Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 soru

Soru 421Soru

I.\text{I.} Dünya Savaşı sonrasında kalıcı barışı sağlama çabaları doğrultusunda 19281928 yılında imzalanan; savunmaya dayanmayan savaşı kanun dışı sayan ve devletler arası ilişkilerde savaşın bir dış politika aracı olarak kullanılmasını yasaklayan girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Briand-Kellogg Paktı

Cevap

Savaşı dış politika aracı olmaktan çıkaran 1928 tarihli belge Briand-Kellogg Paktı'dır.
Fransa Dışişleri Bakanı Briand ve ABD Dışişleri Bakanı Kellogg öncülüğünde hazırlanan bu pakt, savunmaya dayanmayan savaşı uluslararası bir suç ve dış politika aracı olarak reddeden en kapsamlı metindir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi belirleme
Soru 1928 yılına ve I. Dünya Savaşı sonrası barış çabalarına odaklanmaktadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kronolojik sınırlama yapmak gerekir.
2
Metnin içeriğini analiz etme
Belgenin temel özelliği savaşı 'kanun dışı' sayması ve 'politika aracı' olmaktan çıkarmasıdır.
Bu spesifik tanım Briand-Kellogg Paktı'nın literatürdeki temel karşılığıdır.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem Barış Çabaları

İpuçları

1
Bu pakt, Fransa ve ABD dışişleri bakanlarının isimlerini taşır.

Daha Fazla Pratik

Milletler Cemiyeti'nin kuruluşu ve Locarno Antlaşması ile bu pakt arasındaki farkları karşılaştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 422Soru

Yumuşama Dönemi'nde Türkiye'nin dış politikasındaki en önemli gündem maddelerinden biri olan Kıbrıs Meselesi sürecinde; Kıbrıs Türklerini ani bir saldırıyla yok ederek adayı Yunanistan'a bağlamayı (EnosisEnosis) hedefleyen gizli imha planı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akritas Planı

Cevap

Kıbrıs Türklerini yok ederek adayı Yunanistan'a bağlamayı hedefleyen plan Akritas Planı'dır.
Akritas Planı, 19631963 yılında Kıbrıs Rumları tarafından adayı Yunanistan'a bağlamak (EnosisEnosis) ve Türk toplumunu etkisiz hale getirmek amacıyla hazırlanan gizli bir imha planıdır. Bu planın uygulanmaya konulması, tarihe 'Kanlı Noel' olarak geçen olaylara yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (Yumuşama Dönemi, Kıbrıs Meselesi, Enosis, imha planı) analiz et.
Sorunun Kıbrıs tarihindeki bir Rum stratejisini sorduğu belirlendi.
Doğru dönemi ve olayı tespit etmek için bağlam analizi gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uluslararası planları amaçlarına göre değerlendir.
Marshall, Molotov ve Schuman gibi planların ekonomi ve Avrupa bütünleşmesi ile ilgili olduğu; Balfour Deklarasyonu'nun ise Orta Doğu ile ilgili olduğu görüldü.
Karıştırılması muhtemel diğer pakt ve planları eleyerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Kıbrıs Meselesi ve Akritas Planı

İpuçları

1
Bu plan, Kıbrıs'ta Türklerin adadan tamamen temizlenmesini hedefleyen bir Rum girişimidir.
2
Bu gizli planın uygulanması sonucu 19631963 yılında 'Kanlı Noel' olayları yaşanmıştır.
3
Plana verilen isim, eski bir Yunan tanrısı veya kahramanı olan 'Akritas'tan gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Kıbrıs Barış Harekatı'nın nedenlerini ve harekat sırasında kullanılan 'Ayşe Tatile Çıksın' parolasının önemini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 423Soru

ABD Başkanı Richard Nixon tarafından 19691969 yılında ilan edilen ve "Nixon Doktrini" (GuamGuam Doktrini) olarak bilinen dış politika stratejisi, VietnamVietnam Savaşı'nın yarattığı baskıların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu doktrinin, Soğuk Savaş döneminde "Yumuşama" (DetantDetant) sürecine geçişteki temel rolü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ABD'nin müttefiklerine yönelik doğrudan askeri müdahale yükünü azaltarak, onlara kendi savunma sorumluluklarını devretmesi ve lojistik desteğe odaklanması

Cevap

Nixon Doktrini, ABD'nin müttefiklerine savunma sorumluluğu yükleyerek kendi askeri yükünü azaltmasını ve böylece gerginliği düşürerek Yumuşama sürecine zemin hazırlamasını öngören stratejidir.
Doğru cevap olan ifade, Nixon Doktrini'nin temel felsefesi olan "sorumluluk paylaşımı" ilkesini tam olarak yansıtmaktadır. ABD, bu doktrinle müttefiklerine doğrudan asker göndermek yerine, onların kendi kendilerini savunmalarını destekleyerek uluslararası sistemdeki gerilimi azaltmayı ve Yumuşama döneminin önünü açmayı amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Nixon Doktrini'nin ortaya çıkış bağlamını analiz edin.
ABD'nin VietnamVietnam Savaşı'nda yaşadığı başarısızlık ve ekonomik yıpranma sonucu dış politikasında "Vietnamlılaştırma" ve sorumluluk devri ihtiyacı doğduğu görülür.
Bir doktrinin hangi krizden sonra çıktığını bilmek, onun amacını anlamak için kritiktir.
2
Doktrinin müttefiklere yönelik yeni yaklaşımını değerlendirin.
Müttefiklerin iç güvenlik ve savunma sorumluluğunu kendilerinin üstlenmesi, ABD'nin ise nükleer şemsiye ve lojistik yardım ile yetinmesi öngörülmüştür.
Bu değişim, ABD'nin doğrudan sıcak çatışmalara girme ihtimalini azaltarak uluslararası tansiyonu düşürme (Yumuşama) hedefini yansıtır.

Anahtar Kavram

Nixon Doktrini ve Yumuşama Süreci

İpuçları

1
Bu doktrin, ABD'nin VietnamVietnam Savaşı'ndan yorulması ve kendi iç kamuoyundaki baskılar nedeniyle ilan edilmiştir.
2
Doktrin, müttefiklere "Sizi her durumda biz korumayacağız, kendi gücünüzü de kullanmalısınız" mesajını vererek ABD'nin yükünü hafifletmeyi hedefler.
3
Bu strateji, ABD'nin geriye çekilmesiyle SSCB ile daha fazla müzakere (SALT görüşmeleri gibi) imkanı doğurarak Yumuşama sürecini başlatmıştır.

Daha Fazla Pratik

Yumuşama dönemindeki silahsızlanma çabalarını pekiştirmek için SALTISALT-I ve SALTIISALT-II antlaşmaları arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 424Soru

1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından ABD Kongresi, Türkiye’nin harekat sırasında Amerikan menşeli silahları kullandığı gerekçesiyle 1975 yılında Türkiye’ye yönelik kapsamlı bir silah ambargosu başlatmıştır. Bu karar, Türkiye’nin savunma politikalarında önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, ABD’nin bu ambargo kararına karşı bir misilleme (mütekabiliyet) olarak aşağıdakilerden hangisini uygulamaya koymuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1969 tarihli Ortak Savunma İş Birliği Anlaşması'nı (SİA) askıya alarak İncirlik dışındaki tüm ABD üs ve tesislerinin faaliyetlerini durdurmak ve buraları TSK denetimine almak

Cevap

1969 tarihli Ortak Savunma İş Birliği Anlaşması'nın (SİA) askıya alınarak İncirlik dışındaki ABD üslerinin TSK denetimine geçirilmesi.
Türkiye, 1975 yılında ABD ambargosuna tepki olarak 1969 tarihli Ortak Savunma İş Birliği Anlaşması'nı feshetmiş ve ülkedeki ABD üslerini (NATO kullanımı hariç) kendi kontrolüne almıştır. Bu durum, Türkiye'nin bağımsız dış politika arayışının ve ulusal çıkarlarını koruma kararlılığının bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Krizin nedenini analiz etme
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD Kongresi'nin 1975'te başlattığı silah ambargosu.
Türkiye'nin harekatta Amerikan silahlarını kullanması ambargonun hukuki gerekçesi olarak gösterilmiştir.
2
Türkiye'nin diplomatik tepkisini belirleme
25 Temmuz 1975 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 1969 tarihli Ortak Savunma İş Birliği Anlaşması (SİA) askıya alınmıştır.
Ambargo kararı ikili askeri iş birliği anlaşmalarına aykırı görüldüğü için mütekabiliyet esası uygulanmıştır.
3
Askeri tesislerin durumunu değerlendirme
İncirlik Üssü (NATO görevleri hariç) dahil olmak üzere 21 tesis TSK denetimine geçmiş, ABD bayrağı indirilip Türk bayrağı çekilmiştir.
Türkiye'nin savunma haklarını koruma ve ABD'ye geri adım attırma stratejisi izlenmiştir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi Türk Dış Politikası ve ABD ile Üs Krizi

İpuçları

1
Türkiye'nin bu tepkisi doğrudan askeri tesislerin kullanım hakkı ve ikili anlaşmalarla ilgilidir.
2
Türkiye, NATO'dan ayrılmak yerine ABD ile olan özel savunma anlaşmasını (1969 SİA) hedef almıştır.
3
İncirlik Üssü'nün durumu bu süreçte istisnai bir konumdadır; diğer tesisler ise TSK denetimine geçmiştir.

Daha Fazla Pratik

ABD ambargosunun kaldırılması sürecinde 1978 yılında yaşanan gelişmeleri ve Türkiye'nin milli savunma sanayii (ASELSAN vb.) atılımlarını inceleyin.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Türkiye'nin 'mütekabiliyet' ilkesini uyguladığını ve Batı Bloku'ndan kopmadan ABD'ye özgü bir yaptırım geliştirdiğini düşünmek doğru cevaba götürür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 425Soru

Yumuşama (Detant) Dönemi’nde Türkiye, özellikle 19641964 Johnson Mektubu ve 19741974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında yaşanan diplomatik yalnızlık hissiyle dış politikasında köklü bir revizyona gitmiştir. Bu süreçte benimsenen "Çok Yönlü Dış Politika" stratejisi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar ve sonuçları değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu yeni dönemin özelliklerinden biri olarak kabul edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Bloku ile yaşanan güven bunalımı neticesinde NATO’nun askeri kanadından ayrılarak Bağlantısızlar Hareketi'ne tam üye olunması

Cevap

Türkiye'nin Batı Bloku'ndan koparak NATO'nun askeri kanadından ayrıldığı veya Bağlantısızlar Hareketi'ne tam üye olduğu bilgisi yanlıştır; Türkiye bu dönemde sadece "Çok Yönlü Dış Politika" ile müttefiklerini çeşitlendirmeyi amaçlamıştır.
Doğru seçenek olan ifadedeki yanlışlık, Türkiye'nin NATO'nun askeri kanadından ayrıldığı veya Bağlantısızlar Hareketi'ne tam üye olduğu iddiasıdır. Tarihsel gerçeklikte Türkiye, Yumuşama Dönemi krizleri (Johnson Mektubu, Kıbrıs ambargosu) sonrası dış politikasını çeşitlendirmiş, SSCB ile ekonomik bağlar kurmuş ve İslam dünyasıyla yakınlaşmıştır ancak NATO ittifakından ayrılmamıştır. NATO askeri kanadından ayrılma hamlesi o dönemde (1974'te) Türkiye tarafından değil, Kıbrıs Harekâtı'na tepki gösteren Yunanistan tarafından yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin temel krizlerini analiz etme
1964 Johnson Mektubu ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD ambargosu, Türkiye'yi dış politikada yalnız bırakmıştır.
Bu krizler, Türkiye'nin sadece Batı'ya güvenemeyeceğini anlamasını sağlamıştır.
2
Çok Yönlü Dış Politika kavramını değerlendirme
Türkiye; SSCB, Arap dünyası ve Balkanlar ile ilişkilerini geliştirmiştir.
Diplomatik yalnızlığı kırmak ve ekonomik destek bulmak hedeflenmiştir.
3
NATO ve Bağlantısızlar statüsünü kontrol etme
Yunanistan 1974'te NATO askeri kanadından çıkmış olsa da Türkiye NATO içinde kalmaya devam etmiştir.
Türkiye, güvenlik şemsiyesi olarak gördüğü NATO'dan ayrılmak yerine ittifak içindeki konumunu sorgulamış ve çeşitlendirmiştir.

Anahtar Kavram

Çok Yönlü Dış Politika (1964-1980)

İpuçları

1
Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası NATO ile ilişkilerini gözden geçirdiğini ancak ittifakın dışına çıkıp çıkmadığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Yunanistan'ın 1974-1980 yılları arasındaki NATO askeri kanadından ayrılma süreci ile Türkiye'nin 1975'teki ABD üslerini kapatma kararı arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 426Soru

Fransa'nın, II.II. Dünya Savaşı öncesinde doğu sınırını Alman saldırılarına karşı korumak amacıyla inşa ettiği, ancak savaşın başında Alman ordularının bu hattın arkasına sarkmasıyla stratejik önemini yitiren devasa savunma tahkimatı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maginot Hattı

Cevap

Fransa'nın doğu sınırını korumak için kurduğu ancak Almanlar tarafından baypas edilen yapı Maginot Hattı'dır.
Doğru seçenek olan ifade, Fransa'nın dönemin Savunma Bakanı André Maginot'nun adını taşıyan ve 19301930'lu yıllarda büyük bir bütçeyle inşa edilen savunma sistemidir. Bu hat, aşılmaz bir engel olarak görülse de Almanların Belçika'yı işgal ederek hattın sonuna dolanmasıyla stratejik olarak devre dışı kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Savunma hattının kime ait olduğunu belirle.
Soru kökünde belirtilen hat Fransa'ya aittir.
Fransa, I. Dünya Savaşı'ndaki siper savaşlarından yola çıkarak bu betonarme tahkimatı inşa etmiştir.
2
Hattın neden başarısız olduğunu analiz et.
Almanlar bu hattı doğrudan saldırmak yerine Belçika (Ardenler) üzerinden dolanarak etkisiz kılmıştır.
Maginot Hattı sadece doğrudan cephe saldırılarına karşı tasarlandığı için kuşatma manevrasına karşı savunmasız kalmıştır.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı'nda askeri stratejiler ve Maginot Hattı

İpuçları

1
Bu hat Fransa tarafından Almanya'ya karşı inşa edilmiştir.
2
İsmini dönemin Fransız Savunma Bakanı'ndan alan, tank tuzakları ve yer altı tünelleriyle ünlü devasa bir tahkimattır.
3
Almanların Belçika üzerinden (Ardenler Ormanı) geçerek etkisiz bıraktığı, tarihin en büyük askeri yatırım fiyaskolarından biridir.

Daha Fazla Pratik

Barbarossa Harekatı'nın hangi devlete karşı yapıldığını ve sonuçlarını inceleyerek savaşın dönüm noktalarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 427Soru

19611961 Anayasası, Türkiye’de yasama yetkisinin tek bir meclis elinde toplanmasının doğurabileceği sakıncaları gidermek ve 'denge-denetleme' mekanizmasını güçlendirmek amacıyla çift meclisli bir yasama yapısı kurmuştur. Bu sistemde Millet Meclisi ile birlikte yasama görevini yürüten, üyelerinin bir kısmı halk tarafından seçilirken bir kısmı Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve 19801980 yılına kadar varlığını sürdüren organ aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet Senatosu

Cevap

Cumhuriyet Senatosu
Cumhuriyet Senatosu, 19611961 Anayasası ile hayata geçirilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üst kanadını oluşturan yapıdır. Bu meclis, halkın doğrudan seçtiği üyelerin yanı sıra Cumhurbaşkanı tarafından atanan kontenjan senatörlerini de bünyesinde barındırarak daha dengeli bir yasama süreci hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın getirdiği parlamenter yapıyı analiz edin.
1961 Anayasası'nın klasik parlamenter sistemden farkı, 'çift meclisli' (bicameral) yapıyı benimsemiş olmasıdır.
Meclis diktatörlüğünü engellemek ve yasaları daha titiz bir denetimden geçirmek için bu yapı tercih edilmiştir.
2
Yasama organının bileşenlerini belirleyin.
TBMM çatısı altında 'Millet Meclisi' ve 'Cumhuriyet Senatosu' olmak üzere iki kanat oluşturulmuştur.
Cumhuriyet Senatosu üyeleri; halkın seçtikleri, Cumhurbaşkanınca seçilen kontenjan senatörleri ve tabii senatörlerden (Milli Birlik Komitesi üyeleri) oluşur.
3
Kurumun tarihteki süresini kontrol edin.
Bu yapı 1961'den 1980 askeri müdahalesine kadar devam etmiş, 1982 Anayasası ile tekrar tek meclisli sisteme dönülmüştür.
1980 sonrası siyasi istikrarın sağlanması gerekçesiyle daha hızlı karar alan tek meclisli yapıya geçilmiştir.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası ve Çift Meclisli Sistem

İpuçları

1
Türkiye'nin parlamenter tarihinde sadece 19611961-19801980 yılları arasında çift meclisli bir yapı kullanılmıştır.
2
Bu kurumun üyeleri arasında 'Tabii Senatörler' ve 'Kontenjan Senatörleri' gibi özel statülü kişiler bulunurdu.
3
Millet Meclisi'nin aldığı kararları denetleyen ve 'üst meclis' olarak adlandırılan bu yapı 'Senato' ismini taşır.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyet Senatosu'nun kaldırılma nedenleri ile 1982 Anayasası'ndaki yasama değişikliklerini karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 428Soru

II.II. Dünya Savaşı’nın devam ettiği 19401940 yılında, Türkiye'de köylünün eğitim seviyesini yükseltmek, onlara modern tarım tekniklerini öğretmek ve köye yönelik öğretmen yetiştirmek amacıyla açılan eğitim kurumları aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy Enstitüleri

Cevap

Köy Enstitüleri
Köy Enstitüleri, 1717 Nisan 19401940 tarihinde çıkarılan bir kanunla, köylünün kendi çevresinde eğitilmesi ve modern tarım yöntemlerini öğrenerek köylerin canlandırılması amacıyla kurulmuştur. Bu kurumlar, Türkiye'nin II.II. Dünya Savaşı yıllarındaki en önemli sosyal ve eğitim atılımlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki tarihi ve amacı analiz etme
19401940 yılı ve "köye yönelik eğitim/tarım" hedefi belirlendi.
Sorunun hangi dönem ve kurumla ilgili olduğunu anlamak için tarih ve içerik anahtar kelimelerdir.
2
Dönemin eğitim kurumlarını değerlendirme
II.II. Dünya Savaşı yıllarında (İnönü Dönemi) açılan en önemli eğitim hamlesinin Köy Enstitüleri olduğu tespit edildi.
Savaş yıllarında üretimi artırmak ve köylüyü bilinçlendirmek için bu özgün model uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Köy Enstitüleri'nin Kuruluşu ve Amacı

İpuçları

1
Bu kurumlar 19401940 yılında, Hasan Âli Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde hayata geçirilmiştir.
2
Temel felsefesi "iş içinde, iş aracılığıyla eğitim" olan, köylüyü modern tarıma hazırlayan okullardır.
3
İsmail Hakkı Tonguç'un mimarı olduğu ve köy öğretmeni yetiştirmeyi amaçlayan bu kurumların ismi "Köy" kelimesi ile başlar.

Daha Fazla Pratik

II.II. Dünya Savaşı yıllarında ekonomiyi düzenlemek için çıkarılan Milli Korunma Kanunu'nu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 429Soru

II. Dünya Savaşı’nın başladığı 1939 yılında İngiltere ve Fransa ile karşılıklı yardım antlaşması imzalayan Türkiye, savaşın ilerleyen yıllarında değişen dengeleri gözeterek Almanya ile de diplomatik temaslarını sürdürmüştür. Özellikle Almanya'nın Balkanlar'daki ilerleyişi ve Sovyetler Birliği'ne yönelik saldırı planları (Barbarossa Harekatı) öncesinde Türkiye, batı sınırlarını güvence altına almak istemiştir. Bu doğrultuda, 18 Haziran 1941 tarihinde Ankara'da imzalanan ve Türkiye'nin "aktif tarafsızlık" stratejisinin en kritik belgelerinden biri kabul edilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı

Cevap

18 Haziran 1941 tarihinde imzalanan belge Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı'dır.
Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı, Almanya'nın Barbarossa Harekatı'ndan sadece dört gün önce imzalanmıştır. Bu pakt, Türkiye'nin savaş boyunca yürüttüğü, her iki tarafla da denge kurarak fiilen savaşın dışında kalma çabasının en somut örneklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih ve bağlam analizi yapmak
Soruda verilen 18 Haziran 1941 tarihi, Almanya'nın SSCB'ye saldırmasından (22 Haziran 1941) hemen öncesine denk gelmektedir.
Almanya bu paktla Türkiye'nin tarafsızlığını garanti altına alarak güney kanadını emniyete almak istemiş, Türkiye ise işgal tehdidini uzaklaştırmayı amaçlamıştır.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların tarihlerini karşılaştırmak
Ankara Paktı 1939 (Müttefikler ile), Balkan Antantı 1934 ve Sadabat Paktı 1937 tarihlidir.
Kronolojik bilgi, yanlış seçeneklerin elenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Aktif Tarafsızlık ve Denge Politikası

İpuçları

1
Türkiye'nin savaş sırasında sadece Müttefiklerle değil, Mihver devletlerle de diplomatik belgeler imzaladığını hatırlayın.
2
Söz konusu pakt, Almanya'nın Sovyetler Birliği'ne saldırmasından (Barbarossa Harekatı) sadece birkaç gün önce imzalanmıştır.
3
Belgenin adı, imzacı iki devletin adını taşıyan bir 'Dostluk ve Saldırmazlık' paktıdır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 1939'daki İngiliz-Fransız ittifakındaki 'Sovyet Çekincesi' (2 Sayılı Protokol) konusunu inceleyerek denge politikasının detaylarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 430Soru

II. Dünya Savaşı'nın ardından ABD'nin SSCB'yi kuşatmayı amaçlayan "Çevreleme Politikası" (Containment) çerçevesinde oluşturulan ittifaklar zincirinin Orta Doğu halkasını temsil eden; ancak 19581958 yılında Irak'ta gerçekleşen rejim değişikliği sonrası merkezini Bağdat'tan Ankara'ya taşıyarak yeniden yapılandırılan savunma örgütü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı)

Cevap

CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı)
Doğru yanıt olan teşkilat, 19551955 yılında Türkiye ve Irak arasında kurulan Bağdat Paktı'nın devamıdır. 19581958 yılında Irak'ta krallığın devrilip cumhuriyetin ilan edilmesiyle Irak paktı terk etmiş, bunun üzerine örgütün merkezi Ankara'ya taşınmış ve ismi Merkezi Antlaşma Teşkilatı (CENTO) olarak değiştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Politik bağlamın belirlenmesi
Çevreleme Politikası (Containment) doğrultusunda kurulan bir örgüt aranmaktadır.
Soruda ABD'nin SSCB yayılmacılığını durdurma stratejisine atıf yapılmıştır.
2
Coğrafi odak noktasının tespiti
Örgütün Orta Doğu halkası olduğu belirlenmiştir.
Hazar ve Basra çevresindeki kuşatmanın Orta Doğu ayağı kastedilmektedir.
3
Kritik tarihsel olayın analizi
19581958 Irak Darbesi sonrasında Bağdat'ın ittifaktan ayrılması ve merkezin Ankara olması.
Bu olay Bağdat Paktı'nı CENTO'ya (Central Treaty Organization) dönüştüren temel gelişmedir.

Anahtar Kavram

Çevreleme Politikası ve CENTO'nun Tarihsel Dönüşümü

İpuçları

1
Bu örgütün orijinal adı bir başkent isminden gelmektedir ve bu devlet ittifaktan ayrılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Bağdat Paktı'nın kuruluşu ve Irak'ın ayrılma süreci ile Balkan Paktı'nın dağılma nedenlerini karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 431Soru

Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında Doğu Bloku içerisinde yaşanan ilk büyük görüş ayrılığı, 19481948 yılında Yugoslavya'nın Cominform'dan ihraç edilmesiyle sonuçlanmıştır. SSCB lideri Stalin ile Yugoslavya lideri Tito arasındaki gerilimi tırmandıran ve Sovyetler Birliği tarafından "uyduların merkezden kopma girişimi" olarak değerlendirilerek Yugoslavya'nın dışlanmasına yol açan, Tito'nun Bulgaristan ile birlikte Balkanlar'da hayata geçirmeyi planladığı bölgesel oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan Federasyonu

Cevap

Yugoslavya'nın Cominform'dan ihraç edilmesine neden olan proje Balkan Federasyonu'dur.
Balkan Federasyonu projesi, Tito'nun Balkanlar'da Sovyet denetiminden bağımsız bir güç odağı oluşturma çabasıdır. Stalin, bu girişimi Marksizm-Leninizm'den sapma ve milliyetçi bir eğilim olarak nitelendirmiş, bu durum Yugoslavya'nın 19481948'de Cominform'dan çıkarılmasına ve Doğu Bloku'ndaki ilk ciddi çatlağa yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Bloku içerisindeki ilk büyük çatışmanın (Stalin-Tito ayrılığı) tarihsel bağlamını analiz etmek.
19481948 yılında Yugoslavya'nın Cominform'dan çıkarılmasına odaklanıldı.
Soruda belirtilen olayın temel sebebini bulmak için bu tarihsel dönüm noktasını anlamak gerekir.
2
Ayrılığın altındaki asıl jeopolitik nedeni belirlemek.
Tito'nun Bulgaristan ile birleşerek kendi etki alanını yaratma girişimi tespit edildi.
SSCB, Doğu Bloku ülkelerinin kendi başlarına bölgesel birlikler kurmasını "merkezi otoriteye başkaldırı" olarak görmüştür.
3
Tespit edilen projenin ismini seçeneklerle eşleştirmek.
Bu girişimin adının Balkan Federasyonu olduğu sonucuna varıldı.
Tarihsel literatürde Bled Anlaşması ile somutlaşan bu girişim Balkan Federasyonu olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Stalin-Tito Ayrılığı ve Balkan Federasyonu Projesi

İpuçları

1
Yugoslavya'nın Cominform'dan atılmasının nedeni bir pakt değil, bölgesel bir birleşme hayalidir.
2
Bu proje, Yugoslavya ve Bulgaristan'ın tek bir devlet altında toplanmasını öngörüyordu.
3
Tarihsel olarak Bled Anlaşması ile gündeme gelen bu oluşum, 'Balkan' ismiyle başlayan ancak pakt veya antant olmayan bir federasyon girişimidir.

Daha Fazla Pratik

Yugoslavya'nın bu ihraçtan sonra hangi uluslararası bloklara (Bağlantısızlar Hareketi gibi) yöneldiğini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir. Seçeneklerdeki paktların ve oluşumların tarihlerine bakıldığında (19201920, 19531953, 19551955), 19481948'deki ihraç olayına en yakın ve bu olayı tetikleyecek nitelikteki siyasi krizin Balkan Federasyonu olduğu görülür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 432Soru

19931993 yılında Danimarka'da toplanan Avrupa Konseyi Zirvesi'nde, Avrupa Birliği'ne üye olmak isteyen aday ülkelerin uyması gereken temel standartlar belirlenmiştir. Bu standartlar; siyasi (demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları), ekonomik (işleyen bir piyasa ekonomisi) ve topluluk müv堅satının benimsenmesi gibi ana başlıklardan oluşmaktadır.

Avrupa Birliği'nin genişleme sürecinde aday ülkeler için yol haritası niteliği taşıyan bu düzenlemeler aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kopenhag Kriterleri

Cevap

1993 yılında Danimarka'da kabul edilen ve AB adaylığı için demokrasi, hukuk ve ekonomi şartlarını belirleyen belge Kopenhag Kriterleri'dir.
Kopenhag Kriterleri, 1993 yılında Danimarka'nın başkentinde toplanan Avrupa Konseyi tarafından belirlenmiştir. Bu kriterler; istikrarlı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlıklara saygı (siyasi), işleyen bir piyasa ekonomisi (ekonomik) ve AB mevzuatına uyum (topluluk müktesebatı) olmak üzere üç temel alanda aday ülkelerden beklentileri belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki tarih ve içerik ipuçlarını analiz edin.
1993 yılı ve 'Danimarka' vurgusu, bizi Kopenhag şehrine yönlendirir.
Zirveler genellikle toplandıkları şehrin adıyla anılır.
2
İçerik başlıklarını (siyasi, ekonomik, müktesebat) değerlendirin.
Bu başlıklar, AB'ye yeni katılacak ülkelerden istenen üyelik şartlarıdır.
Maastricht Kriterleri sadece ekonomik disiplinle ilgiliyken, Kopenhag Kriterleri kapsamlı bir demokratik dönüşümü şart koşar.

Anahtar Kavram

Kopenhag Kriterleri, Avrupa Birliği'nin siyasi ve ekonomik genişleme standartlarını belirleyen temel belgedir.

İpuçları

1
Bu kriterlerin adı, Danimarka'nın en büyük şehri ve başkentinden gelmektedir.
2
Bir ülkenin Avrupa Birliği'ne 'aday' olabilmesi için değil, 'üye' olabilmesi için gereken asgari şartları ifade eder.
3
1993 yılında kabul edilen bu kriterler; Siyasi, Ekonomik ve Müktesebat Kriterleri olarak üç grupta incelenir.

Daha Fazla Pratik

Maastricht Kriterleri'nin hangi alanlarda (ekonomi, para birimi vb.) kısıtlamalar getirdiğini araştırarak bu soruyla kıyaslayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 433Soru

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından SSCB'nin Türkiye'den Boğazlar'da üs talep etmesi ve Doğu Anadolu'dan toprak istemesi, Türkiye'nin dış politikasında köklü bir değişikliğe yol açmıştır. Bu baskılar karşısında ABD Başkanı tarafından 19471947 yılında ilan edilen, Türkiye ve Yunanistan'a askeri ve ekonomik yardım yapılarak Sovyet yayılmacılığının durdurulmasını hedefleyen belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Truman Doktrini

Cevap

Türkiye ve Yunanistan'a yönelik askeri yardımı öngören Truman Doktrini doğru cevaptır.
Truman Doktrini, 1212 Mart 19471947 tarihinde ABD Başkanı Harry Truman tarafından kongreye sunulan ve SSCB baskısı altındaki Türkiye ile Yunanistan'a 400400 milyon dolarlık askeri yardım yapılmasını öngören belgedir. Bu doktrin, Soğuk Savaş'ın başlangıcı ve 'Çevreleme Politikası'nın ilk uygulaması kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sovyet baskısını analiz etme
İkinci Dünya Savaşı sonrası SSCB'nin Türkiye üzerindeki toprak ve üs talepleri tespit edilir.
Sorunun tarihsel arka planını ve Türkiye'nin neden Batı'ya yöneldiğini anlamak için gereklidir.
2
ABD'nin müdahale stratejisini belirleme
ABD'nin komünizm yayılmacılığına karşı 'Çevreleme Politikası'nı başlattığı görülür.
Truman Doktrini'nin bu politikanın ilk somut adımı olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Belgeyi tarih ve kapsamla eşleştirme
1947 yılındaki Türkiye ve Yunanistan odaklı yardımın Truman Doktrini olduğu sonucuna varılır.
Marshall Planı (ekonomik/genel) ile karıştırılmaması için spesifik hedef kitleye bakılır.

Anahtar Kavram

Truman Doktrini ve Türkiye'nin Batı Bloğu'na Entegrasyonu

İpuçları

1
Bu doktrin, Soğuk Savaş'ın 'Çevreleme Politikası'nın ilk büyük adımıdır.
2
19471947 yılında özellikle Türkiye ve Yunanistan'ı askeri olarak desteklemeyi amaçlamıştır.
3
Genellikle ekonomik odaklı olan Marshall Planı ile karıştırılır ancak bu belge daha çok askeri güvenlik temellidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin bu yardımlardan sonra NATO'ya giriş sürecindeki diğer adımları (Kore Savaşı vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 434Soru

Yumuşama Dönemi'nde Kıbrıs'ta Rumların saldırılarını durdurmak için gerçekleştirilen uyarı uçuşu sırasında uçağı düşürülen ve Rumlar tarafından şehit edilen, Türk Hava Kuvvetlerinin Kıbrıs'taki ilk hava harp şehidi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cengiz Topel

Cevap

Cengiz Topel, 1964 yılında Kıbrıs'taki Erenköy Direnişi sırasında şehit düşen ilk hava harp şehidimizdir.
Cengiz Topel, 1964 yılında Kıbrıs'ta Rumların Türk köylerine (Erenköy) yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla düzenlenen hava operasyonu sırasında uçağı düşürülerek esir alınmış ve Rumlar tarafından işkenceyle şehit edilmiştir. Bu olay Türk kamuoyunda büyük bir üzüntü ve tepkiye neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve olayın belirlenmesi
Olayın Yumuşama Dönemi'nde (1964) ve Kıbrıs Meselesi kapsamında gerçekleştiği tespit edilir.
Soruda belirtilen 'ilk hava harp şehidi' ve 'Kıbrıs uyarı uçuşu' ifadeleri bizi doğrudan Erenköy Direnişi sürecine götürür.
2
İlgili şahsiyetin eşleştirilmesi
Kıbrıs semalarında şehit düşen subayın Cengiz Topel olduğu sonucuna varılır.
Cengiz Topel ismi, Türk tarihinde Kıbrıs meselesinin ilk ve en önemli sembol isimlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Kıbrıs Meselesi ve Erenköy Direnişi

İpuçları

1
Bu pilotumuz 1964 yılındaki Erenköy Direnişi sırasında şehit düşmüştür.

Daha Fazla Pratik

Johnson Mektubu'nun Kıbrıs Meselesi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 435Soru

19951995 yılında imzalanan ve Balkanlar'da üç buçuk yıl süren savaşı sona erdiren Dayton Antlaşması, Bosna-Hersek'te oldukça karmaşık ve çok katmanlı bir idari yapı öngörmüştür. Bu antlaşmanın içeriği ve kurulan siyasi düzen ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antlaşma sonucunda Bosna-Hersek, Birleşmiş Milletler Vesayet Konseyi'ne bağlı bir bölgeye dönüştürülerek egemenlik hakları tamamen komşu devletlere devredilmiştir.

Cevap

Bosna-Hersek'in egemenliğinin komşu devletlere devredildiğini ve Birleşmiş Milletler Vesayet Konseyi'ne bağlandığını iddia eden seçenek yanlıştır.
Dayton Antlaşması, Bosna-Hersek'in bağımsızlığını ve sınırlarını korumuş ancak ülkeyi içişlerinde geniş yetkileri olan iki entiteye bölmüştür. Seçeneklerde belirtilenin aksine, Bosna-Hersek bir Birleşmiş Milletler vesayeti altına girmemiş ve egemenlik haklarını komşu devletlere devretmemiştir. Tam tersine, komşu devletlerin (Sırbistan ve Hırvatistan) Bosna'nın toprak bütünlüğüne saygı duyacağı garanti altına alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dayton Antlaşması'nın temel amacını belirle.
Antlaşma, savaşı sona erdirmiş ve Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğünü koruyarak yeni bir anayasal düzen kurmuştur.
Antlaşmanın hukuki statüsünü anlamak için bu temel gereklidir.
2
Ülkenin idari taksimatını analiz et.
Ülke, Boşnak-Hırvat Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki entiteye ve özel statülü Brcko bölgesine ayrılmıştır.
İdari yapının doğruluğunu teyit etmek için entitelerin bilinmesi gerekir.
3
Uluslararası denetim mekanizmasını kontrol et.
Barışı denetlemek için Yüksek Temsilcilik Ofisi (OHROHR) kurulmuş ve uluslararası askeri güçler (IFORIFOR/SFORSFOR) görevlendirilmiştir.
Uluslararası vesayet ile denetim arasındaki farkı ayırt etmek önemlidir.
4
Egemenlik durumunu değerlendir.
Bosna-Hersek bağımsız bir devlet statüsündedir; egemenliği komşu ülkelere (Sırbistan veya Hırvatistan) devredilmemiştir.
Yanlış olan idari ve hukuki yorumu tespit etmek için bu adım kritiktir.

Anahtar Kavram

Dayton Antlaşması ve Bosna-Hersek'in Siyasi Yapısı

İpuçları

1
Dayton Antlaşması ülkenin parçalanmasını değil, kağıt üzerinde de olsa bütün kalmasını amaçlamıştır.
2
Antlaşma, Boşnaklar ve Sırplar arasında toprak paylaşımı yaparken bir taraftan da uluslararası bir denetleyici (OHROHR) atamıştır.
3
Bosna-Hersek hiçbir zaman bir komşu devletin (Sırbistan veya Hırvatistan) alt birimi haline gelmemiştir; devlet statüsü korunmuştur.

Daha Fazla Pratik

Bosna Savaşı'nın bitişi ile birlikte bölgede görev yapan uluslararası güçlerin (UNPROFOR, IFOR, SFOR, EUFOR) kronolojik değişimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 436Soru

19561956 Süveyş Krizi sonrası Orta Doğu'da İngiltere ve Fransa'dan boşalan nüfuz alanını doldurmak ve bölgedeki Sovyet yayılmacılığını engellemek amacıyla hazırlanan Eisenhower Doktrini (19571957) kapsamında, ABD'nin bölgeye fiilen askeri kuvvet göndererek doğrudan müdahalede bulunduğu ilk ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lübnan

Cevap

ABD'nin Eisenhower Doktrini kapsamında doğrudan askeri müdahalede bulunduğu ilk Orta Doğu ülkesi Lübnan'dır.
Eisenhower Doktrini (19571957), Orta Doğu'da komünist saldırganlığa karşı direnen ülkelere ABD'nin askeri yardım yapmasını öngörüyordu. 19581958 yılında Lübnan'da Batı yanlısı Şamun hükümeti ile Mısır-Suriye destekli gruplar arasında çıkan çatışmalar üzerine, ABD Altıncı Filo aracılığıyla Lübnan'a asker çıkarmış ve doktrini ilk kez fiilen uygulamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Eisenhower Doktrini'nin kapsamını belirle.
Doktrin, Orta Doğu ülkelerine komünizm tehdidine karşı askeri ve ekonomik yardım vaat etmektedir.
Sorunun hangi uluslararası siyasi çerçeve içinde sorulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Doktrinin uygulama örneklerini hatırla.
19581958 Lübnan Krizi, ABD'nin bu doktrini kullanarak bölgeye asker çıkardığı temel olaydır.
Teorik bilginin somut tarihsel olayla eşleştirilmesi gerekir.
3
Diğer Orta Doğu krizleri ile karşılaştır.
Mısır'daki kriz diplomatiktir, Irak'taki kriz rejim değişikliğidir; ancak doğrudan ABD askerinin ayak bastığı yer Lübnan'dır.
Benzer tarihsel olaylar arasındaki farkı ayırt etmek (L4 zorluk seviyesi) için gereklidir.

Anahtar Kavram

Eisenhower Doktrini ve Orta Doğu'daki Uygulamaları

İpuçları

1
Bu doktrin, Orta Doğu'daki 'güç boşluğunu' doldurmayı hedeflemiştir.
2
Müdahale, 19581958 yılında bir iç karışıklık sırasında 'Altıncı Filo' desteğiyle gerçekleşmiştir.
3
Cevap, bugün de Akdeniz kıyısında olan ve o dönemde Hristiyan bir cumhurbaşkanı tarafından yönetilen ülkedir.

Daha Fazla Pratik

Bağdat Paktı'nın (CENTO) kuruluşu ve Türkiye'nin bu pakttaki rolünü incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 437Soru

19931993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye'nin katılımıyla kurulan; Türk dili konuşan halkların ve ülkelerin kültürel birliğini ve dayanışmasını sağlamayı, ortak Türk kültürünü gelecek nesillere aktarmayı ve dünyaya tanıtmayı amaçlayan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)

Cevap

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)
Doğru cevap Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) seçeneğidir; çünkü bu kuruluş 19931993 yılında Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmasının ardından kültürel bağları güçlendirmek amacıyla kurulan ve sanatsal faaliyetlerle tanınan bir organizasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Kuruluş tarihini ve kurucu üyeleri analiz etme.
19931993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye arasında kurulmuştur.
Soruda belirtilen tarih ve üye yapısı bu dönemde kurulan Türk dünyası odaklı yapıları daraltmamızı sağlar.
2
Kuruluş amacını değerlendirme.
Amacın 'kültürel birlik', 'dayanışma' ve 'ortak Türk kültürünün tanıtılması' olduğu belirlenir.
Bu ifade, kuruluşu teknik veya siyasi iş birliği yapılarından ayırarak kültürel odağa yönlendirir.
3
Tanımlayıcı lakabı hatırlama.
Kuruluş, bu özellikleriyle 'Türk dünyasının UNESCO'su' olarak nitelendirilen TÜRKSOY'dur.
UNESCO benzeri bir misyon üstlenen tek Türk dünyası kuruluşu TÜRKSOY'dur.

Anahtar Kavram

Küreselleşen dünyada Türk dünyası arasındaki kültürel entegrasyonu sağlayan kurumsal yapılar.

İpuçları

1
Bu kuruluş sıklıkla 'Türk Dünyasının UNESCO'su' olarak tanımlanır.

Daha Fazla Pratik

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (Türk Konseyi) kurumsal evrimini ve bağlı kuruluşlarını (TURKPA, Türk Akademisi) incelemek bu konudaki farkındalığınızı artıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 438Soru

II.II. Dünya Savaşı'nın başlarında tarafsızlık politikası izleyen ABDABD Yönetimi, savaşın gidişatını Müttefik Devletler lehine çevirmek amacıyla 19411941 yılının Mart ayında önemli bir yasal düzenleme kabul etmiştir. Başkan Roosevelt'in "demokrasinin cephaneliği" (ArsenalArsenal ofof DemocracyDemocracy) söylemiyle savunduğu ve herhangi bir ülkeye, savunması ABDABD için hayati görüldüğü takdirde askeri malzeme yardımı yapılmasını sağlayan bu düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödünç Verme ve Kiralama Yasası

Cevap

Doğru cevap, ABD'nin müttefiklerine askeri yardım yapmasını yasal hale getiren Ödünç Verme ve Kiralama Yasası'dır.
Ödünç Verme ve Kiralama Yasası, ABDABD'nin fiilen savaşa girmeden önce İngiltere ve diğer müttefiklerine devasa boyutlarda askeri malzeme yardımı yapabilmesine olanak tanımıştır. Bu yasa, Müttefik Devletlerin savaştaki direncini artırmış ve ABDABD'nin sanayi gücünü savaşın hizmetine sunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
19411941 yılında ABDABD'nin savaşın gidişatını değiştiren hamlesini analiz etmek.
ABDABD'nin doğrudan savaşa girmeden önce müttefikleri desteklemek için yasalar çıkardığı saptanır.
Soru, ABDABD'nin lojistik desteğinin yasal zeminini sormaktadır.
2
"Demokrasinin cephaneliği" kavramı ile eşleşen yasayı belirlemek.
Bu kavramın, müttefiklere silah ve mühimmat sağlanmasını öngören yasayla ilgili olduğu belirlenir.
Roosevelt bu ifadeyi, ABDABD'nin endüstriyel gücünü müttefiklerin hizmetine sunmak anlamında kullanmıştır.

Anahtar Kavram

Ödünç Verme ve Kiralama Yasası (LendLeaseLend-Lease ActAct)

İpuçları

1
Bu düzenleme, ABDABD'nin Pearl Harbor saldırısı ile savaşa resmen girmesinden aylar önce kabul edilmiştir.
2
Başkan Roosevelt, ülkesini faşizme karşı savaşan devletlerin 'silah tedarikçisi' olarak konumlandırmıştır.
3
Yasanın adında, askeri malzemelerin 'satılması' yerine geri verilmek üzere 'verilmesi' veya 'ücret karşılığı kullandırılması' kavramları yer alır.

Daha Fazla Pratik

ABDABD'nin bu yardımları daha sonra Soğuk Savaş dönemindeki Marshall Planı ile nasıl bir ekonomik stratejiye dönüştürdüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 439Soru

Türkiye'nin Soğuk Savaş'ın başlangıcında Batı Bloku içerisinde yer alma ve Avrupa Konseyi gibi kurumlara dahil olma stratejisi, iç siyasette demokratik standartların yükseltilmesini zorunlu kılmıştır. 19461946 seçimlerinde uygulanan "açık oy - gizli tasnif" usulünün ve seçimlerin mülki amirlerin denetiminde yapılmasının yarattığı meşruiyet krizini aşmak amacıyla 19501950 yılında köklü bir yasal değişikliğe gidilmiştir. Buna göre, 19501950 seçimlerinin Türk demokrasi tarihinde "Beyaz İhtilal" olarak adlandırılmasını sağlayan ve seçim güvenliğini yürütme organından alarak bağımsız yargı denetimine bırakan temel kurumsal gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kurulması ve gizli oy - açık tasnif sistemine geçilmesi

Cevap

Seçimlerin yargı denetimine bırakılması ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) oluşturulması
Seçimlerin yargı denetimine alınması ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kurulması, 19501950 seçimlerinin güvenilirliğini sağlayan en temel unsurdur. Bu sayede seçim sonuçları üzerindeki şüpheler kalkmış ve iktidar barışçıl bir yolla (Beyaz İhtilal) el değiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
19461946 seçimlerinin analiz edilmesi
19461946 seçimlerinde "açık oy - gizli tasnif" uygulanmış ve seçimler valilerin denetiminde yapılmıştır.
Bu durum seçimlerin dürüstlüğü konusunda büyük tartışmalara ve meşruiyet krizine yol açmıştır.
2
19501950 Seçim Kanunu'nun incelenmesi
1616 Şubat 19501950 tarihinde kabul edilen kanunla "gizli oy - açık tasnif" usulü getirilmiştir.
Uluslararası standartlara uyum sağlamak ve seçim güvenliğini artırmak hedeflenmiştir.
3
Kurumsal değişikliğin belirlenmesi
Seçimlerin denetimi mülki amirlerden alınarak bağımsız hakimlere ve Yüksek Seçim Kurulu'na verilmiştir.
Yargı güvencesi, iktidarın seçim sonuçlarına müdahalesini engelleyen en kritik unsurdur.

Anahtar Kavram

1950 Seçim Reformu ve Yargı Güvencesi

İpuçları

1
19461946 ve 19501950 seçimleri arasındaki en büyük fark, sayımın kimin önünde ve nasıl yapıldığıdır.
2
Seçim güvenliğinin valilerden (yürütme) alınıp hakimlere (yargı) devredildiği kurumu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Demokrat Parti'nin ilk dönemindeki iktisadi politikaları (Marshall Yardımı'nın kullanımı) üzerine bir soru çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Süreci kronolojik ve işlevsel olarak ayırın: 19451945 Siyasi katılım (MKP), 19461946 Uygulama hatası (Açık oy), 19471947 Siyasi yumuşama (1212 Temmuz), 19501950 Hukuki güvence (YSK).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 440Soru

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türkiye, Ege Denizi üzerindeki uçuş güvenliğini gerekçe göstererek yayımladığı bir bildiriyle, sivil uçakların Türkiye sınırına yaklaşırken pozisyonlarını bildirmek zorunda oldukları "uçuş rapor çizgisini" (FIR hattı) Ege Denizi'nin ortasına kadar çektiğini duyurmuştur. Yunanistan'ın bu duruma tepki olarak Ege hava sahasını "tehlikeli bölge" ilan etmesine neden olan ve 19801980 yılına kadar yürürlükte kalan bu teknik bildiri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NOTAM 714

Cevap

Türkiye'nin Ege hava sahasındaki hak iddiasını resmileştiren teknik belge NOTAM 714'tür.
Doğru cevap olan NOTAM 714 bildirisi, Türkiye'nin 6 Ağustos 1974'te sivil havacılık güvenliği gerekçesiyle uçuş rapor çizgisini (FIR) batıya kaydırdığını duyurduğu belgedir. Bu hamle, Yunanistan'ın Ege üzerindeki tek taraflı hava kontrolüne bir meydan okumadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen tarih ve kapsamı analiz edin.
Olay 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde yaşanmıştır ve "hava sahası/FIR hattı" uyuşmazlığına odaklanmaktadır.
Dönemi ve spesifik sorunu belirlemek, deniz yatağı (kıta sahanlığı) veya diplomatik mektuplar gibi seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Teknik terim ile diplomatik/siyasi belgeleri birbirinden ayırın.
Havacılık terminolojisinde uçuş güvenliği ve rota değişikliği bildirimleri "NOTAM" (Notice to Airmen) olarak adlandırılır.
Seçenekler arasında yer alan Bern veya Rogers gibi isimler siyasi uzlaşmaları temsil ederken, teknik bildiriyi sadece ilgili terim karşılamaktadır.
3
NOTAM 714 ve NOTAM 718 arasındaki farkı veya 714'ün sonucunu teyit edin.
Türkiye'nin 714 sayılı bildirisine karşılık Yunanistan 718 sayılı bildiriyi yayınlamış ve Ege'yi sivil uçuşlara kapatmıştır.
Doğru teknik kodu belirlemek tarihsel bilginin netliği açısından önemlidir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'nde Ege Denizi Hava Sahası (FIR Hattı) Sorunu

İpuçları

1
Bu bir teknik havacılık terimi içeren bir koddur.
2
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Yunanistan'ın Ege'deki kontrolüne karşı Türkiye'nin yaptığı hamledir.
3
Havacılıkta uçuş emniyeti için yayınlanan bildirilere verilen isim olan 'NOTAM' ile başlayan seçenektir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 1976'da Ege'de petrol araması yapan Sismik-1 (Hora) gemisi ve bunun sonucunda imzalanan Bern Protokolü'nü inceleyerek Ege sorunları arasındaki farkı pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 22 / 24Sonraki
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 22 | Examkin