Paragrafta Yapı ve Akış
132 soru
(I) Modern anlatıda kronolojik zamanın kırılması, okurun metinle kurduğu ilişkiyi salt bir izleme eyleminden çıkarıp aktif bir inşa sürecine dönüştürmüştür. (II) Bu yeni kurgu düzeninde geçmiş, şimdi ve gelecek; doğrusal bir hat üzerinde değil, zihinsel çağrışımların düzensizliğinde iç içe geçer. (III) Bilincin katmanları arasında gezinen yazar, dış dünyadaki nesnel gerçekliği bir kenara bırakarak öznenin parçalanmış zaman algısına odaklanır. (IV) Modernist yazarlar, eserlerinde dilin estetik olanaklarını zorlayarak kurmaca ile gerçeklik arasındaki sınırı belirsizleştirmeyi amaçlar. (V) Bu parçalanmışlık ise metni klasik anlatının sınırlarından kurtarıp çok sesli ve ucu açık bir yapıya kavuşturur.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Ebru sanatı, Türk kültürünün en zarif ve köklü süsleme sanatlarından biri olup "su yüzeyinde çiçek açtırmak" olarak da tanımlanır. (II) Tarihsel süreçte Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan bu sanat, Osmanlı saray nakkaşhanelerinde en olgun örneklerini vermiştir. (III) Dönemin ünlü hattatları, yazdıkları levhaları ebru kağıtlarıyla süsleyerek eserlerine görsel bir derinlik kazandırmışlardır. (IV) Ebru sanatının en kritik aşaması, boyaların kitre adı verilen yoğunlaştırılmış su üzerinde dengeli bir şekilde yayılmasını sağlamaktır. (V) Bu aşamada boyaların içine katılan sığır ödünün miktarı, renklerin birbirine karışmadan su üzerinde asılı kalması açısından hayati önem taşır. (VI) Dolayısıyla her sanatçı, kendi boya karışımını ve öd miktarını deneme yanılma yoluyla belirlemek durumundadır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Kamu yönetiminde etik ilkeler, devlet ve vatandaş arasındaki güven ilişkisinin temel taşını oluşturur. (II) Bu ilkeler, kamu görevlilerinin karar alma süreçlerinde tarafsızlık ve dürüstlük içinde hareket etmelerini sağlar. (III) Modern devletlerde liyakat sistemi, kamu görevlerine atamaların sadece yetkinlik esasına göre yapılmasını zorunlu kılar. (IV) Etik değerlerin kurumsallaşması, yolsuzlukla mücadelede ve şeffaflığın artırılmasında da belirleyici bir rol oynar. (V) Dolayısıyla bu kurallar dizisi, sadece bireysel bir vicdan meselesi değil, kurumsal bir zorunluluktur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Fotoğrafçılık, sadece bir anı dondurmak değil, o ana ruh katma sanatıdır. (II) İlk olarak, sanatçı kadrajına aldığı nesneyi kendi bakış açısıyla yeniden yorumlar. (III) Bu yüzden, aynı manzara farklı fotoğrafçıların elinde bambaşka anlamlar kazanabilir. (IV) Günümüzde dijital makinelerin fiyatları geçmişe oranla oldukça uygun hale gelmiştir. (V) Başka bir deyişle, fotoğrafın gücü kullanılan teknikten ziyade sanatçının duygu dünyasından gelir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Ebru sanatı, suyun üzerine serpilen boyaların kağıda aktarılmasıyla oluşan, her örneği tek ve eşsiz olan kadim bir Türk kağıt süsleme sanatıdır. (II) Bu sanatta kullanılan boyalar toprak boyalardan elde edilir ve sığır ödünün yardımıyla suyun yüzeyinde kalmaları sağlanır. (III) Kitre denilen bir maddeyle yoğunlaştırılan su, boyaların dibe çökmesini engelleyerek sanatçıya hareket imkanı tanır. (IV) Günümüzde dijital baskı teknolojileri, geleneksel yöntemlerin yerini hızla alarak seri üretimde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. (V) Boyaların su üzerindeki dansı tamamlandığında, kağıt teknenin üzerine serilir ve desenin kağıda geçmesiyle eser son halini alır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Ekolojik okuryazarlık, doğanın işleyiş prensiplerini anlamak ve bu bilgilere dayanarak sürdürülebilir yaşam biçimleri geliştirmek demektir. (II) Bu kavram, bireylerin ekosistem içindeki yerini kavramasını ve doğaya verilen zararın sonuçlarını öngörmesini sağlar. (III) Oysaki günümüzde sanayileşme hızlandıkça doğal kaynakların tüketimi de kontrolsüz bir şekilde artış göstermiştir. (IV) Başka bir deyişle, yeryüzündeki tüm canlıların birbirine olan bağımlılığını fark eden birey, çevreye karşı daha duyarlı hale gelir. (V) İlk olarak 1990'larda ortaya atılan bu terim, günümüzde eğitim müfredatlarının ayrılmaz bir parçası olmaya başlamıştır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Devlet geleneğimizde arşivcilik, sadece belgelerin saklanması değil, kurumsal bir hafıza aktarımı olarak görülmüştür. (II) İlk olarak Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bu kayıtların "defter" sistemine titizlikle işlendiği görülür. (III) Başka bir deyişle devletin attığı her adımın yazılı bir iz bırakması esas alınmıştır. (IV) Arşiv binalarının inşasında kullanılan malzemenin niteliği, belgelerin fiziksel ömrünü doğrudan etkilemektedir. (V) Bu yüzden bugün araştırmacılar, yüzyıllar öncesine ait kararlara tek bir belge üzerinden dahi ulaşabilmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Modern kent yaşamının en önemli sorunlarından biri olan gürültü kirliliği, insan sağlığı üzerinde fiziksel ve psikolojik olumsuz etkiler yaratmaktadır. (II) Özellikle yoğun trafiğin ve sanayi bölgelerinin bulunduğu alanlarda ses seviyesinin kontrol altında tutulması bir zorunluluktur. (III) Gürültünün azaltılması amacıyla binalarda ses yalıtımı yapılması ve yeşil alanların artırılması gibi teknik önlemler alınmaktadır. (IV) Şehir planlamacıları, yerleşim alanlarını tasarlarken ulaşım ağlarının konutlara olan mesafesini titizlikle hesaplamalıdır. (V) Hava kirliliğine neden olan karbon salınımının azaltılması için toplu taşıma araçlarının elektrikli hale getirilmesi teşvik edilmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Fenomenolojik bir perspektifle yaklaşıldığında sanat eseri, izleyicinin bilincinde gerçekleşen bir "yönelim" nesnesi olarak tanımlanır. (II) Bu yaklaşımda eser, statik bir obje olmaktan çıkarak özneler arası bir iletişim zeminine dönüşür. (III) Sanat yapıtının anlamsal tutarlılığı, sanatçının zihnindeki asıl niyetin esere yansıtılma başarısına endekslidir. (IV) Alımlayıcının tarihsel ve kültürel birikimi, eserin anlam katmanlarının açımlanmasında belirleyici bir rol oynar. (V) Böylece her yeni karşılaşma, metnin ya da imgenin potansiyel anlamlarını yeniden inşa eden dinamik bir eyleme dönüşür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Türk mutfağı, Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan köklü bir geçmişin ve zengin bir kültürel mirasın ürünüdür. (II) Saray mutfağından halk mutfağına kadar geniş bir yelpazede çeşitlenen bu lezzetler, dünyanın sayılı mutfakları arasında yer alır. (III) Özellikle baharat kullanımı ve zeytinyağlı yemekler, Türk mutfağının karakteristik özelliklerini belirleyen unsurlardır. (IV) Günümüzde hazır gıda tüketiminin artmasıyla birlikte obezite sorunu toplum sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. (V) Bu zengin mutfak kültürü, turizm sektöründe de Türkiye'nin tanıtımına büyük katkı sağlamaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Meddahlık, tek kişilik bir tiyatro türü olarak Anadolu’nun kültürel belleğinde çok önemli bir yere sahiptir. (II) Sanatçı, yüksekçe bir yere oturarak bir mendil ve bir sopa yardımıyla çeşitli hikâyeler anlatır, taklitler yapar. (III) Bu gösterilerde anlatılan hikâyeler genellikle günlük yaşamdan seçilir ve toplumun aksayan yönleri mizahi bir dille eleştirilir. (IV) Modern dönemde teknolojinin gelişmesiyle birlikte tiyatro binalarının akustik yapısı ve ışıklandırma sistemleri büyük bir değişim göstermiştir. (V) Bu eleştirel yönüyle meddah, sadece bir eğlendirici değil, aynı zamanda toplumun aynası ve sözlü geleneğin taşıyıcısıdır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Geleneksel edebiyat kanonunda yazar, metnin anlam katmanlarını belirleyen ve onu mühürleyen yegâne otorite figürü olarak kabul edilir. (II) Modernist kuramlar ise metni yazarın biyografik kimliğinden soyutlayarak onu kendi estetik yasaları olan otonom bir yapı şeklinde konumlandırır. (III) Bu kuramsal kırılmayla birlikte yazarın sübjektif niyeti, metnin hakikatini bulmada başvurulacak temel ölçüt olmaktan çıkar. (IV) Edebî türlerin tarihsel süreç içindeki evrimi, toplumsal yapıdaki dönüşümlerin ve sınıfsal farklılaşmaların bir yansıması olarak okunabilir. (V) Dolayısıyla metin artık dondurulmuş bir ürün değil, okurun alımlama süreciyle her seferinde yeniden inşa edilen çoğulcu bir anlam alanıdır.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Akıllı şehirler, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak şehir hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefleyen modern yerleşim alanlarıdır. (II) İlk olarak enerji tasarrufu ve trafik yönetimi gibi alanlarda verimlilik sağlamak bu sistemlerin temel amacıdır. (III) Oysaki geleneksel şehir planlamasında kaynak yönetimi daha çok fiziksel altyapıya dayanmaktadır. (IV) Şehirlerdeki nüfus artışı, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanmasını her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. (V) Başka bir deyişle akıllı şehir uygulamaları, kentsel sorunlara dijital çözümler üreterek sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Türk edebiyatında mektup türü, Tanzimat dönemiyle birlikte sadece bir haberleşme aracı olmaktan çıkıp edebi bir tür olarak kabul görmeye başlamıştır. (II) Özellikle Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi isimlerin kaleminden çıkan mektuplar, devrin siyasi ve sosyal meselelerine ışık tutan birer belge niteliğindedir. (III) Yazarın, eserlerindeki resmi üslubun dışına çıkarak kullandığı içten söyleyiş, okurla arasında özel bir bağ kurulmasını sağlar. (IV) Günümüzde ise elektronik posta kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel mektup yazma kültürü büyük oranda terk edilmiştir. (V) Bu içtenlik ve doğrudan anlatım, mektupların sadece birer belge değil, aynı zamanda estetik birer metin olarak değerlendirilmesinin yolunu açar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Muvakkithaneler, Osmanlı toplumunda vaktin tayini için kurulan ve astronomi ilminin pratikle buluştuğu özgün mekânlardır. (II) Genellikle külliye veya cami avlularında yer alan bu küçük yapılar, devrin en hassas zaman ölçüm araçlarıyla donatılırdı. (III) Burada görev yapan muvakkitler, astronomi bilgisinin yanı sıra matematik ve coğrafya alanında da yetkin kimseler arasından seçilirdi. (IV) Osmanlı mimarisinde kubbeli yapılar, hem estetik bir görünüm sunar hem de iç mekândaki akustiği düzenleyerek sesi her yere ulaştırırdı. (V) Teknolojinin gelişmesi ve mekanik saatlerin her eve girmesiyle bu kurumlar, işlevlerini zamanla modern saat kulelerine devretmiştir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Klasik Türk edebiyatında şairler, geleneğin sunduğu imgeler dünyasından beslenerek özgün bir söyleyiş oluştururlar. (II) Bu gelenekte "mazmun" adlı kalıplaşmış ifadeler, şairin hayal gücünü sınırlayan bir engel değil, aksine derinleşmesini sağlayan bir anahtardır. (III) Başka bir deyişle şair, bu ortak dili kullanarak kendine has bir üslup geliştirdiğinde tezkire yazarlarının övgüsünü kazanır. (IV) Edebiyat tarihlerinde sanatçıların biyografilerine dair bilgiler genellikle kronolojik bir sırayla okura sunulur. (V) Bu yüzden bu şiir anlayışında yenilik, tamamen yeni bir şey söylemekten ziyade bilineni farklı biçimde dile getirmektir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Ekolojik modernleşme kuramı, çevresel krizlerin çözümünü mevcut sosyo-ekonomik sistemlerin radikal bir reddinde değil, bu sistemlerin teknolojik ve kurumsal açıdan rasyonelleştirilmesinde arar. Kuramın temel argümanı, ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirliğin "ekolojik rasyonellik" temelinde birleştirilebileceği ve çevre korumanın ekonomik bir yük olmaktan çıkarılabileceği yönündedir. Bu doğrultuda, devletin düzenleyici rolü azalırken piyasa temelli araçların ve teknolojik inovasyonun çevresel iyileşmedeki payı ön plana çıkarılmaktadır. Biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik habitat restorasyonu çalışmaları, ekosistemlerin dirençliliğini artırarak çevresel bozulmanın önüne geçmede kritik bir rol oynamaktadır. Sonuç olarak bu perspektif, endüstriyel toplumu yıkmak yerine onu ekolojik ilkelere göre yeniden tasarlayarak modernleşme sürecini devam ettirmeyi teklif eder.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Edebî çeviri, yalnızca bir dilden başka bir dile sözcük aktarımı değil; aynı zamanda iki farklı kültür arasında kurulan estetik bir köprüdür. (II) Çevirmen, kaynak metindeki imgeleri hedef dilin dünyasına taşırken o dilin kültürel kodlarını ve deyimsel zenginliğini de hesaba katmak zorundadır. (III) Günümüzde yapay zekâ tabanlı çeviri yazılımları, teknik metinlerin hızla Türkçeye kazandırılmasında büyük bir verimlilik artışı sağlamıştır. (IV) Bu süreçte çevirmen, bir anlamda kültürler arası bir ara bulucu rolü üstlenerek yazarın dünyasını yeni bir okur kitlesine açar. (V) Ancak bu yapılırken yazarın üslubuna sadık kalmak ve metnin özgün ruhunu zedelemeden yerelleştirme yapmak, başarının temel ölçütüdür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Anadolu'nun bereketli toprakları, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir beşik gibidir. (II) Bu topraklarda kurulan devletler, tarım ve hayvancılığı temel geçim kaynağı olarak benimsemişlerdir. (III) Hititlerden Osmanlılara kadar her toplum, tarımsal verimliliği artırmak için sulama kanalları inşa etmiştir. (IV) Modern tarımda kullanılan gübrelerin kimyasal içeriği, toprak yapısını uzun vadede olumsuz etkileyebilir. (V) Toprağa duyulan bu saygı ve bağlılık, halk ozanlarımızın türkülerine ve efsanelerimize de yansımıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) 18. yüzyıldan itibaren Divan edebiyatında etkisini hissettiren mahallileşme akımı, şiirin dilini ve içeriğini halkın yaşamına yaklaştırmayı amaçlamıştır. (II) Bu akımın etkisiyle soyut güzellik anlayışının yerini İstanbul’un somut mekânları ve günlük hayatın canlı sahneleri almaya başlamıştır. (III) Özellikle Nedim’in Lale Devri coşkusunu yansıtan gazellerinde bu değişimin en rafine örneklerini görmek mümkündür. (IV) Edebiyatın toplum üzerindeki eğitici rolü, Tanzimat dönemi sanatçılarının kaleminde didaktik bir üslup kazanarak geniş kitlelere ulaşmıştır. (V) Şairler, günlük dildeki deyim ve atasözlerini şiir bünyesine katarak anlatımı daha samimi bir çehreye büründürmüşlerdir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?