Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 soru

Soru 261Soru

XVII.XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti, karşılaştığı askeri ve ekonomik sorunları çözmek amacıyla "Kanun-i Kadim" denilen geleneksel düzeni ihya etmeye yönelik girişimlerde bulunmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi XVII.XVII. yüzyılda (Duraklama Dönemi) devletin askeri veya mali yapısını korumak amacıyla gerçekleştirdiği uygulamalardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tımar sistemindeki bozulmanın ordu üzerindeki olumsuz etkilerini dengelemek amacıyla yerel halktan oluşan ücretli piyade (Sekban ve Sarıca) birliklerinin sayısının artırılması

Cevap

Tımar sistemindeki bozulmanın ordu üzerindeki olumsuz etkilerini dengelemek amacıyla yerel halktan oluşan ücretli piyade (Sekban ve Sarıca) birliklerinin sayısının artırılması
Doğru yanıt olan seçenek, XVII.XVII. yüzyılın askeri dönüşümünü doğru yansıtmaktadır. Tımar sistemindeki bozulma nedeniyle eyaletlerdeki atlı asker (cebelü) sayısı azalmış, devlet bu boşluğu doldurmak ve tüfekli asker ihtiyacını karşılamak için yerel halktan 'Sekban' ve 'Sarıca' adı verilen ücretli askerler almıştır. Bu durum merkezi hazinenin yükünü artırmış ve taşradaki asayişi (Celali İsyanları) tetiklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Sorunun XVII.XVII. yüzyıl (1579-1699) Duraklama Dönemi'ne odaklandığı tespit edildi.
Islahatların karakteristiğini belirlemek için dönemin sınırlarını bilmek gerekir.
2
Islahat yönteminin belirlenmesi
XVII.XVII. yüzyıl ıslahatlarının 'Geleneksel' (Batı etkisi içermeyen) nitelikte olduğu hatırlanmalı.
Bu dönemde sorunların çözümü batılılaşmada değil, Osmanlı'nın eski gücüne (Kanun-i Kadim) dönmekte aranmıştır.
3
Askeri ve mali değişimlerin incelenmesi
Tımar sisteminin bozulmasıyla tımarlı sipahi sayısının azaldığı ve devletin tüfekli asker ihtiyacının arttığı sonucuna ulaşıldı.
Uzun süren savaşlar ve Celali İsyanları, ordunun piyade ihtiyacını artırmış ve devletin 'Sekban' gibi ücretli birliklere yönelmesine yol açmıştır.
4
Çeldiricilerin elenmesi
Batı tarzı okullar (Hendesehane), daimi elçilikler ve Nizam-ı Cedid gibi unsurların XVIII.XVIII. yüzyıl gelişmeleri olduğu belirlendi.
Dönem karışıklığını önlemek için batı etkisinin başladığı miladı (17181718 Lale Devri ve sonrası) bilmek kritiktir.

Anahtar Kavram

17. Yüzyıl Islahatlarının Karakteri (Geleneksel Dönem)

İpuçları

1
Bu dönemde (17. yy) Osmanlı Devleti henüz Avrupa'yı örnek almamış, sorunların çözümünü kendi görkemli geçmişinde aramıştır.

Daha Fazla Pratik

17. yüzyılın sonundaki toprak kayıplarının (Karlofça), 18. yüzyıldaki 'batılılaşma' kararı üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 262Soru

Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'nde askeri disiplinin bozulduğu ve ordunun eski gücünü kaybettiği çeşitli seferlerde açıkça görülmüştür. 16211621 yılında Lehistan üzerine düzenlenen Hotin Seferi sırasında Yeniçerilerin gayretsizliği ve disiplinsizliği üzerine, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırarak Anadolu ve çevre eyaletlerdeki Türklerden yeni ve disiplinli bir ordu kurma projesini ilk kez gündeme getiren ancak bu düşüncesi nedeniyle tahttan indirilerek öldürülen Osmanlı padişahı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. Osman

Cevap

Yeniçeri Ocağı'nı kaldırma fikrini ilk kez ortaya atan ve bu uğurda canını veren padişah II. Osman (Genç Osman) dır.
II. Osman (Genç Osman), Hotin Seferi sırasında ordunun disiplinsizliğini bizzat müşahede etmiş ve köklü bir askeri reformun gerekliliğine inanmıştır. Bu amaçla Yeniçeri Ocağı'nı kaldırıp başkenti Anadolu'ya taşımayı ve milli bir ordu kurmayı planlamıştır. Bu girişim, Osmanlı tarihindeki ilk ciddi ıslahat programı olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sefer ve dönem analizi yapılması
Soruda bahsedilen 16211621 Hotin Seferi, Osmanlı Duraklama Dönemi'ne (17. yüzyıl) aittir.
Olayın geçtiği zaman dilimini belirlemek yanlış seçenekleri (farklı yüzyıl padişahları) elememizi sağlar.
2
Padişahın eylemi ve sonucunun değerlendirilmesi
Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmayı planladığı için yeniçeriler tarafından öldürülen padişahın II. Osman olduğu saptanır.
Genç Osman, Osmanlı tarihinde yenilik hareketleri nedeniyle öldürülen ilk padişahtır.

Anahtar Kavram

II. Osman'ın (Genç Osman) Islahat Girişimleri ve Yeniçeri Ocağı Sorunu

İpuçları

1
Bu padişah, Osmanlı tarihinde yenilik fikirleri nedeniyle öldürülen ilk hükümdardır.
2
Saray dışından evlenerek saray geleneklerini kırmaya çalışmış ve başkenti Anadolu'ya taşıma fikrini tartışmaya açmıştır.
3
Lakabı 'Genç' olan ve 16211621 Lehistan seferindeki başarısızlığı orduya bağlayan padişahtır.

Daha Fazla Pratik

Duraklama Dönemi'ndeki diğer ıslahatçılar olan Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler Dönemi'nin özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 263Soru

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde, Kırım Savaşı sonunda elde edilen "Avrupa devletler hukukundan yararlanma" ve "toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerce garanti edilmesi" kazanımlarının fiilen geçerliliğini yitirdiği; bunun yerine büyük devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki doğrudan paylaşım planlarını devreye soktuğu ve Ermeni Meselesi'ni ilk kez uluslararası bir platforma taşıdığı gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18781878 Berlin Antlaşması

Cevap

18781878 Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün korunması ilkesinden vazgeçildiği ve Ermeni Meselesi'nin uluslararası bir sorun haline geldiği dönüm noktasıdır.
18781878 Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti için bir yıkım belgesi niteliğindedir. Bu antlaşma ile Avrupalı devletler, 18561856 Paris Antlaşması'nda verdikleri "Osmanlı toprak bütünlüğünü garanti etme" sözünden vazgeçmişlerdir. Ayrıca, antlaşmanın 6161. maddesi ile Ermeni halkının yaşadığı bölgelerde ıslahat yapılması zorunluluğu getirilerek, bu konu ilk kez uluslararası bir sorun (Ermeni Meselesi) haline getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki diplomatik kırılma noktalarını analiz etme
"Toprak bütünlüğü garantisinin sona ermesi" ve "Ermeni Meselesi'nin uluslararasılaşması" anahtar ifadelerdir.
Bu ifadeler bizi doğrudan 187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası sürece götürür.
2
Paris ve Berlin antlaşmaları arasındaki temel farkı belirleme
18561856 Paris Antlaşması "koruyucu", 18781878 Berlin Antlaşması ise "paylaştırıcı" bir nitelik taşır.
Berlin Antlaşması'nın 6161. maddesi Ermeni Meselesi'ni ilk kez uluslararası bir metne dahil etmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Diplomasisinde Koruma Döneminden Paylaşım Dönemine Geçiş

İpuçları

1
Ermeni Meselesi'nin ilk kez uluslararası bir belgede (madde 6161) yer aldığı antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Paris ve Berlin antlaşmalarının Osmanlı'nın 'Avrupa Devleti' statüsü üzerindeki etkilerini karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 264Soru

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde denge politikası, Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanma esasına dayanmaktaydı. 185318561853-1856 Kırım Savaşı sonunda imzalanan Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmışken; 187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (9393 Harbi) sonrası imzalanan Berlin Antlaşması bu süreçte bir kırılma noktası olmuştur.

Bu bilgilere dayanarak, 18781878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı dış politikasında meydana gelen temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma ilkesinden vazgeçerek paylaşıma dayalı politikalara yönelmesi

Cevap

Avrupalı devletlerin Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma garantisinden vazgeçerek parçalanma sürecini onaylaması
Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti için bir dönüm noktasıdır çünkü bu tarihten itibaren İngiltere, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü savunma politikasını terk etmiştir. Antlaşma ile büyük toprak kayıpları yaşanmış ve Avrupa devletleri artık Osmanlı'yı korumak yerine, onun toprakları üzerinden kendi çıkarlarını legalize etmeye başlamışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması Analizi
1856'da Avrupa, Rusya'ya karşı Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü garanti etti.
Rusya'nın sıcak denizlere inmesini engellemek için Osmanlı bir tampon bölge olarak görüldü.
2
Berlin Antlaşması Analizi
1878'de Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu; Ermeni meselesi uluslararası boyut kazandı.
İngiltere'nin politika değiştirerek Osmanlı topraklarını korumaktan vazgeçmesi ve kendi payını (Kıbrıs) alması.
3
Diplomatik Kırılmayı Tespit Etme
Garantörlük sisteminden paylaşıma dayalı 'Şark Meselesi'nin nihai aşamasına geçildi.
Avrupalı devletlerin Osmanlı'yı yaşatmak yerine kontrollü bir şekilde parçalama kararı alması.

Anahtar Kavram

Osmanlı Diplomasisinde Garantörlükten Paylaşıma Geçiş

İpuçları

1
İngiltere'nin 18781878 yılında Kıbrıs'ı üs olarak almasının nedenini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile ortaya çıkan Ermeni Meselesi'nin (6161. madde) Osmanlı'nın iç işlerine müdahaleyi nasıl artırdığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 265Soru

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde imzalanan uluslararası antlaşmalar, devletin dış politikasındaki "denge" arayışının ve Avrupalı devletlerin Osmanlı üzerindeki emellerinin birer yansımasıdır. Özellikle 18561856 Paris Antlaşması ve 18781878 Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü ve hukuki statüsü açısından birbirine zıt yaklaşımlar içermektedir.

Aşağıdaki tabloda bu iki antlaşmanın bazı özellikleri karşılaştırılmıştır:

AntlaşmaToprak Bütünlüğü StatüsüDiplomatik Kazanım / Kayıp
**18561856 Paris**Avrupalı devletlerin garantisi altındadır.Osmanlı, Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkı elde etmiştir.
**18781878 Berlin**?Ermeni meselesi ilk kez uluslararası bir boyut kazanmıştır.

Bu tablo ve dönemin siyasi gelişmeleri dikkate alındığında, soru işareti (??) ile belirtilen alana getirilmesi gereken en doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupalı devletlerin garantörlük politikası sona ermiş ve Osmanlı topraklarının fiilen paylaşımı süreci başlamıştır.

Cevap

Soru işareti yerine gelmesi gereken ifade, Avrupalı devletlerin Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma garantisinden vazgeçerek paylaşım sürecine geçtiklerini belirten ifadedir.
Doğru yanıt olan ifade, Berlin Antlaşması'nın diplomatik mahiyetini tam olarak açıklar. 18561856 Paris Antlaşması'nda Avrupa devletleri Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü garanti etmişken, 18781878 Berlin Antlaşması'nda bu garanti maddesi kaldırılmış; yerine büyük devletlerin Osmanlı topraklarını ilhak veya işgal etmelerinin önü açılmıştır. Nitekim antlaşmadan hemen sonra İngiltere Kıbrıs'a, Fransa Tunus'a, İngiltere ise Mısır'a yerleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri analiz et.
1856 Paris Antlaşması'nda 'garanti' ve 'Avrupa devleti sayılma' gibi korumacı bir statü olduğu görülmektedir.
Paris Antlaşması, Kırım Savaşı sonrası Osmanlı'nın toprak bütünlüğünün Batılı devletlerce savunulduğu son büyük diplomatik kazanımdır.
2
1878 Berlin Antlaşması'nın tarihsel kırılma noktasını hatırla.
Berlin Antlaşması ile İngiltere gibi devletlerin 'Osmanlı toprak bütünlüğü' politikasını terk ettiği görülür.
93 Harbi sonrası Rus tehdidine karşı Osmanlı'yı koruyan İngiltere, bu antlaşma sürecinde Kıbrıs'ı alarak kendi çıkarlarına göre hareket etmeye başlamıştır.
3
Seçenekler arasında toprak bütünlüğü statüsündeki değişimi en net ifade edeni bul.
Garantörlüğün bittiğini ve paylaşımın başladığını belirten seçenek doğru yanıttır.
1878'den sonra Tunus (Fransa), Mısır (İngiltere) gibi yerlerin işgali bu statü değişikliğinin doğrudan sonucudur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi diplomasisinde 1856 (Koruma/Garanti) statüsünden 1878 (Paylaşım/Parçalanma) statüsüne geçişi.

İpuçları

1
Paris Antlaşması'nda Osmanlı'nın sınırları 'Avrupa'nın koruması' altındayken, Berlin'den sonra bu devletler kendi aralarında Osmanlı'yı paylaşmaya başlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması sonrası İngiltere'nin 'Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma' politikasından neden vazgeçtiğini analiz eden sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 266Soru

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisindeki en kritik iki dönüm noktası 18561856 Paris Antlaşması ve 18781878 Berlin Antlaşması'dır. Bu iki antlaşmanın karşılaştırıldığı aşağıdaki tabloyu inceleyiniz:

Diplomatik Özellik18561856 Paris Antlaşması18781878 Berlin Antlaşması
Hukuki StatüOsmanlı ilk kez Avrupa devleti sayılmıştır.Avrupalı devletlerin müdahale alanı genişlemiştir.
Toprak BütünlüğüAvrupalı devletlerin garantisi altındadır.[X][X]
Karadeniz StatüsüTarafsızdır ve askerden arındırılmıştır.Donanma bulundurma yasağı kaldırılmıştır.

Buna göre, tabloda [X][X] ile boş bırakılan yere Osmanlı dış politikasındaki temel değişimini yansıtacak en uygun ifade aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupalı devletlerin koruma garantisinin sona ermesi

Cevap

Avrupalı devletlerin koruma garantisinin sona ermesi ifadesi getirilmelidir.
Avrupalı devletlerin koruma garantisinin sona ermesi ifadesi doğrudur; çünkü 18781878 Berlin Antlaşması ile Paris'te verilen garanti çökmüş, İngiltere Kıbrıs'ı alarak kendi çıkarına odaklanmış ve Osmanlı Devleti geniş toprak parçalarını kaybederek korumasız kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
18561856 Paris Antlaşması'ndaki 'garantörlük' maddesini hatırla.
Avrupalı devletler Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü koruma sözü vermiştir.
Bu madde Osmanlı'yı Rus baskısına karşı koruyan bir kalkandır.
2
187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası değişimi analiz et.
Berlin Antlaşması ile İngiltere ve diğer devletler Osmanlı'yı koruma politikasını terk etmiştir.
Berlin'de Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olmuş, büyük toprak kayıpları tescillenmiştir.
3
Tablodaki [X][X] alanını doldur.
Toprak bütünlüğü garantisinin kalktığı sonucuna ulaşılır.
Berlin Antlaşması, Osmanlı'nın artık kendi topraklarını tek başına veya dengelerle korumak zorunda kaldığı bir dönemi başlatır.

Anahtar Kavram

Denge Politikasında Paradigma Değişimi

İpuçları

1
Paris Antlaşması'nda (18561856) verilen 'garantörlük' sözü Berlin'de (18781878) ne hale gelmiştir?

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile Ermeni Meselesi'nin uluslararası boyut kazanmasını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 267Soru

17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması'nda yer alan "Kırım bağımsız bir devlet olacak, ancak dini açıdan Osmanlı halifesine bağlı kalacaktır." maddesi, Osmanlı diplomasi tarihi açısından köklü bir strateji değişikliğini ifade eder. Bu madde ile halifelik makamı, ilk kez uluslararası bir metinde siyasi bir amaç doğrultusunda kullanılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin bu diplomatik hamleyle ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaybedilen Müslüman topraklarıyla dini ve kültürel bağları sürdürerek ileride yapılacak hak iddiaları için hukuki ve meşru bir dayanak oluşturmak

Cevap

Kaybedilen Müslüman topraklarıyla dini ve kültürel bağları sürdürerek ileride yapılacak hak iddiaları için hukuki ve meşru bir dayanak oluşturmak
Osmanlı Devleti, Kırım halkının Müslüman olması gerçeğinden hareketle, siyasi hâkimiyetini kaybetse bile halifelik üzerinden manevi ve hukuki bir bağ kurmuştur. Bu hamle, ileride şartlar düzeldiğinde Kırım üzerinde tekrar hak iddia edebilmek için gereken tarihsel ve hukuki altyapıyı koruma amacını taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Kırım ile ilgili maddesini analiz et.
Kırım'ın siyasi olarak bağımsız olduğu ancak dini olarak Halifeye bağlı kaldığı görüldü.
Antlaşmanın getirdiği bu ikili yapının siyasi amacını belirlemek gerekir.
2
Halifelik makamının uluslararası siyasetteki ilk kullanımını değerlendir.
Halifelik, sınır dışındaki Müslüman tebaa ile bağı sürdürmek için bir diplomatik araç olarak kullanılmıştır.
Toprak kaybına rağmen halkla olan bağın korunmasının gelecekteki yansımasını anlamak önemlidir.
3
Stratejik hedefi belirle.
Bu bağ, Osmanlı'nın Kırım üzerindeki tarihsel haklarını saklı tutmasını ve ileride bölgeyi geri alma taleplerine meşruiyet kazandırmasını sağlar.
18. yüzyıl Osmanlı diplomasisi, kaybedilen toprakların hukuki takibini yapma stratejisi üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Halifeliğin Siyasi/Diplomatik Araç Olarak Kullanılması

İpuçları

1
Kırım halkının dini kimliğinin Osmanlı devleti için ne anlam ifade ettiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kırım'ın elden çıkış aşamalarını (Küçük Kaynarca, Aynalıkavak Tenkihnamesi, İlhak ve Yaş Antlaşması) kronolojik olarak incelemek bu stratejinin başarısızlığını anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 268Soru

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde, 1535 yılında Fransa'ya tanınan ticari ve hukuki imtiyazların (Kapitülasyonlar) yer aldığı antlaşma metninde; "Fransız tüccarlar arasındaki ticari ve hukuki davalara Fransız yargıçlar bakacaktır." maddesi yer almıştır.

Osmanlı Devleti'nin, gücünün zirvesinde olduğu bir dönemde bu maddeyi kabul etmesindeki temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı tüccarların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları kendi hukuklarına göre çözmelerine imkan tanıyarak ticari cazibeyi artırmak ve yargı üzerindeki iş yükünü azaltmak

Cevap

Osmanlı Devleti'nin yabancı tüccarlara kendi yargıçları tarafından yargılanma hakkı vermesi, ticareti kolaylaştırarak cazip hale getirme ve devletin yargı yükünü azaltma amacına yönelik pragmatik bir tercihtir.
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki pragmatik ve güçlü yönetim anlayışını yansıtır. Yabancı tüccarlara kendi davalarına bakma hakkı tanınması, devletin bir zayıflığından değil; yabancı unsurları sisteme entegre etmeden ticari canlılık sağlama ve merkezi otoritenin adli yükünü hafifletme isteğinden kaynaklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Söz konusu olayın 1535 (Yükselme Dönemi) olduğu ve devletin askeri/siyasi gücünün zirvesinde olduğu belirlenir.
Yükselme döneminde verilen haklar, bir zayıflık göstergesi değil, devletin lütuf ve stratejik tercihleridir.
2
Maddenin hukuki mantığının kavranması
Fransız yargıçların yetkilendirilmesinin, yabancı tüccarların Osmanlı hukuk sistemiyle uğraşmadan ticaret yapabilmelerini sağlamaya yönelik olduğu anlaşılır.
Uluslararası ticareti canlandırmak için yabancı unsurlara kendi hukuk alanlarını bırakmak, dönemin imparatorluk vizyonuyla uyumludur.
3
Yanlış yorumların elenmesi
Islahtat dönemiyle (19. yy) veya zayıflık dönemleriyle (18. yy) ilgili seçenekler elenir.
Öğrenciler sıklıkla kapitülasyonları sadece zayıflık dönemiyle ilişkilendirdikleri için bu ayrımın yapılması kritiktir.

Anahtar Kavram

Yükselme Dönemi Kapitülasyonlarının Stratejik Mantığı

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin bu imtiyazları verdiği 1535 yılında devletin ekonomik veya askeri bir zayıflığı olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

1535 Kapitülasyonları ile 1740'ta kapitülasyonların sürekli hale getirilmesi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 269Soru

Osmanlı Devleti, 18331833 yılında Mısır Meselesi sırasında Rusya'nın desteğini sağlamak amacıyla imzaladığı Hünkar İskelesi Antlaşması ile Boğazlar üzerinde tek başına tasarruf yetkisini kullandığı son antlaşmayı yapmıştır. Bu antlaşmanın Rusya'ya sağladığı avantajlardan rahatsız olan Avrupalı devletlerin baskısıyla 18411841 yılında Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile Boğazlar'ın barış zamanında tüm yabancı savaş gemilerine kapalı tutulması kararlaştırılmıştır. Buna göre, 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin Osmanlı Devleti açısından doğurduğu en temel diplomatik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazlar'ın statüsünün ilk kez uluslararası çok taraflı bir belge ile belirlenerek kolektif bir düzene bağlanması

Cevap

Boğazlar'ın statüsünün ilk kez uluslararası çok taraflı bir belge ile belirlenerek kolektif bir düzene bağlanması
Londra Boğazlar Sözleşmesi (18411841), Boğazlar'ın barış zamanında savaş gemilerine kapalı olması ilkesini ilk kez uluslararası bir hukuk kuralı haline getirmiştir. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki mutlak ve tek taraflı egemenlik haklarını kısıtlamış, meseleyi Avrupalı devletlerin ortak denetimine (kolektif düzen) açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmaların kronolojik ve içeriksel analizini yapın.
18331833 Hünkar İskelesi (İkili ittifak/Osmanlı yetkisi) \rightarrow 18411841 Londra (Çok taraflı sözleşme).
Osmanlı'nın Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğinin ne zaman kısıtlandığını belirlemek gerekir.
2
Egemenlik haklarındaki değişimi değerlendirin.
Boğazlar rejimi artık sadece Osmanlı'nın değil, Avrupalı büyük güçlerin (İngiltere, Fransa vb.) ortak kararıyla yönetilen bir statüye dönüştü.
Uluslararası statü kavramı, devletin tek taraflı karar verme yetkisinin bitmesi anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Boğazlar Meselesinin Uluslararası Statü Kazanması

İpuçları

1
Boğazlar meselesinde 'tek başına yetki' ile 'uluslararası statü' arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

18561856 Paris Antlaşması'ndaki Karadeniz maddelerinin Osmanlı egemenliğine etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 14 / 14
Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 14 | Examkin