Türkiye Cumhuriyeti’nde yılından itibaren ağırlık kazanan devletçilik modeli; dönemin bazı Avrupa devletlerinde uygulanan baskıcı ekonomik sistemlerden farklı olarak özel teşebbüsü dışlamamış, aksine özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girmesini öngörmüştür. Atatürk’ün "Türkiye’nin tatbik ettiği devletçilik sistemi, hiçbir zaman sosyalizm prensiplerine dayalı bir sistem değildir." sözü de bu yaklaşımı desteklemektedir. Bu bilgilere dayanarak, Türk tipi devletçilik anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Doktriner bir ideoloji olmaktan ziyade, ülkenin içinde bulunduğu zorunluluklardan doğan pragmatik bir uygulamadır.Cevap
- BÖzel mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırarak tüm üretim araçlarını kamu denetimine almayı amaçlamıştır.
- CSadece savunma sanayisi ve askeri harcamalarla sınırlı kalarak toplumsal refahı ikinci plana atmıştır.
- DYabancı sermayenin ülkeye girişini tamamen yasaklayarak mutlak bir kapalı ekonomi modelini benimsemiştir.
- ESınıfsız bir toplum yapısı oluşturma hedefiyle toplumsal tabakalaşmayı zorla engellemeyi esas almıştır.
Cevap
Türk tipi devletçilik, doktriner bir ideoloji olmaktan ziyade ülkenin ihtiyaçlarından doğan pragmatik bir uygulamadır.
Doğru seçenek olan ifadedeki 'pragmatik uygulama' vurgusu, Türk devletçiliğinin en belirgin özelliğidir. Bu sistem, belirli bir ideolojik kalıba uymak yerine Türkiye'nin o günkü sermaye azlığı, teknik eleman eksikliği ve küresel kriz şartlarına çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiştir. Özel sektörü rakip olarak değil, tamamlayıcı olarak görür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türk Tipi Devletçiliğin Özgünlüğü ve Karma Ekonomi
Tahmini Süre:1m 15s