Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 481Soru

Atmosferdeki nemlilik kavramları, sıcaklık koşullarındaki değişimlerden doğrudan etkilenir. Bir hava kütlesinin sıcaklığı ile taşıyabileceği en fazla nem miktarı (maksimum nem) arasında doğru orantı bulunurken; sıcaklık ile havanın neme doyma oranı (bağıl nem) arasında ters orantı vardır.

Buna göre, dışarıdan ek bir su buharı girişi olmayan (mutlak nemi sabit kabul edilen) bir hava kütlesinin yükselerek sıcaklığının belirgin şekilde düşmesi durumunda, bu hava kütlesinde aşağıdaki değişimlerden hangisinin yaşanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimum nem kapasitesi azalır, bağıl nem oranı artar.

Cevap

Soğuyan havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) düşerken, içindeki nemin kapasiteye oranı (bağıl nem) yükselir.
Meteorolojinin temel kuralına göre, ısınan hava genleşerek daha fazla su buharı depolama alanı (maksimum nem) oluşturur; soğuyan hava ise büzüşerek bu alanı daraltır. Sorumuzda hava kütlesinin sıcaklığı düştüğü için maksimum nem kapasitesi kesinlikle azalır. İçindeki mevcut su buharı miktarı (mutlak nem) dışarıdan ekleme olmadığı için aynı kaldığından, daralan bu kapasite içinde suyun kapladığı yüzde (bağıl nem) giderek artar ve hava doyma noktasına (%100 bağıl neme) yaklaşır. Yağışların (orografik, cephe vb.) temel oluşum mantığı da bu soğuma ve bağıl nemin artması prensibine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık ile maksimum nem arasındaki ilişkiyi kurmak
Sıcaklık düştüğü için hava kütlesinin büzüşmesi ve taşıyabileceği maksimum nem kapasitesinin azalması.
Maksimum nem, sıcaklıkla doğrudan (doğru) orantılıdır.
2
Bağıl nemin nasıl değişeceğini hesaplamak
Mutlak nem (mevcut su) sabit kalırken, maksimum nem (kapasite) azaldığı için kabın doluluk oranı (bağıl nem) artar.
Bağıl nem, mutlak nemin maksimum neme bölümünün yüzdelik ifadesidir. Payda küçülürse, sonuç (oran) büyür.

Anahtar Kavram

Sıcaklık, Maksimum Nem ve Bağıl Nem İlişkisi

İpuçları

1
Havanın sıcaklığı düştüğünde hacmi daralır ve büzüşür. Bu durumun havanın nem taşıma sepetini (kapasitesini) nasıl etkileyeceğini düşünün.
2
Maksimum nem (kapasite) sıcaklıkla doğru orantılıdır. Sıcaklık azaldıkça kapasite küçülür.
3
İçindeki su miktarı (mutlak nem) aynı kalırken, suyun bulunduğu kap (maksimum nem) küçüldüğü için doluluk oranı (bağıl nem) yükselir ve yağışa yaklaşılır.

Daha Fazla Pratik

Yamaç (orografik) yağışlarının oluşum şemasını inceleyerek, dağ yamacı boyunca yükselen havanın soğumasının nasıl yağış getirdiğini bu prensiple açıklayabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bağıl Nem = (Mutlak Nem / Maksimum Nem) x 100 formülünü düşünün. Kesrin payı (Mutlak Nem) sabitken, payda (Maksimum Nem) sıcaklık düşüşüyle küçülürse, kesrin genel değeri (Bağıl Nem) büyür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 482Soru

Türkiye'de rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi genellikle rüzgarın kaynağını aldığı enlem derecesine (matematik konum) bağlıdır. Ancak yer şekillerinin rüzgarın karakterini değiştirdiği 'fön etkisi' gibi özel durumlar, bu genel kuralın dışına çıkılmasına neden olabilmektedir.

Buna göre, kış mevsiminde kuzeybatı yönünden esen Karayel rüzgarının, aşağıdaki coğrafi alanların hangisinde fön karakteri kazanarak sıcaklığı artırıcı bir etki yapması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Toroslar'ın güney etekleri

Cevap

Karayel rüzgarı, Batı Toroslar'ın güney eteklerine ulaştığında fön etkisi nedeniyle sıcaklığı artırır.
Doğru seçenek Karayel'in dağ sırasını aştıktan sonra alçaldığı bölgeyi ifade eder. Karayel, kuzeybatı yönlü bir rüzgardır ve Batı Toroslar'ı kuzeyden güneye doğru aşar. Dağın güney yamacına (eteklerine) inerken her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınarak fön karakteri kazanır ve bu durum rüzgarın normalde (enlem gereği) soğuk olan karakterini sıcak ve kurutucu hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgarın yönünün ve matematiksel karakterinin belirlenmesi
Karayel, Türkiye'ye kuzeybatıdan (kuzey sektörlü) gelir ve normalde sıcaklığı düşürür.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden gelen rüzgarlar soğuktur (Enlem etkisi).
2
Sıcaklık artışı için gerekli mekanizmanın analizi
Kuzeyden gelen bir rüzgarın sıcaklığı artırması ancak 'Fön' etkisi (adyabatik ısınma) ile mümkündür.
Fön rüzgarı, bir dağ yamacını aşan havanın diğer tarafta alçalırken sürtünme ve basınçla ısınmasıdır.
3
Topoğrafik uygunluğun kontrol edilmesi
Batı Toroslar, kuzeybatıdan gelen Karayel rüzgarının önüne bir set çeker. Rüzgar güney yamaca (eteklere) indiğinde alçalma hareketi yapar.
Fön etkisinin oluşması için rüzgarın dağın 'rüzgaraltı' (leeward) yamacından aşağıya doğru hareket etmesi şarttır.

Anahtar Kavram

Yerel rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi 'KAYIP SAKAL' şifresiyle (Karayel, Yıldız, Poyraz - Soğuk; Samyeli, Kıble, Lodos - Sıcak) bilinse de, fön etkisi bu kuralın istisnalarını oluşturur.

İpuçları

1
Karayel kuzeyden estiği için normalde soğuktur; ancak 'sıcaklığı artırıcı' olması için bir dağ yamacından aşağı inmesi gerekir.
2
Fön rüzgarı kuralını hatırla: Hava kütlesi dağı aştıktan sonra aşağı inerken ısınır. Karayel'in (Kuzeybatı) bir dağı aşıp sıcaklığını artırması için o dağın güneyine inmesi gerekir.
3
Seçeneklerde Karayel'in bir dağ sırasını (Toroslar) geçip aşağıya, yani deniz seviyesine veya daha alçak bir düzlüğe indiği yeri ara.

Daha Fazla Pratik

Aynı mekanizmanın Doğu Karadeniz'de Poyraz rüzgarı için nasıl işlediğini ve Rize'de turunçgil tarımına nasıl imkan sağladığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematik konum vs. Özel konum karşılaştırması yapın. Eğer bir rüzgar yönüyle çelişen bir sıcaklık etkisi yaratıyorsa, orada mutlaka yer şekillerinin etkisi (özel konum - fön) vardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 483Soru

Türkiye'de kış mevsiminde sıcaklık dağılışı üzerinde enlem, denizellik, yükselti ve yer şekilleri gibi faktörler karmaşık bir etkileşim içerisindedir. Normal şartlarda mutlak konumun bir sonucu olarak güneydeki merkezlerin daha sıcak olması beklenirken; Ocak ayı verileri incelendiğinde, 4141^{\circ} Kuzey enlemindeki Rize'nin gerçek sıcaklık ortalamasının (69C6{}9^{\circ}C), yaklaşık 44 enlem daha güneyde yer alan Şanlıurfa (58C5{}8^{\circ}C) ve Mardin (32C3{}2^{\circ}C) gibi merkezlerden daha yüksek olduğu görülür.

Rize ve çevresinde gözlenen bu belirgin 'pozitif anomali' durumunda, denizelliğin yanı sıra aşağıdakilerden hangisinin 'koruyucu' bir faktör olarak payı en fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nın iç kesimlerden gelecek soğuk hava kütlelerini engelleyen bir set görevi görmesi

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nın iç kesimlerden gelecek soğuk hava kütlelerini engelleyen bir set görevi görmesi
Rize'nin kışın güneydeki şehirlerden bile daha sıcak olması, denizellik etkisinin yanı sıra Kuzey Anadolu Dağları'nın (özellikle Doğu Karadeniz bölümünde) çok yüksek olması ve kıyıya paralel bir set gibi uzanmasıyla açıklanır. Bu dağlar, iç kesimlerdeki dondurucu soğukların kıyıya ulaşmasını engellerken, denizden gelen ılık havanın da kıyı kuşağında hapsolmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin mutlak konumlarını kıyasla.
Rize (41N41^{\circ}N) kuzeyde, Şanlıurfa (37N37^{\circ}N) güneydedir. Enlem etkisine göre Şanlıurfa'nın daha sıcak olması gerekir.
Sıcaklık ve enlem arasındaki ters ilişkiyi (anomaliyi) saptamak için.
2
Denizellik ve karasallık etkisini değerlendir.
Rize denizel, Şanlıurfa karasal bir yapıdadır. Denizellik kışın ılıtıcı etki yapar.
Sıcaklık farkının temel nedenlerinden birini belirlemek için.
3
Yer şekillerinin (dağların uzanışının) rolünü analiz et.
Rize'nin hemen arkasındaki Kaçkar Dağları, kuzeyden ve kuzeydoğudan gelen soğuk Sibirya havasının kıyıya çökmesini engeller.
Rize'deki aşırı pozitif anomalinin (sıcaklık fazlalığının) nedenini açıklamak için.
4
Bariyer etkisini mikroklima ile ilişkilendir.
Dağların set etkisi + denizellik = Kış ılıklığı ve mikroklima (turunçgil, çay tarımı vb.).
Sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Özel Konum ve Enlem-Sıcaklık Anomalisi

İpuçları

1
Rize'nin Şanlıurfa'dan sıcak olması enlem etkisine aykırı bir durumdur. Bu durumu 'özel konum' şartlarında arayın.
2
Denizellik tek başına yeterli değildir; Karadeniz'in diğer kıyılarında sıcaklık bu kadar yüksek olmayabilir. Rize'nin arkasındaki dağların yüksekliğini düşünün.
3
Kuzeyden gelen soğuk hava kütleleri bir engelle karşılaşmazsa kıyıya çöker. Bu engelin (dağların) koruyucu etkisine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritaları ile gerçek sıcaklık haritaları arasındaki farkları ve yükselti faktörünün bu farktaki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 484Soru

Türkiye’de Akdeniz kıyı kuşağı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batı kesimleri arasında yağış rejimi bakımından belirgin bir benzerlik görülür; her iki sahada da yağışların büyük bölümü kış mevsiminde düşerken yazlar oldukça kurak geçer. Ancak, Şanlıurfa ve çevresinde yaz kuraklığının Antalya çevresine göre çok daha şiddetli yaşanması ve buharlaşma miktarının Türkiye'nin en yüksek değerlerine ulaşması, bu iki yörenin iklim özelliklerindeki temel bir farka işaret eder.

Şanlıurfa ve çevresinde yaz kuraklığının Antalya'ya göre daha şiddetli hissedilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem etkisine bağlı olarak sıcaklıkların daha yüksek olması ve Basra Termik Alçak Basıncı'nın etkisiyle şiddetli buharlaşma yaşanması

Cevap

Şanlıurfa ve çevresindeki şiddetli yaz kuraklığının temel nedeni, enlem etkisine bağlı yüksek sıcaklıklar ve Basra Termik Alçak Basıncı'nın yarattığı şiddetli buharlaşmadır.
Doğru seçenek, Şanlıurfa'nın daha güneyde yer alması (enlem etkisi) ve yaz aylarında Basra Termik Alçak Basıncı'nın etkisiyle çok ısınması, bunun sonucunda da nemin az olması sebebiyle buharlaşmanın aşırı şiddetli olmasını ifade eder. Bu durum, aynı miktarda yağış alsa bile bir yerin diğerinden daha kurak olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
İki merkezin benzerliklerini analiz et.
Antalya ve Şanlıurfa benzer yağış rejimine (en fazla yağış kışın, en az yağış yazın) sahiptir.
Soruda verilen öncül bilgiyi doğrulamak ve temel farka odaklanmak için.
2
Buharlaşmayı etkileyen faktörleri değerlendir.
Sıcaklık arttıkça ve nem azaldıkça buharlaşma şiddeti artar.
Kuraklık şiddeti sadece yağış azlığı değil, suyun ne kadar hızlı kaybedildiği (buharlaşma) ile ilgilidir.
3
Bölgesel farkları (enlem ve basınç) karşılaştır.
Güneydoğu Anadolu, güneyden gelen Basra Alçak Basıncı ve Samyeli (Keşişleme) rüzgarlarının etkisiyle Türkiye'nin en yüksek buharlaşma değerlerine sahiptir.
Şanlıurfa'nın Antalya'dan daha kurak olmasının matematik (enlem) ve özel konum (kara içleri ve çöl etkisi) nedenlerini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Buharlaşma Şiddeti ve Yaz Kuraklığı Farkı

İpuçları

1
Bir yerin kurak olmasında sadece yağışın az olması değil, suyun ne kadar hızlı buharlaştığı da önemlidir.
2
Güneydoğu Anadolu yazın Basra'dan gelen sıcak hava kütlelerinin etkisi altındadır.
3
Türkiye'de yaz sıcaklık rekorlarının ve en yüksek buharlaşma miktarının neden Güneydoğu Anadolu'da olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz iklimi ile Güneydoğu Anadolu step iklimi arasındaki doğal bitki örtüsü ve tarım ürünü çeşitliliği farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 485Soru

Türkiye'nin kıyı kuşaklarında geniş alanlarda etkili olan Karadeniz ve Akdeniz iklimleri, denizellik etkisine bağlı olarak bazı benzer özellikler paylaşırken; yağışın mevsimsel dağılışı ve sıcaklık değerleri açısından kendilerine has karakteristik farklara sahiptir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Karadeniz ve Akdeniz iklim tiplerinin ortak özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık yağış rejimleri incelendiğinde, en fazla yağışın düştüğü mevsimin aynı olması

Cevap

Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin en fazla yağış aldığı mevsimler farklıdır; Karadeniz sonbaharda, Akdeniz ise kışın en çok yağışı alır.
Karadeniz ve Akdeniz iklimleri arasındaki en temel farklardan biri yağış rejimidir. Karadeniz iklimi yıl boyu yağışlı olmakla birlikte en çok yağışı sonbahar mevsiminde alırken, Akdeniz iklimi tipik bir kış yağış rejimine sahiptir. Bu nedenle en fazla yağışın düştüğü mevsimin aynı olması bu iki iklim için ortak bir özellik değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin sıcaklık özelliklerini karşılaştırın.
Her iki iklimde de deniz etkisiyle kışlar ılıktır (0C0^\circ C üstü).
Denizlerin geç ısınıp geç soğuması kıyı kuşağında kış ılıklığı yaratır.
2
Nem ve çözünme türlerini analiz edin.
Her iki iklimde de nem yüksek olduğundan kimyasal çözünme hakimdir.
Su ve sıcaklığın bir arada olduğu yerlerde kayaçlar kimyasal olarak ayrışır.
3
Yağış rejimlerini (en fazla yağışın düştüğü mevsim) kontrol edin.
Karadeniz: Sonbahar; Akdeniz: Kış.
Türkiye'deki 'E' kuralı veya mevsimsel basınç merkezleri etkisiyle yağış zirveleri farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de İklim Tiplerinin Yağış Rejimleri

İpuçları

1
Türkiye'de yağışların mevsimlere dağılışını gösteren 'İç Anadolu'dan başlayıp saat yönünde çizilen Küçük e' kuralını hatırlayın.
2
Akdeniz iklimi karakteri gereği kışın cephesel yağışlarla coşarken, Karadeniz'de yamaç yağışları sonbaharda zirve yapar.
3
Rize ve Antalya'nın yağış grafiklerini gözünüzün önüne getirin; hangisinin sütunları sonbaharda, hangisinin kışın daha yüksektir?

Daha Fazla Pratik

Sert karasal iklimin (Erzurum-Kars) neden diğerlerinden farklı olarak en çok yağışı yazın aldığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 486Soru

Türkiye'de bitki örtüsü, iklim özelliklerine bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Özellikle orman alanlarının insanlar tarafından tahrip edildiği yerlerde, ağaç formasyonu yerine çalı formasyonları yaygınlaşmaktadır.

Akdeniz iklim kuşağında kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle oluşan; zeytin, zakkum, defne ve mersin gibi her mevsim yeşil kalan bodur ağaççıklardan meydana gelen bitki topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki

Cevap

Akdeniz iklimine özgü, orman tahribiyle oluşan çalı topluluğu makidir.
Akdeniz ikliminin etkili olduğu yerlerde kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle oluşan, bünyesinde zeytin, zakkum, defne gibi türleri barındıran topluluğa maki denir. Bu topluluk çalı formasyonunun temel üyelerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve iklim tipini belirle.
Soru Akdeniz iklim kuşağından bahsetmektedir.
Bitki örtüsü dağılışında temel belirleyici iklimdir.
2
Tahrip edilen ana bitki örtüsünü kontrol et.
Kızılçam ormanlarının tahribatı vurgulanmıştır.
Kızılçamlar Akdeniz ikliminin asli orman ağaçlarıdır.
3
Verilen bitki türlerini analiz et.
Zeytin, zakkum, defne ve mersin maki türleridir.
Bu türler kuraklığa dayanıklı, kışın yaprak dökmeyen maki elemanlarıdır.

Anahtar Kavram

Maki formasyonu ve oluşum süreci

İpuçları

1
Soru kökündeki zeytin ve zakkum gibi bitkiler hangi coğrafi bölgeyle özdeşleşmiştir?
2
Akdeniz ikliminin en yaygın bitki örtüsünü hatırlamaya çalışın.
3
Kızılçamların kesilmesiyle oluşan bodur ağaççıklara 'm...' ile başlayan bir isim verilir.

Daha Fazla Pratik

Makilerin üst sınırının enleme bağlı olarak Akdeniz'den Marmara'ya doğru nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bitki türlerinden (zeytin, defne) yola çıkarak doğrudan Akdeniz kıyı kuşağı bitki örtüsüne odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 487Soru

Türkiye'nin kış mevsiminde Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etki alanının genişleyerek ülkenin büyük bir kısmına hakim olduğu dönemlerde, İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın etkisi genellikle azalmakta veya batı kıyılarıyla sınırlı kalmaktadır. Bu basınç dizilişinin yaşandığı bir kış döneminde Türkiye'de aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkenin büyük bölümünde havanın açık, durgun ve dondurucu soğukların etkili olması

Cevap

Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın baskın olduğu dönemlerde hava açık, durgun ve dondurucu soğuklar (ayaz) etkilidir.
Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın Türkiye'ye hakim olması, kuzeydoğu kökenli çok soğuk ve kuru bir hava kütlesinin yerleşmesi demektir. Yüksek basınç merkezlerinde havanın alçalıcı hareketi bulutlanmayı azalttığı için, kış gecelerinde yeryüzü ısısını hızla kaybeder. Bu durum iç kesimlerde havanın açık, durgun fakat dondurucu derecede soğuk (ayaz) olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin karakterini tanımla
Sibirya Termik Yüksek Basıncı (TYB), kışın etkilidir, termik kökenlidir ve soğuk/kuru karakterdedir.
Yüksek basınç alanlarında hava alçalıcı hareket yaptığı için bulut oluşumu engellenir.
2
Hava olayları ile ilişkilendir
Bulutsuz kış gecelerinde yeryüzünde ısı kaybı (radyasyon) fazla olur.
Isı kaybının fazla olması sıcaklığın hızla düşmesine ve 'ayaz' dediğimiz dondurucu soğuklara yol açar.
3
Diğer merkezlerle etkileşimi analiz et
İzlanda (nemli/ılık) zayıf kaldığında Sibirya tüm iç ve doğu kesimlere yayılır.
Yüksek basınç alanı genişlediğinde çevresindeki alçak basınç sistemlerinin ülkeye girişini engeller.

Anahtar Kavram

Yüksek basınç (Sibirya) alanlarında hava kararlılığı ve radyasyonel soğuma

İpuçları

1
Yüksek basınç merkezlerinde dikey hava hareketinin yönünü (alçalıcı mı, yükselici mi) düşünün.
2
Bulutsuz bir kış gecesinde sıcaklığın nasıl değişeceğini ve 'ayaz' kavramının ne zaman oluştuğunu hatırlayın.
3
Sibirya sisteminin termik kökenli olduğunu ve kuzeydoğudan (soğuk bölge) geldiğini göz önüne alın.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Sibirya basınç merkezlerinin karşı karşıya geldiği (çatıştığı) durumlarda Türkiye'de hangi hava olaylarının (kar yağışı, cephe yağışı vb.) arttığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 488Soru

Türkiye'nin iklim dinamiklerini inceleyen bir araştırmacı, hazırladığı raporda şu ifadelere yer vermiştir:

'Kış mevsiminde ülkemize kuzeybatı yönünden sokulan ve kökenini Dünya'nın günlük hareketinden alan bu basınç merkezi, etkili olduğu dönemlerde genellikle hava sıcaklıklarının artmasına ve yağışların kar yerine yağmur şeklinde düşmesine neden olmaktadır. Öte yandan, yaz mevsiminde güneydoğu yönünden ülkemize giriş yapan ve oluşumunda karaların aşırı ısınması etkili olan diğer bir basınç merkezi, özellikle Güneydoğu Anadolu'da şiddetli kuraklık ve buharlaşmaya yol açmaktadır.'

Buna göre, araştırmacının raporunda özelliklerini belirttiği basınç merkezleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı - Basra Termik Alçak Basıncı

Cevap

Kuzeybatıdan sokulan dinamik kökenli merkez İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, güneydoğudan sokulan termik kökenli merkez ise Basra Termik Alçak Basıncıdır.
Verilen raporda, kışın havayı ılıtan, kuzeybatıdan gelen ve Dünya'nın günlük hareketine (dinamik) bağlı oluşan basınç merkezi İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'dır. Yazın güneydoğudan gelen, karaların aşırı ısınmasıyla (termik) oluşan ve kuraklık getiren merkez ise Basra Termik Alçak Basıncı'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci basınç merkezinin özelliklerini belirleme
Kuzeybatıdan gelen, dinamik kökenli ve kışın havayı ılıtan sistem İzlanda Dinamik Alçak Basıncıdır.
60° enlemlerinde Dünya'nın günlük hareketine bağlı oluşan İzlanda sistemi, Türkiye'ye kış aylarında denizel ve ılıman bir hava kütlesi taşıyarak sıcaklıkları artırır.
2
İkinci basınç merkezinin özelliklerini belirleme
Güneydoğudan gelen, termik kökenli ve yazın aşırı kuraklık yapan sistem Basra Termik Alçak Basıncıdır.
Yaz aylarında karaların aşırı ısınmasıyla Basra Körfezi çevresinde oluşan bu termik sistem, Güneydoğu Anadolu'da sıcaklığı ve buharlaşmayı şiddetlendirir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökeni, Yönü ve İklimsel Etkileri

İpuçları

1
Dinamik basınç merkezleri Dünya'nın günlük hareketine, termik basınç merkezleri ise sıcaklık değişimlerine (ısınma/soğuma) bağlı olarak oluşur.
2
Kışın havayı ılıtıp yağış getiren basınç merkezi ülkeye kuzeybatıdan girerken, yazın Güneydoğu Anadolu'yu kavuran termik basınç merkezi güneydoğudan (çöl bölgelerinden) sokulur.
3
Birinci merkez İzlanda çevresinden gelen alçak basınç sistemi iken, ikinci merkez yazın ısınmayla oluşan Basra sistemidir.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin termik ve dinamik olarak sınıflandırılması tablosunu inceleyerek yönlerini harita üzerinde tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Sistemin adını hatırlayamıyorsanız bile yönlerden (kuzeybatı = İzlanda, güneydoğu = Basra) doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 489Soru

Türkiye'nin Ocak ayı indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde; izoterm eğrilerinin kıyı bölgelerinde genel olarak kıyı çizgisine paralel bir uzanış sergilediği, iç kesimlere doğru ise sıcaklık değerlerinin hızla düştüğü görülmektedir. Buna göre, izoterm eğrilerinin kıyı çizgisine paralel uzanması, Türkiye'de kış mevsiminde sıcaklık dağılışı üzerinde aşağıdakilerden hangisinin etkisini doğrudan kanıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizellik ve karasallık

Cevap

İzotermlerin kıyı çizgisine paralel uzanması denizellik ve karasallık etkisini kanıtlamaktadır.
Kış mevsiminde denizlerin nemlilik etkisiyle ısıyı hapsetmesi ve karaların ise hızlı soğuması sonucunda kıyı ile iç kesimler arasında keskin bir sıcaklık farkı oluşur. Bu termal kontrast, izoterm eğrilerinin kıyı çizgisini takip ederek ona paralel bir form almasına neden olur. Harita 'indirgenmiş' olduğu için yükselti etkisi devre dışıdır ve uzanış biçimi enlemden ziyade özel konum şartlarına (denizellik) dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita tipini analiz etme
Harita 'indirgenmiş' sıcaklık haritasıdır.
İndirgenmiş haritalarda yükselti farkları ortadan kaldırıldığı için yükselti bir sebep olarak kullanılamaz.
2
İzoterm eğrilerinin uzanış yönünü inceleme
Eğriler kıyı çizgisine paralel uzanmaktadır.
Bu durum, sıcaklık değişiminin kuzey-güney (enlem) yönlü değil, kıyıdan iç kesimlere doğru (denizellik-karasallık) gerçekleştiğini gösterir.
3
Kış mevsimi koşullarını değerlendirme
Denizler karalara göre daha ılıktır.
Nemlilik nedeniyle denizler geç soğur, bu da kıyıların iç kesimlere göre belirgin şekilde daha sıcak kalmasını ve izotermlerin bu sınırı takip etmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Haritalarda Sıcaklık Dağılışı

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesinin harita üzerindeki yükselti etkisini yok ettiğini hatırlayın.
2
İzotermlerin enlemleri takip etmek yerine kıyı çizgilerini takip etmesi, deniz ile kara arasındaki sıcaklık farkına işaret eder.
3
Kışın denizler karalardan daha sıcaktır; bu yüzden kıyı şeridi boyunca sıcaklık benzer kalırken iç kısımlara gidildikçe aniden düşer.

Daha Fazla Pratik

Temmuz ayı indirgenmiş haritasında Güneydoğu Anadolu'nun neden en sıcak yer olduğunu araştırarak karasallık etkisini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 490Soru

Türkiye'yi yıl boyunca etkileyen, kaynağını 3030^\circ enlemleri çevresindeki dinamik yüksek basınç kuşağından alan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı
Asor Dinamik Yüksek Basıncı, kaynağını 3030^\circ kuzey enlemi üzerindeki dinamik yüksek basınç kuşağından alır. Türkiye'de yıl boyunca etkili olan bu merkez, kışın geldiğinde havanın ılık ve yağışlı, yazın ise sıcak ve kurak geçmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin oluşum kökenini belirleyin.
Soruda dinamik kökenli bir merkez istenmektedir.
Dinamik basınçlar dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşur.
2
Kaynağını aldığı enlemi analiz edin.
3030^\circ enlemi çevresi (Subtropikal Yüksek Basınç kuşağı).
Bu kuşakta oluşan hava kütleleri Türkiye'yi güneybatı yönünden etkiler.
3
Etki süresini kontrol edin.
Yıl boyunca etkili olan merkezi bulun.
Asor merkezi Türkiye'de hem yaz hem de kış mevsiminde farklı etkilerle de olsa varlığını sürdürür.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Kaynak Alanları

İpuçları

1
Türkiye'yi güneybatı yönünden etkileyen basınç merkezini hatırlayın.
2
Bu merkez dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 3030^\circ enlemlerinde oluşur.

Daha Fazla Pratik

Diğer basınç merkezlerinin (Sibirya, İzlanda, Basra) hangi mevsimlerde ve ne tür hava olaylarıyla etkili olduğunu tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 491Soru

Türkiye'de özellikle yarı kurak iklim bölgelerinde yaygın olan; ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türlerden oluşan bitki topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozkır

Cevap

İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi yarı kurak bölgelerde görülen, geven ve yavşan otu gibi türleri barındıran topluluk bozkırdır.
Bozkır topluluğu, Türkiye'de deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülen ve geven, yavşan otu, çoban yastığı, sığır kuyruğu ve gelincik gibi bitkilerden oluşan temel ot formasyonudur. Bu bitkiler kuraklığa dayanıklı yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen bitki türlerini analiz etme.
Geven, yavşan otu ve çoban yastığı 'ot' (herbaceous) grubuna giren bitkilerdir.
Bitki topluluklarını doğru sınıflandırmak için karakteristik türleri tanımak gerekir.
2
İklim ve gelişim özelliklerini değerlendirme.
İlkbaharda yeşerip yazın sararma özelliği yarı kurak step iklimine işaret eder.
Bozkır bitki örtüsü, yağış rejimine bağlı olarak mevsimlik değişim gösterir.
3
Doğru formasyonu belirleme.
Bu özellikler ve türler birleştiğinde 'Bozkır' (Step) cevabına ulaşılır.
Bozkırlar, Türkiye'nin en yaygın ot formasyonu türüdür.

Anahtar Kavram

Bozkır (Step) Formasyonu ve Karakteristik Türleri

İpuçları

1
Bu bitki topluluğu en çok İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde görülür.
2
İlkbahar yağmurlarıyla aniden yeşeren ama yaz sıcağıyla hemen sararan kısa otları düşünün.
3
Geven, bu formasyonun en meşhur dikenli bitkisidir ve halk arasında yaygın olarak bilinir.

Daha Fazla Pratik

Bozkır türleri ile Alpin çayır türlerini (kardelen, yıldız çiçeği vb.) karşılaştıran bir tablo hazırlayarak aralarındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 492Soru

Türkiye'de yaz mevsiminde, Balkanlar üzerindeki yüksek basınç alanı ile Basra alçak basınç merkezi arasındaki basınç farkına bağlı olarak; Ege Denizi ve kıyılarında kuzey yönlerden istikrarlı bir şekilde esen, serinletici etkili rüzgâra ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etezyen

Cevap

Ege Denizi'nde yazın kuzeyden esen ve basınç farkından kaynaklanan rüzgâr Etezyen'dir.
Etezyen rüzgârı, yaz aylarında Doğu Akdeniz'deki Basra alçak basıncı ile Avrupa üzerindeki Azor/Balkan yüksek basıncı arasındaki farktan dolayı Ege Denizi üzerinde kuzeyden esen, kuru ve serinletici bir rüzgârdır. Bu rüzgâr denizciler için oldukça önemlidir ve bölgenin yaz sıcaklığını dengeler.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerini ve mevsimi analiz et.
Yaz mevsiminde Balkanlar (Yüksek Basınç) ve Basra (Alçak Basınç) merkezleri etkindir.
Rüzgârın yönünü ve niteliğini belirleyen temel unsur basınç gradyanıdır.
2
Esiş yönünü ve bölgeyi belirle.
Kuzey yönlerden Ege Denizi ve kıyılarına doğru bir akış gerçekleşir.
Yüksek basınçtan alçak basınca doğru olan hava hareketi bu bölgede kuzey sektörlüdür.
3
Rüzgârın özel adını tespit et.
Ege Denizi'ne özgü bu rüzgârın adı Etezyen'dir.
İmbat günlük (meltem) bir rüzgârken, Etezyen mevsimlik/basınç kaynaklı bir rüzgârdır.

Anahtar Kavram

Etezyen Rüzgârı ve Basınç Gradyanı

İpuçları

1
Ege Denizi'nde yazın esen bu rüzgârı, aynı bölgede esen günlük meltem olan İmbat ile karıştırmamaya dikkat edin.
2
Bu rüzgâr kuzeyden esmesine rağmen, Türkiye'nin matematik konumu gereği kışın görülen Karayel veya Poyraz'dan farklı olarak 'mevsimlik' bir karakter sergiler.

Daha Fazla Pratik

İmbat ve Etezyen arasındaki farkları (oluşum nedenleri ve esiş süreleri) tablo üzerinden çalışmak konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:50s
Soru 493Soru

Türkiye'de kış mevsiminde sıcaklıkların dağılışı incelendiğinde; mutlak konumun (enlem) etkisiyle sıcaklıkların güneyden kuzeye doğru azalması beklenir. Ancak Ocak ayı gerçek sıcaklık ortalamaları dikkate alındığında, Karadeniz kıyısındaki Samsun'un (4141^\circ K), İç Anadolu'da daha güneyde yer alan Kayseri'den (3838^\circ K) yaklaşık 787-8^\circ C daha sıcak olduğu görülmektedir.

Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun'un yıllık güneşlenme süresinin Kayseri'den daha fazla olması

Cevap

Samsun'un yıllık güneşlenme süresinin Kayseri'den daha fazla olması seçeneği bu durumu açıklamaz; aksine Samsun Türkiye'de güneşlenme süresinin en az olduğu yerlerden biridir.
Samsun'un kışın Kayseri'den sıcak olması tamamen göreceli konum (denizellik, nem, yükselti, bariyer etkisi) ile ilgilidir. Güneşlenme süresi ise Samsun'da daha azdır ve bu durum kış sıcaklığını artırıcı bir faktör değil, azaltıcı bir faktör olarak işlev görür. Dolayısıyla bu durumun bir nedeni olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Enlem etkisini analiz etme
Samsun (4141^\circ K), Kayseri'den (3838^\circ K) daha kuzeydedir. Enleme göre Samsun'un daha soğuk olması gerekir.
Güneş ışınlarının geliş açısı güneyden kuzeye azaldığı için mutlak konum sıcaklığı düşürür.
2
Göreceli konum faktörlerini belirleme
Samsun kıyıdadır (Denizellik), Kayseri iç kesimdedir (Karasallık) ve daha yüksektir (Yükselti).
Denizellik kışın sıcaklığı artırırken, yükselti ve karasallık düşürür.
3
Anomali nedenini saptama
Denizellik ve yükselti farkı, enlem etkisini bastırarak kuzeydeki Samsun'u daha sıcak yapmıştır.
Özel konum şartları bazen matematik konumun etkisini geçersiz kılabilir.

Anahtar Kavram

Özel Konumun Enlem Etkisini Bastırması

İpuçları

1
Güneş ışınlarının geliş açısı Samsun'da mı yoksa Kayseri'de mi daha büyüktür?
2
Bir yerin deniz kıyısında olması kış sıcaklığını nasıl etkiler? Nem ile ısı kaybı arasındaki ilişkiyi düşünün.
3
Kışın Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri neden Kayseri'ye ulaşamaz?

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritaları ile gerçek sıcaklık haritaları arasındaki farkları inceleyerek yükseltinin etkisini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 494Soru

Türkiye'de doğal bitki örtüsünün önemli bir kısmını, geçmişten günümüze kadar insanların çeşitli faaliyetleriyle orman alanlarını tahrip etmesi sonucunda ortaya çıkan ikincil bitki toplulukları meydana getirir.

Bu tahribatın bir sonucu olarak;
• Akdeniz ve Ege kıyılarında zeytin, defne, zakkum, mersin, sandal, keçiboynuzu ve akçakesme gibi türlerden oluşan maki,
• Maki alanlarının da zarar gördüğü sahalarda lavanta, kekik, abdestbozan ve süpürge çalısı gibi türlerden oluşan garig,
• Karadeniz kıyılarında ise fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi türlerin bir araya gelmesiyle oluşan psödomaki (yalancı maki) yaygınlık göstermektedir.

Özellikleri, türleri ve yayılış alanları belirtilen bu bitki toplulukları, genel olarak aşağıdaki bitki formasyonlarından hangisinin içerisinde sınıflandırılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalı formasyonu

Cevap

Doğru cevap Çalı formasyonudur. Soruda bahsedilen maki, garig ve psödomaki türleri, ağaçtan daha kısa boylu ve odunsu yapıya sahip oldukları için çalı formasyonu içerisinde değerlendirilir.
Ormanların çeşitli nedenlerle tahrip edilmesiyle oluşan zeytin, defne, lavanta, fındık gibi türlerin oluşturduğu maki, garig ve psödomaki toplulukları; kısa boylu ve çok gövdeli odunsu bitkiler oldukları için bilimsel sınıflandırmada çalı formasyonu grubunda yer alırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen bitki türlerinin (maki, garig, psödomaki) genel özelliklerini ve oluşum nedenlerini incelemek.
Bu türlerin ağaç formasyonunun tahrip edilmesi sonucunda oluşan, kısa boylu ve odunsu gövdeli bitkiler olduğu anlaşılır.
Bitkilerin doğru formasyon grubunu belirleyebilmek için fiziksel özelliklerinin ve kökenlerinin bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen özellikleri seçeneklerdeki formasyon gruplarıyla eşleştirmek.
Odunsu gövdeli ve nispeten kısa boylu bu toplulukların ot, ağaç veya çöl formasyonuna değil, çalı formasyonuna ait olduğu tespit edilir.
Türkiye'nin bitki örtüsü sınıflandırmasında tahrip kökenli bu üç grubun şemsiye adı çalı formasyonudur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Çalı Formasyonu ve Türleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen türler genellikle ağaçtan daha kısa boylu, ancak otlardan farklı olarak odunsu gövdeli bitkilerdir.
2
Zeytin, defne, fındık ve lavanta gibi bitkiler ot veya orman sınıfına değil, genellikle bu ikisinin arasında boyuta sahip farklı bir isimlendirmeye dâhildir.
3
Orman tahribiyle oluşan maki, garig ve psödomaki topluluklarına doğada genel olarak 'çalı' adı verilir.

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki türlerinin Türkiye haritası üzerindeki coğrafi dağılışını gösteren soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 495Soru

Türkiye'de Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kuşaklarında yayılış gösteren maki ve garig gibi çalı formasyonları, bölgenin en belirgin iklim özelliği olan şiddetli yaz kuraklığına uyum sağlayabilmek (kserofit adaptasyon) için çeşitli morfolojik özellikler geliştirmişlerdir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu bitki topluluklarının kuraklıkla mücadele etmek amacıyla geliştirdiği özelliklerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılın kurak geçen dönemlerinde terlemeyi hızlandırmak için geniş ve ince yapraklı bir yapıya sahip olunması

Cevap

Bitkilerin kurak dönemlerde terlemeyi hızlandırmak için geniş ve ince yapraklara sahip olması kurakçıl bir özellik değildir.
Geniş ve ince yaprak yapısı, yüzey alanını artırarak terlemeyi ve dolayısıyla su kaybını teşvik eder. Akdeniz ikliminde yetişen çalılar (maki ve garig), yaz kuraklığında su kaybetmemek için tam tersi bir strateji izleyerek sert, küçük ve derimsi yapraklar geliştirmişlerdir. Bu nedenle terlemeyi hızlandıran bir özellik kurakçıl bir adaptasyon olarak kabul edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Akdeniz ikliminin temel özelliğini hatırla.
Yazlar sıcak ve kurak geçer.
Bitkilerin yaz kuraklığı ile nasıl başa çıktığını anlamak için iklim şartlarını bilmek gerekir.
2
Çalı formasyonlarının (maki/garig) bu iklime uyum yöntemlerini analiz et.
Sert yaprak, mumsu tabaka, küçük yüzey alanı, derin kökler ve gömülü gözenekler.
Bu özelliklerin tamamı bitkinin bünyesindeki suyu korumaya yöneliktir.
3
Seçeneklerdeki 'geniş ve ince yaprak' özelliğini sorgula.
Geniş yaprak terlemeyi artırır, bu ise kurak bölgelerde bitkinin kurumasına neden olur.
Geniş ve ince yapraklar, suyun bol olduğu Karadeniz gibi nemli bölgelerdeki ağaçların özelliğidir.

Anahtar Kavram

Kserofit (Kurakçıl) Bitki Adaptasyonları

İpuçları

1
Akdeniz ikliminde yazlar çok sıcak ve yağışsız geçtiği için bitkiler suyu içlerinde tutmak zorundadır.
2
Yaprak yüzey alanı ne kadar büyükse, güneş etkisiyle terleme ve su kaybı o kadar fazla olur.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında görülen psödomaki (yalancı maki) türlerinin, gerçek makilerden yaprak yapısı bakımından nasıl ayrıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 496Soru

Türkiye'de orman örtüsünün dikey yöndeki dağılımı ve bu dağılımı belirleyen faktörler üzerine çalışma yapan bir araştırmacı, farklı bölgelerdeki dağ yamaçlarında gözlemler yapmıştır.

Buna göre, araştırmacının yaptığı aşağıdaki gözlemlerden hangisi coğrafi prensipler açısından yanlış bir değerlendirme içermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz'de 100012001000-1200 metrelerden sonra geniş yapraklı ağaçların yerini iğne yapraklılara bırakmaya başlaması, temel olarak yağış rejiminin değişmesiyle ilgilidir.

Cevap

Dikey yönde ağaç türlerinin kuşaklar oluşturmasının temel nedeni yağış rejimi değil, yükseltiye bağlı sıcaklık azalmasıdır.
Türkiye'de ve dünyada dağ yamaçları boyunca bitki örtüsünün geniş yapraklı, karışık ve iğne yapraklı ormanlar şeklinde kuşaklar oluşturmasının temel nedeni, yükseltiye bağlı olarak sıcaklığın düzenli bir şekilde azalmasıdır. Yağış rejimi veya miktarı ormanın varlığı için gereklidir ancak türlerin dikey sıralanışındaki ana belirleyici sıcaklık değerleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Dikey kuşaklanma kavramını analiz etme
Dağ yamaçları boyunca bitki örtüsünün değişmesi 'dikey kuşaklanma' olarak adlandırılır.
Sıcaklık her 200200 metrede 1C1^{\circ}C azaldığı için bitkilerin sıcaklık istekleri değişir.
2
Karadeniz kıyı kuşağındaki verileri değerlendirme
Karadeniz'de yağış her yükseltide genellikle yeterlidir, ancak ağaçlar 10001000 m'den sonra iğne yapraklıya döner.
Yükseklerde sıcaklık düştüğü için geniş yapraklı ağaçlar (kayın, gürgen vb.) yaşayamaz, yerini soğuğa dayanıklı iğne yapraklılara (ladin, göknar) bırakır.
3
Hatalı çıkarımı belirleme
Geniş yapraklıdan iğne yapraklıya geçişin temel nedeninin yağış rejimi olduğu iddiası yanlıştır.
Temel faktör termik (sıcaklık) koşullardır.

Anahtar Kavram

Bitki Örtüsünün Dikey Dağılımı ve Sınırlayıcı Faktörler

İpuçları

1
Ormanların alt sınırını (başlangıç seviyesi) nemlilik, üst sınırını (bitiş seviyesi) ise sıcaklık belirler.
2
Bir dağ yamacı boyunca yükseldikçe ağaçların yaprak yapısının değişmesi (genişten iğneye), o bölgedeki sıcaklık düşüşünün bir sonucudur.
3
Karadeniz'in her yerinde yağış bol olmasına rağmen neden tepelere doğru ağaç türleri değişiyor? Cevap sıcaklıkta gizli.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu bölgeyi (Doğu Anadolu - Erzurum/Kars) ve bunun nedenlerini (Kütle etkisi ve yerel sıcaklık artışı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 497Soru

Türkiye'nin iklim özelliklerini belirleyen faktörler analiz edildiğinde; mutlak konum (enlem) ve özel konum (denizellik, yükselti, karasallık, yer şekilleri) şartlarının sıcaklık dağılışı üzerindeki etkileri net bir şekilde gözlemlenebilmektedir.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan ve yaklaşık aynı boylam üzerinde bulunan XX ve YY merkezlerinin Ocak ayı sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezOcak Ayı Gerçek SıcaklıkOcak Ayı İndirgenmiş Sıcaklık
XX8C8^\circ C8,2C8,2^\circ C
YY3C-3^\circ C10C10^\circ C

Buna göre, tablo verilerinden hareketle ulaşılabilecek aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: YY merkezinde Ocak ayında görülen gerçek sıcaklığın düşük olması enlem etkisinden kaynaklanmaktadır.

Cevap

İlgili merkezler arasında yapılan analizde, güneyde yer alan merkezin gerçek sıcaklığının çok daha düşük olmasının temel sebebi enlem değil, yükselti ve karasallık gibi özel konum faktörleridir.
Tablodaki verilere göre, indirgenmiş sıcaklığı yüksek olan merkez daha güneyde yer alır. Dolayısıyla bu merkezin gerçek sıcaklığının çok düşük olması enlem etkisiyle değil, yükseltinin fazla olması (26002600 m) ve karasallık gibi özel konum faktörleriyle açıklanır. Enlem etkisine göre güneydeki merkezin daha sıcak olması gerekirdi.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin yükseltilerini hesaplayın.
XX: (8,28)×200=40(8,2 - 8) \times 200 = 40 m, YY: (10(3))×200=2600(10 - (-3)) \times 200 = 2600 m.
Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık farkı her 200200 metrede 1C1^\circ C değişim gösterir.
2
Enlem etkisini belirlemek için indirgenmiş sıcaklıkları karşılaştırın.
YY (10C10^\circ C) > XX (8,2C8,2^\circ C).
Yükselti etkisi çıkarıldığında YY daha sıcaktır; bu da YY'nin daha güneyde (ekvatora yakın) olduğunu kanıtlar.
3
Gerçek sıcaklık farkının nedenini sorgulayın.
XX (8C8^\circ C) > YY (3C-3^\circ C).
Güneydeki YY merkezinin daha soğuk olması enlemle çelişir (anomali). Bu durum denizellikten uzaklaşma (karasallık) ve şiddetli yükselti ile açıklanır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık değerleri üzerinden yapılan karşılaştırmalar sadece mutlak konum (enlem) hakkında bilgi verirken; gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark özel konum (yükselti) hakkında bilgi verir.

İpuçları

1
İndirgenmiş sıcaklık değerleri arasındaki farkın sadece enlem (mutlak konum) ile ilgili olduğunu unutmayın.
2
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark ne kadar fazlaysa, o merkezin yükseltisi o kadar fazladır.
3
Güneydeki bir merkezin kuzeydeki bir merkezden daha soğuk olması bir sıcaklık anomalisidir ve bu durum enlemle değil özel konumla açıklanır.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti etkisinin tamamen yok sayıldığını ve bu haritalarda görülen sıcaklık değişimlerinin temel kaynağının enlem ile denizellik/karasallık olduğunu pekiştirmek için farklı iller arası kıyaslama soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 498Soru

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri, oluşum nedenlerine göre termik ve dinamik kökenli olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Termik kökenli merkezler sıcaklık değişimlerine (ısınma ve soğuma) bağlı olarak oluşurken, dinamik kökenli merkezler Dünya'nın günlük hareketinin bir sonucu olarak meydana gelir.

Buna göre, aşağıdaki basınç merkezi eşleştirmelerinden hangisinin oluşum kökeni (termik/dinamik) bakımından birbirine benzediği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sibirya Yüksek Basıncı - Basra Alçak Basıncı

Cevap

Sibirya Yüksek Basıncı ve Basra Alçak Basıncı çifti, her ikisi de termik (sıcaklığa bağlı) kökenli olduğu için oluşum bakımından benzerlik gösterir.
Sibirya Yüksek Basıncı kış mevsiminde karaların aşırı soğumasıyla oluşan termik bir merkezdir. Basra Alçak Basıncı ise yaz mevsiminde karaların aşırı ısınmasıyla (özellikle Muson sisteminin uzantısı olarak) oluşan termik bir merkezdir. Her ikisinin de temel sebebi 'sıcaklık' faktörü olduğu için oluşum kökenleri benzerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin oluşum türlerini belirleyin.
İzlanda ve Asor 'Dinamik'; Sibirya ve Basra 'Termik' kökenlidir.
Dinamik merkezler 30° ve 60° enlemlerindeki hava hareketlerinden, termik merkezler ise yer yüzeyinin sıcaklığından kaynaklanır.
2
Seçeneklerdeki çiftleri oluşum türlerine göre karşılaştırın.
Sibirya (Termik) - Basra (Termik) eşleşmesi aynı gruptadır.
Sibirya kışın soğuktan, Basra yazın sıcaktan dolayı oluştuğu için her ikisi de termik kökenli basınç merkezi olarak sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezlerinin Oluşum Kökenleri

İpuçları

1
Dinamik basınçlar yıl boyunca etkilidir ve enlemsel konuma (30° ve 60°) bağlıdır.
2
Sıcaklık farkıyla oluşan basınçlar 'Termik' olarak adlandırılır. Bunlar genellikle mevsimlik ekstrem sıcaklıklarda (aşırı soğuk veya aşırı sıcak) ortaya çıkar.
3
İzlanda ve Asor dinamik kuşaklara aittir. Geriye kalan Sibirya ve Basra ise termik kökenlidir.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin hangi rüzgarlarla (Lodos, Poyraz vb.) ilişkili olduğunu çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 499Soru

Türkiye’de bitki örtüsünün dağılışında iklim, yer şekilleri ve toprak özellikleri gibi doğal faktörlerin yanı sıra insan müdahaleleri de oldukça etkilidir. Çalı formasyonları; maki, garig ve psödomaki olmak üzere üç ana gruba ayrılır ve genellikle orman örtüsünün tahribi sonucu ortaya çıkan ikincil (sekonder) topluluklardır.

Buna göre, Türkiye'deki çalı formasyonlarının özellikleri ve yayılış alanları ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Garig (frigana) toplulukları, maki türlerine göre daha yüksek nem isteğine sahip oldukları için Akdeniz ikliminden Karadeniz iklimine geçiş kuşağındaki dağların kuzey yamaçlarında yoğunlaşmıştır.

Cevap

Garig (frigana) topluluklarının maki türlerine göre daha yüksek nem isteğine sahip olduğu ve Karadeniz geçiş kuşağında yoğunlaştığı bilgisi yanlıştır.
Garig (frigana) toplulukları; lavanta, kekik, süpürge otu ve yasemin gibi kısa boylu çalı türlerinden oluşur. Bu türler maki elemanlarına göre daha yüksek bir nem isteğine sahip değildir; aksine makilerin bile yetişemeyeceği kadar fakirleşmiş ve kuraklaşmış (xeromorphic) ortamlarda, yoğun insan tahribatı sonucu gelişirler. Bu nedenle Karadeniz'in nemli yamaçlarında değil, Akdeniz ve Ege'nin tahrip edilmiş kuru yamaçlarında yaygındırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının sınıflandırılması
Maki, Garig ve Psödomaki formasyonları Türkiye'deki temel çalı gruplarıdır.
Her birinin ekolojik istekleri ve oluşum nedenleri farklıdır.
2
Maki ve Garig ilişkisinin analizi
Kızılçam → Maki → Garig (artan tahribat sırası).
Garig, makinin de tahrip edildiği, toprağın çok fakirleştiği alanlarda yetişen en dirençli ve en kurakçıl gruptur.
3
Psödomaki karakterinin belirlenmesi
Nemli Karadeniz ormanlarının tahribiyle oluşur ve hem maki (zeytin, sandal) hem orman (fındık, kızılcık) türlerini içerir.
Yalancı maki, gerçek makiye göre daha nemcil karakterdedir.
4
Yanlış bilginin tespiti
Garigler nemli değil, aksine kurak şartlara ve tahribata en dayanıklı türlerden oluşur.
Lavanta, kekik, yasemin gibi garig türleri Akdeniz'in kurak yamaçlarında yaygındır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Çalı Formasyonlarının Ekolojik ve Coğrafi Özellikleri

İpuçları

1
Çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) hangisinin daha nemcil, hangisinin daha kurakçıl olduğunu düşünün.
2
Garigler, maki örtüsünün 'aşırı tahribatı' sonucunda ortaya çıkan, boyları çok kısa (diz boyu) bitkilerdir.
3
Kekik ve lavanta gibi garig türlerinin doğada en çok hangi iklim şartlarında (kuru/sıcak vs. nemli/serin) yaygın olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ağaç formasyonlarının (ormanlar) tahribiyle oluşan antropojen bozkırlar ile çalı formasyonları arasındaki farkları inceleyin.

Alternatif Yöntem

Formasyonları coğrafi bölgelerle eşleştirerek eleme yapabilirsiniz: Maki (Akdeniz-Ege), Garig (Tahrip edilmiş Akdeniz), Psödomaki (Karadeniz-Geçiş Marmara). Nem isteği en yüksek olan Psödomaki'dir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 500Soru

Bir klimatoloji araştırmacısı, Türkiye'nin farklı coğrafi yörelerinde kurduğu gözlem istasyonlarından elde ettiği verileri incelerken şu bulgulara ulaşmıştır:

* I. İstasyon: Yıl içinde en yüksek yağış değerlerine kış mevsiminde ulaşılmaktadır. Bu yağışlar, ağırlıklı olarak sıcak ve soğuk karakterli hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında atmosferik yoğunlaşma olmasıyla meydana gelmektedir.
* II. İstasyon: Yılın belirli dönemlerinde (özellikle ilkbahar sonu ve yaz başı), sabah saatlerinde açık olan gökyüzünün karasal zeminin hızla ısınmasına bağlı olarak öğleden sonra bulutlanmasıyla oluşan, sağanak karakterli ve kısa süreli yağışlar kaydedilmiştir.
* III. İstasyon: Hâkim rüzgâr yönüne dik uzanan yüksek dağ sıralarının denize dönük yamaçlarında, denizel nemli hava kütlelerinin zorunlu olarak yükselip adyabatik olarak soğumasıyla günlerce sürebilen yağışlar ölçülmüştür.

Buna göre; I, II ve III numaralı istasyonlarda tespit edilen bu yağış oluşum tipleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephe yağışları - Konveksiyonel yağışlar - Yamaç yağışları

Cevap

Sırasıyla Cephe yağışları, Konveksiyonel yağışlar ve Yamaç yağışları eşleştirmesini içeren seçenek doğru cevaptır.
I. öncülde bahsedilen hava kütlelerinin karşılaşması durumu Cephe (Frontal) yağışlarını ifade eder. II. öncülde karasal zeminin ısınması sonucu havanın dikey yönlü yükselmesiyle oluşan yağışlar Konveksiyonel (Yükselim) yağışlarıdır. III. öncülde ise nemli havanın dağ yamacına çarparak zorunlu yükselmesi sonucu oluşan Yamaç (Orografik) yağışları anlatılmaktadır. Bu sebeple sırasıyla cephe, konveksiyonel ve yamaç eşleştirmesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. İstasyon verilerini analiz et.
Sıcak ve soğuk karakterli hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşan yağış tipi tespit edilir.
Farklı özellikteki hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşan bu yağışlara 'Cephe (Frontal) Yağışları' denir. Türkiye'de özellikle kış mevsiminde (Akdeniz iklim sahalarında) yaygındır.
2
II. İstasyon verilerini analiz et.
Zemin ısınmasına bağlı dikey hava yükselmesi sonucu oluşan yağış tipi tespit edilir.
Havanın ısınarak yükselmesi ve soğumasıyla oluşan yağışlara 'Konveksiyonel (Yükselim) Yağışları' denir. İç bölgelerimizde ilkbahar ve yaz aylarında (Kırkikindi yağışları) tipiktir.
3
III. İstasyon verilerini analiz et.
Denizel nemli havanın bir dağ yamacı boyunca zorunlu yükselmesiyle oluşan yağış tipi tespit edilir.
Havanın bir engele (dağa) çarparak yükselmesi ve soğumasıyla oluşan yağışlara 'Yamaç (Orografik) Yağışları' denir. Karadeniz ve Akdeniz'in dağlık kıyılarında yaygındır.
4
Elde edilen verileri birleştir.
Doğru sıralama: Cephe yağışları - Konveksiyonel yağışlar - Yamaç yağışları.
İstasyonların verdiği tanımlamalar sırasıyla bu genetik yağış tiplerine karşılık gelmektedir.

Anahtar Kavram

Yağış Oluşum Tipleri (Genetik Yağışlar) ve Türkiye'deki Dağılışı

İpuçları

1
Birinci istasyonda 'sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşması' anahtar kelimedir. Hangi yağış tipi iki farklı cephenin birleşmesiyle oluşur?
2
İkinci istasyonda havanın 'ısınarak' dikey yönde yükselmesi (Kırkikindi yağışları gibi) anlatılmaktadır. Üçüncü istasyonda ise hava kütlesinin 'bir dağ yamacı' boyunca yükselmesi söz konusudur.
3
Sıcak-soğuk hava karşılaşması = Cephe Yağışı. Isınan havanın kendi kendine yükselmesi = Konveksiyonel Yağış. Engelle (dağla) karşılaşıp yükselme = Yamaç (Orografik) Yağışı.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin iklim özelliklerinde mutlak konumun sadece hangi yağış oluşum tipi üzerinde doğrudan etkili olduğunu (cephe yağışları) açıklayan soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Oluşum tiplerini Türkiye haritası üzerinde gözünde canlandırarak çözebilirsin. Karşılaşma (Kışın Akdeniz ve tüm Türkiye) -> Cephe. Karasal İç Bölgeler (Bahar sonu) -> Konveksiyonel. Kıyıda Dağlık Alanlar (Karadeniz, Antalya bölümü) -> Yamaç.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 25 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 25 | Examkin