Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 361Soru

Türkiye'nin nüfus yapısı üzerine yapılan son demografik analizler, ülkenin "demografik fırsat penceresi" olarak adlandırılan sürecin son evrelerine yaklaştığını ortaya koymaktadır. Özellikle 20202020 yılından itibaren Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri incelendiğinde; çocuk nüfus oranındaki azalmaya bağlı olarak uzun süre düşüş gösteren "toplam bağımlı nüfus oranının" artık bu eğilimini sürdüremediği, aksine durağanlaşarak yükselme eğilimine girdiği gözlemlenmektedir. Bu durum, nüfusun yapısal dönüşümünde yeni bir evreyi temsil etmektedir.

Buna göre, Türkiye'de toplam bağımlılık oranının seyri üzerinde etkili olan bu yapısal değişimin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşlı bağımlılık oranındaki artış hızının, çocuk bağımlılık oranındaki düşüş hızını dengeleyerek toplam bağımlılık yükünü yukarı yönlü baskılaması

Cevap

Yaşlı bağımlılık oranındaki artışın, çocuk bağımlılık oranındaki azalmadan daha baskın hale gelerek toplam bağımlılık yükünü artırma eğilimine sokması
Türkiye'de demografik dönüşüm süreci ilerledikçe, doğum oranlarının düşmesiyle çocuk bağımlılık oranı azalmaktadır. Ancak ortanca yaşın yükselmesi ve yaşlı nüfusun toplam içindeki payının artması, yaşlı bağımlılık oranını yukarı çekmektedir. Günümüzde yaşlı nüfusun artış hızı, çocuk nüfustaki azalışın sağladığı 'rahatlamayı' dengeleyecek ve hatta aşacak bir seviyeye ulaştığı için toplam bağımlılık oranı artık düşmemekte, aksine yükselme trendine girmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağımlı nüfus kavramını analiz etme
Bağımlı nüfus, 0140-14 yaş (çocuk) ve 65+65+ yaş (yaşlı) grubunun toplamıdır.
Toplam bağımlılık oranının neden değiştiğini anlamak için bileşenlerini bilmek gerekir.
2
Türkiye'deki güncel demografik trendleri değerlendirme
Doğurganlık azaldığı için çocuk oranı düşmekte, sağlık koşulları iyileştiği için yaşlı oranı artmaktadır.
Yapısal özelliklerdeki zıt yönlü değişimlerin toplam üzerindeki etkisini ölçmek gerekir.
3
Bağımlılık türleri arasındaki hız farkını karşılaştırma
Yaşlı nüfustaki artış ivmesi, çocuk nüfustaki azalış ivmesini yakalamış ve geçmeye başlamıştır.
Toplam bağımlılık oranının neden düşmeyi bıraktığını açıklayan kritik nokta bu hız farkıdır.
4
Sentez ve sonuç
Toplam Bağımlılık Oranı = Çocuk Bağımlılığı (azalıyor) + Yaşlı Bağımlılığı (hızla artıyor). Sonuç olarak toplam oran yükselmektedir.
Verilen sorudaki trend değişiminin temel nedeni yaşlı nüfusun baskın hale gelmesidir.

Anahtar Kavram

Demografik Bağımlılık Oranı ve Yaş Yapısı Dönüşümü

İpuçları

1
Toplam bağımlı nüfusu oluşturan iki ana grubu (genç ve yaşlı) ayrı ayrı düşünün.
2
Türkiye'de ortanca yaşın yükselmesi ve doğurganlığın 2,12,1 seviyesinin altına inmesi hangi bağımlı grubun ağırlığını artırır?
3
Toplam bağımlılık oranının artması için, yaşlı nüfustaki artışın çocuk nüfustaki azalıştan daha 'etkili' olması gerektiğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Demografik fırsat penceresinin kapanmasının işgücü piyasası ve sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkilerini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Toplam bağımlılık oranını bir terazi gibi düşünün. Bir kefede azalan çocuklar, diğer kefede artan yaşlılar var. Terazi artık aşağı yönlü (düşüş) değil, yukarı yönlü (artış) hareket ediyorsa, 'artan yaşlılar' kefesi daha ağır basmaya başlamış demektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 362Soru

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki beş farklı yörenin toplam nüfus miktarları, izdüşüm yüz ölçümleri ve tarım alanlarının büyüklükleri verilmiştir.

YöreToplam Nüfus (Kişi)Yüz Ölçümü (km2km^2)Tarım Alanı (km2km^2)
I400.0008.000800
II2.500.00025.00012.500
III2.400.0006.0001.500
IV1.200.00015.0006.000
V800.0004.0002.000

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu yörelerin nüfus yoğunlukları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I numaralı yörenin aritmetik nüfus yoğunluğu IV numaralı yöreden daha düşük olmasına rağmen, fizyolojik nüfus yoğunluğu IV numaralı yörenin iki katından fazladır.

Cevap

I numaralı yörenin aritmetik nüfus yoğunluğu IV numaralı yöreden daha düşük olmasına rağmen, fizyolojik nüfus yoğunluğu IV numaralı yörenin iki katından fazladır.
Verilen tabloda formüller uygulandığında, I numaralı yörenin Aritmetik Nüfus Yoğunluğu (ANY) 400.000/8.000=50400.000 / 8.000 = 50'dir. IV numaralı yörenin ANY değeri ise 1.200.000/15.000=801.200.000 / 15.000 = 80'dir. Birinci aşamada 50<8050 < 80 şartı sağlanır. Fizyolojik Nüfus Yoğunluklarına (FNY) bakıldığında; I numaralı yörenin FNY değeri 400.000/800=500400.000 / 800 = 500'dür. IV numaralı yörenin FNY değeri ise 1.200.000/6.000=2001.200.000 / 6.000 = 200'dür. I numaralı yörenin fizyolojik yoğunluğu (500500), IV numaralı yörenin yoğunluğunun (200200) iki katından (400400) daha fazladır. Dolayısıyla bu yargı istatistiksel olarak kesinlikle doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tüm yörelerin Aritmetik Nüfus Yoğunluklarını (ANY) hesapla.
ANY = Toplam Nüfus / Yüz Ölçümü formülünden; I: 50, II: 100, III: 400, IV: 80, V: 200 bulunur.
Seçeneklerdeki karşılaştırmaları yapabilmek için yörelerin ANY değerlerine ihtiyaç vardır.
2
Tüm yörelerin Fizyolojik Nüfus Yoğunluklarını (FNY) hesapla.
FNY = Toplam Nüfus / Tarım Alanı formülünden; I: 500, II: 200, III: 1600, IV: 200, V: 400 bulunur.
Seçeneklerde fizyolojik yoğunluk karşılaştırmaları da istenmektedir.
3
Hesaplanan değerlere göre seçeneklerdeki yargıları kontrol et.
I numaralı yörenin ANY değeri (5050), IV'ten (8080) küçüktür. Ancak FNY değeri (500500), IV'ün FNY değerinin (200200) iki katından (400400) daha fazladır.
Verilerle desteklenen kesin ve doğru yargıyı tespit etmek içindir.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunluğu Çeşitleri ve Hesaplama Yöntemleri

İpuçları

1
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu, toplam nüfusun yüz ölçümüne bölünmesiyle bulunur.
2
Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu hesaplanırken toplam nüfus, yörenin toplam yüz ölçümüne değil, sadece tarım alanlarına bölünür.
3
I ve IV numaralı yörelerin hem aritmetik hem de fizyolojik nüfus yoğunluklarını ayrı ayrı hesaplayıp bulduğunuz sonuçları kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Bir bölgenin fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın yer şekilleri ile olan ilişkisini anlatan soruları çözmeniz önerilir.

Alternatif Yöntem

Sıfırları atarak daha pratik bölme işlemi yapabilirsiniz. Örneğin 400.000/8.000400.000 / 8.000 işlemi yerine doğrudan 400/8=50400 / 8 = 50 yapmanız işlem hatası riskini azaltır ve zaman kazandırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 363Soru

Türkiye'de 19501950’li yıllardan itibaren hız kazanan kentleşme süreci, toplumsal ve ekonomik yapıda köklü değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu süreç, nüfusun mekânsal dağılışının yanı sıra niteliksel (eğitim, sektör) ve niceliksel (doğum oranları, yaş grupları) özelliklerini de dönüştürmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de kentleşme oranının artmasına bağlı olarak nüfusun yapısında meydana gelen değişimlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aritmetik nüfus yoğunluğunun ülke genelinde azalmaya başlaması

Cevap

Aritmetik nüfus yoğunluğunun ülke genelinde azalmaya başlaması seçeneği yanlıştır; çünkü bu yoğunluk toplam nüfus artışına bağlı olarak sürekli artmaktadır.
Aritmetik nüfus yoğunluğu, bir ülkedeki toplam nüfusun o ülkenin yüz ölçümüne bölünmesiyle elde edilir. Türkiye'de nüfus artış hızı düşse bile toplam nüfus her yıl artmaya devam etmektedir. Bu nedenle, kentleşme oranının artmasıyla şehirlerdeki yoğunluk (lokal olarak) artsa da, ülke genelindeki aritmetik nüfus yoğunluğu azalmaz, aksine artış gösterir. Bu bir yapısal değişim sonucu değil, toplam nüfus artışının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kentleşmenin nüfusun yapısal özellikleri (yaş, cinsiyet, eğitim, sektör) üzerindeki etkilerini analiz et.
Kentleşme; doğum oranlarını düşürür (genç nüfus azalır), eğitim düzeyini artırır, kadın istihdamını destekler ve sektörel dağılımı tarımdan sanayi/hizmete kaydırır.
Kentsel yaşam tarzı ve ekonomik imkanlar bu yapısal dönüşümlerin temel itici gücüdür.
2
Aritmetik nüfus yoğunluğu kavramının tanımını hatırla.
Aritmetik Yoğunluk = Toplam Nüfus / Toplam Yüz Ölçümü.
Yoğunluk kavramının neye bağlı olduğunu netleştirmek hatayı önler.
3
Kentleşme ile aritmetik yoğunluk arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Kentleşme nüfusun ülke içindeki dağılışını (şehirlerde toplanmasını) değiştirir ancak toplam nüfus arttığı sürece ülke genelindeki aritmetik yoğunluk da artar.
Türkiye'de nüfus hiçbir dönemde azalmadığı için aritmetik yoğunluğun azalması mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yapısal Özellikleri ve Yoğunluk Kavramları Arasındaki Fark

İpuçları

1
Nüfusun yapısal özellikleri nitelik (eğitim, sektör) ve nicelikle (yaş, cinsiyet) ilgilidir; yoğunluk ise kişi sayısının alana oranıdır.
2
Türkiye'de Cumhuriyet tarihinden bu yana nüfus hiçbir sayım döneminde azalmamıştır. Bu durum aritmetik yoğunluğu nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de aktif nüfusun (15-64 yaş) toplam nüfus içindeki payının değişimini ve 'demografik fırsat penceresi' kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 364Soru

Türkiye'de son yıllarda açıklanan demografik veriler incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin altına düştüğü ve nüfus artış hızının belirgin bir şekilde azaldığı görülmektedir. 20262026 yılı güncel verileri ve On İkinci Kalkınma Planı (202420282024-2028) temel hedefleri doğrultusunda, Türkiye'nin günümüzde uyguladığı nüfus politikası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun hem eğitim ve sağlık gibi niteliksel özelliklerini iyileştirmek hem de doğurganlığı teşvik ederek niceliksel yapıyı korumak

Cevap

Türkiye'nin güncel nüfus politikası, nüfusun hem niteliksel özelliklerini (eğitim, sağlık) iyileştirmeyi hem de azalan doğurganlık oranlarını artırarak niceliksel yapıyı korumayı hedefler.
Türkiye'nin son dönemdeki temel stratejisi, On İkinci Kalkınma Planı'nda da belirtildiği üzere, nüfusun dinamizmini korumak için doğurganlığı artırıcı teşvikler sunarken aynı zamanda eğitim ve sağlık yatırımlarıyla nüfusun kalitesini (niteliğini) yükseltmektir. Doğurganlık hızının 2,12,1 altına düşmesi, nüfusun uzun vadede azalma ve hızla yaşlanma riskini doğurduğu için bu ikili politika uygulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen demografik veriyi analiz etme
Doğurganlık hızı 2,12,1 (yenilenme sınırı) altına inmiş ve nüfus artış hızı yavaşlamıştır.
Mevcut durumun demografik bir risk (yaşlanan nüfus) taşıdığını anlamak için.
2
Dönemsel politika eşleştirmesi yapma
Cumhuriyet'in ilk yılları (nicelik) ve 196520001965-2000 arası (nitelik/kontrol) dönemlerinden sonra, 20142014 sonrası hem nicelik hem nitelik odaklı döneme geçilmiştir.
Tarihsel süreçteki değişimlerin günümüzdeki sentezini belirlemek için.
3
On İkinci Kalkınma Planı hedeflerini değerlendirme
Planın temel amacı dinamik nüfus yapısını korumak ve iş gücü kalitesini artırmaktır.
Resmi hedeflerle güncel sosyal politikaları ilişkilendirmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Güncel Nüfus Politikaları ve Demografik Dönüşüm

İpuçları

1
Türkiye'de son yıllarda nüfusun yaşlanmaya başladığını ve çocuk sayısının azaldığını düşünün.
2
Devletin son yıllarda 'en az üç çocuk' söylemi ve doğum yardımları gibi uygulamaları hangi amaca hizmet eder?
3
On İkinci Kalkınma Planı, nüfusun hem 'sayıca azalmaması' hem de 'daha eğitimli olması' gerektiğini vurgular.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nüfusun yaşlanmasının gelecekte sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki olası etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 365Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri, su kaynaklarının dağılımı, ekonomik faaliyet türleri ve güvenlik gibi faktörler belirleyici rol oynamaktadır. Bu faktörlerin bölgesel farklılık göstermesi, Türkiye genelinde çeşitli yerleşme dokularının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Buna göre, Türkiye'deki kırsal yerleşme dokuları ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu'da yer şekillerinin engebeli ve su kaynaklarının çok bol olması, bu bölgedeki kırsal yerleşmelerin tamamında dağınık dokunun hakim olmasına neden olmuştur.

Cevap

Güneydoğu Anadolu'da yer şekillerinin engebeli olduğu ve suyun bolluğu nedeniyle dağınık yerleşmenin görüldüğünü belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan seçenekteki bilgi yanlıştır çünkü Güneydoğu Anadolu'da yer şekilleri genel olarak sadedir ve su kaynakları kısıtlıdır. Bu coğrafi özellikler bölgede dağınık değil, İç Anadolu'da olduğu gibi toplu yerleşme dokusunun gelişmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Kırsal yerleşme dokularını etkileyen faktörleri analiz et.
Dağınık yerleşme için engebeli arazi ve bol su, toplu yerleşme için düz arazi ve su kıtlığı gereklidir.
Yerleşme dokusu ile doğal çevre arasındaki ilişkiyi kurmak için temel coğrafi prensipleri hatırlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki bölge-doku eşleştirmelerini kontrol et.
Karadeniz (Engebeli/Bol su) -> Dağınık; İç Anadolu (Düz/Az su) -> Toplu eşleştirmeleri genel coğrafi bilgilere uygundur.
Türkiye'nin bölgesel coğrafi özelliklerinin yerleşme üzerindeki etkisini doğrulamak gerekir.
3
Güneydoğu Anadolu seçeneğindeki teknik hataları tespit et.
Güneydoğu Anadolu'da yer şekilleri engebeli değil sadedir (plato ve ova), su kaynakları bol değil kısıtlıdır. Dolayısıyla dağınık değil toplu yerleşme görülür.
Yanlış olan seçeneğin neden yanlış olduğunu hem yer şekilleri hem de su kaynakları açısından kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kırsal yerleşme dokusunu belirleyen temel faktörler yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımıdır.

İpuçları

1
Yerleşme dokularını incelerken bölgenin yer şekillerinin 'sade' mi yoksa 'dağlık' mı olduğuna dikkat edin.
2
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin genel yer şekilleri özelliklerini ve su potansiyelini İç Anadolu ile kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel olarak yerleşme dokularının modern sulama projeleri (örneğin GAP) sonrası nasıl değiştiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 366Soru

Türkiye’de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri, su kaynakları ve ulaşım hatları gibi unsurlar belirleyicidir. Bazı yerleşmelerde meskenler, ulaşım yollarının birleştiği bir kavşak noktasında toplanır ve bu yolların uzanışı doğrultusunda merkezden çevreye doğru kollar halinde gelişir.

Buna göre, ulaşım yollarının düğüm noktasında kurularak dışa doğru yayılan bu kırsal yerleşme dokusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Işınsal yerleşme

Cevap

Işınsal yerleşme dokusu, ulaşım yollarının birleştiği kavşak noktalarında meskenlerin bu yollar boyunca dışa doğru yayılmasıyla oluşur.
Doğru seçenek olan ışınsal yerleşme dokusu; yolların birbirini kestiği noktalarda kurulan ve binaların bu yollar boyunca merkeze bağlı kollar şeklinde dışa doğru inşa edildiği yerleşim tipidir. Metindeki 'kavşak noktası' ve 'kollar halinde gelişme' ifadeleri bu dokuyu doğrudan tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirle.
"Kavşak noktası", "yolların birleştiği merkez" ve "kollar halinde gelişme" ifadeleri tespit edildi.
Kırsal yerleşme dokularını birbirinden ayıran temel kriter, yerleşmenin hangi coğrafi unsura (yol, meydan, akarsu vb.) göre şekillendiğidir.
2
Tanımlanan dokuyu geometrik olarak analiz et.
Bir merkezden dışarıya doğru açılan yolların takip edilmesi "ışınsal" (radyal) bir yapı oluşturur.
Çizgisel doku tek bir hat, dairesel doku merkez etrafında kapalı bir halka, ışınsal doku ise merkezden çevreye uzanan hatları ifade eder.
3
Türkiye'deki örnekleri ve seçenekleri karşılaştır.
Işınsal yerleşme dokusunun tanımı ile sorudaki açıklama tam olarak örtüşmektedir.
Doğru sınıflandırma yapabilmek için diğer doku türlerinin ayırt edici özelliklerinin (dağınık yerleşmede su ve engebe, toplu yerleşmede su kıtlığı vb.) elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kırsal Yerleşme Dokuları (Planlı/Geometrik Dokular)

İpuçları

1
Bu dokunun şekillenmesinde ulaşım yollarının kesiştiği 'düğüm noktası' belirleyicidir.
2
Evlerin merkezden çevreye doğru bir yıldız veya güneş ışınları gibi yayıldığını hayal edin.

Daha Fazla Pratik

Çizgisel ve dairesel yerleşme dokuları arasındaki farkları örnek şehir/köy planları üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 367Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin bir parçası olan köy altı yerleşmeleri, yerleşmede kalma süresine göre "kalıcı" ve "geçici" yerleşmeler olarak ikiye ayrılır. Birbirinden uzak birden fazla mahallenin tek bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan, özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde tarımsal faaliyetlerin yıl boyu kesintisiz devam ettiği kalıcı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, Batı Karadeniz'de görülen kalıcı bir köy altı yerleşmesidir.
Divan yerleşmesi, Batı Karadeniz'de görülen, birden fazla mahallenin birleşmesiyle oluşan ve tarımsal faaliyetlerin yıl boyunca sürdürüldüğü devamlı (kalıcı) bir yerleşme tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin süreklilik durumunu analiz etme.
Soruda ekonomik faaliyetlerin yıl boyu (kesintisiz) devam ettiği belirtilmiştir, bu da yerleşmenin 'kalıcı' olduğunu gösterir.
Geçici yerleşmeler mevsimlik (yaz veya kış) kullanılırken, kalıcı yerleşmelerde yaşam yıl boyu sürer.
2
Bölgesel ve idari özellikleri değerlendirme.
Batı Karadeniz Bölümü ve 'birden fazla mahallenin birleşmesi' ifadeleri Divan yerleşmesinin karakteristik özellikleridir.
Divan yerleşmeleri, özellikle tarım arazilerinin parçalı olduğu Karadeniz'de mahallelerin idari bir çatı altında toplanmasıyla oluşur.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) ve bölgesel dağılım kriterleri.

İpuçları

1
Yerleşmenin 'yıl boyu' kullanılması, onun kalıcı (devamlı) olduğunu gösterir.
2
Türkiye'de kalıcı köy altı yerleşmeleri; Çiftlik, Mahalle, Mezra ve Divan'dır.
3
Batı Karadeniz'e özgü olan ve mahallelerin birleşmesiyle oluşan idari birim Divan'dır.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalıcı yerleşme türlerinden olan 'Mezra' ve 'Çiftlik' yerleşmelerinin en yaygın olduğu bölgeleri inceleyerek bilgini pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 368Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak nüfusun yapısal özelliklerinde köklü değişimler meydana gelmiştir. Bu değişimlerin en temel göstergelerinden biri de nüfusun yerleşme birimlerine göre dağılımıdır. Günümüz (20262026) demografik verileri ve idari yapısı göz önüne alındığında, Türkiye'de nüfusun kır ve şehir dağılımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehir nüfus oranı, kırsal nüfus oranından oldukça yüksektir.

Cevap

Türkiye'de şehir nüfus oranı, kırsal nüfus oranından oldukça yüksektir.
Türkiye'de ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi, sanayi ve hizmet sektörünün şehirlerde yoğunlaşması ve iç göç dalgaları sonucunda şehir nüfusu kırsal nüfusu çok büyük bir farkla geride bırakmıştır. 20262026 yılı itibarıyla kentsel nüfus oranı yaklaşık olarak %9393-9494 civarındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusun yerleşme türlerini belirleme
Nüfusun yaşadığı yerler kır (köy ve köy altı) ve şehir olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen yapısal özelliğin temel bileşenlerini anlamak gerekir.
2
Tarihsel süreci ve göç etkisini değerlendirme
19501950 yılından itibaren sanayileşme ile başlayan iç göç süreci şehirleşmeyi hızlandırmıştır.
Nüfus dağılımının zaman içindeki değişim yönünü saptamak için önemlidir.
3
Güncel idari yapıyı analiz etme
20122012 yılında çıkan 63606360 sayılı Büyükşehir Kanunu ile birçok köy mahalle statüsüne geçmiş, bu da istatistiksel olarak şehir nüfusunu %90 bandının üzerine çıkarmıştır.
Günümüz (2026) verilerinin neden bu kadar yüksek bir kentleşme oranı gösterdiğini açıklamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Şehirleşme Oranı ve Kır-Şehir Nüfus Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye'nin sanayileşmiş ve gelişmiş bir ülke olma yolunda nüfusunun nerede toplandığını düşünün.
2
Büyükşehirlerde yaşayan insan sayısının toplam nüfusa oranını ve köylerin mahalleye dönüşmesini hatırlayın.
3
Günümüzde kentleşme oranının %90'ın üzerinde olduğunu hatırlamak soruyu çözdürür.

Daha Fazla Pratik

Nüfusun ekonomik faaliyet kollarına (Tarım, Sanayi, Hizmet) göre dağılımını inceleyerek bu konuyla olan bağlantısını kurabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantık yürütme yoluyla: Kırsal nüfusun fazla olması tarım toplumlarına özgüdür. Türkiye bir sanayi ve hizmet toplumu olma yolunda ilerlediği için şehir nüfusunun daha fazla olması kaçınılmazdır.
Tahmini Süre:40s
Soru 369Soru

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri incelenirken nüfusun yaş gruplarına göre dağılımı önemli bir demografik göstergedir. Bu kapsamda nüfus genellikle; 0-14 yaş arası, 15-64 yaş arası ve 65 yaş üzeri olmak üzere üç temel gruba ayrılır. 15-64 yaş aralığı üretici konumunda olup ekonomik faaliyetlere katılma potansiyeli taşırken, diğer iki yaş grubu genellikle üretime doğrudan katılmaz.

Buna göre, Türkiye demografisinde üretime doğrudan katılmayan 0-14 ve 65 yaş üzeri grupların oluşturduğu, temel ihtiyaçları genellikle çalışma çağındaki grup tarafından karşılanan bu nüfus kesimine ne ad verilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımlı nüfus

Cevap

Doğru yanıt, üretime doğrudan katılmayan ve çalışma çağındaki nüfusun bakmakla yükümlü olduğu kesimi ifade eden bağımlı nüfustur.
Nüfus biliminde (demografi) 0-14 yaş çocuk grubu ile 65 yaş ve üzeri yaşlı grubu, ekonomik olarak kendi geçimlerini sağlayamadıkları için 15-64 yaş arası çalışma çağındaki (aktif) nüfusa bağımlıdırlar. Bu nedenle bu iki grubun toplamına 'bağımlı nüfus' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel tanımı analiz et.
Soruda 0-14 yaş ve 65 yaş üzeri grupların tanımlandığı ve bu grupların ekonomik olarak 15-64 yaş grubunun desteğine ihtiyaç duyduğu belirtilmektedir.
Nüfus yapısındaki yaş gruplarının ekonomik işlevlerini ayırt etmek.
2
Seçeneklerdeki demografik terimleri değerlendir.
15-64 yaş grubu 'aktif (çalışan) nüfus' iken, bu yaş aralığı dışında kalan ve onlara dayanan grup 'bağımlı nüfus' olarak adlandırılır.
Doğru terimi bulmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Nüfusun Yaş Yapısı ve Bağımlı Nüfus Kavramı

İpuçları

1
Soruda bahsedilen yaş grupları kendi geçimlerini sağlayamayan, yani başkalarına 'tabi' veya 'muhtaç' olan kesimdir.
2
Çalışma çağındaki 15-64 yaş grubu 'aktif' olarak adlandırılırken, geriye kalanlar onlara ekonomik olarak bağlıdır.
3
Başkalarının üretimine ve bakımına muhtaç/bağlı olan bu nüfus grubu, 'bağımlı' kelimesiyle ifade edilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de bağımlı nüfus oranının yıllar içindeki değişimini ve nüfusun yaşlanma eğilimini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Nüfus piramitlerini göz önüne getirin; piramidin tabanı (genç bağımlı) ve en üst kısmı (yaşlı bağımlı), orta kısımdaki aktif nüfusun omuzlarındadır.
Tahmini Süre:45s
Soru 370Soru

Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım sektöründe çalışan nüfusun toplam tarım alanlarına bölünmesiyle (TNY=Tarımsal Nu¨fusTarım AlanlarıTNY = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}) hesaplanır. Yer şekillerinin engebeli olduğu yörelerde tarım alanları parçalı ve dar olduğu için bu yoğunluk yüksek çıkarken; yer şekillerinin sade olduğu geniş ovalarda yoğunluk daha düşük çıkmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen yöre çiftlerinden hangisinde tarımsal nüfus yoğunlukları arasındaki farkın diğerlerine göre daha fazla olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü – Şanlıurfa Platosu

Cevap

Doğu Karadeniz Bölümü ile Şanlıurfa Platosu arasındaki fark en fazladır.
Doğu Karadeniz Bölümü, yer şekillerinin aşırı engebeli olması nedeniyle tarım alanlarının en dar olduğu yerlerden biridir ve bu durum tarımsal nüfus yoğunluğunu çok yükseltir. Şanlıurfa Platosu ise Güneydoğu Anadolu'nun düzlüklerinde yer alır, tarım alanları çok geniştir ve tarımsal nüfus yoğunluğu düşüktür. Bu iki uç örnek arasındaki fark, diğer benzer özellikli çiftlere göre daha fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu (TNY) ile yer şekilleri arasındaki ilişkiyi analiz etme.
Engebeli yerlerde tarım alanları dar olduğu için TNY artar, düz yerlerde tarım alanları geniş olduğu için TNY azalır.
TNY formülünde payda (tarım alanları) küçüldükçe sonuç büyür.
2
Verilen yörelerin topografik özelliklerini karşılaştırma.
Doğu Karadeniz çok dağlık/engebelidir; Şanlıurfa Platosu ise Türkiye'nin en sade yer şekillerine sahip alanlarından biridir.
Yoğunluk farkının fazla olması için bir yörenin çok engebeli, diğerinin ise çok düz olması gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki yöre çiftlerinin benzerliğini kontrol etme.
Diğer şıklardaki yörelerin her ikisi de ya düz (Ergene-Konya gibi) ya da her ikisi de engebelidir (Hakkari-Taşeli gibi).
Benzer topografik özelliklere sahip yörelerin TNY değerleri de birbirine yakındır.

Anahtar Kavram

Tarımsal nüfus yoğunluğu üzerinde yer şekillerinin ve tarım alanlarının genişliğinin etkisi.

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğunun nerede yüksek, nerede düşük olduğunu belirlemek için yer şekillerine (dağlık/düz) bakın.
2
Bir tarafın çok dağlık (tarım alanı dar), diğer tarafın çok düz (tarım alanı geniş) olduğu bir çift arayın.
3
Doğu Karadeniz'in dar kıyı şeridindeki tarım alanları ile Güneydoğu Anadolu'nun uçsuz bucaksız düzlüklerini kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın hangi yörelerde daha fazla olduğunu inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formülde payda (tarım alanı) ne kadar küçükse sonuç o kadar büyük olur. Türkiye'de tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranla en dar olduğu yerlerden biri Doğu Karadeniz iken, en geniş olduğu yerlerden biri Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa) düzlükleridir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 371Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişiminde hinterlandhinterland (art bölge) genişliği ve ulaşım ağlarının çeşitliliği belirleyici bir unsurdur. Dağların kıyıya paralel uzandığı ve hemen kıyı gerisinden yükseldiği alanlarda hinterlandhinterland dar olduğu için liman şehirlerinin büyüme hızı kısıtlı kalmaktadır.

Bu durum göz önüne alındığında, Karadeniz kıyı kuşağında yer alan aşağıdaki şehirlerden hangisinin bölgedeki diğer merkezlere göre daha büyük bir ticaret ve liman fonksiyonuna sahip olmasında; Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması, kıyı gerisinde uzanması ve buna bağlı olarak iç kesimlerle demir yolu bağlantısının bulunması temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun

Cevap

Samsun şehrinin Karadeniz'in en gelişmiş kentsel merkezi olmasındaki temel etken, Canik Dağları'nın yer şekli özelliklerine bağlı olarak gelişen geniş hinterland ve demir yolu ulaşımıdır.
Samsun şehri, Orta Karadeniz bölümünde yer alan Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve kıyıdan yaklaşık 50-60 km içeride başlaması sayesinde bölgenin en geniş art bölgesine (hinterland) sahiptir. Bu topografik avantaj, kentin hem karayolu hem de demir yolu ile iç kesimlere kolayca bağlanmasını sağlayarak ticaret ve liman fonksiyonunun diğer Karadeniz şehirlerine göre çok daha fazla gelişmesine olanak tanımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz kıyı kuşağındaki şehirlerin yer şekli özelliklerini analiz et.
Doğu ve Batı Karadeniz'de dağlar yüksek ve kıyıya çok yakınken, Orta Karadeniz'de (Samsun çevresi) Canik Dağları daha alçaktır ve kıyının daha gerisindedir.
Hinterland genişliği doğrudan kıyı gerisindeki dağların uzanış ve yükselti özelliklerine bağlıdır.
2
Ulaşım imkanlarını ve demir yolu bağlantısını kontrol et.
Karadeniz limanları arasında sadece Samsun ve Zonguldak'ın iç kesimlerle demir yolu bağlantısı vardır, ancak ticaret hacmi bakımından Samsun öndedir.
Demir yolu, ticaret fonksiyonunun kentsel büyümedeki etkisini artıran en düşük maliyetli yük taşıma sistemidir.
3
Şehirlerin fonksiyonel büyüklüklerini kıyasla.
Samsun; tarım, sanayi, ulaşım ve ticaret fonksiyonlarının tamamının güçlü olduğu 'karma fonksiyonlu' bir merkez olarak bölgenin en büyük kenti konumundadır.
Soru kökünde belirtilen Canik Dağları vurgusu doğrudan Samsun'un coğrafi avantajını tanımlamaktadır.

Anahtar Kavram

Hinterland (Art Bölge) ve Şehir Fonksiyonu İlişkisi

İpuçları

1
Karadeniz'de dağların en alçak ve en içeride olduğu bölümü hatırlayın.
2
Bir limanın gelişmesinde 'doğal liman' olmasından ziyade 'hinterlandının genişliği' daha kritiktir.
3
Karadeniz bölgesinde limanından demir yolu ile iç kesimlere yük taşınabilen tek şehir Orta Karadeniz'dedir.

Daha Fazla Pratik

İskenderun ve Mersin limanlarının hinterland özelliklerini Samsun ile kıyaslayarak Türkiye'deki diğer önemli ulaşım ve sanayi şehirlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer Karadeniz'deki dağ sıralarını (Küre, Canik, Rize Dağları) batıdan doğuya doğru gözünüzde canlandırırsanız, Canik Dağları'nın tek istisna olarak kıyıdan uzaklaştığını ve Samsun'a geniş bir düzlük bıraktığını fark edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 372Soru

Doğu Karadeniz'de arazi engebesinin fazla olması nedeniyle tarımda makine kullanımının zorlaşması ve geçim kaynaklarının daralması, yöre insanının farklı bölgelerdeki sanayi merkezlerine geri dönmemek üzere göç etmesine neden olmaktadır.

Buna göre; parçada vurgulanan insanları göçe zorlayan şartlar (arazi engebesi ve geçim sıkıntısı) ile gerçekleştirilen bu göçün süresi, göç kavramları açısından sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru sınıflandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtici faktör - Sürekli göç

Cevap

İtici faktör - Sürekli göç seçeneği, parçadaki durumu doğru şekilde sınıflandırmaktadır.
Göç kavramlarında; insanları doğup büyüdükleri ortamdan ayrılmaya zorlayan her türlü olumsuz ekonomik ve doğal şart (arazi engebesi, geçim sıkıntısı vb.) 'itici faktör' olarak tanımlanır. Göç eden kişilerin gittikleri yerlerde kalıcı olarak yerleşmeleri ve geri dönmemeleri ise bu hareketin 'sürekli göç' olduğunu kanıtlar. Parçada vurgulanan iki durum da bu sınıflandırmayla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Göçe neden olan faktörün niteliğini belirleme
Arazi engebesi ve geçim sıkıntısı insanları yaşadıkları yeri terk etmeye mecbur bırakan olumsuz koşullar olduğu için 'itici faktör' olarak sınıflandırılır.
Çekici faktörler gidilecek yerin olumlu özellikleriyken, itici faktörler bulunulan yerin olumsuz şartlarıdır.
2
Göçün süresine göre türünü belirleme
İnsanların sanayi merkezlerine 'geri dönmemek üzere' gitmesi, bu yer değiştirme hareketinin kalıcı yani 'sürekli göç' olduğunu gösterir.
Mevsimlik göçlerde (tarım işçiliği, turizm, yaylacılık vb.) yılın belli bir döneminde gidilip tekrar geri dönülür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Göçlerin Nedenleri (İtici/Çekici) ve Göç Türleri (Sürekli/Mevsimlik)

İpuçları

1
İnsanları doğup büyüdükleri yerden ayrılmaya mecbur bırakan olumsuz koşulların, insanları göçe 'iterek' uzaklaştırdığını düşünebilirsiniz.
2
Eğer bir kişi veya aile, göç ettiği yere tamamen yerleşiyorsa ve eski memleketine dönmüyorsa, bu göç hareketinin süresi kalıcıdır.
3
Arazi engebesi ve geçim sıkıntısı göçe zorlayan 'itici' bir nedendir. Geri dönmemek üzere gitmek ise göçün 'sürekli' olduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

Göç alan şehirlerde ortaya çıkan mekânsal sorunları (gecekondulaşma, altyapı yetersizliği) inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Metindeki kavramları zıtlıklarıyla eşleştirerek de çözüme ulaşabilirsiniz: 'Geri dönmemek' ifadesi mevsimlik göç seçeneklerini eler. 'Zorlaşması/Daralması' gibi olumsuz ifadeler ise çekici faktör seçeneklerini eler. Geriye tek bir doğru eşleştirme kalır.
Tahmini Süre:45s
Soru 373Soru

Türkiye'nin 20072007 ve 20232023 yılları arasındaki nüfus yapısında meydana gelen değişimi gösteren aşağıdaki veriler dikkate alındığında;

Yaş Grubu2007 Oranı (%)2023 Oranı (%)
0140-1426,426,421,421,4
156415-6466,566,568,368,3
65+65+7,17,110,210,2

Bu veriler ve Türkiye'nin demografik dönüşüm süreci birlikte değerlendirildiğinde, gelecekteki iş gücü ve sosyal güvenlik yapısı üzerindeki en muhtemel etki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma çağındaki nüfusun toplam içindeki payının zirve noktasına yaklaştığı ve yaşlı bağımlılık oranındaki artışın sosyal güvenlik sisteminde mali baskı yaratacağı

Cevap

Çalışma çağındaki nüfusun payının zirveye yaklaştığı ve yaşlı bağımlılık oranının sosyal güvenlikte baskı yaratacağı çıkarımı doğrudur.
Veriler incelendiğinde Türkiye'nin hızla yaşlandığı (65+65+ oranının artışı) ve genç nüfus oranının düştüğü açıkça görülmektedir. Aktif nüfus (156415-64) halen yüksek seviyede olsa da, yaşlı nüfusun artması 'yaşlı bağımlılık oranını' yükselterek gelecekte sosyal güvenlik kurumları üzerinde finansal bir yük oluşturacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki yaş gruplarının değişim yönünü analiz etmek
0140-14 yaş grubu azalırken (%26,4%21,4\%26,4 \rightarrow \%21,4), 65+65+ yaş grubu artmaktadır (%7,1%10,2\%7,1 \rightarrow \%10,2).
Nüfusun yapısal değişiminin (yaşlanma) temel kanıtlarını görmek için.
2
Bağımlılık oranlarını değerlendirmek
Çocuk bağımlılığı azalmakta, yaşlı bağımlılığı ise artmaktadır.
Çalışma çağındaki (156415-64) nüfusun üzerindeki yükün nitelik değiştirdiğini anlamak için.
3
Ekonomik ve sosyal çıkarım yapmak
Nüfusun yaşlanması, emekli nüfusa ödenen payın artması ve genç iş gücü girişinin azalması demektir.
Yapısal değişimin devletin mali ve sosyal politikaları üzerindeki uzun vadeli etkisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Yaşlı Bağımlılık Oranı

İpuçları

1
Tablodaki 65+65+ yaş grubunun değişimine odaklanın; artış mı var azalış mı?
2
Türkiye'de ortanca yaş yükselmektedir. Bu durum 'nüfusun yaşlanması' anlamına gelir. Yaşlı bir nüfusta kimlere bakılması gerekir?
3
Aktif nüfus (156415-64) şu an yüksek olsa da, alttan gelen gençlerin (0140-14) oranı düşüyor. Bu durum gelecekte çalışan sayısının azalacağını ve emekli sayısının artacağını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Nüfusun yapısal özelliklerinin 'Nüfus Piramitleri' üzerindeki yansımasını incelemek, konuyu görselleştirmeye yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 374Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; yerleşmenin sürekliliği (kalıcı/geçici) ve temel ekonomik fonksiyon (tarım/hayvancılık/balıkçılık) gibi kriterlere göre gruplandırılmaktadır. Doğu Anadolu'da hayvancılık amaçlı kurulan 'kom' yerleşmeleri, genellikle yılın belirli bir döneminde kullanılan geçici yerleşmeler kategorisinde yer alır.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmelerinden hangisi; yerleşme süresi bakımından 'kom' yerleşmesi ile aynı grupta yer almasına rağmen, yürütülen temel ekonomik faaliyetin türü bakımından kom yerleşmesinden farklılık gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalyan

Cevap

Dalyan yerleşmesi, kom gibi geçici bir yerleşmedir ancak ekonomik faaliyeti balıkçılıktır.
Dalyan yerleşmesi, Ege kıyılarında balıkçılık faaliyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan mevsimlik bir yerleşmedir. Tıpkı kom yerleşmesi gibi süreklilik bakımından 'geçici' kategorisinde yer almasına rağmen, temel ekonomik fonksiyonunun hayvancılık yerine balıkçılık olması nedeniyle kom yerleşmesinden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Referans alınan yerleşmenin (kom) özelliklerini belirle.
Kom: Geçici yerleşme, Hayvancılık faaliyeti.
Soruda istenen benzerlik ve farklılık kriterlerini uygulamak için temel veriyi netleştirmek gerekir.
2
Seçenekleri 'yerleşme süresi' bakımından ele.
Yayla, Oba, Ağıl ve Dalyan 'geçici'; Mezra ise 'kalıcı'dır.
Soruda kom ile 'aynı grupta (geçici)' olması şartı aranmaktadır; bu nedenle Mezra elenir.
3
Kalan geçici yerleşmeleri 'ekonomik faaliyet' bakımından değerlendir.
Yayla, Oba ve Ağıl hayvancılık odaklıdır; Dalyan ise balıkçılık odaklıdır.
Kom yerleşmesinden 'fonksiyonel olarak farklı' olan seçenek tespit edilmelidir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik ve fonksiyonel sınıflandırılması

İpuçları

1
Köy altı yerleşmelerini önce 'kalıcı' ve 'geçici' olarak ikiye ayırarak eleme yapın.
2
Kom yerleşmesi geçicidir ve hayvancılıkla ilgilidir; seçeneklerde geçici olan ama hayvancılık dışı bir işle uğraşanı bulun.
3
Ege kıyılarında yaygın olan ve sadece balıkçılık için kullanılan geçici birimleri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Köy altı yerleşmelerinin bölgesel dağılımını (Divan - Batı Karadeniz, Oba - Toroslar vb.) tekrar etmek bu konudaki karmaşık soruları çözmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 375Soru

Türkiye'de çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına (sektörlere) göre dağılımı, ülkenin gelişmişlik düzeyi ve ekonomik yapısı hakkında bilgi veren temel bir yapısal özelliktir. 20262026 yılı verileri ve demografik projeksiyonlar dikkate alındığında, Türkiye'de çalışan nüfusun sektörel dağılımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet sektörü, çalışan nüfusun en büyük payına sahip olan ekonomik faaliyet koludur.

Cevap

Türkiye'de çalışan nüfusun en büyük kısmının hizmet sektöründe yer aldığı ifadesi doğrudur.
Türkiye'nin demografik ve ekonomik dönüşüm süreci sonunda, çalışan nüfusun büyük çoğunluğu ticaret, ulaşım, eğitim, sağlık ve finans gibi alanları kapsayan hizmet sektöründe toplanmıştır. 20262026 projeksiyonları bu sektörün payının %55\%55 ile %60\%60 arasında olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik faaliyet kollarını (sektörleri) tanımla.
Tarım (birincil), Sanayi (ikincil) ve Hizmet (üçüncül) sektörleri belirlendi.
Sektörel dağılımı analiz etmek için önce bu grupların neleri kapsadığını bilmek gerekir.
2
Türkiye'nin güncel verilerini (20262026 projeksiyonları dahil) karşılaştır.
Hizmet sektörü yaklaşık %58\%58, Sanayi sektörü %26\%26, Tarım sektörü ise %16\%16 civarındadır.
Sektörlerin büyüklük sıralamasını yaparak en büyük paya sahip olanı belirlemek için kullanılır.
3
Gelişmişlik düzeyi ile sektörel dağılım arasındaki bağı kur.
Hizmet sektörünün baskın olması, Türkiye'nin gelişmekte olan bir ekonomik yapıdan modern bir yapıya geçtiğini doğrular.
Doğru seçeneğin ekonomik gerekçesini anlamak için bu bağlantı kurulur.

Anahtar Kavram

Sektörel İstihdam Dağılımı

İpuçları

1
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi arttıkça tarımda çalışanların oranı azalırken, hizmet sektöründe çalışanların oranı artar.
2
Türkiye'de eğitim, bankacılık, turizm ve ticaret gibi faaliyetlerin hangi ana sektör başlığı altında toplandığını hatırlayın.
3
Günümüzde Türkiye'de aktif nüfusun yaklaşık yarısından fazlası 'Üçüncül Ekonomik Faaliyet' kolu olarak da bilinen hizmet sektöründe çalışmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidini inceleyerek yaş gruplarına göre bağımlı ve aktif nüfus oranlarını karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 376Soru

Türkiye'de nüfusun yaş yapısında görülen değişimler demografik göstergelere doğrudan yansımaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye'nin ortanca yaş (median yaş) değerleri yıllar bazında şu şekilde değişim göstermiştir:

YılOrtanca Yaş
2010201029,229,2
2015201531,031,0
2023202334,034,0

Tablodaki bu veriler ışığında Türkiye'nin nüfus yapısı hakkında ulaşılabilecek en doğru yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum oranlarındaki azalma ve ortalama ömrün uzamasıyla nüfusun yaşlanma eğilimine girdiği

Cevap

Doğum oranlarındaki azalma ve ortalama ömrün uzamasıyla nüfusun yaşlanma eğilimine girdiği yargısına ulaşılabilir.
Verilen tabloda ortanca yaşın yıllar içinde istikrarlı bir şekilde arttığı görülmektedir. Bir ülkede ortanca yaşın yükselmesi, doğum oranlarının azalmasıyla birlikte çocuk nüfus payının düşmesi ve sağlık hizmetlerindeki iyileşmeyle ortalama ömrün uzayarak yaşlı nüfus payının artması anlamına gelir. Bu durum, Türkiye'nin nüfus yapısının yaşlanma eğiliminde olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ortanca yaş (median yaş) kavramını tanımla
Ortanca yaş, bir nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe sıralandığında tam ortada kalan kişinin yaşıdır.
Verilen tablodaki değişimin demografik anlamını kavramak için gereklidir.
2
Tablodaki verilerin eğilimini analiz et
20102010'dan 20232023'e kadar ortanca yaşın 29,229,2'den 34,034,0'a yükseldiği görülmektedir.
Verilerin artış yönünde olduğunu tespit etmek çıkarım yapmayı sağlar.
3
Veriyi nüfus yapısındaki değişimle ilişkilendir
Ortanca yaşın yükselmesi, doğum oranlarının düştüğünü (alttan gelen genç nüfusun azaldığını) ve yaşlı nüfusun oranının arttığını gösterir.
Bu durum Türkiye'nin demografik bir dönüşüm içinde olduğunu ve yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Ortanca Yaş ve Demografik Yaşlanma

İpuçları

1
Ortanca yaşın büyümesi nüfusun yaşlandığına mı yoksa gençleştiğine mi işaret eder?
2
Doğum oranları azaldığında nüfus piramidinin tabanı daralır; bu durum ortanca yaşı nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidindeki son 2020 yıllık değişimi inceleyerek tabandaki daralmayı analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 377Soru

Köyden küçük, ancak köye bağlı olarak varlığını sürdüren kırsal yerleşmelerde, yürütülen temel ekonomik faaliyetin türü yerleşmenin süresini doğrudan etkiler. Tarımsal faaliyetlerin hayvancılığa göre daha baskın olduğu ve mülkiyetin genellikle şahıslara ait olduğu yerlerde yerleşmeler yıl boyu kullanılır. Bu bilgi doğrultusunda, aşağıdaki yerleşme tiplerinden hangisinde yerleşik hayatın ve ekonomik faaliyetlerin kesintisiz devam ettiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahalle

Cevap

Mahalle yerleşmesi, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği nedeniyle yıl boyunca kullanılan kalıcı bir köy altı yerleşmesidir.
Mahalle yerleşmeleri, bir veya birkaç evden oluşan, zamanla gelişerek köye dönüşme potansiyeli olan ve tarımsal faaliyetlerin yıl boyu sürdürüldüğü kalıcı yerleşme birimleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini kullanım süresine göre ayırın.
Kalıcı (Devamlı) ve Geçici (Mevsimlik) yerleşmeler.
Soruda yerleşik hayatın kesintisiz devam ettiği 'kalıcı' yerleşme sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerinin ekonomik faaliyet türünü belirleyin.
Mahalle (Tarım), Kom (Hayvancılık), Oba (Hayvancılık), Dalyan (Balıkçılık), Ağıl (Hayvancılık).
Tarım yapılan yerleşmeler genellikle kalıcı, hayvancılık yapılanlar ise otlak durumuna göre geçicidir.
3
Kalıcı olan yerleşmeyi tespit edin.
Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik kalıcı yerleşmelerdir.
Mahalle seçeneği bu grupta yer alan doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kalıcı köy altı yerleşmeleri; Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik'tir. Bunlarda temel faaliyet tarımdır.

İpuçları

1
Kalıcı yerleşmelerde genellikle hayvancılıktan ziyade tarım ön plandadır.
2
Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik isimlerini bir grup; Yayla, Kom, Oba gibi isimleri diğer bir grup olarak düşünün.
3
Seçeneklerden hangisi zamanla büyüyüp bağımsız bir köy tüzel kişiliği kazanmaya en yakın durmaktadır?

Daha Fazla Pratik

Karadeniz bölgesine özgü olan ve birden fazla mahallenin birleşmesiyle oluşan 'Divan' yerleşmesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 378Soru

Kırsal alanlarda meskenlerin (evlerin) birbirine olan mesafesi 'yerleşme dokusu' olarak ifade edilir. Türkiye'nin bazı yörelerinde kırsal meskenler birbirinden uzak ve tarım alanlarının içine dağılmış şekilde inşa edilmişken (dağınık yerleşme), bazı yörelerinde ise evler bir su kaynağının etrafında birbirine çok yakın ve bitişik nizamda inşa edilmiştir (toplu yerleşme). Buna göre, Türkiye'de kırsal yerleşmelerin toplu veya dağınık dokuda olmasını belirleyen en temel iki faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer şekillerinin özellikleri ve su kaynaklarının durumu

Cevap

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusunu belirleyen en temel faktörler yer şekilleri ve su kaynaklarıdır.
Doğru seçenekte belirtilen yer şekilleri ve su kaynakları, kırsal yerleşme dokusunun birincil nedenleridir. Engebeli arazi ve bol su dağınık yerleşmeyi (Karadeniz), düz arazi ve kısıtlı su ise toplu yerleşmeyi (İç Anadolu) zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Dağınık yerleşme dokusunun hangi şartlarda oluştuğunu hatırla.
Dağınık yerleşmeler, arazinin çok engebeli olduğu ve su kaynaklarının her yerde bolca bulunduğu yörelerde (örneğin Doğu Karadeniz) görülür.
İnsanlar suyu her yerde bulabildikleri için evlerini sadece kendi tarım arazilerinin yanına, birbirinden uzağa yapabilirler.
2
Toplu yerleşme dokusunun hangi şartlarda oluştuğunu hatırla.
Toplu yerleşmeler, arazinin düz olduğu ve su kaynaklarının kısıtlı olduğu yörelerde (örneğin İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) görülür.
Su az olduğu için tüm evler zorunlu olarak mevcut tek su kaynağının (kuyu, çeşme, vaha) etrafında toplanmak zorundadır.
3
Bu iki durumu karşılaştırarak ortak belirleyici faktörleri tespit et.
Her iki doku tipinde de belirleyici olan ana unsurların arazinin eğim/engebe durumu (yer şekilleri) ve suyun varlığı/yokluğu (su kaynakları) olduğu sonucuna ulaşılır.
Soru bizden temel belirleyici iki faktörü istemektedir.

Anahtar Kavram

Kırsal Yerleşme Dokuları (Toplu ve Dağınık Yerleşme)

İpuçları

1
Karadeniz'de insanların neden evlerini tarlalarının tam ortasına, komşularından uzağa yapabildiğini düşünün. Onları bir araya toplanmaya mecbur bırakmayan şey nedir?
2
İç Anadolu'da tarlalar çok geniş olmasına rağmen insanlar neden evlerini tarlaya değil de köy meydanına bitişik yaparlar? Hangi hayati kaynağa yakın olma zorunluluğu vardır?
3
Dağlık ve suyun bol olduğu yerlerde dağınık; düz ve suyun az olduğu yerlerde toplu yerleşme görülür.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de ahşap, kerpiç ve taş mesken tiplerinin hangi bölgelerde yaygın olduğunu ve nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 379Soru

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çeşitli üniversitelerin iş birliğiyle hazırlanan 'Geleneksel Kırsal Yaşam Alanlarımız' adlı belgesel serisinde şu ifadelere yer verilmiştir:

'Özellikle Toros Dağları kuşağında ve Doğu Anadolu'nun bazı kesimlerinde, konargöçer yaşam tarzının bir yansıması olarak günümüze kadar ulaşan bu yerleşmeler, genellikle keçi kılından dokunmuş çadırlardan meydana gelir. Geleneksel olarak akrabalık bağları güçlü olan birkaç ailenin veya aşiretin bir araya gelmesiyle kurulan bu üniteler, sürülerin otlatılması amacıyla ilkbahar ve yaz aylarında kullanılan karakteristik bir barınma ve yaşam alanıdır.'

Belgeselde sözü edilen ve konargöçer hayvancılık kültürüyle özdeşleşen bu geçici köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oba

Cevap

Oba, konargöçer toplulukların çadırlarda yaşadığı geçici köy altı yerleşmesidir.
Soruda özellikleri verilen yerleşme Oba'dır. Obalar, Türkiye'de özellikle Toroslar kuşağında ve Doğu Anadolu'da yaygın olan, yörük (konargöçer) kültürüyle şekillenen, aşiret veya akraba topluluklarının kıldan dokunmuş çadırlarda sürdürdükleri geçici köy altı yerleşmeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin süresinin belirlenmesi
Metindeki 'ilkbahar ve yaz aylarında kullanılan' ifadesinden yerleşmenin geçici olduğu saptanır.
Köy altı yerleşmeleri kalıcı ve geçici olarak ikiye ayrılır; iskan süresi analiz edilecek ilk kriterdir.
2
Yerleşmenin coğrafi bölgesi ve kültürel yapısının analiz edilmesi
Toros Dağları, konargöçer yaşam tarzı ve kıl çadırlar vurgulanmıştır.
Geçici yerleşmelerin her biri farklı bir barınma yapısına (ev, çadır, çit) ve bölgesel yoğunluğa sahiptir.
3
Özelliklerin spesifik yerleşme türü ile eşleştirilmesi
Akrabalık bağlarına dayalı çadır yerleşmelerinin yöresel ve coğrafi adının 'Oba' olduğu sonucuna varılır.
Kom taştan yapılmış çoban eviyken, Oba doğrudan çadırlardan oluşan konargöçer yerleşmesidir.

Anahtar Kavram

Geçici Köy Altı Yerleşmeleri ve Oba

İpuçları

1
Metindeki 'kıl çadırlar' ve 'konargöçer yaşam tarzı' vurguları sorunun anahtarıdır.
2
Toros Dağları'nda yaşayan Yörük kültürünün geleneksel çadır yerleşim birimlerini düşünmelisiniz.
3
Bu yerleşmeler, hayvanları otlatmak için göç eden ailelerin kurduğu çadır topluluklarıdır.

Daha Fazla Pratik

Köy altı yerleşmelerini çalışırken barındırdıkları yapı tiplerini (çadır, taş ev, ahşap) ve hangi bölgelerde yoğunlaştıklarını bir tablo halinde özetlemeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 380Soru

Bir ülkenin nüfusunun niteliği, gelişmişlik düzeyi ve sosyo-ekonomik durumu hakkında bilgi veren verilere "nüfusun yapısal özellikleri" denir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin nüfusunun yapısal özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aritmetik nüfus yoğunluğu (km2\text{km}^2 başına düşen kişi sayısı)

Cevap

Aritmetik nüfus yoğunluğu
Nüfusun yapısal özellikleri; nüfusun yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu ve çalışanların sektörel dağılımı gibi niteliğe yönelik verileri kapsar. Aritmetik nüfus yoğunluğu ise toplam nüfusun yüz ölçümüne bölünmesiyle elde edilen mekansal bir dağılış göstergesidir ve nüfusun yapısal özelliklerinden biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusun yapısal özelliklerinin tanımını analiz et.
Yapısal özellikler; nüfusun yaşı, cinsiyeti, eğitimi ve çalışma kolları gibi 'nasıl' olduğuyla (nitelik) ilgili özelliklerdir.
Soruyu doğru sınıflandırmak için yapısal özellikler ile dağılış özellikleri arasındaki farkı bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki unsurları 'nitelik' ve 'mekansal dağılış' olarak ayır.
Yaş, cinsiyet, eğitim ve sektörler nitelikseldir; aritmetik yoğunluk ise mekansaldır.
Yoğunluk kavramı, nüfusun miktarı ile yüz ölçümü arasındaki sayısal ilişkidir; nüfusun kalitesi veya yapısı hakkında doğrudan bilgi vermez.
3
Dağılış özelliği olan seçeneği işaretle.
Aritmetik nüfus yoğunluğu seçeneği doğru cevaptır.
Aritmetik nüfus yoğunluğu, nüfusun dağılışı konusunun bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yapısal Özellikleri vs. Nüfusun Dağılışı

İpuçları

1
Nüfusun yapısal özellikleri, 'nüfusun kimliği' gibidir; yani nüfusun 'nasıl' olduğuyla ilgilidir.
2
Nüfusun kapladığı alanla (yüz ölçümü) kurulan sayısal ilişkiler 'yapısal' değil, 'dağılış' ile ilgilidir.
3
Seçenekler arasında yer alan ve sadece birim alana düşen insan sayısını ifade eden kavram, bir yapısal özellik değildir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de son yıllarda ortanca yaşın yükselmesinin nedenleri ve sonuçlarını incelemek, nüfusun yaş yapısını daha iyi anlamanı sağlayacaktır.

Alternatif Yöntem

Yapısal özellikler ile dağılış özelliklerini şu formülle ayırabilirsin: Özellik, insanın kendisiyle mi ilgili (yaş, cinsiyet, okul) yoksa harita üzerindeki yeriyle mi (yoğunluk, dağılış) ilgili?
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 19 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 19 | Examkin