Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 601Soru

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmasının ardından, 1919 Eylül 19211921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya verilen askeri rütbe ve unvan aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gazi unvanı — Mareşal rütbesi

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Mustafa Kemal Paşa'ya Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi verilmiştir.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla Türk ordusunun 16831683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen geri çekilişi sona ermiştir. Bu büyük başarının mimarı olan Mustafa Kemal Paşa'ya, TBMM tarafından 1919 Eylül 19211921'de Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi verilerek askeri dehası ve liderliği onurlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın askeri ve siyasi sonuçlarını değerlendir.
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun son savunma savaşıdır ve büyük bir zaferle sonuçlanmıştır.
Zaferin büyüklüğü, komuta kademesine verilecek ödülleri belirler.
2
Meclis kararlarını incele.
1919 Eylül 19211921 tarihinde TBMM bir kanun çıkarmıştır.
Askeri başarıların hukuki ve resmi olarak onurlandırılması gerekmektedir.
3
Verilen unvan ve rütbeyi belirle.
Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi tevcih edilmiştir.
Bu, Türk Kurtuluş Savaşı'ndaki en yüksek askeri takdir ifadesidir.

Anahtar Kavram

Sakarya Savaşı sonrası Mustafa Kemal Paşa'nın askeri statüsündeki değişim

İpuçları

1
Bu unvan ve rütbe, Mustafa Kemal'in askeri kariyerindeki en yüksek basamağı temsil eder.
2
Savaşın kazanılmasından sadece birkaç gün sonra, Eylül ayının ortasında verilmiştir.
3
Mareşallik askeri bir rütbedir, diğeri ise savaşta yaralanan kahramanlara verilen onursal bir unvandır.

Daha Fazla Pratik

Mustafa Kemal Paşa dışında Türk tarihinde hangi isme Mareşal rütbesi verildiğini (Fevzi Çakmak) araştırarak bilgilerini pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:45s
Soru 602Soru

TBMM Hükümeti ile Ermenistan arasında imzalanan Gümrü Antlaşması'nda yer alan "Ermenistan Hükümeti, TBMM tarafından reddedilmiş olan Sevr Antlaşması'nı kendisinin de geçersiz saydığını kabul eder." maddesi, Millî Mücadele'nin siyasi seyri açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu madde ve antlaşmanın genel sonuçları göz önüne alındığında, Gümrü Antlaşması'nın diplomatik ve hukuksal alanda sağladığı temel kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sevr Antlaşması'nın uluslararası bir belgede ilk kez yok sayılmasıyla TBMM'nin hukuksal varlığının bir devlet tarafından resmen tanınması

Cevap

Sevr Antlaşması'nın uluslararası bir belgede ilk kez yok sayılmasıyla TBMM'nin hukuksal varlığının bir devlet tarafından resmen tanınması
Doğru yanıt, Gümrü Antlaşması'nın TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası belge olması ve bir devlet (Ermenistan) tarafından Sevr'in reddedilmesiyle elde edilen siyasi meşruiyete odaklanır. Bu antlaşma, Misak-ı Millî'nin bir parçasının ilk kez onaylanması ve Sevr'in geçersizliğinin tescilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesini analiz etme
Ermenistan'ın Sevr Antlaşması'nı reddettiği görülür.
Bu, Sevr'in uluslararası alanda aldığı ilk diplomatik darbedir.
2
TBMM'nin kronolojik konumunu belirleme
Gümrü, TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşmadır.
Bir antlaşmanın imzalanması, tarafların birbirini hukuksal olarak tanıdığı anlamına gelir.
3
Sınırların kesinleşme sürecini ayırt etme
Doğu sınırı Gümrü (başlangıç) -> Moskova -> Kars (final) şeklinde ilerler.
Gümrü sınırları belirler ancak 'kesin/nihai' hale getirmez; bu ayrım KPSS sorularında kritik bir trap noktasıdır.

Anahtar Kavram

TBMM'nin İlk Siyasi Zaferi Olarak Gümrü Antlaşması

İpuçları

1
Gümrü Antlaşması'nın tarihsel 'ilk' olma özelliğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Doğu sınırlarını şekillendiren Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmalarını kronolojik ve içerik farkları açısından bir tablo yaparak karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 603Soru

Lozan Barış Konferansı'nda kapitülasyonların kaldırılması sürecinde en çetin müzakerelerden biri adli alanda yaşanmıştır. Avrupalı devletler, Türkiye'deki yabancı uyruklu kişilerin hukuk güvenliğini öne sürerek adli kapitülasyonların bir biçimde sürdürülmesini talep etmişlerdir. Türk heyeti ise tam bağımsızlık ve yargı egemenliği ilkelerinden ödün vermeyerek bu talepleri reddetmiş, ancak bir uzlaşı adımı olarak "Adli Yönetim Hakkında Beyanname"yi kabul etmiştir.

Bu beyanname ile Türkiye, beş yıl süreyle aşağıdaki uygulamalardan hangisini gerçekleştirmeyi taahhüt etmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adalet Bakanlığı bünyesinde, hazırlanan hukuk reformlarına katkı sunmak üzere Avrupalı hukuk müşavirlerinin istihdam edilmesi

Cevap

Adalet Bakanlığı bünyesinde beş yıl süreyle Avrupalı hukuk müşavirlerinin istihdam edilmesi uygulaması kabul edilmiştir.
Doğru yanıt olan hukuk müşavirlerinin istihdamı, Lozan Barış Antlaşması'na eklenen 'Adli Beyanname'nin temel içeriğidir. Türkiye, adli kapitülasyonların tamamen kaldırılmasını sağlamak için, tarafsız ülkelerden seçilecek hukukçuların beş yıl süreyle Adalet Bakanlığı'nda görev yapmasını ve hapis cezalarının infazı gibi konularda bilgi alabilmelerini kabul etmiştir. Bu durum, yargı yetkisinin Türk hâkimlerinde kalması şartıyla kabul edilen diplomatik bir uzlaşıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Adli kapitülasyonların Lozan'daki statüsünü değerlendir.
İtilaf Devletleri yargı yetkisini paylaşmak isterken, Türkiye tam bağımsız yargı istemektedir.
Yabancı yargıç veya karma mahkeme gibi talepler egemenlik haklarına aykırıdır.
2
Adli Yönetim Hakkında Beyanname'nin içeriğini analiz et.
Beyanname, yargılama yetkisini Türk mahkemelerinde bırakmış ancak reform sürecinde 'müşavir' (danışman) kullanımına izin vermiştir.
Bu, Avrupalıların endişelerini gidermek için sunulan teknik ve geçici bir tavizdir.
3
Doğru uygulamayı seçeneklerden saptayın.
Hukuk müşavirlerinin istihdamı, doğrudan yargı sürecine müdahale etmeyen teknik bir görevdir.
Bu uygulama beş yıl ile sınırlandırılmış ve Türkiye'nin yargı egemenliğini hukuken zedelememiştir.

Anahtar Kavram

Lozan'da Adli Bağımsızlık ve Adli Beyanname (1923)

İpuçları

1
Türkiye, yargı yetkisini (karar verme hakkını) asla paylaşmamış, sadece teknik düzeyde danışmanlığa kapı açmıştır.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da adli alanda sağlanan bu çözümün, daha sonra 1926 yılında Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ile nasıl bir bütünlük kazandığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 604Soru

2626 Ağustos 19221922’de Kocatepe’den başlayan ve 3030 Ağustos’ta Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi), Milli Mücadele’nin askeri safhasını sona erdirmiştir. Bu zaferin ardından yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan kurtarılmıştır.

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyla Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar bölgesinin savaşılmadan diplomatik yolla kurtarılması Büyük Taarruz'un en önemli siyasi sonucudur.
Mudanya Ateşkes Antlaşması, Büyük Taarruz'un doğrudan diplomatik bir sonucudur. Bu antlaşma ile savaşın en zorlu bölgelerinden olan Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar, Türk ordusu tek bir mermi dahi atmadan İtilaf Devletleri tarafından tahliye edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Muharebe zamanlamasını ve temel sonuçlarını belirle.
Büyük Taarruz 19221922 yılında gerçekleşmiştir ve askeri safhayı bitirmiştir.
Sakarya Meydan Muharebesi (19211921) ile Büyük Taarruz (19221922) sonuçlarını karıştırmamak için kronolojik ayrım şarttır.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaları analiz et.
Mudanya Ateşkesi Büyük Taarruz sonrası, Ankara ve Kars antlaşmaları ise Sakarya sonrasıdır.
Ankara ve Kars antlaşmaları Sakarya zaferinin diplomatik sonuçlarıyken, Mudanya zaferin ardından gelen ateşkestir.
3
Komutan rütbelerini kontrol et.
Mustafa Kemal 19211921 (Sakarya) sonrası, Fevzi Çakmak ise 19221922 (Büyük Taarruz) sonrası Mareşal olmuştur.
KPSS sorularında Mareşallik rütbesinin kime, hangi savaştan sonra verildiği en yaygın çeldiricidir.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un Askeri ve Siyasi Sonuçları

İpuçları

1
Milli Mücadele'deki son iki büyük meydan muharebesinin (Sakarya ve Büyük Taarruz) sonuçlarını kronolojik olarak ayırmaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak'ın Mareşallik rütbelerini aldıkları savaşları ve tarihlerini not ederek bir karşılaştırma tablosu oluşturun.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 605Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi; işgal güçlerinin el değiştirmesi, direnişin teşkilatlanma biçimi ve diplomatik sonuçları bakımından özgün bir nitelik taşımaktadır.

Bu cephedeki mücadele süreci ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bölgedeki askeri ve siyasi durumun doğru bir analizidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direnişin odağını yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye birlikleri teşkil etmiş, cephe Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.

Cevap

Direnişin tamamen Kuvayı Milliye tarafından yürütülmesi ve Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile kapanması
Güney Cephesi, Milli Mücadele boyunca düzenli ordunun görev almadığı, direnişin tamamen Sütçü İmam, Şahin Bey ve Ali Saip Bey gibi isimlerin önderliğinde halk tarafından yürütüldüğü tek cephedir. Bu cephe, Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinin yarattığı siyasi etkiyle imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile resmen kapanmış ve Hatay hariç bugünkü güney sınırımız büyük oranda çizilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İşgalci güçleri analiz et
Mondros sonrası bölgeyi önce İngilizler işgal etmiş, ardından 'Suriye İtilafnamesi' ile bölgeyi Fransızlara devretmişlerdir.
İşgalci gücün İngiltere'den Fransa'ya geçmesi direnişin seyrini değiştirmiştir.
2
Askeri yapıyı belirle
Bölgede TBMM'nin kurduğu düzenli ordu (Merkez ya da Batı ordusu) değil, sivil halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye savaşmıştır.
Güney Cephesi'nin en belirgin karakteristiği halk direnişidir.
3
Diplomatik kapanış sürecini incele
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferi sonucunda Fransızlar barış istemiş ve 2020 Ekim 19211921 Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Askeri başarıların siyasi sonuçlar doğurması ilkesi burada da geçerlidir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kuvayı Milliye Karakteri ve Ankara Antlaşması

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde düşmana karşı kimlerin savaştığını (halk mı ordu mu) ve cephenin hangi büyük savaştan sonra imzalanan antlaşmayla kapandığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'nde İstiklal Madalyası alan şehirleri ve 'Gazi', 'Kahraman', 'Şanlı' unvanlarının veriliş tarihlerini incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 606Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde Kuva-yı Milliye birlikleri tasfiye edilerek TBMM tarafından düzenli ordunun kurulmasına karar verilmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, Batı Cephesi’nde düzenli ordunun kurulmasını zorunlu kılan nedenlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tekalif-i Milliye Emirleri ile ordunun lojistik ihtiyaçlarının karşılanmak istenmesi

Cevap

Tekalif-i Milliye Emirleri ile ordunun lojistik ihtiyaçlarının karşılanmak istenmesi seçeneği yanlıştır çünkü bu emirler ordunun kuruluş aşamasında değil, 1921 yılında yayınlanmıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Tekalif-i Milliye Emirleri (7-8 Ağustos 1921), Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndan sonra ordunun Sakarya Savaşı'na hazırlanması amacıyla yayınlanmıştır. Düzenli ordu ise bu tarihten yaklaşık bir yıl önce, Kasım 1920'de kurulmuştur. Dolayısıyla Tekalif-i Milliye, ordunun kurulma nedenlerinden biri olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenli orduya geçiş nedenlerini analiz et.
Disiplinsizlik, merkezi otoriteye uymama ve askeri yetersizlik temel nedenlerdir.
Kuva-yı Milliye'nin neden yetersiz kaldığını anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojisini kontrol et.
Düzenli ordu 1920 sonlarında kurulurken, Tekalif-i Milliye 7-8 Ağustos 1921'de yayınlanmıştır.
Tarih sorularında kronolojik uyumsuzluk en temel çeldirici yöntemidir.

Anahtar Kavram

Düzenli Ordunun Kurulma Gerekçeleri ve Tekalif-i Milliye Kronolojisi

İpuçları

1
Olayların gerçekleşme zamanlarına (kronolojiye) dikkat edin.
2
Tekalif-i Milliye Emirleri hangi savaştan sonra, hangi savaşa hazırlık için yayınlanmıştır?

Daha Fazla Pratik

Düzenli ordunun kurulmasından sonra kazanılan ilk askeri ve siyasi başarı olan I. İnönü Savaşı'nın sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 607Soru

Batı Cephesi'nde Kuva-yı Milliye birlikleri tarafından gerçekleştirilen askeri harekâtın başarısızlıkla sonuçlanması, TBMM'nin askeri stratejisini değiştirerek düzenli orduya geçiş sürecini kesinleştirmiştir. Bu gelişmenin ardından cephe komutanlığı görevinden alınarak diplomatik bir görevle Moskova Büyükelçiliği'ne atanan askeri yetkili aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ali Fuat Cebesoy

Cevap

Ali Fuat Cebesoy, Gediz Taarruzu sonrası askeri görevinden alınarak Moskova Büyükelçiliği'ne atanmıştır.
Ali Fuat Cebesoy, Batı Cephesi'nde Kuva-yı Milliye birlikleriyle gerçekleştirilen Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlık sonucunda görevden alınmış ve Moskova Büyükelçiliği'ne atanmıştır. Bu olay, TBMM'nin Kuva-yı Milliye'den vazgeçerek hızla düzenli ordu kurmasına zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gediz Taarruzu'nun sonuçlarını değerlendir
Harekâtın başarısız olması Kuva-yı Milliye'nin yetersizliğini kanıtlamış ve düzenli ordu kararını kesinleştirmiştir.
Başarısızlık, cephe yönetiminde değişikliği zorunlu kılmıştır.
2
Dönemin Batı Cephesi komutanını belirle
Gediz Taarruzu sırasında Batı Cephesi'nin başında Ali Fuat Paşa (Cebesoy) bulunmaktaydı.
Sorumluluk doğrudan cephe komutanına aittir.
3
Askeri görev sonrası yapılan atamayı tespit et
Ali Fuat Cebesoy, askeri yetkileri alınarak TBMM tarafından Moskova Büyükelçiliği'ne atanmıştır.
Bu atama hem başarısızlığın faturasıdır hem de diplomatik bir görevlendirmedir.

Anahtar Kavram

Düzenli Orduya Geçiş ve Komuta Değişikliği

İpuçları

1
Gediz Taarruzu'nun başarısız olması cephe komutanlığında değişikliğe yol açtı.
2
Bu komutan, Amasya Genelgesi'nde de imzası bulunan ve Moskova'ya diplomatik görevle gönderilen kişidir.

Daha Fazla Pratik

Düzenli ordunun kurulmasından sonra Batı Cephesi'nin 'Batı' ve 'Güney' olarak ikiye ayrılmasının nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 608Soru

Büyük Taarruz'un askerî başarıyla sonuçlanmasının ardından düzenlenen Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerinde TBMM Hükûmetini aşağıdakilerden hangisi temsil etmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsmet İnönü

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerinde TBMM Hükûmetini İsmet İnönü temsil etmiştir.
Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasının ardından İtilaf Devletleri ile ateşkes görüşmeleri başlamıştır. Bu görüşmelerde TBMM'yi temsil eden kişi Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü'dür. İsmet Paşa'nın buradaki diplomatik başarısı, onun ilerleyen süreçte Lozan Barış Konferansı'na da başdelege olarak gönderilmesinde temel etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasının bitişini analiz etme.
Büyük Taarruz sonrasında barış görüşmeleri için Mudanya'da bir konferans toplanmıştır.
Askerî zaferi diplomatik bir ateşkes ile taçlandırmak gerekmektedir.
2
TBMM adına görüşmelere liderlik eden ismi belirleme.
Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, TBMM'yi temsil eden heyete başkanlık etmiştir.
İsmet Paşa'nın sahadaki başarısı, diplomatik alanda da yetkilendirilmesini sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkes Antlaşması Temsilcisi

İpuçları

1
Görüşmelere katılan kişi, I. ve II. İnönü Savaşları'nın da komutanıdır.
2
Mudanya'daki başarısı sebebiyle daha sonra Lozan'a gönderilen delege heyetinin de başına getirilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın Lozan Konferansı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 609Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Batı Cephesi'nde yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerle ilgili hazırlanan aşağıdaki listede, düzenli ordunun kurulma süreci ve bu ordunun ilk başarısının etkileri verilmiştir:

I. Gediz Taarruzu'nun başarısızlıkla sonuçlanması
II. Kuva-yı Milliye birliklerinin disiplinsiz hareketleri ve merkezi otoriteyi tanımaması
III. TBMM'nin askeri gücü tek bir merkezden ve hukuk kuralları içinde yönetme isteği
IV. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edilerek devletin hukuki temellerinin atılması
V. İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi Londra Konferansı'na davet etmesi

Bu gelişmelerden hangileri düzenli ordunun kurulmasını zorunlu kılan gerekçeler (nedenler) arasında yer alırken, hangileri bu ordunun kazandığı ilk zaferin (I. İnönü) sonuçları arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerekçeler: I, II ve III; Sonuçlar: IV ve V

Cevap

Düzenli ordunun kurulma gerekçeleri I, II ve III; I. İnönü zaferinin sonuçları ise IV ve V numaralı gelişmelerdir.
Doğru cevap olan seçenek, Milli Mücadele kronolojisini ve neden-sonuç ilişkisini hatasız kurmaktadır. Gediz Taarruzu'nun başarısızlığı (I), Kuva-yı Milliye'nin düzensiz yapısı (II) ve merkezi otoriteyi güçlendirme amacı (III) düzenli ordunun kurulma gerekçeleridir. Bu ordunun kazandığı ilk zafer olan I. İnönü sonrası ise devletin ilk anayasası kabul edilmiş (IV) ve İtilaf Devletleri TBMM'yi resmen tanımak zorunda kalarak Londra'ya davet etmiştir (V).

Adım Adım Çözüm

1
Düzenli orduya geçiş nedenlerini (gerekçelerini) analiz et.
Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlık (I), Kuva-yı Milliye'nin disiplinsizliği (II) ve merkezi otorite ihtiyacı (III) ordunun kurulma sebepleridir.
Askeri bir kararın alınması için öncelikle mevcut sistemin yetersizliği ve yeni bir sistem ihtiyacı kanıtlanmalıdır.
2
Askeri başarının (I. İnönü) siyasi ve hukuki sonuçlarını belirle.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (IV) iç politikadaki hukuki sonuç, Londra Konferansı (V) ise dış politikadaki diplomatik sonuçtur.
Savaş sahasındaki galibiyetler, meclisin hem kendi halkı hem de dünya devletleri nezdindeki meşruiyetini artırır.

Anahtar Kavram

Askeri başarıların (I. İnönü) siyasi (Londra Konferansı) ve hukuki (Anayasa) sonuçlar doğurması; düzenli orduya geçişin gerekçeleri.

İpuçları

1
Gediz Taarruzu'nun başarısızlığı, Ali Fuat Paşa'nın görevden alınmasına ve düzenli ordunun kurulmasına giden yolu açmıştır.

Daha Fazla Pratik

I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını ulusal (iç) ve uluslararası (dış) olarak ayırarak bir tablo oluşturun.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 610Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde kazanılan askeri başarılar, diplomatik alanda yeni kapıların açılmasına ve TBMM'nin uluslararası saygınlığının artmasına zemin hazırlamıştır. I. İnönü Muharebesi'nin kazanılmasının ardından hem yeni Türk devletinin hukuki altyapısı güçlendirilmiş hem de yabancı devletlerle önemli antlaşmalar imzalanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi I. İnönü Muharebesi'nin ardından yaşanan siyasi ve diplomatik gelişmelerden biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanarak Güney Cephesi'ndeki çatışmaların sona ermesi

Cevap

Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin bir sonucudur.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, 20 Ekim 1921 tarihinde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu antlaşma ile Güney Cephesi resmen kapanmış ve buradaki birlikler Batı Cephesi'ne kaydırılmıştır. I. İnönü Muharebesi'nin sonuçları ise kronolojik olarak 1921 yılının başlarında (Ocak-Mart) gerçekleşen Londra Konferansı, Afganistan Dostluk Antlaşması ve Moskova Antlaşması gibi gelişmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını (TALİM kodu: Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan Dostluk, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) belirleyin.
Bu olayların tamamı 1921 yılının ilk aylarında gerçekleşmiştir.
Askeri başarının hangi diplomatik süreçleri tetiklediğini saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların tarihlerini ve hangi savaş sonrası imzalandıklarını karşılaştırın.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın Ekim 1921'de, Sakarya Zaferi sonrası gerçekleştiği görülür.
Kronolojik karışıklıkları gidermek ve her savaşın kendine has diplomatik kazanımını ayırt etmek.

Anahtar Kavram

1921 Yılı Siyasi Gelişmeleri ve Muharebe-Diplomasi İlişkisi

İpuçları

1
1921 yılındaki iki büyük diplomatik gelişme olan Moskova ve Ankara antlaşmalarının hangi savaşlardan sonra imzalandığını hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Sakarya Meydan Muharebesi sonrası imzalanan Kars ve Ankara antlaşmalarının ortak özelliklerini inceleyerek bu konudaki bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 611Soru

Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhasını sona erdiren Mudanya Ateşkes Antlaşması ile aşağıdakilerden hangisinin savaş yapılmadan TBMM Hükûmeti yönetimine bırakılması kararlaştırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Trakya

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile diplomatik bir zafer kazanılarak Doğu Trakya bölgesi savaşılmadan kurtarılmıştır.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın en önemli diplomatik başarısı; Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ), İstanbul ve Boğazlar'ın tek bir kurşun atılmadan TBMM Hükûmeti'ne devredilmesini sağlamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın sonuçlarını hatırla.
Antlaşma ile Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki silahlı mücadelenin sona erdiği belirlenmiştir.
Antlaşmanın diplomatik niteliğini anlamak için.
2
Savaşılmadan kurtarılan bölgeleri listele.
Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar.
Maddeler arasındaki bölgesel kazanımları ayırt etmek için.
3
Seçeneklerle karşılaştır.
Doğu Trakya seçeneği antlaşma hükmüyle uyuşmaktadır.
Doğru cevabı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkesi'nin Diplomatik Kazanımları

İpuçları

1
Mudanya Ateşkesi ile bazı topraklar askeri harekat yapılmadan diplomatik yolla kurtarılmıştır.
2
Bu bölge günümüzde Türkiye'nin Avrupa kıtasındaki topraklarını kapsamaktadır.

Daha Fazla Pratik

Mudanya Ateşkesi'nde TBMM'yi temsil eden devlet adamını ve antlaşmanın Osmanlı Devleti'nin hukuki varlığı üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 612Soru

Lozan Barış Antlaşması'nın hükümleriyle Türkiye, sadece siyasi ve askeri değil, aynı zamanda idari alanda da tam bağımsızlığını engelleyen pek çok kısıtlamadan kurtulmuştur. Bu doğrultuda, Osmanlı Devleti döneminde kurulan ve yabancı devlet temsilcilerinin denetiminde Türk limanlarında sağlık kontrolleri gerçekleştiren hangi kurumun varlığına son verilerek bu alandaki tüm yetki Türkiye Cumhuriyeti makamlarına devredilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletlerarası Sağlık Kurulu (Sıhhiye Meclisi)

Cevap

Lozan Barış Antlaşması ile limanlardaki sağlık denetimi yetkisi Türk makamlarına geçirilerek Milletlerarası Sağlık Kurulu (Sıhhiye Meclisi) kaldırılmıştır.
Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye, kendi toprakları ve suları üzerinde hiçbir yabancı denetimini kabul etmemiştir. Osmanlı Devleti döneminde limanlardaki sağlık işlerini düzenleyen ve içinde yabancı temsilcilerin bulunduğu Milletlerarası Sağlık Kurulu (İstanbul Sıhhiye Meclisi) bu kapsamda lağvedilmiştir. Bu durum, Türkiye'nin sağlık alanındaki idari egemenliğini ve tam bağımsızlığını tescilleyen önemli bir gelişmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda bahsedilen 'limanlarda sağlık kontrolü yapan yabancı denetimli kurum' ifadesini analiz etme.
Osmanlı döneminde yabancı devletlerin müdahalesine açık olan Sıhhiye Meclisi yapısı tespit edilir.
Lozan'daki idari bağımsızlık kazanımlarını ayırt etmek için gereklidir.
2
Lozan Barış Antlaşması'nın idari ve egemenlik hakları ile ilgili maddelerini gözden geçirme.
Antlaşmanın 114.114. ve 118.118. maddeleri arasında yer alan sağlık hükümlerine ulaşılar.
Tam bağımsızlık ilkesinin sağlık alanındaki karşılığını bulmak için gereklidir.
3
Seçenekler arasında idari egemenliği doğrudan sağlık alanında sağlayan düzenlemeyi seçme.
Milletlerarası Sağlık Kurulu'nun kaldırılması hükmü doğru cevap olarak belirlenir.
Diğer seçeneklerin mali, hukuki veya siyasi alanlarla ilgili bağımsızlık adımları olduğu ayırt edilir.

Anahtar Kavram

İdari Bağımsızlık ve Sağlık Egemenliği

İpuçları

1
Bu kurum, Osmanlı döneminde limanlarda karantina ve sağlık denetimi yapan uluslararası bir heyetti.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da çözülemeyip daha sonraya bırakılan (Musul) veya daha sonra Türkiye lehine çözülen (Boğazlar, Hatay) konuları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 613Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi’nde Fransız işgaline karşı yürütülen direnişin en belirgin özelliği, bu bölgede TBMM'ye bağlı düzenli bir ordu birliği bulunmaksızın mücadelenin tamamen yerel halkın oluşturduğu Kuva-yı Milliye güçleri tarafından yürütülmesidir. Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey ve Urfa’da Ali Saip Bey gibi isimlerin öncülüğünde gerçekleşen bu bölgesel direnişlerin diplomatik bir zaferle sonuçlanarak Fransızların işgal bölgelerini tamamen boşaltması süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanması üzerine Fransa, TBMM ile 1921 Ankara Antlaşması'nı imzalayarak bölgeden çekilmeyi kabul etmiştir.

Cevap

Güney Cephesi, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi'nin ardından Fransa ile imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile resmen kapanmıştır.
Güney Cephesi'ndeki direniş destansı bir halk mücadelesidir fakat işgalin kesin olarak sona ermesi, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla sağlanan siyasi iklim sayesinde imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile mümkün olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'nin askeri yapısının belirlenmesi
Mücadelenin düzenli orduyla değil, Kuva-yı Milliye ve yerel kahramanlar (Sütçü İmam, Şahin Bey, Ali Saip Bey) tarafından yürütüldüğünün saptanması.
Bu cepheyi diğerlerinden ayıran en temel özellik askeri organizasyon biçimidir.
2
Askeri ve diplomatik olaylar arasındaki kronolojik bağın kurulması
Fransa'nın direniş karşısında yorulması ancak kesin çekilme kararını Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra vermesi.
Milli Mücadele'de bir cephedeki askeri başarı, diğer cephedeki diplomatik kazanımı tetikler.
3
Cepheyi kapatan resmi belgenin tespiti
1921 Ankara Antlaşması ile Fransa'nın TBMM'yi tanıması ve Misak-ı Milli'den ilk kez bir İtilaf Devleti tarafından taviz (Hatay hariç) verilerek bölgenin boşaltılması.
Güney Cephesi'ni kapatan temel belge 1921 Ankara Antlaşması'dır.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nde düzenli ordu savaşı verilmemiş; cephe, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde düzenli bir ordu savaşı verilmediğini, mücadelenin halk direnişi olduğunu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

1921 Ankara Antlaşması'nın Misak-ı Milli sınırları ve Hatay'ın durumu üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 614Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde, çok sayıda yetişmiş subayın şehit düşmesi nedeniyle 'Subaylar Savaşı' olarak da adlandırılan ve Türk ordusunun son savunma savaşı olma özelliğini taşıyan muharebe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sakarya Meydan Muharebesi

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi, çok sayıda subayın şehit verilmesi sebebiyle bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından 'Melhame-i Kübra' ve halk arasında 'Subaylar Savaşı' olarak adlandırılmıştır. Ayrıca bu zafer, 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri devam eden Türk geri çekilişinin sona erdiği son savunma savaşıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları belirle.
'Subaylar Savaşı' ve 'Son Savunma Savaşı' kavramları tespit edildi.
Sorunun hangi tarihi olaya işaret ettiğini anlamak için karakteristik isimleri analiz etmek gerekir.
2
Kavramları Batı Cephesi savaşları ile eşleştir.
Milli Mücadele'de 1683 II. Viyana'dan beri süren geri çekilmenin durduğu son savunma savaşı Sakarya'dır.
Bu savaşta yaklaşık 350 subayın şehit olması, savaşa özel bir isim (Subaylar Savaşı) verilmesine neden olmuştur.
3
Sonucu doğrula.
Doğru yanıt Sakarya Meydan Muharebesi'dir.
Belirtilen özellikler sadece bu muharebe ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Karakteristik Özellikleri

İpuçları

1
Bu savaş, Mustafa Kemal Paşa'ya 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır' sözünü söyleten savaştır.

Daha Fazla Pratik

Sakarya zaferinden sonra imzalanan Ankara ve Kars antlaşmalarının maddelerini inceleyerek diplomatik sonuçları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 615Soru

Batı Cephesi'nde Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda alınan mağlubiyet sonrası Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi, Millî Mücadele sürecinde hem askerî hem de siyasi açıdan derin bir kriz dönemini başlatmıştır.

Bu kriz sürecinde yaşanan gelişmeler ve alınan tedbirler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemle ilişkilendirilebilecek bir durum *değildir*?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele'nin hukuki ve siyasi güvencesini sağlayan, Sovyet Rusya ile dostluk ilişkilerini başlatan Moskova Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın değil, I. İnönü Savaşı'nın diplomatik bir sonucudur.
Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921 tarihinde gerçekleşmiş olup I. İnönü Zaferi'nin en önemli uluslararası sonuçlarından biridir. Oysa Kütahya-Eskişehir Savaşları Temmuz 1921'de yapılmıştır; dolayısıyla bu antlaşmanın mağlubiyet sonrası kriz süreciyle bir ilgisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın zaman dilimini belirle.
Temmuz 1921 tarihinde gerçekleşen ve düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki tek yenilgisidir.
Olayların kronolojik sırasını belirlemek, yanlış dönem sonuçlarını elemeyi sağlar.
2
Mağlubiyetin iç politikadaki etkilerini analiz et.
Meclis'in Kayseri'ye taşınması tartışıldı, Maarif Kongresi toplandı ve Başkomutanlık Kanunu ile yetki devri yapıldı.
Kriz anında alınan siyasi ve sosyal kararları doğrulamak gerekir.
3
Mağlubiyetin dış politikadaki etkilerini değerlendir.
İtalya çekilmeyi durdurdu, Fransa ile yapılan görüşmeler kesintiye uğradı.
Askeri başarısızlığın diplomatik süreçleri yavaşlattığı bilgisini test eder.
4
Verilen antlaşmanın tarihini kontrol et.
Moskova Antlaşması 16 Mart 1921'de, yani bu savaşlardan aylar önce imzalanmıştır.
Çelişen bilgiyi (I. İnönü sonucu) tespit ederek yanlış seçeneği bulmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın Kronolojik ve Çok Boyutlu Sonuçları

İpuçları

1
Soruda bahsedilen savaş Temmuz 1921'de olmuştur. Seçeneklerdeki antlaşmanın tarihini hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrasında yayımlanan Tekalif-i Milliye Emirleri'nin kapsamını ve uygulama yöntemlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 616Soru

Yunan ordusunun, I. İnönü mağlubiyetinin sarsılan prestijini düzeltmek ve İtilaf Devletleri’nin desteğini korumak amacıyla başlattığı saldırı, Türk ordusunun direnişiyle zaferle sonuçlanmıştır. Bu askeri başarı, diplomatik alanda İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarının somut adımlara dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi II. İnönü Savaşı’nın ardından İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan bu diplomatik kırılmanın doğrudan bir kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa’nın işgal altında tuttuğu Zonguldak’ı tahliye etmesi ve ikili görüşmeler yapmak amacıyla Ankara’ya temsilci göndermesi

Cevap

Fransa'nın Zonguldak'ı boşaltması ve görüşmeler için Ankara'ya heyet göndermesi
II. İnönü Savaşı'nın kazanılması, İtilaf Devletleri arasındaki birliğin bozulmasında kritik bir eşiktir. Bu zaferin ardından İtalya Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltmaya başlamış, Fransa ise Zonguldak şehrini tahliye ederek TBMM Hükümeti ile doğrudan temas kurmak üzere Franklin-Bouillon başkanlığında bir heyeti Ankara'ya göndermiştir. Bu durum, Fransızların İngiliz politikasından ayrılmaya başladığının somut bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın kronolojik yerini tespit et
II. İnönü Savaşı, 19211921 yılının Mart-Nisan aylarında gerçekleşmiştir.
Olayları birbirine karıştırmamak için doğru zaman dilimini belirlemek gerekir.
2
Askeri başarının diplomatik sonuçlarını analiz et
Zafer sonrası İtalya Anadolu'dan çekilmeye başlamış, Fransa ise barış zemini aramaya karar vermiştir.
Düzenli ordunun üst üste kazandığı iki zafer, İtilaf Devletleri'nin Yunanistan'a olan güvenini sarsmıştır.
3
Seçenekleri sonuçlarla eşleştir
Fransa'nın Zonguldak tahliyesi ve Franklin-Bouillon'u Ankara'ya göndermesi bu dönemin özgün bir sonucudur.
Diğer seçenekler ya I. İnönü ya da Sakarya Savaşı sonrası gerçekleşen olaylardır.

Anahtar Kavram

II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Bu savaşın sonunda Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya gönderdiği telgrafta 'milletin makus talihinin' yenildiğini belirtmiştir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojisine dikkat edin; özellikle Fransa ile olan diplomatik temasların hangi aşamada (ön görüşme mi yoksa antlaşma mı) başladığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İtalya'nın Anadolu'dan çekilme kararı alması ve Sakarya Savaşı'ndan sonra bu kararı tamamlaması arasındaki farkı incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 617Soru

Doğu Cephesi harekatının başarıyla sonuçlanması üzerine Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin uluslararası diplomasideki ilk büyük sınavı ve başarısıdır.

Bu antlaşmanın Milli Mücadele’nin seyri ve hukuki sonuçları üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi Gümrü Antlaşması’nın kazanımları arasında yer alan "doğru" bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM’yi tanıyan ilk devletin Ermenistan olmasıyla birlikte Sevr Antlaşması’nın geçersizliği uluslararası bir metinde ilk kez tescillenmiştir.

Cevap

Gümrü Antlaşması ile Ermenistan, TBMM'nin varlığını tanıyan ilk devlet olmuş ve Sevr Antlaşması'nın geçersizliği uluslararası alanda ilk kez bir dış devlet tarafından kabul edilmiştir.
Doğu Cephesi'nde kazanılan askeri zafer, TBMM Hükümeti'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma olan Gümrü Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Bu antlaşma ile Ermenistan, TBMM'yi tanıyan ilk devlet olmuş ve Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini kabul etmiştir. Ayrıca bu metinde ilk kez "Türkiye" ifadesi devlet adı olarak kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Cephesi'ndeki askeri durumun analiz edilmesi
Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu, Ermeni kuvvetlerini yenilgiye uğratarak Kars ve Gümrü'ye girmiştir.
Diplomatik başarının temelini oluşturan askeri zaferi belirlemek için.
2
Gümrü Antlaşması'nın (3 Aralık 1920) diplomatik sonuçlarının değerlendirilmesi
Ermenistan, Sevr Antlaşması'nı tanımadığını ve Doğu Anadolu'daki toprak taleplerinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Antlaşmanın uluslararası hukuk açısından önemini kavramak için.
3
Diğer antlaşmalarla (Moskova, Kars, Mudanya) karşılaştırma yapılması
Gümrü'nün 'ilk siyasi zafer' olduğu, ancak sınırları kesinleştiren antlaşmanın Kars olduğu sonucuna varılmıştır.
Sıklıkla karıştırılan kronolojik ve içeriksel farkları ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi'nde askeri başarının ilk kez uluslararası siyasi tanınmaya (Sevr'in reddi ve Ermenistan'ın TBMM'yi tanıması) dönüşmesi.

İpuçları

1
TBMM'nin uluslararası alanda kazandığı 'ilk' siyasi zaferin hangi devletle ve hangi temel iddiaların reddiyle ilgili olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmalarını 'doğu sınırı' ve 'tavizler' açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayarak kronolojik gelişimi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 618Soru

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (2626-3030 Ağustos 19221922), Milli Mücadele’nin askeri safhasını kesin bir zaferle taçlandırırken Türk diplomasisinin elini güçlendirmiş ve Kurtuluş Savaşı'nın sonucunu tayin etmiştir.

Bu harekatın askeri ve siyasi sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mustafa Kemal Paşa'ya kazanılan bu zaferin ardından TBMM tarafından 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi tevcih edilmiştir.

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'ya Gazi unvanı ve Mareşal rütbesinin verilmesi ifadesi yanlıştır; çünkü bu onurlar 1921 yılındaki Sakarya Meydan Muharebesi'nin bir sonucudur.
Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi, 1313 Eylül 19211921'de zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından 1919 Eylül 19211921 tarihinde TBMM tarafından verilmiştir. Büyük Taarruz (19221922) sonrasında ise bu rütbeyi alan kişi Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Büyük Taarruz'un (2626-3030 Ağustos 19221922) temel askeri ve siyasi sonuçlarını analiz et.
Askeri harekatın zaferle bitişi, Mudanya Ateşkesi'ne giden yol, Fevzi Çakmak'ın rütbe alması ve Lloyd George hükümetinin düşmesi bu dönemin sonuçlarıdır.
Seçeneklerin tarihsel doğruluğunu test etmek için temel verileri ayıklamak gerekir.
2
Mustafa Kemal Paşa'ya verilen unvan ve rütbelerin kronolojik zamanlamasını kontrol et.
Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi 1919 Eylül 19211921'de, Sakarya Zaferi'nden hemen sonra verilmiştir.
KPSS'de en sık karşılaşılan tuzak, Sakarya ve Büyük Taarruz sonuçlarının (özellikle rütbe ve unvanlar bazında) birbirine karıştırılmasıdır.
3
Hatalı olan seçeneği işaretle.
Mustafa Kemal Paşa'nın mareşalliğinin Büyük Taarruz sonrasına ait olduğu bilgisi yanlıştır.
Soru kökü 'hangisi yanlıştır?' şeklinde bittiği için tarihsel hata barındıran ifade doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Muharebeler Dönemi Siyasi ve Askeri Kazanımları

İpuçları

1
Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Çakmak Paşa'nın mareşallik rütbelerini hangi muharebelerin ardından aldıklarını hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Fevzi Çakmak'ın mareşallik rütbesini almasında etkili olan Dumlupınar (Başkomutanlık) Meydan Muharebesi'nin önemini araştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 619Soru

Millî Mücadele’nin hazırlık ve icra safhaları dikkate alındığında, Türk ordusunun stratejik savunmadan stratejik taarruza geçtiği süreci taçlandıran Büyük Taarruz, hem askerî hem de siyasi sahada köklü değişimlere yol açmıştır.

Bu harekâtın gelişim süreci ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla sağlanan büyük başarı neticesinde Mustafa Kemal Paşa'ya TBMM tarafından "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı tevcih edilmiştir.

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'ya "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanının Büyük Taarruz sonrasında verildiğini belirten ifade yanlıştır.
Mustafa Kemal Paşa'ya "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından 1919 Eylül 19211921 tarihinde TBMM tarafından verilmiştir. Büyük Taarruz (19221922) sonrasında ise Mareşallik rütbesini alan kişi Fevzi Çakmak Paşa'dır. Dolayısıyla, Mustafa Kemal Paşa'ya bu rütbelerin Büyük Taarruz neticesinde verildiği bilgisi kronolojik olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Harekâtın tarihini ve temel aşamalarını değerlendirme
2626 Ağustos 19221922'de başlayan ve 3030 Ağustos'ta Dumlupınar'da kesinleşen zaferin aşamaları doğrulanır.
Sorunun kronolojik doğruluğunu kontrol etmek için gereklidir.
2
Kazanılan unvan ve rütbelerin tarihlerini karşılaştırma
Mustafa Kemal Paşa'nın Mareşallik ve Gazilik unvanlarını 19211921 Sakarya Savaşı sonrası aldığı, Fevzi Çakmak'ın ise Mareşallik rütbesini 19221922 Büyük Taarruz sonrası aldığı tespit edilir.
KPSS'de sıkça sorulan rütbe ve muharebe eşleştirmesi hatasını saptamak için temel adımdır.
3
Diplomatik sonuçları analiz etme
Büyük Taarruz'un Mudanya Ateşkesi'ne zemin hazırladığı doğrulanır.
Askerî başarının siyasi sonucunu netleştirmek içindir.

Anahtar Kavram

Millî Mücadele Muharebeler Dönemi rütbe ve siyasi sonuç eşleştirmeleri

İpuçları

1
Mustafa Kemal Paşa'nın Mareşal rütbesini hangi savaştan sonra aldığını hatırlamaya çalışın; bu tarih Büyük Taarruz'dan daha öncedir.

Daha Fazla Pratik

Sakarya Meydan Muharebesi ile Büyük Taarruz'un sonuçlarını tablo halinde karşılaştırarak hangi unvanın ve antlaşmanın hangisine ait olduğunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 620Soru

Batı Cephesi'nde Millî Mücadele ruhuyla hareket eden Düzenli Ordu, Yunan ilerleyişine karşı önemli savunma savaşları vermiştir. Aşağıdaki muharebelerden hangisi, bu cephede Düzenli Ordu'nun aldığı ilk ve tek mağlubiyet olarak tarihe geçmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütahya-Eskişehir Savaşları

Cevap

Kütahya-Eskişehir Savaşları
Kütahya-Eskişehir Savaşları, Batı Cephesi'nde kurulan Düzenli Ordu'nun Yunan ordusu karşısında aldığı ilk ve tek yenilgidir. Bu yenilgi sonucunda Afyon, Kütahya ve Eskişehir gibi önemli merkezler işgal edilmiş, Türk ordusu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Batı Cephesi'ndeki muharebelerin sonuçlarını değerlendiriniz.
I. İnönü, II. İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz Türk ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır.
Soruda istenen 'mağlubiyet' kriterine uyan tek savaşı belirlemek gerekir.
2
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın sonucunu analiz ediniz.
Bu savaşta Türk ordusu yenilmiş ve daha fazla kayıp vermemek için Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir.
Bu durum Düzenli Ordu'nun bu cephedeki tek yenilgisi olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Düzenli Ordu'nun Batı Cephesi'ndeki Siyasi ve Askerî Durumu

İpuçları

1
Düzenli ordunun Batı Cephesi'nde kaybettiği tek savaşı düşünün.
2
Bu savaştan sonra ordu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir.
3
Savaşın adı, işgal edilen iki büyük şehrimizin ismini taşımaktadır.

Daha Fazla Pratik

Bu mağlubiyetin TBMM'de yol açtığı tartışmaları ve Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılma sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 31 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 31 | Examkin