Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 481Soru

Sanayide çeliği sertleştirmek ve paslanmaya karşı direnç kazandırmak amacıyla kullanılan, Türkiye'nin dünya üretiminde önemli bir yere sahip olduğu bu maden; Elazığ (Guleman) ve Muğla (Köyceğiz-Fethiye) çevresinde yoğun olarak çıkarılmaktadır.

Bu özelliklere ve çıkarım alanlarına sahip olan yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Krom

Cevap

Krom madeni, çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmazlık özelliği kazandırılmasında kullanılan temel kaynaktır.
Krom madeni, metalürji sanayisinde çeliği sertleştirmek ve korozyona (paslanmaya) karşı dayanıklılık kazandırmak amacıyla kullanılan vazgeçilmez bir alaşım elementidir. Türkiye'de bu madenin en önemli çıkarım alanları Elazığ'daki Guleman yatakları ve Muğla'nın Fethiye-Köyceğiz ilçeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanım alanını analiz etme
Çeliğin sertleştirilmesi ve paslanmaya (korozyon) karşı direnç kazanması hedefleniyor.
Bu özellikler metalürji sanayisinde krom madeninin en temel karakteristiğidir.
2
Çıkarım alanlarını eşleştirme
Elazığ (Guleman) ve Muğla (Köyceğiz) yatakları.
Türkiye'de krom üretiminin en yoğun olduğu ve ferrokrom tesislerine hammadde sağlayan bölgeler buralardır.

Anahtar Kavram

Krom Madeninin Sanayideki Kullanımı ve Başlıca Yatakları

İpuçları

1
Bu maden, mutfak araç gereçlerinden silah sanayisine kadar geniş bir alanda 'paslanmazlık' özelliği için tercih edilir.
2
Türkiye'de en önemli işleme tesisleri (Ferrokrom fabrikaları) Antalya ve Elazığ şehirlerinde kurulmuştur.
3
Elazığ'daki 'Guleman' yatakları bu maden için Türkiye'nin en köklü ve verimli üretim alanıdır.

Daha Fazla Pratik

Krom madeninin işlendiği Ferrokrom tesislerinin neden Antalya ve Elazığ'da kurulduğunu (hammadde ve ulaşım ilişkisi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 482Soru

Ekonomik coğrafya açısından bir ülkenin sanayi kapasitesinin gelişmesi, ham madde ihtiyacını doğrudan etkiler. Türkiye'de bazı tarımsal ürünler ve yeraltı kaynakları, yurt içinde ciddi miktarda üretilip çıkarılmasına karşın; devasa fabrika kapasiteleri ve dış pazar anlaşmaları (örneğin Dâhilde İşleme Rejimi) sebebiyle iç piyasaya yetmemekte ve bu yüzden dışarıdan yüklü miktarda ithal edilmektedir.

Buna göre, aşağıdaki ekonomik ürünlerden hangisinin dış ticaretindeki durumu bu genel tespitle açıklanamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bor mineralleri

Cevap

Soru kökündeki tespitle açıklanamayan ve ithalat bağımlılığı bulunmayan ürün Bor mineralleridir.
Bor mineralleri, Türkiye'nin dünya genelinde tekel konumunda (%70\%70'in üzerinde rezerv payı ile) olduğu ve iç tüketimin çok üzerinde üretilen bir yeraltı kaynağıdır. Dolayısıyla sanayi ihtiyacını karşılamak için dışarıdan ithal edilmez, aksine küresel pazarlara doğrudan veya işlenerek büyük oranda ihraç edilir. Bu nedenle soru kökündeki 'üretildiği halde ithal edilme' durumu bor mineralleri için geçerli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'üretildiği halde sanayi ihtiyacı için ithal edilen ürün' mantığını analiz edin.
Gelişmiş sanayi kolları, yerli üretimi aşan miktarda ham maddeye ihtiyaç duyduğundan, Türkiye kendi ürettiği bazı tarım ve maden ürünlerini aynı zamanda ithal etmek zorundadır.
Bu mantık, dış ticaretteki 'üretim-tüketim paradoksunu' kavramak için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen tarım ürünlerinin dış ticaret ve sanayi ilişkisini değerlendirin.
Pamuk tekstil sanayisi için, buğday ise gıda sanayisi (Dâhilde İşleme Rejimi) için yerli üretim yetersiz kaldığından yoğun olarak ithal edilir.
Tarım ürünlerinin sanayideki kullanım yoğunluğunu hatırlamak seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Seçeneklerde verilen yeraltı kaynaklarının (maden ve enerji) üretim yeterliliğini değerlendirin.
Taş kömürü ve demir cevheri üretilmesine rağmen ağır sanayinin talebine yetmez ve ithal edilir. Ancak bor minerallerinde Türkiye dünya tekelidir ve iç tüketimden çok daha fazlasını üreterek ihraç eder.
Bor minerallerinin Türkiye ekonomisindeki özel (ithalatsız ihracat) konumunu ayırt etmek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Dış Ticaretinde Ham Madde İthalatı ve Üretim-Tüketim Dengesi

İpuçları

1
Seçeneklerdeki ürünlerin Türkiye'deki sanayi kollarında (tekstil, gıda, demir-çelik) ne kadar yoğun kullanıldığını ve fabrikaların hammadde talebini düşünün.
2
Bir ürünün ithal edilmesi için ya o ürünü yeterince üretemiyor olmamız ya da ürettiğimiz miktarın kendi devasa fabrikalarımızın ihtiyacına yetmiyor olması gerekir.
3
Türkiye'nin dünya rezervlerinde lider olduğu, ithalat faturamızda yeri olmayan ve tamamen ihracata yönelik olan eşsiz yeraltı kaynağını bulun.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin maden ihracatında en çok gelir elde ettiği diğer yeraltı kaynaklarını (mermer, krom, bakır vb.) ve bunların temel kullanım alanlarını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Ürünlerin ithalat faturasındaki yerlerine bakarak eleme yapabilirsiniz. Enerji (kömür) ve hurda/cevher (demir) ithalatımız çok yüksektir. Tarımda da buğday ve pamuk en çok döviz ödediğimiz hammaddeler arasındadır. Ancak bor mineralleri için ithalat faturamız bulunmamaktadır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 483Soru

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP); Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsamaktadır. Proje, temel olarak havzadaki doğal kaynakların korunması, kirliliğin önlenmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma modelinin oluşturulması üzerine kurgulanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi YHGP kapsamında gerçekleştirilmesi hedeflenen temel amaçlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki taş kömürü havzasının modern yöntemlerle işletilerek demir-çelik üretiminin artırılması

Cevap

Bölgedeki taş kömürü havzasının modern yöntemlerle işletilerek demir-çelik üretiminin artırılması hedefi YHGP'ye değil, ZBK projesine aittir.
Doğru seçenek olan taş kömürü ve demir-çelik sanayisine dair çalışma, Türkiye'nin ağır sanayi ve madencilik odaklı projesi olan Zonguldak, Bartın ve Karabük (ZBK) projesinin temel amacıdır. YHGP ise tamamen Yeşilırmak Nehri'nin çevresel ve ekonomik potansiyelini korumaya yönelik havza bazlı bir çevre projesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen projeyi ve kapsamındaki illeri analiz etme
Proje Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP); iller ise Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat'tır.
Her bölgesel projenin kendine has bir odak noktası ve uygulama alanı vardır.
2
YHGP'nin temel kuruluş amacını hatırlama
Proje; erozyon kontrolü, su kirliliğiyle mücadele, akış rejimi düzenlemesi ve sürdürülebilir arazi kullanımı gibi çevresel odaklı hedeflere sahiptir.
Yeşilırmak Havzası'nda özellikle kirlilik ve sel riski öncelikli sorunlardır.
3
Seçenekleri diğer kalkınma projeleriyle karşılaştırma
Taş kömürü ve demir-çelik sanayisine yönelik hedefler Batı Karadeniz'deki Zonguldak, Bartın ve Karabük (ZBK) projesinin karakteristik özelliğidir.
KPSS sorularında projelerin temel odak noktaları (maden, tarım, hayvancılık, turizm) arasındaki farklar sıkça sorulur.

Anahtar Kavram

Bölgesel kalkınma projelerinin temel hedefleri ve sektörel odak noktaları.

İpuçları

1
Soru kökündeki illere (Samsun, Amasya, Çorum, Tokat) ve projenin ismine (Yeşilırmak) odaklanın.
2
Maden ve ağır sanayi (demir-çelik) genellikle Türkiye'nin batısındaki hangi illerle özdeşleşmiştir?

Daha Fazla Pratik

Bölgesel kalkınma projelerini (GAP, KOP, DAP, DOKAP, ZBK, YHGP) bir tablo yaparak 'Temel Ekonomik Odak' ve 'Kapsadığı İller' şeklinde karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 484Soru

Lojistik performans endeksindeki konumu ve kıtalar arası yük akışındaki stratejik rolü dikkate alındığında, Türkiye'nin dış ticaretinde transit faaliyetlerin ekonomik katma değeri stratejik bir öneme sahiptir. Bu durum, sadece sınır kapılarının kapasitesini değil, aynı zamanda limanların ve serbest bölgelerin de fonksiyonel yapısını etkilemektedir.

Türkiye'deki transit ticaret faaliyetleri ve bu faaliyetlerin coğrafi temelleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'deki transit ticaret faaliyetlerinin bölgesel dağılımında, komşu ülke sayısının fazlalığı ve kara sınırı uzunluğuna bağlı olarak en büyük pay Doğu Anadolu Bölgesi'ne aittir.

Cevap

Türkiye'de transit ticaretin en çok geliştiği bölgeler, sınır sayısından ziyade ulaşım altyapısı ve liman fonksiyonlarına bağlı olarak Marmara ve Akdeniz bölgeleridir.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin sınır komşusu sayısının fazla olması bir potansiyel yaratsa da, Türkiye'nin transit ticaret yükünün asıl merkezi Marmara ve Akdeniz bölgeleridir. Özellikle Mersin Limanı'nın Orta Doğu'nun dünyaya açılan kapısı olması ve Marmara Bölgesi'ndeki Boğazlar ile gelişmiş otoyol ağları, bu bölgeleri transit ticaretin lideri yapmaktadır. Dolayısıyla en büyük payın Doğu Anadolu'ya ait olduğu bilgisi coğrafi gerçeklerle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Transit ticaret kavramını analiz etme
Transit ticaretin, malların bir ülkeden diğerine Türkiye üzerinden geçirilmesi olduğu ve gümrük vergilerinden muaf tutulduğu belirlenir.
Soruda istenen 'yanlış' bilgiyi bulmak için kavramın sınırlarını çizmek gerekir.
2
Transit ticareti etkileyen coğrafi faktörleri değerlendirme
Sadece kara sınırlarının değil; Boğazlar, limanlar ve uluslararası koridorların (Orta Koridor gibi) etkisi olduğu anlaşılır.
Türkiye'nin köprü konumunun sadece kara yollarından ibaret olmadığını teyit etmek içindir.
3
Bölgesel dağılımı kontrol etme
Doğu Anadolu'nun komşu sayısının fazla olmasına rağmen, transit ticaret hacminin büyük kısmının Mersin, İskenderun, İstanbul ve İzmir gibi liman kentleri ile Marmara geçişli hatlarda yoğunlaştığı görülür.
Bölgesel kapasite ile coğrafi sınır uzunluğu arasındaki farkı ayırt etmek, sorunun belirleyici basamağıdır.

Anahtar Kavram

Transit Ticaretin Coğrafi ve Ekonomik Dağılım İlkeleri

İpuçları

1
Bir bölgenin sadece çok sayıda ülkeyle komşu olması, o bölgeyi ticaretin merkezi yapmak için yeterli midir?
2
Transit ticaretin en yoğun olduğu rotaları düşünün; Boğazlar ve Mersin Limanı gibi noktalar hangi bölgelerimizdedir?
3
Ulaşım altyapısı ve liman kapasitesinin en gelişmiş olduğu bölgeler, transit ticaret istatistiklerinde her zaman üst sıralardadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki Serbest Bölgelerin kuruluş yerleri ile liman hinterlandları arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 485Soru

Türkiye’de sanayi tesislerinin yer seçiminde; nakliye maliyetini düşürmek için hammaddeye, üretim sürecindeki yüksek ihtiyacı karşılamak için enerji kaynaklarına veya mamul maddenin dağıtımı için ulaşım ve pazar olanaklarına yakınlık tercih edilir. Ancak sınırlı sayıda merkez, hem hammadde kaynağının zenginliği hem de ağır sanayi üretiminin gerektirdiği devasa enerji (elektrik) ihtiyacının bölgeye yakın bir kaynaktan karşılanabilmesi açısından çifte avantaja sahiptir.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki merkezlerin hangisinde faaliyet gösteren sanayi tesisi bu durumu en iyi şekilde örneklendirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seydişehir – Alüminyum Tesisleri

Cevap

Seydişehir – Alüminyum Tesisleri, hem hammaddeye yakınlığı hem de enerji kaynağına (Oymapınar Barajı) olan mesafesi göz önüne alınarak kurulmuş bir merkezdir.
Alüminyum tesislerinin Seydişehir'de bulunmasının temel sebebi, hammadde olan boksit madeninin doğrudan bu ilçede çıkarılmasıdır. Bununla birlikte, boksitin alüminyuma dönüştürülmesi çok yüksek enerji (elektrik) gerektirdiğinden, tesisi desteklemek amacıyla Oymapınar Barajı inşa edilmiştir. Bu durum tesisi hem hammaddeye hem de enerji kaynağına yakın kılan nadir ve stratejik bir örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tesislerin kuruluş yerlerini analiz etme
Tesislerin hammadde, enerji veya ulaşım faktörlerinden hangisine dayalı kurulduğunu belirleriz.
Soruda istenen hem hammadde hem enerji avantajını sağlayan özel durumu ayırt etmek gerekir.
2
Seydişehir örneğini inceleme
Seydişehir'de boksit (hammadde) çıkarıldığını ve Oymapınar Barajı'nın buraya enerji sağladığını tespit ederiz.
Alüminyum üretimi yüksek miktarda elektrik enerjisi gerektirir, bu yüzden baraj ile tesis arası bağlantı kritiktir.
3
Diğer seçeneklerle karşılaştırma yapma
Karabük ve İskenderun gibi merkezlerin sadece tek bir faktörle (enerji veya ulaşım) açıklandığını doğrularız.
Hammaddeye yakınlık ilkesinin Karabük ve Samsun gibi merkezlerde geçerli olmadığını teyit etmek cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Sanayi Tesislerinin Yer Seçimi Faktörleri

İpuçları

1
Türkiye'de çoğu ağır sanayi tesisinde hammadde ve enerji kaynağı farklı bölgelerdedir.
2
Karabük'te kömür (enerji) varken demir yoktur; Samsun'da liman (ulaşım) varken bakır yoktur.
3
Seydişehir boksit (alüminyum hammaddesi) yatakları üzerindedir ve Oymapınar Barajı ile enerji ihtiyacını karşılar.

Daha Fazla Pratik

Demir-çelik sanayisinde Sivas ve Malatya'da büyük fabrikaların olmamasının nedenlerini araştırarak ulaşım ve enerji faktörlerinin etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 486Soru

20262026 yılı hedefleri doğrultusunda Türkiye, "Lojistik Süper Güç" olma vizyonuyla uluslararası ticaret koridorlarındaki etkinliğini artırmaktadır. Bu süreçte Azerbaycan ile Türkiye'yi doğrudan birbirine bağlaması öngörülen "Zengezur Koridoru", sadece bölgesel bir bağlantı değil, küresel ölçekte bir lojistik aks olarak değerlendirilmektedir. Zengezur Koridoru'nun tam kapasiteyle faaliyete geçmesinin Türkiye'nin ulaşım coğrafyası ve dış ticaret stratejileri üzerindeki etkileri düşünüldüğünde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi hatalı bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu yeni hattın açılmasıyla birlikte, Gürcistan üzerinden geçen Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattı stratejik önemini tamamen yitirerek atıl duruma düşer.

Cevap

Yeni hattın açılmasının Bakü-Tiflis-Kars hattını tamamen işlevsiz ve stratejik olarak önemsiz bırakacağı yargısı hatalıdır; lojistikte güzergah çeşitliliği bir avantajdır.
Zengezur Koridoru'nun açılması Türkiye'nin lojistik seçeneklerini artırır. Ancak Gürcistan üzerinden geçen Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattı, hem Gürcistan ile olan ikili ilişkiler hem de Orta Koridor'un güvenliği açısından stratejik önemini korumaya devam edecektir. Modern ulaşım sistemlerinde tek bir hatta bağımlı kalmak yerine çoklu güzergah (multimodal ve alternatif rotalar) yönetimi esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Zengezur Koridoru'nun konumu ve amacını belirleme
Azerbaycan (Zengilan) - Ermenistan (Syunik) - Nahçıvan - Türkiye (Iğdır/Dilucu) hattını birbirine bağlayan bir koridordur.
Koridorun hangi ülkeleri ve bölgeleri kapsadığını anlamak stratejik etkilerini yorumlamak için gereklidir.
2
Alternatif güzergahlar ile karşılaştırma yapma
Mevcut durumda Türkiye, Azerbaycan'a ya Gürcistan (BTK hattı) ya da İran üzerinden ulaşmaktadır.
Yeni hattın hangi bağımlılıkları azaltacağını saptamak lojistik avantajları doğrular.
3
Ulaşım planlamasında 'Yedeklilik' (Redundancy) ilkesini uygulama
Stratejik ulaşım hatları birbirini yok etmek için değil, kapasite artırmak ve risk yönetimi sağlamak için inşa edilir.
BTK hattının (Gürcistan rotası) devam eden önemi ile Zengezur'un (Nahçıvan rotası) ek katkısını ayırt etmek sorunun can alıcı noktasıdır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Ulaşım Koridorları ve Jeopolitik Entegrasyon

İpuçları

1
Zengezur Koridoru'nun Türkiye'deki giriş kapısının hangi il olduğunu ve hangi hattın (BTK) Gürcistan üzerinden geçtiğini hatırlayın.
2
Ulaşım projelerinde yeni bir hattın açılması, eski hattı 'atıl' mı bırakır yoksa 'alternatif' mi oluşturur?

Daha Fazla Pratik

Demir yolu ağının limanlarla bağlantısını ve hangi limanlarımızın demir yolu bağlantısı olmadığını (Örn: Antalya, Trabzon) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 487Soru

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak amacıyla uygulanan sulama projeleri, tarım ürünlerinin çeşitliliğini ve üretim miktarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sulanan tarım alanlarının genişlemesi, bölgedeki geleneksel tarım ürünlerinin yerini ekonomik değeri daha yüksek olan ürünlere bırakmasına neden olmuştur. Buna göre, sulama olanaklarının gelişmesiyle birlikte Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ekim alanı en çok genişleyen ve günümüzde bölgeyle özdeşleşen temel sanayi bitkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamuk

Cevap

Sulama olanaklarının artmasıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ekim alanı en çok genişleyen ürün pamuktur.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) sayesinde sulama olanaklarına kavuşmuştur. Bu durum, bölgenin doğal olarak sahip olduğu yüksek sıcaklık ve güneşlenme süresini avantaja çevirmiştir. Pamuk, büyüme döneminde bol su, hasat döneminde ise kuraklık ve sıcaklık isteyen bir sanayi bitkisidir. Sulama kanallarının açılmasıyla Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede pamuk ekim alanları hızla genişlemiş ve Türkiye toplam üretiminin yarısından fazlası bu bölgeden karşılanmaya başlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sulama projelerinin (özellikle GAP) bölgedeki temel etkisini belirleyin.
Sulama, kurak bölgelerde yaz kuraklığına dayanıksız ama ekonomik değeri yüksek sanayi bitkilerinin yetiştirilmesine imkan sağlar.
Su kısıtı ortadan kalktığında çiftçiler birim alandan daha fazla gelir getiren ürünlere yönelir.
2
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin iklim özelliklerini ve ürün değişimini analiz edin.
Bölge yazın çok sıcak ve kuraktır; su geldiğinde ise bu sıcaklık pamuk için ideal bir yetişme ortamı oluşturur.
Pamuk yetişme döneminde su, olgunlaşma döneminde ise yüksek sıcaklık ve güneşlenme ister.
3
Seçeneklerdeki ürünlerin sulama ile olan ilişkisini kıyaslayın.
Pamuk üretiminde Şanlıurfa Türkiye lideri haline gelmiştir. Arpa ve kırmızı mercimek ise 'kuru tarım' ürünleridir.
İstatistikler, GAP sonrası pamuk ekim alanlarının katlanarak arttığını, tahılların payının ise azaldığını göstermektedir.

Anahtar Kavram

İntansif Tarım ve Sulamanın Ürün Deseni Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
GAP'ın bölge ekonomisine en büyük katkıyı hangi sanayi hammaddesi üzerinden yaptığını hatırlayın.
2
Bu ürün büyüme aşamasında çok su isterken, hasat döneminde Güneydoğu'nun meşhur yaz kuraklığına ihtiyaç duyar.
3
Günümüzde Türkiye pamuk üretiminin yaklaşık %60\%60 'ından fazlası Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştirilmektedir.

Daha Fazla Pratik

GAP ile birlikte üretim alanı artan bir diğer ürün olan 'Mısır' ve ikinci ürün tarımı uygulamalarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgesel uzmanlaşma mantığıyla yaklaşın: Ege bölgesi geleneksel olarak pamukla bilinse de, sulama projeleri sonrası liderlik Güneydoğu Anadolu'ya geçmiştir.
Tahmini Süre:50s
Soru 488Soru

İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, doğal iklim koşulları bakımından yaz kuraklığının belirgin olduğu yarı kurak karasal özellikler gösterir. Bu iki bölgede hayata geçirilen büyük ölçekli sulama projeleri (KOP ve GAP) ile birlikte tarımsal üretimdeki su kısıtlılığı büyük ölçüde aşılmış ve endüstri bitkilerinin ekim alanları hızla genişlemiştir. Ancak sulama imkânlarının artmasına rağmen; GAP havzasında pamuk tarımı hızla gelişerek bölgeyi üretimde ilk sıraya taşırken, KOP havzasındaki sulu tarım alanlarında pamuk yetiştirilememekte, bunun yerine ağırlıklı olarak şeker pancarı ve mısır gibi ürünler tercih edilmektedir.

Her iki bölgenin de sulama olanaklarına kavuşmasına rağmen, öne çıkan tarım ürünlerindeki bu temel farklılığın nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu'da yaz sıcaklık ortalamalarının ve ısı birikiminin pamuğun yetişme koşullarına İç Anadolu'dan daha uygun olması

Cevap

Her iki bölgenin sulanmasına rağmen GAP'ta pamuk yetişip KOP'ta yetişmemesinin temel nedeni, Güneydoğu Anadolu'da yaz sıcaklık ortalamalarının ve ısı birikiminin pamuk tarımı için İç Anadolu'dan çok daha uygun olmasıdır.
Doğru cevap, bitki yetişme şartlarında suyun yanı sıra sıcaklığın da kritik bir faktör olduğunu vurgulayan seçenektir. Pamuk, büyüme evresinde bol suya, olgunlaşma ve hasat evresinde ise şiddetli yaz kuraklığına ve yüksek ısı birikimine ihtiyaç duyar. GAP'ın uygulandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi, enlem ve karasallığın etkisiyle Türkiye'de yaz sıcaklık ortalamalarının en yüksek olduğu yerdir. Konya Ovası (KOP) ise sulanabilse bile, denizden ortalama 10001000 metre yüksekte olması nedeniyle gece-gündüz sıcaklık farkının yüksek olduğu, yaz aylarında pamuğun ihtiyaç duyduğu kesintisiz ısı birikimini sağlayamayan bir alandır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin doğal iklim kısıtlamalarını analiz et.
Hem GAP hem de KOP alanlarında doğal koşullarda en büyük engel yaz kuraklığı ve su yetersizliğidir.
Sorunun bağlamını ve sulama projelerinin (GAP ve KOP) hangi ortak sorunu çözdüğünü anlamak için.
2
Sulama projelerinin etkisini değerlendir.
Sulama projeleri toprağa su getirir, ancak havanın sıcaklığını, donlu gün sayısını veya deniz seviyesinden yüksekliği (rakım) değiştirmez.
İnsan müdahalesinin (sulamanın) doğa üzerindeki sınırlarını belirlemek için.
3
Pamuk bitkisinin ekolojik isteklerini KOP ve GAP özelinde karşılaştır.
Pamuk, bol suyun yanında kozalarının olgunlaşması için şiddetli yaz sıcağı ve yüksek ısı birikimi ister. GAP'ta yazlar çok sıcak geçerken, KOP'ta ortalama yükseltinin 10001000 metre civarında olması nedeniyle yaz geceleri serin geçer ve pamuk olgunlaşamaz.
İki bölge arasındaki farklılığın temelindeki coğrafi (klimatik) nedeni tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde İklim İstekleri ve Isı Birikimi

İpuçları

1
Sulama projeleri bitkinin su ihtiyacını karşılar, ancak bölgenin enlem veya yükseltisinden kaynaklanan iklim şartlarını (sıcaklık değerlerini) değiştiremez.
2
İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu'ya kıyasla ortalama yükseltisi daha fazla olan ve yaz aylarında geceleri serin geçen bir bölgedir.
3
Pamuk kozalarının açıp olgunlaşabilmesi için uzun süreli ve yüksek bir yaz sıcağına (ısı birikimine) ihtiyaç vardır. Suyu verseniz bile üşüyen pamuk olgunlaşmaz.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerde sulama projelerinin (örneğin DAP) ürün yelpazesine etkisini ve hangi ürünlerin iklim engeline takıldığını inceleyen soruları çözünüz.

Alternatif Yöntem

Olayı tersten düşünün: KOP alanlarında bolca yetiştirilen Şeker Pancarı serin iklimlere toleranslıdır, ancak GAP'ta çok fazla tercih edilmez çünkü aşırı yaz sıcağı pancarın verimini/şeker oranını olumsuz etkiler.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 489Soru

Türkiye'de yetiştirilen bazı tarım ürünleri, kış aylarındaki düşük sıcaklıklara ve don olaylarına karşı oldukça hassastır. Bu nedenle, bu ürünlerin ekonomik olarak yetiştirilebildiği alanlar genellikle kış ılıklığının belirgin olduğu kıyı yöreleri ile sınırlıdır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin kış ılıklığı isteği yüksek olduğu için iç bölgelerde doğal olarak yetiştirilmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Zeytin, don olaylarına karşı hassas olduğu için kış ılıklığı isteyen ve bu nedenle genellikle kıyı bölgelerde yetişen tarım ürünüdür.
Zeytin, yapısı gereği don olaylarına karşı son derece dirençsiz bir bitkidir. Bu nedenle doğal yetişme alanı, kış sıcaklıklarının genellikle 0 °C'nin altına inmediği Akdeniz, Ege ve Güney Marmara kıyıları ile sınırlanmıştır. İç bölgelerdeki karasal iklimin sert kış koşulları zeytin tarımına izin vermez.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen temel iklim şartını belirleme
Sorunun bizden 'kış ılıklığı' isteyen ve don olaylarına dayanamayan bir ürün bulmamızı istediği tespit edilir.
Tarım ürünlerinin Türkiye'deki dağılışını etkileyen en önemli faktörlerden biri kış sıcaklıklarıdır.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin soğuğa dayanıklılık durumlarını değerlendirme
Elma, buğday, arpa ve şeker pancarının soğuğa dayanıklı olduğu ve iç bölgelerde (karasal iklimde) kolayca yetişebildiği hatırlanır.
Karasal iklim bölgelerinde kışlar soğuk ve karlı geçer, bu ürünler bu şarta uyumludur.
3
Kıyı bölgelere özgü ürünü tespit etme
Zeytinin Akdeniz iklim ürünü olduğu ve kış sıcaklıklarının sıfırın altına düştüğü yerlerde yetişemediği sonucuna varılır.
Zeytin, kış ılıklığına en çok ihtiyaç duyan ürünlerin başında gelir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri (Kış Ilıklığı ve Soğuğa Dayanıklılık)

İpuçları

1
Soruda sizden kışın kar yağan ve don olayları görülen İç Anadolu, Doğu Anadolu gibi bölgelerde yetiştirilmesi zor olan bir ürün bulmanız isteniyor.
2
Seçeneklerdeki ürünlerden dördü (elma, buğday, arpa, şeker pancarı) karasal iklime son derece dayanıklıdır ve iç bölgelerimizde bolca üretilir.
3
Akdeniz ikliminin en karakteristik meyvesi olan, kahvaltılarımızda sıkça tükettiğimiz ve zeytinyağı üretiminde kullanılan ürün doğru cevaptır.

Daha Fazla Pratik

Turunçgiller (Narenciye) ve İncir'in iklim istekleri ile zeytinin iklim istekleri arasındaki benzerlikleri çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken ürünlerin Türkiye haritasındaki ana üretim merkezlerini gözünüzde canlandırabilirsiniz. Konya'da buğday, şeker pancarı ve elma çokça yetişirken, zeytin için Ege ve Akdeniz sahillerine gitmemiz gerekir.
Tahmini Süre:45s
Soru 490Soru

Türkiye'de uygulanan Bölgesel Kalkınma Projeleri (BKP), uygulama alanlarındaki mevcut ekonomik faaliyetleri modernize etmenin ötesinde, bölgenin makus talihini değiştirecek 'yapısal dönüşüm' hamlelerini de içerir. Özellikle 'birincil ekonomik faaliyetlere veya tek tip sanayi koluna olan aşırı bağımlılığın' (monokültür yapı) yarattığı riskleri minimize etmek, bu projelerin modern planlama aşamasındaki en kritik hedefidir. Bu perspektifle bakıldığında, bölge ekonomisindeki kömür ve ağır sanayi bağımlılığını kırarak lojistik, ticaret ve yüksek teknolojili üretimle bölgeyi çok fonksiyonlu bir küresel merkeze dönüştürme vizyonu taşıyan proje ve bu vizyonun lokomotif yatırımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi - Filyos Vadisi Projesi ve Filyos Limanı

Cevap

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi - Filyos Vadisi Projesi ve Filyos Limanı
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi, bölgenin taş kömürüne dayalı ekonomik bağımlılığını azaltmak için tasarlanmıştır. Bu projenin en önemli parçası olan Filyos Vadisi Projesi (Liman, Endüstri Bölgesi ve Serbest Bölge), bölgeyi Türkiye'nin 'üçüncü büyük deniz kapısı' yaparak lojistik bir ticaret merkezine dönüştürmeyi amaçlayan devasa bir yapısal dönüşüm hamlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgesel projelerin temel sorun odaklarını analiz et.
ZBK bölgesinin temel sorunu taş kömürü ve demir-çelik sanayisine olan aşırı bağımlılık ve bu sektörlerdeki istihdam daralmasıdır.
Soruda istenen 'sektörel monokültür yapıyı kırma' ifadesi bu bölgeyle doğrudan örtüşür.
2
Filyos Vadisi Projesi'nin stratejik önemini değerlendir.
Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi, Karadeniz'in en büyük lojistik üslerinden biri olarak tasarlanmıştır.
Bu proje, bölgeyi sadece bir maden sahası olmaktan çıkarıp küresel bir ticaret ve ulaşım düğüm noktası haline getirmeyi hedefler.
3
Diğer projelerle karşılaştırma yap.
KOP, GAP ve DAP projeleri daha çok tarım, sulama ve hayvancılık gibi mevcut potansiyellerin rasyonel kullanımı üzerine inşa edilmiştir.
ZBK ise mevcut ağır sanayi modelinden lojistik ve yüksek teknolojili sanayi modeline geçişi temsil eden en net yapısal dönüşüm örneğidir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinde Sektörel Dönüşüm ve ZBK Vizyonu

İpuçları

1
Sorudaki 'kömür ve ağır sanayi bağımlılığı' ifadesi sizi hangi bölgeye yönlendiriyor?
2
Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki en büyük lojistik ve liman projesi olan Filyos'un hangi projenin parçası olduğunu düşünün.
3
Zonguldak ve çevresinin demir-çelik dışındaki en büyük gelecek vizyonu lojistik merkez olmaktır.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel projelerin kapsadığı illeri ve her projenin 'lokomotif' yatırımlarını (Yeşil Yol, Mavi Tünel, Filyos vb.) bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 491Soru

Türkiye, zengin kültürel mirasıyla UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki varlık sayısını her geçen yıl artırmaktadır. 20232023 yılında Suudi Arabistan'da düzenlenen 4545. Dünya Miras Komitesi toplantısında, Türkiye'nin farklı illerinde yer alan beş ayrı camiyi kapsayan "Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri" seri adaylık olarak listeye dahil edilmiştir. Bu gelişme, Türkiye'nin kültürel turizm potansiyelini ve miras çeşitliliğini uluslararası alanda tescillemiştir.

Buna göre, aşağıda verilen illerden hangisinde bu seri adaylık kapsamında UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan bir "ahşap hipostil cami" bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sivas

Cevap

Sivas ili, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan bir camiye (Divriği Ulu Camii) sahip olmasına rağmen, bu cami "Ahşap Hipostil Camiler" serisi kapsamında değil, kendine özgü taş işçiliğiyle ayrı bir başlıkta listelenmiştir.
Doğru yanıt olan Sivas seçeneği, şehirdeki ünlü caminin (Divriği Ulu Camii) UNESCO listesinde yer alması nedeniyle güçlü bir çeldiricidir. Ancak bu cami taş mimarisiyle ünlüdür. 20232023 yılında listeye giren 'Ahşap Hipostil Camiler' serisi ise Konya, Afyonkarahisar, Eskişehir, Ankara ve Kastamonu'daki belirli camileri kapsamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
UNESCO 20232023 Seri Adaylığı Analizi
UNESCO'nun 20232023 yılında kabul ettiği 'Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri' serisinde 55 ilde 55 cami bulunduğu tespit edilir.
Sorunun odaklandığı spesifik miras grubunu tanımlamak gerekir.
2
Seri Kapsamındaki İllerin Belirlenmesi
Listedeki iller: Konya (Beyşehir Eşrefoğlu), Afyonkarahisar (Ulu Camii), Eskişehir (Sivrihisar Ulu Camii), Ankara (Arslanhane Camii) ve Kastamonu (Mahmut Bey Camii).
Coğrafi dağılımı ve eser isimlerini netleştirerek seçeneklerle karşılaştırma yapılır.
3
Çeldiricinin Değerlendirilmesi
Sivas'taki Divriği Ulu Camii'nin 19851985 yılından beri UNESCO listesinde olduğu ancak mimari teknik (taş işçiliği) bakımından ahşap serisi dışında kaldığı görülür.
UNESCO listesindeki diğer camilerle kavramsal karışıklığı önlemek için ayrım yapılır.

Anahtar Kavram

UNESCO Dünya Miras Alanları ve Seri Adaylıklar

İpuçları

1
Söz konusu UNESCO serisi, ahşap sütunlarla desteklenen ve çivisiz/geçme tekniğiyle yapılan camileri kapsar.
2
Sivas ilindeki dünyaca ünlü UNESCO eseri, kapılarındaki muazzam taş oymacılığıyla bilinir, ahşap mimarisiyle değil.
3
Listedeki beş il; Konya, Afyonkarahisar, Eskişehir, Ankara ve Kastamonu'dur. Sivas bu seride yer almaz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin UNESCO listesindeki 'Karma Miras' (hem doğal hem kültürel) alanlarını (Göreme ve Pamukkale) inceleyerek kavramsal ayrımı pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

UNESCO listesindeki eserleri 'seri adaylıklar' ve 'tekil varlıklar' olarak gruplandırarak çalışmak, bu tip analiz sorularında hata payını azaltır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 492Soru

Türkiye'de özellikle hafifliği ve dayanıklılığı nedeniyle uçak ve otomobil sanayisinde yaygın olarak kullanılan alüminyumun temel ham maddesi olan ve en önemli yatakları Konya (Seydişehir) çevresinde bulunan maden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boksit

Cevap

Boksit
Boksit madeni, alüminyum üretiminin temel ham maddesidir. Türkiye'de bu madenin en büyük rezervleri ve madeni işleyen tek entegre tesis Konya'nın Seydişehir ilçesinde bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanım alanını belirleme
Alüminyum ham maddesi
Soruda uçak ve otomobil sanayisinde kullanılan hafif bir metalden bahsedilmektedir.
2
Coğrafi konumu eşleştirme
Konya-Seydişehir
Türkiye'de alüminyum (boksit) dendiğinde akla gelen en önemli merkez Seydişehir'dir.
3
Madeni tanımlama
Boksit
Hem kullanım alanı hem de çıkarım yeri boksit madenine işaret etmektedir.

Anahtar Kavram

Boksit (Alüminyum)

İpuçları

1
Bu maden, alüminyum folyo ve kutu içeceklerin yapımında kullanılan metalin ham maddesidir.
2
Türkiye'de bu madenin işlendiği en büyük tesis Konya ilinin bir ilçesindedir.
3
Seydişehir ve Akseki denildiğinde akla gelen ilk yer altı kaynağıdır.

Daha Fazla Pratik

Diğer madenlerin (Demir, Krom, Bakır) ana tesislerinin (İskenderun, Elazığ, Samsun) yerlerini harita üzerinden çalışarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 493Soru

Türkiye'nin dış ticaret stratejileri ve transit taşımacılık potansiyeli incelendiğinde; limanların art bölgeleriyle (hinterland) olan demir yolu bağlantısı, ticaretin hacmi, hızı ve maliyeti üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Özellikle "Kuşak ve Yol İnisiyatifi" kapsamında geliştirilen uluslararası ticaret koridorlarında, limanların kesintisiz demir yolu ağlarına entegrasyonu stratejik bir öneme sahiptir.

Buna göre, Doğu Karadeniz Bölümü'nün en önemli ticaret merkezi olmasına ve tarihi İpek Yolu rotasında yer almasına rağmen, yer şekillerinin engebeli yapısı nedeniyle iç kesimlerle hâlâ bir demir yolu bağlantısının bulunmaması, aşağıdaki liman şehirlerinden hangisinin transit ticaret potansiyelini geliştirmesinde temel bir engel teşkil etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trabzon

Cevap

İç kesimlerle demir yolu bağlantısı bulunmadığı için transit ticaret potansiyeli kısıtlanan liman şehri Trabzon'dur.
Doğu Karadeniz'in en gelişmiş şehri olan Trabzon, stratejik konumu ve liman kapasitesine rağmen iç kesimlere demir yolu ile bağlanamamıştır. Bu durum, şehri transit ticaret rotalarında yüksek maliyetli kara yolu taşımacılığına mahkûm etmekte ve lojistik açıdan bir dezavantaj yaratmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ticaret ve ulaşım ilişkisini analiz et.
Limanların ticari kapasitesi, hinterlandın (art bölge) genişliği ve bu bölgeye ulaşım çeşitliliği (özellikle düşük maliyetli demir yolu) ile doğrudan ilişkilidir.
Transit ticarette büyük tonajlı yüklerin taşınması için demir yolu en stratejik araçtır.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin demir yolu ağlarını değerlendir.
Samsun, Mersin, İskenderun ve Filyos limanlarının iç kesimlerle demir yolu bağlantısı varken, Trabzon'un bağlantısı yoktur.
Doğu Karadeniz Dağları'nın kıyıya paralel ve çok yüksek olması, demir yolu inşasını maliyetli ve teknik olarak zor hale getirmiştir.
3
Trabzon'un ticari konumunu belirle.
Trabzon, İran transit ticaret yolu (Gürbulak-Trabzon) üzerinde kritik bir liman olsa da, yüklerini sadece tırlar aracılığıyla kara yolundan taşıyabilmektedir.
Demir yolu eksikliği, modern lojistik koridorlarında (Orta Koridor gibi) Trabzon'un rekabet gücünü Samsun gibi merkezlere göre sınırlamaktadır.

Anahtar Kavram

Liman Hinterlandı ve Ulaşım Çeşitliliği

İpuçları

1
Karadeniz'deki her büyük limanın demir yolu bağlantısı yoktur; dağların kıyıya yakınlığı belirleyicidir.
2
Hangi şehirde Zigana ve Kop gibi devasa tüneller kara yolu ticaretini ayakta tutmaya çalışmaktadır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki demir yolu ağının limanlarla olan bağlantısını dilsiz harita üzerinde çalışarak hinterland kavramını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 494Soru

Türkiye’de bazı tarım ürünlerinin ekim alanları çeşitli gerekçelerle devlet kontrolü altında tutulmaktadır. Her ürünün sınırlandırılma nedeni birbirinden farklılık gösterebilmektedir.

Buna göre, pirinç (çeltik) tarımının belirli alanlarda ve yerleşim yerlerinden uzakta yapılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim alanlarındaki bataklıkların sıtma hastalığına yol açmasını engellemek

Cevap

Pirinç tarımının devlet kontrolünde olmasının temel nedeni, sulak alanlarda üreyen sivrisineklerin neden olduğu sıtma hastalığıdır.
Pirinç tarımı yapılan alanlar, bitkinin isteği gereği suyla doldurulur (tava sistemi). Bu yapay bataklıklar, sıtma hastalığını bulaştıran sivrisineklerin hızla üremesine neden olur. Bu nedenle devlet, halk sağlığını korumak amacıyla pirinç ekimini yerleşim yerlerinden belirli bir mesafede ve kontrol altında tutmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Pirinç bitkisinin yetişme koşullarını analiz etme
Pirinç (çeltik), büyüme döneminde tarlaların suyla doldurulmasını gerektiren bir üründür.
Bitkinin biyolojik yapısı su altında gelişmeye uygundur.
2
Sulak alanların halk sağlığına etkisini değerlendirme
Durgun ve sığ sular, anofel cinsi sivrisineklerin çoğalması için ideal ortam oluşturur.
Sivrisineklerin üremesi, çevre yerleşim yerlerinde sıtma hastalığı riskini artırır.
3
Devlet kontrolünün yasal dayanağını belirleme
Çeltik Ekimi Kanunu ile üretim alanları yerleşim birimlerinden uzak tutulur.
Toplum sağlığını korumak birincil önceliktir.

Anahtar Kavram

Devlet Kontrolündeki Tarım Ürünleri ve Gerekçeleri

İpuçları

1
Pirinç tarlalarının hangi koşullarda (sulu/kuru) hazırlandığını düşünün.
2
Sulak ve bataklık alanlarda en çok hangi canlı türü çoğalır ve bu canlı hangi hastalığı yayar?

Daha Fazla Pratik

Diğer devlet kontrolündeki ürünleri (kenevir, tütün, şeker pancarı, haşhaş) ve nedenlerini bir tablo halinde çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 495Soru

Tarım ürünlerini işleyen sanayi tesislerinin önemli bir kısmı, ürünün çabuk bozulma riski veya yüksek taşıma maliyetleri nedeniyle doğrudan tarımın yapıldığı yerlere veya çok yakınına kurulur. Ancak bazı tarımsal ham maddelerin bozulma riski düşüktür ve balyalanarak ya da paketlenerek uzun mesafelere taşınması kolaydır. Bu özelliğe sahip ham maddeleri işleyen tesisler; geniş tüketici kitlesinin bulunduğu, ulaşım ağlarının geliştiği ve sermaye birikiminin yüksek olduğu büyük merkezlerde toplanma eğilimindedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ham madde kaynağına uzak olmasına rağmen pazar ve ulaşım avantajlarından dolayı bulunduğu yerde gelişme göstermiş sanayi tesislerine uygun bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul'daki pamuklu dokuma ve hazır giyim tesisleri

Cevap

Doğru cevap, İstanbul'daki pamuklu dokuma ve hazır giyim tesisleridir. Pamuk taşıması kolay ve bozulmayan bir ürün olduğu için, fabrikalar ham maddeden çok pazar ve ulaşıma göre konumlanmıştır.
İstanbul ve çevresinde tarım alanları çok sınırlıdır ve pamuk tarımı kesinlikle yapılmamaktadır. Buna rağmen Türkiye'nin en büyük pamuklu dokuma ve tekstil tesisleri bu bölgededir. Çünkü pamuk, hasat edildikten sonra bozulmayan, balyalanarak çok uzak mesafelere ucuza taşınabilen bir üründür. Bu yüzden fabrikaların pamuk tarlalarına yakın olma zorunluluğu yoktur. Dokuma ve hazır giyim tesisleri, İstanbul'un devasa pazar hacmi (tüketici nüfusu), gelişmiş kara ve deniz yolu ulaşım ağları ve zengin sermaye birikimi nedeniyle ham maddeden uzak olan bu bölgede gelişmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen genel kuralı ve istisnasını analiz et
Çabuk bozulan veya taşınması zor ürünlerin fabrikaları ham maddeye yakın kurulurken, taşınabilir ve dayanıklı ürünlerin fabrikaları pazar ve ulaşım merkezlerine (büyük şehirlere) kurulur.
Sorunun bizden tam olarak hangi özellikteki sanayi tesisini bulmamızı istediğini kavramak için.
2
Seçeneklerdeki sanayi tesislerinin kullandıkları ham maddelerin özelliklerini değerlendir
Şeker pancarı, yaş çay, gül yaprağı ve et/süt çabuk bozulan veya (odun gibi) taşıması zor ham maddelerdir. Ancak pamuk hasat edildikten sonra bozulmaz ve uzaklara kolayca taşınabilir.
Hangi sanayi tesisinin ham madde uzağında kurulma potansiyeli taşıdığını tespit etmek için.
3
Tesis ile bulunduğu il arasındaki ham madde üretim durumunu karşılaştır
Konya'da şeker pancarı, Kastamonu'da orman, Kars'ta büyükbaş hayvan, Isparta'da gül yoğun olarak yetiştirilir. Fakat İstanbul'da pamuk tarımı yapılmamaktadır.
İstanbul'daki dokuma tesislerinin ham maddeye değil, pazar ve ulaşıma dayalı olarak kurulduğunu doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Seçimi ve Ham Madde İlişkisi

İpuçları

1
Sanayinin kurulduğu yer ile o bölgenin tarımsal üretimini eşleştirin. Seçeneklerdeki illerden hangisi, fabrikasında işlediği ürünü kendi topraklarında hiç yetiştirmez?
2
Şeker pancarı, çay, gül yaprağı ve süt gibi ürünler tarladan veya ahırdan çıktıktan sonra günlerce bekletilemez; çabuk bozulurlar. Oysa pamuk aylarca depolanabilir.
3
İstanbul'da pamuk tarlaları bulunmamasına rağmen devasa bir tekstil sanayisi vardır. Bu durumun nedeni İstanbul'un ulaşım, iş gücü ve pazar (tüketici) açısından eşsiz bir merkez olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Demir-çelik sanayisinde enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık ilkesi ile kurulan Karabük ve Ereğli fabrikalarını inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden eleme yöntemi yapabilirsiniz: Konya'da pancar, Kastamonu'da orman, Isparta'da gül, Kars'ta büyükbaş hayvan bolca bulunur. Bu yörelerdeki fabrikaların temel sebebi bölgenin coğrafi/tarımsal yapısıdır (ham maddedir). Oysa İstanbul'un tekstil merkezi olması doğrudan beşeri ve ekonomik gücü (pazar/ulaşım) ile açıklanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 496Soru

Türkiye'de sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak amacıyla, doğada tükenmeyen ve çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar hızlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu özelliklere sahip (yenilenebilir) enerji kaynaklarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit

Cevap

Doğada tükenmeyen ve çevre dostu olan yenilenebilir kaynaklar grubunda yer almayan enerji kaynağı linyittir.
Linyit, jeolojik devirlerde oluşmuş organik tortul bir kayaçtır ve fosil yakıtlar grubunda yer alır. Yandığında çevreye zarar verir ve kullanıldıkça tükenen (yenilenemez) bir enerji kaynağıdır. Güneş, rüzgâr ve jeotermal ise doğadaki süreçlerle kendini sürekli yenileyebilen alternatif kaynaklardır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki temel kavramı belirle.
Soruda 'doğada tükenmeyen ve çevreye zarar vermeyen' yani 'yenilenebilir' enerji kaynakları vurgulanmaktadır.
Doğru yanıtı bulmak için seçeneklerdeki kaynakların yenilenebilir mi yoksa yenilenemez (fosil) mi olduğunu sınıflandırmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki enerji kaynaklarını sınıflandır.
Güneş, rüzgâr ve jeotermal yenilenebilir; linyit ise yenilenemez (tükenebilir) kaynaklardır.
Farklı özellik gösteren kaynağı tespit etmek.
3
Sorunun 'değildir' ifadesine uyan seçeneği işaretle.
Yenilenebilir olmayan enerji kaynağı linyit olarak belirlenir.
Linyit bir kömür türüdür, yakıldığında karbon emisyonu oluşturur ve doğada sınırlı rezerve sahiptir.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Kaynaklarının Sınıflandırılması

İpuçları

1
Yenilenebilir enerji kaynakları, doğada kendiliğinden var olan ve biz onları kullandıkça bitmeyen kaynaklardır.
2
Kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar yer altından maden olarak çıkarılır, yakıldığında doğaya zarar verir ve rezervleri zamanla tükenir.
3
Seçeneklerdeki kaynaklardan üç tanesi doğal döngülere (güneş ışınları, hava akımları, yer altı sıcak suları) dayanırken, bir tanesi yer altından çıkarılan bir kömür türüdür.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de linyitle çalışan başlıca termik santrallerin (Afşin-Elbistan, Soma, Yatağan vb.) harita üzerindeki dağılışlarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Aklınıza kaynakların elde ediliş şekillerini getirin: Güneş panelleri, rüzgâr türbinleri ve sıcak su tesisleri doğayla uyumlu çalışır. Ancak maden ocaklarından çıkarılıp termik santrallerde yakılan kaynaklar çevre dostu değildir.
Tahmini Süre:45s
Soru 497Soru

Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olması ve dağlık alanların geniş yer kaplaması, kış turizminin gelişmesine büyük olanak sağlamıştır. Ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde yerli ve yabancı turistleri ağırlayan önemli kış turizm merkezleri bulunmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki kış turizm merkezlerinden hangisi Doğu Anadolu Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Palandöken

Cevap

Palandöken Kayak Merkezi, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır.
Palandöken Kayak Merkezi, Erzurum il sınırları içerisinde yer almaktadır. Erzurum, Türkiye'nin en yüksek ve en soğuk bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli şehirlerinden biridir. Palandöken, kar kalitesi (toz kar) ve uzun pistleriyle ülkemizin en değerli kış turizmi destinasyonlarındandır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki istenen coğrafi bölgeyi belirlemek.
Bizden Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir kış turizm merkezini bulmamız isteniyor.
Turizm merkezlerinin hangi coğrafi bölgede ve ilde bulunduğunu bilmek, Türkiye'nin ekonomik coğrafyasını kavramanın temelidir.
2
Seçeneklerde verilen dağların/turizm merkezlerinin hangi illerde ve bölgelerde olduğunu eşleştirmek.
Uludağ (Bursa/Marmara), Erciyes (Kayseri/İç Anadolu), Davraz (Isparta/Akdeniz), Kartepe (Kocaeli/Marmara), Palandöken (Erzurum/Doğu Anadolu).
Seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için konum tespiti yapılması gerekir.
3
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan merkezi işaretlemek.
Erzurum ilimizde bulunan Palandöken doğru yanıttır.
Sadece Palandöken istenilen bölge sınırları içerisindedir.

Anahtar Kavram

Kış Turizm Merkezleri ve Coğrafi Dağılışları

İpuçları

1
Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin en yüksek ve kışların en sert geçtiği bölgesidir.
2
Aradığımız turizm merkezi, 'Dadaşlar Diyarı' olarak da bilinen Erzurum ilimizde yer almaktadır.
3
20112011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'na (Universiade) ev sahipliği yapan Erzurum'daki ünlü dağımız Palandöken'dir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki başlıca karstik gölleri ve yaz turizm merkezlerini harita üzerinden inceleyerek bölge eşleştirmesi çalışması yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Türkiye haritasını gözünüzde canlandırarak şıklardaki dağları batıdan doğuya doğru zihninizde dizebilirsiniz: Kartepe (Kocaeli) -> Uludağ (Bursa) -> Davraz (Isparta) -> Erciyes (Kayseri) -> Palandöken (Erzurum). En doğuda kalan dağımız Palandöken'dir.
Tahmini Süre:45s
Soru 498Soru

Türkiye'nin dış ticaret verileri analiz edildiğinde, ihracat hacminde (dış satım) yaşanan artışların, dış ticaret açığını (ithalat ile ihracat arasındaki fark) her zaman beklenen düzeyde daraltmadığı görülmektedir. Bu durum, Türkiye'nin ihracat odaklı sanayi üretim yapısındaki temel bir özellikten kaynaklanmaktadır.

Buna göre, ihracatın artmasına rağmen dış ticaret açığının yapısal bir sorun olarak devam etmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhraç edilen sanayi ürünlerinin üretiminde, dışa bağımlı olunan enerji ve ithal ara malı kullanımının yüksek olması

Cevap

İhraç edilen sanayi ürünlerinin üretiminde, dışa bağımlı olunan enerji ve ithal ara malı kullanımının yüksek olması
Türkiye ekonomisinin en büyük yapısal sorunu, ihraç edilen malların üretim sürecinde yüksek oranda yabancı kaynaklı ara malı (hammadde, parça, yarı işlenmiş ürün) ve enerji (petrol, doğal gaz) kullanılmasıdır. Bu durum, ihracat her arttığında, üretim için gereken ithalatın da artmasına ve dış ticaret açığının kalıcı olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret yapısını analiz et
Türkiye'nin ihracatının %90'dan fazlası sanayi ürünlerine dayanmaktadır.
Sorunun kökenini anlamak için önce hangi sektörün dominant olduğunu belirlemek gerekir.
2
İhracat-İthalat korelasyonunu kur
Türkiye'de bir birim ihracat yapabilmek için ciddi miktarda ithal ara malı ve enerji girişi gerekmektedir.
İhracat arttığında ithalatın da neden otomatik olarak arttığını açıklayan 'girdi-çıktı' ilişkisidir.
3
Yapısal sorunu saptan
Dış ticaret açığı, ihracatın artışına rağmen ithalata bağımlı üretim yapısı nedeniyle kapanmamaktadır.
Bu durum Türkiye ekonomisindeki dış ticaretin 'yapısal' (kronik) karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

İthalata Bağımlı İhracat Yapısı

İpuçları

1
Türkiye'nin en çok ihraç ettiği ürünlerin (otomobil, beyaz eşya vb.) nasıl üretildiğini düşünün.
2
Bir ürünün dışarıya satılabilmesi için gereken enerji ve parçaların nereden geldiğine odaklanın.
3
Sanayi üretimindeki 'girdi' bağımlılığı kavramını hatırlayın; ihracat için üretim arttıkça ithalatın da artması bu durumun anahtarıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin en çok ithal ettiği ve ihraç ettiği ilk 3 ürün grubunu listeleyerek aralarındaki ilişkiyi analiz ediniz.

Alternatif Yöntem

Dış ticaret verilerindeki 'fasıl' analizine bakıldığında, en çok ithal edilen ürünlerin (enerji ve ara malları) aynı zamanda en çok ihraç edilen ürünlerin (işlenmiş ürünler) hammaddesi olduğunu görebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 499Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım ve pazar gibi farklı coğrafi faktörler göz önünde bulundurulur. Bazı tesisler, hammadde bölgesi dışında olmasına rağmen ulaşım avantajları nedeniyle liman şehirlerinde kurulmuştur. Artvin (Murgul) ve Kastamonu (Küre) gibi illerden çıkarılan bakır madeninin Samsun'daki tesislerde işlenmesi bu duruma örnektir. Buna göre, bakır işleme tesisinin Samsun'da kurulmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulaşım ve liman olanaklarının gelişmiş olması

Cevap

Bakır işleme tesisinin Samsun'da kurulmasının temel nedeni ulaşım ve liman olanaklarının gelişmiş olmasıdır.
Samsun, Orta Karadeniz bölümünde yer alan, iç kesimlerle demir yolu bağlantısı bulunan ve Karadeniz'in en işlek limanına sahip olan bir merkezdir. Bakır madeni Artvin ve Kastamonu'dan deniz yolu veya kara yoluyla Samsun'a kolayca getirilmekte ve buradan işlenmiş olarak diğer bölgelere dağıtılmaktadır. Bu durum, tesisin yer seçiminde 'ulaşım' faktörünün 'hammadde' faktörünün önüne geçtiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hammadde kaynağını belirleyin.
Bakır madeni Artvin (Murgul) ve Kastamonu (Küre) illerinden çıkarılmaktadır.
Tesisin hammaddeye yakın kurulup kurulmadığını anlamak için madenin kaynağını bilmek gerekir.
2
Tesisin konumunu analiz edin.
İşleme tesisi Samsun ilinde yer almaktadır ancak Samsun'da bakır madeni çıkarılmamaktadır.
Hammadde kaynağı ile tesis konumu farklıysa diğer kuruluş faktörleri (ulaşım, enerji vb.) aranmalıdır.
3
Samsun'un coğrafi avantajlarını değerlendirin.
Samsun, geniş hinterlanda sahip bir liman şehri olup demir yolu ve kara yolu ulaşımı gelişmiştir.
Ağır sanayi ürünlerinin taşınması ve pazarlanmasında liman ve demir yolu kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Sanayi Coğrafyası: Ulaşım ve Hinterland İlişkisi

İpuçları

1
Samsun'da bakır madeni çıkarılıp çıkarılmadığını hatırlayın.
2
Artvin ve Kastamonu'dan gelen madenlerin Samsun'a nasıl ulaştığını ve buradan nereye gidebileceğini düşünün.
3
Bir kıyı şehrinde maden çıkarılmadığı halde fabrika varsa, liman ve ulaşım olanakları en güçlü adaydır.

Daha Fazla Pratik

Karabük ve Ereğli'deki demir-çelik fabrikalarının kuruluş nedenini (enerji kaynağı) araştırarak bu soruyla kıyaslayın.

Alternatif Yöntem

İskenderun Demir-Çelik fabrikası ile benzerlik kurabilirsiniz. İskenderun'da demir çıkmaz ama liman ve ulaşım nedeniyle orada fabrika kurulmuştur; Samsun'daki bakır işletmesi de aynı mantıkla çalışır.
Tahmini Süre:45s
Soru 500Soru

Türkiye'de çay tarımı yalnızca Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (Rize, Artvin, Trabzon) yapılabilmektedir. Çay yaprakları toplandıktan sonra çok kısa bir sürede tazeliğini yitirdiği ve fermente olarak bozulmaya başladığı için çay fabrikalarının tamamı bu bölgedeki üretim alanlarının hemen yakınına kurulmuştur. Buna göre, çay fabrikalarının kuruluş yerinin belirlenmesinde etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ham maddeye yakınlık

Cevap

Çay fabrikalarının kuruluş yerini belirleyen temel faktör ham maddeye yakınlıktır.
Ham maddeye yakınlık ilkesi, özellikle çabuk bozulan (çay, şeker pancarı, süt ürünleri) veya işlenirken ağırlığı büyük oranda azalan hammadde kullanan sanayi kollarında geçerlidir. Çay yaprağı toplandıktan sonra birkaç saat içinde işlenmeye başlamalıdır, bu yüzden fabrikalar üretim alanlarının (ham maddenin) uzağına kurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Ham maddenin özelliğini analiz et.
Çay yaprağı çabuk bozulan ve tazeliğini yitiren bir tarım ürünüdür.
Sanayi tesisinin yer seçiminde ham maddenin dayanıklılık süresi en kritik belirleyicidir.
2
Fabrikanın konumunu ürün özelliğiyle ilişkilendir.
Bozulabilir ürünlerin işlendiği tesisler, taşıma maliyetinden ziyade kalite kaybını önlemek için üretim alanına kurulur.
Çay fabrikalarının tamamının Doğu Karadeniz'de toplanması bu zorunluluğun sonucudur.

Anahtar Kavram

Hammaddeye Yakınlık İlkesi

İpuçları

1
Çay yaprağının tarladan koparıldıktan sonraki ömrünü düşünün.
2
Bir ürün çok çabuk bozuluyorsa, onu uzak mesafelere taşımak mantıklı mıdır?
3
Şeker pancarı fabrikalarının da neden ekim alanlarının yanında olduğunu hatırlayın; bu durum çay için de geçerlidir.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir durumun şeker pancarı sanayisi için de geçerli olup olmadığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 25 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 25 | Examkin