Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 521Soru

Türkiye'de şeker pancarı, tarladan hasat edildikten sonra özelliğini hızla kaybeden ve şeker oranı düşen bir üründür. Bu nedenle işleme tesislerinin üretim alanlarına çok yakın mesafelerde kurulması zorunluluğu vardır. Bu coğrafi zorunluluk ve Türkiye'deki sanayi faaliyetlerinin dağılışı göz önüne alındığında, şeker sanayisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı Ege ve Akdeniz kuşağında şeker fabrikalarının bulunmamasının temel nedeni, bu bölgelerin ikliminin şeker pancarı yetişmesine uygun olmamasıdır.

Cevap

Kıyı Ege ve Akdeniz bölgelerinde şeker fabrikalarının bulunmamasının nedeni iklim yetersizliği değil, ekonomik getirisi daha yüksek olan diğer tarım ürünlerinin (pamuk, turunçgil, seracılık vb.) tercih edilmesidir.
Şeker fabrikalarının kıyı bölgelerinde (Ege ve Akdeniz) bulunmamasının asıl sebebi iklimin elverişsizliği değil, ekonomik rasyonalitedir. Bu alanlarda pamuk, turunçgiller veya seracılık faaliyetlerinden elde edilen gelir, şeker pancarı üretimine göre çok daha yüksektir. Dolayısıyla sanayi yatırımları bu bölgelerde daha karlı ürünlere odaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şeker pancarının sanayi özelliklerini analiz etme
Pancarın hasattan sonra hızla bozulması, fabrikaların üretim sahasına kurulmasını zorunlu kılar (Ham maddeye yakınlık).
Ulaşım maliyetlerini düşürmek ve şeker oranını korumak için sanayi tesisinin yer seçimi ham madde odaklıdır.
2
Bölgesel dağılışın nedenlerini sorgulama
İç Anadolu'nun lider olmasının sebebi karasal iklimin ve yer şekillerinin uygunluğudur; Karadeniz kıyılarındaki engel ise aşırı nemdir.
Bitkinin biyolojik istekleri ile sanayi tesisinin lokasyonu arasındaki doğrudan ilişkiyi anlamak gerekir.
3
Kıyı bölgelerdeki tercihi değerlendirme
Ege ve Akdeniz kıyılarında şeker pancarı yetişebilmesine rağmen ekilmemesinin sebebi 'ekonomik getiri' farkıdır.
Çiftçiler ve sanayiciler, birim alandan daha fazla kar getiren ürünlere yönelmektedir.

Anahtar Kavram

Sanayi Tesisi Kuruluş Yeri Seçiminde Ham Madde ve Ekonomik Verimlilik İlişkisi

İpuçları

1
Sanayi tesislerinin yer seçiminde 'bir ürün yetişemediği için mi yoksa ekilmesi karlı olmadığı için mi o tesis yoktur?' sorusunu düşünün.
2
Şeker pancarı bir Cumhuriyet dönemi ürünüdür ve İç Anadolu'nun ekonomisinin temel direğidir.
3
Ege ve Akdeniz'de seralar ve turunçgil bahçeleri varken, çiftçiler neden daha az gelir getiren pancar eksin?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki kâğıt ve çay fabrikalarının kuruluş yeri seçimindeki benzer 'ham madde' zorunluluklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 522Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı incelendiğinde; bazı kolların doğrudan iklim ve bitki örtüsü gibi doğal çevre koşullarına bağlı olduğu, bazılarının ise sanayi tesisleri, tüketici nüfus ve modern üretim teknikleri gibi beşerî faktörlere göre şekillendiği görülür.

Aşağıdaki tabloda bazı hayvancılık faaliyetleri ve bu faaliyetlerin yoğunlaştığı alanların belirlenmesindeki temel faktörler eşleştirilmiştir:

Hayvancılık FaaliyetiYoğunlaştığı AlanTemel Belirleyici Faktör
I. ArıcılıkDoğu Karadeniz ve MuğlaBitki örtüsü (flora) çeşitliliği
II. Kümes hayvancılığıMarmara ve Ege BölgesiTüketici nüfusa ve pazara yakınlık
III. Mera hayvancılığıErzurum-Kars ve ArdahanYaz yağışları ve gür çayır varlığı
IV. Kıl keçisi yetiştiriciliğiToros Dağları kuşağıMaki ve çalı formasyonunun varlığı
V. Besi ve ahır hayvancılığıİç Anadolu (Şeker fabrikaları çevresi)Bozkır (step) bitki örtüsü yaygınlığı

Buna göre, tablodaki eşleştirmelerden hangisi Türkiye'nin ekonomik coğrafyası ilkeleri açısından yanlış bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

İç Anadolu'da şeker fabrikaları çevresinde yoğunlaşan besi ve ahır hayvancılığının temel faktörü bozkır bitki örtüsü değil, sanayi yan ürünü olan küspe varlığıdır.
Besi ve ahır hayvancılığı, modern yöntemlerle yapılan ve iklimden bağımsız olan bir faaliyettir. İç Anadolu Bölgesi'nde özellikle Konya, Aksaray ve Ankara gibi illerde şeker fabrikaları çevresinde yoğunlaşmasının sebebi, bölgedeki doğal bozkırlar değil; şeker pancarı işlendikten sonra arta kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan küspenin varlığıdır. Bozkır bitki örtüsü, büyükbaş hayvanlar için yetersiz olup sadece küçükbaş (koyun) mera hayvancılığı için temel faktör oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvancılık yöntemlerinin (intensif ve ekstansif) doğal çevreye bağımlılığını analiz etme.
Mera hayvancılığı, arıcılık ve kıl keçisi yetiştiriciliği ekstansif veya yarı-doğal olduğu için bitki örtüsüne sıkı sıkıya bağlıdır; ancak besi/ahır ve kümes hayvancılığı intensif (modern) olduğu için beşerî-ekonomik faktörlere bağlıdır.
Soruda hangi faktörün 'temel belirleyici' olduğu sorgulanmaktadır.
2
V numaralı maddedeki 'Besi ve ahır hayvancılığı' ile 'Bozkır' ilişkisini değerlendirme.
İç Anadolu'daki bozkırlar (step), verimi düşük olan küçükbaş (koyun) hayvancılığı için uygun bir doğal ortam sunar. Besi ve ahır hayvancılığı ise kapalı ortamlarda, işlenmiş yemlerle yapılır.
Besi hayvancılığı yüksek verim hedeflediği için doğal otlatmaya dayanmaz.
3
Şeker fabrikaları ile hayvancılık arasındaki entegrasyonu kurma.
Şeker pancarı işlendiğinde ortaya çıkan 'küspe', sığırlar için besleyici bir yemdir. Bu nedenle besi çiftlikleri hammaddeye yakınlık ve maliyet avantajı için fabrikaların çevresinde kurulur.
Bu durum, tarıma dayalı sanayinin hayvancılığı desteklemesine bir örnektir.

Anahtar Kavram

İntensif (modern) hayvancılık faaliyetlerinde yer seçimi kriterleri ve sanayi entegrasyonu.

İpuçları

1
Modern (besi/ahır) hayvancılık ile geleneksel (mera) hayvancılık arasındaki farkı düşünün.
2
İç Anadolu'da koyun yetiştiriciliği bozkıra bağlıyken, sığır besi hayvancılığının neden özellikle şeker fabrikalarının olduğu yerlerde toplandığını sorgulayın.
3
Şeker pancarı fabrikalarının bir yan ürünü olan 'küspe', hayvancılıkta çok önemli bir yem kaynağıdır; bu da tesislerin konumunu belirler.

Daha Fazla Pratik

Şeker pancarı tarımı ile besi hayvancılığı arasındaki 'entegre üretim' modelini inceleyerek sanayi-tarım-hayvancılık üçgenini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Hangi faaliyet doğaya en az muhtaçtır?' diye sorarak eleme yapabilirsiniz. Besi ve kümes hayvancılığı modern olduğu için doğaya en az muhtaç olanlardır.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 523Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kömür türleri; oluşum süreçleri, kalori değerleri ve santral yer seçim faktörleri açısından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda, Türkiye'deki kömürle çalışan termik santrallerin genel özellikleri ve lokasyon tercihleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İthal kömürle çalışan santrallerin yer seçiminde, yakıtın deniz yoluyla temin edilmesi nedeniyle liman imkanları ve ulaşım kolaylığı belirleyici olmuştur.

Cevap

İthal kömürle çalışan santrallerin yer seçiminde liman ve ulaşım faktörleri belirleyicidir.
Türkiye'de ithal kömürle çalışan santraller (örneğin Adana-Sugözü, İskenderun-Atlas, Zonguldak-Eren), yakıtın deniz yoluyla ucuz maliyetle getirilip doğrudan tesise boşaltılabilmesi için liman şehirlerinde veya kıyı bölgelerinde inşa edilmiştir. Bu durum sanayi coğrafyasındaki 'ulaşım' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kömür türlerini ve özelliklerini karşılaştırın.
Linyit 3. zaman ürünü, düşük kalorili; taş kömürü 1. zaman ürünü, yüksek kalorilidir.
Yer seçimi faktörlerini anlamak için kaynağın kalitesi ve taşıma maliyeti bilinmelidir.
2
Linyit santrallerinin yer seçimi mantığını analiz edin.
Linyit düşük kalorili olduğu için santral maden ağzına kurulur (Hammaddeye yakınlık).
Maliyet analizi linyitin uzak mesafelere taşınmasını ekonomik kılmaz.
3
İthal kömür santrallerinin yer seçimi mantığını analiz edin.
Dışarıdan gelen kömür gemiyle ulaştığı için santraller kıyıdadır (Ulaşım/Liman faktörü).
Liman yakınlığı ithal kaynağın tesis içine aktarılmasında maliyet avantajı sağlar.

Anahtar Kavram

Enerji Santrallerinin Yer Seçimi Faktörleri

İpuçları

1
Santrallerin neden belirli bir yerde toplandığını düşünürken, o kaynağın oraya nasıl geldiğine odaklanın.
2
İthal edilen bir ürünün en ucuz taşıma yolu hangisidir? Bu yolun bittiği yerlerde hangi tesisler kurulur?
3
Taş kömürünün 1. zaman, linyitin 3. zaman ürünü olduğunu ve linyitin kalorisinin düşük olması nedeniyle taşınmasının zor olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki başlıca linyit santrallerini (Yatağan, Soma, Çayırhan, Afşin-Elbistan) harita üzerinde inceleyerek maden yataklarıyla örtüşmelerini gözlemleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 524Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projeleri, her bölgenin kendine has doğal ve beşerî potansiyellerini değerlendirerek bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı hedefler. Bazı projeler tarımsal sulama ve enerjiye odaklanırken, bazıları ise sanayi ve madenciliğin modernizasyonuna öncelik verir. Stratejik hedefleri arasında; taş kömürü işletmelerinin modernize edilmesi, demir-çelik tesislerinde verimliliğin artırılması ve ekonomik yapının çeşitlendirilerek bölgedeki işsizliğin azaltılması yer alan bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi

Cevap

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi, kömür işletmeleri ve demir-çelik sanayisinin modernizasyonunu hedefleyen projedir.
Doğru seçenek olan Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi, bölgedeki ağır sanayi ve madencilik faaliyetlerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla tasarlanmıştır. Diğer kalkınma projelerinin aksine sulama veya hayvancılıktan ziyade endüstriyel dönüşüme ve özelleştirme/modernizasyon süreçlerine odaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar ifadeleri analiz etme
Taş kömürü işletmeleri, demir-çelik verimliliği, madencilik modernizasyonu.
Soruda bahsedilen ekonomik faaliyetler doğrudan Batı Karadeniz'in sanayi yapısını işaret etmektedir.
2
Coğrafi bölge ve illerle eşleştirme
Taş kömürü (Zonguldak), Demir-Çelik (Karabük ve Ereğli).
Türkiye'de bu iki sektörün merkezi Batı Karadeniz bölümüdür.
3
Bölgesel projeyi belirleme
ZBK Projesi.
Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan kalkınma planı bu hedeflere yönelik olarak oluşturulmuştur.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Temel Odak Noktaları

İpuçları

1
Sorudaki 'demir-çelik' ve 'kömür' kelimeleri Türkiye'nin hangi iline işaret ediyor?
2
Zonguldak ve Karabük illerini kapsayan projenin adını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (GAP, KOP, DAP) kapsadığı illeri ve temel farklarını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 525Soru

Türkiye'de bölgesel kalkınma projeleri, başlangıç aşamasında belirli bir havza veya coğrafi yakınlık esas alınarak oluşturulmuş; ancak zamanla sosyo-ekonomik ihtiyaçlar ve bölgesel bütünleşme hedefleri doğrultusunda kapsamları genişletilmiştir. Bu durumun en belirgin örneklerinden biri olan Konya Ovası Projesi (KOP); başlangıçtaki Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray illerine ek olarak daha sonra Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir illerini de bünyesine katmıştır.

KOP'un bu genişleme süreci ve projelerin temel hedefleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi projeye sonradan dahil edilen bu illerde (Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir) yürütülecek temel faaliyetlerden biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göksu Nehri sularının Mavi Tünel sistemi aracılığıyla bu illerin tarım arazilerine aktarılması

Cevap

Göksu Nehri sularının Mavi Tünel sistemi aracılığıyla bu illerin tarım arazilerine aktarılması, KOP kapsamına sonradan dahil edilen Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir illerinde yürütülecek bir faaliyet değildir.
Göksu Nehri'nden su aktarımı sağlayan Mavi Tünel Projesi, Konya Kapalı Havzası'nın su sorununu çözmek için inşa edilmiştir. KOP'a sonradan dahil edilen Kırşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Nevşehir illeri topografik olarak bu suyun taşınabileceği bir konumda değildir ve bu iller farklı nehir havzalarında (özellikle Kızılırmak) yer almaktadır. Bu iller KOP'un ekonomik, sosyal ve tarımsal desteklerinden faydalansa da Mavi Tünel'in sularından faydalanamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
KOP kapsamındaki illerin analiz edilmesi
KOP başlangıçta 4 il (Konya, Karaman, Niğde, Aksaray) iken, sonradan Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir eklenerek 8 ile ulaşmıştır.
Soruda hedeflenen özel grubun (sonradan eklenen iller) coğrafi konumunu belirlemek için gereklidir.
2
Mavi Tünel Projesi'nin teknik ve coğrafi kapsamının değerlendirilmesi
Mavi Tünel, Göksu Nehri sularını Bağbaşı, Bozkır ve Avşar barajlarından alarak Konya Kapalı Havzası'na aktaran bir mühendislik projesidir.
Altyapı yatırımının hangi illere fiziksel olarak hizmet verebileceğini saptamak gerekir.
3
Spatyal (mekansal) uyumsuzluğun tespit edilmesi
Kırşehir ve Yozgat gibi iller Kızılırmak Havzası'nda yer alır ve Mavi Tünel'in çıkış noktasından çok uzakta, farklı bir su toplama havzasındadır.
İdari proje sınırları ile fiziksel altyapı olanakları arasındaki farkı ayırt etmek sorunun can alıcı noktasıdır.

Anahtar Kavram

Bölge Kalkınma İdaresi (İdari Sınır) ve Mühendislik Projesi (Fiziksel Sınır) Ayrımı

İpuçları

1
KOP projesinin idari sınırları ile Mavi Tünel'in ulaştığı fiziksel sınırların aynı olup olmadığını düşünün.
2
Yozgat ve Kırşehir illerinin haritadaki konumuna ve hangi nehir havzasında olduklarına odaklanın.
3
Mavi Tünel'in suları Konya Kapalı Havzası'na dökülür; ancak kuzeydeki iller Kızılırmak havzasındadır ve arada yüksek eşikler bulunur.

Daha Fazla Pratik

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) ile DOKAP arasındaki ortak illerin (Samsun, Tokat, Amasya, Çorum) durumunu inceleyerek benzer bir mekansal analiz yapın.

Alternatif Yöntem

KOP'u sadece bir 'sulama projesi' olarak değil, bir 'Bölge Kalkınma İdaresi' (BKP) olarak kodlarsanız, idari desteğin her yere ulaştığını ama her yatırımın (tünel gibi) yerel kaldığını daha kolay ayırt edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 526Soru

Bölgelerin uzmanlaştığı ekonomik faaliyetlerin ve yetiştirilen tarım ürünlerinin çeşitliliği, Türkiye'deki iç ticaret hacminin ana motorudur. Bir bölgede fazla olan ürün, o ürünün yetişmediği veya üretiminin az olduğu pazar alanlarına gönderilir. Ancak benzer üretim yapısına sahip merkezler arasında söz konusu ürünlerin ticari akışının yoğun olması beklenmez.

Buna göre, aşağıdaki şehir eşleştirmelerinden hangisi arasında gerçekleşen ürün akışının, 'bölgesel üretim farklılığına' dayalı bir ticari gereklilikten kaynaklandığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giresun'dan Ordu'ya fındık sevkiyatı yapılması

Cevap

Giresun'dan Ordu'ya fındık sevkiyatı yapılması seçeneği, bölgesel üretim farklılığına dayalı bir ticari gereklilik teşkil etmez.
Doğru cevap olan seçenekte belirtilen Giresun ve Ordu illeri, Türkiye fındık üretiminin yaklaşık %50\%50'den fazlasını gerçekleştiren iki komşu ve benzer üretim yapısına sahip ildir. İç ticaretin temel mantığı 'farklı ürünlerin takası' üzerine kuruludur. Bir bölge kendi ürettiği ve fazlasına sahip olduğu bir ürünü, aynı ürünü zaten bolca üreten komşu bir bölgeden ticari olarak talep etmez.

Adım Adım Çözüm

1
İç ticaretin temel prensibini analiz et.
İç ticaret, bir bölgedeki arz fazlasının (üretim), o ürünün bulunmadığı bölgedeki talebi (pazar) karşılaması prensibine dayanır.
Bölgeler arası ticaretin nedenini anlamak için uzmanlaşma alanlarını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki illerin üretim yapılarını karşılaştır.
Rize-Konya (Çay), Aydın-Erzurum (İncir), Antalya-Samsun (Turunçgil) gibi çiftlerde üretim alanları ile pazar alanları net şekilde ayrışmaktadır.
Üretim farklılığı olan çiftler ticari akışın doğal sebepleridir.
3
Giresun ve Ordu illerinin fındık üretimindeki konumunu değerlendir.
Her iki il de fındık üretiminde Türkiye'de ilk iki sırayı paylaşmaktadır ve üretim yapıları özdeştir.
Benzer üretim yapısına sahip iller arasında o ürünün ihtiyaca dayalı ticareti gerçekleşmez.

Anahtar Kavram

Bölgesel Uzmanlaşma ve İç Ticaret Akışı

İpuçları

1
Ticaretin gerçekleşmesi için bir bölgede olanın diğerinde olmaması gerekir.
2
Hangi iki il aynı tarım ürününde Türkiye'nin en büyük rakipleridir?
3
Fındık denilince akla gelen ilk iki ilin birbirine fındık satması ekonomik bir ihtiyaç mıdır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de iç ticaret hacmini artıran diğer faktörleri (nüfus artışı, ulaşım imkanları, reklam/pazarlama) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 527Soru

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye'nin maden potansiyeli üzerine hazırladığı raporda bir yer altı kaynağından şu şekilde bahsetmiştir:

• Dünya rezervlerinin büyük bir kısmı Türkiye'de bulunmaktadır.
• Cam, seramik, yalıtım, gübre ve roket yakıtı gibi çok çeşitli sanayi kollarında ham madde olarak kullanılır.
• Çıkarıldığı başlıca havzalar Balıkesir, Bursa, Kütahya ve Eskişehir illerinin sınırları içerisinde yer almaktadır.

Araştırmacının raporunda özelliklerini belirttiği bu yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bor mineralleri

Cevap

Öncüllerde özellikleri ve çıkarıldığı yerler belirtilen maden bor mineralleridir.
Verilen özellikler incelendiğinde; Türkiye'nin dünya rezervlerinin %70'inden fazlasına sahip olduğu, cam, seramik, jet ve roket yakıtı gibi alanlarda kullanılan ve Susurluk, Bigadiç, Mustafakemalpaşa, Emet ve Kırka gibi alanlarda çıkarılan yer altı kaynağı bor mineralleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Dünya rezervlerindeki payı değerlendirmek
Türkiye'nin dünya rezervlerinde açık ara birinci sırada olduğu yer altı kaynağı düşünülür. Bor mineralleri bu konuda en belirgin örnektir.
Madenlerin genel özelliklerini bilmek ayırt edici faktörleri yakalamayı sağlar.
2
Kullanım alanlarını analiz etmek
Cam, seramik ve roket yakıtı gibi ileri teknoloji ve çeşitli sanayi dallarında kullanılan maden bor mineralleridir.
Madenlerin sanayideki kullanım alanları kimliklerini belirler.
3
Çıkarıldığı illeri eşleştirmek
Balıkesir (Susurluk, Bigadiç), Bursa (Mustafakemalpaşa), Kütahya (Emet) ve Eskişehir (Kırka) havzaları doğrudan bor yataklarının bulunduğu yerlerdir.
Coğrafi dağılış, maden tespitinde en kesin kanıttır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Bor Minerallerinin Dağılışı ve Kullanım Alanları

İpuçları

1
Bu madenin Balıkesir (Susurluk, Bigadiç) ve Eskişehir (Kırka) gibi yerlerde çıkarıldığına dikkat edin.
2
Türkiye'nin bu madenin rezervinde dünyada ilk sırada yer alması en büyük ipucudur.
3
Eti Maden İşletmeleri tarafından çıkarılan ve işlenen, deterjan yapımından roket yakıtına kadar kullanılan bu kaynak bor mineralleridir.

Daha Fazla Pratik

Bor minerallerinin işlendiği tesislerin yerlerini (Bandırma ve Kırka) ve bu tesislerin kuruluş nedenlerini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Sadece kullanım alanlarına bakarak da eleme yapabilirsiniz. Roket yakıtı, cam ve seramik sanayisinde linyit, boksit veya krom ham madde olarak kullanılmaz.
Tahmini Süre:45s
Soru 528Soru

Türkiye'de ulaşım ağlarının gelişimi incelendiğinde; Ege Bölgesi'nde kıyı ile iç kesimler arasında ulaşımın doğal vadiler aracılığıyla oldukça kolay sağlandığı, buna karşın Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde ulaşımın ancak belirli geçitler ve yüksek maliyetli tünellerle mümkün olduğu görülmektedir. Bölgeler arasında ulaşım imkanları açısından görülen bu temel farkın nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının farklı olması

Cevap

Bölgeler arasındaki ulaşım farklılığının temel nedeni, dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının (paralel veya dik) farklı olmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, yer şekillerinin ulaşıma etkisini en temel düzeyde açıklar. Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik uzandığı için deniz etkisi ve ulaşım hatları vadiler boyunca kolayca iç kesimlere süzülür. Karadeniz ve Akdeniz'de ise dağlar kıyıya paralel bir duvar gibi uzanır; bu durum kıyı ile iç kesim arasında ulaşımın sadece kısıtlı geçitlerden sağlanmasına ve yol yapım maliyetlerinin artmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin dağ uzanışlarını analiz etme
Ege'de dağlar kıyıya dik, Karadeniz ve Akdeniz'de ise paralel uzanır.
Dağların uzanış yönü, kıyı ile iç kesim arasındaki doğal geçiş koridorlarını belirler.
2
Ulaşım güzergahları üzerindeki etkiyi değerlendirme
Ege'de graben ovaları (vadiler) iç kesimlere doğal yol açarken, diğer bölgelerde dağlar aşılması gereken bir set oluşturur.
Paralel uzanan dağlar, kıyıdan içeriye geçmek için geçit veya tünel kullanımını zorunlu kılar.
3
Genel ulaşım yönünü belirleme
Türkiye'deki ana ulaşım hatları, dağ sıralarına uyumlu olarak genellikle doğu-batı yönünde gelişmiştir.
Maliyeti düşürmek için yollar dağların uzanışına paralel olarak inşa edilir.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Yönünün Ulaşıma Etkisi

İpuçları

1
Ege ile Karadeniz/Akdeniz kıyılarını haritada gözünüzün önüne getirin; hangisinde dağlar kıyıya bir duvar gibi engel olur?
2
Dağların uzanış doğrultusu (paralel veya dik) ulaşım koridorlarının oluşumunu doğrudan etkiler.
3
Kıyıdan iç kesimlere geçerken tünellere neden ihtiyaç duyduğumuzu, dağların kıyıya göre nasıl konumlandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Limanların hinterland (art bölge) genişliği ile ulaşım ağları arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 529Soru

Türkiye'de enerji üretiminde sürdürülebilirliği artırmak ve atık yönetimini enerjiye dönüştürmek amacıyla biyokütle (biomass) kullanımına yönelik yatırımlar son yıllarda stratejik bir önem kazanmıştır. Hayvansal atıklar, şehir çöpleri ve tarımsal kalıntılar bu kaynağın temel hammaddelerini oluşturmaktadır.

Biyokütle enerjisinin Türkiye'deki üretim karakteristiği ve diğer yenilenebilir kaynaklarla (güneş, rüzgar) karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim sürecinde hammadde arzı kontrol edilebildiği ve depolanabildiği için, rüzgar ve güneşin aksine meteorolojik koşullardan bağımsız olarak kesintisiz (baz yük) enerji sağlayabilir.

Cevap

Biyokütle enerjisi, rüzgar ve güneşten farklı olarak hammadde kontrolü sayesinde iklim koşullarına bağlı kalmadan kesintisiz (baz yük) enerji sağlayabilme özelliğine sahiptir.
Biyokütle enerjisinin en temel avantajı, hammadde (atıklar) önceden toplanıp depolanabildiği için üretim sürecinin hava durumuna (rüzgarın esmesi veya güneşin açması gibi) bağlı olmamasıdır. Bu durum, biyokütle tesislerini tıpkı kömür veya doğal gaz santralleri gibi 7/24 çalışabilen 'baz yük' santralleri haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Biyokütle enerjisinin kaynağını analiz etme
Hayvansal, bitkisel ve şehir atıklarının (organik madde) yakılması veya biyogaza dönüştürülmesi.
Kaynağın doğasını anlamak, üretim sürecindeki kısıtları belirlemeyi sağlar.
2
Diğer yenilenebilir kaynaklarla karşılaştırma
Güneş (bulutluluk) ve rüzgar (hava akımı) dış koşullara bağlıyken, biyokütle hammadde depolandığı sürece her an çalışabilir.
Yenilenebilir kaynaklar arasındaki süreklilik farkını ortaya koymak gerekir.
3
Enerji sistemindeki 'baz yük' kavramını uygulama
Kesintisiz üretim yapabilen santraller baz yükü karşılar; biyokütle bu kapasiteye sahiptir.
Soru, bu teknik ayrımı yaparak doğru bilgiye ulaşmayı hedeflemektedir.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarında Süreklilik ve Biyokütle

İpuçları

1
Güneş ve rüzgar enerjisinin en büyük sorunu hava kapalıyken veya rüzgar durduğunda üretimin kesilmesidir.
2
Biyokütle enerjisinde hammadde (çöp, tezek, saman) bir depoda bekletilebilir ve istendiği an enerjiye dönüştürülebilir.
3
Bu kaynak, hem 'yenilenebilir' olup hem de termik santraller gibi 'kesintisiz' üretim yapabilen nadir enerji türlerinden biridir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki en büyük çöp gazı (biomass) tesislerinin hangi büyükşehirlerde olduğunu harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 530Soru

Türkiye, bazı yer altı kaynaklarının rezervleri bakımından dünya genelinde önemli bir paya sahiptir. Özellikle cam, kimya ve deterjan sanayisinde stratejik bir ham madde olarak kullanılan, Ankara'nın Beypazarı ve Kahramankazan ilçelerinde dünya ölçeğinde zengin rezervleri bulunan maden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trona (Soda Külü)

Cevap

Türkiye'de Ankara'nın Beypazarı ve Kahramankazan ilçelerinde zengin rezervleri bulunan ve cam, deterjan, kimya sanayisinde kullanılan maden Trona (Soda Külü)'dür.
Trona (doğal soda külü), Türkiye'nin dünya rezervlerinde 2.2. sırada yer aldığı çok önemli bir madendir. Özellikle Ankara'nın kuzeybatısında yer alan Beypazarı ve Kahramankazan havzaları, bu madenin dünyadaki en zengin yataklarından bazılarına ev sahipliği yapar. Camdan deterjana, kimya sanayisinden kâğıt üretimine kadar geniş bir kullanım alanı vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen kullanım alanlarını (cam, deterjan, kimya) analiz etmek.
Bu alanlarda bor, feldispat ve trona gibi madenlerin kullanıldığı belirlenir.
Madenlerin ekonomik faaliyetlerdeki yerini tespit etmek seçenekleri daraltmayı sağlar.
2
Verilen coğrafi konumları (Ankara - Beypazarı ve Kahramankazan) maden yataklarıyla eşleştirmek.
Ankara'nın bu ilçelerinin dünyaca ünlü trona rezervlerine sahip olduğu bilgisine ulaşılır.
Türkiye'de madenlerin dağılımı bölgesel ve yerel bazda farklılık gösterdiği için konum bilgisi belirleyicidir.
3
Seçenekler arasından hem kullanım alanı hem de konumu uyuşan doğru cevabı işaretlemek.
Trona seçeneği hem kullanım hem de konum açısından tam uyum sağlar.
Diğer seçenekler ya farklı bölgelerde bulunur ya da farklı sektörlerde ham madde olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Madenlerin Dağılımı ve Trona Rezervleri

İpuçları

1
Bu maden 'doğal soda külü' olarak da bilinir ve cam üretiminde vazgeçilmezdir.
2
Aradığınız maden, Türkiye'nin dünya genelinde ABD'den sonra en büyük rezervlerine sahip olduğu kaynaktır.
3
İç Anadolu Bölgesi'nde, özellikle Ankara'nın Beypazarı ilçesi ile özdeşleşmiş bir yer altı kaynağıdır.

Daha Fazla Pratik

Bor mineralleri ve trona arasındaki benzerlikleri ve ayrıştıkları rezerv alanlarını harita üzerinde karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 531Soru

Türkiye'de dış ticaretin mekânsal organizasyonu incelendiğinde; bazı şehirlerin dış ticaret (ihracat-ithalat) hacminin, o şehirlerin toplam sanayi üretimi kapasitelerinin oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. Özellikle İstanbul, Türkiye toplam ihracatının yarısına yakınını gerçekleştirirken, sanayi üretimindeki payı bu oranın oldukça altındadır.

Bu durum, İstanbul'un dış ticaretteki rolünün aşağıdakilerden hangisiyle daha doğrudan ilişkili olduğunu gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticaretin yönetim, finans ve organizasyon merkezi olma fonksiyonu üstlenmesi

Cevap

Ticaretin yönetim, finans ve organizasyon merkezi olma fonksiyonu üstlenmesi
Doğru cevap, İstanbul'un bir 'yönetim merkezi' olmasını vurgular. Birçok Anadolu şehrinde üretilen ürünler, merkezi İstanbul'da bulunan dış ticaret firmaları veya şirket merkezleri aracılığıyla dünyaya satılır. Bu durum, İstanbul'un gümrük kayıtlarında üretim kapasitesinden çok daha yüksek bir ihracat rakamına ulaşmasını sağlayarak şehrin ticari bir 'beyin' işlevi gördüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un sanayi üretimi ile dış ticaret verileri arasındaki ilişkiyi analiz et.
İstanbul'un Türkiye toplam ihracatındaki payı, sanayi üretimindeki payından çok daha yüksektir.
Şehirde üretilen fiziksel mal miktarından daha fazla malın buradan ihraç edildiğini tespit etmek gerekir.
2
Bu farkın nedenini ekonomik coğrafya ilkelerine göre sorgula.
Şirket genel merkezleri, bankacılık ağları ve gümrükleme kapasitesinin İstanbul'da yoğunlaştığı sonucuna ulaşılır.
Bir ilin üretiminden fazla ihracat yapması, ticaretin yönetimsel (organizasyonel) olarak orada toplandığını gösterir.
3
Seçenekler arasında bu organizasyonel yapıyı karşılayan kavramı belirle.
Yönetim, finans ve organizasyon merkezi olma fonksiyonu en uygun kavramdır.
Ticari faaliyetlerin sadece fiziksel üretimden ibaret olmadığı, finans ve yönetim süreçlerinin de ticari hacmi belirlediği doğrulanır.

Anahtar Kavram

Ticari Mekânsal Organizasyon ve Yönetim Fonksiyonu
Soru 532Soru

Türkiye'de kruvaziyer turizmi (yolcu gemisi taşımacılığı), yüksek gelir grubundaki turistlere hitap etmesi ve liman şehirlerine sağladığı ekonomik katkı nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir. Bu turizm türünün gelişimi; liman altyapısı, hinterlandın genişliği ve çevredeki turistik cazibe merkezlerinin varlığına doğrudan bağlıdır. Buna göre; Türkiye'nin kruvaziyer gemi trafiği ve yolcu sayısı bakımından önde gelen liman merkezleri arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hopa

Cevap

Hopa Limanı, kruvaziyer turizmi odaklı bir merkez değildir.
Hopa Limanı, coğrafi konumu ve ekonomik işlevi gereği kruvaziyer (yolcu gemisi) turizmi için gerekli altyapıya veya turistik çekim gücüne sahip değildir. Bu liman temel olarak ticaret ve transit taşımacılık odaklı çalışmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kruvaziyer turizminin tanımını ve gerekliliklerini değerlendiriniz.
Bu turizm türü, lüks yolcu gemileri ile yapılan seyahatleri kapsar ve büyük liman tesisleri ile çevresinde (Efese yakın Kuşadası gibi) tarihi/doğal alanlar gerektirir.
Sorunun kökünde belirtilen kriterleri anlamak için gereklidir.
2
Türkiye'deki limanların fonksiyonlarını analiz ediniz.
Kuşadası, İstanbul, Bodrum, Çeşme, Marmaris ve Antalya limanları kruvaziyer trafiğinin yaklaşık %90'ından fazlasını oluşturur.
Hangi limanların turizm, hangilerinin ticaret odaklı olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Hopa Limanı'nın coğrafi ve ekonomik konumunu inceleyiniz.
Hopa, daha çok Kafkasya ve Orta Asya ile yapılan sınır ticareti ve yük taşımacılığına hizmet eden ticari bir limandır.
Nihai cevaba ulaşmak için ayırıcı özelliğin tespit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kruvaziyer Turizmi ve Liman Fonksiyonları

İpuçları

1
Kruvaziyer turizmi genellikle Ege ve Marmara kıyılarında yoğunlaşmıştır.
2
Cevap olan liman, turizmden ziyade komşu ülkelerle yapılan ticaret ve yük taşımacılığı ile tanınır.
3
Kuşadası ve İstanbul bu alanda zirvedeyken, Doğu Karadeniz'deki limanlar daha çok ticari fonksiyonludur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki yat limanlarının (marina) dağılımı ile kruvaziyer limanlarını karşılaştırarak turizm-liman ilişkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 533Soru

Türkiye'nin genç oluşumlu bir arazi yapısına sahip olması ve aktif fay hatlarının (KAF, DAF, BAF) varlığı, ülkenin enerji potansiyeli üzerinde doğrudan etkilidir. Bir enerji uzmanı, özellikle Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) kuşağında yoğunlaşan enerji santrallerinin üretim karakteristiklerini, Türkiye'nin geneline yayılan hidroelektrik santralleri (HES) ile kıyaslamaktadır.

Buna göre bu uzman;

I. Enerji üretiminin iklimsel dalgalanmalardan (yağış rejimi, kuraklık vb.) etkilenmemesi,
II. Elektrik üretimi sırasında sera gazı salınımının fosil yakıtlara göre oldukça düşük olması,
III. Üretim sürecinin yer altındaki magmatik veya tektonik kökenli sıcaklık değişimlerine dayanması,

özelliklerinden hangilerini, BAF kuşağındaki santralleri hidroelektrik santrallerden ayıran temel farklar olarak belirtebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) kuşağında yoğunlaşan jeotermal santrallerin, hidroelektrik santrallerden farkı; iklimden bağımsız olmaları ve magmatik kökenli ısıya dayanmalarıdır.
Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) üzerinde yoğunlaşan santraller jeotermal kaynaklıdır. Jeotermal enerji, yerin derinliklerindeki magmatik ısıya dayandığı için (III) yağış miktarından veya kuraklıktan etkilenmez, yani iklimden bağımsızdır (I). Hidroelektrik santraller ise tamamen su döngüsüne ve iklim koşullarına bağımlıdır. Her iki kaynak da çevre dostu olduğu için sera gazı salınımı fark oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve enerji kaynağı eşleştirmesi yapma
Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) kuşağında yoğunlaşan enerji kaynağının jeotermal enerji olduğu tespit edilir.
Soruda belirtilen coğrafi konum ve tektonik yapı doğrudan jeotermal potansiyeli işaret eder.
2
Jeotermal ve hidroelektrik santrallerin karakteristiklerini kıyaslama
Jeotermal: İklimden bağımsızdır (I), düşük sera gazı salar (II), magmatik kökenlidir (III). Hidroelektrik: İklime bağımlıdır, düşük sera gazı salar, hidrolojik kökenlidir.
Her iki kaynağın yenilenebilirlik ve çalışma prensibi farklılıklarını analiz etmek farkları bulmayı sağlar.
3
Ortak özellikleri eleyip farkları belirleme
II numaralı özellik her ikisi için de ortak (benzerlik) iken, I ve III numaralı özellikler jeotermalin HES'ten ayrılan yönleridir.
Soruda 'ayıran temel farklar' istendiği için ortak özellikler elenmelidir.

Anahtar Kavram

Jeotermal Enerji ve Tektonizma İlişkisi

İpuçları

1
BAF kuşağında, fay hatları boyunca yükselen sıcak suların kullanıldığı enerji türünü düşünün.
2
Yenilenebilir kaynakların hangileri yağışa veya rüzgara bağlıdır, hangileri yerin iç ısısına dayanır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki başlıca jeotermal santrallerin (Sarayköy, Germencik vb.) lokasyonlarını harita üzerinde inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Hidroelektrik santrallerin kurak dönemlerde üretiminin neden düştüğünü hatırlamak, 'iklim bağımsızlığı' farkını doğrudan bulmanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 534Soru

Bir coğrafyacı, Türkiye'nin kırsal kesimlerinde yürüttüğü saha çalışmasında belirli bir ekonomik faaliyetin coğrafi dağılışını incelemiş ve şu notları almıştır:

'Bu faaliyetin yoğunlaştığı alanların ortak özelliği; bitki türü çeşitliliğinin (floranın) çok zengin olması, tarımsal kimyasalların (zirai ilaçlama) yok denecek kadar az kullanılması ve engebeli arazi yapısı sayesinde farklı yükselti basamaklarında çiçeklenme döneminin uzun sürmesidir. Günümüzde Ordu, Muğla, Adana ve Hakkâri gibi birbirinden farklı bölgelerdeki illerimiz, bu faaliyetin en yoğun yapıldığı yerler arasında başı çekmektedir.'

Coğrafyacının çalışma notlarında özelliklerini vurguladığı hayvancılık faaliyeti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arıcılık

Cevap

Doğru cevap, bitki çeşitliliğine ve uzun çiçeklenme dönemine ihtiyaç duyan faaliyeti belirten Arıcılık'tır.
Arıcılık faaliyeti, arıların nektar toplayabilmesi için doğrudan bitki (flora) çeşitliliğine bağımlıdır. Dağlık ve engebeli arazilerde sıcaklık yükseltiye bağlı olarak değiştiği için çiçekler aynı anda açıp solmaz; alt yamaçlardan zirvelere doğru kademeli olarak açar. Bu durum arıların bal toplama süresini uzatır. Ayrıca arılar kimyasal ilaçlara karşı çok hassas olduğundan, tarım alanlarından ziyade ormanlık ve dağlık (ilaçlamanın olmadığı) yöreler tercih edilir. Ordu (orman altı florası), Muğla (çam ormanları), Adana (narenciye ve Toros yaylaları) ve Hakkâri (yüksek dağ çayırları) bu faaliyette lider illerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel coğrafi şartları analiz et.
Gereksinimler: Zengin flora (çiçek/bitki çeşitliliği), zirai ilaçlamanın az olması, engebeli arazi (farklı yükseltilerde kademeli çiçeklenme).
Bu şartların hangi hayvanın beslenmesi veya yaşam döngüsü için elzem olduğunu bulmak.
2
Verilen örnek illerin (Ordu, Muğla, Adana, Hakkâri) ortak özelliklerini değerlendir.
Bu iller Türkiye'de bal üretiminde ilk sıralarda yer alan, dağlık/ormanlık alanları geniş ve bitki örtüsü zengin olan illerdir.
Örneklemi doğru faaliyetle eşleştirmek.
3
Seçeneklerdeki faaliyetlerin dağılış koşullarını ele.
Kümes hayvancılığı pazara, manda sulak alana, ipek böceği dut ağacına, tiftik keçisi bozkıra bağlıdır. Sadece arıcılık çiçek florasına ve engebe faktörüne doğrudan ihtiyaç duyar.
Yanlış seçenekleri sistematik olarak eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Arıcılık Faaliyetlerinin Coğrafi Dağılış Şartları

İpuçları

1
Soru kökündeki 'farklı yükseltilerde kademeli olarak uzayan çiçeklenme dönemi' ifadesine dikkat ediniz. Hangi ekonomik faaliyet doğrudan çiçeklere ve bitki özlerine (nektar) bağımlıdır?
2
Zirai ilaçlama (tarımsal pestisitler) bu canlılar için ölümcül olduğundan, faaliyet genellikle tarım alanlarından uzakta, doğal ortamda ve ormanlık yörelerde yapılır.
3
Muğla'nın çam ormanları, Ordu'nun fındık bahçeleri altı florası ve Hakkâri'nin yüksek rakımlı çayırları 'bal' üretimi için Türkiye'nin en verimli alanlarıdır.

Daha Fazla Pratik

Besi ve ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki farkları ve bu durumun et-süt üretiminde yıllara göre oluşturduğu dalgalanmaları inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken illerden de yola çıkabilirsiniz. Ordu, Muğla, Adana ve Hakkâri'yi aynı anda barındıran tek hayvancılık haritası 'Türkiye Bal Üretimi' haritasıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 535Soru

Türkiye'de bazı limanlar, coğrafi koşulların sağladığı doğal korunaklı yapılarına rağmen ticaret hacmi bakımından beklenen gelişimi gösterememiştir. Sinop Limanı, Türkiye'nin en önemli doğal limanı olmasına rağmen ticaret kapasitesi bakımından Ege ve Akdeniz'deki ana limanların oldukça gerisinde kalmıştır.

Sinop Limanı'nın ticaret potansiyelinin sınırlı kalmasındaki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı kuşağının hemen gerisinde yükselen yer şekillerinin ulaşımı zorlaştırması ve demir yolu bağlantısının bulunmaması

Cevap

Limanın hemen arkasında yükselen engebeli yer şekilleri (Küre Dağları) ve iç kesimlerle olan demir yolu bağlantısının eksikliği
Sinop Limanı'nın gelişememesinin temel nedeni, Küre Dağları'nın kıyı hattının hemen gerisinde aşılması güç bir engel oluşturması ve bu durumun limanın iç kesimlerle bağlantısını (hinterlandını) daraltmasıdır. Ayrıca Türkiye'deki büyük ticaret limanlarının aksine Sinop'un demir yolu ağına sahip olmaması, ağır yük taşımacılığını imkansız kılarak ticaret hacmini kısıtlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Limanın fiziksel özelliklerini analiz etme
Sinop'un korunaklı bir doğal liman olduğu tespit edilir.
Sorunun kökenindeki 'doğal liman olma' avantajını anlamak için gereklidir.
2
Hinterland (art bölge) kavramını değerlendirme
Bir limanın büyümesi için üretim ve tüketim merkezlerine kolayca bağlanması gerektiği hatırlanır.
Liman gelişimindeki en kritik faktör olan ulaşım bağlantısını sorgulamak için kullanılır.
3
Bölgenin yer şekillerini ve ulaşım ağını inceleme
Küre Dağları'nın kıyıya paralel ve yüksek olması, ayrıca demir yolu hattının Sinop'a ulaşmaması belirlenir.
Doğal avantajın neden ekonomik avantaja dönüşmediğini fiziki ve beşerî ulaşım verileriyle açıklar.

Anahtar Kavram

Liman Hinterlandı ve Ulaşım Entegrasyonu

İpuçları

1
Bir limanın büyümesi için sadece fırtınalara karşı korunaklı olması yeterli midir, yoksa yüklerin taşınabileceği bir yol ağına mı ihtiyaç vardır?
2
Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım zorluğu 'hinterland' genişliğini nasıl etkiler?
3
Sinop'u Samsun'dan ayıran en temel fark, Samsun'un arkasındaki dağların (Canik) daha alçak olması ve oraya ulaşan bir demir yolunun bulunmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer limanların (Samsun, İskenderun, Mersin) demir yolu bağlantılarını ve hinterland özelliklerini karşılaştırarak ulaşım türlerinin entegrasyonunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 536Soru

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), bölgedeki ulaşım ağını geliştirmek, turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve sosyo-ekonomik yapıyı güçlendirmek amacıyla yürütülen kapsamlı bir bölgesel kalkınma planıdır. Projenin kapsadığı coğrafi alan ve iller dikkate alındığında, aşağıdaki şehirlerden hangisinin bu proje sınırları içerisinde yer aldığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şanlıurfa

Cevap

Şanlıurfa ili, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında değil, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yer almaktadır.
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), Karadeniz Bölgesi'nin doğu ve orta kesimindeki illeri kapsayan bir kalkınma projesidir. Şanlıurfa ili ise Türkiye'nin güneydoğusunda yer almakta olup, Cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) en önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Şanlıurfa'nın DOKAP sınırları içerisinde yer alması söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Proje kapsamındaki illerin belirlenmesi
DOKAP; Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun, Tokat, Trabzon, Amasya ve Çorum illerini kapsamaktadır.
Hangi illerin Karadeniz projeleriyle ilişkili olduğunu tespit etmek için.
2
Seçeneklerdeki illerin coğrafi konumlarının karşılaştırılması
Giresun, Bayburt, Samsun ve Tokat illeri Karadeniz veya Karadeniz'e komşu bölgelerdedir; Şanlıurfa ise Güneydoğu Anadolu'dadır.
Yanlış olan seçeneği coğrafi bölge farkına dayanarak ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Kapsadığı İller

Daha Fazla Pratik

DOKAP kapsamındaki illerin sonradan eklenenlerle birlikte tam listesini çalışmak, bu tarz eleme sorularında hız kazandıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 537Soru

Türkiye'nin dış ticaretinde düşük maliyetli ve yüksek hacimli yük taşımacılığına imkan tanıyan demir yolu ulaşımı, stratejik sınır kapıları üzerinden komşu ülkelerle bağlantı sağlar. Ancak yer şekillerinin engebeli olduğu bazı kıyı kuşaklarındaki sınır kapılarında demir yolu bağlantısı tesis edilememiştir.

Buna göre, aşağıdaki sınır kapılarından hangisinin karşısında verilen ülke ile demir yolu bağlantısı bulunmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarp - Gürcistan

Cevap

Sarp Sınır Kapısı, Gürcistan ile sadece kara yolu bağlantısına sahiptir; bölgedeki dağlık yapı nedeniyle demir yolu hattı bulunmamaktadır.
Sarp Sınır Kapısı, Doğu Karadeniz'de Artvin ilinde yer alır. Türkiye'nin demir yolu ağı, kıyı gerisindeki dağların yüksek ve engebeli olması nedeniyle Doğu Karadeniz şehirlerine ulaşamamıştır. Bu nedenle Sarp kapısı üzerinden sadece kara yolu taşımacılığı yapılabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin demir yolu ağı haritasını ve sınır bağlantılarını gözden geçirin.
Avrupa yönünde Bulgaristan (Kapıkule) ve Yunanistan (Uzunköprü); doğu yönünde İran (Kapıköy) ve Gürcistan (Canbaz) hatlarının olduğu belirlenir.
Sınır kapılarının hangi ulaşım modlarına sahip olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
2
Doğu Karadeniz Bölgesi'nin ulaşım özelliklerini analiz edin.
Doğu Karadeniz'de (Trabzon, Rize, Artvin) iç kesimlerle bağlantıyı zorlaştıran dağ sıraları nedeniyle demir yolu ulaşımının hiç olmadığı tespit edilir.
Topografyanın ulaşım türleri üzerindeki kısıtlayıcı etkisini anlamak soruyu çözüme ulaştırır.
3
Seçeneklerdeki Sarp Sınır Kapısı'nın konumunu değerlendirin.
Sarp Sınır Kapısı Artvin ilinde yer alır ve bölge genelinde demir yolu ağı bulunmadığı için bu kapının sadece kara yolu ile hizmet verdiği sonucuna varılır.
Gürcistan ile iki kapıdan biri demir yolu (Canbaz), diğeri sadece kara yolu (Sarp) özelliğindedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de demir yolu ağının dağılışını etkileyen temel faktör yer şekilleridir; Doğu Karadeniz kıyı kuşağında demir yolu bağlantısı yoktur.

İpuçları

1
Türkiye'de demir yolunun hiç ulaşamadığı coğrafi bölümleri hatırlayın.
2
Doğu Karadeniz kıyı şeridinde yer şekilleri nedeniyle demir yolu hattı inşa edilememiştir.
3
Gürcistan ile olan sınır kapılarımızdan biri Ardahan/Kars platosunda (Canbaz), diğeri Artvin kıyısındadır (Sarp). Sadece plato üzerindeki hatta demir yolu vardır.

Daha Fazla Pratik

Demir yolu ağının ulaşamadığı diğer önemli merkezleri (Antalya, Muğla, Çanakkale) ve nedenlerini çalışmak faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 538Soru

Bir ülkenin uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü ve ticaretin birim bazdaki karlılığını belirleyen en kritik göstergelerden biri, ihraç edilen ürünlerin birim fiyatlarının ithal edilenlerin birim fiyatlarına oranını ifade eden 'dış ticaret hadleri'dir. Türkiye ekonomisi için bu hadlerin 100100 baz değerinin üzerinde seyretmesi, dış ticaretin ülke lehine geliştiğini göstermektedir.

Buna göre, Türkiye ekonomisinde dış ticaret hadlerinin lehine (pozitif yönde) gelişmesi, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracat birim değer endeksindeki artış hızının, ithalat birim değer endeksinden daha yüksek olması

Cevap

İhracat birim değer endeksindeki artış hızının, ithalat birim değer endeksinden daha yüksek olması durumunda dış ticaret hadleri ülke lehine gelişir.
Dış ticaret hadlerinin lehine gelişmesi, bir ülkenin ihraç ettiği ürünlerin birim fiyatındaki artışın, ithal ettiği ürünlerin birim fiyatındaki artıştan daha fazla olması veya ithalat fiyatlarının düşmesi anlamına gelir. Bu durum, ülkenin aynı miktar mal satarak daha fazla mal alabilmesini, yani ticaretin daha kârlı hale gelmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret haddi kavramını tanımla
Dıs\c Ticaret Haddi=I˙hracat Birim Deg˘er EndeksiI˙thalat Birim Deg˘er Endeksi×100Dış\ Ticaret\ Haddi = \frac{İhracat\ Birim\ Değer\ Endeksi}{İthalat\ Birim\ Değer\ Endeksi} \times 100 formülüyle ifade edilir.
Soruda istenen 'lehine gelişme' durumunun matematiksel ve mantıksal temelini anlamak için gereklidir.
2
'Lehine gelişme' (pozitif yön) durumunu analiz et
Payın (ihracat fiyatı) paydadan (ithalat fiyatı) daha hızlı büyümesi veya paydanın küçülmesi sonucunda oran 100100 değerinin üzerine çıkar.
Artışın hangi bileşenden kaynaklanması gerektiğini belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekleri bu oran mantığına göre filtrele
Hacim, miktar veya partner bazlı değişimler değil, doğrudan 'birim değer endeksi' kıyaslaması olan ifade doğru kabul edilir.
Kavramsal karmaşayı önleyerek doğrudan tanımlayıcı unsuru bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Dış Ticaret Hadleri ve Endeks Analizi

İpuçları

1
Dış ticaret hadlerini bir 'takas oranı' gibi düşünün; sattığınız ürünün fiyatı, aldığınız ürünün fiyatına göre ne kadar artıyor?
2
Formülde pay kısmında 'İhracat Birim Değer Endeksi' yer alır. Oranın yükselmesi için payın büyümesi gerekir.
3
Eğer ihraç ettiğiniz 11 kg ürünün fiyatı 22 dolardan 33 dolara çıkar, ithal ettiğiniz ürünün fiyatı sabit kalırsa dış ticaret haddiniz lehinize gelişmiş olur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin dış ticaret açığının en temel sebebi olan enerji ithalatının birim fiyatlarındaki (örneğin petrol varil fiyatı) değişimlerin dış ticaret hadlerini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 539Soru

Türkiye'nin dış ticaret verileri analiz edildiğinde; imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracat içindeki payının %90\%90'ın üzerinde olması ve ihracat hacminin her geçen yıl artması olumlu bir gelişme olarak görülmektedir. Ancak buna rağmen dış ticaret açığının kronik bir sorun olarak devam etmesi, ticaretin yapısal özellikleriyle açıklanmaktadır.

Buna göre; Türkiye'nin dış ticaretinde 'miktar' bazında rekorlar kırılmasına rağmen 'değer' bazında istenilen dengenin kurulamamasının ve dış ticaret açığının sürdürülebilir bir şekilde kapanmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracatın yüksek oranda ithal ara malı ve enerjiye bağımlı olması ile ihraç edilen ürünlerin birim değerinin (dış ticaret hadleri), ithal edilen yüksek teknolojili ürünlerin birim değerinden düşük kalması

Cevap

Dış ticaret açığının temel nedeni, ihracatın ithal ara mallarına ve enerjiye olan yüksek bağımlılığı ile ihraç edilen ürünlerin katma değerinin düşük olmasıdır.
Türkiye ekonomisinde dış ticaret açığının temelinde 'yapısal' bir bağımlılık döngüsü vardır. Sanayi üretimi büyük oranda ithal ara malı ve enerjiye dayalıdır (Dahilde İşleme Rejimi). Bu durum, ihracat arttıkça ithalatın da otomatik olarak artmasına neden olur. Ayrıca, ihraç edilen ürünlerin kilogram başına düşen değeri, ithal edilen yüksek teknolojili ürünlerden düşük olduğu için dış ticaret hadleri olumsuz etkilenmekte ve dış ticaret açığı kalıcı hale gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret hacmi ve dengesi kavramlarını ayırt edin.
Hacim (İhracat + İthalat) artarken, denge (İhracat - İthalat) negatif seyretmektedir.
Sorunun kökündeki 'miktar artışı' ile 'değer düşüklüğü' arasındaki çelişkiyi anlamak için gereklidir.
2
Dahilde İşleme Rejimi ve ara malı kavramlarını analiz edin.
Türkiye'nin ihraç etmek için önce 'ara malı' (hammadde, yarı mamul) ithal etmek zorunda olduğu anlaşılır.
İhracatın neden ithalatı tetiklediğini açıklayan yapısal bağımlılığı gösterir.
3
Dış ticaret hadlerini (100100 bazlı endeks) değerlendirin.
İhraç edilen birim malın fiyatının, ithal edilen birim malın fiyatına oranının düşük olduğu görülür.
Neden daha çok mal satmamıza rağmen daha az kazandığımızı (düşük katma değer) açıklar.

Anahtar Kavram

Dış Ticaretin Yapısal Bağımlılığı ve Dış Ticaret Hadleri

İpuçları

1
Türkiye'nin ihraç ettiği ürünlerin büyük bir kısmının sanayi ürünü olduğunu, ancak bu sanayinin ham maddesini nereden aldığını düşünün.
2
Dış ticaret hadleri kavramını hatırlayın: Sattığımız birim malın fiyatı, aldığımızdan daha mı pahalı yoksa daha mı ucuz?
3
Dış ticaret açığı bir 'yapısal bağımlılık' sorunudur. Bu bağımlılık, ihracat yapmak için zorunlu olan 'ara malı' ithalatından kaynaklanır.

Daha Fazla Pratik

İhracatın ithalatı karşılama oranı ve dış ticaret hadleri arasındaki farkı gösteren güncel TÜİK tablolarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Katma Değer' ve 'Dış Ticaret Hadleri' anahtar kelimelerine odaklanmak, dış ticaret açığının neden 'kronik' olduğunu anlamanızı sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 540Soru

Türkiye'de alüminyum sanayisinin temel hammaddesi olan boksit madeninin en önemli çıkarım merkezi ve aynı zamanda bu madenin işlendiği entegre tesislerin bulunduğu yer aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya - Seydişehir

Cevap

Boksit madeninin Türkiye'deki en önemli çıkarım ve işleme merkezi Konya - Seydişehir'dir.
Boksit, hafifliği ve dayanıklılığı nedeniyle sanayide çok önemli olan alüminyumun temel kaynağıdır. Türkiye'de bu madenin en zengin rezervleri Konya'nın Seydişehir ilçesinde bulunur ve buradaki alüminyum fabrikası Türkiye'nin tek entegre boksit işleme tesisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsi geçen 'alüminyum hammaddesi' kavramını analiz et.
Alüminyumun hammaddesinin boksit madeni olduğu tespit edilir.
Maden ve sanayi kolu arasındaki ilişkiyi kurmak çözümün ilk adımıdır.
2
Türkiye'deki boksit yataklarının ve işleme tesislerinin coğrafi dağılımını hatırla.
En büyük yatakların Akseki-Seydişehir hattında olduğu ve Seydişehir'de entegre bir tesis bulunduğu bilgisine ulaşılır.
Türkiye'de madenlerin çıkarıldığı yerler ile işlendiği tesislerin konumunu bilmek KPSS Coğrafya için temel bir kazanımdır.
3
Seçeneklerdeki merkezleri maden eşleştirmeleriyle kontrol et.
Seydişehir (Boksit), Raman (Petrol), Guleman (Krom), Murgul (Bakır) ve Bandırma (Bor) eşleşmeleri doğrulanır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de boksit (alüminyum) madeninin çıkarım ve işleme merkezleri

İpuçları

1
Aradığınız maden, uçak ve otomobil gövdelerinin yapımında kullanılan hafif bir metalin hammaddesidir.
2
Bu madenin işlendiği tesis Türkiye'nin tek entegre alüminyum fabrikasıdır ve Konya il sınırları içerisinde yer alır.

Daha Fazla Pratik

Madenlerin çıkarıldığı yer ile işlendiği yer arasındaki 'hammaddeye yakınlık' veya 'enerji kaynağına yakınlık' prensiplerini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 27 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 27 | Examkin