Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 soru

Soru 281Soru

Fransa, I. Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerini tekrar yaşamamak ve Almanya'dan gelebilecek olası bir saldırıyı durdurmak amacıyla 19301930'lu yıllarda sınır boylarına dönemin en gelişmiş savunma hattını inşa etmiştir. Ancak 19401940 yılında başlayan Alman saldırısı (Fransa Seferi), bu hattı doğrudan aşmak yerine ormanlık ve engebeli arazileri (Ardenler) ve Belçika topraklarını kullanan "Yıldırım Harbi" (BlitzkriegBlitzkrieg) doktrini ile savunmayı etkisiz bırakmıştır.

Fransa'nın büyük bir askeri ve mali yatırım yaptığı ancak savaşın başında işlevsiz kalarak Paris'in düşmesine engel olamayan bu ünlü savunma hattı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maginot Hattı

Cevap

Fransa'nın Alman saldırısını durdurmak için inşa ettiği ancak başarısız olan savunma hattı Maginot Hattı'dır.
Maginot Hattı, Fransız Savunma Bakanı André Maginot'nun adını taşıyan ve 193019401930-1940 yılları arasında inşa edilen, içinde hastaneler, demiryolları ve klimalı sığınaklar bulunan devasa bir yer altı ve yer üstü tahkimatıdır. Almanların Blitzkrieg taktiği ile bu hattın çevresinden dolanması, hattı askeri açıdan işlevsiz kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fransa'nın II. Dünya Savaşı öncesi savunma stratejisini analiz etme.
Fransa'nın statik savunmaya güvenerek Alman sınırına güçlü kaleler ve tüneller inşa ettiği tespit edilir.
Soruda bahsedilen hattın temel amacı olası bir Alman saldırısını sınırda durdurmaktır.
2
Almanya'nın bu hattı nasıl etkisiz hale getirdiğini değerlendirme.
Alman ordusunun hattı doğrudan saldırmak yerine yan taraftan (Belçika ve Ardenler) dolanarak geçtiği anlaşılır.
Blitzkrieg (Yıldırım Harbi) doktrini, durağan hatları bypass etmeye dayalı hızlı ve hareketli bir saldırı biçimidir.
3
Seçenekler arasından doğru hattı eşleştirme.
Maginot Hattı'nın Fransız yapımı olduğu, diğerlerinin ise farklı devletlere veya farklı dönemlere ait olduğu belirlenir.
Maginot Hattı, savaş tarihindeki en ünlü ancak işlevsiz kalan savunma yatırımlarından biridir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı'nda statik savunma (Maginot) ile hareketli savaş (Blitzkrieg) doktrinlerinin çatışması.

İpuçları

1
Bu hat, adını dönemin Fransız Savunma Bakanı'ndan almıştır.
2
Alman ordusu bu hattı doğrudan geçmek yerine tarafsız ülkeler üzerinden dolanarak aşmıştır.
3
Fransa'nın 'geçilemez' dediği ancak Arden Ormanları üzerinden baypas edilen ünlü tahkimattır.

Daha Fazla Pratik

Blitzkrieg (Yıldırım Harbi) doktrininin temel bileşenlerini (tanklar, uçaklar ve hız) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 282Soru

II.II. Dünya Savaşı’nın başından itibaren "aktif tarafsızlık" ve "denge politikası" izleyen Türkiye, 19441944 yılına gelindiğinde müttefik devletlerin diplomatik ve ekonomik baskılarını en üst seviyede hissetmiştir. Özellikle İngiltere ve ABD’nin 1414 Nisan 19441944’te verdikleri ortak nota ile; stratejik hammadde sevkiyatının kesilmemesi durumunda Türkiye’ye yönelik bir ekonomik blokaj uygulanacağını bildirmeleri üzerine, Türk hükümetinin dış politikadaki dengeyi müttefikler lehine kesin olarak değiştiren ilk somut adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Almanya'ya yapılan krom sevkiyatının tamamen durdurulması

Cevap

Türkiye'nin müttefiklerin baskısı üzerine attığı ilk somut adım, Almanya'ya yapılan stratejik krom sevkiyatının tamamen durdurulmasıdır.
Doğru seçenek olan krom sevkiyatının durdurulması, Türkiye'nin müttefiklerin 14 Nisan 1944 tarihli sert notasından sadece bir hafta sonra (21 Nisan) gerçekleştirdiği eylemdir. Bu olay, Türkiye'nin aktif tarafsızlık politikasından vazgeçerek müttefik bloğuna fiilen eklemlenme sürecindeki en önemli diplomatik kırılma noktalarından birini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin diplomatik konjonktürünü analiz etme
1943 Kahire Konferansları sonrası müttefiklerin Türkiye'yi savaşa sokma baskısı artmıştır.
Müttefikler, savaşın sonu yaklaşırken Türkiye'nin artık bir taraf seçmesini istemektedir.
2
14 Nisan 1944 notasının içeriğini belirleme
Nota, Türkiye'nin Almanya'ya yaptığı stratejik hammadde (özellikle krom) ihracatına odaklanmıştır.
Krom, Alman savaş sanayisi için hayati öneme sahip bir madendir.
3
Kronolojik sıralamayı kontrol etme
21 Nisan 1944'te krom sevkiyatı durdurulmuş, ardından Ağustos 1944'te ilişkiler kesilmiştir.
Nota baskısına verilen ilk somut ve ani tepki hammadde ihracatının durdurulmasıdır.

Anahtar Kavram

Hammadde Diplomasisi ve 1944 Dış Politika Kırılması

İpuçları

1
Müttefiklerin baskısı özellikle Alman savaş sanayisinin beslenmesini engellemeye yöneliktir.
2
1944 yılındaki bu kriz, Türkiye'nin ihraç ettiği ve çelik sanayisi için çok kritik olan bir madenle ilgilidir.
3
İngiltere ve ABD, bu madenin ihracatı durdurulmazsa Türkiye'ye Marshall yardımı öncesi büyük bir ambargo uygulayacağını söylemiştir; bu maden kromdur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin müttefik baskısıyla attığı bu adımdan sonra, Almanya ile diplomatik ilişkilerini hangi tarihte kestiğini ve bunun sonuçlarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayları kronolojik olarak 'Nota (Nisan) -> Krom Kesintisi (Nisan) -> İlişkilerin Kesilmesi (Ağustos) -> Savaş İlanı (Şubat 1945)' şeklinde sıralayarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 283Soru

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCBSSCB) 19911991 yılında dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden Türk Cumhuriyetleri ve diğer komşu ülkelerle; eğitim, kültür, teknik ve sosyal alanlarda iş birliğini geliştirmek ve bu bölgelerde kalkınma projeleri yürütmek amacıyla 19921992 yılında kurulan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TI˙KATİKA)

Cevap

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TI˙KATİKA)
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TI˙KATİKA), 19911991 yılında SSCBSSCB'nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan ülkelerle bağları güçlendirmek ve bu ülkelere kalkınma yardımı sunmak amacıyla 19921992 yılında kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Zaman çizelgesini belirleme
SSCBSSCB'nin dağılması (19911991) ve hemen sonrasında (19921992) kurulan yapıya odaklanıldı.
Soruda verilen tarih, kurumun kimliğini belirlemek için en önemli ipucudur.
2
Kuruluş amacını analiz etme
Teknik yardım, kalkınma projeleri ve iş birliği anahtar kelimeleri analiz edildi.
Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'ya yönelik kurumsal desteğinin niteliği belirlenmelidir.
3
Benzer kurumlarla karşılaştırma yapma
Kültürel odaklı TU¨RKSOYTÜRKSOY (19931993) ile teknik/kalkınma odaklı TI˙KATİKA (19921992) arasındaki fark ayırt edildi.
Öğrencilerin en sık düştüğü kavram karmaşasını gidermek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile İlişkileri ve TI˙KATİKA

İpuçları

1
Bu kurum Türkiye'nin 'yumuşak güç' (softsoft powerpower) unsurlarından biri olarak teknik destek sağlar.
2
Özellikle Orta Asya ve Kafkasya'daki kardeş cumhuriyetlere yönelik kalkınma yardımları ile tanınır.
3
19921992 yılında kurulan bu ajansın kısaltması, 'Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı' kelimelerinin baş harflerinden oluşur.

Daha Fazla Pratik

Türk Cumhuriyetleri arasındaki kültürel bağı güçlendiren TU¨RKSOYTÜRKSOY ve ekonomik entegrasyonu hedefleyen Türk Konseyi (20092009) yapılarını da inceleyin.

Alternatif Yöntem

Tarih-Odaklı Eleme: Seçeneklerdeki kurumların kuruluş yıllarını (1992,1993,2007,20101992, 1993, 2007, 2010) hatırlayarak doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 284Soru

II.II. Dünya Savaşı'nın ardından Türkiye'de 19461946 yılında çok partili hayata geçişle birlikte dış politikada Batı dünyasıyla bütünleşme süreci ivme kazanmıştır. Bu stratejik yönelimin bir sonucu olarak, 19501950 yılında Demokrat Parti hükümeti tarafından Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çağrısına uyarak Kore Savaşı'na asker göndermesi kararlaştırılmıştır.

Türkiye'nin Kore'ye asker gönderme kararının temel dış politika hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) tam üye olarak kabul edilmek

Cevap

Türkiye'nin Kore'ye asker göndermesindeki temel hedef, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) tam üye olarak kabul edilmektir.
Türkiye'nin Kore'ye asker gönderme kararındaki asıl ve temel amaç, kolektif bir savunma örgütü olan NATO'ya girmektir. 19501950'de başlayan askeri katkı, Türkiye'nin 19521952 yılında NATO'ya kabul edilmesini sağlayan en önemli katalizör olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi ve askeri konjonktürünü analiz edin.
II.II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet tehdidi ve Türkiye'nin Batı Bloku'na yaklaşması.
Türkiye'nin dış politikasını belirleyen temel faktör güvenlik ihtiyacıdır.
2
19501950 yılındaki Kore Savaşı kararını değerlendirin.
Hükümetin Batılı devletlerle ortak hareket ederek Kore'ye asker göndermesi.
Batı dünyasına 'aktif müttefik' olduğunu kanıtlama çabası.
3
Bu kararın sonucunda gerçekleşen diplomatik gelişmeyi belirleyin.
Türkiye'nin 19521952 yılında NATO'ya resmi üye olması.
Kore'deki askeri başarı ve sadakat, NATO kapısını Türkiye'ye açmıştır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Türk Dış Politikası ve NATO Entegrasyonu

İpuçları

1
Türkiye'nin bu kararı almasındaki en büyük motivasyon, bir savunma örgütüne girmekti.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin NATO'ya girişiyle eş zamanlı olarak hangi diğer ülkenin de NATO'ya üye olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 285Soru

Yumuşama (Detant) Dönemi'nde ABD ve SSCB liderleri, nükleer bir savaş riskini azaltmak ve silahlanma yarışını kontrol altına almak amacıyla çeşitli antlaşmalar imzalamışlardır.

TarihDiplomatik GelişmeTemel Amaç
19631963Moskova AntlaşmasıNükleer denemelerin kısmen yasaklanması
19681968NPTNükleer silahların yayılmasını önlemek
19721972?Stratejik saldırı silahlarını sınırlandırmak

Yukarıdaki tabloda soru işareti (??) ile boş bırakılan yere getirilmesi gereken antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SALT-I Antlaşması

Cevap

SALT-I Antlaşması
SALT-I Antlaşması, 19721972 yılında ABD ve SSCB arasında imzalanan ve stratejik nükleer saldırı füzelerinin sayısını sınırlandırmayı hedefleyen ilk resmi belgedir. Yumuşama Dönemi'nin en kritik aşamalarından birini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki kronolojiyi ve amaçları inceleyin.
Tablo, 19601960'lı yılların başından itibaren nükleer silahları kontrol altına alma çabalarını göstermektedir.
Sorunun hangi dönem ve hangi teknik alan (nükleer silahlanma) ile ilgili olduğunu belirlemek gerekir.
2
19721972 yılında ABD ve SSCB arasında imzalanan ana antlaşmayı hatırlayın.
Nixon ve Brejnev arasında imzalanan antlaşma SALT-I (Strategic Arms Limitation Talks) antlaşmasıdır.
Yumuşama Dönemi'nin en somut silahlanma karşıtı başarısı SALT-I sürecidir.
3
Tablodaki "Stratejik saldırı silahlarını sınırlandırmak" ifadesiyle antlaşmayı eşleştirin.
SALT-I, stratejik füzelerin (ICBM) dondurulmasını ve sınırlandırılmasını sağlamıştır.
SALT kelimesinin açılımı olan "Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri" doğrudan bu amaca hizmet eder.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi Silahsızlanma Süreci

İpuçları

1
Antlaşmanın adı, İngilizce 'Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri' ifadesinin kısaltmasıdır.
2
19721972 yılında Nixon ve Brejnev tarafından imzalanan ilk aşama görüşmeleridir.
3
Bu antlaşma SALT-I olarak bilinir ve nükleer başlık taşıyan uzun menzilli füzeleri kapsamaktadır.

Daha Fazla Pratik

SALT-II Antlaşması'nın neden onaylanmadığını ve bu durumun Yumuşama Dönemi'ni nasıl bitirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 286Soru

XX.\text{XX.} yüzyılın başlarında Rusya'daki Bolşevik İhtilali'nin yarattığı otorite boşluğunda Türkistan’da bağımsızlık amacıyla başlatılan Basmacı Hareketi’nin, 19301930’ların ortalarına kadar sürmesine rağmen başarısızlıkla sonuçlanmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin düzenli ordular ve ağır silahlar göndererek hareketi resmen kendi kontrolüne alması

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bölgeye düzenli ordular ve ağır silahlar göndererek hareketi resmen kendi kontrolüne alması
Basmacı Hareketi'nin başarısızlık nedenleri arasında iç çekişmeler (korbaşılar arası rekabet), Sovyet Rusya'nın askeri ve teknolojik üstünlüğü, dış desteğin yokluğu ve Sovyetlerin uyguladığı 'böl ve yönet' politikaları yer alır. Ancak Osmanlı Devleti'nin bölgeye düzenli ordular göndererek hareketi kontrol altına alması gibi bir durum yaşanmamıştır. Osmanlı Devleti o yıllarda Mondros Ateşkesi sonrası dağılmış bir orduyla Anadolu'yu kurtarmaya çalışmaktaydı. Enver Paşa'nın Türkistan'daki varlığı ise devletten bağımsız, bireysel bir girişimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Basmacı Hareketi'nin doğuşunu analiz etme
Hareketin, Çarlık Rusyası'nın yıkılması ve Bolşeviklerin baskıcı politikalarına tepki olarak 1918'de Hokand'da başladığı görülür.
Mücadelenin karakterini anlamak için çıkış noktası önemlidir.
2
Dönemin siyasi konjonktürünü değerlendirme
Basmacı Hareketi sırasında Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan mağlup çıktığı ve Anadolu'da kendi bağımsızlık savaşını yürüttüğü saptanır.
Dış yardım iddialarının gerçekliğini test etmek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
İç bölünmüşlük, teknolojik yetersizlik ve dış destek eksikliği gerçek başarısızlık nedenleridir. Ancak Osmanlı'nın düzenli ordu göndermesi tarihi bir gerçeklik değildir.
Doğru seçeneği belirlemek için yanlış bilgiyi saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Basmacı Hareketi ve Başarısızlık Nedenleri

İpuçları

1
Hareketin başarısızlığında hem iç faktörleri hem de dış destek eksikliğini düşünün.
2
Enver Paşa'nın Türkistan'daki rolünü hatırlayın; bir devletin temsilcisi olarak mı yoksa bireysel olarak mı oradaydı?
3
Osmanlı Devleti'nin 1918-1922 yılları arasındaki kendi iç durumunu ve askeri gücünü göz önünde bulundurun.

Daha Fazla Pratik

Basmacı Hareketi'ne katılan önemli liderleri (Zeki Velidi Togan, Enver Paşa) ve hareketin fikir babası kabul edilen Gaspıralı İsmail'in 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' ilkesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 287Soru

II. Dünya Savaşı devam ederken müttefik devletlerin Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa dahil etme baskıları üzerine, Ocak 1943'te İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile Cumhurbaşkanı İsmet İnönü arasında gerçekleşen diplomatik görüşme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adana Konferansı

Cevap

İnönü ve Churchill arasında Ocak 1943'te gerçekleşen görüşme Adana Konferansı'dır.
Adana Konferansı, 30-31 Ocak 1943 tarihlerinde gerçekleşmiş olup İngiltere Başbakanı Winston Churchill'in Türkiye'yi müttefik saflarında savaşa çekme girişiminin ilk önemli adımıdır. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bu görüşmede Türkiye'nin askeri teçhizat eksikliğini vurgulayarak zaman kazanmaya çalışmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarih (Ocak 1943) ve katılımcılar (İsmet İnönü ve Winston Churchill) analiz edilir.
Bu bilgiler Türkiye'nin II. Dünya Savaşı sırasındaki diplomatik trafiğini işaret eder.
Doğru konferansı belirlemek için zaman ve katılımcı eşleşmesi kritiktir.
2
Seçeneklerdeki konferanslar kronolojik ve içerik bakımından değerlendirilir.
Ocak 1943'te Adana'da (Yenice Tren İstasyonu yakınında) yapılan görüşmenin 'Adana Konferansı' olduğu hatırlanır.
Adana Konferansı, müttefiklerin Türkiye'ye yaptığı ilk büyük doğrudan baskı zirvesidir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin izlediği 'Aktif Tarafsızlık' ve 'Denge Politikası' kapsamındaki diplomatik görüşmeler.

İpuçları

1
Görüşme, Türkiye'nin güneyindeki bir ilimizde, bir tren vagonunda gerçekleşmiştir.
2
Görüşme 1943 yılının en başında yapılmış ve Churchill'in bizzat Türkiye'ye gelmesiyle sonuçlanmıştır.
3
İnönü ve Churchill'in meşhur 'Yenice' görüşmesi olarak da bilinen bu toplantı, adını görüşmenin yapıldığı ilden alır.

Daha Fazla Pratik

II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e asil üye olabilmek için hangi konferansın kararları doğrultusunda Almanya'ya savaş ilan ettiğini araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 288Soru

Yumuşama (Detant) Dönemi'nde nükleer silahların sınırlandırılması amacıyla ABD ve SSCB arasında 1979 yılında Viyana'da SALT-II Antlaşması imzalanmıştır. Ancak bu antlaşma, ABD Senatosu tarafından onaylanmadığı için hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir. ABD'nin bu antlaşmayı onaylamaktan vazgeçerek Yumuşama sürecinden uzaklaşmasına neden olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesi

Cevap

Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesi, ABD'nin SALT-II antlaşmasını onaylamaktan vazgeçmesine ve Yumuşama döneminin sona ermesine neden olmuştur.
SALT-II Antlaşması'nın onaylanmamasının temel sebebi, Sovyetler Birliği'nin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesidir. Bu gelişme, nükleer silahlarda indirim öngören antlaşmanın güven ortamını yok etmiş ve ABD'nin antlaşmayı yürürlüğe koymaktan vazgeçmesine sebep olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın tarihini belirle
SALT-II Antlaşması 1979 yılında imzalanmıştır.
Olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisini kurmak için kronolojik bağlam gereklidir.
2
1979 yılındaki büyük uluslararası krizi hatırla
1979 sonunda SSCB, Afganistan'ı işgal ederek bölgedeki nüfuzunu artırmaya çalışmıştır.
Bu işgal, Batı bloku tarafından büyük bir tehdit olarak algılanmış ve diplomatik ilişkileri dondurmuştur.
3
İşgalin antlaşma üzerindeki etkisini analiz et
ABD Başkanı Jimmy Carter, işgale tepki olarak SALT-II antlaşmasını Senato'dan çekmiştir.
Bir devletin rakibine güveninin kalmadığı bir ortamda nükleer kısıtlama antlaşmasının onaylanması siyasi olarak imkansız hale gelmiştir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'nin Sona Ermesi ve SALT-II

İpuçları

1
Antlaşmanın imzalandığı yıl olan 1979'da gerçekleşen ve dünyayı sarsan askeri müdahaleyi düşünün.
2
Yumuşama sürecini fiilen bitiren ve Soğuk Savaş'ın 'İkinci Soğuk Savaş' olarak adlandırılan döneme girmesine neden olan Sovyet hamlesini hatırlayın.
3
Bu olay, SSCB'nin sıcak denizlere inme stratejisinin bir parçası olarak görülmüş ve ABD'nin antlaşmayı onaylamayı reddetmesine yol açan Afganistan müdahalesidir.

Daha Fazla Pratik

Yumuşama sürecini başlatan 1962 Küba Füze Krizi ile bitiren 1979 Afganistan İşgali arasındaki benzerlik ve farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 289Soru

Yumuşama (DetantDetant) Dönemi’nde dünya genelinde SALTISALT-I, HelsinkiHelsinki NihaiNihai SenediSenedi ve OstpolitikOstpolitik gibi barışçıl girişimler öne çıkmıştır. Ancak aynı dönemde Türkiye, 19741974 Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle müttefiki ABD ile diplomatik bir kriz yaşamış ve kendisine uygulanan silah ambargosuna karşı somut bir mütekabiliyet adımı atmıştır.

Türkiye’nin ABD ambargosuna karşılık olarak gerçekleştirdiği bu hamle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye’deki Amerikan üs ve tesislerinin faaliyetlerini durdurarak bu tesislerin yönetimini Türk Silahlı Kuvvetlerine devretmesi

Cevap

Türkiye'nin ABD ambargosuna tepki olarak ülkedeki Amerikan üs ve tesislerinin faaliyetlerini durdurması ve yönetimi devralmasıdır.
Yumuşama Dönemi'nde Türkiye, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD'nin uyguladığı silah ambargosuna karşı en sert tepkisini 25 Temmuz 1975'te göstermiştir. Bu karar ile ABD ile olan savunma iş birliği anlaşmaları geçersiz sayılmış ve Türkiye'deki Amerikan üslerinin faaliyetleri durdurularak bu tesisler TSK'nın denetimine alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin nedenini belirleme
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD Kongresi'nin Türkiye'ye silah ambargosu uygulama kararı.
Türkiye'nin harekatta Amerikan menşeli silahları kullanması gerekçe gösterilmiştir.
2
Türkiye'nin tepkisini analiz etme
25 Temmuz 1975 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 'Ortak Savunma ve İş Birliği Anlaşması'nın askıya alınması.
Ambargoya karşı mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi gereği askeri bir yanıt verilmesi amaçlanmıştır.
3
Sonucu saptama
İncirlik dışındaki Amerikan üsleri kapatılmış ve TSK kontrolüne geçmiştir.
Bu durum 1978'de ambargo kalkana kadar devam etmiştir.

Anahtar Kavram

Mütekabiliyet Esası ve Türkiye-ABD İlişkileri (1974-1978)

İpuçları

1
Türkiye'nin cevabı, doğrudan askeri egemenlik alanındaki tesisleri kapsamaktadır.
2
ABD'nin silah vermemesine karşılık Türkiye, ABD'nin bu silahlardan ve Türkiye'deki stratejik konumlardan yararlanmasını engellemiştir.
3
1975 yılında alınan bu karar, özellikle İncirlik ve diğer dinleme üslerinin faaliyetlerini askıya almıştır.

Daha Fazla Pratik

ABD ambargosunun kaldırılmasında etkili olan 'SALT-II ve Sovyet tehdidi' ilişkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 290Soru

Türk dili konuşan ülkeler arasındaki dostane ilişkileri geliştirmek, ortak Türk kültürünü, dilini ve sanatını koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla 19931993 yılında kurulan ve günümüzde Türk dünyasının "UNESCO"su olarak adlandırılan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)

Cevap

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)
Doğru cevap olan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), 19931993 yılında imzalanan anlaşma ile kurulmuş ve Türk dünyasının ortak kültür, sanat ve dil mirasını korumayı hedeflemiştir. UNESCO ile benzer bir misyon üstlendiği için "Türk dünyasının UNESCO'su" olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel anahtar kelimeleri belirle.
19931993 yılı, "Türk dünyasının UNESCO'su" ifadesi ve kültürel iş birliği amacı öne çıkmaktadır.
Kuruluşların kuruluş yılları ve temel faaliyet alanları birbirinden farklıdır.
2
Seçeneklerdeki kuruluşların temel görevlerini karşılaştır.
TİKA teknik yardım, KEİ ekonomi, BDT eski Sovyet ülkeleri birliği, Türk Devletleri Teşkilatı ise siyasi çatı örgütüdür.
Kültürel mirası koruma ve tanıtma görevi doğrudan TÜRKSOY'a aittir.

Anahtar Kavram

Türk Dünyası Uluslararası Kuruluşları

İpuçları

1
Soruda geçen kuruluşun adı, faaliyet alanı olan 'kültür' kelimesini içermektedir.
2
Bu kuruluşun genel merkezi Ankara'dadır ve her yıl Türk dünyasından bir şehri 'Türk Dünyası Kültür Başkenti' ilan eder.
3
Adı 'Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi'nin kısaltmasıdır.

Daha Fazla Pratik

TİKA'nın kuruluş amacı ve Türkiye'nin Balkanlar/Orta Asya'daki restorasyon projelerindeki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 291Soru

Yumuşama (Detant) Dönemi'nin en önemli stratejik adımlarından biri olan ve 1979 yılında imzalanan SALT II Antlaşması'nın ABD Senatosu tarafından onaylanma sürecinde "denetlenebilirlik" (verification) meselesi büyük bir tartışma konusu olmuştur. Bu süreçte ABD, Sovyetler Birliği'nin antlaşma hükümlerine uyup uymadığını teknik olarak takip edebilmek amacıyla Türkiye'den hangi özel talepte bulunmuş ve Türkiye bu talebe dönemin diplomatik ruhuna uygun olarak nasıl bir cevap vermiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ABD'nin U-2 casus uçaklarının Türk hava sahasını kullanarak denetim uçuşu yapması talebi / Türkiye'nin bu uçuşlar için Sovyetler Birliği'nin açık onayını şart koşması

Cevap

ABD'nin U-2 casus uçaklarının Türk hava sahasını kullanarak denetim uçuşu yapması talebi karşısında Türkiye'nin Sovyetler Birliği'nin açık onayını şart koşmasıdır.
Doğru seçenek, 1979 yılındaki tarihi gerçeği yansıtmaktadır. ABD, SALT II'nin uygulanmasını denetlemek için Türkiye'den U-2 uçuşları için izin istemiş; ancak dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Sovyetler Birliği'nin bu uçuşlara itiraz etmemesi şartını öne sürerek Türkiye'nin egemenlik haklarını ve bölgesel dengeleri korumaya çalışmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
SALT II Antlaşması'nın (1979) içeriğini ve temel sorununu analiz etme.
Antlaşmanın ABD Senatosu'nda onaylanması için Sovyetler'in gizli silahlanıp silahlanmadığının denetlenmesi (verification) şart koşulmuştur.
Güven ortamının tam oluşmadığı bu dönemde teknik denetim, antlaşmanın geçerliliği için kritikti.
2
Türkiye'nin bu süreçteki jeopolitik konumunu değerlendirme.
ABD, İran'daki İslam Devrimi sonrası oradaki dinleme tesislerini kaybetmiş ve Türkiye'deki üslere ve hava sahasına olan ihtiyacı artmıştır.
Coğrafi yakınlık, Sovyet topraklarının gözetlenmesi için Türkiye'yi vazgeçilmez kılmaktadır.
3
Türkiye'nin dönemsel dış politika stratejisini uygulama.
1974-1978 ABD silah ambargosunun yaralarını sarmaya çalışan ve Sovyetlerle ekonomik iş birliği içinde olan Türkiye, "şartlı evet" politikası izlemiştir.
Türkiye, süper güçler arasındaki Yumuşama'dan faydalanarak tek bir bloka tam bağımlı kalmak istememiş ve Sovyetler'i kışkırtmamaya özen göstermiştir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'nde Türk Dış Politikası ve SALT II Denetim Krizi

İpuçları

1
Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD ile yaşadığı ambargo sürecinin dış politikasındaki 'denge' arayışını nasıl etkilediğini düşünün.
2
ABD'nin 1979'da İran'daki dinleme tesislerini kaybetmesi, Türkiye'deki istasyonların ve hava sahasının önemini artırmıştı. Bu durum nükleer bir antlaşmanın denetimiyle ilgiliydi.
3
Türkiye, ABD'nin nükleer denetim için istediği U-2 uçuşlarına, Sovyetler Birliği'nin rızası olmadan izin vermeyerek 'iki süper güç arasında ezilmeme' politikası izlemiştir.

Daha Fazla Pratik

SALT II Antlaşması'nın ABD Senatosu tarafından onaylanmamasının temel sebebi olan Sovyetler Birliği'nin 1979 sonundaki Afganistan'ı işgali konusunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken kronolojiye odaklanabilirsiniz: 1979 yılı SALT II antlaşmasının yılıdır. Bu tarihte Türkiye ile ABD arasındaki en büyük gerilim noktalarından biri, ambargo sonrası normalleşme çabaları ve İran Devrimi sonrası bölgedeki yeni stratejik dengelerdir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 292Soru

19961996 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından "Şanghay Beşlisi" adıyla temelleri atılan; 20012001 yılında Özbekistan'ın katılımıyla bölgesel bir iş birliği örgütüne dönüşen ve Türkiye'nin 20122012 yılında "Diyalog Ortağı" statüsüyle bağ kurduğu uluslararası oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şanghay İşbirliği Örgütü

Cevap

Şanghay İşbirliği Örgütü
Şanghay İşbirliği Örgütü (S\cI˙O¨Ş\text{İ}Ö), 19961996 yılında sınır anlaşmazlıklarını çözmek amacıyla kurulan Şanghay Beşlisi'nin devamıdır. 20012001'de Özbekistan'ın katılımıyla kurumsallaşmış, Türkiye ise 20122012 yılında Çin'in başkenti Pekin'de yapılan zirvede örgütün diyalog ortağı olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütün kökenini belirleme
19961996 yılında Çin ve Rusya önderliğinde kurulan "Şanghay Beşlisi" yapısına ulaşılır.
Soruda verilen tarihsel başlangıç noktasını doğrulamak için.
2
Örgütün kurumsallaşma sürecini inceleme
20012001 yılında Özbekistan'ın katılımıyla yapının bir iş birliği örgütüne dönüştüğü saptanır.
Beşli yapıdan tam bir uluslararası örgüte geçiş aşamasını tespit etmek için.
3
Türkiye ile olan diplomatik ilişkiyi kontrol etme
Türkiye'nin 20122012 yılında bu örgüte "Diyalog Ortağı" olarak kabul edildiği bilgisiyle eşleştirilir.
Sorudaki güncel siyasi veriyi doğru seçenekle onaylamak için.

Anahtar Kavram

Küreselleşen dünyada Batı dışı bölgesel güvenlik ve iş birliği örgütlerinin yükselişi.

İpuçları

1
Bu örgüt, NATONATO ve ABAB'ye karşı Doğu dünyasının bir alternatif gücü olarak nitelendirilmektedir.
2
Örgütün kurucu üyeleri arasında dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin ve Rusya Federasyonu bulunmaktadır.
3
Türkiye bu örgüte tam üye olmasa da 20122012'de Çin'deki zirvede "Diyalog Ortağı" kabul edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin G20G-20 üyeliği ve 20152015 Antalya zirvesindeki rolünü gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 293Soru

Soğuk Savaş sürecinde, özellikle SSCB ile Çin arasındaki ideolojik ayrılığın (Sino-Sovyet ayrılığı) derinleşmesi üzerine, ABD’nin Çin ile diplomatik ilişkilerini normalleştirmek amacıyla başlattığı ve 19711971 yılında bir spor kafilesinin davetiyle sembolleşen süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ping-Pong Diplomasisi

Cevap

ABD ve Çin arasındaki ilişkilerin normalleşmesini sağlayan Ping-Pong Diplomasisi seçeneği doğrudur.
Ping-Pong Diplomasisi, 19711971 yılında Japonya'da düzenlenen Dünya Masa Tenisi Şampiyonası sırasında ABD'li sporcuların Çin'e davet edilmesiyle başlayan, ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki buzların erimesini ve diplomatik ilişkilerin kurulmasını sağlayan tarihi süreci tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki tarih ve aktörleri analiz etme
19711971 yılı ve ABD-Çin ilişkileri odağa alınmıştır.
Yumuşama dönemindeki stratejik yakınlaşmaları diğer dönemlerden ayırmak gerekir.
2
Sporun siyasi araç olarak kullanıldığı kavramı tanımlama
Japonya'daki Dünya Masa Tenisi Şampiyonası sonrası ABD takımının Çin'e davet edilmesi hatırlanır.
Uluslararası ilişkilerde bu özel sürece verilen ismi belirlemek hedeflenir.
3
Diğer diplomatik terimlerle karşılaştırma
Mekik diplomasisi veya blok politikalarıyla karıştırılmaması sağlanır.
Çeldiricilerin (Mekik diplomasisi gibi) farklı olaylara ait olduğunu teyit etmek hata riskini azaltır.

Anahtar Kavram

Ping-Pong Diplomasisi

İpuçları

1
Bu süreç, bir spor branşının uluslararası diplomasideki 'ilk adım' olarak kullanılmasını ifade eder.
2
Aktörler ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti'dir. Süreç, Nixon'un Çin ziyaretiyle sonuçlanmıştır.
3
Masa tenisi (Ping-pong) sporunun diplomatik ilişkilerin başlamasına vesile olması nedeniyle bu isimle anılır.

Daha Fazla Pratik

Ping-Pong Diplomasisi'nin ardından Richard Nixon'ın Çin ziyareti ve sonrasında imzalanan Şanghay Tebliği'ni inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 294Soru

II.II. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren gelişmeler yaşanırken İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Türkiye’nin askeri desteğini almak ve müttefik saflarında savaşa girmesini sağlamak amacıyla Ocak 19431943’te Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Bir tren vagonunda yapılan ve Türkiye’nin teknik donanım eksikliği ile hazırlıksız olduğu gerekçesiyle savaşa fiilen girme talebini ertelediği bu diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adana Konferansı

Cevap

İsmet İnönü ve Winston Churchill arasında 1943 yılında tren vagonunda gerçekleşen görüşme Adana Konferansı'dır.
Adana Konferansı, 19431943 yılında İsmet İnönü ile Churchill arasında Yenice istasyonunda bir tren vagonunda yapılmıştır. Bu görüşmede Türkiye, müttefiklerin baskısına rağmen askeri teçhizat yardımı (Hardihood Planı) karşılığında prensipte savaşa girmeyi kabul etmiş ancak fiili girişi ertelemeyi başarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanını ve taraflarını belirle
Ocak 19431943 tarihinde Türkiye (İsmet İnönü) ve İngiltere (Winston Churchill) arasında bir görüşme yapılmıştır.
Soruda verilen tarih ve isimler doğrudan bir konferansa işaret etmektedir.
2
Görüşmenin içeriğini analiz et
İngiltere Türkiye'yi savaşa dahil etmek istemiş, Türkiye ise askeri eksikliklerini öne sürmüştür.
Adana Konferansı, Türkiye'nin 'aktif tarafsızlık' politikasını sürdürdüğü kritik bir eşiktir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'ndaki Denge Politikası ve Adana Görüşmeleri

İpuçları

1
Görüşmenin yapıldığı yer Türkiye sınırları içindeki bir şehirdir.
2
Bu konferans Churchill'in 'Türkiye'yi müttefik saflarına katma' girişimlerinin ilk büyük adımıdır.
3
19431943 yılında bir tren vagonunda yapılan 'Yenice Görüşmeleri' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin savaşın sonunda Birleşmiş Milletler'e katılabilmek için hangi devletlere savaş ilan ettiğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 295Soru

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCBSSCB) 19911991 yılında dağılmasıyla Orta Asya ve Kafkasya'da bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki ilişkileri koordine etmek, bu ülkelerin kalkınma çabalarına destek olmak ve ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında iş birliğini geliştirmek amacıyla 19921992 yılında kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı)

Cevap

Türk Cumhuriyetleri ile çok yönlü iş birliğini koordine etmek amacıyla 1992 yılında kurulan kurum TİKA'dır.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), 19911991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine bağımsızlığını kazanan Orta Asya ve Kafkasya'daki Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki ilişkileri sistemli bir hale getirmek ve bu ülkelerin yeniden yapılanma süreçlerine destek vermek amacıyla 19921992 yılında kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel bağlamı belirle
SSCBSSCB'nin dağılışı sonrası (19911991) ortaya çıkan yeni siyasi tablo.
Soruda verilen kuruluş yılının (19921992) hangi olay sonrası ihtiyaç duyulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Kuruluş amacını analiz et
Ekonomik, teknik ve kültürel alanlarda geniş kapsamlı koordinasyon ve kalkınma desteği.
Sadece kültürel (TÜRKSOY) veya sadece siyasi (Türk Konseyi) odaklı yapıları elemek için kritik bir adımdır.
3
Kuruluş yılı ve ismi eşleştir
19921992 yılında faaliyete geçen yapı TİKA'dır.
Doğru kurumsal yapıyı tespit etmek için spesifik tarih bilgisi kullanılır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş sonrası Türkiye'nin Türk dünyasına yönelik kurumsallaşma çabaları ve TİKA'nın rolü.

İpuçları

1
Bu kuruluşun temel amacı, yeni kurulan kardeş cumhuriyetlerin kalkınma projelerine teknik destek sağlamaktır.
2
Kuruluşun ismi 'Türk İşbirliği ve...' şeklinde başlamaktadır ve günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak çalışmaktadır.
3
Genellikle Türk dünyasının UNESCO'su olarak bilinen TÜRKSOY ile karıştırılır, ancak bu kurum kalkınma yardımları ile ön plandadır.

Daha Fazla Pratik

TİKA'nın ardından Türk dünyası ile kültürel bağları güçlendirmek için 1993'te kurulan TÜRKSOY'un faaliyetlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 296Soru

II.II. Dünya Savaşı sürecinde yaşanan askerî ve diplomatik gelişmeler ile bu gelişmelerin temel özellikleri hakkında aşağıda yapılan eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazablanka Konferansı - İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü arasında askerî yardım konusunun görüşüldüğü toplantı

Cevap

Kazablanka Konferansı ile ilgili verilen eşleştirme yanlıştır; çünkü Türkiye ile Müttefikler arasındaki askerî yardım görüşmeleri Adana ve Kahire konferanslarında yapılmıştır.
Kazablanka Konferansı eşleştirmesi yanlıştır. İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü arasında gerçekleşen ve Türkiye'ye yapılacak askerî yardımların ele alındığı görüşme Ocak 19431943'teki Adana Konferansı'dır. Kazablanka Konferansı ise Ocak 19431943'te Roosevelt ve Churchill arasında yapılmış, Mihver Devletleri'nin kayıtsız şartsız teslim alınması ve Sicilya'ya çıkarma yapılması kararlaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Askerî operasyon ve savunma hatlarının (Maginot Hattı, Barbarossa, Pearl Harbor) amaçlarını ve taraflarını kontrol edin.
Bu üç seçenekteki bilgilerin tarihsel gerçeklerle tam olarak uyuştuğu görülür.
Savaşın ilk yıllarındaki temel stratejik hamleleri doğrulamak için gereklidir.
2
San Francisco Konferansı'nın Birleşmiş Milletler'in kuruluşuyla olan ilişkisini değerlendirin.
Konferansın BM tüzüğünün kabulü ve teşkilatın kurulması amacını taşıdığı teyit edilir.
Diplomatik süreçlerin doğru eşleştirilip eşleştirilmediğini kontrol etmek için gereklidir.
3
Kazablanka Konferansı'nın içeriği ile Türkiye'nin diplomatik temaslarını karşılaştırın.
Kazablanka'nın asıl gündeminin Mihverlerin 'kayıtsız şartsız teslimi' olduğu, Türkiye-İngiltere görüşmesinin ise Adana'da yapıldığı saptanır.
Kavramsal ve mekânsal karışıklığı tespit ederek yanlış seçeneği bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

II.II. Dünya Savaşı'nın Dönüm Noktaları ve Konferansları

İpuçları

1
II.II. Dünya Savaşı'nda askerî operasyonlar (Harekâtlar) ile diplomatik toplantıların (Konferanslar) içeriklerini birbirinden ayırın.
2
Türkiye'nin Müttefikler ile doğrudan temas kurduğu ve askerî yardım aldığı görüşmeler genellikle Türkiye sınırları içinde veya yakınında (Adana, Kahire) yapılmıştır.
3
Kazablanka Konferansı, 'Kayıtsız Şartsız Teslimiyet' (Unconditional Surrender) ilkesiyle özdeşleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

Yalta ve Potsdam konferanslarında alınan kararların Türkiye'yi (özellikle Boğazlar ve Doğu Anadolu üzerinden) nasıl etkilediğini tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Soruya konferansların yerlerinden de yaklaşabilirsiniz. Türkiye ile ilgili kritik görüşmelerin Türkiye'de (Adana) yapılmış olması, Kazablanka gibi uzak yerlerdeki konferansların Türkiye'yi temsil etmediğini hatırlamanıza yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 297Soru

Soğuk Savaş'ın başlangıç evresinde (19471947-19491949), SSCB'nin dış politikasını şekillendiren Jdanov Doktrini (İki Kamp Teorisi); Batı Bloğu'nun Marshall Planı ve Truman Doktrini gibi hamlelerine karşı ideolojik ve kurumsal bir set çekmeyi amaçlamıştır.

Bu süreçte (19471947-19491949) Doğu Bloğu tarafından hayata geçirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisinin, Marshall Planı ve Truman Doktrini'ne doğrudan bir tepki olmaktan ziyade, Batı Bloğu'ndaki askeri gelişmeler ve Federal Almanya'nın NATO'lara katılımı sonucunda daha geç bir tarihte gerçekleştiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varşova Paktı'nın imzalanarak Doğu Bloğu ülkeleri arasında ortak bir askeri savunma sisteminin kurulması

Cevap

Varşova Paktı'nın imzalanarak Doğu Bloğu ülkeleri arasında ortak bir askeri savunma sisteminin kurulması
Doğru yanıt olan askeri savunma paktının (Varşova Paktı) kurulması, Soğuk Savaş'ın başlangıcındaki Jdanov Doktrini veya Marshall Planı'na (19471947) doğrudan bir tepki değil; 19551955 yılında Federal Almanya'nın NATO'ya dahil edilmesiyle oluşan yeni askeri dengeye karşı atılmış daha geç bir adımdır. Diğer kurumsal yapılar (19471947 ve 19491949) doğrudan başlangıç evresindeki ekonomik ve siyasi rekabetin ürünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Jdanov Doktrini ve Marshall Planı dönemini (19471947-19491949) analiz et.
Bu dönemde SSCB; Kominform (19471947), Molotov Planı (19471947) ve COMECON (19491949) gibi yapılarla Batı'ya yanıt vermiştir.
Soruda belirtilen tarih aralığı ve 'doğrudan tepki' kriterini belirlemek için gereklidir.
2
Varşova Paktı'nın kuruluş tarihini ve nedenini incele.
Varşova Paktı 19551955 yılında, Federal Almanya'nın (19541954 Paris Antlaşmaları sonrası) 19551955'te NATO'ya üye olması üzerine kurulmuştur.
Bu hamlenin Marshall Planı'ndan ziyade, Batı'nın askeri genişlemesine bağlı daha geç bir yanıt olduğunu kanıtlar.
3
Seçenekler arasındaki kronolojik ve nedensel farkı ayırt et.
Diğer tüm seçenekler Jdanov Doktrini'nin ilanıyla başlayan sürece (19471947-19491949) aittir; Varşova Paktı ise 66 yıl sonraki farklı bir askeri tetikleyiciye dayanır.
Çelişen bilgileri eleyerek kesin sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Doğu Bloğu'nun Kurumsallaşma Kronolojisi ve Varşova Paktı'nın Tetikleyicisi

İpuçları

1
Batı Bloğu'ndaki Federal Almanya'nın (Batı Almanya) silahlanması ve NATO'ya girişi ile Doğu Bloğu'nun askeri ittifakı arasındaki kronolojik ilişkiyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Varşova Paktı'nın kuruluşunu tetikleyen 'Paris Antlaşmaları' ve Federal Almanya'nın statüsünü inceleyerek Soğuk Savaş askeri dengesini derinleştirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 298Soru

19911991 yılında SSCBSSCB’nin dağılmasıyla birlikte Soğuk Savaş dönemi sona ermiş ve "Küreselleşen Dünya"da yeni bölgesel bütünleşme modelleri hız kazanmıştır. Bu süreçte, 19921992 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ile Avrupa Topluluğu, Avrupa Birliği’ne (ABAB) dönüşmüştür. Antlaşma kapsamında üye ülkelerin Ekonomik ve Parasal Birlik'e (EPBEPB) dahil olabilmesi için uymaları gereken "Maastricht Kriterleri" belirlenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir üye ülkenin ortak para birimi olan Euro'ya geçebilmesi için sağlaması gereken Maastricht Kriterleri arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üye ülkenin yıllık savunma harcamalarının GSYI˙HGSYİH içindeki payının en az %2\%2 oranında tutulması

Cevap

Savunma harcamalarının GSYI˙HGSYİH içindeki payının en az %2\%2 olması gerekliliği, Maastricht Kriterleri arasında yer almaz; bu bir NATO hedefidir.
Doğru yanıt olan savunma harcamalarının yıllık GSYI˙HGSYİH içindeki payının en az %2\%2 olması şartı, Maastricht Kriterleri'nden biri değildir. Bu kriter, NATO üyesi ülkelerin kendi savunma bütçeleri için belirledikleri bir taahhüttür. Maastricht Kriterleri ise tamamen ekonomik istikrar, bütçe disiplini ve Euro'ya geçiş süreciyle sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Maastricht Antlaşması'nın (19921992) amacını analiz et.
Antlaşma, Avrupa Topluluğu'nu Avrupa Birliği'ne dönüştürmüş ve ortak para birimine (Euro) geçişin şartlarını (Maastricht Kriterleri) belirlemiştir.
Sorunun hangi konu kapsamındaki kriterleri sorduğunu netleştirmek gerekir.
2
Maastricht Kriterleri'nin içeriğini hatırla.
Bu kriterler; bütçe açığı (%3\%3), kamu borç stoku (%60\%60), enflasyon oranı (+1,5+1,5 puan) ve faiz oranları (+2+2 puan) ile ilgilidir.
Ekonomik bütünleşme için gereken nicel verileri belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak yanlış olanı tespit et.
Savunma harcaması kriteri AB'nin Maastricht kriterleri arasında değil, bir savunma ittifakı olan NATO'nun üyeleri için belirlediği bir hedeftir.
Farklı uluslararası örgütlerin (AB ve NATO) hedefleri arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Maastricht Kriterleri ve Avrupa Birliği Ekonomik Bütünleşmesi

İpuçları

1
Maastricht Kriterleri, Avrupa Birliği'nde ekonomik ve parasal birliği (Euro kullanımı) sağlamak amacıyla konulmuştur.
2
Bu kriterler mali disiplin (bütçe, borç) ve fiyat istikrarı (enflasyon, faiz) konularına odaklanır; askeri veya savunma amaçlı harcamaları içermez.
3
Savunma harcamalarıyla ilgili %2\%2 kotası, aslında NATO üyesi ülkelerden beklenen bir stratejik hedeftir.

Daha Fazla Pratik

Avrupa Birliği'ne üyelik için gereken siyasi ve hukuki kriterleri içeren 'Kopenhag Kriterleri'ni de inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

AB'nin 'Ekonomik ve Parasal Birlik' şartlarını düşündüğünüzde, konunun 'para' ve 'ekonomi' olduğunu hatırlayın. Savunma harcaması bir askeri konudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 299Soru

I.\text{I.} Dünya Savaşı sonrasında ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın yaşandığı Almanya'da iktidara gelerek, Versailles Antlaşması'nın hükümlerini geçersiz kılmayı ve 'Hayat Sahası' (Lebensraum) politikasını gerçekleştirmeyi hedefleyen lider aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adolf Hitler

Cevap

Adolf Hitler
Adolf Hitler, Almanya'da iktidara geldikten sonra Versailles Antlaşması'nın sınırlamalarını reddetmiş ve Alman ırkının gelişimi için Avrupa'nın doğusuna doğru genişlemeyi öngören 'Hayat Sahası' (Lebensraum) doktrinini uygulamaya koymuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Politikanın aidiyetini belirleme
Almanya
'Hayat Sahası' (Lebensraum) kavramı, Alman milletine yeni yaşam alanları kazandırma amacını taşır.
2
Dönemin liderini tespit etme
Adolf Hitler
I.\text{I.} Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da Nasyonal Sosyalist ideoloji ile iktidara gelen kişi Adolf Hitler'dir.

Anahtar Kavram

Totaliter Rejimler ve Liderleri

İpuçları

1
Söz konusu lider, Versailles Antlaşması'nı bir 'zillet' olarak nitelemiş ve nasyonal sosyalizm akımının öncüsü olmuştur.

Daha Fazla Pratik

XX.\text{XX.} yüzyılın başlarında İtalya'nın dış politikasını ve 'Kara Gömlekliler' hareketini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 300Soru

Rusya'da 19171917 İhtilali'ni gerçekleştiren Bolşeviklerin, başlangıçta azınlıklara ve sömürge altındaki halklara yönelik yayımladıkları "kendi kaderini tayin etme" vaatleri ile Türkistan coğrafyasında uygulamaya koydukları merkeziyetçi politikalar arasındaki tezatlık, bölge halkının "Basmacı Hareketi"ni başlatmasında temel etken olmuştur.

Buna göre, Basmacı Hareketi'nin Bolşevik yönetimine karşı yürüttüğü mücadelenin temel dayanağı ve hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bolşeviklerin vaat ettiği siyasi özgürlüklerin aksine bölgede kurdukları baskıcı ve sömürgeci düzene tepki göstererek Türkistan'ın tam bağımsızlığını sağlamak

Cevap

Doğuştan sahip olunan istiklal hakkını savunarak, Bolşeviklerin vaatleri ile çelişen baskıcı uygulamalarına karşı tam bağımsız bir Türkistan devleti kurma hedefi doğru cevaptır.
Bolşevikler ihtilal sürecinde sömürge halklarına özgürlük vaat etseler de iktidarı ele alınca bu halkların kurduğu milli hükümetleri (Hokand gibi) yıkarak merkeziyetçi bir baskı uygulamışlardır. Basmacı Hareketi, bu çelişkiye tepki olarak "bağımsızlık" hedefiyle ortaya çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bolşeviklerin 19171917 sonrası azınlık politikasını analiz et.
"Rusya Halkları Hakları Bildirgesi" ile uluslara kendi kaderlerini tayin (self-determinasyon) hakkı vaat edilmiştir.
Sorunun ideolojik çatışma noktasını belirlemek için Bolşeviklerin başlangıçtaki söylemleri bilinmelidir.
2
Türkistan'daki fiili durumu ve Hokand Milli Hükümeti'nin akıbetini değerlendir.
Bolşevikler vaatlerinin aksine Hokand Milli Hükümeti'ni kanlı bir şekilde dağıtmış ve merkeziyetçi bir baskı kurmuştur.
Vaat ile uygulama arasındaki çelişkiyi saptamak, direnişin nedenini açıklar.
3
Basmacı Hareketi'nin temel şiarını ve hedeflerini saptama.
Hareket "Türkistan Türkistanlılarındır" şiarıyla bağımsızlık mücadelesine dönüşmüştür.
Hareketin yerel ve milli karakterini belirleyerek doğru seçenekle eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Basmacı Hareketi'nin Milli İstiklal Karakteri

İpuçları

1
Bolşeviklerin 'vaat' ettiği özgürlük ile Türkistan'da 'uyguladıkları' baskı arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Basmacı Hareketi'nin başarısız olma nedenlerini (liderler arası rekabet, teknolojik yetersizlik vb.) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 15 / 24Sonraki