4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca "işverenin ücret ödeme borcu" ve "ücretin korunması" prensipleri dikkate alındığında, aşağıdaki uygulamalardan hangisi hukukî açıdan doğrudur?
- AÜcret alacaklarının, muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulması.
- BHaftalık 45 saati aşan fazla çalışmalar için ödenecek ücretin, normal çalışma ücretinin yüzde yirmi beş zamlı hali olarak hesaplanması.
- Cİşverenin, işçiler arasında kıdem, liyakat veya performans farkı gözetmeksizin her durumda mutlak suretle eşit ücret ödeme yükümlülüğü altında olması.
- Ödeme gününde mücbir bir neden olmaksızın ödenmeyen ücret alacakları için temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi.Cevap
- Eİşçinin aylık ücretinin, kamu borçları veya vergi borçları söz konusu olduğunda herhangi bir yasal sınırlama olmaksızın tamamının haczolunabilmesi.
Cevap
Ödeme gününde ödenmeyen ücret alacakları için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi hukuka uygundur.
İş Kanunu'nun 34. maddesi, ücretin zamanında ödenmemesi durumunda uygulanacak yaptırımı açıkça belirtmiştir. Buna göre, mücbir sebep olmaksızın ödenmeyen ücretler için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı talep edilebilir. Bu, işçinin enflasyon ve gecikme karşısında korunmasını sağlayan özel bir düzenlemedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İşverenin Ücret Ödeme Borcu ve Ücretin Korunması
Daha Fazla Pratik
Ücretin korunması kapsamında 'ücret kesme cezası' sınırlarını ve bu cezaların kullanım yerlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s