İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

422 soru

Soru 201Soru

Uygurlar, Maniheizm dinini benimseyerek Türk tarihinde ilk kez göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçmiş; bu süreçte kalıcı mimari eserler inşa etmiş, kağıt ve matbaayı kullanarak kültürel bir atılım gerçekleştirmişlerdir. Bu köklü değişim, sadece sosyal hayatı değil, devletin işleyişini ve bireyler arası ilişkileri de etkilemiştir.

Buna göre, Uygurların yeni yaşam tarzına bağlı olarak gelişen aşağıdaki durumlardan hangisi, ekonomik ve hukuki alandaki kurumsallaşmanın bir kanıtı olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınmaz malların satışı ve kiralanmasına yönelik yazılı sözleşmelerin hazırlanması

Cevap

Taşınmaz malların satışı ve kiralanmasına yönelik yazılı sözleşmelerin hazırlanması, Uygurlarda yerleşik hayata geçişin ekonomik ve hukuki sonuçlarını bir arada gösteren en güçlü kanıttır.
Doğru yanıt olan taşınmaz malların satışı ve kiralanmasına yönelik yazılı sözleşmeler, Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte 'özel mülkiyet' kavramının (ekonomi) ve bu mülkiyeti koruyan 'yazılı hukuk' sisteminin (hukuk) geliştiğini kanıtlar. Göçebe toplumlarda mülkiyet genelde ortak (mera) ve hukuk sözlüdür (töre); Uygurlar bu yapıyı profesyonel ticaret belgeleriyle kurumsallaştırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'nin yerleşik hayata geçiş sürecini analiz etme
Maniheizm etkisiyle tarım ve ticaretin ön plana çıktığı belirlenir.
Yerleşik yaşamın temel gereksinimlerini anlamak için.
2
Soru kökündeki 'ekonomik' ve 'hukuki' vurgularını eşleştirme
Mülkiyet kavramı ve yazılı belgelerin (sözleşmelerin) önemi fark edilir.
Soru kökündeki kısıtlamalara uygun olan seçeneği bulmak için.
3
Seçenekleri değerlendirerek elenenleri belirleme
Dini, mimari ve kültürel sonuçlar elenerek mülkiyet odaklı seçenek bulunur.
Yanlış kategorideki (sosyal, askeri, kültürel) gelişmeleri ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Uygurlarda Yerleşik Hayatın Hukuki ve Ekonomik Etkileri

İpuçları

1
Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte 'sahiplik' ve 'ticaret' anlayışının nasıl değiştiğini düşünün.
2
Göçebelerde sözlü olan kurallar, yerleşik hayatta mülkiyetin (ev, arazi) belgelenmesi ihtiyacıyla neye dönüşmüş olabilir?
3
Taşınmaz malların alım-satımında kullanılan belgeler hem ekonomiyi (ticaret) hem de hukuku (yazılı kurallar) kapsar.

Daha Fazla Pratik

Uygurların yazılı hale getirdiği hukuk kurallarının Moğol İmparatorluğu üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 202Soru

Türklerin ilk ana yurdu olan Orta Asya; sert karasal iklimin yaşandığı, etrafı yüksek dağlarla ve denizlerle çevrili geniş bir havzadır. Tarih araştırmalarında bu coğrafyanın sınırları belirlenirken batıda Hazar Denizi, kuzeyde Sibirya, doğuda ve güneyde ise belirli dağ sıraları nirengi noktası kabul edilir. Buna göre, Orta Asya'nın doğu ve güney sınırlarını oluşturan doğal engeller aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kingan Dağları - Hindukuş Dağları

Cevap

Orta Asya'nın doğu sınırında Kingan Dağları, güney sınırında ise Hindukuş Dağları yer almaktadır.
Türklerin ana yurdu olan Orta Asya'nın sınırları; batıda Hazar Denizi, kuzeyde Sibirya, doğuda Kingan Dağları ve güneyde Hindukuş ile Karanlık Dağları olarak tanımlanır. Bu nedenle 'doğu' ve 'güney' yönleri için Kingan ve Hindukuş sıralaması doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Orta Asya'nın coğrafi sınırlarını yönlerine göre belirleyin.
Batı: Hazar Denizi, Kuzey: Sibirya, Doğu: Kingan Dağları, Güney: Hindukuş ve Karanlık Dağları.
Soruda istenen 'doğu' ve 'güney' yönlerine ait bilgileri filtrelemek için temel coğrafi sınırların bilinmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağ sıralarını verilen yönlerle eşleştirin.
Kingan Dağları'nın doğuda, Hindukuş Dağları'nın ise güneyde olduğu teyit edilir.
Sıralı eşleştirme sorularında her iki bilginin de belirtilen sırayla doğru olması zorunludur.

Anahtar Kavram

Orta Asya'nın Coğrafi Sınırları

İpuçları

1
Orta Asya'nın batı sınırının Hazar Denizi, kuzey sınırının ise Sibirya olduğunu hatırlayın.
2
Çin ile aradaki doğal engellerden biri olan Kingan Dağları'nın yönünü düşünün.
3
Sırasıyla 'doğu' ve 'güney' istendiği için ilk sırada Kingan Dağları'nın olduğu seçeneğe odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Orta Asya'nın bu kapalı havza yapısının Türklerin göçebe yaşam tarzı ve savaşçılık özellikleri üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 203Soru

Orta Asya'nın tarih öncesi dönemlerine ait bir araştırma yürüten arkeolog grubunun; Batı Türkistan'da Aşkabat yakınlarında bulunan, bölgenin kronolojik olarak en eski yerleşim katmanlarını içeren ve yerleşik yaşamın ilk izlerini barındıran kültür merkezini incelemesi gerekmektedir. Bu arkeolog grubunun çalışmasında temel alması gereken kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anau

Cevap

Anau kültürü, Orta Asya'da tespit edilen en eski yerleşim katmanlarına sahip merkezdir.
Anau kültürü, MÖ 40004000 yıllarına kadar uzanan tarihiyle Orta Asya'nın bilinen en eski kültür merkezidir. Aşkabat yakınlarında bulunan bu merkezde yapılan kazılarda yerleşik yaşamın izleri olan tuğladan evler, buğday ekimi ve dokuma araçlarına rastlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi konumun belirlenmesi
Batı Türkistan'da Aşkabat yakınlarındaki merkez tespit edilir.
Anau kültürü bugün Türkmenistan sınırları içerisinde yer alan Aşkabat şehri yakınlarında bulunmuştur.
2
Kronolojik sıralamanın yapılması
40004000 civarına tarihlenen en eski katman belirlenir.
Orta Asya kültürleri arasında Anau, tarihsel olarak ilk sırada yer alır.
3
Kültürel özelliklerin eşleştirilmesi
Yerleşik yaşam, tarım ve dokuma izleri görülür.
Anau sakinleri yerleşik hayata geçmiş, toprağı işlemiş ve hayvancılıkla uğraşmışlardır.

Anahtar Kavram

Orta Asya'nın En Eski Kültür Merkezi: Anau

İpuçları

1
Bu merkez, bugün Türkmenistan'ın başkenti olan Aşkabat şehri yakınlarında bulunmuştur.
2
Orta Asya'daki kültürlerin kronolojik sıralamasında ilk sırada yer alır.
3
40004000 yıllarına tarihlenen ve yerleşik hayatın ilk izlerini taşıyan en eski merkezdir.

Daha Fazla Pratik

Türklere ait en eski kültür merkezi olan Afanesyevo ile bölgenin en eski merkezi olan Anau arasındaki farkı bir tablo üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 204Soru

Avrupa Hun Devleti'nin dış politikası, Uldiz döneminde şekillenen "Doğu Roma'yı (Bizans) sürekli baskı ve vergi altında tutarken, Batı Roma ile dostane ilişkiler kurarak Germen kavimlerini dizginleme" esasına dayanmaktaydı. Bu strateji, Attila'nın iktidarının ilk yıllarına kadar titizlikle sürdürülmüştür. Ancak 450450'li yıllara gelindiğinde Attila, bu geleneksel politikayı terk ederek askeri rotasını doğrudan Batı Roma İmparatorluğu'na (Galya ve İtalya) çevirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, Attila'nın Avrupa Hun dış politikasındaki bu radikal eksen kaymasına ve Batı Roma üzerine sefere çıkmasına zemin hazırlayan temel gerekçedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Roma İmparatoru III. Valentinianus'un kız kardeşi Honoria'nın Attila'ya evlilik teklifi göndererek imparatorluk topraklarında hak talep etmesine yol açması

Cevap

Batı Roma İmparatoru'nun kız kardeşi Honoria'nın Attila'ya gönderdiği evlilik teklifi ve mülkiyet iddiaları, Avrupa Hun Devleti'nin dış politikasındaki stratejik değişimin temel katalizörü olmuştur.
Attila, hükümdarlığının ilk yıllarında amcası Uldiz'in belirlediği "Doğu'ya baskı, Batı'yla dostluk" politikasını sürdürmüştür. Ancak Prenses Honoria'nın gönderdiği evlilik teklifi ve bununla birlikte talep edilen topraklar, Attila'ya Batı Roma İmparatorluğu'nun meşru varisi olma veya topraklarını ilhak etme fırsatı tanımış, bu da 451451 Galya ve 452452 İtalya seferlerinin temel siyasi gerekçesini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Uldiz döneminde belirlenen dış politikayı analiz et.
Politika: Doğu Roma (Bizans) üzerinde baskı kurmak, Batı Roma ile Germen kavimlerine karşı ittifak yapmaktır.
Hunların Avrupa'daki egemenliğini pekiştirmek için iki Roma arasındaki dengeden yararlanılması hedeflenmiştir.
2
Attila'nın ilk dönem faaliyetlerini değerlendir.
Attila, Margos (434434) ve Anatolios (447447) antlaşmalarıyla Bizans'ı vergiye bağlamış ve geleneksel politikayı sürdürmüştür.
Hunların ekonomik ve siyasi üstünlüğünü Doğu Roma'ya kabul ettirmek için bu seferler yapılmıştır.
3
Politika değişikliğinin (Eksen Kayması) nedenini tespit et.
Prenses Honoria'nın evlilik teklifi ve Roma topraklarının yarısını talep etme hakkı, Attila için Batı Roma'ya müdahale gerekçesi oluşturmuştur.
Dış politikanın odak noktasının Doğu'dan Batı'ya kayması, tamamen bu siyasi/veraset temelli krizle tetiklenmiştir.

Anahtar Kavram

Avrupa Hun Dış Politikası ve Stratejik Değişim

İpuçları

1
Dış politikadaki bu değişim, bir vergi krizinden ziyade 'saray içi' diplomatik bir skandalla tetiklenmiştir.

Daha Fazla Pratik

Attila'nın İtalya seferinden vazgeçme nedenlerini (Papa ile görüşme, salgın hastalık, Sasaniler) inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 205Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihiyle ilgili yapılan bir araştırmada; Amazon adı verilen kadın savaşçıların varlığına, Tomris Hatun gibi ilk kadın hükümdarların yönetimine ve maden işlemeciliğindeki ustalıkları nedeniyle "Bozkırın Kuyumcuları" ifadesine rastlanmıştır. Bahsedilen bu özellikler aşağıdaki siyasi yapılardan hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler

Cevap

İskitler (Sakalar)
Doğru cevap olan İskitler, tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olup maden işleme sanatındaki ileri seviyeleri nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak anılırlar. Ayrıca dünya tarihindeki ilk kadın hükümdar kabul edilen Tomris Hatun ve kadın savaşçılar olan Amazonlar bu topluluğun sosyal yapısında önemli bir yere sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramları belirle.
"Bozkırın Kuyumcuları", "Tomris Hatun" ve "Amazonlar" kavramları tespit edildi.
Sorunun hangi topluluğu veya devleti hedeflediğini anlamak için ayırt edici özelliklere odaklanmak gerekir.
2
Topluluk ve devlet ayrımını yap.
İskitler bilinen ilk Türk topluluğuyken, Asya Hunları bilinen ilk teşkilatlı Türk devletidir.
Öğrencilerin en sık düştüğü hata olan 'ilk yapı' karmaşasını çözmek için bu ayrım kritiktir.
3
Doğru seçeneği teyit et.
Belirtilen tüm özelliklerin İskitler (Sakalar) ile eşleştiği görüldü.
Alper Tunga ve Şu destanları ile de bilinen bu yapı İskitlerdir.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) ve Kültürel Özellikleri

İpuçları

1
Bu yapı, tarihte 'devlet' olarak değil, 'bilinen ilk Türk topluluğu' olarak nitelendirilir.

Daha Fazla Pratik

İskitler ile Asya Hun Devleti arasındaki 'topluluk-devlet' farkını pekiştirmek için kronolojik bir zaman çizelgesi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 206Soru

I. Göktürk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan, 552552 yılında Avar (Juan-Juan) Kağanlığı'na karşı kazandığı bağımsızlık mücadelesinden sonra "İl Kağan" unvanını alarak Ötüken'i devletin merkezi yapmıştır. Devletin batı kanadını ise "Yabgu" unvanıyla kardeşi İstemi'nin yönetimine bırakmıştır. İstemi Yabgu, iç işlerinde serbest hareket etmesine ve Sasaniler ile Bizans gibi devletlerle doğrudan diplomatik görüşmeler yapmasına rağmen, son tahlilde Ötüken'deki büyük kağana bağlı kalmıştır.

Bu bilgilere dayanarak, I. Göktürk Devleti'nin siyasi kimliği ve teşkilatlanma yapısı hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihte ilk kez 'Türk' adını resmi bir siyasi kimlik olarak kullanarak toplumsal aidiyeti devlet ismiyle bütünleştirmiş ve 'İkili Teşkilat' yapısıyla geniş coğrafyayı kağan merkezli bir yönetim ağı altında toplamıştır.

Cevap

I. Göktürk Devleti, 'Türk' adını siyasi bir kimlik olarak kullanan ilk devlettir ve İkili Teşkilat yapısıyla geniş bir coğrafyayı federatif bir düzen içinde yönetmiştir.
Doğru cevap olan seçenek, I. Göktürk Devleti'nin hem isimlendirme (Türk adının kullanımı) hem de yönetim modeli (İkili Teşkilat) açısından Türk tarihindeki öncü rolünü vurgulamaktadır. Bumin Kağan'ın 'İl Kağan' unvanını alması bağımsız bir siyasi yapı kurduğunu, kardeşi İstemi'nin yabgu olarak atanması ise teşkilatlanmanın federatif karakterini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet ismini analiz et.
I. Göktürk Devleti, Türk adını resmi bir devlet adı olarak kullanan ilk topluluktur.
Bu durum, etnik bir kimliğin siyasi bir üst kimliğe dönüştüğünü gösterir.
2
İdari yapıyı (İkili Teşkilat) incele.
Doğu'da Kağan (Bumin), Batı'da Yabgu (İstemi) bulunur.
Genişleyen sınırları yönetebilmek için Türk devlet geleneğinde kullanılan federatif bir yöntemdir.
3
Merkeziyetçilik ve bağlılık ilişkisini değerlendir.
Yabgu, dış işlerinde Kağan'a bağlıdır.
Bu yapı, tam bağımsızlık değil, hiyerarşik bir birliği temsil eder.

Anahtar Kavram

Göktürklerin Siyasi Kimliği ve İkili Teşkilat

İpuçları

1
I. Göktürk Devleti'nin adındaki 'Türk' ibaresine ve yönetimindeki Doğu-Batı ayrımına odaklanın.
2
İstemi Yabgu'nun dış politikadaki serbestliğinin hangi merkezi yapıya bağlı olduğunu düşünün.
3
Cevap, devletin siyasi bir kimlik inşa etmesi ile geleneksel bozkır yönetim modelini birleştirmesiyle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu dönemindeki Sasaniler ve Bizans ile yapılan ittifakların İpek Yolu üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 207Soru

Uygur Devleti'nde Bögü Kağan döneminde Maniheizm'in resmi din olarak kabul edilmesiyle birlikte Türk tarihinde köklü bir değişim süreci başlamıştır. Bu süreçte yerleşik hayata geçerek şehirler inşa eden Uygurlar; kağıt ve matbaayı etkin bir şekilde kullanmış, bilim ve sanat alanında kalıcı bir kültürel birikim oluşturmuşlardır.

Bu bilgilere dayanarak Uygurların yerleşik hayata geçmelerinin aşağıdakilerden hangisine ortam hazırladığı savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göçebe yaşam tarzına uygun taşınabilir sanat eserlerinin üretiminin yaygınlaşmasına

Cevap

Yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte sanat anlayışı değişmiş ve göçebe kültürün bir parçası olan taşınabilir sanat eserlerinin yerini kalıcı mimari eserler almıştır. Bu nedenle taşınabilir eserlerin üretiminin yaygınlaşması yerleşik hayatın bir sonucu değil, göçebe yaşamın bir özelliğidir.
Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte çadırlarda yaşam son bulmuş ve şehirler (balık) kurulmuştur. Bu değişim, sanatın da niteliğini değiştirmiştir. Hunlar ve Göktürkler gibi göçebe devletlerde, göç yollarında taşınması kolay olan küçük el sanatları ve hayvan üslubu ön plandayken; Uygurlarda bunların yerini taşınması imkansız olan duvar resimleri (fresko), heykeller ve devasa tapınak mimarisi almıştır. Dolayısıyla taşınabilir sanat eserlerinin yaygınlaşması yerleşik hayatın bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uygurların yerleşik hayata geçiş sürecini ve Maniheizm'in etkilerini analiz etmek.
Maniheizm'in etkisiyle savaşçılığın azaldığı, tarım, ticaret ve şehirleşmenin başladığı görülür.
Din değişikliği toplumsal yaşamın temel dinamiklerini değiştirmiştir.
2
Yerleşik hayatın teknik ve kültürel sonuçlarını belirlemek.
Kağıt, matbaa, kütüphane, yazılı hukuk ve kalıcı mimari (tapınak, saray) gibi unsurlar bu yaşamın doğal sonuçlarıdır.
Sabit bir yaşam alanı, birikimin korunmasını ve belgelenmesini zorunlu kılmıştır.
3
Seçenekleri göçebe ve yerleşik hayat ayrımına göre değerlendirmek.
Taşınabilir sanat eserlerinin göçebe (Hun/Göktürk) kültüre ait olduğu, kalıcı mimarinin ise Uygur yerleşik kültürüne ait olduğu saptanır.
Sanat eserlerinin niteliği (taşınabilir veya kalıcı), toplumun yaşam tarzının en net göstergesidir.

Anahtar Kavram

Yerleşik hayat ve bozkır kültürü arasındaki temel farklar

İpuçları

1
Göçebe toplumlarda sanat eserlerinin neden hafif ve taşınabilir olması gerektiğini düşünün.
2
Yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte inşa edilen 'stupa' ve 'balık' gibi yapılar sanatın kalıcılaşmasını sağlamıştır.
3
Uygurlar tarım ve mimari ile uğraştığı için bozkır (göçebe) sanatının temel özelliği olan 'taşınabilirlik' etkisini yitirmeye başlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Uygurların hukuk belgelerini ve kullandıkları matbaa sisteminin (hareketli harf) kültürel etkilerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 208Soru

Orta Asya coğrafyasında Türklerin atalarına ait olduğu saptanan ilk kültür katmanı ile bu katmanın gelişmiş ve daha geniş alanlara yayılmış bir devamı olarak kabul edilen kültür merkezleri, tarihsel süreçte birbirini takip etmektedir. Bu tarihsel sürekliliği temsil eden kültür merkezi çifti aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo - Andronovo

Cevap

Afanesyevo ve Andronovo kültür merkezleri, Orta Asya'daki Türk varlığının en eski ve yayılmacı evrelerini temsil eden süreklilik arz eden bir çifttir.
Afanesyevo kültürü, Orta Asya'da Türklerin en eski ve temel kültür merkezi olarak kabul edilirken; Andronovo kültürü, Afanesyevo'nun sınırlarını genişletmiş, bakırın yanına tuncu eklemiş ve Proto-Türk yayılımının en geniş evresini oluşturmuştur. Bu iki merkez arasındaki bağ, bölgedeki Türk varlığının tarihsel sürekliliğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Orta Asya'da Türklerin atalarına (Proto-Türklere) ait en eski yerleşimi belirleyin.
Bu merkez Altay-Sayan Dağları çevresinde gelişen Afanesyevo kültürüdür.
Afanesyevo, arkeolojik verilerle Türklerin kökeniyle bağdaştırılan ilk ana merkezdir.
2
Afanesyevo kültürünün devamı olan ve daha geniş bir coğrafyaya yayılan merkezi bulun.
Bu merkez, Tunç Çağı'nın en parlak dönemini temsil eden Andronovo kültürüdür.
Andronovo, Afanesyevo'nun genetik ve kültürel mirasçısı olarak kabul edilir.
3
Belirlenen iki merkezi kronolojik ve kültürel sırasına göre eşleştirin.
Afanesyevo - Andronovo eşleşmesine ulaşılır.
Soruda istenen 'ilk katman' ve 'gelişmiş devamı' şartlarını bu çift sağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Kronolojik ve Kültürel Sürekliliği

İpuçları

1
Türklerin atalarına ait en eski kültürün Altay ve Sayan Dağları çevresinde ortaya çıktığını hatırlayın.
2
En eski merkezden sonra gelen ve Orta Asya'nın en geniş alanına (Hazar'dan Altaylara) yayılan Tunç Çağı kültürünü düşünün.
3
Afanesyevo ve Andronovo merkezlerinin birbiriyle olan kronolojik ve kültürel bağını, yani 'ata-oğul' ilişkisini göz önüne alın.

Daha Fazla Pratik

Demir Çağı'nın başlangıcını temsil eden Karasuk kültürü ile 'Hayvan Üslubu' sanatının zirvesi olan Tagar kültürünün özelliklerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:50s
Soru 209Soru

II.II. Göktürk Devleti'nin kurucusu Kutluk Kağan'a, Çin esaretinde dağınık halde yaşayan Türk boylarını bir araya getirmesi ve devleti yeniden teşkilatlandırması sebebiyle "İlteriş" unvanı verilmiştir. Türk devlet geleneği ve Orhun Yazıtları'ndaki ifadeler dikkate alındığında, bu unvanın hükümdara yüklediği temel misyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parçalanmış boyları birleştirerek siyasi birliği ve töreyi yeniden tesis etmek

Cevap

İlteriş unvanı, parçalanmış boyları birleştirerek siyasi birliği ve töreyi yeniden tesis etme misyonunu ifade eder.
Kutluk Kağan, Çin esaretine karşı başlattığı bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştırarak dağınık Türk boylarını Ötüken merkezli olarak birleştirmiştir. Bu başarısından dolayı ona "devleti ve boyları toplayan" anlamına gelen "İlteriş" unvanı verilmiştir. Bu durum, Türklerin siyasi birliğinin ve toplumsal düzeni sağlayan törenin yeniden tesis edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
"İlteriş" kelimesi Eski Türkçede "İl" (devlet/vatan) ve "Ter-mek" (toplamak/derlemek) köklerinden türetilmiştir.
Unvanın kelime anlamı, hükümdarın tarihteki rolünü doğrudan açıklar.
2
Tarihsel bağlamın kurulması
I.I. Göktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra Türkler yaklaşık 5050 yıl Çin esaretinde kalmıştır.
Bu süreçte boylar arasındaki siyasi birliğin dağılmış olması, yeni kurulacak devletin öncelikli görevini belirler.
3
Sonuç çıkarma
Kutluk Kağan'ın bu unvanı alması, dağılan milleti ve töreyi yeniden bir araya getirme başarısının bir tescilidir.
Türk devlet felsefesinde devletin kuruluşu, törenin (hukukun) yeniden yürürlüğe girmesiyle eş anlamlıdır.

Anahtar Kavram

İlteriş Unvanı ve Türk Siyasi Birliği

İpuçları

1
"İlteriş" kelimesinin kökenindeki "İl" kelimesinin Eski Türkçedeki anlamını düşünün.
2
II.II. Göktürk Devleti'nin kuruluşundan önceki 5050 yıllık esaret döneminin toplum üzerindeki etkisini hatırlayın.
3
İlteriş: İl (Devlet) + Ter (Derlemek/Toplamak). Yani unvan doğrudan devleti yeniden kurma ve birleştirme eylemine vurgu yapar.

Daha Fazla Pratik

Vezir Tonyukuk'un bu birleştirme sürecindeki rolünü ve Orhun Yazıtları'nın Türk tarihindeki önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 210Soru

Antik Grek kaynaklarında 'İskit', Pers kaynaklarında ise 'Saka' adıyla anılan; atlı-göçebe yaşam tarzını bozkır kültürünün en rafine örnekleriyle sergileyen bu topluluk, özellikle Pers İmparatoru II.KyrosII. Kyros (Büyük Kiros) ile yaptıkları mücadeleler ve kadın hükümdarları Tomris Hatun’un liderliğiyle tanınmıştır.

Yukarıda temel özellikleri belirtilen ve 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak nitelendirilen tarihteki ilk Türk topluluğu hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler (Sakalar)

Cevap

Metinde tarif edilen özellikler (Saka/İskit ismi, Tomris Hatun, Pers mücadelesi ve altın işçiliği) tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olan İskitler'e (Sakalar) aittir.
Doğru cevap olan İskitler (Sakalar), tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur. Perslerle yaptıkları mücadeleler (Alper Tunga Destanı'na konu olmuştur) ve maden işlemeciliğindeki ustalıkları nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' ünvanıyla anılırlar. Ayrıca Tomris Hatun, tarihteki ilk kadın hükümdarlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramları tespit etme
Saka, İskit, Tomris Hatun ve 'Bozkırın Kuyumcuları' kavramları belirlendi.
Soru kökündeki ayırt edici bilgileri kullanarak doğru topluluğa ulaşmak gerekir.
2
Topluluk ve devlet ayrımını yapma
Soruda 'topluluk' vurgusu yapıldığı, Asya Hunları'nın ise 'devlet' olduğu hatırlandı.
Öğrenciler genellikle ilk Türk topluluğu ile ilk Türk devletini birbirine karıştırmaktadır.
3
Siyasi lider ve sanatsal özellik eşleştirmesi
Tomris Hatun ve altın işçiliğinin (Bozkırın Kuyumcuları) İskitler'e özgü olduğu teyit edildi.
Bu özellikler İskitler'i diğer Türk boylarından ayıran en spesifik özelliklerdir.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Tarihinde İskitlerin (Sakalar) yeri ve temel özellikleri

İpuçları

1
Bu grup bir 'devlet' değil, boylar birliği şeklinde yaşayan bir 'topluluktur'.

Daha Fazla Pratik

İskitler ve Asya Hunları arasındaki farkları (topluluk vs devlet) bir tablo halinde inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 211Soru

I.I. Göktürk Devleti, Orta Asya’da Türk siyasi birliğini geniş bir sahada sağladıktan sonra, özellikle İpek Yolu’nun kontrolünü elde tutmak amacıyla Batı siyasetinde pragmatik bir dış politika izlemiştir. Bu süreçte Bizans İmparatorluğu’na Maniakh önderliğinde bir elçilik heyeti gönderilmiştir. Bizans kaynaklarına da yansıyan bu diplomatik girişimin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sasanilerin İpek Yolu ticareti üzerindeki tekelini kırmak ve ekonomik engelleri aşmak

Cevap

Sasanilerin İpek Yolu ticareti üzerindeki tekelini kırmak ve ticari engelleri aşmak amacıyla Bizans ile diplomatik ilişki kurulmuştur.
Göktürkler, Batı siyasetinde İpek Yolu ticaretini güvence altına almak için 'Düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket etmiştir. Sasanilerin ticari tekelini kırmak için Bizans'a gönderilen Maniakh önderliğindeki heyet, tarihte Orta Asya'dan Bizans'a (İstanbul'a) giden ilk resmi elçilik heyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın geçtiği dönemi ve aktörleri analiz etme
I.I. Göktürk Devleti'nin Batı kanadı yöneticisi İstemi Yabgu dönemi (568568 yılı civarı).
Maniakh önderliğindeki heyet, Türk tarihindeki ilk organize diplomatik temsil özelliğini taşır.
2
Dış politika stratejisini değerlendirme
Göktürkler önce Sasanilerle birleşip Ak Hunları yıkmış, sonra Sasanilere karşı Bizans ile ittifak kurmuştur.
Bu durum, Orta Asya Türk devletlerinin dış politikada ideolojik değil, ekonomik ve pragmatik (çıkara dayalı) davrandığını gösterir.
3
İpek Yolu faktörünü belirleme
Temel amaç, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek ve ticari malların Bizans pazarına ulaşmasını sağlamaktır.
Sasaniler, İpek Yolu ticaretini kısıtlayarak Göktürklerin ekonomik kazancını engellemeye çalışmıştır.

Anahtar Kavram

İpek Yolu Diplomasisi ve Denge Politikası

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun izlediği dış politikada temel motivasyon her zaman ekonomik kaynakların (ticaret yolları) güvenliğidir.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu dönemindeki Göktürk-Sasani-Bizans üçlü ilişkilerinde devletlerin müttefik değiştirme nedenlerini İpek Yolu üzerinden tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 212Soru

Türk tarihinde 'Matem Yılları' olarak da anılan yaklaşık yarım asırlık Çin esaretine son vererek, dağınık haldeki Türk boylarını 'Ötüken' merkezli olarak yeniden bir bayrak altında toplayan ve bu başarısından dolayı 'İlteriş' (devleti derleyen) unvanını alan hükümdar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kutluk Kağan

Cevap

Kutluk Kağan
Kutluk Kağan, 682 yılında Çin esaretindeki Türk boylarını bir araya getirerek bağımsızlığı ilan etmiş ve II. Göktürk Devleti'ni kurmuştur. 'İl' (devlet) ve 'teriş' (derleyen/toplayan) kelimelerinin birleşiminden oluşan 'İlteriş' unvanı, onun bu birleştirici rolünü simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi ve olayı tanımlama
I. Göktürk Devleti'nin yıkılışından sonraki 50 yıllık esaret dönemi belirlendi.
Soruda bahsedilen 'Matem Yılları' ve esaret süreci, II. Göktürk Devleti'nin kuruluş zeminini oluşturur.
2
Hükümdar unvanını analiz etme
'İlteriş' unvanının 'devleti derleyen, toplayan' anlamına geldiği saptandı.
Kutluk Kağan, boyları bir araya getirme başarısından ötürü bu unvanla onurlandırılmıştır.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru eşleştirmeyi yapma
Bağımsızlık mücadelesini başlatan ve devleti kuran kişinin Kutluk Kağan olduğu sonucuna varıldı.
Diğer seçeneklerdeki isimler ya I. Göktürk dönemine ya da farklı devletlere aittir.

Anahtar Kavram

II. Göktürk Devleti'nin kuruluşu ve Kutluk (İlteriş) Kağan'ın bağımsızlık mücadelesi.

İpuçları

1
Bu hükümdar, II. Göktürk Devleti'nin isim babası olan Kutluk hanedanının da atasıdır.

Daha Fazla Pratik

Kutluk Kağan'ın bağımsızlık sürecindeki en büyük yardımcısı olan ve 'Türklerin Bismarck'ı' olarak anılan devlet adamını araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 213Soru

Asya Hun Devleti'nde (Büyük Hun Devleti) devletin sağ ve sol (doğu ve batı) şeklinde iki ana idari bölgeye ayrılarak yönetilmesi sistemine "İkili Teşkilat" adı verilmiştir. Bu sistemde asıl hükümdar doğuda (merkezde) otururken, batı kanadı genellikle hanedan mensubu bir prens tarafından yönetilmiştir.

Türk devlet geleneğinde uzun süre uygulanan bu yönetim modelinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş coğrafyalara yayılan devletin idaresini ve kontrolünü kolaylaştırmak

Cevap

İkili teşkilatın temel amacı, geniş sınırlara sahip olan devletin yönetimini daha pratik ve etkili bir şekilde yürütmektir.
Geniş sınırlara ulaşan devletin yönetimini kolaylaştırmak, Eski Türk devletlerinin federal bir yapı benimsemesinin en temel nedenidir. Ulaşım ve haberleşme imkanlarının kısıtlı olduğu bozkır kültüründe, ülkenin bir merkezden mutlak şekilde yönetilmesi zor olduğu için iş bölümüne gidilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İkili teşkilat kavramını analiz etme
Devletin doğu ve batı olarak iki idari birime ayrıldığı saptandı.
Sistemin işleyiş mantığını anlamak için tanımı netleştirmek gerekir.
2
Dönemin coğrafi ve teknolojik şartlarını değerlendirme
Geniş Orta Asya topraklarında haberleşme ve denetimin zor olduğu belirlendi.
Yönetim modelleri genellikle coğrafi ihtiyaçlardan doğar.
3
Yönetim modelinin sonucunu ve amacını ilişkilendirme
Yönetimi kolaylaştırmanın en makul idari çözüm olduğu sonucuna varıldı.
Parçalı yönetim, geniş alanlarda otorite boşluğunu önlemek için bir araçtır.

Anahtar Kavram

İkili Teşkilat (Federatif Yönetim Yapısı)

İpuçları

1
Türklerin çok geniş topraklara hükmettiğini ve o günkü haberleşme imkanlarını düşünün.
2
Devleti ikiye ayırmak, bir yöneticinin her yere yetişememesi sorununa çözüm olabilir mi?
3
Bu sistem 'yönetim birliği'ni değil, 'yönetim kolaylığı'nı hedefler.

Daha Fazla Pratik

İkili teşkilat sisteminin devletin yıkılış süreçlerine (bölünme) etkisini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sistemin sonuçlarından yola çıkabilirsiniz: İkili teşkilatın en büyük dezavantajı bölünmeye yol açmasıdır. Bu riske rağmen neden uygulanmış olabilir? Cevap; kontrolü elde tutmanın başka pratik yolunun olmamasıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 214Soru

Asya Hun Devleti’nde hükümdar (Şanyü/Tanhu), 'Gök’ün Oğlu' unvanını kullanarak ilahi bir meşruiyete (Kut) sahip olmasına rağmen; devletin en yüksek karar organı olan Kurultay toplantılarına katılımın hanedan üyeleri ve boy beyleri için zorunlu olması, devlet işlerinin burada görüşülerek karara bağlanması ve hükümdarın dahi uymak zorunda olduğu 'Töre' kurallarının varlığı dikkat çekicidir. Bu siyasi yapı ve işleyiş dikkate alındığında, Türk devlet geleneğindeki 'hukukun üstünlüğü' anlayışının en erken ve belirgin kanıtı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Töre hükümlerinin hükümdarın iradesinin üzerinde tutulması ve kurultayın gerektiğinde hakanın otoritesini denetleyebilme gücünün bulunması

Cevap

Töre hükümlerinin hükümdarın iradesinin üzerinde tutulması ve kurultayın gerektiğinde hakanın otoritesini denetleyebilme gücünün bulunması
Asya Hun Devleti'nde siyasi otorite, 'Töre' adı verilen yazısız hukuk kuralları ile çerçevelenmiştir. Hükümdar, Tanrı adına devleti yönetse de Töre'ye aykırı hareket edemezdi. Kurultay ise bu kuralların koruyucusu ve uygulayıcısı olarak hakanı denetleyebilirdi. Bu durum, kişisel iradeden ziyade kurumsal ve hukuksal bir iradenin (Töre) varlığını, dolayısıyla hukukun üstünlüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Meşruiyet ve Sınır Analizi
Hükümdarın yetkisinin 'Kut' (ilahi) kaynaklı olduğu ancak 'Töre' (hukuki/geleneksel) ile sınırlandırıldığı belirlenir.
Türk devlet felsefesinde hakanın yetkilerinin sınırsız olmadığını anlamak için.
2
Kurultay'ın Fonksiyonunu Değerlendirme
Kurultay'ın sadece bir danışma meclisi değil, hakanın seçiminden devlet politikalarına kadar kritik kararlarda belirleyici bir güç olduğu saptanır.
Siyasi iradenin nasıl paylaşıldığını ve denetlendiğini ortaya koymak için.
3
Hukuk-Otorite İlişkisini Kurma
Hakanın dahi Töre kurallarına aykırı davranması durumunda meşruiyetini kaybedeceği gerçeği, modern 'hukukun üstünlüğü' ilkesiyle eşleştirilir.
Soruda istenen 'en erken ve belirgin kanıt'ı bulmak için.

Anahtar Kavram

Töre'nin Üstünlüğü ve Meşrutiyetçi Yönetim Anlayışı

İpuçları

1
Hükümdarın yetkilerini sınırlayan en önemli güç odağına odaklanın.
2
'Töre' kavramının hakan dahil toplumun her kesimi için taşıdığı bağlayıcı niteliği düşünün.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Tunguzlar ile yaşadığı toprak ihtilafı üzerinden 'vatan sevgisi' ve 'toprak mülkiyeti' kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 215Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinin başlangıç evresini oluşturan Orta Asya kültür merkezleri ile Türklerin anayurdunun coğrafi sınırları arasındaki ilişkiyi analiz eden bir araştırmacı; bölgedeki teknolojik gelişimi, antropolojik verileri ve doğal sınırları sentezlemiştir. Bu araştırmacının yaptığı aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, hem kültür merkezinin karakteristik özelliği hem de anayurdun coğrafi sınırları bakımından tarihsel gerçeklikle tam olarak örtüşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo kültürü; Türklerin en eski kültürü olarak kabul edilir ve anayurdun kuzeydoğusundaki Altay-Sayan Dağları çevresinde bakırın işlendiği ilk evreyi temsil eder.

Cevap

Afanesyevo kültürü; Türklerin en eski kültürü olup anayurdun kuzeydoğusundaki Altay-Sayan Dağları çevresinde gelişmiş ve bakırın işlendiği ilk evreyi temsil etmiştir.
Doğru olan değerlendirme; Afanesyevo kültürünün Türklere ait en eski kültür katmanı olduğu ve Türk anayurdunun kuzey sınırlarını belirleyen Altay-Sayan Dağları bölgesinde bakır işlemeciliğiyle ortaya çıktığı bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Türk anayurdunun coğrafi sınırlarını belirleyin.
Batıda Hazar Denizi, Doğuda Kingan Dağları, Kuzeyde Sibirya (Altay-Sayan Dağları), Güneyde Hindukuş Dağları.
Kültür merkezlerinin konumu bu sınırlar içinde değerlendirilmelidir.
2
Genel kültür merkezleri ile Türk kökenli kültür merkezlerini ayırt edin.
Anav (en eski genel kültür), Afanesyevo (en eski Türk kültürü).
Türklere ait ilk izleri bulmak için Afanesyevo referans alınmalıdır.
3
Kültür merkezlerinin teknolojik özelliklerini eşleştirin.
Afanesyevo-Bakır, Andronovo-Tunç, Karasuk-Demir, Tagar-Gelişmiş Hayvan Üslubu.
Kronolojik gelişim bu teknolojik silsileyi takip eder.

Anahtar Kavram

Türk Anayurdu Sınırları ve Kültürel Tabakalaşma

İpuçları

1
Türklerin anayurdunun sınırlarını hatırlarken batıda Hazar Denizi, doğuda Kingan Dağları'nı referans alın.
2
Orta Asya'nın en eski kültürü (Anav) ile Türklere ait en eski kültür (Afanesyevo) arasındaki farka dikkat edin.
3
Kültür merkezlerinin maden işleme sıralamasını (Bakır, Tunç, Demir) ve yayılma alanlarını analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Farklı kültür merkezlerinde bulunan buluntuların (at iskeletleri, savaş arabaları, keçe çadırlar) Türk göçebe yaşam tarzına etkilerini inceleyen bir soru çözülebilir.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde anayurt sınırlarını (Kuzey-Sibirya, Güney-Hindukuş, Batı-Hazar, Doğu-Kingan) bir dikdörtgen gibi çizerek kültür merkezlerini bu sınırlar içine yerleştirmek, mekan-nitelik eşleştirmesini kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 216Soru

Orta Asya’nın tarih öncesi dönemlerini aydınlatmak amacıyla yapılan arkeolojik kazılar; bölgedeki göç hareketlerini, maden işlemeciliğini ve sanatsal gelişimi ortaya koyan çeşitli kültür katmanlarını gün yüzüne çıkarmıştır. Bu merkezler içerisinde; Yenisey Irmağı çevresinde gelişim gösteren, tunçtan ve altından yapılan eserlerdeki ustalıkla dikkat çeken ve bölgenin en gelişmiş (modern) kültür katmanı olarak kabul edilen merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tagar

Cevap

Bölgenin en gelişmiş ve modern kültür katmanı olan Tagar kültürüdür.
Soruda bahsi geçen Yenisey Irmağı ve Abakan bölgesindeki buluntular ile 'en gelişmiş/modern' olma özelliği doğrudan Tagar kültürünü tanımlar. Bu dönemde özellikle tunç ve altın işlemeciliği zirveye ulaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda yer alan 'en gelişmiş', 'en modern' ve 'Yenisey Irmağı çevresi' ifadelerini analiz etmek.
Bu tanımların Orta Asya arkeolojik merkezleri içerisinden Tagar kültürüne işaret ettiği görülür.
Her kültür merkezinin kronolojik sırası ve kendine has ayırt edici özellikleri (en eski, en geniş, demirin ilk kullanımı vb.) bulunmaktadır.
2
Diğer kültür merkezlerinin ayırt edici özelliklerini eleyerek doğrulama yapmak.
Anav (en eski), Afanesyevo (ilk Türk), Andronovo (en geniş), Karasuk (ilk demir) özellikleri elendiğinde geriye en gelişmiş olan kalır.
KPSS Tarih müfredatında bu merkezlerin 'en'leri arasındaki ayrımı yapmak temel bir yeterliliktir.

Anahtar Kavram

Orta Asya Arkeolojik Kültür Merkezlerinin Karakteristik Özellikleri

İpuçları

1
Bu kültür merkezi, Karasuk ve Andronovo katmanlarının bir sentezi gibi düşünülür ve kronolojik olarak daha geç bir döneme aittir.

Daha Fazla Pratik

Diğer merkezlerin (Andronovo, Afanesyevo vb.) hangi madenlerle veya yayılım alanlarıyla özdeşleştiğini tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 217Soru

Tarihte bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti olarak kabul edilen, merkezi Ötüken olan ve Teoman tarafından temelleri atılan devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asya Hun Devleti

Cevap

Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti), tarihte bilinen ilk teşkilatlı Türk devletidir; kurucusu Teoman olup başkenti kutsal kabul edilen Ötüken şehridir.
Asya Hun Devleti, tarihte Türklerin kurduğu ilk büyük ve teşkilatlı siyasi yapıdır. Devletin temelleri Teoman tarafından atılmış ve kutsal bölge olarak kabul edilen Ötüken merkez seçilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Özellikleri analiz etme
Soru bizden 'ilk teşkilatlı Türk devleti', 'Teoman (kurucu)' ve 'Ötüken (merkez)' bilgilerini karşılayan devleti bulmamızı istiyor.
Soruda verilen ipuçlarını bir araya getirerek doğru devleti teşhis etmek gerekir.
2
Kurucu bilgisini kontrol etme
Teoman, Asya Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı ve kurucusudur.
Hükümdar-devlet eşleşmesi, İslamiyet öncesi Türk tarihinde temel bir ayırt edicidir.
3
Merkez ve tarihsel öncelik bilgisini doğrulama
Asya Hun Devleti, MÖ 220 civarında kurularak diğer tüm Türk devletlerinden önce teşkilatlanmıştır ve merkezi Ötüken'dir.
Ötüken birçok devletin başkenti olsa da, 'ilk teşkilatlı devlet' vurgusu Hunları işaret eder.

Anahtar Kavram

Asya Hun Devleti'nin Kuruluşu ve Temel Özellikleri

İpuçları

1
Bu devlet, Orta Asya'da kurulan ve bilinen ilk Türk siyasi organizasyonudur.
2
Devletin kurucusu olan hükümdar, Mete Han'ın babasıdır.
3
Başkenti Ötüken olan bu devlet, en parlak döneminde Mete Han liderliğinde tüm Türk boylarını tek bayrak altında toplamıştır.

Daha Fazla Pratik

Bu devletin en parlak dönemi olan Mete Han devri ve onun getirdiği 'Onlu Sistem' askeri yapısı hakkında okuma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 218Soru

Türk adıyla kurulan ikinci Türk devleti olma özelliğine sahip olan ve Türk tarihinin ilk yazılı kaynakları kabul edilen Orhun Abideleri'ni (OrhunOrhun Kitabeleri) Türk kültürüne kazandıran devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II.II. Göktürk (KutlukKutluk) Devleti

Cevap

II.II. Göktürk (KutlukKutluk) Devleti, Türk adıyla kurulan ikinci devlet olup Orhun Abideleri'ni bırakan siyasi yapıdır.
Doğru seçenek olan devlet, Kutluk Kağan liderliğinde bağımsızlığını kazanmış ve Bilge Kağan döneminde Türk tarihinin en önemli yazılı kaynağı olan Orhun Abideleri'ni miras bırakmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserin kime ait olduğunu belirle.
Orhun Abideleri, Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir.
Bu şahsiyetlerin hangi devlette hüküm sürdüğünü bilmek cevaba götürür.
2
Devletin kuruluş sırasını kontrol et.
Bu hükümdarlar II.II. Göktürk Devleti'nin yöneticileridir.
Türk adını kullanan ikinci devlet olduğu bilgisini teyit eder.

Anahtar Kavram

II. Göktürk Devleti'nin Kültürel Mirası

İpuçları

1
Bu devlet, 5050 yıllık Çin esaretinden sonra 'İlteriş' unvanını alan bir kağan tarafından kurulmuştur.

Daha Fazla Pratik

I.I. Göktürk ve II.II. Göktürk devletleri arasındaki kurucu ve merkez farklarına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 219Soru

Uygurlarda Maniheizm'in kabulüyle birlikte hayvancılığın yerini tarım ve ticaretin alması, toplumsal yapıda toprağa ve mülkiyete dayalı yeni bir düzenin oluşmasına yol açmıştır. Bu durum, önceki Türk devletlerinde büyük oranda sözlü olarak yürütülen hukuk kurallarının (töre), karmaşıklaşan toplumsal ve ekonomik ilişkileri karşılamada yetersiz kalmasına neden olmuştur.

Uygurlarda bu gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkan; mülkiyet devri, borçlanma, kira ve iş akitleri gibi hukuki işlemlerin yazılı belgelere (vesikalara) dayandırılması, Türk hukuk tarihinde aşağıdakilerden hangisinin kurumsallaştığının en belirgin göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişiler arası münasebetleri düzenleyen sivil hukuk

Cevap

Uygurlarda mülkiyet ve ticaretin yazılı belgelere dayandırılması, kişiler arası ilişkileri düzenleyen sivil hukuk kurallarının kurumsallaştığını gösterir.
Doğru yanıt olan seçenek, Uygurların yerleşik yaşama geçişiyle birlikte bireyler arasındaki ticari ve mülkiyete dayalı ilişkilerin kayıt altına alınmasını ifade eder. Türk hukuk tarihinde ilk kez sivil hukuk alanında (borçlar, kira, alım-satım) yazılı vesikalar Uygurlar döneminde düzenlenmeye başlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik ve sosyal değişimi analiz etme
Maniheizm ile birlikte yerleşik hayata geçilmesi sonucu tarım ve ticaretin ön plana çıktığı tespit edilir.
Hukuki değişimin temeli ekonomik faaliyetlerdeki değişimdir.
2
Hukuki ihtiyaçları belirleme
Toprak mülkiyeti ve ticari sözleşmelerin (kira, borç, alım-satım) doğduğu görülür.
Yerleşik yaşamda mülkiyetin korunması için yazılı kanıt gereklidir.
3
Hukuk dalı ile eşleştirme
Bireyler arasındaki bu özel mülkiyet ve borç ilişkilerinin 'Sivil Hukuk' kapsamına girdiği belirlenir.
Kişi-kişi ilişkisi özel/sivil hukuk konusudur.

Anahtar Kavram

Uygurlarda Yerleşik Yaşam ve Yazılı Sivil Hukuk

İpuçları

1
Yerleşik hayatın başladığı ve ticaretin geliştiği Uygurlarda, bireyler arası mülkiyet ilişkileri önem kazanmıştır.
2
Kiralama ve alım-satım gibi işlemler devletin değil, şahısların kendi arasındaki hukuki bağlarıdır.
3
Türk tarihinde ilk yazılı hukuk belgeleri (kontratlar), bireylerin haklarını koruyan özel hukuk alanındadır.

Daha Fazla Pratik

Uygurların bu yazılı belgelerde kullandıkları terimlerin (örn: 'tanık', 'mühür') Türk hukuk dilinin gelişimine katkısını araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hukuk dallarını eleyerek gidebilirsiniz: Kamu hukuku (Devlet), Ceza hukuku (Suçlar), Sivil hukuk (Kişiler arası/Mülkiyet). Sorudaki 'kira, işçi, satış' ifadeleri doğrudan sivil hukuk (borçlar hukuku) konusudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 220Soru

Orhun Yazıtları'nda II.II. Göktürk (KutlukKutluk) Devleti'nin kuruluşu ve meşruiyeti şu sözlerle ifade edilmiştir:

*"Yukarıda Türk Tanrısı, Türk'ün kutsal yeri ve suyu öyle tanzim etmiş... Türk milleti yok olmasın diye, millet olsun diye babam İlteriş Kağan'ı, annem İlbilge Hatun'u göğün tepesinden tutup yukarı kaldırmış olacak."*

Bu metindeki ifadelerden hareketle II.II. Göktürk Devleti'nin yönetim anlayışı ve kuruluş süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet teşkilatlanmasında Çin tarzı merkeziyetçi bürokrasi ve sosyal sınıfların model alındığı

Cevap

Devlet teşkilatlanmasında Çin tarzı bürokrasinin model alındığı söylenemez çünkü Göktürkler Çin esaretine karşı milli bir duruşla kurulmuş ve kendi törelerini ihya etmişlerdir.
Metin analiz edildiğinde Tanrı'nın hükümdarı görevlendirmesi (Kut), İlteriş ve İlbilge Hatun'un birlikte anılması (yönetimde ortak temsil) ve milletin yok olmaması vurgusu (milli beka) net bir şekilde görülmektedir. Ancak metinde veya II.II. Göktürk Devleti'nin kuruluş mantığında Çin tarzı bir bürokrasi veya sınıflı toplum yapısı yer almaz; aksine bu devlet Çin'e karşı bağımsızlık mücadelesiyle (İlteriş'in 'derleyici' rolüyle) kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki özneyi ve fiili analiz etmek
Tanrı'nın İlteriş Kağan ve İlbilge Hatun'u 'kağanlık' için seçtiği görülür.
Bu durum Türk devlet geleneğindeki Kut inancını ve yönetimdeki hatun etkisini doğrular.
2
Metindeki amaç bildiren ifadeyi bulmak
'Türk milleti yok olmasın diye' ifadesi tespit edilir.
Bu, devletin kuruluşunun milli bir beka meselesi olduğunu kanıtlar.
3
Seçenekleri metin ve tarihsel gerçekliklerle kıyaslamak
Çin tarzı bürokrasi modelinin metinde yer almadığı ve Göktürklerin bu modele karşı direndiği saptanır.
II.II. Göktürk Devleti, Çin'in kültürel ve idari baskısına karşı milli kimliği korumak amacıyla kurulmuştur.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Kut İnancı ve Milli Devlet Anlayışı

İpuçları

1
Yazıtta Tanrı'nın 'tutup yukarı kaldırdığı' kişilerin kimler olduğuna ve bu durumun yetki kaynağına dair ne söylediğine odaklanın.
2
Metindeki 'Türk milleti yok olmasın' vurgusu, devletin hangi temel amaçla kurulduğunu açıklar.
3
II.II. Göktürk Devleti'nin kuruluşunun Çin esaretine bir başkaldırı olduğunu hatırlayın; bu durumda Çin modellerinin benimsenmesi mantıklı mıdır?

Daha Fazla Pratik

II.II. Göktürk Devleti döneminde Vezir Tonyukuk'un, yerleşik hayata geçilmesine ve Çin dinlerinin kabul edilmesine neden karşı çıktığını araştırarak milli kimlik koruma politikasını pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya 'Çin etkisine direnç' perspektifinden bakarak, Göktürklerin milli kimliği korumak için şehirleşme ve Çin tipi idari yapılanmadan kaçındığını (Tonyukuk'un tavsiyeleri gibi) hatırlayarak da çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 11 / 22Sonraki