Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 141Soru

Türkiye'nin 20072007 ve 20232023 yıllarına ait nüfusunun yaş gruplarına göre dağılım oranları aşağıda verilmiştir:

Yaş Grubu20072007 (%)20232023 (%)
Çocuk Nüfus (0140-14)26,426,421,421,4
Çalışma Çağındaki Nüfus (156415-64)66,566,568,468,4
Yaşlı Nüfus (65+65+)7,17,110,210,2

Bu verilere göre, Türkiye'nin nüfus yapısında meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk nüfus oranının azalması, Türkiye'nin toplam nüfus miktarının da azalmaya başladığını göstermektedir.

Cevap

Çocuk nüfus oranının azalmasının toplam nüfus miktarının azaldığı anlamına geldiğini savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü Türkiye'de çocuk nüfus oranının azalması, nüfusun yaşlandığını ve doğumların azaldığını gösterir ancak toplam nüfusun azaldığı anlamına gelmez. Türkiye nüfusu, artış hızı sıfırın altına düşmediği sürece her yıl bir önceki yıla göre sayıca artmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Çocuk nüfus verilerini karşılaştırın.
20072007'de %26,426,4 olan oran, 20232023'te %21,421,4'e düşmüştür.
Bu düşüş, Türkiye'de doğum oranlarının azaldığını ve nüfusun gençleşme hızının yavaşladığını gösterir.
2
Yaşlı nüfus verilerini analiz edin.
Yaşlı nüfus oranı %7,17,1'den %10,210,2'ye yükselmiştir.
Yaşlı nüfusun payının artması, Türkiye'nin demografik olarak yaşlanma sürecine girdiğinin kanıtıdır.
3
Nüfus artış hızı ve miktar ilişkisini değerlendirin.
Oranlardaki değişim yapısal bir dönüşümdür; miktar azalması değildir.
Türkiye'de nüfus artış hızı düşmektedir ancak binde 1,11,1 (20232023 verisi) gibi pozitif bir değerde kaldığı sürece toplam nüfus miktarı artmaya devam eder.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Yapısı ve Demografik Dönüşüm

İpuçları

1
Tablodaki oranların toplam nüfusun kaç kişi olduğuyla ilgili bilgi vermediğini, sadece yapısal dağılımı gösterdiğini unutmayın.
2
Türkiye'de nüfus artış hızı azalsa da halen pozitif (>0>0) bir değerdedir.

Daha Fazla Pratik

Nüfus piramidinin şekillerini (asimetrik, arı kovanı, çan) ve bu şekillerin hangi yapısal özelliklere karşılık geldiğini çalışarak pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağımlılık oranlarını basitçe yorumlamak için çalışma çağındaki nüfusa (payda) binen 'çocuk' ve 'yaşlı' yüklerini ayrı ayrı düşünün. Biri düşerken diğeri artıyorsa toplam bağımlılık dengesi değişiyor demektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 142Soru

Türkiye'nin Cumhuriyet döneminden günümüze kadar olan nüfus değişim süreci ve uygulanan nüfus politikaları aşağıda verilmiştir:

Sayım YılıYıllık Nüfus Artış Hızı (‰)
1945194510,610,6
1960196028,528,5
1985198524,924,9
202320231,11,1

Türkiye'nin demografik yapısındaki değişimler ve uygulanan politikalar dikkate alındığında, bu verilerden hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19851985 yılından 20232023 yılına kadar geçen süreçte Türkiye'de toplam nüfus miktarı sürekli olarak azalmıştır.

Cevap

1985 yılından 2023 yılına kadar geçen süreçte Türkiye'de toplam nüfus miktarı sürekli olarak azalmıştır.
Verilen yıllar arasında Türkiye'nin nüfus artış hızı sürekli düşüş eğilimi göstermiş olsa da, değerler her zaman sıfırın üzerindedir. Nüfus artış hızının binde 1,11,1 olması, nüfusun bir önceki yıla göre yaklaşık binde 11 oranında arttığını gösterir. Toplam nüfus miktarının azalması için artış hızının negatif (örneğin binde 2-2) olması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki 'Yıllık Nüfus Artış Hızı' sütununu analiz edin.
19851985 ile 20232023 yılları arasında artış hızının 24,924,9'dan 1,11,1'e düştüğü görülmektedir.
Artış hızı ve toplam miktar arasındaki matematiksel ilişkiyi belirlemek için.
2
Nüfus artış hızı ile toplam nüfus miktarı arasındaki kavramsal farkı uygulayın.
Artış hızı sıfırın (00) üzerinde olduğu sürece, değer ne kadar düşük olursa olsun toplam nüfus artmaya devam eder.
Hız azalışının miktar azalışı anlamına gelmediği yanılgısını çözmek için.
3
Türkiye'nin dönem politikalarını seçeneklerle eşleştirin.
19451945 (Savaş/Seferberlik), 19601960 (Zirve/Teşvik), 19651965 (Politika değişimi) ve 20232023 (Yaşlanma süreci) verileri tarihsel gerçeklerle örtüşmektedir.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Nüfus Artış Hızı ile Nüfus Miktarı Arasındaki Fark

Daha Fazla Pratik

Nüfus piramitleri üzerinden yaş bağımlılık oranları ve demografik fırsat penceresi kavramlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 143Soru

Türkiye'de illerin nüfus değişimleri incelendiğinde; doğum ve ölüm oranları arasındaki farkı ifade eden 'doğal nüfus artışı' ile göç hareketlerini kapsayan 'gerçek nüfus artışı' arasında belirgin farklar olduğu görülmektedir. Aşağıdaki tabloda iki farklı ilin yıllık nüfus artış hızları verilmiştir:

İlDoğal Nüfus Artış Hızı (‰)Net Göç Hızı (‰)
X24,5-18,2
Y4,2+21,5

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı dikkate alındığında, bu iller hakkında yapılabilecek aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Y ilindeki toplam nüfus artışının temel belirleyicisi, doğum oranlarının yüksek olması değil, dışarıdan gelen göç hareketleridir.

Cevap

Y ilinde gerçekleşen toplam nüfus artışının asıl kaynağının dışarıdan gelen göçler olduğu değerlendirmesi kesinlikle doğrudur.
Verilen tabloda Y ilinin doğal nüfus artış hızı oldukça düşüktür (‰4,2). Ancak ilin net göç hızı ‰21,5 gibi yüksek bir pozitif değerdir. Bu durum, ilin toplam nüfus büyümesinin temel kaynağının kendi içindeki doğumlar değil, dışarıdan gelen yetişkin ve işgücü potansiyeline sahip nüfus olduğunu kanıtlar. Türkiye'de bu profil genellikle İstanbul, Kocaeli veya İzmir gibi sanayileşmiş merkezlere aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal Nüfus Artışı ve Net Göç verilerinin analizi
X ilinde yüksek doğum oranı (doğal artış ‰24,5) varken net göç hızı negatiftir. Y ilinde ise düşük doğum oranı (doğal artış ‰4,2) varken net göç hızı pozitiftir.
İllerin gelişmişlik düzeyi ve göç yönünü tayin etmek için bu farkları yorumlamak gerekir.
2
Gerçek Nüfus Artışı kavramını uygulama
Y ilinin nüfusu doğal yollarla çok az artarken (+4,2), göçle (+21,5) çok daha fazla büyümektedir.
Gerçek nüfus artışı, doğal artış ile göçün toplamına eşittir; Y ilinde göç etkisi doğal artışın yaklaşık 5 katıdır.

Anahtar Kavram

Doğal ve Gerçek Nüfus Artışı Arasındaki İlişki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 144Soru

Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğu; arazinin engebeli, tarım alanlarının dar ve tarımla uğraşan nüfusun fazla olduğu yerlerde yüksek çıkmaktadır. Bu yoğunluk türü, bir yörenin yer şekilleri hakkında önemli ipuçları verse de bölgenin ekonomik yapısından ve istihdam özelliklerinden bağımsız değildir.

Buna göre, aşağıdaki yörelerin hangisinde yer şekillerinin dağlık ve engebeli olmasına rağmen tarımsal nüfus yoğunluğunun Doğu Karadeniz Bölümü kadar yüksek olmaması, bölgedeki aktif nüfusun sektörel dağılımının farklılığıyla açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak ve çevresi

Cevap

Zonguldak ve çevresi (Aktif nüfusun madencilik ve sanayi sektörlerinde yoğunlaşması nedeniyle tarımsal nüfus yoğunluğu daha düşüktür)
Zonguldak ve çevresi, Batı Karadeniz'in engebeli topografyasına sahip olması nedeniyle aslında tarım alanları dar bir yöredir. Ancak bu yörede Cumhuriyet tarihinden beri süregelen taş kömürü madenciliği ve buna bağlı gelişen ağır sanayi (Ereğli/Karabük ekseni), aktif nüfusun tarım sektöründen sanayi ve hizmet sektörüne kaymasına neden olmuştur. Dolayısıyla formüldeki 'tarımla uğraşan nüfus' miktarı, Doğu Karadeniz'deki çay/fındık tarımı yapan nüfusa göre çok daha azdır. Bu durum, Zonguldak'ta tarımsal nüfus yoğunluğunun beklenenden daha düşük çıkmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünün analiz edilmesi.
TarımsalNu¨fusYog˘unlug˘u=TarımlaUg˘ras\canNu¨fusTarımAlanıTarımsal Nüfus Yoğunluğu = \frac{Tarımla Uğraşan Nüfus}{Tarım Alanı} formülü hatırlanmalıdır.
Yoğunluğu etkileyen değişkenlerin (tarım nüfusu ve arazi büyüklüğü) netleştirilmesi gerekir.
2
Yer şekilleri ve tarım alanı ilişkisinin kurulması.
Doğu Karadeniz, Hakkâri ve Zonguldak gibi yörelerin tamamı dağlık olduğu için paydadaki 'tarım alanı' hepsinde dardır.
Yer şekilleri benzer olan yerlerde farkı yaratan faktörün 'pay' kısmındaki nüfus olduğunu anlamak içindir.
3
Sektörel istihdam yapısının incelenmesi.
Zonguldak'ta taş kömürü madenciliği ve demir-çelik sanayisi nedeniyle nüfusun tarım dışı sektörlerde çalıştığı belirlenir.
Aktif nüfusun tarımdan sanayiye kaymasının tarımsal nüfus yoğunluğunu düşürücü etkisini saptamak gerekir.
4
Karşılaştırma ve sonuç.
Doğu Karadeniz'de halkın çoğu çay ve fındık tarımıyla (tarımsal nüfus fazla) uğraşırken, Zonguldak'ta halkın sanayiye yönelmesi farkın nedenidir.
En doğru gerekçeyi sunan seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Tarımsal nüfus yoğunluğu üzerindeki sektörel istihdamın etkisi

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu için hem arazinin darlığı hem de tarımla uğraşan kişi sayısının fazlalığı gerekir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın en az olduğu bölgeleri (Marmara ve İç Anadolu'nun düz yerleri gibi) inceleyerek yer şekilleri etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 145Soru

Türkiye'de çalışan nüfusun sektörel dağılımı ve demografik yapısı, ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyine paralel olarak yıllar içinde belirgin bir değişim göstermiştir.

Ekonomik Faaliyet Alanıİstihdam Oranı (%)
Tarım15,815,8
Sanayi21,321,3
İnşaat6,46,4
Hizmetler56,556,5

Yukarıdaki tablo ve Türkiye'nin güncel nüfus özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, nüfusun yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstihdam edilen nüfus içerisinde en yüksek payın üçüncül ekonomik faaliyetler olan hizmetler sektörüne ait olması

Cevap

İstihdam edilen nüfus içerisinde en yüksek payın üçüncül ekonomik faaliyetler olan hizmetler sektörüne ait olması
Türkiye'nin güncel nüfus yapısında, aktif nüfusun (çalışanların) sektörel dağılımına bakıldığında üçüncül ekonomik faaliyetler olarak adlandırılan hizmetler sektörü %50\%50'nin üzerindeki payı ile en büyük grubu oluşturur. Bu durum Türkiye'nin sosyo-ekonomik gelişim sürecinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablo verilerini analiz etme
Hizmetler sektörünün %56,5\%56,5 ile açık ara en yüksek istihdam oranına sahip olduğu görülür.
Sektörel dağılımda baskın olan faaliyet grubunu belirlemek için.
2
Türkiye'nin demografik değişimini yorumlama
Türkiye'nin gelişmişlik düzeyinin artmasıyla birlikte tarımdan sanayi ve hizmet sektörlerine geçiş olduğu bilgisiyle veriler eşleştirilir.
Tablodaki verilerin yapısal özellikleri nasıl yansıttığını anlamak için.
3
Yanlış yargıları eleme
Doğum oranlarının düşmesi, kentsel nüfusun artması ve okuryazarlığın yaygınlaşması gibi güncel trendlerle çelişen seçenekler elenir.
Hatalı çıkarımları ve güncelliğini yitirmiş bilgileri ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Aktif nüfusun sektörel dağılımı ve demografik dönüşüm

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidindeki değişimleri ve yaşlı bağımlılık oranındaki artışı inceleyen sorularla bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 146Soru

Türkiye'de tarımsal nüfus yoğunluğu; tarımla uğraşan nüfusun, o bölgedeki toplam tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilir. Bu yoğunluk üzerinde hem beşerî (tarım nüfusu) hem de fiziki (yer şekilleri ve tarım alanı) faktörler etkilidir.

Buna göre, aşağıdaki illerin hangisinde tarımsal nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalamasının üzerinde olması, temel olarak yer şekillerinin engebeli ve tarım alanlarının dar olmasıyla ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artvin

Cevap

Artvin ilinde tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek olması, yer şekillerinin dağlık ve engebeli olması nedeniyle tarım arazilerinin dar ve parçalı olmasıyla açıklanır.
Artvin ilinin yer aldığı Doğu Karadeniz Bölümü'nde dağlar kıyıya paralel uzanır ve yer şekilleri oldukça engebelidir. Bu durum, tarıma elverişli düzlüklerin (tarım alanlarının) çok kısıtlı kalmasına neden olur. Formülde payda (tarım alanı) küçüldüğü için, tarımla uğraşan nüfus az olsa bile tarımsal nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerinde çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü belirle.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNYTNY) = Tarımla Ug˘ras¸an Nu¨fusToplam Tarım Alanı\frac{\text{Tarımla Uğraşan Nüfus}}{\text{Toplam Tarım Alanı}}
Yoğunluğu etkileyen değişkenleri anlamak için formül esastır.
2
Yer şekillerinin tarım alanları üzerindeki etkisini analiz et.
Engebeli ve dağlık yerlerde tarım alanları dar (paydapayda küçülür), bu durum yoğunluğun (sonuc\csonuç) artmasına neden olur.
Soruda istenen 'yer şekilleri ve tarım alanı darlığı' ilişkisini kurmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki illerin topoğrafyasını karşılaştır.
Konya, Şanlıurfa ve Adana geniş düzlüklere sahipken; Artvin, Doğu Karadeniz'in en engebeli illerinden biridir.
Coğrafi bölge ve yer şekilleri bilgisini kullanarak doğru merkezi tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu ve Topoğrafya İlişkisi

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek olması için tarım arazilerinin 'az' veya 'parçalı' olması gerektiğini unutmayın.
2
Türkiye'de yer şekillerinin en engebeli olduğu Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi bölgeleri düşünün.
3
Konya ve Şanlıurfa gibi illerde düzlüklerin fazla olması yoğunluğu düşürürken, Doğu Karadeniz illerinde dağlık yapı yoğunluğu artırır.

Daha Fazla Pratik

Fizyolojik nüfus yoğunluğu ile tarımsal nüfus yoğunluğu arasındaki temel farkı ve her ikisinin de yer şekillerinden nasıl etkilendiğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 147Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; yerleşme süresi (kalıcı veya geçici), temel ekonomik faaliyet türü ve en yaygın görüldüğü coğrafi bölge bakımından farklı özellikler sergilemektedir.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmesi ve özellik eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan / Kalıcı / Batı Karadeniz / Tarım

Cevap

Divan yerleşmesi; kalıcı olması, Batı Karadeniz bölgesinde görülmesi ve temelinde tarımsal faaliyetlerin yer alması nedeniyle doğru eşleştirmedir.
Doğru seçenekte belirtilen Divan yerleşmesi, Batı Karadeniz bölgesine özgüdür. Birkaç mahallenin tek bir muhtarlık altında toplanmasıyla oluşur ve yıl boyunca ikamet edildiği için kalıcı yerleşme statüsündedir. Temel geçim kaynağı ise bölgenin iklim ve yer şekillerine uygun olarak tarımsal faaliyetlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme sürelerini sınıflandır.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Soruda verilen seçeneklerin süre bakımından doğruluğunu denetlemek için bu ayrım temeldir.
2
Bölgesel dağılımı ve ekonomik faaliyeti kontrol et.
Divan Batı Karadeniz'dedir ve tarım/hayvancılık (özellikle tarım ağırlıklı) yapılır. Mezra kalıcıdır, Kom ve Yayla geçicidir.
Süre bilgisi doğru olan seçeneklerin bölge ve faaliyet uyumunu doğrulamak gerekir.
3
Hatalı olanları ele.
Mezra'ya 'geçici' denmesi, Kom, Yayla ve Oba'ya 'kalıcı' denmesi bu seçenekleri eler.
KPSS formatında bu tür tablolarda genellikle süre bilgisi üzerinden çeldirici oluşturulur.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (geçici/kalıcı) ve bölgesel karakteristikleri.

Alternatif Yöntem

Süre bakımından bir gruplandırma yaparak (Kalıcılar: Ma-Di-Me-Çi tekerlemesi gibi) geçici olanları elediğinizde doğrudan doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 148Soru

Türkiye’nin demografik süreci incelendiğinde, Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (19631963-19671967) nüfus politikalarında köklü bir kırılma noktası olarak kabul edilir. Bu planda nüfus artış hızının, ekonomik büyümenin önünde bir engel olduğu vurgulanmış ve Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri uygulanan "nüfus artış hızını artırma" düşüncesi terk edilmiştir.

Bu dönemde (19601960'lı yıllar) nüfus politikalarında yaşanan bu köklü değişikliğin gerekçeleri arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum oranlarının düşmesiyle birlikte yaşlı nüfus oranının artmasının sosyal güvenlik sistemini zorlaması

Cevap

Doğum oranlarının düşmesiyle birlikte yaşlı nüfus oranının artmasının sosyal güvenlik sistemini zorlaması
Türkiye'de 19601960'lı yıllarda temel sorun nüfusun yaşlanması değil, tam aksine aşırı hızlı artan genç nüfusun yarattığı ekonomik ve sosyal baskıydı. Yaşlı nüfus oranının artması, doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin altına düşmesi ve buna bağlı olarak nüfusu artırma yönündeki politikalar 20142014 yılından sonra gündeme gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişim dönemini analiz etme
Soruda bahsedilen dönem 19601960'lı yılların başı ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemidir.
Bu dönemde Türkiye, hızlı nüfus artışının getirdiği ekonomik yüklerle mücadele etmektedir.
2
Dönemin demografik yapısını değerlendirme
19601960'lı yıllarda Türkiye dünyanın en genç nüfuslu ülkelerinden biridir ve nüfus artış hızı binde 2828 civarındadır.
Bu durum, temel sorunun nüfus fazlalığı ve hızlı artış olduğunu gösterir.
3
Seçeneklerdeki zaman uyumsuzluğunu tespit etme
Yaşlı nüfusun artması ve sosyal güvenlik üzerindeki baskı, demografik geçiş sürecinin son evrelerinde görülen modern bir problemdir.
Türkiye'de yaşlı nüfusa yönelik endişeler ve nüfusu artırma yönündeki politika değişikliği ancak 20142014 yılından itibaren resmiyet kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de 1965 Nüfus Planlaması Kanunu ve Kalkınma-Nüfus Dengesi

İpuçları

1
Türkiye'de 'nüfusu azaltma' çabası hangi yılların temel problemidir ve o yıllarda Türkiye genç mi yoksa yaşlı bir nüfusa mı sahipti?
2
Seçenekler arasında yer alan 'yaşlanma' kavramı, modern bir endişe midir yoksa 19601960'lı yılların endişesi mi?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 2014 sonrası değişen nüfus politikalarının gerekçelerini, 1965 dönemiyle karşılaştırarak inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 149Soru

Türkiye'de Yıldız Dağları Bölümü, Menteşe Yöresi ve Teke Yarımadası; çevrelerine göre daha fazla yağış almalarına ve iklim koşullarının sıcaklık açısından genel olarak elverişli olmasına rağmen Türkiye'nin seyrek nüfuslu alanları arasında yer almaktadır. Bu üç farklı coğrafi alanın seyrek nüfuslanmasında etkili olan ortak temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Engebeli ve dağlık arazi yapısı

Cevap

Bu bölgelerin seyrek nüfuslanmasının temel nedeni engebeli ve dağlık arazi yapısıdır.
Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi ve Teke Yarımadası'nın her üçünde de iklim koşulları elverişli ve yağış miktarı yüksek olmasına rağmen, arazinin çok engebeli ve dağlık olması ulaşım ağlarının gelişmesini engellemiş, bu da sanayi ve ticaretin bu alanlara girmemesine yol açarak nüfusun seyrek kalmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin konumlarını ve fiziksel özelliklerini belirle.
Yıldız Dağları (Marmara), Menteşe (Ege) ve Teke (Akdeniz) bölgeleri dağlık ve engebeli yapıya sahiptir.
Nüfus dağılışını etkileyen doğal faktörleri analiz etmek için konum bilgisi gereklidir.
2
Bölgelerin iklim özelliklerini karşılaştır.
Her üç bölge de denizel etkiye açık olup bol yağış alır ve kış ılıklığı (özellikle güneydekilerde) görülür.
Nüfus azlığının iklimden kaynaklanmadığını teyit etmek için bu adım gereklidir.
3
Yerleşmeyi kısıtlayan ortak engeli tespit et.
Engebeli yer şekilleri ulaşımı zorlaştırmakta, sanayinin gelişmesini engellemekte ve tarım alanlarını daraltmaktadır.
Farklı bölgelerdeki benzer nüfuslanma karakterinin altındaki ortak fiziksel kısıtlamayı bulmak sorunun çözümüdür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Nüfusun Dağılışında Yer Şekilleri Faktörü

İpuçları

1
Bu bölgelerin haritadaki konumlarını düşünün; ikisi güney kıyılarımızda, biri ise kuzeybatıdadır.
2
Menteşe (Muğla) ve Teke (Antalya çevresi) çok yağış alan ama dağlık yerlerdir. Yıldız Dağları da Marmara'nın en dağlık kısmıdır.
3
Sanayi ve ulaşım yollarının bu bölgelere neden uğramadığını düşünün; yer şekilleri burada ana engeldir.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir mantıkla, Doğu Karadeniz kıyı kuşağında nüfusun dar bir şeritte toplanmasının nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 150Soru

Türkiye'de son yıllarda demografik dönüşümün hızlanmasıyla birlikte nüfusun yaş yapısında ve bağımlılık oranlarında kritik değişimler gözlenmektedir. Özellikle çocuk bağımlılık oranı ile yaşlı bağımlılık oranının toplamından oluşan "toplam yaş bağımlılık oranı"nın zamansal seyri, ülkenin demografik fırsat penceresi ve gelecekteki sosyal güvenlik planlamaları açısından stratejik bir öneme sahiptir.

Buna göre, Türkiye'nin nüfus yapısındaki mevcut eğilimler ve bağımlılık oranları arasındaki ilişki göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demografik dönüşümün ileri aşamalarına geçilmesiyle birlikte, çocuk bağımlılık oranındaki düşüş hızının yavaşlaması ve yaşlı nüfus oranındaki artışın ivme kazanması, toplam yaş bağımlılık oranının dip noktasını görerek yeniden yükseliş eğilimine geçmesine neden olmuştur.

Cevap

Demografik dönüşümün etkisiyle çocuk bağımlılık oranındaki düşüş ile yaşlı bağımlılık oranındaki artışın birbirini dengelemesi sonucunda toplam yaş bağımlılık oranının tekrar yükseliş eğilimine girmesi doğrudur.
Türkiye'de demografik dönüşümün bir sonucu olarak, doğum oranlarının azalması çocuk bağımlılık oranını düşürmüştür. Ancak aynı süreçte ortalama yaşam süresinin uzaması yaşlı nüfusun artmasına neden olmuştur. Son yıllarda (özellikle 20152015 sonrası), çocuk bağımlılığındaki azalış hızı yavaşlarken yaşlı nüfusun artış hızı ivme kazanmış, bu da toplam bağımlılık oranının tarihsel olarak en düşük seviyesine ulaştıktan sonra yeniden yükselmesine yol açmıştır. Bu, nüfusun yaşlandığının ve demografik fırsat penceresinin yavaş yavaş daralmaya başladığının bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağımlılık oranı kavramlarını tanımla.
Çocuk bağımlılık oranı (0140-14 yaş), yaşlı bağımlılık oranı (65+65+ yaş) ve bu ikisinin toplamı olan toplam bağımlılık oranı belirlendi.
Soruda istenen eğilimi analiz edebilmek için temel bileşenlerin bilinmesi gerekir.
2
Türkiye'deki güncel trendleri analiz et.
Doğum oranları azaldığı için çocuk bağımlılığı düşmekte, sağlık hizmetleri gelişiği için yaşlı bağımlılığı artmaktadır.
Nüfusun yapısal özelliklerindeki değişimin yönü tespit edilmelidir.
3
Bileşenlerin toplam oran üzerindeki etkisini karşılaştır.
20102010'lu yılların ortasına kadar çocuk bağımlılığındaki sert düşüş toplam oranı aşağı çekerken, sonrasında yaşlı nüfusun hızlı artışı toplam oranı yukarı çekmeye başlamıştır.
Toplam yaş bağımlılık oranının neden "U" şeklinde bir seyir izlediğini anlamak için bileşenlerin hız farkı incelenmelidir.
4
Demografik Fırsat Penceresi ile ilişkilendir.
Türkiye, çalışma çağı nüfusunun zirve yaptığı ancak yaşlı nüfusun artışa geçtiği kritik bir geçiş sürecindedir.
En karmaşık ve güncel çıkarım olan 'toplam bağımlılığın dip noktadan yükselişi' sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Bağımlılık Oranları İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus projeksiyonlarını (2025-2075) inceleyerek toplam bağımlılık oranının 2050 yılındaki tahmini seviyelerini analiz ediniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 151Soru

Türkiye'de son yıllarda gerçekleşen demografik değişimler ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri incelendiğinde, nüfusun yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç nüfus (0140-14 yaş grubu) oranının toplam nüfus içindeki payı azalmaktadır.

Cevap

Türkiye'de genç nüfus (0140-14 yaş grubu) oranının toplam nüfus içindeki payı azalmaktadır.
Türkiye'de son yıllarda doğum oranlarının belirgin bir şekilde azalması, nüfus piramidinin tabanının daralmasına yol açmıştır. Bu durum, toplam nüfus içerisinde 0140-14 yaş grubunu temsil eden genç nüfusun payının kademeli olarak düşmesine neden olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin güncel doğum oranı ve yaşam süresi trendlerini belirleyin.
Doğum oranlarının azaldığı ve ortalama ömrün uzadığı görülür.
Bu iki temel faktör nüfusun yaş yapısını doğrudan şekillendirir.
2
Doğum oranlarındaki azalışın yaş grupları üzerindeki etkisini analiz edin.
Yıllık yeni doğan sayısının azalması, 0140-14 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payını küçültür.
Genç nüfus oranı doğum hızına bağlı olarak değişim gösterir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de nüfusun yaş yapısındaki temel değişimler
Tahmini Süre:45s
Soru 152Soru

19601960’lı yıllarda Türkiye'de Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ve kalkınma planlarının hazırlanmasıyla birlikte nüfus politikalarında köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda (19631963-19671967) "Hızlı nüfus artışı, ekonomik büyümenin önündeki en büyük engellerden biridir." tespiti yapılmış; bu doğrultuda hazırlanan 19651965 tarihli Nüfus Planlaması Kanunu ile yeni bir strateji benimsenmiştir.

Bu kanunun getirdiği düzenlemeler ve dönemin değişen nüfus politikası dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu dönemde uygulanan bir yöntem olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altı veya daha fazla çocuk sahibi olan annelere verilen nakdi yardımların ve madalya teşviklerinin artırılması

Cevap

Altı veya daha fazla çocuk sahibi olan annelere madalya verilmesi ve nakdi yardım yapılması, Cumhuriyet'in ilk dönemindeki (1923-1963) nüfus artırıcı politikaların bir parçasıdır.
Çok çocuklu ailelere madalya verilmesi, vergi muafiyeti sağlanması ve yol vergisinden muaf tutulması gibi uygulamalar, savaş sonrası nüfusu hızla artırmak amacıyla 19231923 ile 19631963 yılları arasında uygulanan 'pronatalist' (doğum yanlısı) döneme aittir. 19651965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ise bu anlayışı terk ederek, nüfusun niteliğini (eğitim, sağlık) iyileştirmeyi ve hızı düşürmeyi amaçlayan 'antinatalist' bir yaklaşımı benimsemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soruda belirtilen 19651965 yılı ve kalkınma planları dönemi, Türkiye'nin nüfus artış hızını düşürmeyi ve nüfusun niteliğini artırmayı hedeflediği ikinci büyük nüfus politikası dönemidir.
Türkiye'de nüfus politikaları 19231923-19631963 (Artırma), 19631963-20142014 (Nitelik/Sınırlama) ve 20142014 sonrası (Yeniden Artırma) olarak üç ana döneme ayrılır.
2
Seçeneklerdeki yöntemlerin dönemlerle eşleştirilmesi
Madalya, vergi muafiyeti, göçmen kabulü ve evlilik yaşının düşürülmesi gibi uygulamalar 19231923-19631963 döneminin; aile planlaması ve doğum kontrol yöntemlerinin serbest bırakılması ise 19651965 sonrası dönemin özelliğidir.
Politika değiştiğinde, önceki dönemin teşvik edici araçları (madalya vb.) yerini sınırlayıcı veya eğitici araçlara bırakır.
3
Kritik ayrımın yapılması (Hız vs. Miktar)
Bu dönemde nüfusun mutlak miktarının azalması değil, nüfus artış hızının (‰) düşürülmesi hedeflenmiştir.
Nüfus politikaları toplam nüfusu azaltmayı değil, artış hızını kontrol altına alarak ekonomik büyümeyle uyumlu hale getirmeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Nüfus Politikalarının Tarihsel Değişimi ve Yasal Düzenlemeler
Soru 153Soru

"Demografik fırsat penceresi", bir ülkede çocuk yaştaki bağımlı nüfus oranının azalması, yaşlı nüfusun henüz düşük seyretmesi ve çalışma çağındaki (aktif) nüfusun payının en yüksek seviyeye ulaşmasıyla yakalanan ekonomik avantaj dönemini ifade eder. Türkiye'nin demografik dönüşüm süreci ve güncel nüfus verileri dikkate alındığında, bu "fırsat penceresi" ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye; düşen doğurganlık hızları ve hızla artan ortanca yaş ile birlikte bu pencerenin kapanma sürecine girdiği bir demografik aşamadadır.

Cevap

Türkiye, düşen doğurganlık hızları ve hızla artan ortanca yaş ile birlikte demografik fırsat penceresinin kapanma sürecine girdiği bir demografik aşamadadır.
Demografik fırsat penceresi, toplam bağımlılık oranının en düşük olduğu dönemdir. Türkiye'de 19851985 sonrası düşen doğum oranları sayesinde çocuk bağımlılığı azalmış ve aktif nüfus oranı artmıştır. Ancak günümüzde doğum oranlarının çok fazla düşmesi ve ortanca yaşın 3434 üzerine çıkması, gelecekte yaşlı bağımlı nüfusun hızla artacağını göstermektedir. Bu durum, çalışma çağındaki nüfus avantajının kaybedileceği yani pencerenin kapanacağı bir döneme girildiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Demografik fırsat penceresi kavramını analiz etme
Bu dönemin, çocuk bağımlılığının azaldığı ve yaşlı bağımlılığının henüz artmadığı, çalışma çağındaki nüfusun en yüksek oranda olduğu dönem olduğu belirlenir.
Kavramın hangi yaş yapısı koşullarında gerçekleştiğini anlamak temel adımdır.
2
Türkiye'nin güncel demografik verilerini değerlendirme
Türkiye'de doğurganlık hızının 1,51,5 seviyelerine düştüğü (2,12,1 olan yenilenme eşiğinin altı) ve yaşlı nüfus oranının ilk kez %10\%10 bandını aştığı görülür.
Politika değişikliklerinin nedenini anlamak için güncel istatistikler gereklidir.
3
Gelecek projeksiyonları ile kavramı ilişkilendirme
Çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payının önümüzdeki yıllarda zirveye ulaşıp azalmaya başlayacağı, buna karşın yaşlı bağımlılığının hızla artacağı saptanır.
Nüfusun yaşlanma hızı, fırsat penceresinin ne kadar süre açık kalacağını belirler.
4
Doğru sonucu belirleme
Türkiye'nin bu avantajlı dönemin son çeyreğine girdiği ve pencerenin kapanma sürecinde olduğu sonucuna varılır.
Veriler Türkiye'nin demografik yaşlanma sürecinin hızlandığını teyit etmektedir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Bağımlı Nüfus Yapısı

İpuçları

1
Fırsat penceresi, aktif nüfusun (15-64 yaş) en yüksek, bağımlı nüfusun ise en düşük olduğu aralıktır.
2
Türkiye'de son yıllarda doğum oranlarının hızla düştüğünü ve ortanca yaşın yükseldiğini (nüfusun yaşlandığını) düşünün.
3
Eğer bir ülkede yaşlı nüfus oranı artmaya başlıyorsa, o ülkenin demografik avantaj dönemi sona eriyor demektir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 2014 sonrası nüfus politikalarındaki söylem değişikliğini (en az 3 çocuk vurgusu gibi) bu pencerenin kapanma riskiyle ilişkilendirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 154Soru

Türkiye'de bazı şehirlerin ortaya çıkmasında ve kısa sürede büyümesinde, o bölgedeki zengin yeraltı kaynaklarının işletilmeye açılması ve buna bağlı olarak gelişen faaliyetler temel etken olmuştur.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi "maden şehri" fonksiyonuna örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batman

Cevap

Batman şehri, bölgedeki zengin petrol yataklarının işletilmeye açılmasıyla gelişmiş bir maden fonksiyonuna sahip şehirdir.
Doğru cevap olan Batman şehri, 1940'lı yıllarda Raman Dağı'nda petrol bulunmadan önce küçük bir yerleşme iken, petrol çıkarma ve işleme faaliyetlerinin (Batman Rafinerisi) etkisiyle çok hızlı bir büyüme göstermiş ve il statüsü kazanmıştır. Bu durum onu Türkiye'deki 'maden/enerji şehirleri' kategorisinin en belirgin örneklerinden biri yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin temel fonksiyonlarını analiz etme
Her şehrin gelişiminde baskın olan bir ekonomik faaliyet alanı (Tarım, Sanayi, Turizm, Maden vb.) belirlenir.
Soruda maden fonksiyonuyla gelişen şehri bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin gelişim nedenlerini değerlendirme
Adana (Tarım-Sanayi), Antalya (Turizm), Mersin (Liman), Bursa (Sanayi) iken Batman'ın petrol çıkarımıyla büyüdüğü tespit edilir.
Batman, Türkiye'de maden çıkarımına bağlı olarak en hızlı büyüyen şehirlerin başında gelir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Zonguldak (taş kömürü), Soma (linyit) ve Tavşanlı (linyit) gibi şehirlerin de benzer şekilde maden fonksiyonuyla geliştiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 155Soru

Türkiye'de son yıllarda doğurganlık hızının azalması ve ortanca yaşın yükselerek nüfusun yaşlanma sürecine girmesi, 'dinamik nüfus yapısını' korumaya yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin günümüzde (20142014 yılı ve sonrası) nüfus artış hızını yükseltmeye ve nüfusun niteliğini geliştirmeye yönelik uyguladığı güncel politikalar arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum yapan çalışan kadınlara yönelik kademeli ücretli izin hakları, esnek çalışma modelleri ve kreş desteği gibi teşviklerin artırılması

Cevap

Doğum yapan çalışan kadınlara yönelik kademeli ücretli izin hakları, esnek çalışma modelleri ve kreş desteği gibi teşviklerin artırılması Türkiye'nin güncel nüfus politikaları arasındadır.
Türkiye'de doğurganlık hızının yenilenme eşiği olan 2,12,1 seviyesinin altına düşmesi üzerine, 20142014 yılından itibaren doğum yapan annelere nakdi yardım, çalışan annelere yarı zamanlı çalışma hakkı ve kreş desteği gibi teşvikler verilmeye başlanmıştır. Bu uygulama doğrudan nüfusun dinamizmini korumayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin güncel demografik sorununu belirle.
Doğurganlık hızının düşmesi ve nüfusun yaşlanmaya başlaması temel sorundur.
Politikaların hangi ihtiyaca yönelik olduğunu anlamak için mevcut durumun tespiti gerekir.
2
20142014 sonrası uygulanan temel yaklaşımı analiz et.
Devlet, doğurganlık hızını artırmak için iş ve aile yaşamını uyumlulaştıran teşviklere odaklanmıştır.
Güncel politikaların yönünü (artırıcı/niteliksel) belirlemek seçenekleri elemeyi kolaylaştırır.
3
Seçeneklerdeki uygulamaları demografik hedeflerle karşılaştır.
Kadın çalışanlara verilen izin ve kreş destekleri doğrudan doğurganlığı teşvik ederken, diğer seçenekler göç, yerleşme veya sanayi ile ilgilidir.
Doğru seçeneğin doğrudan nüfus artışına hizmet ettiğini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Güncel Nüfus Politikaları (2014+2014+)

İpuçları

1
Türkiye'nin güncel nüfus sorununun 'yaşlanma' olduğunu ve çözümün 'doğurganlığı artırmak' olduğunu düşünün.
2
Seçeneklerde doğrudan anne ve çocuk sağlığına veya aile ekonomisine yönelik bir teşvik arayın.
3
20142014 sonrasında özellikle çalışan kadınların hem iş hayatında kalıp hem de çocuk sahibi olabilmelerini sağlayan yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nüfusun yaşlanmasının gelecekteki 'genç bağımlı' ve 'yaşlı bağımlı' nüfus oranlarına etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze kadar yaşanan göç hareketleri; nedenleri, türleri ve yarattığı sosyo-ekonomik sonuçlar bakımından büyük bir çeşitlilik arz etmektedir. Bu süreçte hem ülke sınırları içerisinde (iç göç) hem de ülke dışına doğru (dış göç) farklı nitelikte nüfus hareketleri gözlemlenmiştir.

Buna göre, Türkiye'deki göç hareketleri ve bu hareketlerin etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç göçler sonucunda büyük şehirlerde iş gücü arzının hızla artması, bu merkezlerdeki sanayi tesislerinde işçi ücretlerinin maliyetleri artıracak şekilde aşırı yükselmesine zemin hazırlar.

Cevap

İç göçler sonucunda büyük şehirlerde iş gücü arzının artmasının işçi ücretlerini yükselttiğini belirten ifade yanlıştır; aksine bu durum iş gücü maliyetlerini düşüren bir etkendir.
Doğru cevap, iş gücü arzı ve ücret ilişkisindeki hatayı tespit eden ifadedir. Türkiye'de iç göçlerin yoğun olduğu büyük şehirlerde iş gücü arzının (arz/sunum) artması, iş piyasasında rekabeti artırır ve iş gücü bolluğuna neden olur. Ekonomi kuralları gereği, bir kaynağın arzı talepten hızlı artarsa fiyatı (ücretler) yükselmez, aksine düşme eğilimi gösterir. Bu durum sanayici için iş gücü maliyetini düşüren bir avantajdır, ücretleri artıran bir yük değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün türlerini ve nedenlerini analiz et.
Tarımda makineleşme (itici), beyin göçü (dış/nitelikli), mevsimlik göç (geçici) gibi kavramların doğru tanımlandığını doğrula.
Seçeneklerdeki temel coğrafi ve ekonomik kavramların doğruluğunu test etmek için.
2
Göçün sonuçlarını ve ekonomik etkilerini değerlendir.
İş gücü arzı ve ücret ilişkisini incele.
Göçün iş piyasası üzerindeki etkisini belirlemek için.
3
Yanlış olan ekonomik ilişkiyi tespit et.
Bir yerde bir kaynağın (bu durumda iş gücü) arzı artarsa, o kaynağın birim fiyatının (ücretlerin) normal şartlarda düşmesi veya sabit kalması beklenir.
Hatalı çıkarımı belirleyerek doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Göçün Sosyo-Ekonomik Sonuçları ve İş Gücü Piyasası Etkisi

Daha Fazla Pratik

İç göçün kentlerde yarattığı 'kentleşme hızı > sanayileşme hızı' dengesizliğinin sonuçlarını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 157Soru

Türkiye’de 19501950 yılında nüfusun ortanca yaşı 1919 iken, 20232023 yılında bu değer 3434’e yükselmiştir. Aynı dönemde tarım sektöründe çalışanların oranı %80\%80’lerden %15\%15’in altına gerilerken, hizmetler sektörünün payı %50\%50’nin üzerine çıkmıştır.

Nüfusun yapısal özelliklerindeki bu değişimler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortanca yaşın yükselmesi ve hizmet sektörünün payının artması, Türkiye’nin demografik dönüşüm sürecinde ileri bir aşamaya geçtiğini gösterir.

Cevap

Ortanca yaşın yükselmesi ve hizmet sektörünün payının artması, Türkiye’nin demografik dönüşüm sürecinde ileri bir aşamaya geçtiğini gösterir.
Ortanca yaşın yükselmesi (yaşlanma süreci) ve ekonomik faaliyetlerde tarımdan hizmetler sektörüne doğru yaşanan kayma, bir ülkenin demografik geçiş sürecinde geleneksel yapıdan modern yapıya geçtiğinin en güçlü kanıtlarıdır. Türkiye'de bu süreç, çocuk nüfus oranının azalması ve yaşlı nüfusun payının artmasıyla birlikte ilerlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Demografik veriyi analiz et
Ortanca yaşın 1919'dan 3434'e çıkması, doğum oranlarının düştüğünü ve yaşam süresinin uzadığını (nüfusun yaşlandığını) gösterir.
Demografik dönüşüm modelinde yaşlanan nüfus, gelişmişlik yolunda ilerleyen ülkelerin özelliğidir.
2
Ekonomik veriyi analiz et
Tarımsal istihdamın azalması ve hizmet sektörünün payının %50\%50'yi aşması, ekonominin modernleştiğini gösterir.
Sektörel dağılımda hizmet ve sanayinin payının artması, ülkenin gelişmişlik seviyesinin yükseldiğinin kanıtıdır.
3
İki veriyi sentezle
Hem yaş yapısındaki değişim hem de sektörel kayma aynı yöne (modernleşme/gelişme) işaret etmektedir.
Bu durum Türkiye'nin demografik fırsat penceresinin açık olduğu ancak nüfusun yaşlanmaya başladığı bir aşamada olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Sektörel Dağılım İlişkisi

İpuçları

1
Ortanca yaşın artması nüfusun yaşlandığı, tarımın payının düşmesi ise ekonominin modernleştiği anlamına gelir.
2
Gelişmiş ülkelerde hizmetler sektörü baskınken, az gelişmiş ülkelerde tarım sektörü baskındır.

Daha Fazla Pratik

Demografik fırsat penceresi kavramını ve Türkiye'deki yaşlı nüfus oranının %10 barajını aşmasının sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 158Soru

Türkiye'de son yirmi yıllık süreçte demografik dönüşümün ileri aşamalarına geçilmesiyle birlikte; çocuk bağımlılık oranının hızla gerilediği, buna karşılık yaşlı bağımlılık oranındaki artışın toplam bağımlılık yükünü dengeleyerek yukarı yönlü bir ivmeye taşımaya başladığı görülmektedir. Bu yapısal değişim süreci, Türkiye'nin "demografik fırsat penceresi" olarak tanımlanan ve ekonomik büyüme için avantaj sağlayan dönemin dinamiklerini doğrudan etkilemektedir.

Bu bilgiler ışığında, Türkiye'nin mevcut nüfus yapısı ve gelecekteki eğilimleri hakkında yapılacak aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun üzerindeki ekonomik bağımlılık yükünün niteliği, eğitim odaklı harcamalardan sağlık ve sosyal güvenlik odaklı harcamalara doğru kaymaktadır.

Cevap

Nüfusun üzerindeki ekonomik bağımlılık yükünün niteliği, eğitim odaklı harcamalardan sağlık ve sosyal güvenlik odaklı harcamalara doğru kaymaktadır.
Türkiye'de çocuk bağımlılık oranının azalması ve yaşlı bağımlılık oranının artması, toplam bağımlı nüfusun yaş yapısının değiştiğini gösterir. Bu durum, toplumun ve devletin ayırması gereken kaynakların çocukların eğitimi ve büyümesinden, yaşlıların sağlık, bakım ve sosyal güvenlik ihtiyaçlarına doğru yapısal bir kayma yaşayacağını doğrular. Bu süreç demografik fırsat penceresinin yavaş yavaş kapanmaya başladığının işaretidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağımlılık oranlarının bileşenlerini analiz etme
Toplam bağımlılık oranı == çocuk bağımlılığı (00-1414 yaş) ++ yaşlı bağımlılığı (65+65+ yaş) formülü hatırlanır.
Soruda verilen oransal değişimlerin toplam yük üzerindeki etkisini anlamak için gereklidir.
2
Verilen değişim eğilimini yorumlama
Çocuk bağımlılığı \downarrow, Yaşlı bağımlılığı \uparrow ve Toplam Bağımlılık /\rightarrow/\uparrow olduğu tespit edilir.
Türkiye'nin demografik bir eşikte olduğu ve bağımlı nüfusun yaş kompozisyonunun değiştiği görülür.
3
Yapısal sonucun ekonomik yansımasını belirleme
Bağımlı nüfusun çoğunluğunu çocukların oluşturduğu dönemden yaşlıların oluşturacağı döneme geçişin kamu harcamalarının niteliğini (okul yerine hastane/emeklilik) değiştireceği sonucuna varılır.
Demografik fırsat penceresinin kapanmaya başlaması, üretken nüfusun üzerindeki yaşlı bakım yükünün artması anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Demografik Fırsat Penceresi ve Yaş Bağımlılık Oranları

İpuçları

1
Bağımlılık oranlarını çocuk ve yaşlı olarak iki ayrı kalem olarak düşünün.
2
Türkiye'nin nüfus piramidinin tabanının daralması çocuk oranını azaltırken, tepesinin genişlemesi yaşlı oranını artırır.
3
Aktif nüfusun (15-64 yaş) üzerindeki yükün 'kimden' 'kime' geçtiğini analiz edin.

Daha Fazla Pratik

TÜİK'in nüfus projeksiyonlarını inceleyerek 2050 ve 2075 yıllarında yaşlı bağımlılık oranının ulaşacağı seviyeleri analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 159Soru

Türkiye'nin kırsal yerleşme düzeninde, yerleşme süresine göre 'kalıcı' grupta yer alan ve özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde birkaç mahallenin bir idari birim altında toplanmasıyla oluşan yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan
Divan yerleşmesi; mahalle, mezra ve çiftlik ile birlikte 'kalıcı' köy altı yerleşmeleri grubunda yer alır. Özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olması ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşması ayırt edici özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme süresini belirlemek
Soru 'kalıcı' bir yerleşme tipini sormaktadır.
Köy altı yerleşmeleri yerleşme süresine göre kalıcı (mezra, divan, mahalle, çiftlik) ve geçici (yayla, kom, ağıl, oba, dam, dalyan) olarak ikiye ayrılır.
2
Bölgesel özellikleri analiz etmek
Soru 'Batı Karadeniz' bölgesini işaret etmektedir.
Divan yerleşmesi karakteristik olarak Batı Karadeniz'de (Bolu, Sakarya, Zonguldak çevresi) görülür.
3
Yapısal tanımı eşleştirmek
Birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan yapı 'Divan' olarak adlandırılır.
Divanlar, idari olarak köye bağlı mahallelerin bir araya gelmesiyle oluşan ekonomik ünitelerdir.

Anahtar Kavram

Kalıcı Köy Altı Yerleşmeleri ve Bölgesel Dağılımı

Daha Fazla Pratik

Kalıcı yerleşmelerin (mezra, divan, çiftlik, mahalle) ortak özelliklerini ve temel ekonomik faaliyetlerini (tarım) tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 160Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişimi; doğal çevre faktörleri ile beşerî ve ekonomik faaliyetlerin karşılıklı etkileşimi sonucunda şekillenir. Özellikle ağır sanayi ve liman fonksiyonunun eşleştiği merkezlerde, kentin etki alanı (hinterland), büyük oranda gerisindeki art bölge ile olan ulaşım olanaklarına ve yer şekillerinin uzanışına bağlıdır.

Bu bilgiler ışığında; hem ağır sanayi hem de liman fonksiyonuna sahip olmalarına rağmen, yer şekillerinin ulaşım üzerindeki kısıtlayıcı etkisi nedeniyle birinin etki alanının diğerine göre çok daha dar kalması, aşağıdaki şehir ikililerinden hangisinde en net şekilde gözlemlenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskenderun - Karadeniz Ereğli

Cevap

İskenderun ve Karadeniz Ereğli arasındaki fark, topografik engellerin hinterland üzerindeki etkisini en net şekilde gösterir.
Doğru seçenek olan İskenderun ve Karadeniz Ereğli ikilisinde, her iki kent de Türkiye'nin devasa demir-çelik tesislerine ve stratejik limanlara sahip kentsel odaklardır. Ancak İskenderun, Nur Dağları'nı aşan Belen Geçidi sayesinde İç ve Güneydoğu Anadolu ile güçlü bağlar kurarak geniş bir hinterlanda kavuşmuştur. Karadeniz Ereğli ise hemen gerisinden başlayan sarp Kuzey Anadolu Dağları nedeniyle iç kesimlerle ulaşım bağlantısında büyük engellerle karşılaşmış ve etki alanı fiziksel coğrafya tarafından daraltılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Ağır sanayi (demir-çelik) ve liman fonksiyonu kriterlerine uyan merkezleri belirle.
İskenderun ve Karadeniz Ereğli, Türkiye'nin en büyük iki demir-çelik fabrikasına (İSDEMİR ve ERDEMİR) ve gelişmiş limanlara sahiptir.
Soru kökündeki fonksiyonel uzmanlaşma bu iki kenti ön plana çıkarır.
2
Bu iki kentin yer şekilleri ve ulaşım geçitlerini analiz et.
İskenderun'da Nur Dağları üzerinde Belen Geçidi bulunur; Ereğli'de ise kıyıya paralel uzanan yüksek ve engebeli Kuzey Anadolu Dağları ulaşımı kısıtlar.
Dağların uzanışı ve geçit varlığı hinterlandın genişliğini doğrudan belirler.
3
Art bölge (hinterland) derinliğini karşılaştır.
İskenderun limanı İç Anadolu ve Güneydoğu'ya kolayca bağlanırken, Ereğli limanı yerel sanayi odağında kalır.
Yer şekillerinin kısıtlayıcı etkisi Ereğli'nin bölgesel çekim gücünü sınırlandırmıştır.

Anahtar Kavram

Hinterland ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Şehirlerin sahip olduğu ağır sanayi kolunu (örneğin Demir-Çelik) düşünün.
2
Nur Dağları (İskenderun) ve Kuzey Anadolu Dağları'nın (Ereğli) ulaşımı nasıl farklı etkilediğini analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Limanların art bölge genişliğini etkileyen diğer faktörler için Samsun ve Trabzon limanlarını karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde Belen Geçidi'nin konumunu ve Karadeniz kıyı kuşağının dikeyliğini hayal ederek ulaşım rotalarını çizebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 8 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 8 | Examkin