Dağılma Dönemi (1792-1922)

63 soru

Soru 41Soru →

19081908 yılında İngiltere Kralı VIIVII. Edward ile Rus Çarı IIII. Nikola arasında gerçekleşen Reval Görüşmeleri'nde, Osmanlı Devleti'nin Makedonya topraklarında yapılacak ıslahatlar ve Balkanlar'ın geleceği konusunda mutabakata varılması; 1919. yüzyıl boyunca İngiltere'nin takip ettiği hangi temel dış politika stratejisinin kesin olarak terk edildiğini kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası

Cevap

Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası
Doğru cevap olan 'Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası', İngiltere'nin 1919. yüzyılın büyük bölümünde (18561856 Paris Antlaşması ile kurumsallaşan) Rusya'nın sıcak denizlere inmesini engellemek için Osmanlı'yı bir kalkan olarak kullanma stratejisidir. 19081908 Reval Görüşmeleri, İngiltere'nin Almanya tehdidine karşı Rusya ile ittifak kurmak adına bu kalkanı feda ettiğini ve Osmanlı'yı paylaşım planlarına dahil ettiğini gösteren kesin bir kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Reval Görüşmeleri'nin diplomatik içeriğini analiz etmek
İngiltere ve Rusya'nın Osmanlı'nın Balkan toprakları (Makedonya) üzerinde uzlaştığı görülür.
Reval'de tarafların Osmanlı'nın rızası dışında ıslahat kararı alması, devletin egemenliğinin hiçe sayıldığını gösterir.
2
İngiltere'nin tarihsel Osmanlı politikasını hatırlamak
1856 Paris Antlaşması'ndan beri İngiltere, Rus tehlikesine karşı Osmanlı toprak bütünlüğünü savunmaktaydı.
İngiltere'nin sömürge yolları güvenliği, Osmanlı Devleti'nin bir 'tampon bölge' olarak kalmasına bağlıydı.
3
Reval'deki uzlaşmanın stratejik sonucunu saptamak
İngiltere'nin Rusya'yı serbest bırakması, 'garantörlük' rolünün bittiğini kanıtlar.
Almanya tehdidi karşısında İngiltere, Rusya'yı yanına çekmek için Osmanlı'nın toprak bütünlüğünden vazgeçmeyi kabul etmiştir.

Anahtar Kavram

İngiltere'nin Osmanlı Politikasındaki Eksen Kayması

İpuçları

1
19081908 Reval Görüşmeleri'nde İngiltere ve Rusya'nın hangi devletin toprakları üzerinde pazarlık yaptığını düşünün.
2
İngiltere'nin 18561856 Paris Antlaşması ile üstlendiği 'garantörlük' rolünü ve bu rolün neden 2020. yüzyılın başında değişmiş olabileceğini değerlendirin.
3
Almanya'nın güçlenmesiyle İngiltere'nin Rusya'yı yanına çekmek için Osmanlı'yı 'feda etme' sürecini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Reval Görüşmeleri'nin Osmanlı iç siyasetine etkisi olan II. Meşrutiyet'in ilanı sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda karşı karşıya kaldığı "Boğazlar Meselesi", farklı dönemlerde imzalanan antlaşmalarla değişik hukuki statüler kazanmıştır. Bu süreçte 18331833 Hünkar İskelesi Antlaşması ile 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi kıyaslandığında, Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve Boğazların uluslararası konumu açısından meydana gelen en temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazların, Osmanlı Devleti'nin ikili ittifaklarla kullanabileceği bir siyasi koz olmaktan çıkarılarak uluslararası çok taraflı bir statüye bağlanması

Cevap

Boğazların Osmanlı Devleti'nin ikili ittifaklarla kullanabileceği bir siyasi koz olmaktan çıkıp uluslararası çok taraflı bir statüye bağlanması
Doğru cevap olan ifade, Boğazların Osmanlı Devleti'nin kendi başına karar verebildiği bir unsur olmaktan çıkıp, Avrupalı devletlerin ortak kararına tabi bir statüye geçişini vurgular. 18331833 yılında Rusya ile yapılan ikili antlaşma Osmanlı'nın son bağımsız kararıyken, 18411841 yılında bu durumun çok taraflı bir sözleşmeye dönüşmesi egemenlik haklarının uluslararasılaşması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın (18331833) analiz edilmesi
Osmanlı Devleti, Mısır isyanına karşı Rusya'nın desteğini almak için Boğazlar üzerinde tek taraflı tasarrufta bulunarak Rusya'ya ayrıcalık tanımıştır.
Bu antlaşma, Osmanlı'nın Boğazlar konusunda tek başına karar verdiği son belgedir.
2
Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin (18411841) analiz edilmesi
İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya'nın katılımıyla Boğazların barış zamanında tüm yabancı savaş gemilerine kapatılması kararlaştırılmıştır.
Mesele bir Avrupa sorunu haline gelmiş ve çok taraflı bir statü kazanmıştır.
3
İki belgenin egemenlik ve diplomasi açısından kıyaslanması
Osmanlı'nın 'tek taraflı karar yetkisi' sona ermiş, Boğazlar uluslararası hukukun denetimine girmiştir.
Bu durum Boğazlar üzerindeki mutlak Osmanlı egemenliğinin ilk kez uluslararası düzeyde kısıtlandığını gösterir.

Anahtar Kavram

Boğazlar Meselesinin Uluslararası Statü Kazanması

İpuçları

1
Boğazlar Meselesi'nin hangi antlaşma ile bir iç sorundan çıkıp uluslararası bir sorun haline geldiğini düşünün.
2
1833'teki antlaşmanın sadece Rusya ile yapıldığını, 1841'dekine ise tüm büyük Avrupa devletlerinin katıldığını hatırlayın.
3
Uluslararası bir kuralın (statü) belirlenmesi, Osmanlı'nın Boğazlar üzerinde tek başına karar verme yetkisini nasıl etkilemiş olabilir?

Daha Fazla Pratik

1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümlerinin, 1856 Paris Antlaşması'nda nasıl güncellendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru →

IIII. Mahmut ile başlayan merkezîleşme reformları ve Sultan Abdülmecid döneminde ilan edilen Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti, Avrupa sistemine entegre olmayı ve toprak bütünlüğünü 'Avrupa Uyumu' (Concert of Europe) çerçevesinde korumayı hedeflemiştir. 18561856 Paris Antlaşması ile bu sisteme resmen kabul edilen Osmanlı Devleti'nin, Karadeniz'deki egemenlik haklarını kısıtlayan 'tarafsızlık' statüsünden kurtulmasını sağlayan ancak Rusya'nın bölgede yeniden donanma bulundurma hakkını yasallaştıran, Prusya'nın Sedan Savaşı zaferiyle değişen kıta dengeleri sonucunda toplanan diplomatik konferans aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18711871 Londra Konferansı

Cevap

18711871 Londra Konferansı, Karadeniz'in tarafsızlığının kaldırıldığı ve Rusya'nın donanma kısıtlamalarından kurtulduğu diplomatik gelişmedir.
18711871 Londra Konferansı, Rusya'nın 18561856 Paris Antlaşması'ndaki kısıtlamaları tanımadığını ilan etmesi üzerine toplanmıştır. Prusya'nın Fransa'yı Sedan'da yenmesiyle Avrupa'da hamisiz kalan Paris sistemi bozulmuş; Rusya bu diplomatik boşluğu kullanarak Karadeniz'de tersane kurma ve donanma bulundurma yasağını kaldırtmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın güvenliği için bir risk oluştursa da Boğazlar üzerindeki mutlak yetkisinin teyit edilmesi bakımından önemlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sedan Savaşı'nın (18701870) Avrupa güç dengesi üzerindeki etkisini analiz etmek.
Fransa'nın yenilgisi ve Alman birliğinin kurulmasıyla 18561856 Paris sistemi çökmüş, Rusya antlaşmanın Karadeniz maddelerini feshettiğini ilan etmiştir.
Rusya'nın tek taraflı hareketine karşı diplomatik bir çözüm arayışı doğmuştur.
2
Rusya'nın taleplerini ve Osmanlı'nın Boğazlar üzerindeki haklarını dengeleyen konferansı belirlemek.
18711871 yılında toplanan Londra Konferansı ile Karadeniz'in 'tarafsızlığı' ilkesi kaldırılmıştır.
Bu konferansla Rusya Karadeniz'de yeniden donanma bulundurma ve tersane kurma hakkı elde etmiştir.
3
Konferansın Osmanlı lehine olan Boğazlar maddesini teyit etmek.
Boğazların yabancı savaş gemilerine kapalılığı ilkesi Osmanlı lehine korunmuş ve padişaha dost devletlerin gemilerine izin verme yetkisi tanınmıştır.
Osmanlı Devleti'nin hükümranlık haklarının uluslararası hukuk nezdinde yeniden teyit edilmesi sağlanmıştır.

Anahtar Kavram

18711871 Londra Konferansı (Karadeniz'in Statüsünün Değişimi)

İpuçları

1
18561856 Paris Antlaşması'nın en çok tartışılan maddesi olan 'Karadeniz'in tarafsızlığı' ilkesinin ne zaman değiştiğini düşünün.
2
Almanya'nın (Prusya) Fransa'yı yenerek Avrupa dengelerini değiştirdiği Sedan Savaşı'nın (18701870) hemen ardından gelen gelişmeyi hatırlayın.
3
Rusya'nın Karadeniz'de donanma bulundurma hakkını resmen geri kazandığı konferans 18711871 yılında Londra'da yapılmıştır.

Daha Fazla Pratik

18561856 Paris Antlaşması ile 18711871 Londra Konferansı arasındaki 'Karadeniz Statüsü' farklarını gösteren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 44Soru →

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin ekonomik yapısını derinden etkileyen gelişmelerden biri de 18381838 yılında İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması'dır. Bu antlaşma ile yed-i vahit (tekel) sistemi kaldırılmış, iç gümrük vergileri yabancı tüccarlar için iptal edilmiş, ihracat vergileri %12\%12 ve ithalat vergileri ise %5\%5 olarak belirlenmiştir.

Bu düzenlemelerin sonuçları dikkate alındığında, Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın Osmanlı Devleti üzerindeki en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelerek devletin 'açık pazar' konumuna düşmesi

Cevap

Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelerek devletin 'açık pazar' konumuna düşmesi
Doğru cevap, Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelmesini ifade eden seçenektir. Çünkü Balta Limanı Antlaşması ile yabancılara tanınan vergi muafiyetleri ve düşük ithalat vergileri, Osmanlı Devleti'nin kendi gümrük duvarlarını yıkmasına ve Avrupa sanayisi için korunmasız bir pazar haline gelmesine yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddelerini analiz etme
İhracat vergisinin (%12\%12) ithalat vergisinden (%5\%5) çok daha yüksek olduğu görülür.
Bu durum, yerli malının dışarı satılmasını zorlaştırırken yabancı malın ülkeye girişini kolaylaştırmıştır.
2
İç gümrüklerin kaldırılmasını değerlendirme
Yabancı tüccarlar iç gümrükten muaf tutulurken yerli tüccarın bu vergiyi ödemeye devam etmesi eşitsizlik yaratmıştır.
Yerli tüccarın kendi ülkesinde yabancı tüccarla rekabet edemez hale gelmesine neden olmuştur.
3
Genel ekonomik sonucu belirleme
Osmanlı Devleti'nin hammadde deposu ve mamul madde pazarı haline gelmesi.
Serbest ticaretin tek taraflı olarak yabancılar lehine işlemesi ekonomik bağımsızlığı zedelemiştir.

Anahtar Kavram

Balta Limanı Ticaret Antlaşması ve Ekonomik Teslimiyet

İpuçları

1
Antlaşmadaki ihracat ve ithalat vergisi oranları arasındaki farka dikkat edin.
2
Yabancı malların ülkeye girişinin kolaylaşması yerli esnafı nasıl etkilemiş olabilir?
3
Osmanlı Devleti'nin hammadde kaynağı ve pazar haline gelmesi 'açık pazar' kavramıyla ifade edilir.

Daha Fazla Pratik

Bu antlaşmanın yarattığı ekonomik yıkımın ardından gelen Düyun-u Umumiye idaresinin kuruluş nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 45Soru →

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonucunda imzalanan Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki siyasi varlığı için önemli bir dönüm noktası olmuş ve imparatorluğun parçalanma sürecini hızlandırmıştır. Bu antlaşma ile bazı Balkan toplulukları Osmanlı egemenliğinden ayrılarak tam bağımsızlık statüsü kazanmışlardır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını kazanan devletler bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sırbistan - Karadağ - Romanya

Cevap

Sırbistan, Karadağ ve Romanya devletleri 1878 Berlin Antlaşması ile bağımsız olmuştur.
1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması'nın en önemli siyasi sonuçlarından biri, Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın Osmanlı Devleti'nden ayrılarak tam bağımsız devletler haline gelmesidir. Bu durum Osmanlı'nın Balkanlar'daki hakimiyetine büyük bir darbe vurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Berlin Antlaşması'nın (1878) sonuçlarını hatırla.
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşamış ve Balkanlar'daki üç devlet bağımsızlık kazanmıştır.
Antlaşmanın maddeleri arasında milliyetçilik akımının etkisiyle yeni devletlerin kurulması yer almaktadır.
2
Bağımsızlık kazanan devletleri listele.
Sırbistan, Karadağ ve Romanya.
Bu üç devlet '93 Harbi' sonrasındaki diplomatik süreçte Osmanlı'dan tam olarak kopmuştur.

Anahtar Kavram

Berlin Antlaşması (1878) ve Balkanlar'da Bağımsızlık Süreci

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nden bağımsızlık kazanan ilk Balkan devletini (Yunanistan) seçeneklerden eleyin.
2
1878'de tam bağımsız olanlarla, sadece özerklik kazanan (Bulgaristan) yapıları birbirinden ayırt edin.
3
Sırbistan, Karadağ ve Romanya devletlerinin üçü de aynı antlaşma ile bağımsızlıklarına kavuşmuştur.

Daha Fazla Pratik

1878 Berlin Antlaşması'nda 'Elviye-i Selâse' olarak bilinen Kars, Ardahan ve Batum'un hangi devlete bırakıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru →

18561856 Paris Antlaşması'nın getirdiği 'Karadeniz'in tarafsızlığı' ilkesinin 18711871 Londra Konferansı ile Rusya lehine kaldırılması süreci; diplomasi tarihinde kolektif güvenlik sisteminin zayıfladığı ve 'Realpolitik' (güç siyaseti) anlayışının öne çıktığı bir dönüm noktasıdır. Bu diplomatik kırılmada, Fransa'nın Prusya karşısındaki Sedan yenilgisi ve Avrupa'daki güçler dengesinin değişmesi belirleyici olmuştur.

Buna göre, 18711871 Londra Konferansı ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin 18561856 Paris Antlaşması ile elde ettiği 'Avrupa devletler hukukundan yararlanma' statüsünün resmen sona erdiğini kanıtlar.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Paris Antlaşması ile kazandığı Avrupa devletler hukukuna dahil olma statüsü 1871 Londra Konferansı ile sonlandırılmamıştır.
Doğru yanıt olan 'Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkının sona ermesi' ifadesi yanlıştır çünkü 18711871 Londra Konferansı'nda sadece Karadeniz'in silahsızlandırılmasına dair kısıtlamalar kaldırılmıştır. Osmanlı Devleti'nin Paris Antlaşması ile elde ettiği diplomatik statü ve Avrupa devleti sayılma hakkı bu tarihte sona ermemiş, bu durum Osmanlı'nın uluslararası alandaki hukuki yerini korumaya devam ettiğini göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
18561856 Paris Antlaşması'nın temel kazanımlarını analiz etmek.
Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukuna dahil edildiği ve toprak bütünlüğünün garanti altına alındığı tespit edilir.
Sorunun temelini oluşturan statü bu antlaşma ile verilmiştir.
2
18711871 Londra Konferansı'nın içeriğini incelemek.
Sadece Karadeniz'in tarafsızlığı maddesinin (Rusya'nın donanma ve tersane bulundurma yasağı) kaldırıldığı görülür.
Konferansın kapsamını anlamak, hangi maddelerin değiştiğini ayırt etmeyi sağlar.
3
Konferansın Osmanlı'nın hukuki statüsü üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Osmanlı'nın Avrupa devleti olma statüsünün kaldırıldığına dair bir hükme rastlanmaz.
Hukuki metinlerde yer almayan bir değişikliğin 'yanlış' ifade olduğunu belirlemek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Güçler Dengesi ve Uluslararası Statü

İpuçları

1
18711871 Londra Konferansı'nın sadece Karadeniz'in statüsündeki bir değişikliği onayladığını hatırlayın.
2
Osmanlı Devleti'nin 18561856'da kazandığı 'Avrupa devleti' sayılma vasfının bu konferansla sona erip ermediğini sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

18781878 Berlin Antlaşması'ndaki toprak kayıplarıyla bu diplomatik yalnızlaşma arasındaki bağı inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Süreci bir 'hak kazanımı/kaybı' dengesi olarak düşünün: Osmanlı donanma kurma hakkını alsa da, kendisini koruyan 'Avrupa garantörlüğü' mekanizmasının işlevsiz kaldığını fark edin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 47Soru →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde dönüm noktası kabul edilen iki gelişme şöyledir:

I. 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin ortak garantisi altına alınmıştır.
II. 18781878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşamış, Ermeni meselesi ilk kez uluslararası bir metne girmiş ve Avrupalı devletlerin "toprak bütünlüğünü koruma" garantisi sona ermiştir.

Bu iki gelişme birlikte değerlendirildiğinde, Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik politikalarındaki değişim hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupalı devletlerin "statükoyu koruma" politikasından vazgeçerek Osmanlı topraklarını doğrudan paylaştırma ve müdahale sürecine girdikleri

Cevap

Avrupalı devletlerin "statükoyu koruma" politikasından vazgeçerek Osmanlı topraklarını doğrudan paylaştırma ve müdahale sürecine girdikleri
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılın ortalarında (Kırım Savaşı sonrası) Avrupa devletleri tarafından bir denge unsuru olarak korunurken, yüzyılın sonlarına doğru (93 Harbi sonrası) artık korunmaya değer görülmediğini ve parçalanma sürecinin hızlandığını analiz eder. 1878 Berlin Antlaşması, 'Hasta Adam'ın mirasının resmen paylaşılmaya başlandığı belgedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması'nın diplomatik sonuçlarını analiz edin.
18561856 yılında Osmanlı, Avrupa hukukundan yararlanma ve toprak bütünlüğü garantisi alarak geçici bir rahatlama yaşamıştır.
Bu adım, Osmanlı'nın 19. yüzyıl ortasındaki uluslararası statüsünü belirlemek için gereklidir.
2
Berlin Antlaşması ile değişen şartları değerlendirin.
18781878'de garantinin kalkması ve Ermeni meselesi gibi iç sorunların uluslararası hale gelmesi, imparatorluğun parçalanma sürecine girdiğini gösterir.
Antlaşmalar arasındaki farkı görerek politika değişikliğini saptamak gerekir.
3
İki dönem arasındaki politika farkını sentezleyin.
Avrupa devletlerinin politikası "toprak bütünlüğünü korumak"tan (Denge), "paylaşım ve müdahale"ye (Doğu Sorunu'nun son aşaması) evrilmiştir.
Ulaşılan sonuç, metindeki iki madde arasındaki temel geçişi açıklar.

Anahtar Kavram

Doğu Sorunu ve Diplomasi Değişimi

İpuçları

1
1856'da Osmanlı'yı koruyan Avrupa, 1878'de bu garantiyi neden kaldırmış olabilir?

Daha Fazla Pratik

1878 Berlin Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin İngiltere'ye olan güveninin sarsılması sonucu hangi devlete yakınlaştığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru →

Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü ve Avrupa'daki varlığını hedef alan, 1919. yüzyıl boyunca büyük güçlerin (Düvel-i Muazzama) Osmanlı politikalarını şekillendiren 'Şark Meselesi' (Doğu Sorunu) tabiri ilk kez hangi uluslararası platformda resmi olarak dile getirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18151815 Viyana Kongresi

Cevap

Şark Meselesi kavramı ilk kez 18151815 Viyana Kongresi'nde Rusya tarafından kullanılmıştır.
Şark Meselesi (Doğu Sorunu) tabiri, ilk kez 18151815 Viyana Kongresi'nde Rus Çarı II. Alexander tarafından Osmanlı topraklarının paylaşılması planları kapsamında kullanılmıştır. Bu kavram, zamanla Batılı devletlerin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma veya parçalama arasındaki denge politikalarının genel adı haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Şark Meselesi (Doğu Sorunu) kavramının tanımını ve amacını hatırlamak.
Bu kavramın, Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti'ni paylaşma ve Türkleri Balkanlar ile Anadolu'dan uzaklaştırma politikasını ifade ettiği görülür.
Sorunun tarihsel çerçevesini belirlemek için kavramın kökenine inmek gerekir.
2
Kavramın literatüre girdiği ilk uluslararası gelişmeyi tespit etmek.
Napolyon Savaşları sonrası Avrupa'nın haritasının yeniden çizildiği 18151815 Viyana Kongresi'nde Rus Çarı II. Alexander'ın bu ifadeyi kullandığı bilgisine ulaşılır.
Diplomatik terminolojinin gelişimini doğru kronoloji ile eşleştirmek esastır.

Anahtar Kavram

Şark Meselesi'nin Tarihsel Kökeni

İpuçları

1
Bu kavram, Napolyon Savaşları'ndan sonra Avrupa'nın statükosunu korumak için toplanan kongrede ilk kez dile getirilmiştir.
2
Kavramı ilk kez ortaya atan devlet Rusya, yöneticisi ise Çar II. Alexander'dır.
3
Osmanlı'nın 'Hasta Adam' olarak nitelendirilmeye başlandığı diplomatik sürecin temel taşı olan 18151815 tarihli toplantıyı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Şark Meselesi'nin aşamalarını (Türkleri Avrupa'dan atma, Anadolu'yu paylaşma) dönemlerine göre sınıflandırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 49Soru →

Osmanlı Devleti'nin kendi egemenlik haklarını kullanarak Rusya ile imzaladığı Hünkâr İskelesi Antlaşması (18331833), Boğazlar'ın statüsünü Avrupalı devletlerin müdahalesine açık hale getirmiştir. 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile bu durumun çok taraflı bir zemine taşınması, Osmanlı Devleti açısından öncelikle aşağıdakilerden hangisine yol açmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazlar'ın uluslararası bir statü kazanarak Osmanlı'nın tek taraflı tasarruf yetkisinin sona ermesine

Cevap

Boğazlar'ın uluslararası bir statü kazanarak Osmanlı'nın tek taraflı tasarruf yetkisinin sona ermesi
Doğru yanıt, Boğazlar'ın artık Osmanlı Devleti'nin tek taraflı kararlarıyla değil, imzacı büyük devletlerin onayıyla düzenlenen uluslararası bir statüye kavuştuğunu belirtir. Hünkâr İskelesi Antlaşması Osmanlı'nın Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını son kez tek başına kullandığı belgedir; Londra Sözleşmesi ise bu egemenliği uluslararası bir denetim ve kural setine bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hünkâr İskelesi Antlaşması'nın (18331833) niteliğini analiz etme
Bu antlaşma ile Osmanlı, Boğazlar konusunda Rusya lehine tek taraflı ve son kez egemenlik hakkını kullanmıştır.
Mısır Meselesi (Kavalalı isyanı) nedeniyle Rusya'nın desteğine ihtiyaç duyulması.
2
18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin amacını belirleme
Avrupalı devletlerin (özellikle İngiltere ve Fransa), Rusya'nın Boğazlar üzerindeki etkisini kırmak için meseleyi uluslararasılaştırması.
Hünkâr İskelesi'nin gizli maddelerinin Avrupa dengesini bozması.
3
Sonucu değerlendirme
Boğazlar artık sadece Osmanlı'nın değil, Avrupa hukukunun bir parçası ve uluslararası bir sorun/statü haline gelmiştir.
Osmanlı'nın kendi suları üzerindeki mutlak hakimiyetinin kısıtlanması.

Anahtar Kavram

Boğazlar'ın Uluslararası Statü Kazanması

İpuçları

1
Osmanlı'nın Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa isyanı sırasında Rusya'dan yardım istediği süreci hatırlayın.
2
Hünkâr İskelesi Antlaşması (18331833), Boğazlar'ı Rusya'ya açarken diğerlerine kapatmıştı; Avrupa bu durumdan rahatsız oldu.
3
18411841 Londra Sözleşmesi ile Boğazlar'ın 'barış zamanı savaş gemilerine kapalı olması' kuralı ilk kez çok taraflı bir belgeyle garanti altına alınmıştır.

Daha Fazla Pratik

Boğazlar'ın statüsündeki bu değişimin, Rusya'nın 'Sıcak Denizlere İnme' politikasını nasıl etkilediğini ve 18561856 Paris Antlaşması'na nasıl zemin hazırladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru →

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu mali ve siyasi krizler, devletin dış borçlarını yönetemez hale gelmesine yol açmıştır. 18541854 Kırım Savaşı ile başlayan dış borçlanma süreci, zamanla devletin egemenlik haklarını kısıtlayan uluslararası bir denetim mekanizmasına dönüşmüştür. 18751875 yılında Osmanlı Devleti'nin borç ödemelerini durdurduğunu ilan ettiği "Ramazan Kararnamesi" ile başlayan mali çöküşün sonucunda; 18811881 yılında dış borçların yapılandırılması ve alacaklı devletlerin temsilcilerinden oluşan bir idarenin (Düyun-u Umumiye) kurulmasını resmileştiren hukuki belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muharrem Kararnamesi

Cevap

Düyun-u Umumiye'nin kurulmasını ve borçların yapılandırılmasını sağlayan belge Muharrem Kararnamesi'dir.
Muharrem Kararnamesi, 18811881 yılında Osmanlı Devleti'nin alacaklı Avrupa devletleriyle masaya oturarak borçları yapılandırdığı ve devletin en önemli gelir kaynaklarını (tuz, tütün, içki, balık vergisi vb.) doğrudan yabancı alacaklıların temsilcilerinden oluşan Düyun-u Umumiye İdaresi'ne bıraktığı belgedir. Bu belge ile devlet mali bağımsızlığını fiilen kaybetmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı maliyesinin 1919. yüzyıldaki seyrini analiz etmek.
Osmanlı Devleti ilk kez 18541854 yılında Kırım Savaşı sırasında dış borç almıştır.
Mali çöküşün başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
18751875 ve 18811881 belgeleri arasındaki farkı ayırt etmek.
18751875 Ramazan Kararnamesi iflas ilanıdır; 18811881 Muharrem Kararnamesi ise çözüm/denetim belgesidir.
İki benzer isimli mali belgenin işlevlerini karıştırmamak soruyu çözmek için kritiktir.
3
Düyun-u Umumiye İdaresi'nin (Genel Borçlar İdaresi) kuruluş belgesini eşleştirmek.
II. Abdülhamit döneminde çıkarılan Muharrem Kararnamesi ile bu idare kurulmuştur.
Soruda istenen 'yabancı denetiminin resmileşmesi' bu belge ile gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin mali iflası ve ekonomik bağımsızlığının kaybı (Muharrem Kararnamesi - Düyun-u Umumiye).

İpuçları

1
Söz konusu belge II. Abdülhamit döneminde, 18811881 yılında çıkarılmıştır.
2
Bu düzenleme sonucunda Osmanlı maliyesini denetleyen uluslararası bir kurum olan 'Düyun-u Umumiye' kurulmuştur.
3
Belge ismini, yayınlandığı hicri aydan almaktadır ve 'Ramazan Kararnamesi'nden sonra gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Düyun-u Umumiye'nin kurulmasının Osmanlı ekonomisindeki 'Sömürgeleşme' sürecine etkilerini ve Lozan Antlaşması'ndaki çözümünü inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik olarak 'Kırım Savaşı (18541854) -> Ramazan Kararnamesi (18751875) -> Muharrem Kararnamesi (18811881)' sırasını takip ederek 'iflas' ve 'yönetime el konulması' arasındaki farkı bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru →

Osmanlı Devleti, 18761876 yılında Balkan bunalımını görüşmek üzere Avrupalı devletlerin İstanbul'da topladığı Tersane Konferansı'nda alınacak kararların iç işlerine müdahale teşkil edeceğini savunmuştur. Konferansın toplandığı gün, Batılı devletlerin bu müdahale zeminini ortadan kaldırmak ve devletin bütünlüğünü anayasal bir çerçevede korumak amacıyla gerçekleştirilen demokratik hamle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet Dönemi'nin başlatılması

Cevap

Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet Dönemi'nin başlatılması
Osmanlı Devleti, Batılı devletlerin Tersane Konferansı'nda iç işlerine müdahale etmesini önlemek amacıyla, konferansın açıldığı 2323 Aralık 18761876 tarihinde ilk anayasasını (Kanun-i Esasi) ilan ederek I. Meşrutiyet'i başlatmıştır. Bu hamleyle 'Hristiyan tebaa dahil tüm halkın haklarının anayasal güvenceye alındığı' gösterilmek istenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tersane Konferansı'nın (18761876) tarihsel bağlamını analiz et.
Bu konferans, Balkan krizini çözmek ve Osmanlı içindeki Hristiyan halk lehine kararlar almak için Avrupalı devletlerce toplanmıştır.
Osmanlı Devleti'nin dış baskılara karşı geliştirdiği stratejiyi anlamak için konferansın amacını bilmek gerekir.
2
Osmanlı Devleti'nin konferans günü yaptığı hamleyi hatırla.
II. Abdülhamit ve Genç Osmanlılar, tam konferans toplandığı sırada Kanun-i Esasi'yi (İlk Türk Anayasası) ilan etmişlerdir.
Anayasal yönetime geçilerek, Avrupalı devletlerin müdahale gerekçesinin (azınlık hakları/demokrasi eksikliği) elinden alınması amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Tersane Konferansı ve I. Meşrutiyet'in İlanı İlişkisi

İpuçları

1
Bu olay, Türk tarihindeki ilk anayasanın ilan edildiği dönemi işaret eder.
2
Gelişme, II. Abdülhamit döneminin başında, Genç Osmanlıların (Jön Türkler) baskısıyla gerçekleşmiştir.
3
Tersane Konferansı toplandığında şehirde top atışları duyulmuş ve bu atışların 'Anayasa'nın ilanını' müjdelediği bildirilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Kanun-i Esasi'nin hangi özellikleri padişahın otoritesini korumaya yönelikti? (Örneğin; sürgün yetkisi, meclisi feshetme yetkisi).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 52Soru →

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde imzalanan 18561856 Paris Antlaşması ile 18781878 Berlin Antlaşması, devletin dış politikasındaki statüsünü ve toprak kaybı sürecini belirleyen en kritik metinlerdir. Berlin Antlaşması'nın içeriği ve sonuçları dikkate alındığında, bu antlaşmayı Paris Antlaşması'ndan ayıran ve Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki korumasızlığını açıkça ortaya koyan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ermeni Meselesi'nin ilk kez uluslararası bir sorun olarak diplomasi gündemine taşınması

Cevap

Ermeni Meselesi'nin ilk kez uluslararası bir sorun olarak diplomasi gündemine taşınması
Ermeni Meselesi'nin uluslararasılaşması, 18781878 Berlin Antlaşması'nın en karakteristik ve Paris Antlaşması'nda bulunmayan özelliğidir. Paris Antlaşması'nda Osmanlı'nın toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisindeyken, Berlin Antlaşması ile bu garanti fiilen kalkmış ve Ermeni azınlığı üzerinden doğrudan iç işlerine müdahale yolu açılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmaların dönemlerini ve temel felsefelerini karşılaştırın.
18561856 Paris Antlaşması 'Avrupa hukukundan yararlanma' ve 'toprak bütünlüğü garantisi' vaat ederken; 18781878 Berlin Antlaşması büyük toprak kayıpları ve iç işlerine müdahale (azınlıklar üzerinden) dönemini başlatmıştır.
Sorunun kökünde Berlin Antlaşması'nı Paris'ten ayıran korumasızlık vurgusu aranmaktadır.
2
Berlin Antlaşması ile ortaya çıkan yeni diplomatik krizleri analiz edin.
Berlin Antlaşması ile Ermeni Meselesi ilk kez uluslararası bir antlaşma metnine (6161. madde) girmiştir.
Bu durum, Paris Antlaşması'nda olmayan, Osmanlı'yı daha korumasız ve müdahaleye açık hale getiren bir 'ayırt edici' özelliktir.

Anahtar Kavram

Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin 'Avrupa Koruyuculuğu'ndan çıkması ve Ermeni Meselesi'nin doğuşu

İpuçları

1
Berlin Antlaşması, Paris'te verilen 'toprak bütünlüğü garantisi'nin artık geçerli olmadığını kanıtlayan bir antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

18781878 Berlin Antlaşması ile bağımsızlık kazanan Balkan devletlerini (Sırbistan, Karadağ, Romanya) ezberlemek bu dönem soruları için kritiktir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru →

1919. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımının etkisiyle azınlık isyanlarıyla mücadele etmiştir. Bu süreçte ilk isyan eden topluluk Sırplar olmuş, ancak ilk bağımsızlığını kazanan topluluk Yunanlılar olmuştur.

Buna göre, Osmanlı Devleti'nde Sırplara ilk kez imtiyaz (ayrıcalık) tanınan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bükreş Antlaşması (18121812)

Cevap

Sırplara ilk kez imtiyaz tanınan antlaşma Bükreş Antlaşması (18121812)'dır.
Bükreş Antlaşması (18121812), Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanmış olup Osmanlı tarihinde bir azınlık grubuna (Sırplar) ilk kez imtiyaz (ayrıcalık) tanınan resmi belgedir. Bu durum Dağılma Dönemi'nin başlangıcındaki en önemli diplomatik gelişmelerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Milliyetçilik isyanlarının başlangıcını belirle.
18041804 yılında Kara Yorgi önderliğinde Sırp İsyanı başlamıştır.
Fransız İhtilali'nin etkisiyle Balkanlar'da ilk isyanı Sırplar çıkarmıştır.
2
İsyanı sona erdiren diplomatik belgeyi tespit et.
18061806-18121812 Osmanlı-Rus Savaşı'nı bitiren antlaşma incelenmelidir.
Rusya'nın desteğiyle büyüyen isyan, savaş sonundaki diplomatik masada çözülmüştür.
3
Bükreş Antlaşması'nın içeriğini analiz et.
Antlaşma ile Sırplara bazı siyasi ayrıcalıklar (imtiyazlar) tanınmıştır.
Bu durum, Osmanlı tarihinde bir azınlığa tanınan ilk siyasi haktır.

Anahtar Kavram

Sırp İsyanı ve Haklar Süreci

İpuçları

1
Sırplar Osmanlı'da milliyetçilik etkisiyle ilk isyan eden ancak sonradan bağımsız olan bir topluluktur.
2
Aradığınız antlaşma 18121812 yılında Rusya ile imzalanmış ve isyanı bir süreliğine yatıştırmıştır.
3
Sırpların hak alma süreci 'Bükreş-Edirne-Berlin' (İmtiyaz-Özerklik-Bağımsızlık) şeklinde kodlanabilir. İlk basamak hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Sırpların bağımsızlık aşamalarını (Bükreş, Edirne, Berlin) kronolojik olarak tekrar etmek, Dağılma Dönemi diplomasisini anlamanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru →

Osmanlı Devleti’nde 18391839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, sadece bir iç hukuk reformu değil, aynı zamanda dönemin dış politika krizlerini aşmaya yönelik stratejik bir hamledir. Fermanın ilan edildiği tarihte Osmanlı ordusu Nizip’te Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya yenilmiş ve devlet büyük bir varlık mücadelesi içine girmiştir.

Buna göre, Tanzimat Fermanı'nın bu diplomatik konjonktürde ilan edilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa devletlerinin desteğini alarak Mısır Sorunu'nu lehine çözmek ve imparatorluk bütünlüğünü korumak

Cevap

Tanzimat Fermanı'nın bu dönemde ilan edilmesindeki temel amaç, Avrupa devletlerinin desteğini alarak Mısır Sorunu'nu Osmanlı lehine çözmek ve imparatorluk bütünlüğünü korumaktır.
Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesindeki temel diplomatik gerekçe, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı karşısında zor durumda kalan Osmanlı Devleti'nin, Avrupa devletlerinin (özellikle İngiltere) sempatisini kazanmak ve onların desteğiyle imparatorluğun parçalanmasını önlemektir. Bu hamle, 18401840 Londra Konferansı'nda Osmanlı'nın elini güçlendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi durumunu analiz etme
18391839 yılında Osmanlı Devleti'nin kendi valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya karşı askeri yenilgi aldığı ve Mısır Sorunu'nun uluslararası bir krize dönüştüğü saptanır.
Sorunun çözümünde diplomatik desteğin neden kritik olduğunu anlamak için askeri durumun bilinmesi gerekir.
2
Fermanın zamanlamasını değerlendirme
Tanzimat Fermanı'nın tam da Londra Konferansı öncesinde ilan edilmesinin, Avrupalı devletlere "modernleşen ve hakları güvence altına alan bir devlet" imajı verme amacı taşıdığı görülür.
Dış baskıları azaltmak ve destek toplamak için reformlar genellikle diplomatik kriz dönemlerinde hızlandırılır.
3
Seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından eleme
1818. yüzyıla ait olaylar (Pasarofça, Küçük Kaynarca, Lale Devri) elenerek 1919. yüzyılın temel meselesi olan "Doğu Sorunu" ve toprak bütünlüğü odaklı seçenek doğrulanır.
Dağılma dönemi sorularında kronolojik farkındalık doğru cevaba ulaşmanın en hızlı yoludur.

Anahtar Kavram

Tanzimat Fermanı'nın İlanındaki Dış Etkenler ve Stratejik Zamanlama

İpuçları

1
Fermanın ilan edildiği yıl olan 18391839'da Osmanlı Devleti'nin yaşadığı en büyük iç kriz hangisiydi?
2
Düşman bir valiyle (Mısır Valisi) savaşırken Avrupalı devletlerin desteğini almak için onlara hangi güvenceleri vermeniz gerekirdi?
3
Tanzimat Fermanı, dış baskılara karşı bir kalkan ve diplomatik bir pazarlık aracı olarak kullanılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Tanzimat Fermanı ile Islahat Fermanı'nın ilan edilme nedenlerini (Mısır Sorunu vs. Paris Antlaşması) karşılaştırmalı olarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 55Soru →

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak "Denge Politikası" takip etmiştir. Bu dönemde imzalanan antlaşmalar, devletin diplomatik statüsünü ve toprak bütünlüğünü doğrudan belirlemiştir.

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'ndeki diplomatik gelişmeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantörlüğü altına alınmıştır.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti sayılması ve toprak bütünlüğünün garanti altına alınması Paris Antlaşması ile gerçekleşmiştir.
Kırım Savaşı sonunda imzalanan 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukundan yararlanması ve bir Avrupa devleti sayılması kabul edilmiştir. Ayrıca Avrupalı devletler Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü kendi garantileri altına alarak Rusya'ya karşı bir set oluşturmuşlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soruda Dağılma Dönemi (17921792-19221922) vurgulanmaktadır. Seçeneklerdeki olayların bu tarih aralığında olup olmadığı kontrol edilir.
Gerileme Dönemi (1818. yüzyıl) olaylarını ayıklamak için.
2
Antlaşma maddelerinin karşılaştırılması
18561856 Paris ve 18781878 Berlin antlaşmalarının temel farkları belirlenir.
Özellikle Berlin ve Paris antlaşmalarının sonuçlarının birbirine karıştırılmasını önlemek için.
3
Doğru ifadenin tespiti
Paris Antlaşması'nın getirdiği "Avrupa devleti statüsü" ve "toprak bütünlüğü garantisi" bilgisinin doğruluğu teyit edilir.
Kırım Savaşı sonrası Osmanlı'nın kazandığı diplomatik başarıyı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Dağılma Dönemi Denge Politikası ve Büyük Antlaşmaların Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Kırım Savaşı'nın ardından Osmanlı'nın topraklarını tek başına koruyamayacağının anlaşıldığı antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde imzaladığı antlaşmaların (Edirne, Paris, Berlin) kronolojik sırasını ve toprak kayıplarını gösteren bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 56Soru →

18561856 Paris Antlaşması'yla Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmış ve "Denge Politikası" bu garanti üzerine inşa edilmiştir. Ancak 1919. yüzyılın son çeyreğinde uluslararası konjonktürün değişmesiyle, büyük devletlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik tutumları "toprak bütünlüğünü koruma" ilkesinden "çıkar bölgeleri oluşturma ve tazminat alma" mantığına evrilmiştir. İngiltere'nin bu köklü politika değişikliğini fiilen başlatan ve Berlin Kongresi'nde Osmanlı'ya destek verme karşılığında elde ettiği en somut kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıbrıs adasının yönetiminin Rus tehdidine karşı askeri bir üs olarak geçici süreliğine İngiltere'ye bırakılması

Cevap

Kıbrıs adasının yönetiminin İngiltere'ye geçici olarak devredilmesi, İngiltere'nin geleneksel 'Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma' politikasından 'stratejik tazminat' politikasına geçişinin ilk ve en somut kanıtıdır.
İngiltere, 18781878 yılına kadar Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü Rusya'ya karşı bir set olarak savunmuştur. Ancak 1877−18781877-1878 savaşı sonrası imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın Rusya'yı çok güçlendirmesi üzerine, İngiltere bu antlaşmayı hafifletmek için Berlin Kongresi'ni toplamış, bu desteği karşılığında da Osmanlı'dan Kıbrıs'ı askeri bir üs olarak 'geçici' süreliğine almıştır. Bu durum, İngiltere'nin artık Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü karşılıksız savunmayacağının ve kendi payını almaya başladığının ilk resmî göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması (18561856) şartlarını analiz et.
İngiltere ve Fransa, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü garanti altına almıştı.
Bu dönemde Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engellemek için Osmanlı'nın varlığı hayati görülüyordu.
2
1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (9393 Harbi) sonuçlarını değerlendir.
Osmanlı ağır bir yenilgi aldı ve Rusya Ayastefanos ile büyük kazanımlar elde etti.
Rusya'nın aşırı güçlenmesi İngiltere'nin çıkarlarını tehdit etti.
3
İngiltere'nin Berlin Kongresi öncesi hamlesini incele.
İngiltere, Rusya'ya karşı Osmanlı'yı masada savunmak için Kıbrıs'ın idaresini talep etti.
İngiltere artık 'karşılıksız koruma' yerine 'stratejik bölge karşılığı destek' (tazminatçılık) politikasına geçiş yapmıştır.

Anahtar Kavram

Dağılma Dönemi'nde İngiltere'nin Politika Değişikliği ve Denge Politikası

İpuçları

1
18781878 Berlin Kongresi öncesindeki pazarlıkları düşünün.
2
İngiltere, Rusya'ya karşı Osmanlı'yı savunmak için bir 'bedel' talep etmiştir.
3
Bu bedel, Doğu Akdeniz'de stratejik bir ada olan ve günümüzde de tartışılan bir yerdir.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile kurulan yeni Balkan düzenini ve bağımsız olan devletleri (Sırbistan, Karadağ, Romanya) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Politika değişikliğini kronolojik olarak takip edin: 18561856 (Tam Destek) -> 18781878 (Şartlı Destek/Kıbrıs) -> 18821882 (Mısır İşgali/Fiili Müdahale). İlk kırılma noktası 18781878'dir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru →

Osmanlı Devleti'nin 18381838 yılında İngiltere ile imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile iç ve dış ticaretteki tekel sistemi (yed−iyed-i vahitvahit) kaldırılmış, yabancı tüccarlara iç ticarete katılma hakkı verilmiş ve gümrük vergileri yabancılar lehine düzenlenmiştir.

Bu antlaşmanın Osmanlı Devleti üzerindeki temel ekonomik ve siyasi sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın açık pazarı haline gelmesi ve yerli sanayinin çöküş sürecine girmesi

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletlerinin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin rekabet gücünü kaybederek gerilemesi.
Doğru seçenek, antlaşmanın en yıkıcı etkisini ifade etmektedir. 18381838 Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı gümrükleri yabancı tüccarlar için %55 gibi çok düşük seviyelere çekilmiş, bu da yerli sanayinin (Lonca) yabancı mallar karşısında rekabet edemeyerek çökmesine ve Osmanlı topraklarının Avrupa'nın hammadde kaynağı ve açık pazarı haline gelmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma şartlarını analiz etme
İngiliz tüccarların iç ticarette Osmanlı tebaasıyla aynı haklara sahip olması ve gümrük vergilerinin düşürülmesi.
Antlaşmanın yerli ekonomi üzerindeki doğrudan etkisini anlamak için şartların bilinmesi gerekir.
2
Yerli üretim (Lonca teşkilatı) üzerindeki etkiyi değerlendirme
Gümrük korumasından yoksun kalan yerli esnafın Avrupa'dan gelen ucuz ve seri üretim mallarla rekabet edememesi.
Ekonomik çöküşün neden-sonuç ilişkisini kurmak.
3
Siyasi ve ekonomik genel sonucu belirleme
Osmanlı Devleti'nin hammadde satan ve dışarıdan mamul madde alan bir 'açık pazar' konumuna düşmesi.
Antlaşmanın devletin egemenlik hakları ve ekonomik yapısı üzerindeki nihai etkisini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Ekonomik Bağımlılık ve Balta Limanı Antlaşması

İpuçları

1
Bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin gümrük denetimini büyük ölçüde kaybetmesine neden olmuştur.
2
Yerli esnafın (Lonca teşkilatı) çöküşünü hızlandıran ekonomik düzenlemeyi düşünün.
3
Osmanlı Devleti'nin Batı'ya ekonomik olarak bağımlı hale gelip 'açık pazar' olarak nitelendirilmesine yol açan 18381838 tarihli düzenlemedir.

Daha Fazla Pratik

Balta Limanı Antlaşması'nın ardından gelen Tanzimat Fermanı'nın ekonomik ve toplumsal etkilerini inceleyerek süreci pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru →

Osmanlı Devleti'nde 18761876 yılında Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet dönemine geçilmesi, sadece iç dinamiklerin bir sonucu değil, aynı zamanda dış baskıları etkisiz kılma çabasıdır. Bu anayasal süreç, Avrupalı devletlerin Balkanlardaki ıslahat taleplerini içeren bir konferansın toplandığı gün ilan edilerek diplomatik bir manevra yapılmıştır.

Bu parçada sözü edilen ve Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edilmesini engellemek amacıyla Kanun-i Esasi'nin ilan edilmesine zemin hazırlayan uluslararası gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18761876 Tersane Konferansı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahaleyi önlemek amacıyla Kanun-i Esasi'nin ilan edildiği gelişme Tersane Konferansı'dır.
Tersane Konferansı (18761876), Avrupalı devletlerin Balkanlardaki Hristiyan tebaanın durumunu görüşmek üzere İstanbul'da topladığı bir konferanstır. Osmanlı yönetimi, konferansın çalışmalarına başladığı gün Kanun-i Esasi'yi ilan ederek Avrupalı devletlerin 'iç işlerimize karışmasına gerek yok, biz zaten demokratik hakları tanıdık' imajı vermeye çalışmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve ana olayı belirle.
18761876 Balkan Bunalımı ve I. Meşrutiyet süreci.
Soruda bahsedilen anayasal süreç I. Meşrutiyet ve Kanun-i Esasi'dir.
2
Dış baskı ve reform ilişkisini analiz et.
Avrupalı devletlerin İstanbul'da topladığı Tersane Konferansı.
Osmanlı Devleti, konferansın Balkanlar hakkında ağır kararlar almasını engellemek için 'zaten anayasal düzene geçtik' mesajı vermiştir.
3
Seçenekler arasındaki benzer olayları ayırt et.
Tersane Konferansı (18761876) ile Reval Görüşmeleri (19081908) farkı.
Tersane Konferansı I. Meşrutiyet'e, Reval Görüşmeleri ise II. Meşrutiyet'e dış etkendir.

Anahtar Kavram

Meşrutiyet İlanlarında Dış Etkenlerin Rolü

İpuçları

1
I. Meşrutiyet (18761876) ve II. Meşrutiyet (19081908) arasındaki 'dış tetikleyici' farkına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

II. Meşrutiyet'in ilanında etkili olan 'Reval Görüşmeleri'nin içeriğini ve İttihat Terakki üzerindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde, Kırım Savaşı sonunda elde edilen "Avrupa devletler hukukundan yararlanma" ve "toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerce garanti edilmesi" kazanımlarının fiilen geçerliliğini yitirdiği; bunun yerine büyük devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki doğrudan paylaşım planlarını devreye soktuğu ve Ermeni Meselesi'ni ilk kez uluslararası bir platforma taşıdığı gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18781878 Berlin Antlaşması

Cevap

18781878 Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün korunması ilkesinden vazgeçildiği ve Ermeni Meselesi'nin uluslararası bir sorun haline geldiği dönüm noktasıdır.
18781878 Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti için bir yıkım belgesi niteliğindedir. Bu antlaşma ile Avrupalı devletler, 18561856 Paris Antlaşması'nda verdikleri "Osmanlı toprak bütünlüğünü garanti etme" sözünden vazgeçmişlerdir. Ayrıca, antlaşmanın 6161. maddesi ile Ermeni halkının yaşadığı bölgelerde ıslahat yapılması zorunluluğu getirilerek, bu konu ilk kez uluslararası bir sorun (Ermeni Meselesi) haline getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki diplomatik kırılma noktalarını analiz etme
"Toprak bütünlüğü garantisinin sona ermesi" ve "Ermeni Meselesi'nin uluslararasılaşması" anahtar ifadelerdir.
Bu ifadeler bizi doğrudan 1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası sürece götürür.
2
Paris ve Berlin antlaşmaları arasındaki temel farkı belirleme
18561856 Paris Antlaşması "koruyucu", 18781878 Berlin Antlaşması ise "paylaştırıcı" bir nitelik taşır.
Berlin Antlaşması'nın 6161. maddesi Ermeni Meselesi'ni ilk kez uluslararası bir metne dahil etmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Diplomasisinde Koruma Döneminden Paylaşım Dönemine Geçiş

İpuçları

1
Ermeni Meselesi'nin ilk kez uluslararası bir belgede (madde 6161) yer aldığı antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Paris ve Berlin antlaşmalarının Osmanlı'nın 'Avrupa Devleti' statüsü üzerindeki etkilerini karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde denge politikası, Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanma esasına dayanmaktaydı. 1853−18561853-1856 Kırım Savaşı sonunda imzalanan Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmışken; 1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (9393 Harbi) sonrası imzalanan Berlin Antlaşması bu süreçte bir kırılma noktası olmuştur.

Bu bilgilere dayanarak, 18781878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı dış politikasında meydana gelen temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma ilkesinden vazgeçerek paylaşıma dayalı politikalara yönelmesi

Cevap

Avrupalı devletlerin Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma garantisinden vazgeçerek parçalanma sürecini onaylaması
Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti için bir dönüm noktasıdır çünkü bu tarihten itibaren İngiltere, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü savunma politikasını terk etmiştir. Antlaşma ile büyük toprak kayıpları yaşanmış ve Avrupa devletleri artık Osmanlı'yı korumak yerine, onun toprakları üzerinden kendi çıkarlarını legalize etmeye başlamışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması Analizi
1856'da Avrupa, Rusya'ya karşı Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü garanti etti.
Rusya'nın sıcak denizlere inmesini engellemek için Osmanlı bir tampon bölge olarak görüldü.
2
Berlin Antlaşması Analizi
1878'de Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu; Ermeni meselesi uluslararası boyut kazandı.
İngiltere'nin politika değiştirerek Osmanlı topraklarını korumaktan vazgeçmesi ve kendi payını (Kıbrıs) alması.
3
Diplomatik Kırılmayı Tespit Etme
Garantörlük sisteminden paylaşıma dayalı 'Şark Meselesi'nin nihai aşamasına geçildi.
Avrupalı devletlerin Osmanlı'yı yaşatmak yerine kontrollü bir şekilde parçalama kararı alması.

Anahtar Kavram

Osmanlı Diplomasisinde Garantörlükten Paylaşıma Geçiş

İpuçları

1
İngiltere'nin 18781878 yılında Kıbrıs'ı üs olarak almasının nedenini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile ortaya çıkan Ermeni Meselesi'nin (6161. madde) Osmanlı'nın iç işlerine müdahaleyi nasıl artırdığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki
Dağılma Dönemi (1792-1922) Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 3 | Examkin