Türk-İslam devletlerinde toprak yönetimi ile merkezi otorite ve ekonomi arasındaki ilişkiyi düzenleyen kurallar bütünü değerlendirildiğinde; devletin taşradaki nüfuzunu artırmak ve iktisadi istikrarı korumak amacıyla gerçekleştirdiği uygulamalar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
- AToprak mülkiyetinin büyük oranda 'Miri Arazi' statüsüyle devlete ait sayılması
- Bİkta sahiplerine tahsis edilen toprakların ve vergi toplama yetkisinin miras yoluyla devredilmesinin yasaklanması
- Vakıf arazilerinden elde edilen gelirlerin stratejik öneme sahip sınır kalelerinin inşasında ve ordu maaşlarında kullanılmasıCevap
- DKöylünün toprağını geçerli bir sebep olmaksızın üst üste yıl boş bırakması durumunda toprağın geri alınarak başkasına verilmesi
- Eİkta sahiplerine topladıkları vergi gelirleri karşılığında tam donanımlı atlı askerler yetiştirme zorunluluğunun getirilmesi
Cevap
Vakıf arazilerinden elde edilen gelirlerin stratejik öneme sahip sınır kalelerinin inşasında ve ordu maaşlarında kullanılması gösterilemez.
Türk-İslam devletlerinde vakıf müessesesi, mülkiyeti Allah'a, menfaati ise kamuya ait olan bir sistemdir. Bir mal vakfedildikten sonra artık devletin veya şahsın tasarrufundan çıkar. Vakıf gelirlerinin askeri harcamalarda veya ordu maaşlarında kullanılması, vakıf hukukunun temel ilkelerinden olan 'amaç dışı kullanım yasağı'na aykırıdır. Bu hizmetler vakıf değil, doğrudan ikta veya merkezi hazine gelirleriyle karşılanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vakıf Sisteminin Dokunulmazlığı ve Amacı
İpuçları
1
İkta sistemi devletin askeri ve idari yükünü hafifletirken, vakıf sistemi sosyal yükünü hafifletir.
2
Bir mülk vakfedildiğinde mülkiyeti şahıstan veya devletten çıkar; geri dönülemez bir kamu hizmetine dönüşür.
3
Vakfiyeler, devlet başkanlarının bile kolayca değiştiremeyeceği hukuki metinlerdir; gelirleri savaş veya maaş gibi amaçlar için kullanılamaz.
Daha Fazla Pratik
Vakıf sisteminin eğitim ve bayındırlık üzerindeki etkilerini incelemek için 'Külliye' kavramına çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s