İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

422 soru

Soru 221Soru

II.II. Göktürk (KutlukKutluk) Devleti’nin kuruluş felsefesinde, I.I. Göktürk Devleti’nin yıkılış nedenlerinden çıkarılan dersler belirleyici bir rol oynamıştır. Orhun Yazıtları’nda yer alan "Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım" ve "Milletin adı sanı yok olmasın diye" şeklindeki ifadeler, devletin sadece siyasi bir organizasyon değil, aynı zamanda kültürel bir koruma kalkanı olduğunu gösterir. Buna göre, II.II. Göktürk Devleti'nin kurumsal yapısında "Töre"nin, I.I. Göktürk döneminden farklı olarak üstlendiği en kritik stratejik fonksiyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli kimliği ve istiklal bilincini kurumsallaştırarak, boy federasyonunu "Türk" üst kimliği etrafında asimilasyona karşı dirençli bir siyasi özneye dönüştürmesi

Cevap

Milli kimliği ve istiklal bilincini kurumsallaştırarak, boy federasyonunu "Türk" üst kimliği etrafında asimilasyona karşı dirençli bir siyasi özneye dönüştürmesi
Doğru seçenek, devletin yıkılış tecrübesinden ders çıkararak töreyi milli kimliğin muhafızı olarak kullanmasını açıklar. Orhun Yazıtları'ndaki ifadeler, devletin halkı sadece fiziksel olarak değil, kültürel ve manevi olarak da koruma altına aldığını (restorasyon) doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Orhun Yazıtları'ndaki ifadeleri analiz etme
Yazıtlarda devletin varlık sebebi; halkın doyurulması, giydirilmesi ve en önemlisi "milli adın ve sanın" korunması olarak belirtilmiştir.
Hükümdarın sorumluluklarını ve devletin ideolojik temelini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Birinci ve İkinci Göktürk dönemlerini kıyaslama
I.I. Göktürk Devleti asimilasyon ve iç çekişmelerle yıkılmışken, II.II. Göktürk Devleti bu yıkılıştan ders çıkararak "restorasyon" (yeniden inşa) sürecine girmiştir.
İki devlet arasındaki yapısal farkı ve stratejik değişimi belirlemek çözüm için kritiktir.
3
Töre'nin stratejik fonksiyonunu belirleme
Töre, sadece suç ve ceza hukuku değil; boyları ortak bir ideal (bağımsızlık ve kimlik) etrafında birleştiren bir toplumsal sözleşme halini almıştır.
Soruda istenen en kritik stratejik fonksiyonu tespit etmek için sonuç aşamasıdır.

Anahtar Kavram

İlteriş Kağan ve Orhun Yazıtları ekseninde II. Göktürk Devleti'nin Milli Kimlik İnşası

İpuçları

1
I.I. Göktürk Devleti'nin neden yıkıldığına (Çin asimilasyonu ve boyların dağılması) odaklanın.
2
İlteriş ünvanının "derleyen, toplayan" anlamına geldiğini ve bunun dağınık boyları bir üst kimlikte birleştirme çabası olduğunu düşünün.
3
Orhun Yazıtları'ndaki öğütlerin temel amacının, Türklerin kendi kültürel değerlerine (Töreye) bağlı kalarak bağımsızlıklarını koruması olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Vezir Tonyukuk'un Bilge Kağan'ın yerleşik hayata geçme isteğine karşı çıkış nedenlerini analiz eden soruları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya tersten yaklaşarak; asimilasyonun zıttı olan 'milli kimlik muhafazası' ve bağımsızlığın teminatı olan 'kültürel direnç' kavramlarını seçeneklerde arayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

Uygurlar, VIII. yüzyılın ortalarında Maniheizm dinini benimseyerek Türk tarihinde 'bozkır kültürü'nden 'şehir kültürü'ne geçişin öncüsü olmuşlardır. Bu yeni inanç sistemi ve yerleşik yaşam biçimi, Uygurların sadece sosyal hayatını değil, sanat anlayışlarını da kökten değiştirmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların benimsediği bu yeni yaşam tarzının ve inanç sisteminin Türk sanatındaki en belirgin yansımalarından biri olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tapınak duvarlarının 'fresko' adı verilen resimlerle süslenmesi ve minyatür sanatının ilk örneklerinin verilmesi

Cevap

Tapınak duvarlarının fresko adı verilen resimlerle süslenmesi ve minyatür sanatının ilk örneklerinin verilmesi, yerleşik hayata geçişin ve Maniheizm inancının Uygur sanatındaki en temel sonucudur.
Uygurlar, Maniheizm dininin etkisiyle yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir. Yerleşik hayat, kalıcı mimari yapıların (tapınak ve saray) inşasını sağlamış; bu binaların iç duvarlarının süslenmesi ihtiyacı ise 'fresko' (duvar resmi) ve kitapların resimlendirilmesi ihtiyacı 'minyatür' sanatını doğurmuştur. Bu sanat dalları, önceki Türk devletlerindeki taşınabilir sanat eserlerinden (dokuma, maden işçiliği) temel bir kopuşu temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Uygurların benimsediği Maniheizm dininin temel yasaklarını hatırla.
Maniheizm et yemeyi ve savaşmayı yasaklayan bir dindir.
Dini inançların toplumun ekonomik ve sanatsal yönelimlerini nasıl değiştirdiğini anlamak için gereklidir.
2
Bu yasakların yaşam biçimine etkisini analiz et.
Hayvancılık ve savaşçılık gerilerken, tarım ve yerleşik hayat (şehirleşme) zorunlu hale gelmiştir.
Yerleşik hayatın sanat üzerindeki etkisini (mimari ve kalıcı süslemeler) görebilmek için bu geçişi saptamak gerekir.
3
Yerleşik hayatın sanatsal ürünlerini göçebe kültürün ürünleriyle karşılaştır.
Göçebe kültürde 'taşınabilir eşyalar' ve 'hayvan üslubu' varken, yerleşik kültürde 'mimari', 'fresko' ve 'minyatür' ön plana çıkar.
Seçenekler arasından yerleşik yaşama özgü olan kalıcı sanat dalını ayırt etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Yerleşik hayatın ve Maniheizm'in Uygur sanatına (mimari, fresko, minyatür) etkisi.

İpuçları

1
Uygurları diğer Türk devletlerinden ayıran en temel farkın yerleşik hayata geçmeleri olduğunu unutmayın.
2
Yerleşik hayat, taşınabilir (çadır, halı) eserlerden ziyade kalıcı binaları ve bu binaların duvarlarına yapılan süslemeleri beraberinde getirir.
3
Maniheizm etkisiyle inşa edilen tapınakların iç duvarlarına yapılan resimlere 'fresko' denir; bu sanat dalı Uygurlar ile Türk tarihine girmiştir.

Daha Fazla Pratik

Uygurlarda kağıt ve matbaa kullanımının kültürel hayata (kütüphane, örgün eğitim) etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 223Soru

İskitler (Sakalar), göçebe bozkır kültürünün tarihteki en eski temsilcilerinden biri olup maden işlemeciliğindeki maharetleri nedeniyle 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak anılmışlardır. Bu topluluğun sosyal ve askerî yapısı incelendiğinde, kadınların sadece aile hayatında değil, devlet yönetimi ve savaş meydanlarında da son derece etkin bir rol üstlendiği görülmektedir. Buna göre, İskitlerde kadınların toplumsal ve siyasi güç sahibi olduğunun en somut göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tomris Hatun'un hükümdarlık yapması ve orduda 'Amazon' denilen kadın savaşçıların yer alması

Cevap

İskitlerde kadınların gücünü gösteren en belirgin kanıtlar Tomris Hatun'un liderliği ve Amazon adı verilen kadın savaşçılardır.
İskitler (Sakalar), dünya tarihinde kadınların savaşçı olarak (Amazonlar) orduda yer aldığı ve devletin başında bir kadın hükümdarın (Tomris Hatun) bulunduğu en eski Türk topluluğudur. Bu durum, onların sosyal yapısının diğer çağdaşlarından farklılaştığını gösteren en güçlü kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
İskitlerin genel özelliklerini hatırla.
İskitler (Sakalar) tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur ve maden işlemeciliğinde çok gelişmişlerdir.
Sorunun bağlamını ve topluluğun kimliğini doğrulamak için.
2
Metindeki 'kadınların yönetimde ve orduda etkinliği' vurgusuna odaklan.
Bu durumun tarihsel karşılığı Tomris Hatun (hükümdar) ve Amazonlardır.
İskitlere özgü spesifik sosyal yapıyı diğer Türk devletlerinden ayırt etmek için.
3
Seçeneklerdeki diğer devlet özelliklerini ele.
Hatunun elçi kabulü Göktürkler, yerleşik hayat ve Maniheizm ise Uygurlar ile ilgilidir.
Kavram kargaşasını önlemek ve doğru bilgiye ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) Sosyal Yapısı ve Kadın Savaşçılar

İpuçları

1
İskitlerin en ünlü kadın hükümdarını düşünün.
2
Yunan mitolojisinde de geçen, ok atan savaşçı kadın topluluğunun adını hatırlayın.
3
Tomris Hatun ve Amazonlar, İskitlerin sosyal yapısındaki kadın gücünün en temel sembolleridir.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin Perslerle olan mücadelelerinin Firdevsi'nin Şehname adlı eserindeki yansımalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 224Soru

Uygur Devleti döneminde yaşanan bazı köklü değişimler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

KategoriÖzellik
Dinî İnançManiheizm ve Budizm'in benimsenmesi
Yaşam BiçimiYerleşik hayata geçilmesi ve şehirleşme
Kültürel YapıMatbaa, kütüphanecilik ve fresko sanatı

Uygur toplumunda meydana gelen bu değişimlerin sosyal ve siyasi yansımaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu süreçte ortaya çıkan yeni durumlardan biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı sayılması

Cevap

Ülke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı sayılması durumu, Uygurlar ile başlayan bir yenilik değil, İslamiyet öncesi Türk devletlerinin genelinde görülen geleneksel veraset anlayışıdır.
Ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı sayılması anlayışı, Türk veraset sisteminin temelidir. Bu anlayış Asya Hun Devleti ve Göktürkler gibi konar-göçer Türk devletlerinde de mevcuttur. Uygurlar yerleşik hayata geçseler de bu siyasi geleneklerini değiştirmemişlerdir; dolayısıyla bu durum bu sürece özgü 'yeni' bir gelişme değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'nin Maniheizm ve yerleşik hayat etkisiyle yaşadığı değişimleri analiz etmek.
Yerleşik hayat; mimari (saray, tapınak), hukuk (yazılı sözleşmeler), ekonomi (tarım) ve kültür (matbaa, kütüphane) alanlarında büyük yenilikler getirmiştir.
Sorunun kökünde yer alan tablodaki verileri anlamlandırabilmek için bu analiz gereklidir.
2
Seçeneklerde sunulan özelliklerin 'yenilik' (Uygurlara özgü) mi yoksa 'süreklilik' (geleneksel) mi olduğunu belirlemek.
Yazılı sözleşmeler, şehirleşme ve kütüphanecilik yeni; veraset sistemi ise eskidir.
Yenilik olan durumlar Uygurların yaşam tarzı değişikliğiyle doğrudan ilişkilidir.
3
Veraset sistemi ve ülke yönetimi anlayışını diğer kültürel değişimlerden ayırt etmek.
Ülkenin hanedan ortak malı olması anlayışının Hunlardan itibaren süregelen bir gelenek olduğu saptanır.
Bu gelenek, yerleşik hayata geçilse dahi Uygurlar tarafından korunmuştur ve yeni bir durum değildir.

Anahtar Kavram

Geleneksel Türk Devlet Yönetimi (Veraset) vs. Uygur Kültürel Yenilikleri

İpuçları

1
Uygurların yerleşik hayata geçişiyle değişen şeyler genellikle mimari, sanat, din ve sosyal yaşamla ilgilidir.
2
Devlet yönetimindeki veraset anlayışı, İslamiyet öncesi tüm Türk devletlerinde 'Kut' inancı gereği benzerlik gösterir.
3
Ülke hanedanın ortak malıdır anlayışını hatırlayın; bu anlayış Hunlardan Osmanlı'nın belirli dönemlerine kadar sürmüştür.

Daha Fazla Pratik

Uygurların yazılı hukuk belgelerinin günümüz ticaret hukukuna temel teşkil eden hangi unsurları (faiz, kefalet vb.) içerdiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 225Soru

Asya Hun Devleti'nde hükümdarların yönetme yetkisini "Kut" inancı gereği ilahi bir kaynağa dayandırmalarına karşın; devletin temel yasası olan "Töre" kurallarına bağlı kalmaları ve önemli devlet işlerini "Kurultay" adı verilen mecliste üyelerle istişare ederek karara bağlamaları dikkat çekicidir. Bu bilgiler ışığında Asya Hun Devleti'ndeki yönetim anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümdarın siyasi otoritesinin mutlak ve sınırsız olmadığı

Cevap

Asya Hun Devleti'nde hükümdarın yetkileri Töre ve Kurultay gibi mekanizmalarla dengelenmiş, dolayısıyla otoritesi mutlak ve sınırsız kalmamıştır.
Doğru cevap, hükümdarın yetkilerinin hem sözlü hukuk olan Töre hem de bir danışma meclisi olan Kurultay tarafından kısıtlandığını ifade eder. Bu durum, hükümdarın her istediğini yapamadığı, kurallara ve ortak akla uyması gerektiği bir siyasi yapıyı gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kut inancının analiz edilmesi
Hükümdara meşruiyet sağlar ancak ilahi bir mutlakiyet doğurmaz.
Yönetme yetkisinin kaynağını açıklamak için gereklidir.
2
Töre'nin rolünün incelenmesi
Töre, hükümdar dahil herkesi bağlayan üstün hukuk kurallarıdır.
Hukukun üstünlüğünün otorite üzerindeki etkisini belirlemek için.
3
Kurultay'ın işlevinin değerlendirilmesi
Hükümdarın kararlarını danıştığı ve devlet politikasını belirleyen bir meclis yapısıdır.
Karar alma sürecindeki ortaklık yapısını anlamak için.
4
Sonuç sentezi
Hükümdarın yetkilerinin yasa (Töre) ve kurum (Kurultay) ile sınırlandığı sonucuna ulaşılır.
Verilen bilgileri tek bir siyasi çıkarımda birleştirmek için.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Yönetim ve Hukuk İlişkisi

İpuçları

1
Hükümdarın üzerinde bağlayıcı bir gücün (Töre) olup olmadığını düşünün.
2
Meclislerin (Kurultay) varlığı genellikle mutlak monarşiyi nasıl etkiler?
3
Hükümdar Töre'ye uymak zorundaysa, bu onun otoritesinin sınırsız olduğunu mu yoksa kısıtlı olduğunu mu gösterir?

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Kurultay üzerindeki etkisini ve Kurultay'ın hakanı görevden alma yetkisini araştırarak konuyu derinleştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Töre'nin 'hukukun üstünlüğü' ilkesine, Kurultay'ın ise 'istişare' (ortak karar) ilkesine karşılık geldiğini düşünerek seçenekleri eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 226Soru

İskitler (Sakalar); Karadeniz'in kuzeyinden Orta Asya'ya uzanan sahada bilinen ilk Türk topluluğu olarak tarih sahnesine çıkmış; Tomris Hatun gibi kadın liderleri, Amazon savaşçıları ve 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak anılmalarını sağlayan maden işleme sanatlarıyla özgün bir kimlik oluşturmuşlardır.

İskitlerin bu özellikleri ve tarihsel süreçteki faaliyetleri göz önüne alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi bu topluluk için 'yanlış' bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygur Devleti'nde olduğu gibi Maniheizm ve Budizm dinlerini benimseyerek yerleşik hayata geçmiş ve ilk Türk şehirlerini kurmuşlardır.

Cevap

İskitlerin (Sakalar) Maniheizm dinini benimseyerek yerleşik hayata geçtikleri ve şehirler kurdukları bilgisi yanlıştır; bu özellikler Uygur Devleti'ne aittir.
İskitler (Sakalar), tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olmalarına rağmen konar-göçer yaşam tarzını sürdürmüşlerdir. Maniheizm dinini benimseyip yerleşik hayata geçen ve Türk tarihinde şehirleşmeyi başlatan ilk devlet Uygur Devleti'dir. Bu nedenle İskitler için Maniheizm'i benimseyip yerleşik hayata geçtiklerini söylemek tarihsel bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
İskitlerin temel yaşam biçimini belirle
İskitler konar-göçer (atlı-göçebe) bir topluluktur.
Topluluğun bozkır kültürüne ait olup olmadığını anlamak için.
2
Dini ve sosyal değişimleri analiz et
Maniheizm ve yerleşik hayat, Türk tarihinde Uygur Devleti (Bögü Kağan dönemi) ile özdeşleşmiştir.
İskitler ile diğer Türk devletleri arasındaki temel farkları ayırt etmek için.
3
Verilen diğer öncülleri doğrula
Tomris Hatun, Amazonlar, Alp Er Tunga ve Bozkırın Kuyumcuları ifadeleri İskitlerle örtüşmektedir.
Yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

İskitlerin (Sakalar) Atlı-Göçebe Karakteri ve Uygur Kültürü ile Farkı

İpuçları

1
İskitler ile Uygurların yaşam tarzları (göçebelik vs. yerleşiklik) arasındaki farkı hatırlayın.
2
Maniheizm dininin Türk devletleri üzerinde yarattığı en büyük değişim olan yerleşik hayata geçişin hangi yüzyılda ve kiminle başladığını düşünün.
3
İskitler MÖ yaşamış bir toplulukken, Maniheizm Türklerde MS 8. yüzyılda Uygurlar tarafından benimsenmiştir.

Daha Fazla Pratik

Uygur Devleti'nin Maniheizm ile değişen özelliklerini İskitlerin göçebe kültürü ile kıyaslayan bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 227Soru

Çin'in egemenliği altında geçen yaklaşık 5050 yıllık 'Matem Yılları'ndan (Esaret Devri) sonra Türk boylarının yeniden bir bayrak altında toplanmasını sağlayan IIII. Göktürk (Kutluk) Devleti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devleti derleyen anlamındaki 'İlteriş' unvanını alan Kutluk Kağan, Vezir Tonyukuk'un stratejik danışmanlığında bağımsızlık savaşını yönetmiştir.

Cevap

Kutluk Kağan'ın 'İlteriş' unvanını alarak Vezir Tonyukuk ile birlikte devleti kurması
Doğru cevap, Kutluk Kağan'ın 'İlteriş' unvanı ve Vezir Tonyukuk ile olan iş birliğini belirten ifadedir. IIII. Göktürk Devleti, 682682 yılında yaklaşık yarım asırlık Çin esaretine son veren büyük bir bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuştur. Kutluk Kağan, devleti yeniden derleyip topladığı için bu unvanı almış; Vezir Tonyukuk ise 'Türklerin Bismarck’ı' olarak anılan bir stratejist olarak bu süreçte kilit rol oynamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
IIII. Göktürk Devleti'nin kuruluş dönemindeki temel kavramları analiz edin.
Devletin 5050 yıllık esaretten sonra Kutluk Kağan ve Vezir Tonyukuk önderliğinde kurulduğu belirlenir.
Kurucu hükümdarın 'İlteriş' (İl-derleyen) unvanı, dağınık boyları birleştirme görevini simgeler.
2
Seçeneklerdeki bilgileri II. Göktürk ve Uygur gibi diğer devletlerin özellikleriyle kıyaslayın.
Avarlara son verilmesi, ikili teşkilatın ilk kullanımı ve Bizans ittifakı gibi bilgilerin II. Göktürk dönemine ait olduğu ayırt edilir.
KPSS soruları sıklıkla II. ve IIII. Göktürk devletlerinin başarılarını birbirine karıştırarak öğrenciyi yanıltmayı hedefler.

Anahtar Kavram

II. Göktürk Devleti'nin Bağımsızlık Süreci ve Teşkilat Yapısı

İpuçları

1
II. Göktürk ve IIII. Göktürk devletlerinin kurucu hükümdarlarını ve en önemli devlet adamlarını birbirinden ayırmaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Kürşad İhtilali ile Kutluk Kağan'ın bağımsızlık mücadelesi arasındaki ilişkiyi incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 228Soru

I.I. Göktürk Devleti'nin yıkılmasının ardından başlayan yaklaşık 5050 yıllık esaret dönemine son vererek Türkleri yeniden bağımsızlığına kavuşturan II.II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluş ve teşkilatlanma süreciyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maniheizm dininin resmi olarak benimsenmesiyle birlikte yerleşik hayata geçilmesi

Cevap

Maniheizm dininin kabul edilmesi ve yerleşik hayata geçilmesi seçeneği yanlıştır çünkü bu gelişmeler Uygur Devleti dönemine aittir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Maniheizm dininin kabulü ve buna bağlı olarak yerleşik hayata geçilmesi süreci Bögü Kağan döneminde Uygur Devleti'nde gerçekleşmiştir. II.II. Göktürk Devleti ise Gök Tanrı inancını korumuş ve milli benliğini yazılı eserlerle (Orhun Abideleri) pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
II.II. Göktürk Devleti'nin kurucu unsurlarını analiz et.
Devletin kurucusu Kutluk Kağan'dır ve dağınık boyları topladığı için "İlteriş" unvanını almıştır.
Kuruluş sürecindeki liderlik yapısını belirlemek için.
2
Devletin yönetim kadrosunu ve kültürel eserlerini kontrol et.
Vezir Tonyukuk devletin mimarlarındandır ve Orhun Abideleri bu devletin hükümdarları adına dikilmiştir.
Teşkilatlanma ve kültürel miras özelliklerini doğrulamak için.
3
Dini ve sosyal yapıyı karşılaştır.
Göktürkler geleneksel Gök Tanrı inancını ve göçebe yaşamı sürdürmüştür.
Maniheizm ve yerleşik hayatın Uygurlara ait bir değişim olduğunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

II. Göktürk Devleti'nin Kuruluş ve Temel Özellikleri

İpuçları

1
II.II. Göktürk Devleti, geleneksel Türk töresini ve inancını korumaya büyük önem vermiştir.
2
Yerleşik hayata geçiş ve din değişikliği, Türk tarihinde genellikle 744 yılında kurulan başka bir devletle ilişkilendirilir.
3
Maniheizm dinini kabul eden ve şehircilik faaliyetlerini başlatan devlet Uygurlardır.

Daha Fazla Pratik

Uygur Devleti'nin yerleşik hayata geçmesinin sonuçlarını, II. Göktürk Devleti'nin geleneksel yapısıyla karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 229Soru

I.I. Göktürk Devleti, Türk adını siyasi bir topluluk ismi olarak kullanarak Orta Asya’daki dağınık kabileleri tek bir çatı altında toplamış ve Ötüken merkezli "Türk" kimliğini kurumsallaştırmıştır. Bu devletin Batı kanadını yöneten İstemi Yabgu'nun, İpek Yolu hakimiyeti için önce Sasanilerle birleşip Akunları ortadan kaldırması, ardından Sasanilere karşı Bizans ile ittifak kurması Türk dış politikasının ilk büyük stratejik hamleleri kabul edilir.

**Bu bilgiler ve I.I. Göktürk Devleti'nin genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi devletin siyasi ve ekonomik karakterini en kapsamlı şekilde yansıtmaktadır?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem ulusal bir kimlik inşası süreci başlatılmış hem de küresel ölçekte ekonomik çıkarları gözeten pragmatik bir denge siyaseti izlenmiştir.

Cevap

Hem ulusal bir kimlik inşası süreci başlatılmış hem de küresel ölçekte ekonomik çıkarları gözeten pragmatik bir denge siyaseti izlenmiştir.
Ulusal kimlik inşası ve pragmatik dış politikanın bir arada yürütülmesi seçeneği doğrudur; çünkü Göktürkler Türk adını siyasi bir çatı olarak kullanan ilk devlet olmanın yanı sıra, İpek Yolu için Bizans ve Sasani gibi imparatorluklarla karmaşık diplomatik ağlar kuran ilk Türk devletidir.

Adım Adım Çözüm

1
"Türk" adının bir devlet ismi olarak seçilmesini analiz edin.
Bu durumun, Orta Asya'daki toplulukları etnik bir kimlik etrafında birleştirmeyi amaçlayan bir 'ulusal kimlik inşası' olduğu sonucuna varılır.
Türk adının ilk kez siyasi bir kimlik olarak kullanılması, kabilecilikten millet olma bilincine geçişi temsil eder.
2
İstemi Yabgu'nun dış politika hamlelerini (Sasanilerle birleşip Akunları yıkmak, sonra Bizansla birleşip Sasanileri zayıflatmak) değerlendirin.
Bu hamlelerin ideolojik değil, tamamen İpek Yolu ticaretini kontrol etme amaçlı 'pragmatik (faydacı) denge siyaseti' olduğu anlaşılır.
Dönemin büyük güçleri arasında sürekli değişen ittifaklar, devletin ekonomik çıkarlarını her şeyin üstünde tuttuğunu gösterir.
3
Seçeneklerdeki yanıltıcı unsurları (Orhun Abideleri, Maniheizm, Uygur özellikleri) ayıklayın.
Doğru sentezin hem milli kimliği hem de küresel stratejiyi içeren seçenek olduğu teyit edilir.
I. Göktürklerin ayırıcı özelliği, bozkır kültürünü muhafaza ederken dünya siyasetine yön veren diplomatik bir ağ kurmalarıdır.

Anahtar Kavram

I. Göktürk Devleti'nin Milli Kimlik ve Küresel Diplomasi Sentezi

İpuçları

1
İstemi Yabgu'nun ittifak değiştirmesi sadece dini veya kültürel mi yoksa ekonomik bir amaca mı hizmet ediyordu?

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu döneminde Bizans'a gönderilen elçilik heyetlerinin (Maniakh gibi) Türk tarihinde diplomasi açısından önemi üzerine bir araştırma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 230Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinin başlangıç noktası olan Orta Asya; coğrafi olarak doğuda Kingan Dağları, batıda Hazar Denizi, kuzeyde Sibirya ve güneyde Hindukuş Dağları ile çevrilidir. Bu coğrafyada yapılan arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkan kültür merkezleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo kültürü, Altay-Sayan Dağları bölgesinde gelişmiş ve Türklerin en eski kültürü olarak nitelendirilmiştir.

Cevap

Afanesyevo kültürü, Altay-Sayan Dağları bölgesinde gelişmiş ve Türklerin en eski kültürü olarak nitelendirilmiştir.
Türklerin en eski kültür merkezi olarak kabul edilen Afanesyevo kültürü, Altay-Sayan Dağları bölgesinde gelişmiş ve Türklerin atalarıyla doğrudan ilişkilendirilmiştir. Bu bilgi, İslamiyet öncesi Türk tarihinin kökenlerini açıklamada temel bir veridir.

Adım Adım Çözüm

1
Orta Asya'nın coğrafi sınırlarını analiz et.
Doğuda Kingan, batıda Hazar, kuzeyde Sibirya ve güneyde Hindukuş Dağları sınırları doğru tanımlanmıştır.
Sorunun bağlamını ve coğrafi çerçeveyi anlamak için gereklidir.
2
Kültür merkezlerinin temel özelliklerini karşılaştır.
Anau: Orta Asya'nın en eskisi. Afanesyevo: Türklerin en eskisi. Karasuk: Demir madeni. Tagar: En gelişmiş.
Seçeneklerdeki bilgilerin doğruluğunu test etmek için her kültürün ayırıcı özelliği bilinmelidir.
3
Doğru olan eşleşmeyi belirle.
Afanesyevo kültürünün Türklerin en eski kültürü olduğu ve Altay bölgesinde geliştiği bilgisi doğru bir eşleşmedir.
Akademik kaynaklarda Türk tarihinin başlangıcı için bu merkez temel kabul edilir.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezleri ve Türklerin Ataları

İpuçları

1
Orta Asya'nın genelindeki en eski kültür merkezi ile özellikle Türklerin atalarına ait en eski kültür merkezi arasındaki farkı düşünün.
2
Aşkabat yakınındaki Anau, Altay bölgesindeki Afanesyevo ve Yenisey bölgesindeki Tagar-Karasuk kültürlerini konumlarına göre ayırt edin.
3
Demir madeninin işlenmesi ve en gelişmiş kültür evresi genellikle Yenisey bölgesindeki Karasuk ve Tagar kültürleri ile ilişkilendirilir.

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin (Karasuk, Tagar, Andronovo) hangi madenlerle ve hangi teknolojik gelişmelerle (atlı araba, demir vb.) anıldığını gösteren bir tablo oluşturabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 231Soru

Karadeniz’in kuzeyinde yoğunlaşmakla birlikte Orta Asya steplerine kadar yayılan; ordularındaki kadın savaşçılar (Amazonlar) ve maden işlemeciliğindeki sanatsal dehalarıyla tanınan topluluk, tarihte 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak adlandırılmıştır. Pers hükümdarı Kiros’u mağlup eden Tomris Hatun gibi figürleri bünyesinde barındıran bu topluluk için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günümüz Yakut (Saha) Türklerinin ataları kabul edilen ve Perslerle mücadeleleri destanlara konu olan ilk Türk topluluğudur.

Cevap

Günümüz Yakut (Saha) Türklerinin ataları kabul edilen ve Perslerle mücadeleleri destanlara konu olan ilk Türk topluluğudur.
İskitler (Sakalar), tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur. Perslerle yaptıkları uzun süreli mücadeleler Türk edebiyatının en eski örneklerinden olan Alper Tunga ve Şu destanlarına kaynaklık etmiştir. Ayrıca, günümüz Sibirya bölgesinde yaşayan Yakut (Saha) Türklerinin dil ve kültür bakımından bu topluluğun devamı niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Topluluğun temel belirteçlerini tanımla.
Soruda geçen 'Bozkırın Kuyumcuları', 'Tomris Hatun' ve 'Amazonlar' ifadeleri doğrudan İskitleri (Sakaları) işaret etmektedir.
Bu kavramlar İskitlere özgü ayırt edici özelliklerdir.
2
Seçeneklerdeki devlet ve özellik eşleşmelerini kontrol et.
Merkezi devlet (Hunlar), yerleşik yaşam (Uygurlar), Orhun Abideleri (Göktürkler) gibi özellikler elenir.
Öğrencinin İskitleri diğer büyük Türk devletlerinden ayıran 'ilk topluluk' olma ve 'Perslerle mücadele' bilgisini kullanması gerekir.
3
Etnik ve edebi bağı tespit et.
İskitlerin Perslerle olan savaşı Alper Tunga ve Şu destanlarına kaynaklık etmiş, kültürel mirasları ise Yakut (Saha) Türkleri ile devam etmiştir.
İskitlerin Türk tarihindeki sürekliliğini ve edebi yansımalarını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

İskitlerin (Sakaların) Türk tarihindeki ilk topluluk olma özelliği ve kültürel mirası.

İpuçları

1
İskitlerin Türk tarihindeki en temel farkı, bir 'imparatorluk' değil, bilinen ilk 'topluluk' olmalarıdır.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin sanat anlayışı olan 'Hayvan Üslubu'nun Hun ve Göktürk sanatına etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 232Soru

Asya Hun Devleti’nde hükümdarın (Şanyü) siyasi gücü, boy beyleriyle kurulan hassas bir dengeye dayanmaktaydı. Hükümdar, merkezi otoriteyi güçlendirmek ve boyların bağlılığını sürdürmek adına Çin üzerinden elde edilen vergileri, ipeği ve İpek Yolu ticaretinden gelen zenginliği boy beyleri arasında paylaştırma yoluna gitmiştir. Buna göre, Hunların dış politikada Çin üzerinde kurduğu askeri ve ekonomik baskının, devletin iç siyasi yapısı üzerindeki en temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boylar Federasyonu esasına dayanan devletin parçalanmasını önleyerek merkezi denetimi ve birliği sürdürmek

Cevap

Asya Hun Devleti'nde dış baskı ve ekonomik kazanımların temel işlevi, Boylar Federasyonu yapısını bir arada tutarak merkezi otoriteyi pekiştirmektir.
Asya Hun Devleti gibi boylar birliği esasına dayanan imparatorluklarda, merkezi otoritenin sürekliliği hükümdarın boy beylerine sunduğu ekonomik ve askeri avantajlara bağlıdır. Çin'in vergiye bağlanması ve ticaret yollarının denetimi, Hakan'a boy beyleri üzerinde 'dağıtıcı bir güç' kazandırarak federal yapının dağılmasını önlemiş ve siyasi birliği korumuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet yapısını analiz etme
Hunlar, 'Boylar Federasyonu' şeklinde örgütlenmiştir; bu yapı merkezi otorite zayıfladığında parçalanmaya meyillidir.
Türk devletlerinin sosyo-politik temelini anlamak için boylar arası ilişkiyi kavramak gerekir.
2
Hükümdarın rolünü değerlendirme
Tanhu (Şanyü), boy beylerinin sadakatini ancak askeri başarı ve 'adil bölüşüm' ile sağlayabilir.
Göçebe liderliğin ekonomik temelleri (redistributive economy) siyasi birliğin anahtarıdır.
3
Dış politika ve iç yapı bağlantısını kurma
Çin'den alınan vergiler ve İpek Yolu geliri, boy beylerine dağıtılarak onların merkeze (Hakan'a) bağlı kalmaları sağlanmıştır.
Dışarıdan gelen kaynaklar, içerideki federal unsurların bağımsızlık eğilimlerini baskılar.

Anahtar Kavram

Bölüşümcü Ekonomi ve Siyasi Meşruiyet

İpuçları

1
Hunların 'Boylar Federasyonu' olduğunu ve bu yapının nasıl bir arada tutulabileceğini düşünün.
2
Hükümdarın (Tanhu) boy beylerine karşı elindeki en büyük koz, savaş ganimeti ve ticaret gelirlerini bölüştürme yetkisidir.
3
Bir göçebe imparatorluğun merkezi gücü, boy beylerinin 'bağımsız olma' isteği ile 'merkezin sunduğu imkanlar' arasındaki dengeye dayanır.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Çin'i işgal etmek yerine vergiye bağlamasının asimilasyon riskiyle ilişkisini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 233Soru

Uygur Devleti, Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini benimseyerek yerleşik hayata geçmiş ve bu durum Türk devlet geleneğinde köklü değişimlere yol açmıştır. Ancak bu değişimlere rağmen bazı temel anlayışların yeni kimliklerle sürdürüldüğü görülmektedir.

Buna göre, Uygurlarda görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, yerleşik yaşamın getirdiği sosyo-ekonomik değişimin hukuki alana yansıdığının doğrudan bir kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticari faaliyetleri düzenlemek amacıyla ilk kez yazılı borç ve kira sözleşmelerinin hazırlanması

Cevap

Ticari faaliyetleri düzenlemek amacıyla ilk kez yazılı borç ve kira sözleşmelerinin hazırlanması seçeneği, yerleşik yaşamın hukuki alandaki en somut kanıtıdır.
Yerleşik yaşama geçiş, göçebe yaşamda bulunmayan 'taşınmaz mülkiyet' (ev, tarla, dükkan) ve 'karmaşık ticari ilişkiler' (kira, faiz, ortaklık) kavramlarını doğurmuştur. Uygurlar, bu yeni sosyo-ekonomik düzeni yasal bir zemine oturtmak amacıyla Türk tarihinde ilk kez yazılı borç, kira ve alım-satım sözleşmelerini kullanmaya başlamışlardır. Bu durum, yerleşik yaşamın doğrudan hukuk alanına yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşik yaşamın (sedanter hayat) toplumsal ihtiyaçlarını analiz etme
Yerleşik yaşam; ev, arazi gibi taşınmaz mülkiyeti ve yerleşik ticaret ağlarını beraberinde getirmiştir.
Göçebe hayatta mülkiyet taşınabilir mallarla sınırlıyken, yerleşik hayatta taşınmaz mülkiyet kavramı gelişir.
2
Ekonomik değişim ile hukuk arasındaki bağı kurma
Mülkiyet haklarını korumak ve ticari anlaşmazlıkları önlemek için sözlü hukuk (töre) yerine yazılı belgeler (kontratlar) gerekmiştir.
Yazılı borç, kira ve iş sözleşmeleri, yerleşik ekonominin hukuki bir güvenceye kavuştuğunu kanıtlar.
3
Seçeneklerdeki 'süreklilik' ve 'değişim' unsurlarını ayırt etme
Veraset sistemi ve askeri yapı süreklilik gösterirken; yazılı sözleşmeler Uygurlara özgü bir değişimdir.
Hun ve Göktürklerde yazılı sözleşme kültürü yerleşik yaşam olmadığından gelişmemiştir.

Anahtar Kavram

Uygurlarda Yerleşik Yaşamın Hukuki Sonuçları

İpuçları

1
Yerleşik yaşamın en önemli sonucu mülkiyet kavramının (ev, arazi) değişmesidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 234Soru

I.I. Göktürk Devleti'nin Batı kanadı yöneticisi İstemi Yabgu döneminde izlenen dış politika, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirmek temel amacı etrafında şekillenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Göktürkler, önce Sasanilerle iş birliği yaparak Akhun (Eftalit) Devleti'ne son vermiş; daha sonra ise Sasanilerin İpek Yolu ticaretini engellemesi üzerine Bizans İmparatorluğu ile ittifak kurarak Sasanilere karşı savaşmışlardır.

I.I. Göktürk Devleti'nin bu süreçte izlediği siyasetle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgesel çıkarlar doğrultusunda dönemin güçlü devletleriyle konjonktürel ittifaklar kurulmuştur.

Cevap

Bölgesel çıkarlar doğrultusunda dönemin güçlü devletleriyle konjonktürel ittifaklar kurulmuştur.
Göktürklerin İpek Yolu üzerindeki engelleri kaldırmak adına önce Sasanilerle müttefik olup bir Türk devletini (Akhunlar) yıkması, ardından menfaat çatışması yaşayınca eski müttefiki Sasanilere karşı Bizans ile anlaşması, dış politikanın tamamen faydacı (pragmatik) ve dönemin şartlarına (konjonktür) göre belirlendiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki temel amacı belirle.
İpek Yolu'nun kontrolü.
Devletin ekonomik ve siyasi motivasyonunu anlamak için.
2
İttifak zincirini analiz et.
Önce Göktürk+Sasani (Akhunlara karşı), sonra Göktürk+Bizans (Sasanilere karşı).
Dış politikanın sabit olmadığını, değişen dengelere göre şekillendiğini görmek için.
3
Kavramsal eşleştirme yap.
Bu durum 'konjonktürel ittifak' ve 'pragmatizm' kavramlarıyla açıklanır.
Diplomatik terminolojiyi doğru kullanmak için.

Anahtar Kavram

Konjonktürel İttifak ve Siyasi Pragmatizm

İpuçları

1
Metinde Göktürklerin müttefiklerini neden ve nasıl değiştirdiğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İstemi Yabgu döneminde Bizans'a gönderilen ilk elçi Manyakh ve Bizans'tan gelen elçi Zemarkhos isimlerini not ederek diplomatik tarih bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 235Soru

Hunların 375375 yılında Balamir önderliğinde batıya doğru başlattığı hareket, sadece Roma İmparatorluğu'nun sınırlarını zorlamakla kalmamış; Avrupa'nın sosyal, siyasi ve hukuki dokusunu kökten değiştirmiştir. Bu süreçte merkezi krallıkların koruyucu gücünü kaybetmesi, halkın can güvenliğini sağlamak adına yerel toprak sahiplerine sığınmasına yol açmıştır.

Bu bilgiler ışığında, Kavimler Göçü'nün Avrupa'daki siyasi organizasyon yapısı üzerindeki en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi otoritenin çökmesiyle birlikte yerel güçlerin egemen olduğu feodalite rejiminin ortaya çıkması

Cevap

Merkezi otoritenin çökmesiyle birlikte yerel güçlerin egemen olduğu feodalite rejiminin ortaya çıkması
Kavimler Göçü, Avrupa'nın en büyük siyasi gücü olan Roma İmparatorluğu'nu sarsarak merkezi otoriteyi zayıflatmıştır. Korunma ihtiyacı hisseden halkın yerel güç odaklarına sığınması, Orta Çağ Avrupa'sının en belirgin siyasi ve ekonomik sistemi olan feodalitenin (derebeylik) kurumsallaşmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavimler Göçü'nün siyasi etkilerini analiz et
Roma İmparatorluğu'nun 395395 yılında ikiye ayrılması ve Batı Roma'nın 476476 yılında yıkılması merkezi otoriteyi yok etmiştir.
Siyasi boşlukları belirlemek için.
2
Otorite boşluğunun toplumsal sonucunu değerlendir
Halkın can güvenliği kalmadığı için büyük toprak sahiplerinin (senyörlerin) koruması altına girmesi sağlanmıştır.
Yeni siyasi modelin nedenini anlamak için.
3
Sistemi isimlendir
Merkezi krallıkların yerini yerel derebeylerin aldığı bu yapı 'feodalite' (derebeylik) olarak adlandırılır.
Kavramsal netlik sağlamak için.

Anahtar Kavram

Kavimler Göçü'nün Siyasi Sonuçları ve Feodalite

İpuçları

1
Roma İmparatorluğu'nun parçalanması Avrupa'da nasıl bir otorite boşluğu yaratmış olabilir?

Daha Fazla Pratik

Feodalite sisteminin ekonomik temeli olan kapalı tarım ekonomisi ve toprak sahipliği ilişkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

Orta Asya Türk devletleri içerisinde Uygurlar, Maniheizm dinini benimseyip yerleşik hayata geçerek kendilerinden önceki Türk devletlerinden farklı bir sosyal ve kültürel yapı geliştirmişlerdir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte Türk tarihinde görülmeye başlanan bir gelişmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tapınak mimarisinin ve kütüphanecilik faaliyetlerinin başlaması

Cevap

Tapınak mimarisinin ve kütüphanecilik faaliyetlerinin başlaması
Doğru cevap olan ifade Uygurların yerleşik hayata geçmesinin doğrudan bir kanıtıdır. Yerleşik yaşam, taşınamaz nitelikteki tapınak mimarisini ve dini metinlerin korunması için kütüphanelerin kurulmasını zorunlu kılmıştır. Bu durum, göçebe olan Hun ve Göktürklerden temel ayrım noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygur Devleti'nin yaşam tarzını analiz et
Uygurlar, Maniheizm etkisiyle yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir.
Soruda istenen 'yeni gelişmeyi' bulmak için yerleşik hayatın sonuçlarına odaklanılmalıdır.
2
Seçenekleri göçebe ve yerleşik kültür ayrımına göre değerlendir
Tapınak ve kütüphane kalıcı (mimari) eserlerdir; diğer seçenekler genel Türk devlet geleneğidir.
Göçebe toplumlarda kalıcı mimari eserler ve geniş kütüphaneler görülmez.

Anahtar Kavram

Yerleşik hayatın kültürel ve mimari sonuçları

İpuçları

1
Seçeneklerde 'göçebe bir toplumun yapamayacağı' kalıcı bir eser arayın.

Daha Fazla Pratik

Uygurların yerleşik hayata geçmesinin hukuk (yazılı hukuk) ve tarım (sulama kanalları) üzerindeki etkilerini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 237Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinde Karadeniz'in kuzeyi ve Orta Asya düzlüklerinde etkili olan İskitler (Sakalar), bozkır kültürünün en eski temsilcileri arasında yer alır. Siyasi, askeri ve kültürel yapılarıyla kendinden sonraki Türk topluluklarını da etkileyen İskitler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerleşik hayata geçerek Türk tarihindeki ilk şehirleri ve kalıcı mimari eserleri inşa etmişlerdir.

Cevap

Yerleşik hayata geçerek ilk şehirleri ve mimari eserleri inşa etme özelliği İskitlere değil, Uygurlara aittir.
Yerleşik hayata geçme, şehirler kurma (Balıg) ve kalıcı mimari yapılar (tapınaklar, saraylar) oluşturma özellikleri Türk tarihinde Uygur Devleti ile başlamıştır. İskitler (Sakalar) ise göçebe bir yaşam süren, çadırlarda yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan bir topluluktur. Bu nedenle yerleşik hayatla ilgili bilgi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İskitlerin temel toplumsal yapısını analiz et.
İskitler (Sakalar) tamamen göçebe bir yaşam tarzına sahip, savaşçı bir topluluktur.
Topluluğun temel geçim kaynağı hayvancılıktır ve bozkır hayatına uyum sağlamışlardır.
2
Seçeneklerdeki kültürel ve sanatsal özellikleri değerlendir.
Bozkırın Kuyumcuları unvanı, Amazon savaşçıları ve Alp Er Tunga destanı gibi unsurlar İskitlerle tam uyumludur.
Bu özellikler İskitlerin tarihsel kimliğini oluşturan temel sütunlardır.
3
Yerleşik hayat ve mimari kavramlarını Türk devletleriyle eşleştir.
Yerleşik hayat, şehirleşme ve kalıcı mimari eserler Türk tarihinde Uygurlar ile başlamıştır.
Uygurlar, Maniheizm dininin etkisiyle göçebeliği bırakıp yerleşik düzene geçen ilk topluluktur; İskitler ise bu süreçten çok daha önce yaşamış göçebe bir topluluktur.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Yaşam Biçimi ve Ayrımı

İpuçları

1
İskitlerin göçebe mi yoksa yerleşik mi bir yaşam sürdüğünü düşünün.
2
Türk tarihinde yerleşik hayata geçişin hangi dini değişimden sonra ve hangi devletle başladığını hatırlayın.
3
Maniheizm dinini kabul ederek şehirler kuran Uygurların özelliklerini, savaşçı ve göçebe olan İskitlerin özellikleriyle karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

İskitler ile Uygurlar arasındaki yaşam tarzı farklarını listeleyerek benzer bir karşılaştırma tablosu oluşturabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 238Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinin kökenlerini aydınlatan arkeolojik araştırmalarda; Aral Gölü çevresindeki sulak alanlarda ve Amuderya deltası yakınlarında gelişen, yerleşik hayata yakın bir düzen sergileyerek balıkçılık ve avcılığı temel geçim kaynağı olarak benimseyen, mikrolit (küçük taş) ve kemik alet teknolojisiyle diğer bozkır kültürlerinden ayrılan tarih öncesi merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kelteminar

Cevap

Balıkçılık ve avcılıkla geçinen, Aral Gölü çevresinde gelişen Kelteminar kültürüdür.
Kelteminar kültürü, Aral Gölü havzasında gelişen ve geçimini hayvancılıktan ziyade balıkçılık ve avcılıkla sağlayan özgün bir yapıdır. Mikrolit adı verilen küçük taş aletler ve kemikten yapılan mızrak uçları bu kültürün en belirgin arkeolojik kanıtlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi konumu belirle.
Soru kökünde belirtilen Aral Gölü ve Amuderya çevresi, Kelteminar kültürünün yayılım alanıdır.
Her kültür merkezinin kendine has bir coğrafi odağı (Yenisey, Altay, Aşkabat vb.) bulunur.
2
Ekonomik ve teknolojik özellikleri analiz et.
Balıkçılık, avcılık ve mikrolit taş aletler bu bölgedeki sulak alan adaptasyonunu gösterir.
Bozkır kültürlerinin çoğu hayvancılık odaklıyken, bu merkez sulak alan ekonomisiyle ayrışır.
3
Bilgileri seçeneklerle eşleştir.
Bu özellikler doğrudan Kelteminar merkezine aittir.
Anau en eski, Afanesyevo proto-Türk, Karasuk demir/araba ve Tagar en gelişmiş merkezdir.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Ekonomik ve Coğrafi Ayrımı

İpuçları

1
Soruda bahsedilen merkez, bozkırın ortasında değil, Aral Gölü gibi sulak bir havzada yoğunlaşmıştır.
2
Bu kültür, klasik hayvancılık yerine göl ve nehir kaynaklarını (balıkçılık) kullanmasıyla diğerlerinden ayrılır.
3
Amuderya deltasındaki buluntular ve mikrolit teknolojisi doğrudan bu ismi işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin (Anau, Afanesyevo, Andronovo, Karasuk, Tagar) kronolojik sırasını ve en belirgin birer özelliğini tablo haline getirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

İran (Pers) kaynaklarında 'Saka' adıyla anılan, günümüz Yakut (Saha) Türklerinin ataları kabul edilen ve Tomris Hatun gibi kadın hükümdarların yönetiminde Pers ordularına karşı kazandıkları zaferlerle tanınan tarihteki ilk Türk topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler

Cevap

İran kaynaklarında Saka olarak bilinen ve Tomris Hatun liderliğinde Perslerle mücadele eden İskitler, tarihteki ilk Türk topluluğudur.
İskitler (Sakalar), M.Ö. 7. yüzyılda tarih sahnesine çıkmış ve Karadeniz'in kuzeyi ile Orta Asya steplerinde yaşamış bilinen ilk Türk topluluğudur. İran kaynaklarında Saka adıyla geçmeleri, Tomris Hatun gibi güçlü kadın liderlere sahip olmaları ve Perslerle (Ahamenişler) giriştikleri mücadeleler onları tarihsel olarak eşsiz kılar. Ayrıca günümüz Yakut Türklerinin ataları olarak kabul edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirle.
İran kaynaklarındaki 'Saka' ismi, Tomris Hatun, Pers mücadelesi ve Yakut Türkleri ile olan bağ tespit edildi.
Bu özellikler belirli bir topluluğu diğerlerinden ayırmak için kullanılan temel ayırt edici niteliklerdir.
2
Topluluk ve devlet ayrımını yap.
İskitlerin bir 'devlet' değil, tarihte bilinen ilk 'Türk topluluğu' olduğu hatırlandı.
KPSS sorularında 'ilk topluluk' ve 'ilk devlet' (Asya Hunları) ayrımı sıkça sorulan bir temel bilgidir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru cevaba ulaş.
Tanımlanan özelliklerin İskitler (Sakalar) ile tam olarak örtüştüğü görüldü.
İskitler, bozkır kültürünü temsil eden ve Pers hükümdarı Kyros'u mağlup eden en eski Türk topluluğudur.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) ve Tarihteki Önemleri

İpuçları

1
Bu topluluk 'Bozkırın Kuyumcuları' olarak da bilinir.
2
Alper Tunga destanı bu topluluğun ünlü hükümdarı ile ilgilidir.
3
Heredot'un eserlerinde geniş yer bulan, Amazon kadın savaşçılarıyla ünlü ilk Türk topluluğudur.

Daha Fazla Pratik

İskitlerin sanat anlayışı olan 'Hayvan Üslubu' ile Asya Hunlarındaki benzerlikleri inceleyerek kültür devamlılığını pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir: Hunlar (M.Ö. 3. yy), Avarlar (M.S. 6. yy), Hazarlar (M.S. 7. yy) ve Peçenekler (M.S. 9. yy) oldukları için M.Ö. 7. yüzyılda varlık gösteren tek seçenek İskitlerdir.
Tahmini Süre:45s
Soru 240Soru

İslamiyet öncesi Türk tarihinde; atı evcilleştirerek savaşlarda etkin bir şekilde kullanan, altın ve gümüş işlemeciliğinde gösterdikleri büyük ustalık nedeniyle "Bozkırın Kuyumcuları" olarak nitelendirilen ve tarihte bilinen ilk Türk topluluğu kabul edilen yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskitler (Sakalar)

Cevap

Maden işlemeciliğindeki ustalıkları nedeniyle "Bozkırın Kuyumcuları" olarak anılan ve bilinen ilk Türk topluluğu olan yapı İskitler (Sakalar) topluluğudur.
İskitler (Sakalar), tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olmalarının yanı sıra, maden işleme sanatındaki ileri teknikleri ve altın eserleri nedeniyle sanat tarihinde "Bozkırın Kuyumcuları" olarak anılırlar. Ayrıca atı ilk kez savaş aracı olarak kullanan ve üzengiyi (ilk hallerini) kullanan topluluklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirleyin.
"Bozkırın Kuyumcuları", "ilk Türk topluluğu" ve "atı etkin kullanma" ifadeleri İskitler'i işaret eder.
Bu özellikler İskitler'in müfredattaki en temel ayırt edici özellikleridir.
2
"Devlet" ve "Topluluk" kavramlarını birbirinden ayırın.
Asya Hunları ilk 'devlet', İskitler ise ilk 'topluluk'tur.
Öğrencilerin en çok yaptığı hata, ilk Türk devleti olan Hunları ilk toplulukla karıştırmaktır.

Anahtar Kavram

İskitlerin Tarihsel Önemi ve Özellikleri

İpuçları

1
Bu topluluk tam teşkilatlı bir devlet değil, tarihte bilinen ilk Türk 'topluluğu' olarak kabul edilir.
2
Sanat eserlerinde altın ve gümüşü çok ustaca işledikleri için onlara bir zanaat unvanı verilmiştir.
3
Alp Er Tunga ve Tomris Hatun bu topluluğun en önemli temsilcileridir.

Daha Fazla Pratik

İskitler ile Asya Hun Devleti arasındaki 'topluluk-devlet' farkını pekiştirmek için iki yapının yönetim özelliklerini karşılaştırın.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 12 / 22Sonraki