XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 soru

Soru 141Soru

I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren Londra Antlaşması'nda (1913) yer alan; Osmanlı Devleti'nin Batı sınırının Midye-Enez hattı olması ve Ege Adaları'nın geleceği ile Arnavutluk'un sınırlarının belirlenmesi işinin büyük devletlerin kararına bırakılması maddeleri dikkate alındığında; Osmanlı Devleti'nin savaş sonundaki durumuyla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik bölgeler üzerindeki mutlak hakimiyetini kaybederek bu toprakların geleceği hususunda uluslararası bir vesayet altına girdiği

Cevap

Antlaşma hükümleri, Osmanlı Devleti'nin stratejik bölgelerdeki mutlak otoritesini kaybettiğini ve bu toprakların geleceği konusunda uluslararası güçlerin kararına bağımlı hale geldiğini göstermektedir.
Londra Antlaşması ile sınırın Midye-Enez hattına çekilmesi, Osmanlı'nın Avrupa'daki topraklarının yaklaşık %80'ini kaybetmesi anlamına gelir. Ayrıca Ege Adaları ve Arnavutluk gibi hayati bölgelerin statüsünün büyük devletlerin kararına bırakılması, Osmanlı'nın bu bölgeler üzerinde artık tek başına söz sahibi olmadığını, yani egemenlik haklarının uluslararası vesayet altına girdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma hükümlerini analiz etme
Osmanlı sınırının Midye-Enez hattına çekilmesi ve Adalar/Arnavutluk konusunun 'Büyük Devletlere' (Düvel-i Muazzama) bırakıldığı tespit edilir.
Toprak kayıplarının boyutunu ve siyasi otoritenin sınırlarını anlamak için gereklidir.
2
Egemenlik ve karar yetkisini değerlendirme
Kendi topraklarının (Adalar ve Arnavutluk) geleceği hakkında karar verme yetkisinin yabancı devletlere geçmesi egemenlik kaybı olarak yorumlanır.
Uluslararası vesayet kavramının somut kanıtını bulmak için.
3
Stratejik ve siyasi sonucu sentezleme
Makedonya ve Batı Trakya'nın tamamen kaybıyla beraber Osmanlı'nın Balkanlar'daki fiili varlığının büyük ölçüde sona erdiği sonucuna varılır.
En kapsamlı yargıya ulaşmak için coğrafi kayıp ile siyasi statü kaybı birleştirilir.

Anahtar Kavram

Egemenlik Haklarının Kaybı ve Uluslararası Tahkim

İpuçları

1
Midye-Enez hattının harita üzerindeki konumunu düşünün; bu hat İstanbul'a ne kadar yakın?
2
Bir devletin kendi topraklarının (Adalar, Arnavutluk) geleceğini başka devletlerin kararına bırakması bağımsızlık ve egemenlik açısından ne anlama gelir?
3
Edirne ve Kırklareli gibi şehirlerin bu antlaşma ile elden çıktığını, ancak II. Balkan Savaşı'nda geri alındığını unutmayın.

Daha Fazla Pratik

II. Balkan Savaşı'nı ve Bâb-ı Âli Baskını'nın bu yenilgiyle ilişkisini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden Midye-Enez hattını çizerek, kaybedilen toprakların (Makedonya, Arnavutluk, Trakya) Osmanlı stratejik derinliğine etkisini görselleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 142Soru

I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş ve Edirne dahil olmak üzere Doğu Trakya kaybedilmiştir. Ancak Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığı nedeniyle patlak veren II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı, Osmanlı Devleti için bir fırsat doğurmuştur.

Buna göre Osmanlı Devleti, II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sırasında Londra Antlaşması ile belirlenen sınırı geçerek aşağıdaki yerlerden hangilerini Bulgaristan'dan geri almayı başarmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edirne - Kırklareli

Cevap

Osmanlı Devleti, II. Balkan Savaşı sırasında Edirne ve Kırklareli şehirlerini Bulgaristan'dan geri almıştır.
Doğru seçenek Edirne ve Kırklareli şehirlerini içermektedir. I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonunda Midye-Enez hattının batısında kalan bu şehirler Bulgaristan'a bırakılmıştı. Ancak II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı kargaşasından faydalanan Osmanlı ordusu, Enver Paşa'nın öncülüğünde harekete geçerek bu stratejik noktaları kurtarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Antlaşması'nın sınırlarını hatırla.
Midye-Enez hattı sınır kabul edilmiş, Edirne elden çıkmıştı.
Savaşın başlangıç noktasını belirlemek için.
2
II. Balkan Savaşı'nın nedenini analiz et.
Bulgaristan'ın çok pay alması üzerine diğer Balkan devletlerinin (Sırbistan, Yunanistan, Karadağ) Bulgaristan'a saldırması.
Osmanlı'nın neden harekete geçtiğini anlamak için.
3
Osmanlı Devleti'nin askeri harekatını değerlendir.
Enver Paşa komutasındaki ordunun Midye-Enez hattını geçerek Edirne ve Kırklareli'ye girmesi.
Geri alınan bölgeleri tespit etmek için.

Anahtar Kavram

II. Balkan Savaşı ve Osmanlı'nın Toprak Kazanımı

İpuçları

1
Osmanlı Devleti bu savaşta sadece Doğu Trakya bölgesindeki kayıplarını telafi edebilmiştir.
2
Savaşın ardından imzalanan İstanbul Antlaşması ile Meriç Nehri sınır kabul edilmiştir.
3
Geri alınan bu iki şehir günümüzde de Türkiye sınırları içerisindedir ve 'Edirne Fatihi' Enver Paşa bu süreçte önemli rol oynamıştır.

Daha Fazla Pratik

Savaşın sonunda imzalanan İstanbul, Atina ve Bükreş antlaşmalarının içeriklerini ve taraflarını karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Meriç Nehri'nin sınır olduğu antlaşmaları düşünerek, bu nehrin doğusunda kalan şehirleri eleyerek sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 143Soru

I.I. Balkan Savaşı'nda büyük bir yenilgi alan Osmanlı Devleti, Avrupalı büyük devletlerin arabuluculuğu ile Balkan devletleriyle 3030 Mayıs 19131913 tarihinde Londra Antlaşması'nı imzalamıştır. Bu antlaşmanın hükümleri ve savaşın sonuçları göz önüne alındığında, Osmanlı Devleti'nin Batı sınırları ve Rumeli'deki topraklarının statüsüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş, bu hattın batısındaki topraklar Balkan devletlerine bırakılmıştır.

Cevap

Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiştir.
Doğru cevap olan ifade, Londra Antlaşması'nın en belirgin sonucunu açıklar. Osmanlı Devleti bu antlaşmayla Trakya topraklarının büyük kısmını, Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere kaybetmiş ve Batı sınırı İstanbul'u koruyacak şekilde Midye-Enez hattına çekilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı'nın taraflarını ve sonucunu hatırla.
Osmanlı Devleti; Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'dan oluşan Balkan İttifakı'na karşı ağır bir yenilgi almıştır.
Savaşın sonucunu belirleyen diplomatik süreci anlamak için tarafların bilinmesi gerekir.
2
Londra Antlaşması'nın sınırlarla ilgili temel maddesini analiz et.
Osmanlı Devleti'nin sınırı Midye (Karadeniz) ve Enez (Ege) hattına çekilmiştir.
Bu hat, Osmanlı'nın Rumeli'deki toprak kaybının sınırını belirler.
3
Kaybedilen önemli şehirleri ve bölgelerin statüsünü gözden geçir.
Edirne, Kırklareli ve Trakya'nın büyük bölümü Bulgaristan'a bırakılmış; Arnavutluk ve Adalar'ın statüsü büyük devletlere devredilmiştir.
I. Balkan ve II. Balkan savaşları arasındaki toprak değişim farkını ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Midye-Enez Hattı ve Londra Antlaşması'nın Toprak Kayıpları

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin I. Balkan Savaşı sonunda Avrupa'da kalan tek sınırı Karadeniz ile Ege arasında bir çizgidir.
2
Londra Antlaşması ile Edirne dahil tüm Doğu Trakya, Bulgaristan'ın eline geçmiştir.
3
Antlaşmada geçen ve sınır kabul edilen hattın uç noktaları Midye ve Enez şehirleridir.

Daha Fazla Pratik

II. Balkan Savaşı'nın nedenlerini ve Osmanlı Devleti'nin bu savaştaki kazanımlarını (Edirne'nin geri alınması) inceleyerek iki savaşı karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 144Soru

Osmanlı Devleti’nde 31 Mart Vakası’nın bastırılmasının ardından 1909 yılında Kanun-i Esasi üzerinde yapılan kapsamlı değişiklikler, mutlak monarşi kalıntılarını temizleyerek meclis üstünlüğüne dayalı parlamenter bir sistem kurmayı hedeflemiştir. Bu düzenlemelerle padişahın yetkileri sembolik düzeye çekilirken, yürütme erkinin denetimi yasama organına devredilmiştir.

Buna göre, 1909 anayasa değişiklikleri kapsamında hayata geçirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, hükümetin meclis karşısındaki siyasi denetimini doğrudan tesis eden en temel unsurdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanlar Kurulunun (Heyet-i Vükela) artık padişaha karşı değil, sadece Meclis-i Mebusan’a karşı sorumlu tutulması

Cevap

Bakanlar Kurulunun padişah yerine meclise karşı sorumlu tutulması, parlamenter denetimin en temel göstergesidir.
1876 Kanun-i Esasi’nin ilk metninde Bakanlar Kurulu (Heyet-i Vükela) padişaha karşı sorumluydu. 31 Mart Vakası sonrası yapılan 1909 değişiklikleri ile bu sorumluluk Meclis-i Mebusan’a devredilmiştir. Bu durum, meclisin hükümeti düşürebilme (denetleme) yetkisini kazanması anlamına gelir ve parlamenter sistemin en güçlü kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
31 Mart Vakası'nın anayasal sonucunu analiz etmek
Olayın bastırılmasından sonra II. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve padişahın yetkilerini kısıtlayan 1909 anayasa değişiklikleri yapılmıştır.
Olayın rejim karşıtı niteliği, mevcut anayasal sistemin (1876'nın ilk hali) padişaha çok geniş yetkiler verdiğini kanıtlamıştır.
2
Yürütme erkinin sorumluluk alanındaki değişikliği tespit etmek
1876 Anayasası'nda hükümet padişaha karşı sorumluyken, 1909'da bu sorumluluk meclise geçmiştir.
Sorumluluğun meclise geçmesi, hükümetin meclis tarafından güvenoyu/gensoru gibi mekanizmalarla denetlenebilmesini sağlar.
3
Diğer teknik değişiklikleri değerlendirmek
Sürgün yetkisi kaldırılmış, fesih yetkisi zorlaştırılmış ve kanun teklifi için izin şartı son bulmuştur.
Bu maddeler meclis üstünlüğünü desteklese de, 'hükümet denetimi' kavramının doğrudan karşılığı sorumluluk makamıdır.

Anahtar Kavram

1909 Kanun-i Esasi Değişiklikleri ve Parlamentarizm

İpuçları

1
Bir yönetim sisteminde 'kim kime hesap veriyor?' sorusunun cevabı, sistemin merkezini belirler.
2
1876'da hükümet padişahın bir memuru gibiydi; 1909'da ise meclisin bir temsilcisi haline geldi.
3
Hükümetin sorumluluğu ve padişahın ön izin yetkisinin kaldırılması, parlamenter monarşiye geçişin en net adımlarıdır.

Daha Fazla Pratik

1909 değişiklikleri ile meclis üstünlüğünün kurulması, daha sonra Milli Mücadele dönemindeki 'Meclis Hükümeti' sistemine giden yolu zihinsel olarak nasıl hazırlamış olabilir?
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 145Soru

19091909 yılında meşrutiyet rejimini yıkarak eski düzeni geri getirmek amacıyla çıkan 3131 Mart Vakası, Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Bu olayın hemen ardından Meclis-i Umumi-i Milli’nin aldığı kararla II. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve yerine V. Mehmed Reşad padişah ilan edilmiştir.

Bu gelişme, Osmanlı siyasi hayatı açısından aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis iradesinin saltanat makamı üzerindeki otoritesinin ve hukuki üstünlüğünün arttığının

Cevap

Meclis iradesinin saltanat makamı üzerindeki otoritesinin ve hukuki üstünlüğünün arttığının
Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın (II. Abdülhamid) bir parlamento kararıyla (Meclis-i Umumi-i Milli) tahttan indirilmesi, halkın temsilcilerinden oluşan yasama organının padişahlık makamı üzerindeki siyasi ve hukuki otoritesinin arttığını göstermektedir. Bu durum, mutlak otoritenin zayıflayıp parlamenter sistemin güçlendiğinin en somut kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini analiz etme
31 Mart Vakası, mevcut anayasal düzene (meşrutiyete) karşı çıkan bir isyandır.
Sorunun bağlamını ve taraflarını anlamak için isyanın kime karşı olduğunu bilmek gerekir.
2
Sonuçları değerlendirme
İsyan bastırılmış ve meclis (yasama), padişahı (yürütme) görevden almıştır.
Hukuki sürecin nasıl işlediğini ve hangi kurumun yetki kullandığını belirlemek gerekir.
3
Siyasi yorum yapma
Meclis kararıyla padişah indirilmesi, parlamentonun padişah üzerindeki gücünü pekiştirmiştir.
Bu durumun Osmanlı siyasi tarihindeki 'ilk' olma özelliğini ve otorite değişimini yorumlamak doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Meclis Üstünlüğü ve Milli İrade

İpuçları

1
Bu olayın ardından gerçekleşen 'padişah indirme' işleminin kimin kararıyla yapıldığına odaklanın.
2
Osmanlı tarihinde daha önce padişahlar genellikle askeri ayaklanmalarla inerdi, ancak burada bir parlamento (Meclis) kararı ve fetva söz konusudur.
3
Yasama organı olan Meclis-i Mebusan'ın, yürütmenin başı olan Padişahı görevden alması, parlamentonun otorite kazandığını kanıtlar.

Daha Fazla Pratik

Bu olaydan sonra yapılan 19091909 Anayasa değişikliklerini inceleyerek meclisin hangi yeni yetkileri kazandığını (örneğin hükümetin meclise karşı sorumlu olması) çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayın hemen ardından yapılan 19091909 Anayasa değişikliklerini hatırlayarak meclisin yetkilerinin artırıldığını, padişahın ise sembolikleştiğini düşünerek de doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 146Soru

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybetmiş ve bu durum Balkan coğrafyasında yeni bir statüko oluşturmuştur. Ancak Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığı ve Romanya'nın da sürece dâhil olmasıyla patlak veren II.II. Balkan Savaşı, Osmanlı Devleti için kaybettiği bazı toprakları geri alma fırsatı sunmuştur.

Bu süreç ve sonrasında imzalanan antlaşmaların içeriği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti, Balkan devletleri arasında toprak paylaşımını düzenleyen Bükreş Antlaşması'na katılarak Ege Adaları konusundaki tezlerini bu metinde kabul ettirmiştir.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Bükreş Antlaşması'na katıldığı ve burada Ege Adaları tezlerini kabul ettirdiği ifadesi yanlıştır.
Bükreş Antlaşması (1010 Ağustos 19131913), Balkan devletlerinin (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya) kendi aralarındaki savaşı sonlandırmak için imzaladıkları bir antlaşmadır. Osmanlı Devleti bu antlaşmaya dâhil olmamış, bunun yerine ilgili devletlerle ayrı ayrı İstanbul ve Atina antlaşmalarını imzalamıştır. Ayrıca Ege Adaları meselesi bu antlaşmada değil, Büyük Devletlerin elçileri aracılığıyla daha sonra karara bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
II.II. Balkan Savaşı'na katılan devletlerin belirlenmesi
Bulgaristan'a karşı Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya savaşmıştır. Osmanlı Devleti ise bu karışıklıktan faydalanarak Edirne'ye girmiştir.
Savaşın taraflarını bilmek diplomatik sonuçları anlamak için temel adımdır.
2
Bükreş Antlaşması'nın niteliğinin analiz edilmesi
Bükreş Antlaşması Balkan devletlerinin kendi aralarında imzaladığı bir barış metnidir; Osmanlı Devleti bu antlaşmanın tarafı değildir.
Genel barış antlaşması ile ikili antlaşmalar arasındaki farkın ayırt edilmesi gerekir.
3
Osmanlı Devleti'nin yaptığı ikili antlaşmaların incelenmesi
Osmanlı Devleti; Bulgaristan ile İstanbul (19131913), Yunanistan ile Atina (19131913) ve Sırbistan ile İstanbul (19141914) antlaşmalarını imzalamıştır.
Osmanlı'nın diplomatik kazanımları ve kayıpları bu ikili antlaşmalarda yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları Sonrası Diplomatik Süreç

İpuçları

1
II.II. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin hangi devletlerle ikili antlaşma yaptığını hatırlayın.
2
Balkan devletlerinin kendi aralarındaki savaşı bitiren genel antlaşma ile Osmanlı'nın yaptığı özel antlaşmaları karıştırmayın.
3
Bükreş Antlaşması sadece Balkan müttefikleri arasındadır; Osmanlı Devleti bu masada yer almamıştır.

Daha Fazla Pratik

Balkan Savaşları sonrası imzalanan antlaşmalarda Meriç Nehri'nin hangi antlaşmayla sınır kabul edildiğini ve hangi şehirlerin bu sınırın doğusunda kaldığını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 147Soru

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybetmiş ancak bazı bölgelerin nihai durumuna yönelik kararı Avrupalı devletlere bırakmak zorunda kalmıştır.

Buna göre, Londra Antlaşması'nda sınırlarının belirlenmesi ve gelecekteki statüsü "Büyük Devletler"in (Düvel-i Muazzama) kararına bırakılan yerler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arnavutluk ve Ege Adaları

Cevap

Londra Antlaşması'na göre Arnavutluk ve Ege Adaları'nın durumu büyük devletlerin kararına bırakılmıştır.
Londra Antlaşması'nın maddeleri uyarınca, savaş sırasında bağımsızlığını ilan eden Arnavutluk'un sınırlarının çizilmesi ve Yunan işgali altındaki Ege Adaları'nın (Girit hariç) kimin egemenliğinde kalacağı hususu, Avrupalı büyük devletlerin vereceği karara emanet edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın sınır belirleme maddesini inceleyin.
Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiştir.
Osmanlı'nın Avrupa'daki toprak kayıplarının sınırını netleştirmek için.
2
Antlaşmada statüsü belirsiz bırakılan bölgeleri tespit edin.
Arnavutluk ve Ege Adaları'nın geleceği Avrupalı devletlerin (İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Avusturya-Macaristan, İtalya) kararına bırakılmıştır.
Bu bölgeler üzerindeki çıkar çatışmalarının Balkan devletleri arasında çözülememiş olması.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması'nda Uluslararası Hakemlik

İpuçları

1
Savaş sırasında kendi bağımsızlığını ilan eden tek Balkan devletini düşünün.
2
Girit dışındaki adaların ve Balkanlar'daki yeni devletin sınırları Düvel-i Muazzama'ya bırakılmıştı.
3
Arnavutluk ve Ege Adaları, antlaşmanın en kritik ve çözüm bekleyen iki maddesini oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Büyük devletlerin Ege Adaları hakkındaki nihai kararlarının II.II. Balkan Savaşı sonrasındaki sürece nasıl yansıdığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 148Soru

Osmanlı Devleti'nde 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleşen ve Enver Bey ile Talat Bey gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti liderlerinin ön planda olduğu Bâb-ı Âli Baskını'nın, 3131 Mart Vakası'ndan farklı olarak "bir rejim değişikliği değil, hükümet darbesi" olarak nitelendirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğrudan Kâmil Paşa kabinesini hedef alarak bir sadrazam değişikliğine yol açması

Cevap

Doğrudan Kâmil Paşa kabinesini hedef alarak bir sadrazam değişikliğine yol açması
Bâb-ı Âli Baskını, doğrudan hükümetin (kabinenin) merkezini hedef alan ve sadrazamın silah zoruyla istifa ettirilmesiyle sonuçlanan bir eylemdir. Bu olayda padişah makamı veya devletin anayasal sistemi (Meşrutiyet) hedef alınmadığı için bu bir rejim değişikliği değil, "hükümet darbesi"dir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini analiz etme
Bâb-ı Âli Baskını'nın bir "hükümet darbesi" olduğu belirlenir.
Olay sonucunda padişah veya rejim değil, sadece yürütme organı olan kabine değişmiştir.
2
Kişi ve makam değişikliklerini kontrol etme
Sadrazam Kâmil Paşa'nın istifa ettirildiği ve yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirildiği görülür.
Darbenin temel amacı, Edirne'yi Bulgarlara bırakacağı iddia edilen mevcut hükümeti tasfiye etmektir.
3
3131 Mart Vakası ile karşılaştırma
3131 Mart Vakası mevcut rejime (Meşrutiyet) karşıyken, Bâb-ı Âli Baskını sadece iktidardaki kişilere karşıdır.
Bu ayrım, olayın rejim değişikliği değil, bir kabine değişikliği (darbe) olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi ve Kabine Değişikliği

İpuçları

1
Bir olayın rejim değişikliği sayılması için yönetim biçiminin (meşrutiyetten mutlakiyete gibi) değişmesi gerekir.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını sonrasında sadrazamlık makamına getirilen ismi ve bu ismin suikast sonucu öldürülmesinden sonra İttihatçıların baskısını nasıl artırdığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 149Soru

Osmanlı Devleti'nde 19091909 yılında mevcut anayasal düzene ve meşrutiyet rejimine karşı çıkan 3131 Mart Vakası, Selanik'ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Bu isyanın bastırılmasının ardından Meclis-i Mebusan'ın aldığı karar doğrultusunda gerçekleşen ve Osmanlı siyasi tarihinde bir ilk olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IIII. Abdülhamid'in tahttan indirilerek yerine VV. Mehmed Reşad'ın padişah ilan edilmesi

Cevap

IIII. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi ve VV. Mehmed Reşad'ın padişah ilan edilmesi
3131 Mart Vakası'nın bastırılmasından sonra Meclis-i Mebusan toplanarak bir fetva ve meclis kararı ile IIII. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine, yerine kardeşi VV. Mehmed Reşad'ın getirilmesine karar vermiştir. Bu durum, meclis iradesinin padişahlık makamı üzerindeki üstünlüğünü gösteren sembolik ve siyasi bir dönüm noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
3131 Mart Vakası'nın niteliğini analiz etmek
İsyanın mevcut anayasal rejime (Meşrutiyet) karşı gerici (irticairtica) bir hareket olduğu saptanır.
Olayın rejim karşıtı olması, bastırılmasından sonra rejimi korumaya yönelik radikal kararlar alınmasını gerektirmiştir.
2
Hareket Ordusu'nun rolünü değerlendirmek
Mahmut Şevket Paşa komutasındaki ordunun İstanbul'da kontrolü sağladığı belirlenir.
Ordunun müdahalesi, sivil otorite olan Meclis'in güven içinde karar alabileceği ortamı yaratmıştır.
3
Siyasi sonucu tespit etmek
Meclis-i Mebusan'ın hal kararı (tahttan indirme) ile padişah değişikliğine gitmesi belirlenir.
Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah, milli iradeyi temsil eden bir meclis kararıyla tahttan indirilmiştir.

Anahtar Kavram

3131 Mart Vakası ve Sonuçları

İpuçları

1
İsyanın bastırılmasından sonra devletin en üst makamı olan padişahlık koltuğunda bir değişim yaşandığını hatırlayın.
2
Hareket Ordusu'nun müdahalesi sonrası Meclis-i Mebusan'ın aldığı 'hal' (tahttan indirme) kararı Osmanlı tarihinde bir ilktir.
3
Bu gelişme ile IIII. Abdülhamid dönemi sona ermiş ve İttihat ve Terakki'nin desteklediği VV. Mehmed Reşad tahta çıkmıştır.

Daha Fazla Pratik

19091909 Anayasa Değişiklikleri'nin padişah yetkilerini nasıl kısıtladığı konusuna göz atarak bu sürecin hukuki boyutunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 150Soru

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması'na göre; Osmanlı Devleti'nin batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş, Selanik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan'a; Kuzey ve Orta Makedonya Sırbistan'a; Ege Adaları ve Arnavutluk'un geleceği ise Büyük Devletlerin (Düvel-i Muazzama) hakemliğine bırakılmıştır.

Londra Antlaşması'nın bu hükümleri ve dönemin siyasi atmosferi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Antlaşması ile belirlenen sınırlar ve toprak paylaşımı, Balkanlar'daki etnik çatışmaları sona erdirerek kalıcı bir barış zemini oluşturmuştur.

Cevap

Londra Antlaşması ile belirlenen sınırlar ve toprak paylaşımı, Balkanlar'daki etnik çatışmaları sona erdirerek kalıcı bir barış zemini oluşturmuştur ifadesi söylenemez.
Londra Antlaşması, Balkanlar'daki sorunları çözen bir metin olmaktan uzaktır. Bulgaristan'ın diğer müttefiklerinden daha fazla toprak alması, müttefikler arası anlaşmazlığı körüklemiş ve sadece bir ay sonra II. Balkan Savaşı'nın çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle antlaşmanın 'kalıcı bir barış zemini oluşturduğu' söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Harita ve sınır analizi yapılması
Midye-Enez hattı ile Edirne, Kırklareli gibi önemli merkezlerin kaybedildiği ve Osmanlı'nın Avrupa topraklarının %80'inden fazlasını yitirdiği görülür.
Sınırın İstanbul'a yaklaşması stratejik bir tehdit oluşturur.
2
Diplomatik maddelerin değerlendirilmesi
Adaların ve Arnavutluk'un kaderinin Avrupalı devletlere bırakılması, Osmanlı'nın bu bölgelerdeki mutlak egemenliğini yitirdiğini teyit eder.
Uluslararası hakemlik, zayıflayan devletlerin egemenlik kaybının bir göstergesidir.
3
İdeolojik ve toplumsal sonuçların incelenmesi
Arnavutluk'un kopuşu, halkı Müslüman olan bir tebaanın bile milliyetçilik rüzgarına kapıldığını, dolayısıyla Osmanlıcılık idealinin çöktüğünü gösterir.
İdeolojik iflas, askeri yenilginin siyasi bir yansımasıdır.
4
Antlaşmanın istikrar boyutunun sorgulanması
Bulgaristan'ın aşırı büyümesi Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ı rahatsız etmiş, bu da barışı değil II. Balkan Savaşı'nı tetiklemiştir.
Eksik ve adaletsiz paylaşımlar yeni savaşların habercisidir.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması'nın Jeopolitik ve İdeolojik Sonuçları

İpuçları

1
Londra Antlaşması sonrasında Balkan devletlerinin birbirlerine neden savaş açtığını (II. Balkan Savaşı) düşünün.
2
Midye-Enez hattı ile Osmanlı'nın Edirne'yi kaybettiğini, ancak bu şehri daha sonra (II. Balkan Savaşı'nda) geri aldığını hatırlayın.
3
Arnavutluk'un bağımsızlığı ile Osmanlı toprak bütünlüğünün ne yönde etkilendiğini ve bunun Osmanlıcılık fikri üzerindeki etkisini analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını'nın I. Balkan Savaşı devam ederken gerçekleşen bir hükümet darbesi olduğunu ve Londra Antlaşması'ndaki ağır şartların kabul edilmesinde etkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya tersten yaklaşarak seçeneklerdeki bilgilerin I. Balkan ve II. Balkan Savaşı kronolojisine uygunluğunu test edebilirsiniz. 'Kalıcı barış' ifadesi, tarih sorularında genellikle bir tuzaktır çünkü Balkanlar bu dönemde 'Barut Fıçısı' olarak anılmaktadır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 151Soru

19111911 yılında İtalya'nın Trablusgarp'ı işgal etmesiyle başlayan savaşta, Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi subayların yerel halkı örgütleyerek başarılar kazanmasına rağmen Osmanlı Devleti'nin 1818 Ekim 19121912 tarihinde Uşi Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan Savaşları'nın başlaması

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp Savaşı'nı sonlandırmasının temel nedeni Balkan Savaşları'nın başlamasıdır.
Osmanlı Devleti, Trablusgarp'ta yerel direnişle İtalya'yı kıyı şeridine hapsetmiş olsa da, Balkan devletlerinin (Karadağ, Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan) Osmanlı'ya saldırması başkentin ve Balkan topraklarının güvenliğini tehlikeye atmıştır. Bu durum, Osmanlı'yı İtalya ile hızlıca barış yapmaya (Uşi Antlaşması) mecbur bırakmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın zaman aralığını ve taraflarını belirle.
Savaş 19111911-19121912 yıllarında Osmanlı ve İtalya arasındadır.
Kronolojik olayları doğru analiz etmek için başlangıç ve bitiş tarihlerini bilmek gerekir.
2
Savaşın seyrini değiştiren dış baskıyı analiz et.
Ekim 19121912'de Balkan devletlerinin Osmanlı'ya savaş açtığı görülür.
Osmanlı'nın aynı anda iki farklı cephede (Afrika ve Balkanlar) savaşma gücü olmadığı için önceliği ana vatan topraklarına (Balkanlar) vermesi gerekmiştir.
3
Sonuç ile neden arasında bağ kur.
Balkan tehdidi nedeniyle Uşi Antlaşması imzalanmıştır.
Dış siyasi zorunluluklar askeri başarıların masada korunmasını engellemiştir.

Anahtar Kavram

Uşi Antlaşması'nı Zorunlu Kılan Şartlar

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'ni iki cephede birden savaşma riskine sokan ve hemen antlaşma masasına oturtan gelişmeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Uşi Antlaşması'nın maddelerinden halkın dini açıdan halifeye bağlı kalması şartının kültürel bağları koruma amacını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 152Soru

Balkan devletlerinin (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ) galibiyetiyle sonuçlanan I.I. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan Londra Antlaşması (19131913), Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki varlığına büyük bir darbe vurmuştur. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybetmiş, Arnavutluk'un ve Ege Adaları'nın geleceği ise büyük devletlerin kararına bırakılmıştır.

Bu bilgilere ve dönemin gelişmelerine dayanarak Londra Antlaşması'nın sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nden aldıkları toprakların paylaşımı konusunda kesin ve kalıcı bir uzlaşı sağlamıştır.

Cevap

Balkan devletlerinin toprak paylaşımı konusunda tam bir uzlaşı sağladığını belirten seçenek yanlıştır; zira paylaşım adaletsizliği yeni bir savaşı tetiklemiştir.
Balkan devletleri arasında toprak paylaşımı konusunda kalıcı bir uzlaşı sağlanamamıştır. Özellikle Bulgaristan'ın Ege Denizi'ne ulaşması ve en büyük payı alması üzerine diğer Balkan devletleri birleşerek Bulgaristan'a savaş açmış (II.II. Balkan Savaşı), bu durum Londra Antlaşması ile kurulan düzenin ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Antlaşması'nın toprak hükümlerini analiz et.
Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısındaki (Edirne, Kırklareli, Makedonya, Trakya) toprakları kaybettiği görülür.
Antlaşmanın sınır belirleme maddesini teyit etmek için.
2
Arnavutluk ve Ege Adaları'nın hukuki durumunu incele.
Bu bölgelerin geleceği Osmanlı'dan alınarak büyük devletlerin hakemliğine bırakılmıştır.
Osmanlı egemenliğinin kısıtlandığını anlamak için.
3
Balkan devletleri arasındaki ilişkileri değerlendir.
Bulgaristan'ın fazla toprak alması Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ı rahatsız etmiş, bu da kısa süre sonra II.II. Balkan Savaşı'na yol açmıştır.
Paylaşımın kalıcı bir barış getirmediğini saptamak için.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki toprak kaybı ve müttefikler arası paylaşım sorunu.

İpuçları

1
Londra Antlaşması ile çizilen Midye-Enez hattının hangi şehirleri dışarıda bıraktığını hatırlayın.
2
Arnavutluk'un bağımsızlık ilan eden son Balkan devleti olduğunu ve bu durumun fikir akımlarına etkisini düşünün.
3
I.I. Balkan Savaşı sonunda kazanan devletlerin neden kendi aralarında tekrar savaştığını (II.II. Balkan Savaşı) sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını'nın I.I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkla olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 153Soru

I.I. Balkan Savaşı'nı sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması'nın hükümleri incelendiğinde; Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısında kalan topraklarından feragat etmesinin yanı sıra, bazı stratejik bölgelerin nihai siyasi statüsünü belirleme yetkisini doğrudan "Altı Büyük Devlet"in (Almanya,AvusturyaMacaristan,Fransa,I˙ngiltere,I˙talyaAlmanya, Avusturya-Macaristan, Fransa, İngiltere, İtalya ve RusyaRusya) hakemliğine bıraktığı görülmektedir.

Buna göre, Londra Antlaşması'na göre mülkiyeti veya gelecekteki sınırlarının belirlenmesi Balkan devletlerinin tasarrufuna bırakılmayıp büyük devletlerin kararına emanet edilen yerler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ege Adaları ve Arnavutluk

Cevap

Londra Antlaşması'na göre Ege Adaları ve Arnavutluk'un statüsü büyük devletlerin hakemliğine bırakılmıştır.
Londra Antlaşması'nın 5. maddesi Ege Adaları'nın (Girit dışındakiler), 6. maddesi ise Arnavutluk'un geleceği konusundaki kararı Büyük Britanya, Fransa, Rusya, Almanya, Avusturya-Hungary ve İtalya'dan oluşan büyük devletlerin takdirine bırakmıştır. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin bu bölgeler üzerindeki egemenlik haklarını doğrudan Balkan devletlerine değil, uluslararası bir komisyona devrettiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Antlaşması'nın toprak paylaşımı maddelerini analiz etme
Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısındaki toprakları kaybettiği tespit edilir.
Antlaşmanın temel sınır belirleme kriterini anlamak için gereklidir.
2
Doğrudan terk edilen yerler ile uluslararası hakemliğe bırakılan yerleri ayırt etme
Makedonya, Trakya ve Girit'in doğrudan müttefiklere; Arnavutluk ve Ege Adaları'nın ise büyük devletlerin kararına bırakıldığı görülür.
Antlaşmanın 5. ve 6. maddelerindeki özel hükümleri saptamak için gereklidir.
3
Seçenekleri bu ayrım üzerinden değerlendirme
Ege Adaları ve Arnavutluk seçeneğinin antlaşma metniyle tam uyumlu olduğu doğrulanır.
En yüksek düzeyde bilgi sentezi yaparak doğru seçeneğe ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması'nda Uluslararası Arbitrasyon (Hakemlik)

İpuçları

1
Londra Antlaşması'nda her yer doğrudan Balkan devletlerine dağıtılmamış, bazı hassas bölgeler 'Büyük Devletlerin' kararına sunulmuştur.
2
Özellikle bağımsızlığını yeni ilan eden bir devlet ve mülkiyeti tartışmalı olan adalar grubu bu kapsamdadır.
3
Antlaşmanın 5. ve 6. maddelerinde açıkça ismi geçen, geleceği 'Düvel-i Muazzama'nın eline bırakılan bölgeler Ege Adaları ve Arnavutluk'tur.

Daha Fazla Pratik

II.II. Balkan Savaşı sonrası imzalanan Atina ve İstanbul Antlaşmaları ile bu adaların ve sınırların nasıl değiştiğini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Antlaşma maddelerini 'terk edilenler' ve 'hakemliğe bırakılanlar' şeklinde iki sütunlu bir tablo olarak zihninizde gruplandırarak çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 154Soru

19121912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki son toprak parçasını kaybettiği bir dönüm noktasıdır. Ancak Osmanlı delegasyonu, bölge üzerindeki haklarını sadece dini bir bağ olan Halifelik üzerinden değil, aynı zamanda uluslararası finans hukukuna dayanan mali yükümlülükler üzerinden de "sembolik bir egemenlik" zemininde tutmaya çalışmıştır.

Buna göre, Uşi Antlaşması’nda yer alan aşağıdaki hükümlerden hangisi, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp ve Bingazi üzerindeki egemenlik iddiasını "mali bir yükümlülüğün devri" yoluyla hukuken tescil ettirmeye çalıştığının en somut göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya’nın, Trablusgarp ve Bingazi’nin yıllık gelirlerinden Osmanlı genel borçlarına (Du¨yu^nıDüyûn-ı Umu^miyeUmûmiye) düşen payı her yıl Osmanlı hazinesine ödemeyi kabul etmesi

Cevap

İtalya'nın, Trablusgarp ve Bingazi'nin yıllık gelirlerinden Osmanlı genel borçlarına (Du¨yu^nıDüyûn-ı Umu^miyeUmûmiye) düşen payı ödemeyi kabul etmesi, Osmanlı Devleti'nin bölge üzerindeki haklarını mali bir yükümlülük üzerinden sembolik olarak devam ettirdiğinin kanıtıdır.
Doğru seçenek olan borçların paylaştırılması maddesi, Uşi Antlaşması'nın en az bilinen ancak hukuki açıdan en kritik maddelerinden biridir. Osmanlı Devleti, Trablusgarp üzerindeki mülkiyet iddiasını sürdürmek için bölgenin Du¨yu^nıDüyûn-ı Umu^miyeUmûmiye borçlarını İtalya'ya ödeterek, İtalya'nın bölgeyi sadece işgal etmediğini, aynı zamanda Osmanlı'nın mali bir yükümlülüğünü devraldığını tescillemiştir. Bu durum, bölgenin hukuki kimliğinin Osmanlı ile bağının kesilmediğinin mali bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uşi Antlaşması'nın maddeleri arasında mali yükümlülük içeren hükmü belirle.
Antlaşmanın 10.10. maddesine göre İtalya, bölgenin Osmanlı dış borçlarındaki (Du¨yu^nıDüyûn-ı Umu^miyeUmûmiye) payını ödemeyi taahhüt etmiştir.
Uluslararası hukukta bir bölgenin borcunu üstlenmek, o bölgenin önceki sahibinin yasal haklarının dolaylı olarak tanınması anlamına gelir.
2
Soru kökündeki 'egemenliğin mali tescili' kavramı ile maddeleri eşleştir.
Halifelik bağı dini, adalar maddesi askeri, kapitülasyonlar maddesi ise genel siyasidir; ancak borç ödemesi doğrudan mali bir tescildir.
Osmanlı Devleti, bölgeyi fiilen kaybetse de İtalya'yı borçlara ortak ederek bölgenin Osmanlı mülkü olduğu tezini kağıt üzerinde sürdürmüştür.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Uşi Antlaşması'nda uyguladığı 'De Jure' (hukuki) egemenliği koruma stratejisi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki en büyük mali yükü olan Du¨yu^nıDüyûn-ı Umu^miyeUmûmiye (Genel Borçlar) idaresini ve toprak kayıplarının bu borçlara etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Uşi Antlaşması ile Lozan Antlaşması'ndaki 'On İki Ada' ve 'Borçların Paylaştırılması' maddelerini karşılaştırarak Osmanlı diplomasi tarihindeki sürekliliği analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 155Soru

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması (3030 Mayıs 19131913), Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarını Midye-Enez hattı ile sınırlandırırken; müttefik Balkan devletleri (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ) arasındaki sınır paylaşımını net bir kurala bağlamamış, Arnavutluk ve Ege Adaları'nın geleceğini ise Avrupalı büyük devletlerin kararına bırakmıştır.

Antlaşmanın bu içeriği ve dönemin siyasi koşulları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin stratejik öneme sahip bazı toprakları üzerindeki egemenlik haklarını büyük devletlerin hakemliğine bırakmak zorunda kaldığı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin stratejik öneme sahip bazı toprakları üzerindeki egemenlik haklarını büyük devletlerin hakemliğine bırakmak zorunda kaldığı
Londra Antlaşması'nın en kritik maddelerinden biri, Arnavutluk'un sınırları ve Ege Adaları'nın geleceği konusundaki kararın büyük devletlere bırakılmasıdır. Bu, Osmanlı Devleti'nin bu bölgeler üzerindeki doğrudan kontrolünü kaybettiğinin ve egemenlik haklarının uluslararası bir hakemlik sürecine devredildiğinin bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Londra Antlaşması'nın sınır hükümlerini incele.
Osmanlı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş, Edirne ve Kırklareli dahil Trakya topraklarının çoğu kaybedilmiştir.
Antlaşmanın coğrafi sınırlarını doğru belirlemek seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Arnavutluk ve Ege Adaları'nın hukuki durumunu analiz et.
Bu bölgelerin geleceğine Osmanlı Devleti değil, Avrupalı büyük devletlerin karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum, bir devletin kendi toprağı veya eski toprağı üzerindeki karar yetkisini başkasına devretmesi (egemenlik kısıtlaması) anlamına gelir.
3
Müttefikler arası ilişkileri değerlendir.
Sınırların netleşmemesi müttefiklerin birbirine düşmesine ve kısa süre sonra II. Balkan Savaşı'nın çıkmasına yol açmıştır.
Antlaşmanın kalıcı bir barış getirmediğini doğrulamak için kronolojik bilgi kullanılır.

Anahtar Kavram

Londra Antlaşması'nın Egemenlik Hakları ve Toprak Kayıpları Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
Londra Antlaşması ile Osmanlı sınırının 'Midye-Enez hattı' olarak belirlendiğini ve Edirne'nin bu hattın dışında (batısında) kaldığını hatırla.
2
Antlaşmada bazı bölgelerin kaderinin 'Büyük Devletlerin hakemliğine' bırakılması, Osmanlı'nın karar verme gücünü kaybettiğini gösterir.
3
Ege Adaları ve Arnavutluk bu antlaşmada Osmanlı egemenliğinden çıkarılarak uluslararası güçlerin insiyatifine bırakılan temel yerlerdir.

Daha Fazla Pratik

Londra Antlaşması'ndan sonra müttefiklerin kendi aralarında neden savaşa tutuştuğunu ve Osmanlı'nın bu durumdan nasıl faydalandığını (II. Balkan Savaşı) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

19111911 yılında başlayan Trablusgarp Savaşı'nda Mustafa Kemal (Derne ve Tobruk) ve Enver Bey (Bingazi) gibi gönüllü subayların yerel halkı teşkilatlandırarak İtalyanlara karşı kazandığı askeri başarılara rağmen, Osmanlı Devleti 19121912 yılında Uşi Antlaşması'nı imzalayarak bölgeden çekilmek zorunda kalmıştır.

Osmanlı Devleti'ni bu askeri başarıya rağmen barış masasına oturmaya ve Trablusgarp'taki varlığına son vermeye zorlayan en önemli gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balkan devletlerinin birleşerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş başlatması

Cevap

Balkan devletlerinin birleşerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş başlatması Osmanlı'yı Trablusgarp'ta barışa zorlayan temel nedendir.
Doğru yanıt olan Balkan Savaşları'nın başlaması, Osmanlı Devleti'ni varoluşsal bir tehditle karşı karşıya bırakmıştır. Karadağ'ın savaş ilan etmesiyle başlayan süreçte Osmanlı, Trablusgarp gibi uzak bir toprağı savunmak yerine, Anadolu ve başkent İstanbul'un güvenliğini sağlamak amacıyla aceleyle Uşi Antlaşması'nı imzalayıp savaştan çekilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın seyrini analiz etme
Gönüllü subayların yerel direnişi sayesinde İtalya karada başarısız olmuş, sadece kıyı şeridinde sıkışmıştır.
Askeri durumun Osmanlı lehine olduğunu belirlemek için.
2
İtalya'nın baskı yöntemlerini değerlendirme
İtalya savaşı bitirmek için On İki Ada'yı işgal etmiş ve Boğazları kapatmıştır ancak Osmanlı direnmeye devam etmiştir.
Barışa zorlayan ilk aşamayı anlamak için.
3
Balkan krizinin etkisini saptama
I. Balkan Savaşı'nın başlaması (Karadağ, Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan'ın saldırısı), Osmanlı'nın savunma önceliğini tamamen Batı'ya kaydırmasına neden olmuştur.
Kesin barış kararının ardındaki stratejik zorunluluğu bulmak için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp Savaşı'nı sürdürürken Balkan Savaşları'nın çıkması üzerine 'iki ateş arasında' kalması.

İpuçları

1
Osmanlı'nın Trablusgarp ile kara bağlantısı olmadığı için denizden veya karadan (Mısır üzerinden) ordu gönderemediğini hatırla.
2
Gönüllü subaylar yerel halkla başarılı olsa da devletin hemen yanı başındaki başka bir coğrafyada çıkan kriz her şeyi değiştirmiştir.
3
19121912 yılında başlayan ve Osmanlı'nın Avrupa topraklarını kaybetmesine yol açan büyük savaşı düşün.

Daha Fazla Pratik

Uşi Antlaşması'nın maddelerinden Halifelik makamının kullanılması ve On İki Ada'nın geçici olarak İtalya'ya bırakılması konularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 157Soru

Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan 19121912 tarihli Uşi Antlaşması'nda; Trablusgarp ve Bingazi halkının dini açıdan Osmanlı halifesine bağlı kalması kararlaştırılmıştır. Osmanlı Devleti'nin bu yolla ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaybedilen topraklardaki Müslüman halkla kültürel ve manevi bağları korumak

Cevap

Kaybedilen topraklardaki Müslüman halkla kültürel ve manevi bağları korumak
Osmanlı Devleti, 18.18. yüzyıldan itibaren (ilk kez Küçük Kaynarca Antlaşması ile) kaybettiği Müslüman topraklarda halifeliğin dini gücünü kullanarak halkla olan kültürel ve manevi bağlarını koparmamaya çalışmıştır. Uşi Antlaşması'ndaki bu madde de Trablusgarp ve Bingazi halkıyla olan bu bağı sürdürme amacının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Uşi Antlaşması'ndaki halifelik maddesini analiz etmek.
Maddenin bölge halkının dini bağlarını Osmanlı halifesi üzerinden devam ettirdiğini belirlemek.
Antlaşma metnindeki dini bağ vurgusunun siyasi sınırların ötesinde bir anlam taşıdığını fark etmek.
2
Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki 'Pan-İslamizm' politikasını değerlendirmek.
Toprak kaybedilse bile bölgedeki Müslüman nüfus üzerindeki manevi nüfuzun korunmaya çalışıldığını anlamak.
Kaybedilen topraklarda halifenin dini yetkilerinin kullanılmasının kültürel devamlılığı sağlama amacı güttüğünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Halifelik makamının siyasi ve kültürel bir araç olarak kullanımı

İpuçları

1
Antlaşmada halkın 'dini bakımdan' kime bağlı olduğuna odaklanın.
2
Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım için uygulanan stratejiyi hatırlayın.
3
Toprak kaybı sonrası halkla kültürel ve manevi bir köprü kurma çabasını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Uşi Antlaşması'nda On İki Ada'nın 'geçici olarak' İtalya'ya bırakılma gerekçesini (Balkan Savaşları tehlikesi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 158Soru

II.II. Balkan Savaşı süreci ve bu savaşın ardından imzalanan antlaşmaların içerikleri dikkate alındığında, Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki diplomatik faaliyetleri ve hukuki kazanımları hakkında aşağıdakilerden hangisi *söylenemez*?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bükreş Antlaşması'nın imzalanmasıyla Osmanlı Devleti, kaybettiği Edirne ve Kırklareli'yi resmen geri alarak Batı Trakya'daki varlığını pekiştirmiştir.

Cevap

Bükreş Antlaşması'nın Osmanlı Devleti tarafından imzalandığı ve Edirne'nin bu antlaşmayla geri alındığı ifadesi yanlıştır; çünkü bu antlaşma Balkan devletlerinin kendi arasındaki toprak paylaşımını düzenlemiştir ve Osmanlı Devleti buna taraf değildir.
Bükreş Antlaşması (1010 Ağustos 19131913), Bulgaristan'ın diğer Balkan devletlerine (Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya) karşı yenilmesi sonucunda bu devletler arasında imzalanmıştır. Osmanlı Devleti bu antlaşmaya davet edilmemiş ve taraf olmamıştır. Edirne ve Kırklareli'nin geri alınması ise 2929 Eylül 19131913 tarihinde Bulgaristan ile imzalanan İstanbul Antlaşması ile resmileşmiştir. Dolayısıyla Bükreş Antlaşması üzerinden bir kazanım ifadesi tarihsel bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
II.II. Balkan Savaşı'nın taraflarını ve Osmanlı Devleti'nin savaşa giriş amacını analiz etmek.
Osmanlı Devleti, Balkan devletleri arasındaki (Sırbistan, Yunanistan, Karadağ ve Romanya'nın Bulgaristan'a karşı savaşı) kargaşadan yararlanarak kaybettiği toprakları geri almayı amaçlamıştır.
Savaşın çıkış noktasını ve Osmanlı'nın diplomatik pozisyonunu belirlemek yanlış olan çıkarımı saptamak için temeldir.
2
Savaş sonunda imzalanan antlaşmaların kapsamını ve taraflarını ayrıştırmak.
Bükreş Antlaşması Balkan devletleri arasındadır. Osmanlı Devleti ise Bulgaristan ile İstanbul (19131913), Yunanistan ile Atina (19131913) ve Sırbistan ile İstanbul (19141914) antlaşmalarını imzalamıştır.
Çok taraflı antlaşmalar ile ikili antlaşmalar arasındaki farkı bilmek, hatalı bilginin kaynağını ortaya çıkarır.
3
Edirne ve Kırklareli'nin geri alınışının hukuki dayanağını tespit etmek.
Edirne ve Kırklareli, Bulgaristan ile imzalanan 19131913 İstanbul Antlaşması ile resmen Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Toprak kazanımlarının hangi antlaşmaya dayandığını bilmek, doğru cevabı teyit eder.

Anahtar Kavram

II.II. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan antlaşmaların (Bükreş vs. İkili Antlaşmalar) kapsam farkı.

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin II.II. Balkan Savaşı sonunda imzaladığı antlaşmaların genellikle 'ikili' (bilateral) nitelikte olduğunu hatırlayın.
2
Bükreş Antlaşması'nın katılımcılarına bakın; Osmanlı Devleti bu masada mıydı, yoksa Bulgaristan ile ayrıca mı görüştü?
3
Edirne'nin geri alınması Bükreş Antlaşması ile değil, Osmanlı-Bulgaristan arasındaki 19131913 İstanbul Antlaşması ile tescil edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin bu süreçte kaybettiği ancak I.I. Dünya Savaşı sırasında tekrar el değiştirecek olan Dimetoka'nın durumunu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Antlaşmaları 'Osmanlı'nın dahil oldukları' ve 'Balkan devletlerinin kendi aralarındakiler' olarak iki gruba ayırarak elemek cevaba daha hızlı ulaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 159Soru

I.I. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısında kalan topraklarını kaybederek Rumeli'deki varlığını büyük ölçüde yitirmiştir. Ancak II.II. Balkan Savaşı'nın başlamasıyla oluşan siyasi ve askeri ortamdan faydalanan Osmanlı Devleti, kayıplarının bir kısmını telafi etme imkanı bulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi II.II. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin elde ettiği diplomatik ve askeri başarılardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edirne ve Kırklareli'nin geri alınarak Bulgaristan ile Meriç Nehri sınırının kabul edilmesi

Cevap

Edirne ve Kırklareli'nin geri alınarak Bulgaristan ile Meriç Nehri sınırının kabul edilmesi
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin II. Balkan Savaşı'ndaki tek somut toprak kazanımını ve günümüzdeki Türkiye-Bulgaristan sınırının temelini oluşturan Meriç Nehri hattını ifade etmektedir. Osmanlı Devleti, Enver Paşa komutasındaki birliklerle Edirne ve Kırklareli'ni savaşmadan/az bir mücadele ile geri almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı sonrasındaki durumu analiz etme
Londra Antlaşması ile Osmanlı sınırı Midye-Enez hattına çekilmişti (Doğu Trakya kaybedilmişti).
Savaşın başlangıç noktasını anlamak için önceki sınırın bilinmesi gerekir.
2
II. Balkan Savaşı'nın çıkış nedenini ve Osmanlı'nın tutumunu belirleme
Bulgaristan'ın fazla pay alması üzerine Balkan devletleri savaşa girince Osmanlı Devleti Edirne'yi kurtarmak için harekete geçti.
Osmanlı'nın savaşa dahil olma amacını ve askeri başarısını doğrular.
3
Savaş sonu antlaşmalarını ve sınırları değerlendirme
Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması ile Meriç Nehri günümüzdeki sınır olarak belirlendi.
Savaşın kalıcı diplomatik sonucunu tespit eder.

Anahtar Kavram

II. Balkan Savaşı'nın Osmanlı Devleti açısından temel sonucu Doğu Trakya'nın (Edirne ve Kırklareli) geri alınmasıdır.

İpuçları

1
Osmanlı Devleti bu savaşta kaybettiği bazı önemli şehirleri 'Edirne Fatihi' olarak bilinen bir komutan aracılığıyla geri almıştır.
2
Savaş sonunda Bulgaristan ile imzalanan antlaşmada, bugün hala geçerli olan doğal bir sınır (nehir) belirlenmiştir.
3
Geri alınan bölgeler Doğu Trakya'dır ve bu bölgenin sınırını Meriç Nehri oluşturmaktadır.

Daha Fazla Pratik

II. Balkan Savaşı'ndan sonra imzalanan İstanbul ve Atina Antlaşmalarında azınlık hakları konusunun nasıl işlendiğini incelemek, ilerideki mübadele sorunlarını anlamak için yararlı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 160Soru

II. Balkan Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti ile Balkan devletleri arasında imzalanan antlaşmaların hükümleri ve savaşın diplomatik sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Romanya, I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması'nda istediği payı alamadığı için II. Balkan Savaşı'nın başlamasına öncülük etmiştir.

Cevap

Romanya'nın I. Balkan Savaşı'na katıldığı ve II. Balkan Savaşı'na öncülük ettiği ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade Romanya ile ilgilidir çünkü Romanya, I. Balkan Savaşı'nda yer almamış, dolayısıyla Londra Antlaşması'na taraf olmamıştır. II. Balkan Savaşı'nı başlatan devlet de Romanya değil, diğer Balkan devletlerine saldıran Bulgaristan'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın taraflarını ve çıkış nedenini analiz etme
II. Balkan Savaşı, Bulgaristan'ın I. Balkan Savaşı sonunda aslan payını almasına tepki gösteren Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'ın ittifakıyla başlamıştır.
Savaşın temel nedeni Balkan devletlerinin kendi aralarındaki toprak paylaşımı anlaşmazlığıdır.
2
Romanya'nın savaştaki rolünü değerlendirme
Romanya, I. Balkan Savaşı'na katılmamış, ancak II. Balkan Savaşı sırasında Bulgaristan'dan Silistre'yi almak amacıyla savaşa sonradan dahil olmuştur.
Romanya'nın savaşı başlatan değil, mevcut durumdan faydalanan bir devlet olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Osmanlı Devleti'nin diplomatik ve askeri kazanımlarını kontrol etme
Osmanlı Devleti kargaşadan yararlanarak Edirne'yi geri almış ve Bulgaristan (İstanbul), Yunanistan (Atina), Sırbistan (İstanbul) ile azınlık haklarını da içeren antlaşmalar imzalamıştır.
Savaşın Osmanlı lehine sonuçlanan tek yönü Doğu Trakya'nın kurtarılması ve azınlık statüsünün belirlenmesidir.

Anahtar Kavram

II. Balkan Savaşı Diplomasisi ve Sınırlar

İpuçları

1
Romanya'nın Balkan Savaşları'ndaki kronolojik yerini ve savaşa giriş amacını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Balkan Savaşları sonrasında imzalanan Bükreş Antlaşması'nın Osmanlı Devleti için neden sadece dolaylı bir önem taşıdığını araştırınız.
Tahmini Süre:55s
ÖncekiSayfa 8 / 19Sonraki