Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 soru

Soru 341Soru

19471947 yılında Marshall Planı'nın Batı Avrupa'da uygulanmaya başlamasına karşı SSCB liderliğindeki Doğu Bloku, "İki Kamp Teorisi" (Jdanov Doktrini) doğrultusunda ideolojik ve siyasi safları sıklaştırma yoluna gitmiştir. Bu sürecin bir sonucu olarak, komünist partiler arasında bilgi alışverişini ve eşgüdümü sağlamak amacıyla Polonya'da kurulan ilk organizasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cominform

Cevap

Komünist partiler arasındaki siyasi ve ideolojik eşgüdümü sağlamak amacıyla kurulan organizasyon Cominform'dur.
Cominform (Communist Information Bureau), 19471947 yılında Marshall Planı'na tepki olarak, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) öncülüğünde, Doğu Bloku ülkelerindeki komünist partiler ile Fransa ve İtalya'daki komünist partiler arasındaki ideolojik bağı kuvvetlendirmek ve siyasi birliği korumak amacıyla kurulmuştur. Bu yapı, Andrei Jdanov tarafından ortaya atılan dünyayı 'emperyalist-anti demokratik' ve 'anti emperyalist-demokratik' olarak ikiye ayıran 'İki Kamp Teorisi'nin (Jdanov Doktrini) ilk somut kurumsal yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen tarihe (19471947) ve tetikleyici olaya (Marshall Planı) odaklanılır.
Oluşumun bir tepki mekanizması olduğu saptanır.
Marshall Planı'nın Batı nüfuzunu artırmasına karşı Doğu Bloku'nun önlem alması gerekiyordu.
2
Oluşumun niteliği (ideolojik ve siyasi birlik) analiz edilir.
Ekonomik veya askeri değil, kurumsal bir siyasi yapı arandığı anlaşılır.
Jdanov Doktrini (İki Kamp Teorisi) dünyayı ideolojik olarak ikiye ayırmıştır.
3
Seçenekler arasında 19471947 yılında kurulan ve komünist partileri kapsayan yapı belirlenir.
Cominform seçeneğine ulaşılır.
Cominform (Communist Information Bureau), bu amaca hizmet eden ilk kurumsal Doğu Bloku yapısıdır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş'ın kurumsallaşma sürecinde Doğu Bloku'nun siyasi ve ideolojik yanıtı (Cominform).

İpuçları

1
Bu organizasyon, Marshall Planı'na ekonomik bir yanıttan ziyade, komünist partiler arasındaki 'siyasi' iletişimi güçlendirmeyi amaçlamıştır.
2
Andrei Jdanov'un dünyayı iki kampa ayırdığı doktrinin bir sonucu olarak kurulmuştur ve merkezi başlangıçta Belgrad'dır.
3
Kısaltması 'Communist Information Bureau' olan bu yapı, Yugoslavya'nın 19481948'de ihraç edilmesiyle büyük bir sarsıntı yaşamıştır.

Daha Fazla Pratik

Cominform'dan ihraç edilen ilk ve tek sosyalist ülke olan Yugoslavya'nın izlediği 'Bloksuzluk' politikasını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayları kronolojik ve işlevsel olarak gruplandırabilirsiniz: Marshall (19471947 - Batı/Ekonomik) \rightarrow Cominform (19471947 - Doğu/Siyasi) \rightarrow COMECON (19491949 - Doğu/Ekonomik).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 342Soru

19741974 yılında düzenlenen Kıbrıs Barış Harekatı sürecinde, Cenevre Konferansı'ndan sonuç alınamaması üzerine harekatın ikinci aşamasını başlatmak amacıyla kullanılan meşhur parola aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayşe tatile çıksın

Cevap

Ayşe tatile çıksın
Kıbrıs Barış Harekatı'nın ilk aşamasından sonra Cenevre'de toplanan konferansta Rum ve Yunan tarafının uzlaşmaz tavrı üzerine, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Başbakan Bülent Ecevit'e önceden kararlaştırılan "Ayşe tatile çıksın" (Ayşe, Turan Güneş'in kızıdır) parolasını ileterek 1414 Ağustos 19741974'te harekatın ikinci aşamasının başlamasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıbrıs Barış Harekatı'nın diplomatik sürecini analiz etme
19741974 Temmuz ayındaki ilk harekat sonrası Cenevre'de barış görüşmeleri yapılmıştır.
Harekatın hangi aşamasında parolaya ihtiyaç duyulduğunu anlamak için.
2
Parolanın taraflarını ve bağlamını belirleme
Dışişleri Bakanı Turan Güneş, görüşmelerin tıkandığını bildirmek için kızı Ayşe'nin adını kullanmıştır.
Diplomatik bir şifreleme ile harekat emrinin iletilmesi gerekmektedir.
3
Doğru parolayı seçeneklerden bulma
Turan Güneş'in "Ayşe tatile çıksın" mesajı harekatın ikinci aşamasını başlatmıştır.
Bu parola Türk siyasi ve askeri tarihinin en bilinen şifreli mesajlarından biridir.

Anahtar Kavram

1974 Kıbrıs Barış Harekatı ve Diplomatik Süreç

İpuçları

1
Bu parola, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in kızının ismini içermektedir.
2
1414 Ağustos 19741974'te Cenevre görüşmelerinin başarısız olması üzerine harekatın ikinci aşamasını başlatan şifreli bir cümledir.
3
Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in Başbakan Bülent Ecevit'e ilettiği "... tatile çıksın" şeklindeki ünlü mesajdır.

Daha Fazla Pratik

Kıbrıs meselesinde yaşanan 'Kanlı Noel' olayı ve 19641964 Johnson Mektubu krizini tekrar etmeniz konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 343Soru

II. Dünya Savaşı'nın yarattığı ağır ekonomik buhran ve yaklaşık bir milyon askerin silah altında tutulmasının getirdiği mali yükü hafifletmek amacıyla 1944 yılında yürürlüğe konulan; ancak tarımsal üretim üzerinden alınması ve uygulamada yarattığı sertlikler nedeniyle kamuoyunda 1925'te kaldırılan "Aşar Vergisi"ne geri dönüş olarak nitelendirilen ekonomik düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak Mahsulleri Vergisi

Cevap

Toprak Mahsulleri Vergisi
Toprak Mahsulleri Vergisi, 1944 yılında ordunun iaşe (beslenme) ihtiyacını karşılamak ve bütçe açıklarını kapatmak amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu vergi, çiftçinin elde ettiği mahsulün bir kısmının devlete verilmesi esasına dayandığı için köylü üzerinde ağır bir baskı oluşturmuş ve bu yönüyle 1925 yılında halkın üzerinden yükü kaldırmak için lağvedilen Aşar vergisine benzetilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenlemenin tarihini ve bağlamını analiz etme
Soru 1944 yılında çıkarılan ve seferberlik halindeki ordunun ihtiyaçlarını hedefleyen bir düzenlemeyi sormaktadır.
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de farklı yıllarda farklı ekonomik tedbirler alınmıştır (1940 MKK, 1942 Varlık Vergisi, 1944 Toprak Mahsulleri Vergisi).
2
Düzenlemenin niteliğini belirleme
Düzenlemenin 'Aşar Vergisi'ne benzetilmesi, doğrudan tarımsal ürün üzerinden alınan bir vergi olduğunu gösterir.
Aşar (Öşür), Osmanlı'da ürünün %10'u oranında alınan bir vergiydi. 1944'teki uygulama da benzer bir mantıkla ayni veya nakdi olarak çiftçiden tahsil edilmiştir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı Dönemi Olağanüstü Ekonomik Tedbirler

İpuçları

1
Bu düzenleme, Varlık Vergisi'nden iki yıl sonra, savaşın sonlarına doğru çıkarılmıştır.
2
Düzenleme doğrudan köylüyü ve çiftçiyi hedef alan, ürün odaklı bir vergi türüdür.
3
İsminde 'Toprak' ve 'Mahsul' kelimeleri geçer, bu da tarımsal niteliğini ele verir.

Daha Fazla Pratik

Varlık Vergisi ile Toprak Mahsulleri Vergisi arasındaki hedef kitle farklarını bir tablo üzerinde çalışarak pekiştiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 344Soru

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD ve SSCB liderliğinde kurulan iki kutuplu dünya düzenine karşı; 1955 yılında Endonezya'da düzenlenen, sömürgeciliğe karşı çıkan ve "Barış içinde bir arada yaşama" ilkelerini benimseyen Bandung Konferansı ile temelleri atılan uluslararası oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağlantısızlar Hareketi

Cevap

Bandung Konferansı ile temelleri atılan ve iki kutuplu düzene karşı duran oluşum Bağlantısızlar Hareketi'dir.
Bağlantısızlar Hareketi, Soğuk Savaş döneminde ne ABD liderliğindeki Batı Bloku'na ne de SSCB liderliğindeki Doğu Bloku'na dahil olmayı reddeden ülkelerin oluşturduğu uluslararası bir harekettir. 1955 Bandung Konferansı, bu hareketin ilkelerini belirleyen ve temellerini atan en kritik olaydır.

Adım Adım Çözüm

1
1955 Bandung Konferansı'nın içeriğini analiz edin.
Konferansın, Batı ve Doğu blokları dışında kalan, özellikle yeni bağımsızlığını kazanmış ülkelerin bir araya geldiği bir toplantı olduğu görülür.
Olayın tarihsel bağlamını ve taraflarını belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.
2
Konferansta benimsenen "Barış içinde bir arada yaşama" ve "sömürgecilik karşıtlığı" ilkelerini değerlendirin.
Bu ilkeler, herhangi bir süper gücün (ABD veya SSCB) güdümüne girmeme arzusunu temsil eder.
İlkeler, siyasi tarafsızlık ve bağımsızlık (bağlantısızlık) kavramlarıyla eşleşir.
3
Tanımlanan özelliklerin hangi uluslararası oluşuma karşılık geldiğini belirleyin.
Bu oluşum, literatürde "Üçüncü Dünya" veya "Bağlantısızlar Hareketi" olarak adlandırılmaktadır.
Kronolojik ve siyasi veriler doğrudan Bağlantısızlar Hareketi'ni işaret eder.

Anahtar Kavram

Bağlantısızlar Hareketi (Non-Aligned Movement)

İpuçları

1
Bu oluşum, Soğuk Savaş döneminde 'Üçüncü Dünya' ülkeleri olarak da adlandırılan bir grubun arayışıdır.
2
Hareketin öncüleri arasında Hindistan (Nehru), Mısır (Nâsır) ve Yugoslavya (Tito) gibi devlet adamları yer almaktadır.
3
İsmi, herhangi bir askeri veya siyasi bloğa 'bağlı olmama' durumundan gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk kez resmen bir teşkilat haline geldiği 1961 Belgrad Konferansı'nı incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 345Soru

Yumuşama (DetantDetant) sürecinin ilk ciddi diplomatik girişimi olarak kabul edilen 19601960 Paris Zirvesi, toplantıdan hemen önce yaşanan bir kriz nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmış ve taraflar arasındaki gerginliğin yeniden tırmanmasına yol açmıştır.

Buna göre, Paris Zirvesi'nin dağılmasına ve Yumuşama sürecinin sekteye uğramasına yol açan olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: U2U-2 casus uçağının SSCBSSCB toprakları üzerinde düşürülmesi

Cevap

Paris Zirvesi'nin dağılmasına ve Yumuşama sürecinin sekteye uğramasına yol açan olay, U2U-2 casus uçağının SSCBSSCB toprakları üzerinde düşürülmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Yumuşama sürecinin başlangıcında yaşanan en büyük hayal kırıklığını ifade eder. 11 Mayıs 19601960'da Francis Gary Powers yönetimindeki bir ABDABD casus uçağının SSCBSSCB tarafından düşürülmesi, Sovyet lideri Kruşçev'in Paris Zirvesi'ni terk etmesine ve ABDABD Başkanı Eisenhower'dan özür beklemesine yol açmıştır. Bu olay, 'Yumuşama' çabalarını yaklaşık iki yıl boyunca dondurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve aktörleri analiz etme
Soru 19601960 yılındaki Paris Zirvesi'ne odaklanmaktadır. Bu dönemde ABDABD ve SSCBSSCB liderleri (Eisenhower ve Kruşçev) bir araya gelmeyi planlamıştır.
Zirvenin başarısızlık nedenini bulmak için o tarihteki temel krizi tespit etmek gerekir.
2
Kronolojik karşılaştırma yapma
U2U-2 olayı tam olarak 11 Mayıs 19601960 tarihinde gerçekleşmiş, zirve ise bu olayın gölgesinde toplanıp hemen dağılmıştır.
Diğer seçeneklerdeki olayların (Küba krizi, Berlin duvarı vb.) tarihlerinin zirveden sonra olduğu görülür.

Anahtar Kavram

U2U-2 Krizi ve Diplomasiye Etkisi

İpuçları

1
Bu olay, bir istihbarat faaliyetinin ifşa olmasıyla taraflar arasındaki güveni tamamen sarsmıştır.

Daha Fazla Pratik

Yumuşama dönemindeki nükleer sınırlama antlaşmalarının (SALT I ve SALT II) temel farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 346Soru

Türkiye, II.II. Dünya Savaşı'nın ardından Sovyetler Birliği'nin toprak ve üs talepleri karşısında güvenliğini sağlamak için Batı Bloku'na yaklaşmıştır. Bu süreçte Türkiye, sadece küresel örgütlere (NATO gibi) girmekle kalmamış, aynı zamanda bölgesel düzeyde de savunma hatları oluşturmaya çalışmıştır.

Buna göre, Türkiye'nin 19501950'li yıllarda hem Balkanlar'da hem de Orta Doğu'da güvenliğini pekiştirmek amacıyla öncülük ettiği bölgesel savunma paktları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan Paktı - Bağdat Paktı

Cevap

Türkiye'nin 19501950'li yıllarda katıldığı bölgesel paktlar Balkan Paktı (19531953) ve Bağdat Paktı'dır (19551955).
Doğru cevap olan Balkan Paktı ve Bağdat Paktı, Türkiye'nin 19501950'li yıllarda Batı Bloku içerisinde kalarak hem Balkanlar hem de Orta Doğu coğrafyasında güvenliğini sağlama stratejisinin bir parçasıdır. Balkan Paktı 19531953'te Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında; Bağdat Paktı ise 19551955'te Türkiye, Irak, İngiltere, Pakistan ve İran arasında kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve bağlamı belirleme
19501950'li yıllar ve Soğuk Savaş süreci.
Soruda istenen zaman dilimi Türkiye'nin Demokrat Parti dönemindeki dış politika hamlelerini kapsamaktadır.
2
Bölgesel paktları ayırt etme
Balkan Paktı (19531953) ve Bağdat Paktı (19551955).
Türkiye bu yıllarda Sovyet tehdidine karşı komşularıyla savunma iş birlikleri kurmuştur.
3
Kronolojik tuzakları eleme
Balkan Antantı (19341934) ve Sadabat Paktı (19371937) elenir.
Bu iki pakt Atatürk dönemine aittir ve II.II. Dünya Savaşı öncesi tehlikelere karşı kurulmuştur.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bölgesel Savunma Paktları

İpuçları

1
19501950'li yılların Soğuk Savaş dönemi olduğunu ve Türkiye'nin bu dönemde SSCB tehdidine karşı paktlar kurduğunu hatırlayın.
2
Atatürk döneminde kurulan paktlar (Antant ve Sadabat) ile Soğuk Savaş dönemi paktlarını isim benzerliği olsa bile karıştırmayın.
3
Türkiye'nin bu dönemde bir yandan Balkan ülkeleriyle (19531953), diğer yandan Orta Doğu ülkeleriyle (19551955) pakt kurduğunu göz önünde bulundurun.

Daha Fazla Pratik

Bağdat Paktı'ndan Irak'ın çekilmesiyle paktın merkezinin Ankara'ya taşınıp CENTO adını alması konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 347Soru

Türkiye'de 2727 Mayıs 19601960 askeri müdahalesinden sonra hazırlanan 19611961 Anayasası ile demokratik hayata geçiş süreci başlamıştır. 19611961 yılında yapılan genel seçimler sonucunda hiçbir siyasi partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamaması, Türk siyasi tarihinde bir ilk olan koalisyon hükümeti dönemini başlatmıştır.

19611961 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu ilk koalisyon hükümeti, aşağıda verilen hangi iki siyasi parti arasında oluşturulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet Halk Partisi - Adalet Partisi

Cevap

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk koalisyon hükümeti Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet Partisi (AP) arasında kurulmuştur.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi arasında kurulan ortaklık, 19611961 seçimlerinden sonra ülkedeki siyasi gerginliği azaltmak ve istikrarı sağlamak amacıyla oluşturulan ilk hükümet modelidir. Başbakanlığını İsmet İnönü üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin şartlarını analiz etme
19601960 darbesi sonrası demokratikleşme çabaları ve 19611961 seçimleri
Seçim sonuçlarının tek partili iktidara izin vermemesi koalisyon ihtiyacını doğurmuştur.
2
Siyasi aktörleri belirleme
CHP (İsmet İnönü) ve AP (Ragıp Gümüşpala)
Dönemin en güçlü iki partisi uzlaşma yoluna gitmiştir.
3
Tarihsel doğrulamayı yapma
Kasım 19611961 tarihli hükümet kuruluşu
Bu hükümet Türk siyasi tarihinin ilk koalisyonu olarak kayıtlara geçmiştir.

Anahtar Kavram

Türk Siyasi Tarihinde Koalisyon Dönemleri

İpuçları

1
19601960 müdahalesi sonrası sağ ve solun en büyük iki partisini düşünün.
2
Bu koalisyonun başbakanı İsmet İnönü'dür.
3
Kapatılan Demokrat Parti'nin tabanını temsil eden Adalet Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin ortaklığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Koalisyon hükümetlerinin Türkiye'deki siyasi istikrara etkilerini ve 19701970'li yıllardaki 'Milliyetçi Cephe' hükümetlerinin yapılarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 348Soru

II.II. Dünya Savaşı’nın devam ettiği 19441944 yılında, savaşın yarattığı olağanüstü ekonomik koşullar ve ordunun iaşe (beslenme) ihtiyacının artması üzerine hükümet, tarımsal üretim yapan kesimden ayni veya nakdi olarak alınan bir vergi uygulamasına gitmiştir. Bu uygulama, 19251925 yılında kaldırılmış olan Aşar Vergisi'ne olan benzerliği nedeniyle kamuoyunda tartışmalara ve eleştirilere de konu olmuştur. Bahsedilen bu vergi uygulaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak Mahsulleri Vergisi

Cevap

Doğru cevap Toprak Mahsulleri Vergisi'dir.
Doğru seçenek olan Toprak Mahsulleri Vergisi, 19441944 yılında savaşın ağırlaşan şartları ve ordunun iaşe ihtiyacı sebebiyle tarımsal üretim yapanlardan alınan bir vergidir. Bu verginin ürün üzerinden alınması, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kaldırılan Aşar Vergisi'ne benzetilmesine ve eleştirilmesine yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihe (19441944) ve hedef kitleye (tarımsal üretim yapanlar) odaklanılır.
Bu dönemde tarım kesimini doğrudan etkileyen ekonomik düzenleme belirlenir.
II.II. Dünya Savaşı yıllarında bir milyona yakın askerin beslenmesi (iaşe) en büyük ekonomik yüklerden biridir.
2
"Aşar Vergisi"ne benzerlik vurgusu değerlendirilir.
Aşar gibi doğrudan üründen alınan verginin Toprak Mahsulleri Vergisi olduğu saptanır.
Osmanlı'dan kalan ve 19251925'te kaldırılan Aşar Vergisi de doğrudan çiftçinin ürününden alınıyordu; bu yeni vergi de benzer bir mantıkla uygulandığı için halk arasında tepki çekmiştir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı Türkiye Ekonomik Politikaları

İpuçları

1
II.II. Dünya Savaşı sırasında tarım kesiminden alınan ve ordunun beslenme ihtiyacına odaklanan vergilere bakın.
2
Soruda bahsedilen uygulama, 19251925 yılında köylünün üzerindeki yükü azaltmak için kaldırılan Aşar Vergisi ile benzerlik taşır.
3
19441944 yılında, seferberlik halindeki ordunun gıda ihtiyacını karşılamak için çiftçilerden alınan vergi Toprak Mahsulleri Vergisi'dir.

Daha Fazla Pratik

Varlık Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi'nin toplumsal sonuçlarını (örneğin Aşkale sürgünleri ve tarım kesiminin hükümete küsmesi) karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 349Soru

19711971 yılında Türkiye'de kurulan Nihat Erim hükümeti, ABD'nin Türkiye üzerinden yasa dışı uyuşturucu ticaretinin yapıldığı yönündeki baskıları sonucunda stratejik bir tarım ürününün ekimini yasaklamıştır. Ancak 19741974 yılında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinin bu yasağı tek taraflı olarak kaldırması, Türk-Amerikan ilişkilerinde ciddi bir krize yol açmış ve bu durum ilerleyen süreçte Türkiye'ye yönelik ABD ambargosunun gerekçelerinden birini oluşturmuştur.

Bu parçada sözü edilen ve Yumuşama Dönemi'nde Türkiye ile ABD arasında diplomatik gerginliğe neden olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haşhaş ekimi meselesi

Cevap

Haşhaş ekimi meselesi
Doğru cevap, 19711971-19741974 yılları arasında Türkiye ile ABD arasında yaşanan diplomatik krizi tam olarak tanımlayan 'Haşhaş ekimi meselesi' ifadesidir. ABD, Türkiye'nin haşhaş üretiminin yasa dışı yollarla kendi ülkesine girdiğini savunmuş, Türkiye ise önce yasaklamış ancak daha sonra egemenlik hakları ve çiftçi haklarını gözeterek bu yasağı kaldırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve aktörleri analiz et
19711971 Muhtırası sonrası Nihat Erim hükümetinin kurulduğu ve ABD ile uyuşturucu hammaddesi konusunda pazarlık yapıldığı belirlenir.
Krizin başlangıç noktasını ve siyasi arka planını anlamak için gereklidir.
2
Krizin gelişimini değerlendir
19741974 yılında Ecevit hükümetinin yasağı kaldırmasının ABD'de büyük tepki topladığı ve ilişkileri gerdiği tespit edilir.
Olayın neden bir dış politika krizine dönüştüğünü kavramak için önemlidir.
3
Kavramsal eşleştirme yap
Bu kronolojik ve siyasi sürecin tarih literatüründe 'Haşhaş Sorunu' olarak adlandırıldığı sonucuna varılır.
Doğru terimi belirleyerek soruyu yanıtlamak için nihai adımdır.

Anahtar Kavram

Haşhaş Sorunu ve Türk-Amerikan İlişkileri

İpuçları

1
Bu olay 19701970'li yılların başında Türk tarımı ve dış politikası arasındaki gerilimi yansıtır.
2
Krizin bir tarafında Nixon yönetimi, diğer tarafında ise önce Nihat Erim sonra Bülent Ecevit hükümetleri vardır.
3
Söz konusu ürün, hem ilaç sanayisinde kullanılır hem de uyuşturucu hammaddesi olarak bilinir.

Daha Fazla Pratik

Bu krizin ardından gelen 19751975 ABD silah ambargosu ve Türkiye'nin buna tepki olarak üsleri kapatma kararını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 350Soru

Küreselleşen dünya düzeninde, küresel yönetişim mekanizmalarının etkinliğini artırmak ve gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında 'yapıcı bir köprü' kurmak amacıyla; farklı kıtalardan beş 'orta ölçekli gücü' bir araya getiren ve 20132013 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında kurulan kıtalararası platform aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MIKTA

Cevap

Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya'nın baş harflerinden oluşan MIKTA, küreselleşen dünyada orta ölçekli güçlerin iş birliğini temsil eden yapıdır.
Doğru cevap, 20132013 yılında kurulan ve Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya ülkelerini bir araya getiren MIKTA platformudur. Bu oluşum, küreselleşen dünyada hem G-7 gibi çok gelişmiş ülkeler hem de gelişmekte olan ülkeler arasında bir denge unsuru ve köprü görevi görmeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluş yılı ve üyelerin tespiti
20132013 yılı ve kıtalararası beş ülke (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) bilgisi analiz edilir.
Soruda verilen zaman ve üye profili kısıtlarını daraltmak için gereklidir.
2
'Orta Ölçekli Güç' (Middle Power) kavramının analizi
Bu kavramın küresel diplomasideki 'köprü' rolü üzerinden MIKTA oluşumu ile örtüştüğü görülür.
G-20 veya D-8 gibi diğer oluşumlardan ayrılan temel karakteristik özelliği belirlemek için gereklidir.
3
Eleme yöntemiyle doğru seçeneğe ulaşılması
D-8 (19971997), G-20 (19991999) ve EİT (bölgesel) gibi seçenekler elenerek MIKTA ismine ulaşılır.
Kuruluş tarihleri ve kapsayıcılık farklarını netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Küresel Yönetişim ve MIKTA

İpuçları

1
Bu oluşumun adı, üye ülkelerin İngilizce isimlerinin baş harflerinden oluşmaktadır.
2
Üyeler arasında Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya bulunur.
3
Özellikle 'orta ölçekli güç' (middle power) terimi bu platformun kimliğini tanımlayan en önemli ifadedir.

Daha Fazla Pratik

MIKTA ülkelerinin G-20 içerisindeki rolünü ve bu platformun neden 'kıtalararası' olarak tanımlandığını harita üzerinde inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Türkiye'nin üye olduğu 21.21. yüzyıl oluşumlarını kronolojik olarak sıralamak (D-8: 19971997, G-20: 19991999, MIKTA: 20132013) tarihsel soruları çözmede yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 351Soru

I.\text{I.} Dünya Savaşı'nın devam ettiği 19171917 yılında, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour'un Siyonist Federasyonu Başkanı Lord Rothschild'a gönderdiği mektupla, Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulmasına destek vereceklerini ilan ettiği belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balfour Deklarasyonu

Cevap

Balfour Deklarasyonu
Balfour Deklarasyonu, 22 Kasım 19171917 tarihinde İngiliz hükümeti adına dışişleri bakanı tarafından yayımlanmış ve Filistin'de bir Yahudi 'ulusal yurdu' kurulmasını destekleyen ilk resmi uluslararası belgedir. Bu belge ile İngiltere, Siyonist hareketin hedeflerine büyük bir diplomatik destek sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihi (19171917), aktörleri (İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour) ve temel konuyu (Yahudi devleti desteği) belirleyin.
19171917 yılındaki bu diplomatik gelişmenin Balfour Deklarasyonu olduğu tespit edilir.
Bu tarih ve içerik, Orta Doğu'nun kaderini değiştiren Siyonizm destekli İngiliz hamlesine aittir.

Anahtar Kavram

Balfour Deklarasyonu ve Orta Doğu Diplomasi Tarihi

İpuçları

1
19171917 yılında Orta Doğu'nun geleceğini şekillendiren diplomatik yazışmaları hatırlayın.
2
Bu belge, günümüzdeki Filistin-İsrail sorununun başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilir.
3
Belge, adını onu yayımlayan İngiltere Dışişleri Bakanı'ndan almaktadır.

Daha Fazla Pratik

Manda sisteminin Orta Doğu'da resmileştiği San Remo Konferansı kararlarını inceleyerek bilgilerini pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:50s
Soru 352Soru

Yumuşama Dönemi Türk dış politikasını derinden sarsan 19641964 Johnson Mektubu'nda yer alan; Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi sonrası bir Sovyet saldırısı gerçekleşirse müttefiklerin savunma yükümlülüğünün doğmayabileceği uyarısı, Ankara’da büyük bir güvenlik endişesi yaratmıştır. Bu gelişme, Türkiye’nin NATO’nun o yıllarda geçiş yaptığı ve müttefiklerin her türlü saldırıya doğrudan nükleer güçle değil, saldırının niteliğine göre kademeli bir yanıt vermesini öngören hangi stratejik doktrine olan güvenini sarsmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Esnek Mukabele

Cevap

Türkiye'nin müttefiklik hukukunu sorgulamasına neden olan doktrin 'Esnek Mukabele'dir.
Esnek Mukabele (Flexible Response) doktrini, NATO'nun olası bir saldırıya nükleer silahlarla topyekûn karşılık vermek yerine, saldırının niteliğine göre geleneksel veya kademeli bir yanıt vermesini öngörüyordu. Johnson Mektubu’nda ABD’nin 'Sovyetler size saldırırsa müttefiklerin savunma yükümlülüğü doğmayabilir' iması, bu doktrinin yerel çatışmaları nükleer şemsiye dışında bırakabileceği endişesini doğrulamış ve Türkiye'nin güvenlik garantilerini sorgulamasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Johnson Mektubu'nun içeriğini analiz etme
ABD'nin, Kıbrıs müdahalesi durumunda Sovyet saldırısına karşı Türkiye'yi NATO koruması dışında bırakabileceği tehdidi tespit edildi.
Mektubun yarattığı güvenlik kaygısının temel nedenini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
NATO'nun stratejik değişimini değerlendirme
NATO'nun nükleer odaklı 'Topyekûn Mukabele'den, kademeli yanıtı esas alan 'Esnek Mukabele'ye (Flexible Response) geçtiği belirlendi.
Mektuptaki uyarının uluslararası askeri doktrinle olan bağını kurmak için bu adım kritiktir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Johnson Mektubu'ndaki 'yalnız bırakılma' riskinin, Esnek Mukabele doktrininin bir sonucu olduğu saptandı.
Saldırıya aynı şiddette değil, kademeli yanıt verme anlayışı Türkiye gibi sınır ülkelerinde 'ayrıştırılmış güvenlik' endişesi doğurmuştur.

Anahtar Kavram

Esnek Mukabele (Flexible Response) Doktrini ve Türk Dış Politikasına Etkisi

İpuçları

1
Bu doktrin, nükleer bir dünya savaşını engellemek için yerel çatışmalara 'sınırlı' ve 'aşamalı' yanıt verilmesini esas alır.

Daha Fazla Pratik

Bu kriz sonrası Türkiye'nin başlattığı 'Çok Yönlü Dış Politika' hamlesinin Sovyetler Birliği ile sanayileşme alanındaki (İskenderun Demir-Çelik vb.) iş birliğine etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 353Soru

I.Du¨nyaSavas\cıI. Dünya Savaşı sonrası bozulan uluslararası dengeleri yeniden tesis etmek amacıyla 19251925 yılında imzalanan; Almanya'nın Batılı devletlerle (Fransa ve Belçika) olan sınırlarını karşılıklı olarak garanti altına alan ancak Polonya ve Çekoslovakya gibi Doğu Avrupa ülkeleriyle olan sınırlarını bu güvencenin dışında bırakan, bu yönüyle de ileride yaşanacak Alman revizyonizmine açık kapı bırakan diplomatik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Locarno Paktı

Cevap

Locarno Paktı, Almanya'nın Batı sınırlarını güvence altına alırken Doğu sınırlarını bu kapsamın dışında bırakması ve Almanya'yı uluslararası sisteme yeniden dahil etmesiyle bilinen belgedir.
Locarno Paktı (19251925), Almanya'nın Batı sınırlarını (Fransa ve Belçika) kesin olarak tanımasını ve bu sınırların İngiltere ile İtalya tarafından garanti edilmesini sağlamıştır. Ancak Almanya, Doğu sınırları (Polonya ve Çekoslovakya) konusunda aynı garantiyi vermeyerek bu bölgelerdeki taleplerinden vazgeçmediğini göstermiştir. Bu pakt ile Almanya uluslararası dışlanmışlıktan kurtulmuş ve Milletler Cemiyetine girmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin diplomatik hedeflerini analiz etme
I.Du¨nyaSavas\cıI. Dünya Savaşı sonrası Fransa'nın güvenlik endişelerini gidermek ve Almanya'yı sisteme dahil etmek öncelikli hedeftir.
Versay Antlaşması'nın yarattığı baskıcı ortamı yumuşatmak için diplomatik bir 'bahar havası' (Locarno Dönemi) başlatılmıştır.
2
Paktın sınır politikasını inceleme
Almanya, Fransa ve Belçika sınırlarının değişmezliğini kabul ederken, Doğu Avrupa sınırları (Polonya-Çekoslovakya) için aynı garantiyi vermemiştir.
Almanya ileride Doğu sınırlarını revize etme (değiştirme) hakkını saklı tutmak istemiştir, paktın en kritik ve zorlayıcı detayı budur.
3
Uluslararası statü değişimini değerlendirme
Paktın imzalanmasıyla Almanya, 19261926 yılında Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) daimi üye olarak kabul edilmiştir.
Almanya 'mağlup devlet' statüsünden 'iş birliği yapan ortak' statüsüne geçmiştir.

Anahtar Kavram

Locarno Paktı ve Versay Düzeni'nin normalleşme süreci

İpuçları

1
Bu belge, I.Du¨nyaSavas\cıI. Dünya Savaşı sonrası Fransa'nın en büyük korkusu olan 'Alman saldırganlığına' karşı bir sınır garantisi arayışıdır.
2
Belge, Almanya'yı 19261926 yılında Milletler Cemiyetine taşıyan anahtardır ancak Doğu Avrupa sınırlarını bilerek 'eksik' bırakmıştır.
3
Almanya, Fransa ve Belçika ile olan sınırlarını 'karşılıklı garanti' altına almış, İngiltere ve İtalya da bu garantörlüğü üstlenmiştir.

Daha Fazla Pratik

Locarno Paktı'nın ardından barışı koruma çabalarının zirvesi kabul edilen Briand-Kellogg Paktı'nın özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 354Soru

II.Du¨nyaSavas\cıII. Dünya Savaşı'nın ardından Sovyet tehdidine karşı güvenlik arayışına giren Türkiye, Batı Bloku ile bütünleşme çabalarını hızlandırmıştır. Ancak Türkiye; 19481948 yılında İngiltere, Fransa ve Benelüks ülkeleri tarafından kurulan, NATO’nun kurumsal ve askeri temelini oluşturan savunma paktına, "coğrafi olarak tam anlamıyla Avrupalı sayılmadığı" ve "ittifakın savunma yükümlülüklerinin Orta Doğu'ya doğru genişleyeceği endişesi" gibi gerekçelerle başlangıçta davet edilmemiştir. Türkiye'nin dışarıda bırakılması üzerine diplomatik tepkisini sertleştirdiği ve NATO üyeliği yolunda bir engel olarak gördüğü bu bölgesel savunma örgütü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Birliği (Brüksel Antlaşması)

Cevap

Batı Birliği (Brüksel Antlaşması), NATO'nun askeri ve hukuki öncüsü kabul edilen ve Türkiye'nin başlangıçta davet edilmediği oluşumdur.
Batı Birliği (Brüksel Antlaşması), 1717 Mart 19481948 tarihinde İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma, saldırı durumunda otomatik askeri yardım öngören ilk ciddi Soğuk Savaş ittifakıdır. Türkiye ve Yunanistan bu yapıya dahil olmak istemiş ancak coğrafi ve stratejik çekincelerle dışarıda bırakılmışlardır. Bu dışlanma, Türkiye'nin NATO üyeliği için daha agresif bir diplomasi izlemesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
19481948 yılı, Soğuk Savaş'ın başlangıç evresidir ve Batı Bloku'nun ilk askeri örgütlenmeleri kurulmaktadır.
Soruda verilen tarih ve savunma paktı vurgusu, askeri bir ittifak arandığını gösterir.
2
Türkiye'nin dışlanma nedenlerinin değerlendirilmesi
Avrupalı devletlerin Türkiye'yi "Avrupalı" görmemesi ve sınırlarını Orta Doğu'ya genişletmek istememesi tespiti.
Bu argümanlar, o dönemde özellikle İngiltere ve Fransa tarafından Batı Birliği için kullanılmıştır.
3
NATO öncesi yapıların elenmesi
Batı Birliği (Western Union), Brüksel Antlaşması ile kurulmuş ve daha sonra NATO'nun çekirdeğini oluşturmuştur.
Diğer seçeneklerdeki örgütler ya ekonomik (OEEC), ya siyasi (Avrupa Konseyi) ya da farklı kronolojilere (Balkan Antantı, Bağdat Paktı) aittir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Başında Türkiye'nin Batı Güvenlik Sistemine Eklemlenme Süreci ve Diplomatik Engeller

İpuçları

1
Bu örgüt, 19481948 tarihli Brüksel Antlaşması ile kurulmuştur.
2
İçinde İngiltere, Fransa ve Benelüks ülkeleri bulunur; NATO'nun askeri çekirdeğini oluşturur.
3
Türkiye'nin buraya alınmaması, Türk hariciyesinde 'İkinci bir Lozan başarısızlığı mı?' endişesi yaratmış ve NATO ısrarını artırmıştır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne katılım süreci ile NATO'ya katılım sürecindeki diplomatik farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 355Öğrencilerin %0'i bunu doğru yanıtladıSoru

II.II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntılar ve temel gıda maddelerine ulaşımda karşılaşılan zorluklar nedeniyle, 19421942 yılından itibaren özellikle büyük şehirlerde temel gıda maddelerinin (ekmek, şeker vb.) halka kısıtlı ve kontrollü bir şekilde dağıtılmasını sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekmek Karnesi uygulaması

Cevap

Ekmek Karnesi uygulaması
Doğru cevap olan uygulama, 19421942 yılında yürürlüğe giren ve temel gıda maddelerinin halka kontrollü bir şekilde dağıtılmasını amaçlayan karne sistemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın ekonomik etkilerini değerlendirme
II.II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye fiilen savaşa girmese de genel seferberlik ilan etmiş ve üretim azalmıştır.
Genç nüfusun silah altına alınması tarımsal üretimi düşürmüş, gıda sıkıntısı başlamıştır.
2
Dağıtım kontrol mekanizmasını belirleme
Hükümet, karaborsayı önlemek ve temel ihtiyaçları karşılamak için gıda ürünlerini karneye bağlamıştır.
Kaynakların kıt olduğu dönemlerde adil dağılımın sağlanması hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı Dönemi İç Politika ve Ekonomi

İpuçları

1
Bu uygulama halkın en temel gıdası olan ürünün adıyla anılır.
2
Milli Korunma Kanunu'na dayanılarak hayata geçirilen tüketim kısıtlama yöntemidir.
3
19421942 yılında kişi başına düşen un miktarını belirlemek için kullanılan belgedir.

Daha Fazla Pratik

Bu dönemin diğer önemli ekonomik düzenlemesi olan Milli Korunma Kanunu'nun kapsamını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 356Soru

XX.\text{XX.} yüzyılın başlarında Çarlık Rusyası'nın yıkılmasıyla oluşan siyasi boşlukta Türkistan Türklerinin başlattığı Basmacı Hareketi, hem askeri hem de fikri bir mücadele niteliği taşımıştır.

Bu harekatın fikri temellerinin atılmasında önemli rol oynayan, Türkistan Milli Birliği'nin başkanlığını yürüten ve Cumhuriyet Dönemi'nde Türkiye'de modern tarihçiliğin kurucularından biri kabul edilen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeki Velidi Togan

Cevap

Basmacı Hareketi'nin fikri önderi ve Türkistan Milli Birliği başkanı olan isim Zeki Velidi Togan'dır.
Zeki Velidi Togan, Basmacı Hareketi'nin en önemli siyasi figürlerinden biridir. Türkistan Milli Birliği'nin başkanı olarak harekatın bağımsızlık hedefini belirlemiş ve daha sonra Türkiye'de akademik anlamda Türk tarihçiliğine büyük katkılar sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Basmacı Hareketi'nin lider kadrosunu analiz etme.
Hareketin Enver Paşa gibi askeri ve Zeki Velidi Togan gibi siyasi/fikri liderleri olduğu görülür.
Soruda hem siyasi liderlik hem de akademik kariyer vurgulanmaktadır.
2
Tarihçilik ve akademik kariyer ipucunu değerlendirme.
Zeki Velidi Togan'ın Türkiye'ye geldikten sonra İstanbul Üniversitesi'nde Umumi Türk Tarihi Kürsüsü'nü kurduğu bilinmektedir.
Seçenekler arasında dünya çapında tanınan tarihçi kimliği ile bu isim öne çıkar.

Anahtar Kavram

Basmacı Hareketi ve Türkistan Milli Mücadelesi Liderleri

İpuçları

1
Basmacı Hareketi'nin sadece silahlı bir direniş değil, aynı zamanda siyasi bir birlik çabası olduğunu hatırlayın.
2
Sorulan kişi, Türkiye'de üniversite reformu sonrası tarih kürsülerini kuran önemli bir profesördür.
3
Türkistan Milli Birliği'nin başkanı olan ve Enver Paşa ile birlikte mücadele eden bu isim, ünlü tarihçi Zeki Velidi Togan'dır.

Daha Fazla Pratik

Basmacı Hareketi'nin başarısız olma nedenlerini ve bölgedeki Rus politikalarını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 357Soru

19701970'li yılların başında ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger tarafından formüle edilen "Bağlantı Stratejisi" (Linkage), süper güçler arasındaki ilişkilerin izole edilmiş tekil meseleler üzerinden değil, birbirine bağlı bir pazarlıklar bütünü (quid pro quo) olarak yürütülmesini öngörmüştür. Bu stratejik yaklaşımın ve Yumuşama (Detant) sürecinin en kapsamlı diplomatik metni kabul edilen 19751975 tarihli Helsinki Nihai Senedi'nin dokusundaki temel uzlaşı mantığı aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Bloku'nun Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa'daki mevcut sınırlarını ve siyasi nüfuzunu resmen tanıması (19451945 sonrası statüko) karşılığında; Doğu Bloku'nun temel insan haklarına saygı göstermeyi ve bilgi akışının serbestleşmesini içeren "Üçüncü Sepet" hükümlerini kabul etmesi.

Cevap

Helsinki Nihai Senedi'nin özü, SSCB'nin Doğu Avrupa'daki II. Dünya Savaşı sonrası oluşan sınırlarının meşruiyetini Batı'ya onaylatması (1. Sepet) karşılığında, Batı'nın bu ülkelerdeki insan hakları ve demokratik süreçleri denetleme imkanı bulmasıdır (3. Sepet).
Doğru seçenek, Helsinki Nihai Senedi'nin en kritik unsuru olan "sepetler arası takas" mantığını açıklar. Sovyetler Birliği, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu Avrupa'da oluşan sınırlarının Batı tarafından resmen tanınmasını hayati bir başarı olarak görmüştür. Karşılığında Batı Bloku (özellikle ABD ve AT ülkeleri), Sovyet nüfuz alanındaki insan hakları ihlallerine karşı "Üçüncü Sepet" aracılığıyla müdahale ve denetim alanı kazanmıştır. Bu durum ironik bir şekilde, SSCB içindeki muhalif hareketlerin (Charter 77 gibi) güçlenmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağlantı Stratejisi (Linkage) kavramını analiz etme
Pazarlıkların karşılıklı taviz (takas) üzerine kurulduğunu anlama
Kissinger'ın bu stratejisi, karşı tarafa bir şey verirken ondan stratejik bir geri dönüş almayı amaçlar.
2
Helsinki Nihai Senedi'nin "Sepetler" (Baskets) yapısını inceleme
1. Sepet (Güvenlik/Sınırlar), 2. Sepet (Ekonomi/Bilim), 3. Sepet (İnsan Hakları) ayrımını yapma
Belge, birbiriyle çatışan öncelikleri bir araya getiren bir sentezdir.
3
Doğu ve Batı bloklarının temel beklentilerini karşılaştırma
Doğu'nun 'mevcut sınırların dokunulmazlığı', Batı'nın ise 'temel hak ve hürriyetler' konusunda kazanç sağladığını tespit etme
Bu takas, Yumuşama Dönemi'nin en büyük diplomatik uzlaşmasıdır.

Anahtar Kavram

Helsinki Nihai Senedi'nin 'Quid Pro Quo' (Karşılıklı Taviz) Dengesi

İpuçları

1
Kissinger'ın stratejisi, silahsızlanma gibi askeri konuları siyasi ve toplumsal tavizlerle bağlamayı esas alır.
2
Helsinki Nihai Senedi'nde SSCB'nin en büyük kazancı Avrupa'daki sınırların 'de facto' halden 'de jure' (hukuki) hale gelmesidir.
3
Belgenin 3. Sepeti olarak bilinen bölüm, Doğu Bloku'nda yaşayan vatandaşların haklarını uluslararası güvence altına alarak komünist rejimlerin içeriden aşınmasına neden olmuştur.

Daha Fazla Pratik

Yumuşama Dönemi'ni sona erdiren 'Afganistan'ın İşgali (19791979)' olayının SALTSALT IIII ve Helsinki ruhuna etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Süreci 'Reelpolitik' (Gerçekçi Politika) üzerinden değerlendirerek, her iki tarafın da kısa vadeli güvenliği mi yoksa uzun vadeli ideolojik yayılmayı mı tercih ettiğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 358Soru

Yumuşama (Detant) Dönemi'nde Türkiye ile en yakın müttefiki ABD arasındaki ilişkiler; 19641964 Johnson Mektubu ve 19711971 Haşhaş Ekimi kriziyle sarsılmış, 19741974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD Kongresi'nin Türkiye'ye yönelik silah ambargosu kararı almasıyla kopma noktasına gelmiştir.

ABD'nin bu ambargo kararına karşılık Türkiye'nin mütekabiliyet (karşılıklılık) esası çerçevesinde attığı en sert diplomatik ve askeri adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2525 Temmuz 19751975 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 19691969 tarihli Ortak Savunma ve İş Birliği Anlaşması'nın (SİA) yürürlükten kaldırılması ve Türkiye'deki ABD üslerine el konulması

Cevap

Türkiye'nin 25 Temmuz 1975 tarihinde aldığı Bakanlar Kurulu kararıyla savunma anlaşmalarını feshetmesi ve ABD üslerini kendi kontrolüne almasıdır.
Doğru cevap olan seçenek, Türkiye'nin 1975 yılında ABD ambargosuna verdiği resmi ve fiili yanıtı tam olarak ifade etmektedir. Türkiye, 1969 tarihli Ortak Savunma ve İş Birliği Anlaşması'nı geçersiz sayarak İncirlik dışındaki tesisleri kapatmış, İncirlik'i ise sadece NATO amaçlı kullanıma açık bırakarak ABD'nin ikili kullanımına kapatmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin nedenini belirle.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosu uygulaması.
Sorunun kökenini anlamak için tarihsel bağlamı saptamak gerekir.
2
Türkiye'nin diplomatik tepkisini analiz et.
Mütekabiliyet ilkesi uyarınca ABD'nin Türkiye'deki askeri varlığının hedef alınması.
Askeri ambargoya verilecek en etkili karşılık, ambargoyu uygulayan gücün bölgedeki askeri imkanlarını kısıtlamaktır.
3
Resmi kararı hatırla.
1969 Savunma İş Birliği Anlaşması'nın (SİA) fesi ve üslerin (İncirlik dahil) TSK kontrolüne geçmesi.
1975-1978 yılları arasında süren bu durum, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en bağımsız dış politika çıkışlarından biridir.

Anahtar Kavram

Mütekabiliyet Esası ve Türkiye-ABD Üs Krizi (1975)

İpuçları

1
Türkiye'nin bu tepkisi doğrudan kendi topraklarındaki yabancı askeri varlığı hedef almıştır.
2
Tepkinin temelinde 'Sen bana silah vermezsen, ben de senin üslerini kullandırmam' mantığı (mütekabiliyet) yatar.
3
Bu olay 1975-1978 yılları arasında İncirlik Üssü'nün statüsünü değiştirmiş ve TSK'nın yönetimine girmesine neden olmuştur.

Daha Fazla Pratik

1964 Johnson Mektubu'nun Türkiye'nin çok yönlü dış politikaya geçişindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 359Soru

Soğuk Savaş'ın başlangıç yıllarında (19451945-19551955) Batı Bloku'nda (ABD liderliğinde) kurumsallaşma adımları hız kazanırken, Doğu Bloku (SSCB liderliğinde) bu gelişmelere benzer işlevlere sahip karşı-teşkilatlanmalarla yanıt vermiştir. Bu süreçteki bloklaşma hareketleri ve Türkiye'nin konumuyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varşova Paktı, 19521952 yılında Türkiye ve Yunanistan'ın NATO'ya dahil edilmesine 'doğrudan bir misilleme' olarak aynı yıl içerisinde SSCB liderliğinde kurulmuştur.

Cevap

Varşova Paktı'nın 1952'de Türkiye ve Yunanistan'ın üyeliğine tepki olarak kurulduğu bilgisi yanlıştır; pakt 1955'te Batı Almanya'nın NATO'ya girmesi üzerine kurulmuştur.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü Varşova Paktı 1414 Mayıs 19551955 tarihinde kurulmuştur. Bu paktın kurulmasındaki temel tetikleyici gelişme, Türkiye ve Yunanistan'ın 19521952 üyeliği değil, Batı Almanya'nın (FACFAC) 19551955 yılında NATO'ya kabul edilerek yeniden silahlandırılmasıdır. SSCB, Almanya'nın askeri gücünün Batı ittifakına dahil edilmesini kendi güvenliği için en büyük tehdit olarak görmüş ve buna Varşova Paktı ile yanıt vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Blokların kurumsal yapılarını eşleştirin.
Siyasi (Truman/Cominform), Ekonomik (Marshall/Comecon), Askeri (NATO/Varşova Paktı) eşleşmeleri mevcuttur.
Her blok diğerinin hamlesine benzer bir karşı hamle ile yanıt vermiştir.
2
Kuruluş tarihlerini ve gerekçelerini analiz edin.
Varşova Paktı'nın 1955 tarihinde kurulduğu belirlenir.
NATO'nun kuruluşu 1949 iken, Varşova Paktı'nın 6 yıl sonra kurulmasının temel sebebi Batı Almanya'nın silahlandırılarak pakt içine alınmasıdır.
3
Türkiye'nin süreçteki yerini kontrol edin.
Türkiye 1952'de üye olmuştur; ancak bu durum Varşova Paktı'nın 'doğrudan' kuruluş sebebi değildir.
Türkiye ve Yunanistan'ın üyeliği paktı gerginleştirse de asıl 'kırmızı çizgi' Almanya'nın üyeliğidir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşma ve Karşı-Örgütlenmeler

İpuçları

1
NATO ve Varşova Paktı'nın kuruluş tarihleri arasındaki zaman farkına odaklanın.
2
Doğu Bloku'nun askeri bir pakt kurmak için 'Almanya'nın silahlanmasını' beklediğini hatırlayın.
3
Türkiye 19521952'de NATO'ya girmiş olsa da, Varşova Paktı bu tarihten 33 yıl sonra kurulmuştur.

Daha Fazla Pratik

Varşova Paktı'nın kurulmasına neden olan 'Paris Antlaşmaları' ve Batı Almanya'nın NATO'ya giriş sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 360Soru

2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'ın katılımıyla kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), küreselleşen dünyada Batı blokuna alternatif bir bölgesel güvenlik ve ekonomi merkezi olarak dikkat çekmiştir. Türkiye'nin bu örgütle olan kurumsal bağlarını güçlendirmek amacıyla 2012 yılında Pekin'de düzenlenen zirvede elde ettiği resmi statü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diyalog Ortağı

Cevap

Türkiye'nin 2012 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü'ne kabul edildiği resmi statü Diyalog Ortağı'dır.
Diyalog Ortağı statüsü, ŞİÖ üyesi olmayan bir ülkenin örgütle bölgesel güvenlik, terörle mücadele, ekonomi ve kültür gibi alanlarda sınırlı ve kurumsal bir iş birliği yapmasını sağlayan statüdür. Türkiye, 2012 Pekin Zirvesi ile bu hakka sahip olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Örgütün yapısını analiz etme
Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) hiyerarşik olarak Tam Üyelik, Gözlemci Üyelik ve Diyalog Ortaklığı şeklinde üç temel statüye sahip olduğu belirlenir.
Uluslararası kuruluşlardaki üyelik derecelerini ayırt etmek sorunun çözümünde temel adımdır.
2
Türkiye'nin başvuru sürecini hatırlama
Türkiye'nin 2011 yılındaki başvurusu sonrası 6-7 Haziran 2012 tarihlerinde Pekin'de yapılan zirveye odaklanılır.
Tarihsel kronoloji ve zirve kararları doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
3
Resmi statüyü eşleştirme
Pekin Zirvesi'nde Türkiye'nin resmen 'Diyalog Ortağı' olarak ilan edildiği sonucuna varılır.
Diyalog ortağı statüsü, üye olmayan ülkelerin örgütle belirli alanlarda iş birliği yapmasına olanak tanıyan resmi bir tanımdır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Örgütlerde Üyelik Statüleri (Diyalog Ortaklığı)

İpuçları

1
Türkiye bu örgüte tam üye değildir, ancak belirli konularda fikir alışverişinde bulunan bir grupta yer alır.
2
Bu statü, gözlemci üyelikten bir önceki aşamadır ve 2012 yılında elde edilmiştir.
3
Cevap, örgütün karar alma süreçlerine doğrudan katılmayan ancak iş birliği yapan 'Ortak' kelimesini içeren kavramdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin G-20, NATO ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi örgütlerdeki üyelik tarihlerini ve statülerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 18 / 24Sonraki