Dünya Savaşı’nın devam ettiği yılında, Müttefik Devletler'in Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa çekmek amacıyla baskılarını artırdığı Adana ve Kahire Konferansları gerçekleşmiştir. Bu görüşmelerde Türkiye, ilkesel olarak Müttefiklerin yanında olduğunu belirtmesine rağmen fiilen savaşa girmeyi bir süre daha ertelemeyi başarmıştır.
Buna göre, Türkiye’nin bu diplomatik görüşmelerde savaşa katılma taleplerine karşı öne sürdüğü en temel erteleme gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Türk ordusunun modern silah, araç ve teknik teçhizat bakımından yetersizliğiCevap
- BAlmanya ile yılında imzalanan Dostluk ve Saldırmazlık Paktı’nın getirdiği hukuki yükümlülükler
- CBirleşmiş Milletler Teşkilatı’na asil üye olarak kabul edilme şartının henüz yerine getirilmemiş olması
- DMilli Korunma Kanunu kapsamında uygulanan iç ekonomik tedbirlerin henüz tamamlanmamış olması
- EMontrö Boğazlar Sözleşmesi gereğince Boğazların tüm savaş gemilerine kapalı tutulma zorunluluğu
Cevap
Türkiye'nin Adana ve Kahire Konferansları'nda savaşa fiilen katılmayı ertelemek için sunduğu temel gerekçe, Türk ordusunun modern silah ve teçhizat bakımından yetersiz olduğudur.
Türkiye, yılında gerçekleşen görüşmelerde ilkesel olarak müttefiklerin yanında olduğunu beyan etmiştir. Ancak ordusunun modern bir savaşı yürütecek teknik kapasiteye (tank, uçak, mühimmat) sahip olmadığını, bu ihtiyaçlar tam olarak karşılanmadan savaşa girilmesinin felaket olacağını belirterek süreci başarıyla uzatmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'ndaki Aktif Tarafsızlık ve Denge Politikası
İpuçları
1
Türkiye'nin savaş dışı kalmak için müttefiklerden sürekli 'bir şey' talep ettiğini hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
Adana ve Kahire Konferansları sonrasında Türkiye'nin yılında savaşa girmesinin arkasındaki Yalta Konferansı kararlarını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s