Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 441Soru

Türkiye'de bölgesel kalkınma projeleri, başlangıçta belirli coğrafi ve ekonomik hedeflerle kurgulanmış olsa da zaman içerisinde havza yönetimi ve sosyo-ekonomik entegrasyon ihtiyaçları doğrultusunda kapsamları genişletilmiştir. Bu bağlamda; Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat illerinin hem Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) hem de Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında yer almasının temel stratejik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu illerin ekolojik olarak Yeşilırmak havzasının kirlilik ve erozyon kontrolü için kilit konumda bulunmaları, ekonomik olarak ise Karadeniz'in kalkınma aksına entegre edilme zorunluluğu.

Cevap

Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat illerinin her iki projede de yer almasının temel sebebi, Yeşilırmak havzasının ekolojik yönetimi ile Karadeniz'in geniş tabanlı sosyo-ekonomik kalkınma hedeflerinin bu iller üzerinde kesişmesidir.
Doğru seçenek, söz konusu illerin hem Yeşilırmak nehrinin fiziksel coğrafyası üzerindeki etkilerini (erozyon ve kirlilik kontrolü) hem de bölgenin Karadeniz geneliyle olan ekonomik bağlarını (DOKAP stratejileri) birleştirmektedir. Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat bu çift yönlü stratejinin merkezinde yer alan illerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin temel amaçlarını analiz etme
YHGP temel olarak havza bazlı kirlilik, erozyon kontrolü ve akış rejimi düzenlemesine odaklanırken; DOKAP ulaşım, turizm ve genel sosyo-ekonomik kalkınmayı hedefler.
İki farklı projenin neden aynı illeri kapsadığını anlamak için amaç farklılıklarını netleştirmek gerekir.
2
İlgili illerin coğrafi konumunu değerlendirme
Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat illeri Yeşilırmak'ın geçtiği ana havzayı oluşturur (Orta Karadeniz).
Havza yönetimi projeleri (YHGP) için bu illerin üyeliği fiziksel bir zorunluluktur.
3
Ekonomik entegrasyonu inceleme
DOKAP kapsamının genişletilmesiyle bu iller, Karadeniz Bölgesi'nin bütüncül kalkınma stratejisine (örneğin Yeşil Yol projesi ve ulaşım aksları) dahil edilmiştir.
Bölgesel kalkınmanın sadece doğu kıyısında kalmayıp iç kesimlerle bağının kurulması hedeflenmiştir.
4
Sentez yapma
Bu iller hem ekolojik (YHGP) hem de ekonomik/stratejik (DOKAP) nedenlerle çift yönlü bir planlamaya ihtiyaç duyar.
En kapsamlı ve doğru gerekçe bu iki odak noktasının birleşimidir.

Anahtar Kavram

Bölgesel kalkınma projelerinde havza yönetimi ve sektörel kalkınma projelerinin kesişim alanları.

İpuçları

1
YHGP'nin havza bazlı bir çevre projesi olduğunu, DOKAP'ın ise geniş bir ekonomik kalkınma projesi olduğunu hatırlayın.
2
Samsun ve çevre illerinin Yeşilırmak üzerindeki konumunu ve Karadeniz ekonomisindeki rolünü düşünün.
3
Bir ilin iki projede birden yer alması, o ilin hem bir doğal havzanın (Yeşilırmak) parçası olması hem de bir ekonomik bölgenin (Karadeniz) parçası olmasından kaynaklanır.

Daha Fazla Pratik

KOP (Konya Ovası Projesi) kapsamına sonradan eklenen illeri (Nevşehir, Kırşehir, Niğde vb.) ve bu eklemenin tarımsal sulama dışındaki nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 442Soru

Türkiye, yer altı kaynakları bakımından çeşitlilik gösteren bir ülkedir. Bazı madenler çok dar alanlarda çıkarılmasına rağmen ekonomik değerleri oldukça yüksektir. Özellikle süs eşyası, pipo ve çeşitli takıların yapımında kullanılan, dünyadaki en kaliteli ve en büyük rezervlerinin Eskişehir ilinde bulunduğu bilinen yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lületaşı

Cevap

Dünyadaki en büyük rezervleri Eskişehir'de bulunan ve süs eşyası yapımında kullanılan maden lületaşıdır.
Lületaşı, Türkiye'de sadece Eskişehir ve çevresinde rezervi bulunan, magnezyum ve silis karışımından oluşan, işlenmesi kolay bir madendir. Pipo, kolye ve biblo gibi süs eşyası yapımında dünyaca ünlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Madeni kullanım alanına göre değerlendiriniz.
Süs eşyası, pipo ve takı yapımı madenin yumuşak ve işlenebilir olduğunu gösterir.
Lületaşı (deniz köpüğü), topraktan çıkarıldığında yumuşak olan ancak hava ile temas edince sertleşen bir yapıdadır.
2
Çıkarım bölgesini tespit ediniz.
Eskişehir ili bu madenin dünyadaki en önemli merkezidir.
Lületaşı, Türkiye'de sadece Eskişehir çevresinde ekonomik olarak çıkarılmaktadır.

Anahtar Kavram

Madencilikte yerel bazlı (noktasal) çıkarım alanları ve kullanım amaçları.

İpuçları

1
Bu maden beyaz renkli olup topraktan çıktığında oldukça yumuşaktır.
2
Türkiye'de sadece İç Anadolu Bölgesi'ndeki bir ilimizde çıkarılır.
3
Eskişehir denilince akla gelen, pipo yapımıyla özdeşleşmiş meşhur taştır.

Daha Fazla Pratik

Erzurum'da çıkarılan ve siyah renkli olan benzer amaçlı madenin (Oltutaşı) özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 443Soru

Türkiye, Alp-Himalaya kıvrım kuşağında yer alması ve farklı jeolojik zamanlarda (özellikle I.I. ve III.III. zaman) oluşmuş arazileri bir arada bulundurması nedeniyle maden çeşitliliği bakımından dünyada zengin bir ülkedir. Ancak bir madenin ekonomik olarak işletilebilmesi için rezerv miktarının ve tenör oranının yeterli olması, ulaşım ve pazarlama imkanlarının ise elverişli olması gerekir. Bu bilgiler ve Türkiye'nin ekonomik gerçekleri dikkate alındığında, yer altı kaynakları ve dış ticaretteki yerleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sivas ve Malatya çevresindeki demir rezervleri sanayi ihtiyacını fazlasıyla karşıladığı için Türkiye demir-çelik üretiminde dışa bağımlı değildir.

Cevap

Türkiye'nin demir-çelik üretiminde dışa bağımlı olmadığını iddia eden seçenek yanlıştır; zira Türkiye, sanayi ihtiyacı nedeniyle demir ithal eden bir ülkedir.
Türkiye'de demir rezervleri (Sivas-Divriği, Malatya-Hekimhan gibi) önemli bir potansiyele sahip olsa da, Türkiye'nin gelişmiş demir-çelik sanayisinin ihtiyacını (Ereğli, İskenderun, Karabük tesisleri) karşılayacak düzeyde değildir. Bu nedenle Türkiye, ihtiyacının önemli bir kısmını dışarıdan ithal etmektedir. Bu durum, Türkiye'nin demirde dışa bağımlı olmadığını iddia eden ifadeyi yanlış kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin maden ihracat verilerini analiz et.
Mermerin ihracatta lider olduğu doğrulanır.
Mermer, Türkiye'nin dış ticaretinde en çok döviz getiren maden kalemidir.
2
Kritik sanayi madenlerinin yeterlilik durumunu incele.
Fosfatın yetersiz olduğu, demirin ise rezervlerine rağmen ithal edildiği görülür.
Ağır sanayi ve tarım gibi alanlarda hammadde ihtiyacı, yerli üretimin üzerindedir.
3
Madenlerin sınıflandırılmasını kontrol et.
Enerji kaynakları (kömür vb.) ile metalik madenlerin (demir, bakır vb.) ayrımı doğrulanır.
Maden çeşitliliği içerisinde enerji amaçlı kullanılan fosil yakıtlar ayrı bir başlık altında incelenir.

Anahtar Kavram

Madenlerin Ekonomik İşletilebilirliği ve Dış Ticaret Dengesi

İpuçları

1
Türkiye'nin ihraç ettiği ve ithal ettiği madenleri hatırlamaya çalışın. Özellikle sanayi ham maddelerinde durum nedir?
2
Bir madenin rezervinin olması, o madende dışa bağımlı olmadığımız anlamına gelmez. Sanayideki kullanım hızı üretimden fazlaysa ithalat yapılır.
3
İskenderun ve Ereğli gibi dev demir-çelik fabrikalarının hammadde ihtiyacını düşünün. Sadece Sivas ve Malatya'daki madenler bu fabrikalara yetiyor mu?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki madenlerin işleme tesislerinin yer seçimi kriterleri (hammaddeye yakınlık vs. ulaşım) üzerine bir soru çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Dış ticaret verilerini (ithalat/ihracat) maden bazlı gruplandırarak eleme yöntemiyle doğru cevaba ulaşılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 444Soru

Türkiye, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihine tanıklık eden ve farklı inançlara ait pek çok kutsal mekana ev sahipliği yapan bir ülkedir. Bu zengin kültürel miras, ülkemizin inanç turizmi potansiyelini oldukça yüksek kılmaktadır.

Aşağıda Türkiye'deki bazı önemli inanç turizmi merkezleri ve bulundukları iller eşleştirilmiştir.

Buna göre, verilen eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meryem Ana Evi - Aydın

Cevap

Meryem Ana Evi'nin Aydın ilinde olduğunu belirten eşleştirme yanlıştır; bu inanç merkezi İzmir ilinde bulunmaktadır.
Meryem Ana Evi, Hristiyanlık inancı açısından büyük önem taşıyan ve her yıl yüz binlerce turist çeken bir hac merkezidir. Bu önemli yapı Aydın ilinde değil, İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle Aydın eşleştirmesi coğrafi olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen tarihi ve dini mekanların bulundukları illeri coğrafi bilgiler ışığında tek tek kontrol et.
Sümela, St. Pierre, Akdamar ve Deyrulzafaran manastır/kiliselerinin bulundukları illerin doğru yazıldığı tespit edilir.
Soru kökünde 'yanlış' olan eşleştirme istenmektedir.
2
Meryem Ana Evi'nin coğrafi konumunu değerlendir.
Meryem Ana Evi'nin, antik dönemde önemli bir merkez olan Efes Antik Kenti'nin yakınında, Bülbüldağı üzerinde yer aldığı hatırlanır.
Efes Antik Kenti ve çevresi İzmir ilinin Selçuk ilçesine bağlıdır.
3
Aydın ile İzmir sınırını ve turistik merkezlerin dağılımını karşılaştır.
Kuşadası (Aydın) ile Selçuk (İzmir) birbirine çok yakın olsa da, idari olarak Meryem Ana Evi İzmir sınırları içerisindedir.
Bu durum sıkça karıştırılan bir mekansal yanılgıdır.

Anahtar Kavram

İnanç Turizmi Merkezleri ve Coğrafi Dağılışları

İpuçları

1
Seçeneklerdeki dini yapıların hangi coğrafi bölgelerde ve illerde olduğunu gözünüzde canlandırmaya çalışın.
2
Efes Antik Kenti'nin hangi ilimizde yer aldığını hatırlamak doğru cevabı bulmanıza yardımcı olacaktır.
3
Meryem Ana Evi, Efes Antik Kenti'ne çok yakındır ve bu bölge Aydın sınırında yer alsa da idari olarak İzmir'e bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan kültürel ve doğal alanların hangi illerde bulunduğunu harita üzerinden çalışmanız faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Turizm merkezlerini ziyaret ettiğiniz şehirlerle veya o şehirlerin meşhur antik kentleriyle (örneğin Efes - İzmir) eşleştirerek hafızanızda kodlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 445Soru

Küresel lojistik performans endeksinde üst sıralara tırmanmayı hedefleyen Türkiye, demir yolu odaklı lojistik merkez projeleriyle transit taşımacılık kapasitesini artırmaktadır. Bu kapsamda kurulan bazı merkezler, yer şekillerinin sunduğu doğal koridorları kullanarak hem Karadeniz limanlarından gelen yüklerin iç kesimlere dağıtılmasında hem de "Orta Koridor" (Modern İpek Yolu) güzergâhındaki doğu-batı trafiğinin yönetilmesinde stratejik birer "düğüm noktası" görevi görmektedir.

Buna göre; Orta Karadeniz’i (Samsun) İç Anadolu’ya bağlayan kuzey-güney hattı ile Ankara-İstanbul aksından gelip Bakü-Tiflis-Kars hattına eklemlenen ana demir yolunun tam kesişim noktasında yer alan lojistik merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sivas (Nuri Demirağ) Lojistik Merkezi

Cevap

Sivas (Nuri Demirağ) Lojistik Merkezi, coğrafi konumu gereği Türkiye'nin demir yolu ağlarının en stratejik kavşak noktasıdır.
Sivas (Nuri Demirağ) Lojistik Merkezi, Türkiye'nin demir yolu ağındaki en stratejik kavşaktır. Orta Karadeniz limanlarının (Samsun) iç bölgelerle tek demir yolu bağlantısı olan Samsun-Sivas hattı burada sonlanır. Aynı zamanda İstanbul ve Ankara'dan gelip Bakü-Tiflis-Kars (Orta Koridor) üzerinden Orta Asya'ya uzanan ana demir yolu omurgası Sivas'tan geçer. Bu durum Sivas'ı, hem kuzey-güney hem de doğu-batı trafiğinin yönetildiği eşsiz bir lojistik düğüm noktası yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin demir yolu haritasındaki ana aksları analiz edin.
Samsun'dan güneye inen hat ile Ankara'dan doğuya uzanan hattın çakışma noktası belirlenir.
Lojistik merkezlerin değeri, farklı yönlerden gelen ulaşım modlarının kesişme kapasitesine bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin demir yolu bağlantılarını karşılaştırın.
Sivas'ın hem Karadeniz limanlarına (Samsun-Sivas hattı) hem de Orta Koridor'a (BTK hattı) doğrudan bağlantı sağladığı görülür.
Topografyanın izin verdiği doğal koridorlar (Kızılırmak vadisi ve platolar) ulaşım ağının düğüm noktalarını belirler.
3
En kapsamlı kesişim noktasını seçin.
Sivas (Nuri Demirağ) Lojistik Merkezi doğru cevap olarak işaretlenir.
Sivas, coğrafi konumuyla Anadolu'nun kilit noktası olup ulaşım omurgasını birbirine bağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de demir yolu ulaşımında Sivas'ın stratejik kavşak (hub) rolü.

İpuçları

1
Türkiye'nin demir yolu haritasını bir ağ gibi düşünün; hangi şehir bu ağın tam merkezindeki kilit taşıdır?
2
Özellikle Samsun Limanı'ndan çıkan trenlerin İç Anadolu'daki ilk büyük durak ve ayrım noktasını hatırlayın.
3
Bu şehir, adını demir yolu hamlesinin öncüsü olan Nuri Demirağ'dan alan lojistik merkeze ev sahipliği yapmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Demir yolu ağının limanlarla olan bağlantılarını (İskenderun, Mersin, Samsun, Zonguldak) harita üzerinde inceleyerek hinterland kavramını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 446Soru

Bir grup araştırmacı, Türkiye'de uygulanan bir bölgesel kalkınma projesinin saha çalışmalarını incelemiştir. Hazırladıkları raporda; projenin en dikkat çekici ayaklarından birinin, birbirinden kopuk hâldeki yüksek rakımlı yerleşim alanlarını kesintisiz bir ulaşım ağıyla birbirine bağlamak olduğunu belirtmişlerdir. Raporda ayrıca, 'Yeşil Yol' olarak da bilinen bu entegre ulaşım ve turizm koridoru sayesinde, bölgedeki eko-turizm potansiyelinin canlandırılmasının ve doğal dokuya zarar vermeden yöre halkına yeni gelir kapıları açılmasının hedeflendiği vurgulanmıştır.

Raporda bahsedilen ve yayla turizmini entegre bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan bu bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP)

Cevap

Sözü edilen ve 'Yeşil Yol' projesiyle yayla turizmini geliştirmeyi hedefleyen proje Doğu Karadeniz Projesi'dir (DOKAP).
Soruda geçen 'Yeşil Yol' ve birbirinden kopuk yaylaları birbirine bağlayarak eko-turizmi geliştirme hedefi, Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) en bilinen vizyon projelerinden biridir. Bölgenin engebeli topoğrafyası nedeniyle ulaşımı zor olan yaylalar, bu entegre proje sayesinde turistik bir koridora dönüştürülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri ve projeye ait spesifik hedefleri belirlemek.
Anahtar kelimeler: 'yüksek rakımlı yerleşim alanlarını bağlamak', 'Yeşil Yol', 'eko-turizm' ve 'yayla turizmi'.
Kalkınma projelerini birbirinden ayıran en önemli unsur, her bölgenin kendi coğrafi potansiyeline uygun olarak belirlenmiş özel alt projeleridir.
2
Belirlenen anahtar kavramları bölgesel kalkınma projelerinin temel amaçlarıyla eşleştirmek.
Türkiye'de yaylaların en yaygın olduğu ve 'Yeşil Yol' adı altında bu yaylaları birleştirerek bir turizm koridoru oluşturma vizyonunun Doğu Karadeniz Projesi'ne (DOKAP) ait olduğu sonucuna ulaşılır.
DOKAP'ın en önemli güncel hedeflerinden biri, dağınık yerleşmeyi ulaşım ağlarıyla birbirine bağlayarak alternatif turizm gelirleri elde etmektir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projeleri Kapsamı ve Spesifik Hedefleri

İpuçları

1
Projede bahsedilen 'Yeşil Yol' kavramı, ülkemizde ormanların ve yaylaların en yoğun olduğu, engebeli coğrafi bölgemizi işaret etmektedir.
2
Bu proje, Samsun'dan Artvin'e kadar uzanan dağlık kuşaktaki turizm potansiyelini birleştirmeyi amaçlar.
3
Trabzon, Rize ve Artvin gibi illerin yüksek kesimlerindeki dağınık yaylaları birbirine bağlamayı ve turizme kazandırmayı hedefleyen proje Doğu Karadeniz Projesi'dir.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel kalkınma projelerinin kapsadığı illerde yaşanan değişiklikleri (Örneğin Sivas'ın KOP'a mı yoksa DAP'a mı dahil edildiği gibi detayları) tekrar gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Bölgesel kalkınma projelerini ayırt ederken anahtar kelime eşleştirmesi yapabilirsiniz: DAP=Hayvancılık/Kış Turizmi, ZBK=Maden/Demir-Çelik, YHGP=Taşkın/Erozyon, KOP=Sulama/Tarım, DOKAP=Yayla/Yeşil Yol/Eko-turizm.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 447Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetleri, uygulanan yönteme göre genel olarak 'mera (otlak) hayvancılığı' ve 'besi ve ahır hayvancılığı' olmak üzere ikiye ayrılır.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan iki farklı büyükbaş hayvancılık işletmesinin yıllara göre süt üretim miktarları (ton) verilmiştir:

YıllarX İşletmesiY İşletmesi
2021120500
202280510
2023140505
202490515
2025135520

Yalnızca bu tablodaki verilere bakılarak, işletmelerin uyguladığı hayvancılık yöntemleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X işletmesinde iklime bağlı mera hayvancılığı, Y işletmesinde ise besi ve ahır hayvancılığı yapılmaktadır.

Cevap

Tablodaki üretim istikrarsızlığından dolayı X işletmesinin mera hayvancılığı, üretim istikrarından dolayı Y işletmesinin besi hayvancılığı yaptığını belirten seçenek doğrudur.
Doğru yanıt, X işletmesinde mera, Y işletmesinde ise besi hayvancılığı yapıldığını belirten ifadedir. Çünkü mera hayvancılığında hayvanlar doğadaki otlarla beslenir. Kurak yıllarda otlar cılızlaşınca verim düşer, yağışlı yıllarda otlar gürleşince verim artar. Bu durum X işletmesindeki dalgalanmayı açıklar. Besi ve ahır hayvancılığında ise iklimin etkisi yoktur; hayvanlar kapalı alanlarda hazır suni yemlerle beslenir, bu nedenle Y işletmesindeki gibi her yıl düzenli ve istikrarlı bir üretim elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki X işletmesinin yıllara göre üretim miktarını analiz etmek.
X işletmesinde süt üretiminin 120, 80, 140 gibi birbirleri arasında büyük farklar olan (dalgalı) değerlere sahip olduğu tespit edilir.
Üretimdeki bu büyük dalgalanmalar, hayvanların beslenmesinin doğadaki otların gürlüğüne (dolayısıyla o yıl düşen yağışa ve iklime) bağlı olduğunu gösterir.
2
Tablodaki Y işletmesinin yıllara göre üretim miktarını analiz etmek.
Y işletmesinde süt üretiminin 500, 510, 505 gibi her yıl birbirine çok yakın (istikrarlı) değerlerde seyrettiği tespit edilir.
Üretimin istikrarlı olması, hava koşulları nasıl olursa olsun hayvanlara kapalı ortamda standart miktarda hazır yem verildiğini (besi hayvancılığı) kanıtlar.
3
Elde edilen bulguları hayvancılık türleriyle eşleştirmek.
X işletmesi iklime bağımlı olan 'mera hayvancılığı' yaparken, Y işletmesi modern yöntem olan 'besi ve ahır hayvancılığı' yapmaktadır.
Mera hayvancılığının en belirgin özelliği 'yıldan yıla verimde dalgalanma', besi hayvancılığının en belirgin özelliği ise 'yüksek ve istikrarlı verim' olmasıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de mera ve besi hayvancılığı arasındaki verim ve iklime bağımlılık farkı

İpuçları

1
Mera hayvancılığında hayvanlar dışarıda otlar; yağmur yağarsa ot çok olur, yağmazsa ot az olur. Bu durum süt miktarına nasıl yansır?
2
Besi ve ahır hayvancılığında hayvanlar dışarı çıkmaz, sürekli fabrikasyon hazır yemle beslenirler. Bu sistemde yıllar arası verim değişimi yaşanır mı?
3
Tabloda X işletmesinin üretiminde bir yıl 80 ton, bir yıl 140 ton gibi büyük bir dalgalanma varken, Y işletmesinde her yıl 500 ton civarında istikrarlı bir üretim görülmektedir. İstikrarsız olan doğaya (meraya), istikrarlı olan ise kapalı ortama (besiye) aittir.

Daha Fazla Pratik

Büyükbaş hayvancılığın (mera yöntemiyle) yaygın olduğu Erzurum-Kars Platosunun doğal bitki örtüsü ve yaz yağışları ilişkisini tekrar gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Verilerin varyansını (değişkenliğini) göz kararı hesaplamak. X serisi [80, 140] gibi geniş bir aralıkta savrulurken (iklim kontrolü), Y serisi [500, 520] gibi çok dar bir aralıkta (insan/hazır yem kontrolü) kalmıştır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 448Soru

Türkiye, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alan genç ve tektonik bakımdan aktif bir ülke olması nedeniyle jeotermal enerji potansiyeli bakımından dünya genelinde ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle Batı Anadolu'daki graben sahaları, yüksek sıcaklıktaki akışkan kapasitesiyle elektrik enerjisi üretimine (Jeotermal Elektrik Santralleri - JES) en uygun bölgeleri oluşturmaktadır. Ancak bu santrallerin işletilmesi sürecinde, kaynağın jeolojik yapısından kaynaklanan bazı karakteristik özellikler ve çevresel kısıtlamalar ön plana çıkmaktadır.

Buna göre, Türkiye'nin jeotermal enerji potansiyeli ve santral işletmeciliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'nin jeotermal kurulu gücünün en yüksek olduğu illerin (Aydın, Denizli, Manisa) bu potansiyele sahip olması, bu illerin Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerindeki ana kırık kuşağında yer almasıyla açıklanır.

Cevap

Türkiye'nin jeotermal kurulu gücünün en yüksek olduğu illerin Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu iller Batı Anadolu graben sistemlerinde yer almaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye'nin jeotermal enerji devleri olan Aydın, Denizli ve Manisa illerini yanlış bir fay sistemi ile ilişkilendirmiştir. Bu iller Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde değil, Batı Anadolu'nun graben sistemleri üzerinde yer almaktadır. KAF, Türkiye'nin kuzeyinden geçerken; Ege Bölgesi'ndeki kırıklı yapı ayrı bir tektonik rejim olan horst-graben sistemini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Jeotermal santrallerin coğrafi dağılımını analiz et.
Türkiye'de jeotermal elektrik üretiminin %90'ından fazlası Aydın, Denizli ve Manisa illerinde yoğunlaşmıştır.
Yüksek sıcaklıklı jeotermal akışkanların elektrik üretimine uygun olduğu ana sahalar Batı Anadolu'dadır.
2
Bölgedeki tektonik yapıyı sorgula.
Söz konusu iller, Batı Anadolu graben sistemleri (Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Gediz grabenleri) üzerinde yer alır.
Graben sistemleri, yer kabuğunun inceldiği ve fay hatlarının derinlere inerek sıcak su sirkülasyonuna izin verdiği alanlardır.
3
Fay hatlarının yerini karşılaştır.
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), Saros Körfezi'nden başlayıp Doğu Anadolu'ya kadar uzanan kuzey kuşaktadır; Ege Bölgesi bu hattın kapsamında değildir.
Ege Bölgesi'ndeki kırıklı yapı Batı Anadolu Fay Sistemi (BAF) olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Jeotermal Enerji ve Tektonik İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin üç büyük fay hattını (KAF, DAF, BAF) ve geçtikleri bölgeleri düşünün.
2
Ege Bölgesi'ndeki Horst-Graben sistemleri hangi fay kuşağına aittir? Kuzey Anadolu'ya mı yoksa Batı Anadolu'ya mı?
3
Aydın ve Denizli gibi iller Türkiye'nin batısındadır. KAF ise Karadeniz'e paralel bir yay çizer. Bu mekansal çelişki cevabı bulmanızı sağlayacaktır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin linyit yakıtlı termik santrallerinin yer seçimi ile jeotermal santrallerin yer seçimi arasındaki ortak paydayı (enerji kaynağına yakınlık) araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde eleme yöntemi: Ege Bölgesi'ndeki jeotermal santralleri ile KAF'ın geçtiği illeri (Bolu, Çankırı, Amasya, Tokat vb.) zihninizde eşleştirin; örtüşmediğini göreceksiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 449Soru

Sanayi tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken üretilecek ürünün niteliğine ve sektörel özelliklere göre ham madde, pazar, enerji veya ulaşım faktörleri ön plana çıkabilmektedir. Örneğin, orman ürünleri sanayisinin bir kolu olan kereste fabrikaları taşıma maliyetlerini düşürmek amacıyla genellikle orman alanlarının yoğun olduğu yörelerde kurulurken; aynı ana sektörün bir diğer kolu olan mobilya sanayisi, daha çok nüfusun yoğun olduğu tüketim merkezlerinde ve ulaşım ağlarının geliştiği alanlarda toplanmıştır.

Buna göre, aşağıdaki illerimizden hangisinin mobilya sanayisinde Türkiye çapında ön plana çıkması, ham maddeye yakınlıktan ziyade doğrudan pazar, ulaşım ve sermaye birikimi faktörleriyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kayseri

Cevap

Mobilya sanayisinde ham madde yerine doğrudan pazar, ulaşım ve sermaye faktörleriyle öne çıkan ilimiz Kayseri'dir.
Kayseri, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve orman varlığı oldukça sınırlı olan bir ilimizdir. Ancak tarihsel ticaret kültürü (sermaye birikimi), Türkiye'nin ana ulaşım hatlarının kesişim noktasında bulunması (ulaşım) ve üretilen malların nüfus yoğunluğuna sahip tüketim bölgelerine sevkini kolay yapabilmesi (pazar) sayesinde mobilya sanayisinde markalaşmış ve ön plana çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki temel ayrımı (kereste sanayisi = ham madde odaklı, mobilya sanayisi = pazar ve ulaşım odaklı) tespit etmek.
Mobilya sanayisinde öne çıkan ancak ormanlık (ham madde) alanlardan uzak bir şehir aranmalıdır.
Soruda açıkça ham maddeye yakınlıktan ziyade pazar ve sermaye faktörleriyle gelişmiş bir il sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki illerin bitki örtüsü ve orman (ham madde) varlığını analiz etmek.
Bolu, Kastamonu, Düzce ve Giresun orman varlığı yönünden çok zengin iller iken, Kayseri bozkır bitki örtüsüne sahip ve orman fakiri bir ildir.
Ham maddeye yakınlık faktörünü eleyebilmek için illerin doğal kaynak potansiyelleri bilinmelidir.
3
Kayseri'nin coğrafi ve ekonomik özelliklerini mobilya sektörü açısından incelemek.
Kayseri, ağaç ham maddesi olmamasına rağmen, gelişmiş karayolu/demiryolu ağı, güçlü ticaret sermayesi ve iç pazara kolay erişimi sayesinde devasa bir mobilya üretim üssü haline gelmiştir.
Sanayi kuruluşunda sadece doğal koşulların değil, beşeri ve ekonomik koşulların (pazar, ulaşım) belirleyici olabileceği ilkesini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçimi ve Pazar-Ulaşım ilişkisi

İpuçları

1
Seçeneklerdeki illerin Türkiye'nin hangi coğrafi bölgelerinde yer aldığını ve iklim koşullarını (dolayısıyla orman varlığını) kıyaslayınız.
2
Bolu, Kastamonu, Düzce ve Giresun Karadeniz ikliminin etkisiyle bol yağış alan ve zengin ormanlara sahip illerdir. Bu illerde kurulan orman ürünleri tesisleri doğrudan ham madde kaynağının içindedir.
3
İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan, bozkır bitki örtüsüne sahip olduğu için orman fakiri olan ancak devasa fabrikalarıyla tanınmış mobilya markalarına ev sahipliği yapan ticari merkezimizi bulunuz.

Daha Fazla Pratik

Demir-çelik sanayisinde İskenderun'un (ulaşım) ve Karabük'ün (enerji) kuruluş yerlerinin ham madde dışı faktörlerle nasıl açıklandığını tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 450Soru

İç Anadolu Bölgesi'nde volkanik tüf ve bazaltların dış kuvvetler tarafından aşındırılmasıyla oluşan "peribacaları", Türkiye'nin en önemli turizm sembollerinden biridir. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde de yer alan bu doğal ve kültürel oluşumların en yoğun bulunduğu ilimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nevşehir

Cevap

Peribacalarının en yoğun bulunduğu ilimiz Nevşehir'dir.
Peribacaları, volkanik faaliyetler sonucu püsküren tüf tabakalarının sel suları ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla oluşur. Bu doğa harikalarının dünyaca ünlü örnekleri Nevşehir ilimizdeki Kapadokya yöresinde (Göreme Milli Parkı vb.) toplanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan yer şeklini ve oluşum mekanizmasını belirleyin.
Tanımlanan şekil, volkanik tüf ve bazaltların aşınmasıyla oluşan "peribacaları"dır.
Soruda verilen volkanik köken ve dış kuvvet aşındırması bilgisi bizi peribacalarına götürür.
2
Bu yer şeklinin Türkiye'deki en meşhur konumunu hatırlayın.
Peribacaları ve Kapadokya dendiğinde akla gelen ana merkez Nevşehir ilidir.
Ürgüp, Göreme ve Avanos gibi peribacası yoğunluğunun en fazla olduğu ilçeler Nevşehir sınırları içerisindedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de volkanik yer şekillerinin turizm üzerindeki etkisi ve Kapadokya yöresi.

İpuçları

1
Bu ilimiz İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır ve Ürgüp, Göreme gibi dünyaca ünlü turistik ilçelere sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer volkanik yer şekillerini (volkan konileri, kalderalar) ve bunların hangi illerde yoğunlaştığını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 451Soru

Türkiye'deki enerji santrallerinde faydalanılan kaynaklar, doğada kendini kısa sürede yenileyebilme özelliklerine göre 'tükenen (yenilenemez)' ve 'tükenmeyen (yenilenebilir)' olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla bir yenilenemez ve bir yenilenebilir enerji kaynağı doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit – Güneş

Cevap

Linyit ve Güneş kaynaklarının birlikte verildiği eşleştirme
Linyit, jeolojik dönemlerde oluşmuş fosil kökenli ve kullanıldıkça tükenen (yenilenemez) bir kaynaktır. Güneş ise doğada sürekli var olan ve tükenmeyen (yenilenebilir) bir enerji kaynağıdır. Soru kökünde istenen 'Yenilenemez - Yenilenebilir' sıralaması tam olarak bu eşleştirmede sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'yenilenemez' ve 'yenilenebilir' kavramlarının özelliklerini hatırlamak.
Yenilenemez kaynaklar fosil kökenlidir ve zamanla tükenir (kömür, petrol vb.). Yenilenebilir kaynaklar ise doğada sürekli var olan döngülere dayanır (güneş, rüzgâr vb.).
Seçeneklerdeki kaynakları doğru sınıflandırabilmek için temel tanımların bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerde ilk sırada yer alan kaynağın 'yenilenemez' (tükenen) olup olmadığını kontrol etmek.
Linyit ve taş kömürü yenilenemez kaynaklardır. Rüzgâr yenilenebilir bir kaynaktır. Bor ise bir madendir.
Soruda ilk olarak yenilenemez kaynağın bulunması istenmiştir.
3
Seçeneklerde ikinci sırada yer alan kaynağın 'yenilenebilir' (tükenmeyen) olup olmadığını kontrol etmek.
Güneş ve rüzgâr yenilenebilir kaynaklardır. Petrol ve taş kömürü ise yenilenemez kaynaklardır.
Sorudaki eşleştirmenin ikinci parçasını doğrulamak için gereklidir.
4
Hem kaynak türünü hem de istenen sırayı (Yenilenemez - Yenilenebilir) sağlayan seçeneği belirlemek.
Linyit (yenilenemez) ve Güneş (yenilenebilir) eşleştirmesi istenen kurala tam olarak uymaktadır.
Doğru cevaba ulaşmak için tüm koşulların sağlandığından emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Kaynakları Sınıflandırması

İpuçları

1
Doğada jeolojik süreçlerle oluşup yer altından çıkarılan kaynaklar zamanla tükendiği için 'yenilenemez', doğal döngülerle sürekli var olan kaynaklar ise 'yenilenebilir' olarak adlandırılır.
2
Linyit, petrol ve taş kömürü gibi fosil yakıtlar kullanıldıkça tükenir. Güneş, rüzgâr ve su ise sürekli kendini yeniler.
3
Soruda sizden eşleştirmenin sırasıyla 'Önce tükenen, sonra tükenmeyen' şeklinde olması istenmektedir. Bor gibi rezervlerin maden olduğunu, doğrudan enerji kaynağı olarak sınıflandırılmadığını unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 452Soru

Türkiye'de coğrafi bölgeler arasında gerçekleştirilen ürün alışverişine dayalı iç ticaretin oldukça canlı olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgelerin iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlı olarak yetiştirilen ürünlerin farklılık göstermesi

Cevap

İç ticaretin temel nedeni, bölgeler arasındaki iklim ve yer şekilleri farklılığının ürün çeşitliliğine yol açmasıdır.
Bölgeler arasındaki iklim çeşitliliği ve yer şekilleri farklılığı, tarım ürünlerinin ve ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine neden olur. Örneğin, sadece Doğu Karadeniz'de yetişen çay, tüm Türkiye'ye oradan dağıtılır. Bu bölgesel uzmanlaşma, iç ticaretin temel dayanağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İç ticaret kavramını analiz etme
İç ticaret, ülke sınırları içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin yer değiştirmesidir.
Ticaretin gerçekleşmesi için bir bölgede üretilen ürünün diğer bölgede ihtiyaç duyulması gerekir.
2
Bölgesel farklılıkları değerlendirme
Karadeniz'de çay, İç Anadolu'da buğday, Akdeniz'de turunçgil yetişmesi gibi bir uzmanlaşma görülür.
Bu ürün çeşitliliğinin temelinde yatan faktör ise iklim ve yer şekillerindeki belirgin farklılıklardır.
3
Neden-sonuç ilişkisi kurma
Her bölge kendi sahip olmadığı ürünü diğerinden alır.
Ürünlerdeki bu bölgesel farklılık, iç ticaretin sürekli ve canlı kalmasını sağlayan motor güçtür.

Anahtar Kavram

İç Ticareti Canlandıran Faktörler

İpuçları

1
Ticaretin olması için bir bölgede olanın diğerinde olmaması gerekir.
2
Türkiye'de çayın sadece Rize'de, muzun ise Anamur çevresinde yetişmesini düşünün.
3
Bölgeler arası üretim farklılığına yol açan doğal faktörleri (iklim, yer şekilleri) hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin dış ticaretinde en çok paya sahip olan ürün grupları (otomotiv, tekstil vb.) konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 453Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bölgede sulanabilen tarım arazilerinin genişlemesi, bölgenin ürün deseninde köklü değişikliklere yol açmıştır. Proje öncesinde bölge ekonomisinde kısıtlı bir yere sahip olan ancak günümüzde Türkiye toplam üretiminin yarısından fazlasının bu bölgeden karşılandığı sanayi bitkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamuk

Cevap

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sulama imkanlarının artması sonucu üretiminde en büyük artış yaşanan sanayi bitkisi pamuktur.
Güneydoğu Anadolu Projesi ile bölgede barajların ve sulama kanallarının (örneğin Şanlıurfa tünelleri) devreye girmesi, yaz sıcaklığının çok yüksek olduğu bölgede pamuk tarımı için ideal şartları sağlamıştır. Bu sayede bölge, Türkiye pamuk üretiminin merkezi haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Projenin temel etkisini belirleme
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgeye geniş çaplı sulama imkanları getirmiştir.
Soruda belirtilen ürün değişiminin temel nedeni sulu tarıma geçiştir.
2
Sulama ile sanayi bitkisi ilişkisini kurma
Pamuk, yetişme döneminde bol su ve yaz kuraklığı isteyen bir sanayi bitkisidir.
Bölgedeki yüksek sıcaklık ve GAP ile gelen su, pamuk için en uygun ortamı oluşturmuştur.
3
Üretim verilerini analiz etme
Türkiye pamuk üretiminin yaklaşık %60'ı Şanlıurfa başta olmak üzere GAP bölgesinden karşılanmaktadır.
Bölge, bu üretim miktarıyla Ege ve Çukurova'yı geride bırakarak Türkiye lideri olmuştur.

Anahtar Kavram

GAP'ın Tarımsal Üretim ve Ürün Çeşitliliği Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
GAP'tan önce bölge kuru tarım merkeziydi, sulama ile her şey değişti.
2
Söz konusu ürün, özellikle tekstil sanayisinin temel ham maddesidir.
3
Günümüzde bu ürünün üretiminde Şanlıurfa ili tek başına Türkiye'nin en büyük üreticisidir.

Daha Fazla Pratik

GAP'ın bölge dışına göç ve sanayileşme üzerindeki dolaylı etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 454Soru

Türkiye'nin enerji ihtiyacının karşılanmasında hem doğada kendiliğinden yenilenebilen hem de kullanıldıkça tükenen (yenilenemez) kaynaklar kullanılmaktadır. Ayrıca ülke ekonomisinde enerji kaynakları ile sanayi hammaddesi olan madenlerin kullanım alanları birbirinden farklılık gösterir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan yenilenemez (fosil) kaynaklara örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit

Cevap

Türkiye'de elektrik üretiminde kullanılan ve kullanıldıkça tükenen yenilenemez kaynak linyittir.
Linyit, Üçüncü Jeolojik Zaman'da oluşmuş fosil bir yakıttır. Fosil yakıtların oluşumu milyonlarca yıl sürdüğü için kullanıldıkça tükenirler ve 'yenilenemez enerji kaynağı' olarak sınıflandırılırlar. Türkiye'de linyit yatakları yaygındır ve termik santrallerde elektrik üretiminde yoğun olarak kullanılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki maddelerin enerji kaynağı mı yoksa maden mi olduğunu belirle.
Linyit, güneş ve rüzgâr enerji kaynağıdır; bor ise bir madendir.
Madenler ile elektrik üretiminde kullanılan enerji kaynaklarını birbirinden ayırmak gerekir.
2
Enerji kaynaklarını yenilenebilir ve yenilenemez olarak sınıflandır.
Güneş ve rüzgâr yenilenebilir (tükenmeyen) kaynaklardır. Linyit ise fosil kökenli olduğu için yenilenemez (tükenen) bir kaynaktır.
Soru bizden elektrik üretiminde kullanılan 'yenilenemez' kaynağı bulmamızı istemektedir.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Kaynakları Ayrımı

İpuçları

1
Yenilenemez kaynaklar, doğada sınırlı miktarda bulunan ve yer altında milyonlarca yılda oluşan fosil yakıtlardır.
2
Güneş ve rüzgâr doğada sürekli bulunduğu için 'yenilenebilir' kabul edilir. Soruda bizden tükenen bir kaynak isteniyor.
3
Bor bir madendir. Elektrik üretiminde yakıt olarak kullanılan, Türkiye'de rezervi en yaygın olan fosil kaynak linyittir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki başlıca linyit çıkarım alanlarını (Afşin-Elbistan, Soma, Tunçbilek gibi) ve bu alanlardaki termik santralleri harita üzerinden incelemeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 455Soru

Türkiye'nin turizm faaliyetleri; matematik konumun getirdiği iklimsel özellikler ile özel konumun sağladığı yer şekilleri, jeolojik yapı ve beşerî sermayenin bir sentezi niteliğindedir. Bu unsurların etkileşimi, bölgeler arasında belirgin turizm potansiyeli ve sezon süresi farkları yaratmaktadır.

Buna göre, Türkiye'de turizm türleri ile bu faaliyetlerin mekânsal gelişimini etkileyen coğrafi faktörler arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ege kıyı şeridinde deniz turizmi sezonunun Akdeniz kıyılarına göre daha geç başlayıp daha kısa sürmesinin temel nedeni, dağların denize dik uzanması sonucu deniz etkisinin iç kesimlere kadar sokulabilmesidir.

Cevap

Ege kıyı şeridinde deniz turizmi sezonunun Akdeniz kıyılarına göre daha kısa sürmesinin temel nedeni dağların denize dik uzanması değil, enlem etkisine bağlı olarak sıcaklıkların daha düşük olmasıdır.
Deniz turizminin süresi doğrudan sıcaklık değerlerine ve güneşlenme süresine bağlıdır. Ege kıyıları, Akdeniz kıyılarına göre daha kuzeyde (yüksek enlemlerde) yer aldığı için güneş ışınlarının geliş açısı daha küçüktür ve deniz suyu daha geç ısınır, daha erken soğur. Bu durum bir matematik konum sonucudur. Dağların uzanış yönü ise özel bir konum özelliğidir ve deniz etkisinin iç kesimlere yayılmasına yardımcı olsa da kıyının toplam sıcaklık bütçesini ve sezon süresini belirleyen ana faktör değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Turizm türlerini belirleyen fiziki ve beşerî faktörleri analiz et.
Termal turizmin jeolojik yapıya, kış turizminin yükselti ve neme, deniz turizminin ise iklimsel şartlara bağlı olduğu saptandı.
Her turizm türünün mekânsal dağılışını belirleyen öncelikli bir coğrafi değişken vardır.
2
Sezon süresini etkileyen temel faktörü sorgula.
Deniz turizminde sezonun başlama ve bitiş zamanı ile toplam süresinin güneşlenme süresi ve sıcaklık rejimiyle (enlem) ilgili olduğu belirlendi.
Matematik konum, iklim kuşaklarının sınırlarını ve mevsimsel sıcaklık değişimlerini kontrol eder.
3
Dağların uzanış yönünün etkisini değerlendir.
Dağların denize dik uzanmasının (Ege'de) deniz etkisinin iç kısımlara girmesini sağladığı ancak kıyıdaki sıcaklık değerlerini veya sezon süresini Akdeniz'den daha uzun yapmadığı görüldü.
Dağların uzanışı özel konum faktörüdür ve iklimin karasal iç bölgelere sokulmasını etkiler, enleme bağlı sıcaklık azalmasını engellemez.
4
Hatalı sebep-sonuç ilişkisini tespit et.
Ege'deki sezon kısalığının nedeni olarak 'dağların uzanışının' gösterilmesi, matematik konum sonucu olan bir durumun yanlışlıkla özel konuma bağlanmasıdır.
Öğrenciler genellikle her kıyı özelliğini dağların uzanışıyla açıklama eğilimindedir, bu da kavram yanılgısına yol açar.

Anahtar Kavram

Deniz Turizmi Süresi ve Enlem İlişkisi

İpuçları

1
Deniz turizmi sezonunun uzunluğunu belirleyen temel faktörü (güneşlenme ve sıcaklık) düşünün.
2
Ege ve Akdeniz arasındaki enlem farkının, güneş ışınlarının geliş açısını nasıl etkilediğini hatırlayın.
3
Dağların denize dik uzanması nemli havanın içeri girmesini sağlar, ancak kuzeye gidildikçe sıcaklığın düşmesini engelleyemez. Bu bir 'Matematik Konum' vs 'Özel Konum' sorusudur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Cittaslow' (Sakin Şehir) merkezlerinin coğrafi dağılışını ve bu seçimlerdeki kriterleri incelemek bu konudaki sentez yeteneğinizi artıracaktır.

Alternatif Yöntem

Seçeneklerdeki her turizm türünü 'Neden orada?' ve 'Neden o sürede?' sorularıyla test edin. Eğer cevap fiziksel bir yapıysa (fay, dağ) özel konumdur; eğer cevap güneş/sıcaklıksa matematik konumdur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 456Soru

Türkiye'de dış ticareti canlandırmak, ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak amacıyla kurulan 'serbest bölgeler', ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber gümrük hattı dışında sayılan özel alanlardır. Bu bölgelerde ticari ve sınai faaliyetler için geniş muafiyetler tanınmaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki serbest bölgelerin işleyişi ve coğrafi dağılışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'deki serbest bölgelerin tamamı, ulaşım ve lojistik avantajları nedeniyle kıyı şeridindeki liman kentlerinde toplanmıştır.

Cevap

Türkiye'deki serbest bölgelerin tamamının kıyı şeridinde toplandığını savunan ifade yanlıştır; çünkü iç kesimlerde de serbest bölgeler mevcuttur.
Türkiye'deki serbest bölgeler başlangıçta Mersin ve Antalya gibi liman şehirlerinde yoğunlaşmış olsa da, günümüzde sanayinin geliştiği iç kesimlerdeki illerde de (Kayseri, Denizli, Gaziantep gibi) kurulmuştur. Bu nedenle 'tamamı kıyı şeridindedir' genellemesi coğrafi gerçeklerle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest bölgelerin tanımını ve hukuki statüsünü analiz etmek.
Bu bölgelerin gümrük hattı dışında kaldığı ve dış ticaret mevzuatına göre işlem gördüğü belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki 'ihracat' ve 'ithalat' kavramlarının doğruluğunu test etmek için bu temel bilgi gereklidir.
2
Serbest bölgelerin Türkiye'deki coğrafi dağılımını gözden geçirmek.
İstanbul, İzmir, Mersin gibi liman kentlerinin yanı sıra Kayseri, Mardin, Denizli ve Gaziantep gibi iç illerde de serbest bölgelerin olduğu tespit edilmiştir.
Lojistik avantajların kıyıları ön plana çıkardığı doğru olsa da 'tamamı' ifadesinin genelleme hatası olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
3
Yanlış olan seçeneği belirlemek.
Kayseri ve Gaziantep gibi örnekler, tüm bölgelerin kıyı şeridinde olduğu iddiasını çürütmektedir.
KPSS sorularında 'tamamı', 'sadece', 'asla' gibi kesinlik bildiren ifadeler genellikle çeldirici veya yanlış cevap noktasıdır.

Anahtar Kavram

Serbest bölgelerin gümrük statüsü ve Türkiye'deki mekânsal dağılışı.

İpuçları

1
Serbest bölgelerin gümrük hattı dışındaki statüsünün dış ticaret tanımlarını (ithalat/ihracat) nasıl etkilediğini düşünün.
2
KPSS Coğrafya sorularında 'tamamı', 'her zaman' gibi iddialı kelimelere dikkat edin; istisnaları hatırlamaya çalışın.
3
Türkiye'nin tekstil ve sanayi merkezlerinden olan Denizli veya Kayseri gibi illerde neden serbest bölge kurulmuş olabileceğini sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ilk serbest bölgelerin hangileri olduğunu ve serbest bölgelerin en yoğun olduğu bölgeyi (Marmara) çalışarak bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 457Soru

Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve aktif tektonik yapısı göz önüne alındığında, ülkemizdeki jeotermal enerji kaynaklarının dağılımı ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atmosferik koşullara bağlı bir kaynak olduğu için kış aylarındaki aşırı düşük sıcaklıklar ve don olayları üretim verimliliğini ciddi oranda düşürür.

Cevap

Jeotermal enerji atmosferik koşullardan etkilenmez; yerin derinliklerinden gelen iç kuvvete dayalı bir kaynaktır.
Doğru cevap, jeotermal enerjinin atmosferik koşullara bağlı olarak verimliliğinin değiştiğini iddia eden seçenektir. Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerindeki ısıya dayalı olduğu için rüzgâr, güneş veya yağış rejimi gibi dış faktörlerden bağımsızdır. Yıl boyu sabit verimle çalışabilmesi, bu kaynağın en önemli avantajlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji kaynağının kökenini belirleyin.
Jeotermal enerji, yer kabuğunun altındaki magmanın ısısından beslenen bir kaynaktır.
Kaynağın dış faktörlere mi (iklim) yoksa iç faktörlere mi (jeoloji) bağlı olduğunu anlamak gerekir.
2
Dış etkenlerin (iklim) enerji üretimi üzerindeki etkisini analiz edin.
Güneş, rüzgâr ve hidroelektrik enerji hava durumuna bağlıyken, jeotermal enerji 365365 gün kesintisiz üretim yapabilir.
Seçeneklerdeki iklimle ilişkilendirme hatasını tespit etmek için bu ayrım kritiktir.
3
Türkiye'nin jeolojik yapısı ile eşleştirme yapın.
Türkiye genç oluşumlu olduğu için fay hatları yaygındır, bu da jeotermal potansiyeli artırır.
Doğru seçenekleri eleyerek yanlış olan yargıya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Jeotermal Enerji ve Jeolojik Yapı İlişkisi

İpuçları

1
Enerji kaynaklarını 'iklime bağlı olanlar' ve 'iklimden bağımsız olanlar' şeklinde ikiye ayırmayı deneyin.
2
Güneş bulutluluktan, rüzgâr hava akımından, hidroelektrik yağıştan etkilenir. Peki yerin altındaki sıcak su neyden etkilenir?
3
Jeotermal enerji kökenini magmadan alır. Magma sıcaklığı, dışarıdaki hava sıcaklığına göre değişim gösterir mi?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ilk jeotermal santral olan Denizli-Sarayköy santralinin kuruluş nedenini ve Batı Anadolu'daki diğer santrallerin yerlerini harita üzerinden inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Jeolojik kökenli kaynaklar (linyit, taş kömürü, jeotermal) ile klimatolojik kökenli kaynakları (güneş, rüzgâr, su) gruplandırarak soruyu daha hızlı çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 458Soru

Türkiye’de tarımsal verimliliği artırmak amacıyla yaygın olarak kullanılan suni gübre üretimi, hammadde (fosfat, potasyum vb.) bakımından önemli ölçüde dışa bağımlıdır. Bu durum, fabrikaların kuruluş yeri seçiminde belirleyici bir rol oynamıştır.

Buna göre; Bandırma, Mersin ve İskenderun gibi şehirlerde gübre fabrikalarının yoğunlaşmış olmasında aşağıdakilerden hangisi temel gerekçedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İthal edilen hammaddenin ulaşım kolaylığı

Cevap

Gübre fabrikallarının liman şehirlerinde kurulmasının temel nedeni, hammaddenin büyük oranda dışarıdan ithal edilmesi ve bu limanların sağladığı ulaşım avantajıdır.
Suni gübre üretiminde kullanılan fosfat ve potasyum gibi hammaddeler Türkiye'de sınırlı miktarda çıkarılır (fosfat sadece Mardin Mazıdağı'nda mevcuttur). İhtiyacın yaklaşık %90'ı dış piyasalardan karşılandığı için Bandırma, Mersin, İskenderun ve Samsun gibi ithalatın kolay yapılabildiği, hinterlant bağlantısı güçlü liman şehirleri sanayi tesisi kurulumu için en uygun alanlar haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gübre sanayisinin hammadde yapısını analiz etme
Suni gübre üretimi için gerekli olan fosfat ve potasyum gibi maddeler Türkiye'de yetersizdir ve büyük oranda ithal edilir.
Kuruluş yeri faktörlerinde hammaddenin yerli mi yoksa ithal mi olduğu stratejik bir öneme sahiptir.
2
Verilen şehirlerin ortak coğrafi özelliklerini belirleme
Bandırma, Mersin ve İskenderun Türkiye'nin dış ticarete açık önemli liman şehirleridir.
Limanlar, ithal edilen hammaddelerin ülkeye en düşük maliyetle girdiği lojistik noktalardır.
3
Hammadde ve ulaşım ilişkisini kurma
İthal hammaddeye dayalı sanayiler, taşıma maliyetini minimize etmek için liman çevrelerinde yoğunlaşır.
Liman yakınlığı, hammaddenin fabrikaya ulaştırılmasında büyük bir ekonomik avantaj sağlar.

Anahtar Kavram

Sanayide Hammaddeye Yakınlık ve Ulaşım İlişkisi

İpuçları

1
Şehirlerin ortak coğrafi özelliklerine (hepsinin kıyıda olması ve büyük limanlara sahip olması) odaklanın.
2
Türkiye'de fosfat madeninin sadece Mardin'de olduğunu ve bunun ülke ihtiyacını karşılamaya yetmediğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Demir-çelik sanayisinde İskenderun (ulaşım) ve Ereğli (enerji kaynağı) arasındaki yer seçimi farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 459Soru

Türkiye'de ormanların dikey yöndeki dağılışını ve çıkabildiği en yüksek sınırı (orman üst sınırı) belirleyen temel faktör sıcaklıktır. Normal şartlarda matematik konum (enlem) etkisine bağlı olarak, güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azaldığı için orman üst sınırının deniz seviyesine doğru alçalması beklenir. Ancak Türkiye'de orman üst sınırı Karadeniz kıyı kuşağında yaklaşık 200021002000-2100 metrelerde sonlanırken, daha kuzeyde yer alan Doğu Anadolu'nun iç kesimlerinde (Sarıkamış çevresi) 28002800 metrelere kadar çıkabilmektedir.

Bu durum, aşağıdakilerden hangisinin orman üst sınırı üzerindeki etkisini kanıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallık şiddetine bağlı olarak yaz sıcaklıklarının yüksek seyretmesi ve yüksek platoların yerel olarak daha fazla ısınması

Cevap

Doğu Anadolu'da karasallığın etkisiyle yaz sıcaklıklarının artması ve yüksek platoların yerel ısı adası oluşturarak ağaç yetişme sınırını yükseltmesi.
Ormanların çıkabileceği en yüksek sınırı belirleyen ana faktör sıcaklıktır. Karadeniz kıyıları nemli ve denizel olduğu için yazlar serin geçer ve orman sınırı 200021002000-2100 metrede kalır. Ancak Doğu Anadolu'da denizden uzaklık ve yüksek platoların yazın çok fazla ısınması, sıcaklığın ağaç yetişmesi için gereken eşiği daha yüksek irtifalarda bile aşmasını sağlar. Bu nedenle orman üst sınırı Türkiye'de en yüksek Doğu Anadolu'dadır.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik konum ve özel konum etkilerini karşılaştırın.
Enlem etkisine göre kuzeye gidildikçe orman üst sınırının düşmesi gerekirken, Doğu Anadolu'da (kuzeyde olmasına rağmen) yükseldiği görülmektedir.
Bu durum matematik konumun (enlem) etkisinin, özel konum (karasallık) tarafından baskılandığını gösterir.
2
Karasallığın sıcaklık üzerindeki etkisini analiz edin.
Deniz etkisinden uzak iç kesimlerde ve yüksek platolarda karasal ısınma daha şiddetlidir.
Yüksek platolar (Erzurum-Kars çevresi), geniş kara kütlelerinin ısınmasıyla 'yerel sıcaklık adaları' oluşturur.
3
Orman üst sınırı ile sıcaklık ilişkisini kurun.
Yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar, ağaçların daha yüksek irtifalarda yetişmesine olanak tanır.
Sarıkamış gibi bölgelerde orman üst sınırının 28002800 metreye çıkması, bu şiddetli karasal ısınmanın bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Orman Üst Sınırı ve Karasallık Etkisi

İpuçları

1
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörün 'sıcaklık' olduğunu unutmayın.
2
Normalde kuzeye gidildikçe bu sınırın düşmesi gerekir; eğer yükseliyorsa burada enlem dışı (özel konumla ilgili) bir durum vardır.
3
Deniz kıyısındaki nemli hava yazın serinletici etki yaparken, iç kesimlerdeki karasallık havayı daha fazla ısıtır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 'Orman Alt Sınırı'nın bölgelere göre değişimini ve nemlilikle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 460Soru

Türkiye ekonomisinin dış ticaret yapısı incelendiğinde, ithalatın (dış alım) mal gruplarına göre dağılımında; enerji, ham madde ve yarı işlenmiş ürünleri kapsayan "ara malları" kategorisinin payının %70'in üzerinde olduğu görülmektedir. Bu yapısal özellik, sanayi üretiminin devamlılığı ve dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır.

Buna göre, ara mallarının ithalattaki payının bu denli yüksek olması, Türkiye'nin üretim ve ticaret modeli hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisini doğrular?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi üretiminin ve ihracat kapasitesinin, büyük oranda ithal girdiye dayalı bir işleme ve montaj karakteri taşıdığını

Cevap

Türkiye'de sanayi üretimi ve ihracat, büyük ölçüde dışarıdan alınan ara malı ve enerjiye bağımlı bir yapıdadır.
Ara malları (hammadde, enerji ve yarı işlenmiş ürünler), sanayi üretiminin temel girdileridir. Türkiye'de ithalatın yaklaşık %75'inin bu grupta toplanması, sanayinin çarklarının dönmesi ve ihracat yapılabilmesi için dışarıdan girdi alınmasının zorunlu olduğunu kanıtlar. Bu durum, ekonominin 'montaj' veya 'dışa bağımlı işleme' karakterini ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret verilerini mal grupları bazında analiz etme
İthalat kalemleri; ara malları, yatırım (sermaye) malları ve tüketim malları olarak üçe ayrılır.
Soruda verilen %70'lik payın hangi kategoriye ait olduğunu ve bunun ekonomik karşılığını belirlemek gerekir.
2
Ara mallarının üretim sürecindeki rolünü yorumlama
Ara malları, bir nihai ürün üretmek için kullanılan ham madde, enerji ve yarı mamul maddeleri temsil eder.
Bu kalemlerin ithalatının yüksek olması, yerli üretimin dış girdi olmadan gerçekleşemeyeceğini gösterir.
3
Üretim yapısı ile dış ticaret dengesi arasındaki bağı kurma
İhracat artsa bile, ihraç edilecek malı üretmek için daha fazla ara malı ithal edilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkar.
Bu durum Türkiye ekonomisindeki dış ticaret açığının temel yapısal nedenidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin dış ticaretinde ara mallarının ithalattaki baskın payı ve bunun sanayi üretimiyle olan doğrusal ilişkisi.

İpuçları

1
İthal edilen bir malın 'ara malı' olması, o malın başka bir ürünün üretiminde kullanılacağı anlamına gelir.
2
Türkiye'nin en büyük ithalat kalemi olan 'enerji' (petrol ve doğal gaz) bir ara malıdır ve sanayi için vazgeçilmezdir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin ihracatında ilk sırada yer alan 'Otomotiv' sektörünün üretim sürecindeki yerli ve ithal parça oranlarını incelemek bu konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Dış ticaret verilerinde 'karşılama oranı' üzerinden de gidilebilir; ihracatın ithalatı karşılama oranının %100'ün altında kalmasının temel sebebi, üretim için gereken girdilerin (ara mallarının) pahalı ve dışa bağımlı olmasıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 23 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 23 | Examkin