Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 161Soru

Türkiye'de bazı şehirlerin gelişmesinde coğrafi konumun sağladığı ulaşım avantajları belirleyici olmuştur. Özellikle ana kara yolu ve demir yolu hatlarının kesişim noktasında (kavşak noktası) yer alan şehirler, 'ulaşım şehri' fonksiyonuyla hızla büyümüşlerdir.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi kentsel gelişiminde ulaşım fonksiyonunun ön planda olduğu şehirlere en belirgin örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afyonkarahisar

Cevap

Afyonkarahisar, Türkiye'deki önemli ulaşım akslarının kesiştiği bir kavşak noktası olması sebebiyle ulaşım fonksiyonu ile ön plana çıkmaktadır.
Afyonkarahisar, konumu itibarıyla Ege bölgesini İç Anadolu'ya, Marmara bölgesini ise Akdeniz'e bağlayan kara ve demir yollarının birleştiği stratejik bir noktadır. Bu özelliği nedeniyle kentsel gelişiminde ulaşım fonksiyonu birincil öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin coğrafi konumlarını ve ulaşım ağları üzerindeki durumlarını analiz edin.
Afyonkarahisar'ın İç Anadolu, Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleri arasındaki geçiş güzergahında olduğu görülür.
Bir şehrin ulaşım fonksiyonu kazanması için ana yolların düğüm noktasında yer alması gerekir.
2
Diğer seçeneklerdeki şehirlerin ulaşım kısıtlılıklarını değerlendirin.
Sinop, Muğla ve Artvin gibi şehirlerin yer şekilleri nedeniyle ulaşım yollarına sapa kaldığı tespit edilir.
Dağlık bölgeler ve kör noktada kalan şehirler kavşak noktası özelliği kazanamazlar.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması: Ulaşım Şehirleri
Tahmini Süre:45s
Soru 162Soru

Türkiye'de çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımı, Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze kadar büyük bir değişim geçirmiştir. Bu değişim, ülkenin gelişmişlik düzeyinin ve ekonomik yapısının dönüşümünün en önemli göstergelerinden biridir.

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de bazı yıllara ait çalışan nüfusun sektörel dağılım oranları (%) verilmiştir:

Sektör192719802023
Tarım89,689,654,154,115,815,8
Sanayi4,34,311,811,821,321,3
Hizmet6,16,134,134,162,962,9

(Veriler TÜİK ve Kalkınma Bakanlığı verilerinden derlenmiştir.)

Bu tablo ve Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişimler göz önüne alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım sektöründe çalışan kişi sayısı, 1927 yılından 2023 yılına kadar sürekli olarak azalmıştır.

Cevap

Tarım sektöründe çalışan kişi sayısının sürekli azaldığı ifadesine ulaşılamaz.
Soruda verilen tablo sadece oransal (%) veriler içermektedir. Türkiye'nin toplam nüfusu ve çalışan sayısı yıllar içerisinde büyük bir artış gösterdiği için, tarımın istihdamdaki 'payının' düşmesi mutlaka çalışan 'sayısının' azaldığı anlamına gelmez. Bir istatistik tablosunda miktar bilgisi (sayısal veri) yoksa, sadece oranlara bakarak kişi sayısı hakkında kesin bir sonuca varılamaz. Diğer seçenekler ise doğrudan tablodaki yüzdelik değerlerin karşılaştırılmasıyla kanıtlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verilerin niteliğini analiz et.
Tabloda istihdamın miktar (kişi sayısı) olarak değil, sadece oransal (%) dağılımı verilmiştir.
Nüfus sorularında miktar ve oran arasındaki farkı ayırt etmek, en temel çözüm adımıdır.
2
Seçeneklerin tablodaki verilerle uyumunu kontrol et.
İlk dört seçenek (%) değerlerinden doğrudan çıkarılabilirken, son seçenek miktar bilgisi gerektirdiği için tablodan çıkarılamaz.
Kesinlik bildiren miktar yargıları için toplam nüfus verisine ihtiyaç vardır; payın azalması miktarın azaldığı anlamına gelmez.

Anahtar Kavram

Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Oran-Miktar Ayrımı
Soru 163Soru

Türkiye'de Tuz Gölü çevresi ile Taşeli Platosu, nüfusun seyrek olduğu ve dolayısıyla aritmetik nüfus yoğunluğunun düşük olduğu alanlar arasında yer alır. Ancak bu iki yöre kıyaslandığında, Taşeli Platosu'nda tarımsal nüfus yoğunluğunun Tuz Gölü çevresine göre çok daha yüksek olduğu görülür.

Taşeli Platosu'nda tarımsal nüfus yoğunluğunun daha yüksek olmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer şekillerinin engebeli, tarım alanlarının ise sınırlı olması

Cevap

Yer şekillerinin engebeli ve tarım alanlarının sınırlı olması
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımla uğraşan nüfusun toplam tarım alanına bölünmesiyle hesaplanır. Taşeli Platosu'nda yer şekilleri oldukça engebeli ve karstik yapılı olduğu için ekilip dikilebilen tarım alanları çok sınırlıdır. Paydadaki değerin (tarım alanı) küçük olması, toplam kırsal nüfus az olsa bile yoğunluk sonucunun yüksek çıkmasına neden olur. Tuz Gölü çevresi ise düz bir yapıya sahip olduğu için tarım alanları çok geniştir ve bu durum yoğunluğu düşürür.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları Tanımlama
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu (ANY) = Toplam Nüfus / Toplam Yüzölçümü; Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNY) = Tarımsal (Kırsal) Nüfus / Tarım Alanları.
Yoğunluk türleri arasındaki farkı anlamak için hangi değişkenlerin kullanıldığını bilmek gerekir.
2
Yörelerin Karşılaştırılması
Tuz Gölü çevresi düzdür (tarım alanları geniş), Taşeli Platosu ise oldukça engebeli ve dağlıktır (tarım alanları çok dar).
TNY hesaplamasında paydadaki 'tarım alanları' miktarının yoğunluğu nasıl etkileyeceğini belirlemek için yer şekillerine bakılır.
3
Sonuca Ulaşma
Taşeli'de tarım alanlarının darlığı, paydadaki değeri küçülterek TNY sonucunun yüksek çıkmasına neden olur.
TNY ile tarım arazilerinin genişliği arasında ters orantı vardır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğunu hesaplarken tarım yapılan alanın büyüklüğünü dikkate almalısınız.
2
Bir yerin yer şekilleri ne kadar engebeli ise orada tarım alanları o kadar dar olur.
3
Taşeli Platosu dağlık bir yapıdayken Tuz Gölü çevresi düzdür; bu durum tarım arazilerinin genişliğini nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın en fazla olduğu bölgeyi araştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 164Soru

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin fonksiyonel özellikleri incelendiğinde; bazı şehirlerin başlangıçta küçük birer yerleşme iken, sahip oldukları yeraltı kaynaklarının çıkarılmaya ve işletilmeye başlanmasıyla hızlı bir büyüme sürecine girdiği görülmektedir. Bu tür şehirler literatürde 'maden şehirleri' olarak adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi gelişimini temel olarak madencilik fonksiyonuna borçlu olan şehirlere örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batman

Cevap

Batman şehri, Türkiye'de yeraltı kaynağı (petrol) kullanımına bağlı olarak en hızlı gelişen maden şehirlerinden biridir.
Doğru cevap olan Batman, Türkiye'de petrolün çıkarılması ve bölgedeki rafineri faaliyetleriyle orantılı olarak büyümüş, fonksiyonel açıdan madenciliğin (enerji kaynağı üretimi) kentsel dokuyu oluşturduğu en net örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin fonksiyonel özelliklerini analiz etme
Seçeneklerdeki şehirlerin (Antalya, Batman, Bursa, Eskişehir, Konya) ana ekonomik faaliyetleri belirlenir.
Soruda istenen 'madencilik' fonksiyonuna en uygun şehri bulmak için mevcut fonksiyonların ayrıştırılması gerekir.
2
Madencilik ve kentsel gelişim ilişkisini kurma
Batman'ın 1940'larda Raman Dağı'nda petrol bulunmasıyla küçük bir köyden şehre dönüştüğü bilgisiyle eşleştirilir.
Maden şehirleri, yeraltı kaynaklarının çıkarımıyla nüfuslanan ve büyüyen yerleşmelerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Maden Şehirleri ve Fonksiyonel Gelişim

İpuçları

1
Şehrin gelişiminde yeraltı kaynağı çıkarımının (enerji veya metalik maden) etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer maden şehirleri olan Zonguldak (taş kömürü) ve Soma (linyit) örneklerini inceleyerek fonksiyon-şehir eşleştirmesini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 165Soru

Geleneksel kırsal yerleşmelerin aksine, yerleşmenin kurulacağı alanın önceden belirlendiği ve konutların belirli bir düzen dâhilinde inşa edildiği alanlarda; yolların birbirini dik açıyla kestiği bir yerleşim dokusu ortaya çıkmaktadır. Türkiye'de özellikle Trakya, Ege ve bazı yeni iskân alanlarındaki planlı köylerde rastlanan bu doku aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Izgara planlı yerleşme

Cevap

Türkiye'de planlı iskân faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan, yolların birbirini dik kestiği yerleşim dokusu 'Izgara planlı yerleşme' olarak adlandırılır.
Izgara planlı yerleşmeler, genellikle devlet eliyle planlanmış veya yeni kurulan iskân köylerinde görülür. Bu dokuda sokaklar ve caddeler bir satranç tahtası gibi birbirini dik açıyla keser, konutlar ise bu bloklar içine düzenli bir şekilde yerleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirle.
Anahtar kavramlar: 'yolların birbirini dik açıyla kesmesi', 'planlı iskân' ve 'geometrik düzen'.
Bu özellikler yerleşmenin doğal süreçlerle değil, bir plan dâhilinde geliştiğini gösterir.
2
Yerleşme dokularını geometrik özelliklerine göre karşılaştır.
Çizgisel (hat boyu), Dairesel (merkez odaklı), Işınsal (yıldız biçimli) ve Izgara (dik kesişen).
Tanımlanan özelliklerin hangi terminolojiye karşılık geldiğini bulmak için sınıflandırma yapılmalıdır.
3
Doğru terimi eşleştir.
Yolların birbirini dik kestiği sistem dünyada ve Türkiye'de 'ızgara plan' (grid system) olarak bilinir.
Trakya ve Ege'deki muhacir köyleri bu dokunun en tipik örnekleridir.

Anahtar Kavram

Izgara Planlı Yerleşme Dokusu

İpuçları

1
Yerleşmenin plansız değil, belirli bir plan dâhilinde (iskân gibi) kurulduğuna dikkat edin.
2
Sokakların birbirini 90 derecelik açıyla kestiği geometrik düzeni düşünün.
3
Satranç tahtasına benzeyen bu plana 'ızgara' adı verilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağınık ve toplu yerleşme dokularının temel nedenlerini (su kaynakları ve yer şekilleri) tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 166Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; ekonomik faaliyetin niteliği, mülkiyet yapısı ve yerleşme süresine göre 'kalıcı' veya 'geçici' olarak sınıflandırılır. Bu yerleşmelerin her biri, bulunduğu bölgenin fiziksel coğrafya şartları ile beşerî ihtiyaçların bir sentezi niteliğindedir.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmeleri ve bu yerleşmelere ait özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kom: İç Anadolu ve Ergene Havzası gibi düzlüklerde, geniş tarım arazilerinin tek bir mülkiyete bağlı olarak işletildiği kalıcı yerleşme tipleridir.

Cevap

İç Anadolu ve Ergene Havzası gibi düzlüklerde tarımsal üretim amacıyla kurulan kalıcı yerleşmeleri ifade eden 'Kom' seçeneği yanlıştır; çünkü bu tanım 'Çiftlik' yerleşmesine aittir.
İç Anadolu ve Ergene Havzası gibi yer şekillerinin düz olduğu alanlarda, geniş toprak mülkiyetine (bir veya birkaç kişiye ait) dayalı olarak kurulan kalıcı yerleşmelere 'Çiftlik' denir. Oysa 'Kom' yerleşmeleri Doğu Anadolu'da, yüksek platolarda mera hayvancılığı yapmak amacıyla kurulan ve kışın terk edilen geçici birimlerdir. Bu nedenle verilen özellikler Kom yerleşmesiyle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini süreklilik (kalıcı/geçici) durumuna göre gruplandırın.
Mezra ve Divan kalıcı; Dalyan, Dam ve Kom ise geçici yerleşmelerdir.
Süreklilik analizi, hatalı eşleştirmeyi bulmak için ilk kriterdir.
2
Yerleşmelerin yaygın olduğu coğrafi bölgeleri kontrol edin.
Kom yerleşmeleri İç Anadolu veya Ergene Havzası'nda değil, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaygındır.
Bölgesel dağılım bilgisi, yerleşme tiplerini ayırt etmede kritiktir.
3
Yerleşmelerin temel ekonomik fonksiyonlarını değerlendirin.
Komlar tahıl tarımı için değil, mera hayvancılığı için kurulur.
Ekonomik fonksiyon, yerleşmenin geçici mi kalıcı mı olacağını belirleyen ana unsurdur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Fonksiyonel ve Mekânsal Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusunu belirleyen en temel faktörler su kaynaklarının dağılımı ve yer şekilleridir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerimizde evlerin birbirine yakın inşa edildiği "toplu yerleşme" dokusu hakimdir. Bu bölgelerde toplu yerleşme dokusunun yaygın olmasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Su kaynaklarının kısıtlı olması ve belli noktalarda toplanması

Cevap

Toplu yerleşme dokusunun temel nedeni su kaynaklarının yetersizliği ve arazinin sade (düz) olmasıdır.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde su kaynakları kısıtlıdır. İnsanlar içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayabilmek için suyun bulunduğu sınırlı alanların (kuyu, kaynak, akarsu kenarı) çevresinde yoğunlaşmışlardır. Ayrıca arazinin düz olması evlerin birbirine yakın inşa edilmesini kolaylaştırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun iklim ve yer şekilleri özelliklerini gözden geçirmek.
Bu bölgelerin kurak/yarı kurak olduğu ve arazinin genellikle sade (düz) olduğu belirlenir.
Kırsal yerleşme dokusu üzerinde en etkili doğal faktörler su ve yer şekilleridir.
2
Su kaynaklarının yerleşme üzerindeki etkisini analiz etmek.
Suyun az olduğu yerlerde insanların suyun bulunduğu çeşme, kuyu veya akarsu kenarlarına toplandığı görülür.
Temel bir ihtiyaç olan suya erişim, insanların bir arada yaşamasını zorunlu kılar.
3
Yerleşme dokusunu isimlendirmek.
Evlerin birbirine yakın olduğu bu yapıya "toplu yerleşme" denir.
Toprak yapısı ve yer şekillerinin uygunluğu da bu toplu duruşu destekler.

Anahtar Kavram

Kırsal Yerleşme Dokuları (Toplu ve Dağınık)

İpuçları

1
İç Anadolu'da en büyük doğal sorunlardan biri su azlığıdır.
2
İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için temel ihtiyaç olan suyun olduğu yerlerde kümelenmeleri gerekir.
3
Karadeniz'de su bol olduğu için yerleşmeler dağınıktır; İç Anadolu'da ise suyun kıtlığı yerleşmeleri bir araya toplar.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz Bölgesi'nde görülen dağınık yerleşmelerin temel nedenlerini (su bolluğu ve engebe) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantık yürütme: 'Toplu' kelimesi insanların bir merkezde birleştiğini anlatır. İnsanları bir araya getiren en güçlü ihtiyaç ise kısıtlı olan kaynaktır (Su).
Tahmini Süre:45s
Soru 168Soru

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin nüfus yapısında Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar büyük değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlerden bazıları aşağıda tabloda özetlenmiştir:

Özellik19271927 Yılı20232023 Yılı
Okuryazarlık Oranı%11\%11%97,6\%97,6
Kent Nüfus Oranı%24,2\%24,2%93,0\%93,0
Ortanca Yaş21,221,234,034,0

Bu verilere ve Türkiye'nin güncel nüfus özelliklerine dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum oranlarının ve çocuk nüfusun payının azalması, Türkiye'nin aritmetik nüfus yoğunluğunun da son yıllarda azalmasına neden olmaktadır.

Cevap

Doğum oranlarının veya çocuk nüfus payının azalması ile aritmetik nüfus yoğunluğunun azalacağı ifadesi söylenemez.
Aritmetik nüfus yoğunluğu, bir bölgedeki toplam nüfusun o bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilir. Türkiye'de son yıllarda doğum oranları ve nüfus artış hızı düşüş eğiliminde olsa da nüfus artış hızı hala sıfırın üzerindedir; yani toplam nüfus miktarı her yıl artmaya devam etmektedir. Ülke yüzölçümü sabit olduğuna göre, toplam nüfus arttığı sürece aritmetik nüfus yoğunluğu azalmaz, aksine artar. Dolayısıyla çocuk nüfus payının azalması yapısal bir değişimdir ve yoğunluğun azalmasına doğrudan neden olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Tablo verilerini analiz etmek
Türkiye'de okuryazarlık, kentleşme ve ortanca yaş değerlerinin 19271927'den 20232023'e kadar sürekli arttığı görülmektedir.
Zaman içindeki trendi belirlemek, yapısal dönüşümün yönünü anlamamızı sağlar.
2
Nüfusun yapısal özelliklerini değerlendirmek
Eğitim düzeyi, ortanca yaş ve sektörel dağılımın (kentleşme ile ilişkili) Türkiye'nin gelişen bir nüfus yapısına sahip olduğunu gösterdiğini saptamak.
Nüfusun niteliğine dair verilerin sosyo-ekonomik sonuçlarını yorumlamak gerekir.
3
Aritmetik nüfus yoğunluğu kavramını yapısal özelliklerden ayırt etmek
Yoğunluğun oransal bir yapı (yaş veya eğitim gibi) değil, miktar/alan ilişkisi olduğunu hatırlamak.
Öğrenciler sıklıkla 'doğum oranının düşmesini' (yapısal değişim), 'toplam nüfusun azalması' (miktarsal değişim) ile karıştırırlar.
4
Yoğunluk değişimini hesaplamak
Türkiye'nin toplam nüfusu artmaya devam ettiği için (artış hızı düşse de pozitif kaldığı sürece) aritmetik yoğunluğun arttığını belirlemek.
Yüzölçümü sabitken toplam nüfus arttığında aritmetik yoğunluk her zaman artar.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Demografik Dönüşümü ve Nüfusun Yapısal Özellikleri

Alternatif Yöntem

Verilere bakıldığında yoğunluk ile ilgili bir sütun bulunmadığını fark ederek, yapısal özelliklerin (oranlar) mekansal dağılış sonuçları (yoğunluk) ile aynı şey olmadığını doğrudan eleme yöntemiyle bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 169Soru

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri (yaş grupları, cinsiyet durumu, eğitim düzeyi ve çalışan nüfusun sektörel dağılımı) zaman içerisinde önemli değişimler göstermiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve güncel demografik eğilimler dikkate alındığında, Türkiye'nin nüfus yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma çağındaki nüfusun (156415-64 yaş) toplam nüfus içindeki payı en yüksektir.

Cevap

Türkiye'de nüfusun büyük çoğunluğu çalışma çağındaki (olgun) nüfus grubunda yer almaktadır.
Türkiye demografik geçiş sürecinde olan bir ülkedir. Bu sürecin bir sonucu olarak, dinamik bir yapıya sahip olan ve çalışma çağındaki nüfus olarak adlandırılan 156415-64 yaş grubu, toplam nüfus içerisinde en büyük payı oluşturur. Bu durum Türkiye'nin 'demografik fırsat penceresi' içinde olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin yaş gruplarına göre nüfus dağılımını analiz etmek.
Nüfusun yaklaşık %22\%22'si çocuk, %68\%68'i yetişkin ve %10\%10'u yaşlı nüfustan oluşur.
Yaş grupları, nüfusun yapısal özelliklerinin en temel göstergesidir.
2
Güncel demografik eğilimleri (kentleşme, eğitim ve cinsiyet) değerlendirmek.
Kentleşme oranının çok yüksek olduğu, cinsiyetin dengeli dağıldığı ve eğitim seviyesinin yükseldiği saptanır.
Yanlış varsayımları eleyerek en güçlü yapısal özelliği belirlemek.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına (sektörlere) göre dağılımındaki değişimleri inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

Türkiye'de 19851985 yılından günümüze kadar olan süreçte nüfus artış hızı genel olarak azalma eğilimi göstermesine rağmen, toplam nüfus miktarının sürekli olarak arttığı görülmektedir. Bu durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artış hızının binde sıfırın altına düşmemiş olması

Cevap

Toplam nüfus miktarının artmaya devam etmesinin temel nedeni, nüfus artış hızının binde sıfırın altına düşmemiş olmasıdır.
Nüfus artış hızı, mevcut nüfusa eklenen kişi oranını ifade eder. Bu değer pozitif (sıfırın üstünde) kaldığı sürece, oran azalsa dahi nüfusa yeni bireyler eklenmeye devam ettiği için toplam nüfus miktarı artar. Türkiye tarihinde toplam nüfus hiçbir zaman azalmamış, sadece artış hızı dönem dönem yavaşlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfus artış hızı kavramını analiz etme
Nüfus artış hızı, bir önceki yıla göre nüfusa ne kadar yeni birey eklendiğini gösteren orandır.
Artış hızının pozitif veya negatif olması toplam miktarın yönünü belirler.
2
Hız ve miktar arasındaki ilişkiyi yorumlama
Hızın düşmesi nüfusun azaldığı anlamına gelmez, sadece nüfusun 'daha yavaş' arttığı anlamına gelir.
Matematiksel olarak bir değerin artış hızı %1 bile olsa, o değer büyümeye devam eder.
3
Türkiye verileriyle karşılaştırma
Türkiye'de nüfus artış hızı 1985'ten beri düşmektedir ancak her yıl binde sıfırın üzerinde kalmıştır.
Hız sıfırın altına (negatif değerlere) düşmediği sürece toplam nüfus miktarı her sayım döneminde bir öncekinden fazla çıkar.

Anahtar Kavram

Nüfus Artış Hızı ve Nüfus Miktarı İlişkisi

İpuçları

1
Nüfus artış hızının %5'ten %2'ye düşmesi, nüfusun azaldığı anlamına mı gelir?
2
Bir havuza akan suyun debisi (hızı) azalsa bile, musluk açık kaldığı sürece havuzdaki su seviyesi ne olur?
3
Toplam nüfusun azalması için nüfus artış hızının binde kaçın altına düşmesi gerekir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nüfus artış hızının en düşük olduğu yıl ve bunun nedenleri üzerine çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 171Soru

Türkiye'de şehirlerin büyümesi ve gelişmesinde bir ya da birden fazla fonksiyon etkili olabilmektedir. Bazı şehirler sanayiyle, bazıları turizmle, bazıları ise idari yapısıyla kimlik kazanmıştır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişiminde "idari" (yönetim) fonksiyonu diğerlerine göre daha belirgin bir rol oynamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara

Cevap

Ankara şehri, Türkiye'nin başkenti olması ve devletin yönetim mekanizmalarının burada toplanması nedeniyle idari fonksiyonun en belirgin olduğu yerleşmedir.
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından itibaren başkent statüsü kazanmıştır. Bu durum, şehrin gelişiminde kamu kurumlarının, elçiliklerin ve yönetim birimlerinin toplanmasını sağlayarak kenti tipik bir 'idari fonksiyonlu şehir' haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin fonksiyonel sınıflamasını yapmak.
İstanbul (Ticaret/Sanayi), Antalya (Turizm), İzmir (Liman/Ticaret) ve Adana (Tarım/Sanayi) olarak sınıflandırılır.
Her şehrin gelişiminde baskın olan bir veya birkaç ekonomik faaliyet vardır.
2
İdari fonksiyonun tanımını uygulamak.
Ülke yönetim merkezi olan başkent Ankara'nın bu kategoriye girdiği saptanır.
İdari fonksiyon, bir kentin siyasi bir merkez veya başkent olmasıyla ilgilidir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri (İdari Şehirler)

İpuçları

1
Şehrin ülke yönetim merkezi (başkent) olup olmadığını düşünün.
2
Cumhuriyet dönemiyle birlikte küçük bir kasabadan büyük bir metropole dönüşen Ankara'nın temel sebebini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer fonksiyonel şehirleri (örneğin Batman'ın maden, Karabük'ün sanayi şehri olması) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 172Soru

Türkiye'nin nüfus yapısı ve ekonomik gelişme süreci dikkate alındığında, günümüzde aktif (çalışan) nüfusun sektörel dağılımında en yüksek paya sahip olan ekonomik faaliyet kolu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet

Cevap

Türkiye'de günümüzde çalışan nüfusun en büyük bölümü hizmet sektöründe istihdam edilmektedir.
Türkiye'nin gelişmişlik düzeyinin artması ve ekonomik yapısının çeşitlenmesiyle birlikte; ticaret, bankacılık, turizm, eğitim ve sağlık gibi dalları içeren hizmet sektörü, çalışan nüfusun en büyük kısmını (%50'den fazlasını) bünyesinde barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktif nüfus kavramını tanımla.
Aktif nüfus, 15-64 yaş aralığında olan ve bir ekonomik faaliyette çalışan nüfusu ifade eder.
Sorunun neyi ölçtüğünü anlamak için temel kavramın bilinmesi gerekir.
2
Ekonomik faaliyet kollarını sınıflandır.
Temel faaliyet kolları tarım (birincil), sanayi (ikincil) ve hizmet (üçüncül) olarak ayrılır.
Sektörel dağılımın hangi başlıklar altında incelendiğini belirlemek çözüm için zorunludur.
3
Türkiye'deki güncel verileri hatırla.
Türkiye'de hizmet sektörü %55'in üzerinde bir payla ilk sırada, sanayi ikinci sırada, tarım ise üçüncü sırada yer almaktadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için güncel demografik ve ekonomik verilerin karşılaştırılması gerekir.

Anahtar Kavram

Aktif Nüfusun Sektörel Dağılımı

İpuçları

1
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi arttıkça bu sektördeki çalışan oranı da artar.
2
Ticaret, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi alanlar bu sektörün kapsamına girer.
3
Türkiye'de çalışan her iki kişiden en az biri bu sektörde görev yapmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğunun yer şekillerine göre nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirebilir.

Alternatif Yöntem

Sektörleri 'üreten' ve 'hizmet sunan' olarak ikiye ayırabilirsiniz. Türkiye gibi modernleşen ülkelerde hizmet sunanların sayısı, doğrudan hammadde üretenlerden (tarım) çok daha fazladır.
Tahmini Süre:45s
Soru 173Soru

Türkiye'de kırdan kente doğru gerçekleşen göç hareketlerinde, insanların bulundukları yeri terk etmelerine neden olan olumsuz koşullar "itici faktörler" olarak adlandırılır. Buna karşın, gidilecek yerin sunduğu cazip imkanlar ise "çekici faktörler" kapsamına girer.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de iç göçlere neden olan "itici" faktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras yoluyla tarım topraklarının parçalanarak aile geçimini zorlaştırması

Cevap

Miras yoluyla tarım topraklarının parçalanarak aile geçimini zorlaştırması, kırsal kesimdeki ekonomik verimliliği düşürdüğü ve insanları göçe zorladığı için itici bir faktördür.
Miras yoluyla tarım topraklarının parçalanması seçeneği doğrudur çünkü bu durum kırsal alanda kişi başına düşen tarım arazisini azaltarak verimi ve kazancı düşürür. Bu ekonomik sıkıntı, insanları kendi köylerinden ayrılmaya zorlayan 'itici' bir unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
İtici ve çekici faktörlerin tanımını hatırla.
İtici faktörler ayrılma nedenidir (kır), çekici faktörler yönelme nedenidir (kent).
Göçün temel nedenlerini kategorize etmek analizi kolaylaştırır.
2
Seçenekleri bu kategorilere göre sınıflandır.
Miras yoluyla toprakların bölünmesi kırsal alandaki bir 'sorundur', diğer seçenekler ise kentlerdeki 'imkanlardır'.
Kırsaldaki sorun itici, kentteki imkan çekicidir.

Anahtar Kavram

İtici faktörler, insanların yaşadıkları yerden ayrılmasına neden olan itici güçlerdir; çekici faktörler ise gidilecek yerin sunduğu fırsatlardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 174Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde doğal ve beşerî faktörler etkili olmaktadır. Bir akarsu vadisi boyunca, bir dağ eteğinde veya bir ana yol kenarında evlerin bir hat üzerinde sıralanmasıyla oluşan dokuya 'çizgisel yerleşme' adı verilir.

Buna göre, bu tip bir yerleşme dokusunun oluşmasında aşağıdakilerden hangisi temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer şekillerinin uzanışı ve ulaşım hatları

Cevap

Çizgisel yerleşme dokusunun oluşmasında temel etken yer şekillerinin uzanışı ve ulaşım hatlarıdır.
Çizgisel yerleşmelerde evler bir akarsu vadisi, deniz kıyısı veya ana yol güzergahı boyunca sıralanır. Bu durum, yerleşmenin genişlemesine engel olan veya belirli bir hattı takip etmesini zorunlu kılan yer şekilleri ile ulaşım hatlarının sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Çizgisel yerleşme kavramını tanımla.
Çizgisel yerleşme, evlerin bir hat (çizgi) şeklinde dizilmesidir.
Soruda verilen tanımı analiz ederek dokunun fiziksel sınırlayıcısını anlamak gerekir.
2
Bu hat şeklindeki dizilimi zorunlu kılan faktörleri belirle.
Akarsu vadileri, yollar veya dağ etekleri gibi kısıtlayıcı hatlar.
Evlerin yan yana değil de uç uca sıralanması için bir rehber hattın (yol veya vadi) bulunması şarttır.
3
Seçenekler arasından uygun faktörü eşleştir.
Yer şekilleri ve ulaşım hatları seçeneği en uygun nedendir.
Topoğrafyanın uzanışı (vadi) ve beşerî bir hat olan ulaşım çizgisel dokunun temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokuları: Çizgisel Yerleşme

İpuçları

1
Bir yerleşmenin 'çizgi' şeklinde olması için evlerin takip etmesi gereken bir hat olmalıdır.
2
Akarsu vadileri veya kara yolları evlerin bu hat üzerinde dizilmesine neden olan en önemli unsurlardır.
3
Cevap, bu hattı oluşturan fiziksel (vadi) veya beşerî (yol) yapıların bütünüdür.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz Bölgesi'ndeki dağınık yerleşmelerin nedenlerini toplu yerleşmelerle kıyaslayarak tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 175Soru

Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunlukları analiz edilirken kullanılan yoğunluk türleri, ilgili yörenin fiziki ve ekonomik yapısına dair önemli bilgiler sunar. Aşağıdaki tabloda, iki farklı merkeze ait nüfus yoğunluğu verileri (kis\ci/km2kişi/km^2) verilmiştir:

MerkezFizyolojik Nüfus YoğunluğuTarımsal Nüfus Yoğunluğu
K450450410410
L980980120120

Tablodaki veriler dikkate alındığında, L merkezinin K merkezinden farklı olan temel demografik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirleşme oranının ve tarım dışı sektörlerde çalışan nüfusun daha fazla olması

Cevap

L merkezinde fizyolojik nüfus yoğunluğu ile tarımsal nüfus yoğunluğu arasındaki farkın çok fazla olması, bu merkezde şehirleşme oranının ve tarım dışı (sanayi, hizmet) sektörlerde çalışanların payının yüksek olduğunu kanıtlar.
L merkezinde fizyolojik nüfus yoğunluğu (980980) ile tarımsal nüfus yoğunluğu (120120) arasındaki farkın (860860) çok yüksek olması, birim tarım arazisi başına düşen tarım dışı nüfusun fazlalığını gösterir. Bu durum, L merkezinin K merkezine (4040 fark) göre daha gelişmiş, sanayileşmiş ve kentleşmiş bir yapıya sahip olduğunun kesin göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yoğunluk formüllerini ve ortak paydaları belirlemek.
Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu (FNY) = Toplam Nu¨fus/Tarım AlanıToplam\ Nüfus / Tarım\ Alanı; Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNY) = Tarımsal Nu¨fus/Tarım AlanıTarımsal\ Nüfus / Tarım\ Alanı.
Her iki yoğunluk türünün de paydasında 'Tarım Alanı' bulunmaktadır.
2
İki yoğunluk türü arasındaki farkı matematiksel olarak yorumlamak.
FNYTNY=(Toplam Nu¨fusTarımsal Nu¨fus)/Tarım AlanıFNY - TNY = (Toplam\ Nüfus - Tarımsal\ Nüfus) / Tarım\ Alanı.
Aradaki fark, birim tarım alanına düşen 'tarım dışı (kentli)' nüfusu temsil eder.
3
Tablodaki K ve L merkezlerini karşılaştırmak.
K merkezinde fark 450410=40450 - 410 = 40 iken, L merkezinde fark 980120=860980 - 120 = 860'dır.
L merkezindeki farkın çok yüksek olması, buradaki toplam nüfusun çok büyük bir kısmının tarım dışı sektörlerde (sanayi, ticaret vb.) çalıştığını gösterir.

Anahtar Kavram

Fizyolojik ve Tarımsal Nüfus Yoğunluğu Arasındaki Fark

Alternatif Yöntem

Matematiksel bir yaklaşım yerine kavramsal olarak düşünülürse; FNY tüm şehri, TNY sadece çiftçileri temsil eder. Aradaki uçurum ne kadar fazlaysa, o şehir o kadar az 'çiftçi şehri', o kadar çok 'sanayi/hizmet şehri'dir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 176Soru

Türkiye'de özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz gibi bölgelerden sanayileşmiş merkezlere doğru gerçekleşen yoğun göç dalgaları, göç veren kırsal bölgelerin demografik ve ekonomik yapısında köklü dönüşümlere yol açmaktadır. Bu göç hareketlerinin yaşandığı "göç veren" bir kırsal yöreyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışma çağındaki dinamik nüfusun azalmasıyla birlikte yaşlı bağımlılık oranının yükselmesi ve tarımsal üretimde iş gücü eksikliğinin ortaya çıkması

Cevap

Çalışma çağındaki dinamik nüfusun azalmasıyla birlikte yaşlı bağımlılık oranının yükselmesi ve tarımsal üretimde iş gücü eksikliğinin ortaya çıkması doğru bir çıkarımdır.
Türkiye'de iç göçler yaş seçici bir karakter gösterir ve genellikle 154415-44 yaş arası dinamik nüfusun hareketliliği ile gerçekleşir. Göç veren kırsal alanlarda bu nüfus grubunun azalması, toplam nüfus içinde yaşlıların payının artmasına (yaşlı bağımlılık oranının yükselmesi) ve tarım/hayvancılık gibi temel sektörlerde çalışacak genç iş gücünün bulunamamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün demografik yapısını analiz etme
Göç eden nüfusun çoğunluğu 156415-64 yaş arasındaki çalışma çağındaki erkelerden oluşur.
Genç nüfus iş imkanları ve eğitim gibi nedenlerle daha hareketlidir.
2
Göç veren yerin nüfus piramidindeki değişimi yorumlama
Genç ve orta yaş nüfusun ayrılmasıyla geride kalan nüfusun yaş ortalaması yükselir.
Nüfusun en aktif kısmının bölgeyi terk etmesi piramidin orta kısmını daraltır.
3
Ekonomik ve sosyal sonuçları değerlendirme
Üretim yapacak nüfus azaldığı için yaşlı bağımlılık oranı artar ve tarımsal iş gücü açığı oluşur.
Bağımlı nüfus (yaşlılar), çalışan nüfusa göre daha yüksek bir orana ulaşır.

Anahtar Kavram

Göçün Yaş Seçiciliği ve Kaynak Bölge Üzerindeki Demografik Etkileri

İpuçları

1
Göç edenlerin genellikle hangi yaş grubunda ve cinsiyette olduğunu düşünün.
2
Kırsalda nüfus azaldığında devletin oraya yaptığı okul veya yol gibi yatırımların kullanım durumuna ne olur?
3
Gençler gittiğinde geride kalan yaşlı nüfusun ekonomik üretim üzerindeki etkisini ve bağımlılık kavramını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Göçün 'göç alan' şehirlerdeki sosyal ve mekansal etkilerini (gecekondu, sanayi tesislerinin şehir içinde kalması vb.) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

Türkiye'de nüfus politikaları incelendiğinde, 19651965 yılından itibaren uygulanan "nüfus artış hızını düşürmeye yönelik" politikaların başarısı ve değişen sosyo-ekonomik yapı sonucunda doğurganlık oranları hızla gerilemiştir. Günümüzde Türkiye, "Demografik Fırsat Penceresi" olarak adlandırılan ve çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payının en yüksek olduğu sürecin sonuna yaklaşmaktadır.

Bu demografik sürecin Türkiye için yarattığı en kritik risk ve 20142014 yılından itibaren hayata geçirilen yeni nüfus politikası söylemlerindeki temel hedef aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demografik fırsat penceresinin 'erken yaşlanma' nedeniyle verimli kullanılamadan kapanması; Doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin üzerinde tutulması

Cevap

Demografik fırsat penceresinin erken yaşlanma nedeniyle kapanması riski karşısında, doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin üzerinde tutulması temel hedeftir.
Türkiye'de doğurganlık hızının son yıllarda 2,12,1 olan kritik eşiğin altına gerilemesi (20232023 verilerine göre yaklaşık 1,511,51), nüfusun gelecekte hızla yaşlanacağını ve demografik fırsat penceresinin verimli kullanılamadan kapanacağını göstermektedir. 20142014 sonrası "en az 3 çocuk" söylemiyle somutlaşan politika, nüfusu bu yenilenme eşiğinin üzerinde tutarak dinamik yapıyı korumayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Politika Dönemlerini Belirleme
1965-2014 arası nüfus artış hızını azaltma, 2014 sonrası ise artırma yönündedir.
Sorunun sorduğu güncel politikanın bağlamını anlamak gerekir.
2
Demografik Fırsat Penceresi Kavramını Analiz Etme
Çalışma çağındaki nüfusun (156415-64 yaş) oranının en yüksek, bağımlı nüfusun en düşük olduğu dönemdir.
Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu ve çıkmak üzere olduğu kritik süreci tanımlar.
3
Risk Değerlendirmesi Yapma
Doğurganlığın çok hızlı düşmesi, Türkiye'nin 'zenginleşmeden yaşlanması' (erken yaşlanma) riskini doğurur.
Gelişmiş ülkelerin yüzyıllar sürdürdüğü demografik geçişi Türkiye'nin çok kısa sürede tamamlaması en büyük sorundur.
4
Teknik Eşiği Tespit Etme
Nüfusun kendini yenileyebilmesi için kadın başına düşen çocuk sayısının (toplam doğurganlık hızı) en az 2,12,1 olması gerekir.
Güncel politikaların akademik ve resmi dayanağı bu 'ikame düzeyi'dir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yenilenme Eşiği ve Demografik Geçiş

İpuçları

1
Türkiye'nin son yıllardaki nüfus artış hızının 10001000’de kaçlara düştüğünü hatırlayın.
2
Bir ülkenin nüfusunun azalmaması için bir kadının ortalama kaç çocuk yapması gerektiği (yenilenme eşiği) bilgisini kullanın.
3
Demografik fırsat penceresi, aktif nüfusun en yüksek olduğu 'altın çağ'dır; ancak bu çağın sonu yaşlanmanın başlangıcıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 20 yıldaki değişimini (taban daralması) inceleyerek yaşlanma hızını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 178Soru

Türkiye'nin nüfus yapısı, Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte sosyal ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak büyük bir değişim göstermiştir. Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin 1990 ve 2023 yıllarına ait yaş gruplarının toplam nüfus içindeki payları verilmiştir:

Yıl0140-14 Yaş (%)156415-64 Yaş (%)65+65+ Yaş (%)
199035,035,060,760,74,34,3
202321,421,468,368,310,210,2

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin genel demografik eğilimleri dikkate alındığında, nüfusun yapısal özelliklerindeki değişimle ilgili yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 199020231990-2023 yılları arasında, 156415-64 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payının artış oranı, 65+65+ yaş grubunun payındaki artış oranından daha fazladır.

Cevap

1990-2023 yılları arasında, 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payının artış oranının, 65+ yaş grubunun payındaki artış oranından daha fazla olduğu ifadesi yanlıştır.
Verilen tabloya göre 65+ yaş grubu 1990 yılında %4,3 iken 2023'te %10,2'ye yükselmiştir. Bu durum, yaşlı nüfus oranının kendi içinde %100'den fazla (yaklaşık 2,3 kat) arttığını gösterir. 15-64 yaş grubu ise %60,7'den %68,3'e yükselmiş olup artış oranı yaklaşık %12,5 seviyesindedir. Dolayısıyla yaşlı nüfusun artış hızı/oranı, çalışma çağındaki nüfusun artış hızından çok daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
15-64 yaş grubunun oransal değişimini hesapla.
60,760,7'den 68,368,3'e yükselmiştir. Artış miktarı 7,67,6 puan, artış oranı ise yaklaşık %12,5\%12,5'tir.
Sektörel ve demografik geçişin hızını belirlemek için oransal değişim hesaplanmalıdır.
2
65+ yaş grubunun oransal değişimini hesapla.
4,34,3'ten 10,210,2'ye yükselmiştir. Artış miktarı 5,95,9 puan, artış oranı ise yaklaşık %137\%137'dir.
Yaşlanma hızını diğer yaş gruplarıyla kıyaslamak için oransal artışa bakılmalıdır.
3
İki grubun artış oranlarını karşılaştır.
65+65+ yaş grubunun artış oranı (%137\%137), 156415-64 yaş grubunun artış oranından (%12,5\%12,5) çok daha yüksektir.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için yapılan kıyaslama, 65+ grubunun çok daha hızlı bir artış trendinde olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Yaş Yapısı Analizi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 20 yıldaki şekil değişikliğini (çan şekline yaklaşma) inceleyerek bu verileri görselleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 179Soru

Türkiye'de kırsal alanlardan kentlere doğru gerçekleşen göç hareketlerinde; bireyi yaşadığı yerden uzaklaştıran olumsuz koşullar "itici", gideceği yerin sahip olduğu cazip imkânlar ise "çekici" faktörler olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de göçün çekici (pull) faktörleri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygınlığı

Cevap

Şehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygınlığı
Şehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygınlığı, hedef bölgedeki (kentteki) yaşam kalitesini ve sosyal imkânları artıran bir özellik olduğundan 'çekici' bir faktördür. Diğer seçenekler ise kırsal alanlardaki yaşamı zorlaştıran ve bireyi göç etmeye zorlayan 'itici' nedenlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
İtici faktörler kırsal alanın olumsuzlukları, çekici faktörler ise kentlerin sunduğu fırsatlardır.
Soru kökünde istenen 'çekici' faktörü doğru tanımlamak gerekir.
2
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Toprak bölünmesi, işsizlik, altyapı sorunları ve güvenlik problemleri 'itici' faktörlerdir; sosyal hizmetlerin gelişmişliği ise 'çekici'dir.
Hangi seçeneğin kentsel alanın cazibesini yansıttığını belirlemek çözüm için temeldir.

Anahtar Kavram

Göçün İtici ve Çekici Nedenleri
Tahmini Süre:45s
Soru 180Soru

Türkiye'de nüfusun tarihsel gelişimi ve mekânsal dağılışı üzerinde göçler belirleyici bir rol oynamıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar gerçekleşen bu nüfus hareketleri; ekonomik, sosyal ve siyasi dinamiklere bağlı olarak farklı türlerde ve ölçeklerde karşımıza çıkmaktadır. Buna göre, Türkiye'de gerçekleşen göç türleri ve bu göçlerin niteliklerine dair aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırdan Kente İç Göç: Tarımda makineleşme ve toprakların miras yoluyla küçülmesi sonucu kırsal alanlardaki çekici unsurların güçlenmesi

Cevap

İç göçün tarımda makineleşme ve miras yoluyla toprakların küçülmesine dayandırılan eşleştirmesinde, bu unsurların 'çekici' değil 'itici' faktörler olarak tanımlanması gerekir.
Doğru yanıt olan seçenek, iç göçün nedenlerini doğru sıralamasına rağmen bu nedenlerin 'çekici' unsurlar olduğunu iddia ederek kavramsal bir hata yapmaktadır. Tarımda makineleşme iş gücü fazlası yarattığı, miras ise tarım arazilerini verimsizleştirdiği için kırsal alanlar için 'itici' (olumsuz) faktörlerdir. Kırsal alanlardaki çekici unsurların güçlenmesi değil, itici unsurların artması göçe neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Göç türlerini ve verilen örnekleri analiz etme
Mevsimlik, mübadele, beyin ve işçi göçlerinin tanımları ve tarihsel bağlamları Türkiye gerçekleriyle uyumludur.
Soruda yanlış olan eşleştirmeyi bulmak için her bir kategorinin kavramsal doğruluğu kontrol edilmelidir.
2
Göçün nedenlerini 'itici' ve 'çekici' faktörler olarak sınıflandırma
Tarımda makineleşme (işsizliğe yol açar) ve miras (geçim sıkıntısına yol açar) kırsalın 'itici' güçleridir. 'Çekici' faktörler ise genellikle kentsel alanlardaki iş, eğitim ve sağlık imkanlarıdır.
Göç analizi yapılırken olumsuzlukların (itici) ve fırsatların (çekici) ayrımı kavramsal netlik için kritiktir.
3
Hatalı ifadeyi tespit etme
İç göç başlığı altında verilen nedenler doğru olsa da, bu nedenlerin kırsal alanı 'çekici' kıldığı yönündeki ifade temel coğrafi ve mantıksal bir hatadır.
Öğrencinin kavramsal kayma yapıp yapmadığını ölçen bu adım, sorunun çözümünü sağlar.

Anahtar Kavram

Göçün İtici ve Çekici Faktörleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 9 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 9 | Examkin