Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 221Soru

Türkiye'de ormanların dağılışı, ağaç türleri ve orman sınırları üzerinde iklim, yer şekilleri ve yükselti gibi faktörler doğrudan etkilidir. Buna göre, Türkiye'deki orman varlığı ve bitki kuşakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ormanların yetişebildiği en yüksek sınırı belirleyen temel faktör sıcaklık olup, bu sınırın Türkiye'de en yüksek olduğu yer enlem etkisinden dolayı Akdeniz kıyılarıdır.

Cevap

Orman üst sınırını belirleyen temel faktör sıcaklık olup, bu sınırın Türkiye'de en yüksek olduğu yer enlem etkisinden dolayı Akdeniz kıyılarıdır ifadesi yanlıştır.
Orman üst sınırı sıcaklığa bağlıdır. Normal şartlarda enlem etkisiyle güneyden kuzeye azalması beklense de, Türkiye'de karasallığın şiddeti ve yüksek platoların ısınma etkisi nedeniyle bu sınır en yüksek seviyeye Doğu Anadolu'da (yaklaşık 2800 m) ulaşır. Akdeniz'de bu sınır yaklaşık 2400 m civarındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Orman sınırlarını belirleyen faktörleri analiz etme
Orman alt sınırını nem/yağış, orman üst sınırını ise sıcaklık belirler.
Ağaçların tohumlanması için nem, büyümesi için ise yeterli ısı gereklidir.
2
Bölgesel verileri karşılaştırma
Akdeniz'de orman üst sınırı yaklaşık 2400 metre iken, Doğu Anadolu'da (Erzurum-Kars platolarında) karasallık ve yüksek yaz sıcaklıkları nedeniyle 2800 metreye kadar çıkar.
Karasallık arttıkça yaz sıcaklıkları daha yüksek değerlere ulaşır ve ağaçların yetişme sınırı yukarı çekilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de orman üst sınırının dağılımında enlem kadar karasallığın (özel konum) da etkili olması.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki endemik ağaç türleri (Sığla, Kasnak Meşesi vb.) ve bunların yoğunlaştığı bölgeleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

Türkiye’nin iç kesimlerinde, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olan; ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığıyla sararan ot topluluklarına bozkır (step) adı verilir. Aşağıdakilerden hangisi bu bitki örtüsüne ait türlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geven

Cevap

Türkiye'nin iç kesimlerinde görülen bozkır topluluğuna ait tür 'geven' bitkisidir.
İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'nun alçak kesimlerinde etkili olan karasal iklimde, ilkbahar yağışlarıyla büyüyen otlara bozkır denir. Geven, yavşan otu ve üzerlik gibi bitkiler bu grubun en bilinen üyeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki tanımı analiz et.
Tanım 'ilkbaharda yeşeren, yazın sararan ot topluluğu' yani bozkırı (step) işaret etmektedir.
Bitki örtüsü türünü doğru teşhis etmek için iklim ve yetişme şartlarını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki bitkileri formasyonlarına göre sınıflandır.
Zakkum, keçiboynuzu, sandal ve defne 'çalı' (maki) formasyonundadır; geven ise 'ot' (bozkır) formasyonundadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için türlerin hangi ana bitki grubuna ait olduğu belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Bozkır (Step) bitki topluluğu türleri (geven, yavşan otu, üzerlik, çoban yastığı vb.)

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'daki bozkırların bir kısmının ormanların tahribiyle oluştuğunu (antropojen bozkır) ve buralarda meşe kalıntılarına rastlandığını unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 223Soru

Türkiye'de Akdeniz kıyı kuşağı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yağış rejimi bakımından büyük oranda benzerlik göstererek en fazla yağışı kış, en az yağışı ise yaz mevsiminde alır. Buna rağmen Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaz kuraklığının şiddeti ve yıllık buharlaşma miktarı, Akdeniz kıyılarına göre çok daha fazladır.

Bu durumun temel nedenleri arasında;
I. Karasallık şiddetinin bölge genelinde yüksek olması
II. Enlem etkisine bağlı olarak güneş ışınlarının daha dik açıyla gelmesi
III. Basra termik alçak basıncının güneyden sıcak ve kurutucu hava taşıması

faktörlerinden hangileri yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Akdeniz kıyılarına göre daha şiddetli kuraklık yaşamasının temel nedenleri karasallık ve Basra basıncının etkisidir.
Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz kıyı kuşağı benzer enlemlerde yer almasına rağmen, Güneydoğu Anadolu'nun denizel etkiden yoksun olması (karasallık) sıcaklık farklarını artırır. Ayrıca yaz mevsiminde bölgeyi etkileyen Basra termik alçak basıncı, çöl üzerinden gelen sıcak ve kuru hava kütlelerini taşıyarak buharlaşmayı Türkiye'nin en yüksek seviyelerine ulaştırır. Enlem değerleri benzer olduğu için güneş ışınlarının geliş açısı bu kuraklık farkının temel nedeni olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin konum ve iklim benzerliklerini analiz etmek.
Antalya (Akdeniz) ve Şanlıurfa (Güneydoğu Anadolu) gibi merkezlerin yaklaşık 3737^{\circ} Kuzey paraleli üzerinde, benzer enlemlerde olduğu görülür.
Enlem etkisinin kuraklık farkındaki rolünü belirlemek için.
2
Yağış rejimlerini karşılaştırmak.
Her iki bölgenin de kışın yağışlı, yazın kurak olduğu ve Akdeniz yağış rejimi karakteri taşıdığı teyit edilir.
Soruda verilen ön bilgiyi doğrulamak için.
3
Sıcaklık ve buharlaşma farkını yaratan 'özel konum' şartlarını incelemek.
Güneydoğu Anadolu'nun etrafının dağlarla çevrili olması deniz etkisini engeller (karasallık) ve güneyden gelen Basra termik alçak basıncı ile Samyeli rüzgarları sıcaklığı ekstrem seviyelere çıkarır.
Kuraklık farkının asıl nedenlerini saptamak için.

Anahtar Kavram

Özel Konum ve İklim İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kış sıcaklıklarının dağılışında enlem ve karasallığın çeliştiği diğer örnekleri (örneğin İzmir-Şanlıurfa kış sıcaklığı farkı) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgelerin enlem değerlerini hatırlayarak eleme yapabilirsiniz. Türkiye'nin en güney ucu Hatay'dır ve Akdeniz'dedir. Güneydoğu Anadolu'nun 'daha güneyde' olduğu algısı bir harita okuma hatasıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

Türkiye'de kış mevsiminde görülen hava durumunun karakterini belirleyen en temel faktörlerden biri, ülkeyi etkileyen basınç merkezleri arasındaki güç dengesidir. Eğer kış mevsiminde kuzeybatıdan sokulan dinamik kökenli merkez zayıf kalırken, kuzeydoğudan sokulan termik kökenli merkez Anadolu'nun içlerine kadar yayılırsa Türkiye'de aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gökyüzünün açık olduğu gün sayısının artmasına bağlı olarak şiddetli yer radyasyonu sonucu 'ayaz' ve don olaylarının yaşanması

Cevap

Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın hakim olduğu kış günlerinde, alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak gökyüzü bulutsuzdur; bu durum gece yer radyasyonunu artırarak şiddetli ayaz, don ve radyasyon sislerine neden olur.
Sibirya Termik Yüksek Basıncı, kışın Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden sokulur. Karakteristik olarak alçalıcı hava hareketlerine sahip olduğu için hava kütlesi kararlı, kuru ve açıktır. Bulutsuz kış gecelerinde yeryüzünden atmosfere yayılan ısının geri dönmesini engelleyecek bir bulut örtüsü bulunmadığı için şiddetli soğuma (yer radyasyonu) gerçekleşir. Bu durum halk arasında 'ayaz' olarak bilinen şiddetli soğuklara, don olaylarına ve sabah saatlerinde radyasyon sislerine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini yön ve kökenlerine göre tanımlama
Kuzeybatıdan gelen dinamik merkez İzlanda Alçak Basıncı, kuzeydoğudan gelen termik merkez ise Sibirya Yüksek Basıncı'dır.
Türkiye'yi etkileyen ana basınç sistemlerinin coğrafi konumları ve oluşum mekanizmaları sabittir.
2
Hakim olan yüksek basınç sisteminin dikey hava hareketlerini analiz etme
Sibirya Yüksek Basıncı'nın hakim olması, Türkiye üzerinde dikey yönlü alçalıcı hava hareketlerinin (antisiklon) etkili olması demektir.
Yüksek basınç alanlarında hava kütlesi merkezden çevreye doğru dağılır ve alçalır.
3
Hava olaylarını bulutluluk ve radyasyon ilişkisiyle tahmin etme
Alçalan hava kütlesi bulut oluşumuna izin vermez. Bulutsuz kış gecelerinde karalar üzerinden atmosfere hızla ısı kaçışı (yer radyasyonu) gerçekleşir.
Atmosferdeki bulutlar yeryüzünden yayılan uzun dalga boylu ışınları tutan bir örtü görevi görür; bulut yoksa ısı kaybı engellenemez.
4
Sonucu coğrafi terimlerle belirleme
Aşırı ısı kaybı sonucunda sıcaklıklar sıfırın altına düşer, kuru soğuk (ayaz) ve don olayları yaşanır.
Bu durum Sibirya sisteminin Türkiye üzerindeki en tipik kış karakteridir.

Anahtar Kavram

Yüksek basınç alanlarında dikey yönlü alçalıcı hava hareketleri nedeniyle gökyüzü açıktır; bu durum kışın gece yer radyasyonunu artırarak ayaz ve don olaylarına yol açar.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen kuzeydoğu kökenli ve kışın etkili olan termik merkez Sibirya Yüksek Basıncı'dır.
2
Yüksek basınç alanlarında dikey hava hareketleri alçalıcıdır. Alçalan hava bulut oluşumuna izin verir mi?
3
Kışın bulutsuz gecelerde yeryüzünden atmosfere yayılan ısının geri dönmemesine bağlı olarak sıcaklıkların aniden düşmesine ne ad verildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İzlanda Alçak Basıncı'nın Sibirya sisteminden daha güçlü olduğu bir kış mevsiminde Türkiye'deki baraj doluluk oranlarının ve tarımsal faaliyetlerin nasıl etkileneceğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 225Soru

Türkiye'de bitki coğrafyası araştırmalarında, Karadeniz kıyı kuşağında nemli ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan ve maki formasyonuna benzerlik gösteren topluluklara "psödomaki" (yalancı maki) adı verilir. Bu toplulukların yapısal özellikleri ve ekolojik yayılımı dikkate alındığında, Akdeniz iklim bölgesindeki maki topluluklarıyla yapılan bir karşılaştırmada aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz Bölgesi'nde maki üst sınırının sona erdiği yükseltiden itibaren, dağ kuşağındaki iğne yapraklı ormanlara geçiş alanlarında psödomakiler karakteristik bir kuşak oluşturur.

Cevap

Akdeniz Bölgesi'nde maki üst sınırından sonra psödomakilerin bir kuşak oluşturduğu iddiası yanlıştır; psödomakiler Karadeniz kıyı kuşağına özgü orman altı çalılarıdır.
Doğru yanıt olan çıkarımda belirtilen 'Akdeniz'de maki üst sınırından sonra psödomaki kuşağı oluşması' bilgisi coğrafi gerçeklerle bağdaşmaz. Akdeniz'de maki üst sınırından (enleme göre 8001000800-1000 metre) sonra doğrudan orman örtüsü (meşe, çam, sedir gibi) başlar. Psödomaki ise sadece nemli iklim bölgelerinde (Karadeniz), orman tahribatıyla oluşan yatay bir yayılımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Psödomaki (Yalancı Maki) tanımını analiz et.
Karadeniz kıyı kuşağında, nemli ormanların tahribiyle oluşan, hem her dem yeşil hem de yaprak döken türleri içeren çalı topluluğudur.
Psödomakinin oluşum yerini ve karakterini belirlemek için.
2
Maki ile Psödomaki farklarını karşılaştır.
Maki Akdeniz ikliminde (yaz kuraklığına dayanıklı) görülürken; Psödomaki Karadeniz ikliminde (nemli şartlara uygun) görülür.
Ekolojik şartların bitki üzerindeki etkisini ayırt etmek için.
3
Dikey dağılım ve coğrafi yer seçimi hatasını tespit et.
Akdeniz'de maki üst sınırından sonra iğne yapraklı ormanlar (sedir, ardıç, köknar) başlar; arada bir psödomaki kuşağı bulunmaz.
Seçeneklerdeki dikey kuşak dağılımı hatasını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Psödomaki Formasyonu ve Dağılım İlkeleri

İpuçları

1
Psödomakinin kelime anlamı 'Yalancı Maki'dir ve bu türler Karadeniz kıyıları ile özdeşleşmiştir.
2
Akdeniz'de dağa tırmandığınızda maki biter bitmez neyle karşılaştığınızı düşünün; Karadeniz'deki tahribat türlerini orada görebilir misiniz?
3
Psödomaki, nemli Karadeniz ormanlarının (fındık, kızılcık gibi) tahribiyle oluşur; Akdeniz'deki maki üst sınırı ise kurakçıl türlerin yerini ormana bıraktığı sınırdır.

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının Akdeniz, Ege ve Marmara kıyılarında neden farklı yükseltilerde (10001000 m, 800800 m, 400400 m) olduğunu enlem etkisi üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 226Soru

Türkiye'de bitki topluluklarının dikey yönde dağılışını ve orman üst sınırını belirleyen temel faktör sıcaklıktır. Mutlak konum özellikleri ve enlem etkisi dikkate alındığında, orman üst sınırının güneyden kuzeye doğru gidildikçe düzenli olarak alçalması beklenir. Ancak yapılan araştırmalar, Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu sahanın, yaklaşık 28002800 metre ile Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars platosu üzerindeki dağlık alanlar) olduğunu ortaya koymuştur.

Enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişen bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli karasallığa bağlı olarak yaz sıcaklıklarının ve yüksek plato yüzeylerindeki yerel ısınmanın belirgin olması

Cevap

Türkiye'de orman üst sınırının enlemle çelişerek Kuzeydoğu Anadolu'da en yüksek seviyeye ulaşmasının nedeni, bölgedeki şiddetli karasallık ve yüksek plato yüzeylerinin yaz mevsiminde yoğun şekilde ısınmasıdır.
Türkiye'de orman üst sınırı doğrudan sıcaklığa, özellikle de yaz sıcaklıklarının toplamına bağlıdır. Akdeniz kıyılarında nem oranı yüksek olduğu için hava aşırı ısınmaz ve sınır daha alçakta kalır. Ancak Kuzeydoğu Anadolu'da şiddetli karasallık ve geniş plato yüzeyleri, yaz aylarında havanın ve toprağın enlem beklentisinin çok üzerinde ısınmasına neden olur. Bu yüksek yaz sıcaklıkları, ağaçların 28002800 metre gibi ekstrem irtifalarda bile hayatta kalabilmesini sağlayarak orman üst sınırını Türkiye'nin en yüksek seviyesine ulaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Enlem ve sıcaklık arasındaki genel kuralın hatırlanması
Akdeniz'deki orman üst sınırının Karadeniz'den yüksek olması beklentisi.
Güneş ışınlarının geliş açısının Ekvator'dan kutuplara doğru küçülmesi nedeniyle güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklığın ve buna bağlı olarak orman üst sınırının alçalması gerektiğini saptamak.
2
Türkiye'deki coğrafi verilerin (anomali) analiz edilmesi
Mutlak konum kuralının özel konum şartları tarafından bozulduğunun tespiti.
Verilen bilgide orman üst sınırının Erzurum-Kars çevresinde (28002800 m), Akdeniz'den (230024002300-2400 m) daha yüksek olduğunun görülmesi.
3
Özel konum faktörlerinin sıcaklık birikimi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Kuzeydoğu Anadolu'daki yüksek platoların yazın yoğun bir 'ısı adası' gibi davranması.
Denizelliğin olduğu kıyı bölgelerinde nem ısınmayı dengelerken, karasallığın şiddetli olduğu iç kesimlerde yaz sıcaklıklarının ve yerel ısınmanın çok daha yüksek seviyelere ulaştığını anlamak.
4
Sıcaklık ve bitki fizyolojisi ilişkisinin kurulması
Karasallık etkisinin enlem etkisini baskılayarak sınırı yukarı çekmesi.
Ağaçların yetişebildiği en yüksek sınırı belirleyen temel unsurun, yaz mevsimindeki sıcaklık toplamı ve vejetasyon süresi olduğunu sentezlemek.

Anahtar Kavram

Karasallığın ve yerel topoğrafyanın sıcaklık (orman üst sınırı) üzerindeki etkisi

İpuçları

1
Ormanların yetişebildiği en yüksek sınırı (üst sınır) belirleyen temel faktörün yağış değil, sıcaklık olduğunu unutmayın.
2
Enlem etkisine göre Akdeniz'deki sınırın daha yüksek olması gerekirdi. Bu durumun tersine dönmesi, 'özel konum' şartlarının (karasallık gibi) mutlak konuma baskın geldiğini gösterir.
3
Deniz kıyısındaki nemli hava yavaş ısınırken, iç kesimlerdeki kuru hava ve kara kütleleri yazın çok daha yüksek sıcaklıklara ulaşır. Bu durum bitkilerin tırmanma sınırını doğrudan etkiler.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman ALT sınırını belirleyen temel faktörün 'nem ve yağış' olduğunu, bu nedenle Karadeniz'de ormanın deniz seviyesinden başladığını hatırlayarak bu sorudaki 'üst sınır' mantığı ile karşılaştırma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 227Soru

Türkiye'de yerel rüzgârlar ve bu rüzgârların estikleri bölgelerdeki etkileri üzerine çalışma yapan bir araştırmacı, arazi çalışmalarında şu gözlemleri kaydetmiştir:

I. Toros Dağları'nın güney yamaçlarından gelip kuzey yamaçları boyunca aşağıya doğru esen rüzgârın, ulaştığı vadi tabanında hava sıcaklığını aniden artırdığı ve havadaki nem açığını büyüttüğü görülmüştür.
II. Ege kıyılarında öğle saatlerinde denizden karaya doğru esen ve kıyı kuşağında hissedilir bir serinlik yaratan yerel bir hava akımı tespit edilmiştir.
III. Kış mevsiminde Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden sokulan, Marmara Denizi ve Karadeniz üzerinden geçerken nem alarak geçtiği yerlerde sıcaklığı dondurucu seviyelere düşüren bir rüzgâr gözlemlenmiştir.

Bu gözlemler ve sözü edilen rüzgârların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisine kesinlikle ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. rüzgârının etkili olduğu yamaçta havanın maksimum nem miktarı azalırken bağıl nem oranı artar.

Cevap

Fön rüzgârının etkili olduğu yerde hava ısındığı için maksimum nem miktarı artar, buna bağlı olarak bağıl nem oranı azalır; bu nedenle 'maksimum nemin azalacağı ve bağıl nemin artacağı' ifadesi yanlıştır.
Fön rüzgârı (I. gözlem), dağ yamacından aşağıya doğru inerken sürtünme etkisiyle her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır. Sıcaklığı artan bir hava kütlesinin molekülleri birbirinden uzaklaştığı için nem taşıma kapasitesi yani maksimum nemi artar. Maksimum nem artarken içerisindeki mevcut nem (mutlak nem) aynı oranda artmadığı için havanın bağıl nemi (yağış ihtimali) düşer. Bu nedenle 'maksimum nem azalır, bağıl nem artar' diyen ifade coğrafi gerçeklerle çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Gözlemlerdeki rüzgârları tanımla.
I. Gözlem: Fön rüzgârı (yamaçtan aşağı inerken ısınma), II. Gözlem: İmbat/Deniz Meltemi (denizden karaya serinlik), III. Gözlem: Poyraz (kuzeydoğudan gelen soğuk rüzgâr).
Soruyu çözmek için rüzgâr tiplerinin özelliklerini bilmek gerekir.
2
Fön rüzgârının (I. rüzgâr) fiziksel özelliklerini analiz et.
Fön rüzgârı alçaldıkça her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır. Isınan havanın genleşmesiyle 'maksimum nem' (nem taşıma kapasitesi) artar.
Sıcaklık ve nem arasındaki ters orantılı ilişkiyi kurmak için.
3
Nem dengesini kontrol et.
Hava ısındığında kapasite (maksimum nem) artarken, mutlak nem sabit kalsa bile havanın doluluk oranı yani 'bağıl nem' azalır. Bu durum nem açığının büyümesine neden olur.
Seçeneklerdeki yanlış ifadeyi tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Fön rüzgârlarının sıcaklık ve nem üzerindeki termodinamik etkisi.

İpuçları

1
Gözlemlerdeki rüzgârları yönlerine ve sıcaklık etkilerine göre eşleştirin: Güneyden inen Fön, kıyıdaki Meltem ve Kuzeydoğudan gelen Poyraz.
2
Fön rüzgârının sıcaklığı artırdığını unutmayın. Sıcaklık ile havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) doğru orantılıdır.
3
Isınan hava genleşir ve daha fazla nem taşıyabilir hale gelir, bu da yağış olasılığını (bağıl nemi) azaltır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de rüzgâr frekans güllerinin yer şekillerine göre nasıl değiştiğini (örneğin İstanbul Boğazı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 228Soru

Türkiye'de yer şekillerinin uzanış doğrultusu, nemli hava kütlelerinin fiziksel özelliklerini kısa mesafelerde dramatik şekilde değiştirebilmektedir. Özellikle Akdeniz üzerinden gelen nemli bir hava kütlesinin Toros Dağları'nın zirvesini aşarak İç Anadolu'ya doğru alçaldığı (fön karakteri kazandığı) süreçte bazı fiziksel değişimler yaşanır.

Buna göre, dağın arka yamacında (dulda) alçalan bu hava kütlesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklığın her 100 metrede yaklaşık 1C1^\circ C artmasına bağlı olarak maksimum nem kapasitesinin yükselmesi

Cevap

Hava kütlesinin alçalırken ısınması sonucunda maksimum nem kapasitesinin artması doğru cevaptır.
Hava kütlesinin dağın arka yamacında (dulda) alçalması süreci 'fön etkisi' olarak adlandırılır. Alçalan hava kütlesi, her 100 metrede yaklaşık 1C1^\circ C ısınır. Sıcaklık arttıkça havanın hacmi genişlediği için taşıyabileceği nem miktarı (maksimum nem) artar. Bu durum, havanın doyma noktasından uzaklaşmasına ve bağıl nemin düşmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlesinin hareket yönünü ve topografya ile ilişkisini analiz etme
Hava kütlesi dağ yamacı boyunca aşağı doğru (İç Anadolu'ya) hareket etmektedir.
Sürecin 'fön' (foehn) etkisi mi yoksa orografik yükselim mi olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Adyabatik sıcaklık değişim hızını belirleme
Alçalan hava kütlesi, sürtünme ve basınç artışının etkisiyle her 100 metrede 1C1^\circ C ısınır.
Alçalan havanın yoğunlaşma fazından çıktığı ve kuru adyabatik gradiyentle ısındığı bilgisini doğrulamak içindir.
3
Sıcaklık ve nem kapasitesi (maksimum nem) arasındaki ilişkiyi kurma
Sıcaklığın artması, havanın genleşmesine ve su buharı taşıma kapasitesinin (maksimum nem) artmasına neden olur.
Sıcaklık ile maksimum nem arasındaki doğru orantılı ilişkiyi uygulamak için gereklidir.
4
Bağıl nem ve nem açığı üzerindeki nihai etkiyi değerlendirme
Mutlak nem sabitken (veya azalırken) maksimum nemin artması, bağıl nemi düşürür ve nem açığını büyütür.
Hava kütlesinin yağıştan uzaklaştığı ve kurutucu bir karakter kazandığı sonucuna varmak içindir.

Anahtar Kavram

Fön Etkisi ve Nem Dinamiği

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgarlarının Türkiye'de tarım ürünleri üzerindeki etkilerini (erken olgunlaştırma, buharlaşmayı artırma) inceleyen soruları çözmek bu kavramı pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Bağıl nem formülünü (BN=MN/MaxN×100BN = MN/MaxN \times 100) kullanarak düşünebilirsiniz. Fön rüzgarı sıcaklığı artırdığı için paydadaki 'MaxN' (Maksimum Nem) değeri büyür, bu da sonucun (Bağıl Nem) küçülmesine neden olur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 229Soru

Sıcak ve soğuk karakterli farklı hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında, sıcak havanın soğuk hava üzerinde yükselmesiyle meydana gelen yağışlar Türkiye'de oldukça yaygındır. Türkiye'nin orta kuşakta yer almasına bağlı olarak görülen bu yağış türü, özellikle kış mevsiminde Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında etkili olmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda, sözü edilen yağış oluşum türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephe (Frontal) yağışları

Cevap

Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşan yağış türü Cephe (Frontal) yağışlarıdır.
Cephe (frontal) yağışları, farklı sıcaklıktaki hava kütlelerinin karşılaştığı alanlarda oluşur. Türkiye'nin 36°-42° kuzey paralelleri arasında (orta kuşak) bulunması, bu yağış türünün ülkemizde görülmesinin temel sebebidir. Özellikle kışın Akdeniz ikliminde en yaygın görülen yağış oluşum şeklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yağışın oluşum mekanizmasını analiz et.
Soruda farklı karakterdeki (sıcak ve soğuk) hava kütlelerinin karşılaşması vurgulanmaktadır.
Karşılaşma (frontal) sahaları, cephe oluşumu için temel şarttır.
2
Türkiye'nin matematik konumu ile ilişkilendir.
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için kutup bölgelerinden gelen soğuk hava ile ekvatoral bölgelerden gelen sıcak havanın karşılaşma alanıdır.
Orta kuşakta bulunmak, cephe yağışlarının ülkemizde görülmesinin temel nedenidir.
3
Bölgesel ve mevsimsel dağılımı teyit et.
Cephe yağışları en çok Akdeniz iklim bölgesinde ve kış mevsiminde görülür.
Kışın gezici alçak basınçların ve cephelerin etkisi Akdeniz kuşağında artmaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Matematik Konumu ve Cephe Yağışları

İpuçları

1
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması hangi yağış türünün görülmesini zorunlu kılar?
2
Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin birbirine çarptığı sınır çizgisine 'cephe' denir.
3
Özellikle kışın Akdeniz Bölgesi'nde en sık görülen ve matematik konumumuzla açıklanan yağış türüdür.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'da görülen 'Kırkikindi' yağışlarının oluşum türünü ve mevsimini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 230Soru

Türkiye’de bitki coğrafyası üzerine yapılan araştırmalar; iklim, topoğrafya ve beşerî faktörlerin bitki formasyonlarının tür kompozisyonu ve dağılış sınırları üzerinde oldukça karmaşık bir yapı oluşturduğunu göstermektedir. Özellikle ot formasyonlarının ekolojik özellikleri, yayılış alanları ve ortaya çıkış süreçleri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz iklim kuşağında ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan maki ve garig toplulukları, iç bölgelerde orman sınırının gerilemesiyle oluşan antropojen bozkırlar gibi 'ot formasyonu' ana grubu altında sınıflandırılmaktadır.

Cevap

Maki ve garig topluluklarının ot formasyonu içerisinde sınıflandırıldığını belirten değerlendirme yanlıştır; çünkü bu topluluklar çalı formasyonuna aittir.
Doğru cevap olan değerlendirme hatalıdır çünkü biyocoğrafyada bitki formasyonları yaşam formlarına göre ayrılır. Maki ve garig toplulukları, orman tahribatıyla (sekonder) oluşmalarına rağmen odunsu gövde yapıları nedeniyle 'çalı formasyonu' kategorisindedir. İç Anadolu'daki antropojen bozkırlar ise otsu yapıda oldukları için 'ot formasyonu' içerisindedir. Oluşum kökeninin (insan tahribatı) benzer olması, bu toplulukları aynı morfolojik formasyon grubuna dahil etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki formasyonlarının ana kategorilerini belirle.
Türkiye'de bitkiler; Ağaç (Orman), Çalı (Maki, Garig, Psödömaki) ve Ot (Bozkır, Çayır) olmak üzere üç ana gruba ayrılır.
Soruda 'ot formasyonu' altındaki türlerin ve değerlendirmelerin doğruluğu sorgulanmaktadır.
2
Seçeneklerdeki tür ve bölge eşleşmelerini analiz et.
Erzurum-Kars'ta çayır (geven, yumak), İç Anadolu'da bozkır (yavşan otu, üzerlik, geven) doğru eşleşmelerdir.
Her bir bitki topluluğunun iklim ve toprak isteği farklıdır.
3
Antropojen süreçlerin formasyon üzerindeki etkisini değerlendir.
Orman tahribatı sonucu İç Anadolu'da 'antropojen bozkır' (ot), Akdeniz'de ise 'maki' (çalı) oluşur.
İnsan müdahalesi sonucu oluşan ikincil bitki örtüsünün yaşam formu (ot veya çalı), bulunduğu iklimin ana karakterine göre şekillenir.
4
Yanlış olan sınıflandırmayı tespit et.
Maki ve garigler boylu veya kısa odunsu bitkilerdir, bu yüzden çalı formasyonundadır; otsu yapıdaki bozkırlar ile aynı ana grupta değillerdir.
Botaniksel sınıflandırma yaşam formuna (ağaçsı, odunsu-çalımsı, otsu) dayanır.

Anahtar Kavram

Bitki Formasyonlarının Sınıflandırılması ve Kökeni
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 231Soru

Türkiye'de iklim tipleri; denizellik-karasallık, yükselti ve enlem gibi faktörlerin etkisiyle çeşitlilik gösterir. Bu iklim tiplerinin ayırt edilmesinde en önemli kriterler; yağışın yıl içindeki dağılımı ve yıllık sıcaklık farklarıdır.

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yer alan üç farklı merkezin en yağışlı olduğu mevsim ve yıllık ortalama sıcaklık farkı değerleri verilmiştir:

MerkezEn Yağışlı MevsimYıllık Sıcaklık Farkı
KKış18C18^{\circ}C
LSonbahar13C13^{\circ}C
MYaz30C30^{\circ}C

Bu merkezlerin iklim özellikleri ve coğrafi konumları dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: L merkezinde bulutluluk oranının yüksek olması ve nemliliğin fazlalığına bağlı olarak kimyasal çözünme, fiziksel çözünmeye göre daha şiddetlidir.

Cevap

L merkezinde nem ve yağışın fazla olması sebebiyle kimyasal çözünme fiziksel çözünmeye göre daha baskındır.
L merkezi, veriler ışığında (sonbahar yağış max, düşük sıcaklık farkı) Karadeniz iklim bölgesindedir. Karadeniz bölgesinde nem oranının yüksek olması, kayaçların kimyasal yollarla ayrışmasını (kimyasal çözünme) hızlandırırken, sıcaklık farkının azlığı fiziksel (mekanik) ufalanmayı sınırlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
K merkezinin iklim tipini belirle.
Akdeniz İklimi
En fazla yağışı kışın alması ve yıllık sıcaklık farkının ılıman (18C18^{\circ}C) olması Akdeniz ikliminin temel özelliğidir.
2
L merkezinin iklim tipini belirle.
Karadeniz İklimi
En fazla yağışı sonbaharda alması ve yıllık sıcaklık farkının Türkiye'deki en düşük seviyede (13C13^{\circ}C) olması Karadeniz iklimine işaret eder.
3
M merkezinin iklim tipini belirle.
Sert Karasal İklim (Erzurum-Kars)
En fazla yağışın yazın düşmesi ve yıllık sıcaklık farkının çok yüksek (30C30^{\circ}C) olması karasallığın şiddetli olduğu Kuzeydoğu Anadolu'yu gösterir.
4
L merkezinin karakteristik özelliğini analiz et.
Yüksek nem ve kimyasal çözünme
Karadeniz ikliminde bulutluluk ve nem yıl boyu fazladır. Suyun ve sıcaklığın etkisiyle kayaçların yapısının değişmesi (kimyasal çözünme) bu bölgede en şiddetlidir.

Anahtar Kavram

İklim Tiplerinin Yağış Rejimi ve Çözünme Türleri ile İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Fiziksel ve kimyasal çözünmenin Türkiye haritası üzerindeki dağılımını, yağış miktarı ve sıcaklık farkı değişkenleriyle birlikte tekrar inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 232Soru

Türkiye'nin yıllık ortalama indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde, en yüksek sıcaklık değerlerine Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde (Mardin, Şanlıurfa çevresi) rastlanmaktadır. Bu durumun ortaya çıkmasında etkili olan temel faktörler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem ve karasallık

Cevap

Enlem ve karasallık
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken her yer deniz seviyesinde (00 m) kabul edildiği için yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kalkar. Bu haritalarda sıcaklık dağılışını belirleyen temel unsurlar enlem (güneş ışınlarının düşme açısı) ve denizellik-karasallıktır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin en güneyinde yer alması (enlem) ve deniz etkisinden uzak olması nedeniyle yazın ve yıllık ortalamada en yüksek indirgenmiş sıcaklıklara sahip bölgedir.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını tanımlama
İndirgenmiş sıcaklıkta yükselti faktörü devre dışı bırakılır (00 metre kabul edilir).
Haritadaki sıcaklık farklarının yükselti ile açıklanamayacağını anlamak için.
2
Güney bölgelerin genel sıcaklık avantajını belirleme
Türkiye'nin güneyi, ekvatora daha yakın olduğu için güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır.
Enlem (matematik konum) etkisini saptamak için.
3
Güneydoğu Anadolu'nun Akdeniz'den daha sıcak olma nedenini analiz etme
Güneydoğu Anadolu, deniz etkisinden uzak olduğu (karasallık) ve Güneyden gelen sıcak hava kütlelerine açık olduğu için Akdeniz kıyılarından daha yüksek indirgenmiş sıcaklığa sahiptir.
Özel konumun sıcaklık üzerindeki etkisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında sıcaklık dağılışını etkileyen faktörler

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'indirgenmiş' kelimesini gördüğünüzde 'yükselti' içeren tüm seçenekleri doğrudan eleyerek enlem ve karasallık gibi temel faktörlere odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 233Soru

Türkiye’de iklim elemanlarının dağılışı üzerinde hem mutlak (matematik) konum hem de göreceli (özel) konum faktörleri birlikte etkili olmaktadır. Bazı durumlarda yer şekilleri, yükselti ve denizellik gibi göreceli konum şartları, enlem etkisinin önüne geçebilmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de sıcaklığın dağılışı üzerinde enlem (mutlak konum) etkisine örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersin'in yıllık ortalama sıcaklık değerinin Sinop'tan daha yüksek olması

Cevap

Mersin'in yıllık ortalama sıcaklık değerinin Sinop'tan daha yüksek olması
Mersin ve Sinop'un her ikisi de deniz kıyısında yer aldığı için aralarındaki karasallık/denizellik farkı minimumdur. Bu iki şehir arasındaki sıcaklık farkının temel nedeni, Mersin'in alçak enlemlerde (güneyde), Sinop'un ise yüksek enlemlerde (kuzeyde) yer almasıdır. Bu durum, Türkiye'de sıcaklık dağılışının mutlak konum (enlem) kurallarına tam olarak uyduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şehir çiftlerinin coğrafi konumlarını ve denizellik durumlarını analiz et.
Mersin güneyde, Sinop kuzeydedir ve her ikisi de deniz kıyısındadır (göreceli konumları benzerdir).
Sıcaklık farkının nedenini bulmak için önce sabit olan faktörleri (denizellik) elemek gerekir.
2
Mutlak konum (enlem) faktörünü uygula.
Mersin Ekvator'a daha yakın olduğu için güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır.
Mersin'in Sinop'tan sıcak olması, güneş ışınlarının geliş açısına yani enlem etkisine tam uyum sağlar.
3
Diğer seçeneklerdeki çelişkili veya göreceli durumları saptan.
Samsun-Ankara ve Rize-Erzurum gibi örneklerde kuzeydeki merkezlerin daha sıcak olması enlemle çelişen göreceli konum durumlarıdır.
Göreceli konum (denizellik, yükselti), bazı durumlarda enlem etkisini ortadan kaldırabilir.

Anahtar Kavram

Mutlak konum (enlem) etkisi, bir yerin Ekvator'a olan uzaklığına bağlı olarak sıcaklığın değişmesidir. Göreceli konum (denizellik, karasallık, yükselti) ise bu genel dağılışı bozan faktörlerdir.
Tahmini Süre:50s
Soru 234Soru

Türkiye'de yaz mevsiminde rüzgarların genel esiş yönü üzerinde çevredeki büyük basınç merkezlerinin konumu belirleyicidir. Bu dönemde özellikle kuzey yönlü rüzgarların (KarayelKarayel, YıldızYıldız, PoyrazPoyraz) Türkiye genelinde daha sık ve etkili olduğu görülür.

Bu rüzgar sisteminin yaz boyunca kararlılık kazanmasında;

I.I. Asor Dinamik Yüksek Basıncı'nın genişleyerek Anadolu'yu etkisi altına alması,
II.II. Basra Termik Alçak Basıncı'nın şiddetlenerek güneydoğudan sokulması,
III.III. Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etki alanının genişlemesi

durumlarından hangileri doğrudan etkili olmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IIII

Cevap

Türkiye'de yaz mevsiminde kuzeyli rüzgarların kararlılık kazanmasında Asor Dinamik Yüksek Basıncı ile Basra Termik Alçak Basıncı'nın etkileşimi doğrudan etkilidir.
Türkiye'de yaz mevsiminde rüzgar sisteminin ana motoru batıdan (Asor) doğuya/güneydoğuya (Basra) doğru oluşan basınç farkıdır. Birinci öncüldeki Asor'un genişlemesi ve ikinci öncüldeki Basra'nın derinleşmesi, bu farkı artırarak kuzeyli hava kütlelerinin sürekli bir akış halinde Türkiye üzerinden geçmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mevsimlik basınç merkezlerini belirle
Yaz mevsiminde Türkiye'yi Asor (DYB) ve Basra (TAB) merkezleri etkiler.
Rüzgarın yönü ve şiddeti yüksek basınçtan alçak basınca doğru olan gradyana bağlıdır.
2
Asor Dinamik Yüksek Basıncı'nı analiz et
Yazın kuzeye doğru genişleyerek Türkiye'nin batı ve kuzeybatısına yüksek basınç koşulları getirir.
Dinamik kökenli olduğu için yıl boyu var olsa da yazın etki alanı genişler.
3
Basra Termik Alçak Basıncı'nı analiz et
Yazın karaların aşırı ısınmasıyla şiddetlenir ve Anadolu'nun güneydoğusuna yerleşir.
Termik kökenli olduğu için sadece yaz mevsiminde aktiftir.
4
Rüzgar yönünü saptanması
Hava akımı kuzeybatıdaki Asor'dan güneydoğudaki Basra'ya doğru yönelir.
Bu durum Türkiye genelinde Karayel, Yıldız ve Poyraz gibi kuzeyli rüzgarların hakim olmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezleri ve Rüzgar İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinden hangilerinin sadece kışın etkili olduğunu düşünün.
2
Basra merkezi yazın aşırı ısınan karalar üzerinde oluşan termik bir alçak basınçtır.
3
Yaz mevsiminde kuzeyli rüzgarların (özellikle Etezyen) oluşmasında Asor ve Basra arasındaki basınç farkı temel etkendir.

Daha Fazla Pratik

Bu basınç merkezlerinin kış mevsimindeki etkilerini ve Lodos fırtınalarıyla ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

Türkiye'de iklim tiplerinin karakteristiklerini belirleyen en önemli unsurlardan biri yağış rejimi ve yağışın oluşum biçimidir. Aşağıda Türkiye'de farklı iklim tiplerinin görüldüğü bazı merkezler ve bu merkezlerin yağış özelliklerine dair bilgiler verilmiştir.

Buna göre, aşağıdaki merkez ve karakteristik yağış özelliği eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diyarbakır: Yazlar aşırı sıcak ve buharlaşma şiddetli olduğu için en fazla yağış, dikey yönlü hava hareketlerine bağlı olarak yaz mevsiminde düşer.

Cevap

Diyarbakır'da en fazla yağışın yazın düştüğünü belirten ifade yanlıştır; bu bölge en kurak dönemini yazın yaşar.
Diyarbakır'ın dahil olduğu Güneydoğu Anadolu tipi karasal iklimde, en fazla yağış kış ve ilkbahar aylarında düşer. Yaz mevsimi, Türkiye'nin en şiddetli kuraklığının yaşandığı, yağışın yok denecek kadar az olduğu dönemdir. Bu nedenle yazın konveksiyonel yağışlarla en fazla yağışı aldığı bilgisi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıyı bölgelerinin yağış rejimini analiz etme
Antalya (Akdeniz) kışın cephesel, Rize (Karadeniz) her mevsim orografik yağış alır.
Kıyı bölgelerinde denizellik ve dağların uzanışı yağışın karakterini belirler.
2
Karasal iklim bölgelerinin (İç ve Doğu Anadolu) yağış rejimini karşılaştırma
Ankara (Step) ilkbaharda, Erzurum (Sert Karasal) yazın konveksiyonel yağış alır.
Yükselti ve ısınma farkı, konveksiyonel yağışların zamanını kaydırır.
3
Güneydoğu Anadolu'nun yağış rejimini inceleme
Diyarbakır gibi merkezler en fazla yağışı kış ve ilkbaharda alır; yazlar ise Basra alçak basıncının etkisiyle kuraktır.
Enlem ve karasallık etkisiyle yaz mevsiminde dikey hava hareketleri yağışa dönüşemeyecek kadar nemsiz bir ortam yaratır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yağış Rejimleri ve Oluşum Tipleri

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki yağış rejimlerini 'E harfi kuralı' (İç Anadolu-İlkbahar, Erzurum-Yaz, Karadeniz-Sonbahar, Akdeniz-Kış) ile görselleştirerek tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 236Soru

Türkiye'de özellikle Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan yamaçlarında görülen orografik (yamaç) yağışları incelendiğinde; yıllık toplam yağış miktarının dağların en yüksek zirvelerinde değil, genellikle 10001000 - 15001500 metre arasındaki orta yükseltilerde en üst seviyeye ulaştığı görülmektedir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hava kütlesinin yükselerek soğuması ve yağışın başlamasıyla birlikte, bünyesindeki mutlak nem miktarının üst seviyelere ulaşıldıkça hızla azalması

Cevap

Hava kütlesinin yükselip soğumasıyla birlikte yağışın başlaması ve bu süreçte bünyesindeki mutlak nemin (su buharı) tükenmeye başlaması, orta yükseltilerden sonra yağışın azalmasına neden olur.
Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlesi bir dağ yamacı boyunca yükseldiğinde soğur ve bünyesindeki su buharı orta yükseltilerde (10001000-15001500 m) yoğuşarak yağışa dönüşür. Yağış süreci havadaki su buharını (mutlak nem) tükettiği için, hava kütlesi daha yükseklere çıktığında bünyesinde yoğuşacak yeterli su buharı kalmaz. Bu nedenle en yüksek yağış zirvede değil, nemin en yoğun şekilde boşaldığı orta kuşakta gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Orografik yağış mekanizmasını analiz etme
Denizden gelen nemli hava yamaç boyunca yükselir ve soğur.
Yükselen hava adiyabatik olarak soğuduğu için maksimum nemi azalır ve bağıl nemi artar.
2
Yoğuşma seviyesini ve yağışın başlangıcını belirleme
Hava doyma noktasına (bulut tabanı) genellikle orta yükseltilerde ulaşır.
Hava kütlesi doyduğunda su buharı sıvıya dönüşerek yağış olarak düşmeye başlar.
3
Mutlak nem miktarındaki değişimi değerlendirme
Yağış başladığı andan itibaren havanın toplam su buharı içeriği (mutlak nem) azalır.
Hava yükselmeye devam etse bile, içindeki suyun büyük kısmını orta yükseltilerde bıraktığı için zirvelere 'kuru' veya 'az nemli' olarak ulaşır.

Anahtar Kavram

Mutlak Nem ve Yağış İlişkisi (Su Buharı Tüketimi)

İpuçları

1
Bir kova suyun içindeki suyu dökmeye başladığınızda, kova yükselmeye devam etse bile içindeki su miktarı ne olur?
2
Yağış, havadaki mutlak nemin (su buharının) sıvı hale gelmesidir. Yağış gerçekleştikçe havadaki hammadde (su buharı) azalır mı?
3
Hava kütlesi zirveye ulaşana kadar suyunun büyük kısmını orta yükseltilerde bırakır; bu yüzden en üstte yağış azalır.

Daha Fazla Pratik

Rize ve Artvin kıyılarındaki yağış miktarları ile bu illerin yüksek yaylalarındaki yağış verilerini karşılaştırarak süreci pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 237Soru

Türkiye'de bir merkezin ölçülen sıcaklığına "gerçek sıcaklık", bu merkezin yükseltisi yok sayılarak sıcaklığın deniz seviyesine uyarlandığı değere ise "indirgenmiş sıcaklık" denir. Bu iki sıcaklık değeri arasındaki fark, o merkezin deniz seviyesinden olan yüksekliği ile doğru orantılıdır.

Buna göre, Türkiye'nin topografik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marmara Denizi kıyısındaki alçak düzlükler

Cevap

Marmara Denizi kıyısındaki alçak düzlükler
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın temel nedeni yükseltidir. Türkiye'de yükseltinin en az olduğu yerler deniz kıyıları ve özellikle yükselti ortalamasının en düşük olduğu Marmara Bölgesi'nin alçak düzlükleridir. Bu alanlarda yükselti sıfıra yakın olduğu için her 200200 metrede bir derece ekleme kuralı uygulanınca ortaya çıkan fark diğer bölgelere göre çok daha az olur.

Adım Adım Çözüm

1
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki ilişkiyi belirle.
Fark = Yu¨kselti200\frac{\text{Yükselti}}{200} formülüyle hesaplanır.
Atmosferde yükseldikçe sıcaklık her 200200 metrede ortalama 1C1^\circ C azalır.
2
Verilen merkezlerin ortalama yükseltilerini karşılaştır.
Marmara kıyıları 050\approx 0-50 m, Erzurum 2000\approx 2000 m, Toros zirveleri >2500> 2500 m.
Farkın en az olması için merkezin deniz seviyesine (sıfır metreye) en yakın olması gerekir.
3
En düşük yükseltiye sahip merkezi seç.
Marmara kıyıları farkın en az olduğu yerdir.
Yükselti azaldıkça gerçek ve indirgenmiş değerler birbirine yaklaşır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık farkı sadece yükselti ile ilgilidir.
2
Farkın en az olması için, merkezin deniz seviyesine (0 metreye) en yakın olması gerekir.
3
Türkiye'de yükselti ortalaması en düşük olan bölge Marmara'dır. Deniz kıyısındaki düzlükleri düşünün.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında hangi faktörün etkisinin tamamen yok sayıldığını ve bunun haritadaki izoterm eğrilerini nasıl değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Haritada bir merkezin yükseltisini 200200'e bölerek farkı bulabilirsiniz. Örneğin 20002000 m yükselti için fark 2000/200=10C2000/200 = 10^\circ C iken, 2020 m yükselti için 20/200=0.1C20/200 = 0.1^\circ C olur.
Tahmini Süre:45s
Soru 238Soru

Türkiye’de yaz mevsiminde, özellikle Ege Denizi ve çevresinde kuzey yönlerden esen, denizciler tarafından "Etezyen" olarak adlandırılan yerel rüzgârlar etkili olmaktadır. Bu rüzgârların oluşum mekanizması ve coğrafi sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı ile Basra Termik Alçak Basıncı arasındaki basınç farkına bağlı olarak oluşurlar ve etkili oldukları dönemde Ege kıyılarında sıcaklığı düşürücü etki yaparlar.

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı ile Basra Termik Alçak Basıncı arasındaki basınç gradyanına bağlı olarak yazın kuzeyden esen ve sıcaklığı düşüren hava akımıdır.
Etezyen rüzgârları, yaz aylarında Balkanlar üzerinden Ege Denizi'ne doğru sarkan Asor Yüksek Basıncı'nın bir kolu ile Güneydoğu'da etkili olan Basra Alçak Basıncı arasındaki farktan doğar. Kuzeyden estikleri için Ege kıyılarında sıcaklığı hissedilir derecede düşürürler ve denizcilik faaliyetleri üzerinde etkilidirler.

Adım Adım Çözüm

1
Etezyen rüzgârlarının mevsimsel özelliklerini belirle.
Bu rüzgârlar yaz mevsiminde (özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında) etkili olur.
Soruda geçen 'Etezyen' ismi yaz rüzgârlarına verilen özel bir isimdir.
2
Oluşumunu sağlayan basınç sistemlerini analiz et.
Batıda (Balkanlar/Azor üzerinden) Yüksek Basınç, doğuda (Basra üzerinden) Alçak Basınç olması gradyan oluşturur.
Rüzgâr her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser.
3
Rüzgârın yönünü ve termik etkisini değerlendir.
Kuzeyden (Ege Denizi üzerinden) güneye doğru eserek geçtiği yerlerde sıcaklığı düşürür.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden gelen rüzgârlar kutup kökenli olup serinletici etki yapar.
4
Yer şekilleriyle etkileşimini kontrol et.
Ege'de dağlar denize dik uzandığı için bu rüzgârlar iç kesimlere kadar sokulabilir.
Dağların kıyıya dik uzanması rüzgârlar için doğal oluklar oluşturur.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri ve yerel rüzgârların mevsimsel karakteri.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin (Sibirya, Asor, İzlanda, Basra) mevsimlik değişimlerini ve rüzgâr frekans güllerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 239Soru

Türkiye'nin matematiksel konumu gereği dağların güneye bakan yamaçlarının kuzeye bakan yamaçlara göre daha fazla güneş alması ve sıcaklık ortalamalarının yüksek olması "bakı" etkisi ile açıklanır. Ancak kış mevsiminde bazı dağ sıralarının kuzey yamaçlarındaki sıcaklık ortalamaları, denizelliğin etkisiyle güney yamaçlardan daha yüksek olabilmektedir. Bu durum, bakı etkisinin özel konum şartları tarafından baskılandığını gösterir. Buna göre, aşağıda verilen alanların hangisinde kış mevsiminde görülen sıcaklık durumu bu "bakı ilkesi" ile çelişen bir örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçları

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarında kışın görülen sıcaklık durumu bakı ilkesiyle çelişmektedir.
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları kış mevsiminde Karadeniz'in nemli ve ılıman havasıyla karşılaşırken, dağların güneye (iç kesimlere) bakan yamaçları karasallık nedeniyle çok daha soğuktur. Bu durum, 'güney yamaçlar kuzeyden daha sıcak olmalıdır' diyen bakı ilkesine aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bakı kavramını tanımla
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de ve Yengeç Dönencesi'nin kuzeyinde olduğu için dağların güney yamaçları daima daha fazla güneş alır.
Matematiksel konumun bir sonucudur.
2
Çelişki durumunu analiz et
Eğer bir dağın kuzey yamacı, güney yamacından daha sıcaksa burada "özel konum" (denizellik) devreye girmiştir.
Normal şartlarda kuzey yamaçların daha soğuk olması gerekir.
3
Bölgesel eşleştirme yap
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları Karadeniz'e bakar. Kışın deniz geç soğuduğu için nemli ve ılıman hava kütleleri bu yamacı ısıtırken, güney yamaçlar karasal ve soğuk kalır.
Denizellik etkisi güneşlenme etkisinden (bakı) daha baskın hale gelmiştir.

Anahtar Kavram

Bakı - Denizellik İlişkisi ve Anomali Durumlar

İpuçları

1
Türkiye'de dağların kuzey yamaçlarının güneyden daha sıcak olduğu tek durum kışın kıyı bölgelerimizde görülür.
2
Denizelliğin (nemliliğin) ılımanlaştırıcı etkisi, güneş ışınlarının geliş açısı zayıf olsa bile o bölgeyi daha sıcak tutabilir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında orman üst sınırının en yüksek olduğu bölge ile kış ılıklığı arasındaki ilişkiyi inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 240Soru

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri; dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşan 'dinamik' kökenliler ve sıcaklık farklarına bağlı olarak oluşan 'termik' kökenliler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Bu merkezlerin etki dönemleri ve karakterleri Türkiye'nin mevsimlik hava durumunu belirlemede kritik rol oynar.

Buna göre; yıl boyunca varlığını koruyan, özellikle yaz aylarında Türkiye'ye doğru genişleyerek sıcak ve kurak hava koşullarına yol açan 'dinamik yüksek basınç' merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı
Asor Dinamik Yüksek Basıncı, kaynağını 30° Kuzey enlemi civarındaki subtropikal yüksek basınç kuşağından alan bir merkezdir. Dünyanın günlük hareketine bağlı oluştuğu için 'dinamik' kökenlidir ve yıl boyunca varlığını korur. Yaz aylarında kuzeye doğru genişleyerek Türkiye üzerinden Akdeniz iklim özelliklerinin (yaz kuraklığı ve sıcaklığı) belirginleşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin kökenini belirleme
Soruda 'dinamik' kökenli bir merkez aranmaktadır. Seçeneklerde Asor ve İzlanda dinamik; Sibirya ve Basra termik kökenlidir.
Dinamik basınç merkezleri dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 30° ve 60° enlemlerinde oluşur.
2
Basınç tipini ve mevsimsel etkisini analiz etme
Soruda 'yüksek basınç' ve 'yazın kuraklık' etkisi istenmektedir. Asor merkezi bu özelliklere tam uyum sağlar.
Alçak basınç merkezleri yükselici hava hareketleri ile yağış getirirken, yüksek basınç merkezleri hava kütlesini alçaltarak yağışı engeller ve kuraklığa yol açar.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökenleri ve mevsimsel karakterleri.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 12 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 12 | Examkin