Atatürk İlke ve İnkılapları

688 soru

Soru 521Soru

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde İnkılapçılık ilkesi; sadece eski kurumların yıkılıp yerine yenilerinin kurulmasını değil, aynı zamanda bu değişim sürecinin sürekliliğini sağlayan bir 'zihniyet devrimini' de ifade eder. Bu ilke, devrimin sonuçlarını dondurmak yerine, sistemin kendisini sürekli denetlemesini ve yenilemesini zorunlu kılarak dogmatizmin oluşmasını engeller.

Buna göre, İnkılapçılık ilkesinin Türk İnkılabı'na sağladığı en temel stratejik avantaj aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal kurumların ve düşünce yapısının, bilimin ve aklın rehberliğinde sürekli bir tekâmül (gelişim) ve değişim içerisinde bulunmasını zorunlu kılması.

Cevap

Toplumsal kurumların ve düşünce yapısının, bilimin ve aklın rehberliğinde sürekli bir tekâmül (gelişim) ve değişim içerisinde bulunmasını zorunlu kılması.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü Düşünce Sistemi'ne hayat veren ve onun zamanın gerisinde kalmasını önleyen dinamik bir güçtür. Bu ilke, kurumların ve zihniyetlerin bilimin ışığında sürekli gelişmesini (tekâmül) zorunlu kılarak dogmalaşmayı engeller. Doğru seçenek, bu sürekli gelişim ve bilimsel rehberlik vurgusunu tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İnkılapçılık kavramının kökenini analiz et.
İnkılapçılık, sadece statik bir 'reform' (islahat) değil; sürekli, dinamik ve köklü bir 'dönüşüm' (devrim) sürecidir.
İnkılapçılığın durağanlığa karşı olan doğasını anlamak için gereklidir.
2
Soru kökündeki 'dogmatizm' ve 'zihniyet devrimi' vurgularını değerlendir.
Atatürkçü düşüncenin donmuş kurallar yığını (nass) olmamasını sağlayan temel mekanizmanın inkılapçılık olduğu görülür.
İnkılapçılığın sistemi 'açık uçlu' ve 'yaşayan' kılan işlevini belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekleri bu dinamizm ve bilimsel rehberlik ışığında karşılaştır.
Gelişimi ve değişimi 'tekâmül' kavramıyla ifade eden ve bilimi rehber alan seçeneğin, inkılapçılığın stratejik amacını en iyi tanımladığı saptanır.
Diğer ilkelerle (Cumhuriyetçilik, Devletçilik vb.) karıştırılabilecek çeldiricileri elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık İlkesinin Dinamik Yapısı

İpuçları

1
İnkılapçılık sadece geçmişte olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa bir süreç midir?
2
Atatürk'ün 'manevi mirasım ilim ve akıldır' sözü ile bu ilkenin dogmaları nasıl engellediğini düşünün.
3
İnkılapçılığı diğer ilkelerden ayıran temel fark, onun sistemi sürekli 'güncel' tutan bir 'metot' (yöntem) olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Atatürk'ün 'İnkılapçılık' ve 'Batıcılık' kavramları arasındaki farkı, özgünlük bağlamında inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 522Soru

Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında gerçekleştirilen yenilik hareketleri genellikle mevcut düzeni korumayı ve aksayan kurumları "tamir etmeyi" amaçlayan "ıslahat" niteliğindedir. Buna karşın Atatürk’ün İnkılapçılık anlayışı, ömrünü tamamlamış kurumları kökten kaldırarak yerine modern çağın gereklerine uygun yeni kurumlar inşa etmeyi hedefler. Buna göre, İnkılapçılık ilkesini Osmanlı dönemi ıslahat hareketlerinden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal ve siyasal yapıda köklü ve bütünsel bir dönüşümü gerçekleştirmeyi esas alması

Cevap

Toplumsal ve siyasal yapıda köklü ve bütünsel bir dönüşümü gerçekleştirmeyi esas alması
İnkılapçılık, ömrünü tamamlamış kurumların yerine çağdaş ihtiyaçları karşılayan yeni kurumların inşa edilmesini, yani toplumsal yapıda köklü ve bütünsel bir dönüşümü ifade eder. Bu durum, mevcut yapıyı onarmaya çalışan ıslahat hareketlerinden en temel farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
"Islahat" (reform) mevcut bir yapının onarılması, "İnkılap" (devrim) ise eski yapının yıkılıp yerine yenisinin kurulması demektir.
Soru, İnkılapçılık ilkesinin ayırt edici farkını sormaktadır.
2
Atatürkçü İnkılapçılık anlayışının değerlendirilmesi
Atatürk'ün İnkılapçılık ilkesi, sadece bir kez yapılıp biten bir eylem değil, aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli çağdaşlaşmayı hedefleyen bütünsel bir dönüşüm sürecidir.
İnkılapçılığın temelinde "çağdaşlaşma" ve "dinamizm" yatar.
3
Seçeneklerin karşılaştırılması
Köklü ve bütünsel dönüşüm vurgusu, İnkılapçılık ilkesini yüzeysel ve parçalı olan ıslahatlardan ayıran temel özelliktir.
İnkılap, sistemin özüne dokunan temel bir değişimdir.

Anahtar Kavram

İnkılap ve Islahat Arasındaki Fark

İpuçları

1
"Islahat" ve "İnkılap" kelimelerinin köken anlamlarını düşünün.
2
Islahat mevcut binayı tamir etmek gibidir, İnkılap ise eski binayı yıkıp yerine modern bir bina yapmaktır.
3
İnkılapçılık ilkesi her zaman "köklü değişim" ve "sürekli çağdaşlaşma" anahtar kelimeleriyle ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'ndeki Tanzimat veya Islahat Fermanları ile Cumhuriyet dönemi inkılaplarını (örneğin Medeni Kanun) karşılaştırarak bu farkı somutlaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 523Soru

1313 Ekim 19231923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabul edilen bir kanunla Ankara, yeni Türk Devleti’nin başkenti ilan edilmiştir. Bu kararın alınmasında Ankara’nın aşağıdaki özelliklerinden hangisi temel gerekçe olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olması ve stratejik konumu

Cevap

Ankara'nın Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olması ve stratejik konumu
Ankara'nın başkent seçilmesindeki en temel neden, Milli Mücadele'nin merkezi olmasıdır. 2727 Aralık 19191919'da Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişiyle başlayan bu süreç, TBMM'nin burada açılmasıyla pekişmiştir. Ayrıca Ankara'nın Anadolu'nun merkezinde yer alması, güvenli bir konumda bulunması ve demiryolu ulaşımı gibi stratejik avantajları bu kararda doğrudan etkili olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ankara'nın Milli Mücadele'deki (Kurtuluş Savaşı) tarihsel rolünü değerlendir.
Ankara, 2727 Aralık 19191919'dan itibaren Temsil Heyeti'nin, 2323 Nisan 19201920'den itibaren de TBMM'nin merkezi olmuştur.
Başkent seçimi, Milli Mücadele'nin başarıya ulaştığı merkezle bağ kurmayı gerektirir.
2
Ankara'nın coğrafi ve stratejik avantajlarını analiz et.
Anadolu'nun merkezinde, Batı Cephesi'ne yakın ancak düşman işgalinden uzak ve güvenli bir noktada olduğu görülür.
Bir devlet merkezinin saldırılara karşı korunaklı ve ulaşım yolları üzerinde olması hayati önem taşır.
3
İstanbul'un durumunu ve yeni devletin sembolik ihtiyacını göz önüne al.
İstanbul'un işgal tecrübesi ve eski rejimin sembolü olması, yeni ve milli bir merkezin gerekliliğini doğrular.
Ankara'nın başkent oluşu, bağımsızlığın ve yeni Cumhuriyet rejiminin bir sembolüdür.

Anahtar Kavram

Ankara'nın Başkent Oluşu'nun Gerekçeleri

İpuçları

1
Milli Mücadele döneminde Temsil Heyeti ve TBMM'nin hangi şehirde toplandığını düşünün.
2
Şehrin haritadaki yerini ve diğer cephelere olan uzaklığını, ayrıca güvenlik durumunu göz önüne getirin.
3
İstanbul'un işgal altında kalmış olması ve denizden gelebilecek saldırılara açıklığına karşılık, bu şehrin korunaklı yapısını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Ankara'nın başkent oluşu ile Cumhuriyetin ilanı arasındaki tarihsel ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 524Soru

Atatürk milliyetçiliği; ırk, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin, kendini Türk hisseden herkesi Türk kabul eden birleştirici bir anlayıştır. Bu ilke, Türk toplumunun "ümmet" bilincinden "millet" olma yolunda ilerlemesini sağlamış; ortak dil, ortak tarih ve ortak ideal (ülkü) kavramlarını vatandaşlık bağıyla birleştirmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Atatürk milliyetçiliğinin bu kapsayıcı ve kültürel yapısı doğrultusunda, milli kimliği bilimsel bir temel üzerinde güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk tarihinin ve Türk dilinin zenginliğini araştırmak üzere özel kurumların açılması

Cevap

Türk tarihinin ve Türk dilinin zenginliğini araştırmak üzere özel kurumların açılması
Atatürk milliyetçiliği, Türk milletinin geçmişini (tarih) ve kendini ifade ettiği zenginliğini (dil) bilimsel yollarla kanıtlama ve gelecek nesillere aktarma amacını taşır. Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Türk Dil Kurumu'nun (TDK) açılması, bu ilkenin kültürel ve bilimsel temellerini oluşturan en somut adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirleyin.
"Kapsayıcı", "kültürel yapı", "bilimsel temel" ve "milli kimlik" kavramları vurgulanmıştır.
Sorunun hangi alanda (kültür/bilim) bir uygulama istediğini anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapları Atatürk ilkeleriyle eşleştirin.
TTK ve TDK (Milliyetçilik), Aşar Vergisi (Halkçılık), Seçme-Seçilme (Cumhuriyetçilik).
Yanlış ilkelerle yapılan eşleştirmeleri elemek için gereklidir.
3
Milliyetçiliğin 'kültürel' ve 'bilimsel' yönünü en iyi temsil eden seçeneği bulun.
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kurulması bu tanıma tam olarak uyar.
Milli bilincin tarih ve dil araştırmalarıyla güçlendirilmesi, Atatürk milliyetçiliğinin temel dayanaklarından biridir.

Anahtar Kavram

Atatürk milliyetçiliği, ırkçı olmayan, birleştirici ve kültürel değerlere (tarih, dil) dayanan bir anlayıştır.

İpuçları

1
Milliyetçilik ilkesinin kültürel boyutunu düşünün; dil ve tarih bu boyutun en önemli parçalarıdır.
2
Atatürk'ün 'Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır' sözü ile kurulan kurumlardan birini hatırlayın.
3
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, milli bilinci bilimsel temellerle güçlendirmek için kurulmuş kurumlardır.

Daha Fazla Pratik

Kabotaj Kanunu'nun milliyetçilik ilkesinin 'ekonomik bağımsızlık' yönüyle nasıl ilişkili olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 525Soru

Yeni Türk Devleti'nde toplumsal huzuru sağlamak, kanun önünde tam eşitliği gerçekleştirmek ve 'imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle' oluşturmak hedeflenmiştir. Bu doğrultuda yapılan bazı inkılaplar doğrudan toplumsal eşitliği sağlamaya yöneliktir.

Buna göre;
I. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle aile hukukunda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması
II. Aşar vergisinin kaldırılarak çiftçinin üzerindeki ağır vergi yükünün sona erdirilmesi
III. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda devlet eliyle fabrikaların kurulması
IV. Soyadı Kanunu ile toplumsal ayrıcalık belirten lakap ve unvanların yasaklanması

gelişmelerinden hangileri 'sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum' idealini gerçekleştirmeye yönelik Halkçılık uygulamaları arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Türk Medeni Kanunu, Aşar vergisinin kaldırılması ve Soyadı Kanunu gelişmelerini içeren seçenek doğrudur.
Doğru seçenek; kadın-erkek eşitliğini (Medeni Kanun), köylü üzerindeki mali yükün adil dağılımını (Aşar) ve toplumsal unvanların kaldırılmasını (Soyadı Kanunu) bir araya getirerek halkçılığın hem hukuki hem de sosyal eşitlik boyutunu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülleri temel ilkelerle eşleştirin.
I, II ve IV doğrudan toplumsal eşitlik ve adaletle (Halkçılık) ilgiliyken; III ekonomik planlama (Devletçilik) ile ilgilidir.
Halkçılık imtiyazların reddini ve eşitliği savunur.
2
'Sınıfsız ve imtiyazsız toplum' kavramını analiz edin.
Soyadı Kanunu lakapları kaldırarak (IV), Medeni Kanun hukuki ayrımcılığı bitirerek (I), Aşar ise köylüye adalet sağlayarak (II) bu ideale hizmet eder.
Bu düzenlemeler toplumdaki dikey ve yatay sınıflaşmaları engellemeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

Halkçılığın 'Eşitlik' ve 'İmtiyazsız Toplum' Boyutu

İpuçları

1
Halkçılık dendiğinde anahtar kelimeniz 'eşitlik' ve 'ayrıcalıkların kaldırılması' olmalıdır.
2
Ekonomik yatırımlar ve devlet fabrikaları genellikle farklı bir ilkeyle, imtiyazsız toplum hedefi ise Halkçılıkla ilgilidir.
3
Öncüllerden hangisi bir 'devlet yatırımı' ve 'ekonomik plan' niteliği taşır? Onu elerseniz doğru cevaba ulaşırsınız.

Daha Fazla Pratik

Halkçılık ilkesinin 'kadınlara siyasi haklar verilmesi' üzerinden Cumhuriyetçilik ile olan bağını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi kullanılarak; 'ekonomik kalkınma ve yatırım' odaklı olan III. öncül (Devletçilik) elendiğinde geriye kalan I, II ve IV doğrudan sosyal-hukuki eşitliği temsil eder.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 526Soru

Atatürkçü düşünce sistemi, kendi içinde tutarlı bir mantık örgüsüne sahip olup temel ilkeler ile bu ilkelerin felsefi ve uygulama alanlarını genişleten "bütünleyici ilkeler" arasında kopmaz bir bağ bulunur. Bu bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin durağanlaşmasını önleyerek inkılabın dinamizmini korumasını sağlar.

Buna göre, aşağıda verilen temel ilke ve bu ilkeyi doğrudan destekleyen bütünleyici ilke eşleştirmelerinden hangisinin Atatürkçülüğün genel dokusuyla uyumsuz olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletçilik - Yurtta Sulh, Cihanda Sulh

Cevap

Devletçilik ilkesi ile Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesinin eşleştirilmesi yanlıştır.
Devletçilik ilkesi, Türkiye'nin o günkü şartlarında özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devletin elini taşın altına koyarak ekonomik kalkınmayı sağlamasını hedefleyen bir yöntemdir. 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ise barışı ve insan sevgisini temel alan, Milliyetçiliğin insancıl yönünü ve Halkçılığın toplumsal huzur hedefini destekleyen bir bütünleyici ilkedir. Bu iki kavramın birbirini doğrudan tamamladığını söylemek mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Temel ilkelerin içeriklerini analiz et.
Devletçilik, özellikle ekonomi alanında devletin müdahalesini ve yatırımlarını ifade eden bir ilkedir.
Yanlış eşleşmeyi bulmak için her ilkenin kendi uygulama alanını bilmek gerekir.
2
Bütünleyici ilkelerin hangi temel ilkelere hizmet ettiğini belirle.
Milli Egemenlik Cumhuriyetçilikle, Akılcılık Laiklikle, Milli Bağımsızlık Milliyetçilikle, Çağdaşlaşma ise İnkılapçılıkla doğrudan ilişkilidir.
Bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin teorik çerçevesini somutlaştıran kavramlardır.
3
Uyumsuz olan eşleşmeyi tespit et.
Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesi Milliyetçilik ve Halkçılık ile ilişkilidir, Devletçilik ile doğrudan bir bağı yoktur.
Devletçilik ekonomik bir modeli temsil ederken, barış ilkesi toplumsal ve siyasi bir duruşu temsil eder.

Anahtar Kavram

Temel ve Bütünleyici İlkelerin Eşleştirilmesi

İpuçları

1
Temel ilkeler ve bütünleyici ilkeler arasındaki ilişki, ilkenin hangi ihtiyacı karşıladığıyla ilgilidir.
2
Devletçilik ilkesi daha çok ekonomik modelleme ve yatırımlarla ilgiliyken; 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' barışçı dış politikayı hedefler.
3
Seçeneklerdeki kavramların hangisinin 'ekonomi' ile hangisinin 'barış/hümanizm' ile ilgili olduğunu karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

Diğer bütünleyici ilkeler olan 'İnsan ve İnsanlık Sevgisi' ile 'Milli Birlik ve Beraberlik' ilkelerinin hangi temel ilkeleri desteklediğini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 527Soru

Yeni Türk Devleti'nde ekonomi politikaları belirlenirken "Siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılmadıkça tam bağımsızlık sağlanamaz." ilkesi temel rehber edinilmiştir.

Bu doğrultuda gerçekleştirilen;
I.I. Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesi,
II.II. Yabancıların elindeki demiryolu ve liman işletmelerinin satın alınması,
III.III. Reji İdaresi'nin (Fransız tütün tekeli) imtiyazlarına son verilmesi

gibi çalışmaların ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli ekonomi anlayışını pekiştirerek tam bağımsızlığı sağlamak

Cevap

Milli ekonomi anlayışını pekiştirerek tam bağımsızlığı sağlamak
Verilen maddelerin tamamı (Kabotaj, demiryollarının millileştirilmesi, Reji İdaresi'nin kaldırılması), Türkiye'nin kendi kaynakları ve stratejik alanları üzerindeki kontrolünü sağlamaya yöneliktir. Bu durum, yabancıların ekonomik imtiyazlarına son vererek 'Milli İktisat' anlayışını hayata geçirmeyi ve siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla desteklemeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen maddelerin kapsamını analiz etme
Kabotaj Kanunu denizlerde, demiryolu satın alımları ulaşımda ve Reji İdaresi'nin kaldırılması ticari alanda yabancı üstünlüğüne son vermiştir.
Her bir inkılabın hangi sektöre hitap ettiğini anlamak ortak paydayı bulmak için gereklidir.
2
Bu adımların politik arka planını değerlendirme
Tüm bu adımlar, Lozan Antlaşması ile kaldırılan kapitülasyonların fiiliyata dökülmesi ve ekonominin millileştirilmesi sürecidir.
Ekonomik bağımsızlık ile siyasi bağımsızlık arasındaki ilişkiyi kurmak çözümün anahtarıdır.
3
Ortak amacı sentezleme
Yabancı bağımlılığından kurtulmuş, kendi kaynaklarını ve işletmelerini kontrol eden bir 'Milli Ekonomi' inşası.
Soruda istenen ortak gaye budur.

Anahtar Kavram

Ekonomik Bağımsızlık ve Millileştirme

İpuçları

1
Bu düzenlemelerin kimlerin elinden hak alıp kimlere verdiğine odaklanın.
2
Yabancı imtiyazlarının kaldırılması hangi temel dış politika ve ekonomi ilkesiyle ilgilidir?
3
Lozan'da kaldırılan kapitülasyonların ekonomi üzerindeki somut etkilerini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İzmir İktisat Kongresi'nde alınan 'Misak-ı İktisadi' kararlarını inceleyerek bu uygulamaların hangi kararlarla örtüştüğünü analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 528Soru

Atatürk dönemi ekonomi politikaları kapsamında, sanayileşme hamlesinin enerji ve ham madde ihtiyacını karşılamak amacıyla yer altı kaynaklarının rasyonel bir şekilde işletilmesi hedeflenmiştir.

Bu hedef doğrultusunda, maden arama faaliyetlerini teknik düzeyde yürütmek için Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTAMTA) kurulurken; bu faaliyetleri finanse etmek ve enerji sektörünü desteklemek amacıyla 19351935 yılında açılan banka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etibank

Cevap

Madencilik ve enerji sektörünü finanse etmek amacıyla 19351935 yılında kurulan banka Etibank'tır.
Doğru seçenek olan kurum, 19351935 yılında maden kaynaklarının işletilmesini finanse etmek ve ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Etibank'tır. Bu kurum, aynı yıl kurulan MTAMTA ile eş güdümlü çalışarak yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel amacı analiz edin.
Amacın madencilik faaliyetlerini finanse etmek ve enerji sektörünü desteklemek olduğu belirlenmiştir.
Atatürk dönemi ekonomi politikalarında her sektör için özelleşmiş kurumlar kurulmuştur.
2
Kuruluş yılı ve ilgili kurum eşleşmesini yapın.
19351935 yılında kurulan kurumun Etibank olduğu tespit edilmiştir.
19351935 yılında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTAMTA) ile Etibank birbirini tamamlayan iki kurum olarak hayata geçirilmiştir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi'nde kurulan ihtisas bankaları ve görevleri

İpuçları

1
Bu banka, aynı yıl kurulan Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTAMTA) ile iş birliği içinde çalışmak üzere tasarlanmıştır.
2
İsmi, Anadolu'nun en eski uygarlıklarından biri olan ve madencilikle uğraştığına inanılan 'Etiler'den (Hititler) esinlenilerek verilmiştir.
3
Soruda geçen 'enerji ve yer altı kaynakları' vurgusu, doğrudan madencilik sektörünü işaret etmektedir; bu alanın finansörü olan bankayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer bankaların (Emlak ve Eytam Bankası, Sümerbank, Denizbank) kuruluş amaçlarını ve hangi ilke ile (Devletçilik/Halkçılık) doğrudan ilişkili olduklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 529Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde toplumsal alanda yapılan inkılapların temel amacı; imtiyazsız, sınıfsız ve çağdaş bir toplum yapısı oluşturmaktır. Bu süreçte yapılan düzenlemeler hem sosyal eşitliği sağlamayı hem de uluslararası sisteme entegre olmayı hedeflemiştir.

Buna göre, aşağıdaki öğrencilerden hangisinin yaptığı analiz, inkılapların 'yapıldığı alan' veya 'dayandığı temel ilke' bakımından hatalı bir bilgi içermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması, toplumda kadın-erkek eşitliğini sağladığı için bu alanda yapılan en kapsamlı toplumsal inkılaptır.

Cevap

Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasının toplumsal alanda yapılan bir inkılap olarak nitelendirilmesi hatalıdır; bu düzenleme siyasi alanda yapılan bir inkılaptır.
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması, Halkçılık ilkesiyle doğrudan ilişkili bir eşitlik adımıdır. Ancak bu düzenleme devlet yönetimi ve temsil ile ilgili olduğu için 'Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar' kategorisine girer. Toplumsal alanda yapılan inkılaplar ise daha çok gündelik yaşamı, sosyal hiyerarşiyi ve uluslararası standartları (kıyafet, ölçü, takvim, soyadı vb.) düzenleyen reformlardır.

Adım Adım Çözüm

1
İnkılapların alanlarına göre sınıflandırılması
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 19301930, 19331933 ve 19341934 yıllarında aşamalı olarak verilmiş olup 'Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar' başlığı altında incelenir.
Toplumsal alan; kılık-kıyafet, takvim, ölçü ve unvanlar gibi sosyal yaşantıyı düzenleyen konuları kapsarken; seçme ve seçilme hakkı doğrudan devlet yönetimine katılımı (siyaseti) ilgilendirir.
2
İnkılap-İlke ilişkisinin test edilmesi
Kadın hakları Halkçılık ile ilgilidir ancak 'toplumsal' kategorisinde değil, 'siyasi' kategorisinde yer alır.
KPSS sınav formatında inkılapların sadece hangi ilkeyle ilgili olduğu değil, hangi alanda (siyasi, hukuk, toplumsal, eğitim, ekonomi) yapıldığı da ayırt edici bir bilgidir.

Anahtar Kavram

İnkılapların Alanlara Göre Tasnifi (Siyasi vs. Toplumsal)

İpuçları

1
Bir inkılabın hangi 'ilke' ile ilgili olduğu kadar, hangi 'başlık' (alan) altında incelendiğine de dikkat etmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Kadın hakları konusundaki 'Medeni Kanun' (Hukuk/Toplumsal) ile 'Seçme ve Seçilme Hakkı' (Siyasi) arasındaki farkı pekiştiren soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 530Soru

Atatürk milliyetçiliği; ırk birliğini reddeden, vicdani ve kültürel bir aidiyeti esas alan "subjektif millet" tanımını benimsemiştir. Bu anlayışa göre "Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." ifadesiyle etnik köken gözetmeksizin siyasal bir bütünlük hedeflenmiştir. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kurulmasıyla da milletin tarihsel kökleri ve ortak dili üzerinden "ümmet" kimliğinden "millet" kimliğine geçiş kurumsallaştırılmıştır.

Bu bilgilerden hareketle, Atatürk milliyetçiliği ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli birliğin korunması adına, devlet sınırları dışında yaşayan tüm Türk kökenli topluluklarla tek bir bayrak altında siyasal birleşmeyi amaçlamıştır.

Cevap

Atatürk milliyetçiliği, devlet sınırları dışında yaşayan Türk topluluklarıyla siyasal bir birleşme (Turancılık) hedeflemez; bunun yerine Misak-ı Milli sınırları içinde tam bağımsızlığı ve kültürel birliği esas alır.
Milli birliğin korunması adına devlet sınırları dışında yaşayan Türk topluluklarıyla siyasal bir birleşme (Turancılık) hedeflemek, Atatürk'ün gerçekçi ve Misak-ı Milli odaklı milliyetçilik anlayışıyla bağdaşmaz. Atatürk, dış Türklerle olan bağların siyasi değil, kültürel düzeyde kalması gerektiğini savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'subjektif millet' ve 'Türkiye halkı' vurgularını analiz et.
Bu kavramların ırkçı olmayan, birleştirici bir vatandaşlık tanımına işaret ettiği görülür.
Atatürk milliyetçiliğinin kapsayıcı doğasını anlamak için temel tanımdan başlamak gerekir.
2
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun işlevlerini değerlendir.
Milli kimliğin din (ümmet) yerine dil ve tarih (millet) üzerine inşa edildiği sonucuna varılır.
İnkılapların milliyetçilik ilkesiyle nasıl somutlaştırıldığını görmek için bu kurumların rollerini analiz etmek şarttır.
3
Seçeneklerdeki 'siyasal birleşme' (Turancılık) ifadesini Atatürk'ün dış politika ilkeleriyle karşılaştır.
Atatürk'ün Nutuk'ta da belirttiği üzere, Pan-Türkizm'in hayalci bulunduğu ve devletin gücünü Misak-ı Milli sınırları içinde tutmayı hedeflediği görülür.
Atatürk milliyetçiliğinin en keskin ayrımı, yayılmacı politikalara karşı duruşu ve gerçekçiliğidir.

Anahtar Kavram

Atatürk Milliyetçiliği'nin Subjektif ve Anti-İrredantist (Yayılmacılık Karşıtı) Niteliği

İpuçları

1
Atatürk milliyetçiliğinin 'yayılmacı' mı yoksa 'sınırları belirli/gerçekçi' mi olduğunu düşünün.
2
Misak-ı Milli sınırlarının bu ilke doğrultusundaki önemini ve Atatürk'ün Pan-Türkizm'e bakışını hatırlayın.
3
Atatürk milliyetçiliği kültürel birliği savunur ancak başka devletlerin egemenlik alanındaki topraklarla siyasi birleşme hedefi (Turancılık) gütmez.

Daha Fazla Pratik

Atatürk'ün milliyetçilik anlayışının bir sonucu olan 'Kabotaj Kanunu' ve 'Kapitülasyonların Kaldırılması' gibi ekonomik bağımsızlık adımlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 531Soru

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde medreseler, modern okullar, azınlık ve yabancı okulların bir arada bulunması; farklı dünya görüşlerine, değer yargılarına ve yaşam tarzlarına sahip bireylerin yetişmesine yol açmıştır. Bu durum toplumda bir "kültür çatışması" ve "eğitimde çok başlılık" sorununu beraberinde getirmiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde bu tabloyu değiştirerek eğitimde milli birliği ve laikleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleştirilen temel inkılap aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi

Cevap

Eğitimde birliği ve laikleşmeyi sağlayarak kültür çatışmalarını sona erdiren düzenleme Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesidir.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarındaki tüm eğitim kurumlarını Maarif Vekaleti'ne bağlayarak eğitimde birliği (tevhid) ve laikleşmeyi sağlamış, böylece medrese-mektep çatışması gibi kültürel ikilikleri kökten çözmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Sorun tespiti yapılması
Osmanlı'daki eğitim sisteminin medreseler ve modern okullar arasındaki ayrışma nedeniyle toplumsal bir çatışma ve ikilik yarattığı belirlenir.
Çözümün hangi yapısal soruna odaklandığını anlamak için tarihsel bağlam gereklidir.
2
İlgili inkılabın belirlenmesi
33 Mart 19241924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) hatırlanır.
Bu yasa ile Türkiye'deki bütün eğitim ve bilim kurumları Maarif Vekaleti'ne bağlanarak sistem tekleştirilmiştir.
3
Seçeneklerin elenmesi
Tanzimat Dönemi ıslahatları (Maarif-i Umumiye Nezareti, Darülmuallimin) ve daha sonraki teknik düzenlemeler (Maarif Teşkilatı Kanunu) elenerek temel kurucu yasa seçilir.
Doğru yanıtın en kapsamlı ve birleştirici adım olması gerekir.

Anahtar Kavram

Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği)

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'kültür çatışması' ve 'iki başlılık', eğitimin tek bir merkezden yönetilmemesiyle ilgilidir.
2
33 Mart 19241924 tarihinde Halifeliğin kaldırılması ile aynı gün kabul edilen yasayı hatırlayın.
3
Kelime anlamı 'Eğitimin Birleştirilmesi' olan kanun hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun ardından medreselerin kapatılması ve Maarif Teşkilatı Kanunu arasındaki kronolojik ve mantıksal ilişkiyi inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer kanunun ismini tam hatırlayamıyorsanız, 'ikilikleri kaldıran' ve 'laikleşmeyi başlatan' ilk büyük eğitim adımının Halifelik ile aynı gün atıldığını kodlayarak soruyu çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 532Soru

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde temel ilkeler hedefleri ve devletin temel niteliklerini belirlerken, bütünleyici ilkeler bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan fikri yöntemi ve dinamizmi sağlar. Türk İnkılabı'nın en önemli özelliklerinden biri olan "kendini yenileme" ve "çağın gerisinde kalmama" prensibi, bu ilkelerin birbirini beslemesiyle mümkündür.

Buna göre; İnkılapçılık ilkesinin durağan bir yapıya dönüşmesini (dogmalaşmasını) engelleyerek ona süreklilik ve evrensel bir nitelik kazandıran bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akılcılık ve Bilimsellik

Cevap

İnkılapçılık ilkesinin dinamik kalmasını sağlayan bütünleyici ilke Akılcılık ve Bilimsellik'tir.
İnkılapçılık ilkesi, doğası gereği durağanlığa karşıdır. Bir düşünce sisteminin zamanla 'eskimesini' veya 'dogma' haline gelmesini engelleyen yegane unsur, o sistemin akıl ve bilimin rehberliğinde sürekli güncellenmesidir. Bu nedenle Akılcılık ve Bilimsellik, İnkılapçılığın en temel tamamlayıcısı ve yöntem belirleyicisidir.

Adım Adım Çözüm

1
İnkılapçılık ilkesinin doğası analiz edilir.
İnkılapçılığın sadece eskiyi yıkmak değil, sürekli çağdaşlaşmak ve kendini yenilemek olduğu saptanır.
Atatürkçü düşüncenin donmuş bir ideoloji olmamasının temelinde bu dinamizm yatar.
2
Yenilenmenin ve değişimin ölçütü araştırılır.
Değişimin keyfi değil, kanıtlara ve mantığa dayalı olması gerektiği anlaşılır.
Toplumsal ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için bilimsel bir rehbere ihtiyaç vardır.
3
Bütünleyici ilkelerle ilişkilendirme yapılır.
Akılcılık ve Bilimsellik ilkesinin, düşüncelerin dogma haline gelmesini engelleyen temel panzehir olduğu sonucuna varılır.
Deney, gözlem ve akıl süzgecinden geçmeyen hiçbir fikir İnkılapçılık kapsamında sürekli kalamaz.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ve Akılcılık İlişkisi

İpuçları

1
İnkılapçılık, durağanlığı reddeden 'dinamik' bir ilkedir. Bu dinamizmin yakıtı nedir?
2
Bir fikrin 'dogma' (asla değişmez inanç) olmaması için hangi kriterlere göre sürekli test edilmesi gerekir?
3
Atatürk'ün 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözü, hangi iki ilke arasındaki köprüyü kurmaktadır?

Daha Fazla Pratik

Diğer bütünleyici ilkelerin (Milli Egemenlik, Milli Bağımsızlık vb.) hangi temel ilkelerin 'uygulama yöntemi' olduğunu gösteren bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 533Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Avrupa devletleri ile yapılan ticari sözleşmelerde ve resmi yazışmalarda tarih ve saat farklılıklarından kaynaklanan ciddi karışıklıklar yaşanmaktaydı. Bu durum, dış ticarette ve diplomatik ilişkilerde aksamalara neden oluyordu.

Bu karışıklıkları önlemek ve uluslararası ilişkilerde uyum sağlamak amacıyla 1925 yılında gerçekleştirilen toplumsal inkılap aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takvim ve saat sisteminde uluslararası standartların kabul edilmesi

Cevap

Uluslararası takvim ve saat sisteminin kabul edilmesi, Batılı devletlerle olan ilişkilerde zaman birliğini sağlayarak ticari ve resmi işlemlerdeki karışıklıkları ortadan kaldırmıştır.
Osmanlı Devleti'nde kullanılan Hicri ve Rumi takvimler ile Ezani saat sistemi, Avrupa'nın kullandığı Miladi takvim ve uluslararası saat sisteminden farklıydı. Bu durum özellikle dış ticaret, bankacılık ve diplomatik ilişkilerde büyük karışıklıklara yol açıyordu. 1925 yılında yapılan düzenleme ile bu farklılıklar giderilerek modern dünya ile tam uyum sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen sorunu tanımla.
Avrupa ile yapılan ticaret ve diplomasideki tarih/saat farklılığı nedeniyle yaşanan karışıklıklar.
Sorunun çözümünün hangi alandaki inkılapla ilgili olduğunu bulmak gerekir.
2
1925 yılında yapılan toplumsal düzenlemeleri hatırla.
26 Aralık 1925'te Miladi takvim ve uluslararası saat sistemi kabul edilmiştir.
Bu tarih ve içerik, soruda anlatılan uluslararası uyum ihtiyacıyla tam olarak örtüşmektedir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru hedefi belirle.
Takvim ve saat sisteminin değiştirilmesi doğru cevaptır.
Diğer seçenekler eğitim, hukuk veya ekonomi alanındaki önemli inkılaplar olsa da zaman birliğiyle ilgili değildir.

Anahtar Kavram

Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik (Uluslararası Uyum)

İpuçları

1
Soruda bahsedilen problem, 'zaman' ve 'tarih' algısındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır.
2
Batılı devletlerle ticari ilişkileri kolaylaştırmak için kullanılan ölçü birimleri, takvim ve saatlerde değişikliğe gidilmiştir.
3
Hicri ve Rumi takvimlerin yerine Miladi takvimin getirilmesi bu düzenlemenin bir parçasıdır.

Daha Fazla Pratik

1931 yılında yapılan ölçü ve tartı birimlerindeki (arşın, endaze yerine metre; okka yerine kilo) değişikliğin nedenlerini de bu konuyla paralel olarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 534Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nde 192319291923-1929 yılları arasında özel teşebbüse dayalı liberal bir ekonomi modeli benimsenmeye çalışılmış; ancak 19301930’lu yılların başından itibaren devletin ekonomide aktif rol aldığı 'Devletçilik' politikasına geçilmiştir. Bu politika değişikliğinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lozan Barış Antlaşması uyarınca gümrük vergilerini artırma yetkisinin 19351935 yılına kadar kısıtlanmış olması

Cevap

Lozan Barış Antlaşması'na göre gümrük vergilerinin artırılamayacağına dair kısıtlama 1935'te değil, 1929 yılında sona ermiştir.
Doğru cevap olan 'Lozan Barış Antlaşması uyarınca gümrük vergilerini artırma yetkisinin 1935 yılına kadar kısıtlanmış olması' seçeneği yanlıştır çünkü Lozan Ticaret Sözleşmesi gereği Türkiye, gümrük tarifelerini 1916 yılı seviyesinde tutmayı sadece 5 yıl için (1929'a kadar) kabul etmiştir. 1929'da bu sürenin dolmasıyla birlikte 'Gümrük Tarife Kanunu' çıkarılmış ve korumacı politikalarla birlikte Devletçilik uygulamalarına zemin hazırlanmıştır. Yani 1935 tarihi bu bağlamda kronolojik olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin ekonomik şartlarını analiz etmek
1923-1929 arası özel sektör odaklı (liberal) bir dönemdir.
Yeni devletin ilk hedefi, milli bir burjuvazi oluşturmak ve özel teşebbüsü desteklemekti.
2
Devletçiliğe geçişin nedenlerini değerlendirmek
Sermaye yetersizliği, 1929 krizinin etkileri ve Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısızlığı Devletçiliği zorunlu kılmıştır.
Dışsal ve içsel faktörlerin birleşmesi, devletin bizzat fabrikalar kurmasını ve ekonomiyi yönetmesini gerektirmiştir.
3
Lozan Antlaşması'nın ekonomi üzerindeki zaman sınırlamalarını kontrol etmek
Gümrük vergilerinin 1916 yılı seviyesinde tutulması zorunluluğu 1929'da bitmiştir.
Gümrük bağımsızlığının 1929'da kazanılması, 1930'lu yıllardaki korumacı ve devletçi politikalara geçişi engelleyen değil, aksine mümkün kılan bir gelişmedir.

Anahtar Kavram

Devletçilik İlkesine Geçişin Nedenleri

İpuçları

1
Devletçiliğe geçişte 1929 krizinin ve sermaye yetersizliğinin etkilerini düşünün.
2
Lozan Antlaşması'nda ekonomiyle ilgili kısıtlamaların ne zaman sona erdiğini hatırlayın.
3
Gümrük bağımsızlığının kazanıldığı ve Gümrük Tarife Kanunu'nun çıkarıldığı yıl olan 1929, Devletçiliğin başlangıcı için kritik bir tarihtir.

Daha Fazla Pratik

İzmir İktisat Kongresi ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı arasındaki temel farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 535Soru

Atatürk Dönemi'nde toplumsal yapıyı çağdaşlaştırmak ve imtiyazsız bir toplum düzeni kurmak amacıyla birçok düzenleme yapılmıştır. Bu doğrultuda 33 Aralık 19341934 tarihinde kabul edilen "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" ile din görevlilerinin ibadethaneler ve ayinler dışında dini kıyafetlerle dolaşmaları yasaklanmıştır. Ancak bu kanunda; Diyanet İşleri Başkanı, Rum ve Ermeni patrikleri ile Musevi hahambaşına, makamlarını temsil ettikleri sürece bu yasaktan istisna tanınmıştır.

Bu kanunla getirilen "istisna" durumu ve genel yasaklama birlikte değerlendirildiğinde, yapılan bu inkılabın temel toplumsal hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal alanda dini sembollerin kişilere sağladığı ruhani imtiyazı ve zümreleşmeyi ortadan kaldırarak halkçılık ilkesini pekiştirmek

Cevap

Toplumsal alanda dini sembollerin kişilere sağladığı ruhani imtiyazı ve zümreleşmeyi ortadan kaldırarak halkçılık ilkesini pekiştirmek
Doğru seçenek, kanunun bireyler arasındaki dini temelli hiyerarşiyi kaldırma amacını açıklar. Din adamlarının dini giysilerle sokakta dolaşması, Osmanlı'dan kalan ve halk arasında onlara manevi bir üstünlük sağlayan 'ruhban sınıfı' algısını pekiştiriyordu. Kanun, bu görüntüyü yasaklayarak herkesin kamusal alanda eşit vatandaşlar olarak görünmesini sağlamış; sadece en üst düzey resmi temsilcilere bu hakkı vererek devletin bu inançlara verdiği resmi önemi sembolize etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1934 tarihli kanunun içeriğini analiz etmek
Dini kıyafetlerin kamusal alanda (mabet dışı) giyilmesinin genel olarak yasaklandığı belirlenir.
Toplumsal modernleşmenin hangi çerçevede yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
İstisna tutulan makamları değerlendirmek
Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Hahambaşı'nın muaf tutulduğu görülür.
Bu makamların 'şahsi imtiyaz' değil, 'resmi temsil' makamı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Atatürk ilkeleriyle bağ kurmak
Din temelli sınıf ayrımının (ruhbanlık) reddedilmesi, 'ayrıcalıksız toplum' hedefi olan Halkçılık ile doğrudan ilişkilidir.
İnkılabın temel felsefesini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Halkçılık ilkesi gereği toplumsal eşitliğin sağlanması ve din temelli sınıf/imtiyaz ayrımının (ruhbanlık) kaldırılması.

İpuçları

1
Bu kanun sadece Müslümanları değil, Türkiye'deki tüm inanç gruplarının temsilcilerini aynı kurala tabi tutmuştur.
2
İstisna tutulan kişilerin ortak özelliği, kendi dinlerinin 'en üst' ve 'tek' resmi temsilcisi olmalarıdır.
3
Bir toplumda kıyafetin birine ruhani bir otorite veya ayrıcalık kazandırması, Atatürk'ün 'sınıfsız ve imtiyazsız toplum' hedefiyle nasıl bir ilişki içindedir?

Daha Fazla Pratik

Bu kanunla eş zamanlı olarak kabul edilen ve 'Ağa, Hacı, Hafız, Molla' gibi unvanları yasaklayan düzenlemeyi inceleyerek Halkçılık ilkesini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 536Soru

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde gerçekleştirilen 'Islahat' hareketleri ile Cumhuriyet dönemindeki 'İnkılap' hareketleri arasındaki temel fark, yöntemsel bir kopuşu ifade eder. Islahatçı yaklaşım, mevcut düzenin aksayan yönlerini onararak sistemi yaşatmayı amaçlarken; İnkılapçı yaklaşım, işlevini yitirmiş kurumları bütünüyle tasfiye ederek yerine çağdaş ihtiyaçlara cevap veren yeni yapılar inşa eder. İnkılapçılık ilkesinin bu 'topyekûn değişim' ve 'sürekli dinamizm' karakteri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkenin Atatürkçü Düşünce Sistemi içindeki yapısal fonksiyonunu en doğru şekilde tanımlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diğer ilkelerin dogmatik birer kalıba dönüşmesini engelleyerek sistemin hayatiyetini sürdürmesini sağlaması

Cevap

İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin durağanlaşmasını ve dogmalaşmasını önleyen, diğer ilkelerin de çağın ihtiyaçlarına göre yorumlanmasını sağlayan dinamik bir mekanizmadır.
İnkılapçılık, Atatürkçü Düşünce Sistemi'ne (ADS) canlılık katan motor güçtür. Diğer ilkeler (Cumhuriyetçilik, Laiklik vb.) zamanla donmuş kurallara dönüşme riski taşırken, İnkılapçılık bu ilkelerin her dönemde bilimin ve aklın ışığında yeniden yorumlanmasını sağlayarak sistemin dogmalaşmasını önler. Bu, sistemin hayatiyetini (canlılığını) koruyan temel yapısal fonksiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Islahat ve İnkılap kavramlarını karşılaştırınız.
Islahatın 'onarma/iyileştirme', İnkılap'ın ise 'kökten değiştirme/yeniden inşa etme' olduğu saptanır.
İnkılapçılığın radikal ve bütüncül doğasını anlamak için gereklidir.
2
İnkılapçılık ilkesinin 'dinamizm' özelliğini analiz ediniz.
Bu ilkenin sadece geçmişte yapılan işleri değil, gelecekteki sürekli değişimi de kapsadığı fark edilir.
İlkenin statik bir 'yapılan işler listesi' değil, bir 'yöntem' olduğu anlaşılır.
3
Bu dinamizmin sistemin bütünü üzerindeki etkisini değerlendiriniz.
Sürekli yenilenen bir yapının dogmalaşamayacağı ve çağın gerisinde kalamayacağı sonucuna varılır.
Soruda istenen 'yapısal fonksiyon' bu adımda netleşir.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık'ın dinamik ve metodolojik karakteri

İpuçları

1
İnkılapçılık'ın sadece 'yapılan yenilikler' değil, bir 'değişim yöntemi' olduğunu düşünün.
2
Bu ilkenin diğer ilkelerin (örneğin Halkçılık veya Laiklik) zamanın gerisinde kalmasını nasıl engellediğine odaklanın.
3
Dogmalaşma (donmuş kurallar bütünü olma) riskine karşı sistemin kendini nasıl yenilediğini sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

İnkılapçılık ilkesinin 'Durağanlığa karşı olma' ve 'Çağdaşlaşma' anahtar kelimeleriyle diğer ilkelerle olan ilişkisini inceleyen bir tablo oluşturabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 537Soru

19251925 yılında kabul edilen 677677 sayılı Kanun ile tekke, zaviye ve türbeler kapatılırken aynı zamanda; şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik ve seyitlik gibi birtakım unvanların kullanılması da yasaklanmıştır. Bu düzenlemedeki unvan yasağı, öncelikle aşağıdaki amaçlardan hangisini gerçekleştirmeye yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal alandaki ayrıcalıkları kaldırarak eşitliği pekiştirmek

Cevap

Toplumsal alandaki ayrıcalıkları kaldırarak eşitliği pekiştirmek
Doğru seçenek olan 'toplumsal alandaki ayrıcalıkları kaldırarak eşitliği pekiştirmek' ifadesi, 677677 sayılı kanundaki unvan yasağının temel gerekçesidir. Şeyhlik, dervişlik veya müritlik gibi sıfatlar, bu sıfatlara sahip kişilere toplum içinde manevi ve sosyal bir hiyerarşi sağlıyordu. Bu durum, Cumhuriyetin hedeflediği 'ayrıcalıksız, sınıfsız ve kaynaşmış bir toplum' (Halkçılık) idealine aykırıydı. Dolayısıyla bu unvanların resmi olarak yasaklanması, her bireyin sadece 'vatandaş' kimliğiyle eşitlenmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanunun içeriğini analiz etme
677677 sayılı kanunun sadece mekanları (tekke-zaviye) değil, aynı zamanda kişilere verilen 'şeyh, derviş, mürit' gibi sıfatları da kapsadığı belirlenir.
Sorunun kökünde vurgulanan 'unvan yasağı' kısmına odaklanmak gerekir.
2
Unvanların toplumsal etkisini değerlendirme
Bu tür unvanların Osmanlı toplum yapısında kişilere manevi bir üstünlük ve dolayısıyla toplumsal bir imtiyaz (ayrıcalık) sağladığı tespit edilir.
Toplumda eşitlik idealini bozan unsurların tespiti için bu değerlendirme gereklidir.
3
İlgili Atatürk ilkesiyle eşleştirme
Ayrıcalıkların kaldırılması ve kanun önünde eşitliğin sağlanması 'Halkçılık' ilkesinin temel gereğidir.
Toplumsal reformların temel amacı imtiyazsız ve sınıfsız bir toplum oluşturmaktır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Eşitlik ve Halkçılık (İmtiyazların Kaldırılması)

İpuçları

1
Soruda bahsedilen sıfatların (şeyh, derviş vb.) toplum içinde birilerine 'üstünlük' sağlayıp sağlamadığını düşünün.
2
Bu düzenleme, Soyadı Kanunu ile birlikte toplumsal imtiyazları sona erdiren iki temel adımdan biridir.
3
Ayrıcalıkların kaldırılması ve 'herkesin eşit vatandaş olması' hangi Atatürk ilkesinin temelidir?

Daha Fazla Pratik

Aynı kanunun 'Laiklik' ilkesiyle olan ilişkisini, dini duyguların istismarının önlenmesi üzerinden araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 538Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dini esaslara göre değil; akıl, bilim ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılması hedeflenmiştir. Bu anlayış, aynı zamanda her bireyin inanç ve ibadet hürriyetinin devlet tarafından güvence altına alınmasını sağlamıştır. Bu bilgiler doğrultusunda, devletin çağdaşlaşma sürecinde temel rehber olarak akıl ve bilimi seçmesi aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laiklik

Cevap

Laiklik ilkesi, devlet yönetiminin ve hukuk sisteminin dini kurallara değil, akıl ve bilim esaslarına dayandırılmasını öngörür.
Doğru cevap olan laiklik ilkesi, devletin her türlü işleyişinde metafizik referanslar yerine somut akıl ve bilimsel gerçekleri esas almasıdır. Metinde geçen 'akıl ve bilim' vurgusu bu ilkenin en belirgin tanımlayıcı özelliklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları belirle.
"Akıl ve bilim", "dini esaslar yerine yapılandırma" ve "inanç hürriyeti" kavramları öne çıkmaktadır.
Atatürk ilkelerini ayırt etmek için metindeki vurgu noktalarını bulmak gerekir.
2
Kavramları ilkelerle eşleştir.
Akıl ve bilimin rehberliği doğrudan laiklik ilkesinin tanımıdır.
Laiklik, sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda hayatın her alanında rasyonalizmin benimsenmesidir.

Anahtar Kavram

Laikliğin akılcı ve bilimsel niteliği

İpuçları

1
Metindeki 'akıl ve bilim' ifadesine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Laikleşme yolunda atılan adımlardan biri olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun eğitimdeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 539Soru

Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında, eğitimde Medreselerin yanında modern okulların (Mektepler), hukukta Şer'iyye mahkemelerinin yanında Nizamiye mahkemelerinin açılması toplumsal ve kurumsal bir 'ikilik' (düalizm) ortaya çıkarmıştır. Bu durum, toplumun farklı dünya görüşlerine sahip bireylerden oluşmasına ve hukuki birliğin bozulmasına yol açmıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde bu ikili yapıya son verilerek tüm kurumların akılcı ve çağdaş bir temelde birleştirilmesi, öncelikle aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laiklik

Cevap

Laiklik ilkesi, toplumdaki dini ve dünyevi kurumlar arasındaki ikiliği sona erdirerek akıl ve bilimi temel alan çağdaş bir yapı oluşturulmasını sağlar.
Doğru seçenek olan ilke, devletin kurumlarını dinsel dogmalar yerine akıl, bilim ve çağdaşlık kriterlerine göre yapılandırmayı esas alır. Osmanlı'nın son dönemindeki medrese-mektep veya şer'i-nizami mahkeme ayrımı, teokratik bir yapı ile modern bir yapının çatışmasıdır. Cumhuriyet Dönemi'nde bu ikiliğin kaldırılması (örneğin Tevhid-i Tedrisat ile medreselerin kapatılması), toplumsal hayatın her alanını laik bir temele oturtma amacına hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı Devleti'ndeki 'ikili yapı' (düalizm) kavramını analiz etme
Eğitimde Medrese-Mektep, hukukta Şer'iyye-Nizamiye ayrımının dinsel ve modern otoritelerin çatışmasından kaynaklandığı tespit edilir.
Sorunun kökenindeki çatışmanın niteliğini belirlemek için gereklidir.
2
Cumhuriyet Dönemi'ndeki çözüm yöntemini değerlendirme
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve Şer'iyye Mahkemelerinin kaldırılması gibi hamlelerle sistemin akılcı ve seküler (dünyevi) bir yapıya kavuşturulduğu görülür.
Yapılan inkılapların hangi felsefeye dayandığını anlamak için gereklidir.
3
Eylemi Atatürk ilkeleri ile eşleştirme
Din ve devlet işlerinin ayrılması, devletin rasyonel temellere oturması 'Laiklik' ilkesi ile doğrudan örtüşür.
En doğru ve öncelikli ilkeyi seçmek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Kurumsal İkiliklerin (Düalizm) Giderilmesi ve Rasyonalizasyon

İpuçları

1
Soruda geçen 'ikilik' kavramı, dinsel kurumlar ile modern kurumların aynı anda var olmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun hem Milliyetçilik hem de Laiklik ile ilişkisini karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 540Soru

Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi; milleti tanımlarken ırk ve din birliğini değil; dil, kültür ve ülkü birliğini esas almıştır. Bu doğrultuda hazırlanan 19241924 Anayasası'nda yer alan "Türkiye'de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese Türk denir." ifadesi, bu anlayışın hukuki ve toplumsal temelini oluşturur.

Bu bilgilere dayanarak Atatürk milliyetçiliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi sınırları, etnik köken veya ırksal sınırlara göre genişletmeyi hedefleyen yayılmacı bir yaklaşımdır.

Cevap

Atatürk milliyetçiliği yayılmacı veya ırkçı (Turancı) bir karakter taşımaz; aksine barışçıdır ve kendi milli sınırlarını korumayı esas alır.
Doğru cevap olan ifade, Atatürk milliyetçiliğinin en temel özelliklerinden biri olan barışçılık ve antiemperyalizm ilkeleriyle çelişmektedir. Atatürk milliyetçiliği 'Misak-ı Milli' ile çizilen sınırları yeterli görür ve başka milletlerin haklarına saygı duyar; bu nedenle yayılmacı veya ırk temelli (objektif/Turancı) bir genişleme hedefi taşımaz.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımı analiz etme
Atatürk milliyetçiliğinin ırk ve din birliğini reddettiği, bunun yerine dil, kültür ve ülkü birliğini (subjektif milliyetçilik) getirdiği görülür.
Soruda verilen 19241924 Anayasası hükmü, anayasal vatandaşlığı ve kapsayıcılığı vurgulamaktadır.
2
Seçenekleri değerlendirme
Dini aidiyet yerine milli kimliğin gelmesi (ümmetten millete geçiş) ve bilimsel kurumların (TTK, TDK) açılması bu ilkenin doğal sonuçlarıdır.
Milli bilincin uyanması için kültürel ve tarihsel çalışmalar gereklidir.
3
Yanlış yargıyı tespit etme
Yayılmacılık ve ırksal genişleme (Turancılık) gibi kavramlar Atatürk'ün barışçı ve vatansever milliyetçilik anlayışıyla taban tabana zıttır.
Atatürk, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesiyle barışçı bir milli politika izlemiştir.

Anahtar Kavram

Subjektif (Kapsayıcı) Milliyetçilik

İpuçları

1
Atatürk milliyetçiliği kapsayıcıdır; bireyin kökenine değil, kendisini nereye ait hissettiğine bakar.
2
Bu ilke ırkçılığı ve dini temelli ayrımcılığı reddettiği gibi, dış politikada da yayılmacılığı değil barışı savunur.
3
Seçeneklerde 'Turancılık', 'ırksal genişleme' veya 'yayılmacılık' gibi Atatürk'ün kabul etmediği kavramları arayın.

Daha Fazla Pratik

Atatürk milliyetçiliğinin 'Halkçılık' ve 'Laiklik' ilkeleriyle olan doğrudan bağını ve Kabotaj Kanunu gibi ekonomik bağımsızlık adımlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 27 / 35Sonraki
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 27 | Examkin