Miras Hukuku

189 soru

Soru 1Soru

Mirasbırakan (M)(M), eşi (E)(E) ile evli iken vefat etmiştir. (M)(M)'nin ölümünden sonra, (M)(M) ile (E)(E) arasındaki evliliğin, (M)(M)'nin evlenme sırasında bir başkasıyla zaten evli olması nedeniyle mutlak butlanla sakat olduğu anlaşılmıştır. Yapılan incelemede sağ kalan eş (E)(E)'nin bu durumu bilmediği ve evlenme sırasında iyiniyetli olduğu tespit edilmiştir. (M)(M)'nin önceki evliliğinden iki çocuğu (C\c1(Ç_1 ve C\c2)Ç_2) bulunduğuna göre, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca sağ kalan eş (E)(E)'nin miras payı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1/41/4

Cevap

Sağ kalan eşin yasal miras payı 1/41/4'tür.
Türk Medeni Kanunu'nun 159159. maddesine göre, evliliğin butlanına karar verilmeden önce eşlerden birinin ölmesi halinde, sağ kalan eş iyiniyetli ise yasal mirasçı olmaya devam eder. Olayda eşin iyiniyetli olduğu tespit edildiğinden mirasçılığı devam eder. Mirasbırakanın altsoyu (C\c1Ç_1 ve C\c2Ç_2) ile birlikte mirasçı olan eşin yasal miras payı ise Kanun'un 499499. maddesi uyarınca 1/41/4'tür.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçı gruplarının (zümrelerin) belirlenmesi
Mirasbırakanın altsoyu (çocukları) hayattadır, bu nedenle birinci zümre ile birlikte miras paylaşımı yapılacaktır.
Miras hukukunda öncelikle en yakın zümreye bakılır.
2
Evliliğin butlanının mirasçılığa etkisinin değerlendirilmesi
Sağ kalan eş (E)(E)'nin evlenme anında butlan sebebini bilmediği (iyiniyetli olduğu) belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu m. 159159 uyarınca butlan davası sonuçlanmadan ölen eşin iyiniyetli sağ kalan eşi mirasçı sıfatını korur.
3
Eşin birinci zümre ile birlikte miras payının hesaplanması
Eşin birinci zümre (füru/altsoy) ile mirasçılığı durumunda yasal payı 1/41/4 olarak uygulanır.
Türk Medeni Kanunu m. 499499 hükmü gereğince sağ kalan eş, mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini alır.

Anahtar Kavram

Butlanın İyiniyetli Eşin Mirasçılığına Etkisi ve Birinci Zümre Payı
Soru 2Soru

Mirasbırakan (M)(M), sağlığında kendisini kasten ve hukuka aykırı olarak öldürmeye teşebbüs eden oğlu (O)(O) hakkında herhangi bir vasiyetname düzenlemeden veya af beyanında bulunmadan vefat etmiştir. Bu olay sırasında (O)(O)'nun ergin bir kızı (K)(K) bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumun hukuki niteliği ve mirasçılık sıfatları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu durum bir mirastan yoksunluk halidir; (O)(O) mirasçı olamaz, ancak kızı (K)(K), babası (O)(O) mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.

Cevap

Öldürmeye teşebbüs bir mirastan yoksunluk halidir ve yoksunluk sadece yoksun olanı etkilediğinden kızı mirasçı olmaya devam eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesine göre mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürmeye teşebbüs eden kimse mirastan yoksun kalır. Bu durum hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Yine TMK'nın 579. maddesi uyarınca yoksunluk sadece yoksun olanı etkiler; bu kişinin altsoyu, mirasbırakandan önce ölmüş bir mirasçının altsoyu gibi halefiyet yoluyla mirasçı olur. Dolayısıyla (O)(O) miras alamazken, kızı (K)(K) mirasçı sıfatını kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki sebebini belirlemek
Mirasbırakanı kasten öldürmeye teşebbüs (TMK m. 578/1)
Kanun gereği kendiliğinden oluşan bir engel olan 'mirastan yoksunluk' (mahrumiyet) halidir.
2
Tasarruf şartını kontrol etmek
Mirasbırakanın herhangi bir vasiyetname düzenlemesine gerek yoktur.
Mirastan yoksunluk, çıkarma (ıskat) kurumunun aksine murisin iradesine değil, kanun hükmüne dayanır.
3
Altsoyun durumunu değerlendirmek
Oğlu (O)(O) mirasçı olamazken, kızı (K)(K) mirasçı olur (TMK m. 579).
Kanun, yoksunluğun sadece faili etkileyeceğini ve altsoyun sanki fail mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olacağını hükme bağlamıştır.

Anahtar Kavram

Mirastan yoksunluğun (TMK 578-579) kendiliğinden oluşması ve şahsiliği ilkesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Mirasbırakan (M), hazırladığı vasiyetnamede 'Tereke değerimin dörtte birini (1/41/4) yakın arkadaşım (A)'ya bırakıyorum.' şeklinde bir tasarrufta bulunmuştur. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mirasın açılmasından sonra tereke borçlarından sorumluluk ve (A)'nın hukuki statüsü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A), mirasçı atanmıştır ve mirasın borçlarından diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumludur.

Cevap

Arkadaşın mirasçı olarak atanmış olması ve tereke borçlarından diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması.
Mirasbırakanın terekesinin tamamı veya matematiksel bir oranını (payını) bir kimseye özgülemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 516. maddesi uyarınca 'mirasçı atama' (mansup mirasçılık) olarak kabul edilir. Mirasçı atanan kişi, yasal mirasçılar gibi külli halefiyet ilkesine tabi olur; yani mirasın açılmasıyla birlikte tereke haklarını kendiliğinden kazanırken, tereke borçlarından da diğer mirasçılarla birlikte şahsen ve müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlu hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarrufun niteliğini belirle
Mirasçı atama (Mansup mirasçılık)
Mirasbırakanın terekesinin tamamı veya belirli bir oranını (1/41/4) birine bırakması TMK m. 516 uyarınca mirasçı atama sayılır.
2
Hukuki statü ve sorumluluğu analiz et
Külli halefiyet ve müteselsil sorumluluk
Mirasçı atanan kişi, mirasın açılmasıyla terekeyi bir bütün olarak kazanır ve TMK m. 516/3 uyarınca borçlardan müteselsilen sorumlu olur.

Anahtar Kavram

Mirasçı Atama ve Belirli Mal Bırakma Ayrımı (TMK 516-517)
Soru 4Soru

Görme engelli olması sebebiyle okuma yazma bilmeyen bir kimsenin, son arzularını resmi memura (notere) bildirerek bir vasiyetname düzenletmek istemesi durumunda uygulanacak olan "mirasbırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenlenen resmi vasiyetname" usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasbırakanın vasiyetnameyi bizzat okuyamadığı bu durumlarda tanıklar; hem mirasbırakanın beyanının kendi huzurlarında yapıldığını hem de vasiyetnamenin memur tarafından mirasbırakana kendi huzurlarında okunduğunu onaylayarak imzalamak zorundadırlar.

Cevap

Mirasbırakanın vasiyetnameyi bizzat okumadığı durumlarda tanıkların, vasiyetnamenin kendi huzurlarında mirasbırakana okunduğunu ve beyanın kendi huzurlarında yapıldığını onaylamaları zorunludur.
Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesine göre, mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okumaz ve imzalamazsa, resmi memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde mirasbırakana okur. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi huzurlarında yapıldığını hem de vasiyetnamenin kendi huzurlarında memur tarafından mirasbırakana okunduğunu vasiyetnameye yazarak imzalamak zorundadırlar. Bu, işlemin şekli geçerliliği için kurucu bir unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Vasiyetname usulünün tespiti
Mirasbırakan okuma yazma bilmediği için Türk Medeni Kanunu m. 535'te düzenlenen 'Okunmaksızın ve İmzalanmaksızın Düzenlenen Resmi Vasiyetname' usulü uygulanmalıdır.
Mirasbırakanın fiziksel durumu (görme engeli veya okuma yazma bilmemesi) vasiyetnamenin şekil şartlarını doğrudan etkiler.
2
Tanıkların görevlerinin analizi
Bu usulde tanıklar sadece ehliyet ve beyanı değil, aynı zamanda memurun metni mirasbırakana okuduğunu da onaylamalıdır.
Mirasbırakan metni bizzat okuyamadığı için, metnin doğruluğu ancak tanıkların okuma işlemine eşlik etmesiyle denetlenebilir.
3
Şekli geçerlilik şartının kontrolü
Tanıkların 'mirasbırakanın beyanının huzurlarında yapıldığı' ve 'belgenin kendi huzurlarında okunduğu' şerhini düşmeleri şarttır.
TMK m. 535 bu iki unsuru kümülatif (birlikte) bir geçerlilik şartı olarak aramaktadır.

Anahtar Kavram

Okunmadan ve imzalanmadan düzenlenen resmi vasiyetnamelerde tanıkların nitelikli onay yükümlülüğü (TMK m. 535).

Daha Fazla Pratik

Resmi vasiyetnamede tanık olamayacak kişileri (yakın hısımlar, kamu hizmetinden yasaklılar vb.) gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Mirasbırakan (M), kendisine ölünceye kadar bakması koşuluyla malvarlığındaki bir taşınmazı (A)’ya bırakmayı taahhüt ettiği bir miras sözleşmesini noter huzurunda resmi şekilde düzenletmektedir. İşlem sırasında tanık olarak (M)’nin amcasının oğlu (K) ile lehine kazandırma yapılan (A)’nın öz kardeşi (B) hazır bulunmuştur. Taraflar arzularını notere aynı anda beyan etmiş; hazırlanan metin önce (M) tarafından imzalanmıştır. (A) ise o sırada gelen acil bir telefon nedeniyle kısa süreliğine odadan ayrılmış, yaklaşık on dakika sonra geri dönerek (M) odadan çıktıktan sonra metni noter ve tanıklar huzurunda imzalamıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu miras sözleşmesinin şekli geçerliliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lehine kazandırma yapılan (A)’nın kardeşi (B)’nin tanık olarak katılması ve tarafların metni memur ve tanıklar önünde aynı anda imzalamamış olmaları nedeniyle sözleşme şekil yönünden sakattır.

Cevap

Lehine kazandırma yapılan kişinin kardeşinin tanık olması ve tarafların imzaları aynı anda atmaması nedeniyle sözleşme şekil yönünden sakattır.
Miras sözleşmesi, resmi vasiyetname şeklinde düzenlenir ancak kendine has bazı kuralları vardır. TMK m. 536/2 gereği, mirasçı olarak atanan veya lehine belirli mal bırakılan kişinin kardeşleri tanık olamaz, bu durum (B) açısından bir yasaklılık oluşturur. Ayrıca TMK m. 545 uyarınca, sözleşmenin tarafları memur ve tanıkların önünde metni birlikte imzalamalıdır; (A)'nın (M) çıktıktan sonra imza atması 'aynı anda bulunma' ve 'birlikte imza' kuralına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıkların ehliyetini kontrol etme
(B), lehine kazandırma yapılan (A)'nın kardeşidir.
TMK m. 536/2 uyarınca, kendilerine kazandırma yapılan kimselerin kardeşleri vasiyetnamenin (ve dolayısıyla miras sözleşmesinin) düzenlenmesine tanık olarak katılamazlar.
2
Miras sözleşmesine özgü imza usulünü inceleme
Taraflar metni farklı zamanlarda imzalamıştır.
TMK m. 545/2 uyarınca, miras sözleşmesinin tarafları arzularını resmi memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar. Bu hüküm tarafların imza anında bir arada bulunmasını gerektirir.
3
Geçerlilik sonucunu belirleme
Sözleşme iki ayrı şekil noksanlığı içermektedir.
Her iki eksiklik de miras sözleşmesinin şekil yönünden sakatlanmasına ve iptal davasına konu olmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Miras Sözleşmesinin Şekli Geçerlilik Şartları ve Tanık Yasakları

Daha Fazla Pratik

Miras sözleşmesinin tek taraflı olarak ortadan kaldırılması ve vasiyetnameden dönme usulleri arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 6Soru

Mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli olan veya resmen tespit edilmiş olan bir tereke söz konusu olduğunda, mirasın reddi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terekenin borca batık olduğu bu durumda miras kanunen reddedilmiş sayılır ve mirasçılar bu durumun tespitini herhangi bir süreye tabi olmaksızın her zaman isteyebilirler.

Cevap

Terekenin borca batık olduğu durumda mirasın kanunen reddedilmiş sayılması ve bu durumun her zaman tespit ettirilebilmesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, mirasbırakanın ölümü anında ödemeden aczi açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (hükmi ret). Bu durumda mirasçıların açık bir irade beyanında bulunmalarına gerek yoktur ve bu hukuki durumun tespiti her zaman mahkemeden istenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Terekenin durumunu analiz et.
Mirasbırakanın ölümü anında borca batık (ödemeden aciz) olduğu tespit edilmiştir.
Bu durum Türk Medeni Kanunu'na göre 'hükmi ret' olarak adlandırılır.
2
Hükmi ret ve gerçek ret farkını değerlendir.
Hükmi rette 33 aylık süre sınırı yoktur; gerçek rette ise kayıtsız şartsız beyan ve süre sınırı vardır.
Kanun, borca batık terekede mirasçıları korumak için kendiliğinden ret sonucunu bağlamıştır.
3
Görevli mahkeme ve süre başlangıcını belirle.
Gerçek ret için Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir ve yasal mirasçılar için süre 'öğrenme' ile başlar.
Hukuki usul ve hak düşürücü sürelerin doğru uygulanması gerekir.

Anahtar Kavram

Hükmi Ret ve Gerçek Ret Usulü

İpuçları

1
Terekenin borca batık olması durumunda kanunun öngördüğü özel bir ret türünü (hükmi ret) düşünün.
2
Gerçek ret beyanının hangi mahkemeye ve hangi süreler içinde yapıldığını hatırlayın.
3
Yasal mirasçılar ile atanmış mirasçılar arasındaki süre başlangıcı farkına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Mirasın en yakın tüm yasal mirasçılar tarafından reddedilmesi durumunda terekenin tasfiye sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E), babası (B)(B) ve kendisinden önce ölen annesi (A)(A)'nın altsoyu olan kardeşi (K)(K)'yi bırakarak vefat etmiştir. (M)(M) ve (E)(E) arasında "hayata kast" sebebine dayalı olarak açılmış bir boşanma davası devam ederken (M)(M) ölmüş; (M)(M)'nin mirasçıları davayı sürdürerek (E)(E)'nin kusurlu olduğunu ispat etmişlerdir.

Buna göre, yasal miras paylarının dağılımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ kalan eş (E)(E) mirasçı olamaz; tereke (B)(B) ve (K)(K) arasında yarı yarıya (1/2)(1/2) oranında paylaşılır.

Cevap

Sağ kalan eşin mirasçı olamayacağını ve terekenin baba ile kardeş arasında yarı yarıya (%50 - %50) paylaşılacağını belirten seçenek doğrudur.
Miras hukukunda sağ kalan eşin mirasçılığı, derdest bir boşanma davası varken eşin ölümü halinde istisnai bir kurala tabidir. TMK m. 181/2 gereği, mirasçıların davaya devam edip eşin kusurunu ispatlamaları durumunda sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz. Bu olayda (E)(E) mirasçılıktan çıktığı için terekenin tamamı (M)(M)'nin anne ve babasının zümresine (2. zümre) kalır. Baba (B)(B) hayatta olduğu için ana-baba hattından gelen payın yarısını (1/21/2) alır. Anne (A)(A) ölmüş olduğu için, onun yerine halefiyet ilkesi gereği tek altsoyu olan kardeşi (K)(K) geçer ve annesinin payı olan 1/21/2'yi alır.

Adım Adım Çözüm

1
Sağ kalan eşin mirasçılık durumunun belirlenmesi
Sağ kalan eş (E)(E) yasal mirasçı olamaz.
Türk Medeni Kanunu m. 181/2 uyarınca; boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi halinde, mirasçıların davayı sürdürerek sağ kalan eşin kusurunu ispatlamaları durumunda sağ kalan eş mirasçı olamaz.
2
Mevcut mirasçıların zümre içindeki yerinin tespiti
Mirasçılar 2. zümre (ana, baba ve onların altsoyu) kapsamında değerlendirilir.
Mirasbırakanın altsoyu (1. zümre) bulunmadığı için miras, ikinci zümre olan ana ve babaya, onlar hayatta değilse altsoylarına geçer.
3
Terekenin paylaştırılması
Tereke 1/21/2 Baba (B)(B) ve 1/21/2 Kardeş (K)(K) şeklinde paylaştırılır.
Eş mirasçı olamadığı için terekenin tamamı 2. zümreye kalır. Baba sağ olduğu için payı olan 1/21/2'yi alır. Anne ölü olduğu için onun 1/21/2 payı halefiyet yoluyla kendi altsoyu olan kardeşe (K)(K) geçer.

Anahtar Kavram

Boşanma Davasının Mirasçılığa Etkisi ve 2. Zümre Paylaşımı
Soru 8Soru

Mirasbırakan (M), 2018 yılında vefat etmiş; düzenlediği resmi vasiyetname ise Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2019 yılında usulüne uygun olarak açılıp ilgililere okunmuştur. (M)’nin tek yasal mirasçısı olan oğlu (O), 2025 yılında vasiyetnamenin yapıldığı tarihte babasının ağır bir akıl hastalığı nedeniyle ayırt etme gücünden tamamen yoksun olduğunu (ehliyetsizliği) öğrenmiştir. Vasiyetnameden yararlanan davalı (A), bu ehliyetsizlik durumunu bilmemektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu olaydaki iptal davası ve hak düşürücü süreler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: O, iptal sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde davayı açabilir; zira vasiyetnamelerde iyiniyetli davalıya karşı öngörülen on yıllık hak düşürücü süre vasiyetnamenin açılmasıyla başlar.

Cevap

Davacının iptal sebebini öğrenmesinden itibaren bir yıl ve vasiyetnameler için mahkemece açılma tarihinden itibaren on yıllık süre içinde dava açılması mümkündür.
Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesine göre iptal davası, öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve herhalde vasiyetnameler hakkında 'açılma' tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl içinde açılabilir. Olayda vasiyetname 2019'da açıldığı için 2029'a kadar süre devam etmektedir; 2025'te öğrenen mirasçı 1 yıl içinde bu hakkını kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sakatlık türünün ve davanın belirlenmesi
Ayırt etme gücü yoksunluğu (ehliyetsizlik) TMK m. 557 uyarınca bir iptal sebebidir.
Ölüme bağlı tasarrufların geçerlilik şartlarından ilki ehliyettir.
2
Nispi (öznel) sürenin kontrolü
Öğrenme tarihinden (2025) itibaren 1 yıllık süre başlar.
Davacının iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrenmesiyle kısa süre işlemeye başlar.
3
Mutlak (nesnel) sürenin ve başlangıç anının tespiti
Vasiyetnamelerde 10 yıllık süre, mirasın açılmasından (2018) değil, vasiyetnamenin mahkemece açılmasından (2019) başlar.
TMK m. 559 vasiyetnameler için özel bir başlangıç anı (açılma tarihi) öngörmüştür.
4
Davalının iyiniyet durumunun analizi
Davalı durumu bilmediği (iyiniyetli) için 20 yıllık süre değil, 10 yıllık süre uygulanır.
İyiniyetli davalılara karşı süre 10 yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı 20 yıldır.

Anahtar Kavram

Ölüme bağlı tasarrufların iptali davasında hak düşürücü sürelerin başlangıç anı (vasiyetname vs. miras sözleşmesi ayrımı) ve davanın nispi etkisi.

Daha Fazla Pratik

Vasiyetnamenin açılması (TMK 596) ile mirasın açılması (TMK 575) kavramlarını karşılaştırarak aradaki farkları not ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 9Soru

Mirasbırakan (M), vefatından sonra sahip olduğu konutun arkadaşı (A)’ya devredilmesini öngören bir miras sözleşmesini, bir noter huzurunda tarafların imzalarını onaylatmak (imza onayı) suretiyle düzenlemiştir. Sözleşmenin düzenlenmesi sırasında herhangi bir tanık hazır bulunmamıştır.

Bu olaydaki miras sözleşmesinin şekli geçerliliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde (resmi memur ve iki tanık huzurunda) düzenlenmesi şarttır; bu nedenle tanık bulunmadan yapılan işlem geçersizdir.

Cevap

Miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi vasiyetname şeklinde, yani resmi memur ve iki tanığın katılımıyla düzenlenmesi zorunludur.
Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca miras sözleşmelerinin geçerliliği, bu sözleşmelerin resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Resmi vasiyetname ise bir resmi memur ile iki tanığın katılımıyla gerçekleşen bir işlemdir. Olayda tanık bulunmadığı ve sadece imza onayı yapıldığı için sözleşme şekil noksanlığı nedeniyle geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin hukuki niteliğini ve ilgili kanun maddesini belirle.
Yapılan işlem bir 'miras sözleşmesi'dir ve Türk Medeni Kanunu m. 545 hükmüne tabidir.
Miras hukukunda her tasarruf türü kendine özgü şekil şartlarına sahiptir.
2
Kanunun aradığı şekil şartını analiz et.
TMK m. 545 uyarınca, miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
Resmi vasiyetname şekli; resmi memur (noter, sulh hakimi vb.) ve iki tanığın aynı anda hazır bulunmasını gerektiren nitelikli bir resmi şekildir.
3
Olaydaki işlemle kanuni şartı karşılaştır.
Noterde yapılan imza onayı (tasdik), resmi vasiyetname formundaki 'düzenleme' ve 'tanık katılımı' şartlarını karşılamaz.
Tanık bulunmaması, miras sözleşmesini şekil yönünden geçersiz (iptal edilebilir) kılar.

Anahtar Kavram

Miras Sözleşmesinin Şekli Geçerliliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Mirasbırakan (M)(M), lehine vasiyetname düzenlediği mirasçısı (A)(A)'nın kendisini yanılttığını fark etmiş ve bu vasiyetnameyi ortadan kaldırmaya karar vermiştir. Ancak (A)(A), durumu öğrenerek (M)(M)'yi hileli davranışlarla bu vasiyetnameyi iptal etmekten alıkoymuş ve (M)(M) vasiyetnameyi değiştiremeden vefat etmiştir. Bu durumda (A)(A)'nın mirasçılık durumu ve (A)(A)'nın altsoyu üzerindeki hukuki sonuçlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A), mirastan yoksunluk hükümleri gereğince kendiliğinden mirasçılık hakkını kaybeder; ancak (A)(A)’nın altsoyu, (A)(A) mirasbırakandan önce ölmüş gibi (A)(A)’nın payını alarak mirasçı olur.

Cevap

Hile ile mirasbırakanın vasiyetnamesini iptal etmesini engelleyen kişi kendiliğinden mirastan yoksun kalır, ancak bu durumun etkisi kişisel olduğundan altsoyu mirasçı olmaya devam eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinin 3. fıkrasına göre, mirasbırakanı ölüme bağlı bir tasarrufu ortadan kaldırmaktan hile ile engelleyenler mirastan yoksun kalırlar. Bu durum hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Aynı kanunun 579. maddesine göre ise yoksunluk kişiseldir ve yoksun olanın altsoyu, yoksun olan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuki niteliğini belirle
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunu (vasiyetnamesini) ortadan kaldırmasını hile ile engellemek, TMK m. 578/3 kapsamında bir 'mirastan yoksunluk' sebebidir.
Kanun, mirasbırakanın irade özgürlüğüne müdahale eden ağır kusurlu eylemleri otomatik bir yaptırıma bağlamıştır.
2
Yaptırımın uygulama biçimini kontrol et
Mirastan yoksunluk, herhangi bir mahkeme kararına veya mirasbırakanın beyanına (vasiyetname vb.) gerek olmaksızın, kanun gereği kendiliğinden hüküm doğurur.
Yoksunluk bir 'ehliyetsizlik' hali olarak kabul edilir ve mirasın açılmasıyla doğrudan etkisini gösterir.
3
Altsoy üzerindeki etkiyi değerlendir
TMK m. 579 uyarınca mirastan yoksunluk şahsidir. Yoksun olanın altsoyu, sanki yoksun olan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur.
Cezaların şahsiliği ilkesi gereği, mirasçının kusurlu eyleminden dolayı çocuklarının cezalandırılmaması amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Mirastan Yoksunluk (TMK 578-579)

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken eylemin 'irade özgürlüğüne müdahale' olduğunu saptayıp, bunun mirasbırakanın vasiyetname düzenlemesine gerek bırakmayan (kanuni) bir yaptırım olan 'yoksunluk' olduğunu hatırlayarak ilerleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, mirasbırakanın saklı payları ihlal eden tasarruflarına karşı açılan tenkis davasında, kazandırmaların tenkis edilme sırasına ilişkin genel kural aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; bu yeterli olmazsa sağlararası kazandırmalar en yeni tarihlisinden başlanarak tenkis edilir.

Cevap

Tenkis davasında öncelikli olarak ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; saklı payın tamamlanması için bu yeterli gelmezse en yeni tarihlisinden başlanarak sağlararası kazandırmalara geçilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 563563. maddesi uyarınca tenkis sırası emredici olarak düzenlenmiştir. Buna göre saklı payı tamamlamak için yapılacak indirimlerde öncelik 'ölüme bağlı tasarruflara' aittir. Bu tasarrufların tamamı tenkis edildiği halde saklı pay hala tamamlanamamışsa, ancak o zaman sağlararası kazandırmalara (bağışlamalara) geçilir. Sağlararası kazandırmalar içinde de tarih sırası en yeni olandan en eski olana doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tasarruf türlerinin belirlenmesi
Mirasbırakanın tasarrufları 'ölüme bağlı tasarruflar' (vasiyet, miras sözleşmesi) ve 'sağlararası kazandırmalar' (bağışlama vb.) olarak ikiye ayrılır.
Tenkis sırasını belirlemek için önce işlemin niteliğine bakılmalıdır.
2
TMK Madde 563563 hükmünün uygulanması
Kanuna göre tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır.
Ölüme bağlı tasarruflar, mirasbırakanın mal varlığı üzerindeki son iradesi olduğu için ilk olarak bunlara müdahale edilir.
3
İkinci sıradaki tasarrufların belirlenmesi
Ölüme bağlı tasarruflar yetmezse, sağlararası kazandırmalar en yeni tarihlisinden en eskisine doğru tenkis edilir.
Sağlararası kazandırmalar kural olarak daha güvenli işlemler sayıldığından tenkis sırasında en son sıradadır.

Anahtar Kavram

Tenkis Sırası (TMK m. 563)
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

Mirasın açılmasıyla birlikte mirasçılar arasında kendiliğinden kurulan miras ortaklığının yönetimi, mülkiyet yapısı ve sorumluluk rejimi ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçılardan biri, miras ortaklığı devam ederken diğer mirasçıların onayı olmaksızın tereke içindeki belirli bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet payını üçüncü bir kişiye geçerli bir şekilde devredebilir.

Cevap

Miras ortaklığında elbirliği mülkiyeti esası geçerli olduğu için, mirasçılardan birinin diğerlerinin onayı olmaksızın terekedeki belirli bir mal üzerindeki mülkiyet payını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün değildir.
Elbirliği mülkiyetinde (miras ortaklığında), mirasçıların terekeye ait her bir mal üzerinde bağımsız mülkiyet payları yoktur. Hak sahipliği bir bütün olarak ortaklara aittir. Bu nedenle, mirasçılardan biri diğerlerinin rızasını almadan tereke içindeki belirli bir maldaki (örneğin bir evin 1/3 hissesi gibi) payını üçüncü bir kişiye devredemez. Mirasçının devredebileceği şey ancak 'miras payı' yani ortaklığın tasfiyesi sonucunda kendisine düşecek olan değerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Miras ortaklığının mülkiyet tipini tespit et.
Miras ortaklığı 'elbirliği mülkiyeti' esasına dayanır.
Türk Medeni Kanunu'na göre mirasın açılmasıyla mirasçılar arasında kendiliğinden bu mülkiyet yapısı oluşur.
2
Elbirliği mülkiyetinde pay kavramını ve tasarruf yetkisini analiz et.
Ortakların bağımsız payları yoktur; mülkiyet bir bütün olarak kütle halindedir.
Elbirliği mülkiyetinde tasarruf ancak oybirliğiyle yapılabilir; paylı mülkiyetin aksine 'serbestçe devredilebilir bir pay' kavramı mevcut değildir.
3
Seçeneklerdeki hukuki durumları karşılaştır.
Belirli bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet payının devredilebileceği iddiası, elbirliği mülkiyetinin doğasına aykırıdır.
Mirasçı sadece 'miras payını' (tasfiye sonucundaki alacak hakkını) devredebilir, terekedeki somut bir mal üzerindeki 'mülkiyet payını' devredemez.

Anahtar Kavram

Elbirliği mülkiyetinde bağımsız pay üzerinde tasarruf yasağı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

Türk Medeni Kanunu'na göre, murisin altsoyuna (çocuklarına, torunlarına vb.) miras payına mahsuben yaptığı sağlararası kazandırmaların (örneğin; çeyiz, kuruluş sermayesi) denkleştirmeye tabi olup olmayacağı konusundaki kanuni karine aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu kazandırmalar, muris tarafından açıkça denkleştirmeden muaf tutulmadığı sürece denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Murisin altsoyuna yaptığı sağlararası kazandırmalar, muris tarafından açıkça denkleştirmeden muaf tutulmadığı sürece denkleştirmeye tabidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre, altsoy lehine yapılan kuruluş sermayesi, çeyiz, borç silme gibi kazandırmaların, muris tarafından açıkça aksine bir irade beyan edilmediği sürece miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir ve denkleştirmeye tabi tutulur. Bu, yasada düzenlenen bir 'denkleştirme karinesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçının niteliğini belirle.
Kazandırma yapılan kişi 'altsoy' (çocuk, torun vb.) kategorisindedir.
TMK m. 669, altsoy için özel bir karine öngörmüştür.
2
Kanuni karineyi uygula.
Altsoy lehine yapılan ve hayat kurmaya yönelik kazandırmalar, miras payına mahsuben yapılmış sayılır.
Yasa koyucu, murisin çocuklar arasında eşitliği gözetmek istediğini varsayar.
3
İstisnayı kontrol et.
Muris aksini (muafiyeti) açıkça belirtmedikçe denkleştirme zorunludur.
Denkleştirme yükümlülüğü murisin iradesiyle ortadan kaldırılabilir ancak bu iradenin açıklanması gerekir.

Anahtar Kavram

Altsoy lehine yapılan kazandırmalarda denkleştirme (iade) karinesi.
Soru 14Soru

Babasının vefatını ve kendisinin mirasçı olduğunu öğrenen bir yasal mirasçının, mirası kayıtsız ve şartsız reddetmek (gerçek red) istemesi durumunda izlemesi gereken usul ve süre ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 33 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunmalıdır.

Cevap

Mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 33 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 606. ve 609. maddelerine göre, yasal mirasçılar mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 33 ay içinde, mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunarak mirası reddedebilirler. Bu işlem 'gerçek red' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçılar için mirasın reddi (gerçek red) süresini belirleyin.
Süre, mirasçı olduklarını öğrendikleri andan itibaren 33 aydır.
Türk Medeni Kanunu Madde 606 uyarınca yasal mirasçılar için hak düşürücü süre bu şekilde tanımlanmıştır.
2
Beyanın yapılacağı yetkili makamı tespit edin.
Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
TMK Madde 609, mirasın reddi beyanının sulh mahkemesine yapılacağını açıkça belirtmektedir.
3
Beyanın şeklini kontrol edin.
Sözlü veya yazılı beyan geçerlidir.
Kanun, mirasçıya beyanını hem sözlü hem de yazılı olarak sunma hakkı tanımıştır.

Anahtar Kavram

Mirasın Gerçek Reddi (Usul ve Süre)

Alternatif Yöntem

Mirasın reddi türlerini (Gerçek Red vs Hükmi Red) bir tablo üzerinden karşılaştırarak süre ve usul farklarını daha kolay hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

Mirasbırakan (M), geride sadece iki çocuğunu bırakarak vefat etmiştir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumda mirasbırakanın malvarlığı (tereke) üzerindeki tasarruf edilebilir kısmı (tasarruf oranı) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terekenin 1/21/2'si

Cevap

Mirasbırakanın sadece altsoyu mirasçı olduğunda tasarruf edilebilir kısım terekenin 1/21/2'sidir.
Türk Medeni Kanunu'na göre altsoyun (çocuklar, torunlar vb.) saklı payı, yasal miras payının yarısıdır. Olayda mirasbırakanın sadece iki çocuğu mirasçı olduğundan, yasal miras payları toplamı 11'dir. Bu payın yarısı (1/21/2) saklı payı oluşturur. Terekenin tamamından saklı pay çıkarıldığında (11/21 - 1/2) geriye kalan 1/21/2 oranı mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçıların belirlenmesi ve yasal miras paylarının tespiti.
Mirasbırakanın sadece çocukları (altsoyu) olduğundan, yasal miras paylarının toplamı terekenin tamamıdır (11).
Zümre sistemine göre altsoy varken diğer zümreler mirasçı olamaz.
2
Saklı pay oranının kanun hükmüne göre belirlenmesi.
Türk Medeni Kanunu m. 506 uyarınca altsoy için saklı pay oranı, yasal miras payının yarısıdır (1/21/2).
Altsoyun korunması amacıyla kanun koyucu tarafından belirlenen sabit bir orandır.
3
Toplam saklı payın hesaplanması.
Toplam Saklı Pay = 1×1/2=1/21 \times 1/2 = 1/2.
Tasarruf oranını bulmak için önce tereke üzerindeki toplam yükümlülük (saklı paylar) hesaplanmalıdır.
4
Tasarruf oranının hesaplanması.
Tasarruf Oranı = 11/2=1/21 - 1/2 = 1/2.
Terekenin tamamından saklı paylar toplamı çıkarıldığında geriye mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kısım kalır.

Anahtar Kavram

Altsoyun saklı pay oranı yasal miras payının yarısıdır.

İpuçları

1
Altsoyun (çocukların) saklı payının yasal miras paylarına göre hangi oranda olduğunu hatırlayın.
2
Saklı pay oranı 1/21/2 olan altsoyun miras payı toplamı burada tam (11) olduğuna göre, saklı payları terekenin yarısıdır.

Daha Fazla Pratik

Eğer mirasbırakanın bir eşi ve çocukları olsaydı tasarruf oranının nasıl değişeceğini hesaplayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, yasal mirasçıların mirası kayıtsız ve şartsız reddetmeleri (gerçek ret) için öngörülen kanuni süre ve bu beyanın sunulacağı yetkili makam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3 ay - Mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi

Cevap

Mirasın reddi beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine 3 ay içerisinde yapılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesine göre, yasal ve atanmış mirasçılar mirası 3 ay içinde reddedebilirler. Aynı kanunun 609. maddesi uyarınca, bu ret beyanının mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanuni sürenin belirlenmesi
3 ay
Türk Medeni Kanunu Madde 606 uyarınca miras, üç ay içinde reddolunabilir.
2
Görevli mahkemenin tespiti
Sulh Hukuk Mahkemesi
Mirasın reddi bir çekişmesiz yargı işi olup Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanındadır.
3
Yetkili yerin belirlenmesi
Mirasbırakanın son yerleşim yeri
Miras hukukuna ilişkin işlemlerde genel yetki kuralı, mirasbırakanın son yerleşim yeridir.

Anahtar Kavram

Mirasın Gerçek Reddi (Süre ve Yetki)

İpuçları

1
Mirasın reddi için öngörülen sürenin mevsimlik bir döneme (çeyrek yıl) denk geldiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hükmi ret (terekenin borca batık olması) durumunda sürenin işleyip işlemediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E), annesi (A)(A) ve bir kardeşi (K)(K) kalacak şekilde vefat etmiştir. Mirasbırakan, yaptığı ölüme bağlı tasarruf ile malvarlığının tamamını bir vakfa bırakmıştır. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasbırakanın tasarruf oranı (terekenin tasarruf edilebilir kısmı) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7/167/16

Cevap

Mirasbırakanın tasarruf oranı 7/167/16 olarak hesaplanır.
Doğru yanıt olan seçenek, TMK m. 506'daki güncel oranları tam ve doğru uygulamaktadır. Sağ kalan eş, anne ve kardeş (ikinci zümre) ile birlikte mirasçı olduğunda yasal payı 1/21/2 olur ve bu payın tamamı saklı paydır. Annenin yasal payı 1/41/4 olup saklı payı bu miktarın 1/41/4'ü yani 1/161/16'dır. Kardeşin saklı payı bulunmadığından, toplam saklı pay 1/2+1/16=9/161/2 + 1/16 = 9/16 eder. Tasarruf oranı ise 19/16=7/161 - 9/16 = 7/16 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal mirasçıların ve yasal miras paylarının belirlenmesi
Sağ kalan eş (E)(E) ikinci zümre ile mirasçı olduğundan payı 1/21/2'dir. Kalan 1/21/2 pay ikinci zümreye (anne ve baba) gider. Baba ölmüş olduğundan payı kardeşe (K)(K) geçer. Böylece Anne (A)(A) 1/41/4, Kardeş (K)(K) 1/41/4 yasal paya sahiptir.
Saklı pay hesaplaması yapabilmek için öncelikle her mirasçının yasal miras payının bilinmesi gerekir.
2
Her bir mirasçının saklı pay oranlarının hesaplanması
Eşin saklı payı: 1/2×1=1/21/2 \times 1 = 1/2. Annenin saklı payı: 1/4×1/4=1/161/4 \times 1/4 = 1/16. Kardeşin saklı payı: 00 (Kardeşlerin saklı payı yoktur).
TMK m. 506 uyarınca eşin ikinci zümreyle mirasçılığı halinde saklı payı yasal payının tamamı, anne-babanın ise yasal payının dörtte biridir.
3
Toplam saklı payın ve tasarruf oranının bulunması
Toplam Saklı Pay: 1/2+1/16=8/16+1/16=9/161/2 + 1/16 = 8/16 + 1/16 = 9/16. Tasarruf Oranı: 19/16=7/161 - 9/16 = 7/16.
Tasarruf oranı, terekenin tamamından toplam saklı paylar çıkarıldıktan sonra kalan kısımdır.

Anahtar Kavram

Sağ kalan eşin ikinci zümreyle mirasçılığı durumunda saklı payı yasal payının tamamıdır; anne ve babanın saklı payı ise yasal paylarının dörtte biridir.
Soru 18Soru

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, el yazılı vasiyetnamenin şeklen geçerli olabilmesi için aşağıdakilerden hangisi zorunlu bir unsurdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vasiyetnamenin başından sonuna kadar miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması

Cevap

El yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için metnin başından sonuna kadar miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması zorunludur.
Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre, el yazılı vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için metnin başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılması, düzenleme tarihinin (gün, ay, yıl) belirtilmesi ve miras bırakan tarafından imzalanması şarttır. Bu unsurlardan birinin eksikliği vasiyetnameyi şeklen geçersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Vasiyetname türünü belirle.
Soru el yazılı vasiyetnameyi sormaktadır.
Vasiyetname türüne göre şekil şartları değişmektedir.
2
TMK m. 538'deki şartları hatırla.
El yazısı, tarih (gün/ay/yıl) ve imza zorunludur.
Kanun koyucu el yazılı vasiyetname için bu üç kümülatif şartı aramıştır.
3
Seçenekleri bu şartlarla karşılaştır.
Metnin tamamının el yazısıyla olması şartı kanuni bir zorunluluktur.
Miras bırakanın iradesinin bizzat kendisine ait olduğunun en güçlü ispatı el yazısıdır.

Anahtar Kavram

El yazılı vasiyetnamenin şekil şartları (El yazısı + Tarih + İmza)
Soru 19Soru

Mirasbırakan (M)(M), geride sağ kalan eşi (E)(E), babası (B)(B) ve kendisinden önce ölen annesinin tek mirasçısı olan kardeşi (K)(K) kalacak şekilde vefat etmiştir. Buna göre, mirasbırakanın saklı payları ihlal etmeksizin tasarruf edebileceği kısım (tasarruf oranı) terekenin kaçta kaçıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7/167/16

Cevap

Mirasbırakanın saklı payları ihlal etmeden tasarruf edebileceği kısım terekenin 7/167/16'sıdır.
Doğru yanıt olan 7/167/16 oranına, sağ kalan eşin yasal payının (1/21/2) tamamının saklı pay sayılması (8/168/16) ve babanın yasal payının (1/41/4) dörtte birinin saklı pay sayılması (1/161/16) sonucu ulaşılan toplam saklı payın (9/169/16), tam terekeden çıkarılmasıyla ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal miras paylarının belirlenmesi
Eş: 1/21/2, Baba: 1/41/4, Kardeş: 1/41/4
Sağ kalan eş, ikinci zümre (ana-baba) ile birlikte mirasçı olduğunda yasal payı 1/21/2'dir. Kalan 1/21/2 ana ve baba arasında eşit paylaşılır; anne öldüğü için onun 1/41/4 payı altsoyu olan kardeşe geçer.
2
Saklı paylı mirasçıların ve oranlarının tespiti
Eş: 1/11/1, Baba: 1/41/4, Kardeş: Yok
TMK uyarınca sağ kalan eşin ikinci zümre ile mirasçılığında saklı payı yasal payının tamamıdır. Ana ve babanın her birinin saklı payı yasal paylarının 1/41/4'üdür. Kardeşlerin saklı payı ise 20072007 yılındaki değişiklikle kaldırılmıştır.
3
Toplam saklı payın hesaplanması
9/169/16
Eşin saklı payı: 1/2×1=8/161/2 \times 1 = 8/16. Babanın saklı payı: 1/4×1/4=1/161/4 \times 1/4 = 1/16. Toplam: 8/16+1/16=9/168/16 + 1/16 = 9/16.
4
Tasarruf oranının bulunması
7/167/16
Tasarruf oranı, terekenin tamamından toplam saklı payın çıkarılmasıyla bulunur: 19/16=7/161 - 9/16 = 7/16.

Anahtar Kavram

Saklı paylı mirasçılar ve tasarruf edilebilir kısmın hesaplanması
Soru 20Soru

Muris (M), sağlığında üç çocuğundan biri olan (A)’ya eczane açarak kendi işini kurması amacıyla 1.000.0001.000.000 TL nakit sermaye vermiş; diğer çocukları (B) ve (C)’ye ise herhangi bir kazandırmada bulunmamıştır. Muris (M) vefat ettiğinde, bu kazandırmanın miras payından mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca yapılan kazandırmanın denkleştirme yükümlülüğü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazandırma, altsoya bir kuruluş sermayesi olarak verildiğinden kanuni karine gereği denkleştirmeye tabidir.

Cevap

Yapılan kazandırmanın altsoya (çocuğa) yaşamını kurması için verilmiş olması nedeniyle, aksi muris tarafından belirtilmedikçe kanuni karine gereği denkleştirmeye tabi olması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesinin 2. fıkrasına göre, murisin altsoyuna (çocukları, torunları) verdiği çeyiz, kuruluş sermayesi veya borç ödemesi gibi kazandırmalar, muris tarafından aksine bir beyan olmadığı sürece miras payına mahsuben yapılmış sayılır ve denkleştirmeye tabidir. Olayda eczane açmak için verilen sermaye bir kuruluş sermayesi niteliğindedir ve mirasçı altsoy olduğundan denkleştirme zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçının sıfatını belirle.
Kazandırma yapılan kişi murisin altsoyudur (çocuğudur).
TMK m. 669'da altsoy için özel bir karine öngörülmüştür.
2
Kazandırmanın niteliğini analiz et.
Eczane açmak için verilen sermaye, 'yaşamını kurmaya yönelik' (kuruluş sermayesi) bir kazandırmadır.
Eğitim giderleri dışındaki iş kurma veya borç ödeme gibi büyük ölçekli yardımlar denkleştirme kapsamına girer.
3
Kanuni karineyi uygula.
Altsoya yapılan bu tür kazandırmaların miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir.
TMK m. 669/2 uyarınca muris açıkça muaf tutmadığı sürece bu kazandırmalar denkleştirmeye tabidir.

Anahtar Kavram

Altsoyun Mirasta Denkleştirme Yükümlülüğü (TMK 669)

İpuçları

1
Denkleştirmede 'altsoy' (çocuklar vb.) ile diğer mirasçılar arasındaki 'karine' farkına dikkat edin.
2
Murisin sessiz kalması, altsoyun aldığı kurulu sermayesinin miras payından düşüleceği anlamına gelir mi?
3
TMK 669/2'ye göre altsoya verilen kuruluş sermayesi, muris tarafından açıkça bağışlanmadıkça denkleştirmeye tabidir.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu kazandırma murisin bir kardeşi tarafından alınmış olsaydı çözüm nasıl değişirdi?

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken şu mantığı kurabilirsiniz: Muris bir çocuğuna iş kurması için büyük bir sermaye verip diğerlerine vermediyse ve sessiz kaldıysa, hukuk sistemi 'evlatlar arası eşitliği' korumak için bu paranın miras payından düşülmesini (denkleştirmeyi) varsayar.
Tahmini Süre:1m 15s
Sayfa 1 / 10Sonraki