Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 soru

Soru 241Soru

İstanbul'un fethinden sonra Anadolu'daki Türk siyasi birliğini tehdit eden en önemli güçlerden biri haline gelen Uzun Hasan, Osmanlı topraklarına saldırılar düzenleyerek Avrupalı devletlerle ittifak arayışına girmiştir. 14731473 yılında gerçekleşen ve Osmanlı ordusunun sahra toplarını etkin kullanarak kesin zafer elde ettiği bu mücadele sonucunda Akkoyunlu Devleti'nin gücü kırılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda, Doğu Anadolu'daki Osmanlı otoritesini sağlamlaştıran ve Anadolu Türk siyasi birliğinin korunmasında dönüm noktası olan askeri gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otlukbeli Savaşı

Cevap

Doğu Anadolu'da Osmanlı otoritesini sağlayan ve Akkoyunlu Devleti'ne karşı kazanılan Otlukbeli Savaşı'dır.
Metinde bahsedilen 14731473 tarihi, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı'nın ateşli silah üstünlüğü bilgileri doğrudan Otlukbeli Savaşı'nı işaret eder. Bu zaferle birlikte Doğu Anadolu'daki Akkoyunlu tehdidi sona ermiş ve bölgedeki Osmanlı otoritesi kesinleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları belirleme
Hükümdar: Uzun Hasan, Rakip: Akkoyunlu Devleti, Tarih: 14731473, Teknoloji: Sahra topları.
Soruda bahsedilen savaşın hangi döneme ve kime ait olduğunu tespit etmek için veriler analiz edilmelidir.
2
Dönem ve hükümdar eşleştirmesi yapma
14731473 yılı Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) dönemine denk gelmektedir.
Yükselme Dönemi padişahlarının faaliyetlerini ayırt etmek doğru sonuca götürür.
3
Eseçeneklerdeki savaşları kronolojik olarak eleme
Otlukbeli (14731473) doğru iken; Ankara (14021402) ve Sırpsındığı (13641364) Kuruluş, Haçova (15961596) ise Duraklama dönemine aittir.
Padişah ve dönem bilgisi üzerinden yanlış seçenekler elenmelidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Akkoyunlu Mücadelesi ve Doğu Anadolu Hakimiyeti

İpuçları

1
Soruda geçen 14731473 tarihi Fatih Sultan Mehmet dönemine işaret etmektedir.
2
Akkoyunlu Devleti'ne karşı kazanılan ve Anadolu Türk siyasi birliğini koruyan bir savaştır.
3
Osmanlı'nın sahra toplarını kullanarak Uzun Hasan'ın süvari ordusunu mağlup ettiği savaşı hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Fatih Sultan Mehmet döneminde Karadeniz'in Türk gölü haline gelmesini sağlayan fetihleri tekrar edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Padişah-Yıl-Devlet eşleştirmesi yaparak seçenekleri eleyebilirsiniz: Otlukbeli (Fatih-1473-Akkoyunlu), Çaldıran (Yavuz-1514-Safevi), Ankara (Yıldırım-1402-Timur).
Tahmini Süre:50s
Soru 242Soru

Osmanlı Devleti’nde 18391839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, sadece bir iç hukuk reformu değil, aynı zamanda dönemin dış politika krizlerini aşmaya yönelik stratejik bir hamledir. Fermanın ilan edildiği tarihte Osmanlı ordusu Nizip’te Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya yenilmiş ve devlet büyük bir varlık mücadelesi içine girmiştir.

Buna göre, Tanzimat Fermanı'nın bu diplomatik konjonktürde ilan edilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa devletlerinin desteğini alarak Mısır Sorunu'nu lehine çözmek ve imparatorluk bütünlüğünü korumak

Cevap

Tanzimat Fermanı'nın bu dönemde ilan edilmesindeki temel amaç, Avrupa devletlerinin desteğini alarak Mısır Sorunu'nu Osmanlı lehine çözmek ve imparatorluk bütünlüğünü korumaktır.
Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesindeki temel diplomatik gerekçe, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı karşısında zor durumda kalan Osmanlı Devleti'nin, Avrupa devletlerinin (özellikle İngiltere) sempatisini kazanmak ve onların desteğiyle imparatorluğun parçalanmasını önlemektir. Bu hamle, 18401840 Londra Konferansı'nda Osmanlı'nın elini güçlendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi durumunu analiz etme
18391839 yılında Osmanlı Devleti'nin kendi valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya karşı askeri yenilgi aldığı ve Mısır Sorunu'nun uluslararası bir krize dönüştüğü saptanır.
Sorunun çözümünde diplomatik desteğin neden kritik olduğunu anlamak için askeri durumun bilinmesi gerekir.
2
Fermanın zamanlamasını değerlendirme
Tanzimat Fermanı'nın tam da Londra Konferansı öncesinde ilan edilmesinin, Avrupalı devletlere "modernleşen ve hakları güvence altına alan bir devlet" imajı verme amacı taşıdığı görülür.
Dış baskıları azaltmak ve destek toplamak için reformlar genellikle diplomatik kriz dönemlerinde hızlandırılır.
3
Seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından eleme
1818. yüzyıla ait olaylar (Pasarofça, Küçük Kaynarca, Lale Devri) elenerek 1919. yüzyılın temel meselesi olan "Doğu Sorunu" ve toprak bütünlüğü odaklı seçenek doğrulanır.
Dağılma dönemi sorularında kronolojik farkındalık doğru cevaba ulaşmanın en hızlı yoludur.

Anahtar Kavram

Tanzimat Fermanı'nın İlanındaki Dış Etkenler ve Stratejik Zamanlama

İpuçları

1
Fermanın ilan edildiği yıl olan 18391839'da Osmanlı Devleti'nin yaşadığı en büyük iç kriz hangisiydi?
2
Düşman bir valiyle (Mısır Valisi) savaşırken Avrupalı devletlerin desteğini almak için onlara hangi güvenceleri vermeniz gerekirdi?
3
Tanzimat Fermanı, dış baskılara karşı bir kalkan ve diplomatik bir pazarlık aracı olarak kullanılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Tanzimat Fermanı ile Islahat Fermanı'nın ilan edilme nedenlerini (Mısır Sorunu vs. Paris Antlaşması) karşılaştırmalı olarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 243Soru

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılda (Duraklama Dönemi) siyasi gücünü korumaya çalıştığı ve Safevilerle yapılan mücadeleler sonucunda imzalanan, devletin doğuda en geniş sınırlarına ulaşmasını sağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ferhat Paşa Antlaşması

Cevap

Osmanlı Devleti'nin doğuda en geniş sınırlarına ulaştığı antlaşma Ferhat Paşa Antlaşması'dır.
Ferhat Paşa Antlaşması (15901590), Osmanlı Devleti ile İran (Safeviler) arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Tebriz, Karabağ, Gence ve Dağıstan gibi bölgeler Osmanlı egemenliğine geçmiş, böylece Osmanlı Devleti doğuda ulaşabileceği en geniş sınırlara erişmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem belirlemesi yap
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ve doğu sınırları ile ilgilidir.
Osmanlı Devleti'nin yükselme sonrası duraklama evresindeki zirve noktalarını tespit etmek gerekir.
2
Doğu ve Batı zirvelerini ayır
Doğuda Ferhat Paşa (15901590), Batıda Bucaş (16721672) antlaşmaları en geniş sınırlardır.
Kavramsal karışıklığı önlemek için coğrafi yön ve antlaşma eşleştirmesi yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Duraklama Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Sınırlar

İpuçları

1
Bu antlaşma 15901590 yılında Safeviler (İran) ile imzalanmıştır.
2
Osmanlı'nın doğudaki en büyük güce ulaştığı zirve noktasıdır; batıdaki karşılığı Bucaş Antlaşması'dır.
3
Antlaşma, Tebriz ve Gence gibi önemli şehirlerin Osmanlı'ya geçmesini sağlamıştır; adı dönemin serdarlarından biriyle anılır.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın doğu sınırlarını kesinleştiren Kasr-ı Şirin Antlaşması ile bu antlaşmayı karşılaştırarak farklarını not edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 244Soru

Osmanlı Beyliği'nin beylikten devlete geçiş sürecinde, sınırların hızla genişlemesi ve kuşatmaların uzun sürmesi nedeniyle gönüllü birliklerin yerine sürekli bir askeri güce ihtiyaç duyulmuştur. Bu doğrultuda devletin kurumsal altyapısını güçlendirmek amacıyla askeri alanda ilk önemli adım atılmıştır.

Buna göre, Orhan Bey döneminde oluşturulan Osmanlı Devleti'nin ilk düzenli ordusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaya ve Müsellem

Cevap

Osmanlı Devleti'nin ilk düzenli ordusu Orhan Bey döneminde kurulan Yaya ve Müsellem teşkilatıdır.
Osmanlı Devleti, Osman Bey döneminde aşiret kuvvetlerine (alperenler, gaziler) dayanırken, Orhan Bey döneminde Bursa'nın fethinden sonra daha disiplinli ve sürekli bir güce ihtiyaç duyulmuş; bu amaçla 'Yaya ve Müsellem' adıyla ilk düzenli ordu kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen dönemi ve padişahı belirle.
Dönem: Kuruluş Dönemi, Padişah: Orhan Bey.
Osmanlı'nın kurumsallaşma adımlarının çoğu bu dönemde atılmıştır.
2
Orhan Bey dönemindeki 'ilk'leri hatırla.
İlk medrese, ilk gümüş para ve ilk düzenli ordu bu dönemde hayata geçirilmiştir.
Sınırların genişlemesi aşiret kuvvetlerinin yetersiz kalmasına neden olmuştur.
3
Askeri teşkilatın adını doğrula.
İlk düzenli ordunun adı 'Yaya ve Müsellem'dir.
Yaya piyadeleri, Müsellem ise atlı birlikleri ifade eder.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde Düzenli Orduya Geçiş

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nde askeri kurumsallaşmanın ilk adımı Bursa'nın fethinden sonra atılmıştır.
2
İsmi 'Piyade ve Süvari' anlamına gelen bu ordu, Orhan Bey'in veziri Çandarlı Halil Paşa'nın tavsiyesiyle kurulmuştur.
3
Bu ordu, Osmanlı'nın profesyonel orduya geçişteki ilk basamağıdır ve adı 'Yaya ve ...' şeklinde devam eder.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Kuruluş Dönemi'ndeki diğer 'ilk'leri (ilk medrese, ilk kadı ataması, ilk divan) bir tablo yaparak çalışmak kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 245Soru

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak "Denge Politikası" takip etmiştir. Bu dönemde imzalanan antlaşmalar, devletin diplomatik statüsünü ve toprak bütünlüğünü doğrudan belirlemiştir.

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'ndeki diplomatik gelişmeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantörlüğü altına alınmıştır.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti sayılması ve toprak bütünlüğünün garanti altına alınması Paris Antlaşması ile gerçekleşmiştir.
Kırım Savaşı sonunda imzalanan 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukundan yararlanması ve bir Avrupa devleti sayılması kabul edilmiştir. Ayrıca Avrupalı devletler Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü kendi garantileri altına alarak Rusya'ya karşı bir set oluşturmuşlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soruda Dağılma Dönemi (17921792-19221922) vurgulanmaktadır. Seçeneklerdeki olayların bu tarih aralığında olup olmadığı kontrol edilir.
Gerileme Dönemi (1818. yüzyıl) olaylarını ayıklamak için.
2
Antlaşma maddelerinin karşılaştırılması
18561856 Paris ve 18781878 Berlin antlaşmalarının temel farkları belirlenir.
Özellikle Berlin ve Paris antlaşmalarının sonuçlarının birbirine karıştırılmasını önlemek için.
3
Doğru ifadenin tespiti
Paris Antlaşması'nın getirdiği "Avrupa devleti statüsü" ve "toprak bütünlüğü garantisi" bilgisinin doğruluğu teyit edilir.
Kırım Savaşı sonrası Osmanlı'nın kazandığı diplomatik başarıyı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Dağılma Dönemi Denge Politikası ve Büyük Antlaşmaların Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Kırım Savaşı'nın ardından Osmanlı'nın topraklarını tek başına koruyamayacağının anlaşıldığı antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde imzaladığı antlaşmaların (Edirne, Paris, Berlin) kronolojik sırasını ve toprak kayıplarını gösteren bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 246Soru

Osmanlı Devleti'nin 18.18. yüzyılda Rusya karşısında izlediği Kırım politikası; Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmek, Kırım üzerindeki Rus nüfuzunu onaylamak ve son olarak Kırım'ın Rusya tarafından ilhakını resmen tanımak zorunda kalması şeklinde bir seyir izlemiştir.

Bu süreci temsil eden gelişmelerin kronolojik olarak "Bağımsızlık - Rus Yanlısı Yönetim - İlhak" şeklinde doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük Kaynarca Antlaşması - Aynalıkavak Tenkihnamesi - Yaş Antlaşması

Cevap

Kırım'ın elden çıkma süreci Küçük Kaynarca Antlaşması (17741774) ile başlamış, Aynalıkavak Tenkihnamesi (17791779) ile devam etmiş ve Yaş Antlaşması (17921792) ile tamamlanmıştır.
Kırım'ın Osmanlı idaresinden kopuşu üç temel hukuki metinle şekillenmiştir: 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması bağımsızlığı, 17791779 Aynalıkavak Tenkihnamesi Rus yanlısı yönetimin (Şahin Giray) kabulünü, 17921792 Yaş Antlaşması ise Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edildiğinin Osmanlı tarafından resmen tanınmasını ifade eder. Bu sıralama sürecin siyasi ve kronolojik mantığına tam uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması'nın analizi
Kırım ilk kez Osmanlı'dan ayrılarak bağımsız olmuştur.
Bu antlaşma ile Kırım halkının Müslüman olması sebebiyle sadece dini açıdan halifeye bağlı kalması kararlaştırılmıştır.
2
17791779 Aynalıkavak Tenkihnamesi'nin analizi
Rus yanlısı Şahin Giray'ın Kırım hanlığı resmen tanınmıştır.
Osmanlı Devleti, Rus baskısı sonucunda Rusya'nın istediği bir yöneticinin Kırım'ın başına geçmesini onaylamak zorunda kalarak nüfuz kaybı yaşamıştır.
3
17921792 Yaş Antlaşması'nın analizi
Kırım'ın Rusya'ya ait olduğu resmen kabul edilmiştir.
Rusya'nın Kırım'ı işgali (ilhakı) bu antlaşma ile uluslararası hukukta kesinleşmiş ve Osmanlı'da Dağılma Dönemi başlamıştır.

Anahtar Kavram

Kırım'ın Elden Çıkış Aşamaları

İpuçları

1
Kırım'ın elden çıkış süreci, Küçük Kaynarca Antlaşması ile bağımsız olmasıyla başlamıştır.
2
Sürecin ikinci aşamasında, Şahin Giray'ın hanlığının tanındığı bir 'Tenkihname' (düzeltme belgesi) yer alır.
3
Kırım'ın tamamen Rus toprağı olduğunun kabulü, Gerileme Dönemi'ni kapatan 17921792 Yaş Antlaşması ile gerçekleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

Küçük Kaynarca Antlaşması'nın halifelik maddesi ile Yaş Antlaşması'nın dağılma dönemine geçişteki etkilerini karşılaştırınız.

Alternatif Yöntem

Süreci 'K-A-Y' (Kaynarca - Aynalıkavak - Yaş) şeklinde kodlayarak akılda tutabilirsiniz. Bu kodlama Kırım'ın 'kayıp' sürecini kronolojik olarak özetler.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 247Soru

18561856 Paris Antlaşması'yla Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmış ve "Denge Politikası" bu garanti üzerine inşa edilmiştir. Ancak 1919. yüzyılın son çeyreğinde uluslararası konjonktürün değişmesiyle, büyük devletlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik tutumları "toprak bütünlüğünü koruma" ilkesinden "çıkar bölgeleri oluşturma ve tazminat alma" mantığına evrilmiştir. İngiltere'nin bu köklü politika değişikliğini fiilen başlatan ve Berlin Kongresi'nde Osmanlı'ya destek verme karşılığında elde ettiği en somut kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıbrıs adasının yönetiminin Rus tehdidine karşı askeri bir üs olarak geçici süreliğine İngiltere'ye bırakılması

Cevap

Kıbrıs adasının yönetiminin İngiltere'ye geçici olarak devredilmesi, İngiltere'nin geleneksel 'Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma' politikasından 'stratejik tazminat' politikasına geçişinin ilk ve en somut kanıtıdır.
İngiltere, 18781878 yılına kadar Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü Rusya'ya karşı bir set olarak savunmuştur. Ancak 187718781877-1878 savaşı sonrası imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın Rusya'yı çok güçlendirmesi üzerine, İngiltere bu antlaşmayı hafifletmek için Berlin Kongresi'ni toplamış, bu desteği karşılığında da Osmanlı'dan Kıbrıs'ı askeri bir üs olarak 'geçici' süreliğine almıştır. Bu durum, İngiltere'nin artık Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü karşılıksız savunmayacağının ve kendi payını almaya başladığının ilk resmî göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması (18561856) şartlarını analiz et.
İngiltere ve Fransa, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü garanti altına almıştı.
Bu dönemde Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engellemek için Osmanlı'nın varlığı hayati görülüyordu.
2
187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (9393 Harbi) sonuçlarını değerlendir.
Osmanlı ağır bir yenilgi aldı ve Rusya Ayastefanos ile büyük kazanımlar elde etti.
Rusya'nın aşırı güçlenmesi İngiltere'nin çıkarlarını tehdit etti.
3
İngiltere'nin Berlin Kongresi öncesi hamlesini incele.
İngiltere, Rusya'ya karşı Osmanlı'yı masada savunmak için Kıbrıs'ın idaresini talep etti.
İngiltere artık 'karşılıksız koruma' yerine 'stratejik bölge karşılığı destek' (tazminatçılık) politikasına geçiş yapmıştır.

Anahtar Kavram

Dağılma Dönemi'nde İngiltere'nin Politika Değişikliği ve Denge Politikası

İpuçları

1
18781878 Berlin Kongresi öncesindeki pazarlıkları düşünün.
2
İngiltere, Rusya'ya karşı Osmanlı'yı savunmak için bir 'bedel' talep etmiştir.
3
Bu bedel, Doğu Akdeniz'de stratejik bir ada olan ve günümüzde de tartışılan bir yerdir.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile kurulan yeni Balkan düzenini ve bağımsız olan devletleri (Sırbistan, Karadağ, Romanya) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Politika değişikliğini kronolojik olarak takip edin: 18561856 (Tam Destek) -> 18781878 (Şartlı Destek/Kıbrıs) -> 18821882 (Mısır İşgali/Fiili Müdahale). İlk kırılma noktası 18781878'dir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 248Soru

Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Dönemi'nde, 14441444 yılında II. Murad’ın tahtı gönüllü olarak oğlu II. Mehmed’e bırakmasıyla oluşan otorite boşluğunda, yeniçerilerin Edirne’de başlattığı ve tarihe 'Buçuktepe Vakası' olarak geçen isyanın sonucunda II. Murad’ın tekrar tahta dönmek zorunda kalması, aşağıdakilerden hangisinin ilk somut göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askerî bir sınıfın, merkezî yönetim ve saltanat değişikliği üzerinde belirleyici bir baskı unsuru haline geldiğinin

Cevap

Askerî bir sınıfın (yeniçerilerin), devletin merkezî idaresi ve hükümdar değişikliği gibi en üst düzey siyasi kararlar üzerinde doğrudan bir baskı ve belirleyicilik unsuru haline geldiğini gösteren seçenektir.
Buçuktepe Vakası (14441444), Osmanlı Devleti'nde yeniçerilerin maaşlarının yetersizliğini ve taht değişikliğini bahane ederek çıkardıkları ilk isyandır. Bu olayın sonucunda II. Murad'ın tekrar tahta çıkması, kapıkulu ordusunun sadece bir savaş birimi olmadığını, aynı zamanda başkent siyasetinde hükümdar değişikliklerine bile yön verebilecek güçlü bir baskı grubu haline geldiğini somut bir şekilde kanıtlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayı ve Tarihsel Bağlamı Analiz Et
1444 yılında II. Murad'ın tahtı 12 yaşındaki oğlu II. Mehmed'e bırakması, iç siyasette (bürokrasi ve ordu arasında) bir gerilim yaratmıştır.
Sorunun kökenindeki 'Buçuktepe Vakası'nın nedenini anlamak için bu taht değişikliği sürecini bilmek gerekir.
2
İsyanın Niteliğini Tanımla
Buçuktepe Vakası, Osmanlı tarihindeki ilk yeniçeri isyanıdır.
İsyanın kimler tarafından ve hangi amaçla (maaş artışı bahanesiyle siyasi müdahale) çıkarıldığını belirlemek sonucu bulmamızı sağlar.
3
Siyasi Sonucu Değerlendir
Yeniçerilerin baskısıyla çocuk yaştaki padişahın yerine eski padişahın (II. Murad) geri getirilmesi, ordunun siyasete ilk müdahalesidir.
Askerî gücün idari otorite üzerindeki etkisini kanıtlayan en temel gelişme budur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde askeri vesayetin ve yeniçeri nüfuzunun başlangıcı (Buçuktepe Vakası).

İpuçları

1
Osmanlı tarihinde askerin (Yeniçerilerin) merkeze karşı ilk kez ses yükselttiği olayı hatırlayın.
2
Bu isyan, II. Murad ve II. Mehmed arasındaki taht değişimi sırasında yaşanmış ve padişah değişikliğine zorlamıştır.
3
İsyanın adı olan 'Buçuk', yeniçerilerin maaşlarına yapılan yarım akçelik zamdan gelmektedir; bu durum askerin siyasi bir pazarlık gücü kazandığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Bu olaydan sonra gerçekleşen Varna Savaşı ve II. Kosova Savaşı'nın sonuçlarını, Balkanlar'daki Türk varlığının kesinleşmesi açısından inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

1526 yılında kazanılan Mohaç Meydan Muharebesi'nin ardından Macaristan'ın büyük bir bölümü Osmanlı denetimine girmiştir. Ancak Kanuni Sultan Süleyman, bu bölgeyi doğrudan bir eyalet olarak merkeze bağlamak yerine, kendisine bağlılık bildiren Erdel Beyi Yanos Zapolya'yı Macar kralı olarak tanımış ve bölgeyi bir süre bu statüde idare etmiştir. Osmanlı Devleti'nin Macaristan'da uyguladığı bu 'bağımlı krallık' (tampon bölge) politikasının öncelikli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avusturya (Habsburglar) ile doğrudan sınır komşusu olmayı geciktirerek bölgeyi bir savunma ve lojistik üssü olarak kullanmak

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Macaristan'ı doğrudan merkeze bağlamak yerine bağımlı bir krallık olarak tutmasının temel nedeni, Avusturya (Habsburglar) ile doğrudan sınır komşusu olmayı geciktirmek ve bölgeyi stratejik bir tampon bölge olarak kullanmaktır.
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin sınır güvenliği ve yönetim stratejisini yansıtmaktadır. Osmanlı, yeni fethedilen ve rakiplerine (Habsburglar) çok yakın olan bu geniş toprakları doğrudan yönetmek yerine, kendine bağlı yerel bir otorite üzerinden yöneterek hem idari iş yükünden kaçınmış hem de batı sınırını koruyacak bir güvenlik kuşağı oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Mohaç Meydan Muharebesi'nin sonuçlarını analiz etmek
Macaristan Krallığı'nın yıkıldığı ve bölgenin Osmanlı kontrolüne geçtiği saptanır.
Siyasi boşluğu doldurmak için bir yönetim modeli belirlenmelidir.
2
Dönemin jeopolitik koşullarını değerlendirmek
Avrupa'da Habsburg hanedanının (Şarlken ve Ferdinand) Osmanlı'nın en büyük rakibi olduğu görülür.
Habsburglar ile doğrudan sınırdaş olmak, her an büyük bir savaş riskini ve yüksek savunma maliyetini beraberinde getirecektir.
3
Bağımlı krallık modelinin avantajlarını belirlemek
Yerel bir kralın (Yanos Zapolya) Osmanlı'ya bağlı yönetimi, Osmanlı'nın bölgeye sürekli büyük bir ordu bırakma zorunluluğunu azaltır.
Bu yöntem, hem bölgenin güvenliğini sağlar hem de Viyana yönündeki seferler için lojistik kolaylık sunar.

Anahtar Kavram

Tampon Bölge Politikası (Jeopolitik Strateji)

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin en büyük rakibi olan Avusturya ile sınır komşusu olmanın getireceği riskleri düşünün.
2
Bir bölgeyi doğrudan eyalet yapmak yerine 'bağımlı' tutmak, merkezin üzerindeki askeri ve idari yükü nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın 1541 yılında bu politikadan vazgeçerek Budin Eyaleti'ni kurmasının nedenlerini araştırarak politikanın nasıl değiştiğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 250Soru

Osmanlı Devleti'nin 18381838 yılında İngiltere ile imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile iç ve dış ticaretteki tekel sistemi (yediyed-i vahitvahit) kaldırılmış, yabancı tüccarlara iç ticarete katılma hakkı verilmiş ve gümrük vergileri yabancılar lehine düzenlenmiştir.

Bu antlaşmanın Osmanlı Devleti üzerindeki temel ekonomik ve siyasi sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın açık pazarı haline gelmesi ve yerli sanayinin çöküş sürecine girmesi

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletlerinin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin rekabet gücünü kaybederek gerilemesi.
Doğru seçenek, antlaşmanın en yıkıcı etkisini ifade etmektedir. 18381838 Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı gümrükleri yabancı tüccarlar için %55 gibi çok düşük seviyelere çekilmiş, bu da yerli sanayinin (Lonca) yabancı mallar karşısında rekabet edemeyerek çökmesine ve Osmanlı topraklarının Avrupa'nın hammadde kaynağı ve açık pazarı haline gelmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma şartlarını analiz etme
İngiliz tüccarların iç ticarette Osmanlı tebaasıyla aynı haklara sahip olması ve gümrük vergilerinin düşürülmesi.
Antlaşmanın yerli ekonomi üzerindeki doğrudan etkisini anlamak için şartların bilinmesi gerekir.
2
Yerli üretim (Lonca teşkilatı) üzerindeki etkiyi değerlendirme
Gümrük korumasından yoksun kalan yerli esnafın Avrupa'dan gelen ucuz ve seri üretim mallarla rekabet edememesi.
Ekonomik çöküşün neden-sonuç ilişkisini kurmak.
3
Siyasi ve ekonomik genel sonucu belirleme
Osmanlı Devleti'nin hammadde satan ve dışarıdan mamul madde alan bir 'açık pazar' konumuna düşmesi.
Antlaşmanın devletin egemenlik hakları ve ekonomik yapısı üzerindeki nihai etkisini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Ekonomik Bağımlılık ve Balta Limanı Antlaşması

İpuçları

1
Bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin gümrük denetimini büyük ölçüde kaybetmesine neden olmuştur.
2
Yerli esnafın (Lonca teşkilatı) çöküşünü hızlandıran ekonomik düzenlemeyi düşünün.
3
Osmanlı Devleti'nin Batı'ya ekonomik olarak bağımlı hale gelip 'açık pazar' olarak nitelendirilmesine yol açan 18381838 tarihli düzenlemedir.

Daha Fazla Pratik

Balta Limanı Antlaşması'nın ardından gelen Tanzimat Fermanı'nın ekonomik ve toplumsal etkilerini inceleyerek süreci pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 251Soru

Osmanlı Devleti'nin 1616. yüzyılda Portekiz'in Baharat Yolu üzerindeki hakimiyetini kırmak ve bölgedeki Müslüman devletlere (Gücerat, Açe vb.) yardım etmek amacıyla düzenlediği Hint Deniz Seferleri, büyük bir donanma gücü ayrılmasına rağmen istenilen kesin askeri ve ekonomik sonuca ulaşamamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi bu seferlerin başarısız olmasının nedenleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seferlerin düzenlendiği dönemde Osmanlı Devleti'nin henüz Mısır ve Kızıldeniz kıyılarına hakim olmaması

Cevap

Hint Deniz Seferleri düzenlendiğinde Osmanlı Devleti zaten Mısır ve Kızıldeniz kıyılarına hakim durumdaydı; dolayısıyla hakimiyet eksikliği bir başarısızlık nedeni olamaz.
Doğru cevap olan ifade, tarihsel bir hata içermektedir. Osmanlı Devleti, 15171517 yılında Yavuz Sultan Selim liderliğindeki Mısır Seferi ile bölgeyi kontrol altına almıştır. Hint Deniz Seferleri ise yaklaşık 2020 yıl sonra, bu hakimiyet sayesinde Süveyş tersaneleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 'hakim olunmaması' bir başarısızlık nedeni değil, aksine tarihsel olarak yanlış bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hint Deniz Seferleri'nin dönemini ve amacını belirle.
Seferler Kanuni döneminde (15381538-15531553), Portekiz'e karşı düzenlenmiştir.
Sorunun zaman dilimini doğru oturtmak için gereklidir.
2
Osmanlı'nın Mısır'ı fetih tarihini hatırla.
Osmanlı Devleti, Yavuz Sultan Selim döneminde 15171517 yılında Mısır'ı fethetmiştir.
Siyasi sınırların ve stratejik çıkış noktalarının mevcudiyetini kontrol etmek için gereklidir.
3
Seferlerin teknik ve siyasi başarısızlık nedenlerini analiz et.
Kadırga tipi gemiler, yerel destek eksikliği ve stratejik vizyon noksanlığı gerçek nedenlerdir.
Doğru ve yanlış seçenekleri ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Hint Deniz Seferleri'nin Stratejik ve Teknik Analizi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin Hint Okyanusu'na çıkabilmesi için hangi bölgeye hakim olması gerektiğini düşünün.
2
Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinin (15171517) sonuçlarını ve Hint Deniz Seferleri'nin (15381538) başlangıç tarihini karşılaştırın.
3
Başarısızlık nedenleri genellikle donanma teknolojisi (kadırga/kalyon) ve stratejik vizyon eksikliğiyle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Hint Deniz Seferleri'nin başarısızlığına rağmen Osmanlı'nın bu dönemde Kızıldeniz ve Basra Körfezi'nde elde ettiği kazanımları (Aden, Habeşistan vb.) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 252Soru

Osmanlı Devleti, XVI.XVI. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nden itibaren Portekiz’in Hint Okyanusu’ndaki faaliyetlerini engellemek ve Baharat Yolu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla dört büyük deniz seferi düzenlemiştir. Akdeniz’deki mutlak üstünlüğün aksine, Hint Deniz Seferleri'nde stratejik ve ekonomik hedeflere tam anlamıyla ulaşılamamıştır.

Bu seferlerin beklenen başarıyı gösterememesinde aşağıdakilerden hangisinin payı diğerlerine göre daha düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coğrafi Keşifler sonucunda Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleri üzerindeki siyasi ve hukuki üstünlüğünü bu dönemde tamamen kaybetmesi

Cevap

Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleri üzerindeki siyasi ve hukuki üstünlüğünü kaybetmesi durumu, başarısızlık nedenleri arasında gösterilemez; aksine bu dönem Osmanlı'nın en güçlü olduğu dönemdir.
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin XVI.XVI. yüzyıldaki konumunu yanlış tasvir etmektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı, Avrupa diplomasisinde en belirleyici güçtür. Hint Deniz Seferleri'ndeki başarısızlık, genel bir siyasi çöküşten değil; okyanus coğrafyasına uyumsuzluk, teknik donanım farkı (kadırga vs kalyon) ve lojistik destek yetersizliği gibi spesifik nedenlerden kaynaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapma
Hint Deniz Seferleri 153815531538-1553 yılları arasında, Osmanlı'nın en güçlü olduğu Yükselme Dönemi'nde gerçekleşmiştir.
Sorunun kronolojik çerçevesini belirleyerek ankronik (zaman dışı) hataları elemek.
2
Teknik engelleri değerlendirme
Akdeniz tipi kadırgalar ile okyanus tipi kalyonlar arasındaki farkların (bordaj yüksekliği, yelken yapısı) başarısızlıkta büyük rol oynadığı tespit edilir.
Teknolojik yetersizliğin askeri sonuçlarını analiz etmek.
3
Siyasi ve yerel koşulları inceleme
Gucerat gibi yerel devletlerin samimiyetsizliği ve merkezin (İstanbul) 'Garp' odaklı vizyonu başarısızlığı tetiklemiştir.
Diplomatik ve stratejik hataları sorgulamak.
4
Yanlış seçeneği tespit etme
Osmanlı'nın siyasi üstünlüğünü kaybetmesi tezi, Yükselme Dönemi gerçekleriyle (1533 İstanbul Antlaşması vb.) çelişmektedir.
Siyasi güç dengelerinin tarihsel gelişimini doğru yorumlamak.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin 'Cihan Şümul' (Evrensel) güç vizyonu ile okyanuslardaki teknik/lojistik kısıtlılıkları arasındaki çatışma.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen dönemde Osmanlı Devleti'nin askeri ve diplomatik gücünün hangi seviyede olduğunu düşünün.
2
Akdeniz'deki kadırga tipi gemilerin okyanusun dev dalgaları karşısındaki durumunu göz önüne getirin.
3
Osmanlı'nın siyasi üstünlüğünü kaybettiği (Zitvatorok gibi) dönem ile Yükselme dönemini karıştırmayın.

Daha Fazla Pratik

Sokollu Mehmet Paşa'nın Süveyş Kanalı Projesi ile bu başarısızlık arasındaki ilişkiyi araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi: Seçeneklerdeki ifadelerin hangisinin 16. yüzyıl (Yükselme) ruhuna aykırı olduğunu arayın. 'Siyasi üstünlüğün kaybedilmesi' genellikle Duraklama veya Gerileme dönemlerinin karakteristiğidir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 253Soru

Osmanlı Devleti, XVII.XVII. yüzyılın son çeyreğinde Lehistan ile girdiği mücadeleler sonucunda Podolya arazisini topraklarına katmış ve Ukrayna üzerinde hakimiyetini pekiştirmiştir.

Bu kazanımların resmileştiği 16721672 tarihli Bucaş Antlaşması'nın Osmanlı tarihi açısından temel önemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batıda en geniş sınırlarına ulaşması

Cevap

Bucaş Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Batı'da en geniş sınırlarına ulaştığı tarihi olaydır.
Bucaş Antlaşması (16721672), IV. Mehmet döneminde Lehistan üzerine yapılan seferler sonucunda imzalanmış olup, Osmanlı Devleti'nin topraklarına toprak kattığı ve Batı'da ulaştığı en uç sınırı temsil eden antlaşmadır.

Adım Adım Çözüm

1
16721672 Bucaş Antlaşması'nın hangi devletle yapıldığını ve hangi toprakların kazanıldığını belirleme
Lehistan ile yapılmış, Podolya ve Ukrayna bölgeleri Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Antlaşmanın coğrafi ve siyasi kapsamını anlamak için gereklidir.
2
Kazanılan toprakların Osmanlı sınırları içerisindeki konumunu analiz etme
Bu bölgeler Osmanlı'nın Batı (Avrupa) yönündeki en uç yayılma noktalarıdır.
Antlaşmanın tarihsel önemini saptamak için stratejik konum analizi yapılır.
3
Seçeneklerdeki diğer "en geniş sınır" ve "ilk" özellikleriyle karşılaştırma yapma
Ferhat Paşa (Doğu), Kasr-ı Şirin (İran sınırı) ve Bahçesaray (Rusya) gibi diğer 17. yüzyıl gelişmelerinden farkını ayırt etme.
Kavramsal ve kronolojik karışıklıkları gidermek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Bucaş Antlaşması ve Osmanlı Devleti'nin Siyasi Sınırları

İpuçları

1
Bu antlaşmanın Lehistan (Polonya) ile yapıldığını hatırlayın.
2
Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında yeni arazi kazandığı son büyük aşamayı düşünün.
3
Podolya'nın kazanılmasıyla devletin Avrupa'daki sınırları maksimum seviyeye çıkmıştır.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyılda Batı'da kaybettiği üstünlüğün dönüm noktası olan Karlofça Antlaşması'nın sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 254Soru

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'nin sonlarına doğru, Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa tarafından projelendirilen ve 15691569 yılında Ejderhan (Astrahan) Seferi ile fiilen hayata geçirilmeye çalışılan "Don-Volga Kanal Projesi" ile ulaşılmak istenen hedefler arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ümit Burnu'nun keşfiyle önemini yitiren Baharat Yolu'nu yeniden canlandırmak ve Portekiz'in etkisini kırmak

Cevap

Baharat Yolu'nu canlandırmak ve Portekiz'in etkisini kırmak hedefi, Don-Volga değil Süveyş Kanalı Projesi'nin temel amacıdır.
Doğru cevap olan seçenek, Süveyş Kanalı Projesi'nin temel amacını ifade etmektedir. Don-Volga Kanal Projesi, kuzey coğrafyasında yer aldığı için Hint Okyanusu'ndaki Portekiz varlığı veya Baharat Yolu ile doğrudan bir bağlantısı yoktur. Bu proje; Rusya'nın güneye yayılımını durdurmak, Safevileri kuzeyden kuşatmak ve Orta Asya Türk dünyası ile temas kurmak (İpek Yolu bağlantısı) amacıyla planlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Projenin coğrafi konumunu analiz edin.
Don ve Volga nehirleri Azak Denizi (Karadeniz) ile Hazar Denizi arasındadır.
Hangi ticaret yollarını ve devletleri etkileyeceğini belirlemek için coğrafi konum kritiktir.
2
Dönemin siyasi aktörlerini değerlendirin.
Bölgede güçlenen Rusya (Astrahan'ın işgali), Safeviler ve Orta Asya Türk Hanlıkları bulunmaktadır.
Projenin askeri ve siyasi hedefleri bu aktörlerle doğrudan ilişkilidir.
3
Ticaret yolları ile projeleri eşleştirin.
Don-Volga hattı İpek Yolu'nun kuzey kolunu; Süveyş hattı ise Baharat Yolu'nu ilgilendirir.
KPSS sorularında genellikle bu iki kanal projesinin ekonomik amaçları birbiriyle karıştırılmaktadır.

Anahtar Kavram

Sokollu Mehmet Paşa'nın Kanal Projeleri ve Stratejik Farkları

İpuçları

1
Projenin coğrafi konumu olan Karadeniz-Hazar hattı ile hangi ticaret yolunun bu bölgeden geçtiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sokollu Mehmet Paşa'nın Süveyş Kanalı ve Marmara-Karadeniz projelerinin amaçlarını da karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

1818. yüzyıl Osmanlı diplomasisi ve askeri tarihi incelendiğinde; II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen askeri ıslahatların (Humbaracı Ahmet Paşa) savaş meydanına olumlu yansıdığı, Rusya ve Avusturya'ya karşı askeri üstünlük sağlanarak Karadeniz'in güvenliğinin bir dönem daha korunduğu ve bu başarının ardından Fransa'ya tanınan kapitülasyonların daimi hale getirilmesine zemin hazırlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17391739 Belgrad Antlaşması

Cevap

17391739 yılında imzalanan Belgrad Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyıldaki hem askeri hem de diplomatik anlamda son büyük başarısıdır.
Belgrad Antlaşması (17391739), Osmanlı Devleti'nin hem Avusturya hem de Rusya'ya karşı kazandığı savaşlar neticesinde imzalanmış, Karadeniz'in güvenliğini bir süre daha sağlamış ve Fransa'nın arabuluculuğu karşılığında kapitülasyonların süresiz hale gelmesine yol açmış olan son büyük başarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri ıslahatların etkisini analiz etmek
II. Mahmud döneminde Humbaracı Ahmet Paşa'nın topçu sınıfında yaptığı reformların başarısı görülmüştür.
Soruda belirtilen askeri üstünlük bu ıslahatlar sayesinde hem Rusya hem de Avusturya'ya karşı sağlanmıştır.
2
Karadeniz'in statüsünü belirlemek
Belgrad Antlaşması ile Karadeniz'in bir Türk gölü olduğu son kez vurgulanmış, Rusya'nın Karadeniz'de gemi bulundurması yasaklanmıştır.
Bu durum devletin stratejik üstünlüğünü bir süre daha korumasına yardımcı olmuştur.
3
Diplomatik sonuçlar ve kapitülasyon ilişkisini kurmak
Savaşın sona ermesinde arabuluculuk yapan Fransa'ya, 17401740 yılında kapitülasyonlar padişahların ömrüyle sınırlı olmaktan çıkarılarak daimi hale getirilmiştir.
Belgrad Antlaşması'ndaki diplomatik destek, kapitülasyonların niteliğinin değişmesine neden olmuştur.

Anahtar Kavram

1818. Yüzyıl Osmanlı Diplomasisi ve Belgrad Antlaşması'nın Önemi

İpuçları

1
Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyılda imzaladığı 'son kazançlı' antlaşma olarak bilinir.

Daha Fazla Pratik

Bu başarının ardından gelen Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Karadeniz hakimiyeti üzerindeki olumsuz etkilerini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Osmanlı Devleti'nde 18761876 yılında Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet dönemine geçilmesi, sadece iç dinamiklerin bir sonucu değil, aynı zamanda dış baskıları etkisiz kılma çabasıdır. Bu anayasal süreç, Avrupalı devletlerin Balkanlardaki ıslahat taleplerini içeren bir konferansın toplandığı gün ilan edilerek diplomatik bir manevra yapılmıştır.

Bu parçada sözü edilen ve Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edilmesini engellemek amacıyla Kanun-i Esasi'nin ilan edilmesine zemin hazırlayan uluslararası gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18761876 Tersane Konferansı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahaleyi önlemek amacıyla Kanun-i Esasi'nin ilan edildiği gelişme Tersane Konferansı'dır.
Tersane Konferansı (18761876), Avrupalı devletlerin Balkanlardaki Hristiyan tebaanın durumunu görüşmek üzere İstanbul'da topladığı bir konferanstır. Osmanlı yönetimi, konferansın çalışmalarına başladığı gün Kanun-i Esasi'yi ilan ederek Avrupalı devletlerin 'iç işlerimize karışmasına gerek yok, biz zaten demokratik hakları tanıdık' imajı vermeye çalışmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve ana olayı belirle.
18761876 Balkan Bunalımı ve I. Meşrutiyet süreci.
Soruda bahsedilen anayasal süreç I. Meşrutiyet ve Kanun-i Esasi'dir.
2
Dış baskı ve reform ilişkisini analiz et.
Avrupalı devletlerin İstanbul'da topladığı Tersane Konferansı.
Osmanlı Devleti, konferansın Balkanlar hakkında ağır kararlar almasını engellemek için 'zaten anayasal düzene geçtik' mesajı vermiştir.
3
Seçenekler arasındaki benzer olayları ayırt et.
Tersane Konferansı (18761876) ile Reval Görüşmeleri (19081908) farkı.
Tersane Konferansı I. Meşrutiyet'e, Reval Görüşmeleri ise II. Meşrutiyet'e dış etkendir.

Anahtar Kavram

Meşrutiyet İlanlarında Dış Etkenlerin Rolü

İpuçları

1
I. Meşrutiyet (18761876) ve II. Meşrutiyet (19081908) arasındaki 'dış tetikleyici' farkına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

II. Meşrutiyet'in ilanında etkili olan 'Reval Görüşmeleri'nin içeriğini ve İttihat Terakki üzerindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 257Soru

XVII.XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte başkentte çıkan ayaklanmalar yönetimde büyük sarsıntılara yol açmıştır. 16561656 yılında gerçekleşen ve IV. Mehmet döneminde yaşanan bir olayda, isyancıların talebiyle otuzdan fazla devlet görevlisi Sultanahmet Meydanı'ndaki çınar ağaçlarına asılmıştır. Türk tarihinde "Çınar Vakası" (Vaka-i Vakvakiye) olarak bilinen bu gelişmenin yaşanmasındaki temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saray entrikaları ve askerlere ödenen ulufelerin (maaşların) düşük ayarlı akçelerle verilmesi

Cevap

Saray entrikaları ve askerlere ödenen ulufelerin düşük ayarlı akçelerle verilmesi, Çınar Vakası'nın temel nedenidir.
Türk tarihinde Çınar Vakası olarak bilinen olay, 16561656 yılında IV. Mehmet döneminde maaşlarını düşük ayarlı akçelerle alan ve saraydaki bazı hizipler tarafından yönlendirilen yeniçerilerin çıkardığı bir isyandır. İsyancıların listesindeki devlet adamlarının idam edilip ağaçlara asılmasıyla sonuçlanmış, merkezi otoritenin ne kadar zayıfladığını göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayı tanımla
Vaka-i Vakvakiye (16561656), Osmanlı Duraklama Dönemi'nde gerçekleşen en büyük İstanbul (Yeniçeri) isyanlarından biridir.
Sorunun hangi dönem ve olayla ilgili olduğunu saptamak için.
2
İsyanın nedenlerini analiz et
Ekonomik bozulma (maaşların eksik veya kötü parayla ödenmesi) ve saray içi siyasi çekişmeler isyanı tetiklemiştir.
Çınar Vakası'nın çıkış dinamiğini anlamak için.
3
Doğru seçeneği belirle
Saray entrikaları ve düşük ayarlı akçe vurgusu yapan seçenek, olayın tarihsel gerçekliğiyle örtüşmektedir.
Diğer isyan türlerinden (Celali vb.) ayırmak için.

Anahtar Kavram

İstanbul (Yeniçeri) İsyanları ve Çınar Vakası

İpuçları

1
Bu isyan bir İstanbul isyanıdır; yani askeri sınıfın merkezdeki talepleriyle ilgilidir.
2
İsyanın adı olan 'Vaka-i Vakvakiye', idam edilenlerin asıldığı ağaçların meyvelerine benzetilmesinden gelir.
3
Yeniçerilerin en çok hassas olduğu konu 'ulufe' yani maaşların düzenli ve tam değerinde ödenmesidir.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyılın diğer önemli İstanbul isyanı olan ve bir padişahın ölümüyle sonuçlanan Genç Osman (II. Osman) olayını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 258Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde, beylik yapısından devlet düzenine geçiş sürecinde idari, askeri ve mali alanlarda önemli teşkilatlanma çalışmaları yapılmıştır. Bu süreçte Orhan Bey, devletin temellerini atan ve kurumsal kimliği başlatan hükümdar olarak kabul edilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin beylikten devlete geçiş aşamasında Orhan Bey döneminde gerçekleştirilen kurumsallaşma hamlelerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rumeli Beylerbeyliği'nin kurularak bölgedeki idari yapının güçlendirilmesi

Cevap

Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması, Orhan Bey döneminde değil, halefi I. Murad döneminde gerçekleştirilen bir idari teşkilatlanma hamlesidir.
Rumeli Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti'nde eyalet sistemine geçişin ilk adımıdır ve bu kurum I. Murad döneminde, Lala Şahin Paşa'nın ilk beylerbeyi olarak atanmasıyla Manastır merkezli olarak kurulmuştur. Orhan Bey döneminde Rumeli'ye geçilmiş olsa da idari bir beylerbeylik yapılanması henüz mevcut değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Hükümdar ve dönem analizi yapılması
Orhan Bey döneminin (1324-1362) teşkilatlanma özellikleri belirlendi.
Soruda istenen 'beylikten devlete geçiş' evresindeki kurumsal adımları ayırt etmek gerekir.
2
Askeri ve idari yeniliklerin karşılaştırılması
Düzenli ordu (Yaya-Müsellem), Divan ve Gümüş Akçe gibi unsurların Orhan Bey dönemine ait olduğu doğrulandı.
Seçeneklerdeki bilgilerin kronolojik doğruluğunu denetlemek için gereklidir.
3
Rumeli politikası ve idari birimlerin incelenmesi
Rumeli'ye geçişin (Çimpe Kalesi) Orhan Bey; eyalet sisteminin (Beylerbeylik) ise I. Murad dönemine ait olduğu tespit edildi.
En yaygın karıştırılan 'bölgesel fetih' ile 'idari örgütlenme' ayrımını yapmak sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Kurumsallaşması: Beylikten Devlete Geçiş

İpuçları

1
Rumeli'ye geçiş (Çimpe) ile Rumeli'nin idari bir eyalet (Beylerbeylik) haline getirilmesi farklı padişahların dönemindedir.

Daha Fazla Pratik

I. Murad döneminde kurulan 'Pençik Sistemi' ve 'Rumeli Beylerbeyliği' arasındaki askeri-idari bağı inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 259Soru

Osmanlı Beyliği'nin sınırlarının hızla genişlemesi üzerine fetihlerin devamlılığını sağlamak ve askeri yapıyı daha disiplinli bir hale getirmek amacıyla OrhanBeyOrhan Bey döneminde kurulan ilk düzenli ordu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaya ve Müsellem

Cevap

Orhan Bey döneminde askeri alanda gerçekleştirilen ilk kurumsallaşma adımı olan Yaya ve Müsellem ordusudur.
Osmanlı Beyliği başlangıçta aşiret kuvvetleri ve gönüllü gazilerle savaşırken, sınırların büyümesiyle daha disiplinli bir güce ihtiyaç duyulmuş ve OrhanBeyOrhan Bey döneminde ilk düzenli ordu olan Yaya (piyade) ve Müsellem (atlı) birlikleri kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen dönemi (Kuruluş Dönemi - Orhan Bey) belirle.
OrhanBeyOrhan Bey dönemi, beylikten devlet yapısına geçişin (kurumsallaşmanın) başladığı dönemdir.
Hangi padişahın hangi kurumu oluşturduğunu bilmek doğru sonuca götürür.
2
Askeri alandaki ilk düzenli yapıya dair bilgiyi hatırla.
Osmanlı'nın ilk düzenli ordusunun adı 'Yaya ve Müsellem'dir.
Bu birlikler, gönüllü birliklerden disiplinli ve sürekli bir ordu yapısına geçişi temsil eder.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde askeri kurumsallaşmanın başlangıcı

İpuçları

1
Bu gelişme, Osmanlı'nın aşiret yapısından devlet yapısına geçtiğinin en önemli kanıtlarından biridir.
2
Birliğin adı, yürüyen askerler ve atlı askerler anlamına gelen iki kelimeden oluşur.
3
Bu ordu, Bursa'nın fethinden sonra fetihlerin daha hızlı ilerlemesi için kurulmuştur.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın diğer kurumsallaşma adımları olan ilk medrese (İznik) ve ilk divan teşkilatını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:35s
Soru 260Soru

Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyıl siyasi tarihinde, Avrupa'nın teknik ve kültürel üstünlüğünün ilk kez kabul edildiği, barış politikasının ön plana çıktığı ve 17301730 yılında çıkan Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lale Devri

Cevap

Lale Devri
Lale Devri, Osmanlı Devleti'nin batıdaki gelişmeleri takip etmeye başladığı, barışın ve kültürel ıslahatların ön planda olduğu, 171817301718-1730 yıllarını kapsayan dönemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin zaman aralığını belirle.
17181718 Pasarofça Antlaşması ile 17301730 Patrona Halil İsyanı arası.
Soruda verilen kronolojik sınırları doğru bir tarihsel dönemle eşleştirmek gerekir.
2
Dönemin belirleyici özelliklerini analiz et.
Avrupa üstünlüğünün kabulü ve ilk batılılaşma adımları.
Lale Devri, Osmanlı'nın dış dünyadaki gelişmelere kapılarını açtığı ilk bilinçli dönemdir.
3
Doğru terimi seç.
Lale Devri.
Verilen tüm ipuçları (başlangıç, bitiş ve içerik) tarihsel olarak bu dönemi tanımlar.

Anahtar Kavram

Lale Devri'nin Kronolojisi ve Temel Karakteristiği

İpuçları

1
Bu dönemde Avrupa'ya ilk kez geçici elçiler gönderilmiştir.
2
Dönemin padişahı IIIIII. Ahmed, sadrazamı ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır.
3
Dönem, adını o yıllarda İstanbul'da çok yaygın olan bir çiçekten alır.

Daha Fazla Pratik

Lale Devri'nde açılan ilk Türk matbaasının kurucularını ve önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 13 / 14Sonraki
Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 13 | Examkin