cümle 'Dolayısıyla' bağlacıyla tüm metni özetleyen bir sonuç cümlesi olarak sona yerleşir. Sıralama IV - I - II - III - V şeklinde tamamlanır.
Paragrafın bütünsel anlamı ve sonuç bağlaçları, sıralamanın doğruluğunu teyit etmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arası anlamsal ve yapısal bağlantılar (gönderim ögeleri, bağlaçlar ve kavram tekrarları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 198Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Ekololog:
- Popüler inanışın aksine, ağaç dikmek tek başına her zaman ekosisteme fayda sağlamaz. Eğer o bölgenin florasına uygun olmayan, istilacı ya da aşırı su tüketen yabancı türler dikerseniz, oradaki yerli bitki örtüsünü ve su kaynaklarını yok ederek biyoçeşitliliğe zarar verirsiniz. Önemli olan ağaç sayısı değil, doğru ağacın doğru toprağa dikilmesidir.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Ekololog:
- Tabii ki. Bir bölgedeki ormansızlaşma ya da habitat kaybı sadece oradaki canlıları etkilemekle kalmaz; yerel iklim düzenini bozarak yağış rejimini değiştirir, toprak erozyonunu hızlandırır ve en nihayetinde tarımsal verimliliği düşürerek insan topluluklarının göç etmesine yol açar. Doğa zincirleme reaksiyonlarla çalışır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Son yıllarda hız kazanan ağaçlandırma çalışmalarının ekolojik açıdan her koşulda faydalı olduğunu söyleyebilir miyiz?
II. Yerel düzeyde yaşanan bir çevre sorununun ya da habitat kaybının, doğrudan insan yaşamı üzerinde de etkileri olur mu?

Cevap

Diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla ağaçlandırma çalışmalarının ekolojik açıdan her koşulda faydalı olup olmadığını sorgulayan ve yerel düzeydeki çevre sorunlarının insan yaşamı üzerindeki etkilerini araştıran sorular getirilmelidir.
Ekolologun ilk açıklaması 'ağaç dikmenin her zaman faydalı olmadığı' üzerine kuruludur. Bu açıklama, ağaçlandırma çalışmalarının her koşulda faydalı olup olmadığını sorgulayan soruyla tam bir uyum içindedir. İkinci açıklama ise 'yerel çevre sorunlarının zincirleme olarak insan yaşamına etkileri' hakkındadır ve yerel düzeydeki bir çevre sorununun doğrudan insan yaşamı üzerinde etkileri olup olmayacağını soran soruya doğrudan verilmiş bir cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolologun birinci cevabının ana düşüncesini analiz etmek.
Cevapta ağaç dikmenin tek başına her zaman faydalı olmadığı, yanlış türlerin biyoçeşitliliğe zarar verebileceği belirtilmiştir. Bu durum, ağaçlandırmanın her koşulda olumlu sonuç verip vermeyeceğini sorgulayan bir soruya işaret eder.
Gazetecinin yönelttiği ilk sorunun odağını belirlemek.
2
Ekolologun ikinci cevabının ana düşüncesini analiz etmek.
Cevapta ormansızlaşma ve habitat kaybının zincirleme reaksiyonlarla yerel iklimi, tarımı etkilediği ve en nihayetinde insan göçlerine yol açtığı açıklanmıştır. Bu durum, yerel çevre sorunlarının insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan bir soruyu gerekli kılar.
Gazetecinin yönelttiği ikinci sorunun odağını belirlemek.
3
Seçeneklerdeki soru çiftlerini değerlendirerek her iki boşluğu da anlamlı şekilde dolduran seçeneği belirlemek.
İlk soruda ağaçlandırma çalışmalarının her koşulda faydalı olup olmadığını soran, ikinci soruda ise yerel çevre sorunlarının doğrudan insan yaşamına etkilerini araştıran seçeneğin diyalog bütünlüğünü kusursuz sağladığı görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 199Soru

Dijital amnezi, bireylerin ihtiya�� duydukları çeşitli bilgilere internet ya da akıllı mobil cihazlar aracılığıyla saniyeler içinde ulaşabileceklerini bildikleri durumlarda, bu verileri kendi zihinsel belleklerinde saklama gereksinimi duymamaları olarak tanımlanır. Günümüzde hızla yaygınlaşan arama motorları ve akıllı telefonlar, adeta insan bilişsel sisteminin dışsal birer uzantısı hâline gelmiştir. Konuyla ilgili yapılan çeşitli deneysel araştırmalar, bireylerin internette kolayca erişebileceklerini düşündükleri bilgileri zihinlerinde tutmakta zorlandıklarını, buna karşın bu bilgilerin nerede saklandığını çok daha net hatırladıklarını ortaya koymaktadır. Bu durum, teknolojinin insan belleğinin biyolojik işlevini tamamen ortadan kaldırmadığını, aksine bilginin kendisini depolamaktan bilginin konumunu depolamaya doğru işlevsel bir dönüşüm başlattığını göstermektedir. Ne var ki dijital depolama mekanizmalarına aşırı bağımlı olmak, zihinsel analiz süreçlerini tembelleştirebilir ve bireyin derinlemesine muhakeme yapma yetisini zamanla köreltebilir. Dolayısıyla, teknolojinin sunduğu bu zahmetsiz erişim kolaylığı, uzun vadede bilişsel performans üzerinde beklenmedik olumsuz sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.

Bu parçaya göre "dijital amnezi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnternet ortamındaki bilgi kirliliğinin, bireylerin doğru bilgiye ulaşmasını zorlaştırarak dijital amneziye yol açtığına

Cevap

İnternet ortamındaki bilgi kirliliğinin, bireylerin doğru bilgiye ulaşmasını zorlaştırarak dijital amneziye yol açtığına
Doğru yanıt olan seçenek, metinde hiçbir şekilde yer almayan 'bilgi kirliliği' kavramını barındırmaktadır. Paragrafta dijital amnezinin bilgiye zahmetsiz ulaşmaktan kaynaklandığı belirtilmiş, ancak bu duruma internetteki bilgi kirliliğinin veya yanlış bilgilerin yol açtığına dair herhangi bir bilgiye ya da imaya yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Soru kökündeki 'değinilmemiştir' ifadesiyle olumsuz bir sorgulama yapıldığı ve seçeneklerdeki dört yargının paragrafta yardımcı düşünce olarak yer alırken bir tanesinin yer almadığı belirlenir.
Yardımcı düşünce sorularında doğru seçeneğe ulaşmak için metinde doğrudan veya dolaylı olarak bahsedilmeyen yargının bulunması gerekir.
2
Paragrafın cümle bazında taranması ve anahtar kelimelerin belirlenmesi
Metinde sırasıyla; dijital amnezinin tanımı, akıllı cihazların dışsal uzantı oluşu, bilginin kendisinden ziyade konumunun hatırlandığı, belleğin biyolojik işlevinin yok olmayıp dönüşüm geçirdiği ve aşırı bağımlılığın bilişsel olumsuzluklar yaratabileceği tespit edilir.
Metindeki yardımcı düşünceleri seçeneklerle hızlı ve hatasız bir şekilde eşleştirebilmek amacıyla anahtar ifadeler belirlenir.
3
Seçeneklerin paragraftaki bilgilerle eşleştirilmesi
Teknolojik cihazların zihnin dışsal bir parçası olması birinci cümleyle; bilgilerin konumunun hatırlanması üçüncü cümleyle; dijital araçlara aşırı bağımlılığın muhakemeyi köreltmesi son kısımla; biyolojik işlevin yok olmayıp dönüşüm geçirmesi ise dördüncü cümleyle eşleşir. Ancak internetteki bilgi kirliliği ve bunun dijital amneziyi tetiklemesine dair hiçbir ifadeye rastlanmaz.
Paragrafta yer almayan veya paragraftaki bilgilerle çelişen seçeneği netleştirmek için eleme yöntemi kullanılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 200Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Arkeolog:
- Bir kazı alanına adım attığımızda amacımız sadece toprağın altındaki gösterişli altın veya heykel gibi nesneleri bulup gün yüzüne çıkarmak değildir. Bizim için o alandaki kırık bir çömlek parçası, kömürleşmiş bir tohum kalıntısı ya da tabakalaşma düzeni, geçmişteki insanların günlük yaşam pratiklerine, beslenme alışkanlıklarına ve çevreyle olan etkileşimlerine dair çok daha kıymetli ipuçları barındırır. Kısacası biz nesnelerin peşinde değil, o nesnelerin anlattığı hikâyelerin ve insanlık tarihinin kayıp sayfalarının peşindeyiz.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Arkeolog:
- Teknolojik gelişmeler, özellikle de son yıllarda arkeolojide devrim yaratan disiplinler arası yöntemler işimizi büyük ölçüde değiştirdi. Örneğin, artık sadece gözle görülebilen buluntularla yetinmiyoruz; kimyasal analizler sayesinde bir kabın gözeneklerinde kalmış yağ asitlerini inceleyerek binlerce yıl önce orada hangi yemeğin pişirildiğini saptayabiliyoruz. Ya da uydu görüntüleme sistemleri (LIDAR) sayesinde sık bitki örtüsüyle kaplı ormanların altındaki devasa antik kent kalıntılarını hiç kazı yapmadan haritalandırabiliyoruz. Bu durum, geçmişe dair sorduğumuz soruları ve aldığımız yanıtlerin derinliğini tamamen dönüştürdü.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Arkeolojinin temel amacının sadece gösterişli tarihi eserleri bulmak olduğu yönündeki yaygın anlayışı nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. Yeni teknolojilerin ve disiplinler arası yaklaşımların, geçmişe dair araştırmalarınızın niteliğine etkisi nedir?

Cevap

İlk boşluğa arkeolojinin sadece gösterişli eserleri bulma amacı taşıdığına dair yaygın anlayışı sorgulayan soru, ikinci boşluğa ise yeni teknolojilerin ve disiplinler arası yaklaşımların araştırmaların niteliğine etkisini sorgulayan soru getirilmelidir.
Doğru yanıt olan seçenek konuşmacının iki cevabının da ana eksenini tam olarak karşılamaktadır. İlk sorudaki 'arkeolojinin sadece gösterişli tarihi eserleri bulmak olduğu yönündeki yaygın anlayış' ifadesi, arkeoloğun kazılarda altın ve heykel peşinde olmadıklarını, asıl amacın kırık çömlekler ve tohumlar üzerinden insanlık tarihinin kayıp hikâyelerini bulmak olduğunu belirttiği ilk cevabıyla örtüşür. İkinci sorudaki 'yeni teknolojilerin ve disiplinler arası yaklaşımların araştırmaların niteliğine etkisi' ifadesi ise kimyasal analizler ve uydu sistemlerinin geçmişe dair sorulan soruların derinliğini nasıl dönüştürdüğünü açıklayan ikinci cevapla eksiksiz şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yanıtın ana düşüncesini belirlemek.
Arkeolog, kazıların amacının sadece gösterişli altın veya heykeller bulmak olmadığını; kırık çömlek, tohum gibi sıradan nesnelerin geçmişteki insan yaşamına dair daha önemli bilgiler sunduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla ilk soru arkeolojinin hedefine dair popüler hazine avcılığı algısıyla ilgili olmalıdır.
Arkeoloğun ilk ifadesindeki amaça ve yaygın algıya yönelik karşı çıkışı anlamlandırmak için.
2
İkinci yanıtın ana düşüncesini belirlemek.
Arkeolog; kimyasal analizler ve uydu görüntüleme sistemleri gibi yeni teknolojik ve disiplinler arası yöntemlerin sadece işleri kolaylaştırmadığını, geçmişe sordukları soruların ve aldıkları yanıtların derinliğini kökten dönüştürdüğünü vurgulamaktadır. Dolayısıyla ikinci soru, modern bilimsel gelişmelerin arkeolojik araştırmaların niteliğine etkisine odaklanmalıdır.
İkinci ifadedeki teknolojik devrim ve araştırma derinliği vurgusunu sorusuyla eşleştirmek için.
3
Seçenekleri bu iki ölçüte göre değerlendirmek.
Arkeolojinin sadece gösterişli eserleri bulma amacı taşıdığına dair yaygın anlayışı ve yeni teknolojilerin geçmişi araştırma niteliğine etkisini soran seçenek, iki yanıta da tam uyum sağlamaktadır.
Doğru eşleşmeyi içeren seçeneği tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında boşluklara getirilecek sorular, konuşmacının verdiği yanıtların ana düşüncesi, kapsamı ve tonu ile doğrudan uyumlu olmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 10 / 30Sonraki