Atatürk İlke ve İnkılapları

688 soru

Soru 581Soru

Türkiye’de laikleşme süreci, devletin egemenlik kaynağını dinsel referanslardan arındırarak rasyonel ve milli bir zemine oturtma mücadelesidir. 33 Mart 19241924 tarihinde kabul edilen; Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvedilmesi ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun yürürlüğe girmesi gibi düzenlemeler, bu sürecin en somut adımlarıdır.

Bu inkılap hareketlerinin bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmesi durumunda, laiklik ilkesinin devletin yönetim felsefesi üzerindeki en belirleyici etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi meşruiyetin ve kamusal düzenin kaynağını dinsel otoriteden ayırarak tamamen halk iradesine ve akli normlara dayandırması

Cevap

Siyasi meşruiyetin ve kamusal düzenin kaynağını dinsel otoriteden ayırarak tamamen halk iradesine ve akli normlara dayandırması
Doğru yanıt olan seçenek, laikliğin en temel fonksiyonunu ve Türk İnkılabı'ndaki özgül ağırlığını ifade etmektedir. Türkiye'de laikleşme, devletin varlık sebebini ve meşruiyetini dinsel bir otoriteden değil, halkın iradesinden (TBMM) alması sürecidir. Bu sayede devlet, kamusal alanı düzenlerken dinsel dogmalar yerine akıl ve bilimin verilerini esas alarak rasyonel bir yönetim modeli oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
33 Mart 19241924 yasalarının kapsamını ve niteliğini belirle.
Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvı ve Tevhid-i Tedrisat’ın bir bütün olduğu anlaşılır.
Bu yasalar devletin hem siyasi hem idari hem de kültürel olarak laikleşmesini sağlayan yapısal bir dönüşüm paketidir.
2
Bu yasaların egemenlik anlayışı üzerindeki etkisini analiz et.
Halifeliğin kaldırılmasıyla egemenliğin teokratik (ilahi) niteliği hukuken sona ermiş, milli egemenlik alternatifi olmayan tek güç haline gelmiştir.
Laiklik, egemenliğin kaynağını semavi referanslardan alıp doğrudan halk iradesine teslim etme sürecidir.
3
İdari rasyonalizasyon boyutunu değerlendir.
Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurularak idari dualizme son verilmiştir.
Devlet işlerinin yürütülmesinde dini referanslar yerine akıl, bilim ve modern hukuk esaslarının hakim kılınması rasyonalizasyonun gereğidir.

Anahtar Kavram

Laikliğin Egemenlik ve Rasyonalizm ile İlişkisi

İpuçları

1
Laikliğin sadece 'din ve devlet işlerinin ayrılması' olmadığını, aynı zamanda egemenliğin kaynağının değişimiyle ilgili olduğunu düşünün.
2
33 Mart 19241924 yasalarının ortak sonucunun devletin meşruiyet zeminini ilahi olandan insani/milli olana nasıl kaydırdığına odaklanın.
3
Seçeneklerde 'meşruiyet kaynağı', 'halk iradesi' ve 'akli norm' kavramlarını içeren bütüncül tanımı arayın.

Daha Fazla Pratik

Laiklik ilkesinin anayasaya giriş aşamalarını (19281928 laikleşme adımları ve 19371937 anayasaya giriş süreci) inceleyerek kronolojik gelişimi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu 'Laiklik = Milli Egemenlik + Rasyonalizm' formülüyle çözebilirsiniz. Eğer bir seçenek devletin karar alma ve yetki kullanma sürecinde dinsel referans yerine halkı ve aklı koyuyorsa o en kapsamlı kazanımdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 582Soru

19241924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Türkiye'deki tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmış; eğitim, ayrıcalıklı bir kesimin tekelinden çıkarılarak tüm vatandaşlar için ulaşılabilir bir kamu hizmeti haline getirilmiştir. Bu kanunla hedeflenen 'eğitimde fırsat eşitliği' ve 'eğitimin her vatandaş için bir hak olması' anlayışı, doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkçılık

Cevap

Toplumda fırsat eşitliğini, adaleti ve kamu hizmetlerinden eşit yararlanmayı esas alan Halkçılık seçeneğidir.
Halkçılık ilkesi, toplumun tamamının refahını gözetmeyi ve vatandaşlar arasında sınıf veya imtiyaz farkı olmaksızın haklardan eşit yararlanmayı amaçlar. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimin tüm halka yayılması ve bir hak haline getirilmesi, toplumsal fırsat eşitliğini sağladığı için doğrudan bu ilke kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları analiz et.
'Fırsat eşitliği', 'ayrıcalığın kaldırılması' ve 'eğitimin bir hak olması' kavramları belirlendi.
Sorunun hangi toplumsal değeri ölçtüğünü anlamak için anahtar kelimeler kritiktir.
2
Belirlenen kavramları Atatürk ilkeleriyle eşleştir.
Eşitlik, adalet ve imtiyazsız toplum ideali doğrudan halkçılık ilkesiyle örtüşmektedir.
Halkçılık, toplumsal dayanışmayı ve sosyal devleti amaçlayan bir ilkedir.

Anahtar Kavram

Eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal adalet (Halkçılık)

İpuçları

1
Sorudaki 'fırsat eşitliği' ve 'imtiyazsızlık' kavramlarının hangi ilkenin anahtar kelimeleri olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Halkçılık ilkesi ile ilgili olarak Aşar vergisinin kaldırılması ve Soyadı Kanunu gibi uygulamaların toplumsal eşitlik yönlerini tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 583Soru

Atatürkçü düşünce sistemine canlılık veren ve yapılan yeniliklerin dondurulmasına karşı çıkan İnkılapçılık ilkesi, statükoculuğu (mevcudu olduğu gibi koruma) reddeder.

Bu bilgiye dayanarak, İnkılapçılık ilkesinin temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürekli bir ilerleme, yenilenme ve çağdaşlaşmayı hedeflemek

Cevap

İnkılapçılık ilkesinin temel niteliği, sürekli bir ilerleme, yenilenme ve çağdaşlaşmayı hedeflemesidir.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin 'motoru' ve 'dinamosu' görevini görür. Diğer ilkelerin dogmalaşmasını önleyerek, toplumun ve devletin ihtiyaçları değiştikçe kurumların ve kuralların da çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için sürekli yenilenmesini zorunlu kılar. Bu nedenle 'sürekli ilerleme' ve 'çağdaşlaşma' bu ilkenin özüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri analiz etme
"Canlılık", "dondurulmaya karşı çıkma" ve "statükoyu reddetme" ifadeleri dinamik bir yapıya işaret eder.
İnkılapçılık, diğer ilkelerin aksine belli bir hedefle sınırlı kalmayıp sürekli gelişimi öngörür.
2
Seçenekleri Atatürk ilkeleri ile eşleştirme
A (Halkçılık), B (Milliyetçilik), D (Laiklik) ve E (Devletçilik) seçenekleri diğer temel ilkelerin tanımlarıdır.
Soruda istenen 'dinamik yapı' ve 'yenileşme' kavramı sadece İnkılapçılık ile örtüşür.

Anahtar Kavram

İnkılapçılığın Dinamik Yapısı

İpuçları

1
Bu ilke, Atatürkçü düşünce sisteminin durağanlaşmasını önleyen bir 'mekanizma' gibidir.

Daha Fazla Pratik

İnkılapçılık ilkesinin, Osmanlı dönemindeki 'ıslahat' (iyileştirme) mantığından neden farklı olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 584Soru

Atatürk İlke ve İnkılapları konusuna çalışan bir öğrenci, "Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar" ve "Halkçılık" ilkesinin kesiştiği noktaları içeren bir çalışma kartı hazırlamıştır.

Öğrencinin hazırladığı bu kartta yer alan aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, toplumsal alanda yapılan bir inkılap olmaktan ziyade siyasi alanda yapılan bir inkılap olarak değerlendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19341934 yılında Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi

Cevap

Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi seçeneği, halkın yönetime katılımını sağlayan siyasi bir haktır.
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi, halkın yönetime katılımını sağlayan, milli egemenliği pekiştiren siyasi bir düzenlemedir ve öncelikle Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgilidir. Diğer seçenekler ise doğrudan bireylerin sosyal yaşamdaki statüsünü, dış görünüşünü ve inanç temelli sosyal yapılarını düzenleyen toplumsal inkılaplardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kategorizasyon analizi yapılması
Soyadı Kanunu, unvanların kaldırılması, kılık kıyafet ve tekke-zaviye düzenlemeleri halkın sosyal yaşantısını ve statüsünü düzenlediği için "toplumsal" alandadır.
İnkılapların hangi hayat alanına (sosyal, siyasi, ekonomik) etki ettiğinin belirlenmesi gerekir.
2
Siyasi hakların ayırt edilmesi
Kadınlara milletvekili seçilme hakkının verilmesi, doğrudan devlet yönetimi ve temsil ile ilgilidir.
Yönetime katılım, seçme ve seçilme gibi kavramlar siyasi alanın temel konularıdır.

Anahtar Kavram

İnkılapların Alanlara Göre Sınıflandırılması

İpuçları

1
Düzenlemenin halkın günlük yaşantısını mı yoksa devlet yönetimindeki temsilini mi etkilediğine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Kadınlara verilen hakların Medeni Kanun (sosyal/hukuki) ve Seçme-Seçilme Hakları (siyasi) ayrımını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 585Soru

Atatürk’ün halkçılık anlayışı; toplumu birbirine rakip sınıflardan oluşan bir yapı olarak değil, birbirine ihtiyacı olan meslek gruplarının dayanışması (solidarizm) temeline dayanan bir bütün olarak görür. Bu anlayışa göre devlet, toplumsal adaleti sağlamakla ve güçsüzü güçlüye karşı koruyarak her türlü sınıf imtiyazını reddetmekle yükümlüdür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin halkçılık ilkesinin "sosyal devlet" ve "imtiyazsız toplum" hedeflerini doğrudan ekonomik bir zeminde birleştirdiği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aşar vergisinin kaldırılarak nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan köylü üzerindeki ağır mali yükün sonlandırılması

Cevap

Aşar vergisinin kaldırılarak köylü üzerindeki mali yükün sonlandırılması, halkçılığın sosyal devlet ve ekonomik adalet hedeflerini birleştiren temel uygulamadır.
Aşar vergisinin kaldırılması, yeni Türk devletinin en önemli gelir kaynaklarından biri olmasına rağmen köylü üzerindeki sömürüyü bitirmek adına feda edilmiştir. Bu durum devletin halkın refahını bütçe gelirlerinin önünde tuttuğunu (sosyal devlet) ve üretici sınıf üzerindeki tarihi bir yükü kaldırarak toplumsal adaleti ekonomik boyutta sağladığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Halkçılık ilkesinin temel kavramlarını analiz etme
Halkçılık; sınıf ayrımını reddeder, sosyal adaleti ve kanun önünde eşitliği savunur.
Soruda istenen 'ekonomik zemin' ve 'sosyal devlet' vurgusunu anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Seçenekleri uygulama alanlarına göre sınıflandırma
Aşar (Ekonomik), Soyadı (Sosyal/Hukuki), Kadın Hakları (Siyasi), Medeni Kanun (Hukuki), Teşvik-i Sanayi (Ekonomik/Liberal).
Sorunun 'ekonomik zemin' kriterine uymayan seçenekleri elemek için sınıflandırma yapılır.
3
Aşar vergisi ve halkçılık arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Aşar vergisi, devlet bütçesinin %40'ını oluşturmasına rağmen köylüyü yoksullaştıran bir yüktür; kaldırılması halkın refahını ve eşitliğini sağlar.
Bir verginin (mali yükün) kaldırılması doğrudan ekonomik bir uygulamadır ve toplumun en geniş kesimine (halka) fayda sağlar.

Anahtar Kavram

Halkçılık ve Sosyal Devlet (Aşar Vergisi Örneği)

İpuçları

1
Halkçılığın 'sosyal devlet' boyutu, devletin halkın ekonomik durumunu iyileştirmesini gerektirir.
2
Soruda 'ekonomik zemin' istendiği için sosyal veya siyasi nitelikli inkılapları elemeniz gerekir.
3
Cumhuriyetin ilk yıllarında bütçeden feragat edilerek köylünün (halkın) üzerindeki ağır bir vergi yükünün kaldırılmasını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Halkçılık ilkesinin 'Solidarizm' (Dayanışmacılık) ile ilişkisini daha derinlemesine anlamak için 1921 Anayasası'ndaki Halkçılık Programı'nı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 586Soru

Yeni Türk Devleti'nde 1923-1929 yılları arasında 'Teşvik-i Sanayi Kanunu' gibi yasal düzenlemelerle özel teşebbüs desteklenmiş; ancak halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması, teknik bilgi yetersizliği ve tecrübe eksikliği gibi nedenlerle arzulanan ekonomik kalkınma hızı yakalanamamıştır. Bu durum, Türkiye'yi 1930'lu yıllardan itibaren 'Devletçilik' ilkesini uygulamaya sevk etmiştir.

Bu bilgilere göre, Atatürk’ün Devletçilik ilkesinin temel niteliği ve uygulanış gerekçesi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel teşebbüsü reddetmeyen ancak milli menfaatler doğrultusunda büyük yatırımları devlet eliyle gerçekleştirmeyi öngören, Türkiye’nin koşullarından doğmuş bir zorunluluktur.

Cevap

Devletçilik ilkesi, özel sektörü dışlamayan ancak halkın gücünün yetmediği stratejik alanlarda devletin öncülüğünü esas alan, Türkiye'nin o dönemki sosyal ve ekonomik yetersizliklerinden doğmuş bir 'karma ekonomi' modelidir.
Doğru yanıt olan seçenek, devletçiliğin Türkiye'nin o günkü ekonomik gerçeklerinden (sermaye, teknik bilgi ve tecrübe eksikliği) doğduğunu ve özel sektörü yok etmek yerine onun yapamadığı büyük hamleleri devlet eliyle tamamlamayı amaçladığını ifade eder. Bu durum, doktriner olmayan, pragmatik ve 'karma ekonomi' niteliği taşıyan Atatürkçü devletçilik anlayışıyla tam örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
1923-1929 dönemi ekonomik politikalarını analiz etmek.
Özel sektörü canlandırmaya yönelik Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi girişimlerin, sermaye ve teknik eleman eksikliği nedeniyle başarısız olduğu görülür.
Devletçiliğe geçişin temelindeki içsel faktörü (özel sektör yetersizliği) saptamak için.
2
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisini değerlendirmek.
Küresel krizin liberal politikalara olan güveni sarsması, Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla planlı bir sanayileşme modeline (Devletçilik) yönelmesini hızlandırmıştır.
Uygulamanın zamanlamasını ve dışsal tetikleyiciyi anlamak için.
3
Devletçiliğin teorik yapısını ve diğer ilkelerle ilişkisini incelemek.
Bu modelin mülkiyet hakkını koruduğu, özel teşebbüsü yasaklamadığı ve 'Halkçılık' ilkesinin ekonomik ayağı olarak toplumsal refahı hedeflediği saptanır.
Modelin ideolojik bir dogma değil, pratik bir zorunluluk olduğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Karma Ekonomi ve Zorunluluk (Devletçilik)

İpuçları

1
Devletçiliğin ortaya çıkışında 'sermaye yetersizliği' ve 'tecrübe eksikliği' gibi iç nedenleri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Devletçilik ilkesi doğrultusunda açılan bankaları (Sümerbank, Etibank) ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 587Soru

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde temel ilkeler ve bütünleyici ilkeler arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Temel ilkeler devletin rejimini ve karakterini belirlerken, bütünleyici ilkeler bu yapının dünyadaki değişimlere uyum sağlamasına ve evrensel bir nitelik kazanmasına yardımcı olur.

Aşağıdaki tabloda bazı temel ilkeler ve onlarla doğrudan ilişkili olan bütünleyici ilkeler eşleştirilmiştir:

NoTemel İlkeBütünleyici İlke
ICumhuriyetçilikMilli Egemenlik
IIMilliyetçilikMilli Bağımsızlık
IIILaiklikAkılcılık ve Bilimsellik
IVİnkılapçılıkÇağdaşlaşma ve Batılılaşma
VDevletçilikMilli Birlik ve Beraberlik

Tablodaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Devletçilik ve Milli Birlik ve Beraberlik eşleşmesi yanlıştır; çünkü Milli Birlik ve Beraberlik ilkesi Milliyetçilik ve Halkçılık ilkelerinin bir sonucudur.
Devletçilik, özellikle ekonomik alanda devletin yatırım yapmasını ve planlı kalkınmayı esas alan bir ilkedir. Milli Birlik ve Beraberlik bütünleyici ilkesi ise Türk toplumunun her türlü ayrımı reddederek bir arada yaşama iradesini temsil eder ve bu durum doğrudan Milliyetçilik ve Halkçılık ilkeleri ile bütünleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki temel ilkelerin tanımlarını hatırlayın.
Cumhuriyetçilik siyasi rejim, Milliyetçilik milli kimlik, Laiklik akıl/bilim, İnkılapçılık dinamizm, Devletçilik ise ekonomik kalkınma ile ilgilidir.
İlkelerin temel odak noktalarını belirlemek eşleştirme hatasını bulmayı sağlar.
2
Bütünleyici ilkelerin hangi temel ilkelerin uzantısı olduğunu kontrol edin.
Milli Birlik ve Beraberlik, toplumun bir bütün olmasını savunduğu için doğrudan Milliyetçilik ve Halkçılık ile ilişkilidir.
Kavramsal bağları kontrol ederek yanlış eşleşmeyi tespit etmek gerekir.
3
V numaralı maddedeki çelişkiyi analiz edin.
Devletçilik yatırımların devlet eliyle yapılmasını öngörürken, Milli Birlik ve Beraberlik sosyal bir dayanışma ilkesidir. Aralarında doğrudan bir bütünleyici ilişki yoktur.
Hatalı eşleşmenin neden yanlış olduğunu somutlaştırarak sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkelerinin Bütünlüğü

İpuçları

1
Devletçilik ilkesinin temel olarak hangi alanla (siyaset, ekonomi, hukuk vb.) ilgili olduğunu düşünün.
2
'Birlikten kuvvet doğar' mantığına dayanan Milli Birlik ve Beraberlik kavramı, ekonomik yatırımlarla mı yoksa millet olma bilinciyle mi ilgilidir?
3
Milli Birlik ve Beraberlik, Milliyetçilik ilkesinin bir sonucudur; Devletçilik ise daha çok 'Karma Ekonomi' modeliyle ilişkilendirilir.

Daha Fazla Pratik

Diğer bütünleyici ilkeler olan 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ve 'İnsan ve İnsanlık Sevgisi'nin hangi temel ilkelerle ilişkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Her temel ilkenin bir 'anahtar kelimesi' vardır. Cumhuriyetçilik=Seçim, Milliyetçilik=Bağımsızlık, Halkçılık=Eşitlik, Laiklik=Akıl/Bilim, İnkılapçılık=Yenilik, Devletçilik=Ekonomi. Bu anahtar kelimeleri bütünleyici ilkelerle eşleştirerek hatayı hızlıca bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 588Soru

Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisi olarak kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, tüzüğünde yer alan "Parti, dini inançlara ve düşüncelere saygılıdır." maddesini programına eklemiştir. Bu madde, zamanla inkılap karşıtlarının parti içerisinde odaklanmasına ve rejime yönelik bir tehdidin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, söz konusu maddenin istismar edilmesi sonucu ortaya çıkan ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasına neden olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeyh Sait İsyanı’nın patlak vermesi ve Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılması

Cevap

Şeyh Sait İsyanı’nın patlak vermesi ve Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılması
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın programındaki dini hassasiyet vurgusu, Şeyh Sait İsyanı sürecinde isyancıların ve rejim karşıtlarının desteğini almasına neden olmuştur. Hükümet, isyanı bastırmak için çıkardığı Takrir-i Sükun Kanunu kapsamında, partinin bu tür faaliyetlere zemin hazırladığı gerekçesiyle kapatılmasına karar vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) kuruluş ilkesini analiz et.
TCF, 'dini inançlara saygılıyız' maddesini programına alarak liberal bir çizgi benimsemiştir.
Partinin siyasi kimliğini ve muhalefet tarzını anlamak için gereklidir.
2
Bu ilkenin yol açtığı siyasi sonuçları değerlendir.
Bu söylem, rejim karşıtlarının parti çatısı altında toplanmasına ve dini duyguların siyasi istismarına yol açmıştır.
İnkılapların henüz yerleşmediği bir dönemde bu tür söylemlerin riskini belirlemek için gereklidir.
3
Partinin kapatılmasına neden olan temel olayla ilişkilendir.
1925'teki Şeyh Sait İsyanı sonrası hükümet Takrir-i Sükun Kanunu'nu çıkarmış ve isyanla bağlantısı olduğu gerekçesiyle TCF'yi kapatmıştır.
Siyasi olay ile hukuki sonuç arasındaki bağı kurmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri ve Karşılaşılan Engeller

İpuçları

1
Bu parti, Türkiye Cumhuriyeti'nin 'ilk' muhalefet partisidir ve Şark İstiklal Mahkemesi kararıyla kapatılmıştır.
2
Partinin kapatılmasına neden olan olay, 1925 yılında Doğu Anadolu'da çıkan büyük çaplı bir rejim karşıtı isyandır.
3
Söz konusu isyan Şeyh Sait tarafından başlatılmış olup, hükümetin bu süreçte çıkardığı olağanüstü hal yasası Takrir-i Sükun Kanunu'dur.

Daha Fazla Pratik

İkinci muhalefet partisi olan Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılma sürecini ve Menemen Olayı ile olan kronolojik farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 589Soru

Atatürk’ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir zümreye, aileye veya kişiye ayrıcalık tanınmamasını, devlet imkânlarının her vatandaşa eşit şekilde sunulmasını ve kanun önünde tam bir eşitliği esas alır. Bu ilke, sınıf mücadelesini reddederek toplumun dayanışma içinde kalkınmasını hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan halkçılık ilkesi kapsamında gerçekleştirilen düzenlemelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın hazırlanarak devlet eliyle fabrikaların kurulması

Cevap

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın hazırlanarak devlet eliyle fabrikaların kurulması seçeneği, doğrudan 'Devletçilik' ilkesi kapsamında yer aldığı için doğru cevaptır.
Doğru cevap olan sanayi planı seçeneği, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını hızlandırmak için devletin bizzat sermaye koyarak sanayileşmeyi yönetmesidir. Bu durum Atatürk ilkelerinden 'Devletçilik' ile doğrudan ilişkilidir. Halkçılık ise daha çok bireyler arasındaki hukuki, siyasi ve sosyal eşitliğe odaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Halkçılık ilkesinin tanımını analiz et.
Halkçılık; eşitlik, imtiyazsızlık ve sosyal adalet kavramları üzerine kuruludur.
Soruda istenen 'halkçılık olmayan' seçeneği bulmak için temel ölçütü belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapları toplumsal eşitlik açısından değerlendir.
Aşar vergisinin kaldırılması, Soyadı Kanunu, kadınlara siyasi haklar ve Medeni Kanun; toplumsal, siyasal ve hukuksal eşitliği sağlar.
Bu maddeler halkçılık ilkesinin temel uygulama alanlarıdır.
3
Ekonomik planlama ve devlet yatırımı içeren seçeneği tespit et.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı, devletin bizzat ekonomik üretimde rol almasıdır.
Ekonomik kalkınmanın devlet eliyle yürütülmesi halkçılıktan ziyade devletçilik ilkesinin temel karakteridir.

Anahtar Kavram

Halkçılık; kanun önünde eşitlik ve toplumsal imtiyazların reddidir; Devletçilik ise devletin ekonomik yatırımları bizzat yapmasıdır.

İpuçları

1
Halkçılık ilkesinin anahtar kelimesi 'eşitlik'tir. Seçeneklerde eşitliği bozacak veya sağlayacak durumları inceleyin.
2
Ekonomik bir düzenleme eğer devletin bizzat yatırım yapması veya fabrika kurması ile ilgiliyse bu genellikle başka bir ilkeye işaret eder.
3
Sanayileşme planları ve devletin bizzat işletme açması 'Devletçilik' ilkesinin konusudur.

Daha Fazla Pratik

Devletçilik ve Halkçılık arasındaki farkı pekiştirmek için 'Sosyal Devlet' kavramının bu iki ilkeyle nasıl birleştiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer bir inkılap 'herkes için aynı hak' veya 'ayrıcalıkları kaldırmak' diyorsa Halkçılık; 'devlet fabrika kuruyor, planlama yapıyor' diyorsa Devletçilik anahtarı üzerinden ilerlenebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 590Soru

Türkiye'de 19261926 yılında İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle, Osmanlı'dan kalan Mecelle'nin uygulanmasına son verilmiş ve hukuk sisteminde laikleşme yolunda dev bir adım atılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türk Medeni Kanunu ile kadınlara sağlanan sosyal ve ekonomik haklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletvekili seçimlerinde aday olma ve oy kullanma

Cevap

Milletvekili seçimlerinde aday olma ve oy kullanma hakkı, 1926 Medeni Kanunu kapsamında değil, 1934 yılında yapılan anayasa değişikliği ile verilmiştir.
Milletvekili seçimlerinde aday olma ve oy kullanma hakkı bir 'siyasi hak'tır. Türk kadınına siyasi haklar 19301930 (Belediye), 19331933 (Muhtarlık) ve 19341934 (Milletvekili) yıllarında yapılan düzenlemelerle verilmiştir. 19261926 Medeni Kanunu ise yalnızca aile, miras, borçlar gibi sivil/sosyal alanları düzenlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanunun kapsamını belirleme
1926 Türk Medeni Kanunu sadece sosyal, ailevi ve ekonomik alanları düzenler.
Medeni Kanun bir özel hukuk metnidir, devlet yönetimiyle ilgili siyasi hakları içermez.
2
Seçenekleri hak türlerine göre ayırma
Miras, tanıklık, nikah ve boşanma 'sosyal/sivil' haktır; seçme-seçilme ise 'siyasi' haktır.
KPSS sorularında Medeni Kanun ile Siyasi Haklar (Belediye-1930, Muhtar-1933, Vekil-1934) ayrımı en sık sorulan çeldiricidir.
3
Kronolojik kontrol yapma
Kadınlara milletvekili seçilme hakkı 1934 yılında verilmiştir.
1926 yılındaki bir kanun, 1934'teki bir hakkı kapsayamaz.

Anahtar Kavram

Medeni Kanun ve Siyasi Haklar Ayrımı

İpuçları

1
Medeni Kanun'un aile ve toplum hayatıyla ilgili olduğunu, devlet yönetimiyle ilgili olmadığını unutmayın.
2
Kadınlara seçme ve seçilme haklarının (siyasi haklar) verildiği yılları (19301930-19341934) hatırlayın.
3
Medeni Kanun 19261926 yılında kabul edilmiştir; o tarihte henüz kadınların seçimlere katılma hakkı yoktu.

Daha Fazla Pratik

Kadınlara verilen siyasi hakların hangi anayasa değişiklikleri ile gerçekleştiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Siyasi hakları 'BMW' (Belediye-1930, Muhtar-1933, Vekil-1934) koduyla kronolojik olarak ezberleyebilirsiniz. Bu kodun dışındaki sosyal haklar genellikle Medeni Kanun (19261926) kapsamındadır.
Tahmini Süre:45s
Soru 591Soru

Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi, aile veya zümreye değil, doğrudan millete ait olmasını ve devlet yönetiminin halk tarafından seçilen temsilciler eliyle yürütülmesini esas alır. Bu ilke, siyasi alanda demokratikleşmeyi ve milli iradenin devlet kurumları aracılığıyla tecelli etmesini hedefler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan cumhuriyetçilik ilkesini kurumsallaştırmaya ve siyasi alanda pekiştirmeye yönelik bir gelişme olarak değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilerek aile hukukunda düzenleme yapılması

Cevap

Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi, toplumsal ve hukuksal eşitliği (Halkçılık) ve hukuk sisteminin laikleşmesini (Laiklik) hedeflediği için siyasi bir yönetim biçimi olan Cumhuriyetçilik ile doğrudan ilgili değildir.
Türk Medeni Kanunu (1926), aile hukukunu düzenleyen, kadın ve erkek arasında toplumsal, ekonomik ve hukuksal eşitlik sağlayan bir düzenlemedir. Bu özellikleri nedeniyle öncelikle Halkçılık (eşitlik) ve Laiklik (dini hukuktan modern hukuka geçiş) ilkeleriyle doğrudan ilgilidir. Siyasi haklar (seçme ve seçilme) bu kanunla verilmediği için Cumhuriyetçilik ilkesiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin kapsamını belirle.
Siyaset, yönetim, egemenlik, seçim, meclis ve temsil kavramları.
Soruda istenen 'doğrudan kurumsallaşma' ifadesi siyasi yapıyla ilgilidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını analiz et.
Saltanat, Anayasa, Partiler ve Seçimler siyasi/yönetimseldir. Medeni Kanun ise toplumsal/hukuksal bir düzenlemedir.
Her inkılabın birincil (doğrudan) ilgili olduğu ilkeyi tespit etmek gerekir.
3
Yanlış eşleştirmeyi tespit et.
Medeni Kanun, siyasi temsil veya devletin yönetim şekliyle ilgili değil, bireyler arasındaki hak eşitliği ile ilgilidir.
Halkçılık ve Cumhuriyetçilik arasındaki ince ayrımı yaparak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

İlke ve İnkılap Eşleştirmesinde 'Doğrudanlık' Kriteri

İpuçları

1
İnkılapları 'siyasi' ve 'toplumsal' olarak ikiye ayırmayı deneyin.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetçilik ile Halkçılık arasındaki farkı netleştirmek için kadınlara verilen siyasi hakların tarihlerini (1930, 1933, 1934) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 592Soru

Atatürk milliyetçiliği; ırkçılığı reddeden, kendini Türk hisseden herkesi Türk sayan, birleştirici ve insancıl bir anlayıştır. Bu anlayışa göre Türk milleti; zengin bir hatıra mirasına, birlikte yaşama hususunda samimi bir arzuya ve sahip olunan mirasın korunmasına birlikte devam etme iradesine sahip olan insanların oluşturduğu topluluktur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Atatürk milliyetçiliğinin temel özelliklerinden biri olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ümmetçi toplum yapısının korunmasını esas alması

Cevap

Atatürk milliyetçiliği ümmetçi toplum yapısını değil, ulus temelli bir yapıyı savunur.
Atatürk milliyetçiliği, laiklik ilkesiyle paralel olarak dini temelli bir toplumsal örgütlenme olan ümmetçiliği reddeder. Onun yerine ortak bir dile, tarihe ve gelecekte birlikte yaşama arzusuna dayanan ulus devlet modelini benimser.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk milliyetçiliğinin tanımını analiz et.
Tanım; ırk ve din birliğini değil, kültür, tarih ve ideal birliğini esas almaktadır.
Atatürk milliyetçiliği 'subjektif milliyetçilik' esasına dayanır.
2
Ümmetçilik kavramını değerlendir.
Ümmetçilik, toplumu dini bir bağla bir arada tutmayı amaçlar ve laik/milli devlet yapısıyla çelişir.
Ulus devlet yapısında temel bağ din değil, milli kimliktir.
3
Halkçılık ve milliyetçilik arasındaki ilişkiyi kur.
Sınıf ayrımının reddedilmesi Halkçılıkla ilgilidir ancak milliyetçiliğin birleştiriciliğini destekler; ümmetçilik ise her iki ilkeye de aykırıdır.
Milliyetçilik, ümmet bilincinden millet bilincine geçişi temsil eder.

Anahtar Kavram

Atatürk Milliyetçiliği (Subjektif/Kültürel Milliyetçilik)

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'ndeki 'ümmet' bilinci ile Cumhuriyet dönemindeki 'millet' bilinci arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kurulma amaçlarını inceleyerek milliyetçiliğin kültürel boyutunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 593Soru

Yeni Türk Devleti'nin hukuk sistemini laikleştirme ve modernize etme süreci, anayasal metinlerdeki dini ifadelerin tasfiyesi ve yargı mekanizmalarının tek tipleştirilmesi gibi birbirini tamamlayan aşamalardan oluşmaktadır. Bu geçiş sürecindeki anayasal ve hukuki düzenlemeler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19371937 yılında Laiklik ilkesinin anayasaya girmesiyle birlikte Şer’iye Mahkemeleri resmen kapatılmış ve bu tarihten itibaren Türk yargı sisteminde ikili yapı tamamen sona ermiştir.

Cevap

Şer’iye Mahkemelerinin kapatılması ve yargıdaki ikili yapının sona ermesi 19241924 yılındaki 'Mahkemelerin Islahı Kanunu' ile gerçekleşmiştir, 19371937 yılındaki laiklik ilkesinin anayasaya girmesiyle değil.
Türk hukuk sisteminde yargı birliğini bozan ve dinsel hukuk kurallarına göre işleyen Şer’iye Mahkemeleri, 88 Nisan 19241924 tarihli kanunla kapatılmıştır. Bu tarihten itibaren yargıda ikilik sona ermiştir. 19371937 yılındaki anayasa değişikliği ise Cumhuriyetin temel niteliklerinin (altı ilke) anayasaya girmesiyle ilgilidir ve yeni bir mahkeme kapatılması söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
19241924 yılındaki temel kanunları analiz et
33 Mart 19241924'te Şer’iye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı. Bu durum dinin yönetim üzerindeki etkisini kırdı.
Yargı sistemindeki değişimin başlangıç noktasını belirlemek için.
2
Yargı sistemindeki kurumların kapanış tarihlerini incele
88 Nisan 19241924 tarihinde çıkarılan kanunla Şer’iye Mahkemeleri kapatıldı.
Yargıda birliğin (hukuk birliği değil, yargı yolu birliği) ne zaman sağlandığını netleştirmek için.
3
19371937 anayasa değişikliklerinin kapsamını değerlendir
19371937 değişikliği, Atatürk İlkelerinin (Laiklik dahil) anayasa metnine eklenmesidir; yeni bir kurum kapatılmamıştır.
Kurumsal reform ile anayasal tescil arasındaki farkı ayırt etmek için.
4
Yanlış seçeneği tespit et
19371937 tarihi ile Şer'iye Mahkemelerinin kapatılması arasında kronolojik bir uyumsuzluk vardır.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Türk hukuk sisteminde laikleşme ve yargı birliğinin aşamaları

İpuçları

1
Yargı sistemindeki kurumların ne zaman kapatıldığına ve laiklik ilkesinin anayasaya ne zaman girdiğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Anayasada yapılan 19281928, 19341934 ve 19371937 değişikliklerinin her birinin hangi Atatürk ilkesiyle daha çok ilişkili olduğunu karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 594Soru

Yeni Türk Devleti'nde 2727 Ekim 19231923 tarihinde Ali Fethi (Okyar) Bey'in istifasıyla başlayan ve hükümetin bir türlü kurulamaması nedeniyle "Ekim Bunalımı" olarak adlandırılan siyasi krizi kesin olarak çözen gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyetin ilan edilmesi

Cevap

1923 yılında yaşanan hükümet bunalımı, Cumhuriyetin ilan edilmesi ve Kabine Sistemi'ne geçilmesiyle çözülmüştür.
Cumhuriyetin ilanı, devletin yönetim şeklini netleştirirken aynı zamanda yürütme organının oluşumunu düzenleyen Kabine Sistemi'ni getirmiştir. Bu sistemde Başbakanın kendi bakanlarını seçebilmesi, mecliste tek tek oylama yapılmasından kaynaklanan tıkanıklığı (Ekim Bunalımı) ortadan kaldırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin kaynağını belirleme
Meclis Hükümeti Sistemi'nde bakanların meclis tarafından tek tek seçilmesi, uyumlu bir kurul oluşturulmasını zorlaştırmış ve Ali Fethi Bey'in istifasıyla hükümetin kurulamamasına yol açmıştır.
Sistemsel tıkanıklığın nedenini anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.
2
Sistem değişikliği ihtiyacını analiz etme
Hükümet krizini aşmak için Başbakanın bakanları seçtiği ve meclisten güvenoyu aldığı 'Kabine Sistemi'ne geçilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yürütme erkinin daha hızlı ve düzenli çalışması için model değişikliği şarttır.
3
İnkılap ile ilişkilendirme
29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilerek devletin adı ve yönetim şekli belirlenmiş, aynı zamanda Kabine Sistemi'ne geçiş yapılarak 'Ekim Bunalımı' sonlandırılmıştır.
Cumhuriyetin ilanı sadece bir rejim değişikliği değil, aynı zamanda idari bir reformdur.

Anahtar Kavram

Meclis Hükümeti Sistemi'nden Kabine Sistemi'ne Geçiş

İpuçları

1
Bu kriz, I. TBMM'den miras kalan 'Meclis Hükümeti Sistemi'nin artık işlemediğini kanıtlamıştır.
2
Krizin çözümü için devlet başkanlığı makamının ve hükümet kurma yetkisinin netleşmesi gerekiyordu; bu da 29 Ekim'de gerçekleşti.
3
Ali Fethi Okyar Bey'in istifası, Meclis içinden bakanların tek tek seçilememesi nedeniyle bir tıkanıklığa yol açmıştı. Bu tıkanıklık Kabine Sistemi'ne geçişle aşılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetin ilanı ile çözülen 'Devlet Başkanlığı' ve 'Rejim Belirsizliği' konularını da inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 595Soru

Türk İnkılabı'nın doğası üzerine yapılan bir akademik çalışmada şu ifadelere yer verilmiştir: "Bu hareket, sadece belirli bir dönemde gerçekleştirilen kanuni düzenlemelerden ibaret değildir. Onun asıl gücü, kurulan yeni yapıların da zamanla durağanlaşmasını önleyen, toplumu daima ileriye ve çağdaş uygarlık düzeyine doğru iten bir iç dinamizme sahip olmasıdır."

Akademik çalışmada vurgulanan bu "iç dinamizm" ve "durağanlaşmayı önleme" özellikleri, doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin temel felsefesini yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aklın ve bilimin rehberliğinde, çağın ihtiyaçlarına cevap veremeyen kurumların sürekli olarak yenilenmesi

Cevap

Aklın ve bilimin rehberliğinde, çağın ihtiyaçlarına cevap veremeyen kurumların sürekli olarak yenilenmesi
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine dinamizm kazandıran temel unsurdur. Statükoculuğu (mevcudu olduğu gibi koruma) reddeder ve aklın, bilimin ışığında toplumun sürekli modernleşmesini öngörür. Metindeki 'iç dinamizm' ve 'durağanlaşmayı önleme' ifadeleri, bu ilkenin sadece geçmişi tasfiye etmekle kalmayıp geleceğe yönelik sürekli bir gelişim mekanizması kurduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları analiz et.
"İç dinamizm", "durağanlaşmayı önleme" ve "daima ileriye gitme" kavramları tespit edildi.
Sorunun hangi ilkeye işaret ettiğini belirlemek için vurgulanan temel nitelikleri anlamak gerekir.
2
Atatürk ilkelerinin karakteristik özellikleriyle karşılaştır.
Süreklilik ve dinamizm özellikleri sadece İnkılapçılık ilkesinde merkezi bir yer tutar.
Diğer ilkeler daha çok yönetim (Cumhuriyetçilik), kimlik (Milliyetçilik) veya sosyal düzen (Halkçılık) üzerine odaklanırken, İnkılapçılık sistemin genel işleyiş biçimi ve modernleşme motorudur.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ilkesinin dinamik ve sürekli yenilenmeyi esas alan doğası.

İpuçları

1
Durağanlığın zıttı olan ve sürekli değişimi hedefleyen ilkeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

İnkılapçılık ilkesinin 'muasır medeniyetler seviyesine ulaşma' hedefiyle olan ilişkisini inceleyerek, bu ilkenin neden diğer tüm ilkelerin koruyucusu ve motoru olduğunu analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 596Soru

Osmanlı Devleti'nde şer'i mahkemeler, cemaat mahkemeleri ve kapitülasyonlarla tanınan yabancı mahkemelerin bir arada bulunması hukuk sisteminde bir "çok başlılık" yaratmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bu karmaşaya son vererek hukuk birliğini sağlayan ve modern toplum düzeninin temelini atan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi

Cevap

Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi
Türk Medeni Kanunu, Osmanlı'dan kalan çok hukuklu yapıyı (ikilikleri) sona erdirmiş, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir laik hukuk sistemi altında birleştirerek hukuk birliğini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı hukuk sistemindeki durumun analiz edilmesi
Osmanlı'da farklı gruplar için farklı mahkemelerin (şer'i, cemaat, konsolosluk) olduğu saptanır.
Hukuk birliği kavramının zıttı olan çok başlılığı anlamak için gereklidir.
2
Hukuk birliğini sağlayan temel kanunun belirlenmesi
1717 Şubat 19261926 tarihli Türk Medeni Kanunu'nun Mecelle'yi kaldırarak hukukta tekliği getirdiği fark edilir.
Modern ve laik bir hukuk sisteminde tüm vatandaşların aynı yasaya tabi olması esastır.

Anahtar Kavram

Hukuk Birliği ve Türk Medeni Kanunu

İpuçları

1
Osmanlı'da şer'i ve cemaat mahkemelerinin bulunması, aynı ülkede farklı yasaların uygulanmasına yol açıyordu.
2
Bu düzenleme İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak 19261926 yılında hayata geçirilmiştir.
3
Mecelle'nin kaldırılmasıyla sonuçlanan bu inkılap, aile, miras ve eşya hukuku gibi alanları kapsar.

Daha Fazla Pratik

Türk Medeni Kanunu'nun kadınlara sağladığı sosyal ve ekonomik hakları (miras eşitliği, tanıklık, boşanma) tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 597Soru

Atatürk Dönemi’nde yapılan inkılapların halk tarafından benimsenmesini sağlamak, halkın kültürel seviyesini yükseltmek ve millî bir kültür birliği oluşturmak amacıyla 19 Şubat 19321932 tarihinde açılan; bünyesinde dil-edebiyat, güzel sanatlar ve spor gibi pek çok kolu barındıran kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halkevleri

Cevap

Halkevleri, Cumhuriyet ilkelerini halka tanıtmak ve toplumsal bir kültür birliği oluşturmak amacıyla kurulan kurumdur.
Halkevleri, 19321932 yılında kurularak cumhuriyet rejiminin değerlerini halka ulaştıran, halkın sosyal ve kültürel gelişimini destekleyen temel kurumdur. Türk Ocakları'nın kapatılmasından sonra onun mirasını devralmış ve toplumsal birliğe katkı sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihi (19321932) ve kurumun kuruluş amacını (inkılapları halka tanıtmak, kültür birliği sağlamak) analiz edin.
19321932 yılı ve halka yönelik kültürel faaliyetler.
Kurumun hangi döneme ve hangi amaca ait olduğunu belirlemek doğru seçeneği bulmayı sağlar.
2
Seçeneklerdeki kurumların kuruluş yıllarını ve temel işlevlerini karşılaştırın.
Millet Mektepleri (19281928), Türk Tarih Kurumu (19311931), Halkevleri (19321932), Köy Enstitüleri (19401940).
Kronolojik ve işlevsel ayrım yapmak karıştırılan kavramları elemeye yardımcı olur.
3
Türk Ocakları'nın yerini alan ve halkla devlet arasındaki bağları güçlendirmeyi hedefleyen kurumu işaretleyin.
Halkevleri.
Halkevleri, özellikle 'Halkçılık' ilkesi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerini kültürel potada eritmeyi hedeflemiştir.

Anahtar Kavram

Halkevleri'nin kuruluşu ve toplumsal işlevi

İpuçları

1
Bu kurum, Türk Ocakları'nın 19321932'de kapatılmasından sonra kurulmuştur.
2
Temel amacı, yeni rejimi ve inkılapları halka tanıtarak 'aydın-halk' arasındaki uçurumu kapatmaktır.
3
Dokuz farklı çalışma kolu (Dil ve Edebiyat, Güzel Sanatlar, Temsil, Spor vb.) bulunan ve 19511951'e kadar faaliyet gösteren kurumdur.

Daha Fazla Pratik

Millet Mektepleri ile Halkevleri arasındaki farkları karşılaştıran bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 598Soru

Atatürkçü düşünce sistemi; sadece eski kurumları yıkıp yerine yenilerini getirmekle yetinmeyip, kurulan bu yeni düzenin de zamanla durağanlaşmasını önleyecek bir 'öz yenileme' mekanizmasını kendi içinde barındırır. Bu yönüyle sistem, donmuş ve kalıplaşmış kurallar yerine aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli bir tekamülü (olgunlaşma ve gelişim) esas alır.

Buna göre; Atatürk ilkelerinin dogmatik bir yapıya dönüşmesini engelleyen, sisteme dinamizm kazandırarak onun her çağda geçerli ve 'yaşayan' bir sistem kalmasını sağlayan temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnkılapçılık

Cevap

Atatürkçü düşünce sistemine dinamizm kazandıran ve dogmatikleşmeyi önleyen temel ilke İnkılapçılıktır.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin 'motoru' görevini görür. Diğer ilkelerin zamanın gerisinde kalmamasını, çağın değişen ihtiyaçlarına göre bilim ve akıl ışığında sürekli güncellenmesini sağlar. Sorumuzda vurgulanan 'öz yenileme' ve 'durağanlığı reddetme' ifadeleri doğrudan İnkılapçılığın dinamik doğasını tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirleme
'Öz yenileme', 'durağanlaşmayı önleme', 'dinamizm' ve 'yaşayan sistem' kavramları tespit edildi.
Sorunun hangi ilkenin temel niteliğine vurgu yaptığını anlamak için anahtar kelimeler kritiktir.
2
Atatürk ilkelerinin işlevlerini analiz etme
İnkılapçılık dışındaki ilkelerin daha çok belirli alanlara (siyaset, ekonomi, sosyal hayat) yönelik olduğu, İnkılapçılığın ise sistemin bütününe dinamizm kattığı belirlendi.
İlkeler arasındaki iş bölümünü ve İnkılapçılığın 'motor' işlevini ayırt etmek gerekir.
3
İnkılapçılık ilkesinin 'dinamik' niteliği ile eşleştirme
İnkılapçılık, statükoyu (mevcut durumu koruma) reddeden ve sürekli ileriye gitmeyi hedefleyen yapısıyla sorudaki tanımla tam olarak örtüşmektedir.
Doğru ilkenin sistemsel yenilenme özelliğini teyit etmek için bu eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ilkesinin dinamik ve anti-dogmatik yapısı

İpuçları

1
Bu ilke, 'statüko' yani mevcut durumu olduğu gibi koruma anlayışına tamamen karşıdır.
2
Atatürk'ün 'Duran bir şey ise çökmeye mahkumdur.' sözü bu ilkenin önemini en iyi şekilde açıklar.
3
Kelime anlamı olarak 'köklü değişim ve ilerleme' demektir; sistemin sürekli modern kalmasını sağlayan 'motor' ilkedir.

Daha Fazla Pratik

İnkılapçılık ilkesinin neden 'diğer ilkelerin koruyucusu ve geliştiricisi' olarak adlandırıldığını düşünmek, konunun mantığını kavramanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 599Soru

Atatürk Dönemi’nde gerçekleştirilen bazı ekonomik hamleler, Türk ekonomisini yabancı tekelinden kurtarmayı ve bağımsızlığı güçlendirmeyi hedeflerken; bazıları ise özel sermaye yetersizliği nedeniyle yatırımların bizzat devlet eliyle yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan "millileştirme" (ekonomik bağımsızlık) amacı taşıyan ve öncelikle Milliyetçilik ilkesiyle ilgili olan bir gelişmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı işletmelere ait demiryolları, limanlar ve Reji İdaresi'nin satın alınması

Cevap

Yabancı işletmelere ait demiryolları, limanlar ve Reji İdaresi'nin satın alınması
Yabancı işletmelerin (demiryolları, limanlar, Reji İdaresi) devlet tarafından satın alınması, ekonomik bağımsızlığı sağlamayı ve yabancı sermayenin yerli kaynaklar üzerindeki tekelini kırmayı amaçlar. Bu durum doğrudan 'Millileştirme' (Ekonomik Milliyetçilik) kapsamında yer alır ve öncelikle Milliyetçilik ilkesiyle ilişkilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Soruda 'millileştirme' ve 'ekonomik bağımsızlık' kavramları vurgulanmıştır.
Milliyetçilik ilkesi, ekonomik hayatta yabancı imtiyazlarının kaldırılmasını ve kaynakların milli kontrol altına alınmasını savunur.
2
Devletçilik ile farkın ayırt edilmesi
Devletçilik, sermaye yokluğu nedeniyle devletin 'yatırım yapmasıdır'; Milliyetçilik ise mevcut yabancı işletmelerin 'bağımsızlık adına satın alınmasıdır'.
Öğrenciler genellikle devletin her türlü ekonomik müdahalesini Devletçilik sanmakta, ancak bağımsızlık odaklı 'satın almaları' (millileştirme) gözden kaçırmaktadır.
3
Seçeneklerin elenmesi
Yabancı işletmelerin satın alınması doğrudan Milliyetçilik ilkesine çıkar.
Limanların, demiryollarının ve Reji'nin satın alınması Türk ekonomisinin millileşmesini sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Ekonomik Milliyetçilik vs. Devletçilik Ayrımı

İpuçları

1
Devletin bir fabrikayı sıfırdan yapması ile yabancı bir şirketi satın alması arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kabotaj Kanunu'nun hangi ilkeyle doğrudan ilgili olduğunu ve Devletçilik ile neden karıştırılmaması gerektiğini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 600Soru

Atatürkçü düşünce sisteminde bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin uygulama alanlarını genişleten ve onlara dinamizm katan unsurlardır. Özellikle toplum içindeki sınıf kavgalarını reddeden, bireylerin ortak bir kader ve ideal etrafında birleşmesini savunan, vatanın bütünlüğü ile milletin bölünmezliğini odağına alan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Birlik ve Beraberlik

Cevap

Toplumda sınıf ayrımını reddeden ve ortak bir gaye etrafında birleşmeyi hedefleyen bütünleyici ilke Milli Birlik ve Beraberlik'tir.
Milli Birlik ve Beraberlik ilkesi, Türk milletinin birliğini, vatanın parçalanamazlığını ve toplum içindeki fertlerin bir dayanışma içinde yaşamasını savunur. Sınıf mücadelesini reddetmesi bakımından Halkçılık, ortak bir ideal ve kader birliği sunması bakımından ise Milliyetçilik ilkelerini tamamlayıcı bir niteliğe sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramları analiz et.
Sınıf mücadelesinin reddi, ortak kader/ideal ve vatanın bütünlüğü kavramları belirlendi.
Bu kavramlar bizi toplumsal dayanışma ve bütünleşme fikirlerine yönlendirir.
2
Kavramları temel ilkelerle ilişkilendir.
Milli kimlik vurgusu 'Milliyetçilik', eşitlik ve dayanışma vurgusu 'Halkçılık' ile örtüşür.
Bütünleyici ilkeler, genellikle iki veya daha fazla temel ilkenin kesişim noktasında yer alır.
3
Doğru bütünleyici ilkeyi tespit et.
Bu iki temel ilkenin sentezi olan ve iç bütünlüğü savunan ilke Milli Birlik ve Beraberlik'tir.
Bu ilke, 'Biz' bilincini oluşturarak ayrıştırıcı unsurları ortadan kaldırmayı amaçlar.

Anahtar Kavram

Milli Birlik ve Beraberlik İlkesi

İpuçları

1
Bu ilke, hem Milliyetçilik hem de Halkçılık ile sıkı bir ilişki içindedir.
2
Toplumu sınıflara ayırmak yerine bir bütün olarak görmeyi ve vatan savunmasında kenetlenmeyi esas alır.
3
'Vatanın bölünmez bütünlüğü' ve 'ortak milli gaye' bu ilkenin en belirgin parolalarıdır.

Daha Fazla Pratik

Bu ilkenin dış politikadaki 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesiyle nasıl bir ilişki kurduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 30 / 35Sonraki
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 30 | Examkin