Türk-İslam devletlerinde adalet mekanizması, toplumsal ve kurumsal ihtiyaçlara göre şekillenmiştir. Bu doğrultuda, sivil halkın davalarına bakan 'Kadı'ların yanı sıra, münhasıran ordu mensupları arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve askeri davaları karara bağlamak amacıyla 'Kadıleşker' (Kazasker) makamı oluşturulmuştur.
Bu uygulama, Türk-İslam devletlerindeki hukuk sistemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlamaktadır?
- Hukuk alanında görev ve yetki paylaşımıyla uzmanlaşmaya gidildiğiniCevap
- BOrdunun yönetim üzerindeki siyasi baskısının hukuk yoluyla azaltılmak istendiğini
- CŞer'î hukuk kurallarının askeri alanda tamamen geçersiz sayıldığını
- DÖrfî hukukun bütün adli süreçlerde tek belirleyici güç haline geldiğini
- EYargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırılarak yargının ordunun denetimine girdiğini
Cevap
Hukuk sisteminde görev ve yetki paylaşımı yapılarak askeri ve sivil yargı şeklinde bir uzmanlaşmaya gidilmiştir.
Türk-İslam devletlerinde yargı teşkilatının sivil (şer'î) ve askeri olarak ikiye ayrılması, devletin hukuk işlerini rastgele değil, belirli bir uzmanlık ve iş bölümü çerçevesinde yürüttüğünü gösterir. Kadıleşker'in sadece askerlerle ilgili davalara bakması, bu alanın özel bir ihtisas gerektirdiğinin kabul edildiğinin doğrudan kanıtıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hukukta Fonksiyonel Uzmanlaşma
İpuçları
1
Farklı davalara farklı uzmanların bakması neyi gösterir?
2
Sivil halk ile ordu mensuplarının hukuk işlerinin ayrılması bir 'iş bölümü' müdür?
3
Bir kurumun dallara ayrılması, o kurumun profesyonelleştiğini ve uzmanlaştığını kanıtlar.
Daha Fazla Pratik
Osmanlı Devleti'ndeki 'Kazasker' makamı ile Büyük Selçuklulardaki 'Kadıleşker' arasındaki benzerlik ve farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s