4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; işyerinde dışsal bir zorlayıcı sebep (mücbir sebep) nedeniyle faaliyetin tamamen durması ve kısa çalışma kararı alınması durumunda, uygulama süreci ve ödemelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AKısa çalışma ödeneği, zorlayıcı sebebin meydana geldiği ve faaliyetin durduğu ilk günden itibaren Türkiye İş Kurumu tarafından sigortalıya ödenmeye başlanır.
- Zorlayıcı sebebin ortaya çıktığı tarihten itibaren ilk bir haftalık bekleme süresi için işveren işçiye yarım ücret öder ve kısa çalışma ödeneği bu sürenin bitiminden itibaren başlar.Cevap
- CKısa çalışma ödeneği süresince sigortalılar adına yaşlılık, emeklilik ve malullük primleri Türkiye İş Kurumu tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna tam olarak yatırılır.
- DKısa çalışma ödeneğinin miktarı, işçinin günlük brüt kazancının %80'i olup her halükarda asgari ücretin brüt tutarının %200'ünü geçemez.
- ECumhurbaşkanı, üç aylık kısa çalışma süresini sadece genel ekonomik kriz durumlarında uzatmaya yetkili olup zorlayıcı sebeplerde bu yetkiyi kullanamaz.
Cevap
Zorlayıcı sebeple kısa çalışmaya gidildiğinde, ilk bir hafta işveren yarım ücret öder ve İŞKUR ödeneği bu süreden sonra başlar.
Dışsal bir zorlayıcı sebep (yangın, sel, deprem, salgın hastalık vb.) nedeniyle faaliyetin durması halinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 40. maddesi gereği işveren ilk bir hafta boyunca işçiye yarım ücret ödemekle yükümlüdür. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu Ek Madde 2 hükmü ise kısa çalışma ödeneğinin bu bir haftalık sürenin bitiminden itibaren başlayacağını açıkça belirtmiştir. Bu nedenle doğru ifade, ilk haftanın işveren tarafından yarım ücretle karşılanması ve ödeneğin sonradan başlamasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Zorlayıcı Sebeplerde Kısa Çalışma Ödeneği Başlangıcı ve Bir Haftalık Bekleme Süresi