Türkiye Cumhuriyeti'nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üyelik süreci incelendiğinde; genel teamülün aksine cemiyete üyelik başvurusu yapmadığı, İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle cemiyetin genel kurulu tarafından resmen davet edildiği görülmektedir. Türkiye'nin uluslararası bir kuruluşa bu şekilde davet edilerek katılması, aşağıdakilerden hangisinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir?
- "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle bağdaşan barışçı ve istikrarlı politikaların uluslararası toplumda güven uyandırmasıCevap
- BBalkan Antantı'nın kurulmasıyla bölge barışının korunmasında Türkiye'nin merkezi bir rol üstlendiğinin tescillenmesi
- CKellogg-Briand Paktı'nın imzalanmasıyla dünya barışının kesin olarak tesis edilmesi ve Türkiye'nin bu paktın öncüsü olması
- DSadabat Paktı aracılığıyla doğu sınırlarının güvence altına alınmasının cemiyet nezdinde prestij sağlaması
- EMusul Sorunu'nun cemiyet aracılığıyla Türkiye'nin lehine çözülmesinin İngiltere ile olan gerginliği tamamen bitirmesi
Cevap
Türkiye'nin barışçı dış politikası ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda attığı adımların uluslararası alanda takdir edilmesi ve güven oluşturmasıdır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine davet edilerek katılması, uluslararası diplomaside nadir görülen bir durumdur. Bu durum, Türkiye'nin Lozan sonrası dönemde "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle yürüttüğü barışçı, tutarlı ve güven verici politikaların bir sonucudur. İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteği, Türkiye'nin sadece bölgesinde değil dünya siyasetinde de barışın teminatı olarak görüldüğünü kanıtlamaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine giriş süreci ve barışçı dış politika vizyonu.
Daha Fazla Pratik
Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'nın kurulma amaçları ile Milletler Cemiyeti arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s