Atatürk Dönemi Türk dış politikasında "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimseyen Türkiye, 1930'lu yılların başından itibaren uluslararası barışın korunması için aktif bir çaba sergilemiştir. Bu barışçı yaklaşımı, Türkiye'nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üyelik sürecinde, cemiyetin kuruluş tüzüğündeki müracaat şartının kendisi için esnetilmesini ve üyeliğe davet edilmesini sağlamıştır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine üye olmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle 1932 yılında davet usulüyle gerçekleşmiştir.Cevap
- BBalkan Antantı'na imza atan devletlerin ortak bir kararıyla 1934 yılında cemiyete girmiştir.
- CKellogg-Briand Paktı'na katılımın bir ön şartı olarak 1928 yılında cemiyete üye olmuştur.
- DSadabat Paktı ile Orta Doğu'daki sınır güvenliğini sağladıktan sonra cemiyete müracaat ederek katılmıştır.
- EMusul Meselesi'nin cemiyet tarafından Türkiye lehine çözüme kavuşturulmasından hemen sonra üyeliğe kabul edilmiştir.
Cevap
İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle 1932 yılında davet usulüyle gerçekleşmiştir.
Türkiye, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda izlediği barışçı politikalar sayesinde Milletler Cemiyetine davet edilerek katılan ilk devlet olmuştur. Bu süreçte resmi teklif İspanya tarafından sunulmuş, Türkiye'nin o dönemde ilişkilerini düzelttiği Yunanistan ise bu teklife destek vermiştir. Üyelik 18 Temmuz 1932 tarihinde resmileşmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Milletler Cemiyetine Giriş Süreci ve Davet Usulü
Tahmini Süre:1m 15s