1961 Anayasası'nın 1971 ve 1973 yıllarında uğradığı kapsamlı değişikliklerden önceki özgün metni (ilk hali) dikkate alındığında, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ATemel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında sadece "hakkın özü" güvencesine yer verilmiş, ancak sınırlama sebeplerinin kanunda açıkça gösterilmesi zorunluluğu getirilmemiştir.
- Anayasa'da genel bir sınırlama maddesine yer verilmemiş; hakların ancak ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplerle ve hakkın özüne dokunulmaksızın kanunla sınırlanabileceği esası benimsenmiştir.Cevap
- CYürütme organına, kamu düzeninin bozulduğu durumlarda temel hakları kanun hükmünde kararname ile sınırlama yetkisi ilk kez bu Anayasa'nın özgün metniyle tanınmıştır.
- DTemel hak ve hürriyetlerin korunmasında liberal bir yaklaşım sergilenmiş olsa da, Anayasa'nın başlangıç kısmında belirtilen ilkeler tüm haklar için ortak "genel sınırlama" sebebi kabul edilmiştir.
- E1924 Anayasası'ndaki "kanunun çizdiği sınır" ilkesi aynen korunmuş, ancak hakların sınırlandırılması konusunda yasama organına verilen sınırsız takdir yetkisi Danıştay denetimine tabi tutulmuştur.
Cevap
Anayasa'da genel bir sınırlama maddesine yer verilmemiş; hakların ancak ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplerle ve hakkın özüne dokunulmaksızın kanunla sınırlanabileceği esası benimsenmiştir.
1961 Anayasası'nın 1961-1971 yılları arasındaki özgün hali, Türk anayasa tarihinin en liberal dönemidir. Bu dönemde 'genel sınırlama' (Anayasa'nın genelinde her hak için geçerli olan kısıtlama sebepleri) bulunmamaktaydı. Bir hakkın sınırlanabilmesi için mutlaka o hakkın kendi maddesinde 'özel bir sınırlama sebebi' bulunması, bu sınırlamanın kanunla yapılması ve sınırlamanın 'hakkın özüne' (hakkı kullanılmaz hale getirecek müdahalelere) dokunmaması gerekirdi.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1961 Anayasası'nda Temel Hakların Sınırlandırılması Rejimi
Tahmini Süre:2m 0s