Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 soru

Soru 641Soru

Türkiye'de dış kuvvetler içerisinde yer şekillerini şekillendirme etkisi en dar olan kuvvet buzullardır. Ancak dördüncü jeolojik zamanın (Kuvaterner) başlarında yaşanan soğuma, ülkemizin yüksek dağlarında buzul aşındırma ve biriktirme şekillerinin oluşmasına ve günümüzde bazı zirvelerde aktif buzulların kalmasına yol açmıştır.

Buna göre, Türkiye'deki buzul şekilleri ve bunların dağılışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güncel buzulların varlığı yalnızca belirli bir yükselti sınırının (özel konum) üzerindeki dağlarda mümkünken; kalıcı kar sınırının kuzey ve güney yamaçlar arasında farklılık göstermesi bakı ve enlem (matematik konum) özelliklerinin bir sonucudur.

Cevap

Güncel buzulların varlığının yükseltiye (özel konum), kalıcı kar sınırı farklılıklarının ise enlem ve bakıya (matematik konum) bağlı olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Türkiye'de güncel buzulların varlığı sadece özel konum (yükselti) şartlarının sağlandığı zirvelerde mümkündür. Ancak bu buzulların ve kalıcı karların alt sınırının dağların kuzey ve güney yamaçlarında farklılık göstermesi (bakı) veya Akdeniz'den Karadeniz'e doğru değişmesi (enlem) tamamen matematik konumun bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin matematik konumunun buzullar üzerindeki etkisini analiz etme
Türkiye orta kuşaktadır, bu yüzden buzullar deniz seviyesine inemez ve etki alanı dardır.
Enlem etkisi, sıcaklıkların buzullaşma için yeterince düşük olduğu alanı kısıtlar.
2
Güncel (aktif) buzulların varlık şartlarını değerlendirme
Güncel buzullar sadece 35003500 metre civarındaki çok yüksek zirvelerde (Kaçkar, Cilo, Erciyes vb.) bulunabilir.
Bu durum doğrudan yükselti, yani özel konum ile açıklanır.
3
Kalıcı kar sınırının (toktağa kar) değişim faktörlerini belirleme
Kar sınırı güneyden kuzeye ve bir dağın güneş alan yamacı (bakı) ile almayan yamacı arasında değişir.
Sıcaklık dağılışındaki bu farklar matematik konum (enlem ve bakı) sonucudur.

Anahtar Kavram

Buzullaşmada Matematik Konum (Enlem/Bakı) ve Özel Konum (Yükselti) Ayrımı

İpuçları

1
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması, buzulların deniz seviyesine inmesini engeller; bu durum matematik konumdur.
2
Bir dağın zirvesinde buzulların bulunması o dağın çok yüksek olmasıyla (özel konum) ilgiliyken, bu sınırın kuzey ve güney yamaçta farklı olması güneşlenme (bakı) ile ilgilidir.
3
Uludağ'da sadece buzul izleri varken, Kaçkar ve Cilo gibi zirvelerde hala erimemiş aktif buzullar bulunur. Bu fark yükseltiden kaynaklanır.

Daha Fazla Pratik

Buzulların enlem ve yükselti ile ilişkisini daha iyi kavramak için 'Kalıcı Kar Sınırı' ile 'Buzul İz Sınırı' arasındaki farkı araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 642Soru

İç Anadolu Bölgesi, sahip olduğu geniş düzlükler ile ülkemizin tahıl üretimi ve küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinde çok önemli bir yere sahiptir. Bölgede yer alan platolar çoğunlukla yatay duruşlu (tabaka düzlüğü) özelliğindedir.

Buna göre; Ankara ile Konya illeri arasında, Tuz Gölü'nün batısında geniş bir alan kaplayan ve ülkemizin en önemli 'tahıl ambarlarından' biri konumunda olan platomuz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cihanbeyli Platosu

Cevap

Soru kökünde belirtilen coğrafi koordinatlara ve özelliklere sahip olan plato Cihanbeyli Platosu'dur.
Soru kökünde verilen konum ve ekonomik özellikler doğrudan Cihanbeyli Platosu'nu tanımlamaktadır. Cihanbeyli Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde, Konya ve Ankara illeri arasında uzanan, Tuz Gölü'nün hemen batısındaki geniş tabaka düzlükleridir. Bu bölge, sahip olduğu düz topoğrafya ve karasal iklim şartları nedeniyle Türkiye'nin en önemli buğday ve arpa (tahıl) üretim alanlarından biri konumundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki coğrafi konum ipuçlarını belirle.
Aranan platonun İç Anadolu Bölgesi'nde, Ankara ile Konya arasında ve Tuz Gölü'nün batısında olduğu tespit edildi.
Konum bilgisi, birbirine benzeyen İç Anadolu platolarını ayırt etmek için en temel kriterdir.
2
Ekonomik ve jeomorfolojik özellikleri değerlendir.
Aranan platonun yatay duruşlu (tabaka düzlüğü) olduğu ve yoğun tahıl tarımı yapıldığı görüldü.
Platonun kullanım amacı ve oluşum şekli doğrulamak için önemlidir.
3
Seçeneklerdeki platoların konumlarını eşleştir.
Tuz Gölü'nün batısındaki geniş düzlüklerin Cihanbeyli Platosu olduğu sonucuna varıldı.
Diğer platolar farklı yönlerde (örneğin Obruk güneyde) veya farklı bölgelerde (Taşeli Akdeniz'de) yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Platoları ve Coğrafi Konumları

İpuçları

1
Aradığınız platonun İç Anadolu Bölgesi'nde ve Tuz Gölü'ne çok yakın bir konumda olduğunu unutmayın. Farklı bölgelerdeki platoları doğrudan eleyebilirsiniz.
2
Tuz Gölü'nün güneyindeki düzlüklerde yeraltı sularının çekilmesiyle oluşan çukurluklar varken, aradığımız plato gölün batısında uzanan geniş tahıl alanlarıdır.
3
Ankara ve Konya arasında mekik dokuyanların yakından bildiği, ismini de Konya'nın bir ilçesinden alan tabaka düzlüğü platomuz Cihanbeyli'dir.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu Bölgesi'ndeki diğer platoların (Obruk, Haymana, Bozok, Uzunyayla) harita üzerindeki konumlarını birbirleriyle kıyaslayarak çalışmanız faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 643Soru

Türkiye, jeotermal (sıcak su) kaynak zenginliği ve bu kaynaklardan enerji üretimi potansiyeli bakımından dünyada önemli bir yere sahiptir. Ülkemizin bu özelliğe sahip olmasının temel jeolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yakın jeolojik dönemlerde şekillenmiş, kırıklı bir yapıya sahip olması

Cevap

Türkiye'nin yakın jeolojik dönemlerde şekillenmiş, kırıklı bir yapıya sahip olması
Türkiye arazisi büyük oranda III. ve IV. jeolojik zamanlarda şekillendiği için 'genç oluşumlu' bir yapıya sahiptir. Bu durum, ülkemizde aktif fay hatlarının (KAF, DAF, BAF) çok geniş yer kaplamasına neden olmuştur. Fay hatları, yerin derinliklerindeki ısının yeryüzüne sıcak su kaynakları (jeotermal) şeklinde ulaşmasını sağladığı için doğru cevap yakın dönemde oluşmuş kırıklı yapıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Jeotermal enerji ile yer yapısı arasındaki ilişkiyi kurmak.
Jeotermal enerji, magmanın yer kabuğundaki çatlaklar (faylar) aracılığıyla yer altı sularını ısıtması sonucu oluşur.
Kaynağın oluşumu için geçirgen ve kırıklı bir yapı gereklidir.
2
Türkiye'nin jeolojik yaşını analiz etmek.
Türkiye arazisinin büyük bir kısmı III. (Tersiyer) ve IV. (Kuvaterner) jeolojik zamanlarda oluşmuştur.
Yakın zamanda oluşan araziler henüz tam oturmadığı için fay hatları bakımından zengindir.
3
Türkiye'deki ana fay hatlarını hatırlamak.
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) ve Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) ülkemizi boydan boya geçer.
Bu aktif fay hatları sıcak su kaynaklarının yüzeye çıkması için en uygun ortamlardır.

Anahtar Kavram

Genç Oluşumlu Arazi ve Tektonik Hareketler

İpuçları

1
Jeotermal enerji potansiyeli ile fay hatlarının dağılımı arasındaki benzerliğe odaklanın.
2
Türkiye'nin 'genç oluşumlu' bir ülke olması, yer kabuğunun henüz tam olarak oturmadığı ve kırıklı bir yapıya sahip olduğu anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin yerlerini harita üzerinden inceleyerek bu alanlarda deprem riskinin neden düşük olduğunu analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 644Soru

Türkiye’de sıradağların kıyı çizgisine paralel uzandığı alanlarda, dağların yükseltisi ve kıyıya olan uzaklığı limanların gelişimi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Dağların kıyıya çok yakın ve yüksek olduğu yerlerde limanların art bölgesi (hinterland) dar kalırken, yükseltinin azaldığı veya dağların geriye çekildiği alanlarda ulaşım ağları gelişerek hinterland genişler.

Buna göre; aşağıdaki dağ kütlelerinden hangisi, hemen kıyı şeridinde yer alan limanın demir yolu bağlantısının bulunmamasına ve ticari hinterlandının diğer Karadeniz limanlarına göre daha dar kalmasına yol açan temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küre Dağları

Cevap

Küre Dağları, kıyıya paralel ve çok yakın uzanarak hemen kıyısındaki limanların (İnebolu vb.) iç kesimlerle ulaşımını ve demir yolu bağlantısını engelleyen temel unsurdur.
Küre Dağları (İsfendiyar Dağları), Batı Karadeniz kıyı şeridinde denizden hemen sonra yükselen dik ve sarp bir yapıya sahiptir. Bu durum, kıyıdaki dar düzlüklerin iç kesimlerle olan bağını koparır. Kastamonu-İnebolu arasındaki bu engebeli yapı nedeniyle bölgeye demir yolu ulaştırılamamış, bu da İnebolu gibi limanların art bölgesinin (hinterland) çok dar kalmasına ve ticari hacminin gelişememesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dağların kıyıya olan konumu ile hinterland arasındaki ilişkiyi analiz etme.
Dağlar kıyıya paralel ve yakınsa hinterland dar, dik veya uzaksa hinterland geniştir.
Ulaşım maliyetleri ve topografik engeller ticari potansiyeli belirler.
2
Karadeniz'deki dağların (Canik ve Küre) karşılaştırılması.
Canik Dağları'nın alçak ve içeride, Küre Dağları'nın ise yüksek ve kıyıya yapışık olduğunun saptanması.
Samsun'un (Canik) gelişmişliği ile İnebolu'nun (Küre) kısıtlı kalması arasındaki temel fark budur.
3
Demir yolu ağının varlığını kontrol etme.
Samsun ve İskenderun gibi limanların demir yolu bağlantısı varken, Küre Dağları'nın gerisinde kalan limanlarda bu bağlantının olmadığı görülür.
Eğim ve engebenin demir yolu inşasını maliyetli ve teknik olarak zor kılması.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Doğrultusunun Ekonomik ve Ulaşım Etkileri

İpuçları

1
Karadeniz limanlarından hangisinin hinterlandı en geniştir sorusunu hatırlayın; o limanın arkasındaki dağlar engel oluşturmaz.
2
Demir yolu ulaşımı eğimin fazla olduğu yüksek sıradağları aşmakta zorlanır. Batı Karadeniz'in sarp kıyı yapısını düşünün.
3
Samsun'un gelişimine imkan veren Canik Dağları ile Kastamonu kıyılarındaki Küre Dağları'nın kıyıya olan mesafelerini kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki dağların uzanışının iklim ve yağış üzerindeki etkilerini (orografik yağışlar) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 645Soru

Türkiye'nin yer şekilleri içerisinde önemli bir paya sahip olan ovalar; oluşum kökenlerine göre tektonik, delta ve karstik ovalar olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bu ovaların dağılışı ve karakteristik özellikleri, Türkiye'nin jeolojik geçmişi ve dış kuvvetlerin aşındırma-biriktirme faaliyetleriyle şekillenmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen ova ve oluşum/konum özelliklerine dair eşleştirmelerden hangisi coğrafi veriler ışığında jeomorfolojik açıdan yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergene Ovası - Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer alan, bu aktif fayın yarattığı tektonik hareketler sonucunda oluşmuş dar ve uzun bir çöküntü hendeği (graben) ovadır.

Cevap

Ergene Ovası'nın Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer aldığı ve dar bir graben hendeği olduğu ifadesi yanlıştır.
Ergene Ovası'nın oluşumu tektonik bir çökmeye dayansa da, bu ova Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer alan dar ve uzun bir graben hendeği değildir. Ergene, Trakya Yarımadası'nın orta kesiminde yer alan geniş bir havzadır. KAF hattı ise Ergene'nin daha güneyinden, Marmara Denizi ve Saros Körfezi hattından geçer. Niksar gibi ovalar KAF üzerindeki tipik örneklerken, Ergene konumu itibarıyla bu genellemeye uymaz.

Adım Adım Çözüm

1
Ova türlerini sınıflandır.
Seçeneklerde Delta (Çukurova), Karstik (Tefenni) ve Tektonik (Ergene, Iğdır, Niksar) ovalar bulunmaktadır.
Sorunun kökenindeki üç ana ova tipini ayırt etmek gerekir.
2
Delta oluşum şartlarını kontrol et.
Çukurova için belirtilen 'sığ deniz' ve 'alüvyon birikimi' şartları coğrafi olarak doğrudur.
Delta ovaları ancak kıta sahanlığının geniş olduğu alanlarda gelişebilir.
3
Karstik ovaların konumunu doğrula.
Tefenni Ovası, Akdeniz Bölgesi'nde Teke-Taşeli çevresinde yer alan polye ovalarındandır.
Litolojik yapının (kireçtaşı) etkisiyle oluşan bu ovalar bölgeye özgüdür.
4
Tektonik ovaların fay hatları ile ilişkisini analiz et.
Niksar Ovası KAF üzerindedir. Ancak Ergene Ovası, Marmara Denizi'nden geçen KAF hattının kuzeyinde, Trakya'nın iç kısmında kalan geniş bir havzadır; aktif fay hattı üzerinde bir graben değildir.
Tektonik kökenli her ovanın aktif bir ana fay hattı üzerinde olması gerekmez; Ergene geniş bir çöküntü alanıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Ovalarının Oluşum Kökenleri ve Mekânsal Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye'deki delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba vb.) her zaman kıyı derinliğinin az olduğu yerlerde oluşur.
2
Karstik ovaları 'TAKKE' (Tefenni, Acıpayam, Korkuteli, Castell, Elmalı) şifresiyle hatırlayabilirsiniz; bunların çoğu Akdeniz Bölgesi'ndedir.
3
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) Marmara Denizi'nden geçer; Trakya'nın iç kısmındaki Ergene Havzası bu fayın doğrudan üzerinde mi yoksa kuzeyinde mi kalıyor, buna dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Fay hatları ile tektonik ovalar arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için 'Türkiye Diri Fay Haritası' üzerindeki ovaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 646Soru

Türkiye arazisi, farklı jeolojik zamanlarda gerçekleşen tektonik ve volkanik olaylar sonucunda şekillenmiştir. Bu süreçlerin zamanlaması, hem yer altı kaynaklarının türü hem de yer şekillerinin genel karakteri üzerinde doğrudan belirleyici olmuştur.

Buna göre, Türkiye'nin jeolojik oluşumu ve bu süreçte meydana gelen olaylarla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yatakları, III.III. Jeolojik Zaman'da meydana gelen gür bitki kalıntılarının fosilleşmesiyle oluşmuştur.

Cevap

Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşumu Üçüncü Jeolojik Zaman ile değil, Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik) ile ilişkilidir.
Doğru yanıt olan seçenek, taş kömürünün Üçüncü Jeolojik Zaman'da oluştuğunu iddia etmektedir. Ancak taş kömürü, Türkiye'deki en yaşlı oluşumlardan biri olup Birinci Jeolojik Zaman (Paleozoik) devrine aittir. Üçüncü Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) ise linyit, bor, petrol ve tuz yatakları oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki ekonomik madenlerin oluşum dönemlerini belirle.
Taş kömürü I.I. Jeolojik Zaman (PaleozoikPaleozoik), linyit ise III.III. Jeolojik Zaman (TersiyerTersiyer) oluşumudur.
Bu iki yakıt türü oluşum süreci ve kalori değerleri bakımından farklı jeolojik devirlere aittir.
2
Türkiye'nin diğer temel jeolojik olaylarını kontrol et.
Masiflerin oluşumu I.I. Zaman, Alp kıvrımları III.III. Zaman, Ege Denizi ve boğazlar ise IV.IV. Zaman olaylarıdır.
Türkiye'nin bugünkü morfolojik yapısı ağırlıklı olarak III.III. ve IV.IV. zaman hareketleriyle şekillenmiştir.
3
Seçeneklerdeki zaman-olay eşleşmelerini analiz ederek yanlış bilgiyi tespit et.
Zonguldak taş kömürünün III.III. Zaman'da oluştuğu bilgisi bilimsel olarak yanlıştır.
Taş kömürü çok daha yaşlı bir oluşumdur.

Anahtar Kavram

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Yer Altı Kaynakları İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'deki madenlerin oluşum yaşları birbirinden farklıdır; özellikle kömür türlerini birbirinden ayırt etmelisiniz.
2
Zonguldak'taki taş kömürü, Türkiye'nin en eski arazilerinde bulunan yüksek kalorili bir yakıttır. Linyit ise çok daha genç arazilerde yaygındır.
3
Taş kömürü I.I. Zaman (Paleozoik), linyit ise III.III. Zaman (Tersiyer) ürünüdür.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin masif arazilerinin harita üzerindeki dağılımını ve bu alanların deprem riski ile olan ilişkisini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 647Soru

Türkiye'nin kıyı şekillenmesinde hem iç kuvvetler hem de dış kuvvetler etkili olmuştur. Özellikle IV.IV. Jeolojik Zaman'da (Kuvaterner) yaşanan buzullaşma sonrası deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı çizgimizde önemli değişimlere yol açmıştır. Bazı kıyı tiplerimiz doğrudan bu deniz ilerlemesi (transgresyon) sonucunda akarsu vadilerinin veya dağlar arasındaki çukurların sular altında kalmasıyla oluşmuştur. Buna göre, aşağıda verilen kıyı alanlarından hangisinin temel oluşum nedeni, deniz seviyesinin yükselmesiyle bir kara kütlesinin sular altında kalması süreciyle ilişkilendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzmir ve çevresindeki kıyılar

Cevap

İzmir ve çevresindeki kıyılar
İzmir ve çevresindeki kıyılar, 'Enine Kıyı Tipi'ne örnektir. Bu kıyı tipinin oluşmasındaki asıl faktör, dağların kıyı çizgisine dik (9090^\circ) bir açıyla uzanmasıdır. Soruda belirtilen deniz seviyesinin yükselmesi (transgresyon) sonucu sular altında kalma süreci; Ria (İstanbul, Çanakkale, Menteşe) ve Dalmaçya (Kaş-Finike) kıyı tiplerinin ana karakteristiğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki kıyı alanlarının hangi kıyı tipine girdiğini belirle.
İstanbul/Çanakkale: Ria, Kaş-Finike: Dalmaçya, Menteşe: Ria, İzmir: Enine.
Kıyı tiplerinin Türkiye'deki dağılımını bilmek sorunun temelidir.
2
Kıyı tiplerinin oluşum mekanizmalarını (transgresyon vs. dağ uzanışı) analiz et.
Ria ve Dalmaçya kıyıları transgresyon (deniz ilerlemesi) ile oluşurken; Enine kıyılar dağların uzanış doğrultusuyla ilgilidir.
Soru kökündeki 'deniz seviyesi yükselmesi' kriterini test etmek için gereklidir.
3
Kriterlere uymayan seçeneği seç.
İzmir ve çevresi, temel olarak dağların dik uzanışına (enine yapı) bağlıdır.
Doğru cevaba ulaşmak için mekanizma farkını saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Kıyı Tiplerinin Oluşum Süreçleri ve Türkiye'deki Dağılımı

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'deniz ilerlemesi' mekanizması, özellikle Ria ve Dalmaçya kıyı tiplerini ortaya çıkarır.
2
Seçeneklerden dört tanesi Ria veya Dalmaçya tipiyken, bir tanesi dağların uzanış yönüne göre isimlendirilen Enine kıyı tipidir.
3
İzmir çevresinde dağlar denize dik uzandığı için kıyı girintili çıkıntılıdır ancak bu durum bir vadinin sular altında kalmasıyla değil, tektonik yapı ve uzanış doğrultusuyla açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Ria ve Dalmaçya kıyı tiplerinin oluştuğu jeolojik dönem olan Kuvaterner (IV. Zaman) olaylarını tekrar edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde Türkiye'nin kıyı tiplerini 'uzanışa bağlı olanlar' (Boyuna, Enine) ve 'su yükselmesine bağlı olanlar' (Ria, Dalmaçya, Limanlı) olarak iki gruba ayırarak çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 648Soru

Türkiye'nin kıyı kuşağında yer alan ovaların büyük bir çoğunluğu akarsuların taşıdığı alüvyonları denize döküldükleri noktada biriktirmesiyle oluşan delta ovalarıdır. Ancak bazı ovalar, deniz kıyısında bulunmalarına ve deniz seviyesine yakın olmalarına rağmen, kıta sahanlığının durumu veya akarsuyun taşıdığı malzemenin niteliği gibi nedenlerle gerçek bir delta özelliği göstermez; bu ovalar 'taban seviyesi ovaları' olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdaki ovalardan hangisi oluşum kökeni bakımından bu açıklamada belirtilen "taban seviyesi ovası" grubuna örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya Ovası

Cevap

Antalya Ovası, deniz kıyısında yer almasına rağmen bir delta ovası değil, taban seviyesi ovası özelliğindedir.
Antalya Ovası, Akdeniz kıyısında bulunmasına rağmen bir delta ovası değildir. Bölgedeki akarsuların (Aksu, Manavgat vb.) karstik arazilerden geçmesi nedeniyle taşıdıkları malzemenin büyük bir kısmı suda çözünmüş haldedir ve kıyıda birikerek denize doğru bir çıkıntı oluşturamaz. Bu nedenle deniz seviyesine yakın olan bu düzlük, taban seviyesi ovası olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Delta ovası kavramını analiz etme
Delta ovaları, akarsuların denize döküldüğü yerde kıyı sığ ise (kıta sahanlığı genişse) ve alüvyon miktarı fazlaysa oluşur.
Seçeneklerdeki ovaların çoğu bu tanıma uymaktadır.
2
Seçeneklerdeki ovaları oluşumlarına göre gruplandırma
Bafra, Çarşamba, Silifke ve Menemen ovaları akarsu biriktirmesiyle denize doğru ilerleyen gerçek deltalardır.
Bu ovalar kıyı çizgisini denize doğru genişletmişlerdir.
3
Antalya Ovası'nın özel durumunu inceleme
Antalya Ovası, karstik kaynaklı sularla beslenmesi ve kıyı derinliğinin uygun olmaması nedeniyle belirgin bir delta çıkıntısı oluşturamamıştır.
Bu durum onu taban seviyesi ovası kategorisine sokar.

Anahtar Kavram

Kıyı ovaları arasındaki oluşum farkı (Delta vs. Taban Seviyesi Ovası)

İpuçları

1
Delta ovaları akarsuların denize alüvyon yığmasıyla oluşur ve kıyıda bir çıkıntı meydana getirir.
2
Antalya ve çevresindeki akarsular genellikle karstik arazilerden beslendiği için malzeme biriktirme kapasiteleri farklıdır.
3
Kıyı çizgisinde belirgin bir üçgen/çıkıntı yapmayan, deniz seviyesindeki geniş düzlük olan Antalya Ovası'nı düşünmelisin.

Daha Fazla Pratik

Karstik ovaların (polye) neden genellikle iç kesimlerde (Toroslar kuşağında) toplandığını ve bu ovaların tarımsal verimliliğini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde kıyı çizgisini takip ederek hangi ovaların denize doğru bir 'burun' veya çıkıntı yaptığını (delta), hangilerinin ise düz bir hat izlediğini (taban seviyesi/kıyı ovası) görsel olarak ayırt edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 649Soru

Türkiye'de platoların geniş yer kapladığı İç Anadolu Bölgesi'nde, platolar genellikle tabaka düzlüğü karakterindedir ve tahıl tarımı ile küçükbaş hayvancılık için elverişlidir. Ancak bu bölgedeki bir plato, yüzey sularının azlığına rağmen yer altı su seviyesindeki değişimler ve karstik erimeler sonucu oluşan devasa doğal kuyularla (obruklar) diğerlerinden ayrılmaktadır. Tuz Gölü'nün hemen güneyinde yer alan ve Konya-Aksaray çevresini kapsayan bu plato aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Obruk Platosu

Cevap

Obruk Platosu
Obruk Platosu, İç Anadolu Bölgesi'nde Konya ve Aksaray arasında, Tuz Gölü'nün hemen güneyinde yer alır. Diğer İç Anadolu platoları gibi tabaka düzlüğü karakterinde olsa da, yüzeyinde yer altı sularının aşındırması sonucu oluşan çok sayıda obruk (doğal kuyu) bulunması nedeniyle bu adı almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve Konum Analizi
Soru İç Anadolu Bölgesi'nde ve Tuz Gölü'nün güneyinde bir saha istemektedir.
Konya ve Aksaray illeri arasındaki konumu belirlemek için.
2
Jeolojik ve Morfolojik Özellik Analizi
Platonun karakteristik özelliğinin 'obruk' adı verilen karstik çukurluklar olduğu tespit edildi.
İç Anadolu'daki diğer tabaka düzlüğü platolarından ayrılan temel farkı bulmak için.
3
Eşleştirme ve Doğrulama
Tuz Gölü'nün güneyinde yer alan ve yoğun obruk oluşumlarına sahip olan saha Obruk Platosu'dur.
Verilen tüm ipuçlarının tek bir coğrafi birimde toplanmasını sağlamak için.

Anahtar Kavram

İç Anadolu Platoları ve Karstik Şekiller

İpuçları

1
İç Anadolu Bölgesi'ndeki platoları ve Tuz Gölü çevresindeki dağılışlarını hatırlayın.
2
Yer altı mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan ve bu platoya ismini veren yer şekline odaklanın.
3
Bu plato, Konya-Aksaray arasında yer alır ve yüzeyinde Kızılören gibi meşhur doğal kuyu oluşumlarını barındırır.

Daha Fazla Pratik

Karstik oluşumlu platolar (Teke, Taşeli, Obruk) ile volkanik oluşumlu platoları (Erzurum-Kars, Ardahan) karşılaştıran bir tablo hazırlayarak aralarındaki ekonomik faaliyet farklarını analiz edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Platoları konumlarına göre 'Saat Yönü' yöntemiyle ezberleyebilirsiniz: Tuz Gölü'nün kuzeyinde Haymana, doğusunda Uzunyayla (daha uzakta), güneyinde Obruk, batısında Cihanbeyli bulunur.
Tahmini Süre:50s
Soru 650Soru

Akarsular, yatak eğiminin azaldığı ve akış hızının düştüğü yerlerde taşıdıkları materyalleri (alüvyon) biriktirerek çeşitli yer şekilleri oluştururlar. Özellikle kıyı bölgelerinde, kıta sahanlığının geniş (deniz derinliğinin az) olduğu ve güçlü akıntıların bulunmadığı alanlarda bu biriktirme faaliyeti sonucunda geniş düzlükler meydana gelir.

Buna göre; Çukurova, Bafra ve Çarşamba ovalarının oluşmasını sağlayan temel akarsu şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Delta ovası

Cevap

Akarsuların kıyıda biriktirme yapmasıyla oluşan yer şekli delta ovasıdır.
Delta ovası, akarsuların taşıdıkları materyalleri denize döküldükleri sığ kıyılarda biriktirmesiyle oluşan biriktirme şeklidir. Çukurova, Bafra ve Çarşamba Türkiye'nin bu süreçle oluşmuş en tipik ovalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu faaliyet türünü belirleme
Soruda alüvyonların biriktirilmesi vurgulandığı için bir 'biriktirme şekli' aranmalıdır.
Delta ovaları, akarsu biriktirme faaliyetinin en tipik kıyı şeklidir.
2
Kıyı özelliklerini analiz etme
Kıta sahanlığının geniş olması, alüvyonların deniz içinde birikebilmesi için gerekli temel şarttır.
Derin kıyılarda alüvyonlar süpürülür veya derinliğe gömülür, bu da delta oluşumunu engeller.
3
Örneklerle eşleştirme
Çukurova (Seyhan-Ceyhan), Bafra (Kızılırmak) ve Çarşamba (Yeşilırmak) Türkiye'nin en büyük delta ovalarıdır.
Bu ovalar Türkiye'de akarsu biriktirme faaliyetinin somut örnekleridir.

Anahtar Kavram

Akarsu Biriktirme Şekilleri ve Delta Oluşum Şartları

İpuçları

1
Sorudaki ovaların (Çukurova, Bafra) Türkiye'nin hangi kıyı şeridinde ve nasıl bir arazi yapısında olduğunu düşünün.
2
Bu yer şekli sadece akarsu taşımasının bittiği, eğimin sıfıra yaklaştığı deniz kıyılarında oluşur.
3
Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin Akdeniz'e döküldüğü yerde oluşturduğu devasa biriktirme alanını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Delta ovası oluşumu için kıyıda gel-git etkisinin neden az olması gerektiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 651Soru

Türkiye'nin yüksek dağ zirvelerinde ve iç kesimlerde yer alan platolarda yapılan araştırmalarda, denizel canlılara ait fosillere rastlanmaktadır. Bu durum, Anadolu arazisinin jeolojik geçmişine dair aşağıdaki yargılardan hangisini doğrudan destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmiş dönemlerde Tetis Denizi tabanı olan arazilerin, levha hareketleriyle sıkışarak deniz seviyesinin üzerine çıktığını

Cevap

Anadolu arazisinin büyük bölümünün geçmişte deniz tabanı olduğu ve levha hareketleri sonucu bu tortul tabakaların yükseldiğini belirten seçenek doğrudur.
Türkiye'nin bulunduğu arazi II. Jeolojik Zaman'da (Mezozoik) Tetis Denizi'nin tabanında yer almaktaydı. Burada milyonlarca yıl boyunca biriken denizel tortullar, III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) levhaların birbirini itmesiyle (sıkışma) kıvrılmış ve deniz yüzeyinin üzerine çıkarak dağ kuşaklarını oluşturmuştur. Bu yüzden bugün binlerce metre yükseklikte deniz fosilleri görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fosil kanıtını değerlendirme
Dağ zirvelerinde deniz fosili bulunması, o arazinin bir zamanlar deniz tabanı olduğunu kanıtlar.
Deniz canlıları ancak deniz ortamında yaşayabilir ve tortullaşma süreciyle fosilleşebilir.
2
Jeolojik süreci belirleme
Mezozoik'te Tetis Denizi'nde biriken tortulların, Tersiyer'de Alp Orogenizi ile yükselmesi.
Anadolu levhasının kuzeyden Avrasya, güneyden ise Arabistan levhası arasında sıkışması sonucunda deniz tabanı kıvrılarak yükselmiştir.
3
Mekanizmayı onaylama
Orojenez ve epirojenez süreçleri arazinin deniz seviyesinden binlerce metre yukarı çıkmasını sağlamıştır.
Denizlerin yükselmesi veya volkanizma bu ölçekteki bir yükseklik farkını ve fosil dağılımını açıklayamaz.

Anahtar Kavram

Alp Orogenizi ve Tetis Denizi Tortullaşması

İpuçları

1
Deniz canlılarının fosilleri neden dağ başında olabilir? Arazi mi yükseldi yoksa deniz mi oraya kadar çıktı?
2
Türkiye'nin kuzey ve güneyindeki dağ sıraları (Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları) hangi büyük dağ oluşumu sistemiyle meydana gelmiştir?
3
Levha tektoniği teorisine göre Anadolu, Avrasya ve Arabistan levhaları arasında sıkışan bir bölgedir. Bu sıkışma Tetis Denizi'ne ne yapmış olabilir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının epirojenik yükselme (toptan yükselme) ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 652Soru

Türkiye'nin yer şekilleri çeşitliliği, ovaların da farklı jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerle oluşmasına zemin hazırlamıştır. Kireç taşı (kalker) gibi kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu alanlarda 'Karstik Ovalar' (polye) oluşurken; akarsuların denize döküldüğü yerlerde taşıdıkları alüvyonları biriktirmesiyle 'Delta Ovaları' meydana gelir. Buna göre, aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen ovalar sırasıyla Karstik Ova ve Delta Ovası örnekleridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elmalı - Çarşamba

Cevap

Elmalı ovası karstik, Çarşamba ovası ise delta kökenli bir ovadır.
Karstik ovalar (polye), Batı Toroslar'da yoğunlaşan ve kalkerli arazinin çözünmesiyle oluşan ovalardır (örneğin: Elmalı). Delta ovaları ise akarsuların taşıdığı alüvyonları sığ kıyılarda biriktirmesiyle oluşur (örneğin: Çarşamba). Bu iki örnek sırasıyla verilen tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Karstik ovaların (polye) belirlenmesi.
Türkiye'de karstik ovalar genellikle Batı Toroslar'da (Teke-Taşeli yöresi) toplanmıştır. Yaygın olarak TAKKETAKKE (Tavas, Acıpayam, Korkuteli, Kestel, Elmalı) şeklinde kodlanır.
Karstik süreçler kalker, jips gibi eriyebilen kayaçların yoğun olduğu yerlerde etkilidir.
2
Delta ovalarının oluşum şartlarının ve örneklerinin hatırlanması.
Delta oluşumu için kıta sahanlığının geniş olması, kıyıda güçlü akıntı/gelgit olmaması ve akarsuyun bol alüvyon taşıması gerekir. Çarşamba, Bafra, Çukurova ve Silifke başlıca örneklerdir.
Delta ovaları akarsu biriktirme faaliyetinin deniz içindeki sonucudur.
3
Seçeneklerin eşleştirilmesi.
Elmalı 'Karstik Ova' grubuna, Çarşamba ise 'Delta Ovası' grubuna tam uyum sağlar.
Verilen sıralamaya göre her iki ovanın da doğru sınıflandırıldığı tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki ovaların oluşum türlerine göre sınıflandırılması (Karstik, Delta, Tektonik).

İpuçları

1
Karstik ovalar için özellikle Batı Toroslar'da yer alan 'TAKKE' kodlamasındaki ovaları arayın.
2
Delta ovaları akarsuların denize döküldüğü yerlerdeki biriktirme şekilleridir; Karadeniz kıyısında Yeşilırmak ve Kızılırmak'ın oluşturduğu büyük deltalar vardır.
3
Elmalı Ovası bir polye (karstik çukur), Çarşamba Ovası ise Yeşilırmak'ın biriktirme yaptığı bir deltadır.

Daha Fazla Pratik

Diğer ova türü olan 'Tektonik Ovalar'ın genellikle fay hatlarını (KAF, DAF, BAF) takip ettiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ovaları bölgelerine göre ayırarak da gidebilirsiniz. Karstik ovalar yoğun olarak Akdeniz (Teke-Taşeli) yöresindeyken, deltalara büyük nehirlerin denize ulaştığı kıyı kuşaklarında rastlanır.
Tahmini Süre:50s
Soru 653Soru

Türkiye arazisinin bugünkü jeolojik görünümünü kazanmasında III. ve IV. jeolojik zamanlarda meydana gelen tektonik olaylar baskın bir rol oynasa da, arazinin temel yapısı çok daha eski dönemlerde şekillenmeye başlanmıştır. Anadolu'nun jeolojik oluşum süreci ve bu süreçte meydana gelen olaylar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu levhasının epirojenik hareketlerle toptan yükselerek bugünkü yüksek plato ve dağlık görünümünü kazanması I. Jeolojik Zaman'ın sonunda tamamlanmıştır.

Cevap

Anadolu levhasının epirojenik hareketlerle toptan yükselerek yüksek plato ve dağlık görünümünü kazanması I. Jeolojik Zaman'da değil, III. Zaman sonu ve IV. Zaman başında gerçekleşmiştir.
Türkiye'nin epirojenik olarak toptan yükselmesi 'genç' bir oluşum özelliğidir. Bu durum III. Jeolojik Zaman'ın (Tersiyer) sonlarında başlamış ve IV. Jeolojik Zaman'ın (Kuvaterner) başında şiddetlenerek devam etmiştir. Anadolu levhasının bugünkü yüksek plato görünümünü kazanması bu genç hareketlerin sonucudur. I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) ise sadece sınırlı bazı alanlar (masifler) kara halindeydi ve toptan bir yükselme söz konusu değildi.

Adım Adım Çözüm

1
Jeolojik zamanlardaki temel olayları sınıflandır.
I. Zaman (Paleozoik): Masifler ve taş kömürü. II. Zaman (Mezozoik): Tortullaşma/Hazırlık. III. Zaman (Tersiyer): Alp Orojenezi, linyit, bor. IV. Zaman (Kuvaterner): Boğazlar, Ege Denizi ve epirojenik yükselme.
Olayların kronolojik sırasını bilmek yanlış eşleştirmeyi bulmayı sağlar.
2
Epirojenez ve yükselme kavramını analiz et.
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin 1132 metre olması, arazinin çok yakın bir zamanda (III. sonu/IV. başı) toptan yükseldiğini kanıtlar.
I. Zaman'da Anadolu'nun büyük kısmı su altındaydı, dolayısıyla bu dönemde toptan yükselmiş olması mümkün değildir.
3
Seçeneklerdeki zaman-olay eşleşmelerini kontrol et.
Linyit ve bor için III. zaman, masifler için I. zaman doğrudur; ancak toptan yükselme I. zamanla ilişkilendirilemez.
Hatalı bilginin kronolojik olarak jeolojik zamanlar arasındaki büyük farktan kaynaklandığını belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeolojik Zaman Çizelgesi ve Epirojenez Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin 'genç oluşumlu' bir ülke olması, yer şekillerinin büyük oranda III. ve IV. zamanlarda netleştiği anlamına gelir.
2
Epirojenez (toptan yükselme) sonucunda Anadolu bir plato haline gelmiştir. Bu durumun I. Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) gerçekleşmesi, arazinin çok eski ve durağan olduğu anlamına gelirdi ki bu Türkiye'nin gerçekleriyle örtüşmez.
3
Hangi maden veya olayın 'Paleozoik' (I. Zaman) dönemine ait olduğunu hatırla: Sadece Masifler ve Taş Kömürü. Bunlar dışındaki 'yükselme' ve 'dağ oluşumu' olayları çok daha sonradır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin harita üzerindeki yerlerini ve bu alanların deprem riski ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Jeolojik zamanları 'Eski'den 'Yeni'ye doğru (I-II-III-IV) bir tablo yaparak olayları eşleştirme yöntemiyle yanlış olanı hızla tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 654Soru

Türkiye'nin jeolojik geçmişi incelendiğinde; arazinin oluşumu, yer şekillerinin gelişimi ve yeraltı kaynaklarının dağılımının farklı jeolojik zaman dilimlerine yayıldığı görülmektedir. Bu süreçlerin özellikleri ve Türkiye'ye etkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bilimsel olarak yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu levhasının bugünkü yüksek ve engebeli görünümünü kazandıran epirojenik yükselme hareketi ile Ege Denizi'nin oluşumu, Üçüncü Jeolojik Zaman'ın başında Alp orojenezi ile eş zamanlı olarak tamamlanmıştır.

Cevap

Anadolu levhasının toptan yükselmesi ve Ege Denizi'nin oluşumunun Üçüncü Zaman'ın başında tamamlandığını belirten seçenek yanlıştır; bu olaylar çok daha sonra gerçekleşmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, Anadolu'nun toptan yükselmesini ve Ege Denizi'nin oluşumunu Üçüncü Jeolojik Zaman'ın başına tarihlendirerek hata yapmaktadır. Bilimsel verilere göre, Anadolu yarımadasının epirojenik yükselmesi Pliyosen (Üçüncü Zaman sonu) ve Kuvaterner (Dördüncü Zaman) dönemlerinde gerçekleşmiştir. Egeid karasının çökmesi ve Ege Denizi'nin oluşumu ise Kuvaterner dönemine ait çok daha genç bir gelişmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Masif arazilerin oluşum zamanını kontrol et.
I. Zaman (Paleozoyik).
Türkiye'nin çekirdeklerini oluşturan sert kütleler bu dönemdedir.
2
Dağ oluşumu (orojenez) ile toptan yükselme (epirojenez) arasındaki farkı analiz et.
Dağ oluşumu III. Zaman'da yoğunlaşırken, toptan yükselme III. sonu ve IV. Zaman'da belirginleşmiştir.
Anadolu arazisinin ortalama yükseltisinin fazla olmasının nedeni, orojenezden sonra gelen bu genç epirojenik yükselmedir.
3
Ege Denizi ve Boğazların oluşum zamanını saptan.
IV. Zaman (Kuvaterner).
Egeid karasının çökmesi ve deniz istilası jeolojik olarak çok yakındır.

Anahtar Kavram

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Morfolojik Gelişimi

İpuçları

1
Türkiye arazisi büyük oranda 'genç' bir yapıya sahiptir. Bu durum, III. ve IV. zaman olaylarının etkisini vurgular.
2
Egeid karasının çökmesi ve İstanbul-Çanakkale boğazlarının oluşumu, Türkiye'nin en yakın jeolojik geçmişine (IV. Zaman) aittir.
3
Alp orojenezi dağları oluşturmuştur; ancak Anadolu'nun bugünkü deniz seviyesinden çok yüksek olan platoları, III. zamanın sonundaki epirojenik yükselmenin sonucudur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki linyit ve taş kömürü yataklarının konumları ile oluşum zamanları arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 655Soru

Türkiye'de platolar; oluşum süreçlerine göre tabaka düzlüğü (yatay duruşlu), karstik, lav (volkanik) ve aşınım (yontukdüz) platoları olarak dört ana gruba ayrılmaktadır. Platoların oluşum kökenleri, üzerlerindeki toprak yapısını, su kaynaklarını ve buna bağlı olarak gelişen ekonomik faaliyetleri doğrudan etkilemektedir.

Buna göre, Türkiye'deki platolar ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu'da yer alan Gaziantep ve Şanlıurfa platoları, kireç taşı ve jips gibi karstik kayaçların erimesi sonucunda çöken alanların alüvyonlarla dolmasıyla oluşmuş karstik platolardır.

Cevap

Gaziantep ve Şanlıurfa platoları karstik değil, tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) platosu grubunda yer alır.
Doğru yanıt olan seçenek, Güneydoğu Anadolu platolarının oluşumunu karstik süreçlere dayandırdığı için yanlıştır. Gaziantep ve Şanlıurfa platoları, tıpkı İç Anadolu'daki pek çok plato gibi, yatay duruşlu tabakaların akarsularca parçalanmasıyla oluşan 'tabaka düzlüğü' platolarıdır. Karstik platolar ise kireç taşı, alçı taşı gibi eriyebilen kayaçların bulunduğu alanlarda (Teke ve Taşeli gibi) görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Platoların oluşum türlerini kategorize etme
Türkiye'de platolar Lav (Doğu Anadolu), Karstik (Akdeniz), Aşınım (Marmara) ve Tabaka Düzlüğü (İç Anadolu, Ege, Güneydoğu) olarak ayrılır.
Her platonun jeolojik ve jeomorfolojik kökeni farklı bir sürece dayanır.
2
Verilen platoları bölgelerine ve yapılarına göre inceleme
Gaziantep ve Şanlıurfa platoları, Güneydoğu Anadolu'da geniş alan kaplayan yatay duruşlu tortul tabakalardan oluşur.
Karstik süreçler bu bölgedeki platoların ana oluşum mekanizması değildir.
3
Hatalı tanımı tespit etme
Güneydoğu platoları için kullanılan 'karstik kökenli' ifadesinin bilimsel olarak tabaka düzlüğü ile değiştirilmesi gerekmektedir.
Bölgedeki ana kaya yapısı ve aşınım şekli karstik değil, yatay tabakalı yapıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Platolarının Oluşum Türlerine Göre Sınıflandırılması

İpuçları

1
Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu'daki platoların büyük çoğunluğu benzer oluşum kökenine sahiptir.
2
Karstik platolar dendiğinde aklınıza ilk olarak Toroslar üzerindeki engebeli alanlar gelmelidir.
3
Gaziantep ve Şanlıurfa platoları 'tabaka düzlüğü'dür, karstik süreçler bu bölgede plato oluşumunda birincil faktör değildir.

Daha Fazla Pratik

Platoların oluşum türleri ile bu alanlarda yetiştirilen tarım ürünleri arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 656Soru

Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci incelendiğinde, arazinin farklı dönemlerde farklı tektonik süreçlerden geçtiği görülür. Özellikle Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yataklarının oluşumu ile masif adı verilen yaşlı sert kütlelerin meydana gelmesi aşağıdaki jeolojik zamanların hangisinde gerçekleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Jeolojik Zaman (Paleozoik)

Cevap

Taş kömürü yatakları ve masif araziler I. Jeolojik Zaman (Paleozoik) döneminde oluşmuştur.
I. Jeolojik Zaman (Paleozoik) seçeneği doğrudur çünkü Zonguldak çevresindeki taş kömürü yatakları yaklaşık 300300 milyon yıl önce, yani bu dönemde gür bitki topluluklarının yer altında kalmasıyla oluşmuştur. Ayrıca Yıldız Dağları, Menteşe, Kırşehir gibi masif (yaşlı) kütleler de bu zamanda oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Maden türünü tanımlama
Soru kökünde belirtilen 'taş kömürü', yüksek karbon oranlı ve çok eski dönemlerde oluşmuş bir kömür türüdür.
Türkiye'de taş kömürü ve linyit farklı dönemlerde oluştuğu için ikisini ayırt etmek temel adımdır.
2
Jeolojik zaman eşleştirmesi yapma
Taş kömürü 1.1. zaman (Paleozoik), linyit ise 3.3. zaman (Tersiyer) ürünüdür.
Jeolojik zamanların karakteristik özelliklerini hatırlamak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki madenlerin ve yer şekillerinin oluşum zamanları (özellikle taş kömürü-linyit ayrımı).

İpuçları

1
Taş kömürü çok yüksek kalorili bir yakıttır; bu da onun çok uzun süre yer altında baskı gördüğünü, yani çok eski olduğunu gösterir.
2
Linyit yatakları Türkiye'nin her yerinde bulunurken, taş kömürü sadece Zonguldak çevresinde (yani en eski arazide) bulunur.
3
Türkiye'deki masif (yaşlı ve sert) araziler ile taş kömürü aynı döneme, yani Paleozoik'e aittir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki masif arazilerin (Yıldız Dağları, Saruhan-Menteşe, Bitlis vb.) harita üzerindeki yerlerini inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Madenlerin oluşum sırasını 'Kömürün Yaşı' mantığıyla kodlayabilirsiniz: Taş kömürü (En yaşlı - I), Linyit (Daha genç - III).
Tahmini Süre:45s
Soru 657Soru

Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan, çevresindeki yüksek dağlık alanlara göre yükseltisi oldukça az (yaklaşık 800900800-900 metre) olan ve bu özel konumu sayesinde çevresinden farklı iklim özellikleri (mikroklima) göstererek pamuk gibi tarım ürünlerinin yetiştirilmesine olanak sağlayan tektonik oluşumlu ova aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Iğdır Ovası

Cevap

Iğdır Ovası
Iğdır Ovası, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer almasına rağmen deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık 800900800-900 metredir. Çevresindeki Aras Dağları ve Ağrı Dağı gibi yüksek kütlelerin arasında bir çöküntü alanı (oluk) olarak kalmıştır. Bu topografik durum, bölgenin çevresine göre daha sıcak olmasına ve kış ılıklığı isteyen pamuk gibi ürünlerin yetişmesine imkan sağlayan bir mikroklima alanı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve Oluşum Analizi
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan tektonik bir ova aranmalıdır.
Soru kökünde ovanın Doğu Anadolu'da olduğu ve tektonik süreçlerle oluştuğu belirtilmiştir.
2
Yükselti ve İklim (Mikroklima) Değerlendirmesi
Çevresine göre alçakta kalan (800900800-900 m) ve pamuk yetişen alan tespit edilmelidir.
Doğu Anadolu'nun genel yükseltisi 150020001500-2000 metre iken, Iğdır Ovası bir çöküntü alanı olması nedeniyle çok daha alçaktadır ve bu durum sıcaklık değerlerini artırarak pamuk tarımına izin verir.
3
Seçenek Eleme
Iğdır Ovası'nın tüm kriterleri karşıladığı teyit edilmelidir.
Bafra deltadır, Erbaa ve Amik farklı bölgelerdedir, Acıpayam ise karstik oluşumludur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Tektonik Ovaları ve Mikroklima Özellikleri

İpuçları

1
Bu ova, Doğu Anadolu'nun en düşük yükseltili alanlarından biridir.
2
Yükseltinin az olması sayesinde burada normalde bölgede görülmeyen pamuk tarımı yapılabilir.
3
Bu ova, halk arasında 'Doğu'nun Çukurova'sı' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer mikroklima alanlarını (Rize'de turunçgil, Artvin'de zeytin gibi) ve bunların yer şekilleriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 658Soru

Türkiye'de dağların büyük bir bölümü, yer kabuğunu oluşturan esnek tabakaların yan basınçlara maruz kalarak kıvrılmasıyla (orojenez) meydana gelmiştir. Bu kıvrılma hareketi sonucunda tabakaların yukarı doğru bükülerek oluşturduğu yüksek kısımlara ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antiklinal

Cevap

Esnek tabakaların kıvrılmasıyla oluşan yüksek kısımlara antiklinal adı verilir.
Kıvrım dağlarının oluşumu sırasında yan basınçların etkisiyle tabakaların yukarı doğru bükülerek oluşturduğu kubbe şeklindeki yüksek kısımlara antiklinal denir. Türkiye'de Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar bu şekilde oluşmuş geniş antiklinal kuşaklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşum sürecini belirle
Orojenez (dağ oluşumu) sırasında esnek tabakaların kıvrıldığı saptanır.
Soruda esnek tabakaların yan basınçla kıvrılması vurgulanmaktadır.
2
Morfolojik terimleri hatırla
Kıvrılma sonucu yüksekte kalan kısım 'antiklinal', alçakta kalan kısım 'senklinal' olarak adlandırılır.
Kıvrım dağlarının temel yapı taşlarını tanımlamak gerekir.
3
Doğru eşleştirmeyi yap
Yüksek kısım istendiği için cevap antiklinaldir.
Senklinal çukur kısımdır, horst ve graben ise kırıklı dağlara aittir.

Anahtar Kavram

Orojenez ve Kıvrım Dağları Yapısı

İpuçları

1
Bu terimlerin kıvrım dağları (esnek) mı yoksa kırıklı dağlar (sert) mı ile ilgili olduğuna odaklan.
2
Kıvrılma sonucu oluşan 'tepe' ve 'çukur' ikilisini düşün. Tepe kısmı 'A' harfi gibi yükselir.
3
Yüksek kısım 'Anti...' ile başlarken, çukur kısım 'Sen...' ile başlar.

Daha Fazla Pratik

Kıvrım dağlarına örnek olarak Toros Dağları'nı, kırıklı dağlara örnek olarak ise Ege'deki Aydın Dağları'nı inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 659Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda en geniş etki alanına sahip dış kuvvet akarsulardır. Bazı yer şekillerinin oluşumunda akarsu aşındırması temel rol oynarken, arazinin jeolojik yapısı bu süreci doğrudan etkiler. Bunun en tipik örneklerinden biri de iç ve dış kuvvetlerin ortak çalışmasıyla ortaya çıkan peri bacalarıdır.

Peri bacalarının oluşumu ve Türkiye'deki dağılışı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'de sadece İç Anadolu Bölgesi'ndeki Nevşehir ve çevresinde (Kapadokya) görülen, diğer bölgelerde rastlanmayan bir yer şeklidir.

Cevap

Peri bacaları Türkiye'de sadece Nevşehir çevresinde değil; Erzurum, Manisa ve Van gibi illerimizde de görülen bir yer şeklidir.
Peri bacaları, Türkiye'de yaygın bir kanının aksine sadece Nevşehir yöresine özgü değildir. Erzurum'un Narman ilçesinde (Kırmızı Periler), Manisa'nın Kula ilçesinde (Kuladokya) ve Van'ın Başkale ilçesinde (Vanadokya) de karakteristik peri bacası oluşumları mevcuttur. Bu nedenle 'sadece Nevşehir'de görülür' ifadesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Peri bacalarının temel oluşum mekanizmasını belirle.
Peri bacaları, volkanik tüflerin sel suları tarafından aşındırılmasıyla oluşur.
Soruda verilen özelliklerin doğruluğunu kontrol etmek için temel süreci bilmek gerekir.
2
Dış kuvvetlerin rollerini analiz et.
Sel suları birincil (asıl), rüzgarlar ise ikincil (dolaylı) kuvvettir.
Rüzgarın rolü hakkındaki yaygın yanılgıyı düzeltmek için bu ayrım kritiktir.
3
Türkiye'deki coğrafi dağılımı kontrol et.
Nevşehir (Kapadokya) en bilinen yer olsa da Erzurum (Narman - Kırmızı Periler), Manisa (Kula - Kuladokya) ve Van (Başkale - Vanadokya) gibi yerlerde de peri bacaları bulunur.
Seçeneklerdeki 'sadece' ifadesinin yanlışlığını kanıtlamak için diğer örnekleri bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Akarsu ve Sel Aşındırma Şekilleri (Peri Bacaları)

İpuçları

1
Peri bacalarının oluşumunda hem volkanik faaliyetlerin hem de sel sularının etkisini düşünün.
2
Rüzgarın bu süreçte birincil kuvvet olup olmadığını sorgulayın; rüzgar genelde akarsuların yardımcısıdır.
3
Türkiye'nin farklı illerindeki 'Kırmızı Periler' veya 'Kuladokya' gibi isimleri hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Akarsuların hem aşındırma hem de biriktirme yaptığı 'Seki (Taraça)' ve 'Menderes' gibi karma şekilleri inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 660Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda en geniş etki alanına sahip olan dış kuvvet akarsulardır. Akarsular, geçtikleri arazinin eğimine, debisine ve jeolojik yapısına bağlı olarak aşındırma veya biriktirme süreçleriyle çeşitli şekiller meydana getirirler.

Aşağıdaki tabloda bazı akarsu yer şekilleri ve bu şekillerin oluşum süreçleri eşleştirilmiştir:

Yer ŞekliOluşum Süreci
I. Peneplen (Yontukdüz)Akarsu Aşındırması
II. Peri BacasıAkarsu ve Sel Suyu Aşındırması
III. Birikinti KonisiAkarsu Biriktirmesi
IV. Taban Seviyesi OvasıAkarsu Biriktirmesi
V. Seki (Taraça)Sadece Akarsu Biriktirmesi

Tablodaki eşleştirmelerden hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Tabloda V numaralı eşleştirmede belirtilen Seki (Taraça), sadece biriktirme değil, akarsuyun yatağını tekrar derine aşındırmasıyla oluşan karma bir şekildir.
Seki (taraça) oluşumunda, akarsuyun önceden biriktirme yaptığı vadi tabanını, arazinin yükselmesi (epirojenez) sonucu tekrar derine doğru aşındırması etkilidir. Bu durum basamaklı bir yapı oluşturur ve hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerini içerdiği için 'karma oluşumlu' bir şekil olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki aşındırma ve biriktirme şekillerini gruplandırın.
Peneplen, Peri Bacası ve Kırgıbayır aşındırma; Birikinti Konisi ve Taban Seviyesi Ovası biriktirme şekilleridir.
Yer şekillerinin temel oluşum mekanizmalarını ayırt etmek için gereklidir.
2
V numaralı maddedeki Seki (Taraça) oluşumunu analiz edin.
Seki, eski bir alüvyal tabanın, epirojenik yükselme veya iklim değişimi gibi nedenlerle akarsu tarafından tekrar derine aşındırılmasıyla oluşur.
Seki'nin hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerini içeren 'karma' yapısını tespit etmek gerekir.
3
Tablodaki bilginin doğruluğunu kontrol edin.
V numaralı ifadede Seki için 'Sadece Akarsu Biriktirmesi' denilmesi yanlıştır.
Seki oluşumundaki aşındırma faktörü göz ardı edilmiştir.

Anahtar Kavram

Karma Oluşumlu Akarsu Şekilleri (Menderes ve Seki)

İpuçları

1
Bazı akarsu şekilleri hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerini bir arada barındırır.
2
Menderes ve Seki, Türkiye'de görülen karma oluşumlu akarsu şekilleridir.
3
Seki oluşumunda arazinin yükselmesiyle akarsuyun yatağını tekrar 'derine aşındırması' temel kuraldır.

Daha Fazla Pratik

Menderes oluşumunda hangi süreçlerin (çarpak/yığınak) aşındırma ve biriktirmeye karşılık geldiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 33 / 43Sonraki
Türkiye'nin Yer Şekilleri Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 33 | Examkin