Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 381Soru

Türkiye’de uygulanan nüfus politikaları incelendiğinde; hem Cumhuriyet’in ilk döneminde hem de 20142014 yılı sonrasındaki süreçte "nüfus artış hızını yükseltme" hedefinin benimsendiği görülmektedir. Ancak bu iki dönemdeki politikaların çıkış noktaları ve temel kaygıları birbirinden farklılık gösterir. Buna göre, günümüzde yürütülen nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikaları, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki (19231923-19651965) benzer hedefli politikalardan ayıran temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızla yaşlanan nüfus yapısına bağlı olarak demografik dinamizmin ve genç nüfus oranının korunmak istenmesi

Cevap

Günümüzde uygulanan nüfus politikasını geçmişten ayıran temel fark, hızla yaşlanan nüfus yapısına karşı demografik dinamizmin ve genç nüfus oranının korunmak istenmesidir.
Doğru seçenek, günümüzdeki politikanın temel motivasyonunu ifade etmektedir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfus azlığı askeri ve ekonomik bir zayıflık olarak görülürken; günümüzde temel kaygı, düşen doğurganlık oranları nedeniyle nüfusun yaşlanması ve gelecekteki üretim kapasitesinin (dinamizminin) tehlikeye girmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapma
Cumhuriyet'in ilk dönemi (19231923-19651965) ve 20142014 sonrası dönemin her ikisi de nüfus artış hızını artırmayı hedefler.
Her iki dönemin ortak stratejisini belirlemek karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır.
2
Tarihsel gerekçeleri belirleme
Erken Cumhuriyet döneminde gerekçeler; savaş kayıplarını telafi etmek, tarımsal iş gücü sağlamak ve askeri savunma gücünü artırmaktı.
Geçmiş politikaların hangi şartlar altında doğduğunu anlamak farkı ortaya koyar.
3
Güncel demografik verileri değerlendirme
Günümüzde Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2,12,1 seviyesinin altına inmiş ve nüfus yaşlanmaya başlamıştır.
Modern politikaların neden 'sayısal artış' istediği bu demografik risklerle açıklanır.
4
Temel farkı saptama
Eski dönemde gerekçe 'sayısal yokluk ve savunma' iken, yeni dönemde gerekçe 'yaşlanma ve dinamizm kaybı'dır.
İki dönem arasındaki kavramsal ayrımı netleştirmek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Nüfus Politikalarının Dönemsel Değişimi ve Gerekçeleri

İpuçları

1
Türkiye'de son yıllarda açıklanan doğum oranlarının 2,12,1 yenilenme eşiğinin altına düştüğünü hatırlayın.
2
Cumhuriyet'in ilk yıllarında makineleşme yoktu ve savaşlarda çok insan kaybedilmişti; o dönemdeki kaygı 'sayı' idi. Modern kaygı ise 'yaş yapısı'dır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 19651965 yılında nüfus artış hızını azaltma yönünde yapılan köklü değişikliğin temel nedenlerini (ekonomik kalkınma hızı-nüfus artış hızı dengesizliği) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 382Soru

Demografik araştırmalarda bir ülkenin nüfusu incelenirken veriler genellikle 'nüfusun dağılışı', 'nüfus hareketleri' ve 'nüfusun yapısal özellikleri' olmak üzere üç temel başlık altında değerlendirilir. Nüfusun yapısal özellikleri; yaş grupları, cinsiyet durumu, eğitim seviyesi ve ekonomik sektörlere dağılım gibi ülkenin sosyoekonomik gelişmişlik seviyesi hakkında bilgi sunan nitel göstergelerdir.

Buna göre, aşağıda verilen kavram veya olgulardan hangisi doğrudan Türkiye nüfusunun yapısal özellikleri kapsamında incelenmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretici konumunda bulunan 15-64 yaş aralığındaki aktif nüfusun toplam nüfus içindeki oranı

Cevap

Doğrudan Türkiye nüfusunun yapısal özellikleri kapsamında incelenen durum, üretici konumunda bulunan 15-64 yaş aralığındaki aktif nüfusun toplam nüfus içindeki oranıdır.
Nüfusun yaş gruplarına (0-14 genç, 15-64 olgun/çalışan, 65+ yaşlı) göre dağılımı, bir ülkenin en önemli 'yapısal' özelliklerinden biridir. Bu gruplandırma ülkenin bağımlı nüfus oranını, iş gücü potansiyelini ve demografik olgunluğunu gösterdiği için doğrudan nüfusun yapısını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusun yapısal özellikleri kavramının kapsamını belirle.
Yapısal özelliklerin yaş, cinsiyet, eğitim ve sektörel dağılım gibi insan niteliğini gösteren veriler olduğu hatırlanır.
Kavramsal sınırları çizmek, diğer coğrafya konularıyla (dağılış, göç, yerleşme) karışıklığı önler.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafyadaki karşılıklarını tespit et.
Yoğunluk hesabının dağılış, köy altı birimlerinin yerleşme, makineleşme etkisinin göç hareketi, haritalandırmanın ise yine dağılış konusu olduğu bulunur.
Çeldiricilerin hangi coğrafi disipline veya alt başlığa ait olduğunu bularak eleme yapmak için.
3
Yapısal özelliğe uyan seçeneği seç.
15-64 yaş aralığındaki aktif nüfus oranının, nüfusun yaş yapısını gösterdiği için doğru cevap olduğu belirlenir.
Yaş yapısı, nüfusun niteliksel bileşimini gösteren en temel yapısal unsurdur.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yapısal Özelliklerinin Sınırları ve Sınıflandırılması

İpuçları

1
Nüfus coğrafyasını çalışırken konuları üçe ayırabilirsiniz: 1) Nüfus nerede kalabalık? (Dağılış), 2) Nüfus nereye gidiyor? (Hareket), 3) Bu nüfus kimlerden oluşuyor? (Yapısal özellik). Soru sizden 'kimlerden oluştuğu' ile ilgili bir seçenek bulmanızı istiyor.
2
Seçeneklerdeki yoğunluk, yerleşme tipleri (oba, kom) ve göç hareketleri gibi kavramlar nüfusun yapısından çok dağılış ve hareketliliği ile ilgilidir.
3
Yaş grupları, cinsiyet, eğitim durumu ve sektörel dağılım nüfusun yapısal özellikleridir. 15-64 yaş grubunu (çalışan nüfusu) ifade eden seçeneğe yönelmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de aktif nüfusun sektörel dağılımının yıllar içindeki değişimini inceleyerek yapısal özelliklerin nasıl dönüştüğünü analiz ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 383Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze kadar geçen süreçte, nüfusun yapısal özelliklerinde önemli değişimler meydana gelmiştir. Bu değişimler aynı zamanda ülkenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyindeki ilerlemeyi de yansıtmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de nüfusun yapısal özelliklerinde görülen ve ülkenin gelişmişlik düzeyinin arttığını doğrudan kanıtlayan bir değişimdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif nüfusun sektörel dağılımında hizmet ve sanayi sektörlerinin payının tarım sektörüne oranla belirgin şekilde artması

Cevap

Aktif nüfusun sektörel dağılımında hizmet ve sanayi sektörlerinin payının tarım sektörüne oranla artması, modernleşme ve gelişmişlik göstergesidir.
Türkiye'de nüfusun yapısal özelliklerinden biri olan aktif nüfusun sektörel dağılımı, ülkenin ekonomik yapısını doğrudan yansıtır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusun yaklaşık %80\%80'inden fazlası tarım sektöründe çalışırken, günümüzde bu oran yaklaşık %15\%15 seviyelerine gerilemiş; hizmet ve sanayi sektörlerinin payı ise büyük oranda artmıştır. Bu durum, ekonominin tarıma dayalı yapıdan sanayi ve hizmet odaklı modern bir yapıya geçtiğini, yani gelişmişlik düzeyinin arttığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusun yapısal özelliklerini tanımlama
Yapısal özellikler; yaş grupları, cinsiyet, eğitim durumu ve çalışan nüfusun sektörel dağılımını kapsar.
Sorunun hangi demografik verilerle ilgili olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Gelişmişlik ve sektörel dağılım ilişkisini kurma
Gelişmiş ülkelerde birincil ekonomik faaliyet (tarım) azalırken, ikincil (sanayi) ve üçüncül (hizmet) faaliyetlerin payı artar.
Modern ekonomilerde teknoloji ve hizmet üretimi ön plandadır.
3
Seçenekleri analiz etme
Hizmet ve sanayi payının artması gelişmişliği kanıtlarken; ortanca yaşın düşmesi veya bağımlı nüfusun artması az gelişmişlik göstergesidir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için demografik geçiş teorisi verileriyle karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Demografik Geçiş ve Sektörel İstihdam

İpuçları

1
Gelişmiş ülkelerde insanların hangi iş kollarında (tarım mı, hizmet mi) daha yoğun çalıştığını düşünün.
2
Demografik geçiş sürecindeki bir ülkede çocuk nüfus oranı azalırken yaşlı nüfus oranı ve ortanca yaş artar.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nüfusun yaş gruplarına göre dağılımını gösteren piramitlerin zaman içindeki değişimini inceleyerek 'arı kovanı' formuna yaklaşmanın nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 384Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızları ve kazandıkları fonksiyonel kimlikler; yer şekilleri, ulaşım ağları veya yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşerî faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Ancak bazı şehirler, sahip oldukları stratejik konum nedeniyle Cumhuriyet döneminde devlet eliyle bir 'sanayi ve askeri merkez' olarak kurgulanmış ve bu sayede küçük bir yerleşmeden büyük bir sanayi kentine dönüşmüştür.

Aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişim serüveni, bu açıklamada belirtilen planlı savunma sanayisi hamlesi ve buna bağlı gelişen fonksiyonel dönüşümün en belirgin örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırıkkale

Cevap

Türkiye'de savunma sanayisi yatırımları ve askeri-idari planlama ile bir köyden büyük bir kentsel merkeze dönüşen en tipik örnek Kırıkkale'dir.
Kentsel fonksiyonlar incelendiğinde, Kırıkkale'nin kentsel kimliği tamamen Cumhuriyet dönemindeki sanayi hamlesine dayanır. 19251925 yılında kurulan savunma sanayisi tesisleri (MKE), küçük bir yerleşmeyi kısa sürede sanayi, askeri ve idari bir merkeze dönüştürerek Türkiye'nin önemli kentlerinden biri haline getirmiştir. Bu durum, doğal kaynaklara dayalı büyümeden ziyade stratejik planlamanın sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin temel fonksiyonel dinamiklerini analiz et.
Zonguldak ve Batman maden; İskenderun liman/ulaşım; Karabük ise enerji kaynağı odaklı gelişmiştir.
Her şehrin büyüme ivmesini başlatan temel bir ekonomik faaliyet bulunmaktadır.
2
Cumhuriyet dönemi stratejik sanayi hamlelerini incele.
İç Anadolu'nun güvenli bir noktasında bulunan Kırıkkale'nin (eski Kırık köyü) 19201920'li yıllardan itibaren savunma sanayisi merkezi olarak seçildiği görülür.
Milli Mücadele sonrası sanayinin iç kesimlere yayılması ve savunma ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenmiştir.
3
Kentsel kimliğin birincil faktörünü belirle.
Kırıkkale'de nüfusun ve ticaretin ana motoru doğrudan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) fabrikalarıdır.
Şehir, doğal bir büyüme sürecinden ziyade kamu yatırımlarıyla kurgulanmış bir fonksiyonel yapıya sahiptir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi ve Yer Seçimi Faktörleri

İpuçları

1
Şehirlerin birçoğu hammaddeye veya enerjiye yakınlık nedeniyle gelişirken, bu şehir devletin stratejik kararıyla 'sıfırdan' inşa edilmiştir.
2
İç Anadolu'nun merkezinde, Ankara'ya yakın bir konumda bulunan ve Makine ve Kimya Endüstrisi ile özdeşleşen şehri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Maden Şehirleri' ile 'Sanayi Şehirleri' arasındaki hammadde/ulaşım farklarını gösteren bir tablo hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

1960'lı yılların başında Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) kurulmasıyla Türkiye'de planlı kalkınma dönemine geçilmiştir. Bu dönemde hazırlanan kalkınma planlarında, Cumhuriyet'in ilanından itibaren uygulanan 'nüfus miktarını artırıcı' politikalardan vazgeçilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Hazırlanan bu planlarda, nüfus politikasının değiştirilmesine (nüfus artış hızını düşürücü yöne geçilmesine) gerekçe olarak aşağıdakilerden hangisinin gösterilmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızlı nüfus artışının ulusal tasarrufları azaltarak demografik yatırımları artırması ve bunun sonucunda ekonomik kalkınmanın yavaşlaması

Cevap

Hızlı nüfus artışının ulusal tasarrufları azaltarak demografik yatırımları artırması ve bunun sonucunda ekonomik kalkınmanın yavaşlaması
Devletin ekonomiyi planlamaya başladığı 1960'lı yıllarda, nüfus artış hızının çok yüksek olmasının ekonomik kalkınmayı engellediği fark edilmiştir. Genç ve artan nüfus, devletin eğitim, sağlık ve barınma gibi doğrudan üretime katkısı olmayan 'demografik yatırımlara' daha fazla bütçe ayırmasına neden olur. Bu durum yatırıma ve sanayiye dönüşebilecek ulusal tasarrufları erittiği için, 1965 yılından itibaren nüfus artış hızını sınırlandırıcı politikalar (Nüfus Planlaması Kanunu) hayata geçirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1960'lı yıllardaki nüfus dinamiklerini analiz et.
Tıptaki gelişmeler ve iyileşen yaşam koşulları sayesinde ölüm oranları düşmüş, nüfus artış hızı çok yüksek seviyelere ulaşmıştır.
Politika değişiminin hangi demografik zeminde gerçekleştiğini anlamak için.
2
Hızlı nüfus artışının ekonomik boyutunu değerlendir.
Nüfus çok hızlı arttığında devlet bütçesinin büyük bir kısmı yeni okullar, hastaneler ve altyapı hizmetleri gibi 'demografik yatırımlara' harcanmak zorunda kalmıştır.
Nüfus ve ekonomi arasındaki karşılıklı ilişkiyi tespit etmek için.
3
Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) bakış açısıyla sonuca ulaş.
Demografik yatırımların artması, üretime ve sanayiye ayrılacak sermayeyi (tasarrufu) azalttığı için kalkınma hızı yavaşlamış; bu nedenle nüfus artış hızını düşürücü politikalara geçilmiştir.
1965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu'nun temel ekonomik gerekçesini ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

1965 Sonrası Nüfus Politikalarının Ekonomik Gerekçeleri

İpuçları

1
1960'lı yıllarda devletin kısıtlı ekonomik kaynaklarını nerelere harcamak zorunda kaldığını düşünün.
2
Nüfus çok hızlı arttığında devlet bütçesinden okul, hastane ve konut gibi 'demografik yatırımlara' ayrılan pay zorunlu olarak artar.
3
Demografik yatırımların artması, yeni fabrikalar kurmak için gereken tasarrufları azaltacağı için ekonomik büyüme ve kalkınmayı yavaşlatır.

Daha Fazla Pratik

1965-1980 yılları arasında uygulanan nüfus planlaması politikalarının kırsal ve kentsel alanlardaki demografik sonuçlarına dair bir analizi inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 386Soru

Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunlukları üzerinde yer şekillerinin etkisi oldukça belirgindir. Bir yörede toplam nüfusun yüz ölçümüne bölünmesiyle elde edilen aritmetik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altında seyrederken; tarımla uğraşan nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilen tarımsal nüfus yoğunluğunun oldukça yüksek olduğu görülmektedir.

Bu durumun yaşandığı bir yöre için aşağıdakilerden hangisi temel gerekçe olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam yüz ölçümüne oranla tarım alanlarının oldukça dar ve engebeli olması

Cevap

Yer şekillerinin dağlık ve engebeli olması nedeniyle tarım alanlarının kısıtlı olması, tarımsal nüfus yoğunluğunu artırırken aritmetik yoğunluğu düşük tutmaktadır.
Türkiye'de özellikle Doğu Karadeniz ve Menteşe Yöresi gibi dağlık alanlarda yer şekilleri engebeli olduğu için tarım alanları oldukça dardır. Bu durum, az sayıda çiftçi olsa bile birim tarım alanına düşen insan sayısını (TNY) artırır. Aynı zamanda bu bölgelerin genel yüz ölçümü engebeli ve dağlık olduğu için toplam nüfusun yüz ölçümüne oranı (ANY) düşük kalmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfus yoğunluk formüllerini analiz et.
ANY=Toplam Nu¨fusYu¨O¨lc¸u¨mu¨ANY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Yüz Ölçümü}} ve TNY=Tarımsal Nu¨fusTarım AlanıTNY = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanı}}
Sorunun çözümü için yoğunluk türlerini etkileyen pay ve payda değişkenlerini anlamak gerekir.
2
Düşük Aritmetik Nüfus Yoğunluğu (ANY) durumunu değerlendir.
Bölgenin toplam nüfusu, geniş olan yüz ölçümüne göre azdır veya yerleşime uygun alanlar kısıtlıdır.
Doğu Karadeniz veya Doğu Anadolu gibi engebeli bölgelerde ANY genellikle düşüktür.
3
Yüksek Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNY) durumunu değerlendir.
Paydadaki 'Tarım Alanı' çok küçük (dar) olduğu için oran çok yüksek çıkmaktadır.
Yer şekillerinin engebeli olması tarım yapılabilecek düzlükleri daraltır, bu da her bir kilometrekarelik tarım alanına düşen çiftçi sayısını artırır.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunluğu ve Topografya İlişkisi

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek çıkması için paydadaki tarım arazisinin küçük olması gerekir.
2
Türkiye'de tarım alanlarının en dar olduğu yerler genellikle dağlık ve engebeli yörelerdir (Örneğin: Doğu Karadeniz).
3
Aritmetik nüfus yoğunluğu toplam alana bakarken, tarımsal yoğunluk sadece ekili alanlara bakar. İkisi arasındaki fark engebe hakkında bilgi verir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğunun en düşük olduğu bölgeyi (İç Anadolu) ve bunun nedenini (yer şekillerinin düzlüğü) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 387Soru

Türkiye'de bazı yerleşmelerin küçük bir kasaba iken kısa sürede büyük bir şehre dönüşmesinde, çevresindeki doğal kaynakların işletilmesi ve buna bağlı sanayi kollarının gelişimi etkili olmuştur. Özellikle 1940'lı yıllarda petrolün keşfi ve ardından kurulan rafineri, bir yerleşmenin fonksiyonel değişiminde ve hızla büyümesinde temel etken olmuştur.

Buna göre, yukarıda belirtilen gelişim sürecine sahip olan şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batman

Cevap

Batman şehri, petrolün keşfi ve rafinerinin kurulmasıyla hızla büyüyerek maden ve sanayi fonksiyonu kazanan merkezdir.
Doğru yanıt olan şehir, 1940'lı yıllarda Raman Dağı'nda petrolün bulunması ve ardından Türkiye'nin ilk petrol rafinerisinin burada kurulmasıyla küçük bir yerleşmeden büyük bir il merkezine dönüşmüştür. Bu durum, şehrin gelişiminde maden ve sanayi fonksiyonunun belirleyici olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri belirle.
"Petrolün keşfi" ve "rafineri" ifadeleri ön plana çıkmaktadır.
Şehrin fonksiyonel kimliğini belirleyen temel ekonomik faaliyeti bulmak için gereklidir.
2
Türkiye'deki petrol kaynakları ve işleme tesislerini hatırla.
Güneydoğu Anadolu'da Batman (Raman Dağı), petrol çıkarımı ve rafinerisi ile özdeşleşmiştir.
Maden ve sanayi fonksiyonunun hangi şehirle eşleştiğini tespit etmek için gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Batman seçeneği, verilen bilgilerle tam uyum sağlamaktadır.
Diğer seçeneklerdeki şehirlerin (Zonguldak-Kömür, Muğla-Turizm gibi) farklı fonksiyonlarla öne çıktığını teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi (Maden ve Sanayi)

İpuçları

1
Gelişimi tamamen modern dönemdeki bir yer altı kaynağı keşfine dayanan Güneydoğu Anadolu şehrini düşünün.
2
1940'lara kadar 'İluh' adında küçük bir köy olan bu merkez, 'siyah altın' olarak bilinen enerji kaynağıyla büyümüştür.
3
Raman Dağı'ndaki petrol kuyuları ve Türkiye'nin en eski petrol rafinerisi bu şehrimizde yer alır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer maden şehirlerini (Örn: Soma, Yatağan, Elbistan) ve hangi kaynakla geliştiklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 388Soru

Bireylerin veya toplulukların ekonomik, sosyal, siyasi ya da doğal nedenlerle bulundukları yerleşim yerinden başka bir yere kalıcı veya geçici olarak yerleşmesine göç denir. Türkiye'nin demografik yapısı incelendiğinde, iç göçlerin ülke coğrafyasında belirgin mekânsal ve yapısal etkiler yarattığı görülmektedir.

Buna göre, Türkiye'deki göç olgusunun nedenleri ve sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plansız ve hızlı nüfus yığılmaları, göç alan metropollerde altyapı sistemlerinin yetersiz kalmasına yol açarken; göç veren yörelerde okulların kapanması gibi kamu yatırımlarının atıl kalmasıyla sonuçlanır.

Cevap

Plansız ve hızlı nüfus yığılmalarının göç alan metropollerde altyapı sorunlarına, göç veren yerlerde ise kamu yatırımlarının atıl kalmasına yol açtığını belirten ifade doğrudur.
Türkiye'de köyden kente doğru gerçekleşen yoğun göçün iki yönlü mekânsal sonucu vardır. Doğru seçenekte bu sonuçlar eksiksiz özetlenmiştir. Göç alan büyükşehirlerin nüfus taşıma kapasitesi aşıldığı için trafik, çevre kirliliği, konut açığı ve altyapı yetersizlikleri gibi problemler ortaya çıkar. Öte yandan, göç veren kırsal yerleşmelerde ise nüfus azaldığı için daha önceden inşa edilmiş olan okullar, yollar veya sağlık ocakları cemaatsiz kalır, yani devletin kamu yatırımları atıl (kullanılamaz) duruma düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki 'itici' ve 'çekici' faktör tanımlamalarını analiz etmek.
İstihdam, sağlık ve eğitim gibi kentlerin cazip yönlerinin göçe zorlayan 'itici' değil, kendine çeken 'çekici' faktörler olduğu tespit edilir.
İtici faktör, bulunulan yerdeki olumsuz şartları (ör. işsizlik, makineleşme) ifade eder.
2
Göçün türlerini (kalıcı/geçici) ekonomik faaliyetlere göre değerlendirmek.
Turizm sezonu ve pamuk/fındık hasadı gibi faaliyetlerin yılın sadece belirli bir dönemi sürdüğü ve bu nedenle kalıcı değil, mevsimlik göç yarattığı belirlenir.
Geçici süreyle gidilip tekrar dönülen nüfus hareketleri daimi göç kategorisine girmez.
3
Göç eden nüfusun cinsiyet ve yaş yapısının mekânlar üzerindeki demografik etkisini incelemek.
Çalışmaya gidenlerin çoğunlukla genç erkekler olması sebebiyle göç veren yerlerde yaşlı nüfusun, göç alan kentlerde ise genç ve dinamik nüfusun arttığı anlaşılır.
Göç hareketleri seçicidir; genellikle iş gücü çağındaki nüfus yer değiştirir.
4
Göçün mekânsal sonuçlarını doğrulamak.
Aşırı göçün şehirlerde gecekondulaşma, trafik ve altyapı çöküşüne yol açtığı; köylerde ise boşalan nüfus nedeniyle sağlık ocağı, okul gibi devlet yatırımlarının kullanılamaz (atıl) hale geldiği doğrulanır.
Nüfusun dağılışındaki ani dengesizlikler hem yatırımın eksik kalmasına hem de mevcut yatırımların israfına yol açar.

Anahtar Kavram

İç Göçlerin Nedenleri (İtici/Çekici Faktörler) ve Mekânsal Sonuçları

İpuçları

1
Seçenekleri okurken göçün 'itici' (bulunulan yerdeki olumsuzluk) ve 'çekici' (gidilen yerin cazibesi) faktör tanımlarına dikkat edin.
2
Turizm ve fındık/pamuk toplama gibi belirli dönemlerde yapılan işlerin kalıcı mı yoksa geçici (mevsimlik) mi bir nüfus hareketi yarattığını düşünün.
3
Köyden kente çalışmaya genellikle genç nüfus gider. Geride kalan köylerdeki okulların veya yolların nüfus eksikliğinden dolayı nasıl bir duruma düşeceğini değerlendirerek sonuca ulaşabilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Göçün itici ve çekici faktörleri arasındaki ayrımı pekiştirmek için, tarımda makineleşmenin hangi bölgelerde işsizliğe (dolayısıyla göçe) en çok etki ettiğine dair sorular çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bütün seçenekleri yanlışlamaktansa doğrudan metropollerin kronik sorunlarını (çarpık kentleşme, altyapı sorunu) ve kapanan köy okullarını hatırlayarak göçün en belirgin iki yönlü mekânsal sonucuna odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 389Soru

Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanından 19651965 yılına kadar olan süreçte; savaşlar nedeniyle azalan nüfusu dengelemek, tarımda iş gücü ihtiyacını karşılamak ve askeri savunma gücünü artırmak amacıyla nüfus artışını teşvik edici politikalar izlenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde nüfus artış hızını yükseltmek amacıyla uygulanan yasal önlemlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altı veya daha fazla çocuğu olan annelerin para veya madalya ile ödüllendirilmesi

Cevap

Altı veya daha fazla çocuğu olan annelerin para veya madalya ile ödüllendirilmesi
Türkiye'de 192319651923-1965 yılları arasında nüfusun askeri ve ekonomik bir güç olarak görülmesi nedeniyle artırıcı politikalar izlenmiş; bu kapsamda çok çocuklu ailelere (genellikle 66 ve üzeri) yol vergisi muafiyeti, madalya ve nakdi ödül gibi teşvikler verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem tespiti yapılması
192319651923 - 1965 arası dönem
Soruda belirtilen tarihler Türkiye'nin ilk nüfus politikası dönemidir.
2
Politika amacının belirlenmesi
Nüfus artış hızını yükseltmek
Savaş sonrası nüfus azlığı ve ekonomik iş gücü ihtiyacı bu hedefi zorunlu kılmıştır.
3
Yasal uygulamaların eşleştirilmesi
Çok çocuklu annelere ödül verilmesi
Nüfus artışını teşvik etmek için aileleri özendirici yasal düzenlemeler (vergi muafiyeti, madalya, düşük evlilik yaşı) bu dönemde yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi İlk Nüfus Politikaları (192319651923-1965)

İpuçları

1
Türkiye'nin ilk döneminde nüfusun 'sayıca çokluğu' bir güç olarak kabul ediliyordu.
2
Bu dönemde aileleri daha fazla çocuk yapmaya özendirmek için ödüllendirme mekanizmaları kullanılmıştır.
3
Vergi muafiyeti ve madalya gibi uygulamalar nüfusu artırmayı hedefleyen 'pro-natalist' yaklaşımlardır.

Daha Fazla Pratik

1965 yılında nüfus politikalarında yaşanan köklü değişimin (artırıcıdan azaltıcıya geçiş) temel ekonomik nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 390Soru

Türkiye'deki kırsal yerleşme tiplerini inceleyen bir makalede şu ifadelere yer verilmiştir:

'Köy idari alan sınırları içerisinde yer alan bazı üniteler, zamanla nüfuslanarak ve ekonomik olarak gelişerek bağımsız bir köy statüsü kazanma potansiyeline sahiptir. Bu durumun en temel nedeni, söz konusu alanlarda meskenlerin kalıcı olarak inşa edilmesi ve tarımsal faaliyetlerin de etkisiyle ikametin yıl boyunca kesintisiz devam etmesidir.'

Makalede sözü edilen ve yıl boyunca ikamet edilmesi özelliğiyle ön plana çıkan bu köy altı yerleşmelerine aşağıdakilerden hangisi örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezra

Cevap

Doğru seçenek tarım ve hayvancılığın bir arada yürütüldüğü, sürekli ikametin olduğu 'Mezra' adlı yerleşmedir.
Verilen metinde, insanların yılın tamamını geçirdiği, meskenlerin sağlam yapıldığı ve ileride köy olma potansiyeli taşıyan bir yerleşim yeri tanımlanmaktadır. Bu özelliklere uyan, tarım ve hayvancılığın birlikte yapılabildiği kalıcı köy altı yerleşmesi 'Mezra'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki özelliklerin hangi yerleşme tipine işaret ettiğini analiz etmek.
Aranılan yerleşmenin 'yıl boyunca kesintisiz ikamet' ve 'tarımsal faaliyet' özelliklerine sahip kalıcı bir yerleşme olduğu belirlenir.
Köy altı yerleşmelerini geçici ve kalıcı olarak sınıflandırmak, seçenekleri doğru elemeye yardımcı olur.
2
Seçeneklerde verilen köy altı yerleşmelerini kullanım sürelerine göre sınıflandırmak.
Oba, Ağıl, Kom ve Dalyan'ın geçici; Mezra'nın ise kalıcı yerleşme olduğu tespit edilir.
Soruda istenilen yıl boyunca kalınan birimi diğerlerinden ayırmak için bu sınıflandırma şarttır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de kalıcı ve geçici köy altı yerleşmeleri

İpuçları

1
Metindeki en kritik ipucu, bu yerleşmede yıl boyunca ikamet edilmesidir. Kalıcı bir yerleşme türü aramalısınız.
2
Köy altı yerleşmeleri geçici ve kalıcı olmak üzere ikiye ayrılır. Çadırlardan veya küçük hayvan barınaklarından oluşan seçenekleri eleyebilirsiniz.
3
Verilenler arasında sadece bir tanesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan, hem tarım hem hayvancılık yapılan 'kalıcı' bir yerleşmedir.

Daha Fazla Pratik

Geçici köy altı yerleşmelerinden 'Yayla'nın son yıllarda geçirdiği turizm odaklı fonksiyon değişimini inceleyen sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 391Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel özellikleri incelendiğinde; bazı şehirlerin gelişiminde yeraltı kaynakları veya enerji potansiyeli gibi 'konum (site)' özellikleri, bazılarında ise ulaşım ağlarına yakınlık gibi 'durum (situasyon)' özellikleri belirleyici olmuştur.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisinin büyüme ve gelişme sürecinde durum (situasyon) özellikleri, doğal kaynak varlığına göre daha ön plandadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afyonkarahisar

Cevap

Afyonkarahisar'ın kentsel gelişimi, yolların kesişim noktasında bulunması ve ulaşım fonksiyonunun sağladığı ticari avantajlar (durum/situasyon) ile gerçekleşmiştir.
Afyonkarahisar; İç Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerini birbirine bağlayan stratejik bir ulaşım ve kavşak noktası olması nedeniyle gelişmiş bir 'durum (situasyon)' şehridir. Diğer seçeneklerdeki şehirler ise doğrudan bir doğal kaynağın (petrol, taş kömürü, boksit, linyit) bulunduğu yerlerde kurularak gelişen 'konum (site)' şehirleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin temel fonksiyonlarını belirle.
Batman: Maden, Zonguldak: Maden/Enerji, Seydişehir: Sanayi (Hammaddeye dayalı), Soma: Maden/Enerji, Afyonkarahisar: Ulaşım/Ticaret.
Şehirlerin büyüme nedenlerini sınıflandırmak için gereklidir.
2
'Konum' ve 'Durum' kavramlarını karşılaştır.
Maden ve hammadde varlığı 'konum' (site), ulaşım yollarına göre pozisyon 'durum' (situasyon) özellikleridir.
Soruda istenen ayrımı yapmak için kavramsal çerçeveyi kurar.
3
Ulaşım odaklı olan şehri seç.
Afyonkarahisar, Türkiye'nin önemli kara ve demir yolu kavşak noktalarından biri olduğu için gelişmiştir.
Doğal kaynağa değil, coğrafi pozisyona dayalı gelişimi tespit eder.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişiminde Site (Konum) ve Situasyon (Durum) Farkı

İpuçları

1
Şehirlerin büyüme nedenlerini 'maden/hammadde' mi yoksa 'ulaşım' mı olarak düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer kavşak noktası şehirleri (Örn: Eskişehir, Aksaray, Bilecik) ve bunların gelişimindeki sanayi-ulaşım ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 392Soru

Türkiye'nin nüfus yapısı incelendiğinde; yaş gruplarının dağılımı, eğitim düzeyi ve çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımı gibi demografik özellikler ülkenin sosyal ve ekonomik yapısını yansıtmaktadır. Güncel veriler ve genel nüfus eğilimleri dikkate alındığında, Türkiye'nin nüfus özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam nüfus içerisinde 156415-64 yaş aralığını kapsayan çalışma çağındaki nüfusun payı en yüksektir.

Cevap

Türkiye nüfusunun yapısal özelliklerine bakıldığında, nüfusun en büyük oranını 156415-64 yaş grubundaki olgun (çalışma çağındaki) nüfus oluşturmaktadır.
Türkiye'nin demografik yapısında 'demografik fırsat penceresi' olarak da adlandırılan süreç devam etmektedir. Bu süreçte nüfusun en büyük payını, ekonomik üretim kapasitesine sahip olan ve dinamik yapıyı temsil eden 156415-64 yaş grubundaki bireyler oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin yaş grubu istatistiklerini analiz et.
Nüfusun yaklaşık %2122\%21-22'si 0140-14, %6768\%67-68'i 156415-64 ve %10\%10'u 65+65+ yaş grubundadır.
Yaş gruplarının payını belirleyerek baskın grubu tespit etmek.
2
Çalışma çağındaki nüfus kavramını tanımla.
156415-64 yaş arası dinamik veya aktif nüfus adayı olarak tanımlanır.
Soruda geçen 'çalışma çağındaki nüfus' ifadesinin hangi yaş grubuna denk geldiğini netleştirmek.
3
Doğru ifadeyi seçeneklerle karşılaştır.
Nüfusun büyük çoğunluğunun bu orta grupta olduğu bilgisi doğrulanır.
Güncel demografik verilerle seçeneği eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Yapısı

İpuçları

1
Türkiye'nin nüfus piramidini düşündüğünüzde ortadaki geniş bölüme odaklanın.
2
Gelişmekte olan ülkelerde genellikle üretken çağdaki nüfusun payı çocuk ve yaşlı nüfustan daha fazladır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki nüfusun sektörel dağılımında hizmetler sektörünün payının artışını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 393Soru

Türkiye'nin demografik geçiş sürecinde katettiği mesafe, nüfusun yapısal özelliklerindeki değişimler üzerinden takip edilebilmektedir. Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin bazı temel demografik göstergelerinin yıllara göre değişimi ve 20262026 yılı projeksiyonu verilmiştir:

Gösterge201020102023202320262026 (P)
Toplam Doğurganlık Hızı2,082,081,511,511,601,60
Yaşlı Nüfusun Payı (×\times)%7,2\%7,2%10,2\%10,2%11,5\%11,5
Ortanca Yaş29,229,234,034,035,235,2

Bu tablo ve Türkiye'nin nüfus yapısına dair genel bilgiler dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğurganlık hızının yenilenme eşiğinin altında kalması ve ortanca yaşın yükselmesi, 'demografik fırsat penceresi' olarak adlandırılan sürecin son evrelerine girildiğini ve yapısal bir yaşlanma sürecinin başladığını gösterir.

Cevap

Türkiye'nin doğurganlık hızının düşmesi ve yaşlı nüfus oranının artması, demografik fırsat penceresinin kapanmaya başladığını ve nüfusun yapısal olarak yaşlandığını göstermektedir.
Doğru olan değerlendirme, Türkiye'nin demografik göstergelerinin artık 'genç ve dinamik' yapıdan 'olgun ve yaşlı' yapıya geçtiğini tespit eden ifadedir. Toplam doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin altına inmesi (1,61,6), nüfusun kendini yenileme kapasitesinin azaldığını; yaşlı nüfus payının %10\%10'u geçmesi ise ülkenin Birleşmiş Milletler kriterlerine göre 'çok yaşlı nüfus' kategorisine yaklaştığını gösterir. Bu durum, çalışma çağındaki nüfusun en verimli olduğu 'demografik fırsat penceresinin' yavaş yavaş kapanmakta olduğunu simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki demografik göstergeleri analiz etme
Doğurganlık hızının 1,601,60 seviyesine gerilediği, yaşlı nüfusun ise %11,5\%11,5 seviyesine çıkarak çift haneli rakamlara ulaştığı tespit edilir.
Bu veriler nüfusun dinamizmini kaybettiğinin ve 'genç nüfus' kategorisinden 'olgun nüfus' kategorisine geçildiğinin kanıtıdır.
2
Ortanca yaş değerini yorumlama
Ortanca yaşın 3535 bandını aşması, Türkiye'nin nüfus yapısının artık yaşlı bir toplum olma yolunda ilerlediğini gösterir.
Demografide 3030 yaş üzeri 'olgun', 3535 yaş üzeri ise 'yaşlanmaya başlayan' nüfus yapısını simgeler.
3
Bağımlı nüfus ve fırsat penceresi sentezi yapma
Çocuk bağımlılığının azalması kısa vadede avantaj gibi görünse de (demografik kâr), yaşlı bağımlılığının artmasıyla bu pencere kapanmaktadır.
Çalışma çağındaki nüfusun (15-64 yaş) payı zirveye ulaştıktan sonra azalmaya başlayacağı için 'fırsat penceresi' son evrededir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Nüfusun Yaş Yapısı

İpuçları

1
Tablodaki ortanca yaşın 2929'dan 3535'e çıkmasının nüfusun dinamizmi üzerindeki etkisini düşünün.
2
Toplam doğurganlık hızının 2,12,1 altına düşmesi, bir ülkenin nüfusunun uzun vadede azalma eğilimine gireceğini ve yaşlı bağımlılığının artacağını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Demografik fırsat penceresi (demographic dividend) kavramını ve Türkiye'nin bu süreçteki konumunu nüfus piramitleri üzerinden incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 394Soru

Türkiye'de yer şekilleri, iklim özellikleri ve ekonomik faaliyetlere bağlı olarak çeşitli köy altı yerleşmeleri ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki tabloda bazı yerleşme tipleri ve bu yerleşmelerin karakteristik özellikleri eşleştirilmiştir:

Yerleşme TipiTemel Özelliği
DivanBirkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşmedir.
MezraTarım ve hayvancılığın yapıldığı, Doğu Anadolu'da yaygın kalıcı yerleşmedir.
ÇiftlikGeniş tarım arazileri üzerinde kurulu, bir veya birkaç evden oluşan kalıcı yerleşmedir.
?Toroslar ve Ege'de yaygın olan, göçebe ailelerin hayvancılık yaptığı çadırlardan oluşan geçici yerleşmedir.

Tabloda boş bırakılan yere getirilmesi gereken köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oba

Cevap

Toroslar ve Ege'de göçebe ailelerin hayvancılık yaptığı ve çadırlardan oluşan geçici yerleşme tipi 'Oba' olarak adlandırılır.
Oba yerleşmeleri, hayvancılık faaliyetinin ön planda olduğu, genellikle Toros dağ kuşağı üzerinde Yörük kültürüyle özdeşleşmiş, konaklama birimi olarak çadırların tercih edildiği geçici kırsal yerleşmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki ipuçlarını analiz etme
Aranan yerleşmenin geçici olduğu, hayvancılık odaklı olduğu, Toroslar/Ege'de yaygın olduğu ve 'çadır' konut tipine sahip olduğu belirlenir.
Soruda verilen karakteristik özellikler bir yerleşme tipini diğerlerinden ayırmak için tasarlanmıştır.
2
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerini eleme
Mezra ve Divan zaten tabloda kalıcı olarak verilmiş; Yayla, Kom ve Ağıl ise konut tipi veya bölgesel odak açısından tanıma uymamaktadır.
Oba yerleşmesinin en ayırt edici özelliği çadır kullanımı ve göçebelik (konargöçerlik) kültürüdür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Sınıflandırılması ve Oba Yerleşmesi

İpuçları

1
Soruda 'çadır' ifadesine ve 'geçici' olma özelliğine odaklanın.
2
Bu yerleşme tipi özellikle Akdeniz'deki Yörük kültürüyle çok yakından ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Kalıcı köy altı yerleşmeleri (Mezra, Mahalle, Divan, Çiftlik) ile geçici olanları bir liste yaparak ezberlemek sınavda hız kazandırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 395Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızları ve etki alanlarının genişliği, sahip oldukları fonksiyonel özelliklerle yakından ilişkilidir. Bazı şehirlerin gelişiminde sanayi tesisleri veya yeraltı kaynakları temel faktör iken; bazı şehirler, sanayi faaliyetlerinin sınırlı kalmasına rağmen idari, askeri, eğitim ve ticari hizmetlerin yoğunlaşmasıyla çevresindeki geniş bir alan için merkez olma özelliği kazanmıştır.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisi yukarıda belirtilen hizmet sektörüne dayalı "bölgesel merkez" fonksiyonu ile diğerlerinden ayrılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erzurum

Cevap

Erzurum şehri, Doğu Anadolu Bölgesi'nin idari, askeri ve eğitim merkezi olma özellikleriyle çevresindeki illere hizmet veren bölgesel bir merkez fonksiyonuna sahiptir.
Erzurum, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve sanayi tesislerinin yoğunluğu bakımından batıdaki illere göre geride olsa da; bölgenin en büyük eğitim merkezi (Atatürk Üniversitesi), askeri karargah merkezi ve idari bölge müdürlüklerini barındırması sebebiyle 'bölgesel hizmet merkezi' tanımına en uygun örnektir. Bu tür şehirlerin etki alanı, sundukları hizmetlerin çeşitliliği sayesinde geniştir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin fonksiyonel özelliklerini analiz etme
İskenderun ve Karabük sanayi, Batman ve Soma maden/enerji odaklı şehirlerdir.
Soruda istenen 'hizmet sektörü odaklı bölgesel merkez' tanımına uymayan seçenekleri elemek gerekir.
2
Erzurum'un ekonomik ve sosyal yapısını değerlendirme
Erzurum'da sanayinin payı düşük, ancak kamu hizmetleri (üniversite, ordu komutanlığı, bölge müdürlükleri) ve ticaretin payı yüksektir.
Şehrin çevresindeki Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzincan gibi iller için bir çekim ve hizmet odağı olduğunu teyit etmek için bu değerlendirme gereklidir.
3
Kentsel gelişim faktörlerini karşılaştırma
Erzurum, tipik bir 'Bölge Merkezi' fonksiyonu gösterirken diğer seçenekler 'Uzmanlaşmış Fonksiyon' (sanayi/maden) gösterir.
En uygun örneğin hangisi olduğunu belirlemek için fonksiyonel ayrım netleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırması (Bölgesel Hizmet Merkezleri)

İpuçları

1
Şehirleri sanayi mi yoksa hizmet (eğitim, askeriye, idare) mi geliştirmiş diye düşünün.
2
Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük hizmet ve ulaşım odağı olan ili hatırlayın.
3
Batman ve Soma maden, Karabük ve İskenderun sanayi fonksiyonuyla bilinir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer 'Bölgesel Merkez' özelliği taşıyan şehirleri (örneğin; Diyarbakır, Kayseri) inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 396Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) öncesinde bölgedeki kırsal yerleşmeler, sınırlı sayıdaki su kaynaklarının (kuyular, pınarlar) etrafında kümelenmiş bir yapı sergilerken, projenin tamamlanmasıyla birlikte sulama kanallarının geçtiği alanlarda konutların tarım arazilerinin içine doğru yayıldığı ve dokunun "gevşek" bir karakter kazandığı gözlemlenmiştir. Bu değişim süreci dikkate alındığında, yerleşme dokuları ve bu dokuları etkileyen faktörler hakkında yapılabilecek en doğru değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Su kaynaklarının kısıtlı olduğu alanlardaki 'zorunlu toplu yerleşme' durumu, beşerî müdahalelerle suyun her noktaya ulaşması sonucunda yerini ekonomik odaklı bir mekânsal dağılıma bırakabilir.

Cevap

Su kaynaklarının kısıtlı olduğu alanlardaki 'zorunlu toplu yerleşme' hali, suyun beşerî sistemlerle (GAP gibi) yayılması sonucu gevşek bir dokuya dönüşebilir.
Türkiye'de İç ve Güneydoğu Anadolu gibi suyun az olduğu kurak/yarı kurak bölgelerde toplu yerleşme bir zorunluluktur. Ancak GAP gibi büyük sulama projeleriyle su her noktaya ulaştırıldığında, insanların su kaynağının başında toplanma zorunluluğu ortadan kalkar. Bu durum, konutların tarım arazilerine yakın kurulmasına (gevşek doku) imkan tanıyarak yerleşme dokusunun evrimine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme dokusunu belirleyen temel doğal faktörleri hatırla.
Yer şekilleri ve su kaynakları birincil belirleyicilerdir.
Toplu yerleşme için suyun az, arazinin düz; dağınık yerleşme için suyun bol, arazinin engebeli olması gerekir.
2
Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) bölge üzerindeki etkisini analiz et.
Daha önce kısıtlı olan su, kanallarla geniş alanlara yayılmıştır.
Teknolojik ve beşerî müdahaleler, doğal kısıtlamaları (su kıtlığı) esnetebilir.
3
Doku değişimini yorumla.
Zorunlu toplu düzenden, tarım alanlarına yayılan gevşek düzene geçiş.
Çiftçiler artık suya ulaşmak için merkezde toplu yaşamak zorunda değil, tarlasına yakın yerleşebilir.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokularında Doğal ve Beşerî Faktörlerin Etkileşimi

İpuçları

1
Bir bölgede evlerin neden birbirine çok yakın (toplu) ya da uzak (dağınık) yapıldığını düşünürken suyun nerede olduğuna bakın.
2
Güneydoğu Anadolu normalde düzdür ama susuzdur. GAP ile su kanallar aracılığıyla tarlaların ayağına kadar gitmiştir.
3
Su eskiden sadece kuyulardaydı (toplu yerleşme), şimdi her yerde (gevşek/yayılmış yerleşme). Bu değişim doğal mı yoksa insan eliyle mi yapıldı?

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki dağınık yerleşme ile GAP sonrası Güneydoğu'daki yayılma arasındaki 'farklı neden-benzer sonuç' ilişkisini detaylıca inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 397Soru

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin fonksiyonel özellikleri incelendiğinde; bazı şehirlerin başlangıçta küçük birer yerleşme iken, sahip oldukları yeraltı kaynaklarının çıkarılması ve işlenmesiyle birlikte hızla büyüyerek bir 'maden şehri' kimliği kazandığı görülür. Aşağıdaki şehirlerden hangisi, gelişimini büyük ölçüde bu fonksiyonel özelliğe (madencilik) borçludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak

Cevap

Şehirlerin gelişimini sağlayan temel faktör yeraltı kaynakları olduğunda bu şehirler 'maden şehri' olarak sınıflandırılır; bu tanıma en uygun örnek Zonguldak'tır.
Zonguldak, 19. yüzyılda taş kömürünün bulunması ve Cumhuriyet döneminde kömür işletmelerinin modernize edilmesiyle hızla büyümüştür. Şehrin nüfuslanması, yerleşim dokusu ve ekonomik yapısı tamamen madencilik faaliyetleri etrafında şekillendiği için tipik bir maden şehridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kavramı belirleme
Gelişimi 'madencilik' fonksiyonuna dayanan bir kentsel merkez aranmaktadır.
Türkiye'de şehirler; tarım, sanayi, ticaret, liman, maden, turizm gibi fonksiyonlarına göre sınıflandırılır.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin baskın fonksiyonlarını analiz etme
Antalya turizm, Mersin liman/ticaret, Konya tarım/idari ve Kayseri ticaret/sanayi şehri olarak bilinir.
Her şehrin büyümesini tetikleyen baskın bir ekonomik faaliyet alanı mevcuttur.
3
Maden fonksiyonu ile şehri eşleştirme
Zonguldak, taş kömürü havzası sayesinde küçük bir kasabadan büyük bir şehre dönüşmüştür.
Zonguldak, Türkiye'de maden fonksiyonunun kentsel gelişime etkisini gösteren en somut ve klasik örnektir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de şehirlerin fonksiyonel sınıflandırması ve maden şehirlerinin özellikleri.

İpuçları

1
Şehrin gelişiminde yeraltı kaynaklarının (kömür, linyit, petrol vb.) çıkarılmasının etkisini düşünün.
2
Bu şehir, Batı Karadeniz Bölümü'nde yer alır ve Türkiye'nin en önemli taş kömürü havzasına ev sahipliği yapar.
3
Ereğli ve Karabük gibi yakın merkezlerdeki demir-çelik sanayisinin bu şehirdeki kömüre bağımlı olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Batman (petrol), Soma (linyit) ve Tavşanlı (linyit) gibi diğer maden şehirlerini harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 398Soru

Türkiye'de yerleşme coğrafyası açısından köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılmasında; yürütülen ekonomik faaliyetin sürekliliği, mülkiyet yapısı ve coğrafi koşullar temel belirleyicilerdir. Bu yerleşmelerden bazıları tarımsal faaliyetlerin yıl boyu devam etmesi nedeniyle 'kalıcı' nitelik taşırken, bazıları ise hayvancılık faaliyetlerinin mevsimlik yapısı gereği 'geçici' yerleşme grubunda yer almaktadır.

Buna göre, köy altı yerleşmeleriyle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisinde yerleşme tipi, yaygın olduğu bölge veya yerleşme süresi bakımından bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezra — Doğu Anadolu — Geçici

Cevap

Mezra yerleşmelerinin Doğu Anadolu'da 'geçici' bir yerleşme olarak sınıflandırıldığı seçenek hatalıdır; çünkü mezralar kalıcı (devamlı) yerleşmelerdir.
Mezra yerleşmeleri, Türkiye'nin özellikle doğu kesimlerinde yaygın olan ve tarımsal üretimin ağırlıklı olması nedeniyle yıl boyunca kalınan 'kalıcı' (devamlı) köy altı yerleşmeleridir. Dolayısıyla, mezrayı 'geçici' olarak sınıflandıran ifade bir bilgi yanlışı içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini sürekliliklerine göre gruplandırmak.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Sınıflandırma kriterlerini hatırlayarak yanlış olanı tespit etmek için temel bir zemin oluşturulur.
2
Mezra yerleşmelerinin karakteristik özelliklerini analiz etmek.
Mezralar özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygındır, mülkiyet genellikle şahıslara aittir ve tarımsal üretim yapıldığı için yıl boyu ikamet edilir.
Mezraların sadece hayvancılık yapılan geçici 'kom' yerleşmeleriyle karıştırılmasını önlemek gerekir.
3
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri doğruluk kontrolünden geçirmek.
Mezra seçeneğinde yer alan 'geçici' ifadesinin akademik ve KPSS müfredatı standartlarına göre yanlış olduğu belirlenir.
Diğer tüm seçenekler (Divan, Oba, Çiftlik, Dalyan) hem bölge hem de süre bakımından doğrudur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Süreklilik ve Bölgesel Dağılım Analizi

İpuçları

1
Köy altı yerleşmelerini sınıflandırırken 'temel ekonomik faaliyet tarım mı yoksa hayvancılık mı?' sorusunu sorun.
2
Tarımsal faaliyetlerin olduğu yerleşmeler (Divan, Mezra, Çiftlik, Mahalle) genellikle yıl boyunca ikamet edilen kalıcı yerleşmelerdir.
3
Mezra ve Kom yerleşmeleri benzer bölgelerde görülse de, Mezra tarım ağırlıklı ve kalıcıyken, Kom hayvancılık ağırlıklı ve geçicidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki 'yayla' yerleşmelerinin modern dönemdeki fonksiyonel değişimini (hayvancılıktan turizme) incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Eğer sürekliliği karıştırıyorsanız, bölgenin iklim şartlarına bakın. Ancak en kesin yol, faaliyet türüne bakmaktır: Tarım varsa yerleşme genellikle kalıcıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 399Soru

Bir ülkenin veya bölgenin kilometrekare ( km2\text{km}^2 ) başına düşen insan sayısı, aritmetik nüfus yoğunluğu olarak adlandırılır ve bu değer toplam nüfusun yüzölçümüne bölünmesiyle ( Toplam Nu¨fusYu¨zo¨lc¸u¨mu¨\frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Yüzölçümü}} ) hesaplanır.

Aşağıdaki tabloda, beş farklı merkezin nüfus büyüklükleri ve kapladıkları alanlara dair istatistikler yer almaktadır:

MerkezNüfus Büyüklüğü (Kişi)Kapladığı Alan (km2\text{km}^2)
I2.400.0002.400.00040.00040.000
II1.800.0001.800.00020.00020.000
III900.000900.0006.0006.000
IV3.000.0003.000.000100.000100.000
V1.200.0001.200.00015.00015.000

Sadece tablodaki veriler göz önüne alındığında, bu merkezlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olan merkez, III numaralı merkezdir.

Cevap

Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olan merkez, III numaralı merkezdir.
Verilen tabloda her bir merkezin nüfusu yüzölçümüne bölündüğünde; I. merkez 6060, II. merkez 9090, III. merkez 150150, IV. merkez 3030 ve V. merkez 8080 kişi/km² nüfus yoğunluğuna sahip çıkmaktadır. Karşılaştırma yapıldığında aritmetik nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu merkez açıkça III numaralı merkezdir.

Adım Adım Çözüm

1
Aritmetik nüfus yoğunluğu formülünü hatırlama.
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu = Toplam Nüfus / Yüzölçümü
Her bir merkezin yoğunluğunu bulmak için formüle ihtiyaç vardır.
2
Tablodaki verileri formülde yerine koyarak bölme işlemlerini yapma.
I: 240/40=60240/40 = 60
II: 180/20=90180/20 = 90
III: 90/6=15090/6 = 150
IV: 300/100=30300/100 = 30
V: 120/15=80120/15 = 80
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test etmek için somut verilere ulaşılmalıdır.
3
Hesaplanan değerleri seçeneklerle karşılaştırma.
En yüksek yoğunluk 150150 ile III numaralı merkeze aittir.
Doğru yargıyı tespit etmek için elde edilen matematiksel sonuçların yorumlanması gerekir.

Anahtar Kavram

Aritmetik Nüfus Yoğunluğu Hesaplaması ve Yorumlanması

İpuçları

1
Aritmetik nüfus yoğunluğunu bulmak için tablodaki 'Nüfus Büyüklüğü' değerini 'Kapladığı Alan' değerine bölmelisiniz.
2
Bölme işlemini kolaylaştırmak için her iki taraftaki sıfırları karşılıklı olarak sadeleştirebilirsiniz (Örneğin; 2.400.000/40.0002.400.000 / 40.000 işlemi 240/40=6240 / 40 = 6 olarak pratik şekilde hesaplanabilir).
3
Toplam nüfusun en fazla olduğu IV. merkezin aynı zamanda alanının da çok büyük olduğuna, nüfusu en az olan III. merkezin ise alanının çok dar olduğuna dikkat ediniz.

Daha Fazla Pratik

Tarımsal nüfus yoğunluğu ve fizyolojik nüfus yoğunluğu hesaplamaları içeren tablo sorularını çözerek pekiştirme yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sıfırları atarak daha küçük sayılarla pratik tahmin yapma yöntemi: I (240/40=6), II (180/20=9), III (90/6=15), IV (300/100=3), V (120/15=8) şeklinde katsayılar bularak en büyük/en küçük oranı saniyeler içinde tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 400Soru

Türkiye'de bir yerleşim merkezinin nüfus değişimi; doğumlar ve ölümler arasındaki farkı ifade eden "doğal nüfus artışı" ile göçler sonucu meydana gelen "gerçek nüfus artışı" karşılaştırılarak analiz edilebilir.

Aşağıdaki tabloda beş farklı merkezin doğal ve gerçek nüfus artış hızları verilmiştir:

MerkezDoğal Nüfus Artış Hızı (%0\%_0)Gerçek Nüfus Artış Hızı (%0\%_0)
I12123232
II25251010
III662828
IV15151414
V181844

Tablodaki veriler dikkate alındığında, bu merkezlerin göç ve nüfus özellikleri ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V numaralı merkezde gerçek nüfus artış hızının doğal artıştan düşük olması, bu merkezin toplam nüfus miktarının bir önceki yıla göre azaldığını kesin olarak kanıtlar.

Cevap

Gerçek nüfus artış hızı pozitif olan bir merkezde toplam nüfus azalmaz; V numaralı merkezde artış hızı pozitif olduğu için nüfus miktarı artmaktadır.
V numaralı merkezde gerçek nüfus artış hızı %04\%_0 4 olarak verilmiştir. Bir bölgede nüfus miktarının azalması için gerçek nüfus artış hızının negatif (sıfırın altında) olması gerekir. Bu merkez göç vermiştir ancak doğumlar göçten daha fazla olduğu için toplam nüfus miktarı artmaya devam etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal ve gerçek artış farkını hesapla
I (+20+20), II (15-15), III (+22+22), IV (1-1), V (14-14)
Artı değerler göç alındığını, eksi değerler göç verildiğini gösterir.
2
Nüfus miktarındaki değişimi kontrol et
Tüm merkezlerin gerçek artış hızı pozitiftir (>0>0).
Artış hızının pozitif olması, o bölgenin nüfusunun sayısal olarak arttığı anlamına gelir.
3
Hatalı çıkarımı tespit et
V numaralı merkez göç vermesine rağmen nüfusu azalmamıştır.
Göç vermek, nüfusun azalması için yeterli değildir; göç miktarının doğal artıştan (doğumlardan) daha fazla olması gerekir.

Anahtar Kavram

Doğal ve Gerçek Nüfus Artışı Arasındaki İlişki

İpuçları

1
Bir yerin göç verip vermediğini anlamak için doğal artış hızı ile gerçek artış hızı arasındaki farka odaklanın.
2
Nüfusun azalması için artış hızının 'eksi' değerli olması gerekir; tablodaki tüm değerlerin pozitif olduğunu fark edin.
3
Göç vermek (itici faktörlerin etkisi), her zaman toplam nüfusun sayısal olarak düşeceği anlamına gelmez.

Daha Fazla Pratik

Nüfusun sayısal olarak azaldığı illerin (örneğin bazı Doğu Anadolu illeri) grafiklerini inceleyerek negatif artış hızının sonuçlarını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 20 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 20 | Examkin