Duraklama Dönemi (1579-1699)

51 soru

Soru 21Soru →

Osmanlı Devleti, 15901590 yılında Safeviler ile imzaladığı Ferhat Paşa Antlaşması ile Doğu'da en geniş sınırlarına ulaşmış; Tebriz, Karabağ ve Dağıstan gibi bölgeleri topraklarına katmıştır. Ancak XVII.XVII. yüzyılın başlarında yaşanan Celali İsyanları ve Avusturya ile süregelen uzun savaşlar, bu bölgelerde otorite kurulmasını zorlaştırmıştır. Bu olumsuz gelişmelerin etkisiyle Osmanlı Devleti, Ferhat Paşa Antlaşması ile kazandığı yerleri Safevilere geri vermek zorunda kalmıştır.

Bahsedilen bu toprak iadesi aşağıdaki antlaşmalardan hangisi ile gerçekleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nasuh Paşa Antlaşması

Cevap

Ferhat Paşa Antlaşması ile kazanılan toprakların Safevilere geri verildiği antlaşma Nasuh Paşa Antlaşması'dır.
Nasuh Paşa Antlaşması (16121612), Osmanlı Devleti'nin Doğu'da en geniş sınırlara ulaştığı Ferhat Paşa Antlaşması'ndaki kazanımlarını kaybettiği ve Safevilere toprak iadesi yaptığı ilk önemli belgedir. Bu durum, merkezi otoritenin ve ordunun zayıflamasının dış politikaya yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) siyasi olaylarını ve Safevi ilişkilerini kapsamaktadır.
Toprak kazanımı ve kaybı süreçlerini kronolojik olarak ayırmak gerekir.
2
Antlaşmaların Karşılaştırılması
Ferhat Paşa (15901590) zirveyi, Nasuh Paşa (16121612) ise Doğu'daki ilk büyük geri çekilmeyi temsil eder.
Osmanlı'nın iç sorunlar nedeniyle dış politikada taviz verdiği noktayı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Duraklama Dönemi Doğu Siyaseti ve Nasuh Paşa Antlaşması

İpuçları

1
Osmanlı'nın Doğu'da ilk kez geri adım attığı antlaşmayı düşünün.
2
Bu antlaşma 16121612 yılında imzalanmıştır ve adını dönemin sadrazamından almıştır.

Daha Fazla Pratik

Kasr-ı Şirin Antlaşması ile Nasuh Paşa Antlaşması arasındaki farkları bir tablo halinde inceleyerek sınır değişimlerini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemini kullanarak XVI.XVI. yüzyıl (Amasya) ve XVIII.XVIII. yüzyıl (Kerden) seçeneklerini eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 22Soru →

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyılda Anadolu coğrafyasında can ve mal güvenliğinin sarsılması, ağır vergiler ve yerel yöneticilerin baskısı gibi nedenlerle köylülerin topraklarını terk ederek güvenli şehirlere veya dağlara çekilmesiyle sonuçlanan "Büyük Kaçgun" hadisesine zemin hazırlayan isyanlar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Celali İsyanları

Cevap

Anadolu'da sosyal ve ekonomik düzeni bozarak kitlesel göçlere (Büyük Kaçgun) neden olan Celali İsyanları
Doğru cevap, Anadolu'da güvenliğin bozulması ve ekonomik baskılar sonucu halkın topraklarını bırakıp gitmesine neden olan Celali İsyanlarıdır. Bu olay Osmanlı tarihinde 'Büyük Kaçgun' olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Terim Analizi
"Büyük Kaçgun" ifadesinin Osmanlı kırsalındaki kitlesel terk ve göç hareketini simgelediği belirlenir.
Sorunun kökünde yer alan anahtar kavramın hangi olayla eşleştiğini bulmak için gereklidir.
2
Dönem ve Mekan Kontrolü
Olayın XVII.XVII. yüzyılda ve Anadolu'da gerçekleştiği saptanır.
İstanbul (merkez) isyanları ile taşra isyanlarını birbirinden ayırmak gerekir.
3
Neden-Sonuç İlişkisi
Tımar sisteminin bozulması, vergilerin ağırlaşması ve Celali İsyanları'nın yarattığı güvensizliğin bu göçe neden olduğu sonucuna varılır.
Celali İsyanları'nın en önemli sosyal sonucunun Büyük Kaçgun olduğunu teyit eder.

Anahtar Kavram

Büyük Kaçgun ve Celali İsyanları İlişkisi

İpuçları

1
Bu isyanların ismi, Yavuz Sultan Selim döneminde Yozgatlı Bozoklu Celal tarafından çıkarılan ilk taşra isyanına dayanmaktadır.
2
Tımar sisteminin bozulması ve iltizamın yaygınlaşması bu isyanların ekonomik zeminini hazırlamıştır.
3
Köylülerin şehirlere kaçması tarımsal üretimin durmasına ve şehirlerde işsizliğin artmasına yol açmıştır.

Daha Fazla Pratik

Celali İsyanları'nı bastırmak için sert önlemler alan Kuyucu Murad Paşa'nın faaliyetlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 23Soru →

Osmanlı Devleti’nin XVII.XVII. yüzyılda girdiği "Duraklama" sürecini analiz eden bir araştırmacı; devletin dış dünyadaki imajının sarsılması ile içerideki askeri-bürokratik direncin kırılması çabaları arasında doğrudan bir bağ kurmaktadır. Araştırmacıya göre; diplomatik protokolde padişahın Avusturya arşidükü ile denk sayılması, devletin "cihanşümul" iddiasından büyük bir ödün verdiğinin kanıtıdır. Bu ödünün yarattığı sarsıntı, süreci takip eden dönemde bir padişahın ordu yapısını kökten değiştirme teşebbüsüne zemin hazırlamıştır.

Bu araştırmacının bahsettiği diplomatik gelişme ve bu gelişmeyi takip eden süreçte ordu yapısını değiştirme teşebbüsünde bulunan devlet adamı eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 16061606 Zitvatorok Antlaşması — II.II. Osman

Cevap

Zitvatorok Antlaşması ile diplomatik eşitliğin kabul edilmesi ve bu sarsıntıyı ordu reformuyla aşmaya çalışan padişahın II. Osman olmasıdır.
Doğru cevap, Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki üstünlüğünü kaybettiği Zitvatorok Antlaşması ile bu askeri zayıflığı görerek orduyu yenilemeye çalışan II. Osman'ın eşleşmesidir. Mütekabiliyet esası, diplomaside devletlerin eşitliği anlamına gelir ve bu durum Osmanlı için cihanşümul (evrensel) iddiadan vazgeçişin ilk işaretidir.

Adım Adım Çözüm

1
Diplomatik protokol değişimini tespit et.
15331533 İstanbul Antlaşması ile sağlanan "Sadrazam = Arşidük" üstünlüğünün 16061606 Zitvatorok Antlaşması ile "Padişah = Arşidük" şekline (mütekabiliyet) dönüştüğünü belirle.
Soruda geçen 'padişahın Avusturya arşidükü ile denk sayılması' ifadesi Zitvatorok Antlaşması'na işaret eder.
2
İç politikadaki radikal askeri değişim arayışını analiz et.
XVII.XVII. yüzyılda ordu yapısını (Yeniçeri Ocağı) kökten değiştirmek isteyen ilk padişahın II.II. Osman (Genç Osman) olduğunu saptat.
II.II. Osman, özellikle Hotin Seferi'ndeki disiplinsizlikleri gördükten sonra orduyu yenilemeyi planlamıştır.
3
Verilen eşleştirmeyi doğrula.
Zitvatorok Antlaşması (16061606) ve II.II. Osman eşleşmesinin doğru olduğunu onayla.
Her iki gelişme de XVII.XVII. yüzyılın başlarında, birbirini tetikleyen bir siyasi-askeri zincirin parçalarıdır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Diplomasisinde Mütekabiliyet ve İlk Radikal Islahat Teşebbüsü

İpuçları

1
Osmanlı padişahının Avusturya arşidüküne eşitlendiği antlaşmayı hatırlayın.
2
Bu antlaşma 16061606 yılında imzalanmış ve Zitvatorok adını taşımaktadır.
3
Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istediği için tahttan indirilip katledilen padişah kimdir?

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin mütekabiliyet esasına geçtiği diğer önemli antlaşmaları ve bu durumun dış politika üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soru kökündeki 'mütekabiliyet' terimini Zitvatorok Antlaşması ile doğrudan eşleştirerek seçenekleri eleyebilir ve ardından XVII.XVII. yüzyılın radikal reformcusunu bularak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru →

Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi olarak adlandırılan XVII.XVII. yüzyılda imzaladığı aşağıdaki antlaşmalardan hangisi, karşısında verilen özellik ile yanlış eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasr-ı Şirin Antlaşması — Osmanlı Devleti'nin ilk kez savaş tazminatı ödemesi

Cevap

Kasr-ı Şirin Antlaşması'nın Osmanlı Devleti'nin ilk kez savaş tazminatı ödediği antlaşma olarak belirtilmesi yanlıştır; bu antlaşma sınırları belirlemiş, tazminat ise 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile gündeme gelmiştir.
Doğru cevap olan seçenek yanlıştır çünkü Kasr-ı Şirin Antlaşması (16391639), Safevilerle yapılan savaşları sona erdirmiş ve günümüz Türkiye-İran sınırını büyük oranda belirlemiştir. Osmanlı Devleti'nin tarihinde ilk kez savaş tazminatı ödediği antlaşma ise XVIII.XVIII. yüzyılda (17741774) Rusya ile imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki antlaşmaların dönemlerini ve temel özelliklerini analiz et.
Tüm antlaşmalar 17. yüzyıl (Duraklama Dönemi) siyasi olayları ile ilgilidir.
Sorunun kapsamını ve zaman dilimini doğrulamak için gereklidir.
2
Yanlış olan eşleştirmeyi bulmak için 'savaş tazminatı' kavramının tarihsel kökenini sorgula.
Osmanlı Devleti ilk kez 1774 yılında Rusya'ya (Küçük Kaynarca Antlaşması ile) savaş tazminatı ödemiştir.
Kavramın hangi yüzyıla ve olaya ait olduğunu netleştirmek için.
3
Kasr-ı Şirin Antlaşması'nın gerçek içeriğini kontrol et.
1639'da imzalanmış ve günümüz Türkiye-İran sınırını büyük ölçüde çizmiştir.
E seçeneğindeki bilginin yanlışlığını kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Duraklama Dönemi Siyasi Antlaşmaları ve Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Duraklama döneminde (17. yüzyıl) henüz devlet o kadar büyük bir mali çöküş yaşamamıştı ki başka bir devlete tazminat ödesin.
2
Türkiye-İran sınırını belirleyen antlaşmanın adını ve tarihini düşünün.
3
Savaş tazminatı ödenmesi ilk kez 1774 yılında Rusya'ya karşı yapılan bir mağlubiyet sonrası gerçekleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

18. yüzyıl (Gerileme Dönemi) antlaşmalarını, özellikle Küçük Kaynarca'nın maddelerini inceleyerek 17. yüzyıl ile farklarını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru →

Osmanlı Devleti'nde XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) boyunca gerçekleştirilen ıslahat hareketlerinin genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönem ıslahatları için geçerli bir bilgi *değildir*?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa'daki teknik ve bilimsel gelişmelerin örnek alınarak uygulanması

Cevap

Avrupa'daki teknik ve bilimsel gelişmelerin örnek alınarak uygulanması, XVII. yüzyıl ıslahatlarının bir özelliği değildir.
Osmanlı Devleti, Duraklama Dönemi olarak bilinen XVII. yüzyılda kendisini halen Avrupa'dan üstün gördüğü için Avrupa'daki bilimsel veya teknik gelişmeleri takip etmemiş ve örnek almamıştır. Bu dönemdeki ıslahatlar, yükselme dönemindeki geleneksel düzene (Kanun-ı Kadim) dönerek sorunları çözmeyi amaçlamıştır. Avrupa'nın örnek alınması süreci ancak bir sonraki yüzyıl olan XVIII. yüzyılda başlayacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem tespiti yapılması
Soru XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ıslahatlarını sormaktadır.
Islahatların karakteri yüzyıllara göre (XVII, XVIII, XIX) köklü farklılıklar gösterir.
2
Islahatların referans kaynağının sorgulanması
XVII. yüzyıl ıslahatlarında referans 'Avrupa' değil, Osmanlı'nın eski gücü olan 'Kanun-ı Kadim'dir.
Osmanlı Devleti bu yüzyılda halen kendisini Avrupa'dan üstün gördüğü için Batı'yı örnek alma gereği duymamıştır.
3
Yanlış bilginin elenmesi
Avrupa etkisi ancak XVIII. yüzyıldaki Lale Devri ile başlamıştır.
Kronolojik olarak Batılılaşma süreci 1700'lü yılların başında (XVIII. yüzyıl) başlamıştır.

Anahtar Kavram

XVII. yüzyıl ıslahatlarında Batı etkisi yoktur; geleneksel yöntemlerle 'eski düzene dönüş' hedeflenmiştir.

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin 'Batı'nın üstünlüğünü' kabul ettiği yüzyılı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

XVIII. yüzyıl (Gerileme Dönemi) ıslahatlarının ilk örneği olan Lale Devri ile bu dönemi karşılaştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru →

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 16061606 yılında imzalanan Zitvatorok Antlaşması'nda yer alan "Avusturya Arşidükü, protokol bakımından Osmanlı Padişahı'na eşit sayılacak ve kendisine Sezar (İmparator) unvanıyla hitap edilecektir." maddesi, aşağıdakilerden hangisinin temel bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki diplomatik üstünlüğünü kaybettiğinin

Cevap

Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı padişahının diplomatik olarak Avusturya arşidüküyle eşitlenmesi, Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki diplomatik üstünlüğünü kaybettiğini gösterir.
Zitvatorok Antlaşması'nın ilgili maddesi, Osmanlı Devleti'nin 15331533 tarihli İstanbul Antlaşması ile elde ettiği 'Avusturya Arşidükü'nün Osmanlı Sadrazamı'na denk sayılması' şeklindeki protokol üstünlüğünün sona erdiğini kanıtlar. Padişah ile Arşidükün eşit sayılması, Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki diplomatik üstünlüğünü kaybettiği ve uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet (karşılıklılık) esasına dönüldüğü anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Önceki durumu hatırla
15331533 İstanbul Antlaşması'na göre Avusturya arşidükü, Osmanlı sadrazamına denkti.
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki mutlak üstünlüğünü belirlemek için.
2
Yeni maddeyi analiz et
Avusturya arşidükü artık Osmanlı padişahına eşit kabul ediliyor ve 'Sezar' unvanını kullanıyor.
Antlaşmanın diplomatik statü üzerindeki etkisini görmek için.
3
Sonucu değerlendir
Diplomatik protokoldeki bu gerileme, Osmanlı'nın Avrupa üzerindeki siyasi üstünlüğünün sarsılması anlamına gelir.
Maddenin Osmanlı devlet otoritesi ve prestiji üzerindeki sonucunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Mütekabiliyet (Karşılıklılık) ve Diplomatik Eşitlik

İpuçları

1
15331533 İstanbul Antlaşması'nda Avusturya kralının kime denk sayıldığını hatırlayın.
2
Bir devlet başkanının başka bir devlet başkanıyla eşitlenmesi, önceki dönemdeki 'üstünlük' durumunun değiştiğini gösterir.
3
Bu madde ile Osmanlı padişahı ile Avusturya arşidükü arasındaki protokol farkı ortadan kalkmıştır.

Daha Fazla Pratik

Bu olaydan sonra Osmanlı Devleti'nin Batı'da imzaladığı en kazançlı son antlaşma olan Vasvar Antlaşması'nı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru →

15331533 İstanbul Antlaşması'yla Avusturya üzerinde mutlak bir diplomatik üstünlük kuran Osmanlı Devleti, 16061606 yılında imzaladığı Zitvatorok Antlaşması ile bu üstünlüğünü kaybetmiş ve 'mütekabiliyet' (karşılıklılık) esasına dayalı olarak Avusturya Arşidükü'nü protokolde Osmanlı padişahına eşit saymıştır. Devletin dış dünyadaki bu prestij kaybı, iç yapıda yaşanan yapısal bozulmalarla doğrudan ilişkilidir.

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi’nde (1579−16991579-1699) yaşadığı bu gerileme sürecinin temel nedenleri arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa’dan getirilen teknik uzmanlar ve subaylar aracılığıyla orduda Batı tarzı modernleşme çalışmalarının başlatılması

Cevap

Avrupa’dan getirilen teknik uzmanlar ve subaylar aracılığıyla orduda Batı tarzı modernleşme çalışmalarının başlatılması
Doğru seçenek olan 'Avrupa'dan getirilen teknik uzmanlar aracılığıyla modernleşme' ifadesi, Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) için değil, Gerileme Dönemi (XVIII.XVIII. yüzyıl) için geçerlidir. Duraklama Dönemi'nde yapılan ıslahatlar köklü olmayıp kişilere bağlı kalmış ve 'Kadim Düzen'e (Klasik Dönem) dönmeyi amaçlamıştır; Batı'nın askeri ve teknik üstünlüğü bu dönemde henüz kabul edilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Duraklama Dönemi'nin (1579−16991579-1699) genel niteliğini analiz etme
Bu dönemdeki ıslahatlar tamamen geleneksel yöntemlerle (Kanuni dönemine dönüş arzusu) yapılmıştır.
Dönemin ıslahatçıları (IV. Murad, Köprülüler vb.) sorunun kaynağını Batı'dan geri kalmakta değil, eski düzenden uzaklaşmakta görmüşlerdir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik ve içeriksel kontrolünü yapma
Batı tarzı askeri uzman getirme (Humbaracı Ahmed Paşa vb.) ve Batılılaşma hareketleri Lale Devri (17181718) ve sonrasına aittir.
Osmanlı Devleti, Batı'nın üstünlüğünü ancak 16991699 Karlofça ve 17181718 Pasarofça Antlaşmalarından sonra kabul etmeye başlamıştır.
3
Duraklama nedenlerini doğrulama
Kafes sistemi, Coğrafi Keşifler, Beşik Ulemalığı ve Tımar sistemindeki bozulma gerçek nedenlerdir.
Bu maddelerin tamamı XVII.XVII. yüzyılda devletin içten içe çürümesine ve dışarıda prestij kaybetmesine yol açan yapısal sorunlardır.

Anahtar Kavram

Duraklama Dönemi Islahatlarının Niteliği ve Batılılaşma Farkı

İpuçları

1
Zitvatorok Antlaşması'nın tarihini (16061606) ve bu yüzyılın ıslahat karakterini düşünün.
2
Osmanlı Devleti Batı'nın üstünlüğünü ne zaman kabul etmeye başladı? XVII.XVII. yüzyılda mı yoksa XVIII.XVIII. yüzyılda mı?
3
Avrupa'dan teknik uzman getirme (Batılılaşma) süreci Pasarofça Antlaşması ve Lale Devri ile başlar. Duraklama Dönemi ıslahatçıları ise sorunları baskı ve şiddetle veya eski düzene dönerek çözmeye çalışmışlardır.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyıl ıslahatçıları (Kuyucu Murad Paşa, IV. Murad, Tarhuncu Ahmed Paşa) ile XVIII. yüzyıl ıslahatçılarını (III. Ahmet, I. Mahmut, III. Selim) karşılaştıran bir tablo hazırlamak bu kavram karmaşasını çözecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru →

Osmanlı Devleti, XVI.XVI. yüzyılda 15331533 İstanbul Antlaşması ile Avusturya üzerinde kurduğu protokol üstünlüğünü, XVII.XVII. yüzyılın başlarında imzalanan 16061606 Zitvatorok Antlaşması ile kaybetmiştir. Antlaşmada yer alan "Avusturya Arşidükü protokol bakımından Osmanlı Padişahı'na eşit sayılacak ve kendisine 'Sezar' (İmparator) unvanıyla hitap edilecektir." maddesi bu değişimin en somut kanıtıdır.

Bu bilgi ve XVII.XVII. yüzyılın siyasi koşulları göz önüne alındığında, Zitvatorok Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin diplomatik ilişkilerde "mütekabiliyet" esasını kabul ederek dış politikada mutlak üstünlüğünden taviz verdiğinin kanıtıdır.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin diplomatik ilişkilerde mütekabiliyet (karşılıklılık) esasını kabul ederek dış politikada mutlak üstünlüğünden taviz verdiğinin kanıtıdır.
Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı Padişahı, kendisinden düşük rütbeli gördüğü Avusturya Arşidükü ile hukuken eşit sayılmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın XVI.XVI. yüzyıldaki mutlak diplomatik üstünlüğünü kaybettiğini ve uluslararası ilişkilerde 'mütekabiliyet' (karşılıklılık) ilkesine boyun eğdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
15331533 İstanbul Antlaşması'nın protokol hükmünü hatırla.
Avusturya Arşidükü = Osmanlı Sadrazamı (Osmanlı üstünlüğü).
Başlangıçtaki güç dengesini belirlemek için.
2
16061606 Zitvatorok Antlaşması'ndaki yeni hükmü analiz et.
Avusturya Arşidükü = Osmanlı Padişahı (Eşitlik).
Diplomatik statüdeki değişimi tespit etmek için.
3
Eşitlik kavramının uluslararası hukuktaki karşılığını belirle.
Mütekabiliyet (Karşılıklılık) ilkesi.
Doğru terminolojiyi kullanmak için.
4
Dönemsel ayrım yap (Duraklama vs. Gerileme).
Zitvatorok XVII.XVII. yy (Duraklama) antlaşmasıdır; toprak kaybı veya Batılılaşma içermez.
Çeldiricileri elemek için.

Anahtar Kavram

Mütekabiliyet (Diplomatik Karşılıklılık)

İpuçları

1
15331533 İstanbul Antlaşması'nda Avusturya Arşidükü'nün kime denk sayıldığını hatırla.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'nde kazançlı çıktığı son büyük antlaşma olan Bucaş Antlaşması'nın sınır değişikliklerini inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru →

XVII.XVII. yüzyılda Anadolu’da merkezi otoritenin zayıflaması, vergilerin ağırlaşması ve tımar sisteminin bozulmasıyla birlikte yaygınlaşan Celali İsyanları, köylü nüfusun topraklarını terk ederek şehirlere veya ulaşılması güç dağlık bölgelere göç etmesine neden olmuştur. Tarihte "Büyük Kaçgun" olarak adlandırılan bu sürecin Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu durumun sonuçlarından biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut yönetim biçimine karşı rejim değişikliği taleplerinin ortaya çıkması

Cevap

Mevcut yönetim biçimine karşı rejim değişikliği taleplerinin ortaya çıkması
Osmanlı Devleti'nde Duraklama Dönemi'nde (XVII. yüzyıl) meydana gelen Celali, İstanbul (Yeniçeri) veya Eyalet isyanlarının hiçbirinde devlet rejimini değiştirmek, mutlak monarşiyi yıkmak veya Osmanlı hanedanına son vermek gibi bir amaç güdülmemiştir. İsyanlar genellikle kötü yönetim, ağır vergiler, yolsuzluklar veya askeri disiplinsizlikler nedeniyle çıkmış; çözümü ise sistemin değişmesinde değil, 'Kanun-i Kadim' denilen eski düzenin geri getirilmesinde aramışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Celali İsyanları ve Büyük Kaçgun'un niteliğini belirle
Bu olaylar XVII.XVII. yüzyılda Anadolu'da yaşanan sosyo-ekonomik çöküşün bir sonucudur.
Sorunun kökenini ve dönemin dinamiklerini anlamak için gereklidir.
2
İsyanların ve göçlerin ekonomik etkilerini analiz et
Üretim durmuş, vergiler toplanamamış ve tımar sistemi çökmüştür.
Ekonomik ve askeri seçenekleri değerlendirmek için gereklidir.
3
İsyanların siyasi amacını sorgula
XVII.XVII. yüzyılda rejim değişikliği veya hanedan karşıtlığı gibi modern siyasi kavramlar mevcut değildir.
İsyanların karakterini doğru teşhis etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Celali İsyanları'nın ve Duraklama Dönemi ayaklanmalarının rejim değişikliği hedeflemeyen, gelenekçi (Kanun-i Kadim'e dönüş odaklı) karakteri.

İpuçları

1
Dönemin isyanlarının bir 'ihtilal' mi yoksa 'tepki' mi olduğunu düşünün.
2
Osmanlı Devleti'nde rejim (yönetim biçimi) değişikliği hangi yüzyılda gündeme gelmiştir?
3
Duraklama dönemi isyancıları padişahları veya vezirleri değiştirmek isteyebilirler ancak devleti yöneten hanedanı veya saltanat sistemini değiştirmeyi asla düşünmemişlerdir.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyıl isyanlarını (Celali, İstanbul, Eyalet) amaç ve sonuçları bakımından karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru →

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi), devletin hem içte hem de dışta çeşitli yapısal sorunlarla karşılaştığı ve bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla ilk sistemli ıslahat girişimlerinin yapıldığı bir dönemdir.

Bu dönemde gerçekleştirilen ıslahat hareketlerinin genel karakteri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ıslahatların bir özelliği olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmelerin örnek alınarak Batılılaşma hareketlerinin başlatılması

Cevap

Avrupa'nın askeri ve teknik gelişmelerinin örnek alınması XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ıslahatlarının bir özelliği değildir; bu eğilim XVIII.XVIII. yüzyılda başlamıştır.
Doğru yanıt olan Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğünün kabul edilmesi durumu, Osmanlı tarihinde ilk kez 17181718 Pasarofça Antlaşması'ndan sonra başlayan Lale Devri (XVIII.XVIII. yüzyıl) ile ortaya çıkmıştır. Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) ıslahatları ise tamamen yerli ve gelenekçi bir karakter taşır; sorunların çözümü 'Kanun-i Kadim' denilen eski Osmanlı düzenine dönmekte aranmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem belirlemesi yapma
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ıslahatlarını sormaktadır.
Islahat özelliklerini ayırt etmek için hangi zaman dilimine ait olduğu bilinmelidir.
2
Dönemin ıslahat karakterini analiz etme
Bu dönemde henüz 'üstünlük' algısı yıkılmamıştır ve Batı etkisi yoktur; gelenekçi bir yapı hakimdir.
Osmanlı, bu yüzyılda hala kendini Avrupa'dan üstün gördüğü için onları örnek almamıştır.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Avrupa'yı örnek alma (Batılılaşma) seçeneği XVIII.XVIII. yüzyıla aittir.
Kronolojik ve niteliksel bir hata içeren seçeneğin doğru cevap olarak işaretlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

XVII.XVII. Yüzyıl Islahatlarının Karakteristiği ve Gelenekçilik

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın kendisinden üstün olduğunu kabul ettiği yüzyılı hatırlayın.
2
Duraklama dönemi ıslahatçıları (örneğin Koçi Bey ve Katip Çelebi) raporlarında çözümü Batı'da mı yoksa eski düzende mi aramışlardır?
3
Batılılaşma ve Avrupa etkisi Osmanlı'da XVIII.XVIII. yüzyılda başlamıştır; oysa soru XVII.XVII. yüzyılı sormaktadır.

Daha Fazla Pratik

Lale Devri ıslahatları ile Duraklama Dönemi ıslahatlarını 'Batı etkisi' ve 'Eskiye dönüş' kavramları üzerinden karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 31Soru →

XVII. yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından Koçi Bey'in padişaha sunduğu risalesinde; devletin kötüye gidişinin nedeni olarak rüşvetin yaygınlaşması, liyakatsiz kişilerin göreve getirilmesi ve özellikle tımar sisteminin bozulmasıyla ordunun disiplinini kaybetmesi gösterilmiştir.

Bu raporun içeriği ve dönemin genel siyasi karakteri dikkate alındığında, XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) boyunca gerçekleştirilen ıslahatların temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunların çözümünü Batılılaşmada değil, Kanun-ı Kadim olarak adlandırılan yükselme dönemi geleneklerine geri dönmekte araması

Cevap

XVII. yüzyıl ıslahatlarının temel niteliği, sorunların çözümünü Batılılaşmada değil, Kanun-ı Kadim olarak adlandırılan geleneksel düzene geri dönmekte aramasıdır.
XVII. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde yaşanan bozulmalara karşı geliştirilen çözüm önerileri tamamen içe dönüktür. Koçi Bey ve Katip Çelebi gibi isimler, devletin ancak Kanun-ı Kadim (Süleyman Peygamber ve I. Süleyman dönemi yasaları) ilkelerine geri dönülerek kurtulabileceğini savunmuşlardır. Bu nedenle bu dönem ıslahatları 'batılılaşma' içermez, aksine 'gelenekselci' bir yapıdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Sorunun XVII. yüzyıl (1579-1699) Duraklama Dönemi ile ilgili olduğu belirlendi.
Islahatların karakterini belirlemek için hangi yüzyılın şartlarının geçerli olduğunu bilmek gerekir.
2
Koçi Bey Risalesi'nin ve dönemin ıslahat mantığının incelenmesi
XVII. yüzyılda ıslahatçıların (Koçi Bey, Katip Çelebi, IV. Murad, Köprülüler) Batı'dan etkilenmediği, aksine 'eski güzel günlere' dönmeyi hedeflediği saptandı.
Dönem ıslahatlarının en belirgin özelliği gelenekselci (restorasyon) olmasıdır.
3
Diğer yüzyılların özelliklerinin elenmesi
Batılılaşma, Avrupa'dan uzman getirme ve teknik okullar gibi unsurlar XVIII. yüzyıl (Gerileme) ve XIX. yüzyıl (Dağılma) dönemlerine aittir.
Öğrencinin yüzyıllar arasındaki temel zihniyet farkını ayırt etmesi beklenir.

Anahtar Kavram

XVII. Yüzyıl Islahatlarının Karakteristiği (Kanun-ı Kadim)

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin Batı'nın üstünlüğünü ilk kez hangi yüzyılda (veya hangi dönemde) kabul ettiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyıl ıslahatçılarının (IV. Murad, Tarhuncu Ahmed, Köprülüler) yöntemlerini, XVIII. yüzyılın teknik ıslahatlarıyla karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılını kapsayan Duraklama Dönemi'nde, merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte başkent İstanbul'da askeri nitelikli isyanlar baş göstermiştir. Bu isyanlar "İstanbul İsyanları" veya "Yeniçeri İsyanları" olarak adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi XVII.XVII. yüzyılda görülen bu isyanların ortaya çıkışında etkili olan temel faktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maaşların ayarı düşük akçe (züyuf akçe) ile ödenmesi ve saray entrikalarının orduyu kışkırtması

Cevap

Maaşların ayarı düşük akçe ile ödenmesi ve saray içindeki çekişmelerin askeri kışkırtmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, XVII.XVII. yüzyılın karakteristik ekonomik sorunu olan akçe devalüasyonunu (züyuf akçe) ve merkezi otoritenin zayıflamasıyla saray kadınları ile devlet adamlarının orduyu kendi emelleri için kullanmasını vurgular. Bu durum, dönemin ruhuna ve tarihsel gerçekliğe tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve isyan türünü analiz etme
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama) ve 'İstanbul İsyanları' (Yeniçeri) üzerine odaklanmaktadır.
İsyanların nedenini belirlemek için hangi toplumsal/askeri sınıfın nerede isyan ettiğini ayırt etmek gerekir.
2
Seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından eleme
Batı tarzı ıslahatlar (XVIII.XVIII. yy), Milliyetçilik (XIX.XIX. yy) ve Anayasacılık (XIX.XIX. yy) dönem dışı oldukları için elenir.
KPSS sorularında dönem karmaşası en yaygın çeldiricidir; Duraklama döneminde henüz Batılılaşma başlamamıştır.
3
İstanbul ve Celali İsyanları ayrımını yapma
Tımar sistemindeki bozulma Celali (taşra) isyanlarına yol açarken, akçe ayarının düşürülmesi İstanbul (merkez) isyanlarına yol açmıştır.
Merkez isyanlarının temelinde mali sıkıntılar ve merkezi otorite boşluğu yatmaktadır.

Anahtar Kavram

İstanbul İsyanları (Yeniçeri İsyanları) ve Nedenleri

İpuçları

1
İsyanın 'İstanbul'da' ve 'Yeniçeriler' tarafından çıkarıldığını unutmayın. Bu grup maaşla (ulufe) geçinir.

Daha Fazla Pratik

Vaka-i Vakvakiye (Çınar Vakası) olayının hangi padişah döneminde ve hangi isyan türü kapsamında gerçekleştiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 33Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıldaki (Duraklama Dönemi) dış politikası ve askeri mücadeleleri incelendiğinde; kuzey yönlü genişleme ve Ukrayna (Kazak) toprakları üzerindeki hâkimiyet mücadelesi yeni bir diplomatik sürecin kapısını aralamıştır.

16811681 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın seferleri sonucunda imzalanan, Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilk resmi antlaşma olma özelliğini taşıyan ve iki devlet arasındaki sınırı Özi (Dnyepr) Nehri olarak belirleyen diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması

Cevap

Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması
Doğru cevap olan Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması, 16811681 yılında imzalanmış olup Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasındaki ilk resmi sınır ve barış düzenlemesidir. Bu antlaşma ile her iki devlet de Özi Nehri'ni sınır kabul etmiş ve Ukrayna Kazakları üzerindeki hâkimiyet alanlarını netleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi Yapma
Soruda belirtilen XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama) ve 16811681 tarihi, Osmanlı-Rus ilişkilerinin resmi başlangıç evresini işaret eder.
Seçeneklerdeki diğer antlaşmaların (İstanbul, Prut, Küçük Kaynarca, Yaş) hangi yüzyıllara ait olduğunu belirlemek kronolojik hatayı önler.
2
Anahtar Kavramları Eşleştirme
'Rusya ile ilk resmi antlaşma' ve 'Özi Nehri sınırı' bilgileri Bahçesaray Antlaşması ile örtüşmektedir.
Tarih sorularında 'ilk' ve 'en' gibi ifadeler ayırt edici temel bilgilerdir.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Rus Diplomatik İlişkilerinin Başlangıcı

İpuçları

1
Antlaşmanın diğer adı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın kuşattığı Ukrayna'daki bir kaleden gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Bu antlaşmadan sonra Rusya'nın Osmanlı aleyhine katıldığı ilk büyük ittifak olan 'Kutsal İttifak' sürecini ve sonrasındaki İstanbul Antlaşması'nı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru →

Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) boyunca yürüttüğü askeri faaliyetler ve dış politika gelişmeleri sonucunda; hem doğuda hem de batıda ulaştığı en geniş sınırları temsil eden antlaşma çifti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu: Ferhat Paşa Antlaşması - Batı: Bucaş Antlaşması

Cevap

Doğu'da Ferhat Paşa ve Batı'da Bucaş antlaşmalarını içeren seçenek doğrudur.
Osmanlı Devleti, Duraklama Dönemi'nde hala fetihler yapmaya devam etmiştir. 15901590 Ferhat Paşa Antlaşması doğuda (İran'a karşı), 16721672 Bucaş Antlaşması ise batıda (Lehistan'a karşı) ulaşılan en son ve en geniş toprak sınırlarını belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu sınırlarını analiz et.
İran (Safeviler) ile yapılan savaşlar sonunda 15901590 Ferhat Paşa Antlaşması ile Azerbaycan ve Gürcistan gibi yerler alınarak doğuda en geniş sınırlara ulaşıldığı tespit edilir.
Ferhat Paşa, Osmanlı'nın doğudaki gücünün zirvesidir.
2
Batı sınırlarını analiz et.
16721672 Bucaş Antlaşması ile Lehistan'dan Podolya'nın alınarak batıda en geniş sınırlara ulaşıldığı tespit edilir.
Bucaş, Osmanlı'nın batıda toprak kazandığı son önemli antlaşmadır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıldaki genişleme limitleri

İpuçları

1
Osmanlı'nın doğuda İran, batıda ise Lehistan (Polonya) ile imzaladığı antlaşmaları düşünün.
2
Batıdaki antlaşma, Osmanlı'nın toprak kazandığı son büyük antlaşma olarak da bilinir.
3
Doğuda Azerbaycan'ın Osmanlı'ya geçtiği 15901590 antlaşması ile batıda Podolya'nın alındığı 16721672 antlaşmasını eşleştirin.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın batıda kazandığı son kale olan Uyvar'ın hangi antlaşma ile alındığını (Vasvar) incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılın sonunda imzaladığı, Batı'da (Avrupa'da) ilk kez geniş çaplı toprak kaybına uğradığı ve Duraklama Dönemi'nin sona erip Gerileme Dönemi'nin başladığı kabul edilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karlofça Antlaşması

Cevap

Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da ilk kez büyük çaplı toprak kaybettiği ve Duraklama Dönemi'ni bitiren antlaşmadır.
Karlofça Antlaşması (16991699), Kutsal İttifak devletlerine karşı alınan yenilgiler sonucunda imzalanmış olup Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da (Macaristan, Erdel, Mora gibi) ilk kez çok geniş araziler kaybettiği belgedir. Bu antlaşma, tarihçiler tarafından Duraklama Dönemi'nin sonu ve Gerileme Dönemi'nin başlangıcı kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) siyasi tarihini gözden geçir.
Dönemin 1579 ile 1699 yılları arasını kapsadığını belirle.
Soruda istenen dönemsel sınırları netleştirmek için.
2
Toprak kazanımı ile toprak kaybı olan antlaşmaları birbirinden ayır.
Bucaş'ın kazanç, Karlofça'nın ise büyük bir kayıp olduğunu hatırla.
Kavramsal karışıklığı gidermek için.
3
Dönemi sonlandıran ve bir sonraki süreci (Gerileme) başlatan antlaşmayı seç.
1699 tarihli Karlofça Antlaşması'nın bu özelliklere sahip olduğunu teyit et.
Kronolojik ve siyasi önemi doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Batı'daki İlk Büyük Toprak Kaybı ve Dönem Değişimi

İpuçları

1
16991699 yılında imzalanan ve Osmanlı'nın Avrupa'daki üstünlüğünü sona erdiren antlaşmayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma çabalarının hangi antlaşmalarla sonuçlandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılda Avusturya ile gerçekleştirdiği askeri mücadeleler sonucunda 16641664 yılında imzaladığı Vasvar Antlaşması ile Uyvar Kalesi fethedilmiş ve Avusturya'dan savaş tazminatı alınmıştır. Bu antlaşma, Osmanlı'nın Avusturya karşısında kazançlı çıktığı ve toprak kazandığı son önemli diplomatik metin kabul edilir.

Bu bilgilere dayanarak XVII.XVII. yüzyıl Osmanlı-Avusturya ilişkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki askeri ve diplomatik etkinliğini bir süreliğine de olsa koruduğu

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki askeri ve diplomatik etkinliğini bir süreliğine de olsa koruduğu
Vasvar Antlaşması'nda Uyvar Kalesi'nin fethedilmesi ve Avusturya'nın savaş tazminatı ödemeyi kabul etmesi, Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'nde dahi Orta Avrupa'daki askeri gücünü koruduğunun ve diplomatik masada bu gücü kazanca dönüştürebildiğinin açık bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vasvar Antlaşması'nın içeriğini analiz etme
Uyvar Kalesi'nin alınması ve savaş tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Toprak kazanımı ve tazminat, askeri bir başarının sonucudur.
2
Antlaşmanın tarihi önemini değerlendirme
Osmanlı'nın Avusturya karşısında kazançlı çıktığı son antlaşmadır.
Bu durum, Duraklama Dönemi'nde dahi ordunun hala fetih yapabildiğini gösterir.
3
Diğer antlaşmalarla kıyaslama yapma
16061606 Zitvatorok ile kaybedilen siyasi üstünlüğe rağmen askeri gücün devam ettiği görülür.
Karlofça (16991699) öncesi son başarılı diplomatik hamle olduğu tespit edilir.

Anahtar Kavram

Vasvar Antlaşması (16641664) ve Osmanlı Diplomasi Gücü

İpuçları

1
Antlaşmada 'toprak kazanıldığı' ve 'tazminat alındığı' bilgilerine odaklanın.
2
Osmanlı'nın 16991699 Karlofça Antlaşması ile büyük toprak kaybettiğini, bu tarihten önceki durumun ne olabileceğini düşünün.
3
Uyvar Kalesi'nin fethi 'Uyvar önünde bir Türk gibi güçlü' deyiminin de doğmasına sebep olan askeri bir başarıdır.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın doğuda en geniş sınırlara ulaştığı Ferhat Paşa Antlaşması ile batıda en geniş sınırlara ulaştığı Bucaş Antlaşması'nı karşılaştırarak duraklama dönemi fetih politikasını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 37Soru →

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi), devlet kurumlarındaki bozulmaların belirginleştiği ve bu duruma çözüm arayışlarının başladığı bir süreçtir. Bu dönemde gerçekleştirilen ıslahat hareketleri ve genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yüzyıldaki ıslahatların bir özelliği olarak savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunların temel nedenlerine inilerek köklü ve kalıcı çözümler üretilmesi

Cevap

XVII. yüzyıl ıslahatlarında sorunların kökenine inilerek köklü çözümler üretildiği söylenemez.
XVII. yüzyıl ıslahatları, devletin temel sorunlarını (Tımar sisteminin çöküşü, ekonomik yapıdaki bozulma vb.) yapısal olarak düzeltmek yerine, isyanları bastırmak ve düzeni sağlamak için baskı ve şiddete (IV.IV. Murad veya Kuyucu Murad örnekleri gibi) başvurmuştur. Bu nedenle bu dönemde köklü ve kalıcı çözümler üretildiği savunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapma
XVII. yüzyılın (15791579-16991699) Duraklama Dönemi olduğu belirlenir.
Islahatların niteliğini anlamak için hangi yüzyılda olduğumuzu saptamalıyız.
2
Islahat yöntemlerini değerlendirme
Bu dönemdeki ıslahatların Batı etkisinden uzak, gelenekçi, kişilere bağlı ve baskıcı olduğu hatırlanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu bu temel bilgilerle test etmek gerekir.
3
Seçenekleri eleme
Sorunların kökenine inilmediği, aksine 'yangını söndürmeye yönelik' geçici çözümler (baskı, yasak vs.) uygulandığı sonucuna varılır.
Köklü ve kalıcı çözümler ancak yapısal reformlarla (XVIII. ve XIX. yy) mümkündür.

Anahtar Kavram

XVII. Yüzyıl (Duraklama Dönemi) Islahat Karakteristiği

İpuçları

1
XVII. yüzyıl ıslahatlarını, XVIII. yüzyıldaki Batı tarzı yeniliklerden ayıran en temel farkları düşünün.
2
Bu yüzyılda yapılan ıslahatlar genellikle 'baskı ve şiddet' içermekteydi ve 'eski düzene dönüş' (Kanun-ı Kadim) amacı taşıyordu.
3
Duraklama döneminde sorunların köküne inilebilseydi, devlet bir sonraki yüzyılda (XVIII. yy) gerileme sürecine girmezdi.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyılda ıslahat raporları hazırlayan Koçi Bey ve Katip Çelebi'nin görüşlerini inceleyerek ıslahatların neden başarısız olduğunu analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 38Soru →

Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) siyasi gelişmeleri, imzalanan antlaşmalar ve bu antlaşmaların Türk tarihi açısından taşıdığı önemler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönem sınırları içerisinde gerçekleşen bir gelişme değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ın kaybedilmesi ve Karadeniz’in Türk gölü olma özelliğini yitirmesi

Cevap

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım'ın kaybedilmesi ve Karadeniz'in Türk gölü olma özelliğini yitirmesi ifadesi yanlıştır, çünkü bu olay 17741774 yılında (XVIII.XVIII. yüzyıl) Gerileme Dönemi'nde gerçekleşmiştir.
Küçük Kaynarca Antlaşması, 17741774 yılında Rusya ile imzalanmıştır ve Osmanlı Devleti'nin 'Gerileme Dönemi' olarak adlandırılan XVIII.XVIII. yüzyıl siyasi haritasında yer alır. Bu antlaşma ile Kırım bağımsız olmuş ve Karadeniz üzerindeki kesin Türk hakimiyeti sona ermiştir. Dolayısıyla bu gelişme 15791579-16991699 yıllarını kapsayan Duraklama Dönemi sınırları içerisinde değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem belirleme
Duraklama Dönemi 15791579 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümüyle başlar ve 16991699 Karlofça Antlaşması'na kadar devam eder.
Sorunun sınırlarını çizmek için XVII.XVII. yüzyılın tarihsel aralığını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerin kronolojik analizi
Ferhat Paşa (15901590), Zitvatorok (16061606), Bucaş (16721672) ve Karlofça (16991699) antlaşmaları bu tarih aralığına tam olarak uymaktadır.
Her bir antlaşmanın dönemsel doğruluğunu teyit ederek hatalı olanı ayırt etmek gerekir.
3
Ayrık durumun tespiti
Küçük Kaynarca Antlaşması 17741774 tarihlidir; bu tarih Duraklama Dönemi'nden çok sonra, Gerileme Dönemi'nin sonlarına doğru bir tarihtir.
Yüzyıl ve dönem farkını ortaya koyarak doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi Siyasi Kronolojisi

İpuçları

1
Antlaşmaların tarihlerini ve hangi yüzyıla ait olduklarını hatırlamaya çalışın. Duraklama Dönemi 17001700 yılına kadar olan süreci kapsar.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin Batı'daki üstünlüğünü sağlayan 15331533 İstanbul Antlaşması ile bu üstünlüğü kaybettiği 16061606 Zitvatorok Antlaşması'nı kıyaslayarak diplomatik değişimi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 39Soru →

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıl siyasi faaliyetleri incelendiğinde;

- Doğu'da Safeviler karşısında Ferhat Paşa Antlaşması ile en geniş sınırlara ulaşılması,
- Batı'da Lehistan karşısında Bucaş Antlaşması ile en geniş sınırlara ulaşılması,
- Orta Avrupa'da Avusturya karşısında Zitvatorok Antlaşması ile diplomatik mütekabiliyetin (eşitliğin) kabul edilmesi

gibi gelişmeler yaşanmıştır.

Bu üç gelişme birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki dış politikası ve devletin genel durumu hakkında yapılabilecek en kapsamlı çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin fiziki büyüme sınırlarına dayandığı ve stratejik bir dengelenme/muhafaza sürecine girdiği

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bu dönemde fiziki büyüme sınırlarına dayandığını ve stratejik bir dengelenme/muhafaza sürecine girdiğini belirten seçenektir.
Verilen üç gelişme de Osmanlı Devleti'nin gücünün zirve noktasına (satürasyon) ulaştığını kanıtlar. Ferhat Paşa ve Bucaş ile ulaşılan sınırlar, imparatorluğun yönetebileceği ve ordusunu sevk edebileceği en uzak noktaları (Zagros Dağları, Podolya) temsil eder. Zitvatorok ise askeri üstünlüğün eskisi kadar ezici olmadığını ve artık Avrupa diplomasisinde 'eşitlik' ilkesinin (mütekabiliyet) kabul edilmek zorunda kalındığını gösterir. Bu durum, devletin artık genişlemekten ziyade, mevcut kazanımlarını muhafaza etme ve bir denge kurma stratejisine geçtiğinin en kapsamlı kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen antlaşmaların coğrafi ve diplomatik sonuçlarını analiz et.
Ferhat Paşa (Doğu) ve Bucaş (Batı) ile imparatorluğun fiziksel olarak en uç sınırlarına ulaşıldığı görülür. Zitvatorok ile ise artık karşı tarafın (Avusturya) diplomatik olarak Osmanlı'ya denk sayıldığı fark edilir.
Antlaşmaların tek tek önemi, dönemin genel karakterini anlamak için temel veridir.
2
Ulaşılan sınırların ötesine geçilememesinin nedenlerini düşün.
Lojistik zorluklar, ordunun modernleşememesi ve doğal sınırlar (dağlar, büyük nehirler) ilerlemeyi durdurmuştur.
Bir devletin 'en geniş' sınıra ulaşması, genellikle o gücün o dönemdeki doyuma ulaşma noktasıdır.
3
Siyasi hedeflerdeki değişimi belirle.
Agresif genişleme politikasının yerini, mevcut toprakları koruma ve kazanımları yasallaştırma çabası almıştır.
Duraklama Dönemi, sadece 'hiçbir şey yapılmayan' bir dönem değil, mevcut gücü koruma mücadelesinin verildiği bir süreçtir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Duraklama Dönemi'nde Geopolitik Limitler ve Mütekabiliyet

İpuçları

1
Antlaşmaların isimlerine değil, 'en geniş sınırlar' ve 'eşitlik' kavramlarına odaklanın.
2
Bir devlet hem doğuda hem batıda en uç noktaya varmışsa ve artık düşmanıyla masada eşit oturuyorsa, gücü hakkında ne söylenebilir?
3
Zitvatorok Antlaşması ile Padişah'ın Avusturya Arşidükü'ne 'Sezar' (İmparator) deme zorunluluğunu, 1533 İstanbul Antlaşması'ndaki üstünlükle kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın diplomatik üstünlüğünü kaybettiği Zitvatorok Antlaşması ile toprak kaybettiği ilk büyük antlaşma olan Karlofça Antlaşması arasındaki farkı çalışınız.

Alternatif Yöntem

Zamana Karşı Analiz Yöntemi: 1533 (Üstünlük) -> 1606 (Eşitlik) -> 1699 (Kaybetme) dizilimini takip ederek, 17. yüzyılın (Zitvatorok ve Bucaş dönemi) tam bir 'durma/dengeleme' eşiği olduğunu görebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru →

16991699 tarihinde imzalanan Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Batı'da ilk kez büyük çapta toprak kaybettiği bir dönüm noktası olmasının yanı sıra, Osmanlı dış politikasında ve diplomasi yöntemlerinde de köklü bir zihniyet değişimini zorunlu kılmıştır. Osmanlı Devleti’nin Karlofça sürecinde, klasik dönemdeki 'üstünlük' iddiasından vazgeçerek Avrupa siyasi dengelerini ve uluslararası hukuk kurallarını gözetmek durumunda kalmasının en somut göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antlaşma görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda gibi devletlerin arabuluculuğunun kabul edilerek masa başı diplomasisine geçilmesi

Cevap

Antlaşma görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda gibi devletlerin arabuluculuğunun kabul edilerek masa başı diplomasisine geçilmesi seçeneği doğrudur.
Doğru cevap, Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğunu kabul etmesini vurgular. Klasik dönemde Osmanlı Devleti, barış şartlarını kendi belirleyen ve antlaşmaları tek taraflı iradeyle imzalatan bir güçken; Karlofça'da ilk kez masa başında pazarlık yapmak ve tarafsız devletlerin hakemliğine başvurmak zorunda kalmıştır. Bu durum, Osmanlı üstünlüğünün sona erdiğinin ve denge politikasının temellerinin atıldığının en önemli diplomatik kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Karlofça Antlaşması'nın diplomatik bağlamını analiz et.
Osmanlı Devleti, Kutsal İttifak karşısında aldığı ağır yenilgiler sonrası barış istemek zorunda kalmıştır.
Yenilgi, Osmanlı'nın klasik dönemdeki 'şartları belirleyen devlet' konumunu sarsmıştır.
2
Arabuluculuk müessesesinin önemini değerlendir.
İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğu, Osmanlı'nın artık kendi başına barış şartlarını dikte edemediğini gösterir.
Üçüncü tarafların müdahalesi, uluslararası dengelerin gözetilmeye başlandığının kanıtıdır.
3
Zihniyet değişimini saptan.
Fetihçi ve üstünlükçü diplomasiden, savunmacı ve dengeci diplomasiye geçiş başlamıştır.
Bu durum, Osmanlı'nın Avrupa devletler hukukuna eklemlenme sürecinin ilk adımıdır.

Anahtar Kavram

Karlofça Antlaşması ve Diplomatik Zihniyet Değişimi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin antlaşmayı hangi devletlerin 'yardımı' veya 'aracılığı' ile imzaladığını düşünün.
2
Klasik dönemde Osmanlı, barış görüşmelerini kendi şartlarıyla yaparken Karlofça'da 'müzakere' ve 'pazarlık' yapmak zorunda kalmıştır.
3
Görüşmelerde tarafsız devletler olan İngiltere ve Hollanda'nın rolü, Osmanlı diplomasisindeki en büyük değişimi yansıtır.

Daha Fazla Pratik

Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların hangi devletler arasında paylaşıldığını ve bu durumun 18. yüzyıl dış politikasına etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Duraklama Dönemi (1579-1699) Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 2 | Examkin