Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 501Soru

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaz aylarında tarımsal sulama ihtiyacı en üst seviyeye çıkar. Bu durumun temel nedeni, bölgede artan aşırı sıcaklıklar ve şiddetli buharlaşmadır.

Özellikle temmuz ve ağustos aylarında çöl sıcaklarını ülkemize taşıyarak bu kuraklığı şiddetlendiren basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra Termik Alçak Basıncı

Cevap

Doğru cevap Basra Termik Alçak Basıncı'dır. Bu merkez yaz aylarında Güneydoğu Asya'daki ısınmanın bir uzantısı olarak ülkemize güneydoğudan girer ve aşırı sıcaklık ile şiddetli buharlaşmaya yol açar.
Türkiye'yi güneydoğu yönünden etkileyen Basra Termik Alçak Basıncı, yaz aylarında karaların aşırı ısınmasına bağlı olarak Güneydoğu Asya'da oluşan geniş alçak basınç alanının bir uzantısıdır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne çöl sıcaklarını taşıyarak buharlaşmayı şiddetlendirir ve tarımsal sulama ihtiyacını maksimum seviyeye çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen mevsim ve etki özelliklerini analiz et
Mevsimin 'yaz' olduğu, etkinin 'aşırı sıcaklık, çöl sıcakları ve şiddetli buharlaşma' olduğu belirlenir.
Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri mevsime ve taşıdıkları hava kütlesinin sıcaklık/nem durumuna göre ayırt edilir.
2
Yazın etkili olan basınç merkezlerini değerlendir
Sibirya ve İzlanda kışın etkilidir, elenir. Yazın Asor ve Basra etkilidir.
Seçenekleri mevsime göre daraltmak işlemi kolaylaştırır.
3
Güneydoğu Anadolu'da aşırı sıcaklık yapan merkezi belirle
Asor ülke genelinde kuraklık yapsa da, güneydoğudan giriş yaparak 'çöl sıcaklarını' getiren spesifik merkez Basra Termik Alçak Basıncı'dır.
Basra Körfezi üzerinden gelen bu hava kütlesi, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaz kuraklığının en şiddetli hissedilmesinin ana sebebidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yaz Mevsiminde Etkili Olan Basınç Merkezleri ve Karakteristik Özellikleri

İpuçları

1
Bu basınç merkezi ülkemize güneydoğu (Suriye/Irak) yönünden giriş yapar.
2
Oluşum nedeni yaz aylarında karaların aşırı ısınmasıdır, yani 'termik' kökenlidir.
3
Adını bulunduğu körfezden alan, Muson sisteminin bir parçası olan ve Güneydoğu Anadolu'da kavurucu çöl sıcaklarına yol açan basınç merkezi Basra'dır.

Daha Fazla Pratik

Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın kış aylarında Erzurum-Kars bölümünde yarattığı etkiyi inceleyen benzer bir soruyu çözmeniz konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken yön ve mevsim eşleştirmesi yapabilirsiniz: Kış soğuğu = Sibirya (Kuzeydoğu), Kış ılıklığı = İzlanda (Kuzeybatı), Yaz kuraklığı = Asor (Güneybatı), Yazın çöl sıcağı = Basra (Güneydoğu).
Tahmini Süre:45s
Soru 502Soru

Türkiye'de ormanların coğrafi dağılışı ile nem ve yağış miktarının dağılışı arasında güçlü bir paralellik bulunmaktadır. Yağışın bol ve nemliliğin yıl geneline düzenli dağıldığı alanlar, orman varlığı bakımından en zengin sahalardır.

Buna göre, Türkiye'nin toplam orman alanı içerisinde en büyük paya sahip olan coğrafi bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz Bölgesi

Cevap

Türkiye'nin toplam orman varlığı içerisinde en yüksek paya sahip olan bölge Karadeniz Bölgesi'dir.
Türkiye'de ormanların coğrafi dağılışını belirleyen birincil faktör nemliliktir. Karadeniz Bölgesi, her mevsim yağışlı olması, bağıl nem oranının yüksekliği ve bulutluluk süresinin fazlalığı sayesinde Türkiye'deki toplam orman varlığının yaklaşık %27 \% 27 'sine sahiptir. Bu oran, bölgeyi Türkiye'de orman zenginliği bakımından ilk sıraya yerleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Orman yetişme koşullarını analiz etme
Ormanların yetişmesi için temel şartın yüksek nem ve yeterli yağış olduğu belirlenir.
Türkiye'de ağaç yetişmesini sınırlayan en temel faktör kuraklıktır; dolayısıyla en yağışlı bölgeler orman bakımından en zengindir.
2
Bölgelerin orman oranlarını karşılaştırma
Karadeniz Bölgesi yaklaşık %27 \% 27 'lik payla birinci, Akdeniz Bölgesi yaklaşık %24 \% 24 'lük payla ikinci sıradadır.
Resmî verilere göre Türkiye ormanlarının yaklaşık dörtte biri Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Orman Dağılımı ve Nem İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de en fazla yağış alan bölgeyi düşünün.
2
Nemliliğin yıl boyu yüksek olduğu bölgelerde orman alanı daha geniştir.
3
Türkiye ormanlarının yaklaşık %27 \% 27 'si bu bölgededir ve bu bölgeyi Akdeniz takip eder.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman varlığının en az olduğu bölgenin neden Güneydoğu Anadolu olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 503Soru

Bir merkezin gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark, o merkezin yükseltisiyle doğru orantılıdır. Her 200200 metrede sıcaklığın 1C1^{\circ}C değiştiği kabul edildiğinde, yükseltisi fazla olan yerlerde bu fark daha yüksektir.

Buna göre, Türkiye'nin genel fiziki özellikleri göz önüne alındığında aşağıdaki illerin hangisinde gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erzurum

Cevap

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu il Erzurum'dur.
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki temel fark yükseltidir. Türkiye'de yükseltinin en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu, en yüksek illerimizden biri ise Erzurum'dur. Bu nedenle Erzurum'un gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark yaklaşık 99-10C10^{\circ}C iken, kıyıdaki İzmir veya Samsun gibi illerde bu fark 00 dereceye yakındır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisi 00 metre (deniz seviyesi) kabul edilerek hesaplanan sıcaklıktır.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkı sadece yükselti belirler.
2
Yükselti Karşılaştırması
Erzurum (Doğu Anadolu) > Şanlıurfa (Güneydoğu Anadolu) > Edirne (Marmara) > İzmir/Samsun (Kıyı).
Türkiye'de batıdan doğuya gidildikçe ortalama yükselti artar.
3
Farkın Belirlenmesi
En yüksek rakıma sahip olan Erzurum'da fark en yüksektir.
Yükselti arttıkça gerçek sıcaklık düşer ancak indirgenmiş sıcaklık sabit kalır, bu da farkı artırır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti etkisi yok sayılır.
2
Türkiye'de batıdan doğuya doğru gidildikçe yükseltinin arttığını hatırlayın.
3
Seçenekler arasında deniz seviyesinden en yüksekte olan ili seçmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti etkisinin neden devre dışı bırakıldığını ve bu haritalarda sıcaklık dağılışını etkileyen diğer faktörleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 504Soru

Meteoroloji uzmanları tarafından hazırlanan Türkiye sıcaklık haritaları incelendiğinde; Doğu Anadolu Bölgesi'nin gerçek sıcaklık değerleri ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık değerleri arasındaki farkın çok yüksek olduğu, Marmara Bölgesi'nde ise bu iki değer arasındaki farkın oldukça az olduğu görülmektedir.

Bölgeler arasındaki bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükselti değerlerinin birbirinden farklı olması

Cevap

Ortalama yükselti değerlerinin birbirinden farklı olması
Doğru yanıt, yükselti faktörünü göstermektedir. İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisinin 0 metre (deniz seviyesi) olduğu varsayılarak hesaplanan sıcaklıktır. Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkı belirleyen tek faktör o yerin yükseltisidir (Her 200 metrede 1 °C fark oluşur). Doğu Anadolu Bölgesi'nin ortalama yükseltisi çok fazla (genellikle 1500-2000 metre üzeri) olduğu için fark büyüktür; Marmara Bölgesi'nin ortalama yükseltisi az olduğu için fark küçüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Gerçek sıcaklık ve indirgenmiş sıcaklık kavramlarının tanımlarını hatırlamak.
Gerçek sıcaklık bir yerin ölçülen sıcaklığıdır. İndirgenmiş sıcaklık ise o yerin deniz seviyesinde (0 metrede) kabul edilerek hesaplanan varsayımsal sıcaklığıdır.
Soru metnindeki temel ayrımı anlamak için kavram bilgisi gereklidir.
2
İki sıcaklık değeri arasındaki farkı oluşturan formülü belirlemek.
Sıcaklık her 200 metrede 1 °C azalır. Bu nedenle: Gerçek Sıcaklık - İndirgenmiş Sıcaklık = (Yükselti / 200) kuralı geçerlidir.
Aradaki farkı yaratan tek coğrafi faktörün ne olduğunu tespit etmek için matematiksel ilişki kurulur.
3
Marmara ve Doğu Anadolu bölgelerini yükselti bakımından karşılaştırmak.
Doğu Anadolu, Türkiye'nin en yüksek bölgesi iken Marmara en alçak bölgesidir. Yükseltinin fazla olduğu Doğu Anadolu'da gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark mecburen çok daha yüksek olacaktır.
Farkın temel nedeninin doğrudan bölgenin topografik yüksekliği olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

İklimi Etkileyen Faktörler: Yükselti ve İndirgenmiş Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisinin 0 metre (deniz seviyesi) olduğu varsayılarak hesaplanan sıcaklıktır.
2
Bir yerin yükseltisi ne kadar fazlaysa, o yerin zirvesinde ölçülen hava sıcaklığı ile deniz seviyesinde olsaydı sahip olacağı sıcaklık arasındaki makas o kadar açılır.
3
Türkiye fiziki haritasında kahverengi tonların en fazla olduğu bölge ile yeşil tonların en fazla olduğu bölgeyi karşılaştıran bu soruda, sıcaklık farkını doğuran tek sebep iki bölgenin rakım (yükseklik) farkıdır.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarını incelerken enlem etkisini test eden farklı bir soruyu çözerek bilginizi pekiştirin.

Alternatif Yöntem

Sıcaklık farkını doğrudan formülle düşünebilirsiniz: Fark = Yükselti / 200. Formüle göre farkı etkileyen tek değişken 'Yükselti'dir.
Tahmini Süre:45s
Soru 505Soru

Türkiye'de ot formasyonuna ait toplulukların dağılışı; yıllık yağış miktarı, yağışın mevsimsel dağılımı ve yükselti faktörleri ile doğrudan ilişkilidir. Bu formasyonlar; bozkır (step), çayır ve alpin çayır (dağ çayırı) olarak farklı ekolojik özelliklere sahiptir.

Aşağıdaki tabloda üç farklı merkezin bitki örtüsü özellikleri verilmiştir:

MerkezKarakteristik TürlerVejetasyon Durumu
XGeven, Yavşan otu, Sığırkuyruğuİlkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu otlar
YTarla gelinciği, Çoban yastığı, ÜzerlikOrmanların insanlar tarafından tahrip edildiği alanlarda ortaya çıkan otlar
ZKar çiçekleri, Yıldız çiçeği, Alpin çayırlarYaz yağışlarıyla yeşil kalan, ağaç yetişme sınırının üzerindeki gür otlar

Bu merkezler ve bitki toplulukları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X ve Y merkezlerinde görülen geven ve yavşan otu gibi kurakçıl türler, Z merkezinin bulunduğu Kuzeydoğu Anadolu platolarındaki çayır formasyonunun da ana bileşenlerini oluşturur.

Cevap

X ve Y merkezlerinde görülen türlerin (geven, yavşan otu vb.) Kuzeydoğu Anadolu platolarındaki çayır formasyonunun ana bileşenlerini oluşturduğu ifadesi yanlıştır.
Verilen tabloda X ve Y merkezleri bozkır formasyonuna aittir ve bu sahalarda geven, yavşan otu gibi kuraklığa dayanıklı kısa otlar görülür. Z merkezi ise alpin çayırları temsil eder. Kuzeydoğu Anadolu platolarında (Z tipi ortam) baskın olan bitki örtüsü çayırdır; geven ve yavşan otu gibi bozkır elemanları bu bölgenin ana vejetasyon karakterini oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerdeki bitki formasyonlarını tanımla.
X: Doğal Bozkır (Step), Y: Antropojen Bozkır, Z: Alpin Çayır (Dağ Çayırı).
Türler ve vejetasyon durumları (sararma/yeşil kalma) formasyon türünü belirler.
2
Türler ile yetiştikleri bölgeleri eşleştir.
Geven, Yavşan otu ve Çoban yastığı bozkır türleridir (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu vb.). Kar çiçekleri ve alpin çayırlar yüksek dağlarda ve Kuzeydoğu Anadolu'da görülür.
Bitki türleri iklim ve yükselti adaptasyonlarına göre belirli kuşaklara ayrılır.
3
Çayır ve Bozkır arasındaki tür farkını analiz et.
Bozkır türleri kurakçıldır; çayır türleri ise daha yüksek nem ve yaz yağışı isteyen gür otlardır.
Kuzeydoğu Anadolu platolarında geven gibi cüce çalımsı bozkır türleri değil, uzun boylu çayır türleri baskındır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonlarının (Bozkır vs. Çayır) Tür ve Mekan Ayrımı

İpuçları

1
Bozkır bitkileri (geven vb.) kurakçıldır, çayırlar (alpin) ise yaz yağışıyla yeşil kalan gür otlardır.
2
Erzurum-Kars platolarında vejetasyon süresi daha uzundur ve buradaki otlar İç Anadolu'daki gibi erken sararmaz.
3
Tablodaki X ve Y bozkırı, Z ise çayırı simgeler. Bozkır türleri ile çayır türlerinin yetişme ortamları ve habitatları birbirinden farklıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de bitki örtüsünün dikey dağılım kuşaklarını (maki-orman-alp çayırı) tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formasyonları iklimle eşleştirin: Karasal iklim (Bozkır) vs. Sert Karasal iklim (Çayır). Geven gibi türlerin kurak step alanlarına özgü olduğunu hatırlamak cevabı bulmanızı sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 506Soru

Türkiye'de orman örtüsünün çeşitli nedenlerle tahrip edilmesi sonucunda, bölgenin iklim şartlarına uyum sağlamış yeni çalı formasyonları ortaya çıkmıştır. Bu formasyonlar oluştukları coğrafi bölgeye ve asıl bitki örtüsüne göre farklı karakteristik türler barındırır:

• Akdeniz ve Ege kıyılarında kızılçam ormanlarının tahribiyle; zeytin, defne, zakkum, mersin, sandal, keçiboynuzu ve akçakesme gibi türler gelişir.
• Akdeniz ve Ege kıyılarında yukarıda belirtilen türlerin de aşırı otlatma ve yangınlarla tahrip edilmesiyle; daha kısa boylu olan lavanta, kekik, abdestbozan ve süpürge çalısı toplulukları yerleşir.
• Karadeniz kıyı kuşağında geniş yapraklı nemli ormanların tahribiyle ise; fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi türler ortaya çıkar.

Buna göre, Karadeniz kıyılarında ormanların tahribiyle oluşan ve karakteristik türleri verilen çalı formasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki (Yalancı Maki)

Cevap

Doğru cevap, Karadeniz kıyılarında geniş yapraklı ormanların tahrip edilmesiyle oluşan fındık, şimşir ve kızılcık gibi türleri barındıran Psödomaki (Yalancı Maki) formasyonudur.
Soruda özellikleri verilen çalı formasyonlarından Karadeniz kıyı kuşağında yer alanı Psödomaki'dir. Nemli iklim koşullarında ormanların tahribiyle ortaya çıkan ve fındık, şimşir, kızılcık gibi türleri barındıran bu formasyon, yaz kuraklığına uyum sağlamış asıl Akdeniz makilerinden farklı yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metninde verilen bölgeleri ve bu bölgelerdeki bitki tahribat süreçlerini analiz etmek.
Akdeniz/Ege için kızılçam tahribi (maki), Akdeniz/Ege için çalı tahribi (garig) ve Karadeniz için nemli orman tahribi olmak üzere üç farklı süreç tanımlanmıştır.
Hangi bitki formasyonunun sorulduğunu tespit etmek için metindeki bölgesel ve bitkisel ipuçlarını ayrıştırmak.
2
Karadeniz kıyılarında ortaya çıkan ve fındık, şimşir, kızılcık, ıhlamur gibi türleri içeren formasyonun adını belirlemek.
Bu özelliklerin Psödomaki formasyonuna ait olduğu tespit edilir.
Soruda özellikle Karadeniz kıyılarındaki formasyonun adı sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de çalı formasyonlarının coğrafi dağılışı ve orman tahribiyle (maki, garig, psödomaki) oluşum süreçleri.

İpuçları

1
Karadeniz Bölgesi'nin nemli iklimine uyum sağlamış, asıl maki türlerinden farklı olan çalı formasyonunun adını düşünün.
2
Kelime anlamı 'yalancı maki' olan bu formasyon, geniş yapraklı ormanların tahribiyle ortaya çıkar.
3
Akdeniz'deki kızılçam tahribiyle maki, makinin tahribiyle garig oluşurken; Karadeniz'deki orman tahribiyle fındık ve şimşir gibi türleri barındıran psödomaki oluşur.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında psödomaki formasyonunun Maki ve Garig formasyonlarından iklim istekleri bakımından nasıl ayrıldığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 507Soru

Türkiye'de deniz etkisinden uzak iç kesimlerde karasal iklim özellikleri görülmektedir. Ancak bu alanlar kendi içinde yükselti ve enlem gibi faktörlere bağlı olarak "Ilıman Karasal (Step)" ve "Sert Karasal" iklim tipleri olarak ayrılır.

Buna göre, Erzurum-Kars çevresinde görülen Sert Karasal iklimi, İç Anadolu'da görülen Ilıman Karasal iklimden ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En fazla yağışın yaz mevsiminde düşmesine bağlı olarak gür çayır bitki örtüsünün görülmesi

Cevap

En fazla yağışın yaz mevsiminde düşmesine bağlı olarak gür çayır bitki örtüsünün görülmesi
Sert karasal iklimin görüldüğü Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum-Kars-Ardahan), yükseltinin fazla olması nedeniyle toprak geç ısınır. Bu durum ilkbaharda görülmesi beklenen konveksiyonel (yükselim) yağışların yaz başına (Haziran-Temmuz) kaymasına neden olur. Yazın düşen bu yağışlar, otların yeşil kalmasını sağlayarak 'alpin çayırları' adı verilen gür bitki örtüsünü oluşturur. Bu durum sert karasal iklimi, en fazla yağışını ilkbaharda alan ve bitki örtüsü bozkır olan ılıman karasal iklimden ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
İklim tiplerinin yağış dönemlerini karşılaştır.
İç Anadolu'da (Ilıman Karasal) en fazla yağış ilkbaharda, Erzurum-Kars'ta (Sert Karasal) ise yaz başında düşer.
Yağışın mevsimsel dağılımı bitki örtüsünü ve ekonomik faaliyetleri doğrudan etkiler.
2
Yağışın bitki örtüsü üzerindeki etkisini analiz et.
Yaz yağışları, otların yazın kurumasını engelleyerek gür çayırların oluşmasını sağlar.
Sert karasal iklimin yüksek yükseltisi, ısınmanın gecikmesine ve konveksiyonel yağışların yaza sarkmasına neden olur.
3
Sonuçları seçeneklerle eşleştir.
Gür çayırlar ve yaz yağışları sert karasal iklimi karakterize eden en temel ayırt edici özelliktir.
Bu özellik aynı zamanda bölgede büyükbaş hayvancılığın gelişmesinin de temel sebebidir.

Anahtar Kavram

Sert Karasal İklim ve Ayırt Edici Özellikleri

İpuçları

1
Erzurum-Kars platosunun yüksekliğini ve bunun ısınma süresi üzerindeki etkisini düşünün.
2
İç Anadolu'da (Konya) en çok yağışın hangi mevsimde, Erzurum'da ise hangi mevsimde düştüğünü karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

Buna benzer bir karşılaştırma Akdeniz iklimi ile Güneydoğu Anadolu'daki karasal etkili iklim arasında 'yaz kuraklığı şiddeti' üzerinden de yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 508Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş ortalama sıcaklık haritası analiz edildiğinde; izoterm eğrilerinin genel olarak enlemlere uygunluk göstermediği, eğrilerin denizler üzerinde kuzeye, karalar üzerinde ise güneye doğru belirgin bir sapma (salınım) yaptığı görülmektedir.

İzoterm eğrilerinin Ocak ayında karalar üzerinde güneye doğru saptığı bu merkezlerde, sıcaklığın aynı enlemdeki denizel çevreye göre daha düşük olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaların denizlere oranla daha çabuk ve daha fazla soğuması

Cevap

İzoterm eğrilerinin Ocak ayında karalar üzerinde güneye sapmasının temel nedeni, karaların denizlere göre daha çabuk ve daha fazla soğumasıdır.
Ocak ayında karalar hızla ısı kaybederek denizlerden daha soğuk hale gelir. Bu durum, aynı enlemde bulunan karaların denizlere göre daha düşük sıcaklığa sahip olmasına yol açar. İzoterm eğrileri, aynı sıcaklık değerine sahip noktaları birleştirirken karalar üzerinde daha sıcak olan güney enlemlerine doğru bükülmek zorunda kalır. Bu durumun temel sorumlusu karasallıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz etme
Harita 'deniz seviyesine indirgenmiş' bir haritadır. Bu, yükseltinin (rakım) etkisinin her yer 00 metre kabul edilerek yok sayıldığı anlamına gelir.
Yükselti etkisinin olduğu seçenekleri elemek için bu tanım kritiktir.
2
Mevsimsel özellikleri değerlendirme
Ocak ayı kış mevsimidir. Kışın karalar denizlere göre daha soğuktur.
Karaların ve denizlerin farklı ısınma özelliklerini (özgül ısı) belirlemek gerekir.
3
İzoterm sapmalarının yönünü yorumlama
İzoterm eğrisinin güneye sapması, o noktanın aynı enlemdeki diğer yerlerden daha soğuk olduğunu gösterir (Çünkü sıcak değerlerin olduğu güneye giderek kendi değerini arar).
Eğrinin neden kuzeye değil de güneye saptığını termik açıdan anlamak gerekir.
4
Sonuca ulaşma
Karaların denizlere göre şiddetli soğuması (karasallık), kışın izotermleri güneye büker.
Denizellik-karasallık farkı, kışın enlem etkisini bozan en temel özel konum faktörüdür.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Karasallık İlişkisi

İpuçları

1
Soruda 'deniz seviyesine indirgenmiş' ifadesine dikkat edin. Bu ifade, seçeneklerdeki hangi yaygın faktörü elemeniz gerektiğini söyler?
2
Kışın Ankara mı daha soğuktur yoksa aynı enlemdeki İzmir mi? Bu farkın nedeni nedir?
3
Karalar denizlere göre daha çabuk soğuduğu için kışın aynı enlemdeki iç kesimler kıyılara göre daha düşük sıcaklıktadır. Düşük sıcaklık değeri, haritada daha güneyde aranır.

Daha Fazla Pratik

Temmuz ayı indirgenmiş sıcaklık haritasında izotermlerin neden karalar üzerinde kuzeye doğru saptığını analiz ederek zıt durumu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 509Soru

Türkiye'de bir merkezin termometre ile ölçülen gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki farkın oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, söz konusu merkezin aşağıdaki özelliklerinden hangisine sahip olduğunu doğrudan gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deniz seviyesine yakın bir yükseltide bulunması

Cevap

Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın az olması, merkezin deniz seviyesine yakın bir yükseltide bulunduğunu gösterir.
Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki tek fark yükseltidir. Türkiye'de her 200200 metrede sıcaklık 1C1^\circ C değiştiği için, bu iki değer birbirine ne kadar yakınsa, merkez deniz seviyesine (00 metre) o kadar yakındır.

Adım Adım Çözüm

1
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık kavramlarını tanımla.
Gerçek sıcaklık bulunulan yükseltide ölçülen, indirgenmiş sıcaklık ise o yerin 00 metre (deniz seviyesi) kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
İndirgenmiş sıcaklık hesaplamalarında yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırılır.
2
Sıcaklık farkı ile yükselti arasındaki ilişkiyi kur.
Atmosferde yükselen her 200200 metrede sıcaklık yaklaşık 1C1^\circ C azalır.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark, o yerin yükseltisi ile doğru orantılıdır.
3
Farkın 'az' olması durumunu yorumla.
Farkın çok az olması, merkezin yükseltisinin 00 metreye (deniz seviyesine) çok yakın olduğunu ifade eder.
Yükselti ne kadar az ise, çıkarılacak veya eklenecek sıcaklık değeri de o kadar düşük olur.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti faktörü yok sayılır.
2
Bir yerin gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark, o yerin deniz seviyesinden ne kadar yüksekte olduğuyla doğrudan ilgilidir.
3
Farkın az olması, merkezin yükseltisinin de 00 metreye çok yakın olduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

Farkın en fazla olduğu bölgeyi düşünerek Türkiye'nin en yüksek bölgesini hatırlayabilirsiniz (Doğu Anadolu).

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak düşünürsek: Fark = Yükselti / 200200. Fark sıfıra ne kadar yakınsa, pay kısmındaki yükselti değeri de o kadar küçüktür.
Tahmini Süre:45s
Soru 510Soru

Türkiye'nin matematik konumu gereği, yerel rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi estikleri yönle (kuzey veya güney) doğrudan ilişkilidir. Bu rüzgarların isimlerini ve etkilerini hatırlamak için kullanılan 'KAYIP SAKAL' mnemonic (şifreleme) yöntemi coğrafya eğitiminde yaygın bir tekniktir.

Buna göre, aşağıdaki yerel rüzgar ve sıcaklık üzerindeki etkisi eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lodos - Sıcaklığı düşürür

Cevap

Lodos rüzgarının sıcaklığı düşürdüğünü belirten ifade yanlıştır; çünkü Lodos güney kökenli bir rüzgar olarak sıcaklığı artırır.
Lodos rüzgarı, Türkiye'ye güneybatı yönünden yani Ekvator'a daha yakın bölgelerden estiği için ulaştığı yerlerde sıcaklığı artırır. Bu nedenle sıcaklığı düşürdüğü yönündeki bilgi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgarların yönlerini 'KAYIP SAKAL' formülüne göre belirle.
Kuzeyden esenler: Karayel, Yıldız, Poyraz. Güneyden esenler: Samyeli, Kıble, Lodos.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden gelen rüzgarlar soğuk, güneyden gelenler sıcaktır.
2
Seçeneklerdeki rüzgarın esme yönünü kontrol et.
Lodos, güneybatı yönünden esen bir rüzgardır.
Yön tayini rüzgarın karakterini belirler.
3
Sıcaklık etkisini değerlendir.
Güneyden gelen Lodos sıcaklığı artırmalıdır.
Ekvatoral bölgeden gelen hava kütleleri ısınmaya neden olur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi, rüzgarın estiği yönün enlem derecesine (matematik konuma) bağlıdır.

İpuçları

1
'KAYIP SAKAL' şifresini hatırla: Üstteki üç rüzgar (K, Y, P) kuzeyden gelir.
2
Türkiye Kuzey Yarım Küre'dedir. Kuzeyden (kutuplardan) gelen rüzgarlar soğuktur.
3
Lodos rüzgarı 'S-A-K-A-L' kısmında yer alır, yani güneyden esen sıcak bir rüzgardır.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgarlarının Türkiye'de özellikle hangi bölgelerde (Doğu Karadeniz, Toroslar) etkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgarın yönünü saat kadranı gibi düşün: Saat 10, 12 ve 2 yönünden gelenler soğuk; saat 4, 6 ve 8 yönünden gelenler sıcaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 511Soru

Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geniş alanlara yayılan bozkır (step) bitki topluluklarının yaşam döngüsü ve gelişim özellikleri dikkate alındığında, bu toplulukların en belirgin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararıp kurumaları

Cevap

Bozkır (step) bitki topluluklarının en temel özelliği ilkbahar yağışlarıyla yeşermesi ve yazın kuraklığın etkisiyle sararıp kurumasıdır.
Bozkır (step) bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarının etkisiyle canlanıp büyüyen, yaz mevsiminde ise şiddetli kuraklık ve sıcaklık nedeniyle nemini kaybederek sararan kısa boylu ot topluluklarından oluşur. Bu durum, Türkiye'nin iç kesimlerindeki step ikliminin en belirgin yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki bozkır (step) bitki örtüsünün yaygın olduğu bölgelerin iklim koşullarını değerlendirmek.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde yarı kurak step ikliminin hakim olduğu görülür.
Bitki örtüsü, o bölgenin iklim ve yağış özelliklerine göre şekillenir.
2
Step ikliminde yağışın mevsimsel dağılımını ve sıcaklık koşullarını belirlemek.
Bu iklim tipinde en fazla yağış ilkbaharda düşer, yaz mevsimi ise oldukça kurak ve sıcak geçer.
Yağışın düştüğü dönem bitkinin büyüme dönemini, kuraklık ise dinlenme veya kuruma dönemini belirler.
3
Yağış rejimi ile otların biyolojik döngüsü arasındaki ilişkiyi kurmak.
Otlar ilkbahar yağışıyla hızla yeşerir, yazın yağış kesilip buharlaşma artınca nem kaybederek sararır.
Bozkır formasyonunun karakteristik görünümü bu mevsimsel döngüye dayanır.

Anahtar Kavram

Bozkır Formasyonu ve İklim İlişkisi

İpuçları

1
Bu bitki topluluğu İç Anadolu'da en yaygın olan türdür ve koyun yetiştiriciliği için elverişlidir.
2
İklimdeki 'ilkbahar yağışı - yaz kuraklığı' döngüsünün bitki üzerindeki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Bozkır türleri olan geven, çoban yastığı ve üzerlik gibi bitkilerin isimlerini ve özelliklerini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 512Soru

Türkiye'de maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) gibi çalı formasyonlarının coğrafi dağılışı; mutlak konum, iklim özellikleri, toprak yapısı ve tarihsel süreçteki beşerî müdahalelerin bir sonucu olarak şekillenmiştir. Bu formasyonların genel özellikleri ve yayılış alanları dikkate alındığında, aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki üst sınırının Akdeniz kıyılarından Marmara kıyılarına doğru gidildikçe enlem etkisine bağlı olarak alçalması, bu sınırın belirlenmesinde yıllık toplam yağış miktarındaki değişimin sıcaklıktan daha baskın bir rol oynadığını kanıtlar.

Cevap

Maki üst sınırının enleme bağlı olarak değişmesinde yağışın sıcaklıktan daha etkili olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Maki üst sınırı Antalya'da yaklaşık 800-900 metrelerdeyken, İzmir'de 500-600, Marmara'da 200-300 metrelere kadar iner. Bu düzenli azalışın sebebi güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık ortalamalarının düşmesidir. Bu durumun yağış miktarı ile doğrudan ve belirleyici bir ilişkisi yoktur; temel faktör enlem etkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki çalı formasyonlarının (maki, garig, psödomaki) oluşum nedenlerini ve türlerini analiz etme.
Maki ve garig Akdeniz iklimi/tahribatı ile, psödomaki ise Karadeniz iklimi/tahribatı ile ilişkilidir.
Her formasyonun kendine özgü bir iklim ve oluşum hikayesi vardır.
2
Üst sınır (yetişme sınırı) kavramını coğrafi prensiplerle değerlendirme.
Bitki örtüsünün enleme bağlı (güneyden kuzeye) üst sınır değişimi, doğrudan güneş ışınlarının geliş açısı ve buna bağlı sıcaklık değişimiyle (enlem etkisi) ilgilidir.
Yükselti ve enlem gibi faktörler bitkinin ihtiyaç duyduğu minimum sıcaklık eşiğini belirler.
3
Seçenekteki 'yağış miktarının sıcaklıktan daha baskın olduğu' iddiasını test etme.
Yanlış bir çıkarımdır; çünkü maki türlerinin kuzeye doğru çıkabildikleri maksimum yükseklik yağış azaldığı için değil, hava soğuduğu için düşer.
Yağış miktarı bitki gürlüğünü etkileyebilir ancak temel ısınma sınırını (termik sınır) sıcaklık belirler.

Anahtar Kavram

Maki Üst Sınırı ve Enlem İlişkisi

İpuçları

1
Güneyden kuzeye gidildikçe değişen coğrafi unsurları ve 'üst sınır' (limit) kavramının neye bağlı olduğunu düşünün.
2
Enlem etkisi ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi hatırlayın; yağış miktarı her zaman kuzeye doğru düzenli olarak azalmaz.
3
Maki üst sınırı sıcaklık yetersizliği nedeniyle alçalır; yağış miktarı bu termik sınırın belirlenmesinde birincil unsur değildir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman üst sınırı ile maki üst sınırının kuzeye doğru değişimlerini karşılaştıran soruları çözerek matematik konum etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 513Soru

Türkiye'nin matematik konumu gereği güney sektörlü rüzgârlar sıcaklığı artırıcı etki yapmaktadır. Buna göre, ülkemize tam güneyden (180180^\circ) esen ve özellikle kış mevsiminde sıcaklıkları yükselterek karların erken erimesine neden olan yerel rüzgâr aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıble

Cevap

Türkiye'ye tam güneyden esen ve sıcaklığı artıran yerel rüzgâr Kıble'dir.
Doğru cevap olan rüzgâr, Türkiye'ye tam güney yönünden (180180^\circ) sokulur. 'Kayıp Sakal' kodlamasındaki 'K' harfini temsil eden bu rüzgâr, güneyden geldiği için sıcaklığı artırır ve kışın ılımanlaştırıcı etkisiyle karların erken erimesine yol açabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârın yönünü belirleyin.
Soru kökünde rüzgârın 'tam güneyden' (180180^\circ) estiği belirtilmiştir.
Türkiye'de yerel rüzgârlar yönlerine göre farklı isimler alır.
2
Kayıp Sakal kodlamasını uygulayın.
Kuzeyden esenler: Karayel (KB), Yıldız (K), Poyraz (KD); Güneyden esenler: Samyeli (GD), Kıble (G), Lodos (GB).
Türkiye'deki yerel rüzgârların yönlerini hatırlamak için kullanılan temel bir yöntemdir.
3
Yön ve isim eşleştirmesini yapın.
Tam güney yönü (G) ile eşleşen rüzgâr Kıble'dir.
Lodos güneybatıdan, Samyeli ise güneydoğudan eser; Kıble ise doğrudan güneyden gelerek sıcaklığı artırır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki yerel rüzgârların yönleri ve karakterleri (Kayıp Sakal)

İpuçları

1
'Kayıp Sakal' kodlamasını hatırlayın; rüzgârların isimleri saat yönünde kuzeybatıdan başlar.
2
Güneyden gelen rüzgârlar (S-K-L) sıcaklığı artırır. Tam güneydeki 'K' harfinin hangi rüzgâr olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri (İzlanda, Asor, Sibirya, Basra) ve bu merkezlerin hangi rüzgârları tetiklediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 514Soru

Bir doğa fotoğrafçısı, Karadeniz kıyısından başlayıp yüksek dağların zirvesine doğru gerçekleştirdiği tırmanış boyunca bitki örtüsünün sürekli değiştiğini gözlemlemiştir. Deniz seviyesinden yukarı doğru çıkıldıkça ormanların önce geniş yapraklı ağaçlardan, sonra karma ve iğne yapraklı ağaçlardan oluştuğunu; daha da yükseklerde ise ağaçların tamamen ortadan kalkarak yerini dağ çayırlarına (alpin çayırlar) bıraktığını kaydetmiştir.

Buna göre, gözlemlenen bitki örtüsündeki bu dikey yönlü değişimin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükseltinin artmasına bağlı olarak sıcaklık ortalamalarının düzenli olarak düşmesi

Cevap

Bitki örtüsünün geniş yapraklıdan iğne yapraklıya doğru değişmesinin temel nedeni, yükseltinin artmasına bağlı olarak sıcaklık ortalamalarının düzenli olarak düşmesidir.
Dağ yamacı boyunca deniz seviyesinden yukarılara doğru çıkıldıkça (yükselti arttıkça) sıcaklık değerleri her 200 metrede yaklaşık 1°C azalır. Her bitkinin yaşamını sürdürebileceği belirli bir sıcaklık isteği vardır. Yüksek sıcaklık isteyen geniş yapraklı ağaçlar alt kesimlerde kalırken, sıcaklığın düştüğü yüksek kesimlerde soğuğa daha dayanıklı olan iğne yapraklı ağaçlar görülür. Daha da yükseklerde ise ağaç yetişemeyecek kadar düşük sıcaklıklar nedeniyle sadece alpin çayırlar bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayı inceleme
Kıyıdan dağın zirvesine doğru çıkıldıkça ağaç türlerinin (geniş yaprak -> karma -> iğne yaprak -> çayır) değiştiği tespit edilir.
Soruda verilen temel coğrafi olguyu netleştirmek için.
2
Bitki örtüsü ve iklim ilişkisini kurma
Geniş yapraklı ağaçların sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde, iğne yapraklı ağaçların ise soğuğa dayanıklı oldukları için daha serin yerlerde yetiştiği belirlenir.
Ağaç yapraklarının şeklinin sıcaklık koşullarıyla doğrudan ilişkili olduğunu hatırlamak için.
3
Değişimi yaratan temel faktörü tespit etme
Sadece dikey yönde (yukarıya doğru) hareket edildiği için enlemin sabit kaldığı, ancak yükselti arttıkça atmosferdeki sıcaklığın azaldığı sonucuna varılır.
Olayın yatay değil dikey bir düzlemde gerçekleştiğini ve sıcaklık düşüşünün sebebini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Yükselti ve Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
Fotoğrafçının yatay yönde ilerlemediğine, sadece bir dağın yamacı boyunca yukarı doğru tırmandığına dikkat ediniz.
2
Geniş yapraklı ağaçların yetişmesi için daha yüksek sıcaklıklara, iğne yapraklıların ise daha düşük sıcaklıklara ihtiyaç duyduğunu hatırlayınız.
3
Aynı enlem üzerindeki bir dağda yukarı çıkıldıkça havanın her 200 metrede 1°C soğumasının temel nedenini düşününüz.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağların kuzey ve güney yamaçları arasındaki sıcaklık farkını inceleyen 'Bakı' kavramı ile ilgili sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 515Soru

Türkiye'nin iklim özellikleri üzerinde çevresindeki farklı karakterdeki basınç merkezleri doğrudan etkili olmaktadır. Bu basınç merkezlerinin bir kısmı oluşum nedenlerine göre termik (sıcaklığa bağlı), bir kısmı ise dinamik (dünyanın günlük hareketine bağlı) kökenlidir.

Buna göre, Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra basınç merkezi, dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 30° enlemleri çevresinde oluşan dinamik kökenli bir alçak basınçtır.

Cevap

Basra basınç merkezinin dinamik kökenli olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır; çünkü Basra termik kökenli bir alçak basınç merkezidir.
Basra basınç merkezi, dünyanın günlük hareketinden (dinamik) değil, Basra Körfezi ve çevresindeki kara kütlelerinin yaz mevsiminde aşırı ısınmasından (termik) kaynaklanır. Bu nedenle dinamik kökenli olduğu bilgisi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini oluşum kökenlerine (termik/dinamik) göre sınıflandırın.
Sibirya ve Basra termik; İzlanda ve Asor dinamik kökenlidir.
Soruda yanlış bilgi sorulduğu için temel kavramların (termik/dinamik ayrımı) kontrol edilmesi gerekir.
2
Basınç merkezlerinin etki dönemlerini ve getirdikleri hava koşullarını değerlendirin.
Sibirya ve İzlanda kışın; Basra yazın; Asor ise yıl boyu etkilidir.
Basınç merkezlerinin karakteristiğini belirleyen en önemli faktörlerden biri etkili oldukları mevsimdir.
3
Basra basınç merkezinin özelliklerini spesifik olarak inceleyin.
Basra, Muson sisteminin bir uzantısı olarak karaların aşırı ısınmasıyla (termik) oluşan bir alçak basınçtır.
Dinamik kökenli merkezler dünyanın günlük hareketine bağlıyken, Basra doğrudan sıcaklığa bağlı bir termik merkezdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Sistemlerinin Oluşum Kökenleri ve Mevsimlik Karakterleri

İpuçları

1
Basınç merkezlerinin 'termik' mi yoksa 'dinamik' mi olduğunu belirlemek için isimlerine ve oluşum nedenlerine bakın.
2
Türkiye'yi etkileyen dört ana merkezden ikisi (Sibirya ve Basra) sıcaklık farkından, diğer ikisi (İzlanda ve Asor) ise dünyanın dönüşünden kaynaklanır.
3
Basra basınç merkezi yazın sıcaklıkla oluşur, yani termik kökenlidir; dinamik olanlar ise 30° ve 60° enlemleri üzerindekilerdir.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin kış mevsiminde Türkiye'deki yağış dağılımına etkisini gösteren haritaları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hafıza tekniği olarak: 'S' ve 'B' (Sibirya, Basra) Termik; 'İ' ve 'A' (İzlanda, Asor) Dinamik kökenlidir şeklinde kodlanabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 516Soru

Atlas Okyanusu'ndaki adalar çevresinde oluşarak Türkiye'ye güneybatı yönünden sokulan ve özellikle yaz mevsiminde ülkenin büyük bir kısmında havanın açık, güneşli ve kurak geçmesine neden olan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Yüksek Basıncı

Cevap

Atlas Okyanusu kökenli olan ve Türkiye'de yaz kuraklığına neden olan merkez Asor Yüksek Basıncıdır.
Asor Yüksek Basıncı, kaynağını Atlas Okyanusu üzerindeki 3030^\circ dinamik yüksek basınç kuşağından alır. Türkiye'ye güneybatıdan sokulur ve özellikle yaz aylarında genişleyerek havanın alçalmasına, dolayısıyla bulutsuz, güneşli ve kurak bir havanın yaşanmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin kaynağını belirleme
Atlas Okyanusu / Asor (Azor) Adaları
Soruda belirtilen 'güneybatı yönü' ve 'okyanus kökeni' Asor merkezine işaret eder.
2
Etki dönemini ve karakterini analiz etme
Yaz mevsimi / Kuraklık ve açık hava
Yüksek basınç alanlarında hava alçalıcı hareket yaptığı için bulut oluşumu engellenir ve kuraklık artar.
3
Doğru merkezi eşleştirme
Asor Yüksek Basıncı
Dinamik kökenli olan bu merkez yıl boyu etkili olsa da yazın kuzeye genişleyerek Türkiye'yi kurutucu etkisi altına alır.

Anahtar Kavram

Asor (Azor) Dinamik Yüksek Basıncı'nın Kökeni ve İklimsel Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'ye güneybatıdan (Ege ve Akdeniz üzerinden) giren basınç merkezini hatırlayın.
2
Bu merkez, Akdeniz ikliminde yazların kurak geçmesinin en temel nedenidir.
3
Kaynağını Atlas Okyanusu'ndaki bir takımada grubundan alan ve yüksek basınç karakterinde olan merkezdir.

Daha Fazla Pratik

Asor ve İzlanda merkezlerinin 'dinamik', Sibirya ve Basra merkezlerinin 'termik' kökenli olduğunu gruplandırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 517Soru

Türkiye'de ot formasyonu; iklim, topoğrafya ve insan etkisine bağlı olarak farklı türlere ayrılır. Orman yetişmesine imkân vermeyen yarı kurak iklim bölgelerinde ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu otlara bozkır (step) denir. Nem oranının nispeten yüksek olduğu yerlerdeki gür ot topluluklarına çayır, yüksek dağlık alanlarda orman sınırının üzerinde yer alan ve yaz boyu yeşil kalan otlara ise alpin çayır adı verilir.

Buna göre; geven, yavşan otu, çoban yastığı ve gelincik gibi bitkiler aşağıda verilen formasyonlardan hangisinin karakteristik türleridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozkır (Step)

Cevap

Doğru cevap Bozkır (Step) formasyonudur.
Soru kökünde belirtilen geven, yavşan otu, çoban yastığı ve gelincik gibi türler; ilkbahar yağışlarıyla canlanan ve yaz kuraklığıyla birlikte kuruyup sararan kısa boylu otlardır. Bu özellikler, yarı kurak iklim bölgelerinde görülen bozkır (step) formasyonunun temel karakteristikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde verilen bitki türlerinin (geven, yavşan otu, çoban yastığı, gelincik) fiziksel özelliklerini ve yetişme şartlarını incelemek.
Bu bitkilerin ilkbaharda yeşerip yazın kuruyan, kurakçıl kısa boylu otlar olduğu belirlenir.
Bitki türünün hangi iklim ve sıcaklık şartlarına uyum sağladığını bilmek, formasyonunu tanımlamak için gereklidir.
2
Belirlenen özellikleri soru kökündeki formasyon tanımlarıyla eşleştirmek.
İlkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu otların 'Bozkır (Step)' formasyonuna ait olduğu sonucuna ulaşılır.
Bozkır formasyonu, Türkiye'nin iç kesimlerindeki yarı kurak iklimin en karakteristik bitki örtüsüdür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonları ve Karakteristik Türleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen türler, İç Anadolu gibi yaz kuraklığının çok belirgin olduğu yarı kurak bölgelerimizde yaygın olarak görülür.
2
Bu bitkiler ilkbahar aylarında yeşerirken, yaz sıcaklarının bastırmasıyla sararıp kuruyan kısa boylu otlardır.
3
Orman yetişmeyen alanlarda görülen ve 'step' olarak da bilinen bu bitki örtüsü formasyonu, sorunun doğru cevabıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 518Soru

Türkiye'nin güneybatı kıyı kuşağında, özellikle Muğla, Köyceğiz ve Fethiye çevresindeki vadi tabanlarında ve taban suyu seviyesinin yüksek olduğu alanlarda toplu ormanlar oluşturan, dünyada sadece bu bölgeye özgü (endemik) olan ve gövdesinden elde edilen reçine (yağ) ile eczacılık ve parfümeri sanayisinde kullanılan ağaç türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sığla Ağacı

Cevap

Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis), Türkiye'nin güneybatısında (Muğla-Köyceğiz çevresi) toplu ormanlar oluşturan dünyadaki tek sığla türüdür ve ekonomik değeri yüksektir.
Sığla Ağacı, dünyada sadece Türkiye'nin güneybatısındaki Muğla ve çevresinde toplu ormanlar kurabilen, nem ve taban suyu isteği yüksek olan endemik bir türdür. Gövdesinden elde edilen sığla yağı parfümeri ve tıp alanında kullanıldığı için stratejik ve ekonomik önemi de bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge tespiti yapılması
Soruda belirtilen Muğla, Köyceğiz ve Fethiye çevresi Türkiye'nin güneybatı ucunda yer almaktadır.
Endemik bitkilerin yayılış alanlarını doğru eşleştirmek için coğrafi konumun belirlenmesi gerekir.
2
Karakteristik özelliklerin analizi
Sözü edilen ağacın sığla yağı (reçine) üretimi için kullanılması ve taban suyu yüksek alanları sevmesi temel ayırt edici özelliklerdir.
Her endemik türün kendine has yetişme koşulları ve ekonomik kullanım alanı vardır.
3
Endemik türün teşhisi
Bu özelliklerin tamamı Sığla Ağacı (Günlük Ağacı) ile örtüşmektedir.
Datça Hurması, Kazdağı Göknarı veya Kasnak Meşesi gibi diğer endemik türlerin yayılış alanları veya kullanım amaçları farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin endemik orman ağaçları ve coğrafi dağılışları

İpuçları

1
Bu ağaç türü halk arasında 'Günlük Ağacı' olarak da bilinir.
2
Muğla'nın Köyceğiz ilçesindeki göl çevresi ve vadi tabanları bu ağacın ana vatanıdır.
3
Eczacılıkta kullanılan ve gövdesi çizilerek elde edilen özel yağı ile meşhurdur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer önemli endemik orman türlerini (örneğin Kasnak Meşesi ve Kazdağı Göknarı) ve bunların bulundukları illeri bir harita üzerinde işaretleyerek çalışınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 519Soru

Türkiye'de bitki örtüsü kuşakları içerisinde maki, garig ve psödomaki gibi çalı formasyonları önemli bir yer tutar. Bu formasyonların oluşum süreçleri ve coğrafi dağılışları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Garig (frigana) formasyonu, maki örtüsünün aşırı tahrip edildiği alanlarda gelişen, makiye göre daha cılız ve kısa boylu bitki topluluğudur.

Cevap

Garig (frigana) formasyonu, maki örtüsünün aşırı tahrip edildiği alanlarda gelişen, makiye göre daha cılız ve kısa boylu bitki topluluğudur.
Garig (frigana) formasyonu, maki topluluklarının aşırı otlatma, yangın veya kesim yoluyla tahrip edildiği, toprağın verimsizleştiği alanlarda ortaya çıkan, boyu genellikle 5050 cm'yi geçmeyen, dikenli ve kısa ömürlü çalı topluluklarıdır. Bu, formasyonun temel coğrafi tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının türlerini ve oluşum nedenlerini sınıflandırın.
Maki (kızılçam tahribatı), Garig (maki tahribatı), Psödomaki (Karadeniz orman tahribatı).
Her formasyonun oluşum süreci farklı bir ekolojik dengeye dayanır.
2
Bitki örtüsü üst sınırını etkileyen faktörü belirleyin.
Enlem etkisi nedeniyle sıcaklık kuzeye doğru azalır, bu da bitki üst sınırını (maki sınırı dahil) alçaltır.
Matematik konumun iklim ve bitki kuşakları üzerindeki etkisini anlamak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri ekolojik gerçeklerle karşılaştırın.
Gariglerin makilerin daha da bozulmuş hali olduğu ve kısa boylu oldukları bilgisi doğrulanır.
Doğru tanıma ulaşmak için ayırt edici özelliklerin kullanılması gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Çalı Formasyonlarının Ekolojik Özellikleri ve Dağılışı

İpuçları

1
Makilerin daha da bozulmasıyla hangi formasyonun oluştuğunu düşünün.
2
Enlem etkisi ile bitki üst sınırı arasındaki ters orantıyı hatırlayın (Kuzeye gidildikçe sınır alçalır).

Daha Fazla Pratik

Maki türleri (zeytin, zakkum, mersin) ile psödomaki türleri (fındık, şimşir) arasındaki temel farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 520Soru

Türkiye'nin kış aylarında yaşadığı meteorolojik karakter, o dönemde etkili olan hava kütleleri ve basınç merkezlerinin konumuna göre yıldan yıla farklılık gösterebilmektedir. Bir klimatolog, Türkiye'nin son yirmi yıllık kış mevsimi verilerini incelediğinde iki belirgin durum tespit etmiştir:

Durum I: İç ve doğu kesimlerde dondurucu soğuklar uzun süre etkili olmuş, ayaz şiddetlenmiş ve kar örtüsü haftalarca yerde kalmıştır. Gökyüzü genellikle açıktır ancak sıcaklıklar mevsim normallerinin çok altındadır.
Durum II: Kış mevsimi genel olarak ılık geçmiş, kar yağışından ziyade batıdan gelen cephe sistemlerinin taşıdığı sağanak yağışlar ülke genelinde etkili olmuştur.

Buna göre, araştırmacının tespit ettiği bu iki duruma sırasıyla hangi basınç merkezlerinin hakimiyeti yol açmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Durum I: Sibirya Termik Yüksek Basıncı - Durum II: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Cevap

Birinci durumda anlatılan şiddetli ayaz ve kuru soğuklar Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın; ikinci durumda anlatılan ılık ve cephesel sağanak yağışlı hava ise İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın eseridir.
Doğru seçenek; birinci durum için Sibirya, ikinci durum için İzlanda basınç merkezlerini veren eşleştirmedir. Sibirya Termik Yüksek Basıncı kış aylarında ülkemize sokulduğunda sıcaklıklar aniden düşer, kar yağışının ardından gökyüzü açılır ve şiddetli don/ayaz olayları yaşanır (Durum I). İzlanda Dinamik Alçak Basıncı ise kışın etkisini artırdığında, Akdeniz ve Atlas Okyanusu üzerinden nemli/ılık hava kütlelerini taşır, bu da kış mevsiminin mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklara ve bol cephe yağışlarına sahne olmasını sağlar (Durum II).

Adım Adım Çözüm

1
Durum I'in meteorolojik özelliklerini analiz et.
Dondurucu soğuk, açık gökyüzü (bulutsuz hava), şiddetli ayaz ve uzun süreli kar örtüsü özellikleri tespit edilir.
Bu özellikler, kışın kuzeydoğudan Türkiye'ye sokulan ve havayı alçalarak kurutan/soğutan yüksek basınç karakterine işaret eder. Bu niteliklere uyan merkez Sibirya Termik Yüksek Basıncı'dır.
2
Durum II'nin meteorolojik özelliklerini analiz et.
Ilık hava koşulları ve batıdan gelen cephe sistemleriyle oluşan sağanak yağışlar tespit edilir.
Kış mevsiminde deniz üzerinden gelerek ılıman ve nemli hava kütlelerini Türkiye'ye taşıyan, yükselici hava hareketleriyle bol yağış (cephe yağışları) bırakan sistem İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'dır.
3
Elde edilen sonuçları eşleştir.
Durum I için Sibirya, Durum II için İzlanda merkezleri belirlenir ve ilgili seçenek bulunur.
Basınç merkezlerinin kış mevsimindeki karakteristik etkileri sırasıyla doğru şekilde eşleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Kış Basınç Merkezlerinin Karakteristik Özellikleri

İpuçları

1
Durum I'de bahsedilen şiddetli ayaz ve kuru dondurucu soğuk, Türkiye'ye kuzeydoğudan sokulan karasal bir 'yüksek basınç' sisteminin sonucudur.
2
Durum II'deki kışların ılık ve yağışlı geçmesini sağlayan merkez, Türkiye'ye kuzeybatıdan giren ve cephe sistemlerini taşıyan bir 'alçak basınç' alanıdır.
3
Kışın dondurucu soğuklar getiren kıtasal merkez Sibirya iken, denizellik etkisiyle kışın ılık ve bol yağışlı geçmesini sağlayan okyanusal merkez İzlanda'dır.

Daha Fazla Pratik

Basra Termik Alçak Basıncı ve Asor Dinamik Yüksek Basıncının yaz mevsimindeki etkileşimini ve bu durumun Güneydoğu Anadolu'daki buharlaşma/kuraklık üzerindeki rolünü inceleyen bir soru çözünüz.

Alternatif Yöntem

Basınç merkezlerini kökenine (Termik/Dinamik) göre ayırarak da çözebilirsiniz. Açık, ayaz ve aşırı soğuk hava 'alçalıcı' hava hareketi olan Yüksek Basınç (Sibirya) alanlarında görülür. Bulutlu, ılık ve yağışlı hava ise 'yükselici' hava hareketi olan Alçak Basınç (İzlanda) alanlarının tipik özelliğidir.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 26 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 26 | Examkin