Mirasbırakan Ahmet Bey'in vefatı üzerine, yasal mirasçıları olan Can ve Elif tereke üzerinde hak sahibi olmuşlardır. Can, terekeye dahil olan bir taşınmazın kiraya verilmesini istemekte, ancak Elif bu duruma karşı çıkmaktadır. Mirasçılar arasında yönetim veya paylaşma konusunda yapılmış bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu uyuşmazlık karşısında Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- ACan, elbirliği mülkiyeti kuralları gereği kendi payı üzerinde tek başına kira sözleşmesi yapma yetkisine sahiptir.
- Mirasçılardan her biri, terekeyi yönetmek üzere sulh mahkemesinden bir temsilci atanmasını isteyebilir.Cevap
- CTereke mallarının yönetimi için mirasçıların sayıca çoğunluğuyla alacağı karar, uyuşmazlığın çözümü için yeterlidir.
- DTerekeye temsilci atanabilmesi için mirasçıların tamamının mahkemeye birlikte başvurması zorunludur.
- EMirasçılar arasında paylaşma sözleşmesi yapılmadığı müddetçe, mahkemeden mirasın paylaşılması talep edilemez.
Cevap
Mirasçıların anlaşamadığı durumlarda, her bir mirasçı sulh mahkemesine başvurarak miras ortaklığına bir temsilci atanmasını talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında bir miras ortaklığı meydana gelir ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar. Bu ortaklıkta mirasçılar terekeyi birlikte yönetirler. Ancak mirasçılar arasında yönetim konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa veya ortaklığın temsili gerekirse, her bir mirasçı sulh mahkemesinden miras ortaklığına bir temsilci atanmasını isteyebilir. Bu hak, diğer mirasçıların rızasına bağlı olmayan bireysel bir haktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Miras Ortaklığında Temsil ve Yönetim
Tahmini Süre:1m 15s