Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 421Soru

Türkiye'de ipek böcekçiliği faaliyetleri geleneksel olarak Bursa, Bilecik ve çevresinde yoğunlaşmışken, günümüzde yaş ipek kozası üretiminde Diyarbakır ilk sırada yer almaktadır. Bursa ve çevresinde bu faaliyetin payının zamanla azalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara Bölgesi'ndeki sanayileşme ve şehirleşme baskısının tarım alanlarını daraltması ve alternatif iş kollarının getirisinin daha yüksek olması

Cevap

Marmara Bölgesi'ndeki sanayileşme ve şehirleşme baskısının tarım alanlarını daraltması ve alternatif iş kollarının getirisinin daha yüksek olması
İpek böcekçiliği emek yoğun bir faaliyettir. Marmara Bölgesi'nde sanayi ve hizmet sektörünün hızla büyümesi, tarım topraklarının sanayi tesislerine veya yerleşim alanlarına dönüşmesine yol açmıştır. Ayrıca, fabrikada çalışmanın getirisi ipek böcekçiliğine göre daha cazip hale geldiği için iş gücü bu alandan çekilmiştir. Bu nedenle üretim, sanayileşmenin daha az olduğu ve iş gücü maliyetinin daha düşük olduğu Diyarbakır gibi illere kaymıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin özelliğini analiz et
İpek böcekçiliği, dut yaprağına ve yoğun insan emeğine dayalı, katma değeri yüksek ancak zahmetli bir hayvancılık türüdür.
Değişimin nedenini anlamak için faaliyetin gereksinimlerini bilmek gerekir.
2
Marmara Bölgesi'ndeki ekonomik dönüşümü değerlendir
Bursa ve çevresinde otomotiv, tekstil ve gıda sanayisinin gelişmesi, iş gücünün bu alanlara kaymasına neden olmuştur.
Sanayileşmiş bölgelerde emek yoğun geleneksel tarım/hayvancılık kolları genellikle geriler.
3
Diyarbakır'ın yükselişini yorumla
Güneydoğu Anadolu'da sanayileşmenin Marmara'ya göre daha düşük olması ve bu faaliyetin kırsal kalkınma için önemli bir gelir kapısı olarak teşvik edilmesi üretimi bu bölgeye kaydırmıştır.
Ekonomik faaliyetler her zaman alternatif maliyetlere ve bölgesel avantajlara göre yer değiştirir.

Anahtar Kavram

Hayvancılık faaliyetlerinde mekânsal değişim ve ekonomik faktörler

İpuçları

1
Bursa ve Diyarbakır'ın ekonomik gelişmişlik düzeylerini karşılaştırın.
2
Bir bölgede sanayi ve şehirleşme artarsa, o bölgedeki geleneksel tarım ve hayvancılık alanlarına ne olur?
3
Sanayileşme, iş gücünü ve toprağı geleneksel üretimden daha karlı olan fabrikalara ve binalara çeker.

Daha Fazla Pratik

Kümes hayvancılığının Marmara'da yoğunlaşma nedenleri ile ipek böcekçiliğinin oradan uzaklaşma nedenlerini karşılaştırarak ekonomik coğrafya mantığını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 422Soru

Türkiye, jeolojik açıdan genç oluşumlu bir yapıya sahip olması nedeniyle kırıklı yer yapısının (fay hatlarının) oldukça yaygın olduğu bir ülkedir. Bu jeolojik özellik, Türkiye'de aşağıdaki turizm türlerinden hangisinin gelişmesine doğrudan ve en fazla katkı sağlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal Turizm

Cevap

Türkiye'nin genç oluşumlu ve kırıklı yer yapısına bağlı olarak gelişen turizm türü Termal Turizm'dir.
Doğru yanıt olan termal turizm, doğrudan yerin altındaki jeolojik yapı ve kırıklı hatlarla ilişkilidir. Türkiye'nin genç oluşumlu olması nedeniyle hemen her bölgesinde (özellikle Ege'deki graben sahaları ve Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca) sıcak su kaynakları bulunur. Bu durum Türkiye'yi Avrupa'da termal kaynaklar açısından birinci sıraya taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin jeolojik yapısı ile turizm arasındaki ilişkiyi analiz etme.
Genç oluşumlu arazi = Çok sayıda aktif fay hattı.
Genç araziler henüz oturmamış ve hareketli olduğu için kırıklı yapı fazladır.
2
Fay hatlarının yer altı suları üzerindeki etkisini belirleme.
Fay hatları boyunca yüzeye çıkan sıcak ve mineralli sular (jeotermal kaynaklar).
Kırık hatları, yerin derinliklerindeki sıcak suların yüzeye ulaşması için kanal görevi görür.
3
Bu kaynakların hangi turizm türünü beslediğini saptama.
Termal Turizm (Sağlık Turizmi).
Sıcak su kaynakları kaplıca ve sağlık tesislerinin temel kaynağıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin jeolojik yapısı ile jeotermal kaynaklar (termal turizm) arasındaki paralellik.

İpuçları

1
Yerin altından gelen kaynakların (sıcak su) hangi turizm türünü etkileyebileceğini düşünün.
2
Fay hatları ve jeotermal kaynaklar Türkiye'de kaplıca turizminin temelidir.
3
Kaplıca, ılıca ve içmece gibi sağlık odaklı tesisler hangi genel turizm başlığı altında toplanır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ana fay hatlarının geçtiği iller ile termal turizm merkezlerinin harita üzerindeki çakışmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 423Soru

Türkiye'de son yıllarda enerji arz güvenliğini artırmak ve enerji ithalatından kaynaklanan cari açığı azaltmak amacıyla nükleer enerji yatırımlarına stratejik önem verilmektedir. Bu doğrultuda Mersin-Akkuyu ve Sinop-İnceburun gibi sahalar nükleer güç santrali (NGS) projeleri için belirlenmiştir.

Nükleer güç santrallerinin yer seçiminde yukarıda belirtilen merkezlerin tercih edilmesindeki en temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jeolojik yapının sismik açıdan kararlı olması ve soğutma suyu imkanı

Cevap

Nükleer santrallerin yer seçiminde en temel belirleyici faktörler, arazinin sismik (deprem) riskinin düşük olması ve tesisin soğutulması için gerekli olan su kaynağına (deniz kıyısı) kolay erişimdir.
Nükleer santrallerin işletilmesi sırasında reaktörü soğutmak amacıyla devasa miktarda suya ihtiyaç duyulur. Ayrıca, radyoaktif güvenlik nedeniyle bu tesislerin deprem riskinin (sismik aktivite) en düşük olduğu, jeolojik açıdan kararlı alanlara inşa edilmesi zorunludur. Türkiye'de Mersin ve Sinop bu her iki şartı (deniz kıyısı ve düşük deprem riski) aynı anda sağlayan en uygun sahalardır.

Adım Adım Çözüm

1
Nükleer santrallerin çalışma prensibini analiz edin.
Nükleer reaktörler sürekli ve yüksek miktarda ısı üretir; bu ısının güvenli bir şekilde tahliyesi için büyük miktarda soğutma suyuna ihtiyaç duyulur.
Mersin ve Sinop'un kıyı şeridinde seçilmesinin temel nedenlerinden biri deniz suyuna erişimdir.
2
Güvenlik kriterlerini ve Türkiye'nin jeolojik yapısını değerlendirin.
Nükleer tesislerin güvenliği için deprem riskinin en düşük olduğu kararlı (masif) araziler seçilmelidir.
Mersin (Akkuyu) ve Sinop, Türkiye'nin aktif fay hatlarından (KAF, DAF, BAF) en uzak ve deprem tehlikesinin en az olduğu bölgeler arasındadır.
3
Seçenekleri bu iki temel kritere (su ve sismik stabilite) göre eleyin.
Hammaddeye yakınlık, sanayi merkezi veya ulaşım gibi faktörlerin ikincil planda kaldığı görülür.
Nükleer enerji bir 'baz yük' santralidir ve en kritik seçici unsuru işleme güvenliğidir.

Anahtar Kavram

Nükleer Enerji Santrallerinde Yer Seçimi Kriterleri

İpuçları

1
Nükleer santrallerin neden hep deniz kıyısında ve depremden uzak yerlere kurulduğunu düşünün.
2
Türkiye deprem haritasını hatırlayın; Mersin ve Sinop sismik açıdan en güvenli kuşaklardadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer enerji santrallerinin (Linyit, Hidroelektrik) yer seçim kriterlerini nükleer enerji ile karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 424Soru

Türkiye, sahip olduğu yerel değerleri ve kültürel birikimi uluslararası ölçekte markalaştırmak amacıyla UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı (Creative Cities Network) içerisinde aktif olarak yer almaktadır. Bu ağ bünyesinde şehirler; gastronomi, müzik, tasarım, zanaat ve halk sanatları gibi belirli temalar üzerinden tescillenerek turizm potansiyellerini artırmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda yer aldığı tema, karşısında yanlış olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şanlıurfa - Gastronomi

Cevap

Şanlıurfa - Gastronomi eşleşmesi yanlıştır; çünkü Şanlıurfa, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na 'Müzik' alanında dahil edilmiştir.
Şanlıurfa, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na (Creative Cities Network) 2023 yılında 'Müzik' temasıyla dahil edilmiştir. Türkiye'de gastronomi alanında tescilli şehirler Gaziantep, Hatay, Afyonkarahisar ve Kayseri'dir. Bu nedenle Şanlıurfa ile Gastronomi temasının eşleştirilmesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı (UCCN) kavramını ve Türkiye'deki illerin hangi temalarla temsil edildiğini hatırla.
Türkiye'de Gastronomi, Müzik, Tasarım ve Zanaat/Halk Sanatları alanlarında tescilli şehirler bulunmaktadır.
Sorunun doğru çözümü için şehir-tema eşleşmelerinin güncel bilgisini kontrol etmek gerekir.
2
Gastronomi alanındaki şehirleri belirle.
Gaziantep (2015), Hatay (2017), Afyonkarahisar (2019) ve Kayseri (2023) gastronomi şehirleridir.
Şanlıurfa'nın bu grupta yer alıp almadığını teyit etmek için gastronomi listesini bilmek önemlidir.
3
Şanlıurfa'nın ağa dahil olma sürecini ve temasını analiz et.
Şanlıurfa, 2023 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na 'Müzik' temasıyla kabul edilmiştir.
Şehrin mutfak kültürü (gastronomi) çok gelişmiş olsa da uluslararası resmi tescili müzik alanındadır.

Anahtar Kavram

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı ve Şehir-Tema Eşleşmeleri

İpuçları

1
Türkiye'de gastronomi alanında tescilli sadece 4 şehir bulunmaktadır. Bu şehirleri hatırlamaya çalışın.
2
Şanlıurfa, mutfak kültürüyle çok ünlü olsa da bu ağa 'Müzik' temasıyla, Kırşehir ile aynı kategoride kabul edilmiştir.
3
Gastronomi şehirlerimiz Gaziantep, Hatay, Afyonkarahisar ve en son eklenen Kayseri'dir. Şanlıurfa ise 2023'te müzik şehri olmuştur.

Daha Fazla Pratik

Cittaslow (Sakin Şehirler) listesindeki son üyeleri (örneğin Daday ve Safranbolu) inceleyerek güncel turizm verilerini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken şehirlerin 'ilk' olma özelliklerini hatırlamak faydalıdır: İlk gastronomi şehri Gaziantep, ilk müzik şehri Kırşehir, ilk zanaat şehri Kütahya, ilk tasarım şehri İstanbul'dur. Şanlıurfa ve Kayseri 2023'ün yeni üyeleridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 425Soru

Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve arazi yapısı göz önüne alındığında, yerli rezervler bakımından oldukça zengin olan ve ülkenin hemen her coğrafi bölgesinde yatakları bulunan enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit

Cevap

Türkiye'de en yaygın bulunan ve rezervi yüksek olan enerji kaynağı linyittir.
Linyit, Türkiye'nin ana iskeletinin oluştuğu Üçüncü Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) meydana gelmiş bir kömür türüdür. Bu nedenle ülkemizin yedi coğrafi bölgesinde de linyit yatakları mevcuttur ve termik santrallerde enerji üretimi için en yaygın kullanılan yerli kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin baskın jeolojik zamanını belirlemek.
Türkiye arazisinin büyük bir kısmı 3.3. jeolojik zamanın (Tersiyer) sonları ve 4.4. jeolojik zamanın (Kuvaterner) başlarında oluşmuştur.
Bir madenin veya enerji kaynağının yaygınlığı, oluştuğu dönem ile ülkenin ana jeolojik karakterinin uyumuna bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki kaynakların oluşum zamanlarını karşılaştırmak.
Linyit 3.3. zamanda oluşurken, taş kömürü 1.1. zamanda oluşmuştur.
Linyit oluşumu Türkiye'nin genel jeolojik yaşıyla örtüştüğü için her bölgede (Ege, Marmara, İç Anadolu, Doğu Anadolu vb.) linyit yataklarına rastlanır.
3
Dışa bağımlılık ve bölgesel kısıtlılık durumunu kontrol etmek.
Doğalgaz ve petrol büyük oranda ithal edilir; taş kömürü ve petrol sadece belirli bölgelerde (Zonguldak ve Güneydoğu Anadolu) bulunur.
Soru kökünde belirtilen 'her coğrafi bölgede yaygın bulunma' kriterini sadece linyit karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeolojik Zamanları ve Maden İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin 'genç oluşumlu' bir ülke olduğunu ve arazisinin çoğunun 3. Jeolojik Zaman'da şekillendiğini düşünün.
2
Ege'de Soma, Doğu Anadolu'da Afşin-Elbistan gibi çok farklı bölgelerdeki termik santrallerin hangi yakıtla çalıştığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Farklı linyit yataklarını (Soma, Tunçbilek, Yatağan, Afşin-Elbistan) harita üzerinde çalışarak bu yaygınlığı görselleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 426Soru

Elektrik ve elektronik sanayisinin vazgeçilmez hammaddelerinden biri olan ve yüksek iletkenlik özelliği sayesinde haberleşme kablolarının yapımında yoğun olarak kullanılan önemli bir yer altı kaynağımızdır. Ülkemizdeki en önemli çıkarım alanları arasında Artvin (Murgul), Kastamonu (Küre) ve Rize (Çayeli) bulunmaktadır.

Bazı temel özellikleri ve çıkarım merkezleri verilen bu maden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakır

Cevap

Doğru cevap Bakır'dır. Yüksek iletkenliği ve Karadeniz (Murgul, Küre, Çayeli) havzasındaki yaygın çıkarım alanları bu madeni işaret etmektedir.
Verilen özellikler bakır madenine aittir. Bakır, elektriği çok iyi ilettiği için elektrik-elektronik ve kablo sanayisinin en temel metalidir. Türkiye'de en çok Karadeniz Bölgesi'nde; Artvin (Murgul), Kastamonu (Küre) ve Rize'de (Çayeli) çıkarılır. Ayrıca Elazığ (Maden) ve Diyarbakır (Ergani) diğer önemli çıkarım merkezleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanım alanını analiz et
Elektrik, elektronik ve haberleşme alanında kullanılan maddenin yüksek iletkenliğe sahip metalik bir maden olması gerektiği belirlenir.
Madenlerin kullanım alanları, onların fiziksel özellikleriyle (iletkenlik, sertlik vb.) doğrudan ilişkilidir.
2
Çıkarım merkezlerini harita bilgisiyle eşleştir
Artvin (Murgul), Kastamonu (Küre) ve Rize (Çayeli) yörelerinin Karadeniz Bölgesi'nde yer aldığı ve bu kuşağın belirli bir maden bakımından zengin olduğu tespit edilir.
Türkiye'de maden yataklarının dağılışı bölgesel farklılıklar gösterir ve belirli şehirler belirli madenlerle özdeşleşmiştir.
3
Verileri birleştirerek sonuca ulaş
Hem iletken olan hem de belirtilen Karadeniz yörelerinde çıkarılan yer altı kaynağının Bakır olduğu sonucuna varılır.
Verilen iki ipucu da (kullanım alanı ve coğrafi konum) yalnızca bakır madeninin özellikleriyle örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bakır madeninin çıkarıldığı yerler ve ekonomik kullanım alanları

İpuçları

1
Soruda verilen yerlerin (Murgul, Küre, Çayeli) ülkemizin hangi coğrafi bölgesinde (Karadeniz) yoğunlaştığına dikkat edin.
2
Elektrik kablolarının içinde sıklıkla gördüğümüz, yüksek iletkenliğe sahip kızıl-kahverengi renkteki metali düşünün.
3
Bu maden, Artvin ve Kastamonu'da çıkarıldıktan sonra genellikle Karadeniz kıyısındaki Samsun İzabe Tesislerinde işlenmektedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de krom ve bor minerallerinin en çok çıkarıldığı yerleri de harita üzerinden incelemeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 427Soru

Türkiye'de termik santrallerin lokasyon tercihlerinde 'hammaddeye yakınlık' en temel faktörlerden biridir. Özellikle kalorisi düşük ve nakliye maliyeti yüksek olan yerli linyit yataklarının bulunduğu alanlarda bu durum belirgindir. Ancak bazı büyük kapasiteli termik santraller, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla farklı bir stratejiyle, yerli yataklar yerine ithal kaynakların kullanımına ve soğutma suyu ihtiyacına bağlı olarak kıyı kuşağında konumlandırılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki termik santrallerden hangisinin kuruluş yerinin belirlenmesinde hammadde kaynağına yakınlık ilkesi gözetilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sugözü (Adana)

Cevap

Adana'da yer alan Sugözü Termik Santrali, kuruluş yerinin belirlenmesinde hammadde kaynağına yakınlığın gözetilmediği seçenektir.
Sugözü Termik Santrali (Adana), enerji kaynağı olarak yerli linyit yataklarını değil, gemilerle getirilen 'ithal kömürü' kullanmaktadır. Bu nedenle santral maden sahalarına yakın bir yere değil, kömürün limana ulaşımı ve soğutma suyu ihtiyacının kolay karşılanması için kıyı şeridine kurulmuştur. Bu durum, sanayide kuruluş yeri seçiminde 'ulaşım' ve 'su kaynakları' faktörlerinin 'hammaddeye yakınlık' faktörünün önüne geçtiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Termik santrallerin yer seçim kriterlerini analiz et.
Linyit santralleri düşük kalori ve yüksek taşıma maliyeti nedeniyle madene yakın kurulur; ithal kömür santralleri ise limanlara kurulur.
Türkiye'deki termik santrallerin coğrafi dağılım mantığını anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki santrallerin yakıt türlerini belirle.
Yatağan, Çayırhan, Orhaneli ve Tunçbilek linyit ile çalışırken; Sugözü (İskenderun/Yumurtalık) ithal kömür ile çalışır.
Yakıt türü, santralin neden orada olduğunu açıklar.
3
Hammadde bağımlılığını kontrol et.
Yerli linyit kullananlar hammaddeye bağımlıdır; ithal kömür kullananlar dış kaynaklı olduğu için ulaşıma (liman) bağımlıdır.
Soruda sorulan 'gözetilmemiştir' ifadesine yanıt bulmak için son ayrımdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de termik santrallerin yer seçiminde hammaddeye yakınlık (Linyit) vs. Ulaşım/Su (İthal Kömür/Doğal Gaz) ayrımı.

İpuçları

1
Seçeneklerdeki santrallerin hangi tür kömür (yerli linyit mi, ithal taş kömürü mü) kullandığını düşünün.
2
Linyit taşınması zor bir yakıttır; bu yüzden fabrikalar madenin yanına kurulur. İthal edilen yakıtlar ise limana ihtiyaç duyar.
3
Adana'daki santral, yurt dışından gelen yüksek kalorili kömürü kullanır. Bu kömür gemilerle geldiği için santral kıyıdadır.

Daha Fazla Pratik

Zonguldak'taki Çatalağzı Termik Santrali ile Eren (ZETES) santralini karşılaştırın; biri yerli taş kömürüne (hammadde) dayanırken diğeri ithal kömüre (ulaşım) dayanır.

Alternatif Yöntem

Santrallerin yakıt türlerine göre gruplandırma yöntemi: A, B, D ve E seçenekleri 'Linyit' grubu iken, C seçeneği 'İthal Kömür' grubundadır. Yer seçimi mantığı yakıta göre değiştiği için farklı grupta olan cevap olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 428Soru

Türkiye'de bir tarım ürününün doğal olarak yetiştirilebildiği alanlar, o bölgenin iklim şartlarıyla doğrudan ilgilidir. Özellikle olgunlaşma ve toplanma evresinde bol güneşlenme ile kuraklık isteyen ürünler, her mevsimi yağışlı geçen yörelerde verimli bir şekilde yetiştirilemez. Buna göre, yıl boyu düzenli yağış alan ve belirgin bir kurak dönemi bulunmayan bir yörede aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekonomik anlamda yetiştirilmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamuk

Cevap

Hasat döneminde kuraklık isteyen pamuk, her mevsimi yağışlı geçen yörelerde yetiştirilemez.
Doğru yanıt olan pamuk, büyüme döneminde yüksek sıcaklık ve bol su (yağış veya sulama yoluyla) isterken; kozaların açılması, olgunlaşması ve hasadı sırasında kesinlikle yaz kuraklığına ve güneşlenmeye ihtiyaç duyar. Yıl boyu yağış alan bölgelerde pamuk kozaları ıslanarak çürüyeceği için bu alanlarda pamuk tarımı ekonomik olarak yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki iklim tipini tanımlama
Yıl boyu düzenli yağış alan ve kurak dönemi olmayan bölgenin Karadeniz iklim özelliklerini taşıdığı belirlenir.
Bu yörede hangi iklim şartlarının hakim olduğunu netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki tarım ürünlerinin iklim isteklerini analiz etme
Mısır, fındık, çay ve kivinin bol yağışa uyum sağladığı, ancak pamuğun kozalarının açılması için hasat döneminde kuraklığa ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Ürünlerin su ihtiyaçları ile yörenin yağış rejimi arasındaki uyumsuzluğu bulmak için.

Anahtar Kavram

Tarım ürünlerinin iklim seçiciliği, büyüme ve hasat dönemi yağış/kuraklık ilişkisi.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'yıl boyu düzenli yağış alan ve kurak dönemi bulunmayan yöre' Türkiye'de Karadeniz iklimini tarif etmektedir.
2
Çay, fındık, kivi ve mısır bol nem ve düzenli yağış isteyen, Karadeniz iklimine mükemmel uyum sağlamış ürünlerdir.
3
Kozalarının kaliteli şekilde açılması için yaz mevsiminin sonunda mutlaka şiddetli sıcak ve kurak bir havaya ihtiyaç duyan tekstil (dokuma) bitkisi hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Pamuğa benzer şekilde hasat döneminde yaz kuraklığı isteyen buğday ve kırmızı mercimek gibi ürünlerin Türkiye'deki yetiştirilme alanlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 429Soru

Türkiye'de maden işleme tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım-pazarlama olanakları gibi temel ekonomik faktörler dikkate alınır. Bazı tesisler doğrudan maden yatağının bulunduğu alana inşa edilirken, bazıları ise ithalat ve ihracat kolaylığı sağlayan liman şehirlerine kurulmuştur.

Buna göre, aşağıdaki tabloda verilen maden, çıkarım alanı ve işleme tesisi eşleştirmelerinden hangilerinde tesisin kuruluş yeri, 'hammaddeye yakınlık' ilkesinden ziyade 'ulaşım' faktörüyle açıklanır?

NoMadenÇıkarım Alanıİşleme Tesisi
IBakırKastamonu (Küre)Samsun
IIKromElazığ (Guleman)Elazığ
IIIDemirSivas (Divriği)İskenderun
IVKurşun ve ÇinkoElazığ (Keban)Elazığ
VBor MineralleriBalıkesir (Bigadiç)Balıkesir (Bandırma)

Aşağıdakilerden hangisi bu durumu doğru bir şekilde ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve V

Cevap

I, III ve V numaralı öncüllerdeki tesisler ulaşım faktörüyle kurulmuştur.
Doğru cevap olan seçenek, hammaddeye uzak ancak ulaşım ve liman avantajı olan merkezleri (Samsun'da bakır işletmesi, İskenderun'da demir-çelik fabrikası ve Bandırma'da bor/asit tesisleri) bir araya getirmektedir. Bu tesislerin yer seçiminde temel kriter, işlenen ürünlerin pazarlanması ve sevkiyatındaki kolaylıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki madenlerin çıkarıldığı yerler ile işlendiği yerler arasındaki mesafeyi ve coğrafi konumu analiz edin.
I, III ve V numaralı eşleşmelerde madenlerin çıkarıldığı yer ile işlendiği yer farklıdır ve işleme yerleri önemli liman şehirleridir.
Kuruluş yeri seçimi hammadde kaynağında değilse, genellikle ulaşım veya enerji faktörü aranır.
2
Samsun, İskenderun ve Bandırma'nın ortak özelliğini belirleyin.
Bu üç merkez de hinterlandı geniş, ulaşım olanakları gelişmiş liman şehirleridir.
Madenlerin işlenip ihraç edilmesi veya ek yardımcı maddelerin getirilmesi için liman avantajı kritiktir.
3
II ve IV numaralı tesislerin konumunu değerlendirin.
Elazığ hem krom hem de kurşun-çinko yataklarının merkezidir.
Madenin çıkarıldığı ilde işlenmesi 'hammaddeye yakınlık' ilkesine uygundur.

Anahtar Kavram

Maden İşleme Tesislerinin Kuruluş Yeri Faktörleri

İpuçları

1
Liman şehirlerindeki fabrikaların genellikle hammaddeye uzak, ulaşıma yakın olduğunu unutmayın.
2
Samsun'da bakır, İskenderun'da ise demir madeni çıkarılmamaktadır; bu madenler buralara uzak illerden taşınmaktadır.
3
Bakır Küre'den Samsun'a, Demir Sivas'tan İskenderun'a, Bor ise Bigadiç'ten Bandırma'ya ulaşım ve liman avantajı için getirilir.

Daha Fazla Pratik

Karabük ve Ereğli Demir-Çelik fabrikalarının kuruluş nedenini (enerji kaynağına yakınlık) bu örneklerle karşılaştırarak çalışın.

Alternatif Yöntem

Fabrikaları 'Maden yerinde mi?' yoksa 'Liman şehrinde mi?' diye gruplandırarak eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 430Soru

Türkiye’nin dış ticaret stratejileri kapsamında önemli bir yere sahip olan "Serbest Bölgeler", ülkeye döviz girdisi sağlamak ve teknoloji transferini hızlandırmak amacıyla oluşturulmuş özel alanlardır. Bu bölgelerin işleyiş mekanizması ve yatırımcılara sunduğu imkanlar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi Serbest Bölgelerin kuruluş amaçları veya genel özellikleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretilen ürünlerin ve faaliyetlerin temel önceliğinin yurt içi tüketim merkezlerinin ihtiyacını karşılamak olması

Cevap

Üretilen ürünlerin temel önceliğinin yurt içi tüketim merkezlerine sunulması, serbest bölgelerin kuruluş amacı ile bağdaşmaz; bu bölgeler ihracat odaklıdır.
Serbest bölgelerin temel varlık sebebi ihracatı artırmak, uluslararası rekabet gücü kazanmak ve ülkeye döviz kazandırmaktır. Üretilen ürünlerin yurt içi tüketim merkezlerine sunulması bu bölgelerin önceliği değildir; aksine, bu bölgelerden Türkiye içine mal satışı yapılması 'ithalat' işlemi gibi prosedürlere tabi tutulur ve teşvik edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest bölgelerin tanımını ve kuruluş amacını hatırla.
Serbest bölgeler, ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek için gümrük hattı dışında bırakılan alanlardır.
Sorunun kökünde belirtilen hedefler (döviz girdisi, teknoloji) ihracatla doğrudan ilişkilidir.
2
Seçeneklerdeki 'hedef kitleyi' analiz et.
Dört seçenek ihracat, dış yatırım ve gümrük avantajları ile ilgiliyken, bir seçenek 'yurt içi tüketim' üzerine odaklanmıştır.
Serbest bölgeler iç ticareti değil, dış ticareti canlandırmak için vardır.
3
İstisnayı belirle.
Ürünlerin yurt içine sunulmasının zorunlu olması veya öncelikli olması, serbest bölge mantığına (ihracat odağına) aykırıdır.
İç piyasaya yönelik üretim yapan tesisler genellikle organize sanayi bölgelerinde veya diğer sanayi alanlarında yer alır.

Anahtar Kavram

Serbest Bölgelerin İhracat Odaklı Yapısı

İpuçları

1
Serbest bölgelerdeki 'serbest' ifadesi gümrük rejiminden bağımsız olmayı ifade eder.
2
Bu bölgelerin ana hedefinin 'iç ticaret' mi yoksa 'dış ticaret' mi olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki başlıca serbest bölgelerin (Mersin, İstanbul, Ege, Kocaeli) harita üzerindeki yerlerini ve hangi limanlarla ilişkili olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 431Soru

Türkiye'de sanayi coğrafyası incelendiğinde, bazı merkezlerin ham madde üreticisi olmamasına rağmen sahip olduğu ulaşım ağları, liman kapasitesi ve hinterland genişliği sayesinde belirli sanayi kollarında uzmanlaştığı görülür. Bu durum özellikle maliyet analizlerinin kritik olduğu ağır sanayi ve metalurji tesislerinde belirgin bir stratejik tercihtir.

Aşağıdaki tabloda bazı sanayi tesisleri ve bu tesislerin bulunduğu şehirler verilmiştir:

NoTesisŞehir
IIDemir-Çelik Fabrikasıİskenderun
IIIIBakır İşleme İşletmesiSamsun
IIIIIIPetrol Rafinerisiİzmit
IVIVAlüminyum FabrikasıSeydişehir
VVDemir-Çelik FabrikasıEreğli

Bu tesislerden hangilerinin kuruluş yeri belirlenirken "ham madde" veya "enerji kaynağına yakınlık" ilkesinden ziyade, temel kriter olarak "ulaşım ve pazar" olanakları tercih edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II, IIII ve IIIIII

Cevap

İskenderun Demir-Çelik, Samsun Bakır İşletmesi ve İzmit Petrol Rafinerisi tesislerinin kuruluşunda ulaşım ve pazar olanakları temel belirleyicidir.
İskenderun, Samsun ve İzmit merkezlerinde işlenen ham maddeler (demir, bakır, petrol) o bölgede bulunmamaktadır. Bu tesisler, ham maddenin getirilmesi ve işlenen ürünün dağıtılması için gerekli olan liman, demiryolu ve geniş tüketici pazarına erişim avantajları nedeniyle bu illerde kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ağır sanayi tesislerinin konum mantığını analiz etme
İskenderun'da demir ve kömür yatağı yoktur; demir Sivas'tan gelir, kömür ithal edilir. Kuruluş nedeni limandır (II - Ulaşım).
Maliyetleri düşürmek için ithal girdilere ve deniz yolu ulaşımına erişim sağlanmalıdır.
2
Bakır ve petrol tesislerini değerlendirme
Samsun'da bakır çıkmaz; maden Kastamonu-Küre'den gelir. Samsun liman ve demiryolu nedeniyle seçilmiştir (IIII - Ulaşım). İzmit'te petrol çıkmaz; pazar ve liman olanakları için rafineri kurulmuştur (IIIIII - Ulaşım/Pazar).
Ham maddenin bölge dışından getirilip işlenmesi, ulaşım avantajının ham maddeden daha baskın olduğunu kanıtlar.
3
Diğer seçenekleri eleme
Seydişehir'de boksit (ham madde) yatağı vardır (IVIV - Ham madde). Ereğli'de ise taş kömürü (enerji) bulunduğu için demir-çelik fabrikası kurulmuştur (VV - Enerji).
Bu iki merkez geleneksel ham madde ve enerjiye yakınlık ilkelerine uymaktadır.

Anahtar Kavram

Sanayi Kuruluş Yeri Faktörleri (Ulaşım vs. Ham Madde/Enerji)

İpuçları

1
Sanayi tesisinin bulunduğu yerde işlenen ürün yetişmiyor veya çıkarılmıyorsa, orada 'ham maddeye yakınlık' yoktur.
2
İskenderun ve Samsun gibi liman şehirlerine ham madde (demir ve bakır) dışarıdaki illerden veya yurt dışından getirilmektedir.
3
Seydişehir ve Ereğli-Karabük örneklerini 'ham madde' ve 'enerji' olarak eleyip liman-pazar odaklı olan üçlüyü belirleyin.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki şeker fabrikalarının dağılımını inceleyerek 'ham maddeye yakınlık' ve 'bozulabilirlik' ilişkisini çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tesislerin yerini harita üzerinde hayal ederek; hangi tesislerin ham maddesinin (boksit, taş kömürü gibi) doğrudan tesisin olduğu yerden çıkarıldığını düşünmek elemeyi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 432Soru

Elektrik-elektronik sanayisinde yüksek iletkenliği nedeniyle yaygın olarak kullanılan bakır madeni, Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki yataklardan çıkarılmaktadır. Buna göre, Türkiye'nin en önemli bakır çıkarım alanlarından biri olan Murgul yatakları aşağıdaki illerimizin hangisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artvin

Cevap

Bakır madeninin en önemli çıkarım alanlarından biri olan Murgul, Artvin ilimizde bulunmaktadır.
Murgul yatakları, Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan Artvin ilinin sınırları içerisindedir ve Türkiye'nin en büyük bakır rezervlerinden birine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsi geçen madeni ve çıkarım alanını belirleyin.
Maden: Bakır, Yatak: Murgul.
Sorunun odak noktasını netleştirmek için.
2
Türkiye'deki bakır çıkarım alanlarını (KADER kodlaması: Küre, Artvin-Murgul, Diyarbakır-Ergani, Elazığ-Maden, Rize-Çayeli) hatırlayın.
Murgul yatağının Artvin ile eşleştiği görülür.
Maden coğrafyasındaki temel yer-maden eşleştirmesini doğrulamak için.
3
Diğer seçeneklerdeki illerin hangi maden veya enerji kaynaklarıyla öne çıktığını kontrol edin.
Zonguldak'ın taş kömürü, Kastamonu'nun Küre ve Elazığ'ın Maden ilçesi ile bakır ürettiği ancak Murgul'un Artvin'de olduğu teyit edilir.
Yanlış seçenekleri eleyerek kesin sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bakır madeninin çıkarıldığı başlıca merkezler

İpuçları

1
Bu maden yatağı, Türkiye'nin Gürcistan sınırına en yakın olan ve ormanlarıyla ünlü Doğu Karadeniz ilindedir.
2
Bakır madeninin çıkarıldığı yerleri 'KADER' kelimesiyle kodlayabiliriz: Küre, Artvin (Murgul), Diyarbakır, Elazığ, Rize.
3
Murgul ilçesi coğrafi olarak Artvin'e bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

Bakırın çıkarıldığı yerlerin yanı sıra, neden Samsun'da işlendiğini (ulaşım/liman faktörü) inceleyerek sanayi kuruluş yeri mantığını kavrayabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bakırın çıkarıldığı yerleri 'KADER' (Küre, Artvin, Diyarbakır, Elazığ, Rize) akrostişi ile ezberlemek, bu tarz eşleştirme sorularında hızlı sonuç verir.
Tahmini Süre:30s
Soru 433Soru

Türkiye, tarımda verimi artırmak amacıyla önemli miktarda suni (kimyasal) gübre üretmektedir. Ancak gübre sanayisinde kullanılan fosfat gibi ana ham maddelerin yurt içi rezervleri yetersiz olduğundan, bu maddeler büyük oranda Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden ithal edilmektedir. Bu durum, fabrikaların yer seçimini doğrudan şekillendirmiştir.

Buna göre; İskenderun, Mersin, İzmir, Bandırma ve Samsun gibi merkezlerde büyük gübre fabrikalarının kurulmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışarıdan gemilerle getirilen ham maddenin işleneceği tesislere düşük maliyetle ulaştırılabilmesi

Cevap

Dışarıdan gemilerle getirilen ham maddenin işleneceği tesislere düşük maliyetle ulaştırılabilmesi
Gübre sanayisinde kullanılan fosfat başta olmak üzere pek çok ham madde yurt dışından deniz yoluyla satın alınır. Ağır ve hacimli olan bu ham maddelerin gemilerden indirildikten sonra karayolu veya demiryolu ile iç kesimlere taşınması, üretim maliyetlerini aşırı derecede yükseltir. Bu nedenle maliyeti minimumda tutmak (ulaşım avantajı sağlamak) amacıyla büyük gübre fabrikaları doğrudan büyük limanların bulunduğu kıyı kentlerinde inşa edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ham madde ithalatı bilgisini analiz et.
Fosfat gibi ham maddelerin deniz yoluyla yurt dışından getirildiği anlaşılır.
Türkiye'deki fosfat yatakları (sadece Mardin-Mazıdağı'nda bir miktar vardır) talebi karşılamadığı için ithalat zorunludur.
2
Örnek verilen şehirlerin ortak özelliğini belirle.
İskenderun, Mersin, İzmir, Bandırma ve Samsun'un tamamının önemli liman kentleri olduğu tespit edilir.
İthal edilen ağır ve hacimli yüklerin iç kesimlere taşınması ekstra maliyet yaratacaktır.
3
Fabrika yer seçimi ile liman ilişkisini kur.
Fabrikaların doğrudan liman kentlerine kurulmasının temel nedeninin 'ulaşım' kolaylığı olduğu sonucuna varılır.
Limanlara kurulan tesisler, gemiden indirilen ham maddeyi doğrudan işleyerek nakliye masraflarından tasarruf sağlar.

Anahtar Kavram

Sanayi tesislerinin kuruluşunda ulaşım (liman) faktörü

İpuçları

1
Soruda geçen gübre ham maddesinin yurt dışından 'ithal edildiği' bilgisine dikkat edin. İthalat genellikle hangi yolla yapılır?
2
İskenderun, Mersin, İzmir, Bandırma ve Samsun şehirlerinin ortak coğrafi özelliği nedir? Dış ticarette bu şehirlerin hangi ulaşım altyapısı öne çıkar?
3
Ağır ve büyük tonajlı ham maddeler gemilerle getirilir. Bu gemilerin yanaştığı kıyı kentlerine fabrika kurulması, iç kesimlere yapılacak nakliye masrafını ortadan kaldırır. Bu durum sanayide 'ulaşım faktörü' ile açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de ulaşım faktörüne bağlı olarak kıyılarda kurulan diğer sanayi kollarını (örneğin Samsun Bakır İzabe Tesisi, İskenderun Demir Çelik) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Sanayi yer seçimi sorularında, eğer ham madde yurt içinden çıkmıyorsa, o tesisin bulunduğu yerdeki en güçlü coğrafi avantajı bulmak gerekir. Bu şehirlerin hepsi büyük limanlara sahiptir.
Tahmini Süre:45s
Soru 434Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin türü ve üretim yöntemi üzerinde doğal çevre şartlarının (iklim, bitki örtüsü, yer şekilleri) yanı sıra beşerî ve ekonomik faktörler (sermaye, pazar, tarıma dayalı sanayi) de etkilidir. Modern yöntemlerle yapılan faaliyetler doğal çevreye daha az bağımlıyken, geleneksel yöntemler doğrudan doğal çevre koşullarına bağlıdır.

Buna göre, aşağıdaki hayvancılık faaliyeti, yoğunlaştığı alan ve bu durumun temel nedeni eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besi ve ahır hayvancılığı (Konya ve çevresi) – Yarı kurak iklim şartları ve geniş bozkır alanlarının hayvanların doğal ortamda otlatılmasına imkân sağlaması

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığının Konya ve çevresinde gelişmesini geniş bozkır alanlarına ve doğal otlatmaya bağlayan ifade yanlıştır.
Besi ve ahır hayvancılığı (intansif hayvancılık), hayvanların kapalı mekânlarda suni yemlerle beslendiği, iklim ve bitki örtüsünden bağımsız modern bir yöntemdir. Konya ve çevresinde bu faaliyetin çok gelişmiş olmasının nedeni geniş bozkır alanları değil; bölgedeki şeker pancarı tarımına bağlı olarak kurulan şeker fabrikalarından elde edilen küspenin (şeker pancarı posası) yem sanayisinde kullanılması ve sermaye birikimidir. Geniş bozkırlar, bölgedeki küçükbaş mera hayvancılığının nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hayvancılık türlerinin üretim yöntemini (doğal çevreye bağımlı mı, değil mi?) analiz et.
Besi ve ahır hayvancılığı ile kümes hayvancılığının modern (intansif) yöntemler olduğu, diğerlerinin doğal ortama bağlı olduğu belirlendi.
Üretim yöntemini bilmek, faaliyetin dağılış nedenini anlamanın temel şartıdır.
2
Modern hayvancılık yöntemlerinin yer seçim kriterlerini değerlendir.
Modern yöntemler iklim ve bitki örtüsünden etkilenmez; sermaye, pazar ve yem sanayisine (hammadde) yakınlık arar.
Hayvanlar kapalı mekânlarda hazır yemle beslendiği için bozkır veya çayır varlığı önemsizdir.
3
Konya'daki büyükbaş hayvancılığın asıl nedenini eşleştirmedeki ifadeyle karşılaştır.
Konya'da büyükbaş mera hayvancılığı değil, büyükbaş besi hayvancılığı yaygındır. Bunun nedeni bozkırlar değil, şeker fabrikalarının atığı olan küspenin ucuz yem olarak kullanılmasıdır. İfade yanlıştır.
Mera (ekstansif) ile besi (intansif) hayvancılığının coğrafi gerekçeleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Hayvancılık Türlerinin Dağılışında Doğal ve Beşerî Faktörlerin Rolü

İpuçları

1
Hayvancılık faaliyetlerini 'iklime bağımlı olanlar' ve 'iklime bağımlı olmayanlar' olarak ikiye ayırarak seçenekleri inceleyin.
2
Modern yöntemlerle yapılan besi, ahır ve kümes hayvancılığında hayvanlar dışarıda otlatılmaz, kapalı tesislerde hazır yemle beslenirler.
3
Konya'da tarıma dayalı sanayi kollarından hangisi gelişmiştir? Şeker fabrikalarının atığı olan küspenin hangi hayvancılık türüne ucuz yem sağladığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de et ve süt üretiminde yıllara göre dalgalanma olmasının nedenlerini ekstansif (mera) hayvancılık üzerinden tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken faaliyet ile bitki örtüsü ilişkisini test edebilirsiniz. 'Kümes hayvancılığı - bitki örtüsü' ilişkisi yoktur, 'Kıl keçisi - maki' ilişkisi vardır, 'Arıcılık - kızılçam' ilişkisi vardır. Ancak 'Besi hayvancılığı - bozkır' ilişkisi anlamsızdır, çünkü besi hayvanları dışarıda otlamaz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 435Soru

Türkiye'de tarım arazilerinin verimliliği ve kullanım biçimleri üzerinde yer şekilleri, iklim özellikleri ve teknolojik imkânlar bir arada rol oynar. Aşağıda, Türkiye'nin farklı yörelerini temsil eden iki bölgenin bazı tarımsal özellikleri karşılaştırılmıştır:

* I. Bölge: Engebeli yer şekilleri nedeniyle tarım alanları dar ve parçalıdır. Makineli tarım sınırlı olduğu için insan ve hayvan gücüne duyulan ihtiyaç fazladır. Tarımsal nüfus yoğunluğu oldukça yüksektir.
* II. Bölge: Yer şekillerinin sade olması sayesinde tarım alanları geniştir. Modern tarım teknikleri ve makine kullanımı yaygındır. Tarımsal nüfus yoğunluğu ise düşüktür.

Bu iki bölgenin özellikleri ve Türkiye coğrafyasındaki dağılışı dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Bölge'de birim alandan alınan verim, makineli tarım yapılamadığı için II. Bölge'ye göre her zaman daha düşüktür.

Cevap

I. Bölge'de birim alandan alınan verimin makineli tarım yapılamadığı için her zaman daha düşük olduğu yargısına ulaşılamaz.
Birim alandan alınan verim (intensif/modern tarım), yer şekillerinden ziyade uygulanan tarım teknikleri (sulama, gübreleme, ıslah edilmiş tohum) ve iklimin elverişliliği ile ilgilidir. Makineli tarımın yapılamadığı engebeli yörelerde (örneğin Karadeniz kıyı kuşağı), iklimin nemli ve toprakların verimli olması sayesinde birim alandan alınan ürün değeri ve miktarı, makineleşmenin yaygın olduğu kurak düzlüklere göre çok daha yüksek olabilir. Bu nedenle 'her zaman daha düşüktür' ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin coğrafi karakterini belirle
I. Bölge engebeli (Doğu Karadeniz gibi), II. Bölge sade (İç Anadolu gibi) özellikler göstermektedir.
Soruda verilen topografik ve nüfus verileri Türkiye'deki belirgin bölgesel ayrımlara işaret eder.
2
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu kavramını analiz et
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarım Nüfusu / Tarım Alanı.
Engebeli yerlerde payda (alan) küçüldüğü için yoğunluk artar, bu yüzden I. Bölge'de yüksek çıkması doğaldır.
3
Birim alandan alınan verim (Verimlilik) şartlarını değerlendir
Verimlilik; sulama, ilaçlama, gübreleme ve kaliteli tohum (intensif tarım) ile ilgilidir, sadece makine kullanımıyla sınırlı değildir.
Makineleşme sadece hasat süresini ve işçi maliyetini etkiler; asıl verimi belirleyen tarım yöntemidir.
4
Kesinlik bildiren ifadeyi kontrol et
I. Bölge'de (örneğin Rize'de çay tarımında) makineli tarım yapılmasa da verim, II. Bölge'deki (örneğin Konya'da buğday tarımından) çok daha yüksek olabilir.
'Her zaman daha düşüktür' ifadesi coğrafi gerçeklerle çelişen bir genellemedir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Verimlilik ve Yoğunluk İlişkisi

İpuçları

1
'Verim' kavramı ile 'üretim miktarı' arasındaki farka odaklanın; verim metrekare başına alınan üründür.
2
I. Bölge Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyılarını, II. Bölge ise İç Anadolu düzlüklerini temsil etmektedir.
3
Makineli tarımın yapılamaması (insan gücü kullanımı) birim alandan alınan verimin mutlaka düşük olacağı anlamına gelmez; yoğun emekle çok yüksek verim alınabilir.

Daha Fazla Pratik

İntansif (modern) ve ekstansif (geleneksel) tarım yöntemlerinin Türkiye'deki bölgesel dağılımını ve bu yöntemlerin verimlilik üzerindeki farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tarımsal nüfus yoğunluğu yüksek olan bir yerin (Doğu Karadeniz gibi) ürünlerini (çay, fındık) hayal edin. Bu ürünlerin veriminin ve değerinin, makineyle hasat edilen bir buğday tarlasından daha düşük olup olmayacağını kıyaslayarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 436Soru

Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu ve Ulusal Enerji Planı hedefleri doğrultusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekesindeki payını artırmak ve kesintili üretim sorununu aşmak için 'Birleşik (Hibrit) Enerji Santralleri' modeli stratejik bir öncelik haline gelmiştir. Bu enerji üretim modelinin Türkiye'deki coğrafi temelleri, bölgesel uygulamaları ve teknik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu'nun yüksek rakımlı platolarında hava sıcaklıklarının düşük olması, fotovoltaik (güneş) panellerinin çalışma verimini düşürdüğünden, bölgedeki baraj gölleri üzerinde hibrit yatırım yapılması ekonomik açıdan verimsiz kabul edilmektedir.

Cevap

Doğu Anadolu'nun yüksek rakımlı platolarında hava sıcaklığının düşük olmasının güneş paneli verimini düşürdüğü ve bu nedenle yatırımların verimsiz olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğu Anadolu'nun yüksek rakımı ve düşük hava sıcaklıkları güneş panelleri için bir dezavantaj değil, avantajdır. Fotovoltaik hücreler düşük sıcaklıklarda daha stabil ve yüksek verimle enerji üretirler. Ayrıca Doğu Anadolu'nun güney kesimleri (Bingöl, Elazığ, Malatya gibi) Türkiye'nin en yüksek güneşlenme sürelerine sahip alanları arasındadır. Bu nedenle bölgedeki devasa baraj gölleri üzerine kurulan hibrit tesisler (Örn: Aşağı Kaleköy HES + GES) hem teknik hem de ekonomik açıdan oldukça verimlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hibrit santral kavramını analiz etme
Hibrit santraller, mevcut bir üretim tesisine farklı bir kaynağın (HES+GES, RES+GES vb.) eklenmesidir.
Soru, bu modelin Türkiye'deki coğrafi ve teknik mantığını sorgulamaktadır.
2
Bölgesel uygulamaları (Bingöl - Aşağı Kaleköy) değerlendirme
Türkiye'nin en büyük hibrit santrali Bingöl'dedir ve HES ile GES'in birleşimidir.
Doğu Anadolu'nun potansiyelinin yüksek olduğunu teyit eder.
3
Sıcaklık ve güneş paneli verimi ilişkisini inceleme
Fotovoltaik paneller soğuk havada daha verimli çalışır; aşırı sıcaklık yarı iletkenlerin direncini artırarak verimi düşürür.
Seçenekteki 'soğuk hava verimi düşürür' iddiasının bilimsel olarak yanlış olduğunu kanıtlar.
4
Yanlış yargıyı belirleme
Doğu Anadolu'daki hibrit yatırımların verimsiz olduğu iddiası hem coğrafi gerçeklerle (güneşlenme süresi) hem de teknik verilerle (sıcaklık-verim ilişkisi) çelişmektedir.
Doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Enerji üretiminde hibrit sistemlerin teknolojik verimliliği ve coğrafi dağılım mantığı

İpuçları

1
Hibrit santrallerde amaç, güneşin olmadığı zamanlarda rüzgarın veya suyun, suyun azaldığı dönemlerde ise güneşin üretimi desteklemesidir.
2
Güneş panellerinin (PV) verimliliği ile hava sıcaklığı arasındaki ilişkiyi düşünün. Paneller sıcak bir çölde mi yoksa soğuk ama güneşli bir yaylada mı daha iyi çalışır?
3
Doğu Anadolu (Bingöl, Elazığ) Türkiye'nin en büyük barajlarına ev sahipliği yapar ve bu barajlar şu an Türkiye'nin en büyük hibrit enerji projelerine dönüştürülmektedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin hidroelektrik potansiyelinin mevsimsel dalgalanmalarını ve bu dalgalanmaların doğal gaz ithalatı üzerindeki etkilerini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantıksal eleme yöntemi: Şıklarda verilen Bingöl örneği ve yüzer GES'lerin buharlaşmayı önlemesi gibi güncel bilgiler coğrafya derslerinde sıkça vurgulanan 'stratejik enerji' başlıklarıdır. Sıcaklık-verim ters ilişkisi ise konunun en 'ayırt edici' teknik bilgisidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 437Soru

Türkiye'de yer şekillerinin oldukça engebeli olduğu, maki bitki örtüsünün geniş yer kapladığı alanlarda yaygın olarak yapılan hayvancılık faaliyetidir. Bu hayvancılık türünde yetiştirilen hayvanlar, ağaçların yeni filizlerini ve sürgünlerini yiyerek ormanlara zarar verebildiği için üretimi devlet tarafından belirli alanlarda sınırlandırılmıştır.

Bu özelliklere sahip olan hayvancılık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıl keçisi yetiştiriciliği

Cevap

Kıl keçisi yetiştiriciliği
Kıl keçisi yetiştiriciliği, özellikle Toroslar gibi engebeli ve maki bitki örtüsünün hakim olduğu alanlarda yaygındır. Bu hayvanların ağaçların taze filizlerini yiyerek orman yenilenmesine zarar vermesi, üretim alanlarının devlet tarafından denetlenmesine ve sınırlandırılmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Arazi ve bitki örtüsü uyumunu analiz etme
Engebeli arazi ve maki örtüsü Akdeniz ve Ege bölgelerindeki dağlık alanları işaret eder.
Kıl keçisi, dik yamaçlara ve sert yapraklı makilere en iyi uyum sağlayan hayvan türüdür.
2
Ormancılık ile olan ilişkiyi değerlendirme
Ağaç sürgünlerini yeme özelliği kıl keçisine özgüdür.
Bu özellik nedeniyle genç orman alanlarını korumak amacıyla devlet bu faaliyetin yapıldığı yerleri sınırlandırmaktadır.

Anahtar Kavram

Hayvancılık faaliyetleri ile bitki örtüsü ve yer şekilleri arasındaki ilişki

İpuçları

1
Bu hayvan türü en çok Akdeniz bölgesindeki Toros Dağları'nda yaygındır.
2
Tırmanma yeteneği çok güçlüdür ve sert yapraklı çalılarla beslenebilir.
3
Ormanların gençleşmesini engellediği için sayıları devlet tarafından kontrol altında tutulmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Diğer keçi türü olan ve Ankara çevresinde yetişen Tiftik keçisinin özelliklerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bitki örtüsü-hayvan eşleşmesi yaparak çözebilirsiniz: Bozkır-Koyun, Çayır-Büyükbaş, Maki-Kıl Keçisi, Çiçek-Arı.
Tahmini Süre:45s
Soru 438Soru

Türkiye, jeotermal enerji potansiyeli bakımından Avrupa'nın lider, dünyanın ise sayılı ülkelerinden biridir. Ancak bu potansiyelin kullanım biçimi bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterir. Aydın, Denizli ve Manisa gibi illerde jeotermal kaynaklardan büyük ölçüde elektrik enerjisi (JES) elde edilirken; Afyonkarahisar, Kırşehir, Balıkesir ve Ağrı gibi illerde bu kaynaklar daha çok konut ısıtması, termal turizm ve modern seracılık faaliyetlerinde değerlendirilmektedir. Bu durum, jeotermal kaynakların kullanımı ile ilgili aşağıdaki coğrafi ve teknik gerçeklerden hangisiyle en iyi açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaynaktan elde edilen akışkanın sıcaklık ve basınç (entalpi) değerinin, elektrik üretimi için gereken teknik eşiğin altında veya üstünde olması

Cevap

Jeotermal kaynakların kullanım amacını belirleyen temel faktör, kaynaktan elde edilen akışkanın sıcaklık ve basınç değeridir (entalpi).
Jeotermal kaynaklar sıcaklıklarına göre sınıflandırılır. Yüksek sıcaklıklı kaynaklar (yüksek entalpi) buhar gücüyle elektrik üretimine uygunken, düşük ve orta sıcaklıklı kaynaklar konut ısıtması, sera ısıtması veya kaplıca turizmi gibi alanlarda doğrudan kullanılır. Batı Anadolu'nun aktif fay hatları daha yüksek sıcaklıklı verilere imkan tanıdığı için JES yatırımları burada yoğunlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen illerin kullanım amaçlarını analiz et.
Ege Bölgesi (Aydın, Denizli) elektrik odaklıyken, diğer bölgeler (Afyon, Kırşehir, Ağrı) ısıtma ve turizm odaklıdır.
Bölgeler arasındaki jeolojik yapı farkının enerji çıktısına etkisini anlamak gerekir.
2
Jeotermal elektrik üretimi için gerekli fiziksel şartları hatırla.
Türbinleri döndürecek yüksek basınçlı buhar için akışkan sıcaklığının genellikle 150C150^\circ C üzerinde olması gerekir.
Düşük sıcaklıktaki su, türbinleri döndürecek kinetik enerjiyi (buharı) sağlayamaz.
3
Türkiye'nin tektonik yapısıyla sıcaklık dağılımını ilişkilendir.
Batı Anadolu graben sistemleri daha derin ve yüksek sıcaklıklı kaynaklar sunarken, iç kesimlerdeki kaynaklar genellikle orta/düşük sıcaklıktadır.
Bu durum kullanım amacındaki coğrafi farklılığın temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Jeotermal Enerjide Entalpi ve Kullanım Çeşitliliği

İpuçları

1
Bir termik santralde veya JES'te elektrik üretmek için türbinleri döndürecek neye ihtiyaç vardır?
2
Sıcak suyun her derecesiyle elektrik üretilebilir mi, yoksa suyun buharlaşması için belirli bir sıcaklık eşiği mi gerekir?
3
Batı Anadolu'daki graben sahaları Türkiye'nin en yüksek sıcaklıklı jeotermal akışkanlarına ev sahipliği yapar.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ilk jeotermal santralin (Denizli-Sarayköy) yer seçimini ve bu bölgenin tektonik özelliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 439Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin yer seçiminde kullanılan "Maliyet Minimizasyonu" ilkesine göre; işlenecek hammadde işlem sonrasında ağırlığının %50\%50'sinden fazlasını kaybediyorsa (fire veriyorsa) tesis hammaddeye; mamul madde hammaddeye göre çok daha hacimli, kırılgan veya taşınması maliyetliyse tesis pazar alanına yakın kurulur.

Buna göre, aşağıda verilen sanayi dalı ve yer seçimi gerekçesi eşleştirmelerinden hangisi, coğrafi gerçeklerle bağdaşmayan hatalı bir örnek teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamuklu dokuma tesislerinin Kayseri'de gelişmiş olması - İklim özelliklerine bağlı olarak bölgede pamuk tarımının yoğun yapılması

Cevap

Pamuklu dokuma tesislerinin Kayseri'de bulunmasının hammadde üretimine dayandırılması hatalıdır çünkü Kayseri'de pamuk tarımı yapılmaz.
Kayseri, Türkiye'nin en önemli pamuklu dokuma merkezlerinden biri olmasına rağmen, il sınırları içerisinde pamuk tarımı yapılmamaktadır. Pamuk; Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişir. Kayseri'deki tesislerin yer seçiminde 'hammaddeye yakınlık' değil, ulaşım (demiryolu kavşağı), iş gücü, sermaye ve pazarlama olanakları belirleyici olmuştur. Bu nedenle eşleştirmedeki gerekçe hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi kuruluş ilkelerini analiz et.
Hammadde ağırlık kaybediyorsa tesis hammaddeye, ürün hacim kazanıyorsa pazara yakındır.
Maliyetleri en aza indirmek için taşıma mesafesini optimize etmek gerekir.
2
Verilen şehir ve ürünlerin coğrafi uyumunu kontrol et.
Şeker pancarı, çay ve toprak ürünleri yer seçiminde hammadde/lojistik kurallarına tam uyum sağlar.
Bu ürünlerin fiziksel özellikleri üretim yerini doğrudan dikte eder.
3
Kayseri ve pamuk tarımı ilişkisini değerlendir.
Kayseri yükseltisi fazla ve yazları pamuk olgunlaşma dönemi için yeterince sıcak olmayan bir şehirdir. Burada pamuk yetişmez.
Pamuk bir sıcak bölge bitkisidir ve İç Anadolu'nun yüksek kısımlarında ekonomik olarak tarımı yapılamaz.
4
Kayseri'deki sanayinin nedenini belirle.
Kayseri bir ulaşım kavşağı, tarihi ticaret merkezi ve gelişmiş bir pazardır; dokuma sanayisi bu beşerî faktörlerle gelişmiştir.
Hammaddeye yakınlık ilkesine ters düşen bir sanayi merkezidir.

Anahtar Kavram

Sanayide Kuruluş Yeri Faktörleri ve Hammadde-İklim İlişkisi

İpuçları

1
Sanayide hammaddeye yakınlık ilkesi, ürünün bozulabilirliği veya taşıma sırasında çok fire vermesiyle ilgilidir.
2
Kayseri, Türkiye'de pamuklu dokumanın merkezi olsa da, şehrin kışları sert, yazları ise pamuk için yetersiz sıcaklıktadır.
3
Hangi tarım ürününün İç Anadolu'nun yüksek düzlüklerinde yetişemeyeceğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Samsun'daki bakır işletmelerinin yer seçim nedenini, bu sorudaki Kayseri örneği ile karşılaştırarak çalışın.

Alternatif Yöntem

Sümerbank gibi devlet yatırımlarının tarihsel olarak hangi iç şehirleri dokuma merkezi haline getirdiğini hatırlayarak, bu durumun doğal hammaddeye değil, planlı sanayileşmeye dayandığını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 440Soru

Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde ulaşım ağları, yer şekillerinin izin verdiği doğal geçitler ve son yıllarda sayıları artan yüksek standartlı tüneller üzerinden sağlanmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü'nde inşa edilen Yeni Zigana Tüneli ve Ovit Dağı Tüneli gibi projeler, bölgenin ulaşım coğrafyasını yeniden şekillendirmektedir.

Söz konusu tünel projelerinin bölgeye sağladığı katkılar ve ulaşım özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı kesimindeki sanayi tesislerinin ham maddeye demir yolu aracılığıyla erişimini kolaylaştırmıştır.

Cevap

Kıyı kesimindeki sanayi tesislerinin ham maddeye demir yolu aracılığıyla erişimini kolaylaştırdığı ifadesi yanlıştır; çünkü bu bölgede demir yolu bağlantısı yoktur.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yer alan Trabzon ve Rize gibi illerin iç kesimlerle (Gümüşhane, Erzurum vb.) demir yolu bağlantısı bulunmamaktadır. Yeni Zigana ve Ovit projeleri sadece kara yolu standartlarını yükselten tünel yatırımlarıdır. Dolayısıyla bu tünellerin sanayi tesislerine demir yolu ile ham madde taşıma imkanı sağlaması coğrafi gerçeklerle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tünellerin coğrafi konumunu belirle.
Yeni Zigana Tüneli Trabzon-Gümüşhane, Ovit Tüneli ise Rize-Erzurum arasındadır.
Sorunun hangi bölgeyi (Doğu Karadeniz) kapsadığını netleştirmek için.
2
Bölgedeki ulaşım modlarını analiz et.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağında demir yolu ağı mevcut değildir; ulaşım ağırlıklı olarak kara yolu ile sağlanır.
Projelerin hangi ulaşım türünü (kara yolu) iyileştirdiğini anlamak için.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Tüneller hinterland genişletir, kışın ulaşımı kolaylaştırır ve tasarruf sağlar ancak olmayan bir demir yolu hattının imkanlarını artıramaz.
Hatalı çıkarımı (demir yolu bağlantısı varsayımı) tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Demir Yolu Ağının Dağılımı ve Topografya İlişkisi

İpuçları

1
Soruda bahsedilen tünellerin hangi illeri birbirine bağladığını ve bu illerin ulaşım haritasını düşünün.
2
Karadeniz kıyısında demir yolu ulaşımının hangi şehirde sonlandığını (Samsun) hatırlayın.
3
Bir ulaşım projesi kara yolu tüneli ise, mevcut olmayan bir demir yolu hattı üzerinde bir etkisi olamaz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer önemli geçitleri (Sertavul, Gülek, Belen) ve bunların hangi bölgeleri bağladığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 22 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 22 | Examkin