Ahşap oyma işlerinin yapıldığı bir atölyede, ustalara ait özel el takımlarının ve keskilerin işçiler tarafından getirilerek kullanılmasının o bölgede köklü ve yerleşik bir adet olduğu bilinmektedir. İş sözleşmesinde bu konuda herhangi bir hüküm bulunmamasına rağmen, yeni işe başlayan işçi kendi takımlarını getirmiş; ancak ay sonunda bu araçların yıpranma payı ve kullanımı için işverenden 'uygun bir karşılık' talep etmiştir. İşveren ise, bölgedeki adetin araçları işçinin getirmesi yönünde olduğunu savunarak bu talebi reddetmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 413. maddesi uyarınca bu hukuki uyuşmazlığın çözümüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşin görülmesi için gerekli araçların işçi tarafından sağlanacağına dair yerleşik bir adetin bulunması, bu araçların kullanımı karşılığında işverenin uygun bir karşılık ödeme borcunu, bu konuda aksine bir adet veya sözleşme hükmü yoksa ortadan kaldırmaz.Cevap
- BAraçların işçi tarafından sağlanacağı yönündeki yerleşik adet, işverenin araç sağlama borcunu sona erdirdiği gibi, doğası gereği bu araçlar için bedel ödenmeyeceğine dair de kesin bir kanuni karine teşkil eder.
- Cİşçinin kendi araçlarını kullanması karşılığında ödenecek bedel, iş görme borcunun şahsiliği ilkesi gereği asıl ücretin bir parçası kabul edilir ve kıdem tazminatı hesabında çıplak ücrete eklenir.
- DTBK 413 kapsamında işçiye ödenecek araç kullanım karşılığı sadece bir hasar tazminatı niteliğinde olduğundan, araçlarda somut bir yıpranma veya bozulma ispatlanmadıkça talep edilemez.
- Eİşverenin araç ve gereç sağlama borcu emredici bir hukuk kuralı olduğundan, sözleşmede veya adette aksine hüküm bulunsa dahi geçersizdir ve işçi her zaman araçların işveren tarafından teminini isteyebilir.
Cevap
İşin görülmesi için gerekli araçların işçi tarafından sağlanacağına dair yerleşik bir adetin bulunması, bu araçların kullanımı karşılığında işverenin uygun bir karşılık ödeme borcunu, bu konuda aksine bir adet veya sözleşme hükmü yoksa ortadan kaldırmaz.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi iki aşamalı bir yapı sunar. İlk fıkraya göre, aksine adet veya sözleşme yoksa araçları işveren sağlar. Olaydaki yerleşik adet, bu sağlama borcunu işçiye yüklemektedir. Ancak ikinci fıkra, işçinin araç sağlaması durumunda işverenin 'uygun bir karşılık' ödemesini emreder; meğerki ödeme yapılmayacağına dair de aksine bir adet veya sözleşme hükmü olsun. Olayda araçların işçi tarafından getirileceğine dair bir adet vardır ancak bu araçların 'bedelsiz' kullanılacağına dair bir adet veya sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle işveren, aracın kullanımı karşılığında işçiye uygun bir bedel ödemekle yükümlüdür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İşverenin araç ve gereç sağlama borcunun yedek hukuk kuralı niteliği ve karşılık ödeme borcunun bağımsızlığı.
Daha Fazla Pratik
İşverenin giderleri karşılama borcu (TBK 414) ile araç sağlama borcu (TBK 413) arasındaki farkları ve her iki durumda karşılık ödenmeyeceğine dair sözleşme hükümlerinin geçerliliğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s