Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 241Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; mülkiyet yapısı, ekonomik faaliyetlerin niteliği ve yerleşme süresinin sürekliliği gibi kriterlere göre farklı özellikler gösterir. Aşağıdaki tabloda bazı köy altı yerleşmeleri ve bu yerleşmelere ait çeşitli özellikler verilmiştir:

Yerleşme TipiYaygın Olduğu BölgeKullanım SüresiTemel Ekonomik Faaliyet
DivanBatı KaradenizGeçiciTarım
MezraDoğu AnadoluKalıcıTarım ve Hayvancılık
DalyanEge KıyılarıGeçiciBalıkçılık
KomDoğu AnadoluGeçiciHayvancılık
ObaToroslarGeçiciHayvancılık

Buna göre, tablodaki yerleşme tiplerinden hangisinin 'kullanım süresi' ile ilgili verilen bilgi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, Batı Karadeniz'de yaygın olan ve tarımsal faaliyetlerin sürekliliği nedeniyle yıl boyu ikamet edilen kalıcı bir yerleşme tipidir; dolayısıyla tabloda 'geçici' olarak belirtilmesi yanlıştır.
Divan yerleşmesi; Batı Karadeniz'de (özellikle Bolu, Sinop, Kastamonu çevresinde) görülen, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşmuş, tarımın ön planda olduğu ve yıl boyunca kesintisiz kullanılan kalıcı (devamlı) bir yerleşme tipidir. Tabloda Divan için 'Geçici' ifadesinin kullanılması bu nedenle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) durumunu gözden geçiriniz.
Türkiye'de kalıcı yerleşmeler; mahalle, divan, mezra ve çiftliktir. Geçici yerleşmeler ise; yayla, kom, ağıl, oba, dam ve dalyandır.
Yerleşmelerin sınıflandırılması, sorudaki hata payını bulmak için temel adımdır.
2
Tablodaki yerleşmelerin yaygın olduğu bölgeleri ve ekonomik faaliyetleri kontrol ediniz.
Divan (Batı Karadeniz), Mezra (Doğu Anadolu), Dalyan (Ege), Kom (Doğu Anadolu) ve Oba (Toroslar) bölge eşleştirmeleri ile faaliyetleri coğrafi gerçeklerle örtüşmektedir.
Hatanın sadece süreklilik sütununda mı yoksa diğer sütunlarda mı olduğunu doğrulamak gerekir.
3
Kullanım süresi sütunundaki bilgileri teorik bilgilerle karşılaştırınız.
Divan yerleşmesi kalıcı bir yerleşme olmasına rağmen tabloda 'geçici' olarak işaretlenmiştir. Diğer tüm yerleşmelerin süreleri (Mezra-Kalıcı, Diğerleri-Geçici) doğrudur.
Hatalı olan tek verinin Divan yerleşmesine ait olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Süreklilik ve Fonksiyon Bakımından Sınıflandırılması

İpuçları

1
Türkiye'deki köy altı yerleşmelerinden hangilerinin kalıcı (devamlı), hangilerinin geçici (mevsimlik) olduğunu hatırlamaya çalışın.
2
Kalıcı yerleşmeleri 'Ma-Çi-Me-Di' (Mahalle, Çiftlik, Mezra, Divan) şeklinde kodlayabilirsiniz. Bu kodlamanın dışındakiler genellikle geçicidir.
3
Divan yerleşmesi Batı Karadeniz'de tarımsal faaliyetlerin yıl boyu sürdürüldüğü bir yapıdır; bu durum onun yerleşim süresini nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Divan ve Mezra arasındaki mülkiyet ve bölge farklarını inceleyerek kalıcı yerleşme türlerini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yerleşmeleri sınıflandırırken temel kural; eğer temel faaliyet 'tarım' ise mülkiyet ve süreklilik artar (kalıcı olur), eğer temel faaliyet 'hayvancılık' ise otlak peşinde koşulduğu için süreklilik azalır (geçici olur). Divan tarım odaklı bir kalıcı birimdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

Bir yerleşim merkezindeki nüfus değişimi; doğumlar ve ölümler arasındaki farkı ifade eden "doğal nüfus artışı" ile bölgenin aldığı veya verdiği "net göç" miktarının toplamıyla belirlenir. Eğer bir ilin toplam nüfus artış hızı, doğal nüfus artış hızından yüksekse o il dışarıdan göç almış; düşükse dışarıya göç vermiş demektir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki beş farklı ilin yıllık doğal nüfus artış oranları ile toplam nüfus artış oranları verilmiştir:

İlDoğal Nüfus Artış Oranı (‰)Toplam Nüfus Artış Oranı (‰)
I128
II515
III1825
IV42
V1010

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu illerle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. ilin aldığı göç miktarı, III. ilin aldığı göç miktarından fazladır.

Cevap

İllerin nüfus miktarları bilinmediği için oranlardan yola çıkarak mutlak göç miktarlarının karşılaştırılması mümkün değildir.
Verilen tabloda sadece nüfus artış hızları (oranlar) yer almaktadır. Bir ilin göç hızının diğerinden yüksek olması, o ilin kişi sayısı bakımından daha fazla göç aldığı anlamına gelmez. Örneğin; III. ilin toplam nüfusu II. ilin 5 katıysa, III. ilin binde 7'lik göçü miktar olarak daha fazladır. İllerin başlangıç nüfusları verilmediği için miktar içeren yargıya kesin olarak ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Net göç durumlarını belirleme
I: -4‰, II: +10‰, III: +7‰, IV: -2‰, V: 0‰
Toplam artış hızı ile doğal artış hızı arasındaki fark, o ilin net göç hızını verir.
2
Oran ve miktar ayrımını analiz etme
II. ilin göç hızı (%10), III. ilin göç hızından (%7) yüksektir ancak bu durum miktar anlamına gelmez.
Nüfus coğrafyasında oran (‰) ve miktar (kişi sayısı) farklı kavramlardır; tabanda kaç kişi olduğu bilinmeden miktar kıyası yapılamaz.

Anahtar Kavram

Doğal Artış vs. Gerçek (Toplam) Artış İlişkisi

İpuçları

1
Bir ilin nüfusu neden beklenen doğal artıştan (doğum-ölüm) daha az veya daha çok artar?
2
Tablodaki ‰ (binde) simgesine dikkat edin; bu bir oran mı yoksa kişi sayısı mıdır?
3
Nüfus sorularında en yaygın tuzak, oran verip miktar (kaç bin kişi olduğu gibi) sormaktır. İllerin toplam nüfusları tabloda yazıyor mu?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de hangi illerin doğal nüfus artışının düşük olmasına rağmen net göç hızının çok yüksek olduğunu (İstanbul, Kocaeli gibi) araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel kontrol: Toplam Artış = Doğal Artış + Net Göç. Bu formüle göre her il için Net Göç değerini hesaplayıp yargıları test edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 243Soru

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri incelenirken, çalışma çağındaki (aktif) nüfusun iş kollarına dağılımı bölgenin sosyoekonomik durumu hakkında önemli bilgiler verir. Bu kapsamda ekonomik faaliyetler genel olarak birincil (tarım, ormancılık vb.), ikincil (sanayi) ve üçüncül (hizmetler) sektörler şeklinde sınıflandırılır.

Buna göre, aktif nüfusunun büyük bir bölümü birincil ekonomik faaliyet kollarında istihdam edilen bir yöre için aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi en isabetlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun yapısal dağılımında kırsal nüfus oranının, kentsel nüfus oranına göre daha yüksek olması beklenir.

Cevap

Birincil ekonomik faaliyetlerin yoğun olduğu yörelerde, çalışma ve yaşam şartları toprağa bağlı olduğundan kırsal nüfus oranının kentsel nüfus oranından daha yüksek olması beklenir.
Nüfusun yapısal özellikleri analiz edilirken sektörel dağılım ile yerleşme türü arasında güçlü bir korelasyon vardır. Birincil ekonomik faaliyetler (tarım, ormancılık, hayvancılık vb.) doğayla iç içe, geniş alanlarda yürütülen iş kollarıdır. Bu sebeple, birincil sektörde istihdam edilen aktif nüfusun barınma alanı şehir (kent) merkezleri değil, köyler ve kırsal yerleşmelerdir. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerin hakim olduğu bir yörede kırsal nüfus oranı, kentsel nüfus oranından daha yüksek çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Birincil ekonomik faaliyet kollarının kapsamını analiz etmek.
Birincil sektörün tarım, hayvancılık, ormancılık ve madencilik gibi doğrudan doğadan elde edilen faaliyetleri kapsadığını tespit etmek.
Sektörel dağılımın yörenin demografik dokusuna etkisini anlayabilmek için sektörün doğasını bilmek gerekir.
2
Birincil sektör ile yerleşme dokusu (kır-kent nüfusu) arasındaki ilişkiyi kurmak.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan nüfusun geniş arazilere ihtiyaç duyması nedeniyle şehir merkezlerinde (kent) değil, köylerde ve beldelerde (kır) yaşaması gerektiğini belirlemek.
Nüfusun yapısal özelliklerinden olan kır-kent dağılımı, bölgedeki hakim ekonomik faaliyet türü tarafından doğrudan şekillendirilir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Kır-Kent Nüfus Yapısı

İpuçları

1
Birincil ekonomik faaliyetlerin hangi meslek gruplarını (tarım, ormancılık, hayvancılık vb.) kapsadığını ve nerelerde yapıldığını hatırlayınız.
2
Tarımla uğraşan nüfusun yaşam tarzı ve yerleşme tipi genellikle büyük şehirler mi, yoksa köyler midir?
3
Sanayi ve hizmet sektörünün (ikincil ve üçüncül) gelişmediği yörelerde nüfus şehir merkezlerinde değil, toprağa yakın olmak amacıyla kırsal alanlarda yoğunlaşır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze çalışan nüfusun sektörel dağılımındaki yapısal değişimi (tarımın payının azalıp hizmetlerin artmasını) inceleyen sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 244Soru

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin birçoğunun temelinde tarımsal faaliyetler yatar. Özellikle geniş ve verimli ovaların çevresinde kurulan şehirler, yetiştirilen tarım ürünlerinin işlendiği 'tarıma dayalı sanayi' tesislerinin açılmasıyla birlikte hızlı bir nüfuslanma ve kentsel büyüme süreci yaşamıştır. Bu yerleşmeler, kırsal özelliklerinden sıyrılarak tarım-sanayi entegrasyonunu sağlamış merkezlere dönüşmüşlerdir.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisinin hızlı nüfuslanması ve kentsel kimlik kazanması bu duruma örnek gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seydişehir (Konya)

Cevap

Gelişimi madencilik ve ağır sanayiye dayanan Seydişehir (Konya)
Doğru cevap olan yerleşme (Seydişehir), Türkiye'nin en büyük alüminyum tesislerine ev sahipliği yapar. Bu şehrin kentsel sıçraması ve hızlı nüfuslanması, tarıma dayalı sanayi ile değil, doğrudan yeraltı zenginliği olan boksit madeninin işlenmesine (madencilik ve ağır sanayi) bağlı olarak gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarıma dayalı sanayi şehirlerinin ortak özelliklerini belirleme
Bu şehirler, çevrelerindeki verimli tarım alanlarından elde edilen ürünleri (pamuk, şeker pancarı, domates, zeytin vb.) hammadde olarak kullanan sanayi tesislerine sahiptir.
Soruda istenen kentsel gelişim dinamiklerini sınıflandırmak ve çerçeveyi çizmek için.
2
Seçeneklerde verilen kentsel yerleşmelerin baskın fonksiyonlarını analiz etme
Karacabey (salça/süt), Turhal (şeker), Söke (dokuma/çırçır) ve Akhisar (zeytinyağı/gıda) yerleşmelerinin tarıma dayalı sanayi ile büyüdüğü görülür.
Öncülde belirtilen tarım-sanayi entegrasyonu kriterine uyan yerleşmeleri elemek için.
3
Kriterin dışında kalan, farklı bir fonksiyona sahip şehri tespit etme
Seydişehir'in boksit madeni çıkarımı ve ETİ Alüminyum Tesisleri'nin kurulmasıyla küçük bir kasabadan sanayi şehrine dönüştüğü belirlenir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması ve Kuruluş Yeri Faktörleri

İpuçları

1
Tarıma dayalı sanayi; pamuk, şeker pancarı, domates, zeytin gibi ürünlerin fabrikalarda işlenmesidir. Şıkları bu tarım ürünleriyle eşleştirmeyi deneyin.
2
Karacabey salça ve süt, Turhal şeker, Söke pamuk (tekstil), Akhisar ise zeytin endüstrisi ile ön plana çıkan kentsel yerleşmelerdir.
3
Türkiye'nin tek ve en büyük alüminyum üretim tesisinin nerede bulunduğunu hatırlayın. Bu tesis, tarım ürünlerini değil boksit madenini işler.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de askeri fonksiyonu, ulaşım (kavşak) fonksiyonu veya turizm fonksiyonu ile ön plana çıkmış olan diğer kentsel yerleşmeleri (örneğin; Sarıkamış, Afyonkarahisar, Kuşadası) tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Cevaba ulaşmak için doğrudan maden şehirlerini eleyebilirsiniz. Seydişehir, Divriği, Soma, Murgul, Küre gibi yerleşmelerin Türkiye coğrafyasında her zaman 'madencilik fonksiyonu' ile anıldığını bilmek soruyu saniyeler içinde çözmenizi sağlar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 245Soru

Türkiye'de bir akarsu vadisi tabanında yer alan bir köy yerleşmesi, baraj inşaatı sonucunda su altında kalacağı için yeni bir alana taşınmıştır. Yeni yerleşim sahası olarak geniş ve sade bir düzlük tercih edilmiş; konutlar ise köy meydanı, okul ve cami gibi ortak yapıların merkezinde yer aldığı bir plan dahilinde inşa edilmiştir.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu yeni yerleşmenin sahip olduğu doku tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dairesel doku

Cevap

Yeni yerleşme, konutların merkezi bir meydan ve ortak kullanım alanları etrafında dairesel şekilde planlanması nedeniyle dairesel doku özelliğine sahiptir.
Doğru cevap olan doku tipi, yer şekillerinin sade olduğu alanlarda, konutların merkezi bir meydan, cami veya çarşı gibi bir odak noktası etrafında planlı bir şekilde toplanmasıyla oluşur. Sorudaki 'meydan, okul ve cami gibi ortak yapıların merkezinde yer aldığı plan' ifadesi bu dokuyu doğrudan tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eski yerleşim yerinin özelliklerini analiz et.
Vadi tabanı boyunca uzanan yerleşmeler çizgisel doku gösterir.
Yerleşme dokusu, kurulduğu arazinin morfolojik yapısına uyum sağlar.
2
Yeni yerleşim sahasının topografik ve beşerî özelliklerini değerlendir.
Geniş ve sade bir düzlükte, ortak alanlar (meydan, cami, okul) merkez alınarak bir planlama yapılmıştır.
Dairesel dokunun oluşması için arazinin düz olması ve merkezi bir odak noktasının bulunması gerekir.
3
Yerleşme dokusu türlerini karşılaştırarak sonuca ulaş.
Dairesel doku.
Belirli bir merkezin çevresinde halkalar şeklinde veya merkezi çevreleyen bir düzende inşa edilen konutlar dairesel dokuyu tanımlar.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokuları (Morfolojik Yapı)

İpuçları

1
Yerleşme yeri değiştiğinde dokunun da değişebileceğini unutmayın.
2
Arazinin düz olması ve evlerin bir merkezin çevresinde toplanması hangi geometrik formu çağrıştırıyor?
3
Köy meydanı gibi bir odak noktasının etrafında şekillenen toplu yerleşmelere dairesel doku denir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki dağınık yerleşmeler ile İç Anadolu'daki toplu yerleşmelerin temel nedenlerini (su ve yer şekilleri) karşılaştıran sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 246Soru

Şehirlerin büyümesinde ve bölgesel bir çekim merkezi hâline gelmesinde, o yerleşmede öne çıkan ekonomik faaliyetler (fonksiyonlar) başrol oynar. Bir şehirde birden fazla ekonomik faaliyet bir arada bulunabilse de genellikle şehre asıl kimliğini kazandıran ve göç almasını sağlayan baskın bir fonksiyon vardır.

Buna göre, aşağıdaki şehir ve bu şehre kimliğini kazandıran baskın fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kocaeli – Turizm

Cevap

Kocaeli kentinin baskın fonksiyonunun turizm olarak eşleştirilmesi yanlıştır; Kocaeli Türkiye'nin en büyük sanayi şehirlerinden biridir.
Kocaeli, Türkiye'de sanayi fonksiyonu en fazla gelişmiş şehirlerin başında gelir. Otomotiv, petrokimya ve çeşitli imalat sanayi kollarının yoğunlaştığı bu kentin asıl büyüme ve göç alma nedeni turizm değil, sanayidir. Bu nedenle Kocaeli'nin turizm şehri olarak nitelendirilmesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin hangi ekonomik faaliyetlerle büyüdüğünü analiz etme
Bursa (Sanayi), Ankara (İdari), Zonguldak (Maden) ve Gaziantep (Ulaşım/Sanayi) doğru eşleşmektedir.
Bu şehirlerin her biri belirtilen fonksiyonların etkisiyle küçük yerleşmelerden büyük kentlere dönüşmüştür.
2
Kocaeli'nin temel ekonomik dinamiklerini değerlendirme
Kocaeli (İzmit), Türkiye imalat sanayisinin kalbi konumundadır ve yoğun işçi göçü almıştır.
Şehrin temel büyüme nedeni turizm değil, fabrikaların ve ağır sanayi tesislerinin varlığıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırması

İpuçları

1
Soruda sizden asıl büyüme ve nüfuslanma nedeni yanlış verilmiş olan şehri bulmanız istenmektedir.
2
Hangi seçenekte verilen şehrin aslında çok sayıda fabrikanın ve ağır sanayi tesisinin (petrokimya, otomotiv) bulunduğu bir yer olduğunu düşünün.
3
Türkiye'nin sanayi kalbi olan, İstanbul'a komşu Kocaeli'nin turizmden çok sanayi sektörüyle tanındığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Maden Şehirleri' ile 'Sanayi Şehirleri' arasındaki bağlantıyı ve Batman, Karabük gibi örnekleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 247Soru

Türkiye'de nüfus hareketleri incelendiğinde göçler; nedenlerine göre 'itici' ve 'çekici' faktörler, süresine göre ise 'sürekli' ve 'mevsimlik' göçler olarak sınıflandırılmaktadır. İtici faktörler, bireyleri yaşadıkları yeri terk etmeye zorlayan olumsuz şartları ifade ederken; sürekli göçler, geri dönmemek üzere yapılan kalıcı yer değiştirmelerdir.

Bu tanımlamalara göre, aşağıdakilerden hangisi kırsal alanlardan kentlere doğru gerçekleşen sürekli göçlerin 'itici' faktörlerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım arazilerinin miras yoluyla giderek parçalanması ve ailelerin geçimini sağlayamaz duruma gelmesi

Cevap

Tarım arazilerinin miras yoluyla giderek parçalanması ve ailelerin geçimini sağlayamaz duruma gelmesi
Tarım arazilerinin miras yoluyla küçülmesi, kırsal kesimde ailelerin geçimini zorlaştıran olumsuz bir durumdur. Bu zorunluluk insanları bulundukları yeri tamamen (sürekli) terk etmeye ittiği için hem 'itici' faktör hem de 'sürekli' göç kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün nedenleri bağlamında 'itici faktör' kavramını tanımlamak
İtici faktör, yaşanılan yerdeki zorlayıcı ve olumsuz koşullardır (işsizlik, doğal afetler, arazilerin parçalanması vb.).
Seçeneklerdeki durumların olumlu (çekici) mu yoksa olumsuz (itici) mu olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Göçün süresi bağlamında 'sürekli göç' kavramını değerlendirmek
Sürekli göç, dönmemek üzere yapılan kalıcı taşınma eylemidir.
Mevsimlik (geçici) yer değiştirmeleri elemek için gereklidir.
3
Seçenekleri analiz etmek
Tarım arazilerinin parçalanması kırsaldaki olumsuz bir durumdur (itici) ve aileyi kalıcı olarak (sürekli) göç etmeye zorlar.
İstenen iki şartı (itici + sürekli) aynı anda sağlayan durumu tespit etmek hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İtici ve Çekici Göç Faktörleri ile Göç Süresi (Mevsimlik/Sürekli)

İpuçları

1
Cevabı bulmak için öncelikle kırsal kesimdeki 'olumsuz' ve insanı yaşam alanından ayrılmaya zorlayan durumları düşünmelisiniz.
2
Seçeneklerden ikisi kentlerin sunduğu güzel imkânlardır (çekici faktör). Biri ise sadece yaz aylarında yapılan geçici bir göçtür.
3
Miras nedeniyle tarlaların küçülmesi, çiftçinin geçimini imkânsız hâle getirir ve onu köyünü tamamen terk etmeye 'iter'.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de mevsimlik işçi göçü alan illeri ve bu göçlerin hangi ekonomik faaliyetlere dayandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 248Soru

Türkiye'de nüfus yoğunlukları; toplam nüfus, tarımla uğraşan nüfus, toplam yüz ölçümü ve tarım alanlarının genişliği gibi değişkenler arasındaki ilişkiye dayanır. Bu değişkenlerin coğrafi özelliklere göre farklılık göstermesi, bölgeden bölgeye farklı yoğunluk türlerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Bir coğrafyacı, Türkiye'deki iki farklı yörenin demografik verilerini analiz ederek şu saptamalarda bulunmuştur:

* I. Yörede: Aritmetik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir; ancak fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki fark oldukça azdır.
* II. Yörede: Toplam nüfus miktarı az olmasına karşın, tarımsal nüfus yoğunluğu oldukça yüksektir.

Bu saptamalara göre, söz konusu yörelerin coğrafi özellikleri hakkında yapılabilecek aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. yörede yer şekilleri genel olarak sade bir yapıya sahiptir ve tarım arazileri toplam yüz ölçümünün büyük bir kısmını oluşturur.

Cevap

I. yörede yer şekillerinin sade olduğu ve tarım arazilerinin toplam yüz ölçümüne oranının yüksek olduğu çıkarımı kesinlikle doğrudur.
I. yörede ANY ile FNY arasındaki farkın çok az olması, o bölgedeki toplam yüz ölçümünün büyük bir kısmının tarım alanı olarak kullanılabildiğini gösterir. Bu durum, yer şekillerinin sade ve düz olduğu, Marmara veya İç Anadolu'daki geniş ovalar gibi bölgelerin karakteristik özelliğidir. II. yörede ise nüfus azlığına rağmen TNY'nin yüksekliği, tarım alanlarının çok dar olduğunu ve dolayısıyla arazinin oldukça engebeli olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
I. Yöre için yoğunluk ilişkisini analiz et.
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu (ANY) \approx Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu (FNY) olduğu görülür.
ANY=Toplam Nu¨fusToplam Yu¨O¨lc¸u¨mu¨ANY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Toplam Yüz Ölçümü}} ve FNY=Toplam Nu¨fusTarım AlanlarıFNY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}} formüllerine göre, paylar aynıyken sonuçların yakın olması paydaların (Toplam Alan ve Tarım Alanı) birbirine çok yakın olduğunu gösterir.
2
I. Yöre için topografik çıkarım yap.
Arazi düz ve ovalıktır.
Toplam yüz ölçümünün neredeyse tamamının tarım alanı olarak kullanılabilmesi, dağlık ve engebeli alanların az, düzlüklerin (ovaların) geniş olduğunu kanıtlar.
3
II. Yöre için yoğunluk ilişkisini analiz et.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNY) yüksektir.
TNY=Tarımsal Nu¨fusTarım AlanlarıTNY = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}} formülünde toplam nüfus (dolayısıyla tarımsal nüfus) az olmasına rağmen yoğunluğun yüksek çıkması, paydanın (Tarım Alanları) aşırı derecede küçük/dar olduğunu gösterir.
4
II. Yöre için topografik çıkarım yap.
Arazi dağlık ve engebelidir.
Tarım alanlarının çok dar olması, yer şekillerinin parçalı ve engebeli olduğu (Doğu Karadeniz veya Menteşe Yöresi gibi) bölgelerin tipik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunlukları ile yer şekilleri arasındaki korelasyon (ANY-FNY farkı ve TNY analizi)

İpuçları

1
Aritmetik ve Fizyolojik yoğunluk formüllerini düşünün; paylar (toplam nüfus) her ikisinde de aynıdır.
2
ANY ile FNY arasındaki farkın 'az' olması, formüldeki paydaların (Toplam Alan ve Tarım Alanı) birbirine çok yakın olması demektir.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım yapılan alanlar daraldıkça (engebe arttıkça) artar. II. yöredeki durum buna işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerimizdeki (Hakkari, Şanlıurfa, Konya, Rize) ANY, FNY ve TNY değerlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 249Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri, su kaynakları ve ulaşım güzergâhları belirleyici bir rol oynamaktadır. Bir dağ silsilesinin eteğinde, dar bir vadi tabanı boyunca veya önemli bir kara yolunun her iki yakasında evlerin bir hat şeklinde sıralanmasıyla oluşan yerleşmeler görülmektedir.

Buna göre, yerleşme çekirdeklerinin belirli bir hat boyunca dizilmesiyle oluşan bu yerleşme dokusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çizgisel yerleşme

Cevap

Yerleşme çekirdeklerinin bir hat (yol, vadi, akarsu) boyunca dizilmesiyle oluşan doku çizgisel yerleşmedir.
Çizgisel (hat) yerleşme dokusu, yerleşme çekirdeklerinin bir yol, akarsu yatağı veya vadi boyunca bir çizgi halinde sıralanmasıyla ortaya çıkar. Sorudaki 'dar bir vadi tabanı' ve 'kara yolunun her iki yakasında bir hat şeklinde sıralanma' ifadeleri doğrudan bu dokuyu tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin fiziksel konumunu analiz etme
Evlerin dar bir vadi veya yol kenarında bulunduğu tespit edildi.
Yerleşme dokusunu belirleyen en temel unsur, konutların birbirine göre nasıl konumlandığıdır.
2
Geometrik dizilimi belirleme
Konutların rastgele değil, bir 'hat' şeklinde sıralandığı belirlendi.
Vadi tabanları ve ulaşım hatları yerleşmeyi tek bir yöne doğru zorlar.
3
Doku türünü isimlendirme
Çizgisel (hat) yerleşme dokusu sonucuna ulaşıldı.
Literatürde yol veya akarsu boyu yerleşmeler bu terimle ifade edilir.

Anahtar Kavram

Kırsal Yerleşme Dokuları

İpuçları

1
Sorudaki 'hat şeklinde sıralanma' ifadesine odaklanın.
2
Yol veya vadi boyu yerleşmelerin geometrik şeklini düşünün.
3
Evlerin bir çizgi üzerinde dizildiği yerleşme türünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki dağınık yerleşmeler ile İç Anadolu'daki toplu yerleşmelerin temel nedenlerini karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 250Soru

Türkiye'de 2026 yılı nüfus projeksiyonları ve güncel demografik veriler incelendiğinde; doğurganlık hızının düştüğü, ortanca yaşın yükseldiği ve nüfus piramidinin tabanının daralmaya devam ettiği görülmektedir. Bu süreç, Türkiye'nin demografik dönüşüm modelinde 'yaşlı nüfus yapısına' geçiş evresinde olduğunu kanıtlamaktadır.

Bu bilgiler ışığında, Türkiye'nin nüfusun yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun ikiye katlanma süresinin, Cumhuriyet'in ilk yıllarına göre kısalmış olması

Cevap

Nüfusun ikiye katlanma süresinin Cumhuriyet'in ilk yıllarına göre kısalmış olması ifadesi yanlıştır; çünkü nüfus artış hızı azaldıkça bu süre uzar.
Nüfusun ikiye katlanma süresi, nüfus artış hızıyla ters orantılı bir değişkendir. Türkiye'de nüfus artış hızı Cumhuriyet döneminin başlarında ve özellikle 1950-1960 arasında çok yüksek olduğu için o dönemde nüfusun ikiye katlanma süresi çok kısaydı (yaklaşık 25-30 yıl). Günümüzde nüfus artış hızı binde 5'lerin altına gerilediği için nüfusun ikiye katlanması için gereken süre 100 yılın üzerine çıkmıştır. Dolayısıyla sürenin 'kısalmış olması' ifadesi bilimsel olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin güncel nüfus artış hızı eğilimini belirle.
Nüfus artış hızı 1945-1960 dönemindeki zirve noktasından sonra kademeli olarak düşmüş, günümüzde (2020'li yıllar) durma noktasına yaklaşmıştır.
Nüfusun yapısal değişimi ile dinamik göstergeler (artış hızı) arasındaki bağı kurmak.
2
Nüfusun 'ikiye katlanma süresi' kavramını analiz et.
İkiye katlanma süresi, bir nüfusun mevcut miktarının iki katına çıkması için gereken zamandır ve nüfus artış hızı ile ters orantılıdır.
Demografik bir kavramın matematiksel mantığını uygulamak.
3
Verilen bilgiyi kural ile karşılaştır.
Artış hızı düşen bir ülkede (Türkiye gibi), nüfusun ikiye katlanması için daha fazla yıl geçmesi gerekir. Dolayısıyla süre uzamıştır.
Hatalı çıkarımı tespit ederek doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nüfus Artış Hızı ve İkiye Katlanma Süresi İlişkisi

İpuçları

1
Nüfus artış hızı ile bir nüfusun kendini ikiye katlaması için gereken zaman arasındaki ilişkiyi düşünün.
2
Hızlı artan nüfuslar kısa sürede ikiye katlanır. Türkiye'de artış hızı düştüğüne göre bu süre nasıl değişmiş olabilir?
3
Cinsiyet yapısı yaş gruplarına göre değişir; yaşlılarda kadınlar, bebeklerde erkekler genelde oransal olarak daha fazladır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 50 yıldaki değişimini inceleyerek tabanın daralma nedenlerini analiz edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Demografik dönüşüm modelini düşünün: Bir ülke geliştikçe doğum oranları düşer ve nüfusun yaşlanmasıyla birlikte nüfusun kendini yenileme/katlama süresi uzar. Türkiye de bu süreci yaşamaktadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 251Soru

Türkiye'de nüfusun dağılışı üzerinde doğal ve beşerî faktörler birlikte etkili olmaktadır. Bazı yörelerde yağış miktarı ve sıcaklık koşulları (iklim) nüfusun yoğunlaşması için oldukça elverişli olmasına rağmen, yer şekillerinin dağlık ve engebeli yapısı ulaşımı ve ekonomik faaliyetleri kısıtlayarak nüfusun seyrek olmasına neden olmuştur.

Buna göre, aşağıda verilen yerlerden hangisi "iklim koşulları elverişli ancak yer şekilleri engebeli" olduğu için seyrek nüfuslanan alanlara örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menteşe Yöresi

Cevap

Menteşe Yöresi, iklimi elverişli (bol yağışlı ve ılıman) olmasına rağmen engebeli yer şekilleri nedeniyle seyrek nüfuslanmıştır.
Menteşe Yöresi (Muğla ve çevresi), Akdeniz iklim özelliklerine bağlı olarak bol yağış alan ve kışları ılık geçen bir bölgedir. Ancak Menteşe Dağları'nın varlığı, arazinin çok kırıklı ve engebeli olması, tarım alanlarını daraltmış ve ulaşımı zorlaştırarak bölgenin seyrek nüfuslanmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İklim koşullarının elverişliliğini analiz et.
Menteşe, Tuz Gölü, Hakkâri, Ergene ve Yukarı Kızılırmak seçenekleri arasından Menteşe Yöresi bol yağış almasıyla iklimsel olarak avantajlıdır.
Soruda 'iklimin elverişli' olması şartı aranmaktadır.
2
Yer şekillerinin (topografya) etkisini değerlendir.
Tuz Gölü ve Ergene Havzası düzlük alanlardır, dolayısıyla engebe kriterine uymazlar. Hakkâri ve Menteşe engebelidir.
Soruda 'yer şekillerinin engebeli' olması nedeniyle seyrek nüfuslanma aranmaktadır.
3
Her iki kriteri birleştiren doğru alanı seç.
Hem iklimi elverişli olan hem de engebeli olduğu için seyrek nüfuslanan alan Menteşe Yöresi'dir.
Hakkâri'de iklim de elverişsiz olduğu için kök nedene tam olarak uymaz.

Anahtar Kavram

Nüfus Dağılışını Etkileyen Doğal Faktörler: İklim ve Yer Şekilleri Kontrastı

İpuçları

1
Türkiye'de bazı kıyı bölgeleri çok yağış almasına rağmen dağlık oldukları için iç kesimlerden daha az nüfusa sahip olabilir.
2
Ege Bölgesi'nin genelinde nüfus yoğun olsa da güneybatı köşesindeki Muğla çevresi bu durumun istisnasıdır.
3
Menteşe Dağları ve Yıldız Dağları, Türkiye'de 'iklim uygun, yer şekilleri engebeli' olduğu için seyrek nüfuslanan en tipik iki örnektir.

Daha Fazla Pratik

Nüfusun dağılışını etkileyen faktörleri çalışırken 'iklim-nüfus' ve 'yer şekilleri-nüfus' ilişkisini ayrı ayrı analiz eden harita çalışmalarına odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 252Soru

Türkiye’nin demografik yapısı incelendiğinde, çalışma çağındaki nüfusun (156415-64 yaş) toplam nüfus içindeki payının en yüksek seviyeye ulaştığı "Demografik Fırsat Penceresi" sürecinde olduğu görülmektedir. Ancak son yıllarda Türkiye İstatistik Kurumu (TU¨I˙KTÜİK) verilerine göre toplam doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,102,10’un altına düşerek 20232023 yılında 1,511,51 olarak gerçekleşmesi, bu pencerenin ekonomik bir kazanıma dönüşmeden kapanma riskini (demografik yaşlanma) gündeme getirmiştir. Günümüzde bu riskin yönetilmesi amacıyla uygulanan nüfus politikalarının, Cumhuriyet'in ilk yıllarında (192319651923-1965) uygulanan nüfus politikalarından temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun sadece sayısal olarak artırılmasını değil, aynı zamanda beşerî sermaye kalitesini artıracak eğitim ve istihdam olanaklarıyla desteklenen bir "nitelikli artış" modelini esas alması

Cevap

Güncel nüfus politikaları, nüfusu sadece niceliksel bir güç olarak değil, beşerî sermaye kalitesiyle desteklenen niteliksel bir güç olarak kurgulaması bakımından erken Cumhuriyet döneminden ayrılır.
Doğru seçenek olan nitelikli artış modeli, günümüz Türkiye'sinin nüfus politikalarının temelini oluşturur. 192319651923-1965 arasında temel amaç savaştan çıkmış bir ülkede tarım ve savunma için sadece 'sayı' artırmakken, günümüzde (özellikle 20142014 sonrası stratejilerde) nüfus artışı; kreş desteği, çalışan kadın hakları ve eğitim kalitesi gibi unsurlarla birleştirilerek beşerî sermayeyi güçlendirmeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Demografik Fırsat Penceresi'nin çalışma çağındaki nüfusun avantajı olduğu belirlendi.
Soruda verilen riskin (erken kapanma) hangi demografik sürece karşılık geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Veri Karşılaştırması
2023 doğurganlık hızının (1,511,51), yenilenme düzeyinin (2,102,10) çok altında olduğu saptandı.
Politika değişikliğinin nedenini (yaşlanma riski) somutlaştırmak için TÜİK verileri analiz edilir.
3
Tarihsel Dönem Karşılaştırması
1923-1965 döneminin 'askeri ve tarımsal sayısal güç' odaklı, günümüzün ise 'nitelikli iş gücü ve dinamizm' odaklı olduğu tespit edildi.
İki pronatalist dönem arasındaki paradigmatik farkı ortaya koymak gerekir.
4
Sentez
Eğitim ve istihdamla desteklenen 'nitelikli artış' modelinin güncel fark olduğu sonucuna varıldı.
Modern kalkınma planlarındaki beşerî sermaye vurgusu ile doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Nüfus Politikası Farklılaşması

İpuçları

1
Soruda bahsedilen iki dönem de (1923-1965 ve günümüz) nüfus artışını teşvik eder; ancak yöntemler ve nedenler değişmiştir.
2
Cumhuriyet'in başında insan gücü kaba kuvvet (tarım/savaş) olarak görülürken, günümüzde modern ekonominin 'beşerî sermaye' ihtiyacı ön plandadır.
3
Modern politikalarda doğum teşviği, sadece çocuk sayısı ile değil, kreş yardımı ve eğitim gibi 'nitelik' vurgularıyla birlikte anılır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin demografik dönüşüm aşamalarını (yüksek doğum-yüksek ölümden düşük doğum-düşük ölüme geçiş) grafik üzerinden analiz edin.

Alternatif Yöntem

TÜİK verilerindeki düşüşün 'yaşlanma' (demografik yaşlanma) riskini doğurduğunu fark ederek, bu riskin çözümünün sadece 'daha çok insan' değil, 'daha donanımlı insan' olduğunu mantıksal olarak çıkarabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 253Soru

Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunluğu üzerinde yer şekilleri, iklim koşulları ve ekonomik faaliyetlerin etkisi bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Aşağıdaki tabloda, üç farklı yörenin aritmetik ve tarımsal nüfus yoğunluklarının Türkiye ortalamasına göre durumu verilmiştir:

YöreAritmetik Nüfus YoğunluğuTarımsal Nüfus Yoğunluğu
IOrtalamanın üzerindeOrtalamanın üzerinde
IIOrtalamanın altındaOrtalamanın üzerinde
IIIOrtalamanın altındaOrtalamanın altında

Buna göre, yörelerin coğrafi özellikleri hakkında yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. yörede yer şekilleri engebeli, tarım alanları ise kısıtlıdır.

Cevap

İkinci yörede yer şekillerinin engebeli ve tarım alanlarının kısıtlı olduğu yorumu kesinlikle doğrudur.
İkinci yörede aritmetik nüfus yoğunluğunun düşük olması, bölgenin genel olarak seyrek nüfuslu olduğunu gösterir. Ancak tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek olması, mevcut tarım alanlarının nüfusa göre çok dar olduğunu kanıtlar. Türkiye'de bu durum (düşük genel nüfus ama yüksek tarımsal yoğunluk), genellikle Doğu Karadeniz veya Menteşe Yöresi gibi yer şekillerinin engebeli ve ekilebilir arazinin sınırlı olduğu bölgelerde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfus yoğunluğu kavramlarını analiz etme
Aritmetik yoğunluk (Toplam Nüfus / Yüz Ölçümü) ve Tarımsal yoğunluk (Çiftçi Sayısı / Tarım Alanı) arasındaki ilişki belirlendi.
Yörelerin fiziksel yapısını anlamak için bu iki oran arasındaki farkın ne anlama geldiğini bilmek gerekir.
2
İkinci yörenin verilerini yorumlama
Düşük aritmetik yoğunluk seyrek nüfusu, yüksek tarımsal yoğunluk ise dar tarım alanlarını işaret eder.
Bir yerde genel nüfus az olmasına rağmen tarım alanına düşen insan sayısı çoksa, orada tarım yapılabilecek düzlükler (ovalalar) oldukça azdır.
3
Üçüncü yöreyi değerlendirme
Düşük aritmetik ve düşük tarımsal yoğunluk, geniş tarım arazilerinin (düzlüklerin) varlığına işaret eder.
Tarım arazisi geniş olduğunda, nüfus az olsa bile yoğunluk düşük çıkar (Örneğin: Konya, Şanlıurfa).

Anahtar Kavram

Tarımsal nüfus yoğunluğu ile yer şekilleri arasındaki ters orantı.

İpuçları

1
Aritmetik yoğunluk toplam alanı, tarımsal yoğunluk ise sadece tarım yapılan alanı baz alır.
2
Bir yörede tarımsal nüfus yoğunluğu yüksekse, orada tarım alanları dar ve engebelidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de aritmetik nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu coğrafi bölümü ve nedenlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 254Soru

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'de farklı coğrafi ve ekonomik özelliklere sahip üç ayrı yöreye ait aritmetik nüfus yoğunlukları ile bazı nüfus yoğunluğu türlerinin birbirine oranları verilmiştir.

YöreAritmetik Nüfus Yoğunluğu (kis\ci/km2kişi/km^2)Fizyolojik N.Y. / Aritmetik N.Y. OranıFizyolojik N.Y. / Tarımsal N.Y. Oranı
I404012,012,01,11,1
II2502501,51,510,010,0
III75753,03,02,52,5

Nüfus yoğunluklarının hesaplanma prensipleri ve tablodaki veriler dikkate alındığında, bu yörelerin demografik ve yapısal özellikleri hakkında yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. yöredeki toplam nüfusun büyük bir çoğunluğu, geçimini tarım dışı sektörlerden sağlamaktadır.

Cevap

II. yörede toplam nüfusun büyük bir çoğunluğunun tarım dışı sektörlerde istihdam edildiği sonucuna, Fizyolojik Nüfus Yoğunluğunun Tarımsal Nüfus Yoğunluğuna oranının yüksek olmasıyla kesin olarak ulaşılır.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğunun Fizyolojik Nüfus Yoğunluğuna oranı, her iki formüldeki 'Tarım Alanı' paydalarının sadeleşmesi sonucunda doğrudan 'Toplam Nüfus / Tarımsal Nüfus' oranını vermektedir. II. yörede bu oranın 1010 çıkması, toplam nüfusun sadece onda birinin geçimini tarımdan sağladığını, geri kalan büyük çoğunluğun ise sanayi ve hizmet gibi tarım dışı alanlarda çalıştığını matematiksel olarak kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yoğunluk oranlarının matematiksel karşılığını analiz etme
Fizyolojik N.Y. / Aritmetik N.Y. = (Toplam Nüfus / Tarım Alanı) / (Toplam Nüfus / Toplam Alan) = Toplam Alan / Tarım Alanı. Fizyolojik N.Y. / Tarımsal N.Y. = (Toplam Nüfus / Tarım Alanı) / (Tarım Nüfusu / Tarım Alanı) = Toplam Nüfus / Tarım Nüfusu.
Verilen oranların coğrafi ve demografik anlamlarını belirlemek için formül sadeleştirmesi yapılmalıdır.
2
Yörelerin yer şekilleri özelliklerini yorumlama
I. yörede toplam alan tarım alanının 1212 katıdır (çok engebeli). II. yörede toplam alan tarım alanının sadece 1,51,5 katıdır (yer şekilleri sade).
Fizyolojik ve aritmetik yoğunluk farkı, bir bölgenin tarımsal arazi potansiyelini ve engebe durumunu gösterir.
3
II. yörenin ekonomik yapısını analiz etme
Fizyolojik N.Y. / Tarımsal N.Y. oranı 1010 olan II. yörede, toplam nüfus tarım nüfusunun 1010 katıdır.
Toplam nüfus içinde tarım nüfusunun payının sadece %10\%10 olması, o yörenin sanayileşmiş ve şehirleşmiş bir yapıya sahip olduğunu kanıtlar.
4
Miktarsal ve oransal verileri ayırt etme
Yoğunluk değerlerinden yola çıkarak toplam alan veya toplam nüfus miktarları kıyaslanamaz.
Yoğunluk birim alan başına düşen değerdir ve bölgenin mutlak büyüklüğü hakkında bilgi vermez.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunluğu türleri arasındaki matematiksel ilişkiler ve bu ilişkilerin sosyo-ekonomik çıkarımları.

Daha Fazla Pratik

Tarımsal nüfus yoğunluğunu etkileyen faktörler arasında yer alan tarımda makineleşmenin, yoğunluk türleri üzerindeki etkisini analiz eden soruları inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Oranları formülize ederek sadeleştirme yöntemi: FNY=Nt/AtarFNY = N_t / A_{tar}, ANY=Nt/Atop    FNY/ANY=Atop/AtarANY = N_t / A_{top} \implies FNY / ANY = A_{top} / A_{tar}. Aynı şekilde FNY/TNY=(Nt/Atar)/(Ntar/Atar)=Nt/NtarFNY / TNY = (N_t / A_{tar}) / (N_{tar} / A_{tar}) = N_t / N_{tar}. Bu sadeleştirmeler yapıldığında tablodaki verilerin doğrudan 'Arazi Yapısı' ve 'Ekonomik Yapı'yı temsil ettiği görülür.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 255Soru

Türkiye'de kırsal yerleşme dokusunun bir parçası olan köy altı yerleşmeleri; yer şekilleri, su kaynaklarına yakınlık ve temel ekonomik faaliyetin niteliğine göre 'kalıcı' veya 'geçici' statüde yer almaktadır. Özellikle tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü ve mülkiyetin belirgin olduğu alanlarda yerleşmeler yıl boyu kullanılırken, sadece hayvancılığa dayalı alanlarda mevsimlik kullanım yaygındır.

Aşağıdaki tabloda bazı köy altı yerleşmeleri ve bu yerleşmelerin karakteristik özellikleri verilmiştir:

Yerleşme BirimiYaygın Olduğu BölgeSüreklilik DurumuTemel Ekonomik Faaliyet
XXBatı KaradenizKalıcıTarım ve Hayvancılık
YYDoğu AnadoluGeçiciHayvancılık
ZZToroslarGeçiciGöçebe Hayvancılık

Tabloda XX, YY ve ZZ harfleri ile boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken yerleşme tipleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: Divan, Y: Kom, Z: Oba

Cevap

Tablodaki özelliklerle tam uyum sağlayan sıralama Divan, Kom ve Oba şeklindedir.
Tablodaki veriler incelendiğinde; Batı Karadeniz'e özgü kalıcı yerleşme tipi olan Divan, Doğu Anadolu'da hayvancılık amaçlı kurulan geçici birim olan Kom ve Toroslar'da konar-göçerlerin oluşturduğu Oba yerleşmesi birbiriyle tam olarak eşleşmektedir. Bu üç yerleşme hem bulundukları coğrafi bölge hem de yıl boyu kullanım durumları bakımından KPSS standartlarına uygun karakterdedir.

Adım Adım Çözüm

1
XX birimi için bölge ve süreklilik analizi yapılır.
Batı Karadeniz'de yaygın olan ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşme 'Divan'dır.
Divan yerleşmesi, engebeli arazi nedeniyle parçalanmış tarım alanlarının yönetimi için ortaya çıkmış idari birimdir.
2
YY birimi için bölge ve faaliyet analizi yapılır.
Doğu Anadolu'da hayvancılık amacıyla kurulan geçici yerleşme 'Kom'dur.
Mezra ile karıştırılsa da Mezra kalıcıdır; hayvancılığa dayalı geçici birim ise Kom olarak adlandırılır.
3
ZZ birimi için yaşam tarzı ve bölge analizi yapılır.
Toroslar'da göçebe (konar-göçer) ailelerin çadırlarda kurduğu geçici yerleşme 'Oba'dır.
Oba yerleşmeleri, sürülerin otlatılması amacıyla kurulan ve taşınabilir çadırlardan oluşan tipik bir geçici yerleşmedir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) ve bölgesel dağılım kriterleri.

İpuçları

1
Kalıcı olanları (Mezra, Divan, Mahalle, Çiftlik) ve geçici olanları (Yayla, Kom, Oba, Ağıl, Dam) birbirinden ayırmakla başlayın.
2
Batı Karadeniz'deki 'Divan' yerleşmesinin yıl boyu kullanıldığını ve birkaç mahallenin birleşimi olduğunu hatırlayın.
3
Özellikle Mezra ve Kom arasındaki farka dikkat edin; Mezra tarım ağırlıklı ve kalıcıdır, Kom ise hayvancılık ağırlıklı ve geçicidir.

Daha Fazla Pratik

Diğer bölgeye özgü yerleşmeler olan Dalyan (Ege - Balıkçılık) ve Dam (Ege/Adalar - Tarım/Hayvancılık) yerleşmelerini de inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemini kullanarak, 'Mezra'nın kalıcı olduğunu bilmek sizi doğrudan 'geçici' sütunundaki Mezra şıklarını eleyerek doğru cevaba yaklaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Türkiye'de göç hareketlerinin arkasındaki temel itici ve çekici güçler; doğal, ekonomik, sosyal ve siyasi faktörler olarak sınıflandırılmaktadır. Siyasi nedenler, genellikle devletin otoritesi, uluslararası hukuk, yönetimsel kararlar veya güvenlik politikaları çerçevesinde şekillenen süreçleri kapsamaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de görülen göç hareketlerinin "siyasi" nedenlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras hukuku nedeniyle tarım arazilerinin aşırı parçalanarak geçim sıkıntısı yaratması

Cevap

Tarım arazilerinin miras yoluyla parçalanması, geçim sıkıntısına yol açan ekonomik kökenli bir göç nedenidir.
Tarım arazilerinin miras yoluyla parçalanması, hane halkının gelir seviyesini düşürdüğü ve toprağın aileyi geçindiremez hale gelmesine neden olduğu için 'Ekonomik Nedenler' grubunda yer alır. Siyasi nedenler ise mübadele, savaş, sınır değişiklikleri ve güvenlik politikaları gibi devlet odaklı süreçleri kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Göç nedenlerinin kategorilerini hatırla.
Göçler; doğal (fiziki), ekonomik, sosyal ve siyasi nedenler olarak dörde ayrılır.
Soruda istenen 'siyasi olmayan' seçeneği bulmak için bu ayrımı yapmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri bu kategorilere yerleştir.
Mübadele, güvenlik, kamulaştırma ve savaş siyasi/idari iken; miras yoluyla toprak bölünmesi ekonomik sonuçlar doğurur.
Miras yoluyla bölünme, arazinin verimli kullanımını engelleyerek kişi başına düşen geliri azaltır, bu da ekonomik bir itici faktördür.
3
Doğru seçeneği belirle.
Tarım arazilerinin mirasla bölünmesi ekonomik bir nedendir.
Siyasi nedenler devlet otoritesi ve politikalarıyla ilgiliyken, miras meselesi mülkiyet ve ekonomi temellidir.

Anahtar Kavram

Göçün Nedenlerinin Sınıflandırılması

İpuçları

1
Göç nedenlerini düşünürken 'Hangi neden devletin bir kararıyla gerçekleşir?' sorusunu kendine sor.
2
Ekonomik nedenler genellikle iş, gelir ve mülkiyet paylaşımı (miras gibi) ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

İç göçlerin sonuçlarını; göç veren ve göç alan yerler bazında 'demografik' ve 'mekânsal' olarak ayırarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 257Soru

Türkiye’nin demografik yapısında son yıllarda gözlenen değişimler, nüfusun yaşlanma eğilimine girmesi ve toplam doğurganlık hızının 2,12,1 olan yenilenme eşiğinin altına gerilemesi üzerine, 20142014 yılından itibaren nüfus politikalarında yeni bir yaklaşıma gidilmiştir. 20262026 yılına gelindiğinde bu göstergelerin etkisi daha belirgin hale gelmiş ve devletin demografik stratejileri bu riskleri minimize etmeye odaklanmıştır. Buna göre, günümüzde de devam eden modern nüfus politikalarının, Cumhuriyet'in ilk yıllarında (192319651923-1965) uygulanan nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik politikalardan ayrılan en temel yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artışını teşvik ederken aynı zamanda nüfusun niteliksel gelişimini (eğitim, sağlık) önceliklendirmesi ve demografik fırsat penceresini koruma amacı taşıması

Cevap

Modern nüfus politikalarının Cumhuriyet'in ilk yıllarından en temel farkı, sayısal artışın yanı sıra nüfusun niteliksel özelliklerini (eğitim, sağlık vb.) iyileştirmeyi ve demografik fırsat penceresinden en üst düzeyde yararlanmayı hedeflemesidir.
Modern dönem (post-2014) politikaları, doğurganlığı teşvik ederken aynı zamanda 'nitelikli insan gücü' kavramına odaklanır. Bunun sebebi, demografik fırsat penceresinin kapanmaya başlaması ve nüfusun yaşlanma riskidir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise asıl amaç askeri savunma ve tarımsal üretim için sayısal çoğunluğu sağlamaktı.

Adım Adım Çözüm

1
Modern demografik verileri analiz etme
Doğurganlık hızı 2,12,1 altına inmiş ve ortanca yaş yükselmiştir.
20262026 yılı itibarıyla Türkiye'nin en büyük sorunu nüfusun yaşlanmasıdır.
2
192319651923-1965 dönemi ile karşılaştırma yapma
İlk dönemde askeri ve tarımsal iş gücü için 'nicelik' (sayı) ön plandadır.
Savaş sonrası azalan nüfusu hızla toparlamak bir ulusal güvenlik meselesiydi.
3
Güncel politikaların kapsamını belirleme
Günümüzde doğumu teşvik eden teşviklerin yanı sıra eğitim ve teknolojik üretim kapasitesi (nitelik) vurgulanmaktadır.
Yaşlı bağımlı nüfus artarken, çalışan genç nüfusun daha verimli olması zorunludur.

Anahtar Kavram

Demografik Fırsat Penceresi ve Niteliksel Nüfus Politikası

İpuçları

1
Türkiye'nin nüfus piramidinin son yıllarda nasıl bir değişim geçirdiğini ve ortanca yaşın nereye doğru gittiğini düşünün.
2
Cumhuriyet'in ilk yıllarında 'sayı' (nicelik) hayatiyken, günümüzde nüfusun 'nitelik' (eğitim, teknolojiye uyum) yönü daha çok vurgulanmaktadır.
3
Demografik fırsat penceresi, çalışma çağındaki nüfusun en yüksek olduğu dönemdir. Günümüz politikaları bu pencere kapanmadan kalkınmayı gerçekleştirmeyi hedefler.

Daha Fazla Pratik

Nüfusun yaşlanmasının gelecekteki SGK giderleri ve iş gücü piyasası üzerindeki etkilerini analiz eden soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 258Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel yapısı ve büyüme hızı üzerinde; ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım ve hinterland genişliği gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı şehirler, çevresinde işlenen ham madde bulunmamasına rağmen, sahip oldukları ulaşım avantajları ve liman fonksiyonu sayesinde önemli birer sanayi merkezine dönüşmüştür.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi kentsel gelişimini ve sanayi fonksiyonunu ham maddeye yakınlıktan ziyade ulaşım ve liman avantajına borçludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun

Cevap

Samsun şehri, kentsel gelişimini ve sanayi fonksiyonunu (bakır ve gübre işletmeleri) ham maddeye yakınlıktan ziyade ulaşım ve liman avantajına borçludur.
Samsun'un fonksiyonel gelişiminde 'ulaşım' ve 'liman' faktörleri birincil derecede etkilidir. Şehirde bulunan bakır işletmeleri için gerekli olan ham madde Artvin'den, gübre sanayisi için gerekli olan malzemeler ise ithal yoluyla limana gelmektedir. Samsun, Karadeniz Bölgesi'nde hem liman kapasitesi hem de iç kesimlerle olan demir yolu bağlantısı sayesinde ham madde bölgesinde olmamasına rağmen bir sanayi ve ticaret merkezi haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki şehirlerin baskın sanayi kollarını ve kuruluş yerlerini belirleme.
Batman-Petrol, Elazığ-Krom/Bakır, Samsun-Bakır/Gübre, Seydişehir-Alüminyum, Karabük-Demir/Çelik.
Her şehrin gelişimini tetikleyen ana ekonomik faaliyetin tespit edilmesi gerekir.
2
Şehirlerin sanayi tesislerinin 'ham maddeye yakınlık' ilkesine uyup uymadığını kontrol etme.
Batman, Elazığ ve Seydişehir'de tesislerin ham maddenin çıkarıldığı yerlerde olduğu, Samsun ve Karabük'te ise ham maddenin dışarıdan getirildiği görülür.
Sorunun istediği 'ham madde dışı' faktörü bulmak için eleme yapılması gerekir.
3
Kalan seçenekler arasında 'ulaşım ve liman' vurgusunu analiz etme.
Karabük'te kuruluş nedeni enerji kaynağı (kömür) iken, Samsun'da liman ve hinterland (ulaşım) avantajı baskındır.
Karabük ve Samsun arasındaki ince fark (enerji vs ulaşım), sorunun en kritik çözüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi ve Sanayi Yer Seçimi Faktörleri

İpuçları

1
Sanayi şehirlerinin kuruluşunda bazen ham madde, bazen enerji, bazen de ulaşım olanakları ön plana çıkar.
2
Samsun ve Karabük gibi şehirlerde demir veya bakır madeni çıkmaz; buralarda sanayinin gelişmesi başka faktörlere bağlıdır.
3
Karabük enerji kaynağına (kömür) yakınlığıyla bilinirken, Samsun Karadeniz'in en geniş hinterlandına ve ulaşım ağına sahip limanıdır.

Daha Fazla Pratik

İskenderun ve Samsun gibi liman-sanayi şehirleri ile Karabük ve Ereğli gibi enerji-sanayi şehirlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

Türkiye'de köyden daha küçük olan ve idari olarak köye bağlı bulunan yerleşim birimleri, temel ekonomik fonksiyonlarına göre farklılık gösterir. Tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı alanlarda yıl boyunca ikamet edilen sürekli yerleşmeler görülürken; özellikle hayvancılık faaliyetlerinin ön planda olduğu alanlarda, yılın sadece belirli bir döneminde kullanılan geçici yerleşmeler öne çıkar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi insanların yıl boyunca yaşamını sürdürdüğü sürekli (kalıcı) köy altı yerleşmelerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çiftlik

Cevap

Çiftlik, tarım faaliyetlerinin ön planda olduğu ve yıl boyunca ikamet edilen sürekli bir yerleşmedir.
Çiftlik, mahalle, divan ve mezra gibi yerleşmeler tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu, insanların yıl boyunca ikamet ettiği sürekli (kalıcı) köy altı yerleşmeleridir. Geniş tarım arazilerinin bulunduğu düzlük alanlarda kurulan çiftliklerde yaşam kesintisiz devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerinin kullanım sürelerine göre sınıflandırılmasını hatırla.
Köy altı yerleşmeleri sürekli (Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik) ve geçici (Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan) olarak ikiye ayrılır.
Soruda bizden sürekli (kalıcı) olan yerleşme tipini bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerde verilen yerleşme tiplerinin özelliklerini değerlendir.
Yayla, Oba, Kom ve Ağıl yılın belirli dönemlerinde (özellikle yazın) hayvancılık için kullanılan geçici yerleşmelerdir. Çiftlik ise geniş arazilerde tarımın yapıldığı ve yıl boyu yaşanılan sürekli bir yerleşmedir.
Doğru cevaba ulaşmak için verilen kavramların kalıcılık durumunu tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sürekli ve geçici köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılması

İpuçları

1
Sürekli köy altı yerleşmelerinde genellikle tarım faaliyetleri ön plandayken, geçici olanlarda hayvancılık temel geçim kaynağıdır.
2
Seçeneklerdeki yerleşmelerden dördü yılın sadece belirli aylarında (örneğin yaz mevsiminde hayvan otlatmak için) kullanılmaktadır.
3
Geniş tarım arazileri üzerine kurulan ve tarımsal üretimin ön planda olduğu 'çiftlik' yerleşmeleri kalıcı özellik gösterir.

Daha Fazla Pratik

Sürekli köy altı yerleşmelerinden olan Divan, Mahalle ve Mezra kavramlarının Türkiye'nin hangi coğrafi bölgelerinde daha yaygın olduğunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yerleşmelerin isimlerinden yola çıkarak mantık yürütebilirsiniz: 'Ağıl' ve 'Kom' kelimeleri doğrudan hayvan barınağını çağrıştırır ve barınaklar mevsimliktir. Ancak 'Çiftlik', sürekli bir düzeni ve yerleşik bir tarım hayatını ifade eder.
Tahmini Süre:45s
Soru 260Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; iklim, yer şekilleri, su kaynakları ve ekonomik faaliyet türlerine bağlı olarak kalıcı veya geçici bir yapı sergiler. Bu yerleşmelerin sınıflandırılmasında, üzerinde yürütülen ekonomik faaliyetin devamlılığı ve mülkiyet yapısı temel belirleyiciler arasındadır.

Buna göre, aşağıdaki yerleşme tipi, ekonomik faaliyet ve yerleşme süresi eşleştirmelerinden hangisi coğrafi gerçeklerle bağdaşmayan bir genelleme içermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kom yerleşmelerinde yürütülen küçükbaş hayvancılık faaliyetleri nedeniyle bu birimlerin kalıcı yerleşme sınıfında yer alması

Cevap

Kom yerleşmelerinde yürütülen küçükbaş hayvancılık faaliyetleri nedeniyle bu birimlerin kalıcı yerleşme sınıfında yer alması ifadesi yanlıştır; çünkü komlar geçici yerleşmelerdir.
Kom yerleşmeleri, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde (Erzurum, Kars, Muş çevresi) hayvancılık faaliyetleri amacıyla kurulan ve ailelerin sadece belirli dönemlerde kullandığı geçici yerleşmelerdir. İfadede komların 'kalıcı' yerleşme sınıfında olduğunun belirtilmesi coğrafi sınıflama kurallarına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini süreklilik (kalıcı/geçici) bakımından gruplandırınız.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Yerleşmelerin temel ayrım noktası olan süreklilik kriterini belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen her bir yerleşmenin ekonomik faaliyetini ve süreklilik durumunu kontrol ediniz.
Mezra, Divan ve Çiftlik kalıcıdır. Dalyan ve Kom geçicidir.
Eşleştirme hatasını tespit etmek için her bir birimin coğrafi özelliklerini analiz etmek gerekir.
3
Kom yerleşmesinin özelliklerini inceleyiniz.
Kom; Doğu Anadolu'da hayvancılık için kurulan, kışın boşaltılan geçici bir yerleşmedir.
Kom yerleşmesinin kalıcı olarak nitelendirilmesinin coğrafi bilgilerle çeliştiğini teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) ve ekonomik faaliyet bazlı sınıflandırılması.

İpuçları

1
Köy altı yerleşmelerini 'tarım odaklılar kalıcı, hayvancılık odaklılar genellikle geçici' şeklinde gruplandırmayı deneyin.
2
Doğu Anadolu'da bulunan Mezra ve Kom yerleşmelerini karşılaştırın. Hangisinde yıl boyu kalınır?
3
Kalıcı yerleşmeler Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik'tir. Diğerleri (yayla, kom, ağıl vb.) geçici kategorisindedir.

Daha Fazla Pratik

Yerleşme dokularını (toplu/dağınık) etkileyen su ve yer şekilleri faktörlerini tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tablo yöntemi kullanarak yerleşmeleri 'Kalıcı' ve 'Geçici' başlıkları altında listeleyip, seçeneklerdeki eşleştirmeleri bu tabloyla kıyaslayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 13 | Examkin