Kanun-i Esasi’nin hükümleri dikkate alındığında, yasama organının halk tarafından seçilen kanadını oluşturan Meclis-i Mebusan üyelerinin (mebusların) temsil yetkisi ve hukuki statüsü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Mebuslar, sadece kendilerini seçen bölgenin değil, tüm Osmanlı tebaasının vekili sayılırlar.Cevap
- BMebuslar, sadece kendi seçim bölgelerindeki yerel idarelerin temsilcisi olarak görev yaparlar.
- CMebuslar, padişah tarafından ömür boyu görev yapmak üzere atanan Heyet-i Ayan üyeleriyle aynı statüye sahiptir.
- DMebuslar, yürütme organı olan Heyet-i Vükela'nın hiyerarşik denetimi altında çalışırlar.
- EMebuslar, meclis çalışmalarındaki görüşlerinden dolayı hukuki korumadan (yasama sorumsuzluğu) tamamen yoksundurlar.
Cevap
Mebuslar, sadece kendilerini seçen bölgenin değil, tüm Osmanlı tebaasının vekili sayılırlar.
Doğru cevap, mebusların tüm Osmanlı tebaasını temsil ettiğini ifade etmektedir. Kanun-i Esasi'nin . maddesi 'Her mebus ancak kendini seçenlerin değil, bütün Osmanlıların vekilidir' hükmünü taşıyarak 'ulusal temsil' ilkesini ilk kez Türk anayasa hukukuna dahil etmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kanun-i Esasi'de Ulusal Temsil İlkesi
İpuçları
1
Modern parlamentolarda olduğu gibi, Osmanlı'da da mebusların kim adına hareket ettiğine bakın.
2
Anayasanın . maddesi, mebusun sadece bir bölgenin mi yoksa tüm ülkenin mi temsilcisi olduğunu açıklar.
3
Mebuslar yerel birer temsilci değil, tüm Osmanlıların vekili (milletvekili) sıfatıyla hareket ederler.
Daha Fazla Pratik
Meclis-i Ayan ve Meclis-i Mebusan arasındaki üye sayısı oranlarını ve padişahın meclisi feshetme yetkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s