Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 261Soru

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri incelendiğinde, ortanca yaşın (median yaş) yıllar içindeki değişimi ülkenin demografik dönüşümü hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. 19801980 yılında 19,019,0 olan ortanca yaşın, 20242024 yılı verilerine göre 34,034,0 seviyelerine yükselmiş olması, Türkiye nüfusuyla ilgili aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum oranlarının azalmasıyla birlikte yaşlı nüfus oranının artmaya başlamasının

Cevap

Doğum oranlarının azalmasıyla birlikte yaşlı nüfus oranının artmaya başlamasının
Ortanca yaşın yükselmesi, bir ülkenin nüfus yapısının yaşlandığını gösteren en temel demografik göstergedir. Türkiye'de son 40 yılda doğum oranlarının belirgin bir şekilde azalması (nüfus tabanının daralması) ve ortalama yaşam süresinin uzaması (yaşlı nüfus payının artması), ortanca yaşın 1919 gibi çok genç bir seviyeden 3434 gibi olgun bir seviyeye çıkmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ortanca yaş kavramını analiz etme
Ortanca yaş, nüfusu yaş bakımından tam ortadan ikiye bölen yaştır; doğum oranları düştükçe ve ömür uzadıkça yükselir.
Değişimin demografik anlamını kavramak için tanım gereklidir.
2
Türkiye'nin verilerini karşılaştırma
1980'den 2024'e ortanca yaşın 1919’dan 3434’e çıkması, nüfusun genç yapısını kaybederek yaşlanma sürecine girdiğini gösterir.
Yıllar içindeki sayısal artışın nüfus yapısındaki niteliksel karşılığını bulmak için karşılaştırma yapılır.
3
Neden-sonuç ilişkisi kurma
Bu yükselişin temel nedeni, ailelerin daha az çocuk sahibi olması (nüfus tabanının daralması) ve sağlık koşullarının iyileşmesiyle yaşlı nüfusun artmasıdır.
Nüfusun yapısal değişiminin temel dinamiğini belirlemek için nedenler saptanır.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Nüfus Yaşlanması

İpuçları

1
Ortanca yaşın artması nüfusun 'yaşlandığına' işaret eder.
2
Nüfusun yaşlanması için ya yeni doğanların azalması ya da yaşlıların daha uzun yaşaması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidindeki taban daralmasını ve bunun gelecekteki 'çalışma çağı nüfusu' üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 262Soru

Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alan bir ilçede, son yıllarda hızlanan dışa göç hareketlerini inceleyen bir araştırmacı, göç eden ailelerle yaptığı mülakatlar sonucunda göç kararında etkili olan şu temel nedenleri tespit etmiştir:

I. İlçedeki sağlık ocağı ve devlet hastanesinde uzman hekim ile donanım eksikliği yaşanması
II. Göç edilen büyükşehirdeki organize sanayi bölgesinin geniş ve düzenli iş imkânları sunması
III. İlçede yaygın olan kuru tarım faaliyetlerinde verimin iklim koşullarına bağlı olarak istikrarsız olması
IV. Büyükşehirlerdeki üniversite, mesleki eğitim kurumları ve sosyokültürel etkinliklerin çeşitliliği

Araştırmacı, göç sürecini yönlendiren bu faktörleri 'itici güçler' (kaynak yörenin olumsuzlukları) ve 'çekici güçler' (hedef yörenin cazip yönleri) olarak sınıflandırmak istemektedir.

Buna göre, numaralanmış tespitlerin itici ve çekici faktörler olarak doğru sınıflandırılması aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtici Faktörler: I ve III - Çekici Faktörler: II ve IV

Cevap

İlçedeki sağlık donanımı eksikliği ve tarımsal verimsizliğin (I ve III) itici faktör, büyükşehirdeki iş ve eğitim imkânlarının (II ve IV) çekici faktör olarak gruplandırıldığı eşleştirme doğrudur.
Göç olayında, bireylerin doğup büyüdükleri veya yaşadıkları yeri terk etmelerine neden olan her türlü ekonomik, sosyal ve altyapısal eksikliğe 'itici faktörler' denir. Buna karşın, hedef merkezin sunduğu daha iyi yaşam standartları, istihdam ve eğitim olanaklarına 'çekici faktörler' adı verilir. Soruda verilen ilçedeki sağlık personeli yetersizliği (I) ve tarımsal sorunlar (III) yaşanılan yerin itici güçleridir. Büyükşehirlerdeki sanayi iş imkânları (II) ile gelişmiş eğitim olanakları (IV) ise insanları kente çeken cazibe merkezleri, yani çekici güçlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen tespitler arasında yaşanılan yerdeki (ilçedeki) olumsuz koşulları ve zorlukları belirle.
I. maddedeki sağlık hizmeti eksikliği ve III. maddedeki tarımsal verimsizlik, insanların bulundukları yeri terk etmesine yol açan olumsuzluklardır.
Göç terminolojisinde kaynağa ait olumsuz durumlar 'itici güç' (push factor) olarak tanımlanır.
2
Verilen tespitler arasında göç edilecek yerin (büyükşehirin) sunduğu avantajları ve fırsatları belirle.
II. maddedeki sanayi işçiliği fırsatları ve IV. maddedeki eğitim/kültür çeşitliliği, insanları kendine çeken cazip unsurlardır.
Hedef bölgenin sunduğu her türlü ekonomik, sosyal ve kültürel avantaj 'çekici güç' (pull factor) olarak adlandırılır.
3
Belirlenen itici (I, III) ve çekici (II, IV) faktörleri eşleştir.
İtici Faktörler: I ve III - Çekici Faktörler: II ve IV eşleşmesi elde edilir.
Soruda istenen doğru sınıflandırma yapılmış olur.

Anahtar Kavram

Göçün Nedenleri: İtici ve Çekici Faktörler

İpuçları

1
İtici faktörler, insanların bulundukları yeri terk etmelerine yol açan 'sorunlar, zorluklar ve eksiklikler'dir.
2
Çekici faktörler, göç edilecek olan kentlerin veya büyükşehirlerin insanlara sunduğu 'fırsatlar ve cazip imkânlar'dır.
3
Sağlık hizmeti alamamak ve tarladan verim alamamak birer zorluk iken (itici), fabrikada iş bulmak ve iyi bir üniversitede okumak birer fırsattır (çekici).

Daha Fazla Pratik

İç göçün 'mekânsal sonuçlarını' (gecekondulaşma, altyapı yetersizliği vb.) ele alan konuları tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 263Soru

Türkiye'de İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde su kaynaklarının yetersizliği ve yer şekillerinin düz olması, kırsal yerleşmelerin su noktaları çevresinde yoğunlaşarak "toplu yerleşme" dokusu kazanmasına neden olmuştur. Ancak son yıllarda bu bölgelerin bazı kesimlerinde uygulanan tarımsal projeler ve teknolojik gelişmeler, yerleşme dokularında değişimlere yol açmaktadır. Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin bir bölgedeki kırsal yerleşme dokusunu toplu yapıdan daha gevşek veya yayılmış bir yapıya dönüştürmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş alanlara yayılan modern sulama sistemlerinin ve kanallarının inşa edilmesi

Cevap

Geniş alanlara yayılan modern sulama sistemlerinin ve kanallarının inşa edilmesi seçeneği doğrudur.
Doğru seçenek olan modern sulama sistemlerinin inşası, suyun coğrafi dağılımını homojen hale getirerek yerleşmenin belirli bir odak noktasına olan bağımlılığını ortadan kaldırır. Bu durum, toplu yerleşme dokusunun çözülmesine ve evlerin araziye yayılmasına zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme dokusunun temel belirleyicilerini analiz etme
İç ve Güneydoğu Anadolu'da toplu yerleşmenin ana nedeni su azlığıdır; insanlar tek bir su kaynağına (kuyu, çeşme) muhtaçtır.
Toplu yerleşmelerde evler arasındaki mesafe azdır çünkü herkes suyun bulunduğu merkezde toplanmak zorundadır.
2
Sulama projelerinin (GAP, KOP vb.) etkisini değerlendirme
Modern sulama kanalları suyu geniş arazilere taşıdığında, su her noktadan ulaşılabilir hale gelir.
Su kısıtlaması ortadan kalktığında, hane halkı tarlasını daha kolay işlemek ve korumak için köy merkezinden ayrılarak kendi arazisi üzerine ev yapmaya başlar.
3
Dokusal değişimi sonuçlandırma
Yerleşme merkezi dışına yayılan yeni konutlar, dokuyu toplu yapıdan "gevşek" veya "dağınık" yapıya doğru dönüştürür.
Teknik imkanlar doğal çevre kısıtlamalarını (su azlığı) esnettiği için beşerî yerleşim düzeni de değişir.

Anahtar Kavram

Su kaynaklarının dağılımı ile yerleşme dokusu (toplu/dağınık) arasındaki korelasyon.

İpuçları

1
Toplu yerleşmelerin nedenini düşünün: İnsanlar neden evlerini birbirine bu kadar yakın yapmak zorundadır?
2
Kırsal alanlarda evlerin birbirinden uzaklaşması için en temel ihtiyaç olan 'su'yun her yerde bulunması gerekir.
3
GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) gibi büyük sulama projeleri, bölgedeki geleneksel toplu köy yapısını nasıl etkilemiş olabilir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağınık yerleşmelerin görüldüğü Karadeniz Bölgesi ile bu tip projelerin uygulandığı Güneydoğu Anadolu'yu doku bakımından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 264Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri, su kaynakları ve ulaşım hatları gibi unsurlar belirleyicidir. Bazı köylerde meskenler; bir yolun iki tarafında, bir akarsu yatağı boyunca veya bir vadi tabanında hat şeklinde sıralanmışlardır.

Bu şekilde bir hat üzerinde uzanan kırsal yerleşme dokusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çizgisel yerleşme

Cevap

Çizgisel yerleşme
Çizgisel (lineer) yerleşme dokusu, meskenlerin bir yol, akarsu, demir yolu veya vadi gibi doğrusal bir hat boyunca yan yana sıralanmasıyla oluşur. Türkiye'de özellikle vadi tabanlarında ve ana yollar çevresindeki köylerde bu doku tipik olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar ifadeleri belirleyin.
'Bir hat şeklinde sıralanma', 'yolun iki tarafı', 'akarsu yatağı boyunca' gibi ifadeler doğrusal bir dizilimi işaret eder.
Yerleşme dokularını belirlemek için meskenlerin diziliş biçimine ve bu dizilişi etkileyen unsurlara bakılır.
2
Belirlenen özellikleri coğrafi terimlerle eşleştirin.
Doğrusal bir hat boyunca uzanan bu yapı 'çizgisel (lineer) yerleşme' olarak tanımlanır.
Terminolojik olarak hat boyu uzanan yerleşmeler bu adla anılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Kırsal Yerleşme Dokuları (Çizgisel Yerleşme)

İpuçları

1
Soruda geçen 'bir hat üzerinde' ve 'boyunca' ifadelerine dikkat edin.
2
Meskenlerin bir çizgi oluşturacak şekilde yan yana gelmesini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin yerleşme dokularını karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 265Soru

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki bir yöreye ait aritmetik ve fizyolojik nüfus yoğunluğu değerleri verilmiştir:

Nüfus Yoğunluğu TürüDeğer (Kişi / km2km^2)
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu115115
Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu940940

Sadece tablodaki veriler dikkate alındığında, bu yöre ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranı oldukça düşüktür.

Cevap

Bölgedeki tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranının düşük olduğu yargısı kesinlikle doğrudur.
Aritmetik nüfus yoğunluğu toplam yüz ölçümüne, fizyolojik nüfus yoğunluğu ise sadece tarım alanlarına bölünerek hesaplanır. İki yoğunluk arasındaki farkın fazla olması, o yörede tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranla çok küçük (dar ve parçalı) olduğunu gösterir. Bu durum genellikle yer şekillerinin engebeli olduğu Doğu Karadeniz veya Menteşe Yöresi gibi alanlarda görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Aritmetik ve fizyolojik nüfus yoğunluğu formüllerini analiz et.
Aritmetik Yoğunluk = Toplam Nüfus / Toplam Yüz Ölçümü; Fizyolojik Yoğunluk = Toplam Nüfus / Tarım Alanları.
Yoğunluklar arasındaki matematiksel ilişkiyi anlamak için formüller temel alınmalıdır.
2
Tablodaki değerleri karşılaştır.
Aritmetik yoğunluk (115115) ile fizyolojik yoğunluk (940940) arasında çok büyük bir fark bulunmaktadır.
İki formülün payı (Toplam Nüfus) aynı olduğu için, fark paydadaki değişkenlerden kaynaklanmaktadır.
3
Farkın nedenini yorumla.
Fizyolojik yoğunluğun çok yüksek çıkması, payda olan 'Tarım Alanları' değerinin oldukça küçük (dar) olduğunu gösterir.
Bir kesrin değeri, pay sabitken payda küçüldükçe artar. Bu durum, yörenin engebeli olması nedeniyle tarım arazilerinin kısıtlı olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Aritmetik ve Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu Arasındaki İlişki

İpuçları

1
Aritmetik ve fizyolojik yoğunluk formüllerinde pay kısmının (Toplam Nüfus) aynı olduğunu unutmayın.
2
İki değer arasındaki fark çok fazlaysa, formüllerin paydaları olan 'toplam yüz ölçümü' ile 'tarım alanları' arasında da büyük bir fark var demektir.

Daha Fazla Pratik

Tarımsal nüfus yoğunluğunun hangi bölgelerde (örneğin Hakkari veya Doğu Karadeniz) yüksek, hangilerinde (örneğin İç Anadolu) düşük olduğunu tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 266Soru

Yerleşme coğrafyasında konutların; bir akarsu vadisi, ana ulaşım güzergâhı veya kıyı şeridi gibi dar ve uzun bir hat üzerinde sıralanmasıyla oluşan dokuya 'çizgisel (lineer) yerleşme' adı verilir. Bu yerleşmelerde arazi yapısı veya beşerî unsurlar yerleşmenin alansal olarak genişlemesini kısıtlayarak onu belli bir doğrultuya zorlar.

Buna göre, Türkiye'nin fiziki ve beşerî özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerin hangisinde çizgisel yerleşme dokusunun gelişmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya Ovası'nda yer altı su seviyesinin düşük olması nedeniyle açılan kuyuların çevresinde

Cevap

Konya Ovası'nda yer altı su seviyesinin düşük olması nedeniyle açılan kuyuların çevresindeki yerleşmelerde çizgisel doku beklenmez.
Çizgisel yerleşme, yerleşimin bir hat boyunca uzanmasını gerektirir. Konya Ovası gibi yer şekillerinin sade, su kaynaklarının ise kısıtlı ve belirli noktalarda (kuyular gibi) toplandığı alanlarda yerleşmeler bir merkez etrafında kümelenir. Bu durum çizgisel değil, toplu yerleşme dokusuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Çizgisel yerleşme dokusunun oluşum şartlarını tanımlama.
Çizgisel doku; yol, su veya kıyı gibi bir 'hat' varlığına ve yerleşimin bu hat dışına taşmasını engelleyen kısıtlayıcı unsurlara (dağ, su kütlesi vb.) bağlıdır.
Sorunun temelinde yatan doku-mekan ilişkisini kurmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki coğrafi alanların morfolojik ve beşerî özelliklerini değerlendirme.
Kıyı şeridi, vadi tabanı, ulaşım aksı ve dağ eteği birer 'çizgi' oluştururken; geniş bir ovanın ortasındaki su kuyusu bir 'nokta' oluşturur.
Yerleşmenin hangi geometrik formda gelişeceğini belirlemek için coğrafi kısıtları analiz etmek gerekir.
3
Konya Ovası'ndaki yerleşme tipini belirleme.
Konya Ovası gibi geniş düzlüklerde, suyun sadece belirli kuyularda bulunması, konutların bu kaynak etrafında kümelenmesine (toplu yerleşme) yol açar.
Doğru cevaba ulaşmak için çizgisel dokunun zıttı olan toplu/noktasal yerleşme mantığını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokuları (Çizgisel vs Toplu Yerleşme)

İpuçları

1
Yerleşme dokularını belirlerken yer şekillerinin sade mi yoksa kısıtlayıcı (dağ, vadi gibi) mı olduğuna bakın.
2
Çizgisel yerleşme için bir hat (yol, kıyı, akarsu) gerekir; toplu yerleşme için ise noktasal bir su kaynağı ve düz arazi yeterlidir.
3
Konya Ovası'ndaki temel kısıt suyun azlığıdır. İnsanlar bir hat boyunca dizilmek yerine suyun olduğu tek bir noktanın etrafında toplanırlar.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz Bölgesi'ndeki 'dağınık yerleşme' ile İç Anadolu'daki 'toplu yerleşme' arasındaki temel farkları su kaynakları ve yer şekilleri açısından tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Mantıksal eleme yöntemi: Seçeneklerdeki coğrafi birimlerden hangisinin 'bir doğru' yerine 'bir nokta' veya 'bir alan' ifade ettiğini bulun. Kıyı, vadi, yol ve dağ eteği birer doğrudur; su kuyusu ise bir noktadır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 267Soru

Türkiye'de iç göç hareketleri, illerin nüfus yapılarını (cinsiyet oranı, yaş dağılımı vb.) doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Genellikle ekonomik nedenlerle gerçekleşen bu hareketlilik, hem göç edilen hem de göçü gönderen yerlerin demografik özelliklerini belirgin şekilde değiştirir.

Buna göre, uzun yıllar boyunca yoğun bir şekilde dışarıya göç veren bir yörenin nüfus yapısında aşağıdaki durumlardan hangisinin ortaya çıkması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadın nüfus oranının erkek nüfus oranına göre daha yüksek olması

Cevap

Uzun yıllar göç veren yörelerde genellikle erkek nüfus çalışmak için ayrıldığından, geride kalan nüfus içinde kadınların oranı erkeklere göre daha yüksek olur.
Türkiye'nin nüfus yapısında görülen en karakteristik özelliklerden biri, göç hareketlerinin cinsiyet dağılımı üzerindeki etkisidir. Kırsal kesimden veya az gelişmiş yörelerden büyükşehirlere yapılan göçlere genellikle çalışmak ve aileye bakmak amacıyla öncelikle erkekler katılır. Bu seçici göç hareketi sonucunda, göç veren (insanlarını uğurlayan) şehirlerde kadın nüfus oranı erkek nüfus oranını geçerken; göç alan (sanayileşmiş) şehirlerde ise erkek nüfus oranı kadınlardan daha fazla olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki iç göçlerin demografik niteliğini analiz et.
Göç eden kitlenin büyük çoğunluğunu çalışma çağındaki (15-64 yaş) genç erkekler oluşturur.
İç göçün temel nedeni ekonomik (iş bulma) kaygılardır ve bu durum öncelikle erkek nüfusu harekete geçirir.
2
Göç veren bölgede geride kalan nüfusun yapısını değerlendir.
Genç erkekler ayrıldığında, bölgedeki toplam nüfus azalırken, kadınların, çocukların ve yaşlıların toplam nüfus içindeki oransal payı artar.
Bir bütünden belirli bir grup (erkekler) eksildiğinde, diğer grubun (kadınlar) yüzdelik oranı matematiksel olarak yükselir.

Anahtar Kavram

İç Göçlerin Nüfusun Cinsiyet ve Yaş Yapısına Etkisi

İpuçları

1
Bir yöreden başka bir yöreye çalışmak amacıyla giden kişilerin genellikle hangi yaş ve cinsiyet grubundan olduğunu düşünün.
2
Türkiye'de özellikle inşaat ve sanayi sektöründe çalışmak için büyükşehirlere gidenler ağırlıklı olarak genç erkeklerdir.
3
Genç erkeklerin ayrıldığı bir yörede, geride kalan nüfus içinde hangi cinsiyetin oranı matematiksel olarak artış gösterir?

Daha Fazla Pratik

Göç alan sanayi şehirlerinin nüfus piramitlerindeki yapısal özellikleri inceleyerek bu konudaki bilginizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Göç alan yerlerin (örneğin İstanbul, Kocaeli) özelliklerini düşünüp tam tersini göç veren yerler (örneğin Ardahan, Sinop) için uygulamak.
Tahmini Süre:45s
Soru 268Soru

Türkiye'de 20002000'li yılların başından itibaren nüfus artış hızının hedeflenen seviyelerin altına düşmesi ve nüfusun yaşlanma eğilimine girmesi, devletin nüfus politikalarında "nüfus artış hızını yükseltme" yönünde bir değişikliğe gitmesine yol açmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi günümüzde (20262026 yılı itibarıyla) Türkiye'de uygulanan nüfus politikalarının temel hedefleri arasında yer *almaz*?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artış hızını azaltarak demografik yatırımların payını düşürmek

Cevap

Nüfus artış hızını azaltarak demografik yatırımların payını düşürmek
Türkiye'de nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar 19651965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile başlamış ve yaklaşık 20002000'li yılların başına kadar öncelikli olmuştur. Ancak günümüzde (20262026 yılı itibarıyla), doğurganlık oranlarının çok düşmesi ve nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle devlet, nüfus artış hızını yükseltmeyi ve aile yapısını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle artış hızını azaltmak artık bir hedef değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Güncel demografik durumun analiz edilmesi
Türkiye'de doğum oranlarının düştüğü ve nüfusun yaşlandığı tespit edilir.
Politikaların hangi ihtiyaca yönelik belirlendiğini anlamak için mevcut durum bilinmelidir.
2
Uygulanan temel nüfus politikasının belirlenmesi
20002000'li yılların ortalarından itibaren "nüfus artış hızını artırma" politikasına geçilmiştir.
Nüfusun dinamizmini kaybetmemesi için devlet artışı teşvik etmektedir.
3
Seçeneklerin güncel politikayla karşılaştırılması
Nüfus artış hızını azaltma hedefinin geçmiş dönemlere (19651965 sonrası) ait olduğu görülür.
Güncel hedeflerle çelişen seçeneği eleyerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Güncel Nüfus Politikaları (2005-Günümüz)

İpuçları

1
Türkiye'nin son yıllardaki doğum oranlarını ve yaşlı nüfus artışını düşünün.
2
Hangi dönemde nüfusu azaltmak, hangi dönemde artırmak öncelikli olmuştur? 19651965 öncesi ve sonrası ayrımına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus politikalarını 19231923-19651965, 19651965-19801980 ve 20052005 sonrası olarak üç ana döneme ayırarak özelliklerini listeleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 269Soru

Türkiye'de iç göç hareketleri, genellikle çalışma çağındaki dinamik nüfusun katılımıyla gerçekleşmektedir. Bu durum, göç veren kırsal yöreler ile göç alan kentsel merkezler arasında belirgin demografik ve ekonomik farklılıkların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Buna göre, yoğun şekilde dışarıya göç veren bir kırsal yerleşim biriminde, bu sürecin bir sonucu olarak aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut tarım alanlarında birim alana düşen çiftçi sayısının artması

Cevap

Mevcut tarım alanlarında birim alana düşen çiftçi sayısının artması beklenemez; çünkü göç veren bölgelerde tarımsal nüfus azaldığı için yoğunluk da düşecektir.
Mevcut tarım alanlarında birim alana düşen çiftçi sayısının artması seçeneği hatalıdır; çünkü tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımla uğraşan nüfusun toplam tarım alanına bölünmesiyle hesaplanır. Yoğun göç veren bir bölgede tarımla uğraşan kişi sayısı hızla azaldığı için bu oranın (yoğunluğun) artması değil, azalması beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Göç eden nüfusun profilini analiz etmek
Göç edenler genellikle genç, erkek ve çalışma çağındaki bireylerdir.
Türkiye'de iş gücü ihtiyacı ve ekonomik arayışlar erkek nüfusu kentsel alanlara yönlendirir.
2
Göç veren yerleşim yerindeki demografik değişimi değerlendirmek
Geride yaşlı ve kadın nüfus ağırlıklı bir yapı kalır.
Üretken nüfusun ayrılması demografik dengesizliği (bağımlılık oranı ve cinsiyet oranı) tetikler.
3
Kamu hizmetleri ve ekonomik yapı üzerindeki etkileri incelemek
Tarımsal iş gücü azalır ve altyapı yatırımları (okul, yol vb.) azalan nüfus nedeniyle atıl kalır.
Nüfus kaybı, mevcut sosyal ve fiziksel donatıların verimliliğini düşürür.
4
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü uygulamak
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarımsal Nüfus / Tarım Alanı.
Yoğunluk, birim alandaki insan sayısını ifade eder.
5
Sonucu belirlemek
Tarımsal nüfus (pay) azaldığı, tarım alanları (payda) sabit kaldığı için yoğunluk azalır.
Nüfusun azalması, birim alana düşen çiftçi sayısının düşmesi anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Göçün Demografik ve Mekânsal Sonuçları

İpuçları

1
Göç edenlerin yaş ve cinsiyet özelliklerini düşünün.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu kavramının formülünü (Çiftçi Sayısı / Tarım Alanı) hatırlayın.
3
Kırsaldan kente gidenler genellikle erkektir ve geride bıraktıkları alanlarda üretim gücü azalır.

Daha Fazla Pratik

Göç alan şehirlerde (İstanbul, Kocaeli vb.) nüfusun gerçek artış hızı ile doğal artış hızı arasındaki farkı analiz eden sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağımlı nüfus ve yoğunluk kavramlarını bir nüfus piramidi üzerinden analiz ederek göçün 'kaynak' ve 'hedef' noktalarındaki zıt etkilerini karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 270Soru

Türkiye'nin nüfus yapısı, demografik dönüşüm süreciyle birlikte nitelik ve nicelik bakımından önemli değişimler geçirmektedir. Bu süreçte nüfusun yaş gruplarına dağılımı, ortanca yaş ve bağımlılık oranları ülkenin sosyal ve ekonomik planlamaları için temel teşkil etmektedir.

Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin belirli yıllardaki yaş grubu oranları ve ortanca yaş değerleri verilmiştir:

Yıl0140-14 Yaş (%)156415-64 Yaş (%)65+65+ Yaş (%)Ortanca Yaş
2000200029,829,864,564,55,75,724,824,8
2024202421,421,467,867,810,810,834,034,0
20262026 (Tahmin)20,920,967,967,911,211,234,534,5

Bu veriler ve Türkiye'nin güncel demografik eğilimleri dikkate alındığında, nüfusun yapısal özelliklerine dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20262026 yılı tahminlerine göre, yaşlı nüfus oranındaki hızlı artışın bir sonucu olarak bu yaş grubundaki toplam kişi sayısının, çocuk nüfus miktarını geçeceği söylenebilir.

Cevap

Yaşlı nüfusun (65+65+) sayısal olarak çocuk nüfusu (0140-14) geçeceği çıkarımı yanlıştır; zira tablodaki %20,9\%20,9 ve %11,2\%11,2 değerleri çocuk nüfusun hala baskın olduğunu kanıtlamaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, 20262026 yılı tahminlerinde yaşlı nüfusun çocuk nüfusu geçeceğini iddia etmektedir. Oysa tablodaki verilere göre çocuk nüfus oranı (%20,9\%20,9), yaşlı nüfus oranının (%11,2\%11,2) yaklaşık iki katıdır. Bir grubun artış hızının yüksek olması, onun sayısal olarak diğer grupları hemen geride bırakacağı anlamına gelmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki yaş grubu verilerini karşılaştırın.
20262026 yılı için çocuk nüfus oranı %20,9\%20,9, yaşlı nüfus oranı %11,2\%11,2 olarak öngörülmüştür.
Hangi yaş grubunun daha fazla olduğunu belirlemek için oransal büyüklüklere bakılmalıdır.
2
Ortanca yaş ve bağımlılık kavramlarını analiz edin.
Ortanca yaşın 24,824,8'den 34,534,5'e çıkması yaşlanmayı; 156415-64 yaş grubunun %67,9\%67,9 olması aktif nüfusun gücünü gösterir.
Türkiye'nin demografik dönüşüm evresini anlamak için bu göstergeler kritiktir.
3
Seçeneklerin tablodaki verilerle uyumunu denetleyin.
Yaşlı nüfusun çocuk nüfusu geçeceği iddiası sayısal gerçeklerle (tablodaki değerler) çelişmektedir.
Sayısal çıkarım yaparken oranların birbirine olan üstünlüğü dikkate alınmalıdır.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Nüfusun Yaş Yapısı

İpuçları

1
Nüfusun yapısal özellikleri dendiğinde yaş grupları, cinsiyet, eğitim durumu ve çalışanların sektörel dağılımını düşünmelisiniz.
2
Tablodaki 20262026 sütununda yer alan %20,9\%20,9 (çocuk) ve %11,2\%11,2 (yaşlı) oranlarını birbirleriyle kıyaslayın.
3
Bağımlı nüfus, 0140-14 ve 65+65+ yaş gruplarının toplamıdır. Türkiye'de çocuk bağımlı nüfus azalırken, yaşlı bağımlı nüfus artmaktadır; ancak çocuk nüfus hala sayıca çok daha fazladır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye nüfus piramidinin son 2020 yıldaki şekil değişimini (tabandan tavana doğru genişleme) inceleyerek yaşlanma sürecini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağımlılık oranı formülünü hatırlayarak ([014+65+]/1564[0-14 + 65+] / 15-64) çocukların mı yoksa yaşlıların mı toplam bağımlılıkta daha büyük paya sahip olduğunu oranlar üzerinden hızlıca teyit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 271Soru

Türkiye'de fizyolojik nüfus yoğunluğu, toplam nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilir. Aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın fazla olduğu yerlerde yer şekilleri engebeli, tarım alanları ise toplam yüz ölçümüne göre oldukça dardır.

Buna göre, aşağıda verilen coğrafi bölümlerin hangisinde aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın diğerlerine göre daha fazla olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü

Cevap

Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer şekillerinin dağlık ve engebeli yapısı nedeniyle tarım alanları dar olduğundan, fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki fark en fazladır.
Doğu Karadeniz Bölümü, Türkiye'nin yer şekilleri en engebeli olan bölgelerinden biridir. Kaçkar Dağları gibi yüksek kütlelerin bulunması ve kıyı şeridinin hemen gerisinden yükselen dik yamaçlar, tarım yapılabilecek düzlüklerin (tarım alanlarının) toplam yüz ölçümüne oranla çok dar kalmasına neden olur. Bu durum, toplam nüfus tarım alanlarına bölündüğünde ortaya çıkan fizyolojik nüfus yoğunluğunun, aritmetik yoğunluktan çok daha yüksek çıkmasına ve aradaki farkın açılmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfus yoğunluğu türlerinin formüllerini hatırla.
Aritmetik Yoğunluk = Toplam Nu¨fusToplam Yu¨O¨lc¸u¨mu¨\frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Toplam Yüz Ölçümü}}; Fizyolojik Yoğunluk = Toplam Nu¨fusTarım Alanları\frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}
Farkın neden kaynaklandığını anlamak için payda değerlerini karşılaştırmak gerekir.
2
Yoğunluklar arasındaki farkın ne anlama geldiğini analiz et.
Eğer tarım alanları toplam yüz ölçümünden çok daha küçükse (engebeli yerlerde olduğu gibi), fizyolojik yoğunluk aritmetik yoğunluğa göre çok yüksek çıkar.
Soru kökündeki 'farkın fazla olması' ifadesi tarım alanlarının darlığına işaret eder.
3
Verilen bölümleri yer şekilleri ve tarım arazisi genişliği bakımından karşılaştır.
Ergene, Konya, Orta Fırat ve Kıyı Ege bölümleri yer şekilleri sade ve tarım alanları geniş yerlerdir. Doğu Karadeniz ise engebeli ve tarım alanı en kısıtlı olan bölümdür.
Engebeli yerlerde tarım alanları parçalı ve dar olduğu için yoğunluk farkı maksimuma ulaşır.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunluğu ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Yoğunluklar arasındaki farkın en fazla olduğu yer, tarım alanlarının en dar ve yer şekillerinin en engebeli olduğu yerdir.
2
Türkiye'nin en dağlık ve tarım arazisinin sadece kıyıya sıkıştığı bölgeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerdeki aritmetik ve fizyolojik nüfus yoğunluğu değerlerini içeren tablo sorularını çözerek verileri yorumlama pratiği yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tarımsal nüfus yoğunluğu (tarımla uğraşan nüfus / tarım alanı) kavramıyla karıştırmayın; burada tüm nüfusun tarım alanına oranına bakıyoruz, ancak temel belirleyici her ikisinde de tarım alanlarının darlığıdır.
Tahmini Süre:50s
Soru 272Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri, yürütülen ekonomik faaliyetin sürekliliğine bağlı olarak 'kalıcı' veya 'geçici' yerleşmeler olarak ikiye ayrılır.

Buna göre, aşağıdaki yerleşmelerden hangisi tarımsal faaliyetlerin ön planda olması nedeniyle yıl boyunca ikamet edilen 'kalıcı' köy altı yerleşmelerine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezra

Cevap

Mezra, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği nedeniyle yıl boyu ikamet edilen kalıcı köy altı yerleşmelerinden biridir.
Mezra; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan, tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı ancak tarımsal faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle ailelerin yıl boyunca konakladığı kalıcı bir yerleşme tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini kalıcılık durumuna göre sınıflandırın.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Soruda istenen 'kalıcı' yerleşme türünü belirlemek için temel sınıflandırmayı bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki yerleşmelerin ekonomik faaliyetlerini kontrol edin.
Mezra hem tarım hem hayvancılık içerir ve süreklidir; diğerleri (Ağıl, Oba, Kom, Yayla) temel olarak hayvancılığa dayalı ve geçicidir.
Ekonomik faaliyetin türü (tarım vs. hayvancılık), yerleşmede kalınma süresini doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin sürekliliğini belirleyen temel faktör, yürütülen ekonomik faaliyetin (tarım veya hayvancılık) türüdür.

İpuçları

1
Yerleşmenin 'kalıcı' olması için yılın tamamında orada yaşanıyor olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Divan ve Mahalle yerleşmelerinin hangi bölgelerde yaygın olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 273Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri, kuruldukları bölgenin coğrafi özelliklerine ve yürütülen temel ekonomik faaliyetin türüne göre farklı isimler almaktadır. Özellikle Ege Bölgesi kıyılarında deniz balıkçılığına dayalı olarak kurulan ve genellikle geçici nitelik taşıyan yerleşmeler bulunmaktadır. Temel geçim kaynağı balıkçılık olan bu köy altı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalyan

Cevap

Temel geçim kaynağı balıkçılık olan köy altı yerleşmesi dalyandır.
Dalyanlar, Türkiye'de temel ekonomik faaliyetin balıkçılık olduğu tek köy altı yerleşme tipidir. Özellikle Ege Bölgesi'ndeki sığ kıyılarda ve Muğla çevresinde yaygın olarak görülürler. Balıkların geçiş yolları üzerine kurulan bu düzenekler ve çevresindeki barınaklar geçici yerleşme özelliği taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri belirle.
Anahtar kelimeler: Ege Bölgesi kıyıları, geçici yerleşme ve balıkçılık.
Sorunun hangi coğrafi bölgeyi ve hangi ekonomik faaliyeti hedeflediğini anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerini ekonomik faaliyetlerine göre gruplandır.
Kom, Oba ve Ağıl hayvancılık; Mezra tarım ve hayvancılık; Dalyan ise balıkçılık odaklıdır.
Yanlış seçenekleri elemek ve doğru cevaba ulaşmak için kavramsal sınıflandırma yapılır.
3
Bölge ve faaliyet eşleşmesini kontrol et.
Ege kıyılarında balıkçılık ile özdeşleşen yerleşme dalyandır.
Bilginin doğruluğunu teyit ederek kesin sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin ekonomik faaliyetlere göre sınıflandırılması

İpuçları

1
Bu yerleşme tipi sadece kıyı bölgelerimizde, denizle iç içe olan alanlarda bulunur.
2
Geçim kaynağı toprakla ya da hayvanla değil, tamamen deniz ürünleriyle ilgilidir.
3
Ege kıyılarında balık üretme çiftlikleri veya ağ düzenekleri olarak da bilinen yerleşmedir.

Daha Fazla Pratik

Diğer geçici yerleşmeler olan yayla, kom ve oba arasındaki bölgesel farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 274Soru

Türkiye'nin kırsal yerleşme dokusu üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, Batı Karadeniz Bölümü'nde yer şekillerinin engebeli, tarım alanlarının ise küçük ve parçalı olması nedeniyle ortaya çıkmış özel bir yerleşme tipini incelemektedir. Bu yerleşmelerde birkaç mahallenin idari olarak birleştiği, hane sayısının az olduğu ancak tarımsal faaliyetlerin sürekliliği sebebiyle yıl boyunca ikamet edildiği tespit edilmiştir.

Paragrafta özellikleri ve yayılış alanı belirtilen bu köy altı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Batı Karadeniz Bölümü'nde mahallelerin birleşmesiyle oluşan ve tarım nedeniyle sürekli yerleşim alanı olan 'Divan' yerleşmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Batı Karadeniz'e özgü, tarım faaliyetlerine dayalı ve mahallelerin birleşmesiyle oluşan 'Divan' yerleşmesini tanımlamaktadır. Divanlar, mülkiyetin sürekliliği ve ekonomik faaliyetin yıl boyu sürmesi nedeniyle kalıcı yerleşmeler sınıfında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin coğrafi konumunu analiz etme
Soruda Batı Karadeniz Bölümü (Samsun, Bolu, Kastamonu çevresi) vurgulanmıştır.
Köy altı yerleşmeleri bölgelere göre karakteristik özellikler gösterir.
2
Yerleşmenin sürekliliğini (kalıcılığını) belirleme
Tarımsal faaliyetlerin ön planda olması, yerleşmenin 'kalıcı' olduğunu gösterir.
Hayvancılık odaklı yerleşmeler genellikle geçiciyken, tarım odaklı yerleşmeler (mezra, divan, mahalle, çiftlik) kalıcıdır.
3
Yerleşme yapısını inceleme
Birkaç mahallenin birleşerek tek bir idari birim oluşturması 'Divan' yerleşmesinin tipik tanımıdır.
Divanlar, dağınık yerleşme dokusunun bir sonucu olarak ortaya çıkan toplu idari birimlerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kalıcı köy altı yerleşmeleri ve bölgesel dağılımları

İpuçları

1
Soruda bahsedilen yerleşmenin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğuna dikkat edin.
2
Batı Karadeniz'de mahallelerin bir araya gelerek oluşturduğu yapıyı hatırlayın.
3
Eski idari birimlerden biri olan ve günümüzde de bazı yer isimlerinde yaşayan 'Divan' kavramını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalıcı köy altı yerleşmeleri olan Mezra, Çiftlik ve Mahalle arasındaki farkları ve bölgelerini tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Yerleşme tiplerini 'Hayvancılık = Geçici', 'Tarım = Kalıcı' şeklinde sınıflandırarak şıkları eleyebilirsiniz. Batı Karadeniz ve tarım denildiğinde akla ilk gelmesi gereken kalıcı birim Divan'dır.
Tahmini Süre:50s
Soru 275Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri, insanların ekonomik faaliyetlerini sürdürme biçimlerine ve bu yerleşmelerde kalış sürelerine göre "kalıcı" ve "geçici" yerleşmeler olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Kalıcı yerleşmelerde temel ekonomik faaliyet genellikle tarım iken, geçici yerleşmelerde hayvancılık ön plandadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yıl boyunca ikamet edilen ve ekonomik faaliyetlerin süreklilik arz ettiği kalıcı köy altı yerleşmelerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, Türkiye'de yıl boyunca tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı, süreklilik gösteren kalıcı köy altı yerleşmeleri arasında yer alır.
Divan yerleşmesi, özellikle Batı Karadeniz'de (Bolu, Kastamonu gibi illerde) yaygın olan, birbirinden ayrı birkaç mahallenin idari olarak birleşmesiyle oluşan kalıcı bir yerleşme tipidir. Bu yerleşmelerde yıl boyu tarım ve hayvancılık faaliyetleri devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılmasını hatırla.
Köy altı yerleşmeleri kalıcı (Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik) ve geçici (Yayla, Kom, Oba, Ağıl, Dam, Dalyan) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'kalıcı' yerleşme grubunu doğru tespit etmek için temel sınıflandırma gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerini süreklilik bakımından analiz et.
Yayla, Kom, Oba ve Ağıl yerleşmelerinin hayvancılığa dayalı ve mevsimlik olduğu; Divan'ın ise yönetimsel bir bütünlük taşıyan kalıcı bir birim olduğu görülür.
Kalıcı yerleşmeleri geçici olanlardan ayıran temel fark, ekonomik faaliyetin (tarım) yıl boyu sürmesidir.

Anahtar Kavram

Köy Altı Yerleşmelerinin Süreklilik Bakımından Sınıflandırılması

İpuçları

1
Kalıcı köy altı yerleşmelerinde genellikle tarımsal faaliyetler yıl boyunca devam eder.
2
Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik kalıcı; Yayla, Kom, Oba ve Ağıl ise geçici yerleşme tipleridir.
3
Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olan ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan yerleşmeyi seçin.

Daha Fazla Pratik

Köy altı yerleşmelerinin bölgelere göre dağılımını (örneğin Batı Karadeniz'de Divan, Ege'de Dam) harita üzerinde incelemek kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 276Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılmasında temel kriterlerden biri, bu yerleşmelerin yıl boyunca mı yoksa sadece yılın belirli bir döneminde mi kullanıldığıdır. Buna göre, hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak kurulan ve genellikle yılın sadece bir kısmında kullanılan "geçici" yerleşmelerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kom

Cevap

Kom yerleşmeleri, hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak sadece yılın belirli bir döneminde kullanılan geçici bir yerleşme tipidir.
Kom yerleşmeleri, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde ailelerin hayvanlarını otlatmak ve barındırmak amacıyla yılın belirli dönemlerinde (yazın) kullandığı, taş veya kerpiç barınaklardan oluşan geçici yerleşme tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini kullanım süresine göre gruplandır.
Yerleşmeler; kalıcı (devamlı) ve geçici (mevsimlik) olarak ikiye ayrılır.
Soruda bizden mevsimlik/geçici olan yerleşmeyi bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki yerleşmelerin ekonomik fonksiyonlarını ve sürekliliklerini analiz et.
Mahalle, divan, çiftlik ve mezra tarıma dayalı kalıcı yerleşmelerdir; kom ise hayvancılığa dayalı geçici yerleşmedir.
Tarımsal faaliyetler genellikle yerleşik ve sürekli olmayı gerektirirken, hayvancılık (özellikle mera hayvancılığı) mevsimlik göçleri beraberinde getirir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin sürekliliklerine göre sınıflandırılması

İpuçları

1
Türkiye'de yerleşmelerin kalıcı olup olmamasını belirleyen temel faktör genellikle yapılan ekonomik faaliyetin türüdür.
2
Tarımsal faaliyetlerin ağırlıklı olduğu mahalle, divan, mezra ve çiftlik yerleşmeleri kalıcıdır; hayvancılığa dayalı yayla, kom ve oba gibi yerleşmeler ise geçicidir.
3
Seçenekler arasında sadece bir tanesi kışın terk edilen, hayvancılık odaklı mevsimlik bir barınaktır.

Daha Fazla Pratik

Geçici yerleşmelerden hangilerinin Karadeniz'de (Yayla), hangilerinin Ege kıyılarında (Dalyan) yoğunlaştığını incelemek bu konudaki bilginizi pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 277Soru

Türkiye coğrafyasında kırsal yerleşmelerin büyük bir bölümü su kaynakları ve yer şekilleri gibi doğal faktörlerin etkisiyle kendiliğinden gelişmiş olsa da; bazı köylerde yerleşme dokusu, belirli bir idari karar veya proje dahilinde şekillendirilmiştir. Bu tip yerleşmelerde sokakların genellikle birbirini dik kesecek şekilde düzenlendiği ve meskenlerin belirli parseller üzerine nizamlı bir biçimde yerleştirildiği görülür.

Bu özelliklere sahip bir kırsal yerleşmenin dokusu aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Planlı (Geometrik) yerleşme

Cevap

Planlı (Geometrik) yerleşme dokusu, sokakların birbirini dik kestiği ve meskenlerin düzenli yerleştiği sistemdir.
Planlı (geometrik) yerleşmeler, genellikle beşerî bir müdahale (devlet planlaması, göçmen yerleşimi vb.) sonucu ortaya çıkan, sokakları birbirini dik kesen ızgara planına sahip ve meskenlerin belirli bir nizam içinde dizildiği yerleşme dokusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar ifadeleri belirle.
'Proje dahilinde kurulma', 'yolların birbirini dik kesmesi' ve 'nizamlı yerleşim' ifadeleri tespit edildi.
Bu ifadeler, yerleşmenin doğal süreçlerle değil, insan eliyle oluşturulan bir planla şekillendiğini gösterir.
2
Tanımlanan özellikleri coğrafi yerleşme tipleriyle eşleştir.
Sokakların dik kesişmesi 'ızgara planı'nı, nizamlı yerleşim ise 'geometrik düzeni' işaret eder.
Türkiye'de özellikle göçmen köylerinde veya afet sonrası devlet eliyle kurulan köylerde bu plan görülür.
3
Seçenekler arasından en uygun terimi seç.
Planlı (Geometrik) yerleşme dokusu doğru tanımlamadır.
Diğer seçenekler genellikle doğal çevre faktörlerinin (su, yer şekilleri) etkisiyle kendiliğinden gelişen dokuları ifade eder.

Anahtar Kavram

Planlı (Geometrik) Yerleşme Dokusu

İpuçları

1
Yerleşmenin doğal süreçlerle mi yoksa bir proje dahilinde mi kurulduğuna dikkat edin.
2
'Sokakların birbirini dik kesmesi' ifadesi coğrafyada genellikle 'ızgara planı' ile ilişkilendirilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de planlı yerleşmelere örnek olarak Marmara ve Ege'deki bazı göçmen köylerini veya GAP projesi kapsamındaki yeni yerleşimleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 278Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekillerinin uzanışı, su kaynaklarının dağılımı ve ekonomik faaliyetlerin türü belirleyicidir. Yer şekillerinin sade olduğu düzlük alanlarda, yerleşme çekirdeğinin bir meydan, okul, cami veya çarşı gibi ortak bir merkezin çevresinde halkalar şeklinde genişlemesiyle oluşan doku tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dairesel yerleşme

Cevap

Dairesel yerleşme
Dairesel yerleşme dokusu, yer şekillerinin engebesiz olduğu alanlarda evlerin bir köy meydanı, cami, okul veya kuyu gibi ortak bir merkez etrafında toplanmasıyla oluşur. Bu yerleşmelerde doku, merkezden dışarıya doğru halkalar halinde genişleyen toplu bir yapı arz eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar özelliklerin analizi
Soru kökünde 'düzlük alan', 'ortak bir merkez' (meydan, cami vb.) ve 'halkalar şeklinde genişleme' ifadeleri tespit edilir.
Bu ifadeler yerleşmenin geometrik yapısını ve çevresel sınırlayıcılarını tanımlar.
2
Doku türleri ile eşleştirme
Merkezî bir nokta çevresinde kümelenen ve dairesel bir yayılım gösteren dokunun 'Dairesel yerleşme' olduğu sonucuna varılır.
Dairesel doku, topografyanın düz olduğu İç Anadolu ve Ege'deki bazı ovalık yerleşmelerde karakteristik bir örnektir.
3
Diğer seçeneklerin elenmesi
Çizgisel, ışınsal ve yol boyu dokularının bir hat veya kavşak gerektirdiği; dağınık yerleşmenin ise düzlük değil engebeli arazi gerektirdiği belirlenerek elenir.
Çevresel faktörler ve meskenlerin konumsal dizilimi bu doku türlerini birbirinden ayırır.

Anahtar Kavram

Kırsal yerleşmelerde yer şekillerine ve merkezî odaklara göre şekillenen geometrik doku türleri.

İpuçları

1
Yerleşmenin merkezinde bir cami veya meydan olduğunu ve evlerin bunun çevresine dizildiğini hayal edin.
2
Bu doku türü, geometrik olarak bir daireyi andırdığı için bu ismi almıştır ve engebenin az olduğu düz platolarda yaygındır.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki toplu yerleşme alt türlerini inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 279Soru

Kentsel fonksiyonlar, şehirlerin büyüme hızını ve göç çekme potansiyelini doğrudan etkiler.

Başlangıçta küçük bir kırsal yerleşme iken, sınırları içerisinde tespit edilen stratejik bir enerji kaynağının üretime geçmesi ve bu kaynağı işleyen büyük ölçekli sanayi tesisinin (rafineri) kurulmasıyla birlikte fonksiyonel değişime uğrayarak hızla gelişen kentsel merkezimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batman

Cevap

Batman seçeneği doğru cevaptır.
Doğru cevap Batman'ı belirten seçenektir. Çünkü Batman, Cumhuriyet döneminin başlarında İluh adında küçük bir köy iken, Raman Dağı ve çevresinde petrol (enerji kaynağı) bulunmasıyla kaderi tamamen değişmiştir. Hem bu kaynağın yerel olarak çıkarılması hem de Türkiye'nin ilk petrol rafinerisinin burada kurularak faaliyete geçmesi, bölgenin yoğun göç almasını sağlamış ve Batman hızla büyüyerek maden-sanayi fonksiyonlu önemli bir kentsel merkeze dönüşmüştür. Soru kökündeki 'sınırları içinde tespit edilen enerji kaynağı' ve 'rafineri' vurguları eksiksiz olarak bu ilimizi işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel ipuçlarının analizi
Küçük bir yerleşme iken büyüme, sınırları içinde enerji kaynağı çıkarılması ve rafineri kurulması şartları aranmaktadır.
Soruda bahsedilen şehrin gelişim dinamiklerini netleştirmek.
2
Rafineri şartını sağlayan merkezlerin değerlendirilmesi
Türkiye'de rafinerisi olan başlıca merkezler Kırıkkale, İzmir, İzmit ve Batman'dır. Zonguldak, Karabük ve Antalya bu aşamada elenir.
Seçenekleri rafineri barındırma özelliğine göre daraltmak.
3
Yerel enerji kaynağı çıkarımı şartının değerlendirilmesi
Rafineriye sahip merkezler arasında sadece Batman'da aynı zamanda o enerji kaynağının (petrol) çıkarımı yapılmaktadır. Kırıkkale'ye ham petrol dışarıdan gelir.
Şehrin aynı zamanda çıkarım (maden) fonksiyonuna sahip olup olmadığını doğrulamak.
4
Sonuca ulaşılması
Tüm şartları (kırsal yerleşme iken başlama, kendi sınırlarında maden çıkarma ve rafineride işleme) eksiksiz sağlayan kentsel merkezin Batman olduğu tespit edilir.
Doğru seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Maden ve Sanayi Fonksiyonuna Bağlı Kentsel Büyüme

İpuçları

1
Soru kökünde bahsedilen kentsel merkezimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır.
2
Bu şehrimizde Türkiye'de çıkarılan tek sıvı fosil yakıt olan petrolün hem üretimi hem de rafinerilerde işlemesi yapılmaktadır.
3
Türkiye'de rafinerisi olan Kırıkkale, İzmit, İzmir ve Batman illeri arasında, ham maddesini doğrudan kendi sınırları içinden karşılayan tek ilimiz Batman'dır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 280Soru

Şehirlerin gelişip büyümesinde tarım, sanayi, ticaret ve turizm gibi çeşitli ekonomik faaliyetler rol oynamaktadır. Ancak bazı şehirlerin gelişiminde ve göç çekmesinde ekonomik faaliyetlerden ziyade, alınan siyasi kararlar ve üstlendikleri yönetim görevleri çok daha belirleyici olmuştur. Küçük bir yerleşim yeri iken, üstlendiği 'idari fonksiyon' (yönetim merkezi olma) sayesinde hızla büyüyerek günümüzde ülkenin en kalabalık şehirlerinden biri hâline gelen kentimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara

Cevap

Küçük bir kasaba iken başkent ilan edilerek idari fonksiyon kazanan ve bu sayede hızla büyüyen şehrimiz Ankara'dır.
Doğru seçenek, Cumhuriyet'in ilanı öncesinde nüfusu az olan ancak başkent seçildikten sonra tüm bakanlıkların, meclisin ve kamu kurumlarının merkez teşkilatlarının buraya taşınmasıyla 'idari fonksiyon' kazanan Ankara'dır. Bir ülkenin veya bölgenin yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü şehirlere idari şehirler denir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki anahtar kavramları belirle.
Anahtar kavramlar: 'siyasi kararlar', 'yönetim görevleri', 'idari fonksiyon', 'hızla büyüyen kalabalık şehir'.
Şehrin büyüme nedeninin ekonomik (tarım, sanayi) değil, siyasi bir duruma dayandığını anlamak için.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin ön plana çıkan asıl fonksiyonlarını (gelişme nedenlerini) hatırla.
Kayseri (Ticaret/Sanayi), Konya (Tarım/Sanayi), Eskişehir (Ulaşım/Eğitim), Sivas (Tarihi/Yerel Tarım), Ankara (İdari/Başkent).
Soruda istenen 'idari fonksiyon' ile şehirleri eşleştirebilmek için.
3
Eşleştirmeyi yaparak doğru şehri seç.
Yönetim merkezi (başkent) olma özelliğiyle idari fonksiyona sahip olan ve bu kararla büyüyen şehir Ankara'dır.
Sorunun bizden istediği temel tanım doğrudan başkentlik statüsünü işaret etmektedir.

Anahtar Kavram

İdari Fonksiyonlu Şehirler

İpuçları

1
Soruda bahsedilen şehrin kaderi ve gelişimi, 1923 yılında alınan çok önemli bir siyasi karara dayanmaktadır.
2
Bu şehrimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi, yani başkentidir.
3
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve tüm bakanlıkların merkez binalarının bulunduğu, İç Anadolu Bölgesi'ndeki en kalabalık ilimizdir.

Daha Fazla Pratik

Farklı fonksiyonlara sahip diğer illerimizin (örneğin maden fonksiyonu ile Zonguldak, sanayi fonksiyonu ile Kocaeli) özelliklerini Türkiye haritası üzerinden inceleyerek fonksiyon-gelişim ilişkisini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirleri en bilindik özellikleriyle eşleştirerek de eleme yapabilirsiniz: Konya (Tahıl/Tarım), Kayseri (Ticaret/Pastırma/Sanayi), Eskişehir (Öğrenci/Demir Yolu), Sivas (Tarihi Kent/Tarım) olarak düşünüldüğünde, geriye doğrudan yönetim işleriyle özdeşleşen seçenek kalır.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 14 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 14 | Examkin